1949 Aralık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1949 Aralık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


JUpirıa.
M o ut re dc priciȔofi
40 Mikron kaplama su geçmez ve otomatiktir.
Türkiye mümessili H. Akili. Bahçe kapı No. G
AKŞAM rsp^R
Sene 32 — No. 11199 — Fiatİ: her yerde 10 kuruştur.
CUMARTESİ 17 Aralık W49
Safrfbk Necmeddin Sadak — Yazı İslerini ftîlen idare eden ( Bildü — Aksam Matbaam.
DIŞİŞLERİ BAKANIMIZIN AKŞAMA MÜHİM BEYANATI
Bulgaristan, Amerika, Rusya, Suriye ve Lübnan ile münasebetlerimiz
---------------
Askerî fabrikalar
400 milyon sermayeli bir kurum halinde işletmeler Bakanlığına bağlanıyor
Tekaüde sevkedilen yüksek rütbeli subaylar
Tekeli’nin sualine cevap veren Başbakan “kanunun tatbikinde, memleketin en yüksek men faalleri göz önüne alınmıştır almıyor ve alınacaktır,, dedi
Kıbrıs etrafında koparılmak istenen yaygaralara karşı Yunan Devlet adamlarının âkılâne ihtarları çok yerindedir 1949 yılında dünya sulh ve emniyeti lehine bir adım atdamamıştır
Dışişleri Bakanı Necmeddin Bada k bu sabahki ekspresle şehrimize gelmiş ve kendisiyle görüşen bir arkadaşımıza şunları söylemiştir:
Bulgaristanla münasebetimiz
— Bulgaristanla münesebet-lerimizde maalesef aynı vaziyet devanı ediyor. Haksız yere mevkuf tuttukları subayımızı hâlâ iade etmemişlerdir.
Aramızdaki muahede mucibince İhtilâfın halli için hakeme gitmeği teklif etmiştik. Bu talebimizi yeniden bir nota ile teyidettlk. Henüz cevap alamadık
Dışişleri Bakanı, bu sabah Sofyada idam edilen Kostof dâvası hakkında da şunları söyle-miştirt-
— Bu hususta bir diyeceğim olamaz. Başka memleketlerin iç L.lerine karışmak âdetimiz değildir.
Amerikanın Akdeniz filosunu kuvvetlendirmesi
Müteakiben Dışişleri Bakanı, Amerikanın Akdeniz filosunu kuvvetlendirmesi hakkındakl kararına temasla demiştir ki:
— Amerika. Truman doktrininin icabı olarak Doğu Akdeniz in sulh ve emniyeti İle çok yakından ilgilidir. Amerika, bu bakımdan Akdenizde ne kadar kuvvetli olursa Avrupa sulhunun muhafazası bakımından o derece faydalı olur.
Necmeddin Sadak şehrimizde yapılmış olan Orta Şark Amerika elçilerinin konferansından sonra Ankaraya gidip kendisiyle görüşen M. Mc Ghee ile o-tan görüşmelerine nalr de demiştir ki:
- — M. Me Ghee ile görüşmemizde Türkiye ve Amerika a-rasında sulhun korunması için mevcut menfaat ve İşbirliğinin daima kuvvetlenmek yolunda olduğu kanaati, bir kera daha teeyyüt etmiştir. Türkiye ve
Dışişleri Bakanı Necmeddin Sadak
Ankara 17 (Akşam) — Askerî fabrikalar hakkında mühim bir kanun teklifi hazırlanmıştır. Bu tasarıya göre, şimdi Milli Savunma Bakanlığına bağlı askerî fabrikalar genel müdürlüğü İşletmeler Bakanlığına bağlı bir kurum haline getirilmekte ve «Devlet çelik ve kimya endüstrisi kurumu» adını almaktadır.
Tasarının hazırlanışın-daki paye, bu fabrikaları memleket umumi ihtiyaçlarına uyar şekilde organize etmekten ibarettir. Bu kurum, hem memleket sanayiinin muhtaç olduğu makine, tezgâh ve yedek parçayı daha geııis ölçüde ve daha verimli esaslar dahilinde yapacak ve tıpkı Siimerbank, Etibank statüsü esaslarını haiz olacaktır.
Kurumun itibari sermayesi 400.000.000 lira olacaktır. 1 mart 1950 den itibaren de faaliyete geçecektir.
Amerikanın karşılık!* menfaat-I terinin bütün meselelerde uygun olduğunu tesbit ettik.
Kıbrıs meselesi
Dışişleri Bakanı, Kıbrıstakl son hâdiseler dolayıslyle demiştir kk
— Kıbrıs adası etrafında koparılmak İstenen yaygaralara karşı Yunan devlet adamlarının. akılâne İhtarları çok ye-rlndedir. Kıbrıs, bugün bilfiil îngilterenln hâkimiyeti altındadır. Sahibinin reyini sormadan Kıbrıs adasını devralmağa çalışanların sağ duyusundan şüphe edilir. îngllterenin Kıbnsı başka bir devlete vermek İstediği hakkında hiç bir sezinti yoktur. Kıbnsı isteyenlerin en hafif suçları îngilterc dostluğu na aykırı hareket etmeleridir Yunan milletinin bu hakikatleri bildiğine şüphe yoktur. Meseleyi çıkaranlar, bir avuç fazla heyecanlı insanlar olsa gerektir.
Rusya ve Suriye île müna sehetler imiz
Dışişleri Bakanı, Rusya İle
münasebetlerimize dair de şunları söylemiştir:
— Rusya ite münasebetlerimizde hiç bir değişiklik yoktur.
Suriye ve Lübnanla iyi komşuluk ve dostluk münasebetlerimizin gittikçe kuvvetlenmek [yolunda olduğunu görmekle çok 1 memnunuz.
Nihayet bitmek üzere olan 1949 yılı hakkında da şunları söylemiştir:
*— 1949 yılında dünyada sulh ve emniyet lehine bir adım anlamamıştır. Bunu esefle kaydetmek lâzımdır. Yalnız şunu da söylemek lâzımdır kİ. 1949 yılı tehlikeyi görmek ve birleşmek lüzumunu anlamak bakımından Avrupa milletleri için başarılı geçmiştir.
Necmeddin Sadak, yarın akşam Ankaraya dönecektir.
Endonezya Cumhurbaşkanı
Batavya 16 (A A.) — (AFP): Soe Korno, bu akşam Endonezya Birleşik devletlerine ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Türk Hava Kurumu filosunun gösterileri
Aydın İS (A.A.) — Üç günden beri burada bulunan ve gösteri uçuşlarına devam eden Türk Hava Kurumu filosu yarın sabah Nazilli'ye hareket e-decektlr.
iktisat denizinde ftrtına başlıyor
Herşey müteharrik:
1 — Buğday düşüyor, zi-, raat mahsulleri mütemev-viç .. 2 — Yağcılar telâş i- , çinde, çünkü ofis tedbir al-( mış. hayvan mahsulleri ni-, ce olacak?... 3 — Yeni itha-, lât rejimi yüzünden elinde stok malı lıtıTunanlar ve bilhassa yerli sanayiciler düşüncede,. 4 — Karadeniz havzasının ziraatçilerinden başlayınız, mensucat amelesine kadar birçok halk taba^ kalan asgarî geçimi sağla • yamamak kaygusunda. 5 — İşsizlik âfeti başgösteriyor.. Yevmiye düşmüştür. 6 — Gelir vergisinin nasıl ayarlanacağını kimse bilemiyor.. 7 — Zaruri müdafaa mas -raflarını sorarsanız ilh...
Ekseriya bir meçhullü, iki meçhullü muadelelerin halli bile müşküldür. Bu seferki altı, yedi, belki de daha fazla meçhullü bir muadeledir.
Evet, herşey müteharrik.
Ankara 16 — Seyhan Milletvekili Sinan Tekelloğlunun e-meklL kanununun 39 uncu maddesinin bir fıkrasının uygulanma şekil He hayat pahalılığı İçin alınan önleyici tedbirler ve hamur ekmek çıkaran fırınlar hakkında neler yapıldığına dair sözlü sorusuna, Büyük Millet Meclisinin bugünkü toplantısında Maliye, Ekonomi ve Ticaret Bakanları tarafından cevaplar verildi.
Emeklilik kanunu
Kürsüye gelen Maliye Bakanı İsmail Rüştü Aksal emeklilik kanununun daha 4 - 5 ay evvel Meclisten çıktığını, fl’Iİ hizmet müddet olan 30 yılı dolduranların emekliye ayrılacaklarını ve bu müddeti 55 yaşında doldurmuş olanların da ar-1 zularlyle tekaütlüklerini Istiye- I bileceklerini, haddi zatında e-1 metliye ayrılma keyfiyetinin bir cezalandırma olmayıp doğrudan doğruya 30 yıllık bir çalışma hayatının sona erip isti-rohate çekilmek demek olduğunu anlattı. Yeni emekllLik kanununun hükümleriyle Bakanlık ve dairelerden ceman 521 'memurun emekliye ayrıldıklarını kaydetti.
Maliye Bakanından sonra kürsüye gelen soru sahibi, e-mekllllk kanunu çıkarılırken 39 uncu maddenin tatbikatta İyi neticeler doğurmadığını, bazı şahsi gayretlerin görüldüğünü, bu tekaüdlye meselesinde 30 sene hizmetin yaşla mukayyet olmaması icabettiğini, devlet kadrosunu gençleştirme İddiası doğru ise. bu gençleştirmenin iist kademelerden alt kademelere doğru tedrici surette yapılması icabertiğini, halbuki tatbikatta tamamen aksinin görüldüğünü anlattı.
Sinan TekeUoglu sözlerine devamla, adalete dikkat edilmesi lâzım geldiğine İşaret e-derek ordunun bu işe karıştırılmaması İcabettiğini söyledi ve bir misal vererek Haşmet Akmantar adında birinin 1945 te yaş haddine tabı olduğu halde 1048 te sicilinin gayet temiz olduğu İçin generalliğe terfi ettirildiğini, halbuki bu sene, sicilli olmadığı İleri sürülerek tekaüde sevkedildlğinl, bunun gibi daha birçok misaller verilebileceğini izah ederek İlk fikrinde ısrar etti-
Başbakanın izahatı
Müteakiben kürsüye gelen Başbakan Şemseddin Günaltay, Sinan Tekelloğlunun nazik bir mesele üzerinde durduğunu kaydederek ezcüml™ dedi ki:
(— Biliyorsunuz ki Cumhuriyet ordusu, yeni o»r nizam İçine ve tamamlyle yepyeni bir şekilde asrın İcaplarına göre teknik vasıtalarla teçhiz edilmek yoluna gLrmlş bulunuyor. I
Genç subaylarda bu yeni vasıtaların İcap ettirdiği bilgileri kazanmış liyakatli kimselerdir. Ötedenberi olduğu gibi, bu yeni usulde de. yeni bilgilerin,
yeni İcapların tatbiki icap etmektedir. Bunun için teğmenlerden bavlıyarak en yukarıya kadar orduyu sevk ve İdare ile (Arkası sahife 2; sütün 7 de)
Denizyolları tasarısı son şeklini aldı
Tasarı, Bayındırlık Bakanlığı tarafından Bakanlar kuruluna verildi
Ankara 17 (Akşam) — Devlet Denizyolları Genel Müdürü Cemil Parman bir kaç gündenbe-rl şehrimizde bulunmakta ve Denizyollarının İktisadî devlet şekli haline sokulması hakkında hazırlanan kanun tasarısını İncelemekte olan Bakanlıklar arası komisyonun çalışmalarına iştirak etmektedir.
Komslyon bu husustaki çalışmalarını dün bitirmiştir. Genel Miidûr Cemil Parman bu mevzu etrafında bana şunları söylemiştir:
«Bundan bir kaç ay evvel hazırlanarak Başbakanlığa ve mütalâaları alınmak üzere diğer Bakanlıklara gönderilmiş bulunan memur tasarısı bu defa Bakanlıklar arası bir komisyonda nihai bir tetkikten geçirilmiştir. Bu komisyonda tasarının esası ve umumi heyetinden ziyade Bakanlıkların evvelce vermiş oldukları mütalâalar üzerinde görüş birliğini sağlamak maksadlle çalışılmıştır. Üç gün süren çalışmalar neticesinde lüzumlu tadiller yapı-
Devlet Denizyolları Genel Müdürü Cemil Parma.!!
tarak tasarıya son şekli verilmiş ve Ulaştırma Bakanlığı vasıtası!? Bakanlar Kuruluna sunulmuştur.
Mao Çe Tung Moskovada
Mao - Çe ■ Tung
Kostof’un ichmı
Mahkûmun temyiz talebi reddolundu
Londra İT (Radyo) — Bulgar ajansına göre evvelki gün idama mahkûm edilen eski Başbakan yardımcısı Kostof dun asılmak suretiyle İdam edilmiştir.
Londra 17 ı Radyo1 — Mosko-vadan bildirildiğine Eörc Çin
komünistlerinin reis! Mao - Çe -Tung Moskovaya vâsıl olmuş ve mareşal Stalln tarafından kabul edilmiştir. Kabul esnasında Sovyet Dışişleri Bakanı VI-şinski de hıızır bulunmuştur.
Çlıı komünist şefi. İstasyonda Sovyet Başbakan yardımcısı Molotot ve Dışişleri Bak a o yardımcısı Groınlko tarafından karşılanmıştır.
Amerikanın askeri yardım • programına istinaden staj görmek üzere Türk deniz kuvvetlerine mensup 10 subay Ameri-kaya gönderilmiştir. Yukarıkl klişede görülen subaylar dün hava yoliyle Amerikaya hare-keı etmişlerdir. Birinci sıra.
(soldan sağa): Mühendis üst-teğmen Ferdi Gönüllü, teğmen Hayri Anicik, levazım üstteg-menl Nasuhl Gökmen, levazım teğmeni Halil Erdevecl ve mühendis tat teğmeni Salih Bükülmez. Arka sırada isaldan sağa): Mühendis teğmen Fuat
Cangiray, teğmen Turhan Çe-tlnbaş. teğmen Fahreddln Aykut, teğmen Hüseyin Kutsar ve teğmen Tahsin Gököz. Subaylardan altısı İilols'oekl Amerikan deniz okulunda, üçü New Jersey’de, ikisi de VirgLnia'da tahsil edecektir.
İktisat da kaidedir: Muvazeneli bir devir olur, mii-vazene bozulur, tekrar du ■ rulma başgösterir. O zaman, kâr ve zarar hesapları yapılır. Şimdiki müteharrik durumdan sonra da, aileler, bölgeler, meslekler, umumiyetle memleket, kâr ve zarar hesabına oturacak. Ne netice alacağız?
İktisat kaptanlığı odur ki. müstakbel istikrarlı devreye, fertee, ailece, bölgece, mes-' lekçe, milletçe daha yüksek bir standard'la girebilelim...
Bunun böyle olabileceğini uman nikbinler acaba çûk mudur? Milletin yaratıcılığından. idaresinden ve imkânlar yaratmak kabiliyetinden mucizeler beklemek -ten gayri çare yoktur. Şimdilik işler kötü.
Dun gcoc işçi Sigortalan Birliğinin güreşçilerimin- vetdiği ıly.ıfellen bir cıulanUn»

17 Aralık 1949
Sâhife 2
Hafta Sonu Notları S3
3 '®s®s-8 « M .W (• ' «
Dil inkılâbından maksat nedir?
Türk dilinde sadeleşme cereyan» y»z> dlH ile konuşma dilinin ramanla bi-rlbirinden çök matlaşması yüzünden doğmuştur. Yazma dilini Halk anlamıyor, yalnız okumuşlar anlıyordu. Halkın kitaptan, yani okumuşun çalışmalarından faydalanabilmesi için dilin sadeleşmesi lâzımdı. Arapça. Acemce terkiplerin çözülmesi, kelimelerin Türkçeleşmesi gerekiyordu.
Değil bir asır, iki asır önce, daha kırk sene evvel bizde yazı dili, hem de en sade yazı dili şöyle İdi:
■Mithat pasa Hafn Mehmet Eşref efendi nâm zatın sulbünden 1218 senci hicriye»» sa ferimi e Der> iade ite kademnilıadei âlr.ıo şubud o-İup velâdetinde tesmiye olunan isim ve mahlası Ahmet Şefiktir...»
Kırk sene önce halk böyle konuşmuyordu, ficik! de muharrir o zaman aynı sözleri konuşurken söylemek isteseydi şöyle söylerdi:
■Mithat paşa Hafız Mehmet Eşref efendinin oğludur. Hicretin »2Î8 îenesi sefer ayında İstanbulıia doğdu. A-dıııı Ahmet Şefik koydular.»
Bugün de aynı sözler böyle söylenir. Şu farkla ki yazarken de böyle yazmak tabii olmuştur. Dil dadeieşmek-te, konuşma dili İle yazı dili biribirine yaklaşmaktadır. Yukarıdaki satırları köylüsü de, şehirlisi de; okuma bileni de. bllmiyenl de anlar. Bizim İçin fayda da buradadır.
Türkçeyi sadeleştirmekle beraber özleştirmek cereyanına önayak olanlar sadeleşme hızını arttırdılar ve hedeften öteye gittiler.
Bugün kitaplarda şöyle cümleler okuyoruz:
Maddi olmıyan tözlere geri dönmek için Tanrının, tinlerin anlığına nasıl eylemde bulunduğu arıklanıyor.
Dil inkılâbının, ron kertesi İşte budur ve biraz okur yazarlığım olmasına rağmen yukarıdaki cümlede neyin açıklandığını anlayamıyorum; bu, «şu demektir» diyemiyorum. Belki de yazandan başka kimse yukarıdaki cümlenin ne demek olduğunu bilmiyor. Yamuıı bulup da ne demek istediğini sorsak elbette kİ bize bir şeyler anlatacaktır. İşle Türkçenin varmak istediği ron merhale muharririn konuşurken kullanacağı o cümlelerdir Yukarıdaki cümle İnkılâp hedefini aşmış. Yazı dilini tekrar konuşma dilinden uzaklaştırmış tır. Hem de öylesine uzaklaştırın ıştır ki Türk dilinin sadeleşmesiyle Türkçeleşmesinden beklenen fayda bir kere daha kaybolmuştur.
Yazı ne için ve kimin İçin yarılır? Eğer yazı bir fikri anlatmak vasıtası İse ve mümkün olduğu kadar çok vatandaşın okuyup anlaması isteniyorsa anlaşılır olmak için, eskiden olduğu gibi okur yazarı az olan memleketlerde dil inkılâbının mânası budur. Eğer gene münevverler blrlbirlertyle anlaşmak için, eskiden olduğu gibi aralarından başka bir dil yaratacaklarsa inkılâba ne lüzum var? Liselerde, eskiden olduğu gibi Arapça, Farsça öğretilir, mesele de kendiliğinden halledilir. Böyle yaparsak hiç değilse eski kitaplarla bağımızı çözmemiş oluruz.
Altıncı dil kurultayı sadeleşme ve özleşmeye makul bir yol çizerse en büyük hizmeti görmüş olacaktır
Şevket RADO
Sabah Gazeteleri Ne Diyor ?
Modern Türk devletine doğru
Ahmet Emin Yalman -Modern Türk devletine doğrun başlıklı makalesinde gelecek umumî seçimlerin mutlaka bir müessisler meclisinin seçimleri olması lüzumunu belirterek diyor kî:
25 sene evvel Atatürk’e hitap etliğim temennileri bugün İnö-nün'e büyük bir hünnelle tekrar ediyorum. Devlet Reisi sı-faliyle olan kanuni ve vicdani mesuliyetini ve tarihi bir şahsiyet sıfatlylc istikbale karşı taşıdığı vazifeleri hatırına getirsin. Türklycde modern devletin başkurucusu, milletin anlayışlı bir rehberi sıfallyle ortaya çıksın, şahsi politika ihtiraslarının çemberini milletin hesabına yarmakta teşebbüsü ele alsın. mille Un iyi niyetine ve anlayışına güvensin, gelecek seçimi bir müessisler mt lisl seçimi haline getirmenin desteği ve ağırlık merkezi olsun...
Umumî efkârın böyle bir vatani hareketi tutacağına biz en küçük bir şüphe ve tereddüt duymuyoruz. Muhtelif gazeta-
ıee-
lerde bu fikir zaten vakit vakit ortaya atılmıştır. Siyaset adamları arasında münakaşa e-dllmiştir. Biz buna katiyen sa-
> hlp çıkmıyoruz. Ancak ortaya atılmış bir fikri tam vc samimi bir kanaatle destekliyoruz.

Gelir vergisi
HÜRRİYET «Gelir vergisi» başlıklı makalesinde şöyle diyor:
Vergi bahsinde vatandaş ne kadar dürüst olursa hükümet o nispette istifade eder. Bundan dolayı Tiirk vatandaşının gelir vergisi dolayıslle âzami dürüstlüğü göstereceğine eminiz. Bu vesile ile vergiyi tahsile memur olanların bu sene İçin vatandaşın hüsnü niyetine itimat göstermesini İstlye-ceğiz. Bu ilk senenin tatbikat senesi olduğunu hiç bir zaman akıldan çıkarmamalarını ve İyi niyetten mütevellit küçük hataları büyütmemelerini istiyoruz. Maliye Bakanımız, teşkilâtına bu yolda talimat verecek olursa hem mükellef bu vergiye alışmış olacak, hem de hükümetle halk arasında iyi bir anlaşma zemininin temeli atılmış olacaktır.
C.H.P. Başkan vekili yanılıyor
Selim Raçıb Emeç yukarıki başlıkla yazdığı başmakalede Hilmi Uranın Adanadaki nutkunu yorumlayarak:
İktidar partisi ve onun erkânı; 1950 seçimleri münasebetlle beliren tehlikeyi bertaraf etmek için her şeyi menfaate ve maddeye İrca etmek heveslndedller ve bu heveslerini, bu nutukla da görüyoruz ki, tatbik sahasına İntikal ettirmektedirler. Yerine göre tenzilâtlı fiatle zirai âlet dağıtmış; köylüyü angaryaya sevk veya ondan geri tutma tedbiri; devlet kapısındaki İşlerinin kolaylaştırılıp zorlaştırılması; İktidar partisini geniş halk kütlelerini hürriyet dâvalarından ayırmak ve onları iktidara iltihaka İcbar etmek için derpiş ettiği metodlar cümlesinden olacağa benzer.
Böyle bir sistem ve vatandaşı tabii haklarından mahrum etmek teşebbüsü; dünyanın hiç bir devrinde ve hiç bir yerinde iktidarın İstediği neticeyi yaratmamıştır. Bizde de neticenin başka türlü olacağını zannetmek İçin, esaslı hiç bir sebep yoktur.

19 Aralıktaki açılışta Başkan Truman Türk milletine dileklerini ulaştıracak
Vaştngton 16 (AA) — Dışiş-lerl Bakanlığı, Amerika’nın sesi radyosu Uo her gün saat 19 da başlayarak 45 dakika devam edecek olan türkçe neşriyatın programlarını bildirmiştir. Yayım 19 Aralık't a aşağıdaki kısa dalgalarla açılacaktır:
21,69, 21,59, 17,83 15,33, 15,23, 12,095, 7,25 vc 7,20 megaslkl.
Her yayım, haberleri, yorumlan, musiki parçalarını ve Amerika hakkında hususi mevzuları toplıyacak olan «Amerikana» programını ihtiva edecektir.
Bundan başka haftanın her akvamında hususi mevzulara alt programlar yayınlanacaktır. Pazar akşamlan Türk dinleyiciler tarafından Amerika hakkında sorulan suallere tahsis edilecektir. Pazartesi günkü hususi program umumiyet ltlba-rile hükümete tarıma, ekonomiye veyahut elemeğine taallûk eden mevzuları ihtiva edecek-
tir. Daha umumî mevzulara Salı akşamı temas edilecektir, çarşamba günkü program «Birleşik Amerlkada hayat» mevzuuna taallûk edecek, küçük piyesler ve mülakatlar Perşembe programının esasını teşkil edecektir. Siyasi mevzulara Cuma günü temas edilecek. Cumartesi akşamlar) da musikiye tahsis olunacaktır.
19 Aralıkta yapılacak olan açılışta Başkan Truman Tiirk milletine dileklerini ulaştıracak ve bunu Türkiye'nin Vaşlngton Büyük elçisi Feridun Cemal Erkin ’le Amerikanın eski Ankara büyük elçisi Edwln C. Wilson'un ve şimdi Yuogslavya’ya büyük elçi tayin edilen Dışişleri Bakanlığı eski denizaşırı haberler proğranıı başkanı George Ailenin mesajları takip edecektir. Amerikan şahsiyetlerinin mesajları türkçeye tercüme edilecektir.
Demir
Kurutu'an
ithalâtı
bataklıklar
Üç komite tarafından hazırlanan raporlar görüşülüyor
Tapu kanununun
15 nci maddesini tadil teklifi
Yeni seçim tasarısı meclise verildi
Maddeleri neşredilen seçim tasarısının esastan
Kâbe
örtüsü
Hasarı Dinçer’in Başbakanlıktan sual takriri
Ankara 11 (A.A.) — Memleketimizin ihtiyaçlarının tesblt! ve ithalâtın ona göre tanzimi maksadlyle Ekonomi ve Ticaret Bakanlığınca toplantıya çağrılan demir İmalât ve İthalâtçıları bugün saat 15 te Dış ticaret dairesi başkanı Munis Faik O-zansoyun başkanlığında ikinci defa umumi heyet halinde toplanmışlar ve ihtiyaç, dolıilî imalâtı ve ithalât mevzularını ayrı ayn incelemiş olan üç komite-hin tanzim etmekte olduğu raporu müzakereye başlamışlardır.
Demir sanayii dahil, her maddenin İhtiyaç miktarlarlyle memleketimizdeki imalâtın ve Fabrikaların kapasitesine göre hariçten getirtilmesi zaruri olan miktarları tesblt İçin bu rapor üzerinde incelemelerde bulunan komisyon saat 19 a kadar mesaisine devam etmiştir.
Yann sabah saat 9 30 da tek-
Ankara 16 — Burdur Millet-vekiü Ahmet Çınar ile. Denizli Milletvekili Reşat Ayd inlinin bir müddet evvel tapu kanununun 15 inci maddesinin değiştirilmesi hakkınauld kanun teklifleri İlgili komisyonlardan geçerek gündeme alınmıştır. Yurdun birçok yerlerinde tesadüf edilen bataklıkların kurutulması, ve bu yerlerden ziraatta faydalanılması İçin, hazırlanan kanun tasarısı, buraları kurutacak olanlara tapu verilmesini sağlamaktadır. Tasarının diğer maddeleri de. bataklıkların kurutulması İçin ne gibi formalitelerin yerine getirileceğini göstermektedir.
Sinop vilâyetinin 1950 yılı bütçesi
Sinop 17 (Akşam) — tl l nel meclisi, 1950 yılı gelir ve, gider bütçesini 840,085 lira ola-
ge-

(Baş tarafı birinci sahifede) mükellef olanlar bu yeni rejimin İcâplarına göre yetişmektedir. Bu rejime göre yetişmiş olan ve yarınki ihtiyaçlara göre orduyu sevk ve idare liyakatini kazanmış bulunanlar icap eden mevkileri tabiatlle İşgal edeceklerdir.
Feridun Fikri Düşünsel tarafından yapı lan teklifin esasları
Ankara 16 — Afyon Milletvekili Haşan Din çer, Kâbe örtüsü meselesi hakkında Meclise bir sual takriri vermişiİr. Takrirde şöyle denilmektedir:
Cumhurbaşkanının anneleri tarafından Kâbe Anahtarcıba-şısı Şeyh Şeybiden mektupla İstenilen Kâbe örtüsünün geldiğine ve taksimine dair Hürriyet gazetesinde intişar eden yazı ve mütalâalardı 8/12/949 tarihli resmi tebliğde takzlb edildiği görülmüştür Doğruluğu halinde sadece hürmetle karşılanması icabeti en, asılsızlığı halinde ise kaale bile alınması gerekmeyen ve her İki halde bir gazete ile bir vatandaşı alâkadar eden bu işe bir devlet olayı mahiyet! veri'eTek resmi tebliğ neşredilmesi sebebi nedir? Bu cihetin Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasın] rica ederim.
Propaganda için duvar ilânları üzerinde Türk bayrağl, dini İbareler yazılmasının yasak olduğu tesblt edilmekte, bu gibi İlânların resimlerden muaf olduğu kaydedilmektedir. Oy vermeden iki gün evvelinden İtibaren seçim propagandası yasaktır. Secim kurullan yargıç nezaret ve kontrolüne tabidirler.
Ankara 17 — Yeni seçim kanun tasarısı dûn akşam hükümetçe Millet Meclisine verilmiştir. Yeni tasarının esasları neşredilmiştir.
1 — Milletvekili seçimi tek dereceli vc gizli oyla yapılır. Oy serbes ve şahsidir. Oyların sayılması ve tasnirl açıktır,
2 — Her 11 bir seçim çevresidir. Ancak nüfusu 150 bini aşan ilçeler ayrı bir seçim çevresi sayılır.
3 — Milletvekili seçiminde her köy bir seçim bölgesidir. Kasaba ve şehirlerde seçim bölgesi mahalledir. Her seçim bölgesinde en az bir sandık bulundurulur.
4 — Her 70 bin nüfusa bir Milletvekili seçilir Geçen 40 bin İçin bir Milletvekili daha seçilir.
5 — Milletvekili seçiminde sûn nüfus sayımı esas tutulur.
6 — Seçim propagandası 23 temmuzda başlar. Oy verme eylülün 3 üncü pazar günü yapılır.
24 üncü maddeye göre, 30 yaşını dolduran vatandaşlar Milletvekili seçilebilirler.
25 inci maddeye göre, kısıklı-lar, Türkçe okuyup yazmayanlar. yabancı tabiiyet İleri sürenler, yabancı devlet hizmetinde olanlar, müebbet, muvakkat ağır hapis cezası giyenler, hırsızlık, sahtekârlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve hileli İflâs suçlarından biri Ue hüküm giyenler Milletvekili olamaz. .
26 ncı maddeye göre, seçilme yeterliği olan herkes aday-
| lığını koyabilir. Partiler Milletvekili adedini geçmemek şartiyle adaylar gösterebilir. 50 seçmenin imzasını taşıyan yazılı müracaatlar!arla bLr kimsenin adaylığı gösterilebilir. Bîr kimse ancak btr seçim çevresinden aday gösterilebilir.
Adaylık için seçim devresinin başladığı günden İtibaren oy verme gününden önceki 30 ucu günün akşamına kadar müracaat caizdir. Müracaatlara İki gün zarfında İtiraz edilebilir.
Seçim kurulu itiraz hakkında karar verir. Kararlar hakkında iki gün zarfında yûkske seçim mahkemesine başvurulabilir.
31 İnci maddeye göre, seçim propagandası serbesttir, Propagandalar belediyelerce gösterilecek yerlerde yapılır. Saat 21 den sonra sözlü propaganda yapılamaz, Radyolarda propaganda her parti İçin günde beşer dakikadır. 20 den fazla seçim çevresinde aday gösteren partiler İki misil istifade ederler. Radyodan istifade oy verme gününden on gün evvel başlar ve üç gün evvel biter. Basın - yayın .müracaat edecek parllerl kura İle seçer ve sıra ile radyoda söz verir İtirazları yüksek p.ççiw. mabkeittöA MUeder,__________
I
zarın sanan saat s tu da tek- , —, “ «■«-
rar toplanarak çalışmalarına uyguladıktan ve gundem-
devam edecektir.
Aydmlı’nın reddî hâkim talebi reddedildi
Ankara 17 — İkinci ağır ceza mahkemesi dün toplanarak Reşat Aydınlının avukatı tarafından İleri sürülen reddi hâkim talebini tetkik etmiş ve usul üzerinde red talebinin sebepleri bildirilmediğj için dosyanın mahkemeye tekrar iadesine karar verilmiştir. Bu hale göre Aydınlının duruşmasına pazartesi günü aynı mahkemede devam edilecektir.
deki diğer işleri müzakere ederek karara bağladıktan sonra toplantısına son vermiştir.
Rum Patrik vekilinin Valiyi ziyareti
Dün sabah Rum Ortodoks Patriği vekili. Vali ve Belediye başkanı Ord. Prof. Dr. Fahreddln Kerim Gökay'ı Nişantaşı Vali konağında ziyaret etmiş ve bir saat görüşmüşlerdir. Bu görüşme sırasında Patrik vekili. Valinin sosyal sahkdu halka hizmet yolundaki çalışmalarını büyük bir alâka İle takibettlk-lerini ve iyi dileklerini ifade etmiştir.
51 İnci maddeye göre. İdare âmirleri zabıta âmirleri, memurları. askeri şahıslar, ordu mensuplan, milletvekilleri ve ad aylan seçim kurullannda vazife alamazlar.
35 inci maddeye göre, oy verme günü içki İçmek yasaktır. O gün bütün eğlence yerleri kapalı kalacaktır. Oy verme müddeti saat 8 den 17 ye kadardır. Herkes oyunu kendisi verecektir.
109 uncu maddeye göre tutanaklara alt itirazlar yüksek seçim mahkemesine verilir. Yüksek seçim mahkemesi 6 yar’itay. 5 danıştaydan ibaret olmak üzere 11 kişidir.
Vazifelerini ihmal, suiistimal eden idare âmirleri ve diğer memurlarla kurul üyeleri için ağır cezalar vardır.
Bu suçlar umumi hükümlere tâbi olup, memurin muhake-mal kanunu cari değildir.
500 üncü fetih yılı hazırılklan
Ankara 16 (AA.) — İstanbul fethinin 500 üncü yıldönümünü kutlama Bakanlıklar ve kurullar arası daimi komisyonu İS/ KH/1H9 ve 16/XH/1M9 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakam Tahsin Banguoğlu'nun. baş kanlığında muhtelit toplantılar yaparak esas programı hazırlamış ve gerekli ödeneği tesblt 1le İcra komitesini seçmiştir.
ÇalaşmaJann İstanbul'da Vali ve Belediye başkanın in başkanlığında tâli bir komisyon halinde devamı İçin de bir karar a-lınm ıştır-
Türkiye Anıtlar Derneği faaliyete geçti
Çemberli taştaki Türkiye A-nıtiar demeği faaliyete geçmiş, mevcut bütün âbide, cami ve sebillerin harap olmasını önle, mek İçin gerekil tedbirleri almıştır. Bu arada ufak tamirleri İcap eden yerleri halktan temin ettiği yardim paralariyle tamire başlamıştır. Diin cuma namazında halk camide iken halkın huzurunda kasa açılmış, bu vesile ile İdare heyeti âzasından Rüştü Ültav bir konuşma yapmış, âbidelerin birer mUll ve dünyaya hayret veren tarihi sanat eserleri olduğunu söylemiş ve halkı demeğe âza olmağa davet etmiştir.
Öğrendiğimize göre, önümüzdeki pazartesi günü öğle namazı sırasında Sultanahmet camiinde ve 23/12/949 gününe müsadif cuma günü namazın akabinde Fatih erimlindeki kasalar aynı merasimle açılacaktır.
VEFAT
Vapurlarımızın
Bin gaziye uğraması da inceleniyor
Akdeniz seferlerinde İdare vapurlarının Bin gaziye uğratılması hususu Denizyolları idaresi tarafından tetkik edilmektedir. Bu seferler muhtemel olarak doğu Akdeniz seferlerine çıkan vapurlar tarafından yapılacak-Ur.
Kadın güzellikten ayrılamaz
Kadın güzellikten, güzellik kadından ayrılmak İstemezler. Meğer ki usulünü bilsinler.
İNNOYA SÜTÜ (Lalt İnnoıa)
İnozine gece kremi (yağlı) Satinee gündüz Kremi (yağsız) ve
On muhtelif renk üzerine tertlb edilmiş
İNNOVA Pudralan bu usulü size öğrelecekür.
Kırklarell MillctvekUl Dr. Fuat Umayın tüccardan Rıdvan Umayın pederleri sorgu hâkimliğinden e-meklî Mehmet Umay İstanbul Sağlık Yurdunda Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi vasiyeti üzerine Kırklarelinde metfun bulunan eşi Seniye Umayın yanına defnedilmek üzere oraya götürülecektir, Tanrıdan gani gani rahmet dileriz.
Oğullan, Damadı ve
Kızlan
Eyüp bölgesini teftiş
Vali ve Belediye başkam Ord Prof. Dr. Fahreddln Kerim Gök ay Eyüp semtini, cami etrafındaki kütüphane ve türbeler!. Evkaf aşocağını, dükkânları ve pazar yerin! dolaşmış, pazarlardaki fiatle dükkânlardaki fiat-ler arasındaki büyük farkları tesblt etmiştir.
Aynca çok mühmel bir vaziyette olan esbak Sadrazam Salt paşanın cami avlusundaki mezarının ıslahı için Eyüp kaymakamlığına emirler vermiştir.
Sağlık müdürü
Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü Doktor Faik Yargıcı, dün Haydarpaşaya geçerek bu mıntıkada bulunan hastahnnelerle ( sanatoryumları teftiş etmiş, ' Kadıköy ve Üsküdardakl sağlık I .müesşeselerinl gezmiştir.___(
Halbukl, bugünkü muza göre, mevcut yekûnu ve bilhassa yarbayların sayısı lâzım olanın I bir kaç misline baliğ olmaktadır. bundan dolayıdır kİ bunlar askerlik şubelerine memur edilmektedirler. Aşağıda çok liyakatli olarak yetişip gelen bir zata tevdi edilmesi icap eden ı mevkilerin onlar için açık olması memleketin yüksek men' faalleri İcabıdır. Askerlikte bir l usul vardır. Bir üst rütbeye çı-. kılabilir. Fakat bu yüksek rüb-. benin İcap ettirdiği hizmetleri | görüp göremiyeceğinl _ takdir etmek, Yüksek Askerî Şûraya aittir. Şûra, bulundukları rütbenin icap ettirdiği hizmetleri seferde fi'len liyakatle ifa edip edemiyecekleri hususu üzerinde durmuş ve bazı generallerin emekliye şevki zarureti hususunda karar almıştır.
durumu-ümeranın albay ve
Ankara 17 (Akşam) —Bingöl Milletvekili Feridun Fikri Düşünse! orduda dahili hizmet kanununun 66 ncı maddesinin değiştirilmesine dair bir kanun teklifi yapmıştır.
Büyük Millet Meclisinin ilgili komisyonlarında İncelendikten sonra kabul olunan başlıca esaslar şunlardır:
Tabip rayoru iie uzman tabiplerin müşahedesi altında tedaviye muhtaç görülen ordu mensuplarının askeri kurul olmayan yerlerde resmi ve özel sağlık kurullarında tedavileri
yapılacak ve bütün masrafları1 ilgili Bakanlık bütçesine konu- 1 lan tahsisattan verilecektir.
Görevlerini yaptıkları sırada görevden doğma bir sebeple hastalananlardan veya fabrika, atelye ve benzeri İş yerlerinde [ işe başlamadan evvel veya İş sırasında. yahut iş bittikten son-], ra o iş yerinde husule gelen ve ', gene o iş yerinin mahiyetinden '’ doğan veya çalışma mevzuun- I dan ileri gelen bir kaza neticesinde bedenî ve ruhî bir ân- (; zaya uğrayanlardan yurd İçin- fmet etmiş bir memur, nasıl de tedavisi kabil olmayıp an- (kendi arzusile tekaütlüğünü cak yabancı memlekette teda- (isterse, devlet de umumî men-visi mümkün olabileceği müte- faaller hassız tabiplerden kurulan tam (hizmet teşekküllü bir sağlık kurulun- ' ' ’ 1 ca tesbit edilen ordu mensuplan yabancı memleketlerde tedavi ettirileceklerdir.
Tatbikat bu şekilde gidiyor. binaenaleyh 30 sene -hiz
BORSA
İstanbul BonMUUA K/12/IM» JUUerl
ESHAM VE TAHVİLAT
% T faizli tahviller
Sivas ■ Eraurum 1 sı ta
Sivas - Enurum 2-1 20.70
1911 Demiryolu 1 20 70
1941 Demiryolu □ 21 Al
1941 Demiryolu III 31 —
Milli MOdatnn 20 85
Milli Müdafaa 11 21 50
Mtııı MOdaran nı 31.80
Milli MUdatnn TV 30 CO
% » FAİZLİ TAHVİLLER
Kalkınma 1 •8 40
Kalkınma □ K.3S
Kalkınma İH 95M>
9-18 istikran i 98 10
948 istikran n MU
1941 Demiryolu VI M —
1949 İstikrazı I 97-MI
% 5 FAİZLİ TAHVlLLER
1333 Erkanı 23 25
1933 İkram lyeb SI 25
Milli Mûoafnn 20 25
Demiryolu IV Stl^ı
Demiryolu V »5.75
% (5 FAİZLİ TAHVİLLER
«9 tahvili S7 —
AHADOLÜ DEMİRYOLU CRUPU
Tahviller 1-2 İfl.—
Hisse senetleri t tn M 50
Mümessil senet CT5C
ŞİRKET HİSSELERİ
Merkez Bankası 13 —
İş Bankası 2500
T Ticaret Bankası 5.10 |
Aralan Clmcnlo 10.50 ,
SARRAFLARDA ALTIN
Sanılar
Gulden 40:70
Türk Innn «30
Sterlin 50 15
Külce 023
MM «2 70
namına 30 sene etmiş bir memuru tekaüt etmek hakkım haizdir. Bu sebep devletin savunmasiyle alâkalı olursa daha kuvvetli olur. Biz aşağı rütbelerden başlayarak bugünün icaplarını yerine getirecek liyakatte, bilgili ve ehliyetli genç subaylar yetiştiriyoruz. Bunlar vazifeleri görebilecek mevkilere getirilmelidirler. Bu ancak üst mevkilerin boşaimasiyle olacaktır. Onun için kanunun bu maddesinin tatbikinde memleketin, en yüksek menfaati gözönüne alınmıştır, alınmaktadır ve alınacaktır.»
Hayat pahalılığı
Ekonomi ve Ticaret Bakanı Vedat Dicleli de Sinan Tekell-oğlunun hayat pahalılığı için alınan önleyici tedbirler ve hamur ekmek çıkaran fırınlar hakkında neler yapıldığına dair sorusuna cevap verdL
Bakan, hayat pahalılığını önlemek için şuurlu ve devamlı tedbirler alındığını., bunun da zamanla semere vereceğini, İhracat ve İthalât rejiminde buna bilhassa dikkat edildiğini, bütün gayretlerin istihsali arttırmak yolunda teksif edildiğini misaller vererek izah etti.
Hamur ve eksik ekmek çıkaran fırınlarla belediyelerin meşgul olduklarını, onların bu murakabesine Toprak ofisin de yar dım ettiğini, suçları görülenlerin savcılığa teslim edildiklerini anlattı.
Tekrar kürsüye gelen soru sahibi. hamur ekmek çıkarılmasında Toprak oftsin de kabahatli olduğuna işaret elti-

17 Aıahk 1949
Eah Ife 3
.lUSAV.^K’SAMo
Memurların
r
Tiinel mi? Allah esirgesin !
Medeniyet ilerledikçe kâlı fayda, kâh Tarar görüyoruz. Meselâ, ampulün, bıız dolabının faydalılar hanesinde br’ınduğunda şüphe yok.
Kadyo. pikap şüpheliler hat esindedir. Canımız istediğimiz zaman, güzel musiki parçaları, konferanslar, piyesler, haberler dinlîyebi-liriz. Lâkin canımız îstemc-di'-i ve istirahate. çalışmağa tahsis etliğimiz zamanlar, kr:n-udan parazitli cayırtıları hele »parlötden dinlemek fecaattir. .
Faydasından ziyade zararı cok icadlann başında tayyareler geliyor. Harb devresin dekinin tepeden inme belâsı malum. Sulh zamanında da, uçakla seyahat, seyahatin zevkinden, istifadesinden mahrumiyettir. Birkaç deliğinden ancak bulutlar ve müphem panoramalar görünen uçar bir tübe biniyorsunuz. Ası] mes’ele menzilde değil, yoldayken; öğretici, keyiflendirici kıt'aların kat'-t, ummanlarm aşılması, limanlarda ve dahilî şehirle • rinde duraklama, kasaba ve köy halkile temas iken; bunlar, bir kalemde geçiliyor: Menzile iniyorsunuz. Tayyare yüzünden dünya küçülmüş, görgü imkânları daralmıştır.
kazanç vergsi
Gelir Vergisinin 1950 yılından itibaren tatbikini Maliye kabul etmedi
Gelir Vergisi kanunun yıl başından itibaren yürürlüğe gireceği malûmdur.
Hükümet kanunun bu yıl başından İtibaren yürürlüğe girmesine rağmen memurlardan vergi tahsil şeklinin 1951 senesi başına kadar değiştirilin emeslne karar vermiştir. Bazı memurlar yeni senenin devamı müddetln-ce de yine Şimdiki miktarda vergi vereceklerinden maaşlarında değişiklik olmıyacaktır,
Ankaraba bazı devlet daire ve teşekkülleri memur maaşlarından alınan verginin yeni yılda yürürlüğe girecek olan Gelir Vergisi kanununa uydurulmasını, yani 1951 e kadar beklenmemesi hususunda Maliye Bakanlığına müracaat etmişlerdi. Maliye Bakanlığı bu teklifi reddetmiştir. Sebep olarak da memurlardan yeni kanuna göre vergi alındığı takdirde bütçede 12o milyon liradan fazla bir açık olacağı ileri sürülmüştür. Bu açığı da bugünkü şartla kapatmağa imkân yoktur, gerekse veSYbazı an
Umumi

O
Türk coğrafya kurumu
Hülliyüh'Ajl
* TM
Davul keyfil
First Vienna F.Bahçe
Genel merkez kurulu toplantıları
Ge-
ile bugün karşılaşıyor
Avusturya takımı, evvelki ziyaretlerinde iyi bir tesir bırakmıştı. Fene rin iyi bir netice alması bekleniyor
Büsbütün zararlı keşif vc Icadlarm başında dinamit, Htcm gibi şeytan oyuncakları geliyor. Dinamitin müridi, taksiratını da ödemek için. Nobel mükâfatını tesis etmiş, malumdur.
meclis
Önümüzdeki Cuma günü fevkalâde toplanacak
' Bu madde, faydalı işlerde ancak taş parçalamağa yarıyor: atoma gelince, istikbalde beşeriyetin hizmetinde bulunacakmış. Lâkin, biz, bugün peşinine, yannın ve -resiyesinden ziyade ehemmiyet veririz, doğrusu!
Atomunsa peşininden bir şey anhyamadık.

— Köprü mü? Tünel mi? Hangisine rey verirsiniz? Tünel de, şehircilik icad-ları bakımından «zararlı» i-cadlara tasnif olunur kanaatindeyim.

Hele İstanbuiumuzda.
Şu sevgili İstanbıılumu -zun ki, ikamet bölgeleri bi-ribirinden uzaktır; en büyük zevk, bîr vapura bine -rek canım Marmara’yı, hakkın nimeti Boğaziçi’ni geçmektir. (Vaktile de Haliç’te sandala binmekmiş. Medeniyet bozmuş.) Yahut trenle, otomobille, - hattâ, Allah ara t masın - tramvayla, Erenköy’lere, otobüsle Yeşilköy’lere gitmektir.
Evimizle işimiz arasında her gün yarım saat, bir saat ev sayesinde ah ediyoruz. Tasavvur edilsin ki, Garbın büyük şehirleri gibi. Istan -bulun da altı köstebek yu.( vasına dönecek. Tramvaya binmekten beter, itişe kakışa Eminönündcn bir deliğe gireceğiz. Karanlıkta, ayakta. saJlanaraktan Tak-sim’e, Üsküdar'a, Kadıköy'üne,. Eyüb'e. Bakırköy’üne, lanetlenmiş mahlûklar gibi gideceğiz, geleceğiz. Ucuzu, kolayı, mâkulü, harcı âlemi o sayılacak. Fakir Çıkaranın ve orta hallinin nesi kaldı zaten? Bir de manzara seyredip rahat rahat solumak zevki elinden alınacak.
— Şehrin müdafaası ba -kınımdan lâzım.
Umumi Meclis, sular ve elektrik tramvay idareleri bütçeleriyle diğer bazı müstacel işleri görüşüp karara bağlamak üzere önümüzdeki Cuma gününden itibaren 6 gün müddetle fevkalâde olarak toplantıya çağırılmıştır.
Elektrik tramvay İdareslle su işleri müdürlüğü bütçeleri eskisi gibi yine yeni sene başından itibaren yürürlüğe girecektir. Halbuki belediyenin diğer lşlet-melerile kendisine bağlı muhtelif müdürlüklerin bütçeleri devlet bütçesi gibi Martta yürürlüğe girecektir, Bu sebeple elektrik tramvay ve su işleri müdürlükleri bütçelerinin mû-zakaresl. yıl başına az bir zaman kalması dolay ıs Ue şehir Meclisinin fevkalâde olarak toplanmasını icap ettirmiştir.
Altı gün devam edecek olan fevkalâde toplantının mzname-sl hazırlanmıştır. Ruznamede sular ve elektrik tramvay İdareleri biitçelerlle birlikte tramvay idaresi pasoları, otobüslerde üniversite talebesinin tenzilâtla seyahat etmeleri meselesi, evsiz ailelere tevzi edilecek uctız arsaların İmâr tatbikat plânı, linyit kömürü yakılan bl-' nalarda baca ve boruların her ' ay temizlenmesine dair belediye zabıta talimatnamesine yeni bir fıkra eklenmesine dair teklif, İnönü gezisinde yeni bir posta merkezi vücude getirilmesi İçin bir kısım arsanın posta idaresine tahsisi, belediye hastahanelerlnde üniversiteye verilecek yeni kısımlar ile geçen toplantıda verilen takrirlerin cevaplandırılması görüşülecek mühim mevzulardır.
Fevkalâde toplantıya önümüzdeki Cuma günü saat 15 de başlanacaktır.
Yünlü ihracı
Yazan: tezcan
Üç gündenberi şehrimizde misafir bulunan Avusturya İkincisi First Vienna takımı ilk maçını bugün İnönü stadında Fenerbahçe İle yapacaktır. t)ç büyük klübümüz tarafından 30 bin liraya dört maç için angaje edilen AvusturyalIlar birinci maçlarını bugün Fenerle, ikinci maçlarını yarın Galatasarayla, üçüncü maçlarını önümüzdeki cumartesi Beşiktaşla. son maçlarını pazar günü üç klüp muhteliti veya en fena neticeyi alacak takımlardan birisiyle yapacaktır. Bu son karşılaşmanın hangi takımla yapılacağı alınacak neticelerden sonra belit olacaktır.
Avusturya liginde hâlen Aus-trla takımı 11 puvanla başta bulunmakta First Vienna da 18 puvanla İkinci gelmektedir. Takımda bir kaç tane milli oyuncu bulunmaktadır.
First Vienna takımı şimdiye
kadar Türkiyeye üç defa gelmiştir. Bundan evvelki seyahatlerinde İyi neticeler almış ve çıkardığı oyunla halkımızda İyi intibalar bırakmağa muvaffak olmuştur. Bilhassa takım halinde çalışmaları takdir uyandıracak mahiyette olduğundan bu sefer de çok tutulacağı tahmin edilmektedir. Bugün AvusturyalI futbolcularla İlk maçı yapacak olan Fenerbahçe takımının lig maçları dolayısl-le İyi bir formde olduğu muhakkaktır. Fakat AvusturyalIların bugünkü durumlarını yatandan bilmediğimiz İçin ma-çm tahmini neticesi hakkında kati bir şey söylenemez. Böyle olmakla beraber son zamanlarda fevkalâde oyunlar çıkaran Lefter ve Erol vasıtaslle yapılacak atanların Avusturya müdafaasını bir hayli terleteceğini ümit ediyorum.
Bu arada Fener’in yeni mer-
kez muhacimi Cemal de yanında bulunan iki kuvvetli iç oyuncusunun temposuna kendini u ydurabillrse bu akınlan durdurabilmek cidden zor olacaktır. Ancak Fener’in bu yeni merkez muhacimine sert 0-yundan kaçınmasını tavsiye etmek yerinde bir hareket olur. Çünkü Sarılâclverllller kurulduğu günden itibaren İnce oyunu ile İştihar etmiş ve bugün Türkiyenin en fazla sevilen klübü haline bu İnce ve temiz oyunu sayesinde gelmiştir.
Haddi zatında güzel ve kıvrak bir futbolcu olan Cemal'in son Beşiktaş maçında biraz fazla miktarda favullü oyuna kaçtığı görüldü. Bu bakımdan kendini takımın ince oyununa göre ayarlaması menfaati icabıdır. Sanlâclvertlllere bugünkü kuvvet durumunu yakından bilmediğimiz Vlyanalı futbolcular karşısında muvaffakiyetler dileriz.

Beyoğlu hastanesi
Kısmen veremli misafirhanesi olacak
Karadenizde
fırtına
Seferde bulunan gemiler limanlara sığındı
Soğukhava deposu
Ticaret Ofisi ecnebi firmalarla temasa geçti
Cevabı:
— O derinliklerde bizi kütle halinde mahvedecek bombalar da keşfedilir. Biz, şehrin sathını müdafaa edecek vesaite sahibizdir, daima da sahip oluruz inşallah. Yoksa, oyuklardan koğuk -lar il an çıktıktan sonra, Sü-leymaniyemizi, Fatihimizi, Bayezitimizi yıkılmış görürsek, şahsan yasamamızın ne hükmü kalır? Onun için: (Tünel mi. köprü mü?) tercihini müdafaa bakımından yapmamalı. Şehrin estetiği bakımından düşünmeli. İs-tanbullu'yu. cennet-i âlâda yaşaması kabilken, cehennemin esfel-i sâlilinine sokmamak.
Zararlı icadlara heveslenmemek.
(Vâ - NÛ)
Bir milyon metre kumaş ihraç edilecek
Ankara 1® (AA.) — Ekonomi ve Ticaret Bakanlığından tebliğ edilmiştir. Elde külliyetli miktarda İnce yünlü kumaş stokunun birikmesi dol ay isiyle ve fabrikalarımızın tam randımanla çalınmalarının temini rnaksadlyle yerli mamulü ince yünlü kumaşlardan 500.000 metrenin Sümerbank ve 500.000 metrenin de hususi müesseseler tarafından anlaşmalı memleketlere anlaşma hükümleri dahilinde ve »inanmamız bu-lunmıyan ülkelere serbes dövizle (dolar ve İsviçre frangı) veya Türk hesabına geçirilecek sterlinle, akreditif açılmak ve lisansları Bakanlınca verilmek şartlyle ihracına müsaade edilmiştir.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı. Sıraservilerde bulunan eski Beyoğlu hastahanesl binasını belediyeden 300 bin liraya satın almıştı. Bu satışa alt muamele tamamlanmak üzeredir.
Bakanlık, bu hastahanenin bir kısmını tedavi için Anado-lııdan şehrimize gelen veremli hastaların tedavi müesseseler 1-ne yatırılmalarına kadar barındırılması maksadlyle bir misafirhane şeklinde teşkilâtlandıracak tır. Burada 50 yatak bulunacak ve bu suretle veremlilerin otellerde kalmasından doğan mahzurlar kısmen önlenmiş olacaktır.
Hastahanenin kalan kısmı da geniş teşkilâtlı bir cankurtaran merkezi haline getirilecektir. Şehrimizdeki cankurtaran arabaları, doktorlar, hemşireler bu merkezde toplanacaktır. Burada müteaddit operatörler, doğum mütehassısları, dahllJyetller bulunacak ve bir hastahaneye yatırılarak esaslı şekilde tedavi altına alınması icap eden hasta ve yaralılarla doğum halinde bulunanlar vakit geçirilmeden buraya nakledilecekler ve İlk ameli yeleri burada yapılacaktır.
Bu merkezde günün 24 saatinde vazifeye hazır şeklide doğum mütehassıslarile operatörler hazır bulunacaklardır. Merkezin emrinde 20 kadar da can-
Şehrimiz ve dolaylarında dün-denberl hava adamakıllı bozmuştur. Dün tstanbıılda rüzgâr güney doğudan saatte 34 kilometre hızla esmiştir. Yapılan tahminlere göre bugün hava çok bulutlu ve belki de yağışlı geçecektir. Rüzgârın daha şiddetle esmesi beklenmektedir.
Fırtına .şimdilik Marmara vc Akdenlzde mühim bir tesir göstermemiş .ancak Karadenizde çıkan yıldız karayel fırtınası gitgide şiddetlenerek karayele çevirmek İstidadını almıştır. Bu sebeble denizde bulunan bütün vasıtalar cn yakın limanlara sığınmışlardır. Dün Boğazdan hiç bir gemi girip çıkamamıştır. Büyükdere'de Şark, Üsküdar, Aktan ve Nâzım şilepleriyle 10 motor beklemektedir.
Fırtına uzadığı takdirde ts-tanbuldn yeniden kömür sıkıntısı başlıyacagabellrtilmektedlr.
Kabataş Lisesi mezunlarının çayı Kabataş lisesi mezunları cemiyetinin tertip ettiği tanışma çayı bugün saat 15 den İtibaren Parkotel salonlarında verilecektir.
kurtaran otomobili bulunacaktır. Yeni merkezin kadrosuyla diğer masrafları yeni yıl bütçesine konulmuştur.
Bozulmağa müsait yağ. mey-va ve emsali yiyecek maddelerini muhafaza etmek üzere şehrimizde bir soğuk hava dtposu kurulması kararlaştırılmış, bu işle meşgul olmak ticaret ofisine verilmiştir, Ofis ecnebi flr-malarlyle temasa geçmiştir.
Soğuk hava deposu yiyecek maddelerini bozulmaktan koruyacak ve bunların İhtiyaç zamanına kadar muhafazasını temin edecektir.
Türk Coğrafya Kuruma nel Merkez Kurulu 10, 11 ve 12 Aralık tarihlerinde Kurum Başkanı Milli Eğitim Bakanı Dr. Tahsin Banguoğlu’nun başkanlığında Milli Eğitim Bakanlığı Merkez binasında toplantılarını yapmıştır. Bu toplantılarda Kurum Aşbaşkam Prof. Ali Maclt Arda. Ord. Prof. İbrahim Hakkı Akyol, Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu, Harita Genel Müdürü Kor. Gnl. Ömer Kadri Koray, Prof. Besim Dar-kot. Prof. Cemal Arif Alagöz. Prof. Ahmet Ardel. Prof. Ali Tanoğlu, Prof. Ham İt Sadi Selen, İle Faik Reşit tinat bulunmuşlardır.
Genel Merkez Kurulu gündemindeki meseleleri birer birer gözden geçirmiş ve gereken kararlan almıştır. Kurum Asbaş-kanlıftınâ Prof. Ali Maclt Ardayı, Veznedarlığa Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu'yu, Genel Sekreterliğe Faik Reşit Ünal ve Murahhas üyeliğe Prof. Cemal Arif Alagöz’ü seçmek suretiyle Yönetim Kurulunu yenilemiş ve Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Doçentlerinden Dr. Cevat Gürsoy'u da Genel Sekreter yardımcılığiyle görevlendirmiştir.
Genel Merkez Kurulunun aldığı başlıca kararlara göre önümüzdeki çalışma döneminde Türk Coğrafya Dergisinin yayımına devam edilecek, VI net Türk Dil Kurultayına Kurum adına iştirak edilerek Coğrafya terimleri üzerinde çalışılacak. Mayız 1950 de Istan bul da Altıncı Coğrafya Haftası tertlb edilecek, VII nel Coğrafya Haf^ tasının 1950-1951 Sömestr tatili sırasında Adana Ve Antakya'da yapılması İçin gerekli teşebbüs vc hazırlıklarda bulunulacak Kurum çalışmalarının tanıtılması. Coğrafya bilgilerinin yayılması için vakit vakit Radyo ve Basında yayımlarda bulunulacak. broşürler çıkarılıp dağıtılacak, Basın Yayım ve Turizm Genel Müdürlüğü ile ve başka turizmle ilgili milli ktl-rumlarla işbirliği yapılacak.
, Kurum merkezinde bugüne kadar memlekette basılan Coğrafya yayımlarlyle haritalardan ve Türklyeyi İlgilendiren diğer yayımlardan müteşekkil bir Coğrafya Arşivi kurulmasına başlanacak, 1/800 000 ölçekU Tür-klye haritasının bir İndeksi bus tırılıp kurum adına harita İle birlikte satışa çıkarılacaktır.
Genel Merkez Kurulu Union G6ographlque Intematlonale'ln Nisan 1949 da Llzboııda toplanan son kongresinin Türk Coğrafya Kuruntunu da üyeleri arasına almak hususunda vermiş olduğu karan memnunlukla karşılamış, ve milletlerarası Coğrafya Birliği Türkiye Milli Komitesi Başkanlığına Prof. Al! Maclt Ardayı ve Sekreterliğine Prof. Cemal Arif Alagöz’ü seçerek, teşekkür ve İltihak karanın birliğin Kanada'du bulunan merkezine bildirmeyi kararlaştırmıştır.
Ticaret Bakanlığının konjonktür müdürlüğü tarafından çıkarılan bültende bir çok maddelerin fiatlerinin yükselmekte devam ettiği brldiriliyormuş... Bu arada umumî olarak geçinme masrafları geçen seneye nisbet-le yüzde 8.1 nisbetindr yükselmiş.
Masa başında kâğıt tomarları arasına gömülüp uzaktan uzağa ve kulaktan kulağa rivayetlere istinaden doldurulan o bülten ra -kamlarına ilgili makamların da itimat etmediklerinden eminiz. Çeşitli maddelerin fiat yükselişi nisbetlerini sabit ve dar gelirli vatandaşlar resmi bültenlerden çok daha iyi biliyor ve mütemadiyen yükselen rakamları içleri titreyerek, hassasiyetle takip ediyorlar.
Bülten rakamlarının doğruluğunu kabul etsek ne olacak? Lüzumsuz bir sürü emeklerle doldurulan gayretkeşlik mahsulü kâğıtların gördüğü hizmet nedir, en küçük kesirlerine kadar fiat artışının tespitinden kime ne fayda var? Rakamlar yükseldikçe vatandaşın hayat seviyesinin mütemadiyen düşmekte olduğunu resmî avrak üzerinde görüp öğrenen alâkadarlar ne düşünüyorlar. ne yapıyorlar?
Bu mevzular üzerinde söylenen sürekli nutukları vc biribirini kovalryan tebliğleri bir vana bırakalım da etrafımıza bir göz atalım. Geçenlerde Zonguldak havalisinde bir tetkik gezisi yapan ve Cumhurivet bayramını Bartın da geçiren arkadaşımız Cemal edilin Bildik, bayram şenliklerinde Halk Partisi binasının önünde sekiz ve Demokrat Parti binasının önünde yedi davulun gümbürdediğini görmüş ve Bartınh bir ’ daş kendisine şu vermiş:
(— Halk Partisi
vatan-izahati
RADYO
14.15
14J5
1T.5T
18.M
18,15
20,15
20.45
20,5»
21,15
2200
İSTANBUL RADTOSÜ
Açılış ve- proRrım
Haberler.
Hafif ars mllilgl fPl.l. Konusmj; RsTUrun filimler». Memleket havalan.
Konulma: Haftanın programını takdim ediyoruz.
Dans miuıgı (Pl).
Fenerbahçe - Pirit Wtcnna maçının İnönü dadından naklen yayını. Maçın »onunda: Programlar ve kapanı».
Açılı» ve program
Sevilmiş şarkı vc tUrkUlcr (Pl.). Tango, rumba ve sambalar (Pl).
Haberler.
Mür.lk. (Pl).
Şarkı ve ttlrkdlcr. Okuyan: A-kllc Arlım.
Radyo solon orkestrası konseri Konugma: Bajlcıı dünyalarda var mı «Ord. Prol. Salih Murat VrdUek».
MOî.lk; (Pl).
Faaıl «Suzidil faali»
Tanınmış caz orkestraları geçidi.
Haberler.
Dans mUzlgl (P1-). Hafif gece müzlJM (PLk Program ve kapanı». -
Streptomisin geldi
Şehrimize külliyetli miktarda gelmiştir. Takasla İthâl edilmiş olmasına rağmen bu yeni partinin gram Matlarının 250 İlâ 300 kuruş arasında olacağı tahmin edilmektedir.
Diğer taraftan şehrimiz Sos-yol ve Yardım Müdürlüğü, İthâl eden firmalardan fakir haftalara parasız olarak tevzi edilmek üzere bir miktar ilâç temin etmiştir. Gerek bu ilâçların değer! gerekse sosyal yardım faslından ödenen yardım para-slle şimdiye kadar bu İlâçtan 13 bin liralık mikdarı fakir hastalara parasız olarak verilmiştir. ı

evvelâ dört davul çaldırıyordu. Bunu gören Demokratlar davullarını bes yaptılar. Halk Partililer geri kalmamak i-cin davullarını altıya, onları gören Demokratlar da yediye çıkardılar. Fakat Halk Partililer geri kalmamak için davulu sekiz yaptılar. Şayet civar köylerden daha davul tedarik edilebilseydi Demokrat Partililer davullarını dokuz yapacaklardı amma davulcu kalmadı.»
İşte bizde iç politika faaliyetinden örnekler. Bir yan da vaveylaları ayyuka yükselen seçim, iktidar mücadeleleri; ithaınh. isnattı, küfürlü nutuk yarışları, öte yanda gümbür gümbür davul yarışı. Bu kadar gürültülü mücadele arasında vatandaşı düşünmeğe imkân var mı? Fiatler vtikseliyor-muş, hayat şartlan ağırlaşıyormuş. halk sıkıntı çekiyormuş, kimin umurunda? Resmî makamlar zahmete katlanıp her ay çıkardıkları bültenlerle pahalılığın arttığını bildiriyorlar ya, daha ne isteriz?
Oku bülteni, sık dişini, vur davula, keyfine bak»
Cemal REFİK
‘ Sivil Emekliler Demeği
Sivil emekliler derneği adı 1' le tstanbulda bir cemiyet kurulduğunu yazmıştık. Demeğin merkezi Taksim Sıraservilerde ’ Halkevi binasıdır. Pazartesi Perşembe günleri öğleden sonra âza kaydedilmektedir. Dernek A-
■ nadoluda teşkilâta başlamak 0-zeredir.
Cemiyetin siyasetle hiç bir III glsl yoktur. Maksat vc gayesi
■ emekliler arasında teavün tesanüdü işletmek, emeklilere ve yetimlerine hukuki, İktisadi, İçtimai elden gelen yardımları
* yapmağa çalışmaktır.
Tesis tarihi 186?
ŞİŞMAN YANKO
J. Ananladl Mahdumları Mağazası
S A W A C O
Erkek ve Kadın Pamuklu ve Yünlü
Meşhur İsviçre îç Çamaşırları Masa örtüsü va çarşaflık için
FRANSIZ EKSTRA KETENLER!
Beyaz ve renkli GELMİŞTİR.
39 Yeni Postane caddesi İstanbul — Telefon: 20104
Sahile 4
AKŞAM
17 Aralık 1949
UYDURMA KELİMELER
Profesör Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ne diyor?
.İlk ve orta tahsilde sayın Adnan Adıvar’ m Millî Eğitim Bakanlığı Türkçemsi dediği daha doğrusu Millî Eğitim Bakanlığının da kerhen mekteplere tamim ettiği kurum Türkçesi üniversitemize gelen gençleri berbat bir hale sokuyor
Profesör Zlyaeddin Fahri Fındıkoğlu
AJtmci Türk Dil Kurultayı yarından sonra Ankarada Dil Tarih Fakültesi salonunda toplana enk müzakere ve görüşmeler dört gün devam edecektir. Kurultaya iştirak İçin şehrimizden elliye yakın profesör ve öğretmen davet edildiği gibi tanınmış muharrir, şair ve tdiblerimlz de çağınlnuşlar-dır.
Bu senek! toplan ulara dil inkılâbının lehinde olanlarla birlikte aleyhinde bulunanların da çağırılması müzakerelerin hararetli olacağını tahmin ettirmekte ve aynı samanda dil bahsinde şimdiye kadar takıp edilen aşın hareketlerden vazgeçilerek daha mâkul bir yeda girileceği anlaşılmaktadır. Esasen dilimize sokulmak istenen oydurma kelimelerin tasfiyesi hakkında Bursa Milletvekili Mulûddln Baha Fars'ın -Büyük Millet Meclisine verdiği takriri «saplandıran Milli fiği Um Bakanının sözleri de buna bir işaret sayılmaktadır.
Genç nesli yetiştirmekte o-lan muhtelif derecelerdeki tahsil müesseselerlmizde, dil kurumu tarafından tesblt edilerek talebelere öğretilmesi İstenen ve aralarında bir hayli uydurma kelimeler bulunan yeni terimlere rağbet olup olmadığını araştırmağa karar vermiştik. Bu bahisteki son yazımızı üniversite profesörlerinin fikirlerine ayırdık.
Dil, her şeyden evvel sosyal bir müessese olması bakımından Hukuk ve İktisat fakülteleri sosyoloji profesörü Ziyaeddin Fahri Fmdıkoğln’ntm düşüncelerini öğrenmeği faydalı bulduk. Sayın profesör bu hulusta bize dedi ki;
Dil inkılâbına lüzum var mıydı?
1930 dan evvelki mana-slyle dil frıkllâbı lüzumlu idL Zira tâ şair Nedim’den başlayan bîr dil inkılâbımız var. Bu İnkılâp, mükemmel bir ede-| biyat dili. Garplıları hayran bırakan bir felsele dili ve nihayet kendimize göre bir İlim dDl yaratmalı. Fakat 1930 da ™ esmeğe başlayan kötü ve za-| rarh bir sam yeli, bir başka çeşit inkılâp, daha doğrusu kendi lâbirlerile (devrim» yarattı ve Türk kültür dilini gerçekten İstedikleri gibi devirdiler. Binaenaleyh 1930 dan sonraki man asiyle bir inkilâp lüzumsuzdur. Tekrar tabii bir inkılâp devresine doğru gitmeli ve Türkçenln muhtelif çeşitlerini yani ilim ve felsefe dillerinin tekâmülünü salahiyetli erbaba bırakmalı.»
Üniversitedeki vaziyet
— Bu inkılâptan sonra Türk-çemiz, bilhassa üniversite talebesinin dili nc şekil'aldı?
■— Üniversite talebesinin dili, üniversite hocalarının aklı selime uygun siyasetleri sayesinde tabiilikten ayrılmamıştır. Gerçi bir kaç tane kendilerine göre hüsnüniyet taşıyan bazı coşkun zevat üniversite İçinde de varsa da aklı selim sahiplerinin ciddi mukavemeti karşısında bunlar iflâs etmlş-I erdir1. Mcteklm bugün de onların iflâsı ilân ediliyor.
Yalnız üniversite hocasının senedenberi çektiği müşkülat şudur: İlk ve orta tahsilde, sayın Adnan Adı Van’ın (Milli Eğitim Bakanlığı Türkçesi) dediği, daha doğrusu Millî Eğitim Bakanlığının da, benim samimî kanaatime göre kerhen mekteplere tamim ettiği (Kurum Türkçesi). üniversitemize gelen gençleri berbat bir hale «okuyor Binaenaleyh üniversite hocaları, ana dilleri bozulmuş, tabiî İlim dilleri her nedense bozdurulmuş zavallı' Türk gençlerine evde, sokakta ve cemiyetle konuştuğumuz i tabiî dile iletmek İçin hayli yoruluyorlar. Mamafih gençler -Matineler: Çumar
bu yorgunluğu mümkiîn mer- tesl oazar 15 te
tebe azaltmaktadırlar, Zira, Paauıetı Mumları tcmuiı jokiut.
yadlan 18 İlâ 20 arasında olan bu bahtsız gençler hakikati hemen anlıyorlar ve üniversitenin tabiî İlim dilini çabucak kavrıyorlar ve liselerde kendilerine ezberletilen uydurma kelimeler İçin sarfettlklerl cehte de acıyorlar. Hakikaten boşuna sarf edilmiş bir gayreti Bugün değilse bile yakında boşluğu meydana çıkacak bir emek!
Bugünkü vaziyet nasıl düzelir?
e_ Bence geçmişe geçmiş demeli, hiç kimseye gücenmemen, hiç kimseye taş atmamak. Hele politikaya hiç sapmamak. Zira lisan işiyle politikayı birbirine karıştırmak tehlikeli bir meseledir. Binaenaleyh hatanın neresinden dö-
Milletlerin Garip Adetleri
Birmanyalılarm dinî bayram
lan ve muhtelif rakıslan
da* lor ve her
Prenses Elizaheth’in Malta seyahati
Bu seyahat İngiltere’nin adayı asla unut* madiği hissini uyandırmak içindir
Birmanyada papazlar vazifesini de görürler hangi bir ailenin efradında bir hastalık oldu mu papazlar derhal çağrılır. Papaz hastaya ilâç vermez, hastanın her hangi bir kötü ruh tarafından Izaç edildiği düşünülerek o kötü ruhun hastadan defolmasını sağlar. Papaz bu maksatla vazifesini ifa ederken, kadınlar başlarına birer kırmızı renkte bez bağlar. İsterik yaygaralar ve vahşice tepinmeler He kötü ruhu defetmeğe papazla beraber çalışırlar. Bu anda hastaya {la bu delice hareketler sirayet eder ve hasta fvkalâde heyecan dolayıslyle İyileşir veyahut çok defa olduğu gibi bitap düşer.
Blrmanyali arda bir çok sihirbazlık kitapları olduğu gibi Ka-ven Ve Wa namlyle anılan halk tabakalarında ise kümes hayvanlarının kemikierl fal, sihir İçin kullanılmaktadır. Bu halk tabakaları küme: hayvanlarının kemiklerinden, fal baktırmadan hiç bir şey yapmazlar. walarda bu kümes hayvanlan kemikleri hattâ tezyinat olarak kullanılmaktadır. Bu milletle tavuk kemiklerinden yapılmış küpeler vesaire taşınmaktadır. Kemik parçaları ba-zan pislikten sararmış bir vaziyette vücûdun muhtelif yerlerine takılmakta, bu suretle esld tezyinatı andırmaktadır. Bir man yalılar İşlerinde muvaffak olmak için, altın, gümüş ve hattâ kurşundan veyahut kaplumbağa kabuğundan, kemikten bir
Vücuduna dövme yaptırmış bir Birmanyah
Çeviren: >
Hami BEKEM |
sc-
Çeviren:
Yılbaşına Birmanyada “Su bayramı,, denir, o gün fevkalâde bir şekilde kutlanır
gın olduğundan sulayarak
rlnietilmeıd lüzumuna İnanılır. Bundan dolayı ou bayramda herkes üç gün müddetle, bu hatıratı tesiden. birbirine su dökerler. Gençler ve bilhassa kızlar bu itikada fazlasiyle bağlıdırlar.
Tavadelnta bayram ise Buda Gavlama’nın Mero dağında annesi Maya'yı ziyaretle ,ona hayatın daimi kanunlarını vâaz etmesi şerefine tesit olunur. Bu marasimde en büyük olay Pa-detha ağacının ellerde taşınmasıdır. Bu ağaç Blrmanyanın kuzeyinde adalarda yetişmekte olan bir masal şeceresidir.
Ağacın dallan üzerinde, İnsan ne arzu ederse taşıdığı İddia olunur. Şimdi bu ağacın yerine bir büyük ehram kaim olmşutur. Bu ehramda herşey vardır, hattâ kutu İçinde teksif edilmiş süt, kulu ile sardalye balıklan, leğenler, saatler. Erkekler bu ağaç ellerinde, şeflerde, köylerde dalaşırlar ve en nihayet bir papaz manastırının dış duvarına, feda edilen hediyelerle, ağacı dikerler. Papazlar arzularına göre istedikleri zaman İhtiyaçlarına göre bu hediyeleri buradan alabilirler. Zengin o-laniar papazlara birinci günü Çiçekler, ertesi günü meyvalar ve bazı yiyecekler, üçüncü günü İse muhtelif İhtiyaç eşyası he-
ateyn natanıu ut«»u«ku ,
naitae sozline uyara*!*"'’ “eri“c b ’ ,dom“
- - nl ve masaivari işaretleri taşıyan bir muskayı vücutlarının göğüs veya kol derisini keserek oraya yerleştirir vc bu suretle muskayı vücudun İçine kaynatmış olurlar. Buralarda meşhur haydutlar bilhassa bîr çok bu gibi muskaları vücuda kayna-11 ilmiş olarak tanınmıştırlar.
Dinî bayramlar
Birmanyada bir çok dini bayramlar vardır, bu bayramlar çok ihtişamla tesit olunur, gayet büyük merasim alayları tertiplenir. Bu alaylarda gayet fantezi bir seklide süslenmiş a-rabalarla Tanrılar, mabedlere, yani evlerine naklolunurlar. Eski samanların hayvanı ve kahramanlarım canlandıran, temsiller verilir.
Yılbaşıya. Birmanyada su bayramı denilir, fevkalâde bir şekilde tesit olunur. Bundan mada daha bir çok bayramlar vardır, bunlar bilhassa sıcak mevsimlerde yapılır, çünkü halk bu devrelerde tarlalarında meşgul olmaz ve yürümeğe, dolaşmağa vakit bulur Yılbaşı, bu memlekette de milli bir bayramdır. Eskiden bu bayram günü Ponnalar taralından veyahut Brahman papazları tarafından hesaplanarak Hân olunurdu, Bu bayrama esas, ruhların kiralının gökten bir gün için yer yüzüne İnmesi ve geri dönmesi demektir.
bugünü
ve geçmişi unutarak ele almah.
Yapılacak İş, hemen bırakılması gerek olan kitaplarını, müelliflerinin bit surette Tiirkçeslle yazmağa teşvik etmek fakat yazdıkları kltaplan herhangi sansürden geçirmemek. Bunların içinden ancak 'zamanla çıkılabilir. VakJt vakit muhtelif ilim mensuplan kendi aralarında birleşerek Türk-çenln selikasına göre tesbü anıeliyesl yaparlar. Zira llsan-Icla, tıpkı İlmi tecrübeler gibi erbabının elinde gelişir ve serpilir. Bütün bu meseleler geçen sene toplanan Muallimler Birliği dil kongresinin (Dil kongresi raporları) İsimli kitapta etraflı olarak gösterll-, m Iştır.*
Kıral ile Brahman) n başlarını feda etmek kaydiyle giriştikleri bir bahis dahî tesit olunur. Ruhların kıralı bahiste kaybedenin kafasını derhal kestirirmiş ve kafası kesilen de her sene yedi hemşiresinden birini ziyarete gidermiş. Kendisi ateş gibi kız-
serbes mektep ta-konuşt uttan ilim
MEVLÛT
Ankarada müessif bir otomobil kazasına kurban giden İktisat Fakültesi mezunu ve Ankara İş Bankası muhasebe memura,
ERTBĞRUL PETORAK'ın ölümünün kırkıncı gününe rastlayan 18. 12. 1949 Pazar günü öğle namazını müteakip Beşiktaş Sinan Paşa camii şerifinde ruhuna İthaf edilmek üzere mevlûdu şerif okunacağından kendisini tanıyan ve sevenlerle sayın din kardeşlerimizin teşrifleri rica olunur.
S
«dlymı SotıU Tlyaltora
Saat 20.30 da
DRAM KISMİ
______ PARA UĞRUNDA
Yazan: Nahid Sırrı örik KOMEDİ KISMI NEMO BANKASI Yazan: L. Vcrneuil Türkçesi: Fehmi Ballaş, L. Ay
Pazar günleri maline 15JC da Parartm akşamlan Oram Kızmır.r.a Sol) akşamları Komtn KiSr.iHıda UttUll vokitu
MUAMMER KAKACA OI’EltETJ Maksimde Saat 20.30 da
SİZİN SOKAK
(Arkası 7 ne; sâhifede)
1 1 " "" \ Bugün IPEK'le Sizi İki saat heyecandan heyecana götürecek meraklı vc mükemmel film.
ÇAM SAKIZI POLİS HAFiYESİ
ZSÜMER ınemasında^
lslmll Türkçe sözlü ve şarkılı harikulade bir aşk, heyecan ve dehşet dramında görebilirsiniz,
Türkçe Sözlü Harikulade dublaj rejisini
İdare eden :
FERDİ TAYFUR
ZEKİ RÜSTEM - ZUZU ŞEK İP - RUHİYE HALİT'i
BENİ AFFEDİN
Müzik fümlerLnln en Güzel eseri
B ü G U N
Kadıköy OPERA Sinemasında
2 büyük ve güzel film birden
1 - İhtiras KurbanDarı (The Eri be)
Baş rollerde: ItOBERT TAYLOR — AVA GARDNER — CHARLES LAUGHTON — JOHN HODİAK 2 - SCTNMIİYEN AŞK (Affairs of a Roques)
Baş rollerde:
JEAN HERE. AUMONT - JOAN HOPKİNS - CECİİI. PARKER
Aşkı bir rüya, yumruklan dinamit, cesareti ■■ Dillerde dolaşan bir efsane olan Korkusuzlar Filmi
Bugün LÂLE - AR Sinemalarında YALNIZ GİDENLER
——-X
TAKSİM
Sinemasında
BUGÜN
MELEK
Sinemasında
BuYuK VALS
Baş Rollerde:
LU İSE RAİN'ER
FERNAND GRAVEY
MILrrZA KORJUS
B l> C t) N
• T ı ı e ?lîk ,llnli
n I L A 0 lpUla " “*“■
ras Şaheseri sinemasında
Küçük, biiyük. genç, İhtiyar herkesi ilgilendiren nefis bir mevzu
BÜYÜK
(1 WALK AJ.ONE » LİZABETH SCOTT — BERT
LANCASTER
Çiftinin yaratığı heyecan dolu Film hârikası.
Baş rollerde
AVA GARDNER
MEMVYN DÛIIGI.AS
GÜNAHKÂR
Ingiliz kıral ailesinin yapacağı bütün İşlerin İngiltere kabinesinin tespit vc tasvibinden geçmesi mecburiyeti vardır. Kırat ailesine mensup bir ferdin yapacağı bir hareket veya beyanattan muhakkakkl Attleenin malûmatı vardır. O bu sebepten İngiltere vellahtı prenses Ellza-betin uçakla Mal ta ya yapmış olduğu seyahatin sadece izdivaçlarının şenel devriyesl nıü-nasebetlle kocasını ziyaret malı sadlle yapılmış olduğu tasavvur olunamaz. Hattâ prensesin zevci Edinburg dukasının Molladaki filoya tâyin olunması keyfiyetinin de tesadüfün bir eserinden ibaret olduğu kabul olunamaz. Kıral ailesinden biri bir seyahate çıkarsa bunun arkasında mutlaka siyasi bir maksat saklıdır.
İkinci dünya savaşı patlamadan evvel kıral ve kıraliçenln kanada ve Amerikaya yapmış olduktan seyahatlerin böyle bir siyasî maksatla yapılmış olduğu hatırlardadır.' İngillzler bir meselede siyasi müzakerelerle sonuç almağa muvaffak olamazlarsa aileyi hükümdariyeyl tavsit ederek müzakerede bu -lunduklan halkın his cephesini fethederek ihtilâfı hal ve kıta-ce çalışırlar. Malla adası son aylarda Inğiİtere için mühim bir mesele olmuştur. Maltadakl hükümetin sosyalist Başbakanı Londraya gelerek Ingiliz bahriye bakanlığı tarafından 1200 Maltız amelenin Malta tersanesindeki İşlerine son verilmesi meselesi hakkında protestoda bulunmuştu. Malta hükümeti bu teşebbüslerinden müspet bir netice elde edemeyince Britanya müstemlekât nezaretinden adetâ ültumatom şeklinde bazı taleplerde bulundu. Bu talepler meyanında Malta-nın MarshaJl plânından doğrudan doğruya faydalanması hususuna Britanya hükümetinin müsaade etmesi hususu ileri sürülmekte idi. Britanya hükümeti Mallanın harb sonrası dev, rede karşılaştığı iktisadi zorlukları takdir etmediğinden, Mal-tanın Britanya camiasına bağlı kalıp kalmaması veya Malta-ya daha fazla İktisadi yardımda bulunabilecek Amerika veya diğer kuvvetli bir devletle akit ve işbirliği yapıp yapmaması hakkında bir referandum yapılması teklifini kabul etmemişti.
Şon dünya savaşında yaptığı hizmetlerden dolayı bir nişan ile taltif edilmiş olan Malta a-dası bugün de Akdenizin en mühim üssüdür. Malta kabinesi başbakanı doktor Baffa hazırlanmış olan ültimatomu res- !
Prenses Elizabet vc kocası Edimburg Dükü
men takdim edemediğinden ma ÎÛm olan 14 kasım 1949 buhranı meydana gelmiş ve doktor Baffo kabine arkadaşları tarafından desteklenmiş ise de partisinin İtimadını kaybetmişti.
Malta dâvası denilen dâva haddizatında yalnız harb tah-rlbatının tamiri, iktisadi yardım yapılması ve Maltız ameleye İş verilmesi gibi meselelerden İbaret değildir. Malta adasının [nüfusu gittikçe artmakta olduğundan bura halkının aç kalması istenmiyor ise nüfus fazlasının harice muhaceret etmesi ve adanın büyük bir üssü bah ri şeklinde ipkası hususlarının sağlanması lâzımdır. Malta a-dasmın ingiltereden olan mesafesi çok uzaktır. Adada ziraat, liman işleri, sanayi ve turizm faaliyetleri hayli genişlemiş ise de bütün bunlar Malta dâvasının halli İçin kâfi gelmemektedir. İngilterenin malta a-dasına yardım etmesi ve adalıların harice muhaceret meselesini halletmesi lâzımdır-
Yukarıdaki açıklamalar Prenses Elizabeth'in MaJlaya seyyaha ti mes'elesinl aydınlatmaktadır. Veliahdin uçak seyahati I-le Akdeniz adası sakinlerinde Britanya’nın kendilerini asla u-nutmamış olduğu ve imkânın müsaadesi nisbetinde kendilerine yardım yapılacağı hisleri u-yandınlmak Lstenİlmektedir.
Bir İsviçre dergisinden çevi -ren: B. AKSF.l.
—4$ -Hayata -€ce ile başlar
(YILAN KADIN» Filminde sizi saatlerce ağlatan
fl C E S S 1 de kudretine hayranlıkla baş eğilen -Û
Büyük yıldızın en büyük Filmi . J
I Bugün ELHANIRA Sinemasında I
NAZINA K ta)) I «LOOK DEFORE YOU LOVE» I
| Margarct Locıvood — Griffth Joııcs in I
tarihine İlâve ettikleri büyük aşk romanı,
i
Created bv free version of 2 PDF
J
i
gğrihten Sayfalar
Bulutları bombalamak »tır etil e sunî
Ahmet Rıza bey Çıra-ğan yangınını anlatıyor
GençUğlnta yirmi senaünl Amıpada istibdat ldaretiyte mücadelede geçiren Ahmet Rıza bey. ikinci Meşrutiyetin ilânından sonra kalbinde büyük ■-mitler ve heyecanlarla memleketine dönmüştü.
İstanbul mebusluğuna ve Mebusun Meclisinin açılışında d» reisliğe seçilmesi, kendisine karşı beslenen sevginin haklı bir nişanesini teşkil ediyordu.
Ahmet Bâra hey, en büyük kuvvet tanığı Mebusun Meclisinin, hayırlı çalışmalarına İntizar ederken, diğer taraftan da mebuslara şerefleriyle mütenasip bir binanın tahmisini düşünüyordu- Birinci Meşrutiyetten sonra bakımsız kalan Sultanah-metteki bina büyük bir hara-biyel İçindeydi.
Ahmet Rıza bey, o tarihlerde boş bulunan Çırağan sarayını, Ikipci Meşrutiyetin milletvekillerinin çalışmalarına en münasip bir bljja olarak görüyordu. Kanilisi bu binanın Meclise ne suretle tahsis edildiğini, yangını re sonra çıkarılan dedikoduları şu şekilde anini maktadır: (Aya-sofyadakl adliye dairesi Meclisi Mcbusana ve Ayana dar geliyor, olmuyordu. Millete lâyık bir Me-busan ve Ayan dairesi yapılması düşünülüyordu. Halbuki hâzinede mevcut blnalan tamir e-decek para yoktu Düşündüm. Çıragan saray! boş duruyordu. Orası Mcbusana. Ayana tahsis edilecek olursa cüz’ı bir masrafla mükemmel bir parleman o-lacagı şüphesizdi. Bu mütalâamı etrafımda bulunanlara açtım, anlar da tasvip ettiler. Kalktım, saraya gittim. Sultan Mehmet Reşat bahçede 1mlş, büyük a-ğacın altında oturduk. Orada Çırağanın Mcbusana tahsis buyurul masını rica ettim. Bana lüzumu yok amma bilmem nasıl olur, dedi. Pekâlâ olacağını ar-zettim. Razı oldu. Geldim Meclise tebşir ettim Mecliste bilmem ne İçin büyük Wr sevinçle telâkki edilmedi.
Tamir ve tezyini için yirmi bin lira tahsisat talep edlidl. AJındı. Kalfaları badava olmak üzere işe başladık, Ayan ve Me-busan kestorları münavebe ten bulundular. Muhasebeciler he-sabata baktılar. Ren hepsine riyaset ve nezaret ettim, hergün gittim, tatil zamanını Çıragan-da geçirdim. Kestorlarla Yıldız sarayına gittik. Tablo gibi, vazo gibi bazı şeyler aldık. Çırağanın alt kattaki odalarından birini güzel bir cami yaptık, mükemmel apdcsLhaneler, musluklar yaptık. Zatı şaheneye mahsus bir oda döşedik. Ayana. Mebusana gayet heybetli kürsüler yaptırdık. Su yollarını tamir ettirdik. Elektrikle renvir ettik. 1*1
Meclisi Mebussam, Ayanın çalışmalarına göre hazırlanan ve içinde içtimalara başlanılan Çıragan sarayı 6 kânunusani 1325 te çatı arasındaki bir elektrik kontağı neticesinde yandı. Yangın hâdisesin'. ve sonra yapılan tahlkkatı da Ahmet Rıza bey şu şekilde nakletmektedir : (Çıra-ğan sarayı yandığı zaman ben teessürümden ağlıyordum, sara-rayın Mebusan ve Ayana tahsis edilmesine ben sebep olmuştum. İnşaata, tezyinata da ben bakmıştım. Senenin tekmil zamanını o İşle geçirdim Saray benim millete bir yadigârım olmuştu. Bana o hüzün içinde nezaketin teselli vermek, hiç olmazsa bir şey söyıcmek lâzım gelirken Sadrazam Hakkı paşa, tedbirde kusur enllmiş dedi. Ben Mebusan reisi idim. Meclisin idare memuru değildim. Hakkı paşanın sitemlerinin arası çok geçmedi. Bao:âll yangını oldu, ben de ona tedbirde kusur buyurulmuş diyebilirdim
Çırağan sarayı yangını elektrik tellerinin tecrübe edilirken
tellerin tavım arasında kon-1 takt yapmış olmalından zuhur etliği ağlftbl ihtimaldir, çalı a-rasındnn tutu.muş ulmnsı bunu delildir. Çalı arn ır(da Rum amele iliyordu. Bunların sigarası (ia sebep olabilir. Benim o-lurdugıını ara duvarı simsiyah oldu. Bu dtı başka bir alâmettir.
Çıragan enkazını iki bln liraya almak isteyen olmuştu. Hü-
Halûk Y. h
j Şehsuuaroğla
vfimpte gönderdim. Bu para ile çatıyı kapatınız, dedim. Hükümet ehemmiyet vermedi.
Çıragan sarayı tarikinin sebep ve müsebbibi arandı. Tahkikat hayli sürdü, Bir çok n-damlar İstintak edildi. Lâkin efkârı umumiye bu tahkikatın neticesini beklemedi, Yangın dumanı göründüğü andan itibaren hükümler verilmeye başladı. Bu hükümler tabiî anlatılışa göre verildi. Hakikat henüz bilinmediği ve bilinmesi bazı kimselerin L|ine elverdiği için yangın alevi siyasi saçaklara, kadar sardırdı.
Ceffelkalem verilen hükümlere göre Çırağımın yanmasına sebep, yeni kabinenin teşekkülü ve fermanı Şahanenin kıraati ayuı ve senenin son çarşamba- 1 sına tesadüf etmesi imiş
Çırağarun alt katında med-fun dedeler, o binada gayri müsLlm mebusların ikametine razı olmamışlar İmiş.
Aslan yurdunu tilkilere vermek haram imiş, koca bir Şeyhülislâm bile buna muhalefet etmiş İmiş.
Ayan Ue Mcbuson arasında Kanunu Esasi toğyıratınû alt bir İhtilâf zuhur ettiği malûmdur. İki heyetin blrblrlyle çarpışmasından hasıl olan kıvılcımlar binaya sirayet etmiş imiş.
Cuma günleri mebus haremlerinin sarayı gezmelerine müsaade olunmuştu. Kadın gözü müessir İmiş, nazar değmiş imiş.
Memleketimizde her şey me-mallkl müttehldcye nispetle pek aşağı bulunduğu halde Farlman binasının akran ’e emsaline faik olması çok görülmüş.
Yıldızdan Çırağana bazı eşya alınmışla. Bunlar uğursuz gelmiş İmiş.
Ahmet Rıza bey i Bu gibi hükümlerin takdir ve tefsirini yine o hükmü verenlere bırakalım ve biraz da harikin esbabı maddi-yesl hakkında tamiki fikir edelim) dedikten sonra Çırağan sarayı yangının ihtimal dahilinde bulunan sebeplerini araştırıyordu. Bu sebepler şu şekilde hülâsa edilebilir.
Sarayda ateşin en fazla bulunduğu kalorifer ocağından ve bina içinden geçen ba dadan şüphe edilmiş ve bunu yapan mimarlar mesul görülmüştü: Alt katta da ayrıca sobalar vardı. Mecliste kahvecilerin mangalları, liiks lâmbaları, elektrikçilerin mumları, Mebusların, misafirlerin ve odacıların sigaraları da birer yangın membaı olarak gösterilebilirdi.
Ancak yangın çat.dan çıkmıştı ve bu sebeple, bu küçük a-leşlerin tesirini tahdit ediyordu. çatıya ise yalnız elektrik amelesi giriyor, tavan arasında yalnız onlar işliyordu.
İlk tahkikatın verdiği malûmata göre elektrikçiler tavana ve ikinci kata ait işleri yangından birkaç gıin evvel bitirmiş-
ter, yalnız birinci kati işlemeye başlamışlardı. Ve o gün »Jekfrik makinıd erinin bulunduğu dairede siyanın kuvvette) tecrübe de meşgul oluyorlardı. Yangından « evvel üst katta elektrik tellerinin örtülü olduğu yerde bir koku hissedilmişti.
Ahmet Rtza bey bütün bu İhtimalleri sıraladıktan sonra hâtıralarına şöyle devam etmektedir: (Harikin yukarıda rik re dilen sebeplerden biriyle kazaen zuhuru tebeyyîin etmediği halde bir suikast eseri olduğu bakıcındaki zanlar kuvvet bulur. Bu bapta İşitilen ve varld olan şeyleri yazmakta şimdilik mahzur vardır. Ancak kimseyi ve hiç bir tarafı itham etmiyerek mahza tenviri has i kale çalışmak maksadiyle söylenebilecek sözler şunlardır:
Yangın, umumi İçtima günlerinden birine tesadüf etmiştir. Muhasebeci beyler, hademeden İkisi tavan arasında bit çok kedi veya fare koşuşmasına benzer gürültüler işitmişler ve içtima saionlyıe riyaset o-dası tavanlarının dehşeti! bir surette sarsıldığını görmüşlerdir.
Çatıdan İlk çıkan dumanın gayri tabii bir duman şeklinde çıktığım, yani âdi yangın dumanlan şeklinde olmadığım, itfaiye kumandanı Zeçlni paşa da itiraf, fakat bunu dumanın çatı arasında uzun müddet kalmasına hamletmlşti.
Dumanın ve alevin rengi de âdi yangınlarda görülen renkte değildi. Bu cihet yangını uzaktan dürbünle seyredenlerin nazarı dikkatini celbetmişti. Bazı eşhas hakkında edilen şüphelerin izalesi tahkikatın bitmesine vabestedir.
Yangın her ne sebeple olursa olsun mademki vukua gelmiştir ve söndürülememlştlr, ha-rikten evvel ve harik esnasında vazifelerini ifa ebnJycnlerln tahtı mesuliyete alınmaları iktiza eder.)
yağmur
İngiltere’de şimdiye kadar İlk defa olarak aun'i yağmur yağdın Imıştır. Kraliyet Hava Kuvvetlerine mensup bir bombardıman uçağı, münasip bulut kümelerine. kau halinde karbon-diyoksit serpmek suretiyle yağmur yağdırmıştır.
Tecrübe geçenlerde. Kuzey İngillerenin kuraklık çekmekte olan Durhım bölgesinde yapılmıştır. Bu kesimde fabrikalar, su yokluğundan kapanmak tehlikesine maruz kalmıştı.
Bu muvaffakiyetli tecrübe 1-çln, merkezi Blllingham - on -Teet’de bulunan fmperial Chemical fndustrieı. Büyük - Britanya Hava Bakanlığı Meteoroloji bürosu ve Kraliyet Hava Kuvvetlerinin Miti (ileten St George’dakl istasyonu işbirliği yapmışlardır. Fabrikalar su sarfiyatlarını azaltmak zorunda kalınca, fmperial Chemical Industries, katı Karbon - diyok -sitln ticari adı olan ve firmanın yeni geliştirdiği kimyevi madde (Drikold» la deneme yapmayı kararlaştırmıştır.
Bunun özerine Meteoroloji Bürosu bulut kümelerinin cereyan ve teşekkülü hakkında raporlar vermiş ve uygun bir günde Kra liyet Hava Kuvvetlerine alt bir Wellington bombardıman u-çağı. bulut kümelerini (Dri -kol d» la bombardıman etmiştir.
Deneme cesaretlendirici neti -çeler vermiştir, tik fırsatta bom bardıman uçağı. 100 kilo kadar «Drikold* u, 10000 kadem İrtifadan bulutların üzerine serpmiştir. Az sonra bu kesimde mutedil bir yağmur yağmıştır. S gün sonra bir bulut kümesine 150 kilo kadar «Drlkold» serpilmiş, 12 dakika sonra bu kesimde bir âlâyım İsem a görülmüş ve bulutlan bombardıman eden uçak biraz sonra, kû menin altından geçerken. ?id -detil bir yağmurun yağmakta olduğunu tespit etmiştir.
Uçakta seyahat eden ahbabınıza telefon edebil eceks in iz
Istanbulda pahalı bir yiyecek maddesi: Yoğurt
Şehrimizde yılda 10 milyon -kilo sarfedilen yoğurt, üç buçuk milyon lira derecesinde anormal kâr mı bırakıyor?
İatanbulun süt işi yanında. Yazan : halle muhtaç mevzulardan biri —--------------
Cemaleddin BİLDİ X
Ahmet Rıza bey Çıragan yangını tahkikatı sırasında yazmış olduğu notlarında yangının sebebini bütün ihtimalleriyle böylece tetkik ve tahlil ediyor ve yangının her halde çatıdan çıktığı hakikati üzerinde duruyordu.
Yapılan tahkikatta sarayın elektrik kontağı yüzünden yanmış olduğu merkezinde neticelendi.
Yakında, tngilterede oturan herhangi bir kimse, o sırada bir yolcu uçağında, yeryüzünden milletçe irtifada seyahat etmekte olan bir arkadaşıyle konuşmak İsteyince, herhangi bir umumi telefon kabinesindeki ma kin aya parayı atacak, kara-tıa-va irtibat merkezinin numarasını çevirecek, arkadaşının han giı yolcu uçağında seyahat etmekte olduğunu söyleyip, kendisiyle rahat rahat konuşabilecektir.
de yoğurt meselesidir. Mevsiminde bile kilosu 125 - 150 kuruşa satılan yağlıca yoğurtlar arasında, en yağsızlarının ve tatsıklannın de, sırf konteol-suzluk yüzünden, gene bu fiate satıldıforu cok Kördük’..
Bütün kilosu toptan 30-40 kuruşa verilirken yoğurlLarın o sırada 125 - 150 kuruş gibi yüksek ftatie sürülmek istenmesi, bir tokun haklı şikâyetlere yol açmış, fakat alâkadar olan ve yoğurtlar üzerinde normal sayılabilecek bir flal ısticran teminine çalışan bulunmamıştı!
Bütün yiyecek maddelerinin perakende satış Halleri üzerinde timin edilmek istenen anormal kâr hastalığına, isabetli görüşü ile neşter atan, esnafı insafa davet eden ve alâkadarların flat kontrolü mevzuunu e-hemmiyetle ete almaları hususunda direktifler veren vali ve belediye başkanı profesör Fah-reddln Kerim Gökay'dan yoğurt mevzuu ile de ilgilenmesini rica ediyoruz.
Senelik yoğurt sarfiyatı karşısında anormal kar
Yoğurdun sıhhat üzerindeki önemini pek İyi takdir edeceğinden emin olduğumuz vali ve belediye başkanı Fahreddln Kerim Gökay'ın bu mevzu hakkında yapacağı tetkikatta göz önünde bulundurması Icabede-ceğine kani bulunduğum bir noktayı, burada belirtmekti fayda görüyorum. Tcsblt ettiğim rakamlara göre civar ilçelerden ve köylerden şehrimize yılda 10 milyon kilo yoğurt gelmekte ve satılmaktadır.
Mevsiminde dahi flatlerl 125 -150 kuruştan aşağı düşmiyen yoğrut satışında, beher kilo başına 30 - 35 kuruşun anormal kâr olduğunu iddia edenlerin, de bu İşten anlıyanlar arasında yer aldıklarını göe önünde tutarak İstanbul balkının cebinden senede kaç Uranın anor-
MalıaUe İçlerinde satış yapan Mr yoğurtçu
«etlerimizi za'f* uğratan bir takım muzır bakterileri yok etmek kudretini haiz olmasındadır.
Damarların kireçlenmesinde, müzmin böbrek ve karaciğer hrvt alıklarında ve biKımtnn
ha?.ım bozukluklarında iyi ve şifalı bir gıda maddesi olan yoğurt mevzuu ve satış flütleriyle vali ve belediye başkanı doktor Fahreddln Kerim Gök-aym meşgul olacağına kaniiz.
Cemaleddin BİTDİK
Marsilya cinayeti
Para içi» arkadaşını öldüren doktor
Masum olduğunu iddia ederek muhakemesinin tekrar görülmesini istiyor
[•] Rahmetli AhmrtRrra beyin Çıradan yancını ha Ilkındaki □otlan diğer nollariyle beraber muhterem hemşire terinde bulunmaktadır.
Geçenlerde, İskoçyanm en yüksek dağı olan Ben NeVs'ln , zirvesindeki bir tecrübe istasyonunda, uçaklarla radyo-tile-fon konuşmaları muvaffakiyetle yapılmıştır. Bu denemeler sırasında, Blackpool'un 8500 kadem üzerindeki bir İrtifada sefer eden vc Prestvlck’e gitmekte olan Amerikan Denlzleraşırı Havayollarının bir uçağına te ---------,--------------—r.lefon edilmiştir Memleketin Hekimi Dr Fahri Celâl Göktulga muhtelif mahalleri üzerinde uç 19 Aralık Pazartesi günü saat} makta olan diğer uçaklarla da 18.30 da Kadıköy Halkevindetelefon temasları tesis edilmiş merakla beklenen «Keyif verici ve PrcaUrick’ten Sbetland ada-zehlrler» mevzulu konferansını4 kırına gitmekte olan bit yolcu verecektir.------------| uçagüe konuşulmuştur.
Kadıköy Halkevinde Dr. Fahri Celâl’in konferansı
Bakırköy Akıl Hastanesi Baş
Kudüs musevilerinin protestosu
I
Birleşmiş Milletler kurulunun Kudüs’ün milletlerarası hale konması karannı protesto etmek üzere Kudüs Muscvilerlnden 50 bin kişi, ciyonizmln bânisi Hersl'ln mezarını ziyaret etmiş, nutuklar söylenmiştir, Yukarıda mezarın Daşında bulunanlar Kudusüu Vahudl şehri olarak kalması içir, çalışacaklarına yemin edorlerkeo görülüyorlar.


heyesmlı olmuş, blı çok doktorlar. profesörler doktorun lehin -de şahitlik etmişler, onun iddl-asının doğru olabileceğini söylemişlerdi.
İktidarı, 1914 — 1918 harbindeki hizmetleri gözüııünde tutularak Bougrat müebbet kürek cezasına mahkûm edildi. v« kürek mahkûmlarına mahsus Gu-yane’a gönderildi.
Bougrat Guyane a gidince o -ra hasathanesinde kendisine bir vazife verildi. Fakat doktor hastahanede uzun müddet kalmadı. Beş ay son’a diğer yedi mahkumla birlikte küçük bir kayıkla kürek merkezinden kaç ti. Bir ay tehlikeli maceralar geçirdikten sonra Venezüella kıyılarına çıkmağa muvaffak oldular. Fakat hükümet memurları kendilerini yakaladılar ve ilk. vapurla Guyane'a inde etmek ü-zere hapse tıktılar.
Venezüella’da
Garip bir tesadüf Bougrafya yardım etti. Venezüella polis müdürü hastalanmıştı, yerli dok torlar kendisini tedavi edemiyorlardı. Bougrat polis müdürünü tedaviye düvel edildi ve kendisini kurtardL Diğer birkaç kişiyi de sağlığa kavuşturunca kendisinin Veneziiellüda kalmasına müsaade edildi. Bougrat burada yerleşti. Doktorlukla .meşgul olurken oir ecza fabrikası da açtı. Diğer taraftan Ve-nezüellâ'h bir kadınla evlendi, çoluk çocuk sahibi oldu.
Müreffeh bir hayat geçilmesine rağmen Bougrat halinden memnun değildir, şimdi yaşı Bougrat çok para kazanan | aitnu^ geçmiş otan doktor Fran -ör-
malkâr olarak ödendiğini meydana çıkarmak pekâlâ müm- ( kündür.
Yoğurdun maliyeti vc kâr nls- f betlerinin ne olması lâzım get- ı dlğ! hakkında malûmat sahibi ‘ olanların bana söylediklerine göre, mevsiminde 125 - 150 ku- . ruştan satılan yoğurttan 75 ku- j ruşu kârdır! Bunun 30 kuruşunu kilo başına normal kâr ola- ’ rak kabul edersek mütebaki 35 kuruş anormal kâr sayılmaktadır.
şimdi bu 35 kuruş anormal ' kân ele alarak İatanbulun senelik yoğurt İstihlâki ile hesaplar ve bir neticeye varabiliriz. Senede lû milyon kilo yoğurt ' sarfediidlğine göre 35 kuruştan 3,500,000 Ura tutar.
Müstehlikler arasında, hastalarına yoğurt tedariki mec-, burlyetinde bulunanlar olduklarını da nazarı İtibara alırsak, bu vatandaşların her »ene üç buçuk milyon raddesinde parayı anormal kâr diye ö-dediği anlaşılır.
Bugünkü yoğurtlar _________________________
Bugün İçin mahalle arala- | Bunun üzerine doktorun mu-rında satılan yoğurtlar, büyük ayenehanealnde araştırma ya-teııeke kutular içinde buzha- 'pijıyor ve tahsildarın cesedi ya-nclcrc konmuş yoğurtlardır. n .çürümüş bir halde bir odanın Mevsiminde kilosu 40 - 50 ku-|döşemesi arasında buluuuyor-ruştan mal edildiği iddia olıı- Tabij doktor derlini tevkif edl-nan bu yoğurtların kilosu da ]jyOr şimdi, mahalle İçlerini dolaşan | Bougrat dostunun hususi bir seyyarlar elinde luO kuruştan rahatsızlığını tedavi ettirmek 1-satılmaktaciır Binaenaleyh bu-'çın geldiğini, evvelce de olduğu günkü yoğurtlarda da yüzde gjbL İğne yaptığını, tahsildarın 100 nisbetinde bir kâr yolu tu- bunun neticesinde öldüğünü, hâ tuldugu Aşikârdır. I disenin duyulmaması İçin cese-
Bıı arada yoğurdun faydası- dt sakladığını söylüyor, na da kısaca İşaret etmekten! r- - ----1 ..........
a,an’,y°'uT Yofiurt bir doktordu. Fakat çapkın bir saya'^îmeCmcmlcketlni ( inu a â^' mugaddi, hazmı ko- adamdı, paraya hiç ehemmiyet mt.k htlyor Bunun |Çln , kıy. iştah verici vc bilhassa vernlezdi. Bu yüzden dalma pa- 8mm yeniden görülmesi I birçok hostiLİıklan önleyici bir rasız, hattâ borçlu İdi * " maddedir. ... ..
Doktorların hemen her has- w,u„,Uüe,M ««.-
taya ehemmiyetle tavsiye et- nyor ve kendisini bu suçla mah-tikleri yoğurdun kıymeti, sade- Kemeye scvkcdlyor.
Doktorun muhakemesi
, Buugral'nın muhakemesi
Blrinct dünya harbinden bir kaç sene sonra Marsilya’da mey dana çıkardan bir cinayet yal -nız Fransa'da değil, bütün dünyada büyük bir heyecan uyandırmıştı. Buna sebep katil olarak yakalanan adamın Marsilya'nın tanınmış büyük doktorlarından, maktulün de doklo -run eski ve samimi ahbaplarından biri olması idi. İlmi tetitik-lerlle tanınmış meşhur bir doktorun, sırt para hırstle eski bir dostunu öldürmesi herkesi hay-retlerlçinde bırakmalı. Vakayı kısaca anlatalım:
Marsilya’da büyük bir mües-sescnln tahsildarı olan Facqucs Ruraebe adında biri bir gün birdenbire ortadan kayboluyor. Yanında mühim mıkdorda pa-ra bulunduğu için evvelâ tah-'.(sUdarm kaçlığı ve bir yerde u gizlendiği zannediliyor. Üç ay devam eden tahkikattan sonra bunun doğru olmadığı, Rume -be’in ortadan kaybolduğu gün Marsilya'nın tanınmış doktoru Bougrat'nin muayenehanesine gittiği anlaşılıyor.
ce sütten yapılmış utmasında değil, içinde buluunn bakteriler Ue de barsaklarınıızda yaşayan ve toksini erile hayal kuv-

____,________ „ ——- hak-
Adllye pir mûraeıtma bulunmuş
doktorun dostunu, parasına ta- ıur. Bouğrat hün ortada bir maan öldürdüğü neticesine va-'cinayet olmadıkını ölümün her u.. --I .... ... ....
İlcini
Doktor İki a-
lâva-
emln
ortada ölümün zaman tatbik edilen bir l'n yaptı*! tesirden İleri ğeld iddia elnıektadi. vukat tutmuştur bun!: mn tekrar görülmesi) çok (etmeğe çalışacaklardır.
I
17 Aralık 1949
Satîîfe ff
BİR HİKAYE ^Bar kelebeği
Trlstan, barda yanında oturan genç ve güzel sarışın kadına döndü:
— Harikulade bir kadınsın Lilyan. Razı olursan yarından İtibaren seni mükellef bir apar-tımanda oturtabilirim. Seni her gün görmeğe geleceğim. Hayatımız endişesiz ve kaygısız geçecek dedikten, sonra çıplak tombul kolunu, hafifçe okşadı.
Genç kadın, delikanlıya kış -kırtıcı nazarlarla bakarak:
— Cevabımı yarın sana vereceğim dedi.
Lilyan, gece eğlence yerlerinin kelebeklerinden biri idi. Daldan dala konar, kucaktan kucağa dolaşırdı.. Tristanın teklifini kabul etmeğe karar vermişti. Fakat yeni dostunun nazarlarında kıymeti büyümek için nazlı ve Lstlğnalı davranıyordu. Oenç kadın, delikanlıyı süzmeğe devanı ederken saçlarından sarışın bir kılı, kolunun düğmelerine takılmış gördü. İtina İle düğmeye sardıktan sonra yanından kalkıp uzaklaştı.
diktan sonra gözlerinden sıcak yaşlar akarak kocasının kol düğmesine bir tanesini sarıp bağladı.
Trlstan, o gece barda Lilyan-la buluştuğu zaman artiste «ordu:
— Yarın gelip yuvamızda birleşecek misin ?
Artist:
— Evet yarın geleceğim cevabını verdi. Fakat gözleri ceketinin koluna ilişip de, beyaz kılı görünce içinden:
— Bu adam belli ki evlidir, İhtiyarlamış olan karısı da merhatiml tahrik için bana beyaz bir kıl gönderdi. Her halde kararımı heyecan İle bekliyor. Zavallı kadın diye düşündü.
Bu düşünce, kendisini işlemek üzere bulunduğu günahın büyüklüğünü tartmağa şevketti, geçici bir aşk macerası için karısının kıymetini feda eden erkeğe karşı kalbinde derin bir kin ve nefret duyarak tavrını değiştirdi:
— Beni dinle dostum! Teklifini kabul etmiyorum. Benden ümidini kes! En iyisi buradan kalkıp gltmendlr cevabını verdi.
zennae auruyorau. Karısı, el-, m ,
»tastal kantarken s«r,51n kUı.l Trl,l!‘n b“ ^S'slkuklrn >'«»■ diismsye santaus gör®- Bu leU“ "M‘! talara!‘
»Mta. onu hayrete düçiirtaril. ~ =ana “rdej>bl« ne oldu?
Çünkü koeumm iterinde »e - Sorma «tabtal tan.! E»l-
ceplerlnde Uk def. tayls W " t™"*1”™.’L
ler bulmuyordu. nrtat sent “n* d°"' '»“'»P
kadın, bu defa îevknlâdo hld- bzmeî., denendi. Çekeli, silkil, Kolu-1 — Ne demek İstediğini an-nun düSmeslne sarılnus krlı layaımyorura Lilyan!
çözüp çıkarmağa uğraştı, ra- ~ Anlayamıyor musun? Mo-kat naille! O raman makas, e- ™l Ihllrartadıjını görmüyor llne alarak sarışın kılı kestik- musun? Yabancı kadınlarla ten sonra düğmeye kendi ba- düşüp kalkmanın artık senden şından kopardığı siyah bir kılı Biçtiğini anlamıyor musun? sarıp düğümledi.
Trlstan, o günün akşamı. Lilyanın cevabını almak İçin bara gitti. Artist, kendisinden şampanya ikram etmesini talep etti. Şampanya dolu kadehini, dellkanlınınki ile tokuştururken gözleri ceketinin koluna ilişir ilişmez donakaldı..' Düğmeye kendi sarışın saçlarının kılı yerine siyah bir saç kılı sarılmıştı. Her halde başka bir kadın, bunu yapmış olacaktı | Acaba bu kadın kimdi ve ne maksatla kılı değiştirmişti? Trlstan acaba evü miydi? Nerede oturuyordu, başka metresleri var mıydı?
Lilyan, bir tertibine getire- tatmamış İken bir ailenin saa-rek ceketinin kol düğmesinden delini kurtarmıştı, siyah kılı çekip kopardıktan I — - - “
sonra dostunun kendlsile beraber yaşamak teklifini kabul elti ve kendisine İlk randevu-' yu da verdi.
tslâm memleketleri iktisat konferansı
Mahkeme Koridorlarında
Kızı yola getirmek için korkutmak istedim!
| Lilyan, bu sözleri söyledikten sonra bir kahkaha salıverdi.. Trlstan ne cevap vereceğini şaşırdı, Bu beklenmedik değişikliğin sebebini anlayamıyor: «A caba ona ne oldu?» diye düşünüyor, boş yere kafasını yoruyordu. Nihayet, son bir teşebbüste daha bulundu:
I — Sen karımı nereden tanıyorsun, evli olduğumu nereden biliyorsun? diye sordu.
| — Karını nereden mİ tanı-
yorum? Onu çok İyi tanıyorum. Trlstan majıpup, meyus bardan çıkarak evinin yolunu tuttu. Bar kelebeği Lilyan kendisi, hayatında saadetin lezzetini
Çeviren: A. HİLÂLİ
AKŞAM
ErtesL sabah Tristanın kan-. sı. yine kocasının kol düğmesine baktı. Siyah saç kılının yok | olduğunu görünce, düşünceye daldı. Aynaya bakınca, İlk defa saçları arasında beyaz bir kaç kıl gördü, ihtiyarlamağa başladığını bir gün kocasını kaybetmek tehlikesi karşısında bulunduğunu anladı. O zaman hayalinde rakibesinin portresini canlandırdı. Her halde, gene, güzel, sarışın, fakat kalbsiz bir kadın olacaktı. Onunla nasıl mücadele edecekti? Kendisi için zillete katlanmaktan başka bir kurtuluş çaresi yoktu. Saçlarındaki beyaz kılları birer birer kopar-
Abone bedeli
rantiye Ecnel»
İMMJı GO 041» İkindi Mt YnKı
E 12.S0 2,M 7.28 9.48 12,00 1.38
5.33 7J0 12.10 14,30 19.42 18.21
I dn ı efiıınc; Un r> ıdıı cıvan
Cemal NMD «OVafı Nö 19
Düşman Dostlar
Macera ve Aşk Romanı
Yazan: J. D. Carr Tercüme eden: (Vâ-Nû)
Tefrika No. R_
tinde yola çıkmaian lâzım geliyordu.
Alan, hâlâ şu hâtıranın tesiri altında allak bullak: Sabahleyin uyandığı zaman, saçları karışmış güzel bir kızın kendi o-mpztına başını dayayarak oyu-makta olduğunu görmüştü. Elbiseleri bumburuşuktu. Bu hâtıra, ona. lâtif bir maceranın başladığını öğretmiş oluyordu.
Uyandıktan sonra, İki genç, şakataşarak, kendilerine çekidüzen verdiler. Ellerini, yüzlerini yıkadılar. Tarih münakaşalarına yeniden girişip, seyahat uzunlugunca boyuna konuştular.
Dunoon'a vardıkları zaman, tik yaptıkları, turist acen tasına baş vurup Shira’ya gitmek üzere otomobil kiralamak oldu. A-centanın yüzü endişeli memuru, Şöyle dedi:
Türk gazetecisi Perihan KuLurman kendisine konferans bayrağı hediye edildikten sonra teşekkür ediyor.
I
Türk heyeti erkânı Mehmet Ali Cinnah'ın heykeli önünde
Jandarmanın yanında oturan temiz giyimli, kumral saçlan itina ile taranmış, sinek kaydı tıraşlı delikanlıya yaklaştık. Bizi Körünce başını önüne eğdi. Sorduk:
— Pek kederli görünüyorsun ahbap. Derdin ne?
Ürpererek doğruldu, göz ucuyla hepimizi süzdükten sonra mırıldandı:
— Bir şey yok.
— Bir sev yoksa mahkemeye niçin getirdiler seni?
— Ne bileyim ben? Bir şeyler oldu işte.
— Olanların farkında değil misin?
Yutkunarak dudak büktü:
— Bir arkadaşın lâfına aldandım. Mektupta ne yazdığımı hatırlamıyorum ki
— Mektubu kime yazdın?
— Şey oldu... Hiç rakı içmemiştim. Birdenbire içince bir tuhaf oldum. Mektubu postaya verirken bile başım fırıl fini dönüyordu.
— Rakı içip sarhoş oldun, ondan sonra mektup yazdın öyle mi?
— Ne olduğumu bilmiyo-rumki Bir şişe rakı aldım ba şuha dikip iki yudumda içtikten sonra mektuba başladım. Mektup tamamlanıncaya kadar şişenin yansı bitmiş.
— Maktubu kime gönderdin?
Alt dudağını ısırarak gözlerini tavana dikti, kendi kendine mırıldanmağa başladı. Yüzü buruşuyor, yumruklarını sıkıp diş gıcırdatıyor. Bizim kasketli delikanlı yavaşça omuzuna dokundu:
— Çok sinirlenmişsin, bey kardeşim.
— Başım dönüyor.
— Hâlâ sarhoş musun?
— Ne olduğumu ben de bilmiyorum. Göğnümde sıkıntı var.
— Neye sıkılıyorsun? Mek tubuna cevap alamadın mı?
— Mektup lâfını söyleme, sinirlerim bozuluyor.
— Mahkemeye de mektup yüzünden mi geldin?
dik dik baktı:
— Kadın parmağını bilir misin sen? .
— Vayyy... İşin içine kadın da mı Karıştı?
— Me'-tup diyorum ya.
— Kadına mı yazdın mek tubu?
— Amma yaptın ha. Koskocaman kadınla ne alış verişim var benim? Mektubu kızına yazdım.
— Seviyorsun öyle mi?
Derin derin göğüs geçirerek ah çekti:
— Üc aydan beri arkasında dolaşıyorum.
— O seni sevmiyor mu?
— Bir kaç defa konuştuk, sinemaya gidelim dedim, gelmedi.
— Demek ki senden hoşlanmıyor.
— Öyle değil. Annesi her şeye karışıyor. Kendisi de annasinden korktuğu için ona sormadan bir yere gidemiyor,
— Kızın annesile kavga mı ettin yoksa?
— Ne münasebet? Annesinin yüzünü bile görmedim.
Ara sıra sokakta Nimeti yakalıyorum, konuşuyoruz.
— Mahkeme işi nasıl oldu?
— Nimeti iyi amma annesi Allahın belâsı. Kızı bırakmıyor ki rahat rahat konuşalım. Benimle konuştuğunu duyduğu için Nimeti bir kac defe dövmüş. «Bu iş böyle olmaz, evlenelim de aruıanden kurtulalım., dedim. razı olmadı.
— Sen ne iş yapıyorsun, ahbap?
— Ben mi? Simdi bir şey yapmıyorum. Evvelce bir mağazada çalışıyordum. Nimetle konuştuk; «Annem seninle evlenmeme razı olmaz» dedi. «Onu dinleme, kac da bana gel dedim.» Bu sefer de: «Sen ayda seksen lira kazanıyorsun. Bu kad cık para ile geçinmek kol; mı?» diye alay etti. Ben daha çok kazançlı bir işe f mek için mağazadan çıktu Bir aydan beri iş anyonu
— Daha İyi iş bulursı Nimet hanım annesind' kaçıp sana gelecek mi?
Gene yüzünü ekşitti, yu ruklannı sıkarak homurda dı:
— Atlattı beni. Mağaz dan ayni diktan bir kac gi sonra kendisini yakaladı! «İş arıyorum. İyi bir yer b lup çalışmağa başlayınca ni kaçıracağım» dedim. N marayı değiştirdi: «Boşun ümide kapılma. Ben anne den ayrılıp da seninle e lenemem» dive bana dirs çevirdi. İki gün sonra ge: sokakta rastladım, benirr konuşmak istemedi. Zorla kolundan tuttum; «Annenden kaçıp benimle evlenmezsen bu işin sonu fenaya varır. ikimiz de pişman oluruz» dedim.
— Vayyy... Sen işi zorbalığa dökmüşsün, delikanlı. Böyle şeyler zorla olur mu?
— Ne. yapayım, bey kardeşim? İyilikle konuştum, lâkırdı dinlemedi. Belki korkutursam razı olur dedim.
— Mektup meselesi nasıl oldu?
— Nimeti korkuttuğum zaman; «Bugün benî bırak da annemle bir defa daha konuşayım. Eğer gene razı olmazsa kaçıp sana geleceğim. Yarın bunun cevabını veririm» dedi. O günden son ra bir daha konuşamadım. Bir hafta bekledim, gelmedi. Bunları bir arkadaşıma anlattım: «Bir kaç kadeh, rakı iç de zihnin açılsın, ondan sonra kıza bir mektup yaz» dedi. Ben de öyle yaptım. mektupta: «İki güne kadar evden kaçıp bana gelmezsen sokak ortasında seni bıçaklıvacağım. karnını deşip öldüreceğim» ded'm. Yaparım tabii. Onun yüzün den işimi bıraktım, açıkta kaldım. Her halde n burnu annesine göstermiş» o da karakola şikâyet etmiş. Onun yüzündesn yakaladılar beni.
Mahkeme açıldı, saclarını avuçlarının tçi ile düzelterek kalktı.
Ce. Re.

— Shlra şatosuna gitmek istiyorsunuz demek?... Bu tarz geziler, moda olmağa başladı her nedense?.., (Öyle bir garip baktı kİ. Alan, bu bakışın ifadesini ileride hatırladı.) Bugün öğleden sonra o istikamete gidecek bir müşterimiz daha var. Eğer mahzur yoksa aynı otomobille gidin. Size de daha ucuz olur.
Alan:
— Ucuzluğun ehemmiyeti yok. — dedi. — Bununla beraber, teklifi kabul ediyoruz. Zira, gidecek adamın soyadı Campbell olsa gerek... Değil mi?
Memur, önündeki listeye göz attı:
— Hayır. Yolcunun ismi Swan. Charles E. Swan. Bundan beş dakika evvel buradaydı.
Alan, kız arkadaşına yan göz-
le baktı:
— Bu ismi hiç duymamıştım Acaba vâris midir dersiniz?
— Hayır, vâris değil. Vâri3 olan Angus'un agabeyisl Dr. Co-lin Campbell'dlr.
Memur, iki gence, gene, garip bir ifade ile baktı.
_ Evet. O da dün bir otomobil kiraladı. Küçük bir gezinti yapacakmış. Çünkü canlı bir insan. E, ne karar verdiniz, e-fendlm? Bay Swan’la aynı oto-mobllle mİ gideceksiniz?
Kathryn atıldı:
— Evet. Bizce hiç mahzur yok. Şayet Bay Swan da isterse, beraber gideriz. Öyle ya: israf zamanı mı’ Niçin paramızı sokağa atalım? Bu zat ne zaman yola çıkacakmış?
— Saat üç buçukta. Yarım saat sonra, otomobil, kapının o-nünde emrinize âmadedlr.
Hareket saatini bekliyerekten, eski Campbell, Dunoon'un sokaklarında dolaşmağa başladılar. Dükkânların vitrinlerine bakıyorlardı. Ekser dükkânlar, o havaliye alt hâtıra, yadlkâr gibi eşya satmaktaydılar. Raflarda hep alaca bulaca İskoç kumşalan, İskoç başlıkları var-
dı. Gene İskoç usulü kravatlar, aynı desenlerle çay takımları, milli kostüm giymiş bebekler, üzerleri murabbalarla çizilmiş sigara tablaları.
Bu memlekete uğrayan bütün yolcular gibi, Alan da gördüğü eşyadan bazı numuneler almak hevesine kapıldı. Fakat Kathryn delikanlıyı fikrinden vaz geçirdi, manasızlığı anlattı. Biraz daha yürüyüp, büyük bir mağazanın önüne geldikleri zaman. camekânda, civardaki tanınmış ailelerin armalarını taşıyan mendiller teşhir edildiğini gördüler:
Campbeiriere, Mac Leod.la-ra, Gordon'lara, Mac İntosch'-Iara, Mac Queesn'lere alt armalar. Bu manzara karşjsında Kathryn'ln de mukavemeti kırıldı.
— Harikulade mendiller. Şu dükkâna girsek! — teklifinde bulundu.
Kapıyı İttikleri zaman, tepedeki zil çaldı ve mağazanın içi çınladı.
Tezgâhın arkasında, ciddi suraLlı ufak tefek bir kadın duruyordu ve bl; müşteri İle oknuşmaktaydı.
Bu adam, kırk yaşlarında, yanık tenli, uzun boyluydu. Yumuşak şapkasın; ensesine doğru İtmişti, Tezgâhın üzerine, müşterinin önüne çok miktarda İskoç boyun atkıları yığılmıştı.
Bu müşteri; nezaketle şöyle diyordu: .
— Hepsi de çok güzel. Fakat istediklerim bunlar değil. Ben, Mac Holster ailesinin renkleriyle bir boyun atkısı İstiyorum, unlyor musunuz: Mac Holster? Bu aileye alt eşyayı gösteremez misiniz?
Satıcı kadın:
— Mac Holster ailesi yoktur. — dedi.
Adam, dirseğini tezgâha dayadı; parmağını, dükkâncı kadının burnuna uzattı:
— Beni Dinleyin. . Ben KanadalIyım. Fakat damarlarımda İskoç kanı dolaşır. Bundan dolayı da mağrurum. Tâ çocukluğumdan beri, babam hep demiştir kİ: «Charieyl Eğer günün birinde tskoçyaya gider de Argyllshire kontluğuna uğrarsan Mac Holster ailesiyle ilgilen. Biz, o aileden geliyoruz: buyuk babam öyle derdi. Şu işi
bir kurcala Charley!»
— Fakat işte size tekrarlıyorum. Bu İsimde bir aile burada mevcut değildir.
— Eski defterler! yoklayın, olacaktır.
Yabancının perişanlığı o derece göze batıyordu kİ, satıcı kadın acıyıp sordu:
— Sizin isminiz nedir?
— 8wan... Charles E. Swan.
Dükkâncı kadın, gözlerini havaya dikti, düşünmeğe başladı.
Swan,.. Belki de Mac Queen'-dir...
Adam, hiddetlendi.
— Vay, siz benim Mac Queen.'lerle mi akraba olduğumu sanıyorsunuz?
— İhtimal... Çür.kü soyadları Swan olan pek çok kimseler bu aile ile akrabadırlar.
— Onlarm kumaşlarının rengi sizde var mı?
Dükkâncı, kırmra rengin hâkim olduğu bir boyun atkısı çıkardı. Müşteri, pek memnun olup haykırdı:
— Aradığımın bu olduğuna eminim.
Dönerek, Alan'ı kendine şalı it tuttu.
— Siz ne dersiniz?
Alan, cevap verdi:
— Güzellğine peK güzel. Fakat bir boyun atkısı için fazla çarpıcı gibi geliyor
Swan, düşünceli düşünceli, atkıyı temaşaya daldı, kollarını gerdi, başını arkaya çekti, ha seyretti, ha seyretti. Bir tablo karşısında gibiydi
— Fevkalâde hoşuma glttL İşte aradığım da lam buydu. Bir düzine alıyorum
Satıcı, hayret İçinde:
— Bir düzine mi?
— Evet. Niçin aimıyayım?
Satıcı kadın, bu malların pahalılığı hakkında müşterinin dikkatini çekmeği vazife bildi. Fakat müşteri, bu İhtara e-hemmlyet vermedi.
(Arkası var)
■■■■ DOKTOR
FETHİERDEN
LABORATUVAiîl
(Bakteriyolojik, Biyolojik ve kimyevi tahliller yapılır Beyoğlu Taksime giderken Meşeli sokağı Ferah Apartımsnı Tel. «0534
17 Aralık 1M9
AKSAM
SsTilfe t
*



■*
İşveren sendikası
İstanbul Milletvekili Ali Rıza Arınediyor?
İşveren sendikasının kuruluşu, işçi sendikaları kadar memnuniyet vericidir
tik işveren sendikasının ku -lulması münasebetiyle İşveren ve işçilerle görüştükten sonra İstanbul İşçi Milletvekili Ali Rıza Arıyla konuşmayı faydalı bulduk Ali Rıza Arıyı bulmak hakikaten güç bir mesele. Çünkü arı gibi çalışkan bu Millet -vekili Lstanbulla Ankara arasın da mekik dokuyor. Ayrıca Istan bul a geldiği zaman da bir yerde durmadan sanayici veya işçilerle görüşmeğe koşuyor. Nihayet kendisini Bölge Sanayi Birliğinde buldum. Ankaradan geleli henüz yarım saat olmuştu Elinde şişkin bir çanta, koltuğunda da çantaya sığdır ama-dığı bir yığın evrak, umumi kâtip Hailt Güleryüze birşeyler anlatıyordu.
Kendisi, işveren sendikalarının kuruluşunu alkışlıyor ve diyor ki:
«_ Milletlerin modem hayat ve refahında iş gücünün ve a-henglnin temini ve önemini takdir edenler; İş hukukunun ve sendikalizmin gelişme ve genişlemesini lüzumlu ve zaruri görenler (İşveren sendikaları) ntn kuruluşundan şüphesiz (İşçi sendikaları) nın kuruluşu kadar memnunluk duyup sevinirler
Esasen (5018) sayılı kanun, «işçi ve işveren sendikaları ve Sendikalar Birlikleri hakkında kanun» dur.
Hürriyet prensiplerine daya -nan Milliyetçi ve Devletçi bir görüşün tabii bir neticesi olan bu kanun iş âlemimizin yapıcı kuvvetlerinin teşkilâtlanmasını samimiyetle sağlamak için çıkmıştır.
20.2.1947 de onu çıkaran Büyük Meclisin kararlarına «İşçi meselesini İçine alan sosyal dâvalarımız karşısında tarihten alınmış derslerden vc Mllletiml-rtn ihtiyaçlarından edinilmiş bir görüş ve düşünüş hâkim olmuştur.»
îş âleminin kudret faktörleri sây ile sermaye - sâyin sahibi İşçi ile sermayenin sahibi İşve-ren-dlr. Doğuşta birbiri İçin yaratılmış ve iş çarkına koşulmuş olan bu yaşatıcı kudretlerin ran dımanı hâsılaya, dolayıslyle aralarındaki inhiraf ve ihtilâfın
i ktisat haftası
Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulunda yapılan toplantı
azlığına tâbidir, tş hukuku, içtimai adalet, sosyal anlayış, İnsanî düşünüş, milli şuur, işçi 1-le işvereni yaklaştırırı ve aradaki ihtilâfları kaldırıcı faktörlerdir.
Mütekabil ve mütenazır sendikalar bu faktörlerin yaratılmasında ve yaşatılmasında en önemli yeri alacak ve iş âlemimizden beklenen refah ve eserde en önemli rolü oynayacaktır kanaatindeyim. Sendikaların - hangisi olursa olsun - kuruluşuna sevinmemek kabil mİ?»
işçilerin seçtiği bir Milletvekili böyle düşünüyor ve İşveren sendikalarının kuruluşunu, işçiyle işveren arasındaki İhtı -lâflarının hallinde müsbet rol aynayacak teşekküller addediyor.
Ali Rıza Arının, bu sözleri söy lerken, İşçi hesabına konuştuğunu unutmamalıyız.
Şahap BalcıoğİD.
Zayi — Beyoğlu kıs lisesinden ad iğim pasomu kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
No. 945 Ganime Ateş
Süleymaniye Askerî Basımevi Müdürlüğünden:
1 — Süleymanlyede İstanbul Askeri Basımevi için
A)
B)
C)
D)
çaktır.
120 lira mukabili 175 Ura aylık ücretle bir mürettlp 120 lira mukabili 175 lira aylık ücretli bir linotip ustası
120 Hra mukabili 175 lira aylık iieretil bir çlnkograf 85 lira mukabili 130 lira ücretli bir kâğıt verici alına-
2 — Aşağıda yazılı evsaf ve şartlan haiz IsteklLlerin 20/12/949 perşembe günü zevaline kadar ellerindeki vesikalarla Basınevine müracaat ederek numara almaları.
a)
b)
e) lerden
d) tazam hastalıktan bulunmadığına blbden rapor almak,
el Basımevine kabulünde, istenilen noter senedini vermek
f) Sınava girecek kâğıt verici Pedal, Llto ve Tîpo maki-Dalarında çalışacak ve sağlı sollu kâğıt verecektir.
g) Linotip ustası sınavına girenlerde mürettiplik bilenler tercih edilir.
3 — 30,12/949 cuma günü saat 13 de sınavlar yapılacağından sıra numarası alanların hazır bulunmaları ilân olunur.
(17756)
Türk olmak
En az ilkokuldan diploma almış bulunmak
İstenilen İşin ehli olduğuna dair evvelce çalıştığı yer-alınmış fen vesikası olmak
Bulaşıcı hastalıkları olmadığına veya vazlleslnl mun-olarak yapmaya mâni olabilecek bedeni akil ânza ve dair Basıfievlnkı göstereceği ta-
Açık eksiltme ilânı
İstanbul Bayındırlık Müdürlüğünden:
1 — Balta limanı Kemik ve Mafsal Veremi Hastaiıanesi elektrik tesisatı açık eksiltmeye çıkarılmıştır.
Keşif bedeli (3306) lira 45 kuruştur.
Eksiltme 3-1-1850 tarihinde Salı günü saat 16 da İstanbul Bayındırlık Müdürlüğünde toplanacak komisyon tarafından yapılacaktır.
2 — Bu İşe alt evrak şunlardır : Mukavele, eksiltme Bayındırlık İşleri genel, hususi ve fenni -şartnameleri, proje keşif huJâsasllc buna müteferri evrak dairesinde görülecektir.
3 — Eksiltmeye iştirak etmek için taliplerin 247 lira 98
kuruşluk muvakkat teminat yatırdığına dair makbuz ibraz etmesi ve 949 yılında Ticaret Odasında kaydı bulunduğuna dair belgeyi hamil olması, eksiltme gününden tatil günleri hariç (31 gün evvel Vilâyet Makamına müracaat ederek ehliyet vesikası alması ve yukarıda İkinci maddede yazılan evrakı görüp eksiltme şartnamesinde yazılı kayda göre kabul etliğine dair imzalaması şarltır. (17701)
Ankara sular idaresinden
1 — idaremiz işletmeleri arasında devamlı ve muntazam surette sefer yanabilecek kabiliyet ve yüksek evsafta bir adet kamyonet pazarlıkla derhal teslim şartlyle satın alınacaktır.
2 — Pazarlık 20-12-1949 perşembe günü saat 15 de Yenl-şchirdekl idare binasında yanılacağından ellerinde bu kabiliyetle kamyoneti olanların Ihni’ien üç min evveline kadar idareye tahriren teklif vermeleri ilân olunur.
Milletlerin garip adetleri
İktisat ve Tasarruf haftası münasebetlle Yük. Ekonomi ve Ticaret Okulu Konferans salonunda dün bir toplantı yapılmıştır. Toplantıyı açan mektep müdürü Nihad Sayar tasamı -fun Devlet Malljfcsl bakımından ehemmiyetini belirtmiş dev let gelirlerini yerinde ve zamanında kullanılması mevzuuna ^emas eden hatip, milletlerin refah ve saadetine engel olan tehlikelerden birinin de bütçelerdeki israftan ileri geldiğine İşaret etmiştir.
Malî yı] sonlarında devlet dairelerine verilen tahsisatın. İstical İle sarfedllmeslnin doğru olmıyacağını, devlet dairelerinde. devlet parasının sarfına selâhiyetll kimselerde de tasarruf zihniyetinin yerleşmesine hizmet edilmesi lüzumunu belirtmiştir.
Mektep Müdürünü takiben söz alan Profesör Esad Demire!. Tasarrufun fert ve millet ba -tamından mânâ ve ehemmiyetini belirtmiştir. Bundan sonra tasarruf haftasının son yıllar -da eski heyecanından kaybettiğini İşaret eden Profesör, bu gevşemenin sebebini izah etmiş ve «Tasarruf dâvasının bütün ehemmiyetine rağmen ana dâvamızı teşkil etmediğini, ana da vamızın sadece bir cüz'ü olduğunu gelişen şartların ışığı altonda. sezmeğe, idrâk etmeğe başlıyoruz. Demiştir. Bu husustaki fikrini etraflıca 12ah et -tikten sonra. «Asıl mes'elenln ana dâvamızın doğru olarak vazedilmesi icabeltiğinb ileri sürmüştür.
Profesör Esad Demirel'tn kanaatine göre «Ana dâvamız İstihsal ve Millî gelirimizi arttırma dâvasıdır. Binaenaleyh tasarruf ve yeril mallar baltasını kemali hörmet ve tazim ile tarihe tevdi edip bunun yerine İstihsal ve milli gelirin arttırma yıllarım İkame etmek lâzımdır.»
Müteakiben konuşan Profesör İsmet Alkan, Tasarruf ve yeril mallar haftasının vazifesini İfa etmiş bulunduğunu ve bu htıflanm memleketin bugün içinde yaşadığı şartlara uygun bir mahiyet arzetmeslnln zaruri olduğunu söyllyerek. milli işletmelerimizin kuvvetli vc kud retll varlıklar halinde faaliyette bulunmalarının, yurdun ekonomik bünyesinde özlenen ve beklenen kalkınmayı tahakkuk ettirebileceğini ifade etmiştir.
Hatip, bu İnançla. Yeril Mallar ve Tasarıuf Haftasının artık Ekonomi vc İşletmecilik Haftası olarak İsim değiştirmesini ve bunun çok lüzumlu ve faydalı olacağını belirtmiş vc sözlerine Tasarruf ve Yeril Mallar Haftanız, değil, artık Ekonomi VC İşletmecilik Haftanız Millete vc hepinize mutlu olsun diyerek son vermiştir.
Bundan sonra son sınıf öğren ellerinden Saime Özkan, Emin ve Mazhar Esin, İktisat vc Tasarrufla ilgili birer konuşma yapmışlardır.
(Baştarofı 4 üncü sahifede) diye ederler. Bütün bu hediyeler papazlar tarafından bLr üstü kapalı mahalde toplanılır ve komşu manastırlardan diğer papazlar bu hediyeleri seyretmeğe gelirler.
Gençlik bilhassa Tavadaintha bayramını daha büyük »lâka He tesit eder ve bu şerefe Pwö-denilen bir temsil verilir Pwe’-nin bir çok nevisi olur. Meselâ bir boks maçı veyahut her hangi bir dramatik tiyatro temsili veyahut eski bir masalı canlandırmak şekli gibi, Birmanyalıla-rın Prce’de en hoşlarına giden dramatik bir temsildir. Sahne bir bambüs hasırı İle döşenir ve ortada daima bir ağaç bulunur Artistler, bir musiki heyetlnLn iştirakiyle derinden gelen sesler çıkararak raksetmeğe başlarlar. Bunların, rakıslan ritmik bir dans şeklinde olmayıp, daha ziyade şark rakıslarıdır. Bütün vücut aynatılır, yılanvari kıvranırlar.
Bu merasime Iş'lrak edenler âdeta bir imtihan geçirirler, çünkü bu Pwö merasimi bir gece veyahut bir kaç gün devanı eder ve bu merasim ktmes tarafından terkedilemez, merasime güneş battıktan sonra başlanır.
Dans dersleri
I Genç kızlar ve hattâ çocuklar tarafından Yein veyuhut Ane-yein denilen ve bu merasimden haftalarca evöel hazırlanan balet dansları pek makbuldür. Bu dans derslerimi bit balet hocası verir ve derslşr çok sıkı ve esaslıdır. Balet hocası halet heyetine yapılacak dansın nağmesini söyler ve bunu işiten talebeler, müzik heyetinin iştirakiyle nağmeyi söyleyerek dans etmeğe başlarlar. Kızlar, hu esnada en güzel elbiselerini giyerler ve al-
İçlerinin en kıymetli mücevherlerini taşırlar. Ayakta ve oturarak dans edilir. Vücut kabil olduğu kadar kıvrak bir şekilde hareket eder.
Modem danslarda olduğu gibi ayak kaldırmak ve buna mümasil hareketler bu rakislarda yoktur. Bu dansın cazibesi u-mumlyetle dans eden kızların taşıdığı kıymteli işlemeli kisvelerle. mücevherat vc rangârenk şallardır. Dans edenlerin yeknesaklığı ve hepsinin bir tempo üzerinden harekelterl de caziptir.
Buna mukabil dağ halkının, bir kıza talip olma, ölüm ve ruh dansları gibi vahşi dansları da bahsedilmeğe değer. Bu rakısl&ra dalma esas dini olaylardır. Bu danslar havada dolaşan ve görünmeyen ruhlarla barışmak arzusundan İleri gelmektedir. Wa’lartn kafa avcılığına çıktıkları zaman, yaptıkları rakıslar da dini mahiyettedir. Çünkü kafa avcılığı bir ziraî zarurettir. Çünkü her köye her sene yeniden bir kafa kurban olmazsa, yağmur yağmaz ve ekin kötü olur denilir.
Birmanyahlarda bir çok dini merasimler İçin alaylar tertip olunur. Köyün kız ve erkek çocukları en güzel elbiselerini giyerek bu alaylara iştirak ederler. Meselâ Blrmannylı kadın ve kızların çiçek' alayı da meşhurdur. Bu alayda bulunanlar ellerinde buhurdanlık İçinde mukaddes incir ağacımı* yaprak ve dallarını taşırlar ve her hangi bir münasebetle bunları mabedleTe getirir ve buraların.’, süslerler. Bu mabedlerde ve manastırlarda İkamet eden papazlar güneş doğmağa başladığı zaman, günlük dilenme yürüyüşüne çıkarlar. Bunlar teker teker en önde baş rahip ve arkada sıra İle en yaşlısından en gencine kadar baş rahibi takip ederler.
Türkiye Demir ve Çelik Fabrikaları Müessesinden
«Karabük»
Miiesscsemiz sağlık koruma servisine bir cilt hastalıkları uzmanı alınacaktır.
İsteklilerin aşağıda yazdı belgelerini bağlıyacakları dilekçeleriyle en geç 5. 1. 950 gününe kadar müessesimize başvurmaları ilân olunur. (17748)
1 — Nüfus cüzdanı,
2 — Terhis tezkeresi.
3 — «Varsan hizmet belgesi.
4 — İhtisas belgesi.
Bll.MAC
4
] 2 8 4 0 S 1 8
ı ı ı ı ı—r
1 1 1 ■ l
1 1 1 1 1 ı 1 1 L ■
II ■| ■ İlil ■ i 1
1 1 ■ ■ I
l ■ İlil
1 1 ı ı ı r
INI»
Soldan Safa: 1 — Her tarafı kapalı Uüçük bir duba, 1 — Boj (eren. Lâhza. S — icra rclni. 4 — Sefknl ve hassasiyet S — Sonuna «R» Kcllrac mllla-va.it eder, 8 — SOMfcnln başı, Tersi kederdir, T — Zeybek ngası, Bir edat 8 — Bir harfin okunuşu. Akıllıca. 9 — Plr.n kulesi 10 — AkcltcrliT
yukarıdan Aşafirya: 1 — Meşhur sair. 3 — Av Icvnztmatından. 3 — AlAmctl farika, Nota 4 — Tersi bobindir. Denir mesafe SlçhrO 5 — Nes'c, Bir el no boya, 0 — Bir erkek ad». Flört 1 — Tel dolabın bölmesi. Sesi uşaktan hoy Belir, # — Birdenbire yakla^n.
Göçen BuLmacaıun Halil:
Soldan Sağa- I — Selimiye, 3 — Eslralnn. 3 — Venleaml. 4 — Re. Dİ-nnr. 5 — ÜakOdar, 8 — Serme t, 7 — Al. is, ■ — Fütuhat. S — Etekaçan. 10 — Royıça.
Yukarıdan ntmSıya : 1 — Seyrüsefer, 2 — Ese esc,, öt, 3 — Un, Krater 8 — iridUmluko. S — Madde. Hay, 6 — llAıınt. Açı, 7 — Yamar. İlaç S — Enir, is, Na.
Nallıhan - Çayırhan Bucağı Yetiştirme Yurdu Satınalma Komisyonu Başkanlığından
Miktarı
Kilo
850
100
72
350
200
200
50 1600 300 300
50
50
150
200
Fiat!
Lira Kuruş “ 50
2 20
3 20
1 40
2 20
1 60 0 40
1 40
2 10
1 80
16 00
2 00
Tutan Lira Kuruş
Cinsi
Sade yağ Beyaz peynir Zeytin yağı Zeytin tanesi Beyaz sabun Yeşil sabun Çamaşır sodası Tiftik eti Kesme şeker Toz şeker Çay İç fındık Kuru kayısı Kuru erik
Kuru üzüm (Çekirdeksiz) 200 Kuru İncir Ceviz içi Pekmez Tahin Tahinhelvası Makarna Şehriye Nişasta Aşurelik buğday Pirinç Bulgur Kuru fasulye Mercimek Nohut İnce tuz Salça Sirke Ekmek Buğday unu Patates Kuru soğan Kuru sarımsak Lahana Pırasa Ispanak Havuç Balkabağı Elma Portakal (adet) Meşe odunu Çıra Gaz yağı teneke
1 — Nallıhan
II
Milli Eğitim basımevi müdürlüğünden
Basımevlmlzin Entertlp ve Linotip dizgi makineleri İçin açık eksiltme yolu He bir ton metal satın alınacaktır. Metalin bir kilosunun muhammen bedeli «200a kuruş % 7,5 muvakkat pey akçesi 150 liradır.
Eksiltme 26-12-1949 Pazartesi günü saat 15 de Basımevi-mizin Ayasofyadaki Merke2 binasında İcra edilecektir. İsteklilerin belirtilen gün ve saatte komisyona başvurmaları.
Şartname bedelsiz olarak müdürlükten İstenilir. (17405)
Saf naftalin fiatleri Türkiye demr ve çelik fabrikaları müessesesi müdürlüğünden
İstihsalimiz. saf naftaline 1 Aralık 1949 tarihinden itibaren tatbik olunan yeni fallarımız sayın müşterilerimize ilân olunur.
1 — 30 ton için 500 Lira
31 — 50 „ 475 „
51 —100 „ „ 460
(17594)

İstanbul Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dekanlığından
1049 - 1850 ders yılı doktora kurları ve seminerleri çalışmalarına 19.XII.1949 pazartesi gününden itibaren başlanacakta.
Yabancı dil imllhanına İştirak etmiş ve muvaffak olmuş adayların, esas kayıtlarını yukarıda yazılı tarihe kadar yaptırmaları ve çalışmalara katılmaları bUdlrlllr. (17704)
Balıkesir valiliğinden
1 — Manyas İlçesi merkezinde İnşa olunan ilkokul binasının 29555 hra 15 kuruşluk üçüncü kısım inşaatı Ue Sındırgı ilçesi merkezinde İnşa olunan İlkokul binasının 29716 hra 18 kuruşluk üçüncü kısım İnşaatları 1950 yılına geçici olarak, açık eksiltme İle ihaleye çıkarılmıştır.
2 — Manyas okulunun teminat akçesi 2217 liradır.
3 — Sındırgı okulunun teminat akçesi 2229 Uradır.
4 — Sındırgı okulunun İhalesi 5-1-950 de il dahni komisyonunda yapılacaktır.
5 — Manyas okulunun ihailesl 5-1-950 , .
saat 15,30 da 11 daimi komisyonunda yapılacaktır.
İsteklilerin teminat makbuzu. (İhale günüpden
15
Perşembe
Perşembe
saat
günü)
_ „---,----en az üç
gün evvel Valiliğe müracaatla) alacakları vesika ve diğer lüzumlu belgelerle belli edilen zamanda İJ daimî komisyonuna1 müracaatları, keşif evrakının daimi komisyonla Milli Eğitim' Müdürlüğünde hur zaman
100
100
200
100
150
450
50
50
50
600
250
500
200
500
500 «0
20 10000
450 1000 1200
10
400
250
400
150
200
500
1000 25000
200 20
İlçesi Çayırhan
Bucağında
açıîan yetiştirme yurdunun yukarıda adları yazılı yiyecek ve yakacak ihtiyaçları eksiltme şartnamelerine göre her biri ayn ayrı olmak üzere açık eksiltme suretile eksiltmeye konulmuş ve her cinsin tutarı karşılarına yazılmıştır.
2 — Her birinin ayrı ayrı olmak üzere İhaleleri 30 XJI/1949 günü saat 14 te Nallıhan Kaymakamlığı odasında toplanacak komisyon huzurunda yapılacaktır.
3 — Hey’et Umumiye üzerinden, yapılacak teklifler kabul edilmlyccektlr. Her bir cins için ayrı ayrı fiat tekli! edilecektir.
4 — Her madde için teklif edilen flat muhammen bedelden yüksek olmıyacaktır.
5 — Eksiltmeye gireceklerin 1948 yılı Ticaret edası, 2490 sayılı kanun hükümlerine göre ellerinde bulunan belgelerle komisyona başvurmaları.
6 —Geçici teminatların eksiltme saatinden 5r.ee Nallıhan Malmüdürlüğüne yatırılması lâzımdır.
7 — Geçici teminat her cins tatarının 41 7.5 dur
8 — Eksiltme şartnamelerini görmek istlyen1» rtn Nallıhan
Milli Eğitim Memurluğuna Ancara Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurmaları. (17623)
KARAMÜRSEL
Fabrikamızın tanınmış BATTANİYELERİ YÜNLÜ KUMAŞLARI ve
HAZIR ELBİSE, PALTO PARDESÜ ve MANTO
üzerine yeni, bol ve zengin çeşitlerimiz piyasanın en ucuz flatlarlyle satışlarına başlamşıtır.
KARAMÜRSEL MENSUCAT FABRİKASI SATIŞ MAĞAZASI Sultanhamam, İkinci Vakıf Han altında.
Yarınki Pazar günü 5a a t 10 da
VtŞILKÖYDE
İstasyon civan, irfauiyc Cad. No- 9 Köşkün sahibesi Bayan 1. İNCICİANa «İL
200 Kalem Biblo, Kristal, Vazo. Heykel. Halı, giize) eşyft ve saire açık arttırma Ue satılıktır.
Hakikî Fransız mamulatı lul Sez stilinde masif meşeden ve gül ağacından mamul gayet zarif bir Paris büfesi: Şehrimizin en tanınmış Mobilya Fabrikalarından birinin ma-mulâtından 9 parçadan mürekkep güzel bir yemek oda takımı, defa hakiki Fransız mamul&tı Masif Slre cevizden mamul 2 dolaplı 7 parçalı müstesna güzellikte bir yatak oda takımı; Hayli Arabesk ve Muşarabi salon eşyaları ve sedefli tabureler, Paris mamulatı bir çift masif kolonlar. Hakiki Albâtre emsalsiz bir Elektrik sepet avize. Eski Saçlıma ayaklı Japon vazolar ve Amfor şeklinde diğer Japon vazolar. İtalyanın en meşhur heykeltraşlardan Prof. G. Bes-sl'nln imzasını havi emsalsiz bir mermer heykel (Mlğon) ve diğer hayli mermer, blscult, terreculte, bronz (Imltatlon) heykeller.
Bugün Avrupa salonlarında Fureur yapan kukla - Bebeklerden emsalsiz bir koleksiyon (Krallça ve Valeleri. Markiz, zenci v. s. v. s.) 2 adet Barometre, 2 Adet Bal Rengi ve 2 adet gümüş kaplama Rus Samaverleri. Verl-Lable Dolhaın Wırihs Os tende İmzalı 1 Jardlnler ve 2 Vazo. Masif Gümüş ve Chrlstoffte parçalar. Alman mamulatı büyük bir saat ve diğer saatler hayli Kristal Su, Şampanya. Komposto ve rakı takımları, Sürahiler, Jardinierler v.s.
Gümüşlü Kristal ve Fildişi tualet takımları, 72 parçalı güzel bir tabak takımı, Goers Berlin NlaokaU bir Dürbin, Sofra Örtüleri, Portmanto ve sair her nevi ev eşyası.
Anadolu ve Acem halıları ve seccadeleri. En son tabı Rclure Edıteur 6 Cilde Komple Larousse Du XXe Sıeele
3 katlı alt kısmı kârglr yepyeni ve büyük bahçeli köşk dahi satılıktır. Fa2İa tafsilât için A. Yeker Stil Eşya evine müracaat Telefon: 49595

Sahlfe 8
AKŞAM
17 Aralık 1P40
r~IJM——JI LJIM lllf—W———■ Türkiye Oaranti (Bankası H 0.
Yılbaşı ikramiyeleri net vergisiz olarak
10 Adet 1000 liralık
10 » 500 .
20 » 250 »
40 » 100 .
ve daha muhtelif para ikramiyeleri Tasarruf hesabınıza vatıraca&ınız her
1OO LİRA
için ayrı bir numara alarak keşideye girersiniz.
BANKA ŞUBE ve AJANSLARI
İstanbul Galata Çemberlltaş Kiiçiikpazar Kadıköy Beykoz
Tel: 44665-8 Tel: 25283 Tel; 25328 Tel; 60921 Tel: 30,29
Sürprizlerle dolu '050 Senesi ikramiye plânını bekleyiniz.
KOMPRİMELERİ
- EKZAMATOL -I Süliamidli Kompoze, Yara ve Cilt Merhemi I Her türlü yara, çıban, ekzen.a, sivilce, deri çatlakları, 1 ergenlik ve ustura yaralarına faydalıdır. Her eczanede | bulunur. ŞANO LABORATUARI. Tel: 82003,
İstanbul Defterdarlığından:
Marangozlar. Ayakkabıcılar, hazır elbiseciler, saraçlar, madeni aanatkârlar, çiçekçiler,, ambalâj sandığı imalcileri, köylü ve isçi elbiseleri İmalcileri, inşaatçılar, hamamcılar, sucular, kasablar, sirkeciler ve gazozcuların dikkat nazarına:
Bağlı olduğunuz derneklerle kararlaştırıldığı veçhile 22-12-949 Perşembe günü saat 15 de Eminönü Halkevinde Gelir Vergisi hakkında İzahat verilecektir. (17771)
Müstamel çuval satışı
Tahtakaie depomuzda mevcut, evsafı Ofis kapısındaki levhada yazılı müstamel cem'atı 1730 çuval ile 23 Kg. kullanılmış çember pazarlıkla satılacaktır.
isteklilerin 22. 12. 949 Perşembe günü saat 15 de Yeni Val-de Hanında 5 inci katta İç Ticaret Müdürlüğünde hazır bulunmaları İlân olunur. (177381
Telefon No. 24236 TİCARET OFİSİ
Telgraf adresi: TARFO Yeni Valdehan Kat 6.
"■ EN SON ÇIKAN
SAHİBİNİN
SESİ
Dans Plakları
JO 108 L® V,e en rQSe 81ow
Soirte dansante Rumba „ Un solr de Camaval Samba
La ultlma noche Bolero
B 9604 South
L'ın Drowning
AJt (tM Hora Stacato
BU — Bllp
JO 5» Rue Santa Paulii Tango
Bolla Maria
B MSI Oumiu" Sabre Dance Boogle AX 414* La be£le de c®diz ' Cynthla's tn love
B» İM D"'am Beautiful m üsle
BUümıua sahibinin SCSI aoenUlaruMta arayı
DAĞDA DEH1SDE HER YERDE
RADYO LİN
Aç Kalmaz İşinden Olmazsın
Tavuk ve et suyu ile mamûl bir aded
çapamarka
Hububat komprimesile 24 saatlik kalorinizi temin edersiniz.
Büyük Bakkaliye mağazalarında vardır.
I tÂHİBİKİb »jtŞjJ
’ VEHMİ ÇIKAN
Yılbaşı Plâkları
Oofeadl Münir Nurâddlln
F" r” “1 “I “I Hayat Gençlik Boyunca
■ III Bekliyorum Günlerdir.
ZEHRA BİLİR
A XX /•X A “7 Ay Sallanup Giden Yar -(x *■+ / O yayla çiçeglmsin
PERİHAN ALTINDAĞ SÜZERİ
Dağ başında Tüter Dunun
&(-u> ff Bugün de açtı gülüm
Tamirat dolayisile yüzde 25 tenzilât
Propaganda değil hakikat
Kadın .erkek ve çocpkJar için en son model şık ve sağlam ayakkabılar, zarif çantalar
Beyoğlu Büyük İMREN Mağazası Parmakkapı 111/1
HAYDARPASALU.AR1N SENELİK
Sahalı - öğle - akşam
Her yemekten sonra Günde 3 defa dişlerinizi RAıHULIN üış macunu ile fırçalayınız.
REKLAM TAKVİMİ ALACAKLARA, CEMİYET VE KULUBlERE
Yeni yıl İçLn saatli, hlkâyeli, şer’i vakitli, büyük bloklar, çok güzel orta bloklar hazırdır, istenilen miktar derhal verilir. Kartonlar bir haftada üç renkli basılır. Rekabet olu-namıyaeak kadar her yerden ucuzdur. Adres: Ankara caddesi 115 Reşld etendi han (OĞAN). Taşraya tediyell yollarız.

İstanbul Sıhhi Kurumlar Arttırma ve
Eksiltme Komisyonundan:
Bakırköy Akliye hastahanesinin ihtiyacı bulunan 6 kalem muhtelif döküm işi açık eksiltmeye konulmuştur.
1 — Eksiltme 21 Aralık 949 çarşamba günü saat 15,15 de Cağaloğlundakl Sağlık ve S. Y. Md.Iüğii binasında toplanan Sıhhî Kurumlar Satmalına Komisyonunca yapılacaktır.
2 — Muhammet» bedeli: Topyekûtı 3993 lira 60 kuruş olup ilk teminatı 300 liradır.
3 — İstekliler bu işe ait şartnameyi çalışma günlerinde komisyonda görebilirler.
4 — İsteklilerin cari seneye ait ticaret odası vesikası ile 2490 sayılı kanunda yazılı belgeler ve bu işe yeter Uk teminat makbuz veya banka mektubu olduğu halde belli gün ve saatte komisyona müracaatları
Vitonal
ÜÇ?? YARA YANIK MERHEMİ
■■i Parise gideceklere çok güzel bir baber : SHİH En nefis alaturka ve alaıranga yemek meraklılarına CHAMPS-ELYSEES civarında LORD BYRON sokağındaki
LORD LOKANTASINI
tavsiye ederiz.
I
i
İstanbul sular idaresinden
tdare ihtiyacı İçin 6,5 ton 15 m m ilk kurşun boru satın alınacaktır.
Şartnamesi satın alma servisinden alınabilir. İsteklilerin teklif bedellerinin % 7,5 ğü nlsbetinde teminat mektupları ile birlikte şartnamesi dairesinde hazırlayacakları kapalı teklif mektuplarını 26-12-SM9 Pazartesi günti saat 12 ye kadar idare muamelât dairesine vermeleri. (17725)
[İSTANBUL BELEDİYESİ İLÂNLARI
Tahmin bedeli İlk teminatı
Lira Kuruş Lira Kuruş
28631 50 2)4? 36 İstanbul Belediyesi Karaağaç Kurumlan işçileri için yaptırılacak 804 parçadan ibaret 9 kalem iş elbisesi.
24400 00 1830 00 İstanbul Belediyesi Haseki Has-tahanesi İçin satın alma -cak çamaşır makinesi ve teferruatı.
17841 78 1338 13 Karaağaç mezbaha binasında amele soyunma yeri ve heiâ İnşası ile hattı havai su ve elektrik tesisatı yaptırılması.
Tahmin bedellerlle Uk teminatları yukarıda yazılı işler ay-
KONGRELERİ
Haydarpaşa Lisesinden Yetişenler Cemiyeti senelik 4dl kongrelerini ZS. Aralık. 1949 p«ur fünü saat 10 da Kadıköy Halkevi salonunda yapacaklarından. bütün .Iraların teşrifleri rica olunmaktadır.
TOPLANTIYA ÇAĞIRI — İSİÎ senesinde Harbiye okulundan çıkan ve lstanbulda bulunan bütün emekli aıkada{ların 49 uncu jıldbnümlerlnl kutlamık Üzere 9 ocak 950 pazartesi günü saat 14 de Harbıycde Ordu E-vlnde bulunmaları rica olunur.
Eyilp Halkevi başkanlığından — Evimiz tarih, mllze ve sergiler komitesi (Türk Çocuk Kitapları «ergisi adiyle 15 Aralık IMS tarihinde baj* lıımnk ve bir hafta devam etmek ü-«rc bir Sergi açmıştır. Sergi her giln «ant 10 dnn 12 ye ve 14 ten 20 ye kadar açıktır
BBI DOKTOR MMHMM
EMİR NECİP ATAKAM | Kadın - Doğum Hastalıktan I ve ameliyatları mütehassıs: B Beyoğlu. İstiklâl Cad. 403 J kat 2, Şark Pazarı karşısı. I
Muayene: 15.30 - 19.
TeL: 43864 «MMİ
n ayrı kapalı zarf usulü ile eksiltmeye konulmuştur.
tş elbisesi şartnamesi 72 kuruş mukabilinde Haliç Sütlücesinde Karaağaç Kurumlan Müdürlüğünden satın alınacak, diğer işe ait şartname de İstanbul Dlvanyolunda Belediye Merkez binasındaki Zabıt ve Muamelât Müdürlüğünden alınacak veya görülecektir.
İhale 2/Ocak/950 Pazartesi günü saat 15 de İstanbul Divan-yolunda Belediye merkez binasında müteşekkil Daimi Komisyonda yapılacaktır.
İsteklilerin ilk teminat makbuz veya mektubunu. 949 yılı i Tlcaret Odası vesikasını .ayrıca yalnız iş elbisesi için imzalı şartnameyi ve yalnız çamaşır makinesi için de İstanbul Be-ledlyesi Maklna Şubesi Müdürlüğünden mezbaha tesisatı için de İstanbul Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünden eksiltemeden üç gün evveline kadar alınacak fenni ehliyet kâğıdını havi olarak hazırlayacakları kapalı zarflarını ihale günü .saat 14 I de kadar Daimi Komisyona vermeleri lâzımdır. (17006»