BUGÜNQİNCİ SAYFADA
AKŞAM
AVUKAT LAMİ YENSR'in
Gelir, Kurumlar. Esnaf ve Usul Kanunları hakkında akla gelen her suali bir lügat gibi cevaplandırır ve kanundaki yerini hemen bulacak bir şeklide gösterir.
VERGİ ANSİKLOPEDİSİ
Birinci faslktilü çıktı. Mevcudu çok azalmıştır. Satış re abone: Sirkeci Gfaei İlan Kat 2 Telf. jjflOd. Başlıca kitapçılarda-
Sene 82 — No. 11130 — Flati: her yerde 10 kuruştur.
PAZARTESİ 26 Ejlûl 1949
Sahibi: Necmeddin Sadak - Zan İslerini ailen İdare eden: C. Bildik - Aksam
Seçim ve para meseleleri hakkında
Celâl Bayarın Heybeli adasındaki nutku
Özalp faciası
Mahkemece kırka yakın şahit dinlenecek
Başbakanın gazetemize beyanatı
Hükümet ihracata
Bütün millete emniyet verecek bir seçim kanunu çıkarılmak isteniyorsa her şeyden evvel hâkimlerin mutlak istiklâlleri teminat altına alınmalıdır
Para meselesinin selâmetti bir yolda tanzimi için denk bir bütçe ile denk bir dış ticaret muvazenesi ve hükümetin malt politikasmtn emniyet telkin etmesi lâztmdtr
Criâl Bayır, bir Demokrat Parti toptanhsıada nutuk söylerken
Ankara 26 — Muhakemesin 33 kişinin kurşuna dizilmesi hâdisesinde mesul görülenlerin muhakemesine yüksek askeri mahkemede devam edilecektir.
Kırka yakın şahit dinlenecektir Bu şahitler arasında hâdisenin olduğu sene omum! müfettiş olan ve halen Ankara valisi bulunan Avni Doğan da vardır.
Diğer taraftan hâdise sırasında Van valisi olan halem emekli Hatit Onat, Özalp İlçesi kaymakamı Hilmi Tuncel. jandarma bölük komutanı Basri Bayraktar. M Kşlyt kurşuna dizmek emrini alan ve terhis olmuş bulunan bazı kimseler şahit olarak dinleneceklerdir.
Bir aile
faciası
İsmail karısını ve araya giren Ayşeyi çişle delik deşik etti
prim vermiyecek
Vardığımız kesiti karar, paramızın durumunda hiç bir değişiklik yapmamak, yani kıymetini indirmemektir
Rus atom bombası
Amerika, Rusya’dan bu sahada üstündür
Sunday Timeu’e göre Rus!ar ellerindeki
Başbakan Şemseddın Gunal-₺ay, bu sabahki ekspresle An-karadan şehrimi» gelmiş ve Haydarpaşada karşılanmıştır
Başbakan, bir muharririmize şunları söylemiştir:
(— Günün en mühim meselesi sterlinin düşmesi üzerine birçok memleketlerin paralarım ona göre düşürmek zorunda kalmış olmalarıdır. Biz de kendi durumumuzu bu vaziyet karp-
sında şümullü bir surette inceledik. Paranın düşürülmesinin de, düşürülmemeslnln de bir
Demokrat Parti Genel başkanı Celâl Bayar, dün Heybeliada Demokrat Parti kongresinde bir nutuk söylemiştir Kongrede Adnan Menderes, İstanbul tl başkanı Esat Çağa ve Demokrat Par Un İn diğer erkânı hazır bulun muşlardır.
Seçim tasarısı
Celâl Bayar, Adalıların gösterdikleri muhabbet ve sevgi tezahürlerine teşekkür ettikten sonra seçim mevzuuna geçmiş ve demiştir ki:
«— Seçim kanun tasarısını İncelemek üzere İlmi heyet adı verilen bir neyetln teşkil edilmiş olduğunu gazetelerde okuyoruz, Bu hevetin Seçim kanunu mevzuunda siyasi partilerin mütalâalarını istediğini de gene gazetelerden öğreniyoruz.
Heyetin içinde kendilerini yakından tanımak İtibariyle, haysiyet, ve iktidarlarından emin olduğumuz zevat vardır. Fakat heyetin kül olarak Türk milletinin itibarına mazhar olup o-Iamıyacağı, varacağı neticeler ve karariariyle belli olacaktır. Bize gelince: neticeler üzerinde millet huzurunda, Meclis kürsüsünde konuşmak ve tenkid etmek hakkımız tabletiyle mab Tuzdur, şimdi şu kadannı İfade edeyim kı, seçimlerin adli temi • nat altında cereyan etmesini biz İleri sürdük. Hâkimlerimizin nlsbi istiklâle ve meslekleri İcabı kanun ve hukuk kültürüne sahip bul tının alan bize adli teminat fikrini telkin etmiştir. Çünkü İdaremiz ve İdare âmir ve memurlarımız, parti mücadelelerinde tarafsız ve istikrarlı bir rejime hâlâ kavuşamamışlardır. idarede Çalışan memurlarımız, hükümetin baskısı altından malesef henüz kurtulamadılar. Gûnaltay hükümeti l-ac iş başına geldiğinden beri esefte görüyoruz kİ adliye mekanizmasını da hırpalamağa başlamıştır»
Hâkimlerin istiklâli
Bayar, seçimlerde adli teminatın lâytkı ile tşllyebilmeslnln hâkimlerimize Anayasa İle verilmiş olan teminatın vücuduna batlı olduğunu hatırlattıktan sonra sözlerine şöyle devam etmiştir:
«— Saye t bütün millete, emniyet verecek bir seçim kanunu Çıkarılmak isteniyorsa, her şeyden evvel hâk İmlerimizin mutlak istiklâllerini teminat altına «İmalıdırlar, 3u bahiste söyll-yeceğimJz diğer bir clhel de. Seçim kanununun, belediye, muhtarlık ve vilâyet umumi meclisi ■erimlerini de ihtiva eden bir mecelle haline getirilmesidir Sırası gelmişken söyllyeyim
f Arkası sahi t e 2 sütun S del
Kır d ar, Manisadan namzet gösterildi
Ekrem A maç'm da İstanbuldan aday gösterilmesi kararlaştırıldı
İzmir 26 t Akşam) — Manisa Cumhuriyet Halk Partisi İdare Kurulu, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Dr. Lûtfl Kırd&rın Manisa Milletvekilliğine namzet gösterilmesini kararlaştırmıştır.
Vali ne eliyor?
Vali ve Belediye Başkanı Dr. Lûtfl Kırdar. Manisadan namzet gösterildiği hakkındakl haber üzerine kendisiyle konuşan gazetecilere şunları söylemiştir:
«— Manisadan milletvekili namzedi gösterileceğim doğrudur. ManisalIlar bana bir sürpriz yaptılar. Ben de kendilerini reddetmedim.»
Diğer taraftan, Vali, dûn öğleden sonra, Dolmabahçe sara-(Arkası sahile ! sütun 6 da)
Manîvadsn namzet gösterilen Lû t fi Kırdar
İstanbul sergisinde Belediye paviyonundan bir
dioramn: Yenic.ımi
,g--------Ed@b>î An kak —v
Muharrir neden yetişmiyor?
Bu suale AHMET HAMDI TANPİNAR ne K cevap veriyor? İr
Bugün 4 üncü sahifede ■
Dün gece Büyükadada bir aile facian olmuştur.
Cami sokağında 26 numarada oturan gemici İsmail Erdem dün gooe yarısına doğru son derece sarhoş bir halde evç gelmiş ve karısı Fazilet Erdemin kapıyı biraz geç açmış olmasına kızarak kavgaya başlamıştır.
Fazilet, kocasına biraz fazla söyleyince hırsa kapılan İsmail Erdem kalınca bir demirden yapılmış olan kırk beş santim uzunluğundaki demir şiş ile karısının üzerine altılmış ve vücudunun on beş yerinden ağır surette yaralamıştır. Bu sırada aynı evde oturan yirmi beş yaşlarında Ayşe isminde bir kadın araya girmek İstemişse de İsmail bunu da aynı şiş ile muhtelif yerlerinden yaralamıştır.
Kadın çığlıklarına yetişen zabıta memurları Fazileti söz söyllyemiyecek bir halde bulmuşlar ve Adada tedavisi İmkânı görülemediğinden son vapurla Cerrahpaşa hastanesine sevketmişlerdlr. İsmail Erdeni yakalanmış, tahkikata savcılık elkoymuştur.
..
EU333O933
i
I ı
Ve min el-garaib
Son yağmurların tahribatının eserleri, Bursa - Yalova şosesi üzerinde bâlâ devam ediyor. Köprüler yıkıldığından, dereler, çamurlar ! ve çakıllar »cinden yüksek otobüsler geçiyor; lüks marka ve alçak boy otomobiller geçemiyor. Daha da kim bilir ne kadar "eçemiyecek.
I Ecnebi devletlerden birinin mümessili, geçen yağmurlardan önce Bursaya banyo yapmağa gitmiş. Ya-lovadan otomobilini döndü-remiyeceğini haber vermişler. O da arabayı Mudanya vapuruna bindirmekten ğay-n çare görememiş.
i Ancak, demişler ki:
I — Mesuliyet kabul etmeyiz. Bir kâğıt imzalıyacaksı-ııız. Vincimiz bin kilodan fazlasını kaldırmaz. Otomobiliniz havadan yere düşerse zarar .ziyan size aittir. Razı iseniz kaldıralım-
Mümessil:
— İ m zahı ma m. Arabam Bursada kalsın. Razı değilim. — cevabını vermiş ve ilâve etmiş: — Esirgediğim de kendi arabam değil. Vinci tâmir ettirmenin, yahut yeni bir vinci buraya nakledip kıırdumınnın kaç paraya malul a cağını bilmiyorum!
A
Hey ffidi turist celbi gayretleri! İstanbulla Bursa arası ki 1 numaralı turistik yerimiz olmak gerek.,.
Created by free version of 2PDF
takım neticeleri vardır. Bunları karşılaştırarak vardığımız kesin karar, paramızın durumunda hiçbir değişiklik yapmamaktır. Yani paramızın kıymeti indlrü-mlyecektir.
Prim verilmiyecek
(— Bazı gazetelerde İthllât tan prim alınarak ihracata prim verileceği yolunda neşriyat görülüyor. Bunu da kesin olarak bildireyim ki hükümet böyle bir yola gitmıyecektir. Esasen bir takım devletlerle yaptığımız ticaret mukaveleleri, de buna mânidir. Hükümet, bu durumlara karşı memleket İktisadiyatını korumak üzere icaplara göre başka türlü tedbirler almağı düşünmekteyiz.
«— Son seyahatten gayet iyi bir intiba ile döndüm. Memleket te sağlam bir demokrasi yerleştirmek için azimle çalışmak kararım seyahatten aldığım ilhamla bir kat daha kuvvetlendi.»
— Celâl Bayarın son nutku hakkında ne düşünüyorsunuz?
— Henüz nutku okumadım. Fakat şunu soyliyelim ki Gü-keri savunması ile her zaman- nattay hükümetinin AdLiyeye dan fazla kaygılanması lâzım baskı yapmak ne aklından ge-geldiğinl yazmaktadır Bu ga- J çer. ne de kimsenin kudreti da-zeteye göre, Rusların atom hilindedir. Ancak yanlış gözlük bombası tipi Birleşik Amerika- (takanlar vaziyeti böyle görebi-nın altığı bombalatdan deha lirler. Ben prensip «idamıyım, moderndir Uraniumlu değil. İman ettiğim şeyi kavrar ve
genel
Amerika Dışişleri Bakanı Acheson Birleşmiş Milletler ı kurul başkanlığına seçilen Romulos'u tebrik ediyor
New York 26 (AP.) — Çekinmekte olan küçük milletler. Birleşmiş Milletlerde, atom e-nerj isinin kontrol altına alınması için, büyük milletleri tazyik etmektedirler.
Bunlar, milletler arası bir
kontrolün mümkün olduğu kadar süratle kurulmasını arzu etmektedirler.
Londra 25 (AA.) — (Afp): Rusy&da infilâk etmiş olan atom bombası bugünkü Londra basınında gene ön plânı İşgal etmektedir. Bu konuda bütün gazeteler. Birleşik Amerikanın Rıısyadan çok daha ve mutlak ilerde olduğunu belirtmektedirler.
Sunday Times başyazarı da; (Kuvvet bakımından en mühim mütecavizin Rusya olduğunu» bunun için dünyanın geri kalan kısmının istikrarı ve as-
plutoniumludur. Gazete diyor ki: «infilâk eden bomba Rusların sahip bulundukları tek bomba idi. Ve bu tecrübede ellerindeki bütün plutoniumu sarf ettiler.
Sunday Dispatch gazeteşi Birleşik Amerika'nın Ingiltere de atom bombası depolan tesis etmesini varid görüyor. Gazeteye göre bu. iki memleketi atom sahasında sıkı bir işbirliğine götürecektir.
Rusyanın uranium kaynaklan az
Londra 26 (Nafetl) — Amerl-( Arkası saiıihj,S sütun 1 de)
tatbikına çalışırım. Basın da hiçbir kayda tabi değildir. Ancak basın kendi kendisini kontrol edecektir.
Başabakan muhtar ve beledi" ye seçimleri hakkında sorulan bir suale de:
«— Bu hususta şimdiden bir şey soy üyem em. Genel seçimlerden evvel olması lâzımsa olur.» cevabını vermiştir.
Başbakan Şemseddin Günal-tay Haydrapaşadan motörle doğruca Dolmabahçe sarayına gitmiştir.
Aynı trenle Tekel Bakanı Fazıl Şerafeddln Bürge de şehrimize gelmiştir.
Fenerbahçe 2- Suriye muhteliti 0
Fenerbahçe - Suriye muhteliti maçıuıtaa bir enstantane (Yazısı ikinci sahnemizde]
8ah!fe 3
AKŞAM
26 Eylül 1049
EgÜOÜESffiÛ___________________________
Sabıkalı
Ç dirimizdeki İçkili yerlerin sahipleri sabıkalılar-dan şikâyetçidirler. Sabıkalılar bu Rjbi yerlere gelip içki içiyor, kavga çıkarıyor, para vermeden gitmeğe kalkıyorlarmış.
Sabıkalı, suç İşlemiş, hapishaneye girmiş. kanun koyucunun nazarında ıslah olmuş bir vatandaştır. Nasıl oluyor da bunlar tekrar yeni suçlar işlemeye kalkışıyorlar?
Mantık voliyle, kendilerine kesilen ceza fayda etmemiş, denebilir. Fakat uslanmamış suçludan da cemiyet mesuldür. Bir kere hapishanelerimiz bir ıslah evi vasıflarını taşımıyor, hafif bir suçtan hapishaneye diişen adam oradan, uslanacağı yerde, daha azmış bir halde çıkabilir. Çiinkii kaatillerle, haydutlarla tanışmıştır: onlarla senelerce beraber oturmuş, alı baptık etmiştir ve en kötiisii ceza müddetini bitirip hapishaneden çıktığı zaman cemiyet kendisine elini uzatmamıştır.
Bir adam hayatında istemeden bir suç işlemiş olabilir, yahut bilerek işlediği suçun cezasını çektikten sonra uslanmış olabilir. Fakat alnında, sırf hapishaneye girip çıkmanın yapıştırdığı bir «sabıkalı yaftası vardır ki sadece o yafta her baş vurduğu kapının yüzüne kapanmasına sebeb olur. Sabıkalı memur olamaz, sabıkalıya kimse is vermek istemez- Ondan herkes çekinir, kaçar. uzaklaşır.
Hapishaneden çıkan adam ne kadar uslanmış olursa olsun, kendisini tekrar cemiyete faydalı bir hale getirmek için bütün kararlan verse bile boşunadır. Gene meyhaneye düşmeye, gene şüphelilerin arasında dolaşmaya mecburdur.
Hapishanelerin ıslahını düşündüğümüz şu günlerde sabıkalının elinden tutacak roüessesclere de ihtiyaç varılır. Şevket RADO
Arnavutluğa karşı Ynnanistanın v.ziyeti
Yunan başbakanı yeni seçimlere komünistlerin iştirak ettirilmiyeceğini söylüyor
Fenerbahçe 2, Suriye muhteliti O
Sari - Lâciverttiler bilhassa hücum hattının beceriksiz oyunu yüzünden az gollü bir galebe elde ettiler
Yunanistan, Arnavutluğun denizden abloka edilmesini talep edecek
Atina 25 (AA.) — (Lps): yunan Başbakanı Dlorpides, Yunanistan ve Yugoslavya arasında. dostane münasebetlere mâni olacak derecede mühim meseleler mevcut olmadığını bildirmiştir. Başbakan bundan sonra Arnavutluk karşısında Ynnanistanın alac&ğı durumun tamamen mahalli tak-tike bağlı olacakını söylemiş ve Yunanistan’ın kuzey Eplrdekl taleplerini askeri değil. diplomatik yollarla halletmeye gayret edeceğini ilzve etmiştir.
Londra 25 (AA.) — (Lps): Atina'daki basın muhabirlerinin bildirdiklerine göre. Yunan Başbakanı M. Dloraides bir basın toplaııutısında gelecek u-mumi seçimlerden bahsederek Yunan hükümetinin, seçimlere komünistleri iştirak ettirmemek niyetinde olduğunu söylemiş, Fransa ve İtalya gibi diğer memleketlerde komünistlerin silâhla mücadeleye girişmemiş oldukların ve kanuni durumlarını muhafaza etliklerini, halbuki Yunan komünistlerinin iktidarı kuvvetle ele geçirmeye çalıştıklarını belirtmiştir. Bunun neticesinde de halk efkârının müthiş surette komünist aleyhtarı olduğuna ve komünist partisinin tekrar faaliyetine müsaade edilecek olursa ciddi kargaşalıklar karşısında kalınacağına işaret ede o Barbakan. komünistlerin seçime İştirak ettirilmesini icabeden
bazı sebepler varsa da hükümetin esas gayelerinden birinin kamu nizamım tesis olduğunu belirtmiştir.
M. Diomlden hükümetin seçimleri en yakın bir zamanda yapmak arzusunda buluduğunu ilâve eylemiştir.
Arnavutluğa karşı abloka
Londra 26 (Nafen) — Scots-man gazetesinin verdiği bir habere göre. Birleşmiş Milletlerde yakında bağlıyacak olan Balkan müzakerelerine büyük bir ehemmiyet verilmektedir. Zannedildiğine göre, Yunan delegeleri bu müzakereler esnasında Arnavutluk etrafında şiddetli bir abloka konulmasını is-tiyeceklerdlr.
Scotsman'ın işaret ettiğine göre, bilhassa deniz ablokası ü-zerinde ısrarla durulmaktadır. Zannedildiğine göre. Yunan hükümeti Arnavut limanlarına malzeme getirmekte olan Rus gemilerine mâni olunması hususunda Birleşmiş Milletlerin bir karar almasını arzu etmektedir.
Diğer taraftan Birleşmiş Milletler koridorlarında Balkan tahkik komisyonunun son raporu hakkında birçok tefsirler yapılmaktadır, Delegeler, sulh-çu tedbirler alınmasını arzu etmekte ve kuvvete başvurulmadan Arnavutluğun yola getirilmesini arzu etmektedirler.
Dün Pencrirahçe «tadında Suriye muhteliti İkinci karşılaşmasını Fenerbahçe İle yaptı.
Bir gün evvel Galatasaray karşısında Suriye muhtelitini seyredenler, Fenerbahçenln son zamanlarda kendi sahalarında bol gollü galebelerine bakarak, SanlâelvertUlerln gol rakoru yapacakları Jnoncıyle sahaya gelmişlerdi.
Fakat Fenerli futbolcular da kendilerine ziyadesiyle güvendiler. İlk devreyi 0-0 berabere bitirdikten sonra ikinci devrede sol bekleri Ahmedi santrfora a-larak, bu oyuncunun yaptığı iki golle maçı kazandılar.
İlk devre 0-0
Sulhl Gar.ın'm hakemliğinde Suriye muhtelitiyle Fenerbahçe şu şekilde maça başladılar:
Fenerbahçe: Erdal - Murat, Ahmet - Kâmil. Erdoğan. Sa-mlm - Erol, Mehmet Ali. AH. Letter, Halit.
Suriye: Bsells - Mardin!, As-sidun - Hayyat, Keşi.şyan, Zam-roud - Af artan, Muhammcd Vefbl, Abdullah Tavll, Şevket Şanıl. Aranın yan.
Suriyelilerin başladığı oyunda Fenerliler hâkimiyet tesis etmekte gecikmediler
Fenerbahçe hücum hattının beceriksiz oyunu aşağı yukarı 40 dakika kadar devam eden baskılarını semeresiz bırakıyor ve yapılan tahminin de yanlış olduğunu gösteriyorlardı.
Hakikaten İlk devrede Fenerbahçe hücum hattının beceriksiz oyunu, bütün taraftarlarını üzüyordu.
14 üncü dakikada Erdoğan sakatlanarak çıktı, yerine Sa-mim girdi. Devre de böylece golsüz olarak 0-0 berabere bitti.
İkinci devreye her iki takım da aynı kadro He başladılar. Fenerbahçe -gene bu devre rakibi-' ntn yan sahasında yerleşerek oynuyordu. Paaat for hatlarının beceriksizliği devam edip gidiyordu. Çok müsait pozisyonlarda gelişigüzel topa vurmalar yüzünden bir türlü gol yapamı-yorlardı.
Nihayet 5 inci dakikada santrfor Ali çıktı, yerini sol bek Ahmet aldı. Ahmedln yerine de Hilmi girdi. Bu değişiklik biraz sonra kendini gösterdi.
Fenerin ilk golü
18 inci dakikada Lef terden ı müsait bir pas alan Ahmet Fe-
met, Fenerbahçeye ikin el golü kazandırdı. Oyu n da böylece 2-0 Fenerbahçenln Suriye muhtelitine galebesiyle sona erdi.
İki maçını gördüğümüz Suriye muhtelitini teşkil eden oyuncular takım halinde futbol oynamak hususunda oldukça acemi İdiler. Yalnız fevkalâde c-nerjik oynuyorlar, En İyi oyuncuları iki bekleri, or ta hafi an ve İki açıklan idi.
Mamafih fiuriye muhteliti e-nerjik oyunu ile karşısındaki takımın oyun sistemini felce uğratmağa çalışıyorsa da muvaffak olamıyordu.
Cumartesi günü Galatasaray, dlin de Fenerbahçe taraftarla-nnın beklediği oyunu çıkaramadılar.
Galatasaray ve Fenerbahçe hücum hatlan daima gol pozisyonuna girdilerse de, Sankır-mızıhiar antrenman azlığından, Sanlâcivertliler de beceriksizlik yüzünden birçok gol fırsatı kaçırdılar.
Velhasıl Suriye muhteliti, Suriye futbolu ve bize gelecek a-ym sonunda Ankarada dünya kupası İçin vapılacak Suriye -Türkiye milli karşılaşması İçin kâfi fikri vermiş oldu
H. SAN
Partililer kavgası
îzrrnrde sanıkların duruşmasına başlandı
İzmir 2fl (Akşam) — Demokrat Parti Kadiriyc ocağı kongresinin toplandığı bina karşısında Cumhuriyet Halk Partililerin de bir toplantı yaptıkları ve sokakta Ikl parti mensupları arasında cereyan eden karşılıklı münakaşanın kavga halini aldığını dün yazmıştık.
D. P. ocak kongresi başkanı Şeref Balkanb İle gazete mü-vezzl Ahmet Türksözün meşhut cürümler kanuna göre ikinci asliye cezada muhakemelerine başlanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisinden İbrahim Orbon ve Kadri, Demokrat Partiden Ali Tezcan ve arkadaşları da birikirlerinden dâvacı bulunmaktadırlar.
21 şahit dinlenmiş ve İfadelerinin alınması gece yansına kadar sürmüştür. Şahitlerden banlan tevillerle hâdiseyi anlatmışlar. bazdan da hâdiseye Demokratların sebebiyet verdiklerini, kongrede Halk Partisi aleyhine sözler sartettikle-rini söylemişlerdir.
Sanıkların sabıktlan olup olmadığının tesbltl ve gelmeyen şahitlerin .celbi İçin muhakeme 7 ekime bırakılmıştır.
Tarsus
Komirform han(?i
o
maksatla kuruldu
Yugoslavya Macaristana, Arnavutluk da Yugoslayaya nota verdi
Londra 26 (Radyo) — Yugoslavya aBşbakanı Pljode ko-minformun Balkan konç-federasyon una mâni olmak emeliyle kurulmuş olduğunu söylemiş ve demiştir kİ: «Çünkü Balkan devletleri birleşirlerse Rusya onlara tahakküm edemez.»
Belgrad 26 (AA.) — (Lps): Macaristan’ın Belgrad büyük elçisi dün tevdi edilen notada, Rajk dâvasından dinlenen tanıkların rollerini iyi ezberlemiş aktörlerden ibaret oldukları ve muhkkemedie başlıca mü t tellimin Yugoslavya olduğu bildirilmektedir.
Nota şöyle devam etmektedir:
Meşru Yugoslav hüküm etini devirmek ve Sovyetlerin, Yugoslavya’da Macaristan ve diğer halk demokrasilerine kabul ettirmiş olduğu hükümetler gibi, Moskova'nın emrine körü-körüne itaat eden bir hükümet kurmak İçin Sovyet Rusya tarafından hazırlanan komploya Macar hükümeti iştirak etmiştir.
lavya aleyhine yapılmış olan hasmane hareketleri haklı göstermek maksadlyle tcrtlbedH-mlş olduğu belirtilmektedir.
Nota şu cümlelerle sona ermektedir:
Macaristan adlı bir komedi hazırlıyarak Yugoslavya’yı ’in-kılşp aleyhtarı bir komplo tertip etmekle itham eylemiştir. Bizzat Macaristan Rusya ve diğer komünist memleketler tarafından Yugoslavya’da ter-übedilen komplolar bu nevi-dcndlr.
Arnavutluk Belgrad a bir nota verdi
Tiran 25 (AA.) — (Afp): Arnavutluk Telgraf ajansının bildirdiğine güre, hükümet Yugoslavya’ya yeni bir nota göndererek harb suçlusu telâkki ettiği Ton Kezl ve Dan Kalo-şi’nln kendisine teslimini istemiştir.
Notada Arnavutluk hükümetinin bu mevzuda Yugoslav hükümetine birçok kereler müracaat etmekle beraber kati bir cevap alamadığı hatırlatılmaktadır.
Bulgar köylüleri buğdaylarını vermiyorlar
Sofya hükümeti köylülere silâh kullanmağa başladı
Londra 26 (AA.) — (LPS): BuİKarlstandan gelen haberlere göre mahsulün hükümete verilmesine köylülerin muhalefeti o kadar artmıştır kİ, hükümet gazeteleri, köylüleri buğdaylarını vermeye icbar için silâhlı kuvvetlerin harekete getirildiğini açıkça yazmaktadırlar. Bu muhalefet bütün memlekette görülmekte ve bilhassa Karadeniz sahilinde ve Sofya bölgesinde şiddetli olmaktadır. Hû-kûrnet makamları köylerdeki
komünist partisi şubelerinin de ekseriya köylülerle birlikte muhalefet etmeleri ve mahsulü almak İçin köylü üzerinde tazyik yapmamaları keyfiyeti karşısında endişe duymaktadırlar.
Komünist partisinin gazetesi Rabotniçesko Delo, baza köylerde rejime düşmanlık tezahürleri görüldüğünü ve köylülerin buğday lan m saklayarak hükümete vermeyi reddettiklerini açıkça yazmıştır.
Kırdar
(Baş tarafı 1 inci sahifede)
Rus atom bombası
vapuru
Fenerbahçe atletizm karşılaşması
Dün Fenerbahçe stadında Fenerbahçe - Suriye takımı karşılaşmasından evvel Fenerbahçe atletizm yapramı yapılmıştır. Bu müsabakada en iyi dereceyi Halûk Rem an 100 metreyi 11.1 de koşarak yapmıştır. Galatasaray B -
Beyoğluspor B
Dün Mecidlyeköyünde Gala-Itasaray B lakımı. Beyoğluspor B takımım 5 - 0 yenmiştir.
Vefa stadındaki maçlar
Çün Karagümrüktekl Vefa ■ st asın da, Vefa kupası maçlarına devam edilmiştir. Karagüm-rük Davutpaşayı 2-0, Vefa Kasımpaşayı 5-1, Adalet de : Süleymaniyeyi 3-0 yenmişlerdir.
Beşiktaş 5 - Altay 0
İzmir 26 (Akşam) — Beşiktaşlılar, sıfıra karşı 5 sayı ile AJtaylılan yenmişlerdir.
| Beşiktaş her iki devrede de
—-----!-•>.>-------} |j|_
rinel devrede 4, ikinci devrede de 1 gol atmıştır. Beşiktaş bugün ikinci maçını İzmir Demir-spor takımiyle yapacaktır. Avusturya 3 -
Çekoslovakya 1
Viyana 25 (AA.) — AFP: Bugün yapılan millî futbol maçında Avusturya, Çekoslovakyayı 3-1 mağlûb etmiştir
Makinelerindaki ârızayı tamir için havuza alındı
İstanbul - İzmir sürat seferini yaparken makineleri arıza-ya uğnyan »Tarsus» yolcu gemisinin ânzası, Midilli açıklarında, Kadeşle gönderilen tek-nLsiyenler tarafından tamir e-dllmiış ve gemi yedeğe alınmadan, kendi makineleriyle saatte 11 mil hızla dün sabah saat fi da limanımıza gelmiş, Kabataş önünde demirlemiştir
Tarsusun yolcu ve yüklerini Kadeş, İzini re götürmüş bulunmaktadır.
Tarsus'un makinelerindeki â-rızaııın tamamen giderilmesi 1-çin havuza alınmıştır
yına giderek Cumhurbaşkanı I-le uzun müddet görüşmüştür. Dr. Lûtfl Kırdar'ın Cumhurbaşkanı ile yaptığı bu görüşmenin, kendisinin Manlsadan aday gös terilmesiyle alâkadar olduğu, söylenmektedir.
İstanbuldan Ekrem Amaç aday seçildi C, H, P. İl yoklama kurulu dün sabah saat 10 da İl merkezinde toplanarak Daimi encümen âz,alarmdan Ekrem Amaçı milletvekili namzedi seçmiştir.
LllUDCllU Ull IJI
nerbabceye llt golü kaaan*r* I
_ . . _ .........rlncl devrede 4 tklnrl deı;
Bu golden sonra Fenerlilerin işi sıkı tutup gol adedini fazlalaştıracağı beklenirken, İş berakis aldu. Sanlâcivertll hücum hattı yavaşladı 7e çok gol atmış bir şekilde ve rakibiyle alay eder bir tarzda oynamağa başladı.
Fenerin ikinci golü
32 nel dakikada gene Lefterln bir pasından istifade eden Ah-
Celâl Bay r
(Boş tarafı 1 inci sahiTede)
M. milletvekilliği seçimlerine temel olmak özere muhtar ve belediye seçimlerinin öne alınmasının büyük bir ehemmiyeti vardır.»
Para meselesi
Celâl Bayar. memleketimizde bir «para meselesi» karşısında bulunduğumuza da işaret etmiş ve demiştir üt
e— Para meselesinin selâmetti bir yolda tanzim edilmesi I-çin başlıca üç esas mühimdir: Birincisi memleketin İktisadi bünyesine uygun denk bir bütçe, İkincisi dış ticaret ve tediye üçüncüsü da emniyet faktörü denilen hükümetin mal! politikasına karşı itimat meselesidir. Bilindiği gibi bunlar klâsik hale gelmiş esaslardır.
Bunları söylemekten maksadım; para meselesinin hallinde bile itimat faktörünün büyük ehemmiyetine işaret etmektir. Tıpkı bunun gibi, millet İşlerinin selâmetle yürüyebilmesinde milletin hükümete karşı tam bir İtimat beslemesine bağlıdır Bunun şimdiki hale göre birleLk şarta İse hükümetin milletin re-yHe İş başına gelmişlerdir. Onun İçindir ki; seçimler hiçbir kimsenin şüphe ve tereddüdüne ma hal kalmıyacak bir dürüstlük ve emniyet İçinde cereyan etmelidir. Demokrat Parti gayetlerini bu nokta üzerinde tek-
propagandası
Belediyenin Türkiye millî talebe federasyonuna yardımı
Tiirklye Milli Tûlebe Federasyonu, Belediyenin federasyona yapacağı 10 bin liralık para yardımına alt formalitenin tamamlanması için bir dilekçe He Belediyeye müracaat etmiştir. Belediyenin yapacağı yardım. Federasyonun mübrem ihtiyaçlarına, beynelmilel harici temaslara katılabilmek için Milli Eğitim Bakanlığının vereceği ödeneğe takviye olarak kullanılacak ve mühim bir yekunu muhtaç talebeye tahsis edilmek üzere Birliklere verilecektir.

Avrupaya silâh yardımının harb doğuracağı iddiasında
Selimiyede ve Çubukluda iki boğulma
Selimiyede Haydarpaşa çıkmazında oturan Safiye Özdalann
uıuıı-LVCK.IU nanııcoı seçmiştir. . _
Dünkü toplantıda 212 âza ha-1^^™. ar bulunmuş, yapılan rey tas- r nlflnde Ekrem Amaçm 140, Vasfl Aktln'in 34, Hiısrev Gerede'nin 32, Hamlt Oskay’m4, Safiye Bibinin 1 oy aldıkları görülmüştür.
Istan bulda ki diğer münhal milletvekilliği adayını, parti tüzüğü gereğince 3 ekimde toplanacak olan Parti divanı seçecektir.
C. H. P. mahfillerinde beliren kanaat, Parti divanının Atıf Ödülü namzet göstereceği merkezindedir.
C.H.P. namzetleri
Ankara 26 (Akşamı — 16 e-kimde yapılacak ara seçimleri İçin gösterilecek parti adaylarını seçmek üzere dün n vilâyette C. H. P. yoklamaları yapılmış ve bu voklamalar neticesinde adaylar tesblt edilmiştir.
istanbuldan avukat Ekrem Amaç, Kastamonudan Ankara yargıçlarından Cemil Atay. Tokattan Niksar Daimi encümen üyesi Mustafa Özden, Muştan Cumhuriyet Halk PartlsJ tl başkanı Hamdl Dayı. Bursadan Ziraat Bankası idare meclisi reisi' Muhlis Erkmen (eski Ziraat Ve-1 kili). İçelden serbes doktor AH Menteşoğlu, Manlsadan latan- ■ bul Valisi ve Belediye Başkanı Dr. Lûtfl Kır dar. BiUisten C. H. P. İl İdare kurulu başkanı Ziya'
(Raş tarafı 1 inci sahifede l kan. İngiliz ve Kanarla atom uzmanlarının Sovyetlerin atom . bombası hakkında kati malumata sahip bulundukları bildirilmektedir. İlâve edildiğine göre, bu bombanın nerede patladığı ve ne derecede kuvvetli olduğu anlaşılmıştır.
Amerikanın salâhiyeti! çevreleri şu hususu da belirtmektedirler: «Bir tek atom bunı-ı bir işe yarayabileceği günler artık geçmiştir. Bunun sırrını bilse bile Rusyanın ser! halinde imalât safhasına geçmesi uzun zaman Istlyecektir,
Atom uzmanları Rusyanın u-ranium kaynaları üzerinde ısrarla durmaktadırlar. Bunların belirttiklerine göre, Rusya yalnız Çekoslovakyadaki madenlerden Uranilum çekebilmektedir. Bu madenler İse seri halinde İmalât yapılmasına hiç de elverişli bir manzara arzet-memektedlr. Diğer taraftan Rus yanın içinde uranlum madenleri bulunduğuna, dair hiç bir emare mevcut değildir,.
Ayrıca SovyeUeria elinde bulunan uçaklar uzun menzilli savaşlara girişebilecek kabiliyeti haiz değillerdir. Batının hava kuvvetleri ise Rusyanın bu u-çaklannı imha edebileceği gibi diğer taraftan Rusyanın içerilerinde bulunan atom merkezlerini de kısa bir zaman İçinde tahribedebilecekUr.
Batıklar atom bombası stoklarını arttıracaklar
Londra 25 (AA.) — (United Press): öğrenildiğine göre A-merikan, Ingiliz vc Kanada uzmanlan bu hafta İngiltere'de gizil bir toplantı yaparak ura-
yanında misafir yirmi dört ya- cebeloğlu. Urfadan diş tabibi( nlum arama ve çıkarma işle-şında Fatma Katar, evin karşı- Haşan Oral, Mardlnden Tunceli J rinde yeni metodlar kullanmak suretiyle atom stoklarını arttırma çarelerini ince’iyeceklerdlr. Londra gazetelerine göre bu toplantıya 30 kadar uzman
Washington 25 (A. A.) , , ___________t _______________
(United Press); Cumhuriyetçi!sındakl arsadaki kuyudan su j ağır ceza yargıcı Şemseddln Ek-Ayan iiyesl Robert Taft, Ame- 1 çekerken muvazenesini kaybe-rlkan Broadeastlng Company derek düşmüş ve boğulmuştur, tarafından radyoda yapılan1 Çubukluda bir barakada otur-bir mülakatta Rusyanın atom makta olan Fatma Koçak aya-bombasına malik olması habe-jmn üç yaşındaki oğlu Haşan rinln Amerikanın Avrupaya sİ- (Kocakaya da, bahçede oyna- ■ lâh yardımı yapılmaması için makta iken oradaki bir kuyuya ' düşüp boğulmuştur.
Her iki vaka hakkında savcı- ' lıkça tahkikat yapılmaktadır. J
mûcblr bir sebep teşkil ettiğini söylemiştir.
Şimdi seçim propagandası yapmakta olan Taft «Paramızı Avrupada boşuna dağıtmaktansa kedi hava ve savunma kuvvetlerimizi desteklemekte kullanmalıyız» demiş ve Avrupaya silâh yardımının sulh değil, ı harb doğuracağını İddia elmiş- , tir.
men aday seçilmişlerdir.
Yeni seçim tasarısı
_ , - mpıaııu;» av nuuıu uuuuj
hakkinaakl sorular İştirak edecektir. Sanıldığına Ankara 26 (Akşam) — Yeni ----- 1----“ —
seçim kanunu tasarısını İncele- ya 'da bir atom Inruâta olduğu meğe başlayan İlim heyeti, bü- hakkmdaki haber açıklanmadan tün partilere müracaat ederek önce alnmıştıir.
tasan hakkında ne düşündük- I _____________
lerlnl sormuştu. ’ttij-
cumhuriyet Halk Partisi ge- Uludağ sanatoryomu nel İdare kurulu bu müracaatı üzerine bütün İllerdeki C.HJ*. I
11 idare kurullarından bu hu-
sustaki mütalâalarını süratle bildirmelerini^ İstemiştir. j:
göre bü toplanma karan Rub-
slf etmiştir, ve onu bu yoldan hiçbir kuvvet alıkoymıyacak-tır.»
Bayar. Seçim kanunu tasarısı hakkında D. P. telşkllâtmın mütalâaları alındıktan sonra parti görüşünün İlmi heyete bildireceğini söyliyerek nutkuna son vermiştir.
kışın da açık bulunacak
Bursa 25 — UludaS sanatoryumunun kışın da açık bulundurulması kararlaştinlmış olduğundan, müessese İngiltere den 27.000 liraya bir kar temizleme makinesi sa’ın almış vs İnglltereden bu makinenin yola çıkarıldığı bildirilmiştir. Kaı makinesi Uludağ yolunun 24 kilometrelik kısmını vesaite dalma açık bulunduracak, bu suretle sanatoryomun kış faaliye-ı -----, - -- . - ------—«j hal
kİ haberlerin aslı olmadığı an- gün uçakla Amman’a dönecek- memlelu i i r. izdeki kış sporeulu-laşılmıştir. | tir. t gunda çok 4aydalı olacaktır.
îzmirdeki yangın tahkikatı
i genişletiliyor
' İzmir 26 (Akşam) — İzmirln, milyonluk müesseselerinden blrf olan Şark Sanayi kumpanyası' fabrikasında çıkan yangından dün bahsetmiştik. Tcsblt edildi-i ğine göre zarar 250 bin lira raddesindedir. Adliye ve zabıta Plzarro muhribi ile buraya ge-tahldkatı genişletmektedir. jlen Hâşlml Ürdün Kıralı Ab-
Yangın esnasında ateşi sön- ‘ dullah şerefine Cumhurbaşkanı dürmekte olan İtfaiyenin hor- Re kabine tarafından bir ziya Cet _____
taunlarının kesildiği hakkında- [ verilmiştir. Kıral Abdullah bu-, tl devanı edeceği gibi, bu
Ürdün Kiralına Beyrut’ta ziyafet
Beyrut 25 (AA.) — (United Press): Dün İspanya bandıralı
23 Eli Al
AKSAM
Sahlfp 3
■\KŞlM^KŞAMğ|
Maneviyat bezirganları
Orta okul ve lise'er

Bu sabahtan itibaren tedrisata başlıyorlar
zît a türkün hüviyetini tali rif etmemelerini sayın bezirganlardan rica ederiz.
Bezirganlar, halkın din duygularını nakde tahvil etmek için ellerinden gelen kurnazlığı ardlarına koymuyorlar. Keseleri, kasaları doldurdukça kis İris güldüklerinin, yanlarında imişiz gibi, farkındayız- Felsefede Kel-bivyun diye bir mezhep vardır; muhtelif dillerdeki (>si-nik- kelimesi, bu kelbiyyu-nun yılışık, sırnaşık soku hışlarım, sırıtışlarını ifade e-der. İşte mukaddesat bezirganlarını öyle kelbkârî gülüşürken uzaktan uzağa görüyor gibiyiz. Din ehli de. lâyiklik taraftarları da öylelerinin istihza mevzuu olamazlar.
Mutaassıp muhterem ihtiyarlardan inkılâpçı sayın gençlere kadar bütün millet güzel duygulan istismar va-birleşik cephe kurmalıdır tir.
Bu sene orta okullarla liselere | yeni kaydedilen öğrencilerin Geçen gün Sultanhama-! sayısı, henüz kati olarak tesbit mı taraflarında yürürken.1 edilmemişse de söylendiğine Atatürkün birçok hocalar a- göre geçen yıllara nazaran daracında ellerini açmış, dua ha azdır. Liselerin 4 yıla çıka-ederken resmini £,___________
Büyütülmüş. Satışa çıkarılmıştı. Millî Mücadelenin başladığı sıralarda. Mustafa Kemal, camiamızın bütün kuvvetlerinden istifade için hacıları, hocaları dahî kullanmıştı; Doğru. Bu kabil nemler mevcuttur ve tarihin malıdır. Fakat, sokakla-rım”da ve nakil vasıtalarınızda hattatlık ve tezhip şaheserlerinden ' ibadet ki-tanlarına kadar türlü unsurların miirtcciane hisleri gıcıklayıp bezirgâırhğa âlet edildiği şu devirde, üstelik. Atatürke ait hâtıraların bu kalabalığa karıştırılmasını, ve halimize bıyık altından gülünmesin! hiç arzu etmiyoruz.
Dost tenkidi darbe değil hizmettir
Ahmet Emin Yalman bugünkü başmakalesinde Selim Ratıp Emeç ve Zeynel Sun’a sevap vererek D. P. yi ienkad etmesinin esasları üzerinde dur-mnkta ve şöyle demektedir:
Hoşumuza gitsin, gitmesin,
Bütün yurtta olduğu gibi şehrimizdeki orta okullarla II- ' 3cier, sanat okul ve enstitüle- i , ille ticaret okulları bu sabah- i lan itibaren yeni ders yılı og-, Halk Partisi vardır. Ortada mii-retlmlne başlamışlardır.
İlkokullar da önümüzdeki cu- görünmüyor. Eğer maksadı-marlcsi tedrisata bavlıyacak- m]Z iktidarı zaptetmek değil, iardır. Milli Eğitim Bakanlığı. ÇOk partili bir demokrasi yahu sene şehrimizdeki lise ve or- ( ratmak ise elbette Halk Parti-ta okullarla öğretmenler ara-)3[ne kuvvet şırınga etmeğe ve ’ sında hayli değişiklikler yap- ûnu yaşatmağa çalışacağız. Tâ mıştır. Evvelce haber verdiğimiz ki bu parti nefsine güvenecek, " gibi bazı okullar kapatılmış, j emniyet duyacak ve hile ve Zebanları birleştirilmiş, buna Sat yollarma sapmak ihtiyacm-* mukabil de İki yeni orta okul dan kurtulacak bir hale gelsin, açılmıştır. Kapatılan okullar-1 dan alınan öğretmenler yeni açılan veya birleştirilmek surenle sınıf sayısı artan okullara ' verilmişlerdir. Öğretmenler a-
_________ rasında yapılan değişiklikler', va-'dün akşama kadar okullara ve yapmak ist iyeni ere alâkalı olanlara tebliğ edilmiş-
[rakabe ve muvazene vazifesine ehil olabilecek başka bLr parti
lar.
gördüm-1 rılınas* üzerine rağbetin azal-"’cıkarıl- dıgı iddia ediliyor. Buna mu-
kabil sanat okullarına ve bilhassa kız sanat enstitülerine yazılanlar artmıştır. Bu sebeple şehrimizde yeni sanat enstitüleri açılmıştır.
Teknik
Üniversite
Derslere 17 ekimde başlanacak
Atatürk elbette İslâm di-nî ildendi yalnız siyasî sebeplerle değil, samimî ola-' rak da dun ettiği ve namaz kıldığı olmuştur. Netekim insanlık tarihinin diğer bir biiyiik inkılâpçısı olan Protestanlık mübdilerinden Liithcr'in kardinaller karşısında Katolikvarî diz çöktüğü kaydedilmiş olsa gerek. An «'ak Lüther'in hüviyeti bu delildi. Onun o halinde tasvirini neşrederek Katoliklik propagandası yapılmaz. Boy le bir hareket, olsa olsa isti! ’adır. Protestan muhitleri hazmetmezler.
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın?
de. demokrasi dâvasına da en büyük fenalık olur. İtidalli bir görüş sahibi olan iki kulem arkadaşımın bunu takdir edeceklerini umarım. . (
Herşey kanun çerçevesi içinde olmalı
YENİ SABAH’m başmakalesinde yeni kanunlar hazırlandığı, hükümetin bu kanunlara uymak mecburiyetinde olacağı belirtildikten sonra şöyle denmektedir:
Kanun hükümlerine riayet hususunda önayak olmak vazifesi, tabiatiyle, hükümete ve iktidar partisine terettüp eder. İktidar ve çoğunluk partisi, şu veya bu vesile ile kanun hudutlarını aşar ve yahut kanun hükümlerine uymakta (anlliil e-derse başka partilere ve memlekete en fena bir örnek vermiş olur.
Demokratik bir idarenin kapısını açmak niyetindeyiz. Pll-hakika İktidar partisinin İnat ve bazı mahfillerin şahsî menfaat endişeleri, sımsıkı tıkanmış olan bu kapının aralık e-dUmesine bile bir türlü razı olmuyor amma, nihayet bu te-
ra dayatılacaktır. Bu değişik.-’ ilkler yapılınca ve önmüzüd^kl genel seçim de gelip çatınca, hükümet tarafı ve çoğunluk kanur^ hükümlerine boyun e-ğince milletin arzusu ayan beyan belli olacaktır. z
*
Gelen seyyahlar
Her iş yarım kalıyor,
1948 senesi zarfında
12,147 seyyah geldi
' Netice şuraya varıyor ki ben Demokrat Partiden gayede değil. vaziyetin teşhisinde ve ga-'yeye varmağı temin edecek usul ve vasıtalarda ayrılıyorum. İktidara namzet bir parti, tenkide tahammül imtihanını mu-lefette iken geçirebilmen ve bilhassa dost tenkidini bir darbe değil, bLr hizmet saymalıdır.
Demokrat Partiyi körkörüne I merrüd ve inadın sonu gelecek -pöhpöhlemek ve bir taraflı ten- tir. Dürüst bir seçim kanunu kid ölçüleri kullanmak, mem- hazırlanmaktndır. Matbuat ka-lckete de, Demokrat Partiye 1 n unum uz daha liberal esasla-
Türk petrolü
Ereiimend E. Talıı SON POS-TA’daki fıkrasında İşlemeler Bakanının Raman petrolü iıak-kındaki beyanatına temas e-derek şöyle demektedir:
Ramanda fışkırtmağa muvaffak olduğumuz petrolün daha kim bilir nerelerde benzeri vardır? Gel gelelim kendimizi politika hummasına kaptırdığımızdan beri karınca gibi çalışacak yerde ağustos böceği gibi ötmeyi tercih eder olduk Bu Bu yüzden de, esasen bozuk olan iktisadi düzenimiz daha ziyade bozulmağa yüz tuttu.
Atatürkün devrinde ne de güzel hız almıştık!. Sonradan, Denizyollarının mahut türbinii gemilerine döndük Hızımızı kaybettik; yavaşladık.
Onun İçin, diyorum, kendi pertolümüze elbet bir gün kavuşacağız. Lâkin, bu vuslatın vadesi hakkında sayın Bakan kadar iyimser olamıyorum, ne yalan söyliyeyim?
1943 senesi zarfında memle-’ ketimize 12,147 seyyah gelmiş,' 3074 kişi de transit olarak Tür-' kiyeden geçmiştir. j
Memleketimize gelen seyyahların en mühim kısmını Yunan- ] lıiar teşkil etmektedir- Geçen sene Tiirkiyeye 2.132 Yunanlı, 1897 İngiliz. 1669 Amerikalı, 1093 Suriyeli, 764 Lübnanlı, «63 Fransız, 662 Iraklı. 629 İtalyan, 425 Iranlı, 293 İsviçreli, 218 ts-veçli. 180 AvusturyalI, 140 HollandalI, 157 Çek, 103 Belçikalı, 102 Alman, 106 Mısırlı, 95 Filistinli, 82 Macar, 36 DanimarkalI/ 39 Hicazlı, 4 Arnavut, 7 Çinli, 4 Estonyalı. 8 FinlandiyalI, 8 Po- I lonyalı, 16 Rumen, 20 Yugoslav, 1 Rus seyyah gelmiştir.
Transit olarak Türkiyeden geçenlerin başında İraklılar bu -! Ummaktadır. İraklılardan son-' ra İranlIlar, Amerikalılar. Lübnanlılar ve İngilizler gelmektedir.

İstanbul Teknik üniversitenin bütün fakültelerinde tedrisata 17 ekimden itibaren başlanacaktır. 17 ekim sabahı üniversitenin yeni ders yılının başlaması dolayıslle akademik tören yapılacaktır. Aynı günün akşamı da Talebe Birliği, Taksim Gazinosu salonlarında bir yemekli toplantı tertlpliyecek-tir.
Profesör Feridun Ansan Amerika’ya gitti
İstanbul Teknik unlvresltesl inşaat fakültesi Dekanı Prof. Feridun Ansan, bazı tetkiklerde bulunmak üzere Amerlkaya gitmiştir. Kendisine Prof. Malik Sayar vekâlet etmektedir.
Piyasada eskisi kadar bol cam yok
Üzüm, pamuk ve tülün rekolteleri yine iyidir
Yalnız incir mahsulü 35 bin ton kadar tahmin edilmişken havaların müsaadesizliği yüzünden 15 bin tona düştü
Öğretmenler
İlkokul öğretmenlerinin tâyin, nakil ve tahvilleri
İngiliz havacıları şerefine öğle ziyafeti
Şehrimizde misafir bulunan İngllb, havacıları şerefine dün saat 13 de hava kuvvetleri komutanlığı tarafından Tarabya-dak İKonak otelinde bir ziyafet verilmiştir.
Dün akşam saat 21 de Vali ve Belediye başkanı Dr. Lûtfi Kır-dar tarafından da İngiliz havacıları şerefine bir ziyafet verilmiştir.
İzmir limanımı-n biı
Ankara 25 (Akşam) — Milli Eğitim Bakanlığı ilkokul öğretmenlerinin tâyin, nakil ve tahvilleri hakkında yeni bir yönetmelik hazırlamıştır. Buna nazaran öğretmenler valiliklerce tesbit edilmiş olan istihdam yerleri dışında herhangi bir sebeple çalıştınlamıyacaktır.
Nakil ve becayiş istekleri öğretim. süresinde nazarı dikkate alınmıyarak tatil aylarında yapılacak, kendi isteklerile nakledildikleri yerde öğretmenler en az 3 sene çalışacaklar, nakil dileğinde bulunacaklar yolluk istemiyeceklerine dair bir teah-hütname imzalıyacaklar ve meslekten ayrılmış olup yeniden mesleğe dönmek isteyenler Bakanlıkça tesbit edilecek yerlerde çalıştırılacaklardır.
Millî basketbol takımımız 30 eylülde hareket edecek
İtalyada Napoli şehrinde yapılacak Aldo Malrano kupası basktebol maçlarına iştirak e-decek Milli basketbol takımımızın çalışmaları Teknik üniversite spor salonunda devam etmektedir. Takımımız 12 si o-yuncu ve ikisi idareci olmak ü-zere 30 eylül cuma günü Ankara vapuru ile İlalyaya hareket edecektir. Türkiyeden başka müsabakaye giren takımlar1 Mısır. Fransa. Yunanistan ve Hollanda'dır,
Atatürkün de şahsiyeti malûmdur; tarihçe tasnif edilmiş, mertebesine ulaşmıştır. “ ‘
şekilde kartındaki şeytaneı sağ cenahtan sol cenaha kadar hiç bir akı] ve iz’an sahibinin dikkatinden kaçntaz. Bu. [ 6ui çevreler yerli cam Lstlhsalâ-Rahmanla değil. Şeytanlarının yeterliğinde ısrar ederler-»(r«MU c„.,_ ken yücçar da ftltslnl jddla et-
mektedir. Cam aldığımız memleketler Belçika, İtalya, Fransa, Hollanda .Polonya, Çekoslovakya ve Romatıyadır. Bakanlığın
Onun hâtırasını o pazara çıkarmak
Bu sene piyasada geçen yıllardaki kadar cam bulunamamaktadır. Bunun sebebi hükümetin Paşabahçe Şişe ve Cam fabrikasının istihsal kapasitesini göz önünde tutarak cam ithalâtı İçin aldığı tahdit kararıdır, fi-
iljrHidir. Mi'rtünıanlar Şeytanı resmederler!
Ehli imanın ne duasına,
ııe senasına, ne savmine, ne ise bu memleketlerden yapıla-^kâtınai cak cam ithalâtına lisans ver-” ' x verilme- mecjiğl İleri sürülmektedir. Diğer taraftan Paşabahçe fabrikasının montajı biten yeni makineleri do çalışmaya başlamıştır.
salâtına. hnccine, j karışan var. Zekât verilme-' sini bilhassa tavsiye ederiz.' Lâkin, sokaklarımızda ve nakil vasıtalarımızda böyle hüviyet tahriflerine, bu tarih sahtekârlıklarına, bıı govgoy sadalariylc ve medrese kaçkını edalariylc, hi-ramaz oğlanların avaz avaz namaz niyaz kitabı «atmalarına hayırlısivle son vermelidir. Yoksa, şehrimiz, lâyık bir Cumhuriyetin mûtat1 manzarasını arzetmemeğe başladı. Bu manzaıalar, İslâmî dahi değildir.
İbadet gibi, kabahat de gizli olur. Menfaatçi beztr-gânların dini kar ve ihtikâra âlet etmeleri, üstelik lâyik Cumhuriyeti alaala-heye almaları, kabahatten büvük suç olduğuna göre gizlenmeğe mecbur tutulmalı.
Gafı! avcıları kenara köşeye sığınsınlar bakalım!
Yakıt meselesini için tetkikler
hal
İzmir (Akşam) — Ege bölgesinin bu seneki İstihsal durumu iyi görülmektedir. İhracat mahsullerimizden üzüm, pamuk ve tütün rekoltelerinin nisbeten memnunluk verici halleri karcısında yalnız incir rekoltesi düşüktür.
Türklyenin birinci derecede ithalât limanı İstanbul, fakat birinci derecede İhracat limanı İzmirdir. Harb sebebiyle çok aksamış olan İhracat, şimdi normale doğru yönelmiş ise de Avrupa memleketlerindeki mahreç memleketlerin ehemmiyetlilerinin hâlâ işgal altında bulunmaları. ithalât ve İhracatını işgal makamlarının müsaade ve kon-trolları altında yapmaları do-layıslyle harbden önceki miktarlara henüz yükselmemiş bulunmaktadır. Ancak durumdaki salâh celle tutulur, gözle görülür» kabllindendlr.
Ege bölgesinin uzum rekoltesi 60.000 ton tahmin edilmektedir. Geçenlerde Manisa havalisinde mühim miktarda üzümün açıkta. sergilerde bulunduğu sırada başgösteren yağmur tehlikesi, müstahsili hayli karkutmuş İse de yalnız Alaşehir havalisine yağmur düşmüş ve bu bölgede bağlardaki sergilerde bulunan üzümlerin bir kısmı ıslanmıştır. Yağmurdan ıslanan üzümler, kalite bakımından çok kaybetmekte. bu hal .bittabi flate de 1 müessir olmaktadır.
' İncir mahsulüne gelince, bu sene havalar Eğede tuzlaca serin devam ettiğinden rekolte İlk tahminlerden çok düşüktür. Ü-’ züın mahsulü için olduğundan ' daha fazla sıcak hava ve inbat 1 rüzgârı İsteyen İncir bahçeleri, ıkllnıLtıde hasıl olan ve sebebi bilinmeyen değnşlkllk yüzünden
1 pek az mahsul vermiştir.
I İlk tahminler 33 - 35 bin ton
II iken daha sonraları bu miktar ; 22 bin tona ve nihayet şimdi
115.000 tona düşmüştür. İncirin bu şeklide az oluşu, flatlerde müessir olmuştur. Perakende 'suretiyle 100 - 110 kuruşa satı-
(Vâ - Nû>
Yetkili çevreler tarafından verilen malûmata göre halen Ankarada Bakanlıklar arası bir ; komisyon memleketin yakıt me-! selesini halletmek için çalış-1 makta ve mesaisinde hayli İlerlemiş buiunnıoktadr. Bu husus-. la yetkililerin kanaatine göre ' yakıt meselesi yalnız kok sıkıntısı demek değildir. Kok sıkıntısının sebebi bu cins kömürün ’ diğer yakıtlara nazaran daha ı uçuz ve daha ekonomik olması ı ve bu yüzden halkın bu kömüre rağbet etmesidir. Bu İtibarla diğer yakıtların fiatlert ucuzlatıl-dığı takdirde muhtelif madde-! terin yakılacağı ve bu suretle (.
yakıt derdinin halledileceği t ah- lan İncirin borsadaki satış flatf ,min edilmektedir, [54 - 57 kuruştur. Aydın havali -
sindeki İncir Tarım Satış kooperatifleri ortakları, bu durum karşısında güçlükle elde edebildikleri incir mahsulünü daha iyi flat bulduklarından ve daha da bulacaklarından kooperatife vermemekte, serbes piyasada satmağı tercih etmektedirler.
İncir Tarım Satış kooperatifi; diğer kooperatiflerle birleşmiş halde birliğe dahil İken ortakların olağanüstü kongre kara-rlyle birlikten ayrılmış ve İstiklâlini İlân etmişti.
Bazı haberlere göre kooperatif incir müstahsillerinden, yani ortak çlfçllerden İncirlerini kooperatife vermelerini istemiş, taahhütlerini yerine getlrmlyen-ler hakkında ortaklıktan çıkarma muamelesi yapılacağını bölgede yaymıştır.
Eğe bölgesinin bu seneki pamuk rekoltesi İlk zamanlar İki yüz bin ton tahmin edilmişti. Ancak son tahminler, bu miktara yükselemiyor. Hâlen Ege bölgesinde bu sene yetişecek pamuk mahsulünün 150 - 160 bin top tutarında olacağı anlaşılmıştır. Bu rekolte, geçen seneklnden çok fazladır. Bu sene, pamuk mahsulünden memleket ihtiyacından artan miktarının ihracı yoluna gidilmesi muhtemeldir.
Sümerbank. pamuk bölgelerinden ve İzmir bordasından pamuk almak üzere hasırlanmaktadır.
Başlayan Tarım Satış kooperatifleri kongresinde mahsul ve kooperatif ortaklarının durum ve ihtiyaçları üzerinde güzel kararlar beklenmektedir.
Millî oyunlar festivaline griden Türk ekibi
Venedlkteki milli oyunlar festivaline iştirak İçin İtalyaya giden Türk ekibi bugün Umanımıza gelecek olan Ankara vapurile dönmektedir. Ekibi karşılamak üzere Eminönü ve Beyoğlu Halkevleri hazırlıklar yapmaktadırlar.
Aynı vapurda Halkevleri başkanı Dr. Fahreddtn Kerim gök-ay da bulunmakladır.
3© Eyüûıö akşamına kadar açıları 150 lira bakıvelı tasarruf hesaplan
1 Kasım
tarihinde çekilecek
Kadın hesapları
özel ikramiye çekilişinden faydalanırlar.
Gişelerimizden broşür alınız.
Türk ye İş Bankası
İsveç kralı hasta
Türk - Alman ticareti
Almanyadan gelen mlaûma-ta göre eylül ayı başından beri Frankfurtta. Türk - Alman ticaretini teşvik maksadile kurulan daimi bir ithalât, - ihracat borsası faaliyete geçmiş bulunmaktadır. Borsa Frankfurt borsacının bir odasında her pazartesi ve perşembe günü toplanacak ve spiker vasi t asile Alman-veya Tûrklyeden gelen talep ve teklifleri ilân edecektir.
İsveç Kıralı Beşinci Gustave'm hastalandığını ve bir hastaneye kaldırıldığını telgraflar haber vermişti. Hastalık bronşit ve z&fiyettlr. Mamafih kiralın sılıati endişe verici gibi değildir. Kıra! hastalık yüzünden bu sene İlk defa olarak ava yldemiye-cektir. Yukarıda kiralın son cesimlerinden oiri görmüyor.
Tatbikat sahasında verimli tesirleri henüz görülememekle beraber, memleket zi-raatinin inkişafı yolunda i-ierleme hamleleri günden giine hızlanıyor. Ziraat mütehassıslarından müteşekkil sekiz kişilik bir heyetin yakında Ameri katlan memleketimize geleceğini, burada Tarım Bakanlığının emrinde çalışarak köylümüze istihsal metotlarını, hastalık ve böcekle mücadele usullerini öğreteceklerini gazeteler bildirdi.
Asırlarca kara sapandan kurtulamıyan lîraatimize karşı Cumhuriyet devrinde de kâfi bir alâka gösterilemedi, bu yolda alınan noksan tedbirlerin hiçbir faydası görülmedi.
İşler esasında yanlış tutuldu. bazı sahalarda ilerleme hamlelerini uzun atlamaya çevirdik, kötüden birdenbire cok iyiye geçmek hevesine kapıldık. Ziraati-ınizi inkişaf ettirip toprak istihsalini arttırmak suretiyle evvelâ dış piyasalara bo| mahsul ihracı imkânlarını temin edecek verdc bu işi yarıda bıraktık, titiz bir kıskançlıkla kendi İptidai maddelerimizi kendimiz işlemeğe kalkıştık.
Zamansız girişilen bu sanayileşme politikası hem toprak islerimizi sekteye uğrattı. hem sanayi sahasında tam bir ilerleme sağlıyama-dı.
Sulama ve vol islerinden evvel fabrika bacası dikmeğe özendik ve bunu devletçilik çemberinin içme soktuk: neticede randıman düştü, maliyet yükseldi, yabancı sanayiin rekabetinden korunmak için tahdit tedbirlerine baş vurmak zarureti hasıl oldu, böylelikle memleketle sunî bir pahalılık meydana geldi.
Bugün mağaza vitrinlerinde kumaş toplarının üzerine iri harflerle yazılmış levhalar kontıhtyor: «Halis İngiliz ipliğinden mamuldür».
Demek ki iptidaî maddelerimizi kendimiz işlemek hevesiyle giriştiğimiz sanayileşme işini de beceremedik; pamuklarımıza, yünlerimize dışarıda müşteri arıyoruz ve kendi mensucat fabrikalarımızda Ingiltere-den gelen iplilker kumaş dokuyoruz. Aynı zamanda Amer ikadan buğday satm alamasaydık bu sene aç kalacaktık.
Toprak altı servetlerimizden de lâyıkıvle faydalanamadık, faydalanamıyoruz. Zengin ocaklarınıızadn istih sal ettiğimiz kömür kendi ihtiyacımıza bile elvermiyor.
Hulâsa, taun atlamalar şeklinde giriştiğimiz ilerleme hamlelerinin hepsi yanda kaldı, kötüden birdenbire çok iyiye ulaşalım derken iyiye bile yaklaşamadık.
Dileriz ki ziraat işlerinde bu defa girişilen gayretler ciddi tutulsun, toprak istihsalimiz artsın, mahsullerimiz dıs pivasaJarda ver atsın. Evvelâ bunu başaralım, ihracatımızı yoluna koyalım, ondan sonra sanayi politikasına geçelim. Her işi birden ve bir elden yanmak iddiasında ısrar edersek bugün olduğu gibi yarın da ellerimiz böğrümüzde kalır.
Cemal Refik
C. H.P. Ocak kongreleri
C.H.P. İstanbul İli Başkanlığından1 Bugün ve yarın Merkea İlçelerinde toplanacak Kongrelerin yeri ve saati aşağıda yazılıdır. Ocaklara kayıtlı âzaıııu behemaiıal Kongrelerinde bulunmaları rica olunur.
25 '9'949 Pazartesi
Beşiktaş İlçesi Yıldız Ocağı saat 20 de İlçe merkezinde
Eminönü Öçesl Akbıyık Ocağı saat 21 de İlçe merkezinde.
Fatih İlçesi Edirnekapı Ocağı saat 20 de Karagiimrük Bucak merkezinde.
27/9/949 Sah
Beyoğlu ilçesi Pangaltı Ocağı saat 21 de Ocak binasında.
Fatih İlçesi Beyce giz Ocağı saat 20 de Karâgürtıriık’ bucak binası.
f Gazeteler» Gazeteciler
Fazlı Necip Bey
Yirmi be; lira sermaye ile kurulan gazete
Ahmet Hamdı Tanpınar diyor ki:
“Koman ve hikâye sahasında yeni kıymetler yetişmediğine inanmak değil, bundan şüphe etmek bile haksızlık olur.,,
i Evvel zaman içinde ş
m ...
Yine saraylara dair
Meşrutiyetten sonra saraylar — Damatların vaziyeti — Beş saat ayakta bekliyen damat — Bir kalfanın şikâyetleri
Her hakkı mahfuzdur
Semih Mümtaz S.
Avukatlıktan gazeteciliğe — “Asır,,ın Rumelide rağbet görmesinin sebebi
Fazlı Necip Bey matbuatımızın dikkate şayan simalarından biridir. Selânlk’de uzun müddet «Asır» gazetesini, İstan bulda
muhtelif mecmualar neşreden, kitaplar yazan bu zat Selânlk Düyunu umumiye memurlarından Abdurrahman Nafiz beyin oğindur. 1863 senesinde bu şehirde doğmuştur, tik ve orta tahsilini bitirdikten sonra İS-tanbula gelerek hukuk mektebi ne devam etmek ve avukat olmak istiyordu. Buna imkân bulamayınca bir avukata yanına girdi. Bir taraftan avukata kâtipliğini yapıyor, bir taraftan i da hukuk mektebinde okunan derslere çalışıyordu. I
O zamanlar vilâyet merkezlerinde mahkeme reislerinden mürekkep birer komisyon vardı. Bu komisyon avukatlık için §e-hadetname almak lstlyenleri im ilhan ederdi Fazlı Necip Bey imtihana girdi, muvaffak oldu. Ber dersten on numara verdiler, fakat avukatlık şehadetna-mcslnl alamadı, çünkü yaşı küçüktü. şehadetname almak için beklemek lâzımdı.
Fazlı Necip Bey bundan çok müteessir oldu. Avukatlıktan vaz geçerek İstanbul gazetelerine mektup yazmağa, muhabirlik etmeğe başladı. Bir taraf tan da mektubi kalemine mû-aevvld olarak girdi. O tarihte Rumelide şimendifer hatları ya pılıyordu. Bu münasebetle pek çok ecnebi mühendis ve memur, aileleriyle birlikte gelmişti. Faz h Necip Bey avukat kâtipliği ya parken aldığı para İle bir hoca tutmuş, Fransızca öğrenmişti. Fransızca bilmesi sayesinde ge Jen ecnebilerle sık sık temasta bulunuyordu.
Genç Fazlı Necip o zamana göre pek monden olmuştu. Ecnebilerin bütün aile toplantıları aa, tertip ettikleri balolara davet ediliyordu. Buralarda seyirci vaziyetinde kalmamak İçin dans dersi aldı. Polka, mazurka, vals, kadril, lanriye gibi zamanın danslarını öğrendi. O za manlar Türkler ırak, smokin giymezlerdi. Süvare kıyafetimiz ristanbolimdi Fazlı Necip Bey bir takım istanbolin yaptırdı, hemen her baloda hanı bulunmağa başladı. Az zaman İçinde baloları idare eden ve kotiyon figürlerini hazırbyan komitelere âza seçildi. Bu kadar garp hlaşnıca. her şeyin tamam olması için bir de monokl (tek gözlük) taktı!
İstanbul gazetelerinde çıkan ya ulan dikkatli çekmişti. Zamanın büyük edipleri Sırrı Paşa, Ab-dülhak Hâmld, Rccaizade Ekrem Beyler bu istidatlı gençten takdirle bahsediyorlardı. Fazlı Necip Bey bunlarla mektuplaşmağa başladı. Recaizade Ekrem Bey kendisini bilhassa teşvik e-diyordu Sık sık mektup gönderiyor, edebi hâdiseler, muhtelif cereyanlar hakkında düşüncele rtnl bildiriyordu. «Asır» gazetesi çıkmağa başladıktan sonra bu mektuplaşmalar sıklaştı. Ek rem Bey «Asına bir roman, muhtelif yazılar gönderdi. Sene İcrce süren mektuplaşma arada bir yakınlık hâsıl etmişti. Fazlı Necip Bey östad Ekreme son de rece hürmet gösteriyor. Ekrem Bey de kendisine bir büyük birader muamelesi ediyordu. Ekrem Beyin mektupları arasında çok dikkate şayan olanları yar dır. Bunlardan ileride bahsedeceğiz.
Fazlı Necip Bey muharrirlik stajını kâfi görünce bir gazete çıkarmağa karar verdi. İstanbul’u gelerek imtiyaz almak I-çin müracaatta bulundu. Fakat bin bir güçlükle karşılaştı. Yaşı otuza yaklaştığı halde gençliğinden bahisle kendisine imtiyaz vermediler. Bunun üzerine babası Abdurrahman Nafiz Bey adına müracaat etti, müsaade almağa muvaffak oldu.
Asır 3311 11895ı ta rvvelâ haf tada iki defa, sonra gündelik o-Jarak çıkmağa başladı Sahibi- ' nin bütün sermayesi 25 altından ibaretti!.. Bununla biı handa bir oda kiralandı. Biz miktar,
Fazlı Necip beyin gençlik resmi
“Edebiyat, millî meselelerimiz arasından çıktı. Hattâ daha ileri giderek asıl okur yazar sınıfımız kendimizi ciddiye almayor, diyeceğim.,,
Anketi yapanı Sadeddin GÜKÇEPINAR |
Değerli fikir ve sanat adamımız Ahmet Hamdi Tanpınar'la anketimiz hakkında konuşmak için hayli müşkülât çektim. O-nun Türk edebiyat ve sanatı hakkın da ki ince ve isabetli görüşlerini herkes gibi ben de yakından bildiğim için günlerce peşinde koşmaktan yorulmadım. Çok şükür nihayet arzuma da nail oldum.
kâğıt satın, alındı ve gazeteyi basacak olan Sanayi Mektebi matbaasına avans verildi. Gaze tenin kadrosu Fazlı Necip Beyle bir seyyar muhabirden mürekkepti. Gazetenin baş makalesini, romanını Fazlı Necip Bey yazıyor, tercümeleri kendisi yapıyor, şehir haberlerini kendisi topluyordu.
Gazete basılınca eş dost yardıma koşar, iüz makinede basılan gazeteleri katlar, kuşak geçirerek pullar, bu »uretle hazırlanan gazeteleri hanın kapıcısı postaya götürürdü!
Neden muvaffak oldu?
♦Asır» Rumeli'de çok rağbet gördü, bütün Rumeli yalnız *A-sır>ı okumağa başladı. İstanbul gazetelerini alanlar parmakla sayılacak kadar azdı. Bunun iki sebebi vardı: 1 — Selânlfein İstanbula nisbetle çok serbest bir muhit olması. 2 — Gazetenin mahalli vakalara ve hâdiselere her şeyden fazla ehemmiyet vermesi...
O zamanlar Istanbulda pek sıkı bir İdare, çok şiddetli bir sansür vardı. Sansür memurları her şeyden mâna çıkarırlardı. Bir çok kelimelerin kullanılması yasaktı. Selânikte bu yoktu. Sansür vazifesini Maarif Müdürü görürdü. O da fevkalâde bir şey olmadıkça yazılara ilişmez-dİ. Bu sebeple «Asır>ın lisanı, İstanbul gazetelerine nisbetle. çok serbesti. Gazete siyasi İcmaller yapabiliyor, mili! roman ve hikâyeler neşrediyor, bir kaç sütununu da edebiyata ayırıyordu.
Mahalli vaka ve hâdiselere ge ünce, gazete îstanoula alt haberleri bir İki sütuna sığdırarak bir sahlfestnl tamamen Rumeli vekayilne tahsis ediyordu. Daimi surette gezen seyyar muhabirinden başka hemen her tarafta muhabirleri vardı. Bunlar hiç bir hâdiseyi kaçumazlardı. Bu sebeple halk, kendisini daha fazla alâkalandıran bu gaze teyi tercih ediyordu.
Tesalya harbi
Mamafih gazetenin mali vaziyeti pek parlak değildi. Varidat masrafı ancak karşı! ıyabi-llyordu. Bu sırada cTesalya harbi» diye meşhur olan Türk - Yu nan muharebesi başladı, Kümelide bütün redifler silâh altına çağırıldı. Herkes ya askere gidecek, yahut kendisinin ye rtnl tutacak bir «bedeli şahsi» bulacaktı. Bu nedeller askere ça ğınlmış olmıyan kimselerdi. O zamanki idare, talim görmüş olup olmadıklarına bakmayarak, askerlikle İlişiği olmıyan herkes! «bedeli şahsi» diye kabul ediyordu. «Bedeli şahsi»Ier, tehlikeli bir vazife deruhte etmelerine rağmen yerine askere gittikleri kimseden, ayda ancak üç, üç buçuk lira ücret alırlardı.
Şehirler halkından çoğu birer bedeli şahsi bulmuştu. Fazlı Ne cip Bey dc bir kendisi, bir de seyyar muhabirliği yapan Ahmet Atıf Bey İçin ıkl bedeli şahsî» tedarik etti. Bunlara ayda yedi lira verilecekti. Gazetenin vaziyeti pek parlak değilken beklenmiyen bu masraf Fazlı Necip Beyi âdeta ümitsizliğe düşürmüştü. Fakrı t harb harekâtı başlayınca gazetenin satışının birden bire iki üç misli
Sayın Tanpınar'a roman ve hikâye sahasında yeni kıymetler yetişip yetişmediğini ve edebi yatımızın bugünkü vaziyetini sordum. Dedi ki;
Roman, hikâye ve bugünkü edebiyat
— Roman ve hikâye sahasında yeni kıymetler yetişmediğine inanmak değil, bundan şüphe etmek bile haksızlık olur. 1908 yıllarında ilk eserlerini vermiş olan nesilden - ki aralarında Türk romanının büyük bir tarafı olan Halide Edib vardır - İkinci Cihan Harbi yıllarında ve ondan sonraki senelerde adlarını tanıdığımız genç lere varıncıya kadar bugün bir kaç nesil birden Türk hikâye ve romanını kendi insanımıza ve kendi hayatımıza doğru genişletiyorlar. Pek gençlerin arasında henüz kökleşmiş şöhretlere tesadüf etmesek bile buluş ve şahsi görüş itibariyle yahut dışarıdan aldıkları ders İle hayatı bize çok değişik ve yeni güzellikler halinde verenler var. Hemen hepsi bazı esaslı tellere dokunuyorlar, çok mühim kapıları zorluyorlar. Ancak onların gayrelterinl cemiyet karşısında kıymetlendirecek, eserle bayat arasındaki münasebeti arayacak münekkid yok. Bu yüzden büyük okuyucu kütlesi bu eserleri tanımıyor. Fakat hakikaten hangi eserimizi tanıyoruz?
Vakıa sanatkârlarımız birbirlerinden zaman zaman bahsediyorlar. Gençler kendi aralarındaki mecmualarda birbirlerini tanıtmağa çalışıyorlar. Fakat bunlar ya tesadüfi, yahut da dar muhitlerin gayretleri o-iuyor. Bu da edebiyatımızı bir bütün halinde göstermekten, onun fikir, ihtiyaç ve endîşeler haritasındaki yerini işaret etmekten çok uzaktır. Birbirimizden bahsediş tarzımız hâlâ merhum bir şöhretin koyduğu karşılıklı iltifatlar ve dostluklar kaidesinden pek çıkmıyor. Hülâsa daha edebiyatımızın edebiyatını yapamıyoruz, Eskiden böyle değildi. Bundan kırk, elli sene evvel şiirde, romanda, bütün nevilerde çoğu özentiden İbaret, dili büsbütün uydurma, hayat karşısındaki duruşu son derece özenti bir edebiyatımız vardı. Fakat bu edebiyata edebiyatı yapılıyor, uydurma bir dil bir Iç kale gibi müdafaa ediliyor, şöhretler yerlerini adım adım terke-dlyorlardı. Diğer taraftan dev-
Ahmet Haindi Tanpınar
arltıftını gördü. Harb muhabiri olarak cepheye giden Ahmet Â-tıf Bey taze haberler gönderiyordu. Bunlar «Yeni İlâve, haberli havadis* diye ilâve şeklinde satılıyor ve herkes tarafından kapışılıyordu.
Tesalya harbi gazeteyi güç durumdan kurtardı, «Asır» kendisi için bir matbaa tesis etti. Bir müddet sonra başhyan Rus - Japon harbi gazetenin satışını Tesalya harbi zamanında bile görülmemiş bir dereceye çıkardı. Bu suretle 25 alta sermaye İle kurulan i Asır» gazetesi esaslı bir müessese halini aldı. Gazetenin müteaddit muharrirleri, mütercimleri, İdare heyetin dc çalışan memurları vardı. Ru-mellde halkın fikir seviyesinin yükselmesi hususunda «-Asının büyük hizmeti olmuştur.
Enis Tahsin TİL
letin rütbelerine benzi yen bir hiyerarşi vardı, çünkü muharrir, bütün saydığımız noksanla-ruıa rağmen, cemiyette bir rol oynuyordu: Garbı getirmek. B& zan da muayyen anlarda bu rol genişliyor, büyük dâvaların kurucusu oluyordu.
Muharrir ve cemiyet
Bugün muharrir, artık cemiyete rehberiik edemiyor. Okur yazar sınıf Garpla kendi başına temas ediyor. Dışarda çıkan her hangi bir kitap on gün sonra memleketimizde kendisine yüzlerce okuyucu buluyor. Asıl e-deblyattan anlıyanJar böylece başka kültürleri, muayyen bir kanaldan tanımağa muhtaç değil. Tercüme çalışmaları da alabildiğine genişledi. Fakat en mühim sebep memleket içinde olup bitene, kendi edebiyatımıza, kendi meselelerimize karşı alâkasız olucumuzdur. Edebiyat mîllî meselelerimiz arasından çıktı. Hattâ daha ileri gideceğim, asıl okur yazar sınıfımız kendimizi ciddiye almıyor! diyeceğim. Yamalı olsa bile kendi hırkamıza sarılmaktan çok uzağız. Onun İçin uzakta başkalarının ısındığı ateşe gözlerimizi dikmiş soğukta titriyoruz. Bu belki dildeki deği-j şikllkler yüzündendlr. «Adam sende! diyorlar. Elindeki . âleti böyle üstûste değiştiren, onun1 üzerinde bu kadar tehlikeli a-' meliyeler yapılmasına razı olan bir edebiyatın ne kıymeti olabil-' lir?» Bîr kısım okuyucu ise ma- , zl gelenekleri üzerinde ölü modaları arıyor, bulamayınca muz tarip oluyor.
Fakat dahası var: Yukarda bahsettiğim asıl iimidll okuyucu zümresi yabancı bir dile kendini bağlamış olmakla birdenbire memleket Meselelerinde bir nevi üstünlük kazandığını sanıyor. Garbtekl numunesi-, ne benzer bir şey bulursa me-sud oluyor. Bulamazsa elindeki eserin kıymeti düşüyor. Bu iddiaların hepsi belki haklıdır. Fakat bir noktada haksızdırlar: O da kendi dilimizi ve kendi ürperişlerimizi ciddiye almazsak hiçbir şey yapamayız. Bir İnsan ancak cemiyetinin adamı olmakla ve onun sıtmalarını taşımakla entallektüel olabilir.
Nihayet hayat şartlarını, yeni yetişenlerin gelişmek için imkân bulamamalarını da düşünebiliriz. Edebiyatı bir milli haysiyet dâvası aldığımız zamanlarda dalma Babıâllde entellektüel tabiler yetişti. Ebüz-
ziya Tevflk tek başına bir ham le oldu. Ahmet İhsan. Ahmet Cevdet yine böyle. Garbte her büyük sanat hareketinin başında onu benimsemiş bir İş a-damı vardır. Gallimard ve Gras set kitap tüccarı değil, bir edebi hareketin mesuliyetini üzerlerine yüklenen İnsanlardır. Halbuki bizim kitapçılık hayatında ticaret kasdiyle olsun çıkan bir gazete bile yok. Gençler broşürlerden İlerisini neşredemiyorlar, Tablatiyle İlhamları parça halinde kalıyor. Unutma malıdır kİ edebiyat, devlet yardımının pratik şekilde imkânsız olduğu tek sanattır. Bunu o-kuyucu benim diyecektir. şimdi bunlara resmi veya dışardan gelme ideolojilerin tesirini Ha-
ve edin. Yahya Kemal'in dehâsının en parlak devrinde edebiyatçılarımız, münevver zümremizin bir kısmı millî şair arıyordu. Hâlâ aramızda sürüp giden Şark kıskançlığı, behe-mahal ön safa geçmek ihtiyacı, eksik kültür, sanat aşkının tam ve gereği gibi kök salmaması. edebiyata politikaya âlet Olması bugünün buhranını hazırlamışlardır.
Şurası da var kİ geçirdiğimiz intalâblar. dil değişmeleri, terbiye ve tahsil sistemlerinin tebeddülü mazi ile olan bağımızı çok derinden kırdı, öyle ki nesiller ve yarım nesiller kendi baş lârına adacıklar halinde kaldı. Yeni edebiyatımızın en büyük kusuru, bu devam zincirinin kırılmasından gelir.
Bugünün en modern muharriri i, Garp münekkidi ta Yunandan beri gelen felsefe İle hırlstiyan teolojisi ile tefsir e-debllir. Oralarda her yenilik kültüre mal oluyor. İşte bu bizde yok. Bir türlü kaynaklarımızı bulamıyoruz. Demin yeni nesillerin hayat karşısındaki, insan karşısındaki vaziyetini övdüm. Fakat kültür karşısındaki vaziyetini övemiye-ceğim. Çok dar zaviyelerden etraflarına bakıyorlar. Bütün bunlara rağmen çok yeni ve çok güzel şeyler yazılıyor.
Şiirde vaziyetimiz
— şiirde de aynı şey var. Bir nevi tatlı, zengin ve çok vaadi! anarşi diyeceğim buna. Bu anarşinin sebepleri de aynıdır. Birkaç senenin içinde o kadar çok değişiklik oldu id... Evvelâ Yahya Kemal ile aruz, ev ve sokak Türkçeslyle en saf şiir ifadesini birleştirdi. Fakat tıpta Tunus'un veya bu ad altında tanıdığımız eserin büyük gayreti çiçek açtığı senelerde İran şiirinin ve aruzun Türkçeye 1 hâkim olması gibi tam bu şiir 'dilini ve mısra üstünlüğünü bulduğumuz anda hece vezni çıktı. Hece veznini benimseyen nesiller veya şairler onu folklordaki ittıradından, hattâ darlığından kurtarmağa çalışırken serbes şiir modası edebiyatımızı istilâ ettx Böylece her millet, her türlü yeniliğin (yanında asıl kendi sazı olan 1 klâsik mısraı muhafaza ederken .biz ölçüsüz kaldık. Oralardaki j zenginlik ötede tam çözülme ol-| du. Bugün en şiddetli yenilik tarafları Fransız şairi alexan-drlne'l kullanıyor.
Bizim ise evvelâ iki nazım şeklimls var. Sonra da ikisini
(Arkası 7 mî sahifede)
BİN DOKUZ YÜZ SEKİZ’dC (1324) Hân edilen Meşrutiyetten sonra bütün saraylar kendilerine bir çeki düzen vermek yolunu tuttular. İşe İptida daireyi tensik ve tasfiyeden başladılar. Selâmlık İle haremdeki kalabalık azaltılmağa yüz tuttu. Herhangi bir adama haydi git demek İçin getçl yüzleri tutmuyordu ama bu yolu tut-, m ak zaruri idi. Yalnız bir dâva karşısında kaldılar. Kimi kime tercih etmeli? dediler. İhtiyarların içinde İş göremlyecekler, gençlerde artık çalışmak tete-mlyecekler vardı. Ortalığın hay ve huyu ve dedikodusu ve hürriyet neşesi bu dimağları da harekete getirmişti. Şu halde (In-tultlon) dan başka müracaat edecek bir merci bulamıyan e-fendller İçlerine doğduğu gibi,1 hareket ettiler, tasnife koyuldular. Şuna emniyet ederiz, bunu severiz, öteki aksiydi zaten; beriki emektar fakat garezkâr-dır, dediler. Fakat pek bilinemez ne kadar isabet ettiler? A-ma kalabalığı azalttılar. Yine İçlerinden geldiği gibi yapıp bazısma ev alarak, bazılarına aylık bağlıyarak veya tazminat ve mal vererek bu İş yapıldı. I ihtiyar, genç, kadın, kız, erkek ve harem ağaları böylece yani bu sebeple boşta kaldılar, iş a-radılar veya İş yapalım dediler
Yaptıkları işler
Bir kısmı dilini tuttu, bir köşeye çekildi oturdu. Bir diğeri evlendi, yeni bir hayata girdi. Öteki ev bark sahibi bir akrabaya sığındı. Beriki iş yapacağım dedi, sermayeyi kediye yükledi. Ve bunların ekserisi bir taraftan da hâtıralarını tezkâ-ra yani hasbihale ehemmiyet veriyorlardı. Bu da bir sürü dedikoduyu bals oluyordu. Söylediler, söylediler, dinledik, dinledik!
Ehibba şivei yağmada mebhut eyler âdâyı Huda göstermesin atarı izmihlal bir ytrde.
Evet... O kalabalığın yüzde yirmisi dilini tuttu, bir tarafa çekildi ve kalben fizab çekti. Sekseni dil döktü, yedikleri, içlikleri. büyüdükleri, evlendirildikleri hülâsa rahat rahat yaşadıkları yeri yerin dibine geçirdiler. çekiştirdiler, çekiştirdiler, yine dinledik, dinledik! Bu gevezeliklere iştirak edenlerin mezdi ama hele evlendlrlimc-içinde tahsil paralan verilip Avrupada okutturulmuşlar da vardı.
Şikâyet sebepleri
Bakın nc kadar basitti... Â-
ŞEYHİN SIRRI
Büyük Şark Fıjmj Müzik: SADİ IŞILAT
Okuyanlar: HAMİYET YÜCESES - SEZAN GÜVEN -KEMAL GÜRSOY
Çarşamba akşamı:
-
Sinemasında
7
detti, damatlar ilk zamanlan kan koca birbirlerine henüz a-îışmazdan hem İyileşmemden evvel Selâmlıktan önlerine düşen harem agalarlyle beraber hareme girerler, elbise odalarına sokulurlardı. Buradan da yatak odasına girerlerdi. Bu da , âdetti: daha evvel yatağına girmiş olan sultan uyurdu (!). Gözünü açıp yatınız demeden evvel mümkün değil damat yatağına giremez, hem ayakta durur, sultanın uyanmasını; emrini beklerdi. Bir tanesinin anı bozan ölr kalfaya İbreten İlk zamanlarında bir gece ayakta beş saat beklediğini biliyorum. İşte bu gece idi. Bunun dedikodusuna karışıp fakat ağzını bozan bir kalfaya ibretül Ussairin başka İfa güzel bir dayak atmıştı. Fakat dayağı yiyen kaMacık acıyı yüreğinden atmamıştı. Bu hâdiseden sonra senelerce sarayda kalan ve görmediği İyilik kalım yan C Cemal 1-fer); affedersiniz ismini kalemimden kaçırdım, bir türlü kinini yenememişti; Allah belâlarım versin, .kahrolsunlar der, beddua eder dururdu. Söylenmiş olmasını asla hazmedemezdi. Emsali gibi sen de neden «beni evlendirin» demedin denil dlgi zaman; körolasıcalar neden düşünmediler? demeyi de ihmal etmezdi Bütün şikâyetler hc-p buna benzerdi.
Şlmdl aklıma gelenlerden birini daha arzedeyim: Arabın yani harem ağalarından biri sarayın İçinde gezlniyorken fes-siz dolaşan damat paşaya kızmış, gâvur! demiş. Bunu duyarlarken kızın biri de ona hakkın var, demiş. Vay efendim vay siz misiniz bunları söyleyen demişler, baş harem ağasının | kamçısıyîe her ikisine râna ve l müstesna bir falaka çekmişleri
Sultan da seyretmiş! Bu hâdiseyi on on beş sene sonra harem ağaslyle beraber dayak yiyen kız bizzat bana da anlattı, j Fakat hanun olmuştu. Evlendl-rümîşa. Bir hane sahibesi ve kendine göre de zengin olmuştu. Efendilerinden aldığı mücev herleri de epeyce vardı. Bu da inkisar ediyordu. Oooh... Oooh olsun diyordu: o zalimler biz mazlumların âhına uğradılar diyordu.
S. M. S.
Not — Geçen yazımda Boğaz içinden bahsederken • Echo • aksi savt - diyecekken aksiseda demişim. Bu yanlışı nıaalitizar I düzeltiyorum. Çünkü Eko aksi savt demektir. Ve çünkü savt ile seda başka şeylerdir.
Semih
Bu akşamdan itibaren
SÜMER Sineması
SABU — JAMES MOSS — ARGENTİNE BRUNETTI ve müthiş kaplan (LALÎ>- tarafından yaratılan KAPLANI!
(Man - Eater of Kumaon)
Emsalsiz filmini takdim edecektir. Balta girmemiş ormanlarda büyük dram... Kadınlan kaçıran müthiş kaplan... Büyük ve feci bir Hint aşk romanını süs-liyen cazip tablolar.
Yerlerinizi evvelden aldırınız.
Bugün matinelerden itibaren ■■■■
Sineması

Mevsimin ilk büyük filmine başlıyor.
Filimler dünyasının en parlak yıldızı: HEDDY LA M AR
ve
O’KEEPE — JOHN 1.0 D E R bir surette yaratılan
DENNİS
tarafından şahane
takdim edilecektir.

Muhteşem filmi
Aynca: FON Dünya Haberleri Gazetesi
Dikkat: Bu filmin TÜRKÇE SÖZLÜ nüshası
ı
Bu Akşam İPEK Sinemasında
Created by free version of 2PDF

Created by free version of 2PDF
Havacılığın kırkıncı senesi, ilk pilotlar
Manş denizini uçakla geçmek teşebbüsünün uyandırdığı büyük alâka
Tamam kırk sene evvel, 1900 d* FTinsadaki havacılık ktüiıbu pilotlara resmi vesika vermeğe başlamıştı. İlk pilotluk vesikasını alanlar sekte kişi idL Zorla olum aradıkları İddia edilen bu •ekiz kişinin adları «unlardı;
Loul.i Blcriot, Leon Delagran-gc, Robert PeRerte, Henry Farınan. yüzbaşı Ferdin and Feriler. Santos Dumont, Wilbur ve Orwli Wrlght.
Çok geçmeden daha yedi kişi pilotluk vesikası aldı. Bu yedi klMl de «unlardır-
Gleen Curtlsa, Mfcurice Forman, Hubert Laiham. jean Ca-udron. Kont Lam bert, Loute Paul han ve Hvnrl Rougier.
ilk havacılar grubunu teşkil eden bu 15 kişi arasında birinci kimdi? Verilen vesikalarda numara olmamakla beraber, Blcriot bir numaralı pilot sayılıyor. ilk 15 pilottan bir kaçı henüz hayatladır. Blcriot bir kaç sene parlak uçuşlar yaptıktan sonra pilotluktan vazgeçti Ve tayyare yapmağa başladı. Fakat bu İşte çok para kaybettiğinden işlen çekildi, ömrün fin mütebaki kiramı tam bir işsizlik İrinde geçirdi.
Cleen Curtlsa de tayyare ve motor yapmağa başladı. Wright kardeşlerle aralarında çıkan ih-UlAfJar havacılık Aleminde büyük dedikodulara sebep oldu. Curt tıs uzun müddet uçuş yapmadı. 1022 de büyük planörler İnşasına başladı. Fakat bu İşte bütün servetini kaybetti. Bir
Yukarıda ilk uçaklardan biri, kaç sene evvel perişan bir halde öldü,
Leon Delagranee Avrupada ilk uçan insanlardan biridir. 1908 de 15 dakikada 15 kllomet re katetmek suretiyle bir rekor
aşağıda bugünkü yolcu uçakları
tesis etti. 4 ocak 1910 da Bor-deaıız üzerinde yeni bir rekor için uçarken uçağı kapaklandı ve öldü-
Ferdinand Ferber daima. -Bir
(Arkası 7 nci saUHede)
Karınca ihracı
İngiltere Amerikaya kannea gönderiyor
Londra 25 iNafen) — tngllte-reden Birleşik Amerikaya ihraç edilmekte olan malların arasında kannaa da bulunmaktadır Muhabirlerin bildirdiklerine göre. bu kannea İhracatı İki kişinin elinde bulunmaktadır. Bunlar J. L. ve Y. Bourgoyne İsminde iki şahıstır.
Bu iki ihracatçının büyük dükkânlarının duvarları karıncalarla dolu cam kutularla kaplı bulunmaktadır. Belirtildiğine güre, bu ihracatçıların billün masrafları dükkân kirası, biraz bal vc az miktarda sudan İbarettir.
Bu İki şahsın verdikleri malûmata göre, karınca İhracatı art maktadır. Laclus Faklua İsmindeki karıncanın bilhassa ihracat malı olarak önem kesbe t liftini belirten İngiliz ihracatçıları bilhassa balıkçılar tarafından bu karıncaların yem olaruk kullanıldığını söylemişlerdir.
Şehir ihracı
Londra 25 ıNafen) — Arjantin e bütün tefemıatlyle bir »şehrin» İhraç edileceği bildirilmektedir. Bunların arasında bürolar, dükkânlar, ve bir de sinema bulunmaktadır Bu «şehrin» 40 büyük kasa içinde Arajntlne Ihrae edilecek! ilâve edilmektedir.
Bu şehrin 200 binadan müteşekkil olacaftı zannedilmektedir. Arjantlnde yeni petrol sahalarında çalışmak üeere hareket edecek olan İşçiler çalışma sahasına geldikleri vakit şehirlerinin kurulmuş otdııftunu göreceklerdir. Ayrıca evlerin vo dükkânların nasıl kurulacağı hakkında da İspanyolca broşürler hazırlanmıştır
Bu binaların yarım pün İçinde monte cdHebllccdftl zannedilmektedir.
I
26 EvlÜJt.1949
Mahkeme Koridorlarında
nioblll. SOM lira T; 4148* Cüıanşlr, 'VeMeŞırmenl cadjtegi Rekçt Sefer in
Sarmoglr 27- 71* — 2 ......—LFTc—---------------------- '
»40 MODEL - Yeni Hlliman oto , SATILIK APARTIMAN — Kadıköy ' m— II— "■ ...a* 1_ |J-.1,| Rrkrl A*fnr‘ın
Ben yabancı değilim, Ali’nin davetlisiyim!
Geğirdi, Öksürdü, boynunu uzatıp dudakları m çarpıtarak dişlerinin arasından bir tükürük cırtlattı :
— Soğuklamışım dün ge-
oe,
— Açıkta mı yattın?
diyerek demiri bana verdi, evi de tarif edip ayrıldı. Ben başka arkadaşlarla kahvede yârenlik ettikten sonra saat on bir buçuğa doğru kalktım. bizim ahbabın târif ettiği eve fittim Kapıyı bir kac defa çaldım, duymadı-
ANKARADA — I veya birkaç aylık veya daimi ticari veya herhangi hususta M takip ettirecek emniyetli bir artanı* İhtiyacı olanlar Ankara Poet* tnrtuau 17* e mtktuple Midir ala. 614
bılhlfindeki konforlu yeni apartuıı.ın .16000 liraya, vaaıtaaır satılıktır Cör-mek ııteyenltrln alt kata veya Beşiktaş Otla bahçe Tarım apartımanında rahibine mUracaallart. 711 — 1
_ , - . , .... ..... Aac ueıa uuıuuu, uujuuıuı-
Duvara doğru bir tükürük. EvLn sokağında lâmba ıha fışkırttı ■ . — . ..__
daha fışkırttı :
— Olanlar oldu bana. Senin anlayacağın, bir arkadaş numarasına kurban gittim, bey bilâder. Şu kelepçelere hyle içerliyorum ki. Takma-salar bu meredi ne olur sanki? Kaçacak değiliz ya buradan.
— Ne yaptın da taktılar kelepçeyi?
Edası ciddileşti:
— Bu dünyada senin arkadaşın var mı. beyefendi ftbi?
— Elbette var. Arkadaşsız İnsan olur mu?
— Orası öyle amma sem benim sözüme kulak ver, bey kardeşim. Arkadaştan arkadaşa fark vardır. Her gördüğün sakallıyı baban sanma. Bizim rahmetli moruğun sözleri hâlâ kulağımda küpe gibi durur. «Oğlum, dünyada arkadaş vardır ki insanı Mısıra sultan eder, arkadaş da vardır ki hak ile yeksan eder» derdi. Arkadaş deyip de geçme ha. İyisini seçemezsen dünyalar burnundan gelir. İşte, benim halime bak da ibret al. Kelepçeleri görüyorsun ya. Arkadaş numarasıdır bunlar.
— Demek sen iyi arkadaş seçemedin?
— Bırak dinini seversen. Canım, ciğerim zannettiğim arkadaş başımı derde soktu.
— Kavga mı ettiniz?
— Yok beyahu Beni öyle bir mantara bastırdı ki ne olduğumu bilemedim. Anlatsam sen de şaşar kalırsın.
— Şunu anlatıver de şaşalım bâri.
— Bırak beyahu. Namussuzum ki aklıma geldikçe kafam kızjvor. Canciğer arkadaşına böyle şey yapar rat insan? Bak. nasıl oldu: Dün akşam üstü bizim arkadaşa sokakta rasladım. Koluma girdi; «Ahmetciğim. seninle çoktan beri karşı karsıya o-tıırup eğlenemedik. Ben yeni bir dost tuttum, işlerimi yoluna koydum Heı akşam masavı kurup keyif çatıyoruz. Havdı bu gece sana da bir ziyafet çekeyim. Velâkln biz bu akşam sinemaya gideceğiz. oradan döndükten sonra senin şerefine gene sofra kurarız Erken gelirsen bizi evde bulamazsın. Gece saat on birden sonra gel, doğruca sofranın başına oturalım i dedi. Arkadaş ziyafetinden kaçılır mı. bey kardeşim? «Eyvallah- gelirim. İstersen sabaha karşı geleyim» dedim. Ayrılırken: «Sokak kapısının çıngırağı bozuk. Biz de arka odada oturuyoruz. Şen geliğin zaman belki kapının sesim duyanlayız. Şu demiri yanma al. Anahtarın deliğine sokup aşağı yukarı oynatırsan kapı açılır, içeriye girersinı
yok Karanlıkta demiri anahtar deliğine sokuncaya kadar çektiğimi ben bilirim. ‘Polislerden, bekçilerden kor' Vuvorum. bey âbi Malûm ya, başımıza bir sabıka belâsı var. Demirle evin kapısını karıştırırken enselenirsem kimseye meram anlatamam. hırsız diye yakama yapışırlar Ellerim titreyerek uğraşa uğraşa demiri soktum, başladım oynatmağa. Amma da zor açılıyor-mus meret kapı. Zorlaya zorlaya en nihayet açtım amma korkudan yüreğimin yağları eridi. İçeriye girdim, her taraf zindan gibi karanlık. Bir kaç defa seslendim, karşılık veren olmadı. Sağa mı gideyim, sola mı gideyim, diyerek el yordamiylc yürürken bir oda kapısı buldum, içeriye girdim. Karanlıkta bir şey görünmüyor. Kibriti çakıp avucumun içinde gizleyerek etrafa baktım, dayak döşeli bir oda. Köşede de bir dolapla bir sandık var. Dolabın önüne doğru yaklaşırken geriden üzerime biri çullandı. (Aliciğim, şakayı bırak» diyerek başımı çevirdim ki Izbandut gibi bir herif. «Sen kimsin, burada ne işin var?» diye homurdanarak gırtlağıma sarıldı. «Bırak bevahu. Ben yabancı değilim. Alinin arkadaşıyım Davet etti de geldim» dedim amma herif lâf dinlemiyor ki. Yumrukladı, şamarladı, ondan sonra da devriyelere teslim etti neni.
— Peki, senin arkadaşın ' nerede?
Mahkeme açıldı, kaşlarını çatıp homurdanarak kalktı:
— Ne bileyim ben. nerede o serseri? Beni mantara bastırdıktan sonra ortadan kayboldu. Arkadaş diye bir daha onun adını ağzıma bile almam.
I ACELE SATILIK MAĞAZA —
I Mahmİıîitart truniye çanumdA 3 numaralı kııgıı malaza «anlıktır Her gün İZ dan 3 e kadar yanındaki Ma-nonlır hanında Bay Süleyman 6ün-ler'e baŞVUrmlUlM > TW — 5
Ce. Re.
PakşamS
Abone bedeli
tBOO tnırus 5MM' Kuruş
160C . 7904 »
«00 . 1» ►
telefonlarının Başmuharrir 2UM$ V*» tiler» W1W - tda« 20681 Moaor axgı
GİZLİ POLİS
(INGİLİZ CASUSU ASHENDEN>
Yazan: Somerset Maıigharo Tercüme eden: Vâ - Nû
Aşk ve macera romanı
. T.-lrikn No.57 1
«Onun ki kitap okumak sevgisi büyüktü; bir sahile bile okuduğu yoktu. Kızıl cahil olan Aiix‘in nazarında, kitap okumak zübbece bir gösterişten ibaretti, Her akşam Müzik Holde yürekler acısı numaraları seyrediyordu. Üstelik ki, şaşmı?. coşmuş görünmek, zavallı kızın büyük bir sanatkâr olduğuna gûya inanmak lâzımdı. Bir taklak sektiyse. teselli etmek, sekme-diyse tebrik etmek gerekiyordu.
(Sonra ALbc, elbise değiştirirdi. İngiliz delikanlısı, çıkış saatini beklerdi. Bazan. canbaz kıız, fırtınaya yaka lanmışçasına onun yanuıa gelirdi:
«— Bu akşam gözün bende olmasın tontonum, «İşim» var.
'İşte bunun üzerine bir kıskançlık cehennemidir başlardı.
Hiç bir insanın ıstırap çekmediği kadar ıstırp duyduğuna kail olurdu. Kadın, sabaha karşı, üçte yahut dörtte otele döner; sevgilisini uyumamış görünce hayrette kalırdı.
«Uyumak!... Bu vaziyette nasıl uyunabilir? Canbaz kızı, hayat programında rahatsız etmemek üzere söz vermişti, tşte, sözünü tutamıyordu. Boyuna kavga çıkarıyordu, çünkü elinde değildi. Bazı günler kadına dayak bile atıyordu. Kadının sabrı tükeniyor; artık bıktığım, usandığım söylüyor şimdi eşyasını toplayıp buradan gideceğini söyüyerek tehditler savuruyordu.
«Bunun üzerine, genç diplomat, canbaz kızın ayaklarına kapamıyordu. Har şeye ras« o-
VİYAN ALI MÛREBBIYE — Tecrübeli. Almanca Fransızca; 1-8 yaslarında 1-5 çocufia bakar Referansları mükemmeldir AS, Eskıçesme 13 AŞ» eAfnti. Beyoglunn mektupla. 727 —3
İŞ ARIYOR - Hukuk II stnif t» leboslylm. Öğleden sonra gösterilecek her İşde çalışmaya nazırım S. K. Çengelköy. Hamam çeşmeni yanı No. I nazar 19. T39 — 1
MATBAACILIĞA va Kul eni u«a
elverişli U’er »lÜT eli- makineler aa lılıkltr. Müracaat: Sirkeci İstasyon karşısı Dortnn Naklıyal Ambarmn 701 -
çevrilebilen » yüksek bir müessese bayan ortak arıyor. Kadrn işlerinden anlamak kaildir Taliplerin rctcı anslariyle Akjrmda ıMıicsessel remzine yazmaları. 734 — 1
VİLLÂ M.OM LİRA — Büyükado, |Nizamda 3 oda. salon, parke. gömme 1 banyo. safnlC, çamJı bahçe. manzara T: 41466 — Cihangir. «ormagir 27 ye.
714 — 2
BEYOĞLUMDA — istiklâl caddesinde müstakil bir atelye. makinan o lan muktedir bir terzi kalfasına havamı ve kirasız olarak verilecek, İş dc temin edilecektir. AKŞAM AByt 705 —
3
— 3
I
»-ric-
MÛREBBIYE ARANIYOH — Dört yasında bl rerkek çocuk için müreb-biye aranıyor. Akşam'de (K.Üı ye müracaat. 735 — 1
BÜRO İŞLERİNDE — çallfttfllflUk üzere bayana İhtiyaç vardır. Beyoğlu Mis sokak 15 numaraya müracaat.
715 — t
, ACELE SATILIK OTOMOBİL -47 model Şevrole eUn takside çalmıyor 10.000 liraya sigortalı. Sultanah-I met DIzdariye çeşme Sokak numara | 210 Rlfat'a mürSCMt. B« — 1
ACELE SATILIK PİYANO - Alman Forster marka kruaze telli yeni bir piyano acele altılıktır Müracaat: Harbiye ölçek sokak No. 170 697 —
ÖTÜCÜ. TEZGAHTAR BAYANLA -12-16 yaslarında kız erkek çocuk aranmaktadır. Taliplerin Maçka SUAbha-ne cad. No. 49 Ekspres Boyaevine müracaatları. 733 — 1
1 NÜFUSLU bir alleoc hanıma yar-dun edecek temiz ve kabiliyetli bir kadın alınacaktır. Tahsilliler terellı lunur. Çarşamba Hamsi sokak 13 1(M —
j K«aı j B muk. uç(cn vrıı.nıı
I müracaat edilmesi 713 — X
I
I
i
SATILIK OTOMOBİL — MI Doç marka * kişilik bir otomobil satılıktır (TU. SST811. 710 — I
5.000 LİRAYA BÜTÜN KONFORU ÎLE VTLLâ — Üç oda. hol. banyo ve saire kâglr ev inşaatı İki ayda teslim, Taksim Kriütnl gazinosu arkasında Milli Emlâkti B2777 . 460 -1
ASANSÖRLÜ. KALORİFERLİ -Beş oda. bir daire, ayrıca üç yüz metrekare salonla muhlellf adette Içtçe ve tek odalar kiralıktır Galata. Veli Alemdar Han 41» — 18
SATILIK DOKUMA ATELYESİ — İsler vaziyette el tcrgAhiariyle çözgü dolabı, geniş yeriyle devredilecektir Müracaat: Fincancılar Mahmudiye han No, 1 e. 645-1
riRSAT — Suadiyc havnlluinde
parsellenmiş arsalar satılıktır. Tedl-yatt* kolaylık yapılır. Müracaat: Sua-dtye Gündür bakakllyesı 63!
SATILIK HUSUSİ CARA! - Veya depo. Betonarme, BeyoC>u Radyoevi karşısında Çaylr sokak No. S2 MUra-
caat: Parmakkapı Tel sokak No. 7 Telefon: 43767. 633
İŞLER VAZIYETTE — Bütün mal-tarlyle devren satılık kadın çantası madarası: İcabında matsız da devro-lunur. İstiklâl caddesi Yeşilçam sok No. 26/1 Dikkat: Ar Sinemasının yanında. 609 -
EMLÂK SERVİS - Emlük ftltm Sû timi. İpotek işleri, vekâletle emlâk idaresi ve bilumum emlâk muamelelerini sürat ve itimatla yapar Telefon: W8fH Galata Perşembe pazarı Arslan han Kat 2. No 6 718 — 1
EMLAK SERVİS — Sırascrvllcrdc beş kat, ikişer büyük odalı. |000 lira ipotekli. 18000 liraya acele satılık a pnrtıman. Telefon: 40664 719 — 1
emlAk servis — Suadlyede otobüs ve istasyona çok yakın köşe başı. İçinde meyva ağaçları, kuyusu, taşları bulunan 1846 M2. arsa 13000 lira-
ya Mtüıkttr. Teletoo 40884 710 — 1
emlAk SERVİS — Kadıköy Altı-yol adımda >ki dükkânlı. dürt katlı, beşer odalı, tradlı 45403 liraya satılık spartıman. Telefon: 40884 721 — 1
EMLAK SERVİS — Bey oğlunda beş katlı, dükkanlı, iradlı. üçer. dOrder odalı, ipotekli 45000 ıimya satılık a-

volkan emlAk — Ayazpaşada sokak içinde dört k»«lı sekiz daireli konforlu nezaretti apsrtıman (750001 liraya satılıktır. Talimhane Schit-muhtar S3 730 — 3
VOLKAN emlAk - Kadıköy Mühürdar. Küçükyalı. Cihangir. Şişli. Maçka, Teşvikiye. Beşiktaş, muhteur semtlerde elverişli arsalar satılıktır. Talimhane Şehıtmuhtar 23 . 731 — t
VOLKAN EMLÂK — Fınızaga Agn->..»marnında dört katlı yedi odalı bahçeli ev 115000) liraya acele satılıktır. Talimhane Şchitmuhtar 23. 733 — 2
SATILIK BOŞ TESLİM EV — Beyoğlu Tarlabnjı Çukur sokak No. (Sİ) terkoa, havagazı, elektrik. hamam,
kuyu, sarnıç, bej oda, Uç kat. kâŞır, ayrı bölük, mutfak. Sn arka günejll uygun flit. Aynı eve müracaat 701 - — l
SATILIK A P ART İMAN HISSEBİ — Beyoğlu Aynalıçesme civarında yedi daireli bir aparlımanın yedide iki hissesi satılıktır Bir dairesi boj teslim edilecektir Kalyoncu Kulluğu Küflü çıkı sokağı 16 No müracaat. 699 —
SS Bin Uzara — 6 oda mutfak ban yo 1038 metre Uıerine etrafı duvarla çevrllmlı 11 tane inek bağlamak için ahırı, her cins tavuklar ayrı ayrı kümesleriyle güvercinlerin muhtelif cinsleri. Ördekler, kazlar, hindiler, tavşanlar ve tavuskuslarfyie beraber göımek için Erenköy Kazasker cami civarında Hilmi paşa sokak No. 6 Yalnız pazarları Telefon 82417 tas 1
PARANI HAYIRLI İŞE SAFETMEK ISTEBSEN — Aksaray Yenlkapı cad desin deki her ise dc elverişli Doğu pasla salonunu azimet dolayıslle satacağımızdan mühim fırsatı kaçırmayınız 695 - J
AZİMET DOLAY1S1YLE ACELE SATILIK — Kalamış tramvay caddesinde 1 1/2 dönüm bahçe içerisinde iki kat sekiz odalı apartıman 62000 liraya bos olarak satılıktır. Müracaat Beyoğlu Rumeli ham No. « telefon 40367. 6G2
BOL HAVA. SU MANZARALI SATILIK KIYMETLİ YERLER — Kanlıca iskele yakını bos teslim jpartl-rrun halinde sekiz odalı ev Kandilli Dereli ilk yalı arsası T 60462 664
ŞİLE OTOBÜSLERİ DURAĞINDA— Her bâyie müsait bakkaliye devren satılıktır. Üsküdar Selmanpak caddesi No. 18/1. Aynı dükkâna müracaat 673
NAKİL DOLAYIBtTLE — İki kattı
manifatura piyasa yerinde güzel bir mağaza devren satılıktır. Sultanhama
mında Katırcı ofilu hanında ikinci katta 13 numaraya her saatte müra-eaat 690 - — 8
SATILIK A PAH TİM AN — Beyoğlu nun Cihangir semtinde 3 katlı, yüksek gelirli, yeni, bir katı boş teslun. Beyojîlu bslo * 3/1. Emin Önala, Tel:
49014. 707 - — 1
SATILIK KÂĞIR EV 4 od» kon-
tor bir dünüm bahçe. Göztepe Kayış-dag çeşmesi karşısı yeni yol No. T 686 - - )
KÜÇÜK YALI - Ara«. TOOO metre, azimet dolsyıslyie. güzel, kelepir. Asfalt Üzerinde, istasyona iki saniye mesafede. Müracaat: Galata eski Gümrük sokak No. 58. 684 — 1
ACELE SATILIK ve KİRALIK — Tam konforlu beş oda — güzel mantara 1200 M2 bahçe içerisinde yeni boş villâ. Göztepe çlfle havuzlar ye-şılbahar ve «Ömer sokakları kavşağın da yatılı tas mektep arkasında. Müracaat: Göztepe istasyon şefi Bay FAİK'e veya leleron 24681 ve 40617 d e Dündar Sertcsen'e. 691-1
GÜZEL AH*A — Fenftrjnlu Kala >ruş aracında fevkalâde çamlı amaçlı kİ dt>nUm bahçe sanlıktır Mütavaauıl Intemeı Müracaat: Telefon Mi62 TM — 1 DEVREN BATİLİK DÜKKÂN — Suadlye baıtanbakkaJ No. BM çok İyi Ijleyen akıarlyo dükkânı acoU aatı-lıkur. içindekilere mOraoeal. «M
DOÛANIŞ SATIŞLARI — 40 dO- lüm her iUrltl konforu havi çiftik lilIkUl eaddcyınc elli morto meoafcdc 0 od*Jı yetil bina BeyoŞÎunun gabe-ttndc ayda «50 lira tellren aparlunan. ’angaltı Ejrcfefendi aokak 130 metre kare plânlı ruhıatlı aru. Beyoğlu MU sakak 25 numara. 7M — 2 ŞİŞLİ CAMİİ KARŞISINDA - Hasat «okaŞı M No. da t odalı mObto kat eben fiatlo tag mavaimi için kiralıktır. Aynı adrese müracaat. (19* - *
DEVREN DÜKKAN - Atımcı dolay isiyle acele devren saULık taler (« »yelle dükkân Muırcarşuı No. 51 Mustafa Akına müracaat (181 - — 1
MUTEBER BİR AİLE NEZDINDE — ki yahut tek kl«lye mahsus kiralık moble oda. talebe tervlk edilir. Müracaat: Şlfll. Bomontl SaŞdiç sakak No. U e 784 — 1
la.'.ıik ju J4UUIJ
10-000 lira — Kaıaboraacı o4m«-ynn herhangi bir müessrae veya şirkette mukabilinde hisse sahibi olmak üzere. 10.00* Lira sermaye koyarak ve kendisine Itajarabilecejı bir 1, verilmek partiyle ıs aranmakladır Ak »m’da A Z. rumuzuna bildirilmesi W -
İNŞAAT YAPTIRACAKLARA — Her nevi İnşaat, tamirat, tâdllât teminatlı olarak yapılır. Paraca âzami kolaylık gtisterdtr Telefon: 4MM. Gaftı» Perşembe pazarı Af alan Iın kot 2İ« 713—89
BÜYÜK FIRSAT — Atatürk bulvarında Zeyrekle Mt ürerinde l Nolu konak ehven şartlariasstılıkttr. Müracaat: Göıtcpe muhtarlığı. 717 — 3 ââA rz-MATİK — Dersleri. Llae W ortaokul talebelerine müsait şartlarla evlerde ders verilir. Alı Sötermsn Pangaltı Türkbcyi sokak Boekurt Ap. İ19/I Tel 64133. to
SATILIK EV VE ARSA — Boj les-lm Elektrik, havagazı, m. İki kaı. Oda. 2 sofa ve saire makluan Zl 000 Ura. Mulavaran kabul edilmez Aksaray Horhor Çıngıraklıbostan ead İS içindekilere. Tll — 3
İNGİLİZCE. FranstU-a ve Almanca Usan dersleri ehven tı«te verilir vs bu lisanlardan Türicçeye tercümeler yapılır. Müracaat Posta kutusu UT İstanbul 709 —
dikkat — ipotek İsleyenlere tavassut eder Emlâk, arası ahin san mı ile vekâlet İğlerini kabul eden terkcsln itimadını kazanmış olan Suhulet Emlâk ZarH Öralp BeyoŞlu Büyükparmakknpı kSsebagı No, 4. Telefon 43396. «3 — 12 İNGİLİZCE — Ameri katla okumuş ve Amerikan mekteplerinde Ingılıscs OgretmU bir genç üç ayda lisan diretir. Akşam «D. 3.» rumuzuna müracaat m —

Gazetemiz idaresini adres olarak gdrtermlj olan Karilerimizden Sermaye — Acele — Madam HP M - E N — Ortak — T.T — S.H — HB Namlarına golan mektuplar- ıda-rvhanemlsdta aldırmaları rlc» otemr.
SATILIK HANE — Üsküdar Pg|a-tmanı caddesi Nacak sokak 18 hane Milliktir. 4 oda mutfak elektrik havagazı terko» ayrıca tulumba ve bahçesi görmek Içm içindekilere Beyoğlu Tarlabası Pire Mehmet sokak 15 de Sıdkı Akçatepeye. 669
SATILIK MERDİVEN — TarUbap KdfKJçıta S- I® No. apartımana
kalbi dotayıriyle beş katlık ahşap merdivenleri sanlıktır. içindekilere müracaat. 700 —
luyördu. Tek yanında kalsın, bütün şartlara katlanacağım söylüyordu.
«Gittikçe daha aşağı derekelere iniyordu. Bununla beraber, asla bu kadar mesut olmamıştı. Bu çamurda banyo ediyordu. Yapmacıklı, basma kalıp resmî hayatiyle mukayese edince, ona bu hayat romantik ve sarhoş e-dlcl geliyordu. İ$te, yaşamak buydu! Bu sıhhat dolu, kaba mahlûkun yanında, zavallı bir boynu bükük goncaya benziyordu.
«Üç ay! Atı. bu kadar zaman ne kadar da kısa görünüyor! Haftalar hızla geçiyor, geçiyor. Bazan delice fikirlere kapılıyordu. Bütün vstikbaünl çiğnemek, canbtudara katılıp onların hayatını benimsemek arzularını duyuyordu. Canbazlat onu düetçe kabullenmişlerdi, Eğer biraz antrenman yapsa, kendileriyle beraber halkın karşısına çıkabileceğini söylüyorlardı, şüphesiz alay ediyorlardı. Bununla beraber Brown, bu sözlerden gurur duymuyor değildi. Lâkin hülyalarından hiç btri tahakkuk etmiyordu. Bdemeadi; çünkü üç
itiyadının bozulduğuna üzülüyordu. Aradan yirmi dört saat geçer geçmez; arkadaşlarının muhitinde yine kahkahaları atacak, bütün bu macerayı silik bir rüya gibi hatırlayacaktı.
«Erkeğe gelince, o, yarın Pa-rise gitmekten, nişanlısına kavuşmaktan âdeta üzülüyordu. Nişanlım ve müstakbel kayınpederi ile kayıtıvaldesl!
«Sonuncu geceyi hıçkırarak geçirdi. Eğer eanba? kız üstüne varsaydı, şüphesiz, her şeyden vaz geçip burada kalacaktı. Lâkin kadına böyle bir fikir gel-
ay dolunca normal hayatına avdet etmemesine imkân yoktu. Soğuk ve metodlu dimağı. Alix uğruna bütün bir nayatı feda etmenin manasızlığını ona anlatıyordu.
Esasen ihtiraslı bir adamdı. Behemehal muvaffak olmak, yükselmek istiyordu. Kendisini seven, kendisine güvenen o güzel kızcağızın da İtimadını suiistimal edemez, nişanlısının hülyalarını yıkamazdı. Kızcağız, her hafta mektuplar gönderiyordu. Aklında fikrinde, hep nişanlısının yanına gelmek vardı, Geçirdiği günler, bitmek tü- jnedL Bu aynlış, havsalasına kenmet Mimi,onsu,. HalboH: Kadın da. Btonn’un
kendl, üç ayın bitmemesini, su-’ manm hep böyle sürmeslnî can ve gönülden dlleyordu.
'Ab. önünde bira* daha fazla Eamam rtsa... Belki de altı, ayda kendini Allr'ten tedavi edebilirdi. Zaten şlmffi bile, zaman zaman, ondan nefret ettiği zamanlar oluyor, bu ruhi biletinin hayrette farkına varıyordu.
«Sonuncu gun, geldi, çatU.
(Biribirlerine ne diyecekleri^» sefirin gözlerinde iki damla nl pak büemlyorlardı. İkisi d* tna&Kundular. Allı, güaei bir
kollarında, — onu sevdiği için değil, bedbaht görüp ona acıdığı için — Ağlıyordu.
«Sabahleyin, canbaz kız öyle derin bir uyku uyuyordu kL diplomat onu uyandırmağa kıyamadı. Bavulu elinde, gürültüsüzce sıvıştı, Paris trenine bindi.
Aahenden başını çevirdi. Çün-
yaş beUrdlğlnl fark etmişti. Taşlar. yanaklarına süzüldü. B« ha-
Created by free version of 2PDF
İstanbul Defterdarlığından
Tophane Maliye şubesine kazanç vergisinden borçlu U-mall Hakkı Denlzaşan’ın borcu tamamen tecil edildiğinden 26/9/949 tarihinde ilk ihalesinin yapılacağı ilân edilen Kadıköy Mühürdar caddesi 60 No. Lı hanenin satışının yapılmıya-cağı lifin olunur. (140111
Açık Eksiltme ilânı
İstanbul Bayındırlık Müdürlüğünden
, 1 — İstanbul Adli Tıp işleri binası o narımı açık eksiltin ey e çıkarılmıştır.
Keşir bedeli «7388. Ura «75. kuruştur.
Eksiltme 11/10/949 tarihinde Sah günü saat 15 de İstanbul Bayındırlık Müdürlüğünde toplanacak komisyon tarafından yapılacaktır. *
2 — Bu işe alt evrak şunlardır: Mukavele, eksiltme, BayındırLık işleri, genel, hususi ve fenni şartnameleri, proje keşif hülâsasile buna müteferri diğer evrak dairesinde görülecektir.
3 — Eksiltmeye iştirak etmek için taliplerin »554» Ura
,16» kuruşluk muvakkat teminat yatırdığına dair matbua ibraz etmesi ve .949. yılında Ticaret Odasında kaydı bulunduğuna dair belgeyi hâmil olması, eksiltme gününden tatil günleri hariç «3a gün evvel vilâyet makamına müracaat ederek ehliyet vesikası alması ve yukarıda 2 inci maddede yazılan evrakı görüp eksiltme şartnamesinde yazılı kayda göre kabul ettiğine dair imzalaması şarttır. (138811
Devlet Denizyolları ve Limanlan işletme Gene! Müdürlüğü ilânları
İdarenin Ma r ak az vapuru 27/Eylül/1949 salı günü sabahı saat 7.00 de Galata rıhtımından hareketle Bandırmaya gidecek ve dönüşte Telcirdağtndaa yolcu alarak ayni gün akşamı saat 20.00 de Tekirdağından hareketle İstanbul» dönecektir. Bandırmadan Teklrdağuıa amele nakil için yapılan bu hususi sefer münasebetiyle gidişte İstanbuldan Bandırmaya ve dönüşte Tekirdağından Istan bula yolcu kabul edilecektir. Sayın yolcuların bu sefer için biletlerini almak üzere acentaya müracaatları rica olunur.
llnl hattâ gizlemeğe bile kalkmamıştı.
Ashenden bir sigara yaktı.
«Pariste onu tanıyanlar, hay-kınşıp durdular. Çünkü Brown. hazan yaprağına dönmüş, ta-nmmıyacak bir hal almış. Bu durumunu küçük bir hastalıkla izah etti; nişanlısını üzmemek için mektuplarında rahatsızlığından bahsetmediğini söyledi. Büyük bir itina ile ona baktılar.
«Aradan bir ay geçince de evlendiler. îşte diplomat, o andan itibaren mütemadi şekilde muvaffak oldu. Kendisini birinci plâna atan fırsatlar hep zuhur etti, o da bunlardan istifadeyi bildi. Terakkileri mucize halini alıp duruyordu. Karısı ona. çok kimsenin hülyasını bürüyen monden hayatın bütün icaplarını getirmişti. Bu sıçrama tahtasından pek yükseklere fırlayabilirdi. Rakiplerini yıktı, devirdi, Yükseklere de sıçradL
cLâkln bu partalı zevahirin altında, ölesiye canı sıkılan, çok bedbaht bir erkekti. Etrafındaki o ySfcrek kadınlar o İtibarlı hiz-
metkârlar onu öldürüyor, mahvediyordu.
Diplomat, herşeyi karısına medyundu. Bu girdiği muhitte terakki etmek, hep burada kalmak lâzımdı. Bazan da hep aynı maskeyi yüzünde taşımak, ona, dayanılmaz bir halmiş gibi geliyordu. Ah. mümkün olsa da, şu maskeyi yüzünden koparsa, yere atsa, çiğnese... Aliz’in hayali, onu çıldırtacak gibi takip ediyordu.
«Böyle işkencelere katlan-maktansa İnsan kendini öldür-meli, öldürmem
«Bir daha Allri hayatında hiç göremedi. O'Malley vasıta-siyle, canbaz kadının evlendiğini, truptan ayrıldığını öğrendi Şu anda şüphesiz, İri yarı ta-hammülferaa bir karıdır. Ama. ne zararı var?
«Diplomat, aynı zamanda, kendine bağlanan zavallı karsını da mesut edemediğini gördü. Kendisine karşı merhametten gayri bir his beslemediğini nasıl daimi şekilde gizleyebilirdi?
(Arkası var;
1 1
26 Eylül 1940
A K Ş A M
fiahlfe 1
HER AKŞAM Bffi HİKÂYE
Kör nişanlı
r
Kanun Bilgileri

İki cinayet
Muharrir neden yetişmiyor?
— Ah anneciğim görmüyorum amma anlıyorum. Anladığım şey de benim için çok fecidir!
Ertesi gün, Jak, bir gün evvelki hareketinden pişman olmuş göründü. Beklemeği ve U-zonun gözleri İyi olursa onunla evlenmeği v&detti.
Aradan bir kaç harta geçti. Jak muntazaman nişanlısının evine gidip geliyordu. Llzon. bir şey görmüyor »e Lşitmiyormuş
Ağlama anne! Ne yapalım mukadderat böyle İmiş!
— Ah kızım. Başımıza gelen ba felâket ne? Bahusus düğününün günü yaklaştığı bir sırada...
— Htıkkın var anneciğim «Tözlerim gçr olduktan sonra düğün lâfı edilmez artık!
— KimblUr! Jak iyi bir deli-
kanlıdır. Askerden döndükten sonra belki fikrini d eğiştlrtnlye- _______ . .
bilir ve seni eskisi gibi İsteye- gibi koltuğunda solguo ve ses-bllir. Allahtan ümit kesilmez
kınm!
Llzon acı aeı gülümsedi, tüyleri ürp^rerok cevap verdi:
— Hayır anne! O istese bile artık ben ana varamam. Jaka bütün ömrü boyunca yük olma ğn niyetim yok.
Lisan, Jakla evleneceği sırada bu felâket başına gelmişti. Delikanlı, LUonu, küçük faz kar deşl Janete tercih etmişti. Fakat zavallı kız, şiddetli bir hum maya tutulmuş ve doktorlar sebebini anlayamadan birdenbire kör olmuştu.
Jak'a, bu feci hâdiseyi blldlr-mediler. Askerlikten döndüğü zaman öğrenebilirdi. Onu da vatani vazlferini ifa ederken boş yere Üzmek doğru değildi.
Genç kızın annesi, bir çok 1-lâçlar bilen, tanıdık bir alaylı doktoru çağırmak istiyordu. Fa kat Llzon:
— Diplomalı doktorlar, derdime şifa bulamadıktan sonra bir tabip bozuntusunu çağırma ğa ne lüzum var anne! diyerek mâni oldu.
Jak. bir sene sonra askerden döndü. Llzonu görür görmez, yıldtrtmla vurulmuşa döndü. Za vailı kız, göremediği nişanlısının seri geldiği tarafa ellerini uzatarak:
— Sen mirin Jak! diye kekeledi ve bir kaç saniye sustuktan zonra boğuk bir sesle ilâve etti:
— Jak! Artık senin İçin yo-faım, Gözlerim kör oldu. Göremiyorum, artık yaşamıyorum.
Delikanlı, daima güzelliğini muhafaza eden sönmüş gözleri nin İçine bir an tereddütle baktıktan sonra:
— Ne yazık! diye mırıldandı. etrafına bakındı, pencerenin kenarında duran Janetl gördü, Janetln parlak iri siyah gözlerinde;
— Ben varken, buradan gitmen aptallıktır manasını sezer gibi oldu,
J»k, yanındâ oturarak nişanlısını teselli etmeğe çalıştı Fakat kendisine evlenmelerinden bahsetmedi. Jak, nişanlısı ile ko nuşurken gözlerini Janete dikmişti.
Llzon. körlere mahsus hassa-
siyetle, olup biteni derhal sez- ( u» «. .
di ve Jak çıkıp gittikten sonra ' eve dönen Jak’ı parnıağiyle gös ağladığını gören annesi sordu: terdi.
— Niçin ağlıyorsun tazım? 1
«i» otururken Janetle çene çalıyordu. İki ay sonra nişanlısı iyi olmadığına güre annesinden Janetln desti İzdivacını talep elü; az bir müddet sonra düğünleri oldu. Llzon. Jâkoyıt gibi göründü. Genç evlileri:
— Bahtiyar olmanızı dilerim diyerek tebrik etti.
Bir gün Llzonun annesi artık dayanomıyarak alaylı doktoru çağırdı. MÜtetabbip gözlerin) muayene ettikten sonra sürmek özere bir merhem verdi. Fakat bu ilâcın da bir faldeel görülmedi.
Jak ile Janet mesut yaşıyorlardı. Llzon, koltuğunda sessiz, sadasız oturuyordu. Jak. ara sıra karısı Janete:
— Janet, ablanın gözleri bana bakar ve görür gibi geliyor, diyor, Janet de:
— Kura hülya! cevabını veriyordu
Bir gün Llzon ağır bir hastalığa tutuldu vücudu ateşler içinde yanıyordu. Öleceğinden korkuluyordu. O zaman annesi, ka sabaya gelip yerleşmiş ve bir çok körleri iyi etmiş olan yeni doktoru getirtti. Doktor, yatakta yatan Lizunun vücudunu ve gözlerini dikkatle muayene etti: Doktor muayenesine devam ettikçe, çehresindeki hayret 1-f ad esi artıyordu. Genç kızın annesi doktoran ne diyeceğini heyecanla bekliyordu. Doktor nihayet fikrini söyledi.
— Ateşin ehemmiyeti yok geçici bir şeydir madam. Kızınızın asıl rahatsızlığı kalbindedir. Galiba büyük bir sıkın b geçirmiş olacak!
— Evet doktor kızım gözleri kör olduğu İçin çok ürûldüı
— Kızınız kör mü dediniz? Hayır madam! Gözleri gayet 1-yi görüyor
Annesi sevinçle:
— Görüyor mu? Şükür Allaha! diye haykırdı*luı sonra U zona heyecanla sordu:
— Kızım, gözlerinin iyi olduğunu niçin bize söylemedin? Niçin bizi ıztırap İçinde bıraktın?
O zaman Llzon. ıztırap dolu bir çehre 11e yatağında doğruldu ve açık duran pencereden
Çeviren: A. HİLÂLİ
l»t. Lv. Amirliği İlânları
1
1 — Pazarlıkla iki adet motorlu et makinesi zatın alınacaktır. Tahmin edilen bedeli 1900 Hra. kesin teminatı 285 liradır,
t — Fazarlık eksiltmesi 28/9/949 günü saat 16.90 dfl Harbi-yede Lv. Â. Bat Al Kem. da yapılacaklar. Şartnamesi her gün komisyonda görülebilir. 366)13845
¥
1) Tahmin edilen bedeli 3772 hra otan 1200 kilo birinci nevJ pamuk alımı İle bu miktar pamuğu hallaçlanıp 89 yaatrk ve yatağa konması ve dikilmesi 27/9/946 günü saat 16,30 da Harbiye Lv. Amirliği Sat. Al. Komisyonunda pazarlıkla İhale edilecektir.
2) Kesin teminatı 415 lira 80 kuruş olup şartnamesi komisyonda görülür. (3697 - 14049)
Vergi defterleri
Nevşehir de bir kan koca öldürüldü
I
i
i
f
i
:■
ı
!
-■
f
f
İ
û
*
1) Pazarlıkla 300 kilo Pik Boküm demiri .satın alınacak-tır. Muhammen bedeli 3M liradır. Kesin teminatı 58 Hra M kuruştur.
2) Pazarlığı 37 BytaJ »49 günü saat (9,46) de Harbiyede
Lv. A. Sat. Al. Köm da yapılacaktır. Şartnamesi komisyonda görülebilir. (1700 - 14059)
¥
1) Keşif bedeli 360 Ura Olan ve Beylerbeyi Sıhhiye transit deposunda bulunan 2 adet clektrokardtoğraf dhaamın tamiri İŞİ 27 Eylül 949 günü saat 15,30 da Harbiye Lv A. Sat AL Kom da açık eksiltme İle İhale edilecektir.
S> Geçici temintaı 26 lira 86 kuruş olup keşif ve şartnamem komisyonda görfttebilir. (3W7 . 14öM>
| Tekel Genel Müdürlüğü İlânları"
I
Levazım Alım Komisyonundan
1 — İdaremiz İhtiyacı için 6X6 eb'adında «00 adet araba ■anşambMi pozarhkla satın alınacaktır.
3 — Beher muşambanın muhammen bedeli 300 lira ve tamiminin tae İM.OÖO liradır. Geçici teminatı 9,000 liradır
3 — Pazarlık 28/9/94» Çarşamba günü saat 10,30 da Ka-bataşta Genel Müdürlüğümüz Levanın ahm komisyonunda yapılacaktır
4 — idari ye fenni şartnameler her gün Levazım ve evrak şubemizde görülebilir.
5 — İdare kısmen veya tamamen İhalede serbesttir.
8 - İsteklilerin yukarıda yazılı pey akçelerini idare v«-nrsino yatırarak alacakları makbuzlarla ve kanuni Ikametg&h-tannı gösterir belgelerle belirli gün ve saatte adı geçen ko-■ıpyona müracaatları Hân olunur. (14044)
Gelir vergisi kanunu İle bu kanunla ilgili diğer kanunların önümüzdeki sene başında yürürlüğe girmesi dolayla İle tutulacak defterlerin nasıl tutulacağı hakkında bir çoklarımızın üzüntü İçinde oldukları anlaşılıyor. şirketlerin ve diğer mûesseselerin esasen muhasebecileri mevcut ve öteden beri muayyen usullerle tutulan defterleri bulunduğuna göre bu yazınızda bahsedeceğimiz defterler, tüccar ve serbes meslek erbabının tutmağa mecbur olduğu defterlerdir ki bunlun da o kadar gözde- büyütmeğe mahal ve sebep yoktur.
Defter tutma bakımından tüccarlar iki sınıfa aynin ve her sınıf ayn esasa göre defter tutar. Bilanço esasına göre defter tutacak birinci sınıfa dahil, tüccarlar şunlardır: 1) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya İşledikten sonra satan ve yıllık alımlarınm — tutan 200,000. — lirayı veya satışlarının tutan 220,000.— lirayı aşanlar, 2) Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl İçinde elde ettikleri gayri safi İş hasılatı 40,000.— lirayı aşanlar, 3) 1 ve 2 No. iı bendlerde yazılı İşlerin mem-zucen yapılması halinde 2 No. Iı bentte yazılı İş hasılatının 5 katı ile yıllık satış tutarının toplamı 200,000.— lirayı aşanlar, 4) Bilumum ticaret şirketleri (bunlardan hususi ve adi şirketler bir No, iı bent hükümlerine tâbidir), 5) Kurumlar vergisine tâbi olan diğer tüzel kişiler, B) İhtiyari olarak bl-l&nço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
Bu saydıklarımızın dışında kalan tüccarlar İse işletme esasına göre defter tutacaklardır. Belki hatırınıza bir sual gelebilir. Bir tüccar İşe yeni başladığı zaman o senenin iş hacmini nasıl evvelden tahmin etsin de o esasa göre defter tutsun diye sorabilirsiniz. Kanunda buna dair bir hüküm vardır. Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık İş hacimlerine göre sınıflandın-ilticaya kadar ikinci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler diye yazılıdır. Yani İşletme hesabı esasına göre, defter tutacaklardır,
İşletme esası hesabına göre tutulacak defter tek ve basittir. Bu defterlerin sol tarafını gider, sağ tarafını hasüat kısmı teşkil eder. Gider kısmına: Satın alman emtianın bedeli, hizmet karşılığı ödenen paralar ve lş-
letme İle İlgili diğer büû-munı masraflar; hasılat kısmına: Em tin satış bedelleri, hizmet karşılığı alman paralar ve işletme faaliyetinden doğan sair hasılat kaydolunur.
îşletnıe hesabi esasına göre defter tutanlardan emtia üzerine İş yapanlar emtia envanteri çıkarmağa mecburdurlar. İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu deftere kaydederler.
Birinci sınıf tüccarlar dışında kalıp da muamele vergisine tâbi bulunan mükellefler, giriş ve çıkış tablolarını İhtiva eden basit muamele vergisi defteri tutarlar. Bu defterin giriş tablosuna satın alınan, imal edilmek veya bitim işleri yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi olunan iptidai maddelerle diğer mallar tarih sıraslle ve cins ve miktar itibarlle yazılır. Defterin çıkış tablosuna malların kime ve hangi tarihte teslim edildiği, faturanın tarih ve numarası, malın cinsi ve bedeli (satış halinde satış bedeli, diğer hallerde emsal bedeli) veya yapdan işin ücreti yazılır.
Nakliyat işlerlle uğraşan ve nakliyat vergisini tahsil eden müesseseler «nakliyat vergisi defteri» depo ve ardiye işletenlerle nakliye ambarları «ambar defteri» tutmalıdırlar. Serbes meslek erbabı ise bLr kazanç defteri tutar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur. Defterin bir tarafına, yapılan giderlerin nevi de yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ize, ücretin alındığı tarih ve miktarı de kimden alındığı yazılır. Gelir vergisi kanununa göre götürü gider usulünü kabul eden serbes meslek erbabı sadece hasılata alt yu kardaki malûmatı İhtiva eden bir defter tutabilirler. Hekimler isterlerse malûmatı protokol defterinde göstermek şar tiyle ayrı kazanç defteri tutmayabilirler.
Defter ve kayıtlar Türkçe tutulmalı ve mürekkep veya makine İle yazılmalıdır, Defterler kullanılacakları yıldan evvel gelen aralık ayı sonuna kadar Noterlikçe tasdik edilmelidir. Yeniden İşe başlayanlar, sınıf değiştirenler, vergi muaflıkları kalkanlar veya yeni bir mükellefiyete girenler, bu tarihlerden başlı yarak bir ay içinde tasdiki yaptırma -lıd ırl ar.
Avukat Em cet APIŞ
Jüevşehirin Cumhuriyet nus- 1 hallerinde oturan Mehmet Ali isminde bir şahısla karısı Mak-bole gece uyudukları bir sırada 1 meçhul şahıslar tarafından öt-dürülerek parça parça edilmişlerdir.
Meçhul şahıslar kan kocayı öldürdükten sonra yatağın tçlnc sarmışlar ve bırakıp gitmişlerdir. Aradan bir müddet geçtikten sonra cesetler taaf-fun etmiş ve komşuların lhba-rlyle zabıta eve girerek ölüleri bulmuşlardır.
Faili meçhul olan bu cinayet hâdisesi üzerinde tahkikata devam edilmektedir.
Bir köylü vahşıyane bir şekilde öldürüldü
Ermenek — Oece vakti Er-menekten köylerine dönmekte olan Fikri Ilgar ve Ali Uğur yollan üzerinde bulunan Dede Çam mevkilndekl Türbede dua ederlerken ellerini yüzlerine götürdükleri sırada altı kişi tarafından kıpırdama emri verilerek ölümle tehdit edilmişlerdir. Köylüler hayatlarına kıymamaları için hayl! yalvarmışlar İse de haydutlar Fikri D-gar'rn kulağını kesmiş ve fed bir şekilde öldürmüşler. Arka-d aşı Kemal Uğuru da o)ayı kimseye söylememesi İçin üçten dokuza şartladıktan sonra bırakmışlardır.
’ Vaka zabıtaya aksetmiş kısa i bir takipten sonra sanıklaT ya-I Yalanarak adalete teslim edilmişlerdir.
★ C. H. P. Kumkapı bucak merkezinde 24.0.049 cumartesi günü fakir ve yoksul yavrular bedava sünnet ettirilmiş, yavrulara muhtelif hediyeler dağıtılmıştır.
UADYO
İSTANBUL RADYOSU
ıı.u
19.00
13.20
13-45
30.00
30.30
31.00
Havacılığın 40 inci senesi
(Baştarafı 5 inci uhifede)
tayyare için en büyük muvaffakiyet uçağına binerek boşluk içine 8 W mastır.» derdi- Bindiği uçak 1900 da Boulogne üzerinde düştü ve tayyareci öldü.
Manş’ı geçmek teşebbüsü
Hubert Lathan Manş denizini uçakla geçmeğe teşebbüs eden ilk pilottur. Bir müddet bir çok uçuş rekorlarını kazanmıştı. Latham ayni zamanda av meraklısı idi. Bir gün Alrikada av arkasında koşarken, bir yabani öküzü öldürmüş, fakat az sonra kendisi bir sürü yabani öküz tarafından parçalanmıştı.
Brezilyada büyük kahve tarlalarına sahip olan S an tos Du-mont işin uçmak bir lüks. Fran soda kalmak için bir bahane İdi. Otuz yaşlarında iken havacılığa olan al Akasım terk etti, Brezilyaya döndü. Bir müddet sonra orada öldü.
Jean Gandron. Kont Lambert Henri Rougier ilk muvaffakiyet ■erinden sonra tayyarecilikten çekildiler. Bunların üçü de büyük servetlere vürU oldular.
Louls Paulban elân hayattadır. Fakat gençliğindenberi tayyareciliği bırakmıştır.
Tayyare İle İlk uçan insanlar olan Wrlght kardeşlerden büyüğü WlJbur 1912 de tifodan öldü. Kardeşi örville yalnız başına tayyare inşasına devam etti. Fakat İşleri yolunda gitmedi-
IBrLş tarafı 4 üncü sahifede) 11 birden bırakmış gibiyiz Bence büyük halk kitlesine inebilmek İçin şiirimiz bu vezin anarşisinden kurtulmalı, eski şiirimizin ahengini, o yüksek sesi, edayı, yeni sazla birleştirmen-dlr. Bütün yenilikler ve hürriyetler sonra gelmeli! Evvelâ bir veznimi» olmalıdır ve bu vezin klâsik diyebileceğimiz devrin sesini, halk şiirinin hususiyetleriyle beraber içine almalıdır.
Şairlerimizi aldatmak istemem: Vezinsiz belki bir tek devrin şiiri yapılabilir. Fakat şiir vezni oimıyan bir dil ve millet olamaz.
Bittabi bugün aruz ve hece vezinli şiir yazılmıyor diyemeyiz. Fakat ne yazık kİ asıl büyük istidatlar öbür tarafa kayıyor. Dilin İçinde onun kabiliyetlerini aramıyorlar. Nâzım tabii müstesna! O, muazzam bir dil makinesi kurdu. Fakat o daha eski nesildir. Bizim nes-limlzdir ve tek başına kaldı.
Gençlerimizin halk edebiya-tiyle münasebeti de sathi kalıyor. Orada da hayLan oldukLa-n güzelliklerin sırrını çözmeğe çalışmıyorlar. Bununla beraber yeni şiirimizin yahut bu adla tanıdığımla edebi eserlerin birçok sevilecek tarafları olduğunu da derhal söyliyeyim.
Türkçenin büyük ahengi ve şiirin zaruri şartı olan nizamın ona temin edeceği şeyleri kaybetmesine karşılık, hatta bazan şiirin dışında kalacak şeylerde şiiri aramasına rağ-
• men Türkçeyi, halk İfadesini her gün biraz daba derinden yokladığı, kendine mal ettiği İnkâr edilemez.
Bozan en çözük bir çalışma: da birdenbire bir mısra, bütün i şiir ananemizde ilk defa görü-■ len bir mısra, yepyeni nahvi, bakır imajl Ue kanatlanıyor.
• Hayır, bugünkü şiiri, bütün saydığım eksikliklerine rağmen
i seviyorum. Hem çok seviyorum.
Genç şairlerimiz d ilim İri geniş-I letiyorlar ve muhakkak ki yepyeni bir romantizmi, yarının büyük gelişmesini sağlıyacak bir zenginliği bize hazırlıyorlar.
Açılış ve program.
Haberler.
Dans nıüzjğı (Pl.)
Halk türküleri (Pl.)
MÜH: Ludwig van Beethoven Kreutıcr sonata No. 6 Öp. 41.
Çalanlar: Lill Kraus (Piyano),
Slmon Goltlberg (Kemani. Şarkılar ve türküler (Pl.) Konuşma- Refik Ahmen Sev«n-|U taralından.
Faril «Hicaz faslı» Peşrev - Derdimi ummana döktüm - Her şahmı ciytr - Dil yarvatoi -
Bağlatıp zülfü hezeran - Tak-1 yeti|tlğl raman göreceğiz Şu-
Tercüme eserler
— Tercüme çalışmalarından niçin şikayetçiyiz? Bilmiyorum. Bu sayede diinya fikir ailesine biraz daha yakından katıldık. Bu tercümelerle yetişmiş «esliler edebiyatımızda inha kendilerini gösteremediler. Asıl büyük tesiri, bugün on beş ya-I çında ve daha küçük olanlar
[güzel, temiz şiir tercümeleri ya-
| pılıyor.
Değişen dilin edebiyata tesiri
— Edebiyatımızın bugünkü vaziyetinde dil meselesinin tesiri elbette olsa gerektir. Bu sözümü mevcut edebiyat) boş ve kıymetsiz gördüğüm İçir, söylemiyorum. Okuyucu İle entel-lektücl arasındaki anlaşma va3i tasının şüpheli bir vaziyete düştüğünü kastediyorum,
Dilde yapılanlara gelince. Biz şu beş on senenin âdeta zaruri olan işlerini pek ciddiye almıyor muyuz? Zaruri diyorum, çünkü harf İnkılâbından sonra dil meselesi elbette ele alna-caktı. Bu böyle olunca tam öir karar bulana kadar İleri geri çırpı nacak tık! Fakat milletimizin hayatı on sene değil ki... Bence di] meselesinde en mühim taraf, onun günün meselesi haline gelmesidir. Dil insan dır ve hakiki milliyettir Yani bem insan, hem cemiyettir. Bu kadar mühim bir unsur ü-zerlnde tehlikeli amcliyeler yapılmamalı idi. Fakat sauianı bir sanat ve edebiyat anlayı-şlyle her şey kurtulur Çünkü dili ne devlet, ne dil âlimi yapar. Dil halkın ve sanakarın-dır, onlar yapar. Bunun dışında terimler kalır. Şu on senelik tecrübe de, bjınların ne kadar kolay değiştirilebileceğini bize gösterdi. Tutmıyanlar. tııt-mıyacak olanlar daima değiştirilebilir demek istiyorum. Zaten öyle oluyor
Telif hakları
— Telif haklan kanununu kabul etmek meselesi husini bir etüd ister. Yalnız şuııu söyliyeyim ki asıl muhtaç olduğumuz ana kitaplar İçir, telif hakkı zaruri olmadığını kabul edersek büyük bir şey kaybetmiş olmayız, diye de dûş n.ule-bilir. Fakat edebiyatımızın ge-llşmerine tek engel bu t! ildir. Asıl büyük engel kendimizi ciddiye almamaktır. M tiklerimiz üzerinde konu'imayı öğ-: renmeliyiz Bir de kafam ızlati dar çerçevelerden kurtulmak işi var!
Created by free version of 2PDF
32.00
22-4»
33.00
31.»
sim - Bahar ol»a - Sen bu yerden gideli - Saz semaisi
MÜJlk VC konuşma. Modest Mu-sorekl «Hır serginin tabloları». (Stokovski İdaresinde Phlladcl-phla orkestrası (P).l
Habcrlar-
Dans mOzlfil (Pl.)
Program ve Kapantı.
ANKARA RADYOSU Kd akşamki program
Dam mtlzlfl (Pl.)
13.00
13.30 Konurmn.
14.45
11.00
13.13
11.20
13.45
30.13
10.50
30.31
ğinden fabrikasını kapattı ve geçen sene 77 yaşında olduğu halde sefalet içinde öldü.
Yıldızlara seyahat
Robert Peitçrie ilk tayyarecilerin en müteşebbislerinden biri idi. Tayyare ile yıldızlara gitmeyi düşünüyordu. Bu fikre iptida herkes gülmüştü. Çok geçmeden Iş ciddiyetle karşılandı. Çoktan tayyareciliği bırakmış olan Peİterle bir gün bu seyahatlerin mümkün olacağına kanidir.
Henry ve Maurlce Farman kardeşler henüz sağdırlar. Birincisi 75. İkincisi 73 yaşındadır. Henry hem pilottu, hem tayyare İnşa ederdi. Maurlce yalnız tayyare lnşaslyle meşgul olmuştur. İri kardeş 1935 senesine kadar, cn bliyük tayyare fabrikasının sahib) İdi- Hükümet bu fabrikaları satın alınca kendilerine müdürlük teklif edildi. Fakat bu teklifi kabul etmlye-rek işten çekildiler. Kırk sene sonra eski tayyarecilerden yalnız Peltede havacılık işleriyle meşguldür.
Yeni rekorlar
İlk pilot veslkalan verildikten sonra bir çok rekorlar tesis edildi, Latham ilk olarak Manş denizini geçmeğe teşebbüs elti.
Daily Mail gazeteri ________'
İçin bin İngiliz lirası tahsis etmişti. Uçak 24 kilometre uçtuktan sonra denize düştü, pilot bir gemi tarafından kurtarıldı. Bundan sonra Bleriot Manşı başlangıcıdır.
Hnhr şarkılar ıPI.I
M. S. ayan ve Bahriler. Gcçmigie bugün.
ViolanKİ soloları (PL)
Tarihi Türk mun|L
Radyo gazoteM. Scrbç* saat.
RndyO ttnfonl orkestram: Morart; La Majör senfoni: Beethoven 3 üncü Leonor» uvor-iüıü (MÜflUt>*i3l.
Konupna.
Dan* mUxl|i (Pl.) M S. ayarı ve Haberler.
11.33
11.»
22. W
21,45
Yarın sabah ve öğle programı

7.4»
I üO
3.50 1X50 13.00 U 15
14-30 13.4»
Hafıf w>U«tk «Fİ.»
Hat» ri*r.
Mandolinden naŞnıclar (F1.> Hatır orkestra carileri (Pi.) Tansalar (Pl.)
M- S, ayarı ve Şarkılar. Haberler.
Piyano İle «u parçaları (PL) Öfite gaıeleol.
Hafit şarkılar (Pl.
geçmeğe karar verdi.
Latham da yeni bir uçakla yeni ı bir teşebbüse hazırlanmıştı. Bü-! tun dünya bu uçuşla alâkalanıyordu- iki rakip akşam yemeğini birlikte yediler. Birbirlerine muvaffakiyet temenni ederek ayrıldılar. Bleriot sabahın saat dört buçuğunda havalandı, 38 dakiku sonra Ingiliz toprağına İndi. Latham bunu haber ahn-ıca hiç olmazsa ikinci olarak Manşı geçmek istedi. Fakat bu | defa da muvaffak olamadı. Bin diğl uçak düştü, kendisi kurta-nldL
' Bundan sonra geçen beş ay _ ____ zarfında bir çok rekorlar tesis
bunun'edildi. Latham 475 metre yükseğe çıktı, Farman havada 4 saat, 7 dakika. 7 saniye kaldı. 1900 senesi havacılık tarihinde mühim muvaffakiyetlerin
rasuiı da söyliyeyim kİ bu ter- I cümelerin çoğu sadece kütüphanemizi zenginleştirdi. Bir kaç sene içinde yapıldıkları İçin | mütercimlerimiz oirbirini âdeta okumadan çalıştılar. Dile yar- 1 dımlan tek Duşlarına oldu. Bir de bilhassa trajedi ve dâsltan 1 nevinden olanların, yani yük- ) sek edaya, bir nevi şiir diline muhtaç olanların alelâde çı-tırpıtır. şehirli diliyle konuşur . gibi tercüme edilmeleri tenkiti j edilebilir. Fakat böyle eserlerin tercümesi zaten bir hamlede olmaz. Elbette hepsinin amatör müterolmlert çıkacak ve yeniden ele alnocaktır. Şunu da söyliyeyim kİ ougün çok
1
Şarap fabrikası kampanyası başladı
Ürgüp (Özel) — Şarap fabrikası 949 kampanyasına başlamıştır. üzüm fiatlerlnin düşük olması yüzünden bağcılar uzum lerini fabrikaya vermem; redirler. Niğde özel şarap :• milleri üzümleri daha yüksek flatie almaktadır. Tahminin ize göre Tekel Bakanlığı uzum rayicini yükseltmediği takdirdi ou wne için lüzumu >:a(tv uzun' alamayacaktır.
KADIN ÇAMAŞIRI.* K! ve B E 1’ A Z I S
En son Paris meçle İlerin i ışetirdi.
Şişli Halâtkûr Gazi Cad Sırmalı Apt 332/7
a —
Yunan ordusunu a Viçi dadındaki savaşlarda çctccdeitirn «aptettiği ağır vc hafif ınitralydilerle toplar
chiheege
ı 1 i s n
RoMfe n
rtıtfl ianfltt oMırfıınu MaiHirtinu.
Köpüğü ihtiv( ediyormu:
üflü.
Pudranın iki buçuk misil daha utun bir muddel sabit katabilmen™ içmııı eder Cildi daha lazia guzelleşlirır.
Dır erkeğin ününde mulemjdıyen yüzünüze pudra sürmek bir tw.-tâ eseri ve suzelliğınhitı sun'î tarııj (mı t>or.tBnnek demektir. Krema Kof pugu sayesinde bir günfUk faaliyeti ten veya matlarca açık havada dol laftıklan sonra bile parlayan yurleo veya burunlar 1 yoktur. Tokalonl pudrası Krema Kopuğunu ihtiva ef den ycçâne pudradır. Ayrıca hnvaj Inndınlmif olduğundan çok incedirl ve cildinizin uzorıpde kaybolur? Kromosğop ile seçilen her renk. Son. derece tahrik edici bir kokuya r.a» hipiırv
1 1 1 1 1 1 I 1
ıııı 1 1 1 1 S3 ı ı ı I I 1 1 H 1 1 1 s I '“1 ’ I a E
im «İli I I
1 1 o JŞ 1 I
26 Eylül 1940
Soldan sağa: 1 — istanbulda bir Bertil, 2 — Muvaklcolen, 3 — Av -Vlılamn bnpı, * — Tersi ufjı.cı.k-
tır. 5 — Batini - Tersi bir rürBÖr. S — Tersi tcjhls et detneklu. V — Tersi Ullhw edilir. B - Bravo. 9 — Sonra • Gevezenin sonu. 10 — Tersi beyaz - Erzak ambarı.
Vu'urıdan aaojıya: 1 — Karudenizc akan bir nehir, 2 — İstanbul merkez kazası - Ayak, 3 — Altıma tanesi bir cani. 4 — Tersi, eneridir - Avcı bas Aleti. 5 — Bir erkek 0 — Bir çalgı - Tabii. 7 leke - Trokvadn bir kata, bir elsek - Devreder.
ÇEÇEN BULMACANIN HALLİ
Soldan sağa- 1 — ICammaça, 2 — Anibal, 3 — Lazar. Me. i — Afocanes.
5 — ¥a, Ahirle. B — Re. Alev. 7 — AtyUzünc, 8 — Vals. Flr. 3 — Gece, îo — Mal veren.
Yukarıdan asajfıya: 1 — Kıılnv, Avam. ! — Analarla. 3 — Ri«. Eylül, t — Abaca, Üs, $ — Mıırakaz, G(,
6 — Aİ. Nilüfer. T — Medenice. 8 — Atejcvcrcn.
AKSAM
ÇAPAM AR 11A
OSMANLİ BANKASI
Türk Anonim Şirketi, Tesis tarihi: 1863
Balıçckapı. Beyoğlu, Karaköy, Kadıköy
Taşradaki sayın müştcri'»rin Kavram siparişlerini bir an evvel tstanbulda Balırekapışındaki meşhur Mağazaya vermeleri rica olunur.
Dünyaya nam veren meşhur Türk
ŞEKERCİ
D İ M
Hakiki TOKALON mamulleri İstanbul Verem Savaşı Demecinin yalnız 50 PARALIK TEK PULU İle pullanmışlır. 50 PARALIKTAN aşağı veya yukart Icıyr-ıctte pullarla pullanmış olanları almayınız Taklıddır.
I
Tasarruf etmek isteyen biri...
Sermayesi:
10,000,000 Ingiliz Urası
Merkezi İdaresi:
Islan bul — Galata
Istanbulda: Yenlcaıılı
Beyoğlu. Kadıköy ve Şişli de ve rürkiyeiıin başlıca şehtrierile...
Paris Marsilya Londra
Mançesteı. Mısır. Kıbrıs,
İrak. Filistin ve Maverayı Ürdünde
Süneleri:
Suriye ve Lüöııanda Fllyallerl vardır
Her türlü banka muameleleri yapar
Çük cnûsalt faiz şartlurLe tasarruf ve mevduat tur-saplan açılır
Tasarruf Hesaplan için uç ayda bir ikramiye ue şideieri yapılır
Daha fazla malumat almalı için Osmanlı Bankası Gişelerine müracaaı edilmelidir.
HACI BEKİR

Şehir suyu tesisatı inşaatı yaptırılacaktır
iller Bankasından:
1 — Aksaray kasabasının su tesisatı inşaatı yaptırılacaktır.
2 — İşin keşif bedeli 506963,50 lira ve geçici teminat 24029.-l İradır.
Bu bedele amyant - çimento olarak yapılacak İsale boru bedelleri dahil olup şebeke boru bedelleri hariçtir
3 — Font şebeke boruları bankamızca Karabük veya İstan-buldaki depolarımızda teslim edilecektir.
4 — ihale, 25 ekim 1049 salı (yünü saat 15 de bankamız ihale komisyonunca yapılacak İlk İnceleme sonucunun idare meclisince tasdikini müteakip kesinleşecektir.
5 — Teklif mektuplarının en geç eksiltme günü saat 12 ye kadar bankamıza makbuz mukabilinde teslimi şarttır.
Postada veya sair suretle v&kl olabilecek gecikmeler nazarı itibare alınmaz.
6 — İhale evrakı 10.- lira bedel mukabilinde bankamızdan alınabilir. Projeler bankamızda görülebilir.
7 — Eksiltmeye girebilmek için bayındırlık bakanlığına eksiltme gününden en az üç gün evvel yaptıkları benzeri işleri gösterir belgeleriyle müracaat ederek bu işi yapabilecek kabiliyette olduklarına dair yeterlik belgesi almak şarttır.
8 — Baııka ihaleyi yapıp yapmamakta ve İşi dilediğine vermekte serbesttir. 13303
Ankara Belediye Başkanlığından:
5213 sayılı kanun gereğince halka dağıtılacak ucuz arsaiıır üzerine yapılacak ev tiplerinin ve vaziyet plânının tesbiti hakkında açılan müsabaka neticesinde, kazanamıyan preje sahiplerinin rumuz numaralarını bildirerek proje ve hüviyet zarflarını Belediyemiz Yazı İşleri müdürlüğünden almaları, 25,3,949 tarihinden itibaren Ankarada Ulus, A'çşam Haberleri Kudret, tstanbulda Akşam, İzm irde Anadolu gazetelerinde birer gün ara ile üç defa ilân edilmişti
Aradan uzun müedet geçtiği halde henüz L6 proje, sahip lori tarafından alınmamıştır .Rumuz numaralarını havi olan zarfların kapalı olması hasebiyle kimlere ıit olduğu belediye mlzoe bilinemediğinden bu proje sahiplerinin nihayet bir ay içinde Belediyemiz yazı işleri müdürlüğüne müracaatla hüsi
Adres Aranıyor
Mercan Uzunçarşıbaşı Han arkası No. 9 da oturmakta iken ağustosun ilk haftasında Fatihte bir yere nakleden Bergama Millî Eğitim müfettişi Sabrl Kolçağın, iki çocuk ve eşi Hikmet Kolçağın adresini yukarı-( yet zarfiariyıe projeterinl almaları lâzımdır. Bu müddet zarfın dakl adrese haber verene on da almadıkları takdirde projeve zarfların muameleden kaldı lira verilecektir. I rılacağı İlân olunur 13843
Kunduralormın tabanlarını korumak için çoraplarını yırtıyor Ucuz lâmba almakla ayni şekilde hareket edenler de az değildir, Bu ampullerin ne derece daha pahalıya mal olduğu elektrik faturası ödenirken tezahür eder.
Hakiki bir tasarruf yapmak isterseniz, daha az cereyan sarfiyatına mukabil en bol ışık veren meşhur TUNGSRAM ampullerini almalısınız.
TUNGSRA
İstanbul Sergisine iştirak edenlerin nazarı dikkatine
SYLVANI A
Floresan cihazları ve lâmbalarından az bir miktar mevcudumuz kalmıştır.
İstanbul E. T. T. İşletmeni tarafından kabul edilmiş teknik evsafta
Maliye Miifetliş Muavinliği Müsabaka imtihanı
f." aliye Teftiş Kurulu Başkanlığından
I — 35 lira maaşlı Maliye müfettiş muavinliği için 14 Kasım 949 Pazartesi günü Ankara ve İstanbul'da Maliye Teftiş kurulunda, müsabaka imtihanı yapılacaktır.
1 — Taliplerde aranılan şartlar aşağıda gösterilmiştir:
a> Memurin kanununun 4 üncü maddesinde sayılı evsafı haiz olmak,
bJ İmtihan açıldığı senenin Ocak ayının başlangıcında 36 yaşını ikmal etmemiş bulunmak,
e>4 Siyasal Bilgiler Okulu. Hukuk ve İktisat Fakülteleri ve Yüksek Ticaret mektebinden (veya bunlara muadiL ecnebi okullarından}, pek iyi ve iyi derecelerde mezun olmak,
di Yapılacak tahkikat neticesinde karakter itibarile müfettiş olabilecek vasıflan haiz olduğlı anlaşılmak,
2 — İmtihana talip olanlar 26 Ekim 1949 tarihine kadar Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına bir dilekçe ile müracaat edeceklerdir. Dilekçeye talibin sarih adresi yazılacak ve aşağıdaki vesikalar eklenecektir;
a) Nüfus cüzdanının aslı veya tasdikli sureti,
b) Kendi el yazısı ile hal tercümesi.
e» Askerliğini yaptığını veya imtihan tarihinden itibaren bir sene tecil edilmiş olduğunu gösterir resmi vesika, (bu vesikayı getiremlyenler imtihana':»bul edilirler ise de tâyinleri, fiili askerlik hlzmeLini tamamladıktan sonra, kadro İmkânlarına göre yapıhr.ı
d) Okul diploması veya tasdiknamesi,
e1 Sağlam ve yolculuk zahmetlerine mütehammil olduğuna dair tam teşekküllü bir hastaneden alınacak sıhhi heyet raporu,
3 — Taliplerden aranılan şartları haiz olanlar tahriri ve şifahi olmak üzere iki İmtihana tâbi tutulacaklardır. Tahriri imtihan Ankara ve İslanbulda, bundan muvaffak olanların şifahî imtihanı Ankarada yapı'acaktır
II — İmtihan programı aşağıda gösterilmiştir:
1 - Maliye;
a) BüLçe,
b) Vergi nazariyeleri,
e> İstikraz.
2 — İktisat:
a» istihsal. İnkısam, tedavül ve İstihlâk bahisleri,
b> İktisadi meslekler,
3 — Matematik (Geometri ve Aritmetik>
4 — Ticari ve Sınai muhasibe usullerlie Devlet muhasebesi hakkında nazari ve tatbiki malûmat.
5 — Hukuk:
al İdare Hukuku.
b» İCeza Hukuku ve Ceza malı kemeleri usulü kanununun esasları ve tahkikata müteallik hükümleri,
c) Medeni kanun, Borçlar kanunu.
d) İcra ve iflâs ve Ticaret Kanunlarının Mâliyeyi alâkadar eden hükümleri,
0 — Ecnebi lisan;
Almanca, Fransızca, İngilizce lisanlarından biri (teadül kanununun hususi maddesine göre komisyon huzurunda lisan imtihanı verenler ayrıca imtihana tâbi tutulmazlar.)
m _ imtihan neticesinde müfettiş muavinliğine alınanlar üç sene sonra yapılacak ehliyet imtihanında muvaffak olurlarsa Maliye Müfettişliğine tâyin edilecekler ve tetklkat için bir sene ecnebi memleketlere gönderileceklerdir. (12577 ı
İstanbul Su’ar idaresinden
Mejhuf RONSON çakmakları gelmişti» işte meraklıları tenft-direcek bir haradır* Ijleyıjuıdckı kolaylık »e zarafeti ile dünyada şöhret kazanan RONSON çakmakları tik çahfta ve her Çakıjta yana». Milyonlarca fihcı g«b«. sız de RONSON a itimat edebilÜM*
niz .. Krom kaplamalı, ijlemelı ve emaye olan muhtelif modelleri ile RONSON. alacağınız çakmakların en tcrkolâdesıdı» Turkıycdc Mümessili. Eli Buda re Ortaklan - Galata, İstanbul.
PONSON
BASINCA yanar -
BIRAKINCA sonar
Türkiye Kızılay Derneği
İstanbul Deposundan
LevhaTene(e satılacaktır
1 — 10/10/949 tarhilne rastlayan pazartesi günü 14 te Mimar Vedat caddesi Kızılay hanında kâin Kızılay deposunda müteşekkil Satmalına komisyonumuz huzurunda mevcut şartnamesinde eb'adları yazılı ceman 3390 kilo sandıklı yeni levha teneke açık arttırmaya konulmuştur. Teminatı 300 liradır.
2 _ Satılacak tenekelerin numuneleri ve şartnamesi depomuzda mesai saatleri dahilinde görülebilir.
3 — Derneğimiz arttırma eksiltme kanununa tâbi ol-■■■■ nıayıp ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir.
PALTO - PARDESÜ - ELBİSE
ihtiyaçlarınız için, zengin çeşit ve lınkâolarile Halk elbise mağazaları hizmetinizdedir. Temiz işçilik ucuz ve pazarılksız satış. Bütün bankaların bir sene İçinde çekilecek Ev. Para ikramiye kur'alarının hepsine iştirak hakkı Mahmutpaşa Kapalıjarşı kapısı yanında 16 Sultanh&mam İr faniye çarşısı 19
SAHİBİNİN SESİ
VAHRAM GESAR ve ORTAKLARI
108, İstiklâl caddesi. Beyoğlu - Tel: 14934. ■■■■
İdare ihtiyacı için 500 m/m genişliğinde 8 adet freni! ve yana devrileblllr dekovil vagoneti satın alınacaktır.
| isteklilerin teklif bedellerinin %7,5 ğu nispetinde teminat mcktuplarlyle birlikte kapalı mektuplarını 28/9/949 çarşamba
I günü saat 12 ye kadar idarenin muamelât dairesine vermeleri
1 13871
Created by free version of 2PDF
Konservatuar müdürlüğünden:
İstanbul Konservatuarına talebe kayıt ve kabulüne başlanmıştır.
1 — Eski talebelerin kaydı yenilenmesi muamelesi lO.eklm. 949 akşamına kadar.
2 — Yeni talebelerin müracaatları lû.Ekhn.949 akşamına kadar kabul edilecek ve ll.Ekim.9‘19 da kabul imtihanları yapılacaktır.
3 — Müracaat günleri: Salı, çarşamba, cuma saat 9 dan 17 ye kadardır.
Fazla izahat için Tepebaşındu kâin müdüriyet binasında !-dareye baş vurulması. 13757
Etibank Genel Müdürlüğünden
Ellerinde, kepçe hacmi 1 Ha 1,5 metre küp, olan Dizel motoru ile müteharrik, palet üzerine, monte edilmiş ekskavatör olup satmak veya kiralamak arzu edenlerin, .ekskavatörün hâlen bulunduğu mahalli, durumunu. İmalât senesini, marka ve tipi ile satış ve kiralama şartlarını ihtiva etlen mufassal mektuplarının en geç 30 Eylül 949 cuma günü oankamızda bulundurulmak üzere Etibank Genel Müdürlüğü Ankara adresine göndermek-ru 113747)

Comments (0)