r
1
İNGİLİZCEYİ
ÇABUK VE KOLAY ÖĞRETİRİM
Aylardanberl beklenen bu Öğretici metodun
3 tlncll tabı bugün çıktı. 336 salılfa. Yalnız: 250 kuru; nettir. Belli başlı kitapçılarda bulunur. (Muallim Fuad Oücüyener) IsmLne dikkat edlnltj
AKŞAM
Türzish engiish
TİCARET YILLIÛI 28/9/845 cuma yeril yabancı binlerce firma İle çıkıyor. F: 20, Taşra için 21,50 Hra. Posta kutusu 2192, İş Bankası cari hesab Beyoğlu 417, Tel: 41755
Sene 28 — No, 9677 — Fiatl her yerde 10 kuruştur.
ÇARŞAMBA 20 Eylül 1945
Sahibi: Necmeddin Sadak — Neşriyat müdürü: Hikmet Feridun Es — AKŞAM Matbaası
Harbi onlar çıkardılar sulh de onlanndır
Şimdiye kadar gelen en doğru haberlere göre Londra konferan. sının iki buçuk haftalık toplan, ma ve konuşmalarda elde ettiği başarılar şöylece hülâsa edilebl. Ur:
Beş devletin Dış işleri Bakan, lan ilk iş olarak Balkan sulhunu ele almışlar, fakat Bulgaristan, Romanya ve Macaıistanda ku. rulan hükümetlerin demokratik ve temsil edici olup olmadığında anlaşamadıkları, yani Demokra. siye her biri başka mâna verdiği İçin bu meseleyi hemen bir yana bırakarak daha kolay görünen İtalya sulhune el uzatmışlardır,
İtalyadaki hükümetin demokratçılık ve tam temsilcilik sıfatı üzerinde her nasılsa birleşen Dış Bakanları. İtalyanın Yugoslavya İle sınırları ve bilhassa Trieste limanı meselesile, İtalyanın eski sömürgelerinin idaresinde anla. Ramamışlar, bu işi de elbriliğlle askıda bırakarak nehir ve deniz yollarının milletler arası korrtro. İu bahsine geçmişlerdir.
Fakat, daha bu meselenin ilk harfine gelmeden, bütün Tuna boyunun şimdiden tek devletin sıkı kontrolü altında bulundu, ğunu ve bu devletin de oralar, dan çekilmek istemediğini göre, rek «mületle’’ #*rasi kontrol- ke. İlmesini telâffvn dahi imkân bulamadan bu çetrefil dâvayı da bir kenara bırakmşılar, üzerinde tam ve çabuk anlaşma elde edileceğine inandıkları en kolay işe sarılmışlardır. Bu da. eskiden beri bütiin yiyeceğini Macaris. tanla Romanvadan alan, fakat bugün ac kalan, hürriyet ve is. tfklâie kavuşmak sevinci içinde açlığını unutur görünen Avus. turnaya yardım meselesidir.
Ancak. Avusturyanın başına da Moskova yapısı bir hükümet gecirild:ğ’.nin farkına varan Müttefikler. tanımak istemedikleri bir hükümete vardım edemiye. çeklerini bildirince. Viyana halkının açlığa alışık olduğu da gözönünde tutularak bu mesele de yanda kalmış, daha hayatî bir işe geçilmiştir.
Avrupada. her nedense Rusya, ya dönmek istemeyen bir cok Sovyet esirleri varmış. Bunları vatanlarına göndermek. Bu ehemmiyetli ve son dâvayı halle, den Beşler, dünyayı acele sulha kavuşturmak uğruna uzun za. mandtr boş b’raktıkları vazifeleri basma dönmek için yarın, yahut öbür gün Londradan ayrılacaklar. geriye kalan ehem, miyetsiz meselelerin hallini, ikin, cl sınıf memurların himmetine bırakacaklardır.
Beş Dış Bakanı, birbirlerini Uğurlayıp derin sevgi ve karşılıklı anlayışla el sıkışırlarken, milletlerin hürriyeti ve sürekli dünya güveni adına artıkları altı yıllık savaş sonunda harabe, ye dönmüş Avrupada. sulhu bek. leven milletlere — Moskova, Tahran. Kırım. Berlin. Londra •— nihayet geniş bir nefes aldırmış olmak gururundan göğüslerinin kabardığım duyacaklardır.
Bunda haklıdırlar. Çünkü harbi onlar çıkardılar, sulh de onlanndır. Ne zaman İsterlerse o zaman yaparlar. Dünya bekle, ye dursun... Yeni yeni konferanslar için daha çok vakit var!
Nccmeddin Sadak
Amerika Macaristan’la siyasi münasebet kuruyor
Budapeşte kontrol heyetindeki Amerikan delegesi Macar Dış Bakanına bir muhtıra verdi
■'1 'i t
Budapeşte'den
Londra 25 (R.) — Sevyetler Birliği Macaristan'la tam siyasi münasebet tesis etmeğe karar vermiştir.
Diğer taraftan, Budapeşte radyosunun bildirdiğine göte, Budapeşte' deki Müttefikkrarası kontrol heyetindeki Amerikan delegesi Macar Di? Bakanına bir muhtıra vermiş, Amerika'nın muvakkat Macar bUiûme-tlle siyasi münasebet kurmağa hazır olduğunu bildirmiştir. Yalnız bunun İçin tam amile hür seçimler® lntlza-reıppütiln siyasi partilerin faaliyetine imkân verilmesi lâzımdır.
Bu muhtıra üzerine Macar kabinesi derhal toplanmış, Amerika'ya minnettarlığını bildirmeğe ve demokrat partilerin çalışması için elinden geleni yapmağa hazır olduğunu İlâve eylemeğe karar vermiştir.
Sovyet - Macar malî anlaşması
Londra 26 (A. A.) — ffrnancial
News, Macaristan ve Sovyetler Birliği arasında yapılan yeni ticaret anlaşması hakkında tafsilât vermektedir. Bu anlaşma gereğince, İktisadi
D IKK tTLEB:
Çareler deryasını tükettik mi?
Memleketin ithalâta ihtiyacı var, Dövizsizdik yüzünden Tiir_ Iciyeye mal giremiyor. Peki şimdi ne olacak? Bilmeksizin biribirimi. cin yüzüne bakıyoruz.
Nasreddin hoca. kaptanlık edermiş. Gemisini çarptırmış. «Bu nasıl kaptanlıktır? - demiş, ler. «Deniz bitti!» diye cevap vermiş.
Bu nasıl iktisatçılıktır? Çare-fer deryasını mı tükettik?
Konferans yarın veya öbürgün son toplantısını yapacak
Fransa ve Çin’in müzakerelere iştirak edip edemiyecekleri hakkında karar verilmedikçe Balkan işleri görüşülmiyecek
ihtilâftı meselelerin diplomatik görüşme yollarile gelecek toplantıya kadar halledilmesine çalışılacak
bir görünüş
IşbirllğLn® lüzumlu parayı temin edebilmek İÇİn Romanya'da ve Sovyet Rusya’da tesis edilmiş olan Pran-bankın dayandığı aynı esaslar üzerinde bir müşterek Macar - Rus bankası kurulacaktır. Bu suretle Rusya bütün batı komşularlyle ticaret anlaşmaları yapmış olacaktır.
Anlaşma Rusya’nın Macaristan'daki bütün sanayi, ticaret, tarım ve taşıt koilarlyle Macar tabii kaynaklarına takriben yüzde elli nispetinde İştirak etmesini derpiş etmektedir. Macaristan kendine fazla gelen mallarını satabilmek İçin dışarıda daima bir pazar anman zorundadır. Eskiden Rusya'nın yeri Almanya tarafından işgal edilmişti v® Macaristan-la Almanya arasındaki sıla İktisat ve siyaset bağları bundan İleri gelmekteydi. Fakat Macar endüstrisinin yabancılara alt olan kısmının akıbeti ne olacaktır? Amerikalıların Macar petrol sahalamd» büyük menfaatleri vardır. Bununla beraber Rus-yanın bu petrol sahalarının İşletilmesine Amerikalıların da İştirak etmesine müsaade edeceği şüphelidir.
FİLİSTİN’İN YAHUDİLERLE URUPLAR ARASINDA TAKSİMİ
Times gazetesi bunu biricik hal çaresi telâkki ediyor
Londra 26 (AA.» — Flllstlnin Yahudilerle Arapiar arasında taksim edilmesi Filistin meselesine yegâne hal çaresi olarak telâkki ediliyor. Filistin'den çok yakın bir zamanda dönmüş bulunan Times gazetesi özel muhabirinin vardığı netice budur. Bu büyük muhafazakâr gazete şunları yazıyor:
Sekiz sene evvel Kırallık komisyonu tarafından 1leri sürülmüş olan bu çare, sadece ideal bir çare değil mümkün olabilecek tek çaredir. Arap birliğinin kurulması gibi yeni olaylar ve hatırı sayılır gizli bir Yahudi harb kudretinin doğmuş bulunması bu hal çaresinin geciktirilmesiyle bir şey ka-zanılmıyacağını açıkça göstermektedir. Bu hususlar hükümetin Orta Şark'ta halledeceği acele meseleler arasında bulunmalıdır
Ingilterenin politika»»
Londra 25 (A.A.) — Daily Express'ln siyasî muharriri yazıyor: Başbakan, parlâmentonun 9 ekim toplantısında Fillsllnln İstikbali ve Yahudllerln du melmekete muhacereti hakkında beyanatta bulunmak niyetindedir. Hükümet siyasetinin. Fillstlne 5 yılda 75.000 Yahudinln girmesin! derpiş eden 1939 tarihli Beyaz kitap muhtevasından İnhiraf etmesi pek muhtemel değildir.
Diğer taraftan Britanova?pın siyasi muharriri Filistin mescidinin Birleşmiş milletler konseyine havale edildiğine dair olan haberleri tekzi-bediyor.
Kahire 25 (AA.) — El Mukattam gazetesine göre, Arap memleketleri Birleşmiş milletler anayasasını ancak Filistin ve Mevarayı Erdün üzerinde İngiliz mandasını tanıyan hükümlerin kaldırılması şartiyle tasdik edeceklerdir.
Trieste
Londra Yugoslav elçiliği bir tebliğ neşretti
Londra 26 (R.) — Dün gece Londra'daki Yugoslav elçiliği bir resmi tebliğ neşretmiş ve Yugoslnvyanın, son günlerde Trleste’nin milletlerarası bir idareye teslim edileceği batkındaki haberlere dair görüşünü İzah etmiştir. Bu İzaha göre, Yugoslavya Trieste limanının bütün devletlere mehsus bir üs haline getirilmesine memnuniyetle rıza göstermekte ol-, masına mukabil, Trieste şehrinin milletlerarası bir hale getirilmesine asla muvafakat etmlyeceğinl açıkça bildirmiştir.
Ingiliz Büyük Elçisi geldi
Ankara 25 — İngiltere buyun elçisi Slr Maurlce PatLerson bugün saat 13,50 de Kahireden buraya geldi. Büyük elçi birkaç haftadanberl Lon-dûrada bulunmakta ve Orta Şark meselelerini görüşen İngiltere elçilerinin yaptıkları toplantılara Iştlrâk etmekteydi.
Büyük elçi öğleden sonra Dış İşleri Bakanı Haşan Saka İle görüşmüş ve 15.30 da kalkan uçakla İstanbula hareket etmiştir.
[tnglllz büyük elçisi dün akşam saat 18 de uçakla İstanbula gelmiştir.]
Londra 26 (R.) — Dış Bakanları konferansı bugün yeniden toplanacaktır. Konferans yarın veya öbür gün son toplantısını yapacaktır. Balkan İşleri, Fransa ve Çin’in görüşmelere İştirak edip edemiyecekleri hakkında bir karar verilmedikçe müzakere edllmiyccektlr. Konferansın son günler zarfında muvakkaten geri bırakılan mühim İşleri ele alacağı, bu meselelerin daha ahenkli şekilde görüşülmesi için tedbir alınmakta olduğu söyLeniyor.
Diğer taranan bu meselelerin mu-tahassıslara havale edileceği ve diplomatik görüşmelerin gelecek toplantıya kadar bir anlaşma zemini bulmağa çalışılacağı haber verilmektedir.
Molotof Moskova’ya gidecek mi?
Londra 26 (R.) — Sovyet Dış Bakanı M. Molotof’un hükümetli? temas etmek üzer® Moskova’ya gideceği hakkında bir haber çıkmıştır. Bu haber şimdiye kadar tahakkuk etmemiştir.
Londra 26 (R.i — Sovyet D;ş Bakanı Molotof dün gece verilen bir ziyafeti* demiştir ki: «Rusya'nın başlıca gayes’. zaferi »ağfamak, dünya için devamlı bir sulh temin etmektir. Bu da demokratik kuvvetleri desteklemekle olur. Kandırıcı sözler va vaidler kâfi değildir. İngiliz -Sovyet dostluğu yalnız İki memleket için değil, bütün dünya İçin lüzumludur.»
Ingiliz Dış İşleri Bakanı ziyafete gelmiş ve Molotof'la uzun müddet görüşmüştür.
Londra 26 (R.i — Beşler konferansında halli güç görünen İki mesele vardır. Biri Balkan İşlerinin görüşmesine yalnız Ingiltere, Amerika ve Rusya'nın iştiraki hakkındakl Molotof tarafından yapılan teklif, diğeri nehir yollarıdır. Birinci teklife Fransız Dış Bakanı şiddetle itiraz etmiş, çm Dış Bakanı kendisini desteklemiştir. Ingiltere ve Amerika da Fransa'ya hak vermektedir. Fakat Molotof teklifinde ısrar etmektedir.
Molotof, nehir yollan İçin de bu yollar hangi memleketten geçerse o memleketin İdaresine tâbi olmasını İsliyor. İki meselenin nasıl halledileceği merakla bekleniyor.
Milletlerarası idare
Beyrut 26 (R.) — Vaşlngton'dan
bildiriliyor: Washlngton Posta gazetesi tarafından yazılmış olan bir makale biiyük bir alâka uyandırmıştır Bu gazeteye göre, dünya meselelerini halletmek İçin bir milletlerarası siyaset güdülmek lcabetmektedlr. Ancak bu siyaset sayesindedir kİ, pürüzlü meseleler İçin hal çareler! bulunabilir.
Gazete gerek Puslfljc ve gerek Ak-den İzdeki üslerin ve gerek Triest e ve diğer Ihtllfiflı yerlerin doğrudan doğruya bir milletlerarası İdarenin emri altına verilmesini İstemektedir.
Sovyetlerin ısrar ettikleri noktalar
Londra 25 (A.A.I — Daily Iierald gazetesi tarafından verilen bir habere göre Molotof, ttalya’nın silâhlarının tahdit vş kontrol edilmesi, buna mukabil Romanya ve Bulgaristan'ın ordularını serbesça muhafaza eylf meleri hususunda ısrar etmektedir. Gazete bu haberin mânûlılığt Üzerine dikkati çekiyor. Molotof, hudutların yalnız Balkan devletleri tarafından tesblt edilmesi teznl müdafaa ediyor.
12 adaya gelince, bu mesele henüz hiç müzakere edilmemiştir, denilebilir. Çünkü Rus heyeti bu meselenin
r------------------------
Mürekkep yalamışların işsizliği
Yazan: A. Macit Arda
Yarınki Akşam'da
Molotof beklenmedik bir istekte bulundu
Gl. Mac Arthur’a tavsiyelerde bulunmak üzere 1 okyo’ya Müttefikler arası bir komisyon gönderilmesini istedi
Londra 25 (A.A.) — Sovyet murahhas heyeti başkomuta. na tavsiyelerde bulunmak üılre Tokyo'ya bir müttefiklerarası komisyon gönderilmesi hakkmdaki projenin Dışişleri Bakanları konferansının gündemine alınmasını istemiştir, İlk defa ola. raktır ki l'zak Şarkı ilgilendiren bir mlseleye Dışişleri Bakanları konseyince temas edilmektedir.
Molotov'un bu talebi beklenmedik bir istek olmuştur. Kon. ferans münhasıran Avrupa ve zâkdenize ait bulunan günde, mi bu kadar yüklü iken bu teklifin nazart it ibare alınıp alın, mamasını müzakere etmekle iktifa etmiştri.
tetkikinin sonraya bırakılmasını iste mlşt!r. İngiliz heyeti bunun aksi mütalâadadır. Fransız heyeti bu adaların Yunanlı mahiyetini münakaşa edilmez olduğu fikrindedir.
Yakın Şark'taki Ingiliz siyaseti hakkında son günlerde Londra’da neşredilen tebliğe diplomatik mahfillerde büyük önem verilmektedir. Hiç olamzsa bu bölgede tngUIzler fili bir siyaset takibine karar vermiş gibi görünüyorlar.
Yorkshire Post’un makalesi
Londra 25 (AA.) — Yorkshlre Post gazetesi «devlete meydan okuma», başlığı İle bir başmakale neşretmlş-tlr. Makalede konferansın şimdiye kadar yaptıklarını gözden geçirerek ele aldığı bütün meseleleri bir tarafa bırakmak zorunda kaldığını, görüş ayrılıklarını gizlemenin faydasız

olduğunu söylemektedir. Gazete Rus-yanın batı devlettcrlnl Doğu Avrupa-dan uzaklaştırmak çarelerini aradığını, Rusyanın bu durum karşısında Batı Avrupa’da tavizde bulurun kendisi İçin bir zaruret olduğunu hiç düşünmeğe yanaşmadığını, Avrupa'nın batı ve doğu olarak İkiye bölünmek tehlikesi karşısında kaldığını, Doğunun münhasıran Rus nüfuz bölgesi mahiyetini almak üzere olduğunu söylüyor.
Gazete bu fasld daireden çıkmak İçin harbde olduğu gibi tam İşbirliğini sağlamak lâzım geldğlni lâva ediyor.
r------------------------------i
Kuvvet ve kudret
Yazan: A ADNAN _ AD IV AR Bugün beşinci sahlfemlzde
■ -ı
Günler Geçerken
Denizde çift^ürmek
Eransada yeniden yeniye pek zarif baskıda, çok dolgun der. giler çıkmakta olduğundan ara sıra bahsederim. Bunlardan bl_ rinde, (La Net) in ağustos sayısında «enstitü» âzasından Paul Leon'un hâtıraları vardı. Clemenceau’nun sonuncu kabinesinde Güzel sanatlar umum müdürlüğünde bulunan Paul Lcon, o meşhur devlet adamı hakkında bir kısmı aleyhine, bir kısmı İse lehnie yoı-ulabilecek epey vaka anlatıyor ve meselâ Cumhurbaşkanları seçiminde işi alaya vurarak «Ben reyimi en ahmağına veririm» demesinin nihayet zararını gördüğünü, zira kendisi yerina gerçekten değersiz bir şahsiyet olnn Deschanel'in devlet reisli, ğine getirildiğini söylüyor.
Aına o hâtıralar arasında asıl dikkatimi çeken hikâye başkadır: Deschanel kazanınca kabine ve kabine ile beraber koca Clamenceau düşüyor. Bu, tıpkı şimdiki Chııchill’in sukutu gibi dünyayı hayrette bıraknn ve bazılarınca millî nankörlük sayılan bir hâdisedir. Zaten titiz, aksi, halk tâbirince sakar ve nâlet, eski okur yazarlar tâbirince de «serili! infial» olan (kaplan) ?üp. Iıcsiz ki sinirli ve kiiskiin bir halde bulunmaktadır. Tam o sırada Paul Lcon’u üç defa, acele acele aratıyor. Şimdi muharriri din. teyelim: «Başvekil Dörtler konferansının sonuncu içtimaından çıkıyor ve artık inzivasına gidiyordu; kapıda karşılaştım. Bana dedi ki: «Nezaret odalarında kalem şeflerine verilmiş bazı yazıhaneler, masalar gözüme ilişti; bunlar yüksek değerde pek eski, pek kıymetli, müzeye yakışır ince sanat eserleridir; toplattım, su sofaya (aşıttım. Yarın sabah erkenden ve halefim makamına gelmeden hepsini millî eşyalar dairesine kaldır, ziyan olmasın!»» Felâketten kurtarıp zafere kavuşturduğu memleketin nankörlük ederek kentlisini iktidar mevkiinden attığı bir günde gene o memleketin eşyasını düşünmesi beni hayran bıraktı,»
Hâtırat muharriri sözünü şöyle bitiriyor: »Demokrasiye hizmet meğerse denizde çift sürmekmiş! Fakat ben modaya uyarak demokrasiye toz kondurmamak için değil inanla söylüyorum: Demokrasinin piif noktası işte bu nankörlüğünde, yani minnet altına girmemesindedir,
Refik Halid Karay
V
Sahite *
AKŞAM
SÖZÜN GELİŞİ
Dil bayramında kelime kibarlığı
acelelerde bir ilân gördüm. Her halde kibar bîr zat tara.
'-^fmdan pek kibar İnsanlar İçin yazılmış bir şey. Mesele, tertibediiecck bîr balo ile o baloya gidecek çağırdılar arasında cereyan etmekte ve kullanılan dil eski devir nezaketinin son perdesini aşmaktadır Baloya ne kadar kibar İnsanların gideceği bu ilândan açıkça anlaşılıyor, Çiinkii «Baloyu teşrif buyuracak sayın davetliler...» deniyor. Dİişiinün bu insanlar baloya sadece gitmiyorlar da baloyu teşrif ediyorlar — affedersiniz «etmek,. de ne kelime? — Teşrif buyuruyorlar, Yani baloya sınıflar iistii bir şeref veriyorlar. Zaten bîr balo verilmesi kararlaştırıl, maııııştır da «mukarrer» dir, Aşağı kurtarmadığı besbelli!
Kelime kibarlığı bu kadarla da kalmıyor. Bir de balodan döniiş meselesi var Siz benim "dönüş. dediğime bakmayın, tl ân. da bu hoyrat kelime «avdet» şekline sokularak kibarlaştınlmış-tır. Avdet için bir vapur iskelede bekliyecektir Fakat ilâna göre vapur ayrılmamış «tahsis» kılınmıştır, «Etmek» fiili her halde pek fena mânasında alınıyor ki baloyu teşrif buyuracak zevata bir tiirlii yakıştırılmamaktn. Vapur tahsis edilmiyor da tahsis kılı, iliyor. Sanki bu vapur bizim Boğazda işleyen vapurlarımız değil de baloyu hazırlayanlar tarafından baloyu teşrif buyuracak zevat İçin ısmarlanmış müceddet bir sefinedir. Mezkûr tarihte — mezkûr kelimesi de bu ilânda yer alıp üslubu kibarlaştıran kelimelerdendir — sabaha karşı davetliler bu vapuru da teşrif buyura. taklardır
Paraya kıyıp bir bilet alan herkes bu baloya gidebileceğine göre ilândaki şahane üslûp olsa olsa güldürücüdür. Fakat hu baloya gidecekler kendllerile alay edildiği sanısına düşebilirler. Kibarlık başka şeydir derler ama halkın dili çoktan beri kibarlı, ğın da dili değil midir?
Şevket Rado
Ingiltere -Amerika
Bir filim yüzünden lngilterede infial
Londra 26 (A_A.) — «Birmanya» İsimli Amerikan filmi, Birmanya muharebesinin hemen hemen sadece Amerikan kıtaları tarafından yapılım;} zehabım vermesi dolayıslle İngiliz halknın büyük infiali gösterilerine «bep olmuş ve bu yüzden filim gösterilmekte olduğu Londra sinemasından geri alınmıştır.
Londra'da belirtildiğine göre, Birmanya’da en büyük rolü 14 üncü İngiliz ordusu oynamıştır. Bu ordunun üçte İkisi Hintli kıtalardan ve üçle biri de İngiliz kıtalarından müteşekkildi. Filimde, Ingiliz olarak doğduğu halde, baş rolü almış olması Errol-Flyn'm itibarını düşürmüştür.
Malî görüşmeler
Londra 26 (A.A.l — Financial News'un Nçvyork muhabiri bildiriyor-. Görünüşe göre, Vaşlngtonda yapılan İngiliz Amtrlkan İktisadi görüşmeleri o derecede ilerlemiştir kİ. dolar ve sterllng sahalarının fiilen birleştirilmesi işinin haaırlan-maicia olduğunu söylemek mümkündür. Bu birleştirilme sayesinde dünyanın büyük bir kısmında İngiltere He Birleşik Amerika arasındaki mevcut zararlı rekabeti ortadan kalkacaktır.
imzalanacak olan anlaşma belki sabit bir dolar sterllng rayici tesblt eden bir hükmü de İhtiva edecektir.
Londra 26 (R.) — Vaşington'dan Şeuter ajansına btldlrlldiığne göre, İngiliz - Amerikan mali görüşmeleri hakkında İngiliz hükümetinin yeni talimatını hamil bir grup cuma günü Amerika’ya varacaktır. Vaşlngton'a bir Avustralya heyet! de gelecektir. İngiliz büyük elçisi Lord Hallfax dün Başkan M. Truman’ı ziyaret etmiştir.
Ingiltere dolardan tasarruf etmek İçin Avustralya ve Yeni Zelanda’ya giden bütün gemilere Panama kanalından geçecek yerde Cenubi Am®r|-kayı dolaşmalarını veya Cenubi Afrika, yahut Süveyş ylunu takibelmele-rlni bildirmiştir. 940 senesinde İngiltere Panama kanalı resmi olarak 5 milyon dolar vermiştir.
Petrol anlaşması
İngiltere ile Amerika yeni bir anlaşma imza ettiler
Londra 25 (R.) — İngiltere İle Amerika arasında yeni bir petrol anlaşması imza edilmiştir. Geçen ağustosta imza edilmiş olan eski anlaşma hiç tatbik edilmemişti. Yeni anlaşma bir milletlerarası konferansa doğru adını sayılıyor. İmzadan sonra İngiliz delegesi! «Dünyanın her tarafında petrol endüstrisini bir derece nizama sokabilirsek bunun herkese faydası dokunacaktır > demiştir.
Italyada koyguncu çeteler
Roma 2fl (A.A.) — Roma İle Napoli arasındaki Aplenne yolu boyunca faaliyette bulunan soy_ Sıncu çetesinin mensupları Müt_ flk ve Italyan polisleri tarafından tevkif edilmişlerdir. Modem silâhlar, çalınmış yedi kamyon S e otomobille kıymeti 100 milyon ret tahmin olunan bir çok harb tealnomeslne de el konmuştur.
Cava’da milliyetçilik
Avustralyaya kadar akisler yaptı
Londra 26 (A.A.) — Cava’dakl kuvvetli milliyetçi hareket Singapur'dan Avustralyada Sydney'e kadar akisler uyandırmıştır. Bu milliyetçi harekete olan sempatilerini göstermek İçin Sydney’de liman ameleleri büyfilı grevler tertiplemişlerdir.
Güney doğu Asyadakl Müttefik kuvvetleri başkomutanı Amiral Lord Louls Moııntbatten, Cava'yı işgal altında bulunduran Japon kıtalarına hiçbir Cava askeri makamına salâhiyet bırakmamalarını emretmiştir.
Tarafsız memleketlerdeki Alman servetleri
Londra 25 (A.A.) — Müttefik kontrol konseyinin tarafsız memleketlerde bulunan bütün Alman servetlerine sahip olmak İstediği hususundaki tasan Amerika Bir. leşik devletlerinde hazırlanmıştır, Bu tasarı, faşizmin denizaşırı memleketlerde tekrar kök salma, sim önlemek ve aynı zamanda tazminat İçin bir kaynak yaratmayı derpiş eden bir tedbirden ibarettir. Başta, Arjantin, İsveç ve İsviçre olmak üzere tarafsızlar işbirliğinin arzu edildiği sanılmaktadır.
insanlar arasında kardeşlik
Başkan Truman bir nutuk söyledi
Vaşington 25 (USİS) — Mütcvaffa Cumhur Başkam Roosevelt'ln hâtırasını tebcil İçin yapılan tunçtan bir levhanın açılış merasiminde demeçte bulunan Başkajı Truman şöyle demiştir:
«Dünya, insanlar arasında Kardeşlik esası üzerine sulh İçin teşkllât-lanmalı veya doğrudan doğruya mahvına doğru yürilmelidlr. Roose-velt, dünyaya bir program vermiştir. Bu program tetbik edilecek olursa, dünya yaşanacak en mükemmel yer olacaktır. Roosevelt. insanların müsavi ve kardeş olduklarına İnanıyordu ve İnancını tatblka çalıştı Bu İdeallerden yalnız bahsetmlyellm. onları yaşatmağa çalışalım.»
Sovyetlerin bir isteği
Nevyörk 25 (A.A.) — Vaşing. tondaki Sovyet büyük elciliği maslahatgüzarı Nikolai Movikov. Franco’nun harb suçlusu olarak yargılanmasını istemiştir,
Fransadaki seçimin neticesi
Paris 25 (A.A.) — Fransada yapılmakta olan kanton, genel kurul seçimlerinde alman 1362 netice şöyle dağılmaktadır:
333 sosyalist. 102 komünist, 293 radikal sosyalist, 60 bağım, sız sosyalist, 10Ğ halkçı Cumhuriyetçi hareketi, 152 bağımsız radika!, 143 demokrat Cumhuriyetçi birliği. 39 muhafazakâr ve bağımsız sağcı ve 134 belirsiz.
Müttefik kuvvetlerin geniş ölçüde terhisi
Bu işe kasım ayında başlanacak, fakat Balkanlarda önemli sayıda Sovyet kuvveti kalacak
Londra 26 (AA.)— Brltanova ajansı nın askerî muharriri şunları yazıyor: Müttefik silâhlı kuvvetlerinin geniş ölçüde terlıiscl İşine, Rusyada, Ame-rlkada ve Tngilterede kasımda başlanacaktır. Ümldedildlğlne göre, sene başından İtibaren düşman topraklarının İşgalinde kendilerince lüzum ol-mıynn askerler serbes bırakılacaktır.
Hindlstandakl kıtaların terhisi 4 kasımda bavlıyacak ve ümldedlldlğl-ne göre, sene sonundan evvel hava yollyle 30 bin kişi memleketlerine döneceklerdir. Diğer kuvvetler, İngiliz deniz birlikleri, bilhassa uçak gemileri tarafından taşınacaklardır. Taşıt gemisi olarak kullanılan ticaret gemilerinin sayısı da arttırılacaktır.
İtalya've Almanyadakl kuvvetlerin terhisi İşi de bir programa uygun olarak yapılacaktır. Norveçtekl Alman esirlerinin memleketlerine gönderilmesi işini tamamlamak üzere bir kısım askeri kıtalar yerinde kalacaklarsa da kasım sonuna doğru büyük sayıda Müttefik askeri Norveçten ayrılacaktır. Uzak Doğudaki Amerikan kıtalarının terhisi yüzde 50 nispetin-
Almanya’ya yükletilecek şartlar
Müttefik kontrol komisyonu bir beyanname neşretti
Londra 26 (R.) — Almanya'daki Müttefik kontrol komisyonu Almanlar» bir beyanname neşretmiş ve Almanya’ya yükletilecek şartlar hakkında malûmat vermiştir. Bu şartlar Şunlardır:
Bütün Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerlle Alman askerlik ananesini yaşatan heyetler lâğvedilecek, Almanya'nın uçağı bulunmıyacaktır. Almanya, altın, gümüş, platin stoklarını Müttefiki t re verecektir, işgal ordularının bütün masrafı Almanlar tarafından ödenecektir. Almanya. Almanya içinde ve dışında imar işleri İçin lüaumlu olan malzeme ve İşçi yİ verecektir.
Sovyet işgal bölgesinde köylülere toprak dağıtılıyor
Berlin 25 (USİS) — Associated Pressin Berlin muhabirinin bildirdiğine göre Sovyet işgal makamları, bugün Doğu Almanya’daki büyük arazi tasarruflarım ortadan kaldırmak maksadlle Brandenburg eyaletinde 62.000 hektar arazinin mal sahibi olmiyan çlfçllerln arasında dağıtılacağını bildirmişlerdir.
Dünya sendikaları konferansı
Paris 25 (A.A.) — Dünya sendikaları konflransı bu sabah, iş. çi gene! konfederasyonu genel sekreteri Leon Jouhaux'nun baş. kanlığında Chaillet sarayının ilk toplantısını yapmıştır. Ya. bancı heyetlerin şefleri. Başka, nın etrafında yer almış bulunu, yordu. Salon. Müttlfik devlet. İer’.n bayraldarile donatılmıştı. Kahramanların ve dünyanın refahı uğrunda canlarını verenle, rin hâtıralarına hürmeten bir dakika sükûttan sonra Jouhaux açılış nutkunu söylemiştir.
İtalyan istişare meclisi toplandı
Londra 26 (R.) — İtalya istişare meçlisi dün Londra’da toplanmıştır. Meclis, 21 senedenberi toplanan ilk serbes parlâmentodur. Başkanlığa Sforza seçilmiştir. Başbakan Parrl bugün mecliste demeçte bulunacaktır. ____________
Yeni mahsul için istekler
Ankara 26 (Telefonla) — Yeni yıl mahsullerinin İdrâk edildiği bugünlerde. İtalya. Fransa, Arjantin ve diğer bazı mamleketlerdçn birçok firmalar mallarımıza İstekli çıkmakça ve ihracatçılarımızla temas etmektedirler. Tücrarlarımız Kendilerine yapılan bu teklifleri ilgili Bakanlığa bildirmektedirler.
Dış ticaretimizin gelişmesi bakımından önemli görülen bu teklifler Bakanlıkça İncelenmektedir Yeniden hazı memleketlerle ticari görüşmeler yapılacağını ve bazı heyetlerin yakında görüşmelerde bulunmak üzere yurdumun geleceği yolunda bir haber yoktur. Bununla beraber İtalya, Fransa ve Belçika ile yakın bir gelecekte geniş ölçüde ticari münasebetler kurulması kuvvetle ümldedilmek-tedlz
Terkosburusundan balık çıktı!
Canlı çıkan balık muhafaza ediliyor
Rızapaşa yokuşunda demir sanayii fabrikasında dün garip bir hâdise olmuştur. Fabrikadan öğrendiğimize göre, 15 gün evvel bozulan su saati, Sular İdaresi memurları tarafından lâmlr edilmek üzere alınmıştır. Dün saati yerine takmağa gelen memurlar boruyu açınca, su şebekesi tarafına ait borudan bir balığın dışarıya fırladığını görmüşlerdir. Fabrika memurları balığı derhal bir kap içinde suya alarak diri muhafaza ve keyfiyetten Sular idaresini haberdar itmişlerdir. Fabrika, lşçljerl aynı suyu İçtikleri İçin sıhhi bir mahzuru olup olmadığını araştırmaktadır. Balık orta parmaktan biraz büyüktür ve sarımtırak renktedir.
Sular umum müdürü Ankara’da
Ankara 26 (Telefonla) — İstanbul Belediyesi Sular İdaresi umum müdürü B. Yusuf Ziya Erdem, İç İşler! Ba-kanlığıyle temaslar yapmak üzere şehrimize gelmiştir. Daha önceden hazırlanan projelere göre, B. Yusuf Ziya. 30 milyon liraya çıkacak İstanbul su tesisatının 10 milyon lira harcanarak yapılacak ilk kısmının inşası İçin gerekil gelir kaynakları üzerinde çalışmaktadır. Bu yeni gelir kaynakları arasında, İstanbul Belediye sınırları İçinde alınan asker ailelerine yardım paralarından artan paralarla köprü mürurlye resminin kaldırılması üzerine taşıtlara yapılan zamlar, tiyatro vç sinema biletlerinden alınmakta olan devlet hissesinin Belediyeye devri de vardır
Devam eden İncelemelerden alınacak neticelere göre gerekli olan kanun tasarısı hazırlanacaktır.
Et meselesi
Ekonomi Bakanlığında bir komisyon kuruldu
Ankara 26 telefonla) — Memleketin et meselesini halletmek üzere Ekonomi Bakanlığı Sanayi tetklıî heyeti başkanı B. Şevket Süreyya Aydemir'ln başkanlığında Ticaret. İÇ İşleri ve Ulaştırma Bakanlnğl delegelerinin iştlrakUe bir komisyon kurulmuştur. Bilindiği üzere Ankara ve İstanDul gibi büyük şehirlerimizin et İhtiyaçları canlı hayvan sevkı yolda kilodan kaybetmeleri veya telef olmaları, et fiatlerlnln yükselmesine sebebolmakta idi. Bilhassa kış günlerinde ulaştırma zorlukları ba-zan -et buhranı da meydana getiriyordu. Komisyon bütiin bu zorlukları ortadan kaldırmak, her 2aman bol ve ucuz et temin etmek konular, üzerinde çalışmağa başlamıştır.
Haber aldığımıza göre, Erzurumda büyük bir modern mezbaha kurulması ve kasaplık hayvanın kesilmiş olarak büyük şehirlerimize sevkı komisyonun üzerinde en çok durduğu bir mevzudur.
Et fıatleri
Et rintlerinin 15 kuruş ucuzlBtıldı-ğını yazmıştık, yarın sabahtan itibaren ct flatlerl şudur:
Kuzu ve kıvırcık etleri toptan 143. perakende 165, karaman vc dağlıç toptan 138. perakende 160. sığır toptan 120, perakende 142, manda toplan B5? perakende 107. keçi toptan 110, perakende 332 kuruştur. İc yağı, kuyruk, koyun ve sığır sakatatı fiat-lerl de bu nispette ucuzlıyacaktır.
de hızlandırılacaktır. Bu kuvvetlerin memleketlerine gönderilme seyri Japon ordusunun dağıtılmasının «ene sonundan evvel bitirileceği hakkındu-kl General Mac Arthur tarafından hazırlanan esaslara dayanmaktadır.
Rus askerlerinin memleketlerine gönderilmesi de geniş ölçüde olacak, fakat Balkanlarda önemli sayıda asker kalacaktır.
Rusyanın İranı evvelce tahmin edildiğinden daha uzun bir müddet İşgal altında tutmasının muhtemel olmasına rağmen, bu memleketin lüzumundan fazla askeri sllâlı altında tutmıyacağı resmi mahfillerde tahmin edilmektedir.
Sovyetlerde terhis
Londra 20 (R.) — Moskovadan bildirildiğine göre, Sovyetler Birliği, orduda bulunan bütiin .kadınları terhis etmeğe karar vermiştir. Yalnız mütehassıslar bundan müstesnadır. 10 sınıf asker, ilbaylar müştesna, sena sonundan evvel terhis edilecektir. Bundan başka 3 defa yaralananlar. 7 sene hizmet edelner, öğretmenler, ve öğrenciler de terhis edileceklerdir
Halkın dilekjeri
Dün Yalovalılarm dertleri dinlendi
Millet vekilleri dün Yalova'ya giderek. kaz» hal kının ve köylülerin dertlerini dinlemişlerdir. İl# s«ı alan Parti başkanı, su ve rıhtım işinin hallini, bir orta mektep açılmasını, yaz vapur tarifesinin kışın da aynan tatbikini. Samanlldere limanının temizletilmesin! İstemiştir.
B|r vatandaş, Milli Eğitim Bakanlığının köy okulları için Senede altı yıl evvelki gibi cl’an 1000 lira üzerinden yardımda bulunduğunu söyllye-rek:
— Hiç bir şey altı SCne evvelki gibi değildir Hayat çok pahalıdır. Bir köy okulu 15.000 liradan aşağı çıkmıyor. Milli Eğitim Bakanlığı hiç olmazsa bizç 2000 lir» üzerinden yardım yapsın. demiştir.
Arsa tapularının alınmasında ^müşkülât çekildiğinden ve bazan evrakın bile kaybolduğundan şikâyet edilmiş, bir köylü de, arazilerinin dar olduğunu söyllyerek:
— Ya bize toprak verilsin, yahut da başka bir geçinme yolu bulunsun, demiştir.
Bu köylüye toprak kanunu hakkında İzahat verilmiş ve topraksız köylünün yakında toprağa kavuşacağı anlatılmıştır.
Odunculuk ve kömürcülük İle geçinen köylüler de:
— Orman İşletmesi bize çok az flat veriyor. 30 kilometre mesafeden getirdiğimiz kömüre altı kuruş çok azdır. İşletme İse bu malı 10.5 kuruştan satıyor.
Demişler İşletmenin kârının fazla olduğuna İşaret ederek ya altı kuruşun arttırılmasını, yahut da 10.5 kuruşun İndirilmesini İstemişlerdir.
30 senelik bir öğretmen maaşın kâfi gelmediğini söyllyerek:
— 4 Çocuğum var. Ayın yirmisinden sonra kuru ekmeğe kalıyoruz, çocuklarımı parasız yatılı okula vermek İstiyorum. Fakat imtihana tâbi tutuyorlar. Köyde lfel saat ders gören ilkokul talebesi, şehirde beş saat ders gören tale İle nasıl Imtlhane girer. Köylü talebenin Imtlhâhı kaza-namıyacağı aşikârdır. Biz öğretmenler memur sayılıyoruz amma memurların bir çok haklarından istifade ettirilmiyoruz.
Demiştir. Milletvekilleri bu öğretmenin durumu ile çok yakından alâkadar olmuşlardır.
Yirmi beş makine olduğu halde Yalova için verilen otomobil lâstiklerinin senede 20 yi geçmediği söylenmiş ve artırılması İstenmiştir. Söz alan bir şoför:
— Verilen bu lâstikler de 45 - 50 kilometre yapmadan patlıyor.
Demiş, diğer bir şoför d? bu patlama sebebini şöyle anlatmıştır:
— Çünkü verdikleri bu lâstlkhr evvelce bizden aldıkları lâstiklerdir. Ofis bunları tamir ettirerek yine bize veriyor. Hülâsa lâstikler bizimle ofis arasında devredip duruyor.
Lâstik karaborsasından bahsedilerek de şöyle denmiştir:
— Resmî müesseseler eski lâstikleri kapalı zarf ile münakaşaya çıkarıyorlar. Geçenlerde muhammen bedeli 28.000 Ura olan 460 eski lâstik 94.000 liraya satıldı. Bunu alan müteahhitten 2 lâstiği yalvararak 1000 liraya zor aldım. Bu 460 lâstik böyle-ce satıldığı takdirde 230.000 lira tutar. Halbuki bunu alan 94.000 liraya almıştır. Bu işlere artık bir son verilmelidir.»
Milletvekili! ri bugün Şişli ve Şeh-remlnindc halkın şikâyet ve temennilerini dlnliyeceklcrdir.
Ankara tıp fakültesine talebe kaydına başlandı
Ankara 25 (AA.)- Milli Eğitim Bakanlığından bildirilmiştir:
Bu ders yı lı nda öğretime başlıya-cak olan Ankara Tıp fakültesinin F. K. B. bölümüne, yurttu öğrencilerden başka 100 öğrenci alınacaktır. Girme şartlarını haiz olanların 18 ekim 1945 tarihine kadar Ankara Tıp fakültesi dekanlığına başvurmaları bildirilir.
Girmek Istiyenlerln sayısı İOO ü aştığı takdirde, tesblt edilen bu kadro kadarı seçilmek üzere İmtihan yapılacaktır. _
Bir kız bir delikanlıyı kaçırdı!
Zonguldak'tan bildirildiğine göre, bir kız, bir delikanlıyı kaçırmıştır.
Hâdise şöyle cereyan etmiştir- Zon-guldak'dâ 18 yaşında Mustafa adında bir genç vardır. Ayni mahallede oturan 22 yaşında Neriman, bu gençle epey zamandır tanışmakta İmiş. Delikanlı, Neriman'ın evlenme teklifin! reddetmiş ve yazdığı mektupları kısın ağabeylsine göstererek:
— Kardeşinize söyleyin benim peşimi bıraksın...
Dcmşltlr. Fakat Mustafa’nın bu hareket! hiç bir netice vermemiştir. Neriman yanına epeyce para ve bir de tabanca alarak Mustafa’nın evine gitmiş ve;
— Bir az söyiiyeceklerlm var.
Diyerek Musafa’yj çağırmıştır. Neriman Mustafa İle kapıda konuşmuş. rica ve tehdit İle kandırarak delikanlıyı alıp meçhul bir semte gitmiştir.
Zabıtanın haberdar edilmesi üzerine yakılan araştırmalara rağmen Neriman ve sevgilisi Mustafa el’an bulunamamıştır.
Dil
Bayramı
Bugün her tarafta merasimle kutlanacak
Bugün, Birinci Dil " kurultayının Doimabahçe sarayında toplandığı gönün 13 üncü yıldönümüdür. Kurultayda verilen karar mucibince 26 eylül dil bayramı addedilmiştir. Bu münasebetle bugün memleketin her tarafında merasim yapılarak Dil bayramı kutlanacaktır
Ankarada Kurum Genel merkez kurulu üyelerlle Kurumda çalışanlar saat 10 da Türk Dil Kurumunu ku ran ve koruyan ölmez Önder Ata türktin muvakkat kabrini ziyaret edecekler ve bir çelenk bırakacaklardır. Saat 15 ten 18 e kadar Kurumda kutlama ziyaretleri kabul edilecektir. Saat 21 de Ankara radyosunda Türk Dil Kurumu adına bir söylev verilecektir.
Halkevleri her yerdeki durum» göre kutlama törenleri yapacaklardır. Radyosu olan Halkevleri törenden önce veya sonra Ankara radyosundan verilecek sövlevl de dlnllyeblle-cek]erdir.
* Eminönü Halkevinden: flk Dil kurultayının toplandığı günün 13 üncü yıldönümü olan 26 eylül 1945 çarşamba günü Halkevimlzdc saat 20.30 da yapılacak törenin programı aşağıdadır. Giriş kartlan Halkevinden alınabilir.
Program;
1 — Konferans: Tahir Nejat Gencan tarafından,
2 — Şiirler: Şiir kolu üyeleri tarafından.
3 — Temsil: Eski dm örnek: Zor nikâh; yeni diLe örnek: Okumuş Adam 'Birer perdelik komedi).
* Dil Bayramı münascbetlle bu akşam saat 21 de Beşiktaş Halkevlnds Tarih. Müze komitesi başkanı Muzaffer German tarafından «Türk dili ve yenilikler» mevzulu bir konterana verilecek ve konferansı takiben da Temsil kolu tarafından bir piyes sahneye konulacaktır

Yeni endüstri programı için toplantı yapılacak Ankara 25 — Yeni bir endüstri programı yapılacağından evvelce bahsetmiştik, öğrendiğime göre bu programın hazırlığı İle ilgili olmak üzere yakında bir kongre toplanacaktır. Hususi teşebbüs lie devlet tarafından kurulacak sanayi sahalarını kesin olarak tesblt ve tâyin eylemek İşi kongrede görüşülecektir Yan mamul maddeler meselesi kâr hadleri, işçi gündelikleri için bir barem tâyini mümkün olup olmayacağını tetkik etmek gibi konular da yine kongrede konuşulacaktır
İsviçre ile ticaret anlaşmasını imzalayan heyet geliyor
Ankara 26 (Telefonla) — Türkiye -İsviçre ticaret ve tediye anlaşmasını imza eden Türk heyeti yakında yurdumuza dönecektir. Heyetin Patiste de iki gün kalacağı telimin edilmektedir. _____
Genç bir kız denize düştü
Dün saat 11.40 da Köprüden Kadıköy'üne hareket eden Ülev vapuru Sarayburnu önüne geldiği sırada Sevim Cünbüş adında bir kız denize düşmüştür, vapurda bulunan Kartal orta okulu jimnastik öğretmeni Zıya Işıldak hemen denize atılarak kızı kurtarmış ve vapurdan sanda) İndirilince sandala almıştır. Kurtarılan kız başı döndüğünden deşılze d-aştii-2ün ü söylemiştir.
25/9/1945 flatleri
Londra'•üzerine 1 sterlin 5.20
Nevyork üzerine l()(i dolar 129.8
Cenevre töo İsviçre Fr 30 3255
Madrid özerine 1UU pezeta 12.44
Stokiıolm merine 1U0 kuron 31.1325
ESHAM VE TAHVİL Al
?» 5 faizli İkramiyeler:
1933 Ergani 24.60
1938 ikramiyen 22.25
M11U Müdâfaa 22.25
Demiryolu ikramiye! 98.75
% 7 faizli Tahviller
Sivas - Erzurum l 20,50
Sivas - Erzurum 2- 20.85
1941 Demiryolu i 20.$0
1941 Demiryolu D 20.15
1941 Demiryolu HJ 19.72
MÜH Müdafaa 1 20.70
Mitil Müdafaa n 19.93
Miti) Müdafaa m 20.08
Anadolu Demiryolu Grupib
Tahviller 1-2 M —
Hisse senetleri % 60 36.—
Mümessil şenet 46.50
Hisse senetleri:
Merkez Bankası 143 —
T. İş Bankası 15.—
T. Ticaret Bankası 4.20
Aslan Çimento 9.50
BORSA DIŞINDA
ALTIN FİATLERt
Gulden 34.10
Reşadiye 35. W
İngiliz «2.90
Külçe (Bir gramı) s«
26 Eylül 1945
A S Ş A M
Sahlfe 3
AKŞAMDAN akşama
Bir memlekete fırınlar derecesinde lüzumlu olan sendikalar
Bir radyo haberi:
«A iman yada sendikaların £aa. liycte geçmelerine müsaade edil, iniştir. Herkes, arzu ettiği ve ih. tîyaç duyduğu sendikaya girebilecektir, İlli...»
Son günlerin gazetelerini do. natan bir haber daha:
«Ingiltere Başbakanı Attlee sendikalar kongresinde söz almıştır ve hem iç. hem dış siyasete dair en mühim nutkunu söylemiştir, D
Nutkunun sonunda sendikaların kongre başkanı Attlee'ye şöy. Ie yüksekten cevap vermiş:
«— Şimdiden işçi hükümetini tenk i detmemek hususunda bir taahhüde girişmiyeceğiz,..» İlh...
Mağlûp ve aç Almanyada fırınlardan evvel teşekkül eden, hiç değilse onlar kadar mühim sayılan bu sendikalar nedir? Galip ve ümitli İngilterede bir Başbakanı İngiltere tarihinde ilk defa oalrak ayağına getiren sendikalar nedir?
tsimleri hazan «İşçi birliği», bazan «Meslek derneği», bazan «Karşılıklı yardım sandığı», bazan Dayanışma teşkilâtı», bazan da tngilizcesilç «Trade _ union» haline gelen, şekil ve nevileri türlü tiirlii olan bu kurullar, demokrat dünyanın temelini teşkil ediyorlar. Hos. daha evvelki, daha başka türlü, hattâ faşist rejimlerin de temelini teşkil ediyordu ya: Faşistler buna «korpo_ rasyon» diyorlar: kendi usulle, rince sendika kuruyorlardı. Os_ manlıalr, «Lonca» diyorlardı. Esnaf teşkilâtının çeşit çeşit, edeb. nizam ve kaideleri vardı. Bir insanı ta çocuklukta çıraklıkla işe başlatır, herşeyıne karışır, her akıbetini deruhte eder, cemiyet İçinde muayyen usullere göre inkişafına meydan verirdi. Osmanlı loncalarını makine sanayii yıktı.
O zaman bu zamandır; Türkiye halkı, bîr garibe halnide sendikasız yaşamak mucizesini göstermektedir. Batı memleketleri, ne seyahat edenler. «Türkîyeniz. de acayibattan ne kaldı? Fes yok, kafes yok, canfes yok, dervişlerin ney’e üfledikleri nefes yok!» su-aliie karşılaşırlarsa, karşıların, dahileri hayretlerden hayretlere garketmek isterlerse şöyle desin, ler: (insan, kötülemiş olur da dili varamaz yoksa..,) Bari kendi aramızda konuşalım:
—. Şaşılacak şey mi arıyorsunuz? Tanzimata, Meşrutiyete. Cumhuriyete rağmen, şu kosko. ta on dokuzuncu ve yirminci asırlarda, Türkiyede sendikalar kurulmadı. Bu badireli dünyada hayatını kazanmağa mecbur olan, esnaf, seyyar esnaf, kol iş. çişi, dimdğ işçisi, ayak işçisi, köy İşçisi tesadüflere terkedilmiştir. Tesadüfleri kendi lehlerine yontanların lütuf ve insafına bırakılmıştır. İhtimal bazj meslekle, rin teşkilâtı sureta vardır. Fakat onlar da asla sendika ruhile ku. ruirmiş değildi, sendika hizmeti, ni görmez. O meslek mensuplarını rejimin disiplini altında tut. mağa yarar, (Basm birliği gibi.)
Sendikaları en harap mende, ketlerde de. en kalburüstü memleketlerde de birinci ehemmiyet, te sayan bir yirminci asırlıya gö. re, evlilik hayatı bakımından aile evine mensupluk her ne ise, meslek hayatı bakımından da şendi, ka odur. Bir kolunuzla yuvanıza, bir kolunuzla sendikanıza daya, narak, feleğin darbelerine mey. dan okutacaksınız: Hastalık,
alillik, ihtiyarlık, işsizlik, ölüm, doğum, şartlan ıslah, cemiyet hayatında sesini duyurmak ve iste, diğinj yaptırmağa çalışmak çare, lerîni bulacaksınız.
İnsanlara fırınlar kadar lü. zumlu olduğu görülen bu şendi, kalan bu memlekette kim tesis edebilirse, demokrasinin en büyük şampiyonu olacaktır. Bunları kurmak, bankaları kurmak gibi bir fendir Bilgi, ihtisas, kabiliyet, itimat, yılmaz mesai, kudret İster.
Sendikaları kurup fşletebilen liderler, istikbalde demokrasinin dümenlerini ellerinde tutacaklardır Bu memleketin ferd ha. yatına, meslek ve cemiyet hayatına pek büyük bir hizmet gör. müş olacaklardır.
(Vâ . Nû)
ŞEHİR HABERLERİ
Maden işletmesi
Büyük bir Amerikan firması müracaat etti
Büyük bir Amerikan firması memleketimizde İş yapmak v« bilhassa maden İşletmesi ve petrol İşletmesi için yeniden bir müracaat yapmıştır.
Bu şirketin sermayesi 400 milyon dolardır. Şirket İlk olarak krom sanayiini ele alacak ve demirli krom çıkarmak için tesisler kuracaktır. Amerikalıların memleketimizde ku racağı tesis ve işletmelerin kıymetinin 300 milyon lira olacağı söylenmektedir. Ekonomi bakanlığı bu müracaatı tetkik etmektedir.
Gerek demirli krom ve gerekse petrol İçin yeni tesisler yapılması hükümetçe ikinci beş senelik programa alınmış bulunmaktadır. Yalnız bu program gereğince kurulacak tesisler şimdilik küçük mikyasta olacaktır.
Bu bakımdan hükümetle Amerikalılar arasında konuşmalar başlayabilecek ve büyük tesisler kurmak şarttle en uygun şekilde bir müsaade verilecektir.
Ortaokullarla liseler açıldı
Ortaokullarla İlseler bu sabahtan itibaren derslere başlmışlardır. MUli Eğitim Bakanlığı orta dereceli okullarda bu yıl okunacak ders kitaplarının İsimlerini tebliğler dergisiyle okullara bildirmiştir.
Millî kalkınma partisi ilçelerde merkez açıyor
Kurulmasına izin verilen Milli Kalkınma partisi İstanbul İlçelerinde parti merkezleri teşkil etmek üzere teşebbüslere başlamıştır. Bu maksatla her ilçede bu İşe elverişli binalar yeni parıl mensuplan tarafından tesblt edilmektedir.
Bundan başk-ı partiye dahil olmak üzere müracaat erten vatandaşların kabul edilmeleri için haklarında tahkikat yaptırılıyor.
Yeni kimya ve bakteriyoloji enstitüsü
Belediye tarafından 300 bin liraya Kızılaydan satın alınan Kuduz hastanesinin İçinde yeni bir kimya ve bakteriyoloji enstitüsünün teşkil edileceğini yazmıştık. Hastanenin enstitüye ayrılan kısmının bu-işe elverişli bir şekle getirilmesi İçin tadiline başlanmıştır. Bu İş sona erince kimyahane ve bakteriyoloji lâhoratu-varı buraya nakledilecektir
Kadrosunda on bir kimyager ve iki bakteriyolog bulunan yeni enstitünün, İleri memleketlerde bulunan bu çeşit müesseseler ayarında bir teşekkül haline getirilmesi İçin hiç bir fedakârlıktan çeklnilmlyecektlr.
KÜÇÜK HABERLER
> İstanbul üniversitesi, güz devresi İmtihanlarına pazartesi günü başlamıştır. İmtihanlar bir ay kadar devam edecektir. Hukuk fakültesinin yazılı İmtihanlarına aynı gün başlanmıştır. Yazılı İmtihanların İkincisi bu tabah saat 9 da fakültede yapılmıştır.
^Belediye hudutlarına dahil ol-ınıyan İstanbulun bazı sayfiye köylerinde halkın ekseriyetini şehirliler teşkil etmektedir. Bu köylerin ilk okullarına devam eden öğrencilerin çoğu İlk okuldan sonra orta okula yazıldıkları İçin bu gibi köylerde şehirlerdeki İlk okul programlarının tatbiki feshetmektedir. Bu sebeple ilk okuldan sonra artık okumıyacak çocuklar için hazırlanan eğltmenll okullar programının bu gibi yerlere tatbiki uygun görülmüyor, bu durumda olan ve köylerine enstitü mezunu öğretmenin tâyini kararlaşan' köyler Milli Eğitim Bakanlığına müracaat etmişlerdi. Milli Eğitim Bakanlığı bu köylere dileklerinin yerine getirileceğini bildirmiştir.
* Çorap İmalinde yokluğu çekilen merserize İplik ve İplik makinesi Iğ-nes' İthal İçin Ekonomi Bakanlığınca imkânlar aranmakta olduğu haber alınmıştır. Merserize iplik tamamen bitmiştir. Makinelerdeki İğneler İse l’.vrde olmak üzeredir. Diğer taraftan yüksek flatlı çürük çoraplar da çoğalmaktadır. İmkânlar bir an evvel bulunduğu takdirde merserize iplik ve İğne İthaline girişilecektir.


Bir çırpıda
B. Lûtfi Aksoy iyileşti
Bir müddettenberi rahatsız bulunan Belediye reis muavini B, Lûtfi Aksoy İyileşmiş ve alin sabahtan İtibaren vazifesine tekrar başlamıştır.
Belediyenin barb yıllarındaki çalışması
Vali ve Belediye Reisi dünkü gazete^ çiler toplantısında izahat verdi
ı Vali ve Belediye Reisi Dr. B. Lûtfi Kırdar ile gazetecilerin mutad aylık toplantısı dün Fllorya'dakl Belediye
- gazinosunda yapılmıştır.
Dünkii toplantıda Sıkı yönelim . komutanı korgeneral Asım Tmazte-pe, vilâyet, belediye erkânı hazır bu-. lunmuşlardır. Vali ve Belediye Reisi
- Dr. B. Lûtfi Kırdar dünkü izahatını ı belediyenin harbin devamı müdde-ı tince altı senelik icraat ve faaliyetine r hasretmiştir.
Dr. Lûtfi Kırdar, İstanbul'da işe
- başladığı günden beri 1944 senesi
- sonuna kadarkl İcraatını anlatmağa E başlarken bunu İstanbul matbuatı
- vasıtaslle İstanbul halkına bir «Hesap verme» mahiyetinde telâkki ettiğini söylemiştir.
Dr. Lûtfi Kırdar'in altı Senelik vilâyet vç belediye işlerine ait vfrdlği izahatın bir kısmını bugün neşredl-( yoruz:
i Harbin fena tesirleri
- 1 eylül 1939 tarihinde başlıyan
- dünya harbi. 8 yaşını İkmal ettikten ■ sonra, 2 eylül 1S45 de sona ermiş bulunuyor. Harb, bütün dünyanın nizamını ve hayatını altüst etti. Harbe girmemiş olan memleketler de 8 yıl siiren bu felâketten derece derece müteessir oldular. Memleketimiz de Aziz Milli şflmlz İsmet İnönü'nün ve
, Türk milletinin temsilcisi olan Büyük ' Millet Meclisinin ve Hükûmetimlzn ' basiretli siyasetleri neticesinde fiilen . harbe karışmamış olmakla beraber, , harbin zararlı tesirlerinden uzak ka-lamanuştır. Harb, bilhassa İktisadi
. hayatımızı altüst etmiş; memleketin i bayındırlık ve ilerleme sahalarındaki t hamlelerini büsbütün durduramamış olmakla beraber, ağırlaştırmış ve güçleştirmiştir.
Bu arada, tablat.ile İstanbul şehri de harbden zararlar gördü. 1938 in son ayı başında İstanbul Valiliği ve Belediye Reisliğine tâyin, edildiğim 1 zaman, vatanın bu en büyük ve dün-’ yanın bu en güzel şehrinde yapmağı ' tasavvur ettiğimiz İşlerin, bazılarını geri bırakmak, bazılarını kısmen yapmafe zorunda kaldık. Bu yüzden en büyük teessür ve üzüntüyü benim duyduğumu teslim edeceğiniz? eml-Tılm.
Fakat harbin yarattığı bütün darlıklara, güçlüklere sıkıntılara rağmen. İstanbul’daki çeşitli faaliyetlerimiz durmamış, devam etmiştir. Şeh
1 rln gündelik hayatındaki çalışmala-’ rımız gibi yeni imar, tanzim, tesis ve İnşa faaliyetlerimizde de hareketsizlik ve atalet göstermedik.
Harb zamanında imar aleyhtarlığı
Halbuki harb başladıktan bir müddet sonra, yalnız harbin doğurduğu güçlükler ve darlıklarla değil, harb zamanında her türlü İmar hareketine aleyhtar bir zihniyetle de mücadele etmek zorunda kaldık. Hatırlarsınız kİ harbin İlk yılı İçinde, yani 1940 da İni cır hareketlerini durdurmak. hattâ başlanmış İşleri bile yanda bırakmak fikrinde bulunanlar vardı. Bu fikirde olanlar, yalnız ve münhasıran sığmak İnşa etmemizi istiyorlardı. O zamanlar, sîzlere İzah ettiğim gibi, nüfusu bir milyona yaklaşan bu şehirde ihtiyaca kâfi sığınak yapmak sayısız milyonlar late-
ı yen bir İşti, Farzımuhal bu parayı : bulsak bile, o kadar sığınak yapacak ■ malzemeyi bulamazdık; malzemeyi bullak işçi bulamazdık vc bugün da-ı hl hâlâ şehrin muhtaç olduğu kadar sığınağın belki de ellide birini dahi yapmamış olurduk.
Harb olacak diye boş durmadık
Ben senelerce bakımsız, hattâ yolsuz kalmış olan bu şehirde, harb do-. layıslle bütün İmar hareketlerinin durdurulması fikrinde değildim. Bir defa, devletimiz harbe girmemişti ve ı bir taarruza uğramadıkça girmek niyetinde olmadığını defalarla dünyaya İlân etmişti. Bu vaziyette, harbe »girmek ihtimalini düşünerek yapmak İstediğiniz, daha doğrusu alelâcele yapmakla mükefef veya başladığımız için bitirmek zounda olduğumuz İşleri bırakamazdık. Bu, bir Ihltmal uğrunda vazifemizin mühim bir kısmını yapmamak demek olurdu ve bu ihtimal tahakkuk etmediği takdirde boşuna vakit kaybetmiş olurduk. Bu düşüncemin yanlış değil, doğru olduğunu bugün olaylar da ispat etmiş bulunuyor. Eğer, o zaman yapabileceğimiz her şsyl «harbden sonra ya> parız» teraneslle geri bıraksaydık, bugün İstanbul'da gördüğünüz işlerin hiç biri yapılmamış olurdu, O zaman da «harbe girmek İhtimalini ileri sürerek hiç bir İş görmediniz; beyhude yere altı yılı boş geçirdiniz» diye bizi şiddetle tenkld ederdin İz ve benlnı fikrimce bu tenkldlerlnlz de pek yerinde olurdu.
Aşağıdaki İzahlarımdan göreceksiniz kİ biz 6 yılı boş geçirmedik ve bu harb yılları içinde, bir çok işfer başardık. Bu İşleri başarırken de. barış zamanında, akla bile gelmlyen büyük güçlükleri yendik. Karşımı?» çıkan türlü zorlukları, bazan imkânsızlık derecesine çıkmış olmalarına rağmen . raağlûbede rek yaptığımız işlerin bl-lânçosu, şartlar göz önünde tutulunca, pek çok başarılar elde etiğimizi sîzlere ve halkımıza İspat edecektir kanaatindeyim.
Halkın dilekleri
İstanbul'a yen! geldiğim zaman, faaliyetlerimizi hangi mevzular üzerine teksif etmek lâzım geldiğini anlamak için, halkın fikrini yoklamak istedim. Bu yoklamayı yapmak için basının neşriyatı. Parti kongrelerinde halkın dilekleri. Milletvekillerinin halkla temasları, şahsi görüşmelerim vc aldığım binlerce hususi mektuplar gibi vasıtalar yollar vardı.
İlk önce Cumhuriyet gazetesi, 1939 başlarında, halkın, şehirde neler yapılmasını İstediğini tesblt etmek İçin bir anket açmıştı. Bu ankete verilen cevaplara yukarıdaki kanallardan öğrendiklerime göre, halkın İsteklerine uygun bir program çizdim; şartların ve İmkânların müsaadesi nls-p-tinde bu programı tatblka çalıştım. Bu tatbikatı, şimdi sıraslle hülâsa olarak İzah edeceğim
Halkın umumi ve husus! istekleri vedlleklerl arasında çeşitli şeyler vardı. Konserv at livar, tiyatro, sergiler. resim galerileri gibi medeni, fakat ikinci derecede lüzumlu İhtiyaçları sonraya bırakarak İlk önce en çok İstenilen ve aynı zamanda müb-rfm olnn İşleri ön. plâna aldım.
On gazino sahibi mahkemeye verildi
Kahve, çay. gazoz ve limonataları tesblt edilen yeni flütlerle satmadıkları görülen ona yakın kahve ve gazino sahibi milli korunma mahkemesine verilmiştir. Belediye İktisat İşleri müdürlüğü bütün kahve ve gazinolar için sınıflarına göre hazırladığı tasdikli tarifeleri dün kahvecilere dağıtmıştır. Uzaktan okunabilecek .-eklide ve karton üzerine bastırılan bu tarifeler kahve ve gazinolarda müşterilerin kolaylıkla görebileceği yerlere asılacaktır. Müşterilerin kahve çay paralarını asılan yeni tarifeye göre ödemelerini belediye halka Hân edecektir.
Havagazı
Tesisatın ıslahı için yapılan teşebbüsler
Elektrik, Tramvay ve Tiinel umum müdürü B- Hulkl Erem'ln, YedlkuJe ve Kıırbağalıdere gazhaneleri İşleri hakkında görüşmek iizere Ankara’ya gittiği yazılmıştı. Birkaç gün evvel İstanbul'a dönen B. Hulkl Erem, Ankara'da alâkalı makamlarla temaslarda bulunmuştur. Başlıca şu noktalar etrafında olmuştur:
Yedikule ve Kurbağalıdere gazhaneleri zarar etmektedir. Bu zararın kapatılması, diğer taraftan tesisatın ıslahı için paraya ihtiyaç varılır, iki gazhane çıkardıkları kokun tonunu 20 liradan kömür dağıtma müessese-sine vermekte, bu müessese de 4o liradan halka satmaktadır, idare istihsal edilen kok kömürünün kendisi tarafından 40 liradan satılmsaını İstemektedir. Bu temin edilirse Senede 250 bin Ura kadar bir gelir elde edilecektir. Bu İsteğin kabul edilmesi çok muhtemeldir.
İdare bundan başka havagazı ücretlerine bir miktar zam yapılmasını ve havagazı metremikâbının 19 kuruşa çıkarılmasını düşünmektedir.
Elektrik ve Tramvay umum müdürlüğü Yedikule havagazı fabrikası İçin büyük bir fınn sipariş etmiştir. 500 - 800 bin liraya mal olacak bu fırın gelince günlük İstihsal 10 bin mctremlkâbınoan 26 bin metremlkâ-bına çıkacaktır.
913 den beri olan değişiklik
Ticaret Bakanlığı tarafından neşre dilen konjonktür 1913 tenberl ultin Hallerinde her sene vuku bulan değişikliğe dair bir İstatistik neşretmektedir. Bir altının muhtclV senelerdeki kıymetini kuruş olarak gösteren bu ------ —
ruz:
1913
1914
1915
1916
1917
1918
1919
1920
1921
1922
1923
1924
1925
1927
1928 1928
İstatistiği aynen
ngklediyo-
Üniversite haftası bu yıl Konya’da açılacak
Her yıl cm bir vilâyette açılan Üniversite haftası 28 eylülde Konya-da açılacaktır. Bu münasebetle rektör General Tevflk Sağiam’m başkanlığında İktisat fakültesi dekanı Ömer Celâl, profesörlerden Mükrlmln Halil, Ali Nihat, Ali Tevflk, Nömark, 1-fâmlt Nafiz, Refiî Şükrü ve doçentlerden Hıfzı Timur. Sezai Sulht, Ra-gıp'tan müteşekkildir
Heyet varın sabah uçakla hareket edecek, bir gece Aykarada kalarak cuma sahalı. Konya d* bulunacaktır.
Halka parasız fare zehiri dağıtılacak
Akdeniz çevresinde bulunan bazı memleketlerde görülen Veba âfetinin yurdumuza girmemesi için her U'de lüzumlu sağlık tedbirleri alınmıştır. Gelip gideni çok olan İstanbul gibi büyûic şehirlerde bu tedbirlerin yerine getirilmesi için vilâyet ve belediye sıhhat müdürlüğü teşkilâtı büyük gayretle çalışıyor. Cumartesi gününden beri denizcilere tatblkına başlanan aşıya devam olunmaktadır.
Farelerle mücadele için belediye şağnk müdürlüğü hazırlamakta olduğu fare zohlrlnl halka parasız dağıtacaktır.
Belediye hudutları içinde bulunmıyan sayfiye yerleri
İstanbul, belediye hudutları fevkalâde geni? olan bir şehirdir. Halbuki belediye hudutları içinde bulunmayan bazı sayfiye yerleri bu hududa dahil edilmeleri hakkında mü-racaatlerde bulunmaktadır. Yapılan hesanlara göre belediyenin bugünkü bütçesi, hemşerİlerin her türlü ihtiyaçları için nüfus başına ancak 20 lira sarfetmek İmkânını bulduğu halde Kartal belediyesi halkına 65 Ura isabet etmektedir .Esasen İstanbul belediyesi de yeni köyler İlâvesi la hudutlarını büsbütün genişletmek niyetinde olmadığı için bu gibi müracaatı eri desteklemek niyetinde değildir.
Tahta işleri için okul açılacak
Milli Eğitim Bakinlığı Teknik öğretim müsteşarlığı İstanbulda tahta İşlerde meşgul olmak üzere bir okul açmağa karar vermiştir. Bu okulda, oyuncak, sandalye, masa ve sair İşler yapılarak satışa çıkarılacak ve buradan yetişenler diğer okullara gönderilecektir. Bu İşleri et ödetmek üzere yakında teknik öğretim okulları öğretmenlerinden birkaçı İncelemeler yapmak ve malzeme tedarik etmek üzere dışarıya yollanacaktır,
1929
1930
1931
1932
1933
1934 1938 1938
1937
1938
1939
1940
1941 1842
1943
1944
1945
Satışa çıkarılan ithal malları
Gal. Voyvoda caddesinde Oklar Ltd'e hesap makinesi, matkap tezgâhı ve torna aynası. İst. Menaşe Handa İlgi Ticaret’e sellülolt tarak, İst. Çlçekpazan 32 de Cam Ticaret’e âdi pencere camı, îst. Arpacı Han’da Emek Ticaret Evi, Rıza Başaran'a âdi pencere camı, Gal Fermenecilerde Koç Ticaret’e âdi pencere camı. Gal. Hovaglmyan Handa Hans Geol-muyden'e çini boyası. GaL Nomlka Handa Murat Z. özgörener'e flllt, İst. Volto Han’da Ralf Oııger ve L. İş-men’e muhtelif esans, İst. Dllslzzade Han’da Ulus Ecza edposuna asit asp-tU sallsilik ve Balsam Peru, İst. Ankara Cad. 38 de Arif Neşet Vsman’a Sodyum nüklelnat, feparteln. sülfat, kreolln, mell salisilat, termometre, Şişil Fırın sokakta Sürat Mensucat’a anilin boya, İst. Zlııdankapıda Sabuncu Z. M, Şaklr’e karbonat dö sut. Y.Kule K. Çeşme'de K. N. Trlpo'ya zırnık, İst. Kısmet Han’da Haşan Özlş'e gliserin, Gal. Yüksekkaldırım-da Otomobil, Kamyon, Elek.'e kals-yum karpit, İst. Çemberlltaşta Dr. İbrahim Etem'e pentametllenterazol, sodyum tetra lodo ve strofantln, İst. Alyanak Han'da İzmir Tütsü i. T. t. ye pelür _ kâğıdı, Gal. Abet Han'da İstanbul İthalât. İhracat** yün paltoluk, Gal. Fcremeneclferde Hüseyin Malik Yavaşa'a yün mensucat, Tahta kale Prevuayyans Han’da İsak Mo-dlano’ya yün ipliği, İst. Sirkeci Pa-Ias'ta İsmail Hatlboglu'na hasarsız dril, Gal. Sermet Han'da Hâki Erol’a hâki drll, Sultanhamam Cad. 12 de|
Bernard Shaw ve İstanbul kasapları,,
İstanbul etlerinin ne derece sertleştiğini, diş kesip bıçak işlemediğini yazdıktan sonra elime dünyaca meşhur edebiyatçı Ecr. mırd Shaw'un hayatına dair bir kitap geçti. Bilindiği gibi Ber. nard Shaw uzun senelerden heri ağzına bir lokmacık et sokma, mistir. Yalnız sebze ile yaşayan insanların en meşhurlarından biridir.
Bir gazeteci bir giin «yalnız sebze ile beslenenler» tarikatinin bu meşhur simasına sormuş:
— Sizi hangi İnsanî düşünce et yemekten menediyor üstat?,,
Bernard Shaw gülerek cevap vermiş:
— Londra kasapları azizim... Londra kasapları!,.
Sonra şu izahatı vermiş:
— O kadar kötü et satıyorlar ki «yalnız sebze ile yaşayanlar sı. nıfına dahil almaktan başka çare bulamadım!,.
Galiba bizim İstanbul kasap, ları da hepimizi «sade sebze yiyenler» sınıfına sokmak istiyorlar, Fakat sebze de nerede?.. Bulabilirseniz o tarikate dahi) olunuz. Amma heyhat*..
Esrarengiz eser
Harbden bir sene önce Avru. pada mı yoksa Amerika da mı pek hatırlamıyorum. Zabıta romanları arasında şöyle bir mü. sabaka yapılmıştı: Dünyanın en esrarengiz üç eseri hangisidir’..
Bu üç eserden ikisini bilmiyorum amma ben üçüncüsünü keşfettim. Dünvanın en esarengiz eseri bizim İstanbııldaki nakil vasıtaları tarifeleridir. Anlayabi. leni tebrik etmeli...
En büyük zabıta romanları muharrirleri bile romanlarını bu derece esrar perdesine büriiye-mez...
Geçen gün iki arkadaş tarifeye baktık. Anadoluhisanna hirl yirmi beş geçe vapur olduğuna öğrendik. Bekle, bekle., yok!.. Saat bir bucuk oldu. Vapur meydanda değil,.. Memura sorduk:
= O vapur valnız cumartesi, teri işler!., dedi
Tarifeye baktık. «Anadoluhi. sarı,, isminden sonra parmağımızı uzanlanıasına çektik. Zaten tarifeye de böyle bakılır değil mi?._ Uzunlamasına saatlere ve dakikalara doğru parmak yürü, t ölür. Evet bir yirmi beş vapuru var!.. Tarifenin üzerinde de bir «Pazardan başka hergün için» cümlesi yazılı olduğuna göre ar. tık bakacak yer kalır mı?.. Kalmaz... Biz de öyle düşünmüştük. Meğer bir de parmağınızı aşağıya çekip, kâğıdın dibinde bir kösedeki kaydı da yoklamak lâzım, mış!,. O ne ibret tarifedir Sağdan sola irıeıı aktarma oklarından başka şimdi bir de aşağıdan yukarı tepe takalk oklar cık. mış!.. Bir takım kayıtlar: G*!4 numaralı sefer aktarma verir! G24 numaralı sefer??? Kırk yıl ayni vapurla gitseniz bıinıııı kar numaralı sefer olduğunu hangi yolcu bilir? Bizde tarife, en esrarengiz eser!..
Hikmet Feridun Es
r— —
Karı mektubu
Atanaş Papndopulo'ya yün paltoluk. İst. Basiret Han'da İçel İthalât, İhra-çat’a yıkanmış yapağı, Yedikule Kazlıçeşmcde A. va Jozef Kamlıl’ye kuru sığır derisi.
Beyoğlu Ticaret Lisesi
Yen! açılan Beyoğlu ticaret lisesine ekonomi, muhasebe, tarih, coğrafya, yazı, resim daktilo, Türkçe, edebiyat, kimya. Almanca, İngilizce, Fransızca öğretmeni aranmaktadır, Diğer illerden İstanbul!» geniş mikyasta öğretmen nakil uygun görülmediğinden, diğer ilse ve ortaokullardaki Öğretmeni ere İlâve ders verilerek İhtiyacın giderilmesine çalışılması düşünülmektedir, Milli Eğitim Bakanhğına bu okula nakilleri ve tâyinleri İçin müracaat edenler çoğalmaktadır.
Kartal'da vapur bileti kalmamış!
ötcdenberl Kartal tren İstasyon gişesinde, diğer gişeler gibi, vapur biletleri de satılmakta İdi. Bir buçuk ayı mütecaviz bir za-mandanberl vapur bileti. mcvcıF du kalmamış olduğundan gişeden verilmemekte ve yolcular Haydarpaşa gişesinden vapur bileti almak. İçin müşkülâta maruz kalmakta, alanuyanlar da bilet bedelini vapurda ceza İle ödemektedirler.
İstasyon şefliği Denizyolları müdürlüğüne vapur bilet mevcudunun kalmadığını ve süratle gönderilmesi için telgrafla, telefonla ve tezkere İle müteaddit defalar bildirmiş, olduğu halde henüz gönderilmemiştir!
Vapur biletlerinin bir an evvel gönderilmesi hususunda alt olduğu makamın nazarı dikkatini celbetmenlzl Kartallılar rica etmektedir. Ç.
* Üsküdar ilkokullarındaki yoksul çocuklara yardım cemiyetinin 1944 -1945 ders yılı kongresi 29/IX/1945 cumartesi günü saat 14 te cemiyet merkezi olan 23. okulda yapılacağından değerli üyelerimizin teşrifleri.
sahi te 4
M
Senede 1 milyon dolar ka zanan artist Bing Crosby
Hastalıklar daha başlangıçta teşhis edilebilir mi?
Pr. Dr. Samuel Ay soy yazdığı eserde bunun mümkün olduğunu söylüyor ve müşahedelerinden bahsediyor
Nüfus sayımının vereceği uligı-Icr elde olmadıkça ve zumun utman yenilenmedikçe devlet teşkilâtının çarkları, İtiraf etmek lâzımdır kİ, biraz da boşda döner. Bu bilgilerin gerek devlet teşkilâtına, gerek bu tekşllât dışında kalan İlgilere faydalı olabilme.-!, ancak bir şarla bağlıdır; O da bu bilgilerin doğru olmasıdır. Bu doğruluğun sağlanması sayanların elindedir.
Vefat
Amerika, Arjantinde hayvan otlak yerleri, bir çok sanayi müesseselerinde hissesi vardır
Şu sırada Amerika'da en çok rağbet gören artist Bing Crosby’dir. Bing durmadan filini çevirmekte, radyoda şarkı söylemekte ve plâk doldurmaktadır. Artist bu çalışması dışındaki zamanım evinde Ailesi arağında geçiriyor. Şimdi 41 yaşında olan artistin dört çocuğu vardır. En büyüğü 12 yaşındadır.
Bir Amerikan mecmuası artistin hayatı hakkında şu yaziyt neşret-Bi İştir:
H31 talik programının provası İçin Kollywood NBC stüdyolarına girdiği raman Bing Crosby de ekseriya sanki futbol oynamışta duş alıp canlanmış gibi bir hal vardır. Boynunda boyuıl bağı yoktur. Spor gömleğinin etekleri paııtalonun dışındadır. Kahve rengi gpor şapkası alnından geriye doğru itilmiştir Ekseriya çiklet çiğner ve İçi kurumlu ve kararmış piposu ağzından eksik olmaz
Mikrofonun önündeki iiç ayaklı yiıs;ek sandal yasma tüner gibi oturduktan sonra müzisyen ve ses mii-kendlleriyle şakalaşıp nükteler yapar. Sırası gelince ağzmdankl çikleti yanaklarından birine yapıştırarak piposunu azı dişlerinin arasına sıkıştırıp en çok sevilen ve en çok para getiren tatlı, kusursuz ve kadife gibi şeşi ile gayret sarfetmeden şarkısını «öylemeğe başlar
Crosby'nin hususî ve cemiyet hayatındaki daimî temkinli tavırları muvaffak olmuş bir adamın iç rahatlığından ileri gelmektedir. Onun kazandığı mütenevvî sahalardaki İtibarı şimdiye kadar hiç bir yıldıza, nasibolmamıştır. Geçen yıl sinema ofislerine kazandırdığı hâsılata hiç bir yıldız erişememiştir. Radyo dinleyicileri. onun sesini bütün diğer şarkı söyllyenlerlnklnden daha fazla beğenmektedirler. Son on yıl zarfında, onun plâklarının satılışı dlğtr bütün plâkları kat kat geçmlşMr. Şarkıları plâk ve kısa dalga neşriyatları sayesinde dünyanın her tarafındaki evlerde her gün duyulmaktadır. Savaşan askerlerimiz için onun sesi vatanlarının sesini İfade etmektedir. Crosby adeta bir nevi milli enstitü halini almıştır.
Crosby’nin artistliği maliyet bakımından hesaplanacak olursa insanı şaşırtacak mahiyettedir. Artist yalnız Hollywood'un 1 numaralı para kazanın olmakla kalmayıp aynı zamanda devamlı surette en çok para yapanıdır.
Paramount stüdyosu kontratı mucibince her bîri için 150,000 dolar almak üzere senede üç filim çevirmesi lâzımdır. Haftada bir yaptığı radyo neşriyatının yarım saati kendisine 7.500 dolar getirmektedir. Deeca plâkları kumpanyası beher satılan plâk başına İmtiyaz hakkı olarak 2.5 sent vermektedir kİ bunun geçen sene yaptığı hasılat 250,000 dolan bulmuştur. Crosby'nin sade bu üç membadan edindiği senelik hasılat 1,006,000 dolardan fazladır.
Crosby’nin geliri hemen hemen Henry J. Kaistr’lnklne yakındır. Los Angeles'ln h(?r tarafında araziye maliktir. Neveda'da 404T hektarlık kocabaş hayvan merası vardır ve Ar-gentlne’dekl bir meraya da y3rı yarı va ortaktır.
Yarış atları yetiştirip savmaktadır. Hali hazırda seri halinde uçak kanat İskeleti İmal etmekte olan Del Mal Turf Kulübünün 600.000 dolarlık fabrikasının baş hissedarıdır,
Bob Hope’un bir aözü
Geçenlerde, Crosby'nin kazancından bahsederken, arkadaşı Bob Hop?:
— Bing artık vergi vermiyor. Hükümete sadece, neye ihtiyaçları olduğunu soruyor, demiştir.
-Bazı kimseler şöhrete erişmek İçin
Crosby
Bing
canlarını dişlerine taka dursunlar Bing Crosby mevcut kabiliyetlerini bile gizler. Saçının dökülmesine ve kepçe kulağına ehemmiyet vermekten çoktan vazgeçmiştir. Geçenlerde bir arkadaşı hiç durmadan içtiği piponun sesini bozacağını söylediği zaman büyük bir lâkaydl ile:
— Benim tarzımda şarkı söyleyince sesini bozmazsın, demiştir. Gösteriş yapmaktan dehşetli tiksinir. Pek çok okuduğu halde, kimse kendisini kitapla görmemiştir. Klâsik müzikten anladığını İddia etmekle beraber ekseriya hiç duymadığını İddia ettiği opera ve senfonilerden ıslıkla parçalar çalarken yakalanmaktadır.
Crosby’nin kibirslzliğl Hollyvood'-da her şeyle alay eden bazı klmsele-ln İddia ettikleri gibi bir gösteriş değildir. O, kendi şanslılığına kendisi de hayret etmektedir.
Daha çocukken 11 madalya kazandığı yüzme müsabakalarına annesinin zoru He iştirak etmiştir. Bing'e ilk radyo kontratının provasını yaptırabilmek için kardeşi Everett’ln nerede ise sopa kullanması lâzım gelmiştir. Deeca plâk kumpanyasının reisi olan arkadaşı Jak Kapp'ın Crosby’ye yeni tarz bir şarkı söyletebilmesi için bıkıp usanmadan söylenmesi İcabetmektedlr. Kapp, «Sileni Nlght» şarkısı ile plâk doldurmasını İstediği zaman Crosby:
— Beni kim zannettin Allah aşkına, Llly Pons mu? demiştir. Kapp, Crosby'yi en sonunda ancak imtiyaz hakkını hayır müesseseler! ne t erke!-meslnl söyleyerek ikna edebilmiştir. Satılan 1,500,000 plâk takriben 36 hayır müesseseslne yardım temin etmiştir.
Soğukkanlılığı
Bing Crosby'nin soğuk kanlılığı ba-
zan arkadaşlarını deli etmektedir. Bundan iki yıl önce bir öğleden sonra Hollywood’un şimalindeki 20 odalı sayfiye evi yanmıştır. Telefonla her yerde kendisini aradıktan sonra, arkadaşı Johnny Burke. Crosby'yi nihayet Brown Derby'de yemeğe oturmak üzere iken bulmuş:
— Dinle Bing, evvelâ şunu söyliyc-ylm kİ Dbcie ve çocuklar lıepsi iyidir, diye telefon ahizesine pür heyecan bağırmıştır.
Bing şu ctvabı vermiştir;
— Memnun oldum Johnny senlnkl-ler ne âlemde?
— Beni dinle Bnlg, evin yandı:
— Ha. o eski şey mİ? Acaba smokinimi kurtarabildiler mi?
Bu soğukkanlılıktan asabı bozulan Burke âhlzenin İçine:
— Yahu BLng, şana evin yandı diyorum, aklın varsa hemen oraya git diye bağırmıştır.
Bu ısrardan sıkılan Bing de şu cevabı vermiştir:
— Fakat garsona yemeğimi ısmarladım..
Burke, Crosby'nin alay etmekte olduğunu zannetmiştir. Halbuki o, hakikaten alay etmemiştir. Evinin yandığım ve ailesinin selâmette olduğunu öğerndlkten sonra, bir yığın kül seyretmek İçin aç kalmakta bir mâna görememiştir. Yemeğini bitildikten sonra otomobiline atlayarak evine gitmiş, ayakkabılarından birin! buluncaya kadar küllerin arasında dolaşmıştır. Bulduğu tek ayakkabının üst kısmi kavrulmuş olmakla beraber alevler içini yakmamıştı.
(Arkası 7 nci sahifede)
Butun canlı ve cansız cisimlerden bir takım şuaların İntişar ettiği öte-denberl iddia edilir. İnsanların vücudundan çıkan bu şualar sağlam adamlarda başka, hastalarda başkadır. On beş yirmi scnedenberl bazı Alimler pandül denilen kısa bir zincire bağlı kristal bir küre İle bu hususta tecrübeler yapıyorlardı. Tecrübelerde sağlam bir uzuvdan çıkan şua karşısında pandül muayyen bir harekette bulunurken o uzuv hasta olursa hareketin başka şeklide olduğu görülmüştür
Bu sureti öir uzuvda hastalık olup olmadığını anlamak kabil olduğu iddia ediliyor ve bir kısım doktorlar bunun röntgen, İdrar tahlili, kan muayenesi gibi bir hastalığın teşkil hususunda büyük hizmeti dokunacağını İleri sürüyorlardı.
Bu fikirde olan birçok tanınmış Alimler vaıdır. Fakat pandül çok basit bir şeydi, bununla yanılma mümkündü Be sebeple şuaları daha İyi kaydedecek bir makine yapmak için uğraşılıyordu Avrupada bazı İlim adamları bu yolda makineler yaptıkları gibi bizde de ötedenberl bu mesele ile uğraşan yüksek ziraat enstitüsü veteriner fakültesi Ordinaryüs profesörlerinden Dr. Samuel Aysoy bir makine yapmıştır. Profesör bu makinesUe birçok tecrübelerde bulunmuş vs hayret verici neticeler elde etmişti’
Profesör Bamım /»/soy, ötetfenberi radyestezi İle uğraşmış ve 1935, 1936 senelerinde bu hususa dair Akşam'da makaleler yazmıştır. Son günlerde «tabiat mucizeleri, hekimlikte yeni ufuklar, hastalıkların erkenden teşhis ve tedavisi» namı altında yazdığı eserle uzun tetkiklerinin neticesi, makinesi ve bu makine ile yaptığı tecrübe ve müşahedelere dair malûmat vermektedir. Bilhassa doktorlar İçin kıymetli olan bu eserin tezi şudur: Velnız klinik muayene İle has-taLk, ancak vücutta esaslı surette yerleştikten sonra meydana çıkarılır. Aynı zamanda tıbbi radyestezlden istifade edilirse hastalığın İptidadan teşhisi kabildir. Meselâ verem, akciğerde büyük tahribat yapmadan, kanser nesiçler harabolmadan meydana çıkarılır.
Profesördün birçok müşahedelerden bahset! ğlne göre bu mesele tetkike değer bir mevzu teşkil etmektedir Dün kendlslle görüştüğümüz profesör Samuel Aysoy bize şu demeçte bulundu:
— Ötedenberi canlı veya cansız cisimlerden bir takım şuaların İntişar ettiğini İddia edenler pek çoktur. Bunların arasında biz de bluunuyo-ruz, hıtiâ bu esasa dayanarak 1936: nesinde Radiyo-blyolojl isminde yayın.adığımız bir eserde, çiçeklerden, meyva ağaçlarından ve orman ağaçlarından intişar eden şualardan bahse*.niştik. Her ne kadar tecrübelerimizin verdiği neticeler elle tutulur ve gözle görülür bir vaziyette ise de, fizik .1 âletlerle İspata muvaffak olamam. şlık.
Zaman geçtikçe Avrupa bilginleri meseleyi hallettiler ve bu olaylan flzikal filetlerle İspat edebildiler.
Sorbon üniversitesi profesörlerinden (NODON) lcadettlğl pek hassas bir elektrometre ile bitkilerin ve Elvanların vücudundan çıkan' (Radyo - aktlv) şuaları Ölçmeğe muvaffak olduğu gibi Curanlumi un Radyo-aktlvltesl ile mukayeseler yaptı. Roma tip fakültesi asabi hastalıklar profesörü (Cazamalli) dimağın muhtelif ruhi aktivltesl esnasında (keder, sevinç, teessür, korku ve saire) intişar eden şuaları sinema fl-llmleriyle tesblt etmeğe muvaffak oldu.
(Dr. Geiger Rolevvskl) Photo-cel-lule denilen bir âletle canlı mahlûklardan çıkan şuaları ölçtü, (Dr. Al-
bert Leprlne) Radlo - blometre İsmindeki âletle organlardan çıkan şuaları mevziî olarak tesblt ediyor ve ölçüyor. (Mühendis Müller) hususi kondansatörüyle İnsanın parmaklan ucundan çıkan şuaları zaptederek bir mikro-amperimetre İle ölçtü.
Bizim Radyo sentonlzatörümüz vücuttan çıkan dalgaları kuvvetlendirerek ölçer, anormal şuaları normal hale getirecek vasıtaları bulur.
Aletimizin esası hücrenin flziyolo-jlk faaliyetine dayanır. Höcre dışardan gelen elektrik cereyanlarını aldığı gibi kendisi dahi elektrik İmal eder
Bir hücrenin normal durumunun nıarazî bir hale geçmesi demek, ya az elektrik İmal veyahut elektriği geçirmemesi demektir Buna göre hücrelerden çıkan elektriğin miktarını ölçecek bir âlet bulursak tüberküloz, kanser ve frengi ve sair hastalıkların mevcudiyetini vücut dokularının ha-rabolmasından evvel daha başlangıçta İken tesblt etmeğe neden İmkân olmasın?
Bu düşünce pek mantıki ve pek fenni ve pek yerindedlr, her İyi düşünen dimağın kabul edeceği bir hakikattir
İnsan ve nayvanı&r için pek tehlikeli elan ve (Eklnokoko2) denilen hastalığı bir tavşana tecrübe İçin aşıladık Acıdan 25 gün sonra bozukluk göründü. Tavşanı hastalıkla aşıladığımız günden İtibaren filetimizle muayenesine devam ettik, 25 inci günü akciğer ve karaciğer İstikametinde maraz! dalgaları bulduk, arkadaşımız parazitolog Prof. Dr. Nevzat Tüzdil İle birlikte otopsisini yaptık ve mikr( ıkopta hastalığın başlangıcını gösteren ve ancak mikroskopta görüteti'en bozuklukları tesblt ettik.
Kanaatimize göre (tıbbi radiestezl) ilerledikçe hekimler hastalıklar İle mücadele etmek için yeni ve pek kuvvetli bir silâha, malik olacaklardır.
Dağistanh tüccar Resul efendi kızı ve emekli veteriner Hüsnü Baysa) eşi
BAYAN HAYRİYE BAYSAL 23/9/945 pazar günü Allahın rahmetine erişmiştir. Cenazesi Yenlmabal-ledeki evinden kaldırılarak Eyûpteki aile kabristanına defnedklmlştlr. Kendisini tanıyanlardan helâllik diler ve emeği geçenlere sonsuz şükranlarımızı sunarız.
Oğulları: Doktor yarbay Nesuhl Baysal ve Sadrl Baysal. Kızları: Öğretmen Atıfet Enci-oğln ve Betti a Baysal
|| Halkevleri ve Kurumlar ||
★ Eminönü Halkevinln «Bale Tatbikat Sahnesi» sanatkârları hazırlamakta oldukları büyük Bora balesinin porvaJarma son teklini vermişlerdir. Eser 3 Ekim cumartesi günü Basın mensuplarına prova Jeneral olarak temsil edilecektir.
ALKAZAR

f'
Bugün matinelerden itibaren 2 büyük zengin film birden Meksiko serenadı filminin kahramanı, Amerikanın Tino Rosisl, Amerika radyosunun göz be ğl... Meşhur şarkıcı Kovboy Gene Autry’nln fevkalâde eğlenceli kahramanlık dolu bu mevsimin İlk musiki ziyafeti
1-KOVBOY ZAFERİ
★ Sarıyer İlçesi yoksul İlkokul çocuklarına yardım cemiyeti başkanlı- ' ]
ğından: Cemiyetimizin yıllık kongre- j.
sİ 29/9/1945 cumartesi günü saat j
15,30 da Sarıyer Halkevi salonunda ■ yapılacağından sayın üyelerin teşrif-lerl rica olunur.
Baş rolde: GENE AUTRY Şarkılı İspanyol filmi
2 - Memnu mıntıka
(Canal Zone) i
Baş rolde: CHESTER MORRİS-HARRİET HİLLİARD — JOHN MUBBARD
Bütün İnsanları hayrette bırakacak Dev tayyarelerin azameti. Fen sayesinde binlerce İnsanin hayatını kurtaran yeni icatlar - -*
tuı ıı mı ııuır ııı ııı ııı ııı ı ıınıı muini iu ııı ııı ııuuılHirmuni
Bugün matinelerden İtibaren
MARMARA SİNEMASINDA
iki büyük ve güzel filim birden
i ı L
GEOROE SANDERS tarafından yaratılan emsalsiz casusluk ve entrika filmi «
2 - MİAMI SAHILERI
TOMMY DARSEY Orkestrası — CONSTANCE tarafından oynanmış müzik ve aşk filmi ■
ÇENBERLİTAŞ SİNEMASI
Bu gün matinelerden
İtibaren

Aşk ve macera süper filmi takdim edilecektir, ilâve olarak: Irak Kral Naibi Hasretlerinin İstanbulu ziyareti (Türkçe BöilU) Numaralı koltuklar erkenden aldınlmalbıdır.
Yarın akşam saat 9.30 da
KADIKÖY OPERA’da ZEHRA BÎLIR ve arkadaşları — Halk sanatkârı İSMAİL DÜMBÜLLÜ
Ahmet Güldürür ve Babrlye Tolıses birlikte YALOVA KAPLICALARI komedi 3 perde Zengin Varyete. Biletler gişede satılmaktadır. Tel: 00821
Sinemanın İlâhi Yıldızı J LANETTE MA O DONALD ve SİNEMASINDA ROBERT YO UN (3 — ETHEL WATERS
tarafından mükemmel bir suretteyaratılan
KAHİRE YOLCULARI
BU AKŞAM
1-KANAYAN KALPLER
Baş Rolde: WILY FYFFE — HENİ LYNN
2- KİTARALAR ÇALARKEN
ROY ROGERS tarafından yaratılmış revülü sergüzeşt ve macera filmi
4
Dünyanın İstediği... Sanatın yarattığı inkılâp... Müzikte... Dansta... Aşkta yenilik.,.
Yarın akşam A R ’ da
ANN MİLLER — BETTY RHODES’in
ZAFER ŞARKISI Bon günlerde dünya radyolarında çalınan şarkı-lar; Eksantrik danslarla süslenen eşşlz film;^^^
Bugün matinelerden İtibaren
TURAN SİNEMASI
İstanbul halkına 845 - 940 yeni sinema mevsimine İki büyük şaheser filimle başlıyor
l-YER ALTI ESRARI sözlü)
JOHN HU8BARD — vtRGİNİA Grey — esrarengiz, cinayetler, heyecanlı ve korkunç hâdiseler fevkalâde bir film
BÜYÜK REVÜ
JOHN CARROLL — SUSAN HAYWARD
tkl saat baştan başa sevk, neşe, dans şarkı revü filmi, mhF
Kuvvet ve kudret
Kuvvete, kudrete dair bir kitap — Tabiat küvetleri — Vesuve volkanı — Siyasî kuvvetler — İngiliz parlâmentosu — Cahili âlim yapan kuvvet — Yenicamı ve mimarı — Liyakat nedir? — Alnıan-yada fizik ve ırk nazariyesi — İtalyada tarih — Yalancının mumu — Hürriyetin takati
TANIMADIĞIMIZ MEŞHURLAR
îr şifreli telgrafın garip hikâyesi

Tanınmış Ingiliz mütefekkiri Bertrand Russell’in Power adlı eserini bir dosttan ariyet almıştım. hâlâ tamam okuyamadım. Sanki ismi beni âdeta manyetize etti. Evet, kuvvet ve kudret diye İki zorlu kelimeyi bir araya getirerek ancak ifade edeceğimiz , Porcer’in ilk sahifeslnde şu söz. ı tere Taslanıyor.
«İnsanlarla hayvanlar arasındaki mânevi farklardan en mühimi insanların tamamen tatmini kabil olmıyan arzularına, hay. vanlarda olduğtı gibi, bir had ve hudut olmamasıdır. Boa yılanı yiyeceğini yedikten sonra tekrar iştahast gelinceye kadar uyur. Diğer hayvanlar eğer böyle uyu. Uluyorlarsa ya yiyeceklerini yo. luyla alamadıkları veyahut düş. , mandan korktukları İçindir. Çünkü onların faaliyetleri sade, ce kendilerinin ve nesillerinin bakası ihtiyacını karşılamağa yarar ve ancak bu ihtiyaçların karşılanması İçin elzem olandan başka hiç bir faaliyetleri yoktur.»
İtiraf edeyim kİ mevzuu, şu : son senelerde bütün dünyayı üzen ve ezen kuvvet ve kudret ; olan eserin bu başlangıcı beni I tekrar korkuttu. O kuvvet ve kud_ ı retin hudut tanımaz faaliyeti İle , bazı memleketlerde, nasıl aşıp taştığım hatırladım ve kitabı yine bir müddet için kapadım. , Bu kuvvet ve kudret üzerine dü_ ; şünmek İstedim. Ne yapsam, ne ■ etsem İlk düşündüğüm şey bu . mefhumların tarifi oluyor, Kuvvetin ve kudretin fizikteki târif. ( terini buraya nakletmek abes; . onu geçiyorum. Lâkin hiç olmaz, sa o kuvvetleri tabiat kuvvetleri, , insan kuvvetleri diye ikiye ayırmak lâzımdır. Tabiat kuvvetleri. ti İn hâlâ en zorlu ve en ferman dinlemez kuvvetleT olduğu mu. hakkaktir. Bir çok şehirleri baş. tan başa yıkan zelzele, koca bir , bölgenin mahsulünü, hayvanım, İnsanını silip süpüren başı boş kalmış taşkın su, ağaçlan, ormanları, evleri kökünden kopa. ran kasırgr bir ocak bacası gibi senelerce sinsi, sinsi tüterken birden bire patlayan yanardağlar ve daha neler hep mekanik veyahut daha umumî tâbirle fi. sik kuvvetlerdir.
Genç bir talebe İken Vesuve yanardağının 1905 patlayışından biraz sonra ta zirvesin» kadar bin bir güçlük ve tehlike İçinde, bir seyahat ve tehlike meraklısı arkadaşım İle çıkışımı hatırlıyo. rum da hâlâ helkemiğimden yu. karı bir ürperme duyuyorum, tşte orada tabletin kuvvetini, or. mantarın üzerinden, kasabaların tepesinden aşan, yerver parlak ve donuk siyah renkli derisinden renk, renk nefesler püsküren bası denizde, kuyruğu hâlâ yanardağın cehennem ağzında bir ejder şeklinde görmüştüm. Vakıa he. nüz yanardağlardan bombalar doldurup insanların tepesine ata. madik: onların hararetin! teller, le. borularla kışın kömürsüz kalan biçare İnsanların ayağına kadar getirmedik, amma tabiat kuvvetlerinden bir çoğunu, hara, rett, elektriği âdeta bir el ulağı gibi İstediğimi» yerde, istediğimiz şekilde kullanabiliyoruz. Hele İnsanlar son zamanlarda güneşin içinde geçen fizik! ve kimyevî hâdisenin yeryüzünde taklidine muvaffak oldular, atom çekirdeğini parçaladılar ve bu parçalan, manın kuvvetlle şehirleri, insan, larlle. hayvantarile, hinainrfle toz ve dumana çevirdiler. Fakat henüî bütün tabiat kuvvetlerini bağlayıp emrimize âmade bir hale getirdik, diyemeyiz.
Biz insanların elinde bir kuvvet ve kudret daha vardır kİ o da sİ. yasî ve İdarî kuvvettir. Dünyanın en geniş siyasi ve İdari kuvvetine malik olan müessese derler kİ în. glltere parlâmentosudur. Hattâ, pek harcıâlem olmuş bir tâbirle, İnelllz parlâmentosu kadını er. kek, erkeği kadın yapamaz; baş. ka herşeyl yapar, demek mutat olmuştur. Bu bilmem ne dereceye kadar doğrudur. Belki demok. raslnln kuvvetin! göstermek İçin darbımesel şeklinde söylenmiş bir sözdür. Bana öyle geliyor kİ bu parlâmento bir kararla filimi cahil, cahili filim yapmak, yahut
taş ve kâğıt üzerinde vesaike dayanan tarihi değiştirmek kuvvet ve kudretine malik olmasa gerek, tir. Fakat mutlak siyasi kuvvet, ler hiç olmazsa şeklen bunları da yapmağa kadirdirler,
Yenlcamiin önünden geçerken o muazzam âbideye ben de her defa bakarım ve mimarlarını hatlılarım; fakat beraberce hatırladığım çok şayanı dikkat bir de fıkra vardır: Tam 300 sene evvel günün birinde Sultan Ibrahlmiıı , meşhur Cinci Hocası sadece bir , üfürükçü iken bir İrade İle üle. ma silicine ve hattâ Salın medresesi müderrisliğine tâyin olu. nunca o vakit Sadrâzam olan Kara Mustafa Paşa «bu meçhul kimsenin ilmin başına musallat edilmesini» hiç beğenmediği için kendisine teşekkür ziyaretine geldiği zaman huzuruna çıkma, sına müsaade etmez. Fakat Pa. şanın mahremlerinden Mimar Kasım Ağa. Paşaya «Behey sulta. 1 mm niçin tehevvür edersiz, liyakat dedikleri şey Padişahın ve vezirlerinin nazar.ı himmetleridir. Kabul buyurun ve gönül kırmayın» diyor ve Yenicam! gibi koca bir âbidenin kurulmasına yardım eden mimar. İlmin kalbim yık. rnağı. fakat Cinci Hocanın gönlünü yapmağı Sadrâzama nasl. hat eder (1) Bu nasihatte görülüyor ki mutlak kuvvet ve kudret hüküm sürdüğü zaman ca. hillerl âlim yapmak da o kuvvetin elindedir.
Bunun misallerini son seneler, de nazi ve faşist İdarelerde pek. âlâ gördük, Prusya akademisi âzası tıpkı bir siyasi teşekkül gibi emir aldılar ve Einstein’i arala, nndan attılar. Bu olabilirdi, çünkü nazl rejimi teessüs edince Prusya akademisi de, Alman üniversiteleri de hep nazi partisinin bir şubesi demekti. Fakat iş bununla kalmadı. «Liyakat dedik, lerl şey diktatör İle onun yardakçılarının nazar_ı himmeti» demek olduğu için derhal fizik ülema. sandan bazıları Elnsteln nazari-yeslnin mânâsız ve yanlış oldu, ğunu İddia ve ispata kalkıştılar. Blolojistler halis Alman ırkının kanında bin bir güzel cevher bul. dulaT: diğer ırkların kanım İse bu cevherlerden mahrum ettiler. Fransız ırkını yan zenci bir ırk gibi gösteren ırk nazarlyeslni Almanyada tam 5000 profesör vecd ve heyecanla kabul etmişti. 1500 profesör de Polonyanın uşak bir memleket haline getirilmesinin tam İlmî bir hareket ol. duğunu söylemişlerdi.
İtalyada tarih MussollnTnln bir emriyle değişiverdi: Bugün, kü Italyınlar bîr zamanlar Ak.
Bir adam hakkında : « Mihai’a borcu vardır!.. » tâbiri ne zaman kullanılır ?.,
/ İttihatçı lûg atında pek meşhur bir tâbir — v Mihala borçlu olmak» demektir? — Mihal kimdir?.. — Telgraf haneye dadanan sarraf — Ayın : yirmi beşinci günü — Bir türlü yetişmiyen maaşlar — Mihala borcu olanlar — Gece yarısı gelen telgraf — Genç şifre memurunun hayret ve telâşı — Bir türlü halledilemiyen şifre — Talât paşayı kahkahalarla güldüren bir cümle...
denize «Bizim deniz» diyen Romalıların doğrudan doğruya ev. lâdları oldular ve profesörler cehil kucaklara oturttular İlmi ayaklar altına serdiler. îtalyanm ezel! ve ebedî bir birlik olmadığı, m söylemek İstlyen büyük filozof tarihçi Benedetto Croce’yi Napo-irde evinde kalebend ettiler. De. mek mutlak kudret ve kuvvet İlmi cehle, cehil İlme döndürebL llyordu Fakat şunu derhal söy. temeliyiz kİ böyle mutlak kudret ve kuvvetin kurduğu sözde ilmi nazariyeler, yazdırdığı kitaplar en çabuk sönen saman alevleri, dir. Yalancının mumu İlim sa. hasında galiba yatsıya kadar da vanmıyor. ilim nazarlyelerl ve fikir hareketlerinin etrafı aydın. Utması için mutlak kudret ve kuvvetin gölgesine değil, hürrl. yetin «dağlan birbirine yaklaştı, ran. kırık söğüt dallannı sürükleyen. İrmakları taşıran takati, na» Ihtivac vardır.
A. ADNAN . ADIVAR
(D Acaba bu nasihati veren mimar Kasım afta mıdır, yoksa her şeyi va-tıştırmaft'i çalışan vakanüvls efendi m! bu «taleri Kasım alfanın afttina koymuştur, bunu tahkik tabii kabil değildir.
Bir kız dut ağacında asılı bulundu
Yakacıkta Cami sokağında oturan 14 yaşlarında Arife evin bahçesindeki du tağanında boğazından İple asılı olarak bulunmuştur! ölüm hell görülmü* vo ceset morga nı dilm iştir.
fe-
V-_
Meşhur ve kodaman ittihatçı, ların arasında pek ziyade kulla, nılan bir tâbir vardı: «Mihala borçlu olmak!,.»
Meselâ birisinden bahsedildi, ğl zaman şöyle denildiği vâkıydi:
— O mu?.. Bırak Allah aşkına, Mihala borçludur ..
Bazan karşı taraf itiraz ettiği olurdu: •
— Yok efendim, ne münase. bet?..
Öbür taraf dayatırdı:
— Gayet İyi biliyorum. Adam, cağız Mihala borçludurl,,
Bu «Mihala borçlu» yahut «Mihala borcu var!,.» ne demek, ti?.. Tâbir İttihatçı lügatinin meşhur sözleri arasına, hattâ Türkçeye nasıl girmişti?..
Bu sözü ortaya atan ve meş. hur eden bizzat Talât paşadır. Onun dostlan, yakınları Talâtin «Mihala borçlu» tâbirini ne ka. dar çok sevdiğini pekâlâ hatır, larlar. Ve nihayet '-Mihala borçlu..» sözünü o kadar bol kullanmıştı ki tâbir onun ağzından ar. kadaşlannın diline ve bütün It. tlhatçı lûgatma geçmişti.
Hattâ bir gün meşhur bir ît. tlhatçı:
— Kodaman bir îtilâfçı ile ta. niştim. Onlar da «Mihala borçlu» sözünü öğrenmişler yahu., de. inişti.
Şimdi Talât paşanın bu kadar çok bahsettiği Mlhalin kim olduğunu anlatalım, Talât paşanın bahesttiğl Mihal bir sarrafın İsmi İdl. Ufak tefek, cingöz bir sarraf.
Talât telgrafhanede memurken pek az para alıyordu. Buna mu. kabil gayet ellaçık. ve hovardaca para sarf eden bir adamdı. Bu İtibarla ay sonunda dalma parasız kalıyordu.
Yalnız o değil, bütün arkadaş, lar ı hemen hemen aynı vaziyette İdiler Hiç biri ayın yirmisini, yirmi' beşini getir emiyorlardı. Bunun İçin postaneye bir sarraf dadanroıştı: Mihal!..
Ayın yirmisinde, yirmi beşinde Mihal bütün postane memurlarına avans veriyordu. En baş müşterisi de «makine kâtibi Talât efendi» İdl.
Ay aounda ise sarraf Mihal efendi daireye geliyor, doğru muhasebeye çıkıyor vs bütün maaşları alıp gidiyordu.
Sarraf onları her hususta sızdırmak, fazla fazla paralarını almak İçin elinden geleni arkasına bıarkmıyordu. Dairede birisi, başkasından borç para İstemeğe
■ kalksa derhal etraftan izahat ve.
■ rillyordu:
1 O mu borç para verecek?., Kendisi Mihala borçlu yahu...
Lâkin yavaş yavaş Mihalm kendilerini İyiden İyiye kandır-
■ dığını anladılar. Talât:
L _ Bu adam bizi adamakıllı : enal yerine koyuyor., dedi.
■ Artık «Mihala borçludur» tâ.
- biri tam mânaslte (enal» yerine
■ kullanmağa başlandı. Bu, ltti-
■ hatçı dilinde bir nevi parola idl.
■ Bir adamın «Mihala borçlu» ol.
■ duğundan bahsedildi mİ, hiç kimsenin onun aptallığından şüphe etmesine artık lüzum kal-
. mazdı.
Şifreli telgraf..
1 Seneler geçti, «Mihala borçlu. ! dürt > tâbiri yayıldıkça yayıldı.
Bu sırada bir «at Talât paşadan ısrarla bir vilâyetin mebusluğunu İstiyordu.
Talât paşa ona şu cevabı ver. dİ:
Hay hay... Fakat bir kere o ’ vilâyete soralım... Bakalım bura. » da seçilme kabiliyetiniz var mı?, . — Sorun efendim, göreceksiniz
- kİ beni herkes istlyeeekl.,
O vilâyetin valisi çok eski bir
M!/'
Taiât paşanın Avrupada Sal ‘ ismile çıkartıp kullandı pasaportundaki resim
İttihatçı ve Talât paşanın da canciğer dostu idl. Talât paşa kendisine bir telgraf çekti ve mebusluk istlyen zatın o vilâyette seçim kabiliyeti olup olmadığını sordu.
Gece yansı cevap geldi. Tel-1 graf şifreli olarak verilmişti, [
Eski İttihatçı olan vali kendisi hakkında fikri sorulan zat İçin aynen şöyle yazıyordu:
«Eğer bu zatın cemiyet İçin buradan mebus seçilmesi matlûp İse buna hiç bir diyecek yoktur. Ancak kendisinin Mihala borçlu olduğu arzolunur.»
Şifre kâtibi aldı, telgrafı baş. tan başa çözdü. Bütün kelimeleri halletti .Fakat birdenbire telgrafın içinde hiç münasebeti olma, (lığı halde «kendisinin Mihala borçlu olduğu» cümlesine takılıp kaldı. Zavallı memur çıldıracak, fa: «Mihala borçlu olduğu arzolu. nur?..» Bunun telgrafla ne alâ. kası var?..
Çok eski ve çekirdekten yetişme bir telgrafçı olduğu için Talât • paşa telgraflara son derecede dikkat edilmesini isterdi. LÜ1Ü1Ü yutmazdı.
Bu İtibarla şifre memuru her tarafını hallettiği telgrafın «ken-
Kaliforniya üniversitesi
75 yaşında olan Kaliforniya üniversitesi Birleşik Amerikanın en yüksek tedrisat kaynaklarından biridir. Üniversiteye 18.000 den fasla talebe devam etmektedir, Fakat Ncw-Yarle şehri kolejinde 25,000 okurun mev-ı cut oldtıftıinu da göz önünde tutmak lazımdır. Kaliforniya üniversitesinin 6 mlıyon dolar değerinde bir fabri-ka.-.ı vardır Diğer taraftan Yaîe üniversitesinin daha değeri! bir fabrikası mevcuttur
Kaliforniya üniversitesinin 1720 kişilik bir öğretmen kadrosu vardır. Fakat Kolombiya üniversitesi 2.500 kişilik bir öğretmen kadrosuna ma-llkllr. Kaliforniya üniversitesinin 30 mltvon d( larlık geliri vardır. Lâkin bu bakımdan da 12 Amerikan üniversitesi tarafından geride bırakılmaktadır.
—e
dişi Mihala borçludur» kısmını paratnez İçine alarak üzerine (halledilememiştir) diye yazdı.
Telgraf Talât paşaya verildi. Sadrâzam okudu, okudu. «MI. hala borçlun sözüne gelince ve üstünde (halledilememiştir) cümlesini de görünce hayatının en neşeli kahkahasını attı. Mütemadiyen gülüyordu. Eski ve kodaman bir ittihatçı olan valinin şifreli telgrafı sunturlu İttihatçı dili İle vermesi ve tâbir! bilmeyen şifre memurunun hareketi pek hoşuna gitmişti.
Memura:
— Niçin parantez işareti içinde bunları yazdın?., diye sordu.
Memur tereddütle cevap verdi:
— Bir türlü İşin İçinden çıkamadım efendim... Halledemedim de ondan!..
— işte halletmişsin ya.,. Hem de öylesine halletmişsin ki bun. dan daha iyi, bundan daha güzel olarak bu şifre de çözülemez. Çok iyi halletmişsin oğlum!,.
Şifre memuru sonsuz bir hay. ret içinde dışarı çıkarken Talât paşayı hâlâ kahkahalarla güle, rek bırakmıştı.
Vakfa Talât paşaya, bilhassa eski arkadaşlarından gelen şifre, lerde pek tuhaf şeyler de olmuyor değildi. Fakat şifre me. muru hiç böyleslni görmemişti!., t tşte Talât paşanın sık sık kul. kandığı «Mihala borçludur!..» tâbirinin mânası ve hikâyesi bu. dur.
Bîr hikâye daha!..
Bu tâbire dair küçük bir fıkra daha vardır Hiç zeki olmıyan iki kişiden biri, öbürünü Talât paşaya tavsiye ediyordu.
' Talât:
— Bırak canım.. Onun Mihala borcu vardır., dedi.
Adam dudağını büktü:
— Zaman dar efendim,, plmizln az çok öteye beriye, hat. tâ belki de aynı yere borcumuz vardır...
Bu söz üzerine o günü hiç de neşesi olmadığı halde Talât pa. şa kahkahalarla güldü ve sordu:
— Sizin de m) Mihala borcunuz var yoksa?,,
Odada bulunan öteki ittihat, çılar da gülüyor, gülüyor, gülü, yorlardı.
Hikmet Feridun Es
12 vesika, sabır ve çok sigara
Bir Amerikan muhabirine göre Balkanlarda •eyahat için bunlara ihtiyaç var!
Ncsv-York 25 (UStS) — «New-York Herald Tribüne» gazetesinin Roma muhabiri bildiriyor:
«Bugünlerde Balkanlarda seyahat etmek için 12 kadar vesika, hudutsuz bir sabır ve birçok Amerikan sigarası lâzımdır.
«Herhangi bir başkentten alınmış bir seyahat vesikasının bu başkentten 30 kilometre mesafede askerler tarafından «kıymetsiz» sayılması sık Ck vâki olan hâdiselerdendir. Müna-ıle sistemi, umumiyet Itlbarlle orta derecededir. Yolcu saatlerce alıko-Salmakta ve uzun boylu sorguya çe-ilmekte, üstü başı araştırılmaktadır.
«Batı Avrupada basının serbest olduğum. dair Potsdam beyannamesinin hükümleri, her şeyden evvel Bal-jumlard» muhafızlık eden askerlere bildirilmelidir. Balkanlardaki yollar kelimenin tam mftnnslle mânla ve mltralyöıs yuvalarlle doludur. Bu va-atyot, yalnız yabancı memleketlerde değil, aynı tornanda Macaristan, Yugoslavya, Bulgaristan ve Homanyada da teDkldedilmektedir.»
He.
Edirnelilerin bir şikâyeti İstanbul’a sebze ve meyva gönderilemiyor
Edirne Postası yazıyor: Avrupa hattının Yunan arazisinden geçen 33 Km. İlk kısmının işletme işi Yunan İşletme İdaresine defolunduktan sonra her gtin İstanbuldan Edlrneye gelmekte olan Avrupa katan İntizamını kaybetmiş bulunmaktadır. O kadar kİ, arlık her gün 1-2 saatlik bir gecikme tabii bir hRİ almış ve bu da yolcuların rahatlnl bozduğu gibi, vakit kıymet mefhumunu da ortadan kaldırmıştır. •
Bundan başka. Yunan arazisi İçin Transit resmi olarak yeniden ton başına yapılan on Ura zamla Avrupa katarına Edirne İçin bağlanan bir tek sebze vagonunun da sebepsiz seferden kaldırılmış olması, Edlrnenln her türlü İstIhsalfttını İstanbuia götürmesi İmkânları kalmnmıştır. Bu suretle İktisadi ve ticari durumu esasen meflfiç bulunan Edirneliler çok zor bir vaziyete düşmüşlerdir.
Yeni yapılan transit zammının kaldırılması, sebze vagonunun tekrar sefere konması ve gayri tabi! tren gecikmelerinin önlenmesi için ticaret odam tarafından alâkadar makamlar nezdlnde teşebbüste bulunulduğu haber alınmıştır.
Vanilya tabletleri
Bl,1r«'k fi- -İka 'usunun şika-go . ı levazım dairesine bağlı olan araştırma lâboratuvannda vanilya tabletleri yapılmıştır. Harb devresine nakliyat güçlüğü yüzünden birçok maddelere yer tahsis edilemiyordu. Lâboratnvor. bu hususu göz önünde tutarak tabletleri vücuda getirmiştir. 192 tablet bir kilo vanilyayı karşılamaktadır
Dünyanın en garip adamı
Modern devrin en garip ve en beynelmilel adamı, bir Macar Yahudlsi-dlr Ignatus Trebitsch İsimli bu adam 1879 yılında doğmuştur. 18 yaşında Almanyaya kaçarak p rot es tan olmuştur. Daha sonra, İngilcereye giderek sır asil e Quaker. Parlâmento âzası, sahtekârlıktan mahkûm, İngiliz rahibi, Alman casusu ve Kanada rahibi olmuştur.
İlk dünya savaşmana sonra Almanyaya dönerek, militaristlere yardımda bulunmak istedi. Hayatının son 17 senesini bir budlst olarak geçirmiştir. Nihayet, birçok memleketleri dolaştıktan sonra. 1943 yılında bir Şrıngay manastırında ölmüştür.
Tavana bakarak kitap okunacak!
Son zamanlarda. Birledik Amerlka-da küçük puntolarla dizilen bir kitap sahlfeslnl büyütmek suretile tavana oksettlreu bir Alet icadedilmiştir Bu vaziyet karşısında, geceleri yatağa yattıktan sonra gözlerimizi tavana dikmek suretile gayet konforlu bir mütalâa yapmak İmkânı hası! olacaktır
Sah İt ey i çevirmek keyfiyeti de halledilmiştir. Bu İşi başarmak İçin sadece nlr düftme^e basmak Ulamdır
Garip bir tesadüf
1925 yılında New-Yorkta Witmark müzik neşriyat evine mensup bir kompozitör bir şarkı bestelemiştir. Bu şarkının notaları basıldıktan sonra bir kısmı da Avrupaya gönderilmiştir Arası çok geçmeden, ayni kumpanyanın Almanyada bulunan mümessili New-Yorka yazdığı bir mektupta bu bestenin bir sene evvel yazılan bir şarkıdan tamamen farksız olduğunu bildirmiştir
Wltmark neşriyat evi ve kompozitör iki notayı esaslı bir şekilde gözden geçirince iki şarkı arasında sadece yarım tonluk bir farkın mevcut olduğunu hayretle görmüşlerdir. Wlt-mark neşriyat evi bu durumun sadece garip bir tesadüf olduğunu kabul ermiştir.
KL£Ri - l)IM hlMhH r
/ULEDİKI.ERİ
Saygısızlarla savaş derneği çalışma programı
Dernek yönetim kurulu (idare hey-atı) çalışmasına başladı. Bu senek! çalışma programını bu kurul şöyle düzenlemiştir:
1 — Üyelerinin tavsiye ve dileklerini dinlemek, hemşerilerln kendi amacımız çerçevesi İçine giren dilek ve ihtiyaçları üzerinde durmak.
2 — Bu konuların önemi nispetinde sıralanmasından sonra çeşitli te-şebbüiierle (İdare makamlarına baş vurarak bu sütunlarda yayınlıyarak) dileklerin tatbik alanına girmesine çrJışmak.
3 — Konferanslar tertiplemek,
4 — Afişler hazırlamak,
& — Şehir hayatımızda çirkin hareketleri göze batan saygısızlara karşı nemelazımcı ve nemegerekçl olmı-yacak ve İyi niyetle çalışacak vatandaşlardan meydana gelecek üyelerimizi çoğaltmak.
Burada belirtmek gerektir kl DeT-nek. üyelerinin veya e? ülkü İle çalışacak vatandaşların herhangi bir sebeple karşılaşabilecekleri herhangi şahsi, hukuki, kanuni durum ve hallerden sorumlu otenuyacağı gibi üyelerinin Z.erhangl bir vatandaşa karşı kanunen haksız ve sorumlu durumdu kalmasını uygun bulamaz.
Amacımıza güc ve pazu zoru ite değil, medeni, insani ve pedagojik ve psikolojik yollarla varmak daha doğru biz yol tutmak demektir.
Dr. M.

Sahile 6
AKŞAM
26 Eylül 1943
Fıstık ağacı J
CLYDE GEMİ TEZGAHLARI
Derenin kıvrıldığı ve İhtiyar fıstık ağacının sular üzerine eğildiği yere geldikleri zaman Ahmet Nuri durdu. Ve etrafına dikkatli dikkatli baktı. Evet, işte tam burası... Yosunlar içinde akan, derenin dirsek verdiği yer... Hattâ biraz İlerideki baldıran otlan ve katır tırnak! an sanki o zamandan kalmış gbli. Fakat bu dekorun İçinde en mühlmmi şu fıstık ağacı 1..
Onun gölgesinde Pakize’yi az mi beklemişti?.. Ta uzaklardan genç kızın pembe entarisini farkederdi-, Hattâ ağacın gövdesinde iç içe geçmiş bir P ve N harfleri yazmışlardı. Pakize, Nurll..
Bir gece yine bu çayırda dolaşırlarken birdenbire gökler gürlemiş, şimşekler çakmış, sonra hayatlarında görmedikleri bir şiddette şakır şakır yağmur yağmıştı, işte o zaman da bu fıstık ağacının altına sığınmışlardı.
Ahmet Nuri ihtiyar fıstığa bakarken içinden: uNe gece!.» diye düşündü
Bu ağacın 18 yaşının günlerinde çok mühim bir mevkii vardı. O zamanlar Pakize 11e en büyük arzulan şu İdi. Fıstık ağacının altında, el ele birlikte ölüme kadar gitmek... Uzakta bir keman sesi!.. 17e kucaklarında Verter kitabı...
Şimdi’ bu hayalleri düşünürken Ahmet Nuri:
— Biz de az uz budalalardan değilmişiz hani... diye gülümsedi. Keman sesi İle Verter kitabı da ne oluyordu sanki?..
En büyük çılgınlık ve rüya dekoru olarak hatırladığı bu fıstık ağacından bir İki sene sonra ayrılmağa mecbur olmuştu.
İkinci defa aynı yeri 35 yaşnda İken görebilmişti. O zamanlar daha durmuş oturmuş bir İnsan olarak bu eski aşk dekorunu ziyaret etmişti.
Lâkin ikinci gelişinde bu dekor ona aşk ve çlgınhk arzuları vermedi. Bilâkis sükûnet, rahatlık, gamsızlık, kasavetslziik hisleri uyandırdı. Eskiden şairane delilikler yaptığı, bir gece şevgilisile beraber İliklerine kadar ıslandığı şu yere bakıp:
_ Burad ne güzel blrevyaptırıhr!.. demişti. 18 yaşında bir çocuk belki burada bir çok başka şeyler düşünebilirdi. Fakat o otuz yaşında makul bir adamdı. Ve daha «hayatın İnsanı. İdi. Pratik ve İş adamı olduğu İçin hemen eski konağın hakkında tahkikat yaptırdı. Ve bunun satılık olduğunu öğrendi, orayı aldı, Pakize ile bakırı havai kurdukları eski konak...
O zaman iki sevgili başbaşa:
— Bu tahta binanın eskllllğnde ne şairane bir giizellk var.. Derlerdi.
Hakikaten de onun kara yüzlü tahtalarını pek de beğenirlerdi. Fakat Ahmet Nuri onu satın aldıktan sonra hemen yenileştirdi.
Artık evinin şairane olmasından ziyade rahat olmasını İstediği bir çağda idi.
Ve şimdi bu ağır ağır akan dere ona eskisi gibi âşık olmak ve çılgınlıklar yapmak arzuları değil de, İyi Ve çeşitli bir yemekten sonra şöyle helis bir öğle uykusuna yatmak ve nihayet İkindi üstü bir hasır üzerinde köpüklü köpüklü kahvesini İçmek istekleri veriyordu
Fıstık ağacını İki ziyareti arasında ne büyük fark!.. Onu npril tamimde başka gözlerle görüyordu.
Şimdi bu kendisinin aynı y«rl üçüncü ziyareti idi. Çok parası vardı. Lâkin yine de son derece de fazla para kazanmak ihtirası içinde idi. Kazandıkça hırsı fırlıyordu. Arka-daı’nrma:
— işte... Bahsettiğim yer burası!., diyerek fıstık ağacını, önünden âhes-te aheste akan dereyi, bomboş çayırlar ive geçen sene aldığı köşkle birlikte. büyük arazl-lni İşaretle şunları İlâve etti:
- Görüyor ’ n» - a . Ne güzel bir sanayi mıntakası olabilir değil mi?.. Şu fıstık ağacının önüne,-dere kena-
rına fabrikayı kurduk mu?.. Gel keyfim seli., şu konak!-
Böyle Söyllyerek Pakize 11a osklden hayaller kurdukları konağı — faka* yenileştirilmiş haille — gösteriyordu. Eskiden bütün emelleri orad^ şairane geceler geçirmek, dere üstüne vuracak mehtapları, karlı beyaz geceleri pencerelerinden seyretmekti.
Ahmet Nuri:
— Bu konağı da müesseseye ait deri deposu yaparız. Ham derileli oraya koyarız. Olmaz mı?_
Arkadaşları:
— Mükemmeli., dedi.
Biri mırıldandı:
— Yazık bu güzel ağacı kesmek lâzım gelecek...
Ağacın önünde durmuşlardı.
Ahmet Nuri:
— Adaaaam sen de... dedi, çayırın güzelliğini bozacağız diye para kazanmaktan vazgeçecek değiliz ya.. Hemen yarından teri yok ağacı devirmen...
Böyle söylerken ihtiyar ağacın kabuklarını koparıyordu. Bir aralık karışık bir şekil göziina ilişti.
Birbirine girmiş iki harfe benziyordu. Fakat iş hakkında konuşmağa o kadar dalmıştı ki bu acayip şekille meşgul bile olmadı. Şimdi etrafı bir aşk dekoru olarak değil, bir İş dekoru olarak görüyordu.
(Bir yıldızı
|BULMACA I
123436780 10
Soldan sağa ve yukarıdan aşağı:
1 — Trakyada bir kasaba.
2 — Müteessir olan - Sonuna «T» gelirse erler demektir.
3 — Bir balık - İbrahlmln kısaltılmışı.
4 — Elde edileme*.
5 — Bolluk - Su.
6 — Hububat tozu - Sıçrayan bir mahlûk.
7 — İleri varma.
8 — Hamile - Tersi tavırlar demektir.
9 — İstida ver.
10 — Tersi kaide harfe! demektir -Daha fena.
GEÇEN BULMACANIN HALLİ Soldan sağa vc yukarıdan uşağı: 1 — Kabadayıca, 2ı — AiimolasiB. 3 — Binalar. 4 — Ama, Akıbet, 5 — Dolabaglr, 6 — Alâka, Elek, 7 — Yarıgeee, 8 — Is, Bilemez, 0 - Ol. Ere, El â, 10 — Anıt, Kızak.
RADYO
ANKARA RADYOSU Bugünkü program 18.00 Salon orkestrası, 1830 Ziraat saati, 19.00 Haberler, 19.2q Geçmişte bugün, 19.23 Karışık şarkılar, 19.45 Sağlık saati, 20.30 Marşlar, 20.15 Radyo Gazetesi, 20.45 Yurttan sesler 21.05 Cumhur başkanlığı armoni müziklisi, 31.50 Fasıl, 22.13 Konuşma, 22,30 Radyo yaylı sazlar kuarteti Hayta. 22.45 Haberler.
Yarin sabahki program
7.30 Hafif müzik (pl.), 7.45 Haberler, 8.00 Hafif müzik (pl.), 12.30 Uşak makamından şarkılar, 12.45 Haberler, 13.00 Salon orkestrası. '
G^.ı coo.nadan Paris
EDEBÎ ROMAN
Yazan: Louis Bromfield Tercüme eden: Vâ - Nû
■■■■ Tefrika
Yeniden, kadın, kendini de hayrette birakan bir kurnazlıkla, ustalıkla ve huzurla uydurdu durdu. Bu İcatlarından zevk de duyuyord. Almanı, Nieky'nln İzinden uzaklaştırmak daha muvafık olurdu.
— Marsilya'dadır. — dedi. — Avukattır. Benden daha yaşlıdır. Evli işe de bahtiyar olamamış. Uzun zamandır beraberiz. Şimdi ne olacağını bilmiyorum. Paris'e dönemez. Reynaud hükûmetlle birlikte işlere karışmış bulunuyor.
— Onu seviyor musunuz?
— Evet, seviyorum.
— Yazık. Fakat değişebilirsiniz.
— Mümkündür, Değişebilirim,
— Size çok şeyler veririm. Mücevherat olarak o kadar değil. Fakat imtiyaz ve şeref olarak birçok şey. Hattâ, size mahsus otomobiliniz bile olur
Roıde, gene, binbaşının kendisini damgalanmış bir kadın gibi, bir orospu gibi telâkki ettiğini anladı. Şüphesiz kİ, bu adam, hususi hayatını bizzat yapmış olmakla beraber, tıpkı kendiri tarzında bir erkek gibi yaşı-
No. 62 ■
yan tek Alman kadınına roslamanuş-tı, İhtimal öyle Alman kadınlan yoktu.
— Evet. Çok naziksiniz. Bütün bunları anlıyorum.
Komutanın yaptığı kurun garabetiyle yeniden hayrette kaldı. Bu erkekte, İhtimal, bir musallat fikir, bir İhtiras vardt amma, aşk yoktu. Alnındaki damarın attığını farkedlyor-du. Madam de Thonara gibi, o d*, kendine göre teşhlsclydl. Bazı ahval'-de, zaruret lcabettlrlnce bu mesleğine dahil olurdu. Bu, hayatta kendi va-sıtalarlle muvaffuk olmuş her kadının lüzumlu teçhizatın* giren bir şeydi.
Erkek, sert bir tonla:
— Teklifimi düşünecek misiniz? • dedi.
— Kolay kolay reddedilir gibi değil
Ve birdenbire gülmek arzusunu duydu. Şimdiye kadar kendisine yapılan bütün teklifler arasında, bu. en garibi, en soğuğu, aynı zamanda en ihtiraslısı ve en mu2 tarihiydi.
ikinci şampanya şişesini bitirdik-
Atom bombasını patlarken gördüm
ilk tecrübede bulunan bir Ingilia muharriri gördüklerini anlatıyor
Ingiltereye giden teknik öğretim müsteşarı ile teknik öğretim mildü rünün ziyaret edecekleri yerler
İngiliz kültür heyetinin daveti tlze-rlno Milli Eğitim Bakanlığı Teknik Öğretim müsteşarı bay Rüştü Uzcl ile aynı Bakanlığın Erkek Teknik öğretim müdürü bay Ferit Sander'ln eylülün 15 İnci cumartesi günü Kahire yollle İngiltere’ye hareket ettikleri ve orada birçok teknik müesseseler!, okul ve üniversiteleri, fabrika ve gemi tezgâhlarını gezeceklerini, lâ-boratuvarlarda, araştırma merkezlerinde İncelemeler yapacaklarını yazmıştık. Bay Rüştü Uzel'in 6 hafta devam edecek olan seyahati esnasında ziyaret edeceği yerlerin en şayanı dikkat olanları hakkında okuyucularımıza bu sütunlarımızda malûmat vereceğiz. Bugın bunlardan birini teşkil edecek olan Clyde gemi tezgâhları mevzuunu ele alıyoruz:
1938 de açık denizlerde dolaşan İngiliz gemilerinin beşte biri mutlaka Tskoçya'da Clyde nehrindeki gem! tezgâhlarında yapılmıştı. Bu hakikat karşısında, bu nehrin dünya gemi İnşaatı merkezi olması bakımından ne derece önemli olduğunu kabul etmek ict.beder. Bununla beraber 2000 sene kadar evvel Clyde nehri sığ bir ırmak olması dolayısile hiç bir ehemmiyet arzetmemekte İdi, zira cezir
zamanlarında derinliği ancak beş Clyue gemi tezgahlarında bir on santimdi. gemi denize indiriliyor
Britanya imparatorluğunun ikinci derecede mühim şehirlerinden biri olan Glasgo» bu nehrin kıyısında bulunmaktadır. Bu şeliir 200 seneden beri refah İçinde dalma İnkişaf eden bir ticaret merkezidir. İrlanda'ya kömür, Fransa'ya ve Akdenize yünlü kumaş ve kömür İhracatı yapmaktadır. .'vvelce İngiliz tütün ticaretinin yarısı GlâsgoWda toplanmıştı, fakat Clyde nehrine büyük gemilerin gelmesi te orada demirlemesi mümkün olmadığı takdirde bu ehemmiyetini kaybedeceği şüphesizdi. Yapılacak yegâne şeyin, nehri genişletmek olduğu Aşikâr bir hakikat olarak kabul edildi
Iskoç mühendisleri âlemşümul bir şöhrete maliktirler. Bu şöhret, deniz' aşırı memleketlere giden gemiler, İnşa edilen köprüler veya diğer herhangi mühendislik İşleri sayesinde her gün biraz daha artmıştır. Clyde nehrinin derinleştirilerek, kıyılarına gemi inşaatına mahsus büyük imalâthaneler yapmak İşi de, bu muazzam şöhreti haiz Iskoç mühendislerinin en büyük başarılarından birini teşkil etmiştir.
İngiltergda gemi inşaatı tarihi çok eskidir. İngiliz halkı, dünyadaki bütün m.'betlerden evvel bu işe başlamış olduklarından ve en çok miktarda gi nl lnş etmiş olduklarından dolayı .ffcihar duyarlar. Bununla beraber, 1 u hususta İngiltere adaları dahilinde cn çok İş yapan ve dünya piyasasına en fazla mal gönderen, Is-!• ..i'î’.k! Cİyde gemi tezgâhlarıdır.
Dünya ticaretinin en. çok sarsıldı-, ğı 1914 senesinde bile bu tezgâhlarda (237.631' ton gemi İnşa edilmiştir. Bu rakam ayni senede Japönyada (85.211), Almanyada (163.8981 ve Ital-yada (210.993) ton olarak yapılan inşaatı geride bırakmıştır. Bu harb esnasında Clyde’da pek çok harb gemisi de inşa edilmiştir. Yorulmak bll-mlyen bir azimle çalışan işçilerin en büyük tesellisi, biten gemilerin denize indirilmesidir. Bu zamanlarda uzun geceler mahrum kaldıkları uykusuzluğu unuturlar, maddeten ve manen âf -»ta yeniden hayata kavuşmuş gibi, olurl. .■ ve o canlılık ve enerji İle yeni gc ler yapmağa başlarlar. Bu harbe1 alt ya'-nacak tarihi okuduğumuz zaman, Clyde’da çalışan IşçIleT, yaptıkla işin azametini daha İyi İdrak ederek, başları dik, göğüsleri kabarık olarak kendilerinden sonraki nesillere öğütler verebileceklerdir.
Dünyanın her tarafına giden gemi- ı leıde «Clyde Bullt - Clyde’da yapıl-
mıştır.» markasını görmek, onun kalitesi hakkında bir fikir vermeğe kâfidir. Büyük, küçük ne çeşit gemi olursa olsun. Clyde’da yapılmış olması, onun sağlam ve üstün bir başarı İle yapılmış olduğuna bir delil olarak kabul edilebilir. Clyde nehri kıyılarında oturan ailelerin pek çoğu, İnşaat mühendisliğini âdeta babadan oğula İntikal eden bir saltanat tahtı gibi devretmekle İftihar duyarlar. Henvm hemen her ailede hiç olmazsa bir veya İki kişi gemi inşaatının muhtelif mevzuları ve şubeleri üzerinde çalışır. İşte bu hissin verdiği enerji sayesinde (82.300) tonluk bir (Queen Mary», (88-364) tonluk bir «Queen Ellzabeth» ve «Duke ot, York> gibi muazzam bir saftı harb gemisi yaratabllmlşlerdlr. Bu gemilerden ikisi, Kıt’alarin Atlantik yolunda taşınması İşinde hisselerine düşen ödevi başarı İle yapmışlardır.
Clyde bugün de gem! inşaatındaki büyük şöhretini muhafaza etmektedir. Bu kudret, iskoçyalı mühendislerin sonsuz gayretlerinden İleri gelmektedir On dokuzuncu yüzyıl başlangıçlarında büyük denizlere açjla-bilmek İçin buhar kuvvetinden istifade İmkânlarını arıyanlarm çoğu Iskoçy.ıılıdır Bunlar arasında buhar makinelerini mükemmel bir hale koyan James Watt, Clyde kıyılarında yetişen bir ilim adamıdır. Kendisinden .onra geçen ve 1885 de «Comet» adlı cemiyi Clyde nehri sularına indiren «îlenry Bell» de aynı memleketin evlâdıdır.
Harbden evvel Gİaşgow üniversitesi nln gemi İnşaatı ve denizcilik mimarisi sınıflarına devam eden ecnebilerin adedi, İngiliz ve Iskoçyalılardan fazla idi. Clyde kıyıları, gemi İnşaat talebelerinin büyük bir iştiyakla ziyaret etmek istedikleri bir «Kâbe» telâkki edilebilir.
İşte asırlarca evvel küçücük, sığ bir ırmaktan ibaret olan bugünkü muazzam nehir, dünya gemi ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamaktadır. Tezgâhlarında transatlantikler. seri yük gemileri, tarama gemileri. balıkçı kayıkları, yatlar, römorkörler. harb gemileri, denizaltılar, kruvazörler, velhasıl her türlü deniz teknesi yapılmaktadır.
l
B Göııılekiş M
BİRİNCİ SINIF ÇÖMLEKÇİ Sirkeci Hamleliye cad. 27
MHMT Tel: 20096■^■MHI
Atom bombasının ilk tecrübesinde bulunan bir İngiliz muharriri yazıyor:
Son zamanlardaki atom bombası tecrübelerinin çoğuna sahne olan Yeni Meksika'daki Los Alamos çölünde, İngiliz fen adamlarından müteşekkil heyette ben de çalışmak şerefine nail olup Jtk atom bombasını patlarken gördüm. Fakat, size bundan bahsetmeden önce, âdi tipten bir çok bombaların tecrübesinde de hazır bulunduğumu söylemem lâzımdır. Bu gibi tecrübelerden beklenen neticeler dalma evvelden bilinir. Yapılan tecrübelerden maksat bombanın ne kadar hasar ika ettiğini tesbit etmektir. Fakat İlk atom bombasının denenmesi bambaşka bir şekilde oldu zira evvelden küçük ölçüde hiç bir tecrübeye girişmek kabil olmadı. Hepimiz tam bir karanlık içinde yaşıyorduk.
Bomba, bize yeni ufukların kapılarını açabilecek ml idi, yoksa bütün gayretlerimiz boşa mı gidecekti? Bu sual zihnimizde dönüp dolaşmaktaydı. Fen adamları bir infilâk olacağını söylemişler, riyaziyeciler elde edilecek mLhanlkl neticeleri hesaplamışlar, umumiyetle âdi bombaların denerrntşmde kullanılan cihaza ben-zlyeıı bir cihaz hazırlamışlardı,
Serbest kılınacak enerjinin miktarına dair Los Alamos'da girişilen bahisler, içimizdeki tereddüt ve şüpheleri dışarıya aksettiriyordu. Tahminler sıfırdan tutun da 80.000 ton Trl-nltrotoıyolun muadili olan enerjiye kadar yükseliyordu. Denemede hazır bulunanlar, çölün meskûn olmıyan ıssız bir köşesinde toplandılar. Bir sabah saat üçte atom1 bombasının bir kuleye yerleştirilmiş bulunduğu mahallin 30 kilometre uzağında bir noktaya vardık, Dikkat edin, bombadan tam 32 kilometre ötede idik, Bizi burada bir radyo alıcısını havi bir otomobil karşıladı. Otomobilin etrafına toplanıp infilâk zamanını bildirecek olan İşareti beklemeğe başladık.
Gözlerimizi infilâkın tesirinden korumak için bize gayet siyah bir cam parçası verdiler. Bu cam o kadar siyahtı kİ, öğle üzeri güneşe bakıldığı zaman insan küçük ve yeşil bir patates görüyormuş gibi oluyordu. Kulenin üzerine yerleştirilmiş olan işaret tertibatının ışığını bu camın arkasından göremlyordum. Unutmayınız kİ, hava hâlâ karanlıktı. İşte bunun İçin, infilâktan tam 10 saniye evvel gözlerimi İşaretin bulunduğu noktaya diktim, ve bomba patlamazdan iki saniye evvel, siyah camı kaldırarak ışığı son defa gördüğüm noktaya baktım. Tam beklenildiği saniyede, siyah cam parçasının arkasından güneşten de çok daha parlak olan ateşten bir kürre gördüm.
Bir İki sanly içinde kürenin parlaklığı azaldı ve güneşi andıran bir şekil aldı. Etrafuı aydınlandığının farkına vararak arkama baktığım zaman. İnfilâk mahallinden 35 kilometre ilerdeki fundalıklarla kaplı tepelerin, sanki kızgın bir güneşin şuaı altındaymış gibi aydınlandığına şahit oldum. Bundan sonra nazarlarımı tekrar ateşten küreye doğru çevirdim. Küre yavaş yavaş yükselmekte ve yükseldikçe de kızıllığını kaybetmekteydi. Çok geçmeden mantar şeklinde muazzam bir bulut halini aldı ve. hemen hemen 15.000 metre lrtifaa kadaı yükseldi.
Olup bitenlerin evvelce nikbinlik zamanlarımızda yaptığımız hesaplarla çok sıkı surette tetabuk etmesine rağmen, infilâkın şiddet! o kadar müthiş ve sersemletlciydi ki. bir türlü gözlerime inanamıyordum. Arka-d-Şİorınun heyecanlı haykırışları, onların da aynı hislerin tesiri altında bulunduğunu göstermekleydi, o ana
kadar bombanın infilâkım işltma-mlştlk. Sedanın 30 kilometreyi kirletmesi bir buçuk dakika sürmektedir. Bu İtibarla infilâkın aksi tesirini k şılamağa hazırlandık. İnfilâk dalgasından sakınma-yolunun yere yatmak olduğu bize İhtar edilmişti. Fakat bu ihtara pek azımız riayet ettllc. Dalga geldiği zaman yüksek bir gürültü değil de başımızın üstünden geçen bir merminin patlayışını andırmaktaydı. Bunu müteakiben infilâk uğultuları bir müddet devam ettt
Los Alamos kasabasına döndüğümde. arkadaşlarımın birinden, bombanın 360 kilometre uzakta patlamasına rağmen, infilâkın aksini yatak odasının tavanında görmüş olduğunu öğrendim.
Los Alamos’a bulunduğum iiç uzun ziyaret esnasında çoğu genç olan İngiliz fen adamlarının projeye önemli yardımlar yaptıklarına şahit oldum. Yeni tipte yüksek lnfllâklı bombalat denendiği vaki , İnfilâkın şiddetini ölçmek âdettir. Atom bombasrda denenirken âdi bombalara mahsus ölçme cihazına benzer bir âlet kullanılmıştır. İnfilâk kuvvetinin muadil olduğu Trlr.lirotolüyol miktarı, atom nüvelerini ölçmekten ziyade demin zikretti ; ■>ı.z hesaplamalardan istihraç edilmişi!’,
Bu İşle mükellef grupta birçok İngiliz âlimi bulunmaktaydı.
Sözüme nihayet vermeden önce, Los AIa”'.os'dakl Amerikan, İn çilli ve diğer Avrupalı mütehassısların, çalışmalanı-ın İnsaniyet üzerinde lora edehlleceftl tetirleri lâyıklyle İdrak ettiklerini ve bombanın beşeriyetin menfaati l’hlne veya aleyhine kullanılması ihtimallerini aralarında sik sık -örüvtbklerlni kaydetmek İsterim. Msselâ en çok İfade edilen görüş. yeni silâhın korkunç tahrip kuvvetinin, hiç bir milletin mukavemet edemlyeceği kadar salahiyetli ve beynelmilel bir teşkilâtın kurulmasını kabil kılacağı ümldll idi.
YEM YAYIN
GEOMETRİ
Yardımcı kitap
Öğretmen Ali Rıza Beygo tarafından yazılan ve birinci baskısı kıs* bir zamanda biten orta okulların 3 at sınıflarına mahsus «Geometri yardımcı kitap» çözülmüş problemlerle 2. cl defa Çığrı Kltabevl tarafından çkarılmıştır. Fiatl 30 uruştur.
ATATÜRKLE ÜÇ AY
1930 senesi sonlamda ATATÜRK serbest fırkayı feshederek şikâyetleri yerinde tetkik etmek üzera her Vekâletten seçilmiş mütehassıs bir heyetle uzun bir yurt gezisine çıkmıştır. Bu seyahate İktisat müşaviri olarak İştirak eden Ahmet Hamdll Başar seyahat hâtıraları ve bu tarihten sonra geçmiş belli başlı hâdiselere ali vesikaları toplayarak (ATATÜRKLP ÜÇ AY) İsmi altında bir kitap halinde neşretmlştir. Fiatl 2 liradır.
Ucuzluk günlerini müjdeliyen
İLK KİTAP
İLKOKUL İKİNCİ SINIF
KİTABI
5 renkli 8 tablo, en büyük boy
40 S.
ÜÇÜNCÜ SINIF
KİTABI
Aynı şekilde. Her kitap:
30 KURUŞ
Tafsilât E .talokta. Adres:
«BİR YAYINEVİ»
Acırmış! tık Sok. 16 — İstanbul

leri vakit, kadın:
— Gitmem lâzı mgeldiğinl zannediyorum. - dedi.
Von Wessellhoft, tamarrüyle sarhoştu. Gülümsiyerek, kadına gözlerini dikti:
— o kadar güzelsiniz kİ... Tıpkı Ll-sa gibi. - dedi.
Roxle de güldü:
— Hiç düşündünüz mü kİ, şayet Ll-sa hayatta olsaydı, şimdi yaşlı olacaktı; ve şüphesiz şişman ve can sıkıcı olacaktı.
Komutan, kadının elin! aldı; yü-züklüsünü:
— Bunu söylemeyiniz! Doğru değildir! Asla değlşmlyecektirl Doğru değildir!
Elini sıkan bu elde, öyle müthiş bir kuvvet vardı kİ, yüzüğün sivrisi derisini sıyırarak va parmağını bereliye-rek etine battı, Roxie, ıstırapla haykırdı. Binbaşı da elin! gevşetti.
— Affınızı dilerim. — dedi. — Ganinizi acıttım. Atfınızı dilerim.
Kadının elin! tutup Öptü.
— Beni affedin! Kendime sahibola-madım.
Sonra, gözleri yaşla doldu. Ağlıyordu.
— Kabahat benim değil. Beni affedin.
— Tamamlle affedildiniz. Şirtıdl sizi otelinize götürmem lâzım.
Şampanya, gene Alman subayının
üzerinde neşelendirici bir tesir yapmamıştı,
Roxle. kendi kendine:
*— Şampanya Amerikalılara ve Fransızlara göre bir İçkidir. Alınanlara göre değil!» diye düşündü.
***
Nlcky dönmemişti. Salon boştu. Zarf, hâlâ, pembe ipek yatak örtüsünün üstünde duruyordu. Aktris, yorgunluğun, bezginliğin ne olduğunu evvelce pek az tecrübe etmiş bulunmasına rağmen, şimdi artık kendini mecalsiz. hattâ mecalsizden fazla, şu âna kadar düşmediği bir takatsizlikte hissediyordu.
« — Şüphesiz Lulgl'dekl hâdise yüzünden; bütün bu fazla çalışmalardan ve komutanın bu akşamki tavru hareketinden olacakı» diye düşündü.
Yüzüğe baktı. Güzeldi. Parmağından çıkarıp döndürdü, döndürdü. ışığa tuttu. Harlkulâde ve soğuk, ma-vlıffsl. yeşilimsi ışıltılarını seyretti. Bunun harbden evvelki flatlerle on bin frank edeceğini hesapladı. Erkeğin bu mücevhere ne verdiğin! bilmiyordu. İhtimal bir şey vermemişti; yahut da Almanların — lftvanta, İpek çorap, kaz ciğeri patesl. mücevher, ş..mpanya, ziblln kürkü, hulâsa, kendilerince Parlsin lüks ve güzelliği cilan her şeyi — satın almak üzere kullandıkları o kâğıt paralardan bir avuo vermişti.
İlk feveranı yüzüğü fırlatmak, pencereden atmak, yahut aptesanede yoketmek arzusuna kaptldiysa da, sonra tecrübeleri ona şu tavsiyede bulundu:
c— Hayır! Muhafaza et. Bir gün faydalı olabilir.»
Paranın kıymeti düştükçe düşüyordu. Para diye ortada, sırf, Almanların tabancalarını üzerinize çevirerek, on mark, elli mark, yüz mark ettiğini söyledikleri ve mukabilinde her hesabı tesviye ettikleri kâğıtlar kalmıştı. Bu, «Yeni nizam» di. Böyle bir sistemin hükmünü yürütebilmesi İçin, tekmil dünyayı zaptetmeleri lâzım geliyordu. Hayır, cidden,, para çok geçmeden sıfıra inecekti; fakat bir broş, bir yilzlik, bir bilezik karşılığında dalma blı şey satın almak mümkündü. Yiyecek almak, stğınak bulmak, sadakat ve yahut İhanet sa-tın almak kabil olurdu.
Odasını baştan başa yürüdü. Pembe saten bir örtüyü kaldırarak, küçük bir kasa açtı; buradan bir küçük mücevher kutusu çıkardı. Yüzüğü İçine, bileziklerin, klipslerin, kolyelerin, broşların yanına koydu. Sonra bir an, yatağın kenarına oturdu; parasını mücevher haline getirmekle ne kadar akıllılık ettiğini düşündü. Çünkü şimdi, para kıymetini kaybetmiş bulunuyordu. Bankadaki franklar, her saat, her dakika düşüyor, düşüyordu.
Taşındığı gündenbeıü varını yoğunu evinde sakladığında^ dolayı da memnundu. İşler sarp*, saracak olursa bir lâhza içinde kayboluverlrdL Her şey. elini uzatsa alabileceği bir yerdeydi.
Mücevher kutusunu kapadL Soyundu ve yatağa girdi amma uyuyamadL Nlcky hususunda pek fazla endlşea! vardı. Parlsin her yerinde, merkezde, civarda, metropolitende, sayfiyede p-tlak veren şiddet hareketinin amillerindendir diye her nedense bu ak-şamdanberl aklına geliyordu. Aşığı ona bunu asla söylemlyecek. L6on gibi o da «İnsan bilmediğini faşede-mez» fikrindeydi. Nlcky'yl iyi tanıdığı için, erkeğin şu veya bu şekilde öldürme işlerine bulaşmış olduğundan emindi. Nlcky'nln pervasızlığı, bu adamın mahzendeki gizil matbaa tarzuıda bir İşle iktifa etmesine mâniydi. Bu, keza, kinini yatıştırmağa da kâfi gelmezdi. Genç kadın biliyordu kl. erkeğin nazarında, ölüm, hattâ blîiac ölümü, ehemmiyetli değildi. Bu. ihtimal, medeni bir âlemde yetişen kendisi gibi İnsanların anlı-yacakları işlerden değildi. Bu, İhtimal, şiddetin realitesine ve ölümün müessirliğine inanamıyan Fransızların da zayıf taraflarıydı. Onlar ölümden korkmuşlardı; çünkü ölüm dehşet vericidir, zevklere de hfttlme çeker. (Arkası var)
26 Eylül 1945_
SİNEMA
Baş tarafı 4 üncü sahifrfe)
Crosby aradığını bulmuştu. Elim pabucun içine sokarak ertesi günkü ■t yarışları İçin şakladığı 1600 doları çıkartmıştır. Koca evden yegâne kurtarılan bu olmuştur.
Tatlı sesi
Crosby'ye mesleğinde şöhret kazandıran, tatlı, lirik sesidir. Bu ses tamamen tablillr. Blng küçükken iki üç kerre ses dersi almış fakat, beysbol mevsimi başlayınca devam etmekten vazgeçmiştir. Notadan pek az anlar. Fakat, ahenk kavranın kabiliyeti fevkalâdedir ve kulağının ahenk kapma kuvveti musikişinasları hayrette bırakmaktadır. Plâğa söylemik üzere stüdyoya girdiği zaman Blng Crosby «Don’t Fence Me im şarkısını henüz hiç işltmemlşti, Kâh kendisinin, kâh Andrew kardeşlerin söylemesi Icabeden kısımlarla dolu olan bu karışık şarkinin üzerinden birkaç kerre geçince gelişinden yarım saat sonra plâğı doldurmuştur.
Crosby’nln söylediği bütün şarkılarda sade bir kibarlık ve bir duygu derinliği hissedildiğinden bü şarkılardan birini dinleyip fevkalâde mü-tcheyylç olan bir arkadaşı, Crosby'-ye: «Her söylediğin şaTtayı, şarkılarının en güzeli İmiş gibi söylüyorsun» demiştir.
CazJı olmayan plâkları her yıl modası geçmeden klâsik plâklar gibi satılmaktadır.
1931 yılından bu güne kadar Cros-by'ııln 60.«JO.000 plâğı satılmıştır. En fazla satılan plâğı «white Chrlst-mas» tır. Bunun 2.000.000 u Birleşik devletlerde ve 250,000 1 de Büyük Brl-tanyada satılmıştır.
Crosby çok defa yeni veya tanınmış bir baladı (şiir) alarak bir akşamda meşhur bir şarkı haline getirmiştir. Radyoda bir şarkı söyledi mİ — bu şarkı nc olursa olsun — ertesi gün biitün Birleşik devletlerde bunun takriben 50,000 kopyesl satılmaktadır. Bunda.ı birkaç yıl evvel Crosby’nln büyük oğlu Gary tanınmamış bir şarkı olan «Liftle Slr Echo> Küçük Bay Aksiseda, şarkısını radyoda söylemesi İçin babasına rica etmiştir. •Little Slr Echo» birden bire en meşhur şarkılar arasına girmiştir.
Askerlere şarkı
Pearl Har bor faciasından beri Blng yorulmak bilmeden Amerikanın her yerindeki kamp, hastane ve üsleri dolaşıp askerleri eğlendirmiş ve ordu Te bahrlyenin hiç bir arzusunu reddetmclmştir. Deniz, aşırı tasımlarda bulunan askerler İçin birçok kısa dalga neşriyatı yapmıştır. OWI namına Almanyaya Almanca neşriyatlarda bulunmuşttır. Almanlar kendisini «Der Blng* olarak tanımaktadırlar. Geçen yaz cephelerdeki askerlere şarkılar söylemiştir.
Onun için dinleyicilerin az oluşu ehemmiyet) halife değildir. Bir gün uçak dâfl grupundan 10 kişiyi cğlen-dirmek İçin ciple ararken düşman
Deniz okulları kayıt ve kabul komisyonu başkanlığından:
1 — Bu sene Deniz Lisesine İstekli okurların seçme tanavlata_ nu» tekrarlanmasına lüzum lıası] olmuştur, 28/eyIûl/1945 cuma gönü Matematik ve Edebiyat. »/eylûl/»4§ cumartesi. gönü ffcdk. ve kimya sınavları yapılacaktır,
1 — isteklilerin talimat almakdıere r7/eyttl1/M5 perçombe gO. dö saat 11 de Kaaımpaşadaki kjornlsyonuiiiusA bag vurnmlan ■fin olunur, (12752)
ıhttcnıı girmiş tir. Loödrada bulunduğu sırada. bir lokantada yemek yeıken hata kapıya yığılmış ve pencereden «Perinle es from Heaven» şarkısını söyletmeden kendisine yemek yedirim emişlerdir. İngiliz gazetecilerinden biri:
_____ Teşekkür ederiz Blng. İta memleketin münasebetinde bu şarta yüz nutuktan dAha iyi İş gördü demiştir.
Crosby bütün sporlardan hoşlanır. İşine gitmeden evvel golf oynayabilmek İçin sabahlan altı ile yedi arasında kalkmaktadır. Golf maçlarının çoğunu kazanmıştır. Eğer meşgalesi çok mütenevvi olmasaydı muhakkak ta Birleşik devletlerin bİTİncl sınıf amatörleri arasında bulunurdu.
Nevyorkta yapılan dünya sergisi esnasında Aquacade’deki 15 metre yüksekliğindeki atlama yerinde kırlangıç usulü ile balıklayarak girdiği 100 dolarlık bahsi kazanmıştır.
Crosby her gününün bir kısmını oğullarına hasretmektedir. Oğullan zorlu çocuklardır, fakat babalarının ses tonunun, yarım perde yükseldiğini duyunca hemen kuzu gibi olurlar. Öğleden sonraları onlarla beysbol oynar. Geceleri de kendi icadı olan acayip masallar söyler.
İstikbalin Crosby'ye neler hazırladığını bugünden kimse söyliyemez. Bugünkü halde yıldızı hâlâ yükselmektedir. Deeca ile olan kontratı 1950 ve Paramount şirketi İle olan kontratı İse 1954 yılma kadar devam etmektedir. Bundan on yıl önce doldurduğu plâklar eskisinden daha çok satılmaktadır.
Deniz 'aşın tasımlardaki askerlerle ecnebiler İçin Crosby Amerikanın sembolü hallne gelmiştir. O. hür vatanın cana yakın şakacı vatandaşını canlandırmaktadır. Crosby İstikbalini nadiren düşünür. Bir gün gelir de dinleyiciler onun sesini dinlemekten bıkacak olurlarsa o gene hiç aldırmadan yalnız kendisi İçin şarta söyllyecektlr.
Türkiye Ecnebi
Senelik 2800 Kuruş 5400 kuruş
6 Ayllfc 1500 » 2900 ■
3 Aylık 800 > 1800 •
Adres tebdil) için eni Kuruşluk pul gönderilmelidir Aksi takdirde adres değiştirilmem
Telefonlarımız Başmuharrir: 20565 yasa İşleri: 20765 - İdare: 2068J
Müdür: 204'97
Şevval 19 — Hızır 144 tmsak Güneş Öğle İkindi Ak Yatsı E. 10.10 11.50 6.04 9.27 12.00 131 V. 5.12 8.51 13.05 18.27 1 9.01 20.33
İdarehane BabIâli elvan
Acunusluk sokak No. 13
| - İŞ ARIYANLAR
LİSE ON BİRİNCİ SINIFI — Okumuş bir Türk genel hususi -müessese veya ticarethanelerde bir İş aramaktadır. Akşam’da T. B. rumuzuna müracaat. 412 — 1
BİR GENÇ KIZ _ Vezne işlerinde ihtisası olan kendisine münasip İş arıyor. Akşamda A. L. E r tim Uzuna mektupla müracaat. 411 — 1
LİSE ÜSTÜNE ÜÇ SENE MUNZAM TAHSİLİ OLAN — Hesap, levazım İşlerinden anlar, daktiloyu seri yazar. Memuriyetlerde bulunmuş bay resmi gayr) resmi dairede münasip ücretle iş aramaktadır. Akşamda H. L. rumuzuna. 461 — 1
İPLİK FABRİKATÖRLERİNE — Ecnebi memlekette İhtisas görmüş bir iplik mütehassısı i§ aramaktadır; Arzu edenlerin (Akşamda Ustabaşıı adresine müracaat._481 — 2
t) - İŞÇİ ARIYANLAR
TERZİ BAYAN ARANIYOR — Dikişte İhtisası olan ve öğretmenlik yapabilecek kudrette bir terzi bayan aranıyor. Beyazıt: (Baysal Biçki Kursu) na müracaat, 421 —
DOKTOR YAZIHANESİNDE — Çalışacak, okur yazar bir bayan alınacaktır. Saat 5-6 arasında İstanbul Belediyesi karşısında Aybcrk Apart. No. 5. müracaat. 453 — 1
YALNIZ BİR BAYIN — Sabahtan ölğeye kadar ev İşlerini görecek ve yemeğini pişirecek bir kadın aranıyor. 9-17 arasında 23045 numaraya telefon edilmesi._______473 _ —
BİRİNCİ SINIF ŞAPKA ATÖLYELERİNDE — Çalışmış bir prömiyer aranıyor. Müsait şartlar gösterilecektir. lstlyenler sabahları Toksin? bahçesi karşısında Uygun apartımam-nın 5 numarasına müracaat. _______________________464 — 8
ÇOCUKSUZ KARI KOCA ARANIYOR — Kadın yemek pişirecek, sofra İşlerine bakacak. Erkek bahçe, ayak hizmetlerinde çalışacaktır. Muteber kefil göstermeleri, gayet temiz, namuslu olmaları şarttır. Bebek. İstanbul Millet Vekili Hüsnü Kortel köşkü. Tel: 36.34.____480 — 2
ÜÇ BAYAN ALINACAKTIR — İdaremize üç bayan alınacaktır. Makinede yazabilmek lâzımdır. Öğleden sonra (Babıâll - caddesi 115 - Reşit El. Han. Oğan) adresine müracaa*-
479 — 2
FRANSIZ LİSANINI VE EDEBİYATINI BİLEN — Bir bayan veya bir bay okunaklı yazılmış bir el yazısını haftanın birkaç saatinde daktilo ile m atan esinde kopye ettirmek istiyor. Referans göstererek Akşamda A£ rumuzuna müracaat. 478 —
yeni doğmuş bir çocuğa — Ankarada bakmak üzere bu İşte evvelce çalışmış bir knduı aranıyor. 80542 ye telefon edilmesi. 475 — 2
AYLIK DOLGUN — Ev işleri İçin çalışkan kadına İhtiyaç vardır. Bostancı Vükelâ caddesi. Emlnpaşa sokak No. 45. Telefon: 52-34 460 — 1
J- SATILIK EŞYA
OTOMOBİL ALMAK VEYA SATMAK İSTİYENLERİN — Mufassal .mektupla İst. posta X. No. 61S c mü-raçagtları.917 —
ACELE SATILIK KOMPLE DOKUMA TEZGÂHLARI—Sahibinin taşraya gitmesi dolayıslle 4 adet yeni tezgah, 1 adet çözgü makinesi, fazla olarak muhtelif numaralı demir tarak ve küçük mekikleri v. a. İle birlikte müracaat: Sirkeci Tan oteli sahibi Nus-ret Vuran. Tel: 22170. 408 —
SATILIK EV EŞYASI — Maçka’da Gözen apazlamanı 14 numarada müzayedesi/, muhtelif ev eşyası acele satılıktır. İstekliler her glin müracaat edebilirler. Tel: 80605. 439 —
BİR HİDROLİK PRES — Ve karıştırıcı satılıktır. Müracaat Yeni pos-tahane arkası Elkfttlp han odabaşı-sma, 134 -
İŞLER VAZİYETTE _ 30 - 40 veya daha ziyade beygir kuvvetinde traktör dolgun kira Uc aranmaktadır. Pulluğu ile olanlar tercih edilir. Tafsilât için aşn&ıdakJ adres» acele müracaat. Kantarcılar caddesinde No. 97 Nalbur Muharrem Onaa.
_________________________476' — 6 I *— Kiralık — Satılık
7600 LİRAYA ACELE SATILIK EV — ş ©da bahçeli ahşap köşe sağlam çarşı yakın kısmen boş tesMm edilir. Beşiktaş Mı.nrhoğlu No. 78 k-
8ATTUK KIYMETLİ ARSA — Be-neryedu, Selâmı Çeşme, Hoeı Mehmet Kfenâl MfaH sokağında, 1. nu-niAHüı evin ÜttlaaUndo tramvay du-»aftUML yfta metre mesafede ağaçlı, köçe başında İki cepholl gtacl arsa satıltkttT Fincancılar vokal: Mah-BKdtye ham karamada No. M yo ndracuıL 4U — l

SATILIK APARTMAN — Tünel Kumbaracı yokuşunda beş kat üçer oda İç merdivenleri demirden katlar da fevkalâde deniz görür köşcbaşı. Müracaat: Yıldız Emlâk telefon 43378 477 — 1
SATILIK — Nişan t aş tramvaya 100 metrede denizi görür kâr gir ev. Boş teslim. Güven Emlâk Taksim Şehit Muhtar caddesi No. 40/1. Tel: 84019. 471 —1
BEŞİKTAŞ — Akaretlerle Maçka arasında denize nazır ahşap ev. Güven Emlâk Taksim şehit Muhtar caddesi No. 40/1. Tel: 84019 472 - 1
FATİH — Halıcılar caddesi tramvaya 20 metrede 460 metre murabba arsa. Güven Emlâk Taksim Şehit Muhtar cad. No. 40/1. Tel; 8401u. _________________________46S — 1
BÜYÜKADANIN — Merkezi bir yerinde 3ÛQ metrekare kıymetli arsa Güven Emlâk Taksim Şehit Muhtar cad. No. 40/1. Tel: 84019 469 — I
GALATA — Şişhanede tramvaya 10 metrede 3 katlı ev. Güven Emlâk Taksim Şehit. Muhtar caddesi No. 40/1, Tel: 84019. 470 _ i
■ ACELE SATILIK EV — Dört katlı yarım kagir, her katında üç oda üstten İki katı boştur bahçesi manzarası fevkalâdedir. Beşiktaş Kılıçail mahallesi Aşariye caddesi No, 83 ten sorulması. 467 —
HALİÇ — Sütlücede deniz kenarı derin şose yolu var 4 bin metre murabba üstü açık, kiralıktır. Akşamda Haliç rümuzuna. 482 — 1
YAZLIK VİLLÂNIZI ŞİMDİDEN ALINIZ — Bostancılın en güzel bir mevkiinde fevkalâde konrorlu bütün vesaite yakın beş sene muayyan taksitlerle 38000 liraya accle satılık villâ, Görmek konuşmak satın almak için Ferdi Selek Türk Emlâk Bürosuna müracaat. Galata Ömerâblt han 23/2, Telefon: 42368. Bu fırsatı kaçırmayınız.________________416
EMSALİ ENDER SATILIK KELEPİR APARTIMAN — Kurtuluşla tramvaya 2 dakika, manzaralı, beşer odalı, 13 daireli, bahçeli, geniş cepheli, kısmen boş teslim, apartıman 65000 liraya satılıktır. (Deney Emlâk) Galata Kefeli Hüseyin han 2 Telefon 43840____________________445 —
BOŞ OLARAK ACELE SATILIK EV — Tophane Boğazkesen Boston İçi Cicim sok. No. 5 - 7 392 —
KİRALIK — 40 - 80 kişi alacak talebe yurdu olmağa elverişli bina aranıyor, Sirkeci Güzel Samsun otelinde Eyüboğhı.______________383
SATILIK KELEPİR ARSA - Beşiktaş: Kılıçail Aşariye caddesi her türlü inşaata müsait Çapa marka fabrikası karşısında takriben 4000 metre kare fevkalâde manzara tamamen deniz görür. Müracaat: Tele-fon. 30039___________________389 —
BOŞ SATILIK İKİ KÂGİR EV -Fatihte taksilerin durduğu cadde nihayetinde köşede yedi, diğeri beş odalı 17000 ve 16000 liraya. Müracaat: Aynı caddede 10 numaraya. _____________________________391
SATILIK KÖŞK VE ARSALAR -Erenköy. Demiryolu istasyonuna yakın. asfalt otobüs yolu üzerinde, yıllanmış çam, kestane. ıhlamur vt çeşitli meyva ağaçlan ve ihata duvarı İle on bir parsel. Toptan, parçalı olarak satılıktır. Görmek İçin Erenköy Sultan sokak 110 No. ya baş vurulabilir._______________________170 — 5
SATILIK APARTIMAN — 4 katlı yağlıboyalı kâglr. bahçeli. arkasında 2 katlı kâgir ev satılıktır, Zemin kata matbaaya elverişlidir. Müracaat Cağaloğlu Yedigün matbaası yanında. N. 9 müracaat. _____________________________443 -
MAÇKADA — 6 odalı, bahçeli balkon ve taraçalı banyo, hava gazı ve elektrik tesisattı yeni yapı bir ev boş teslim satılıktır. Adres Teşvikiye Hacıemlnef. .Sokağı 1/3. 444 —
KELEPİR SATILIK KÂROIR APARTMAN — Cihangirin iyi mevkiinde dört yol ağ2inda, üç daireli üçer odalı, konforlu, apartman ita dairesi boş teslim arsasiyle 28000 liraya (Deney Emlâk). Oûlata rıhtımında Kefeli Hüseyin han No. 3. Tel: 43840___________________ 404 —
5.000 LİRADAN 500,000 LİRAYA — Kadar emlâk almak ve »atmak ve ipotek yapmak Lstlyenler kârlı 1*1 olup devir veya ortak lstlyenler Beyoğlu Büyük Parmakkapı cadde üzerinde köşe başı No. 4 kat 2 Suhulet Emlâk Bürosu Zarif özalp'a müra-caat. Tel: 42396.____________207 — 22
DEVREN SATILIK DÜKKÂN — Sirkeci Hüdavendlgzr caddesinde Bozkurt oteli altında bakkaliye dükkânı sahibinin dışarıya gideceğinden İçindekilere müracaat, 386 — İ
PANSİYON - MÜSTAKİL DAİRE — 1 - Bekâr bir Türk bay İçin İngllia veya İngilizce konuşan ailede pansiyon arenıyor. 1 - Müstakil 3-3 odalı kaloriferli Mr daire eşyasile devren satın alınır İzahat İçin lütfen 20098 ya teâefcm edimvaL «ao — 1
4000 LİRAYA — Taksimde Taksim çeşmesi sokağında çift apartman İnşasına müsait 12 metre- 10 santim cephesi 212 metre acele satılık kelepir arsa. Ferdi Sçlek Türk Emlâk G&lata ömerâbit han 23/2. Telefon 42368 484 --2
SATILIK APARTİMANLAR — Fatih İtfaiye caddesinde İkişer daireli İkişer üçer odalı tam konforlu ap?.r-tıman .15000, 16000, 17000 liraya. Fatih Park karşısı tramvay caddesinde No. 31 483 — 2
SARAÇHANEBAŞI — Traınvdya ve Atatürk bulvarına İki dakika mesafede köşe başı, çok iyi malzeme ve işçilikle yapılmış. Bir çatı altında İki dükkân, iki ev, biri beş büyük oda İki salon, biri üç oda bir salon. Elektrik, havagazı, terkos ve sarnıç. Yağlı boya. Boş teslim edilir. Görmek vc görüşmek için 22460 a telefonla müracaat. 490 — 2
KİRALIK AI-IIR — Kızıl toprakı a İstasyona 2 dakika mesafede 3 dönüm mazili geniş bir ahır kiralıktır Her gün saat 12 de 41201 numaraya telefpn edilmesi. 485 —
Jj-MUTEFERRI K
İNGİLİZCE — Her nevi ticari, muhaberat vt tercüme ve İngilizce hususi dersler İçin Akşamda «İngilizce» rümuzuna müracaat (23 — 3
Daktilo alınacak
Sümer Bank sellüloz sanayii müessesesi müdürlü-günden: (İzmit) 0
1 — Müessesemiz muhtelif servisleri İçin, İmtihandaki muvnffakıyet+S
derecelerine göre 85 liradan 140 liraya kadar aylık ücret verilmek üzere daktilo alınacaktır. l_
2 — isteklilerin tasa hâl tercümelerini havi bir dilekçeye eU-.rındekiQ belge suretlerini ekleyerek 10/10/1045 tarihine kadar Izmlltekl Müesse-semlz Müdürlüğüne müracaat etmeleri lâzımdır.
3 — Hâlen çalışanların bulundukları yerlerin yazılı muvatakatiarını almaları lâzımdır.
4 — Tâyinleri yaplacak olan daktilolara aylık ücretlerinden başka
pahalılık zammı, ayni yardım, çocuk zammı ve Müesscscriln umumi faaliyetine göre pek İvl mesaileri halinde aylıklarının yüzde 25 İne kadar prim ve senede İta aylık nUbf tinde İkramiye verilecektir. (12400)
Çam tomruğu satışı
Devlet Orman İşletmesi Afyon Müdürlü j'.' 'den
1 — İletme müdürlüğümüzün 5. İnci Burgaz - Aburdağ bölgesinin Banaz İstasyonu son deposunda 3 No. lu istifte mevcut 243 adede denk 163.690 metreküp çam tomruğu açı* arttırma suretile satışa çıkarılmıştır.
2 — Açık arttırma 28. 9. 945 tarihine rastlıyan cuma gûniı saat 15 de İşletme müdürlüğümüz merlceslnde komisyon huzurunda yapılacaktır.
3 — Beher metreküpünün muhammen bedeli 56 Ura 90 kuruştur.
4 — Muvakkat teminat % 7.5 hesablle 698 lira 59 kuruştur
5 — Açık arttırma şartnamesi Ankorada orman gene] müdürlüğünle Kütahya, Uşak, Tavşanlı. Eskişehir Burdur. Denizli. Afyon müdürlüklerinde ve Burgaz, Ahurdağ. Banaz bölge şefliklerinde her gün görülebilir.
ıj — İsteklilerin muayyen gün ve saatte komisyona müracaatları. ________(18530) ___________________
Satılık mamul çam kerestesi
Devlet Orman İşletmesi Manavgat
Müdürlü”"'-den:
1 — Üçırmak bölgesinin İnönü son deposunda mevcut 3553 adede denk 408 metreküp 219 deshnetrekûp çam kerestesi metreküpü 100 liradan açık arttırmaya konulmuştur.
8 — Arttırma 29/9/945 cumartesi günü saat 11 d« İşletmede yapılacaktır.
3 _ Muvakkat teminat 30B1 lira 64 kuruştur.
4 — Şartname orman Genel Müdürlüğünde işletmede Antalya. Alanya, Mersin, Adana İşletme Müdürlükleriyle Akseki bölge şefliğinde görülebilir.
5 — isteklilerin muayyen gün ve saatte işletmeye müracaatları İlân
olunur. (12524
Galatasaray liseaı alım satım komisyonu başkanlığından:
Galatasaray lisesinin 31/XIÎ/1M5 gününe kadar yaptıracağı 2845 Hra tahmin edilen 5 kalem ve toplam 32000 parça tamaşınn yıkanıp ütüleme ve tamir İşinin 8/3/1945 pazartesi günü saat 15.30 dr Beyoglunda Llselei Alım, Satım Komisyonu binasında toplanan komisyonda kapalı zarf usullyle eksiltmesi yapılacaktır. İlk teminatı 213,38 liradır. İstekli’. ?r»n kanuni vesikalarını havi ve 2490 sayılı kanunun tarltatı dairesinde ha-snrlıyacnklan kapalı sarflarını sözü geçen saatten bir saat evveline ka-d; r makbuz mukabilinde komisyon başkanlığına vermeleri. Şartname 11-■Mtedlr. (125861

Yeşilköy tohum üretme çifliği müdürlüğünden :
Teşilköyde tohum ıslah İstasyonuna bağlı üretme çiftliğinde 12105 lira n kuruş bedeli keşif 11 bir akaryakıt deposunun inşaatı 20 gün müddetle eksiltmeye konulmuştur.
Bu bedelden 4711 Ura 87 kuruş değerindeki malzeme müessesece yerinde teslim edileceğinden müteahhidin yapacağı İş 7453 lira 30 kuruş değerindedir.
îhaleal 87. 0. 945 tarllılne tesadüf eden perşembe günü saat 11 de Ye-şilköyde tohum ıslah istasyonunda yapılacaktır. Şartnamesi lıer gün mü-«neşede ve bayındırlık müdürlüğünde görülebilir.
İsteklilerin tetaifname, vesaik ve depozitoları ile birlikte İhale saatinden bir saat önceye kadar Yeşllköydeki müessese müdürlüğüne müracaat etmeleri lüzumu ilin olunur. (11953)
Mücevherat satışı
Türk Hava Kurumu İstanbul vilâyeti şubesinden:
Sayın halkımız, tarafından kurumumuza bağışlanmış olan plfitin ve altın elmaslı ve taşsız nişan yüzüklerlle alim saatler vesa. İr kıymetli müceviıerat ve eşyalar 28/9/&4S cuma günü Sandal Bedesteninde fileni müzayede İle satılacaktır. Sayın halkımızın ve diğer İsteklilerin bu müzadeye l$tlrfik etmek suretile Kurumu muza ayrıca bir yardımda bulunmaları ika olunur, (12755)
ORTAOKUL - LİSE TALEBESİNE — Tuna Dersevi'nde Riyaziye -Fizik - Kimya - Lisan kursları açılmıştır. Saat: 14 - 18 arasında müracaat. Tuna Dersevl, Atatürk bulvarı No. 88 İstanbul - Aksaray.
193
— 1
KIŞ MEVSİMİ İÇİN HAZIRLIK —. Dans bir aport aynı zamanda sıiıha-ta nail hususi evlerinde öğrenmesini arzu edenler Beyoğlu Anadolu hanı geçidi karşısında Allyon sokağı No. 19 a müracâat Prof Panosyaıı.
406 — 6
ORTAK ARANIYOR — Sultanah-medln cn güzel vc İşlek bir yerinde telefonlu dükkân için bir şerik arıyorum. Akşamda (O.TJ riizumuna mektupla müracaat. 458 — 1
HEKİUPLAKİNIZI ALDIRINIZ Gazftemiz idarehanemi aore* olarak göstarml» olan karilerimizden
A.B.C — Ş.G — Y.N.G — YT — İÜ — D. — D.A.D — Lisan.
K M — A B. S — Tercüme — Teknisyen — ST — Muhasip 288 — Varyant namlarına gelen mektupları ma-rehanemlzden aldırmaları rica olunur.
o Q_ CM
O c o ■ğ 0 > 0 p
Cahile 8
AKŞAM
2l> Eylül 19 U
Dursunbey Devlet Orman işletmesi müdürlüğünden :
Miktarı Muhammen B. % 7,5 teminatı
Bulunduğu yer Cinsi M3 D3. Lira Kr Lira Kr. İzahat
dursunbey istasyonunda Devlet Or- Normal çam kereste . 82 257 160 00 747 0» Birinci parti
man İşletmesi Kereste Fabrikası * » 1O0 000 160 00 1200 00 İkinci parti
ıoo 000 160 00 1200 00 Üçüncü parti
100 ooo 100 00 1200 00 Dördüncü parti
100 000 160 00 1206 00 Beşlnel parti
B B 100 000 160 00 1200 00 Altıncı parti
B B 100 000 160 00 1200 00 Yedinci parti
» • 100 000 160 00 1200 00 (Sekizinci parti
» » 100 000 100 00 1200 00 Dokuzuncu parti
B B 100 •HJO 160 00 1200 OÛ Onuncu parti
B B 100 000 160 00 1200 00 On birinci par M
B B 100 000 160 00 1200 00 On İkinci parti
• * Arızalı ve çürüktomruk 637 28? 30 00 1433 90
» » B Kapak parçası JOOÜ Kental 2 90 217 50 Birinci parti
B B > Çita 500 B 20 120 00
500 8 20 120 00 İkinci parti
500 3 20 120 oo Üçüncü parti
500 20 120 00 Dördüncü parti
1000 » 20 240 00 Beşinci parti
B 1000 S 20 240 00 Altıncı parti
* Karışık an kaz odunu, 18000 1 35 > Çıralar odunlardan ayrılmamış
Kavfldk bölgesi Gclendros Orman çira 2000 3 00 | 2272 50 olarak.
rampalarında
1 — Yukarıda bulundukları yerlerle cins, miktar, muhammin bedel ve muvakkat teminat miktarları yazılı (21> kalem fabrLka mamulâtandan mütehassıl emval açık arttırma suretlle satışa çıkarılmıştır
2 — Açık arttırma 5/Ekim/945 tarihine rastlayan cuma günü saat (16) da Dursunbey Devlet Orman İşletmesi Müdürlüğü binasında toplanacak komisyonda İcra edilecektir.
3 — Alıcıların bu malları yerlerinde görerek teminat akçelerini ihale başlamazdan bir saat evveline kadar İşletme veznesine yatırmaları ve
daha fazla tafsilât almak İsteyenlerin Ankarada Orman Genel Müdürlüğü, İle İzmir. İstanbul, Balıkesir, Bursa, Orhaneli ve Tavşanlı Orman İşletmesi Müdürlüklerinde de mevcut şartnameyi görmeleri İlân olunur. (12797)

CİLDİ KORUYAN VI BEŞLİYİM
KkEM N İVEA
Ikl tarafın rızasUe
ZENG’N SATIŞ
Eylülün 27 nci perşembe, 28 inal cuma, 29 uncu cumar-
tesi ve 30 uncu pazar günleri Louis XV salon takımı, yemek ' odası takımı, Rozenthal sofra ve çay takımları, vazolar, masalar, kütüphane, karyolalar, dolaplar. Fransızca kitaplar. Frijider. Rus s ama v iri, Gotik eski bir kasa ve saire satılacaktır. Tafsilât için 9 - 12 ve 13 - 15 arasında 83827 No. ya telefonla müracaat. ,
DOKTOR
Fethi Erden
LABORATUVARI
.Kan, idrar, balgam, m ev ad eh gaita tahlilleri ve iıtfror vasıftı -sile gebeliğin ilk günlerindeki kati teshlsîi yapılır
Beyoğlu. Taksime giderken Meşelik sokağı Ferah apartmanı Tel. (0584
DEVREN
KİRALIK VEYA SATILIK I Beşiktaş Köylçl 60 No. lu fma-
■ lâthane Betondur, mükemmel I mahztnl vardır. Ön ve arka ka-
■ pilidir, etrafı açıktır. Boy 10.
■ genişlik 7 metredir. Depoya da I elverişlidir. Taşraya azimet do-
■ iayısile acele devredilecektir. Ta-
■ tiplerin her gün saat 12 ye kadar
■ içindekilere müracaat i arı ilân
olunur.
ta'f‘
MiDYOkJlMON 1

I ÜROLOG - OPERATÖR __
Dr BURHAN KONURAY
İdrar yolları ve tenasül hastalıkları Mütehassısı Beyoğlu Tokatlıyan yanışıda Balo sokak No. 23 r Öğleden sonra)
Göz Mütehassısı
Doktor Cemil Göriir
Hastalarını pazardan başka her gün saat 15 ten 18 e kadar kabul eder.
Cağaloğlu Nuruosmanlye caddesi ' Osman Şerafeddln Aprt. No 5 -
Zayi — Kasımpaşa nüfus memurluğundan aldığım nüfus kâğıdımla birlikte Harbiye yabancı askerlik şubesinde kayıtlı askerlik tezkeremi kaybettim. Yenilerini alacağımdan eskilerinin hükmü yoktur.
320 doğumlu Hakkı Kır
Ürolog — Operatör ■■■
Dr. Süreyya ATANIAL İdrar yolları ve tenasül hasta-ıllklarl Mütehassısı
Beyoğlu — Parmakkapı Kurabiye sokak 14 — Tel: 43379
rt" Mide, barsak ve vücutta birikmiş yağlara, gazlara, toksinlere karşı \^^l(ullanıhR^^
Beşiktaş Tapu Sicil Muhafızlığından
Beşiktaş tapu sicil muhafızlığın-dan:
Beşlktaşta Ortaköy Hacı Mahmut mahallesinin eski şöhretoğlu menekçe sokağında eski 3 mü, yeni 9 No. lu ve aynı mahallenin meyhane yeni Sarı Ali sokağında es- kİ 17 Mü. yeni 7 kapı saydı iki kaydı mevcut olmıyan vakıf senet- lerlyle İbrahim oğlu camcı Murat veresesi namına tescili talep edilme-sl üzerine 1515 sayılı kanun ve nizamname hükümlerine göre mııame-mele İfası için 9 ekim 945 salı günü öğleden sonra mahallinde tahkikat yapılacağından bir İtirazı bulunanların ellerindeki belgelerde birlikte ta-pu sicil muhafızlığına veya belirli günde gelecek memura müracaatları ilân olunur. (12779)
yeni eski evin
Tıp Fakültesi Dekanlığından
Fakültemize bağlı yatısız Ebe okuluna öğrenci kaydına 1 Ekim 1945 de başlanacak ve 31 ekim 945 de sona erecektir.
Aşağıdaki şartları haiz olanların dekanlığa başvurmaları İlân olunur.
Namzetlerin getirecekleri kâğıtlar şunlardır:
A — Tıp fakültesi dekanlığına hitaben yazılmış dilekçe,
B — Orta okul bitirme diploması.
ç - Nüfus tezkeresi,
D — Sıhhat ve aşı raporu,
E — tyl hal ve ikametgâh kâğıdı (polisçe musaddak)
F — Altı adet kartonsuz fotoğraf 4, 5X6 ebadında
Namzetlerin yaşları 20 den aşağı ve 35 den yukarı olmaması lâzımdır. (127781
Zayi — Beyazıt nüfus memurluğundan aldığım nüfus kâğıdımı Beyazıt askerlik şubesinde kayıtlı askerlik tezkeremi kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yokt/ır, 343 doğumlu Ömer Taymas
Kayıp aranıyor
1328 senesinde Çorlu kazasının Hatip mahallesinden Piyanlar demekle maruf amcam Emin oğlu İbrahim Piyanlar durum vaziyetinin biraz bozulmaslyle başını alıp bir tarafa gitmiştir. Bu ane kadar araştırmadığımız yer kalmadı ve bulunamadı. Adresi ve şöhreti yukarıda zikredilen amcamın yerini ve nerede olduğunu görüp bilenler varsa insaniyet namına aşağıdaki adrfse bildirdikleri takdirde şu fakir halimde kendisine helâl olarak elli lira vereceğimi arze-derlm.
İstanbul Sirkeci Karablga oteli sahibi Cavlt ve yahut Çorluda Hatip mahallesinde Ah oğlu İbrahim Piyanlar
1 Kilo Kuştüyü 200 Kuruştur
Rahatlık ve iktisat. İki kilo pamuk yerine bir kilo kuştüyü kullanınız. Sipariş üzerine yastık, yorgan ve yatak yapılır.
İstanbul. Çakmakçılar. Sandalyacılar sokak, ÖMER BALÎOÖLU kuştüyü Ifabrikaları. Tel: 23027
Davetiye
KOKTEYL SALONU
27 Eylül 045 Perşembe günü açılıyor
■es: Beyoğlu Oîivo pasajı No. 7
Kâğıt satışı
Türk Hava Kurumu İstanbul vilâyeti şubesindenı
Kurumumuzun Cağaloğluııdakl binasında birikmiş olan kese, kâğıdına elverişli kırpıntı kâğıtlarla kullanılmış ve kullanma, mş lüzumsuz defterler açık arttırmaya konmuştur,
28/eylû' 945 cuma giinü saat on beşte ihalesi yapılacaktır. Alıcıların : ttırma gün ve saatinde Câğaloğlundaki Kurum bl. nasındaki 1 ^misyona baş vurmalan, (12665)
Dizel motorü satın alınacak
Toprak Mahmulleri Ofisi genel müdürlüğünden:
Silo doldurma araçlarının çalıştırılmasında kullanılmak üzere ve en geç 3 ay İçinde teslim şartiyle, aşağıda nitelikleri yazdı 16 adet dizel mo-törü satın alınacaktır.
Elinde bulunanların veya belirli müddet İçinde getirebileceklerin, motörlerln kataloğlarlyle birlikte teklif ve % 15 nispetindeki teminatlarını ı. 19. 1945 pazartesi günü saat 16 ya kadar genel müdürlük malzeme müdürlüğüne vermeleri veya göndermeleri İlân olunur.
Motörlerln nitelikleri .:
6-8 beygir takatinde vantllâtör veya tebahhurla soğutma tertibatlı, bir arabaya monte edilecek şekilde kapalı ve hafif dizel motörü. (12661)
Fen fakültesi dekanlığından
Tecrubi fizik enstitüsüne asistan alınacaktır. İsteklilerin Dekanlığa müracaatları. (12803)
Karaciğer, mide, barsak, ve böbrek dertlerinizden kurtaran TUZLA İÇMELERİ 15 ekim akşamına kadar açık ve trenleri işleyecektir. 1
KIZILAY HEMŞİRE OKULU
Kızılay Hemşire Okulu, Mezun Hemşire olmak İsteyen genç kızlarımıza 3 senelik bir tahsil sağlar Tahsilin pratik kısmı, nezaret altında. Üniversite Kliniklerinde yapılır.
Kabul şartları şunlardır:
1 — Türk olmak
2 — Orta okul mezunu olmak
3 — Tam sıhhatte olmak
4 — 16-25 yaş arasında olmak
İsteklilerin yazı İle veya şahsan aşağıdaki adrese müracaat etmeleri:
Kızılay Hemşire Okulu Direktörlüğü
Haseki caddesi — Aksaray - tstanbul
Ankara belediyesinde n
1 — Belediye binası yanında İnşa edilmekte olan apartmana yaptırılacak olan elektrik, sıhhi ve kalorifer tesisatları İşi on beş gün müddetle ve kapalı zarf usullyle eksiltmeye konulmuştur.
2 — Muhammen bedeli ceman (77411) lira (69) kuruştur.
3 — Teminatı (5120) lira (59) kuruştur.
4 — Teminat Belediye merkez veznesine yatırılacaktır.
5 — Bu İşe girmek İstlyenlerln (20) bin liralık kalorifer ve (10) bin liralık sıhhi tesisat İşi yaptıklarına dair vesika İbrazı ve tatil günleri hariç, en az İhaleden iiç gün evvel Beleliye başkanlığına yazı 11* müracaat ederek vesika almaları ve bu vesikaları teklif mektuplarına eklemeleri şarttır.
6 — Bu İş 9/10/945 salı günü saat 11 de isteklisine İhale edileceğinden, şartname, kroki ve salreslnl görmek İstlyenlerln her gün Encümen kalemine gelebilecekleri ve isteklilerin de 2490 numaralı kanunun 32 nol maddesine göre hazırlıyacaklan teklif mektuplarını İhale günü olan 9/10/ 945 salı günü saat 10 a kadar Belediye encümenine vermeleri. (12695)
Kâtip ve daktilo aranıyor
Güzel Sanatlar akademisi müdürlüğünden:
Güzel sanatlar Akademisi kaleminde ve Resim müzesinde ça. lıştırılmak üzere imtihanla İki kâtip ve daktilo olınacaktır. Kad. ro maaşı 15 Hradır. 29 eylül cumartesi günü saat 9 da İmtihan yapılacağından memurin kanununun 4 üncü maddesinde yazılı vasıfları haiz olan İsteklilerin 28 eylül akşamına kadar bütün belgeleri İle birlikte Akademi İdaresine başvurmaları, (12754)
BEYAZIT
BAYSAL BiÇKi KURSU
Kayıtlara başladı. Derslere 1/10/945 pazartesi başlanacaktır. Gündüz Bayanlara, gece Baylara.

Fenni Sünnetçi EMİN FİDAN
Kabinenin yeni tlT
Telefon numarası ilil
Taşradan gelenlerle gayrimüslimlerden fennenameiı-yeye ihtiyacı olanların yaşlan büyük de olsa sünnetleri kolaylıkla yapılır. Sünnet düğünlerine Karar verenler 10 gün evvel angaje olmalıdırlar. Adres: Beşiktaş Erip apartunanı. Evi: Suadiye tren İstasyonu arkası Akkurd sokak No. 17
Üniverişte Rektörlüğünden:
Askerlik bütünleme imtihanları aşağıda yazılı tarihlerde yapılacaktır. İlgililerin vaktinde bulunmaları.
Fen fakültesi 10. Ekim. 1945 Çarşamba
Edebiyat > 16. Ekim. 1945 Salı
Tıp fakültesi 20. Ekim. 1945 Cumartesi
Hukuk fakültesi 22. Ekim. 1945 Pazartesi
İktisat fakültesi 22. Ekim. 1945 Pazartesi (12769)
Ekonomi Bakanlığından s
İstanbul İlinin Eyüp İlçesine bağlı kemerburgaz bucağının Akpınar köyünde, kuzeyi Alantepe deresi mansabından başlayıp akpınar deresi man-sabı civarındaki tahlisiye kulesinin « kârglr» kuzeybatı köşesine doğru hat doğusu, bu noktadan akpınar köyü yeldeğlrmenl yerindeki beton kazığa doğru hat, güneyi bu beton kazıktan başlayıp Topçular yolu tepesindeki beton kazıktan geçerek Alantepe çiftliği İdare ve İkamet binasının güney köşesine kırık hat batısı: Bu noktadan sınır başlangıcı olan alantepe deresi mansabma doğu 11e çevrili ve genişliği 679 hektardan İbaret arazide tavşanlıda İstasyon caddesinde Remzi Ergene. Burseda Necatlbey kız enstitüsü karşısında Mübahat Ergene ve Balık esir de Martlı mahallesinde Barutçu çeşme civarında 3 numaralı evde cturan Muzaffer Başaran tarafından 5. 6. 1939 tarihli ve 21/11 numaralı ruhsatnameye dayanılarak aramakla meydana çıkarılan Linyit madeni 45 yıl süre ile adı geçenler uhdesine İhale olunacağından maadln nizamnamesinin 30. 37 maddeleri gereğince bu İhaleye İtirazı olanların 26. 8. 945 tarihinden İtibaren İki ay içinde Ankarada Ekonomi Bakanlığına ve mahallinde İl makamına bir dilekçe İle başvurmaları İlân olunur. (12162)
İstanbul Belediyesinden
Belediye kanununun 15 İnci maddesinin 43 üncü fıkrası gereğine* daimi encümen taraf-ından etler İçin toptan ve perakende azami «.atış flitleri aşağıda gösterildiği şekilde tayin edilmiştir. Keyfiyet İlân olunur.
Cinsi Toptan F. Perakende F.
Karaman ve dağlıç Kuzu ve kıvırcık Sığır
Manda
Keçi
138 160
143 165
120 142
35 107
110 132
(12806)
Devlet Deniz Yolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğü îlânları
Van şubemizde muhtelif ücretli makinistlikler açıktır.
Liman şehadetnameslnl haiz deniz motörcülerlnln (Dizel) yapabilecek ehliyette olduğu yapılacak deneme sonunda anlaşılacakların ehliyet derecelerine göre 100 liradan 140 Urayakadar ücret verilecektir.
İsteklLlerln. gerekil belgelerlle Oalata rıhtımındaki genel müdürlük zat İşleri müdürlüğüne baş vurmaları ilân olunur. (12799)

Comments (0)