/ 6 inci sayfada
Sene 32 — No 11121 — Flati: her yerde W kuruştur.
SALI J7 Eylül 1949
bir silâhlanma yarışı
başlamasından korkuluyor
Times “Böyle bir yarış eninde so-
nündü harbe sebebolacaktır,, diyor
Amer ikada Oak Ridge'deki meşhur atom fabrikası
Londra 27 (R.) — Rus yanın 3tom bombasına malik olduğunun anlaşılması üzerine gazeteler bunun doğurabileceği neticeler hakkında makaleler neşretmeğe başlamışlardır. Bağımsız Times gazetesi bu sabahki baş makalesinde diyor kİ:
Rusya atom bam basma malik olduğu İçin daha tecavüzkâr bir .siyaset takip etmlyecektlr. Şimdiye kadar olduğu gibi başka memleketlerin zaafından faydalanmağa çalışacak, fakat azimkâr vaziyet karşısında hareketsiz duracaktır.
Bugün yeni bir harb tehlikesi toktur. Tehlike müthiş bir silâhlanma yarışının başlamasıdır Böyle bir yarış eninde sonunda harbe sebep olacaktır.
Atom bombasından bahseden resmi Sovyet notasının mutedil bir lisanla yazılmış olması cesaret vericidir. Rusya, atom hususunda Amerlkadan çok geri
olduğunu takdir ediyor. Mamafih Vişinski Birleşmiş Milletler asamblesindeki demecinde atom enerjisi için hakiki bir kontrol sistemine yanaşmağa hazır olduğunu bildirmemiştir.
Amerikanın bütün enerjisini silâhlanma yarışında kullanarak Avrupaya yardım işini İkin ci plânda bırakması Rusyanın işine gelir. Buna mâni olmak lâzımdır.
Bevınin nutku
Nevyork 27 (R.) — Birleşmiş Milletler asamblesinin dünkü toplantısında İngiliz Dışişleri Bakanı Bevln mühim bir nutuk söylemiş ve Sovyet Dışişleri Bakanı Vlşlnsklnln tekliflerine cevap vermiştir. İngiliz Bakam demiştir kİ:
Ruslar kabuklarından çıkıp atom enerjisinin Milletlerarası murakabesine İştirak ederlerse atom bombasının kullanılması büsbütün yasak edilebilir. Ru.ı-
I A
Yarın
Sahibi! Necmeddin Sadak — Yan işlerini fiilen idare eden: C. BU dik — Akşam Matbaası
İstanbul Valiliği
En kuvvetli iki namzet
Ankara 27 (Akşam! — Doktor Lûtfl Kırdar’ın Manisa milletvekilliği adaylığını kabul etmiş olması dolayısiyle açılacak olan İstanbul valiliğine eu kuvvetli aday olarak iki isimden bahso-lunmaktadır. Bunlardan biri Bursa valisi Hâşlm tşçan, diğeri de Ankara valisi Avnl Doğan'dır.
C. H. P. nin Erzincan ve Kar* namzetleri
Yugoslavya-Vacaristan
Londra 27 (R> — Yugoslavya ile Macaristan arasındaki gerginlik artıyor. Macar hükümeti, Yugoslav elçisi Yovanovlç'den başka biitün elçilik memurlarının bu akşama kadar Macar topraklarını terketnıelerinl bildirmiştir.
Okuyucularına
Yeni bir tefrika:
Satın alınmış Kalb
Ingiliz hava mareşali Onkarada
Yeni ve müthiş bir silâh: Mikroplar
Dünya sağlık teşkilâtı U. müdürü Dr. Chisholm’un mühim demeci
Dün 3,5 saat »üren bir toplantı yaptı
Created by free version of 2PDF
Nevyork 27 (AA.) — Dört Dışişleri Bakanı toplantısı î buçuk saat sürmüştür. Yarın tekrar toplanacaklardır.
Toplantının sonunda yayınlanan tebliğ, kısaca Dışişleri Bakanlarının gayrires-mî toplanıp, Avusturya anlaşması meselesi hakkında görüş teatisine başladıklarını bildirmiştir.
Cenevre (Eyiûlı — Dünya Sağlık Teşkilâtı umumi müdürü doktor Chisholm’un yeni mikroplar hakkında geçende yaptığı demeç dünya umumi efkârında büyük heyecan uyandırmıştı. Doktor Chisholm demecinde mikropların tahrip kudretinin atom bombasından, kıyas edllemiyecek kadar fazla olduğunu söylemişti. Doktorun İfadesine göre bu mikroplardan 25 milyarı 25 gram ağırlığında küçük bir yuvarlağa sıgdınlablllr. Bu miktar mikropla iki milyar 75 milyon kişiyi yani hemen bütün insanları mahvetmek kabildir.
Meselenin ehemmiyeti dola-yısiyle doktor Chisholm’ü ziyaret ederek kendisine sorduk :
— Bahsettiğiniz fevkalâde tahrip kudretini haiz mikroplar ne
— Takriben yüz kadar-
— Bunların adlarını söyllye-bıllr misiniz?
— Yalnız birisinin adını biliyorum. fakat bunu da söyllye-mem. Çünkü hükümet simdir.
— Bu mikroplar hususunda Müttefikler Ruslardan daha t-leri midirler?
— Sorduğunuza cevap vermek mümkün değildir. Çünkü muhtelit hükümetlerin çalışmadan hakkuıda malûmatımız yoktur. Güney Amerlkada Peru. Ekuva-tör gibi hükümetlerin diğer dev Jetlerden daha İleride olmaları mümkündür.
— Bahsettiğiniz mikroplara dair bir parça izahat vertr misiniz?
— Bu mikropların İki kullandı? tarzı vardır: 1-Mikroplarm
Prof. Dr. Neşet Utman vefat etti
ya şimdiye kadar buna mâni olmuştur. Sovyetler, bağımsız- I lık mefhumlarını bahane ederek kontrolü kabul etmemişler-dır.
Milletlerarası münasebetlerde tethlş usulü bir tarafa bırakıl-' malıdır. Biz her zaman müşterek güvenliğe ve bu hususta murakabeye taraftarız.
Atlantik paktına gelince, bu pakta dahil devletler hürriyet ve demokrasi esası prensiplerine riayet ettikleri için bir camia kurmuşlardır. Bu devletler gizli polise dayanmıyorlar, dik-i tatör tarafından idare edllml-' yarlar. Bu sebeple bir araya gel meleri tabiidir.
Sovyet Rusya Almanya meselesinde harb tehlikesini göze almış gibi görünerek tesir yapmak istedi. Muvaffak olamadı. Mamafih Berliu meselesi henüz rarla mületvekiH seçmek is-kısmen halledilmiştir Rusya tenteleri üzerine doktor LÛt-fi Kırdar'm İstanbul valiliğinden ayrılacağı artık anlaşılıyor- Yerine kim gelecektir?
Bu mevzu ile biitün İstanbul çok ilgilidir. Çünkü gelen vali ve belediye reisinin 10 seneden uşağı kalmamak şartiyle başımızda durduğu muhtelif misallerle yakın ta rihimiz gösteriyor.
Kötü bir sürpriz olup da hiç iimit edilmedik bir nâ-gehzuhtırun başımıza getirilmemesini temenni ederiz.
Nasıl ilk. orta, lise tahsilleri sırayla olur da, bunlar da muvaffakiyet gösterdikten sonra yüksek tahsile geçilirse; temenni edilir ki, daha az muğlâk olan diğer vilâyetlerin stajım muvaffakiyetle derece derece bitirip o raların imar ve inkişafında birinciliği kazanmış, ehliyetini efkârı ıımumiyemize tas dik ettirmiş bir idare adamımız İstanbula vali gelsin,
Bcşyüzüncü vıl dönümüne yaklaşıyoruz. Nice noksanlarımız vardır. Bunları başaracağından emin olduğumuz bir şahsiyetin getirilmesini ve îstanbulun tecrübe tahtasına döndiirülme-mesini istiyoruz.
BHinmiyen tesirle nâhoş bir intihap olacak diye İstanbul endîşe duyuyor.
kısmen halledilmiştir Rusya1 [Arkası sahile 2 sütun 3 de]
Hıfzıssıhha ensliliisiiniin temeli alıldı
Vali ve Belediye rebi uukıınu söylerken LYasuı ikinci MhitemMel
İtalyanların en meşhur kadın halk romanı muharriri
LUCİANA PEVERELLİ’nin
en son yazdı ki romandır Yakında neşre başlıyoruz.
EH33ZS393ZI
Yeni İstanbul Valisi kim olacak?
Manisahtann kendisini ıs-
kadardır?
[Arkası sahile 3 sütun 4 de]
Selâm almamak
yüzünden cinayet!
Dün gece Aksarayda bir kişi ağır yaralandı
Dün gece. Aksarayda verilen bir selâmın alınmaması gibi bir hiç yüzünden tabanca ile ağır bir yaralama vakası İşlenmiştir. Hâdise şöyle olmuştur:
Aksarayda E t hem Kızılırmak adında biri, yanında arkadaşı Haşan Ergenç’le birlikte keyif bir halde pazar içinden geç-mekteler İken, bir balıkçı dükkânı önünde birisiyle konusnn arkadaşları İrfan Simav'a Taslamışlar ve kendisine selâm vermişlerdir, trfan Sunar konuşmakta olduğu arkadaşlyle meşgul bulunduğu ve Ethemle Haşanın sarhoş da olduklarını farkettlğl için on lan görmemezliğe gelmiş ve selâmlarını almamıştır.
Ethemle Masan. İrfanın bu hareketine kızmışlar ve birdenbire üzerine atılarak:
nına ve kasığına isabet etmiştir.
Silâh sesleri üzerine hâdise yerine gelen zabıta memurları Etheml Cerrahpaşa hastanesine kaldırmışlar, îrfan Sunarı ta-bancaslyle birlikte yakalamışlar. kanlı kavgaya girişen Haşan Ergenel de tutmuşlardır Tahkikata savcılık el koymuştur.
«_ Sen bizim selimimizi al-mıyacak kadar adam oldun muî> dedikten sonra ikisi do birlikte İrfanı adamakıllı dövmüşlerdir. Bir aralık İki sarhoşun elinden sıyrılmağa muvaffak olan irfan Sunar, yanında bulundurduğu tabancasını çökerek üç ol ateş etmiş, çıkan kurşunlardan ikisi Küıctnin »I-
Dr. Neşet Csnıaa
(Yazısı 3 üncü sahttemlrdei
Şeker bol
Yeni yıla 20 bin ton stokla giriliyor
Ankara 27 (Akşamı — Bu yıl 20 bin ton şeker stoku ile yeni mahsul yılma girilmiştir. İstihsal miktarı da 120 bin ton olarak tahmin edilmektedir. İlgili makamların ifadesine göre, son yağmurlar pancar iein hayli faydalı olmuştur. Önümüzdeki günlerde kısa bir sıcaklık hüküm sürecek olursa mahsul durumu çok daha lyl olr vaziyete girecektir.
Bir Amerikan barikatı! ru; Cambaa.
Sahile 2
AKŞAM
27 Eylül 1«MO
Ingiliz Vampir uçakları Ankara’ya gittiler
Donanma
gunu
Hıfzısıhha miiessesesi
7 Ey!û! tekrarlanmıyacak
akbaban Şenıscddin Giiııaltay'm dün gazetemizde çıkan beyanatı, sterlinin kıymetten düşü-
rülmesi üzerine piyasamızda esen veya estirilen tereci-, diiilü havayı tamamen dağıtacak mahiyettedir. Başbakan en kati ifade ile Türk parasının kıymetinde bir değişiklik yapılmıyacağını, ithalâttan prim alınarak ihracata vermek yoluna da gidilmiyeceğıni söylemiştir-
7 Eylül kararlarının neticelerini çormuş, sıkıntısını çekmiş ve çekmekte olan geniş müstehlik kütle, o kararlardan istifade etmiş olan zümrenin tckraı faydalanmak ümidine kapılarak paramızın bir kere daha kıy metten düşürülmesini istemesi ve bunda muvaffak olması ihtimalinden korkmakta idi. Maliye Bakanının a-Cik beyanatına rağmen devam eden tereddütlere Başba kanın beyanatı her halde kati olarak nihayet verecektir.
Gazetelerde yazı yazan bütün iktisatçı muharrirler, Türk parasının tekrar kıymetten düşürülmesi halinde, muayyen bir zümrenin kazanmasına mukabil, hayatın pahalılanması bakımından müstehlikin mâruz kalacağı sıkıntıyı kâtı miktarda belirtmişlerdir. Hükümetin de aynı kanaate vararak umumî menfaatlere uygun karan aldığını memnuniyetle görüyoruz. Zaten Şemşeddin Gü-naltay hükümetinin, ihtiva ettiği bütün elemanlarla, yalnız umumî menfaate hiz met etmek gayesini güttüğünden şiîphe edilemez. Bü tün tehlike, Türk parasının ko rnetini veniden düşürtme kte fayda görenlerin 7 Eylülde olduğu gibi, inandırıcı gibi görünen bir takım delillerle mesul mevkide bulunanları ikna etmiye muvaffak olmalarıdır.
Ne ise ki 7 Eylül bir kere tecrübe edilmiş bulunuyor. Şevket RADO
Misafirlerimiz gördükleri iyi kabul den memnunlukla behsediyorlar
Bu sabah Taksimde ve Beşıktaşta törenle kutlandı
Temel atma resmi dün yapıldı
Türkiye İsveç
Lîmanımıza gelen
İsveç vapurunda bir ziyafet verildi
Svenska örtene Llnlen şirketinin Genel müdürü Amiral E. Wetler İle şirketin Akdeniz müdürü E. Eugenldes.ln İstanbulu ziyaretleri dolayısiyle şirketin limanımızda bulunan Nordan-land vapurunda dün bir akşam yemeği verilmiştir.
Yemekte İsveç elçisi Von Post. İstanbul konsolosu Cari Gislow, viskonsül Weman, Vali ve Belediye Reisi Dr. Lûttl Kırdar, Emniyet müdürü Cemal Göktan, Protokol müdürü Nazif Bölük-başı. Gümrükler müdürü Naci Selik, gazeteciler ve şehrimizdeki başlıca İsveç firmalarının mümessilleri hazır bulunmuşlardır.
Yemekte söz alan Amiral Wetter, İsveç vauurlaıınm 39 seneden beri İstanbula işledik-
Kurşuna dizilenler
Dün şahitlerin dinlenmesine başlandı
Ankara 26 — Van m Özalp 11-çesJnde 33 vatandaşın gayrika-nuni bir şeklide kurşuna dizilmelerine sebeb olmaktan sanık Emekli general Mustafa Muğlalı, Tümgeneral Ftasım Salluğ ve arkadaşlar»-.m duruşmasına bugün Geneıi.ı ..tay mahkemesinde devam
Duruşma başlamadan evvel bu oturumda dinlenecek olan 40 şahit koridorda idiler. Bunlar arasında Ankara Valisi Av-ni Doğan, emekli Van valisi Hâmil; Onat, diğer yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu
İlk dinlenen şahitler 33 kişiyi kurşuna dizen manga efradı I-dt
Şahitlerin dinlenmesine yarın (bugün» da devam edilecek-
»encaen oen ısıanouıa ışıecıiK- , terini belirtmiş; İsveç elçisi de ' İsveçlilerle Türkler arasındaki temasların artmasiylc iki memleket arasındaki dostluğun kuvvetleneceğini beyan etmiştir.
Yemekten sonra İsveçli meşhur arkeolog Axel Person’un Milâsta yaptığı hafriyata ait bir filim gösterilmiş ve toplantı samimi bir hava İçinde sona ermiştir.
Üç günden beri şehrimizde mi safir bulunan Orta doğu Ingiliz hava kuvvetlerine mensup 12 tepkili «Vampir» uçağından mü teşckkil 32 inci av bölüğü dün saat 10 da Ankaraya lıareket et mlştir. Tuğgeneral RusselJ hareketinden önce Anadolu ajansına şunları söylemiştir: «Burada gördüğümüz misafirperverliği anlatacak kelime bulamıyorum. Hepimiz çok iyi İntibalar la güzel şehrinizden ayrılıyoruz.»
Ankara 26 (A.A. )— Hava komodoru BJI.C. Russeil'ln komutasında 12 tepkili Vampir uçağından mürekkep 32 İnci İngiliz av bölüğü bu sabah saat 11.22 de Etlmesut nava alanına varmıştır.
Misafirler hava alanında, hava kuvvetleri komutanlığı kurmay başkanı korgeneral Fevzi U-çaner, Ankara garnizon komuta di tümgeneral Hakkı Tunaboy-lu, Genelkurmay başkanlığı haber alma dairesi başkanı tümgeneral Naci Aka, İngiliz ateşe-militeri general Clarek, İngiltere Büyükelçiliği ortaelçisi Ey-res, hava ataşesi yaîbay Coo-per. elçilik hasın müsteşarı ve ( kanı Orgeneral Abdurr^hman sefaret erkânı. Türk h&va ve ka , Nafiz Gürman, Genelkurmay 1-ra kuvvetlerine mensup subay- I kinci başkanı Orgeneral İzzet lar. Türk Hava Kurumu men- Aksatur. Kara kuvvet’erl komu-suplariyle basın temsilcileri tarafından karşılanmıştır.
Filo, hava alanımı gelince u-çsıkların dördü yere İnmiş, diğer sekizi havada evvelâ ay yıldız şeklinde açarak Türk bayrağını temsil ettikten sonra T» harfi çizmişlerdir.
İnciliz hava mareşali mahl1 s*™ma
* _ _ . . (h ile Genelkıırmav Baskanlıth
lunan Orta doğu İngiliz hava kuvvetleri başkomutanı Mareşal Sir WUUam F Dlckson, beraberinde İngiliz büyük elçisi Sir Noel Charles ve Hamdullah Suphi Göker olduğu halde bugün (dün) 10.30 da hususi uçağı ile Ankaraya hareket etmiştir.
Mareşal Dlckson, hareketinden evvel Anadolu ajansı muhabirine şunları söylemiştir: «Memleketinizde sayın devlet başkanınız İnönü tarafından kabul edilmek şerefine mazhar olduğumdan ve gördüğüm misafirperverlikten son derece memnunum İlk fırsatta güzel şehrinizi tekrar ziyaret etmekle büyük bir zevk duyacağım.»
Ankara 26 (A.A.) — Bugün Ankaraya gelen Orta Şark İngiliz hava kuvvetleri başkomutanı hava mareşali Sir WUUam F. Dlckson. hava komodoru B. i H. C. Russell ve Wamplre uçaklarından mürekkep 32 nci uv bölüğü mürettebatı şerefine Şehir Lokantasında Hava kuvvetleri komutanlığı tarafından büyük bir öğle yemeği verilmiştir
Bu yemekte Genelkurmay baş-
tanı Orgeneral Nuri Yamut, Hava kuvvetleri komutanı Orgeneral Zeki Doğan, Deniz kuvvetleri komutanı OramIrai Meh met Ali Ülgen, İngiltere büyük elçisi Sir Noel Charles Dışişleri Bakanlığı Protokol umum müdür vekili Tevfik Kâzım Ke-
Barbarosun Prevczede kazandığı büyük zaferin bugün yıldönümüdür. Bu zafer günü, aynı zamanda Donanma günü o-larak da kabul edildiğinden her sene olduğu gibi bu yıl da bayram büyük törenle kutlanmaktadır. Törene iştirak eden kıtaat ve okullar, bu sabah saat onda Taksim âbidesine çelenk koyduktan sonra Gümüşsüyü yolly-le BeşJktaşa gelerek Barbaros türbesinin önünde dizilmişlerdir. Buradaki törene Beşiktaş kaymakamının ve bir deniz subayının nutuklarilç başlanmış Barbaros âbidesine çelenk ler konmuş. Havaya ihtiramla en-daht yapılmış, ve geçit resminden sonra törene son verilmiştir. Bu bayram münasebetlle limanımızda bulunan gemiler bayraklarla donatılmıştır.
Yavuz zırhlısı Donanma günü şenliklerine iştirak İçin dün sabah saat onda İstanbula gelmiştir.
Yavuz bugün saat 13 den 17 ye kadar halk tarafından gezilecektir. Yavuzda bugün davetlilere bir çay ziyafeti verilecektir.
Diğer taraftan P.T.T. İdaresinin bu münasebetle husus! bir damga ile damgalanmak üzere hazırlattığı 15. 20 ve 30 kuruşluk bir pu) serisi bu sabahtan İtibaren akşama kadar Beyoğlu. Galata. İstanbul ve Beşiktaş merkezlerinde satılacaktır. Bu pullar yalnız Beşiktaş postahanesinde hususi dam-ga İle damgalanacak ve bu akşam tir.
Belediyece yapılmasına karar verilen (Şehir Hıfzu^nhhn miiM-sesesinin temel atma merasimi dün yapılmıştır. Bu müessese, Atatürk bulvarı üzerindeki Ga-zanferaga medresesinin karşı köşesindeki bir arsada inşa e-dilecektir. Müessesenln ilk temel taşını koyan Vali ve Belediye Reisi Dr. Lûtfi Kırdar, bu taşı koymadan evvel bir nutuk irad etmiş ve:
«-- Şehir Hılzıssıhha müesse-aesl muasır medeni milletlerin kendi halklarına bahşettikleri sıhhi emniyet ve kaideleri sağlı-yacal: toplu, tam teşekküllü her türlü fenni vasıflarla mücehhez bir sıhhat âbidesi olarak yükselecektir. Piyasanın gıda maddeleri olarak halka sürdü-
ğü mamulâtı sistemli bir şekil-de kontrol etmek ve kendi kon-troLıifldan geçmiş maddeleri e-Uketllyerek halkın rağbetini bunlara tevcih etmek «Şehir h ıfzıssıhhasıtıca kontrol edilmiştir» meşruhatını mamullere taşıtmak esas gayelerindcndlr. Şehir hıfzıgşıhha müessesesinin bir İştigal mevzuu da sari has tal ıklar la mücadeledir Onların yayılmasmj önlemek vb bu gibi hastalıkların geniş tahribatını kolaylaştıracak zemin ve İmkân lan ortadan kaldırmaktır.» demiştir.
Htfzıssıhha müesscsesl müdürü Nuceddin Onur da aynı mev-ztı dahilinde birkaç söz söylemiş re mûtaakıben yeni müessese-nln temeli atılmıştır.
r r. Lûtfi Kır-'Rusların uçan ı bombaları
darın adayhğı
Vali ve belediye reisinin demeci
Atlantik Okyanusu-r>u aşabilecek surette imiş
bu damga imha edilecek-
askeri edildi.
Grev hakkı
Demokrat Parti bu hakkı tanıyor
Ankara’da
İstanbul 26 (AA.) — İki günden beri şehrimizde misafir bu- larriır
gı ile Genelkurmay Başkanlığı ve Hava kuvvetleri komutanlığı ileri gelenleri hazır bulunun uş-
Devletler arasında
Silâhlanma yarışı
Yeni ve müthiş
Beşiktaş Izmîrde 1-0 galip »eldi
İzmir 26 — Şehrimizde bulunan Beşiktaş takımı bugün Alsa nc ak stadında Demirspor takımı itç karşılaşmış ve maç 1-0 Beşik tasın galibiyeti ile sona er mistir.
Emniyet müdürü ve muavini Gazeteciler Cemiyetinde
Emniyet müdürü Cemal Göktan ve müdür muavini Kemal Aygün dün Gazeteciler Cemiyetine gelerek basın mensupiariy-le bir arada öğle yemeği yemişlerdir. Bu arada gazetecilerle hasbihal eden Emniyet müdürü, sehirâsayisinin tam olarak temini için bütün tertibatın alındığını, seyrüsefer İşlerinin intizama konduğunu, her hususta basının da müzaheretini beklediğini söyler: İç tir.
İzmir hattına vapur bulunamadı
Geçenlerde İzmir seferini yaparken bozulan «Tarsus» vapuru havuza aluunca dün akşam saat 18 de yapılacak İzmir seferi İçin Denizyolları İdaresi vapur bulamamıştır Bu İtibarla dün saat 14,30 da Batı Akdeniz-don limanımıza, gelpn «Ankara» vapuru muamelesi siiratie ikmal edilerek akşam saat 18 de İzmir seferine çıkarılmıştır Bu durum da çalışan gemilerin en kışa zamanda harap ol aç ağma işaret edilmekledir.
Demokrat Partinin dün şamki şehremini ocak kongresinde Celâl Bayar. Adnan Menderes, İhsan Şerif ve tl İdare kurulu âzası bulunmuşlardır. O-cak idare heyetinin raporunun okunup kabulünden sonra. Celâl Bayar bir konuşma yapmış ve «İş ve İşçi» mevzuuna temas ederek bu mevzuun çok ehemmiyetle ele alınması İcab ettiğini, Demokrat Partinin İşçi l-çin en büyük kuvvet olan grev hakkını tanıdığını, D P, İktidara geçtiği takdirde, işçi dâvasının tamamen işçi lehine halle-dllleceğlnl, işçi sendikalarının her türlü nüfuz ve tesirden kurtulması lâzım geldiğini anlatmıştır.
Genel idare kurulu toplantısı
Geçen hafta başlamış bulunan Demokrat Parti Genel idare kurulu toDİantuı. dün de II merkezinde devam etmiş ve Celâl Bayar geç vakte kadar il merkezinde meşgul olmuştur. Partinin mail ve iktisadi komitesi de sterlinin düşürülmesi mevzuu etrafındaki çalışmalarına devam elmiş, fakat henüz bltirememlşllr. Komite bugün de toplanacak, eğer bir neticeye varabilirse bu hususta bir beyanname neşredecektir.
ak-
(Bas tarafı I inci sahifede) Yugoslasyaya karşı tehditkâr lisan kullanmaktadır. Bil VI-şlnskinin sözîerile taban tabana zıttır. Çekoslovakyada Mazarik* ı in mefkuresi tamamen ortadan kaldırılmıştır. Yunanlstanda va ziyet bir parça iyileşmiştir. Bu memlekette bir kalkınma olması ve genel seçim yapıl-ması beklenebilir. Cinde vaziyet yakından takip edilmekle beraber müdahalede bulumıl-mıyacaktır. Mamafih Çin, Mil- 1 letierarası taahhütlere riayetle ' mükelleftir.
Bugünkü vaziyette bir barış I temin edildiği söylenemez Ma- lâzım ge’mez. Çünkü korunma malih. bütün güçlüklere rağ- vasıtasını da temin etmiş ola-men Birleşmiş Milletler çok iş çaktır.
görmüştür, ı Doktor Chisholm son olarak
Vişinskinin teklifleri. !"nl*n s5”effl:
Hevyork 27 OM - Vlslnskl-I ~ nin teklifleri siyasi komiteye havale edilmiştir. Bu teklifler harb hazırlığını takbih, atom silâhları kullanılmasını yasak etmek, beş devlet arasında bir barış muahedesi idi.
Kutup bölgesi
Londra 27 (Nafen) — Rusyada bir atom İnfilâk! vukua _______ ......................
2.1,1i;, hskkuldaU haberlerin ^, l^n
«rklaomas, «u-rlne kulun hhl.|cuMan u^n„le
8esl artan bir nhemmlyet ar- yı.t|SUrnl,k c^,jklardl uarrua zetmeye baslam,lır. HBU1 çer- nk,rI,r|„| 0rt„a6„ aaldırmak relerde^ belırtlld®ne Borç, ya- lizunrt,r a O[ore„,de wtı-, ğım demeçte bugünkü zimamdarların yüklendikleri ağır mesuliyetten bahis ile İfşaatta bulunmak vazifemdi Sonu bütün İnsanlığın mahvı olduktan sonra harb etmek neye yarar? Bunun İçin tehlikeden sakınmak
(Bas tarafı 1 inci vahifede)
kendi kendine üremesi, 2 - Havada yayılması.
i — İnsanlık bu mikroplardan ne istifâde temin edebilir?
— Hiç bir istifade temin edemez. Bunlar tahrip vasıtalarıdır.
Bu mikropların yayılma sahası ne kadardır?
— Hudutsuzdur.
— Bir harb vukuunda bu mikroplara malik dan bundan dolayı bir tehlikeye mânız kalamaz nu?
— Muhakkak rnâruz kalması
Piyango ile işe başlıyan siyasî parti Ankara 26 — Bugün Ankarada dolaşan ?arip bir habere göre. Samsunda kunalıı Liberal Demokrat Partisi tarafından Bakanlıklara yüzer tane piyango bileti gönderilmiştir. Biletlere leffedilen mektupta Liberal Partinin hükümete muhalefet İçin değil, bilâkis iyi görülen İcraatını destekleme» maksadiyle kurulduğu belirtilmiş, fakat partinin mali durumunu ıslah için, sunulan biletlerin satın a-lın m ası İstenmiştir. Gene ayrıca haber verildiğine göre, Samsun Liberal Demokrat Partisi, mali durumunu düzeltir düzeltmez, önümüzdeki ara seçimlerine katılacaktır.
— Fennin terakkisi harb vasıtalarını geride bırakmıştır. Bunu takdir etmiyenler dünya tarihinde en ağır mesuliyeti yüklenmiş olacaklar, yani yeni, bir harb İçin, müsaid--------*—*
hâsıl olmasını teşvik 1 erdir. Böyle bir harb
1 neslinin tamamen imhası demek olacaktır.
Harbe mâni olmak İçin İşe
vaziyet edecek-insan
1 I Bir Türk milletvekili Yunanistan’da
Atina 26 (AA.) — Türk mU-ı Ictveklllerlnden Alt Rıza An, Türkiye başkonsolosu Korkut'ia birlikte Makedonya umumi valisi Krozosü ziyaret etmiştir. Bu . ziyaret iki Komşu memleketi bağlıyan dostluk hislerinin kar şılıkh olarak ifadesine ve iki memleket arasında mevcut ve gelişmesi İçin bilhassa İktisadi alanda bütün gayretlerin sarfı gereken müşterek menfaatlerin müşahede ve teshiline vesile taş kil eylemiştir.
Bir kadın balkondan düştü
Büyükadada Aklemlz sokağında 6 numarada oturan Pan-çopulo isminde bir kadın, evin balkonundan, aşağıda .bulunan kızma seslenirken muvazenesini kaybederek düşmüş ve hastaneye kaldırılmıştır.
kında bu havalide askerî tecrübeler yapılacak ve »Kutup savaşı» nda insanların ve malzemenin soğuğa dayanma derecesi tesbit edilecektir.
İngiltere de bomba yapacak
Londra 26 (Nafen) — Daily Express gazetesinin verdiği malûmata göre, pek yakımda İngiltere büyük çapta atom istihsali ne bavlıyabilecek bir duruma girecektir. Bu gazetenin ilâve ettiğine göre bu istihsal kısa bir zamanda Rusyanın çalışmalarını gerilerde bırakacaklır.
Bir Amerikan profesörün sinirleri bozuldu
Arcadla (Kaliforniya) 26 — (AA.) — 35 yaşındaki genç bir profesör sanıldığına göre Sovyet Rusyada atom bombası bulunduğu haberini öğrenmesi üzerine sinirleri bozularak bir talebeyi öldürmüş ve sonra da intihar etmiştir.
lâzımdır.
And re Alltoka
Millî oyunlar festivaline giden heyet döndü
Venedikte yapılan Milletlerarası festivaline iştirak eden Erzurum Bar Ekibi aşağıdaki program mucibince 27/1X71949 Salı günü akşamı saat (20.30ı da Eminönü Kalkerinde bir gösteri verecektir.
1 — Konuşma; Halim Baki Kunler tarafından.
2 — Erzurum Barları.
3 — Dabulçu Mahir Karayı-lan'ın âlemşümul oyunları.
4 — Şiirler.
Giriş serbesttir.
Açık bulunan Manisa Milletvekilliği İçin CJLP. yoklama kurulu taralından namzed gösterilen Vali re Belediye reisi doktor Lûtfi. Kırdar, dün bu mevzuda kendisiyle görüşen gazetecilere şundan söylemiştir:
— Bir kaç gün evvel Manisa Cumhuriyet Halk Partisi vilâyet başkanlığından bir mektup al-niştim. Bunda açık bulunan milleLvekilllği İçin gerek CR j. teşkilâtının, gerek vilâyet halkının adaylığım üzerinde durduklarım, kabul ettiğim takdirde bütün memlekete ve bu me-yanda Manisaya büyük hizmetler ifa edeceğime kani bulundukları. binaenaleyh kabul etmekliğini cemilekâr bir ifade ile rica ediliyordu.
Benden beklenilen hizmetten kaçınmak hiç bir zaman elimde olmamıştır. Hususiyle bir milletvekili sadece seçim dairesinin vekili olmayıp millet mümessili olması bana iki büyük şerefi birden bahşetmiş olacaktır. Bu itibarla adaylığı memnuniyetle kabul ettim. Dün de bahriye doktorlarından yüzba-Manlsa Belediye reisi bana telefonla Cumhuriyet Halk Partisi adaylığına resmen seçildiğimi bildirdi.
Ispanya’da uranium
Madrid 26 (Apl — Buradan bildirildiğine göre, İspanyol ma denclleri Pirene dağlarının İspanya yamaçlarında yeni ve çok 1 zengin üranyom madenleri bul-1 muşlardır.
Haşmet Orbay hakkında iddiada bulunan sanığın duruşması Anadoluhisan C. H. P. kon-ı gresi sırasında, Ankarada Dr. Naci Arzan'ın öldürülmesinden dolayı on sekiz sene ağır hapse mahkûm Haşmet Orbay'ın so-kokta serbes gezdiği hakkında ortaya bir İddia atan ve bu İddia üzerine harekete geçen savcılıkta iddiasını ispat edemiyen Mustafa Başaran hâlen Üsküdar cezaevinde mevkuf bulunmaktadır. Mevkuf, kendisinin tahliye edilmesi ve gayrtmevkuf muhakeme olunması için bir dilekçe vermişse de bu isteği reddedilmiştir,
Mustafa Başaran hakkındakl hazırlık tahkikatını İkmal eden savcılık, dosyayı Üsküdar Asliye ceza mahkemesine vermiştir. Duruşması önümüzdeki ay içinde yapılacaktır.
I
Sergi pullarının tabı bitti
P.T.T. idaresinin İstanbul sergisi münasebetiyle hazırlattığı bir pul şeririnin basla vesa-ir işleri bitmiş ve pullar idareye teslim edilmiştir. Bunlar 1 Ekim tarihinden itibaren satışa çıkarılacaktır.
Berlin 26 (AP| — Almanya-nın Sovyet işgal bölgesinde Rus lar tarafından kurulan Doğu Alman polisinin gizli arşivlerine ulaşabilecek durumda bulunan bas şahıslar bugün Atman bilginlerinin Rusya hesabına Atlantik Okyanusunu aşabilecek kudrette uçan bombalar İmal etmekte olduklarını iddia etmişlerdir.
Bu şahıslara göre, bombalar, hummalı bir faaliyetle Baltık sahili üzerindeki Peenemuende mevkiinde muazzam bir yeraltı fabrikasında yapılmaktadır.
İddia edildiğine göre, bomba 3 mil karelik bir saha üzerinde dağılıp tahribatını yapmaktadır, 5 bin mil uzakta bir hedefe İsabetle sevkedllebildi» de belirtilmektedir.
Nezleye karşı kesin ilâç bulundu
Chicago 26 (A.A.) — Amerika
şı John Brovster. nezleye karşı hemen hemen yüzde 90 kati tesirli yeni bir ilâç bulmuştur.
Nezlenin İlk ârazmı takip fiden saat içinde tatbik edilen ve «Corlcidine» adındaki bu ilâç, nezleyi derhal kesmektedir.
Coricidine, şimdi doktor reçe-tesile verilmek üzere satışa çıkarıl mı? tır.
Kurban bayramı
Diyanet işleri başkanlığı mu-vakkitliğinden: 10 zilhicce 1368. 3 ekim 1S49 pazartesi günü kurban bayramı namaz vâki deri memleketin her yeri için aşağıda gösterilmiştir:
1 — Vasati mahalli saatle gösterilen evkatta o mahallin 30 derece şarki ğrlnlç tulüne göre saat farkı tatbik ve 1 saat de ilâve edilerek kullanılan yaz saatile namaz vakti bulunur.
2 — Ezani saatle gösterilen, evkafta tadilât yoktur.
Arzı şimali
Ezani sa.
Va M. sa.
gEILEB
7100
ŞİRKET HİSSELERİ
Merkez Bankası İS Bankom T, ’Flcartt Bankan Arslan Çimento JIB- MSO 510
SARRAFLARDA JO.TIH
■al ıjlar
Gulden «1 30
Türk lır*n Af 50
Sterlin «3 —
Külce 6.92
Reşat •itt.50
Acı bir kayıp
Türkiye Eczanesi sahibi eczacı Arif Neş'et Dsmanın babası Türk tababettinin emekdar re mümtaz siması dahili hastalıklar mütehassısı
PROFESÖR DOKTOR NEŞ'ET OSMAN OSMAN uzun süren bir hastalıktan sonra hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün saat 12 de İstanbul Ankara caddesi 44 numaralı evinden kaldırılarak öğle namazı Beyazıt camii şeri-kıhndıktan sonra Eyüpte vedeki aile kabristanına illecektir. Mevlâ garikl >t eyleye.
Lmfâk G0. öğle hdndi ak
E. 10.13 11.53 0,05 0J!î 12,(K
V. 5,13 Û,53 13,05 15.26 ia,5!l .
I v:
AK S AMlfeftAK_ŞAAlg]
57 Eylül 1**49
AKŞAM
Sahffe 3
Hacı Patron!
fatanbui gazetecilerinden üçii. Hicaza röportajcı gönderiyor. Bunlardan ancak biri, gazetecilik bakımından röportajcı yolladığını samimiyetle ilan etmekle.
(Aynı yazar Holivuttaydı. Şimdi Mekkede. İnsanın: ■Bu ültra modern zat dünya melekleriyle resimler çıkarırdı. Şimdi ahret meleklerine de mi heveslendi?» diyeceği geliyor.)
Öbür iki meslekdaştn seyahatlerini ilân ediş şekilleri karşısında parmağımız ağzımızda kaldı; «tfai vazife! Hac için» yola çıktıkları alenen bildiriliyor. Bununla, yalnız milli değil, dini hayatımızda da çığır açılıyor demektir. İlâ maşallah!
Cönkü, hâl ve vakti yerinde olan kimselere, yollar müsaitken Hac farzdır. Döviz müşkülâtına, ayak bastı paralarına, siyasî tehlikelere rağmen yolları açıktır sayalım; âlâ! Lâkin, Hacrin «vazife» olabilmesi için, bir insanın zengin ve borçsuz olma sı icabeder. Heyhat! Ücretle çalışan Türk muhaırirleri a-pasında hangisi bu sıfatlara sahiptir ki. boyunlarına dinen hacılık borç olsun?
Eskiden, bazı zenginler, kendileri gidemevip vekil tu tar. ona para verip «ifayı fa-rizar hac» ederlerdi. Bizim arkadaşların da masraflarını patronları gördüklerinden mertebeyi vine patronlar kazandı, bakın hele! Muharrirler bu sefer de hokka alt-na gitti. O gazetelerin patronlarına «Hacı Patron-demeli. Paravı verdiler, düdüğü çalacaklar... Dünyada ve ahrette isleri is demektir: Hem ziyaret, hem ticaret diye buna derler... Bir elleri ya'da. bir elleri balda!
S'indiye kadar Sinan Korle dive tanınan genç arkadaşımız, isminin başına «Mebmed» adını da teberrü-ken ilâve etmiş. Avdetinde «Hacı Mehmed» olacaktır. Belki de eski şahsiyeti unutulur; çünkü Hicaz yolculuğunun şöyle bir afsunu var: Çok kimse -Hacı Bey». «Hacı Efendi». «Hacı Baba, tarzında anonimleşir. Asıl İsimleri ortadan kalkar. Vak tiyle Kümelinde de bir tat Hicaza gitmek ve isminin bacma «Ellıac- ünvanuıı tak mak hevesine kapılmış. Aklı fikri ibadette değil de katakullide olduğundan:
«— Adanı' Yol uzun ve meşakkatli! O kadar külfete niçin katlanayım? Bükreş küçük Parismiş. Hicaza gidenlerle beraber yola çıka-«m. Zaten Mekke hikâyeleriyle kulağım doludur Bük-reşte bir miiddet keka ettik ten sonra, hac mevsiminin sonunda Sclâniğe dönerim. Unvanı kazanır, mertebeye Ulaşırım!» demiş.
Dediği gibi de yapmış. Fa kat. Hacılar Mekkede biri-birlerini gördüklerinden bu «atin gitmediği anlaşılmış. O müddet zarfında Bükreşte keyif çattığı da meydana çık ıığmdan ismi artık ömrünün sonuna kadaı (Hacı Bükreş) kalmış,
İste böyle çarpılmalar hesapta var!
Amerikadn, Patagonyada, l’erıi Gine'de. Afrikuda çok -uydurmacılık mümkündür. Türk halkı dinler, «.Ya böy-leymiş!» diye kafa sallar ama. Hac mevzuunu yazmak da netameli olsa gerek. Çünkü şahidi fazla... Kırılacak potlar seyahat sırasında da yazı yazarken de göze batacaktır.
İçlerinde bazılarını iyi tanıdığım üc meslekdaşın, ab-de'it ye namaz tariflerini ez-berliverck seyahate devam ediş şekillerini tahayyül etmeğe çabalıyorum
Düşünüyorum ki, bu mevzuları çocuk oyuncağı haline getirmemek, din bakımın dan da, lâiklik bakımından, da müreccah değil midir?
(Vâ-Nû)
Yeni gemilerimiz
Denizyolları gemilerde tadilât yaptırıyor
Denizyolları İdaresi Italyan Ansalda firmasına müracaat ederek hâlen bu firma tarafından yapılmakta olan gemilere alt projelerin tâdil edileceğini bildirmiştir, İdarenin böyle bir müracaatta bulunuşunun sebebi yapılan gemilerin Akdenlzde muhtelif ecnebi limanlan arasında işletilmesine karar verilmiş olmasıdır. Halbuki evvelce bu gemilerin iç sularda çalıştırılması kararlaştınldığından bit tabi projeleri de ona göre ayarlanmış ve güvertelerinin 400 gü verte yolcusunu taşıyacak şekilde inşası uygun görülmüştü Yeni karara göre bu güverte yol cularının yerleri kaldırılmaktadır.
idarenin, daha fazla güverte yolcusunu İç sularımızda taşıyabilme çarelerini araştırdığı bir sırada aldığı bu son karar İlgili çevrelerde hayrttle karşılanmıştır.
İthalât talepnameleri için müracaatlar azaldı
Muhtelif memleketlerden i Iha iât yapmak 'cin Ticaret ve Sanayi Odasına bir müddetten be ri yapılan talepname müracaatlarının birdenbire azaldığı görülmüştür. ilgililer bunun sebebini Bakanlığın aldığı son kararda bulmaktadırlar. Zira buna göre müracaat sahipleri talepnamelerinde zikrettikleri mal bedelinin yüzde onur.u garanti olarak yatırmak mecburiyetindedirler. Bu karar üzerine ciddi niyet sahibi olmıyan ithalâtçılar ya talepname vermekten vazgeçmekte veya vermiş ol duklan talepnameleri herhangi bir bahaneyle geri almaktadırlar. Bu itibarla Bakanlığın tufeyli zümreyi temizlemek bakımından İsabetli bir karar aldığı belirtilmektedir
Boş ev ve apartımanlar
Belediye tarafından tesbit edilmeğe başlandı
Belediye, şehrimizde bulunan boş ve kiralık ev. apartıman dâiresi, dükkân, garaj ve benzeri yerleri tesblt etttlrmekte-dir Bunların henüz tam yekûnu hesaplanmamızsa da tahminden pek fazla olduğu söylenmekte ve ekserisi mesken olan bu boş ve kiralık yerlerin 10 ilâ 12 bin arasında olduğu ilâve edilmektedir.
Filvaki bir kaç sene evveline nazaran bugün hemen her yerde boş ve kiralık ev ve apar-tıman dairesi bulmak mümkündür. Ancak bunların çoğu yeni inşaat olduğu için kiralan serbestte. Bu İtibarla ev sahipleri pek yüksek kiralar istediklerinden uzun zaman boş kalmaktadır.
Diğer taraftan son zamanlarda. harb dolayıslle gayri müsait meskenlere yerleşen bir kısım aileler ev aramağa başlamışlardır. Talep arttığı İçin kiralar yeniden yükselmiştir ® ay evveline nazaran 100 lira aylık kira İle 2 - 3 odalı bir apartıman dairesi bulmak mümkün İken bugün aynı evsaftaki yerler ancak 150 - 170 liraya tutulabilmektedir.
Sah ah Gaz eteleri Ne üiyoj?
Bakanların seyahati Cl'MlIURİYETin başmakalesinde Bakanların bu yaz geniş mikyasla seyahat ettikleri belirtildikten sonra bu seyahatlerdeki gaye araştırılarak şöyle denmekledir:
Evvela bizim Bakanlık vazifesi telâkkisinde yanlış bir nokta vardır ki şimdiye kadar ne partiler. ne hükümetler, ne şahsan Vekiller bu hatayı düzeltmeğe teşebbüs etmemişlerdir. Vekiller kendilerini, başına geldikleri Vekâletin mütehaşısı ve bir teknik elemanı saymakta ve İşlerini bu telâkkiye göre görmektedirler. Halbuki vekâlet cihazları teknik salâhiyeti! daimî elemanlardan mürekkeptir. Vekiller ise tamamen siyasi unsurlardır. O Vekâletin, evvelden tesblt edilmiş veya edilecek siyaseti tafsilâta, teferruata girmemek ve asıl teknik İşleri müsteşarlara, umum müdürlere. yani mütehassıslara bırakmakla olur.
de o vekâlette evvelki Vekilin 1 nıaııda Çankaya arazisinin yal-yapmak istediği veya yapmağa nız bir kısmının devrine karşı-başladığı İşlerin değişmesi İşte lık, milli bütçeden Kalk Partisine milyonlarca lira verilmesi, iyi niyetin bte müjdesi sayılmaz.
okullar
Çirkin itiraf!
bu
yanlış telâkkidendir.
Halk Partisinin hataları
Ahmet Emin Yalman VATAN' daki başmakelesindc Halk Partisinin tuttuğu yolun tenkidini yaptıktan sonra şöyle demektedir:
Halkın gördüğü manzarayı gözden geçirelim: Halk Partisinin ancak azlığını temsil eden bte hiikûmet İş başına gelip muhtelLf âmiller sayesinde tutunmakla beraber, parti İçinde esaslı bir intibah uyandığına ve müsbet düşünceli ve dinamik unsurların aranıp kendilerine İş görme İmkânları verildiğine dair ortada hiç bir emare yoktur. Aksine olarak, seçim kanununda gösterilen lyl niyet ve fedakârlığa rağmen, parti stratejisinin, halkın sevgi ve güvenini kazanmak esasına değil, muhalifleri İkiye bölmek, idare makinesine tasarruf etmek, mühim bir role namzet olan adliye makanlzmasının istiklâl ve hareket kabiliyetini iptidadan baltalamak. rey satın atmak gibi şeytani usullere göre ayarlanmakta olduğu her suretle göze çarpmaktadır. Memleketin malî bakımından en sıkışık, bir za-
Eksiklerimiz
Haindi Varoftlu YENİ SABAH' tâki fıkrasında memleketimizdeki sosyal yardım müessesele-rinin eksikliği üzerinde durarak şunları yazmaktadır:
Etrafımıza bakalım: Yer yüzünde. medeni adını taşıyan memleketlerde gördüğümüz içtimai hizmetlerin bizde kaç tane benzerini bulabiliriz?
Oralarda, kimsesiz kalan kadın, ihtiyarlık yıllarını, bir kâse sıcak çorbanın kaygısından uzak geçirecek hlmayekâr bir köşe bulur.
Oralarda, kimsesiz çocuk, çelimsiz vücudunu kaldırımın maddi ve mânevi çamurundan kurtarmak için, barınacak bir dam altı, koruyucu bir kanat bulur.
Oralarda, hayvanlaşan erkeğin zevk âleti edindikten sonra sokağa fırlattığı genç kadın, istemeden gelen yavrusunu öldürmek zorunda kalmadan cemiyete faydalı hale getirebilecek vasıtalara maliktir.
Biz, tarihe karışan bir Darül-eytamı ve tarihten kalma bir Dariilâcezesiyle. içtimai lâka-yitliğln sembolü olup kaldık.
Dünden itibaren yeni ders yılına başladılar
Orta dereceli okulların dün sabahtan İtibaren yeni öğretim yılına başladığını yazmıştık. Dün sabah okul İdarecileri ve ilk derslere giren öğretmenler konuşmuşlardır. Bu konuşmada, öğrencilerin nasıl çalışmaları İcap ettiği ve memleketin kendilerinden neler beklediği anlatılmıştır.
Diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı, bu sene okulları tek kitaptan kurtarmağa karar vermiştir. Derslerin öğretimini yardımcı kitaplarla tağdlye edileceği gibi derslerin Bakanlığın kabul ettiği tek kitaptan değil, listede mevcut müteaddit kitaplardan seçilecek biriyle takip edilmesi de sağlanmıştır,
Ayrıca öğretmenlerin bilhassa veliler tarafından şikâyetleri mucip olan zorla talebeye çeşitli dergiler satmaları da şiddetle mcnedilmiştlr. Bu dergi ve el kitapları okul kooperatifleri tarafından satılacak ve bu işe öğretmenler hiç bir suretle ka-rışmıyacaklardır. Bu hususta Bakanlığın emirlerini Milli E-ğlttlm müdürlüğü okullara tamim etmiştir.
V»purday,z. Sasımda bir grnç kız oturuyor, karşı ka-napede üc «kanlı, üçü dc t,1?!1 Kiyinmlıler. sinpl. f-'t.‘«'■aletim mükemme,. ikisinin ellerinde Eazete ye mecmualar var, üçandisö dc ceketinın cebine bir kitap sokmuş Goriiniise bakdırsa »kûr .racac takım,naa„ dc_ likanlılar.
Vapur hareket etti. Ortada oturan delikanlı nitellik “«■ahçesı seçen jüri âzas, dikkatiyle gene kızı aşağıdan yukarı süzdükten sonra bebeklerinde ihtiras kıvılcımları rşıldıvan gözleri onun yüzüne dikilip kaldı. Muzic bir bakiş. Hemen üze-nne atılıp bir lokmada vu-tuverecek. Kız başını öteye çevirdi. Delikanlı çözlerini ondan ayırmaksızın sağa ve sola omuz vurup bizim işitebileceğimiz «esle söylendi:
— Enfes parça.
Sağdaki tasdik etti:
— Br İçim su.
Soldaki dudaklarını pırdattı:
— Lokman Hekim'in dediği.
Üçlü muhavere devam ediyor, sesler nenle perde yükseliyor:
— Aşk heykeli.
— Bittim vallahi.
— Ne çabuk, ufan?
Ortadaki yılışarak meşhur beytin kafasını gözünü parçaladı:
«Bâde iç, güzelleri sev akim, surun varsa».
«Dünya var olmuş, olmamış. ne umurun!»,
Gülüştüler. Acayip hır gülüş, Kahkaha değil, gırtlaklarını tırmalıyan çirkin har-haralar.
Gene kız, bu iğrenç iz’a-cın azabile vüziinü ekşiterek çantasından bir kâğıt çıkarıp açtı, okuyormuş gibi oyalanmağa başladı Karşıdan târizter:
— Numarayı anlıyorsun ya. boş değilim demek istiyor. .
— Aşk mektubu mu?
— Lokanta listesi * * * ya.
— Ver şu kalemi, ben yazayım.
— Sana metelik kim, ulan enayi?
— Yazarım namussuzum.
— Namussuzum ki varamazsın.
sa-
ye
İhtiyarlık sigortası
Ankara 27 (Akşam i — İhtiyarlık sigortası üzerindeki çalışmalar hararetle devam etmektedir. Çalışma Bakanlığı, bu önemli kanunun tatbikatı hakkında bir de tüzük tasarısı hazırlamıştır. 48 maddeden ibaret olan bu tasan, mütalâaları alınmak üzere diğer Bakanlıklara gönderilmiştir,
Tasarıya göre. İş kanununun uygulandığı iş yerlerinde çalışan işçiler, Sigorta kanunu bükümlerine tabi olacaklardır. Ancak, kanunla kurulmuş Em eki ilik sandıklarında ilgisi bulunanlarla mahiyetleri itibariyle en çok otuz iş günü devam edeceği Çalışma Bakanlığınca tesblt olunan süreksiz İşlerde çalışanlar ve yılda hiçbir »a-zaman 200 gün çalışmayı ge-rektirmlyen mevsimlik işlerde veya bunlarm kısımlarında çalışanlar. ecnebi bir memleketteki her hangi bir müessese tarafından ve o müessese namına
Türkiyeye bir muvakkat İş yapmak için gönderilmiş bulunan işçilere İhtiyarlık sigortası kanunu hükümleri tatbik edilentü-yecektlr.
İhtiyarlık sigortasına tabi İşçi ve hizmetlilerin aylık kazançları tutan üzerinde yüzde 8 ihtiyarlık sigortası primi alınacaktır- Bu primin yarısı sİ gortalınuı ücretinden kesilecek, diğer yarısı da İş veren tarafından ödenecektir.
Günlük kazancı 20 liradan fazla olan ihtiyarlık sigortası primlerinin Hesabında yirmi liradan fazlası nazara alınmayacak ve ücretsiz çalışanlarla gün lük kazançları İki liradan az olan sigortalıların primleri günlük kazançtan 2 lira itibar olunarak hesaplanacaktır.
Ağır ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalıların hesaplanan sigorta primleri yıpranma payı nispeti derecesine göre arttırılarak ahnacaKtır.
Prof. Fahrettin
Kerim Gökay
Dünkü Ankara vapuruyla geldi
İlkokullar 1 Ekimde açılıyor
Şehrimizdeki ilkokullar ayın birinci cumartesi günü yeni yıl öğretimine bağlıyacaklardır. Bir aya yakın zamanda r. beri hazırlanan kadrolar dün t amamlan -mış ve tasdik için vilâyete gönderilmiştir.
ı Şehrimize bu sene yeni ilk, okul öğretmeni tâyin edilmemiş
Avrupanın muhtelit şehirle- mevcut öğretmenlerden
rinde tıbbi kongrelere İştirak |122 sl muhtelif vilâyetlere nak-eden Ord. Prof Dr. Fahreddln (ledümiştlr. Şehrimizde yerleşen Kerim Gökay dün »Ankara» ve tşjerinl ona göre tanzim e-vapuruyla seyahatten dönmiiş ricn bu öğretmenlerin arzulan ve kendisiyle görüşen arkada- hilâfına başka yerlere nakledil-şımıza şunları söylemiştir; 'meleri hoşnutsuzluk uyandır. lstanbuldM aynıden ml’ " ““
»yahallm İştirak e- “m W>”’
deresim «sdanuıar nakkmd»
malûmat .«mlşrta Bu prosra > b*™r f16’
. • ı 7• 1 görülmüştür. Al&kaiiardan bte
m. larnmnşlr tatbik eum, ola-; m bu
rak memlekete doaddîum İçin
duydujum rerlnrl U.de etmek Oulraduju
isterim. Cenevrede dünya akıl sağlığı koruma federasyonunun ■
idare heyeti ve assamble toplantıda tam on gün geç vakitlere kadar çalıştık- Üçüncü bir dünya savaşına mâni olma yolunda hakiki demokrasiyi gönüllere yerleştirmek için insanlar arasında İhtilâfları önli-yecek sebepleri İncelemek üzere komisyonlar seçildi.
RADYO
değil
bir de
veren
İSTANBUL RADYOSU
Ankara vapuru geldi
Vize güçlüğünden bir şikâyet
Türk tababetinin
mühim bir kaybı
Prof. Dr. Neşet Usman vefat etti
Tekel idaresi çay »atın alıyor
Tekel idaresi kış mevsiminde (-€®y istihlâkinin arttığını gazoil üride bulundurarak yeniden çay atın almaya karar vermiştir Bu defa Hindistan. Seylân ve Furmoza menşeli 400 ton çay mubayaa edilecektir.
En eski ve en büyük CİORCİO MAN DEL KÜRK TİCARETHANESİNİ ziyaret etmeden
Kürk satın almayınız
Bu müessese, bütiin müşterilerini memnun ettiğini bildirmekle zevk duyar. Filhakika doğrudan doğruya celp ve ithal etliği her nevi kürklerin en son ve müntehab çeşitlerini yeni ve şahsi bir biçim metodu Ue en müsait flatlerle takdim etmektedir. O halde, Bayanlar; CÎOR-CİO MANDEL Kürk Ttcaretha- j nesini ziyaret etmeniz menfaa- I tiniz icabıdır.
Beyoğlu, tstlUAl Caddesi I
No. 35»
Denizyolları idaresinin «Ankara» vapuru dün saat 14.30 da Batı Akdeniz Hattı seferinden dönmüş ve 355 yolcuyla 100 ton yük getirmiştir. Gelen yolcular arasında İstanbul Barosu başkanı Hâşlm Hefet Hakarar, Ce n evrede toplanan milletlerarası belediye ve mahalli idareler kon gresine iştirak eden Ankara belediye başkanı Ragsp Tüzün. Venedlkte 22 millete mensup 212 oyuncunun iştirak ettiği mil letlerarası milli oyunlar festivaline katılan 8 kişilik türk ekibi. ve «Oricnte» adındaki nak llyat ve turistik işlerle uğraşan İtalyan şirketinin müdürü Dr. Emlllo Paralelli vardır Bu şirketin müdürü bir arkadaşımıza şunları söylemiştir:
«— Avusturya ve İsvlçreyle turistik münasebetler kurduktan sonra şimdi de Türklyeyle aynı sahada temaslarda bulunmak iniyoruz Sizde gördüğüm Uk iki güçliik var kİ biri vize İşidir. Ben, Cenova konsolosunuzu gayet iyi tanıdığım halde vizemi beş günde alabildim. Hal bukt başka memleketler için bu müddet beş dakikadır. Diğeri de vapurlarınızın pahalılığıdır. Me seli İtalyan firmaları aynı mesafe için Denizyolları vapurlarının ücretlerinden yiızde W - 50 ucuz bilet kesmektedirler.»
Türk tababetinin tanınmış üstadlarından dahiliye mütehassısı Prof. Dr. Neşet Usman dün vefat etmiştir.
Memlekete binlerce mütehassıs doktor yetiştiren üstat, uzun, seneler Gülhane tatbikat mektebi ile Tıp Fakültesinde hocalık etmiş, bir çok tıbbi mecmuada neşrettiği kıymetli yazıları İle de ilim ve tababet âlemimize büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Kendisi Türk hekimleri dostluk ve yardım cemiyetinin mü-essislerinden ve tam on bir sene başkanlığını yaptığı bu teşekkülün İnkişafında en büyük rolü oynıyanlardandır. Son yıllar zarfında Kızılay İstanbul belediyesi sıhhi İşleri müdürlüğünü yapmıştı.
Yerlerinden hicrete mecbur edilmiş, toplama kamplarına hapsedilmiş İnsanların ruh hâle ilerini İnceleme komisyonuna ayrıldım. İsrail, Alman, İngiliz, Amerika delegelerinden terekküp eden bu komslyonda benimle beraber çalışan arkadaşlar insan hürriyetini hırpalıyan zoruna yurt değiştirme ve kamp lann yaptığı ferdi ve kollektif zararları İzah ederek hâlâ bazı memleketlerde tatbik edilen bu usullerin milletlerarası bir komisyonca tetkik edilmesini teklif ettik. Kabul edildi. .
Açılış »e proeram.
Haberler.
Varyete mOıiği tPI-> Sar «»erleri »e şarkılar (Pil Donanma günü münasebetiyle yapılan meralimden röportaj Konujm*.
Şarkılar ve türküler Okuyan Mefharet Yıldırım. çalanlar: Hakkı Derman. Şerit İçil. Sa-lAlıaddın Pınar, tsmail Sençalar 1 — ÂbütAbile bu jeb: 3 — Yok mu eanâ Ssıka hiç şefkatin 3 — Sensir yasayamam. 4 — Bir hl-dişe var; 5 - Dök lülftlnO meydana gel; S — Sarı gül dm var benim; T — Yine cam yükünün kervanı geldi.
Passa doblcler (PLİ
Nihavent faslı: Pegrev ■ Hicranla harap - infialim - Ma hrun be dil - Taksim - Ah cani -Süzüp sürtlp de - Lâyık mı sana - Saz semaisi Konçertolar: II Fredertc DcliOs Keman ve orkestra İçin konçerto. Çalanlar: Viyolonist Jean Pognct ve Thomas Beccbam idaresinde Royal Filârmonik Ork. 3> Ralunaninof «Paganlnl* nln btr (emi ürerine rapsodi Çalanlar: Piyanist Moizoviç ve Basil Cameron idaresinde Londra Filârmonik 0rk (Pl.l
M.45 Haberler,
| 30 20 ,20.30
23.00
tsviçreden sonra Pariste toplanan milletlerarası elektron Seklografl ve Nevroloji kongrelerine iştirak ettik. Bu son kon grelere memleketimizden dört profesör ve İki mütehassıs iştirak etti. Çalışmalarımızı tebliğ!
ettik. İhtisasımız dahilde diğer,11 •» D3"" müziği cpi.i memleketlerde ve bilhassa Amc Pr(’*r’n' •• rlkada yapılan çalışmalardan faydalandık, Bilhassa sara mev
ANKARA RADYOSU
_ , . , . : JB.00 Rötlyo Salon Orkestran,
zuunda, ağrıların cerrahı usul- I8ao PeîrTV. ve kJrklUr.
lerle tedavisi alanında sinir ısı.oo Haberler (err«hldnln terskkUlnl »«km-'
dan gördük. Kongrelerden baş- n».5o Bando mink*, ka milletlerarası içld aleyhta-' «,ıs Radyo Ga«te*ı. n bürosunun Pariste yapılan **11" q”H"' idare heyeti toplantısına da iştirak ettik.
Zaman zaman profesörlük, ders n&zırhğı, sıhhiye müfettiş ve müşavirliği, başhekimlik, sağ lık müdürlüğü ve verem mücadele cemiyeti, umumi kâtipliği yapan üstadın ölümü ile Türk tababeti mümtaz bir simasını, memleket fedakâr bir evlâdını kaybetmiş bulunmaktadır,
Oğlu Türkiye eczahanesl sahibi arkadaşımız eczacı Arif Neşet Usmaoa başsağlığı dileri*.
Gelecek sene Slokholmde yapılacak motörlü nakil vasıtaları kullananların alkol kullanmaması konferansiie 1952 de Paris te toplanacak antlalkollzm kong resinin esaslarını hazırladık Fransada şarap taraftarları yine propagandalarını arttırmış bulunuyor. Orada çalışmaları teksif zorundayız. Çeşitli resmi kabuller ve törenlerde ve mânevi selâmlanma heyetinin çalışmalarında bulundum. Bu çalışmalar dikkati «ekecek mahiyettedir.
20,30 Serbest SmL
20.Ta tnceoar. zuma ve çifte nakkarenden fasıl şarkıları ve türküler 31.1$ Preveze Zaferi (Abidln Da veri Tarihi marjlarımıt (özel M.).
21 45 Btr donanma günü intibaları (Röportaj).
22.00 Marjların devamı töı.el P1-).
21.15 Den »e ScnfonLIer (Pl.).
M,4S Haberler.
3131

Yann sabah ve öğle programı
T.30 H*Hf Uvertarlor (Pl.h T.1S Haberler.
a.OC Sarkılâr (PL>. #,15 Havai m ürikleri (PI.I, B.2S GOnOn programı #,30 ÇcjıUİ •'«Uf mOtik (PLİ.
13 30 Karısı l( şarkılar. 13,00 Haberler, 13.15 Salon orkeelralan çalıyor 13.» öğle G*Sel*(ll.
13,43 Salon orkeatr«l»(lıim 4«V#nu (Pİ.I.
CPI.).
— Onun okuduğundan daha iyisini yazamazsam dünyanın en alçak adamıyım.
— İddia etme ulan, ben de dünyanın en âdi adamı-
yım.
Üçüncü delikanlı dudak büktü:
— Yazmak -ot bir sev mi be kardeşim? Namussuzum ben de vazanm.
Su itirafları karşısında söylenecek söz vok. fakat ellerindeki gazetelere, mecmualara. kitaplara bakarken içim sızladı, beynim zonkladı.
Nezakete, n eza he te. edebe. terbiveve ve nihayet namusun kudsiyetine karşı bu çirkin şahlanmaların sonu nereye varacak?
Cemal Refik
Bandırmadan Tekir dadına hususî seferler Denizyolları idaresi tarafından, Bandırmadan Tekirdağına işçi nakli İçin husus! bte sefer tertiplemiştir. Bu maksatla «Marakaz» vapunı bu sabah saat yedide limanımızdan hareket etmiştir Gemi doğruca Bandırmaya gidecek ve dönüşte Te-klrdağına uğrıyarak İstanbul* gelecektir Bu husuri bir sefer olduğu için -ridişte İslonbuldan Bandırmaya yolcu kubııl edilmiştir. Bandırmayla Tekirdağ a rasında işçiden başka yolcu n-lınmıyacak. ancak Teklrdağın-dan Istanbula yolcular için bilet kesilecektir.
Askerlik işleri
Selimiye Askerlik Dairesi başkanlığından: 329 doğumlu ve bunlarla Işlemll muvazzaf hizmete tâbi erler eğttlm ve öğretim İçin askere yollar.acaklar-I dır.
Toplanma rünü: Deniz erleri İçin 12 Ekim 1B49 çarşamba, diğer sınıf erler için 14 Ekim 1949 cuma günüdür. Belirli gün de gelmlyenler hakkında kanuni kavuşturma yapılacağı ilân olunur.
Created by free version of 2PDF
Sabite 4
AKŞAM
27 Eylül 1940
farlanıenlolar Birliği konseyi
41 ayak uzunluğunda
Mahkeme Koridorlarında
Sulhu koruma hakkında tartışmalar
Teklifler, itiraz ve tenkidler sulhu koruma meydanını âdeta fikrî bir harb alanına çevirdi
Stokholm (eylül) — Hiç şüphe yok; dünya nüıletlerinin temsilcilerinden birçoğu yan yana gelince her perdeden ses duyulacaktır, Gene hiç şüphe yok ; bu seslerden pek çoğu dert ve şikâyet çığlığı olacaktır. Fakat ortada sevindirici bir hakikat var! Ayrı ayrı dâvaların sazlarından çıkan sedalar, barış la demokrasiyi kendilerine orkestra şefi seçmiş bulunuyorlar. Allah kararlarını bozmasın! Yeni İrlanda, İngilizlcre çevrilmiş esld dargınlığını tazeliyor... İtalynnlar, kaybettikleri sömürgeleri bir türlü unutamamakta-dırlnrt Filân, filânAncas bunlar pek tabii şeyler. Şaşmağa değmez. Lâkin bilir misiniz-t Parlâmentolar Birliği) ulukla-nndtm gelen sesleri ben derin bir sabır ve dikkatle dinlerken en tüyler ürpertici feryadı nereden duydum? Bu ses — hatta, şada haline gelebilmek talihine do malik olmıyan! — bu zavallı ses. yalnız bir iniltiydi, zindanlardan işitilebilecek esinlere benzer boğuk bir feryat!... Anlatayım; (sanık) Litvanya, Ez-tonya gibi, bugün gırtlakları en ezici zulüm çizmesi altında ezilen Baltık milletlerinin dünkü milletvekillerinden, parti reislerinden kurma bir heyetin, imzalarını toplıyarak küçük bir zarf İçine biriken büyük bir fecaat destanı! Gayet açık bir İngilizce İle yazılmış ufak bir mektup. Orada gerek maddi varlığı, gerek mânevi şerefi, en gaddar tahakkümün, pençeleri altında paralanan bir takım milletlerin feci sergüzeştini görmek gerek!... Okudukça tüy’e-rim ürperiyordu. Memleketimde dc. bazı iyi ruhlu, fakat toy ve tecrübesiz gencin masum idealistliğini sömüren muazzam ve riyakâr propagandanın dehşetini yeniden anladım. Türk vicdanının üzerine düşebilecek korkunç yıldırıma karşı irfanlarımıza karşı ne sağlam paratoner koymak zorunda olduğumuzu bir kere daha gördüm!!
İngiliz mebuslarından Misis Middleton. konferansın İçtimai ve beşeri meseleler komisyonu namına bir rapor, bir de karar sureti hazırlamıştı. Ytr yüzündeki sayısız siyasî yalan arasında, gerçekten övmeye değer bir hakikat, oence asıl mı beşeri işlerde sağlanabilen başarılardır.
Misis Middleton tarafından izhar edilen temenniler güzeldir. Türk camiasınla bu alandaki hassasiyeti ile elindeki İmkânların hududunu apaydın ortaya koymak gerekti. Toprağımızda bu konular üzerinde vü-
Z'
cuda getirebildiğimiz şeylerle hiç gecikmeden başarmağa savaşmamız lâzım gelen İşler arasındaki mesafe malûmdur. O-nuıı için en temiz idealizm ile, en sağlam realistlisi nasıl el ele vermemiz leab ettiği hakkında ben konuştum. Bütün konferans üyelerinin gösterdiği çok sempatik alâka 11c «hûsnükaûu-lü> büyük teşekkürle anarım.
Yarın konferans, sulhu koruma ve destekleme mevzuunda dünya parlâmentolarına düşen ödevler üzerinde tartışmalara bağlıyacaktır. Şimdiye kadar o-kuduğum teklifler, projeler, İtiraz ve tcnkld tasarıları (sulhu koruma) meydanım, âdetafikri bir harb alanına çevirmiştir!. Fakat keşke hep böyle olsa! Dalma göz yaşl&rlyle kanların ıslattığı bu mevzua, insanlar keşke hep mürekkep dökebllse1! Buradaki bütiin aziz arkadaşlarla beraber gördüğümüz şey, şudur kİ, bu zeminde de birim yolumuz İtidal ve samimiyet (şehrahı) olmalıdır ve öyle alacaktır. Konferansın yarın nihayet bulması münasebetiyle, akşama belediye, Stokholm şehri namına bir ziyafet veriyor. Bu toplantıda da bulunacağız ve bize burada gösterilen terbiyeye. dostluğa lekraı teşekkür etmek fırsatını bulacağız.
Birliğin İcra komitesi âzalırına yeni bir üye seçilecekti. İtal-yanlar, kendi Meclis reislerini, tngillzler de bu yıl gelen Hindistan delegesini namzet göstermişlerdi. Bayın (Nâzım Po-roy) la beraberce İştirak ettiğimiz Konseyde hayli tartışma oldu. Ve neticeyi — pek tabii olarak — înglllzler kazandı Müttefiklerimizin bu münasebetle söyledikleri sözler arasında şöyle fikirlere rastladık :
«Parlâmentolar Birliği, hududunu günden güne cihana yayan vc âlemşümul olmak idealini her günMfüıa İleriye süren bir kurumdur. Onun Jcra komitesinde bugüne kadar Avrupayı. Amerikayı, Afnkayı temsil eden değerli şahsiyetler görülüyor. Niçin U-zak Asyanın mümessil! bulunmasın? O Asyanın ki, içinde yüzlerce ve yüzlerce milyonluk beşer kütleleri yaşamaktadır. Ve bütün ekonomi âleminin büyük bir anahtarı bulunmaktadır!»
İtalyan delegeler, muvaffak olmak için epeyceyere baş vurdular. Fakat Parlâmentolar Birliği Konseyini fethetmek kabil olmadı!
Fâzıl Ahmet AYKAÇ
■■■■
i IIİJH mından itibaren saat 20 de
ıııııı
G O E T H E
nin 200, cü doğum yılı münasebetile
FAUST
Küçük bir yelkenli ile Amerikadan Ayrupaya.
Seyahate iştirak eden bir gazeteci 66 günlük macerayı anlatıyor

1 '141 Sahneye koyan: Muhsin Ertıığru.1
Komedi kısmında
MEMO BANKASI

Sahneye koyan: Vasfı K. ZOBU
Gişeler her gün saat 11 den itibaren saat ıs za kadar açıktır.
13786
pl^Mi Bugünkü sinema dünyasının en parlak Yıldızı ■■
HEDY LAMARR |
t tarafından şahane bir surette yaratılan P1-*
LEKELİ HAYAT
(Deshonored Lady)
Fevkalâde canlı ve heyecanlı bir mevzu... Nefis aşk...
Orijinal nüshası Türkçe sözlü nüshası
ATLAS İPEK
^Sinemalarında muazzam bir muvaffakiyet kazanmaktadır^
»t
Dünya tarihinin en korkunç macerası.. Sinemacılık tarihi-
nin en muazzam eseri:
Arslanların Pençesinde
41 ayak uzunluğunda küçük bir yelkenli geçende Amerika-dan hareketle Atlanllğl geçmeğe ve Cebclüttank yoluyla Akdenlze gelmeğe muvaffak olmuştu. Seyahate iştirak eden bir Amerikan gazetecisi 66 gün sûren bu seyahati şu suretle anlatıyor:
Güzel bir pazar akşamı, 50 kişilik bir kalabalık Penelope-nin güvertesine oturmuş ortadaki büyük bir İçki kâsesinden kadehlerini doldurak birbirlerinin sıhhalne içiyorlardı. Gemiyi ziyarete gelenlerin Bazıları kadehlerini kaldırırken Avrupaya kadar salimen gitmenizi temenni ediyor, bazıları da böyle bir şeye inanmadıklarını hallerinden belli ediyordu. Hele karım. Atlas Okyanusunu geçebilecek en ufak tenkenin ancak Queen Mary olabileceğini tekrarlayıp duruyordu.
Nihayet güneş ufukta kaybolurken sofradaki İçki de bitti, ve misafirler hepimize muvaffakiyetler dileyerek gemiden ayrıldılar. En son karım da ve- , dalaşıp sahile çıkınca Pene-lepe ağır ağır hareket ediyordu.
İlk günler
Chesapeaka körfezinden Nor-folk'a kadar sûren ilk yolculuğumuz iki gün devam etmişti. Norfolka vardığımız zaman, üç gün zarfında, yakacak, gaz. su. yiyecek gibi, ve daha yüzlerce şeyi gemiye doldurduk. Artık engLn denize açılmak için her eksiğimiz tamamlanmıştı. Mahalli gazeteler de durmadan bizden bahsediyordu.
Fakat engin denize açılıp da cn son Cape Henry fenerini geçtikten sonra, üzerimize aldığımız işin büyüklüğünü ilk defa farkedlyorduk. Şimdi dört bir tarafımız yalnız ufuktan ibaretti. Kuzey batı İstikametinden hafif bir meltem Pene-lope’nln yelkenlerini dolduruyordu.
Denizin ortasında
Kendimizi sonsuz bir deryanın ortasında bulunca bizden evvel belki yüzlerce defa hem de daha küçük teknelerle At-lantiğl geçen kahramanları, düşünmeğe başladık. Halbuki bizim gemimiz, telsiz, cihet tâyin eden âlet, kronometre, gibson mürslll. Diesel motoru, varda-vele, elektrik istihsal eden motor, vylovdan birkaç yelken, hattâ lüks bir gemlae bulunan türlü mükemmel cihazlarla teçhiz edilmişti. Fakat, ne de olsa önümüzde aşılması lâzım gelen uçsuz bucaksız bir deniz vardı.
Seyahatimizin başında sayılacak bir zamanda Gulf Stre-am’ln muazzam dalgaları İle karşılaşmıştık. Buna rağmen yalnız yelken Ue saatle 7-8 mil yapabiliyorduk. Dağ gibi dal galar, önümüzde masmavi tepeler halinde beliriyor, sonra yeşil ve beyaz renklere dağılarak tekrar kayboluyordu. Böyle bir havada büyük bir gemi mutlaka basara uğrayabilirdi. Filhakika bir gece büyük bir şilebe raslamıştık. Şilep bize şu haberi veriyordu: «Açıkta durun, Güçlükle manevra edebiliyorum.» Fakat biz dağa tırmanır gibi dalgaların tepesine kadar çıkıyor, sonra yine aşağı iniyorduk.
Kamaralarda en ufak bir iş yapmak bile imkânsız bir hal almıştı. Herkes deniz tutmasından muztaripti. Deniz tutmasına karşı Dramamine t, 1 alıyorduk, Fakat Dramamine deniz (utmasına karşı fevkalâde müessir olduğu halde, hepimizin uykusunu getiriyordu.
Fırtınadan sonra
Üç gün sonra, hava biraz sükûnet bulmuştu. Bir kaç gün evvelki ayazın yerine şimdi güneş ortalığı adam akıllı kavu-
1*1 Dramamine ait bir yazı 19 ağustos tarihli AKŞAM’da çıkmıştır.
ruyordu. Hattâ sıcaktan dtşarda dolaşmak imkânsız bir hal almıştı. Asores adalan boyunca, ağır sıcak ve rüzgârsız bir denizde günlerce seyahat etmek mecburiyetinde kaldık ve günde vasati 100 mil yapabiliyorduk,
Asoreslarda Sao Delgada a-dasında Ponta Delgada İlk durak noktamızı teşkil etti. Karaya ayak bastığımız zaman Norfoiktan hareket edeli aradan tam 26 gün geçmişti, ve 26 günlük bir hasretten sonra tekrar karaya çıkmak hepimiz için bir bayram olmuştu. Yalnız tesadüf ettiğimiz kimseler hiç birimizin anlamadığı bir dil konuşuyordu.
Bir gün bir otomobil kiralı-yarak adanın doğu tarafındaki Fomas‘1 gezmeğe gittik. Sao Miguel uçsuz bucaksız bir deryanın ortasında, kayalık volkanik bir adacıktı. Fakat oldukça mümbit bir yerdi, yolların her iki tarafını açık mavi ortanca çiçekleri doldurmuştu. Formos-fca görülecek bir yerdi. Fevkalâde güzel otelinin yüzme havuzu. volkanlardan akan sıcak sularla doldurulmuştu. Şehrim tamamı sönmüş bir yanar dağın karateri İçine kurulmuştu.
Tekrar hareket
Sao Mlguel’de son günümüz, gemimizi taze meyva, sebze, elma, üzüm ve adada yetişen diğer yiyecekleri doldurmakla geçti. Şimdi ilk hedef 1.100 mil doğuda Cebelütttarik boğazı İdi. Hareketimizin İlk haftası yağmurlu, rüzgârlı bir denizde çabalamakla geçti. Ondan sonra tekrar sakin bir denizle karşılaştık. Açık denizde motoründe bir faydası yoktu, çünkü beraberimizde taşıyabildiğimiz yakacak bizi ancak 400 mil kadar İleriye götürebilirdi. Sakin ve harikulade masmavi bir deniz üzerinde ilerlerken geminin bir kaç ayak İlerisinde, sayısız kılıçlı yunus balıklan suyun ü-zerinde oynaşıyordu.
Cebelüttarık’ta
Cebelüttank atom devrinde bile askerî esrarın çizil kaldığı bir yerdir. Gemimiz limana girip te demir atmağa vakit bulamadan etrafımızı sayısız sandal kaplamıştı. Sandalın İçindeki çeşitli insanlar bize sigara satmak İçin çabalıyordu. Cebe-lüttarıkta sigaradan her türlü yiyeceğe kadar her şey son derece ucuzdu. Yalnız yağ ve diğer yakacak maddesi karne ile tevzi ediliyordu.
Cebelüttankta da bir kaç gün kaldıktan sonra tekrar yolumuza devama başladık. Cebelütta-nktan Balear adalarında Pal-ma de Mallorcaya kadar yolculuğumuz hakikaten azap veriçî bir şekilde geçiyordu. Bir hafta mütemadiyen esen şiddetli kuzey doğu rüzgârı, Afrika İle İspanya arasında bize âdeta mekik dokutuyordu. İki kıta arasında tam üç defa gidip geldik.
Bir akşam Oran Limanına girdik. Limanı dolaştıktan sonra tekrar dışarı çıktık, Sonra ikd günlük bir yolculuktan sonra bir daha İspanyaya vardık. Bütün bu dolaşmamız esnasında Oranın doğusundan W mil öteye varmıştık.
Akdenizin hususiyetleri
Akdeniz güzel olduğu kadar kendine has acayipliklerle dolu olan bir denizdir. Dalgalar u-mumiyetle kısa, ve birdenbire kabarır. Sonra her kabaran dalga tekrar olduğu yerde birdenbire gözden kaybolur. Ak-denizin rüzgârları da böyledir. Gayet hafif bir meltem ânlden bir fırtına yaratatblllr. Akdc-nlzih sulan, başka bir yerde tesadüf edllemiyecek kadar masmavidir. Sanki burada tabiat mavilere bürünmüş gibi, başka renge tesadüf etmek hemen hemen imkânsızdır.
Palma’da
Bu manzara İçinde Palma'ya geldiğimiz zaman, kendimizi bir rüya âleminde zannettik. Pal-ma hakikaten dünyaya tanıtıldığı kadar güzel bir yerdi.
Gemimizi Prılmn yat klûbüne yakın bir yere bağladık. Palma yat klübü de şimdiye kadar { gördüğümüz yat klüplerinin fevkinde İdi. öğrendiğimize göre bu klüp büyüklüğü ltibarlle Avrupada İkinci geliyormuş. Binanın yemek ve dans salonları, hakikaten birinci Sınıf yerlerdi. Klûbûn 4,000 üyesi ve 500 sandalı olduğunu öğrendik. Buranın bir hususiyeti de fevkalâde ucuz olması idi. Bu yüzden şehirde her milletten seyyaha tesadüf ediliyordu. Sebze ve türlü meyvalar âdeta bedava denilecek kadar ucuzdu.
Palma’dan Cannes’e
Palma’dan Cannes’a kadar geçen seyahatimiz bütün yolculuğumuzun en güzel kısmını teşkil etti. Yalnız yol ortasında bir soğuğa tutulmuştuk. Fakat bunu da atlatmak pek güç olmadı. Oldukça arızasız geçen bir seyahatten sonra bir sabah Fransız sularına girdik, Cannes bir şerit gibi, sisli ufukta belirmişti.
Karaya çıktığımız zaman, pek az heyecana sebep olmuştuk. Limanda bizden başka bir tek Amerikan gemisi yoktu. Bizden sonra hareket eden Queen Mary gayet muntazam bir seyahatten sonra Ccnncs’e varmıştı. Queen Mary Ue Cannes’e gelmiş olan karım rıhtımdı beni bekliyordu,
İşte ufacık bir gemi nihayet bir transatlantiğin yaptığı işi becerebilmişti. Seyahatimizin başında olduğu gibi, karım ve diğer tayfalar, bu sefer muvaffakiyetimizin şerefine kadehlerimizi kaldırdık.
■■ Senenin en büyük filmi
Bey oğlun un üç Sinemasında birden her filimler! bir şahc-ser, her yarattıkları parlak flf \\
bir zafer olan dünün, bugü- VİH I» nün yarının en çok sevilen -JVJ
çiftinin en güze] filmi
Perşembe akşamı:
LALE - AR - ELHAMRA’da
Türkçesl Orijinali Orijinali
YARATILAN VATAN
«SİL VER RİVER»
■■ ERROL FLYNN - ANN SHETÛDAN'ın hr.rilcn.in M
O
Hatun kısmının paraya karşı yüreği yufkadır?
Seyrek, kırçıl suçlan ■makine île kırpılmış, kalın kaklan kirpi (İlkeni gibi dikilmiş. göz aklan kanlı, kirpikleri çapaklı, burnu mosmor, Josa boylu, tombalak bir a-dam. Lüle lüle kıvrık çeke tinin yakalan kirden mu-şambalaşmıs, pantalonunun dizleri kabarmış, paçaları tiftiklenmiş.
Kasketim koltuğunu altına kıstırıp yılışarak yanımıza sokuldu:
— Sizin de dâvamz mı var, efendiler?
Kasketli delikanlı fırsatı kaçırır mı? Derhal sohbete daldı:
— Bizim dâvamız mühim, bir şey değil, babalık. Senin ne ışın var bakalım? Dâvacı mısın, suçlu musun?
Çenesini çarpıttı, dişleri sigara zifirinden sararmış talana damağını dili İle oynattı, yutkundu. Közlerini karşı tarafa kaydırıp homurdandı;
— Şunlann ikisini de görüyorsun ya. Dünyada onlar kadar kötü adam yoktur Sözüm ona delikanlı olacaklar. Nerede bizim zamanımızdaki delikanlılık nerede şimdikiler! Dağlar kadar fark var. Şimdikilerin böyle şeylerden haberleri bile yok. Dünya yüzünde mertlik kalmadı vesselâm.
— Delikanlılardan zarar mı gördün?
— İkisinden den şekvacıyım. Onları mahbusiıaneve sokmadan şuradan şuraya adım atmam. Erkekliğin ne demek olduğunu anlaşıııi ar da akıllan başlarına gelsin. Kendini bilen bir delikanlı için kızın, kısrağın ne kıymeti vardır? Sen benim delikanlılık -zamanını görsey-din ağzının suyu akardı.
— şimdiki halinden belli ki gençliğinde çok yakışıldı imişsin, babalık.
— Yakışığı makışığı bırak şimdi. Delikanlı için yakışık ne demekmiş? Sen erkekliğe bak. Erkân bilmek lâzım. Kızdan, kısraktan evvel mertlik islerim ben. Teker teker karşıma çıksınlar boylarının ölçüsünü vereyim. Benim böyle göründüğüme bakma, evvel Allahın izniyle taşı sıksam su il şırıl sularım akıtırım.
— Elini sol göğsüne vurdu:
— Sayenizde burası da doludur ha. Parayı kazan; masını da bilirim, yemesini de. Akşam üstü gazinoya o-turdum mu, garsonlar etrafımda fini fırıl dönerler. Hovardalıkta paraya kıyanın. Hele mecliste hatunlar da bulunursa gözümü kapayıp su gibi para akıtırım.
— Vayyy. demek sen ha-
tun lu eğlence meclisleri de kuruyorsun?
Çipil gözlerini kırpı.rak dik dik baktı:
— Beğenemedin mi beni?
— Estağfurullah. Senin beğenilmıyecek bir verin yok ki. Aslan ffibî erkeksin maşallah.
— Parayı da unutma. Bugünün eyyamında aslanlık elvermiyor, para da lâzım. Allaha şükürler olsun, bende ikisi de lamam.
— Su dâvayı anlat bakalım. babalık. Delikanlılarla aranızda ne geçti?
— Bırak sü züppeleri. Delikanlılık nerede, onlar nerede? Meclis kurm ırun erkânını bilmiyorlar ki
— Beraber meclis mi kurdunuz?
— Yok canım. Övle şevlerden haberleri yok onların. Dün aksam ben gazinoda oturuyordum, bunlar da yanlarında üç tane ki21a beraber eldiler, karşımdaki masaya oturdular. Bira icl* yorlar, kızlar kıkır kıkır gülüşüyorlar. Benim şişe van-yı geçtikten sonra onlara bakarak bir of çektim, kızlar gene kahkahayı bastılar. Ondan sonra efendim, şöyle ufak yollu kas. göz işaretleri ettim.
— Gazinoda çapkınlık da yapıyorsun öyle mi?
(Arkası 7 nci sahifede)
YARIN AKŞAM
MELEK
Sinem asında
Heyecanlı, mevzuuna, nefis musikisine, harikulâde temsiline doyamıyacağmız bir film
ZEHİRLS KADIN
Boş Rollerde: BLANCHETTE BRUNOY MARSEL PAGLtERO — MARIA MÎCHİ
Dikkati Numaralı koltuklar bugünden aldırılmahdır.
»■ d
BUGÜN1
Sümer Sinemasında
SABU ve müthiş kaplan LALİ tarafından yaratılan
HİNT KAPLANI
(Men - Ester)
Emsalsiz filmini görünüz Kadınlan kaçıran müthiş kaplan.. Balta girmemiş ormanlarda cereyan eden büyük bir dram.
Gazetemizin dünkü nüshasında neşredilen ve ■■■(
SÜMER Sinemasında
dün akşamdan İtibaren gösterilmeye başlanan
MIND KAPLANI
M emsalsiz filminin ismi sehven (Hlma Kaplanı) şeklinde ya-aldığı gSrüMiig&den. keyfiyet tavzih ve tashih olunur.
Kastamonu Tekel Başmüdürlüğünden:
)
Kargıda yaptırılacak olan 70729.32 lira keşif bedelli ve 3054,70 lira geçici teminatlı İdare binası İkmal inşaatı işine İstekli çıkmadığından ihale yirmi gün uzatılarak 7/10/949 Cuma günü saat 16 ya bırakılın ıştır.
Şartnameler her gün İstanbul, Ankara ve Kastamonu Başmüdürlüklerinde görülebilir.
İsteklilerin evvelce ilân olunan şartlar dahilinde teklif mektuplarını belirli günde saat 15 e kadar Kastamonu Başmüdürlüğüne vermeleri İlân olunur. (13760)
Maliye Bakanlığından:
1 — 5015 sayılı kanunla basılmasına seiâhiyet verilen san pirinçten mamul ve ortası delik 2 i kuruşluklarla 1 kuruşluklardan kâfi miktan tedavüle vazedilmiş bulunduğundan eski nikel halitasından mamul beyaz ve kenarlan tırtıllı bir kuruşluklarla bronzdan mamul sarı on paralıklar 15 eylül 1950 tarihinde tedavülden kaldınlaccaktır.
2 — 15 eylül 1950 tarihinden itibaren bir sene müddetle yal
nız malsandıkları. Cumhuriyet Merkez Bankası ve Merkez Bankası olmıyan yerlerde Ziraat Bankası şublcrince kabul edilecek olan mezkûr bir kuruşluk ve on paralıkların elinde bulunanlar ca ona göre değiştirmeleri ilân olunur. (13661)
Kastamonu Tekel Başmüdürlüğünden:
Tosyada yaptırılacak olan 40445.74 lira keşif bedelli ve 3033.43 Ura geçici teminatlı İdare binası ikmal inşaatı İşine istekli çıkmadığından İhale yirmi gün uzatılarak 7/10/949 Cu ma günü saat 11 e bırakılmşıtir.
Şartnameler her gün İstanbul, Ankara ve Kastamonu Başmüdürlüklerinde görülebilir.
isteklilerin evvelce İlân Olunan şartlar dahilinde teklif mektuplarını belirli günde saat 10 a kadar Kastamonu Tekel Başmüdürlüğüne vermeleri İlân olunur.(13770>
Bayındırlık Bakanlığı Yollar Birinci Bölge Müdürlüğünden
Bostancı - Küçük yalıdaki Tamir atölyemizde çalıştırılmak üzere Sanat mektebi mezunu Dizel ve Benzin Motor Tamircileri ile Buharlı silindir tamiri yapabilen ustalara İhtiyaç vardır.
Taliplerin mezkur yerdeki Makine şefliğimize müracaatları ilân olunur. ((13828)
j mşu çiKiıruacak ur.
Created by free version of 2PDF
Gazeteler, Gazeteciler
Fazlı Necip Bey
Sovyetler -Y ugoslavya
Heyyiri Hakikat le şiddetli bir münakaşa
Yugoslavya Sovyet namzedi lehinde neden rey vermedi?
18 kişi ile idare edilen matbuat idaresi — f azlı Necip beyin eserleri
Meşrutiyetin İlânından sonra «Asır»ın adı «Yeni Asır» olmuştu. Fazlı Necip Bey 1909 senesine kadar gazeteyi idare etti. Bu tarihte matbuat müdürlüğüne tâyin edilince. Şimdi tamirde çıkmakta olan gazeteyi bugünkü sahiplerinin pederine devretti ve İstanbula geldi.
Fazlı Necip Beyi matbuat mü dürlüğûne getiren Hüseyin Hilmi Paşadır. Meşrutiyclin ilânından bir müddet evvel Selanik mektupçuluğu açılmıştı. Vali Rauf Paşa Fazlı Necip Beyi çok sever ve çok takdir ederdi. Mek lupçuluğa kendisinin tayini için İstanbul'a müracaat etti. Rauf Paşa ile Rumeli vilâyetleri umu mî müfettişi olan Hüseyin Hilmi Paşanın arası açıktı. Hüseyin Hilmi Paşa bu husumet şevkiyle, sırf Rauf Paşa tarafından inha edilmiş olduğu İçin. Fazlı Necip Beyin mektupçuluğa tâyinine İtira2 etti, bu yüzden tâyin İşi geri kaldı
Çok geçmeden Meşrutiyet 1-lân edildi. Manastırda İttihad ve Terakki merkezi tarafından neşredilen Neyyiri Hakikat gazetesi Hüseyin Hilmi Façanın a-teyhinde şiddetli bir makale yaz di. Fazlı Necip Bey, Hüseyin Hll mİ Paşa tarafından bir darbe yemiş olmasına rağmen umumi müfettişi müdafaa etti. «Hüseyin Hilmi Paşa tstibdad devrinde namusunu, doğruluğunu muhafaza etmiş, muktedir ve tecrübeli bir zattır. Memleket, yenileri yetlşinciye kadar, bu gibi ricalden İstifade etmek mecburiyetindedir. Binaenaleyh Ö-nnmnze gelen herkese bir kara damga vurmıynlım» dedi. Bu yüzden hararetli bir münakaşa cereyan etti Sonunda İttihad ve Terakki mahfilleri de yazılan yazıyı tasvip etmedi, bu suretle mesele kapatıldı.
Matbuat müdürlüğü
Az sonra Hüseyin Hilmi Paşa evvelâ Dahiliye Naz?n, sonra Sadrazam oldu. Mektupçuluğuna mâni olduğu Fazlı Necip Beyi bu dera matbuat müdürlüğüne getirtti
Fazlı Necip Bey matbuat müdürü olunca bu idareyi tensik , etmek İçin tetkikler yapmak üze re kendi paresiyle seyahate çıktı. Altı hafta İzin aldı ve masrafını kesesinden vererek Bulgaristan, Sırbistan, Avusturya. Almanya, Fransa matbuat idarelerini tetkik etti Avdetinde matbuat müdürlüğünün kadrosu hazırlandı. Kadro 18 kişiden mürekkepti On sekizden biri de gazeteci arkadaşımız Hilâli Sığman idi. Kadronun küçük olmasına rağmen işler pekâlâ görülüyordu.
Fazlı Necip Bey Balkan harbi esnasında Kâmil Paşa kabinesi iş başına geldiği zaman matbuat müdürlüğünden ayrıldı, Hilâl matbaasına şerik olarak girdi. Birkaç sene burada çalıştı. Birinci dünya harbinin sonianna doğru ayrılarak yeni bir matbaa kurmak emeliyle Almanyaya gitti, Matbaa İçin !û zumlu olan ner türlü makineleri, âletleri, bir kaç vagon kâğıt satın aldı. Faka» bunlar sevkedlleceğl sırada harb sona erdi, yollar kapandı. Bir seneden fazla Almanyada kalarak beklemek itamı geldi. Yollar açılarak Almanyadaki Türk teba ası Akdeniz ve Gülcemal vapur-lariyle avdet ettikleri zaman o da yola çıktı.
İki darbe
İstanbula gelince, arkadan gelmekte olan matbaa levazımını yerleştirecek bir yer kiraladı; makineler için mühim bir gümrük resmi ödedi. Fakat İtilâf Devletleri «Almanya İle ti-earet yasaktır» diyerek bu eşyanın gümrükten çıkarılmasına müsaade etmediler. Bir mM det sonra, Aimanyodan gelen diğer ticari eşya ile birlikte bıı makineleri de bir vapura yukll-yerek Alman yaya İade ettiler. Makineler dikkatsiz nakil yüzünden kırılmış, harap olmuştu. Eşya sigortalı İdi Fakat markın kıymeti birden bire müt hlş surette düşmüştü. Altmış yelmiş bin liralık tesisat İçin ve
Fatlı Nccîb bey «Asır* gazetesini çıkarırken
rllen mark ancak elli lira tutuyordu.
Selanik'te Asır gazetesi İdarehanesi olmak üzere yapLırdığı bina ve yanındaki aportıman harb içinde yanmıştı. Buradan hiç bir irat alamıyordu. Matbaa için sarfettlği para da sıfıra in mişU. Bunlar ağır darbelerdi Fakat bu darbelere büyük metanetle tahammül etti Reji ida resine girerek orada. İdare satın alındıktan sonra tütün inhisarında şube müdufü olarak çalıştı Te 1932 haziranında, 69 yaşında vefat etti.
Hocalığı* eserleri
Fazlı Necip Bey. Selanik İdadisinde Türkçe ve coğrafya. Mek tebi Hamidîde ve Fransız Ticaret Mektebinde Türkçe, ziraat Mektebinde coğrafya ve tarih, muallimliğinde bulunmuş, muhtelif kitaplar yazmıştır Eserlerinin başlıcalan şunlardır: Nev usul Sarfı Osm an i, Kavait Kitabı, Coğrafyayı Tabii ve Politik!, Coğrafyayı Umumi, Tarihi Osman’ı. Aramız. Sanayii Cesime, Muhaberat. Salname, Tebessüm. Gülmek İster misiniz? Familya Çocukları. Valideyi A rayınız. Bir Nişanlı Karın jurnali, Gönül Fâclalan. Ü? demet Kâğıt, İkbal. Hasib Bey. Para İzdivacı, îdbar İçinde İkbal. Âdabı Muaşeret.
Bunlar «Asır» çıkmazdan evvel intişar etmiştir. 1882 bazı dostlariyle birlikte «Goncai E-deb» adlı bir mecmua da neşriyle mış tir.
Fakat başlıca eserleri «Asın intişara başladıktan sonra çıkan romanları, hikâyeleridir. Bu romanların en mühimleri şunlardır■_ Bir Gençliğin Güza-n. Cani mİ, masum mu?, Dilâ-ver. Yine Orada, Sevdayı Med-fun. Pcrvin. Şık. Dört Mevsim, Garip Aileler, Dehşetler içinde. Küçük Hanım. Menfi. Türk Kızı. Saraylardı Mecnunlar. Külhanı Edipler, Muhacir.
Bir çok tercüme romanları. «Garba Doğru» adlı bir seyahatnamesi. Aile Bütçesi, Aile Bof-rası, Aile Eğlenceleri adlı üç eseri ve basılmamı? diğer eserleri vardır. Atatürk «Saraylarda Mecnun lan la «Külhan! Edipler»! bilhassa takdir etmiş, bunlar Maarif Vekâleti tarafından bas tinim ıştır.
Fazlı Necip B*y lstanbulda «Türk Hayatı» adlı bir mecmua neşretmlştir Bunda «Kümeliyi Neden Kaybettik'1 > başlıklı bir sert dikkate şayan makale vardır
10 temmuz 1324
Fazlı Necip Beyin en çok o-knnan yazısı 10 Temmuz. 1324 (23 Temmuz 19081 de «Anında çıkan makalesidir Bu yazı şöyle başlıyordu:
«Otuz iki sene evvel bir şimşek gibi pariıyarak ve bütün en zan tahassürü kamaştırarak üfûl eden, ham iy yetil OsmanlIların âmak-ı kalbinde en tatlı ümitler doğuran, fakat âh fakat bütün erbab-ı hamiyyeti, bütün erbabı namusu nefrcllerle titretmiş kiril haşiyelerin enza-n tecessüsü, bir idarei müsle-b idenin mütemadiyen üzerine atmağa uğraştığı muzlim perde altında gizlenen enlnler, Lş-tikâlar arasında fedakârane. kutsi İtinalarla beslenerek bü-
New-York 26 (AA> — Yugoslav Dışişleri Bakan yardımcı® Bebler diin verdiği bir demeçte Birleşmiş Milletler Asamblesinde reyler verilirken Yugoslavya'nın takındığı hareket hattını izah etmiştir.
Bebler. Yugoslavya nm Assam blede Sovyet namzedi lebinde rey vermediğini, çünkü Sovyet delege heyetinin Yugoslavyaya karşı umumiyetle hosmane durum takındığım söylemiş, bununla beraber bunun, gündemin muhtelif meseleleri hakkında İki memleket arasında mutabakat mevcut bulunmadığı ma nasına gelmlyeceğini ilâve etmiştir.
Belgrad 26 (AA ı Yugoslav Komünist organı Borba gazetesi bu sabah yayınladığı bir ya zıda Komlr.fonnun artık mevcut olmadığını iddia etmektedir. Yazının muharriri, Yugoslav Komünist partisi İcra komitesi üyelerinden Piyade, Komin formun batı emperyalizm ile mü cadele İçin kurulmuş olduğunu bildiriyor.
Yazar. Ralk'ın muhakemesi esnasında Yugoslavya aleyhinde İleri sürülen ithamları reddederek diyor ki:
Yugoslavya, öbür halk demokrasilerindeki hükümetleri devirmeğe ve başına geçeceği bir Balkan Federasyonu teşkiline çalışmakla itham edilmiştir. Balkanların birliği Rus tahakkümü İçin bir tehlike teşkil etmektedir.
Yüz yaşında bir kadın
Fransa'da romatizmalıların rağbet ettikleri Bourbonn? les Bains kaplıcasında madam Celine Fevre adında dul bir kadın. 100 yaşına basmıştır. Bu münasebetle belediye reisi kendisini evinden alarak kiHseye, sonra belediye dairesine götürmüş, burada tebrik resmi yapıldıktan sonra, eski bir âdet mucibince kadına tekerlekli bir koltuk hediye edilmiştir.
Bu koltuk bir taraftan diğer tarafa kolayca gidip geldiğinden yiirüyemiyen asırdideleriu işine çok yarar. Fakat madam Fevre İn böyle bir koltuğa İhtiyacı yoktur. Çünkü kadın yorulmadan yürüyebilmekte, her gün ihtiyacı olan yiyeceği pazardan kendisi satın almaktadır.
Madam Fevre, kocası ve çocukları öldüğünden yalnız yaşıyor. Komşuları kendisiyle alâkadar olmakta, ufak tefek işlerini görmektedir. Kadın pazardan yiyecek satın aldığı zaman bunların parasını bir zamanki flat üzerinden hesap ederek veriyor, satıcılar da kadının verdiğini kabul ediyorlar.
Ingiliz — Danimarka güreş müsabakaları
Kopenhag 26 'Aâ.l — İngiliz güreş takımı dün Danimarka milli güreş takımı ile yaptığı» müsabakalarda 8 maçtan 5 İnde mağlûp olmuştur
Gecenin en iyi maçını sinek siklette DanimarkalI Corrtsen 1-le İngiliz Mc Guffy yapmıştır. Carisen Lki buçuk dakikada İngiliz! tuşla yenmiştir
Daha tecrübeli rakiplerine kar şı DanimarkalIların bu beklenilmeyen galibiyeti takdirle kar planmıştır iki bin seyirci karşılaşmayı alâka ile takip etmiştir.
Güvercin avlıyanlar ve yiyenler çoğalmış..
Vahşiyane bir zevk!
J Beyaz gecelik entarisi, başında takkesi, ayaklarında şıpıhk !l terlikleri ile dut ağacının gölgeliğinde leblebi ile rakı içen j adamın zevki — Masaya gelen ıskara güvercin — Güvercin J etinin yenmemesi mütalâasında bulunanlar...

Kıral çocukları daha az zeki olurlarmış!
Amerikada Cornell üniversitesi profesörlerinden Dr. S. A. AsdelJ'ln yaptığı tetkiklere go-1 re. Kıral prens ve prenseslerin J çocukları diğer ailelerin çocuk- I larına nazaran daha az zeki ol-duklan neticesine varılmıştır.
Dr. Asdell bu neticeye varmadan evvel 690 kıral ailesi üzerinde tetkikler yapmıştır. Hattâ baran kıral çocuklarının yalnız az zeki olmakla kalmayıp, aptallık derecesinde akılsız olanlarına da tesadüf edilmiştir. Me selâ bunlar arasında Rus hükümdarlarından îvan ve Feodor İspanya kıralı Charles-! sayabiliriz.
Diğer taraftan kırallar arasında son derece zeki kimselere de tesadüf edilmektedir. Meselâ, PrusyalI Büyük FTederich. Frederich'ln kızkardeşl İsveç kıraliçesi Loulse Veriea, İsveç kıralı Gustavus Vasâ. Louls H. Büyiik Katerinayı zikredebiliriz.
Kıra! çocuklarının nispeten az zeki olmaları, çocukların anne ve babalarının aşağı yukarı ayni a»e İçinden intihap edilmesinden ileri gelmektedir.
Çünkü anne ve baba arasındaki kan farkı ne kadar büyük olursa, doğan çocukların zekâsı da o kadar fazla olur.
Güvercin eti yenir mi yenmez ml?
Bir aile toplantısında, bu mevzu üzerinde konuşurken, yaşlıca bir zat, saltanat devri yüksek memurlarından olan dedesinin pek vahşiyane bulduğu bir zevkini anlattı, hayretler ve teessüfler içinde dinledik—
Akşam üzeri dairesinden evine dönen bu memur, beyaz patiska gecelik entarisini giyer, başına takkesini, ayaklarına şıpıtık terliklerini geçirir, doğruca bahçedeki güvercin üretme kafesinin önüne geçer, kapısını açar, yüzü mütecaviz renk renk tepeli ve paçalı, muhtelif cinsteki güvercinlerini dı-
şan ç.ıkararak onlara ovuç avuç yem serpermlş! • -
Güvercinler yemlenirken, beyaz patiska gecelikli memur, bahçedeki dut ağacının altına gider, yuvarlak demir masasını açar ve hizmetçisine emredermiş:
— Hazırla!...
Hizmetçi, koltuğunun altında getirdiği beyaz keten örtüyü masaya serer, az sonra da gümüş gibi pırıl pırıl kalaylı bir bakır tepsi İle gelirmiş! Bu bakır tepside çeşit çeşit mezeler olduğunu sanmayın... Bir tabak tuzlu sakız leblebisi, içi yüz dirhem rakı alan bir karafaki. bir kadeh, bir su bardağı ve İçi o zamanın makbul menba suyu İle dolu bir şişe...
Rakı da. su da, daha evvelden kuyuya sallandırılarak soğutulmuş olduğundan üstleri buğulanmış vaziyettedir!...
Vahşiyane zevk!
Vahşiyane zevk bundan sonra başlamaktadır.
Gurubun turuncum Irak zıya-
■mı
Paris'te bir güvercin dos yem veren madam Paul Baro çük dükkânının önünde
sının dalga dalga
dut ağacı altında, koltuğuna gömülmüş vaziyette oturan ve bir elindeki iri teşbihinden şak şak taneler aktarma eden memur, bîr iki kadeh rakıyı leblebi mezesiyle midesine indirdikten sonra seyretmekte olduğu güvercin sürüsü içinden bir tanesin! beğenir ve hizmetçisine seslenirmiş:
— Durmuş!.
Durmuş, el pençe divan, efendisinin karşısındadır:
— Emirleriniz başım üstüne!.. Efendi, iri taneli teşbihini koluna geçirir, ve şehadet parmağı ile beğendiği güvercini 1-şaret edermiş:
— İşte şu. Kahverengi benekli, tepeli...
Ayaklarının ucuna basa basa. güvercin sürüsüne yaklaşan Durmuş, çömelir, kahverengi benekli ve tepeli güvercinin kendisine yaklaşmasını bekler.
tu: 45 senedenberi güvercinlere n fotağraf malzemesi satan kü-güvercinlerin arasında görülüyor.
gölgelediği I yaklaşır yaklaşmaz da güvercini, bir şahin pençesini andıran avucu İçine alıvenrmlş!
Durmuş, kanat çırpan güvercin avucunda doğruca mutfağa
gider, onu keser, çabucak yolar, temizler, tuzlayıp biberledikten sonra ızgaraya atarmış On beş dakika sonra güvercin, kızarmış. tabağa konmuş, kenarında da bir parça halis tereyağı ile rakı masasının üstüne konmuştur!.. Efendi, yudum yudum aldığı rakıya bu güvercini meze yapar, her aksam ii-zeri ayni hareketi tekrarlar, yediği güvercinlerin yerine yenilerini yetiştirirmiş ...
Sokak güvercinleri
Cami avlularında, şurada burada gördüğümüz sokak güvercinlerini de avlayıp yiyenler, yok değildir. Fakat süs güver-Cemaleddin BİLDİK (Arkası 7 nci sahifede)
Created by free version of 2PDF
Saatle 3® . 100 kilometre süratle giden İngiiic askerlerinin hala seyreden motosiklet üzerindeki talimleri
yütülen hürriyet nihayet İnkişaf etti, kanunu esasi ilân olundu.»
Yan bundan sonra milletin nasıl uyandığını anlatarak «Hürriyet, Meşrutiyet bahşo) tınmaz, alınır. Tarih bu hususta bize birçok numuneler gösterir Bir hükümdar arzu ettiği zaman bahşettiği hürriyeti İstirdat et mlştlr. Fakat bir millet tekâmül ettiği, fikri aurlandığı, efradı hakkı hürriyetini tanıdığı zaman o millet kıyam eder, hakkını arar.»
İstanbul ıjutiçlerinin «Tesiri cellll Padişahı olan Kanunu
Esasbnin yeniden tatbik mevkiine konduğuna dair neşrettik leri bir kaç satırlık resmî tebliğ İle «Asır» gazetesinde çıkan bu yazı arasında müthiş fark vardı. «Asır» İstanbul'a gelince buradaki muharrirler de kaleme sarıldılar ve hararetli makaleler yazmağa başladılar. Fakat bu husufta İlk adımı atan Fazlı Necip Beydir.
Diğer bir yazıda edebi münakaşalardan ve ftecaîzade Ekrem Beyin mektuplarından bah sedeceğiz.
Enis Tahsin T1L
(îj^?HSUSARSAN KABAHATLİSİNİ
UgMISiy-yAİÂH'ADASALVÎNAZIM OEg5AN-g£5W:AVHANj
r -roMlM HizMs-nvoe zjujhmhia eız* S£* coM PATeonrtr UA$HV DStVLDf..
d
—--------
' zr 8ft*£2sWz.$iz kmövztom/
"tiMr rcvy/M-------“““
_________________,_____ rdg YAP M.*t£ZSW/z.
YAPABfL/C. DJlV&ısM SûYlBYM/2
CUAMAYA fY /ç/jvoB SA&eot

Pnhtfe 6
« K6 A M
Venedik filim festivalinde
mükâfat kazanan filimler
tfanon adlı Fransız filmi birinciliği kazardı, bundan sonra iki Amerikan, bir Alman filmi geliyor
Beyaz kule
Alp dağlarında çevrilen bir filim
Ava Gardner üçüncü
defa olarak evleniyor
“Kocamın şikâyet etmeyeceği bir şey vardır ki, o da bende elmas, kumaş ipiilâsı bulunmamasıdır,, dıynr
İkinci dünya harbinden evvel îtalyanın Venedik şehrinde her sene bir filim festivali yapılır, muhtelif memleketlerde çevrilen en iyi filimler gösterilerek birinciliği kazananlara mükafatlar verilirdi. Harb yıllarında festivaller tatil edildi. Fakat harb bitince yeniden hazırlıklar yapıldı, tekrar festivallere başlandı.
Son seneler zarfında festivaller çoğaldı. Venedik'ten sonra İsvıçrede Locam ö da. Belçi-kanın başşehri olan Brükselde, Fransada Cannes. Biarritz şehirlerinde festivaller yapılmasına başlandı. Bütün bu şenlikler, toplantılar arasında Venedik ve Cannes festivalleri bilhassa mühimdir.
Venedik festivali ağustosun ortasında başladı, eylülün ilk haftasında sona erdi. Burada gösterilen filimler arasında A-merlkan, İngiliz, Fransız, İtalyan. İsveç. Kanada. Meksika eserleri vardır.
Üç hafta zarfında gösterilen fliimierln yekûnu elliyi bulmuştur. Bunlardan bir kısmı kısadır. Bütün filimler arasında Clouzet tarafından İdare edilen Man on adlı Fransız filimi en çok beğenilmiş ve bilinci mükâfatı kazanmıştır. Jüri heyeti Sydney Meyers'in İdare etliği The Quiet one adlı Amerikan filmini de çok beğenmiş, hatlfv âzadan bir kısmı birinci mükâfatın bu filime verilmesine taraftar olmuştur. Neticede Manon çoğunluk kazanmıştır.
Amerikan filminin hususiyeti bilinmiş büyük şirketler değil, âdeta amatörler tarafından hazırlanmış olmasıdır Filim pek küçük yaşta kimsesiz kalan ser-
Birinci kadın artist mükâfatını alan Olivia de Uavilland
keş bir zenci çocuğunun terbiye edilerek uslandırılmasın» gösterir. Filim birinciliği kazanma-makla beraber üç mükâfattan biri bu filime verilmiştir.
Danielle Darrieux’ nun yeni bir filmi
Münekkidler, Cannes festivalinde çok beğenilen hu filimden takdirle bahsediyorlar
Danielle Darrieuz yeni fdiminden bir sahnrde
Tanınmış Fransız piyes mu-
İkinci mükafatı kazanan Lit-vak’ın «The Snake pil. adlı yine Amerikan filimldlr. Üçüncü mükâfata «Berllner Ballade» adlı Alman filimlne verilmiştir. Bu filim Alman filimcillğinin yeniden canlandığını göstermektedir.
Festivalde en iyi sahneye konulmuş filim mükâfatı «Ctelo sulla paiude. filimi için İtalyan şaline vâzıı. Augusto Genlna’ya verilmiştir. Bu filim, bir iki artist müstesna, köylüler tarafından çevrilmiştir. Baş rolü yapan İnes Orslni adındaki küçük kız çok takdir edilmiş ve alkışlanmıştır. Festivalde bulunan kız bu alkışlar karşısında büyük heyecana kapılarak âdeta hıçkırıklarla ağlamıştır.
En güzel senaryo mükâfatı • Jour de fete» Fransız filimi 1-çln, Jaques Tatl’ye, en iyi aktör mükâfatı «Pûrtrait ot Jen-ny» fdlmlnl çeviren Joseph Cotten'e, en lyl kadın artist mükâfatı «The snake pit» filimi nl çeviren Olivia de Havll-land'a verilmiştir.
En iyi fotoğraf mükâfatım □ La Malquerida> adlı Meksika filimi tçin Figueroaya verilmiştir. Bir çok münekkidler bu filimin daha büyük mükâfata lâyık olduğunu söylüyorlar. Filimde baş rolü Dolores del Rio yapmaktadır
Kısa filimlerde İsviçre, çocuk mimlerinde İsveç temayüz etmiştir. Festivale altmış kadar çocuk filimi gönderilmiştir.
Othello
harriri Georges Feydeau nun «Occupe Toi d'Amelie» adlı piyesi bir zamanlar Fransız sahnelerinde uzun müddet oynanmış ve çok rağbet görmüştü. Piyes şimdi filinle çekilmiş. Cannes şehrindeki filim festivalinde eöslerilerek çok beğenilmiştir Münekkidler bu filimin baş-
tan başa pek güzel olduğunu, seyredenleri zevk içinde bıraktığını yazıyorlar.
Filimin baş artistleri Dantelle Darrieux, Jean Desailly, Julien Carette. Andre Bervll. Vlctor Gııyau, Loulse Conte, Coca Aslan'dır. Dlnelie Darrieux bu filimde Amelle adında hafifmeşrep bir kadın rolünü yapıyor.
Sarah
Bernhardt
Felsefe doktoru artista^ ı
S te ve Flagg
Fransamn kış sporları şehri olan Chamonix'de «Beyaz ka-ie» adlı bir filimin çevrilmesine başlanmıştır Filim R. K. O, Amerikan filim şirketi hesabına
çevrilmektedir. Başlıca artistle-! Holivuttan gelen haberlere rl- Alida Valll, Glcnn Ford. Ced göre genç yıldızlardan Ava Gar-ric Hardvrick. Oscar Hemelka' dner'in yakında Peter Lavford dır. Fitimin çevrilmesine Fran- »e evlenmesi bekleniyor- iki sızlar da yardım ediyorlar. artist son zamanlarda bütün Filimin bazı sahneleri Alp toplantılarda, gece kluûplerln-dağlarının yüksek tepelerinde, de birlikte görülmekte, daima bazıları vadide çevrilmektedir, birlikte dans etmekledirler. Yüksekte çalışanlar, kopan bir Ava Holivutun en güzel ka-çığdan kendilerini güçlükle kur dınlarından biridir Vücudu çok tarmışlardır. Filim esasen ko- muntazamdır. Bu yiızden ken-ı medldir. Fakat az kalsın bir fa- OMne «Asri Venüs, adı verilmiştir. 1922 de kuzey Karolina' nın Smithfield şehrinde doğan artist şimdi 27 yaşındadır. Siyah saçlı, mavi gözlü, daima 1 neşelidir.
Ava iptidaları reklâm İlânları İçin resmini çektirerek hayata atılmış, 18 yaşında İken Ho-llvuta gitmiştir Burada ihtimal bir kenarda kalacaktı. Fakat Mickey Rooney kendisini görür görmez âşık olmuş ve evlenmiştir, Genç kız Mickey in yardımı İle filim çevirmeğe başlayarak Tanınmış Fransız artistlerin- şöhret kazanmıştır. Ava. Mic-den Micheline Presle yakında key İle ancak on ay birlikte Holivutta Sarah Bernhardt'm yaşadı, sonra ayrıldılar. Az son-hayatma dair bir filim çevire- ra caz şefi Arthie Shaw ile ev-cektlr. Micheline, geçende Fran lendi, bir sene sonra ondan da sadan Ameri kay a hareket et- ayrıldı. Bu defaki izdivacı üçün inişti. Hareketinden evvel ilk cü evlenmesi olacaktır, kocası Michel Leford'dan ayrıl- Ava, diğer bir çok artistlerin mıştı. Amerikaya gidince Ame- aksine olarak elmas, göze çar-rikan artisti BU1 Marshall ile pan elbise sevmez. Holivutta evlenmiştir. sade giyinmesiyle meşhurdur
Bili evvelce Fransız artisti Artist bir gazete muharririne Mlchele Morgan İle evli idi ve şunları söylemiştir «Kocamın geçende karısından ayrılmıştı, benden bir çok şikâyeti olabilir. Nikâh merasimi Santa Barbara Fakat memnun olacağı bir şey da, yalnız bir kaç dostlan hazır vardır ki o da bende elmas, ku-bulunduğu halde yapılmıştır. maş İptilâ-sı olmamasıdır.» .
Yeni sinema yıldızlarından Steve Flaggan’ın hayatı
Greta Garbo yeni filmini italyada çeviriyoı
Bu Amerikan filmini yapanların biri isveçli, biri AvusturyalI, biri de ingilizdirl
Yakında İngil terede filime çekilecek
Büyük Ingiliz artisti ve sahne vâzıı Orson Welies Hamlet'ten sonra «Othello» yu çevirmek I-çln hazırlıklara başlamıştır. Filimde Desdemone rolü İçin kadın artisti seçmek bir mesela olmuştur. Orson dört artisti tecrübe etmiş,, dördünden de memnun olmamıştır. Nihayet sonunda Fransız artisti Buz&n-I ne Cloutier beğenilmiştir. Yapılan tecrübe lyl netice verdiğinden artist angaje edilmiştir.
Son zamanlarda Hollywood,a üniversiteden gelen artistler çoğalmıştır. Bunların hemen hepsi erkeklerdir. Üniversiteden gelenler yalnız genç talebe değildir. İçterindc üniversiteyi bitirenler de vardır. Bunlardan biri Steve Flagg'dır
Steve 1918 senesinde doğmuş üniversitede felsefe tahsilin! bitirdikten ve doktorasını yaptıktan sonra hayata atılmıştır. Ü-nlversltede iken verilen temsillerde çok muvaffak olduğuna hatırlayan bir arkadaşı kendi-
sini sahneye çıkmağa teşvik etmiş. burada daha İyi istikbal temin edeceğini söylemiştir.
Stere Flagg arkadaşının ısrarı üzerine bir tecrübe yapmış ve çok muvaffak olmuştur. Bunun üzerine hemen filim çevirmesi İçin teklifler yağmağa başlamıştır. Artist ikJ senedenbert filim çeviriyor. 1945 de evlenmiştir. üzün boylu (Boyu 1,85) dlr. Siyah saçlı, siyah gözlü yakışıklı bir gençtir. Çevirdiği son filmin adı «The Ball Bood Bto-ry. dlr.
On senelik fasıladan sonra yeniden filim çevirmeğe başlı-yacak olan Greta Garbo'nun yeni filimin! Holivutta değil, 1-talyada çevireceği tahakkuk etmiştir. Filimin senaryosu, evvelce yazdığımız gibi, Fransız edibi Balzac'ın «La duehesse de Langeals» eserinden alınmıştır. Pilim Roma yakınında-
kİ Clnecitta'da yani sinema şehrinde çevrilecektir. Burada en mükemmel tesisat vardır.
Ctnecitta Îtalyanın Rolivütüdür. Musollnl, büyük hülyalar peşinde koşarak. Amerika'ya rekabet etmek üzere burasını hazırlamıştı. Fakat gariptir ki, Clnecltta İtalyan diktatörünün hayatında parlak bir devir geçirmemiş. ancak harbten sonra ehemmiyet kazanmıştır. İtalyan iklimi filim çevirmeğe çok müsaittir. İtalya’da hayat Amert-kapa nispetle çok ucuzdur az
para ile istenildiği kadar figüran bulmak kabildir. Bil sebeple Amerikan filim şirketleri, daha ucuza mal olduğu İçin, artist leri gönderip İtalyada filim çevirmeyi daha kârlı buluyorlar.
Greta Garbo'nun filimin! Mas Opuls idare edecektir Malu aslen AvusturyalIdır. 1932 de Ll ebeli, bundan sonra Par iste Şans lendemaln ve Mayeriinj' den Saray Bosna ya kadar fi-llmlerini idare etmiş. bundan sonra Holivuta giderek meçhul kadının mektubu. Caught fiilin lerinl yapmıştı.
Greta Garbonun filimind-baş erkek rolünü İngiliz artisti James Mason yapacak tu*. Bu suretle bu Amerikan filimi bir İsveçli, bir AvusturyalI ve bir İngiliz tarafından vücuda getirilecek demektir.
Filimin dış sahneleri Paris civarında çevrilecektir.
Created by free version of 2PDF
AKSAM
Bahlfe 7
27 Eylül 1945
HER aküam bir hikâye
Bir izdivacın sonu
Güvercin avlıyanlar
(Baştarafı 5 inci sahifede)
İst. Lv. Amirliği İlânları
Ben âlemin nazarında ölmüş I çırpındığım fecî durumdan kur ı_ ı .1_________ r____________ (•>»-nbıltircln Rııhami'n n(» IrnrlaT
; mrabilirsln. Babamın ne kadar sert, İffet ve ahlâk meselelerinde ne kadar titiz olduğunu bilirsin. Kocanla münasebetimi öğrenirse, beni öldürmesi İhtimali kuvetlldlr. Öldürmese bile, muhakkak evden koğacak.
KierLn benden istediği, yalnız bu çirkin ve utanç verici hare-> ketini affetmek değil, bu rezaleti örtbas etmek İçin de kendisi İle işbirliği etmemi de talep , ediyordu.
Tereddüde ve fazla dûşünme-
■ ye lüzum görmeden JOerin talebini kabul ettim. Cannes şeh-. rtnden beraberce hareket ederek küçük bir köye gittik. Hasta olduğumu ve kendimi toplamak İçin kırların saf ve temiz havasına muhtaç bulunduğumu haham» ettim, ayni ramanda gebe taklidini de yaptım.
Gerçekten feci bir vaziyet... Kleri, kendi ellerimle boğmadığıma hâlâ şaşıyorum, nihayet Kler,, bir gün bir oğlan doğurdu. Evinde oturduğumuz köylü kadının da yardımı İle oğlanı oğlum diye nüfuzuma geçirdikten sonra üçümüz Connes şehri ne döndük.
O andan itibaren benim için hakiki işkence hayati başladı- Artık kendi evimde, kendi : yuvamda yabancı gibi bul tınu-. yordum. Hergün Klerin ziyaretlerini kabuk mecburdum. Çün-1 kû herşeyden evvel kimse olup
bir kailinim Esasen Cannes şehrinin nüfus sicilleri beni ölmüş olarak kaydediyorlar. Vefat ıim ı~ıhn herini Faştan Cannes şehri nüfus dairesine kendim götürdüm. Bu ilmühaberi elde edinceye kadar az yorulmadım değil Fakat onu aldığım gün omuzlarımdan ağır bir yük kalkmış oldu. Çiınkü benim için en doğru hareketin ölmek olduğunu sanıyordum.
Mesut olduğum zamanlarda zihnimde yalnız ik! İsim dolaşıyordu: Fransua ile Klerin isimleri... Fransua kocamdı, Kler ise çocukluğumdan bert en samimi arkadaşım, âdeta kardeşim mesabesinde idi.
Şimdi anlıyorum kİ evlenen bir kadın, İzdivaçtan evvelki bütün münasebetlerini kesnek ve kendini yalnız kocasına vakfetmek litaım. Halbuki ben aksini yaptım, meri o kadar çok seviyordum kİ ona evlilik hayatımda da izdivaçtan evvelki ayın mevkii verdim.
Fransua ile büyük ve çılgın bir sevişmeden sonra evlendik. Kler, yalnız gecelerini evinde geçiriyordu. Sabahleyin erkenden evime gelir, bizden hiç ay- 1 nimaz, tiyatrolara, sinemalara, balolara bizimle beraber giderdi. Bu suretle vaktimiz çok hoş geçiyordu. Kalbimde kocamın aşkı ile Klere karşı beslediğim sevgi, aynı mevki! işgal ediyordu. Bundun fazla ne isteyebi- biteni anlamaması, bunun için lirdim? 'de arkadaşıma ayni eski sâml-
Bu gibi vaziyetlerde mutat mlyet ve sevgiyi göstermekliğim olan bir kelimeyi kullanmış ol-, lâzımdı. Saniyen Klerin çocuğu
Cinlerini yiyenler olduğunu duy mamıştın». Üretilip büyütülen, bir çocuk İhtimamı ile bakıl an süs güvercinleri, nasıl kıyılır da kesilir ve ızgara yapılır?
Güvercin et! yenir mİ yenmez mİ?
I Geçenlerde Himaye! Hayva-
1 nat Cemiyetinin yıllık kongresinde bu mevzu üzerinde btr konuşma açılmasına, »on zamanlarda İstanbuldn çoğaldıkları görülen sokak güvercinlerinin bazı kimseler tarafından İlaç atan lâstik snpnnlarlB. avlandığına sık sık rastlanması
sebep olmuştur.
Boa alâkalılar nezdlnde yaptığım temaslar sonunda elde ettiğim neticeye göre güvercin eti yenilebilirse de harblerde muhabere vasıtası olarak kullanılan bu kuşların ordulara muvaffakiyetler kazandırmış olmasına hürmeten öldûrülme-meai ve yenmemesi mötalansın d a bulunanlar ekseriyeti teşkil
etmektedir.
Cemaleddin BİLDİK
Mahkeme koridorlarında (Baş taraf! 4 üncü »hifcdel
Cinsi Mlktan Muhammen bedeli Kuruş Geçici teminatı Eksiltme Saati
kilo Lira Lira Kr.
Sığır eti 2500 3600 00 270 00 10.00
Sığır eti 2500 3600 00 270 00 10.15
Sığır eti 2500 3600 00 270 00 10.30
Sığır eti 2500 3600 00 270 00 10.45
1 yukarıda miktar, muhammen bedel ve geçici teminat-
lan yazılı dört parti sığır eti pazarlıkla zatin alınacaktır.
2 — Eksiltmeleri 26 Eylül 949 pazartesi günü yukarıda hizalarında yazılı saatlerde istanbulda Harbiyede 10825 satın alma komisyon başkanlığında yapılacaktır. Şartnameleri hergün komisyonda görülebilir. Taliplerin belirli gün ve saatte komisyona müracaatı an. 3095 - 14048
••
1 — Aşağıda mlktan yazılı koyun eti kapalı zarf usulü İle satın alınacaktır.
Geçici Azı Çoğu Muhammen bedel! teminata Cinsi Kilo Kilo Lira Kr. Ura Kr.
-— Benim fena bir niyetim yoktu. Masada iki oğlanla üc kız var. Ben de aralarına karışayım da hoşça bir mu-ı habbet edeyim diyordum. Hatundu meclisin zevki başkadır. Kızlar işarete de aldırış etmeyince bu sefer cebimden cüzdanımı çıkarıp
olan bir kelimeyi kullanmış ol-, lâzımdı. Saniyen KierLn çocuğu banknot dsetelerini göster-mak İçin söyliyeyim ki, benimle (emzirmesi katlediyordu. dim. Malûm ya, hatun klS-
kocam arasındaki facia. evlen- ; şunn da söyliyeyim kİ, gerek minin paraya karşı yüreği memızln ikinci senesinde pat- gerek Kler. bana son yufkadır, bol parayı görün-
1. .e» İH , .... "... . . —. ... .
lak verdi. Safcn feci ve kor- ve saje İle dav-
kunç bir şey olmuş sanmayınız, ranıyorlardı.
Olup bitenler o kadar sükûnetle
v, ««uce «IU M ilime P»kal b‘“““ HıemmlyeU
Farkına ..ramadı Şunu d. 114- ’aM1? Onl*™> bu ■>«•»«. «-w «dayira kİ. Do sükûnet beni ”im »kenemi dtadtanlyordn MlnhSBludırm kumama. 51- « «««" »I”1 *>-
Ufet «meme, feryat re Ilgan deU' sevlşmete devam ettllle-Hmeme mâni olmuâlu rtnl gonıyordam
İntikam denilen duyguya ge-, Bir gün küçük oğlanın oda-lince. «ize söyleyeceğim sözler- sına girdiğim zaman Fransua den, arlık böyle bir nesnenin ile Kileri öpüşürken gördüm, kalbimde yeri olmadığım anla- Artık bu evde yerim olmadığım yacaksınız. Ne kocanı Fransua- anlamış tun. dan ne de samimi arkadaşım, Klcrden öç almak İstemiyordum. j Bu sessiz ve gürültüsüz facianın nasıl ve ne şartlar altında çere- ! yan ettiğini tabii merak etmişsinizdir. Sizi daha fazla merakta bırakmamak için olup bitenleri kısaca anlatayım:
Bir sabah Kler, bermiıtat erkenden eve geldiği zaman ayak- , iarıma kapandı. Bu hareketine
Ne yapmalı idim, nasıl hareket etmeli dim? Klerin söylediği sözler, aklımdan çıkmıyordu. Rezaletten sakınmalı İdik.
Gûya Afrika d a ölmüş bir, akrabamın mirasını aramak bahanesiyle kalkıp Fasa gittim. Orada bir otomobil kazası esnasında öldüğümü tasni ettim. Cannes şehri nüfus dairesine gönderdiğim vefat ilmühaberi tld.jetU btr mâna veremedim de s,amSmQ bu FİdMe gülU. O, hıçkırarak beklemediğim,1 rlyOTdu hatır Ve hayalimden bile geçirmediğim bir itirafta bütandır Kendisi gebe imiş... Bir kaç ay 1 Sûîîîâ uûğüiavâğı yucuguu înt— bası da kocam Fransua imiş. J
Evvelâ sözlerine inanmak İstemedim ve şaka ettiğini sandım. Halbuki Kler bütün tered-.' düdlerimi kaldıran tafsilâtı ver-. (11. Evlendiğim gündenberi ko-1 kocamla seviştiklerin! ve zavallı ben Iılç farkına varmaksızın gözlerimin önünde ve yuvamın ’..c__________________ ....c....
Jçinde beni aldattıklarını anlat- kert aile yardım maaşımda kulluktan sonra ardı arkan keşli- tandıfrm tatbik mühûrümü meyen hıçkırıklar arasında İlâ- 1 kaybettim. Yenisin! yazdıraca-Te ett,: ğımdan eskisinin hükmü yok-
— En samimi arkadaşım »en- tur. sin. Ancak sen, beni. İçinde

Bir kaç ay sonra Fransua ile __________________ı._.___ _ Klerin. eylediklerini gazetelerde sonra doğuracağı çocuğun ba- okudum. En doğru hareket de bu İdi. Mesut ve bahtiyar olsunlar. Benden bahsedildiğin! hiç duymıyacaklar. Artık ben Alemin nazarında ölmüş sayılırım.
Çeviren: A. HİLÂLİ
ZAYİ — Beyoğlu kaymakamlığından almakta olduğum as-
ce îlikleri gevşer. Delikanlıların meteliksiz oldukları suratlarından belli. Doğru dürüst meze bile ısmarlıya-mjyorlar.
— Eeeyy, :-önra ne oldu? Parayı görünce kızlar senin masaya mı koşuştular?
— Yok canım. Kızların koşuşmalarına vakit kalmadı ki- Delikanlıların ikisi birden kalkıp tepeme dikildiler; «Ne istiyorsun sen, moruk?» diye ağızlarını bozmağa başladılar. Ben gene terbiyemi değiştirmedim; «Fena bir niyetim yok. efendiler, dedim. Siz iki erkeksiniz, yanınızda üç kız var. Ben de sizin masaya gelirsem üc erkek oluruz, tatil tatlı muhabbet ederiz. Merak etmeyiniz, sizin yedikle rinizin, içtiklerinizin parasını da ben veririm», Vay, sen misin bunu soy 1 iyen? Iksi birden üzerime çullanıp beni dövmeğe başladılar. «Böyle erkeklik olmaz. Kavga e-decekseniz dışarıya buyurunuz. karşıma teker tekeı çıkınız da boy ölçüşelim _» dedim amma, züppeler lâkırdı dinler mi?
— Dayağı yedin öyle mî’
— Polisler yetiştiler de kurtardılar.
Mahkeme açıldı, delikanlılarla konuşamadık.
Ce. Re.
Koyun eti 60.000 75.000 165000 00 9500 00
2 — Eksiltmesi 17-10-949 pazartesi günü saat 11 de Konya LvASajU. Komisyonunda yapılacaktır. Evsaf ve şartname her gün komisyonda görülebilir.
3 — Teklif mektupları 17-10-949 pazartesi günü saat 10 a kadar komisyonumuza verilmiş bulunacakta. 3733 - 14106
*
1) Tahmin edilen bedeli 6690 Ura olan 1500 kilo numunesi dahilinde Şıpkalık Halat 7 Ekim 949 günü saat 15,30 da Harbiye Lv. Amirliği Sat. Al. Komisyonunda pazarlıkla satan alınacaktır.
2) Kesin teminata 1005 Ura olup şartname ve numunesi
komisyonda görülür. (3737 - 14105)

364.427 lira keşif bedelli Tamirhane inşaatı kapalı zarfla 12/10/949 günü saat 9,30 da Erzurum As. Sa. Al. Ko da eksiltmesi yapılacaktır. Teminatı 18,327 Ura 10 kuruştur. Taliplerin kanunî vesikalarile teklif mektuplarını ihale saatinden bir saat evveline kadar komisyona vermeleri. (3729-14107)
*
920 ton te) balyah kuruot ile 360 ton tel balyah veya hasır balyalı Saman pazarlıkla 7 Ekim 949 günü saat 15 de Adapazarı As.Sa.AJ-Küda satın alınacaktır. Tutan 172,000 lira olup kesin teminatı 9850 Uradır, Taliplerin belli vakitde komisyona müracaatları 3575 - 13669

50 ton odun açık eksiltme İle 10/Ekim/949 günü saat 11 de Hadımköy 112 No. Iu As. Sa. Al. Ko. da satın alınacakta. Tutarı 2600 lira olup teminatı 188 Hradır. Taliplerin belli vakitte komisyona müracaatları- 3649-13848

1 — Beher kilosuna 250 kuruş tahmin edilen 75 ton t koyun, beher kilosuna 168 kuruş tahmin edilen 210 totn sığır eti pazarlıkla satın alınacaktır. Her ikisinin tutan 540300 Ura olup
kesin teminatı 50224 Uradır.
2 — Eksiltme 30/9/949 günü saat (15) de İst Harbiye Lv. A. Sat. Al. Ko. da yapılacaktır.Şartlaşmalar Ko. da görülebilir.
((3679 - 13997)
I
yaser Rşi Leyaöatuğ
ZAYİ — Bizim Dünya mecmu asının alındı kâğıdını kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
Arif BobU
— Marmara YAT Klübünden —
Klüp binasının tahliyesi mecburiyeti muvacehesinde kJübün tasfiyesi veya devamı hususlarında bir karar verilmek üzere fevkalâde heyeti umumiye toplantısı yapılmasına ve bu husustaki toplantının 6/10/948 perşembe günü saat 16 da ve o gün ekseriyet hâsıl olmadığı surette 22/10 949 cumartesi günü saat 16 da Marmara Yat Klübünün Cadde baştanındaki binasında toplanmasına karar verilmiş olduğu sayın âzaya bildirilir._________________
Devlet Crman İşletmesi Adapazarı Müdürlüğünden
1 — İşletmemizin Karadere bölgesinin Çatallık istifyerin-de mevcut 713 adede denk 79.736 metreküp kayın dolap keres tesi bir parti, halinde açık attırma İle satışa çıkarılmıştır.
2 — Açık arttırma 11-10-949 salı günü saat 15 de Hendek bölge şefliği binasında toplanacak komisyon önünde yapılacaktır.
Beher metreküpü (112) lira olup % Uî teminatı (669) lira (80) kuruştur.
3 — Buna ait şartname fle ebat listesi Orman Genel Müdürlüğünde, Ankara, İstanbul1, İzmit işletme 'nüı’vrlügûnde, Hendek. Adapazarı merkez bölge şefliğinde ve İşletme müdürlüğünde görülebilir.
4 — İsteklilerin belli gün ve saatte evrakı müsbltelerUe
birlikte komisyona müracaattan ilân olunur. 13874
BEYKOZ Mağazaları Bayram çeşitlerini satışa aızetmiş-fir- Kunduralarınızı almadan: BEYKOZ Mağazalarımızı ziyaret ediniz. 1407G Satış yerleri:
Istanbul’d t
Bahçekapı Beyoğlu Kadıköy Karaköy Yurtta Ankara Adana Diyarbakır Erzurum İzmir Nazilli Zonguldak.
Bayram geliyor. Okullar da açılıyor, çocuklarınıza ve kendinize kundura alırken: BEYKOZ Mağazalarına da uğrayınız. EN ZARİF EN UCUZ VE EN SAĞLAM Kunduralar ve mektep çantaları Beykoz mağa zal arındadır. Satış yerlerimiz:
İstanbul'da
Bahçekapı Beyoğlu Kadıköy Karaköy Yurtta
Ankara Adana Diyar baku Erzurum İzmir Nazilli Zonguldak.

Yol Çavuşu Alınacak Diyarbakır Yollar 9 uncu Bölge Müdürlüğünde çalıştırılmak üzere ehliyeti! yol çavuşları alınacaktır. İs teklUerin 30/9/949 gününe kadar Küçûkyalıdaki Yollar Birinci Bölge Müdürlüğüne müracaattan İlân olunur. 14015

TESLA RADYO BAYİLERİNE Galatada Karaköy Palasta 16 No. Nljad Serven şerikleri Mıiesscscsinln TESLA Radyoları satışlarile hiç bir alâkası kalmadığını görülen lüzum üzerine Sayın Anadolu Radyo Bayilerine bildiririm. 'i TEST A Radyoları Fabrikası Türkiye Umumi Vekili SADRETTİN SÖNMEZ
İngilizce Fransızca Muhasebe ve Spor i Kayıtlar başlamıştır. Dersler 7 Ekimde başlıyor Amerikan Lisan ve Ticaret Dersanesi
Alemdar Cad. No. 23. Telefon; 21'1'S'l
| Tekel Genel Müdürlüğü İlânları
Çay alınacak
Tekel Genel Müdürlüğünden
Pazarlık
Ton Kalitesi Menşei tarihleri günleri
GİZLİ POLİS
(INGİLİZ CASÜSÜ ASHENDEN)
Tazan: Somerset Maugham Tercüme eden: Aflk ve macera romanı ta___Tefrika No. 56
«Ve bir gün, netelne hâkim oiamjy&rak kanama Altx*ten bahsetti. O andan itibaren ka-(tm, kocasmı vntiran çUtiariyle tazibe başladı. Asla bu kadm-lu evlenmemesi lâzımdı, sata . Gerçi kaçağa o raman ağlıya-takta: takat attı ay arfmda
teeeniztal buluTCTdl. Saadeti (fc başkâdnda aradı. &keğe ■Mfnce. tadakârtğı beybudey-mlş
«Çu fikirden asla kurtuhun a-ch: Her ferdin bir tek hayati vardı; ne yaşarsa onu yaşar ve asla geriye dönülmez! Adamcağız. tarife sığmaz pişmanlığına asla hükmedemedi Onu. mctleğindeM muvaffakiyetlerin dun dolayı gene öğüp durdular Halbuki sırf meslekte muvaffak olmak ne muvaffa-kıyetrizllk!
Vft ■ Nû
-
«işte azizta Byrlng’ln doğru btr harekette bulunduğuna bütün bu düşüncelerle kaniim. Hattû bu mümistbet devam e-derae bile, hattâ' mesleği tama-mtyie mahvotra da, hattâ Udl-vna büyük btr fiyaskoyla ne-ticelenae bfle doğru btr İş yap-mış. Arzularını tatmin etmiş ya, toriyaklannın emrine göre hareket etmiş ya. o kadarı taftfl...
A
O sırada kapı açılcü: İçeriye bir kadın girdi. Sefir ona batanca. gözlerinde bir kin İfadesi belirdi. Lâkin bu ifade, bir şlşmşek süratiyle belirip kayboldu. Yüzünde nazik bir diplomat İfadesiyle ayağa kalktı. Tebessümü normalleşti.
— Karımı size tanıtayım, bay Arhenden! — dedl-
— Ben de neredesiniz diye meraktaydım. Niçin yazı odanıza geçmediniz? Bay Ashen-den burada pek nahoş bir akşam geçirmiş olacak.
Elli yaşlarında, uzun boylu bir kadın olan iady Wltherp-soon siyahlar giymişti. Bugün zayıf ve solgundu: eskiden güne! olduğunda hiç şüphe yoktu. Revnakını kaybetmiş bir limonluk nebatim hatırlatıyordu. Ehder raslanır kibarlığı İnşanın üzerinde derin bir tesir bırakırdı.
Sir Herbert:
— Konser nasıldı? — diye sordu.
— Pek fena değildi. Brahms'ın bir konsertosunu Valkyrie'yi, Macar danslarını çaldılar. Lâkin çalışları çok daha iyi olabilirdi-
Astı en d en’e döndü.
— Kocamla haşhaşa pek sı-kıhnamışsmızdır inşallah? Size neden bahsetti? Sanattan mı? Romanlardan ını?
Ashendeni
— Hayır madam... Yapılacak İşlerden... — dedi, ve müsaade istedi.
Zaman ilerlemişti. Sabahle-
yin kar yağmıştı, fakat şimdi yıldızlar gene gökte parlıyor. Ashenden hızlı hızlı yürüdüğü sırada yıldızların pırıltısını sezdi, Herbartus’un beklemekten usanıp yerine dönmüş olacağım düşünüyordu. Buluşmalarından, bir kararın zuhur edebilmesi lâzımdı. Böyle geç kalmış olmak fikri, zihnini bütün gece tazibedlp durmuştu Kendini bu cendereden kurtaramıyordu.
Yaman bir herif olan, yorulmak nedLr bilmiyen Herbatus Avusturyadakl fabrikalara bir suikast hazırlamaktaydı. Burada tafsilât vermek beyhude olur. Kurduğu plân behemehal muvaffakiyetle neticelenecekti. Lâkin Gallçya PolonyalIlarından pek çok vatandaşları, bu fabrikalarda, infilâk, esnasında ölmüş olacaklardı.
O gün. Asıhenden'e emir beklediklerini, her işin tamam olduğunu söylemişti.
PolonyalI, gırtlaktan çıkmakla beraber gayet dürüst olan İngilizcesiyle :
— Eğer mutlaka bu İşi yapmak lâzımsa emri o zaman veriniz! — dedi. — O takdirde şüphesiz tereddüt etmiyecegı». Lâkin,
kendi insanlarımızı beyhude yere kayıba uğratmak istemiyoruz.
— Size ne zaman cevap vermemiz içabeder?
— Bu akşam... çünkü yarın sabah Praga hareket edecek bir arkadaşımız var.
İşte, böyle bir randevusu olduğu için Ashenden acele ediyordu.
Herbertus:
— Geç kalmayın sakın... — diye tenbihat vermişti. — Gece yansından sonraya kalırsa, aldığım emri yerine tebliğ ede-1 mem.
Ashenden, azap içindeydi, E-ğer Herbertus’u otelde bulamazsa İçinin rahatlıyacağm seziyordu. Böylece, düşünmek û-zere daha fazla zamanı kalacak. Almanlar, müttefik memleketlerde cephane fabrikalarını patlatmışlrdı. Aynı şekilde mukabele etmemenin hiç bir mânası yoktu. Girişilen harb, yaman bir harbdl. Her şey mubah sayılıyordu, İmalât gecikecek. mülkin mâneviyatı da bu suretle sarsılmış olacaktı.
(Arkası var)
36 Darjeeling
36 Flowery Orange Pekoe İHınd 24.10.1949 pazartesi
110 Orange Pekoe j
118 Orange Pekoe Seriân 27J0.1949 Perşembe
140 Orange Pekoe Çin, Cava veya
Sıım.ıtm 31.10.949 pazartesi
1 — Pazarlıkla alınacak o lan çayların miktar,, kalite ve menşeleri yukarıda gösterllmMir. Bu işe alt şartname her gün Genel müdürlüğümüzde, Ankara vc İzmir başmüdürlüklerimizden alınabilir.
2 — 'aletliler, şartname dairesinde hazırlamış oldukları teklif mektuplarını, her menşe için yukarıda yazılı pazarlık günlerinde, saat 15 de Kabataşta Genel müdürlüğümüz binasındaki Tekel maddeleri alım komisyonuna vermeleri lâzımdır.
3 — Evvelce verilmiş olan numunelerin şartname gererin
ce yenilenmeleri icap eder. 13665
¥
Levazım Alım Komisyonundan
1 — idaremiz ihtiyacı için 5X6 eb’adinda 400 adet araba muşambası pazarlıkla satın alınacaktır.
2 __ Beher muşambanın muhammen bedeli 300 lira ve
tamamının ise 120,000 Uradır. Geçici teminatı 9.000 Uradır.
3 — Pazarlık 28/9/949 Çarşamba günü saat 10,30 da Ka-bataşt* Genel Müdürlüğümüz Levazım alım komisyonunda yapılacakta.
4 — İdari vc fenni şartnameler her gün Levazım ve evrak şubemizde görülebilir.
5 — İdare kısmen veya tamamen ihalede serbesttir.
6 — İsteklilerin yukarıda yazıh pey akçelerini İdare vez-
nesine yatırarak alacakları makbuzlarla ve kanuni ikametgâhlarını gösterir belgelerle bellrU gün ve saatte adı geçen komisyona müracaattan Hân olunur. (H0:n
Kahife 8
27 Eylül 1949
çocuklarına
İstanbul Levazım Amirliği ilânları
38/Eytüi(949
2100
10/Ekım/949
Malzeme kalem
12
Su deposu on arımı 3 büyük ve 5 küçük
lO/Ekün/949
28/£ylûl/949
618
İstanbul'da
İstanbul'da
30/EylÛL/949 10/Eklm/949 7/Ekim/949
180.000
50.000
1351 113) 135)
90) 12060
Bahçekapt
Beyoğlu
Kadıköy
Karaköv
Yurtta
ANKARA ASLİYE 3 cû HUKUK YARGIÇLIĞINDAN:
949/251
İlk kısım 3 itibaren Kuvvetli İngilizce
birleri almıştır. Kayıtlara devam edilmektedir. Yerler mevcuttur. Arnavutköy - çiitesaraylar - 36.210
Yaş üzüm açık eksiltme 15 ton 3250
Kösele Parçası Satışı
Sümerbank Deri ve Kundura Sanayii Müessesesi Müdürlüğünden
1 Ocak 1949 gününden 31 Aralık 1949 güniuıe kadar Müessesemiz ambarlarında toplanacak muhtelif boydaki kösele ve deri parçaları açık arttırma suretlle 24 Ekim Pazartesi günü saat 13,30 da Müessesemlzln Beykoz'daki merkezinde satılacaktır. Arttırmaya girecekler Cumartetsl ve pazardan başka her gün saat 10 dan 16 ya kadar satışa arz olunacak parçaları görebilecekleri gibi Müessese Ticaret Servisi ile Sirkeci’de Köprülü Han No. 3 deki Büromuzdan tamamlayıcı malûmat ile şartnameyi alabilirler. (14068)
“■ Mücevherat Merakttlarma “
Maruf bir aileye ait zarif pırlanta taşlı bir çift küpe ve dört parçadan İbaret z.ılir pırlanta taşlı bilezik ve iğne ve bir parça zümrüt yüzük ve pırlantalı ve elmaslı Incili iğne ve gümüş bilezik sandal bedesteninde mezat salonunda teşhir edilmektedir. 29-9-949 perşembe günü saat 14 de mücevherat Balonunda açık arttırma surelile satılacaktır.
SULFADERME
YARA MERHEMİ
YARA, YANIK, ÇATLAK ve ÇİBANA KARŞI
Dünyanın en tneşhuı
ve en uzun ömürlü
Sevdiklerinize yapacağınız Bayram hediyeleri için Uzun uzadıya düşünmenize hacet yok I Zira :
ASAN
FENER
PİLLERİ
'VfREAur
r«*oı-ı

ANA r.tfNC^OT KASIN •• COtSUtAUlC/f itu »A2AJ ft*ca*si3 r ss
ZAYİ — Galata nüfus memurluğundan aldığım ve İçinde askerlik muamelelerim yazılı kimlik cüzdanımı kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
1929 doğumlu l'ako oğlu İlayım Fins
ZAYİ — Seyrüsefer 6 ncı şubeden almış olduğum 50 No, lı İstanbul Ziraat araba plâkasını zayi ettim. Yenisini alacalımdan eskisinin hükmü yoktur.
Behçet Çisko Feriköy Bozkurt Cad. 54/2
İstanbul İkinci İcra Memurluğundan: 949/2257
İstanbul Asliye İkinci Ticaret Mahkemesince satışına karar verilen bir tane Kelvlnatör marka 3 gözlü otomatiği ve gaz Goruplu müstamel dondurma makinesinin 11/10/949 tarihine tesadüf eden Salı günü saat 11 den 12 ye kadar Birinci Açık Arttırma surettlle Beyoğlunda Tariabaşında Çukur Sokak 12 No. lı Demir İşleri imalâthanesinde satılacaktır. Takdir olunan kıymetin % 75 ini bulmadığı takdirde ikinci açık arttırması 15/10/949 tarihine tesadüf eden cumartesi günü aynı yerde ve aynı saatte yapılarak en çok arttırana İhale edilecektir. İste tiklilerin belli gün ve saatte mahallinde bulunacak memura müracaattları rica olunur.
BEYKOZ
Kundura fabrikasının yeni imâl ettiği çocuk sandaletleri, çeşitli terlikler, zarif ve sağlam iskarpinler. kışlık spor kunduralar.
BEYKOZ
Mağazalarında satışa arzedilnıiştir. 14074
Satış yerlerimiz:
Balıçekapı Beyoğlu Kadıköy Karaköy -yurtta
Ankara Adana Diyarbakır Erzurum İzmir
Nazilli
Devlet Denizyolları ve Limanlan işletme Genel Müdürlüğü İlânları
5228 sayılı kanun hükmünce yapı inşaatında kullanılacak kerestelerin gemilerimizle nakilleri halinde mıntaka tefrik edilmeksizin navlunlardan % 15 nispetinde tenzilât yapılacağı sayın halka ıiâu olunur. (14111*
Depolarında hem zevkiselime uygun hem de gayet ehven fiatlerle bay ve bayan. herkesi memnun edebilecek bir çok hediyeler bulabilirsiniz. Beyoğlu. Karaköv. ve Eminönü mağazalarında Meşhur Fransız parfümleri. Amerikan dudak
rujları. A urup anın en nadide inci kolyeleri, nadir bulunur zarif pudralıklar. Küpeler ve iğnelerle hakikî Amerikan naylon çoraplar..
Ve diğer yerinde görmeğe değer bir çok müstesna hediyelikler mevcuttur.
öğretmek Istiyealere:
gerekli Ud-
1
Aşağıda cins ve miktarı yazılı maddelerin kapalı zarfla eksiLtmelerl hizalarında yazılı giin, saat ve mahallerdekl As. Sa. AL komisyonlarında yapılacaktır. Taliplerin kanuni vesi-kalariyle teklif mektuplarını İhale saatinden bir saat evveline kadar alt oldukları komisyonlara vermeleri.
Cinsi Miktar kilo Tutarı Lira Teminatı Lira tlıale gün, saat ve mahalli
Sığır eti 70.000 77.000 5775 17/Eklm/949 10 Maraş.
Sadeyağı 2.000 11,000 825 0 > > 15 Çankırı
Sadeyağı Mercimek 5.000 30.000 28.500 16.500> 2138 1 » » 10 Van
Nohut 90.000 31.500) 3600 12 » * 16,30 Gelibolu
Sığır eti 170.000 233.750 12937.5 12 » » 13 ra&sıvlran 106
Kuru soğan 120.000 24.000 1800 30/Eylül 15,30)
Saman 1.670.000 150.300 8950 30 » > 15 )
Patates 160.000 37.500 2812 30 » > 10.30) Erzurum.
Sığır eti 210.000 315.OOÛ 18350 7/Ekim • 1L30 Hadımköy Hoşdene 87
Sığır eti 77.000 120.843,5 7392,19 3 » » 16 Çanakkale
Sığır eti 70.000 109,858 6845,90 3 » * 11 3489 — Çanakkale 3497 - 13329
Aşağıda cins ve miktarı yazılı maddelerin pazarhkla eksiltmeleri hizalarında yazılı gün.
saat ve mahallerdekl As. Sa. Al.komisyonlarında yapılacaktır. Taliplerin belli gün ve saatlerde ait oldukları komisyonlara müracaatları.
Cinsi Tutarı
Sığır eti
T. Salyalı saman
Sığır eti Odun
Teminatı ihale gün, saat ve mahalli Lira
15 Badımköy Akpınar 93.
11 Hadımköy 112
10 Siirt
15 Topkapı, Oa-vutpaşa 135 19 Topkapı Dav u tpaşa 135 11 Topkapı, Davutpaşa 16 Hadımköy
Akpınar 93 3717-14108
Ankara Yenişehir Yapı Kooperatifi Müdür 420-939 sicil sayılı emekli üsteğmen ve Turhal şeker fabrikasında işçi Selâhattln Kamaya: «Bu adreslerde aranmışsa da bulunamamış ve yeni ikametgâhı da belli değildir.»
Milli Savunma Bakanlığı tarafından aleyhinize açılan alacak dâvasından dolayı davetiye ve dâva arzuhalinin llâncn tebliğine karar verilmiş ve dâva konusu özeti aşağıya özet olarak çıkarılmıştır:
şark Hudut Komutanlığı 25. cl Hudut Alayı 1 ve üçüncü taburların 944 mail yılı hesabı neticesinde size yem bedelinden 1087 lira 68 kuruş açık çıkarılmış bunun mahkeme giderleri ve ücreti vekâletle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Duruşma 2110 949 cuma günü saat 10 a talikine ve bu ilânın Ankorada münteşir Ulus gazetesiyle ve Istan-bulda Akşam gazetesiyle yayınlanmasına ve dâva arzuhali İle davetiye birer nüshasının da mahkeme divanhanesine taliki tensip olunmuştur. Muayyen gün ve saatte duruşmaya gelmez veya bir vekil göndermezseniz hakkınızdaki duruşmanın gıyaben yapılacağı dâva arzuhali ve davetiye yerine kaim olmak üzere keyfiyet ilân olunur.
14042
BEYKOZ
Fabrikalarının Okullar için hazırladığı yani tip kunduralar, sağlam ve ucuz okul çantaları yeni fiatlerle
BEYKOZ
Mağazalarında satılmaictadır, J4077
Satış yerleri:
Ankara
Adana Diyarbakır Erzurum İzmir Nazilli
HELLENİC LiNES LiMİTED
İNGİLTERE — ALMANYA ve BELÇİKA
arasında muntazam posta
Limanımızda bulunan VORİOS HELLAS Vapuru
LONDRA — HAMBURG ve ANVERS
için yüklemektedir. Umumi acenteleri: 3. TOPER et Oo.
Oaİata Veli Alemdar Han Tel: 41929.

Comments (0)