YENİ SABAH
ABONE ŞARTLARI
Türkiye Ecnebi
»00 Kr. S.n.liJİ 2400 Kr. 800 Kr. e aylığı 1200 Kr.
280 Kr. 3 aylığı 600 Kr. 90 Kr. 1 aylığı 300 Kr.
Potta ittihadına girmemi, mera
leketler için 26. 14, 7.8 r. 4 Ilı
KURUŞ
3
'vaziyette İtalya Hükümetinin Karadeniz Ve
Biraz İyilik
Yazan: Hüseyin Cahld YALÇIN
îngilterenin Fransa ile müştereken biraz harekete gelmesi ve istilâ tehlikesine maruz kalacak Yunanistana müzaheret göstermeğe karar vermesi Balkanlardaki vaziyeti biraz iyileştirmiş, endişeyi hafifletmiştir, ııüz resmen teeyyüd etmiş sayıla-j maz. Ingiltere Başvekili tarafından bugün Avam Kamarasında verilecek izahatın meseleyi bütün bütün tenvir edecek bir mahiyet ve kat’iyyen arzetmesini çok temenni ve ümid ederiz. Çünkü bu gibi ahvalde tereddüdün ve vakit kaybetmenin büyük bir zararı olacağı muhakkaktır. Her şeyden evvel 1 yapılacak şey kimsenin kuru gü-( rültüye ehemmiyet vermiyeceğini anlatmak, blöf ve tehdidin önüne geçmek ve kat’î bir mukabele vel müdafaaya hazır bir vaziyet al -'inaktır.
Ingiltereden gelen haberler Ak-denizde yapılacak herhangi yeni bir tecavüzün îngiltereye müteveccih bir tehdit addedileceğinin Italyan hükümetine tebliğ edilmiş olduğunu temin ediyorlar. Londradaki siyasî faaliyet Yunanistan» bu suretle anî bir hücuma karşı emniyet al. tına almış gibi görünüyor. Bunan sonra daha şümullü ve mütekabil bir itilâf husule gelmesine intizar edilebilir. Bu tahakkuk edinciy.e kadar îngilterenin İhtan îtalyada bir tecavüz niyeti varsa onu kırmış olacaktır.
Fakat îtalyanın da Yunanista -na teminat verdiğini ve onu Ingiltere ile anlaşmaktan men’e çalıştığını görüyoruz. Asıl işin garîlj ve' akıl ermez tarafı da budur. Â] 4 manya ve İtalya gibi büyük devletler Yunanistanın yahut Balkandaki sair küçük devletlerin îngil -tere ile anlaşmalarından neden bu kadar sinirleniyorlar? Hiç bir zaman Yunanistanın ttalyaya yahut Almanyava karşı tecavüz! bir e-meli olamaz. Yunanistanın bütün
• i stiy e bileceği şey kendi millî hudutları içinde emin yaşamaktan i-baret olabilir. İngiltere ile yaptığı yahut yapılması mevzuu bahis olan anlaşma sırf böyle tedafüi bir gayeye istinad eder. Gerek Yunanistan gerek sair Şalkan devletleri ancak kendi emniyetlerini istihsal bakımından bir faaliyet sarfede-•bilirler ki bu da müstakil bir millet ve devlet sıfatlyle onların en basit ve en iptidaî bir haklarıdır. Binaenaleyh bu hakkını kullanan Yunanistan îtalyada hiç bir infial tevlid etmemek icabeder.
îtalyanın Yunanistana teminat verdiği rivayeti doğru ise bu zahmeti neden ihtiyar ettiği suali bilâ ihtiyar zihinlere gelir. Çünkü böyle bir teminata Yunanistanın nasıl inanabileceği akla sığmaz. Arnavutluk İtalya ile sıkı bir dostluk münasebeti besliyordu.. Arnavutlukta yalnız Italyan nüfuzu carî I-di. Arnavutluk hiç bir tarafa göz çevirip de kendisine bir hâmi aramamıştı. Böyle olduğu halde, günün birinde İtalya Arnavut kralı Zogonun memleketi zalimane idare ettiğini keşfetti. Ve Arnovutlu-ğu istilâya kalktı. Faşizm idaresinin adalate bu kadar düşkün ol-ruğunu doğrusu bilmiyorduk. Faşizm şimdiye kadar dünyaya iken dişini böyle bir sima ile tanıtmayı ihmal etmişti. Herhalde Faşist adaletinin beynelmilel sahada ilk tecellisi dost ve müttefik bir milleti boğazlamak suretinde tecelli etmiştir. Yunanistan da günün birinde kendilini Faşizm adaletine bir sahne görmekten ihtiraz ederse onu kim haksız görebilir?
Eğer îtalyanın Yunanistana karfi hiğ bir tecavfla ffkri yoksa fn(iJtare tarafından Yunanistanın
Cabidl YALÇIN (!••»« • tne* sayfaasrada)
üstündeki iddiası
Roma, Balkan Devletlerinin Ingiliz Garanti sine Girmelerini Arzu Etmiyor
Telâkki Edeceğini İtalyaya Bildirdi. Mussolininin Cembarlayn ve Metaksasa Mektubu
Eğer Türkiye; Limanlarını Yabancı Filoların Emrine Verir-B., ), b-e. he 5e; İtalya Karyedeniz ve Ege Denizine Doğru Yayılacakmış ! I__________________________________________
Paris Ve Londra Nihaî Kararlarını Bugün İlân Edecekler
İngiltere, Doğu Âkdenizinde Hertürlü Yeni Askerî İcraatı Düşmanca Bir Hareket
Londra Elçimizin Dünkü Ziyaret Ve Teması
Londra: 12 (A. Â.) — Türkiye büyük elçisi T. Rüştü Araş, bu sabah İngiliz hariciye nezaretine 1 gitmiştir.
Roma: 12. (A.A.) —Havas a-jansı bildiriyor:
Balkanlar hakkında, siyasî mah-fillejrde .bildirildiğine göre, Yunama-tana verilen garanti bu memleketin İngiltere tarafından tasavvur edilen çevirme sistemine girmemesi şartile muteberdir. Bu mahfiller, | İngiltere tarafından Polonyaya verilen garantiye benzer bir İngiliz garantisi Balkan memleketlerine de verildiği takdirde Arnavutluğun iş-ı galini Eğeye ve Karadenize doğru yeni bir İtalyan yayılmasının takip edeceğini İlâve etmektedir.
Bütün gazeteler, İngiliz sistemine girmemeleri için Atina, Ankara, (Sonu 3 üncü sayfada)
Alman Propaganda Nazırı Şehrimizde
Doktor Göbels Dün Istanbulun Muhtelif Yerlerini Gezdi
Doktor Göbbelğ Yeşilköy istasyonunda Vali muavini Hüd Karataban ve karşılayıcıları arasında
Bir müddettenberi muhtelif memleketlerde seyahatte bulunan Alman propaganda nazın Dr. Göbels ve arkadaşları dün şehrimize gelmişlerdir.
Misafir nazın getiren tayyare saat 18 de Yeşilköy hava meydanı, aa inmiş ve kendilerini Vali muavini Htidai Kaj-atabaa, hava müf-
n
Bugün Avam Kamarasında Beyanatta Bulunacak Olan İngiliz Başvekili Çembarla n Hitlerle beraber
Hollandada
Seferberlik
reze kumandanı, Alman konsolosu ile şehrimizdeki Alman kolonisi karşılamışlardır.
Misafirler kendilerini karşılı -yanlarla kısa bir müddet görüştükten sonra otomobillerle doğru Pe-rapalas oteline gitmişlerdir. Dr. Göbels otelde bir müddet istirahat (Sonu 3 üncü sayfamızda)
BÜTÜN İHTİYAT SINIFLARA ' HAZIR BULUNMALARI BİLDİRİLDİ
La haye: 12 (A. A.) —Hollan da Ajansının bir tebliğine göre, seferberliğe tevessül etmek icabet-tiği takdirde hazır bulunmaları için bazı ihtiyat sınıflarına emirler verilmiştir.
Belçika da Askeri Tedbirler Aldı
Brüksel: 12 (A. A.) — Neşredilen bir tebliğde, Belçikanın ica-beden bütün askerî tedbirleri çok evvel al * ış olduğundan yeni asker sevkiyatı haberlerinin doğru olmadığını bildirmektedir.
KOROGLU
ro-
Murad Sertoğlunun manJaştırdığı bu büyük halk destanını, şimdiye kadar çıkan kıaımların hülâ)a»iyle birlikte 4 üncü sayfamızda bulacaksınız.
İtalyan kaynaklarına göre
Vaziyet
Paris: 12 (A.A) — Stefani ajansı bildiriyor:
Türkiye başvekili tarafından yapılan ve memleketin ideolojik mahiyette kovalisyonlara girmesini red ve bitaraflığını teyid eden beyanatından anlaşıldığı şekilde Ankara hükümeti tarafından alınan vaziyet Paris siyasî mahfillerinde yeni bir Jngiliz- Fransız hezimeti ve Hatayın sulhen terki hakkında ki Türk- Fransız müzakerelerinin neticesizliğine bir işaret olarak telâkki edilmektedir.

Arnavutlukta
Yeni Bir Hükümet Teşkil Olundu
Yeni Kurulan Assamble Arnavutluk Tacınıltalya Kralına Verdi (Yazısı 3 llncü sayfamızda)
hLR SABAH
Halkı Telâşa
Saklamaya lüzum yok: Siyasî I vaziyet hiç de emniyet verici de- j ğildir, bütün dünya sinirler geril-1 miş bir halde Balkanların sahne olduğu son hâdiseleri dikkat ve. asabiyetle takib etmektedir.
Lâkin bütün bunlara rağmen! bütün ümidler kaybolmuş da sayılamaz. Şimdiye kadar buna yakın ihtilâtlar tek silâh patlamadan halledildi.
Sansasyonel havadis diye filan 1 devletin şu kadar milyon asker topladığını, diğerinin bataryaları-j m harb vaziyetine getirdiğini iri ( puntolarla ilân edip halkı telâşa' düşünmekte ne mâna var? “Bataryaların harb vaziyetine getirilmesi’’ ne demektir? bunun ne askerlikte yeri vardır, ne mantıkta. Bizim bildiğimiz harb patladı mı bataryalar ateş açarlar. Biraz da-
Vermiyelim !..
ha gayret edersek “Fişmekân” zırhlısı taretlerini kımıldattı, toplarını doldurdu: kabilinden havadisler vereceğiz. Sonra biz Türk-ler kös dinlemiş bir milletiz. Sayın Başvekilimizin dediği gibi, hücu -ma uğrarsak aslanlar gibi dövüşür, yurda yan bakmaya ciir’et edecek yabancı gözlere dünyayı ha ran? ederiz. Bize dokunulmazsa işi. miz gücümüzle rahat rahat meşgul olur, keyfimize bakarız.
Vaziyet haddizatında zaten kâfi derecede vahimdir. Bu vahameti büsbütün izamda hiç bir zevk ve menfaat tasavvur edemiyoruz. Unutnnyalım ki biz Türkler gibi harb içinde yoğurulmuş bir m: 21e-te böyle buhranlı dakikalarda yakışan Uç şey vardır: Vakar, sükûn ve teyakkuz.
A. Cemaleddin SARAÇOĞLU
Sayfuı t
TtKİSA! AH
13 NİSAN 1939
A A/ HA t?A Mf HM t ofa HATIRA v. İTİRAFLARI
Tefrika No 59
Yazan t M. SIFIR
Bütün Hazırlıklar
Tamamlanmıştı
Çubukluda Bir Yunan Çarpışacak Kuvvete Er
Taburile
Olmuştuk
Yeni Stadyom Bir Sene içinde Tamamlanacak
— Ta kendisi efendim.
— Çok iyi. O bir. Başka?..
— Bir de Hoca Bekir var efendim.
— Hoca ise geç, bize gelmez.
— Aman yüzbaşım. Senin bildiğin hocalardan değil bizim Bekir. Hele bir getireyim de gör onu. Ne mal olduğunu bir bakışta anlarsınız.
— Daha başka?
— Bir de Hemşinli Nuri var. Biraz genç amma, değme babayiğitlere değişmem onu.
— Hemşinli Mehmet söylemişti onu bana. Peki Kara Mehmet. Şimdilik bunlar yeter. Bu akşam yatsı vaktinde bu arkadaşlarla beraber Tarlabaşında, Halep sokağında 4 mı maralı madam Eftiğin evinde gelir beni bulursunuz. Yalnız, Halep sokağına saparken, eve girerken önünü, ardını gözlemeyi unutma ve çok dik katli davran...
Demiş, elime de usulcacık bir beşlik kaime sindirmişti.
O akşam, Ağacamii minaresinde yatsı ezanı okunurken biz do dört arkadaş, Bursa sokağından cami sokağına girmiş, Tarlabaşı caddesine inmiştik.-Beş dakika sonra da Madam Eftiğin evinde ve küçük b r odanın içinde idik. Kimler yoklu bilseniz bu odada. Harbiye nazırı Ziya paşajı ın yaveri yüzbaşı Kâmil, Merkez Kumandanlığı yaveri Burhan, Şişhane karakolu inzibat yüzbaşısı ı Şevket beylerle bizim Yusuf bey top I lanmışlardı burada, iki de sivil bey 1 oturuyorlardı bir kenarda.
Yaver yüzbaşı Kâmil bey beni I ve arkadaşlarımı görünce gülmüş, ’ bizim Yusuf beye dönerek :
— Yusuf, demişti. Dediklerin i bunlar ise dördünü de tanırım. Hepsi de ölçüye uygun adamlardır. Hiç j düşünme al yanına.
Yarım saat kadar bu beylerin yanında oturmuş, ne olduğumuzu, ne yapacağımızı bütün teferruatile öğrenmiştik. Yusuf beyin kumandasında, Çubukluda bulunan Yunan taburunun palikaryaları ile çarpışa cak gizli bir kuvvete er olmuştuk biz. Okadar sevinmiş, okadar coş-muştuk ki, evden çıkarken etrafı i gözlemeyi, kollamayı bile unutmuş-1 tuk. İnanınız ki, oynamak için evle-| rinden sokağa fırlıyan yaramaz ço-; cuklarm neşe ve kayıtsızlığı ve nam ' lı ağzından çıkan bir mermi hızile j fırlamıştık kapıdan.
Hazırlığımız üç gün sürmüştü.! Beşinci günü sabahı Anadoluhisarı-nın üzerinde "Elmalı,, suyu bendinin j bulunduğu yerde idik. Kıyafeti iti-1 barile bizden hiç te farkları olmıyan kumandanlarımız yüzbaşı Yusuf ve ■ topçu mülâzimi Şefik beyler, Ana-' doluhisarında kahvecilik yapan rah-' metli Rizeli Uyasın su arabaları ile, i lğrelti otları arasında getirdiği tüfek, fişek, bomba, matara, ve bez çantalarımızı gözden geçirmiş, biz erlerine dağıtmışlardı. O gün öğle-1 den evvel bütün teçhizatımız ta marnlanmış, savaşa hazır bir vazı-' yet. almıştık.
Müfrezemizin iaşe işlerini idare edeceğini ve ihtiyat mülâzimj olduğunu öğrendiğimi Refik bey ile kah-Veoi Ilyas ve sucu Muharreme vazifeleri hakkında «on emir ve tembih lerini veren yüabaşı Yusuf bey, nihayet biç erleri de etrafına toplamıştı. Ve:
Arkadaşlar, biraz beni dinleyiniz. Istanbulda hepinizle ayrı ayrı görüştüğüm zaman yine söylemiştim. Son defa olarak ayni «özleri bir kere de burada tekrar etmek isterim. İçinizde hastalıklı, canı tatlı, çoluk ve çocuğuna ve aile bucağına düşkün kimse varsa, yol yakınken burada söylesin vs dönsün. $u anda bu hareketi hiç te, ayıp değil bilâkis •nertlik »ayar ve o adamı özürlü gö
rürüm. Fakat, bu gün akşamdan sonra, bana yapılacak bir yolda bir teklif veya ricayı da, sakın gönlünüz kırılmasın arkadaşlar, alçaklık ve hainlik sayar, ve yapanı da ağır surette cezalandırırım. Ölmek, yaralanmak, aç, susuz ve uykusuz kalmak, yorulmak daha ne bileyim, hatır ve hayale gelmiyen her türlü mihnet ve meşakkatler, bu akşamdan itibaren, çıkacağımız yolda başa gelmesi umulan şeylerdir Zevkleri de yok değil, hele şerefleri pek çoktur. Size beş dakika mühlet veriyorum. Düşünüp taşının. Zorla değil bu iş, arzu ile arkadaşlar. İçinizde vatan için ölmek, öldürmek kudret ve kuvvetini nefsinde gör^ miyenler, yüreğinde yurddaıı ziyade aile ve yuva muhabbeti besli-yenler, rahatım sevenler varsa hemen şimdi silâhını bırakır, erliği ve erlik şerefini kirletmeden gidebiliı-ler.
Demiş ve başını önüne eğmişti. Kumandanımızı çevreliyen altmış dört arkadaş hep birbirimize göz atmış, bakışlarımızla aramızda silâhını bırakıp çekilecek bir adam aramıştık. Bırakmak şöyle dursun, kımıldıyan. silâhını kımıldatan bile olmamıştı içimizde. Hepimiz de çok sevinmiş, yüzlerimizi kumandanımıza çevirmiştik. Ve sanki ittifak etmiş gibi,1 hep bir ağızdan bağırmıştık:
— Hepimiz, vatan ve millet için | ölmeğe hazır olan erleriz.
Yüzbaşı Yusuf bey, başını kal- I dırmış, nemli gözlerini yüzlerimizde I gezdirmişti. Gülümsiyerek:
— Hepiniz sağ ve var olun ar-kadaşlar.
Demiş ve o gece yapacağımız mü sademeyi tatlı tatlı anlatmıştı. Lâzım gelen tenbıhlerini, emirlerini ver miş, müfrezeyi yürüyüşe geçirmişti.
Güneş battığı, ortalığı karanlık sardığı vakit, Göztepe ile Elmalı bendi arasından geçen ve Çubukludan Alem dağına giden yolun iki yanlarına posta posta dağılmış, pusuya yatmıştık. Yorulmak, üşenmek bilmiyen yüzbaşımız, her postayı ayrı ayrı gezmiş, icap eden tenbih-leri vermişti. Ben ve arkadaşlarım yüzbaşının yanında idik. .
O gece, Çubukludan Ermeni köyüne gideceği haber alınan bir düşman bölüğünü bekliyorduk. Yusuf bey, gerçekten alçak gönüllü babacan bir zattı. Biraz ilerimizde, bir tümseğin gerisinde yol boyunu gözleyen Hoca Bekirle Hemşinli Nuriye arasıra sesleniyor ve:
— Hocaaaaa, aç gözlerim Sakın uyuyayım deme ha... Dikkai et, burada Avukat Leon yok kurtaracak bizi. Hemşinli, oğlum ikide bir bası-ver çimdiği de kara gaflet çökmesin adamcağıza.
Sözlerde lâtife ediyor ve Bekirle ■ Hemşinlinin anlattığım maceralarını I dinliyordu. Böylece ka? saat geçmiş-1 ti bilmem. Biz Yusuf beyle tatlı bir' sohbete dalmıştık Anızın bizim şey.1 tan Nurinin sesi çıkmıştı.
(Devamı var)
Dolmabahçe Stadı 25 bin kişi alacak büyUk-lUkte yapılıyor.
Vali ve Belediye Reisi Doktoı Lûtfi Kırdaruı riyaseti altında stad yom ve spor işleri hakkında müzakerelerde bulunmak üzere toplanan istişarî komite, Dolmabahçede yapılacak stadyomun plânı hakkında kati kararını vermiştir.
Yeni stadyumun inşası yakında başlıyacak ve bir sene içerisinde tamamlanacaktır. Stadyom 25,00 kişilik olacak ve bu yirmi beş bin kişi stadyomda oturacak müsabakaları seyredilebileceklerdir. Stadyom, futbol sahasından başka yedi kişinin ayııi zamanda koşacağı bir Pisti de havi bulunacaktır.
Stadyomun içerisinde asgarî yüz sporcunun, soyunması ve fennî şekilde istirahatını temin edecek 5 şahsa mahsus 100 loca yapılacak ve bu localardan her birinde ayrı ayrı düşler bulunacaktır.
Stadyomda sahanın en göze çarpan bir yerinde 15 kişilik bir şeref locası yapılacak bu loca Reisicüm-hur ve erkânı hükümete tahsis olunacak tır. Ayrıca şehrimizin misafirlerine ve büyüklerine mahsus 100 kişilik bir loca da inşa olunacaktır. Stadyomdan maçları ve spor müsa-baklarını takip eden gazeteciler? mahsus 30 kişilik bir loca da inşası takarrür etmiştir. Bu locada gazetecinin daktilo makinesi koyacağı bir masa bulunacak ve gazetecilerin hariçle muhaberelerini temin mak-sadile altı telefon mahalli yapılacaktır.
Sahanın muhtelif yerlerine hoparlörler konulacak bu suretle maçlar hakkında verilecek malûmatın kolayca ve herkes tarafından işidil-mesi temin olunacaktır.
Stadyomun ve muhtelif spor' şubelerinin icabettirdiği bütün teknik ve modern tekemmülât toplantıda derpiş edilmiş ve nazarı itibara: alınmıştır.
BELEDİYEDE .
Müzelik taşla yol yapılır mı ?
Mesele, ne dereceye kadar doğrudur; bilmiyoruz. Şiz yalnız burada bize anlatılanı yazıyoruz. Dün idarehanemize uğrıyan bir okuyucumuz bize şunu anlattı:
— Eyüpteki Akar çeşmeden E-dirnckapıya kadar olan ana caddenin; nihayet tamirine başlanıldı. Fakat, bu tamirin ne kadar üstün körü bir tamir olduğunu gidip yerinde bir görmeli! Sıkı yağmurlar ve bir kaç kamyonun üstüste buradan geçmesi öyle sanıyorum ki sözde tamir edilmekte olan bu yolu büsbütün harap edecektir. Madem ki buranın tamiri için bu kadar mas raf ediliyor, bu masraf biraz daha arttırılsaydı da herkesin de gözü orada yola benzer bir şeyler görseydi! Ne ise, bu ciheti geçelim de gelelim başka meseleye:
Buranın tamiri için eski, harap kaldırımların külüstür ve ufacık taşları yetişmeyince şimdi mü tealıhit Edirnekapı mezarlıklarının kanarlarından eski, döküntü taşlar toplıyarak buraya döşüyor. Aynı zamanda' Edirnekapı yolunda Mustafa paşa tekkesi denilen viran bir tekkenin mermer taşlarından alıp götürüyorlar ki bu mermer vesair taşlar antika olduğu için vaktile müze tarafından müzeye kaldırılmasına karar verilmişti. Şimdi ise yolun müteahhidi taşsızlıktan bu antika taşları dahi aldırıp kırdırarak yollara döşemektedir. Müze ve Evkaf idarelerinin nazarı dikkatlerini celbederim.
Okuyucumuzun bize söylediklerini işte biz aynen yazdık.. Eğer bu, doğru ise alâkalı makamların bu işe biz de dikkatlerini çekeriz.
Piyango Talilileri
□ Unkü ve evvelki günkll keşidede kimler kazandı?
Tayyare piyangosunun tabiileri dün tamamile belli olmuştur:
200 bin lira kazananlar şunlardır: Malatyada Ziraat müdürü Ek rem, Milâsta ilk mektep hademesi I Ömer, İzmir Devlet Demiryolları cer atölyesinde Saiın, Cihangirde Gündüz apartımanında Argdiki, Samsunda ziraat kâtibi Mustafa.
40,000 lira kazananlar.:
İstanbulda Çakmakçılarda Valide hanında dellal Rahmi ve kasap Mehmet, Kumkapıda Vanidis, Beşiktaş Toz baba 17 numaralı hanede ı B. Cemal, İzmirde Akseki bankasın - • da Raşid, Aydında Ahmet Sabri
15,000 lira kazananlar:
Beyoğlu Aşmalı mescit Despina-Samsun demiryolları gümrük an-1 barında Kemal, İzmirde Orta mektep hoecası Ramazan ve lokantacı Ahmet.
10,000 lira kazananlar:
Bakırköy Ömer Naci sokak 104 numarada Seyfi ve Abidin. Ortaköy çarşı içinde madam Suzi ve arkadaşları, Orduda İsmail Rıza, İzmirde Torbalı Diril köyünde Mustafa Şa-1 ban.
Cezalandırılan esnaf
İstanbul Belediyesi pazarlıksız satış kanununun tam mânasile şe- i hir dahilinde tatbikini temin mak-sadile mücadele başladığını vaznfls-tık. Bu mücadele neticesinde pazarlıksız satış kanununa mugayir hare-1 ket eden bazı müessese ve dükkânların bilhassa kanunda katî saraha-ta rağmen eşya üzerine narh koymadıkları tesbit edilmiştir. Tutulan zabıt varakaları daimî encümen ta-1 rafından tetkik olunmuş ve bunla-ra icabeden cezalar verilmiştir.
Yeni sokak lâmbaları
Belediye İstanbul sokaklarnın tenviri maksadile henüz hava gazı ile aydınlanan sokaklara 23 elektrik lâmbası koymuştur. Bu sokaklardan' kazanılan 72 hava gazı lâmbası da ihtiyaç görülen karanlık sokaklara tevzi olunarak derhal yakılacaktır. ı Taksim bahçesi genişletiliyor
Taksim bahçesinin arkasındaki 1 bostanlığın Belediye namına istimlâki kararlaştırılmıştır. Daimî encümenden karar alınır alınmaz bostan lık istimlâk olunacak ve Taksim balı çesine ilâve olunarak bahçe bir mık-dar daha genişletilecektir.
Istlnyede bozuk sokaklar tatinyedeki bozuk sokakların tamirine sarfolunmak üzere 80 metre mikâbı taş alınması için Sarıyer kaymakamlığına salâhiyet verilmiştir.
Süt çocukları İçin bakımevi
BeJiklaşla süt çocukları için, bir bakımevi yapılması kararlaş -kırılmıştır. Yeniden ve modern bir şekilde inşa -olunacak bakımevi a-çılmasına ve çok güze! bir meydan haline getirilmesine karar verilen Barbaros türbesi meydanında in-, şa olunacaktır. Binanın meydana güzellik verecek bir tarzda inşası-| na çalışılacaktır.
İstanbulun ağaçlandırılması
İstanbulun ağaçlandırlması için bu sene de ağaç dikme mevsiminde belediye Beşiktaş Adalar, Kadıköy. Sarıyer, Beykoz, Üsküdar. Bakı*'- i ■köy ve Beyoğlu kazaları dahilinde çok mıkdarda ağaç diktirmiştir. Dikilen ağaçların nevileri muhteliftir,
ve mıkdarları 20116 ya baliğ olmak- Tavuk ve hindi İPsrsiZİarÜ tadır.
Taksim tıeJâsı
Taksimde yeni İnşa olunan helallin inşaatı bitirilmiştir. Helâ yarın belediyece teslim alınacaktır. Tes- i limden sonra Taksim meydanında , çok çirkin bir manzara teşkil ede .1 sabık helanın yıkılmasına başla-| nacak .ve bu iş mümkün olan sürat-, le bitirilecektir.
Kardeşini Çakı ile Boğazlayıp Öldüren Adam
□tin Ağırceza muhakemesinde hapse mahkûm edildi
Erenköyünde kardeşi Enver ila şiddetli bir boğuşmadan sonra, onıı-öldüren, Yasemin hakkında dün A-ğır ceza mahkemesinde karar verilmiştir:
Okunan evraktan anlaşıldığına göre Erenköyünde dellallık yapan iki kardeşten Enver, bir gün Haşan isminde birisile kavga etmiş, Yasemin araya girerek kardeşini teskin etmek istemiştir.
Lâkin, Enver buna çok kızmış ve ikisi; biraz sonra yolda giderlerken yerden bir taş kapıp Yaseminin başına atmış ve yaralamıştır.
Bu vaziyet karşısında Yasemin, bıçağını çekerek kardeşini boğazından yaralamak suretile öldürmüştür!..
Ağır ceza mahkemesi, hâdisede (şiddetli tahrik) görmüş ve bu sebeple Yasemini, yedi sene dört ay hapse mahkûm etmiştir.
MAARİFTE :
Dumlupınar okulu lâğvediliyor
Dumlupınar yatı okulu ders senesi sonunda lağvolunacaktır. Mektebin talebesi civar köy yatı okullarına dağıtılacaktır.
Profesör Pittardın ikinci konferansı
Profesör Pitard diiıı akşam saat 18 de Üniversite konferans salonunda ikinci konferansını ver -mistir.
Konferans büyük bir dinleyici tarafından alâka ile dinlenilmiş ve' şiddetle alkışlanmıştır. Bayan Pitard da bugün Kız Muallim mekı tebine giderek saat İG da Jan Jakj Rnsu hakkında bir konferans verecektir.
DENİZLERDE :
Denizbank Umum Müdürü bugün geliyor
Geçen hafta içinde An kara ya gitmiş olan Denizbank Umum Müdürü Yusuf Ziya Erzin’in bügün şehrimize dönmesi beklenmektedir.
Denizbank teşkilâtında yapılacak tebeddülât Münakale Vekâleti tarafından tetkik edilmektedir.
ilkbahar tarifeleri yarın başlanıyor
Şirketi Hayriye ve Denizbankıu ilk bahar tarifeleri yarından itibaren tatbik edilmeğe başlanacaktır Her iki idarenin kış tarifeleri geçen senelere nazaran hayli geniş olduğundan ilkbahar tarifelerinde fazla bir değişiklik yapılmayacaktır. Yalnız son postalara birkaç sefer daha ilâve edilmiştir. Tarifelerdeki geniş tebeddülât yaz tarifelerinde tatbik edilecektir.
POLİSTE :
Bir talebe tramvaya binerken düştü
Haydar paşa lisesi talebelerin-1 den 15 yaşında Mehmet dün Eminö-; nünde tramvaya binmek isterken j düşerek başından yaralanmıştır.
Yanğın
Beyoğlunda Aşmalı mescitde ı Leblebici sokağında Derviş zade a-I partımanınm ikinci dairesinden dün ' yanğın çıkmışsa da etrafa sirayete | meydan verilmemiştir!..
Cibalide oturan hamal Cemal oğlu Muzaffer ile Kâşif oğlu Mustafa komşularından birinin bir koyıınile iki hindi ve bir tavuğunu ( almışla.-ve yakalanmışlardır.
Otomobil çarptı
Şöför Ard: .şnı idaı cindeki 7291 numaralı otomobil, dün Taksimden geçerken Ali isminde birine çarpmış ve hafifçe yaralanmıştır.

POLİTİKA
Son günlerdeki İngiliz faaliyeti
Arnavutluğun Italyan kuvvetleri tarafından işgali üzerine İngiliz hükümetinin mühim diplomasi faaliyetleri yanında fiilî tedbirler de aldığı Avrupa siyasetinde ve Akden z de müşahede edilmektedir. Fakat bugün îngi'ij.ler tanı istedikleri gayeye varmış değillerdir. Haricî siyasetleri norma! inkişafına heniiz erişmemiştir. İngiliz hükümeti son aylardaki siyasetindeki ana prensiple, büyük küçük devletlerin istiklâl ve beynslnr’.pl taahhütlerinin riayeti esasına müstenit, bir Avrupa sistemi çerçevesinde teşriki mesai eden mihver devletlerinin beynelmilel taahhütler karşısındaki hareketlerine rağmen Ingiliz başvekili mütemadiyen bu sulh nizamını kurmağa çalışmıştı. Fakat bu vaziyete gelmek için de katî bir tavır ve hareket ittihazı lâzımdı ki bu da yapılmamıştı.
Son hâdiseler İngiltere hükümeti ve dolayisile Ingiliz efkârı umumi-yesinde bir aksülamel husule getiz-mektedir. Artık Büyük Britanya mı paratorluğu hayatî menfaatlerimi, ciddî surette ihlâlinin başlamış olduğunu görmekte ve bunun için de millî birliğini tanzim ve ordusunun müdafaa ve icabında taarruz kabiliyetini kuvvetlendirmek için büyük bir faaliyet sarfetmektedir.
İngiltere şimdi Ak denizde ve ezcümle şark havzasında mühim bir diplomasi hareketine girişmiştir. Bu arada Arnavutluğun işgalinin Akdeniz statükosunda bir değişiklik vü-cude getirip getirmediğinin tesbiti lâzımdır. Italyanlar böyle bir şeyin varid olamıyacağını, daha ev 'el 1915 Londra muahedenamesile 1921 elçiler konferansında Arnavutluğun bir kısmı üzerinde Italyan hâkimiyetinin îngilterece tanındığını ileri sürmektedirler. Halbuki 2 kânunu sani 1937 Italyan- Ingiliz itilâfı ve 16 Nisan 1938 anlaşmasile her iki memleket de Akdenizdeki statükoyu değiştirmemeği taahhüd etmişlerdi. Ve bunun mânası da sarih idi. Akdenize sahil devletlerin halihazu mevcudiyetlerinin ileri mevzilerinin devamından başka bir şey düşünülemezdi.
İşte bu vaziyet karşısında Ingiltere yavaş yavaş pasif tavrından çıkmağa başlamıştır. Akdenizin şark havzasında ve Balkanlarda bir tevessü hareketinin yakın bir zamanda müstemleke imparatorluklarına vahim darbeler vurulmasına sebep olacağını Ingiltere anlamıştır. Ve bunda Fransa da müttefiktir Zaten bütün faaliyet ingilizlerden sadır olmakta, Fransa hükümeti, a-yağınm temposunu ingilizlerinkine uydurmaktadır.
İtalyamn Arnavutluğa yerleşme-sile İngiliz sevkülceyş siyaseti yeni bir hâdise ile karşılaşmıştır. Italyan kuvvetlerinin Arnavutluğa yerleşmesinden evvel de İtalya Adrivaik denizinde faik bir kuvvet olarak görülüyordu. Fakat Otrant boğazını, Balkanlara ayak bastıktan sonra tamamen kapıyarak, Akdenizde ilerli-yeıı çizmesinin yaıı tarafını yani şark kısmını tamamen muhafaza altına almış bulunmaktadır. Hele Yu-goslavyanın mihver devletleri tarafından tamamile sarılmasından ^nra.
(ndi mesele İtalyamn ve Al-manyanın müstakbel vaziyetleridir. Ingiltere mihver siyasetinin ileride alacağı şekilleri artık sezmiş gibidir. Ve buna karşı bir mukavemet cephesi kurmağa ve bu gayede her türlü düşünceleri eline alarak harekete geçmeğe karar vermiş bulunmaktadır.
Neticede son günlerdeki Ingiliz faaliyetlerinin Roma- Berlin mihveri siyasetinin nasıl akisler uyandıracağı ve bu harekete Alman ve .cal-yan devlet reislerinin ne şekilde esvap vereceği dikkatle beklenen )ir keyfiyet irae etmektedir.
Dr. Reşad SAGAY
Yeni şefkat yurdu
İstanbul Belediyesinin hima -yeri altında olan İstanbul Kimse -sîzler Yurdunun, düşkünler evi ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen iki düşkünlere yardım teşekkülü “Şefkat Yurdu” İsmini a-la çaktır»
13 NİSAN 19S»
TINIIAIAM
leyfet 3
SON HABERLER
İtalya İspanyadaki Askerini Çekecek mi?
Bir yandan; İtalyan Askerlerinin 2 mayısta İspanyadan çekileceği hakkında Mussolini’nin Ingilte-reye teminat verdiği, diğer taraftan da italyanın İspanyaya asker gönderdiği haber veriliyor
“ Tanca „ ya karşı bir harekattan korkuluyor
Londra 12 (Hususî) — İtalyan hükümeti; henüz İspanya yarım adasında bulunan 25 bin İtalyan neferini; önümüzdeki 2 Mayısta Franko Madride girdikten sonra geri çekilmeyi İngiliz hükümetine bildirmiştir.
BİR YANDAN DA İTALYA ASKER GÖNDERİYOR
Londra: 12 (A. A.) — Gazeteler, İtalyan kıtaatınnı yeniden İspanyaya çıkarılmış olduğunda İsrar etmektedir.
Daily Telegraph, Daily Herald, Daily Express, bu gazeteler ara -stadadır.
Daily Herald, son İtalyan kuvvetlerinin daha geçen pazar günü| Cadix'e çıkarılmış olduğunu yazıyor.
TANCAYA KARŞI BİR HAREKET Mİ?
Londra: 12 (A. A.) — İspanyadan gelen haberler, pek mütena-kızdır. Bazı haberlere göre Mussolini İtalyan kıtalarının geri alınacağına dair Chamberlaine teminat vermiştir. Hattâ İtalyan kıtalarından bazıları şimdiden harekete başlamıştır. Bazı haberlere göre de bilâkis paskalya esnasın-
Alman-Leh Gerginliği
Varşovaya Tebliğ Edilen Alman Ültimatomunda Neler Var ?
Londra: 12 (A. A.) — Nazırlardan mürekkep hariciye komiteci bugün öğleden sonra toplana -çaktır.
öğrenildiğine göre komite bilhassa Alman . Leh gerginliği, İtalyan kıtalarının ispanyadan geri alınması ve Ispanyol Fası meselelerini tetkik edecektir;
Diplomatik mahfillerde Lipski-nîn Varşovaya bir Alman ültimatomu getirdiği zannedilmemekte fakat Polonya hükümetine Alman-yanın sarih taleblerini bildireceği tahmin edilmektedir. Bu taleblerin şunlar olması muhtemeldir:
Dantzigin Almanyaya idasei ve Polonya koridorundan geçecek o -lan bir otomobil yolunun inşası.
Londranın Polonya mahfillerinde söylendiğine göre, Polonya kendi topraklarından geçecek olan bir Alman otomobil yolunun inşasını kabul etmiyecektir. Polon-yanın Dantzig’e verilecek yeni bir rejim hakkında müzakereye girişmeğe hazır olduğu fakat Dantzig’ în terkine muvafakat etmemeğe karar verdiği ayni mahfillerde ilâve edilmektedir.
Berlin: 12 (A. A.) — Söylendiğine göre, Varşovaya avdet e-

Beş Gana Kıyan Azılı Bir Katil
GUmüşhano Ağırceza mahkemesi tarafından İdama mahkûm edildi
Gümüşane: 12 (A. A.) — A-ğırceza mahkemesi Kelkitin Köse dağı hududunda beş kişiyi fecî bir surette öldüren Kelkitin Şen köyünden Ahmet ve Biranın Tersin köyünden Ce/liHn ölüm cezasına çarptırılmalarına ftljifakla karar yermiştir.
da ispanyaya yeni Italyan kuvvetleri sevkedilmiştir.
Madridin sükutundan sonra ispanyaya 17.000 Italyan askeri ihraç edildiğine dair verilen haberi resmî Roma mahfelleri tekzib etmemektedirler.
Italyan askerlerinin 2 Mayıstan evvel geri alınacağına dair Mussolini tarafından yapılan vaid parlâmentodaki muhaliflerle mu -hafazakârların büyük bir kısmını tatmin etmemiştir. Bunlar mezkûr tarihten evvel pek ciddî hâdiseler çıkabileceğini beyan etmektedirler.
Bazı Ingiliz membalarından bildirildiğine göre, Ingiltere hükümeti Italyan askerlerinin hiç olmazsa sembolik bir şekilde İspanyadan geri çekilmesi için Roma hükümeti nezdinde İsrar etmiştir.
Ispanyol Fasından gelen bazı haberlerde Ceuta ve Tetauan’da-Fransız Fas hududunda halihazırda vücuda getirilen istihkâmların ehemmiyeti tebarüz ettirilmekte -dir.
Talıkikkine imkân olmıyan bir habere göre Tancaya karşı bir hareket derpiş edilmesi İhtimali de vardır.
den Polonya sefiri Lipski, Alman - Leh meseleleri hakkında Alman-yanın sarih tekliflerini hamil değildir. Bu hususta ecnebi memleketlerinde dolaşan şayialar zan -nedildiğine göre Almanyanın Po-lonyaya karşı serdettiği talebler-den Völkischer Beobachter gazetesinin bir makalesinden neş’et et -miştir. Bu gazetenin bildirdiği taleblerin bundan 15 gün evvel Al-manyanın Polonya elçisi tarafından Varşovaya tebliğ edildiği ilâve edilmektedir.
öğrenildiğine göre Lipski, Von Ribbentrop ile bu ayın yedisinde yaptığı mülâkattan sonra bir daha Alman hariciye nezaretine uğramamıştır. Pek fırtınalı olduğu söylenen bu mülâkat esnasında Po-lonyanın Alman hududu civarın -da aldığı askerî tedbirler mevzu-ubahis olmuştur.
/Lipski, yarın Berlin’e dönecektir.
Burada tahmin edildiğine göre Milletler Cemiyetinin kontrolü kalktıktan sonra Dantzig için kabul edilecek statü işinin dostane bir surette halli için Almanya ile Polonya arasında müzakereye başlaması ihtimali mevcuttur.
Bir Polonya Askeri Heyeti
Müzakerelerde bulunmak Üzere Londraya gidiyor
Londra: 12 (A. A.) — Daily
Ekspres gazetesinin Varşova muhabiri, Mareşal Rhdz Smigly’nin dün yapılan bir generaller toplantısında.İngiliz ordu erkânı ile müzakerelerde bulunmak üzere Londraya skerî bir heyet gönderilmesine karar verdiğini yazıyor.
Yüksek rütbeli beş Leh subayı *bu hafta zarfında Londraya hareket edecektir.
Vaziyette Biraz İyilik
(Baş tarafı 1 inoi sayfada) mülkî tamamiyetinln temin edil -mesi İtalyanın da taraftar olduğu bir vaziyeti teyitten fazla bir şey yapmaz. Binaenaleyh buna İtalya da memnun olmak icabeder. In-gilterenin müzaheret vaadi karşısında ltalyada duyulan infialdir ki etrafta hayret ve intibah tevlid e-diyor ve Yunanistanın Ingiliz müzaheretine ne kadar gerçekten ihtiyacı bulunduğunu iCbat eyliyor. Çünkü bu vaziyet karşısında îtal-yanın duyduğu infial ancak Yu-nanistanı kolaycacık avlıyabilmek ümidini kaçırmaktan mütevellid derin bir esef şeklinde tefsir olunabilir.
Asıl dikkate şayan olan nokta Alman gazetelerinin de bu esefe iştirâk etmeleridir. Aradaki dost, luğu biliyoruz. Fakat bu dostluk en mantıksız nümayişleri bile al -kışlamak derecesine vardırılacak olursa dostluk hudutlarını aşarak suç ortaklığı teşkil eder ve arada müşterek bir emel ve plân bulunduğu şüphesini uyandırır. îtalyan-lar ellerinden bir fırsat kaçırdıklarından dolayı mantıksız bir hiddet ve şiddete kendilerini kaptırmış diyebiliriz. Fakat Alınanlara ne oluyor? Demek onların da İtalyanların taarruzları ile 'bir hizada yürüyecek başka niyetleri vardı ki şimdi Italyan hülyalarının Yunanistan sahillerinde karaya oturması Almanyanın tasavvurlarına da bir mânia teşkil etti?
Alman gazeteleri garabet hususunda daha ileri gidiyorlar. Gûya Londra ve Paris tehlikeye düşen sulhten değil küçük devletlerin Almanya ve Italyaya karşı garb devletlerinin kasaplık koyunu olmak istememelerinden korkuyor -larmış.
Biz bu küçük devletlerin içindeyiz: Onların düşüncelerini ve endişelerini yakından bildiğimiz i-çin Alman gazetelerinin vaziyete tamamen ters bir dürbin ile baktıklarını pek güzel anlıyoruz. Kav. ga şimdiki halde küçük devletlerin başınadır. Küçükler de kendilerine tecavüzün hangi taraftan geldiğini biliyorlar. Onun için gözlerini garb demokrasilerine çeviriyorlar. Hıabeşistanı, Çekos-lovakyayı, Arnavutluğu parçalayıp yutanlar garb demokrasileri değildirler. Berlin - Roma mihverinin doymak bilmez iştihaları karşısında bir tatlı lokma gibi yutulup gitmek istemiyen küçük devletler pek talbiî ve zarurî ola -rak Berlin - Roma mihverinden u-zaklaşıyorlar. Ortalığı kaplıyan ve beynelmilel sahada her türlü hukuku, emniyeti ve huzuru ihlâl eden tecavüz seli tabiî mecrası İçine dönmedikçe her kavmin müdafaa tedbirlerini düşünmesinden daha meşrû bir hareket olamaz. Onların bu tabiî endişelerini bile çok görmek mevcut şüpheleri haklı göstermekten başka bir şeye yaramaz.
Hüseyin Cahid YALÇIN Irandaki Düğün
Fransız heyeti dün hareket etti
Paris: 12 (A. A.) — İran Ve-Uiahdının izdivacı merasimine îş-tirâk edecek olan ve General Wey-gand’ın riyaseti altında bulunan resmî Fransız heyeti, dün akşam M'arsityaya hareket etmiştir.
içinde bilhassa B. Becq de Fo-uquieres ve B. Nassignon da bulunan heyet tayyare ile Marigııane-dan Tunus’a, oradan Bağdada ve oradan da trenle Tahrana gide -çektir.
LEH CUMHURREİSİ BİR TAYYARE HEDİYE ETTİ
Varşova: 12 (A. A.) — Reisi-cümhurun yaveri yüzbaşı Kryski Mescicki’nin Iran Veliahdı Meh -met Rıza Pehlevîye düğün hediyesi olarak gönderdiği Polonyada yapılmış üç kişilik bir turizm tayyaresi ile Varşovadan Tahrana hareket etmiştir.
İtalya Hükümetinin KaradenlzVe Ege Denizi Üstündeki İddiası
(Baştar&fı 1 inci sayfamızda) Bükreş ve Belgrada bir ihtar mahiyetinde telâkii ettikleri vaziyeti u-zun uzadıya işaret ediyorlar.
Bütün gazeteler İtalyanın, Türkiye ile Yunan latanın kendi limanlarını yabancı filoların emrine vermelerini müsamaha ile karşılamıya-cağım bildiriyorlar.
Corriere Padano, Bükreş, Ankara ve Atinanın İtalyan emelleri karşısında Belgradın gösterdiği anlayışı göstereceklerini ümit etmekte, aksi takdirde, bugün bir İtalyan top ragı olan Arnavutluğun Eğeye ve Karadenize doğru bir sıçrama tahtası olabileceğini,, bildirmektedir.
Londra: 12. (A.A) — -Havas-salâhiyettar bir kaynaktan verilen malûmata göre, İtalyan hükümeti henüz İspanya yarımadasında bulunan 25(bin İtalyan neferinin önümüzdeki 2 Mayısta Frankonun merasimle Madride girmeeinden sonra geri çekmeyi Ingiliz hükû -metine vadetmiştir.
Dış işleri komitesi dün öğleden sonra beynelmilel vaziyeti bu yeni İtalyan taahhüdüne göre tetkik etmiştir. Keza, komite B. Mussoliniden B. Chamberlaine gönderilen ve Arnavutluktaki İtalyan icraatının sebeplerini anlatan hususî bir mektup münderecatına da vakıf bulunmakta idi. Mussolini bu mektubunda, Arnavutluk işgalinin İngiliz- İtalyan anlaşmasile hiçbir suretle gayrika-bili telif olmadığını bildirmekte ve barış arzusunu teyit eylemektedir.
Komitenin içtimai iki saat sürmüş ve B. Chamberlain ile Iıord Halifaks da toplantıda hazır bulunmuştur.
İtalyanın Yunanistan ve Ispanya hakkındaki yeni teminatı üzerine komitenin İngiliz- İtalyan anlaşmalarını, müzakerelere kapıyı kapamamak için, feshetmemeye karar vermiş olduğunu haber verilmektedir.
B. Chamberlain yarın avam kamarasında Yunanistana karşı her türlü tehdidin îngiltereye karşı gayri dostane bir hareket teşkil edeceğini bildirecektir. Fakat ayni beyanatın Türkiyeye de şamil olup ol-mıyacağı henüz meçhuldür.
Her halde yalnız bir taraflı bir Ingiliz garantisi derpiş edilmekte ve Polonya için olduğu gibi karşılıklı müzakerat taahhütleri mevzuuba-his bulunmamaktadır.
Ispanya hakkında alman malûmata göre, 23 ve 24 martta İtalyan Ispanyol ve Alman- Ispanyol dostluk muahedeleri imzalanmıştır Bu muahedeler bir ademi taarruz taahhüdünü ihtiva etmekte fakat tasri-hen askerî bir müzakerat maddesini ihtiva etmektedir.
Salâhiyettar İngiliz mahfilleri böyle bir vaziyet içinde İtalyaya karşı olduğu gibi ispanyaya karşı da bir İngiliz hareketi imkânının mevcut olduğu kanaatindedirler.
İyi malûmat alan mahfillere göre, başvekilin bazı müşavirleri ve ezcümle Simon ve Hoaro, ispanyadan kıtaatını çekmek mukabilinde İtalyaya Balkan statüsünü garanti eden bir sisteme girmek teklifinde bulunulmasını derpiş ediyorlar. Bu sistem bir umumî Akdeniz paktının akdini temin edecektir. Daha evvel İtalyan- Fransız ihtilâfının halli i-cap edecektir. Aksi takdirde bu pakt doğu Akdenizine müuhasır kalacaktır.
Başka tafsilât imkânı mevcut değildir.
Fakat iyi malûmat alan mahfiller şuna kanidirler ki, İngiliz hükümeti, mihveri ayırmak mümkün olmasa dahi İtalyanın Almanyaya tabiiyetini azaltmak için bütün gayretini sarfetmektedir.
Dün akşam Lord Halifaksı ziye-ret eden Bulgar orta elçisinin, Bul-garistanın diğer Balkan devletlerde olan anlaşmalarını aslâ ihlâl niyetinde olmadığı ve Balkanlı olmıynn devletlerin Balkanlarda müdahalesine muhalif bulunduğunu bildiren teminatı Balkan statüsünün muhafazasını kolaylaştırmak itibarile ye ni bir selâh unsuru teşkil etmektedir.
Londra: 12. (A.A.) —Times gazetesi, yarın B. Chamberlain tarafından yapılacak beyanatın çok ileri gideceğini ve doğu Akdeniz memle-
ketlerinin ve bilhassa Yunanistan i-le Türkiyenin bütünlüğüne verilecek her türlü sararın İngiltere tarafından gayri dostane telâkki edileceğini bildiriyor.
Londra: 12. (A.A.) — Gazetelere göre, B. Chamberlain’in yarın A-vam kamarasında yapacağı beyanat umumî bir tarzda tesbit edilmiş bir ihtardan ibaret olacaktır. B. Chamberlain, Ingilterenin doğu Akdeni-zinde her türlü yeni askerî icraatı hasmane bir hareket olarak telâkki edeceğini bildirecek ve statüko tabirinden ne anladığını tayin ve tesbit edecektir.
Gazeteler müşterek bir cephe tesisi hakkındaki gayretlerden bahse devam etmekte ve bu gayretlerin henüz bir neticeye bağlanmamış olmasından dolayı hoşnutsuzlukları aı gizlememektedlrler.
Gazeteler, bu itibarla, dün Sovyet büyük elçisi B. Maiski ile Lord Halifaks arasında cereyan eden görüşmeleri ilk plâna koyuyorlar.
Times gazetesi beynelmilel gerginliğin zevahire rağmen hiçbir suretle azalmamış olduğunu yazıyor ve diyor ki:
B. Chamberlain’m avam kamarasında yapacağı beyanatın metni dominyonlara ve Fransız ve Sovyet hükümetlerine bildirmiştir. Bu beyanat Ingilterenin Akdeniz statüsü tabirinden neyi kastettiğini çok şarttı olarak bildirecektir. Ingiliz hükümeti, teminatın sahasını mümkün olduğu kadar süratle Romanyaya da teşmil etmek niyetindedir.
Daily telegraph gazetesi, B. Chamberlain’m Arnavutlukta kullanılan usulü çok şiddetle tenkid edeceğini bildirmektedir.
Bundan başka, bu gazeteye göre, Libyadan mühim mikdarda İtalyan kıtaatının Tunus hududundan Mısır ve Sudan hududuna geçtiği hakkında İngiliz hükümetine malûmat gelmiştir.
Bundan dolayı askeri mahfiller İngiliz kıtaatının icabında bu toprak lan derhal müdafaa edebilmek için takviye edilmesi lüzumuna kani bulunmaktadır.
Fransa hâriciyesinin dünkü mühim toplantısı
Paris: 12 (A.A.) — Nazırlar
meclisi, bu sabah Lebrünün riyasetinde toplanmıştır.
Şimdiki Avrupa vaziyeti karşısında Fransanın ittihaz edeceği tarzı hareket hakkında Fransa hükümeti namına yarın Daladier tarafından neşredilecek olan beyanname ittifakla tasdik edilmiştir. '
Daladier, umumî vaziyet hakkında izahat vermiş ve almmasını istediği askerî tedbirleri anlatmıştır.
Meclis, hâdiselere karşı koymak üzere alınan yeni tedbirleri kabul etmiştir.
Bonn »t, son buhran esnasında Fransa tarafından yapılan diplomatik teşebbüsleri anlatmış ve Ingiltere ile diplomasi sahasındaki teşriki mesainin ehemmiyetini tebarüz ettirmiştir. Nazır, Avrupanm halihazırdaki vaziyetinde Fransanın tarzı hareketine saik olan başlıca prensipleri anlatmıştır.
Sarraut, Fransada yaşıyan ecnebilerin kontrola ve bazı ahvalde bunlardan istifade edilmesine dair tanzim edilen üç kararnameyi meclisin tasvibine arzetrıiştir.
Meclisin içtimamdan evvel Bon-net, İngiliz sefirini kabul etmiştir.
Kralı Kanadaya götürecek harp kruvazörü
Londra: 12 (A.A.) — Dün Kral ile B. Chamberlain arasında yapılan görüşmeler hakkında mütalea beyan eden Daily Express gazetesi, kralın Rupulse kruvazörü ile değil Empre-88 of Britain vapuru ile Kanadaya gitmesinin karar altına alınmış olduğunu tahmin etmektecLr. Zira amirallik uairesi makamatı başvekilo kuvvetli bir harp kruvazörü olan Repulse’m bu gerginlik devrinde Avrupa sularını terketmemesinin muraccah olacağını bildirmişlerdir.
BELGRADIN TEKZİBİ
Belgrad: 12 (A .A.) — Salâhiyettar mahaf’l, Yugoslavya tarafından Arnavutluk hududunda veya Adriyatik sahilinde askerî bir takım tedbirler alınmış olduğuna dair haberleri tekzib etmektedir.
Arnavutlukta Yeni hükümet kuruldu
Arnavutluktaki Italyan kıtaları Yugoslav ve Yunan hududuna vardılar
Roma: 12 (A. A.) — Tirandan •bildiriliyor:
Arnavutluk müessesan meclisi bugün kabul ettiği takrirle şu hususları karar altına almıştır:
1 — Şimdiki Arnavutluk rejimi düşmüştür ve bu rejimden doğan anayasa kanunu mülgadır.
2 — Assamble tarafından tam salâhiyetle bir hükümet teşkil edilmiştir.
3 — Bütün Arnavutlar İtalya tarafından sarfedilen yapıcı ve refah verici faaliyeti minnettarlıkla kaydederek Arnavutluğun hayat ve mukadderatını İtalya ile birleştirmeyi ve bunun için daima ve daha sıkı tesanüd münasebetlerini takviyeye karar verirler. Bu tesa_ nüdden mülhem olarak Arnavutluk ile İtalya arasında anlaşmalar yapılacaktır.
4 — Assamble Arnavutluk tacının İtalya Kralına ve haleflerine arzedilmesini kararlaştırmışlar -dır.
YENİ ARNAVUTLUK KABİNESİ
Tirana: 12 (A. A.) — Yeni Arnavutluk hükümeti şu suretle teşkil edilmiştir
Başvekil ve Nafia nazırı Şefkat Verlaci, hariciye: Dino Cemi, Adliye: Cafer, Maliye: Alizoli Feyzi, Ekonomi: Belga Anaon, Maarif: Ernest Kolici.
Roma: 12. (A.A.) — Işkodradan bildiriliyor: Italyan müfrezeleri otomobillerle Yugoslav hududunda Koplike girmişlerdir.
HUDUT BOYUNDA SON NAHİYE DE ALINDI
Triaııa: 12 (A. A.) — İtalyan kıtaatı Arnavutluğun Yunan hu -dudundaki son nahiyesini de işgal etmiştir.
İTALYAN HARİCİYE NAZIRI TİRANDA
Tiran: 12 (A. A.) — Kont Ci-ano saa 10,30 da tayyare ile Tirana gelmiştir.
Alman Propaganda Nazın Dün Geldi fBaçtarafı 1 inci sayfada) ettikten sonra şehirde bir gezinti yapmış ve bu arada kapalı çarşı ile müzeleri ve şehrin şayanı ta -maşa bazı mahallerini dolaşmıştır. Misafirler cuma gününe kadar kalarak şehrimizden ayrılacaklardır.
İtalya, Yunanistana Teminat Verdi Metaksas da bir mesajla Mussoliniye teşekkür etti Atina: 12 (A. A.) — Atina Ajansı tebliğ ediyor:
İtalya maslahatgüzarı Fornaro dün Yunan hükümet reisi Metaksa-sı ziyaret ederek Italyan hükümet reisi Mussolini namına aşağıdaki tebligatta bulunmuştur:
Yunanistana karşı gûya Ital-yanın bir harekette bulunacağına dair dolaşmış olan veya dolaşabilecek bütün şayialar yalandır. Bu şayialar ancak tahrikçi Ajanlar tarafından yayılabilir. Faşist İtalya Yunanistanın toprak ve adatar ta-mamlığına en xatî bir şekilde riayet etmek fikrinde olduğunu teyid eyler. Faşist İtalya, iki memle -keti biribirine bağ lyan samimî dostluk bağlarını idame ve daha ziyade inkişaf ettirmek azmindedir.
Roma: 12 (A. A.) — “Hariciye nezareti tebliğ ediyor”:
B. Metaksastan bir mesaj ılın mıştır. Yunan başvekili, bu me sajında Yunanlslaaın mfllM *ama miyetinc müteallik »laıak verm ş olduğu temiı ttan «»olayı B. Mue-soüniye teşekkür e*mirfir.
Mesaj, R. Meta? asın son gün lerin hâdiseleri yüzünden İtalya ile Yunanistan •Tas-. xla uzun bil dostluk ve suft ^evresi açmış olduğuna şahsan kani bulunduğunu ilâve oAzıektedir.
tayf.ı 4
T B NİSAB AN
15 NİSAN 1»3)
İş Kanunu ve Fazla Mesai
Günde 18 saat çalıştırılan işçilerini var?
tş kanunu projesinin tayin ettiğ mesai müddeti haricinde şehirde bazı iş yerlerinde 16 ve hattâ 18 saat çalışan kimseler görülmektedir. Bilhassa hayatlarını kazanmak için tayin edilen 8 saatlik hadden fazla çalışmak mecburiyetinde kalan kun-dıracı esnafının toplu bulunduklar) bazı hanlar içinde cumartesi günleri de çalıştıkları görülmektedir. Alâkadarlar neticede memlekette işsizlik doğuran bu hareketlerin önüne geçmek için icabeden tedbirleri almacadır.
" Tifo
Şimalden tedbir alınması bildirildi
Vali ve Belediye Reisi Doktor Lûtfi Kırdar yaz mevsiminin yaklaş ması dolayısile şehirde muhtemel bir tifo salgınını önlemek için şimdiden •tedbirler alınmasını ve alakadarların azamî surette müteyakkız bulunması maksadile bir tamim göndermiştir. Yapılan tamime nazaran bilhassa bu hastalığın sirayet imkân {arını hazırlıyan sebze ve meyvaların |yi bir surette yıkanması ve esnaf .n fıkı bir şekilde kontrolü emredil-nektedir.
Belediye şubeleri bu işle daha sırı bir surette meşgul olacaklardır.
Valinin emri üzerine Emniyet Müdürlüğü de bu tarzda bir tamimi )olis komiserliklerine ve Emniyet Memurluklarına bildirmiştir,
Piyango Keşidesi Dün İkmal Edildi
Köroğlu Artık Dillere Destan Bir Kahraman Olmuştu
Altında Harikulade Bir At Bulunan Ve Kılıcını Maharetle Kullanan Bu Adam Şeytan Gibi Birşeydi ÇIKAN KISIMLARIN HULÂSASI
Zalim bir derebeyi olan Bolu Beyi, en iyi seyisi Deli Yusuf un seçtiği bir tay yüzünden gözlerini oymuş ve salıvermişti. Deli Yusufun Ali adında bir çocuğu vardır. Küçük A)i büyüyor. İki sene zarfında tay da büyüyerek fevkalâde bir at oluyor. Deli Yusuf oğluna mütemadiyen Bolu Beyinden intikam almasını ve halkı bu zalimin pençesinden kurtarmasını telkin ediyor. Şimdi Bolu Beyinin adamları Deli Yu-sufla Köroğlunun peşine düşmüşlerdir.
Kazanan Numaraların Tam listesi
3000
Lira Kazananlar
13399
1500
' Lira Kazananlar
19391 38229
1OOO
Lira Kazananlar
Kaldırımlar stanbul kazalarında yetiden ne kadar kaldırım yapıldı
Şimdiye kadar vilâyet hududunda yeniden inşa ve mevcudu tamir etmek üzere yapılan kaldırımların mikdarı şunlardır: Kadıköyde 60117 metre murabbaı âdi kaldırım, 1090 metre murabbaı parke kaldırım, bu işler için Kadıköy kaymakamlığına 15,000 lira tahsisat verilmişti.
Beşiktaş kazası dahilinde 3157 metre murabbaı âdi kaldırım ve ihale suretiyle de 2400 .metre murabbaı parke kaldırım ta-jnir olunmuştur. Bu kazaya Verilen tahsisat 16.000 lira idi.
Eminönü kazasında, müteahh’d ve ameleyi daimî ile 14,724 metre murabbaı kaldırım tamir olunmuştur.
Bu kazaya 15,000 lira tahsisat verilrifişti. Beyoğlu kazası dahilinde 746 metre murabbaı parke inşaatı 692 metre murabbaı parke tamiri 200 metre murabbaı kaldırım inşaatı 2720 metre murabbaı âdi kaldırım tamiri yapılmıştır. Bunlaıdan başka 400 metre uzunluğunda mecra inşa olunmuş 770 metre uzunluğunda da mecra tamiratı yapılmıştır. Kazaya verilen para 20,000 lira idi. Verilen tahsisatla yeniden ihale olunan yollar bu rakamlara dahil değildir.
stanbul yeni Halkevlerine kavuşuyor
Dün Vali ve Belediye Reisi Doktor Lûtfi Kırdann riyaseti altında halkevleri için bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda evvelâ, plânlan hazırlanmış bulunan Kadıköy halke-vinin süratle inşası, Eminönü halkevi yanında yapılırken tahsisat olmaması yüzünden durdurulan jimnastik ve konferans salonu süratle bitirilmesi için bir istikraz yapılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca, Beyoğ-lunun modem ve mütekâmil bir hal-kevine olan ihtiyacı da nazarı itibara alınmış ve burada da modem bir halkevi inşası için müzakereler yapılmıştır.
Yurdda 35 Milyon Türk ne büyük Kuvvet ve saadet kayna ğıdır. Çocuk Esirgeme teşkilâtını yardımınızla kuvvetlendirmek bu saadeti bir batında temin etmeğe kâfidir.
Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Merkezi
~ ' --------- -- -
— Aklıma bir çare geldi baba.
— Nedir?
— Acaba kır at, ikimizi de kaçı ramaz mı? Seni terkime alsam?
— Bir at için çok ağır oluruz. Kır ata itimadım var... Fakat...
— Olsun tecrübe edelim.
Ve bunu der demez atını babasına yaklaştırdı. Deli Yusuf hemen ata atladı.
Köroğlu atın dizginlerini salıverdi ve kır atın kulağına eğilerek şöyle dedi:
— Haydi kır atım, haydi pehlivanım, kendini göster ve bizi şu zalim insanlara yem olmaktan kurtar.
Kır at, sanki üstünde hiç bir yük yokmuş gibi dört nala kalktı, ve tozu dumana katarak koşmağa haşladı.
Atlılar, ikisinin birden ayni ata atlıyarak dört nala uzaklaşmağa koyulduklarını görünce: ”Çok geçmez, at yorulur. O zaman ikisini birden yorulmuş tavşan gibi yakalarız,, diye düşündüler.
Fakat hayret, aradaki mesafeyi bir türlü kapa-tamıyorlardı. Bu kır at ne yaman bir hayvandı!.
Atlılar şimdi atlarını çatlatırcasma koşturuyorlardı. Nihayet içlerinden bir kır at aralarından ileriye doğru fırladı. Köroğlu ile babasının üzerinde oldukları ata doğru yaklaşmağa başladı. Köroğlu ikido birde arkaya bir göz atıyor, kendilerini takip edenlerle aralarındaki mesafeyi ölçüyordu. Bir kır atın yaklaştığını görünce babasına haber verdi:
— Baba, bir at bize yaklaşıyor.
— Atın rengi ne?
— Kır!
— O halde çamura sür. Kır hayvan çamurdan geçemez.
Köroğlu atın dizginini hafifçe çekti. At sol taraftaki bir bataklığa doğrıı döndü ve bataklığı sanki toprakmış gibi geçti, peşlerinden gelen kır at çamurun önüne gelince hakikaten zınk diye durdu.
Aradan epey zaman geçti. Bu sefer ikinci bîr atlı yeni bir hamle ile ileri atıldı. Ve kendilerine yaklaşmağa başladı. Köroğlu bunu görünce vine babasına haber verdi;
Babası sordu:
— Atın rengi ne'?
“ A1"
— Öyle ise dikenliğe sür. Al naziktir, dikenden geçemez.
Köroğlu bu sefer dizgini biraz sağa çekti ve bir gül bahçesinin çitini atlıyarak içine daldı. Kendilerine yaklaşan al atsa, bir anda kan içinde kalmıştı. O da orada saplandı kaldı.
Yine aradan bir müddet geçti Bu sefer üçüncü bir at, bir hamle ile ileri atıldı. Köroğlu bunu «ta gördü. Babası sordu*
— Rengi ne?
— Yağız..
— öyle ise sarp kayalıklara sür. Yağız at aksi olur, kendini yere vurur.
Köroğlu öyle yaptı. Hakikaten yağız at, biraz sonra kendisini yere çarptı. Hem kendisi, hem de üstündeki telef oldu.
Yine bir müddet böyle geçti. Nihayet bir dördüncü at da kendilerine yaklaşmağa başladı. Deli Yusuf rengini sordu:
— Duru!
— Duru attan kurtulmak biraz güçtür. Bunun için bir tek çare var. Atı suya sür. Biz karşıya geçtiğimiz zaman durdur. Ve bir hile ile onu da suyun içinde iken durdur. Yorgun olan duru at, suyun içinde durursa çatlar.
Bu sırada önlerine bir dere çıkmıştı. Köroğlu, atı hemen dereye sürdü. Öbür tarafa geçince durdurdu. Duru atlı bu esnada tam derenin ortasında bulunuyordu. Köroğlu ona bağırdı:
— Dur biraz, sana bir şey söyliyeceğim!
Atlı bu söz üzerine dizginleri çekerek atını durdurdu. Ayni anda duru at çatlayıverdi. Köroğlu bunu görür görmez atını yeniden mahmuzlıyarak dört nala kalktı.
Diğer atlılar, bu sırada derenin öbür tarafına varmışlardı. Hâdiseyi görünce hiddetle başlarını salladılar ve dişlerini gıcırdatarak söylendiler:
— Nafile! Nekadar gayret etsek kendilerini ya-kalıyamıyacağız. Bu şeytan gibi at altlarında oldukça kendilerini ele geçirmek boş bir ümittir. Geri dönmekten başka çare yok.
Ve çaresiz, döndüler...
Köroğlu artık arkalarından kimsenin gelmediğini görünce atını yavaşlattı ve vaziyeti babasına anlattı. Zavallı Deli Yılsuf, kendilerini bu belâdan kurtardığı için ellreini havaya kaldırarak Allaha dua etti.
♦♦♦
Aradan, günler, haftalar, aylar geçti. Şimdi bir isim, bütün Boluyu ve bütün havalisini titretiyor, Bolu beyinin yüreğini ağzına getiriyordu.
Köroğlu!
Altında harikulade bir at bulunan ve kılıcını cidden büyük bir meharetle kullanan bu adam, şeytan gibi bir şeydi. Hiç bir şeyden korkmıyor, hiçbir şeyden yılmıyordu. Bolu beyinin onu, ölü veya diri ele geçirmek için baş vurduğu çarelerin hiç biri fayda vermemişti.
Bu vaziyet karşısında Bolu Beyi kendisini adamları arasına almayı düşünmüş ”Böyle kılıcı dönmez, müthiş at kullanan bir adama malik olursam, gayri sırtım yere gelmez,, diye düşünmüş, el altından ona haberler göndermişti. Fakat Köroğlu bütün bu teklifleri istihkarla reddetmiş ve ölünceye kadar, zalim derebeyiııîn düşmanı olduğunu söylemişti.
Hiç korkmadan, pervasızca Bolu beyinin kervanlarını vuruyor, Bolu beyinin adamlarının çevirdiği kervanları kurtarıyordu. Bolu beyi ile uşakları ve hırsızlık ortaklan kendisine nekadar diş biliyorlarsa mazlûm halk ta kendisini okadar seviyor, adını okadar hürmet ve sevgi ile anıyordu.
Yalnız, ne de olsa bir haydut, bir eşkıya olduğu için, daha doğrusu böyle tanındığı için herkes kendi sile temas etmekten çekiniyordu. Bittabi, bu yalnız hayat canını sıkıyordu. Bir gün yine babasının kendisine verdiği öğütleri hatırlıyan Köroğlu sığınmış olduğu Çamlıbelin tepesine bir kale yapmağa karar verdi. Bu iş için iki sene durmadan çalıştı. Bir çok adam da çalıştırdı. Böylelikle mükemmel bir kaleye sahip oldu. Kalenin dört tarafına delikler açtırdı. Bunların vasıtasile her tarafından kaleye yaklaşanları kolaylıkla görebilirdi.
Bu işi de tamamladıktan sonra yine canı sıkılmağa başladı. Her şey var, yalnız candan bir arkadaşı yoktu. Böyle bir arkadaş nerede bulurum diye düşünürken bir gün kalenin pencerelerinden karşı yaylada bir çadır kurulmuş olduğunu gördü. Çadırdan genç ve güzel bir kız çıkıp girdi. Köroğlu bu kızı görünce aklına geldi:
— Yahu ben ne diye evlenmiyorum ? Pekâlâ gidip şu kızı babasından istiyebilirim, diye düşündü. Ve kır atın atladığı gibi çadırın yolunu tuttu. Kızın babası iri yarı, haydut kılıklı bir adamın çadırdan içeri girdiğini görünce bayağı korktu:
— Sen kimsin? diye kılıcına sarıldı. Köroğlu adamcağızın telâşım görünce kendisini tanıttı:
— Bana Köroğlu derler. Bütün bu yerlerin hâkimi ve Bolu beyinin düşmanıyım. Korkma, sana fenalık yapmak için gelmedim. Çamlıbelin tepesinde yaptırdığım kalede pek yalnızım. Canım sıkılıyor. Uzaktan senin kızını gördüm. Allahın emri ve peygamberin kavlile kendisini istiyorum.
Adam, bir müddet sakalım karıştırarak düşündü, sonra şöyle cevap verdi:
(Devamı var)
11931 36746 8770 13988 21660
27124 3688 8778 6097
200 lira kazananlar
38851 9154 8487 28141 12302
23780 23888 9789 8879 25208,
28411 27701 89298 14085 13125
31698 23999 7793 20398 31698
38285 683 38285 4438 29808
35542 15536 81699 35805 7674
2338 35494 26694 38650 3014
29064 31256 32741 14200 6831
70 lira kazananlar
39057 31125 14716 19468 8733
3 22432 21296 31541 14965
13232 30003 2072 16645 23749
37089 35410 28849 6976 37946
16837 156 11128 37978 23365
38133 12055 20970 5621 2875
21879 23300 29291 35270 4864
38973 25933 10781 31498 25859
33744 32694 14957 18617 294
31756 994 13906 26454 21079
1392 8415 22584 25494 19288
14554 33684 30971 9453 21594
2177 24905 36467 35447 39871
37719 11629 13481 20008 4324
34598 18438 22516 3315 8654
1845 3767 39888 35808 10356
18197 32637 15869 4799 1605
26702 12006 13323 22222 21326
23852 8828 2244 33878 5351
25506 26443 39727 18470 30765
21567 12211 21035 29157 28863
29280 16912 2257 31360 18920
33375 23569 14920 28801 3690
25902 3465 29574 14188 1374
35820 204,92 6842
50 Lira Kazananlar
19357 25545 11583 5422 2774
3467 10592 37701 5761 14286
26581 5186 24504 8211 16325
7285 26305 22553 4005 31780
17789 16938 8812 36310 36349
30574 22937 22455 17977 22535
29473 27897 28347 21630 30001
37057 35131 10192 32912 422
18575 10399 1783 27489 39233
34858 22295 39442 8131 1739
12529 3926 11367 30819 33618
39752 14854 38344 21135 19937
15374 16670 23062 25768 20058
18346 18004 8888 1555 30433
15779 9230 28317 16002 13351
10125 7521 16159 862 8485
20772 35688 32978 11261 9404
33442 38470 13651 14727 35195
35297 21676 7904 6549 27850
8478 12740 26089 25104 26175
31407 21699 37373 35048 22626
30178 16759 38295 5115 24638
23878 27481 10579 34898 763
1883 28999 39481 23816 5332
35413 25027 6777 7383 21033
9250 38196 33050 35191 21347
13436 5347 27658 20948 30795
5311 7215 35949 6876 24327
20608 8920 4235 38738 16224
13734 10876 10254 30523 13003
35505 562 13600 17408 11303
31828 12278 6132 4931 28902
11895 22665 38123 34120 20912
35543 1088 38946 12463 4595
514 29951 13152 26925 31946
18368 6605 29256 39670 2688
36751 38074 10518 2742 10100
6013 2687 31875 36444 30176
21895 12650 38496 35590 26016
15649 4719 28380 38720 3801
26844 24872 3231 11557 1263
2369 18599 6333 7388 26698
10099 29034 32393 28209 89561
2530 9518 12808 15652 26924
27740 23872 35617 11605 1268
40 Lira Kazananlar
2324 37530 " 504 16492 25658
9601 26588 39962 17359 38035
17142 15292 27776 10398 34296
20994 33360 29237 293 80390
30157 8451 33939 29170 4184
31119 86172 89574 15888 86412
38498 31524 16474 27264 2481
12124 38004 8131 14976 87712
84592 7396 13153 11915 528
84130 26417 23950 10614 18657
25500 1184 571 82960 12856
25012 29745 38211 29378 13780
6291 5544 39556 22141 88905
1726 37542 3448 19650 13281
392 1631 32038 18658 23712
32221 2273 37950 16971 2607
20729 4112 21467 31517 1255
29650 10314 9864 12336 9088
9073 35902 29973 24670 7474
31685 14154 14152 4305 83651
13927 29985 2193 15570 88975
14908 39692 36134 27038 14769
4621 8556 21066 3779 12693
6704 21819 9632 20212 9129
36165 20997 13750 2419 37521
10987 2272 10686 18690 37678
18991 9277 2501 30245 1957
32543 5096 6915 26829 16786
35859 1519 32206 7657 4064
32873 39998 15745 11957 5839
592 39834 80094 21098 89117
4874 5868 15154 19790 23592
25580 1692 29540 12153 14819
13871 7571 24899 35155 2665
36506 25111 28126 30371 30623
3318 24488 2278 14507 13635
37430 5502 19866 35628 23842
20810 3265 5756 20654 7978
32801 34941 28578 7099 21584
7042 16410 14782 22710 37739
19795 9510 5600 13849 16625
6340 16997 32957 36250 20354
14651 20764 19531 7130 6466
17270 23788 29924 13466 25312
14649 9994 1993 17529 21847
17198 35153 36771 21297 21987
34506 25870 38634 5409 7923
32053 19894 4552 19355 12257
28749 33532 21258 11904 38111
10550 27376 28673 24422 26735
9695 10988 286 15069 38062
32996 12428 4052 17415 17512
7512 3143 33920 38289 14129
13586 35285 38380 26258 29212
30570 27843 4044 12657 37906
38515 10371 39485 34445 7557
38279 10928 21714 18446 34798
29061 38535 4789 9700 5946
34845 10410 14569 22160 6571
3792 6143 21633 2094 643
50.000 LİRALIK MÜKÂFAT
En son çekilen ve 100 kişi arasında taksim edilen 50.000 liralık mükâfatı aşağıdaki 100 numara kazanmıştır.
25327 18352 28554 7032 22991
9946 11808 10311 32018 6365
27255 11546 37061 17394 23885
2579 906 465 18361 2185
28576 21763 31880 36831 23246
30657 10106 15452 18632 12120
13467 8399 35103 27417 1662
35502 84 30273 28305 32893
39501 28699 39213 23116 37406
5060 6734 16892 36687 12826
9644 14766 9158 35207 14888
36668 29068 18771 27704 5831
34397 21315 31724 36428 2529
20155 21051 15636 13581 38454
25504 9688 32126 12747 22698
32273 25344 29063 22334 22764
24233 26223 31791 5796 13490
949 33386 2356 2569 30290
35608 8216 39907 32454 19881
6706 25436 4133 82524 89588
Teselli Mükâfatı
Bu keşidede ikramiye ve mükâfat kazanmıyan biletler onda bir hesabile (1) lira teselli mükâfatı alacaktır.
Büyük Bir Yangın
Mısırda İki kasaba tama, men yandı 32 kişi öldü
Kahire: 12 (A. A.) — Aşağı Mısırda kâin mahallei kebir civarında iki kasaba bir yangın neticesinde harab olumuştur. 32 kişi ölmüş, 300 kişi yaralanmıştır.
Bulgar sosyalist partisi dağıldı
Londra: 12 (A. A.) — Royter Ajansının Sofyadan istihbarına göre, dahiliye nezaretinin emriyle Bulgar Naanoyal Sosyalist partisi dağıtılmıştır.
TIHİIAIA*
İS NİSAN İM*
■»anma
İKTİBAS VE TERCÜME HAKKI MAHFUZDUR
Bir Telefon Konuşması
Bir İngiliz ■ Italyan Harbi Kopacak Olursa... HANGİ TARAF KAZANIR ?
Sevkulceyş Bakımından Malta Adasının ve Tunusun Çok Büyük Ehemmiyeti Vardır YAZAN : GENERAL KÂZIM KARABEKİR
Akşamüstü Telefonla Görüştüğüm Vehip Paşaya Teminat Verdim “Pek Hesaplı Hareket Ettiğime İtimat Buyurunuz. Gerilla Harbine Esasen Ermeniler Kendileri imkân Bırakmıyorlar,,
Erzurum şehrinin
Bu gün (26 şubat) Yeniköye karşı yapılan keşifte köyden dumanlar çıktığı görülmüş, fırka süvarisi taarruzla burayı işgal etmiş. Ermenüer burada 20 kadar ev yakabilmişler. Bir mikdar erzak bırakmışlar. Halit bey müfrezesi 27 şubatta Yeniköye gidecektir.,,
Tuzla vadisindeki keşif kıt’amız da Yavi üzerine .yürüyormuş.
İaşenin aldığı şekli de şöyle bildiriyor:
"Kıt’alarm getirdiği demirbaş ve ihtiyat 7 günlük erzak ile geriden Surpirana celbolunan, ayın 27 inci günü akşamına kadar iaşeye kâfidir. Mamaha-tunda bulunan kıt’alann Surpirandan erzak celbine imkânı yoktur. 1 marttan itibaren iaşemizin Sansa-dan temini ve kademe kademe ilerliyen kıtaatın Sansadan iaşelerinin gönderilmesi için bir mekkâri veya develi kolun emrime verilmesini istirham eylerim.,,
Hergün ileri gidiyorduk: Ermeni kuvvetlerini rni yoksa erzak ambarını mı arıyorduk bilemiyorum?
umumî manzarası
Bildiğim bir şey varsa o da, müthiş katli âmların ve yangınların bir diiziye burunlarımıza saçtığı kan vo yangın kokusu idi. Bu tesirler altında ben mühimce erzak ele geçireceğimizi hâlâ ümit edip duruyordum. Bu ümit, belki de kanlı göz yaşlarile ordumuzdan medet bekliyen, binbir ıztırap içinde kıvranan ve inliyen Erzurum halkının bana ruhan yaptıkları bir tesirdi:
Geliyoruz, Erzurumlular geliyoruz! Açlığı ve soğuğu düşünecek halde değiliz. Gündüz olduğu gibi gece uykumuzda dahi sizin iniltilerinizi duyuyoruz. Birer avuç arpa da bulabilsek duracak değiliz!..
Ordu kumandanının gösterdiği cepheyi 60 kilometre kadar daha şarka geçmiştik. Vehip Paşa şifahen de vadettiğine rağmen henüz menzil bize Yer-handan erzak vermiyordu. Bundan dolayı ben de pişdar (öncü) grupunun tevzi ambarını Sansaya nakle-demiyordum.
Erzurumu kurtarmak için ne ağır şartlar altında bulunduğumuzu anlatmak için 26 şubat akşamki iaşa vaziyetimizi kaydediyorum.
İngiltere Akdenizden pek uzaklardadır. Mısır ve Filistindeki sınai kurumlar Akdeniz hâkimiyetine karar veren ve buna göre hazırlanan Italyanlarınkilere bakımla pek zayıftır. Malta adasınm ltalyanlar e-line geçmesi, işi daha fena bir şekle sokacaktır.
İtalya ise Akdenizi ikiye bölmüş bir sanatlar diyarıdır. Donanmasını ve zaten faik bulunan hava filolarını yenilemek,, tamir etmek için doğuya veya batıya karşı pek müthiş bir varlığa sahiptir. İngiltere ise bu bakımdan olduğu kadar bir Mısır taarruzuna karşı -Akdenize tama-mile hâkim olamazsa- karadan da zayıf düşebilecektir. İtalyan orduları kolayca ana vatandan tazelenir, kuvvetlenir. İngiliz ordusunun ise öz kaynaklan uzaktır ve kesilmiştir. Nefsi Mısır, Hindistan vesair sömür gelerden taşınma dahi Kırmızıdenizi yolile hayli uzak ve bu denizde İtalyan denizaltı gemileri Eritredeki u-çaklan tarafından tehlikededir ve geleceklerde hakikî İtalyan kanı kar şısında İngiliz değil sömürge halkı olacaktır.
Şu halde Yunanistan mükemmel bir halde olan Pirenin yakınlarındaki Salamin tersanesinden ve (Fale-
İaşe Grupları a M a a X
^amahatun grupu 3,500 925
F. 9 Erzincan » 7,606 2700
h 36 2,290 664
Kemah » 4,093 1000
Melekşerif » 9,310 1717
e o V u )■ £. Ton Nereden alıyor
4,6 Sürpiran
11 Yerhan
3 Sürek
5 10,5 Tezkip Refahiye
Melekrerif
MÜLÂHAZAT
Yeniköy ve Mamaha-tunda elimize geçen 30 günlük yiyecek 120 günlük etlik ihtiyattır.
F. 10, kolordu sahra ve obüs taburları, fazla ağırlıklar, hasta ve zayıflar
Ingilizlerin denize yeni indirdikleri «Beşinci Jorj» dritnotunun
Hayrete değer cihet, en fena iaşenin Kemah ve Melekşerif gruplarında olması idi Yemlik bazan eksik veriliyor, bazan da hiç verilmiyordu. Bu münasebetsizlik hareketimiziden önce de olurdu.
İaşe edilecek bir çok boğazın o mıntakadan ayrılmasına rağmen menzilin böyle davranmasına hayret ve şikâyet ediyordum. Bundan başka menzilin işi hayli hafiflediğinden Yerhandan bize erzak vermemesi, anlaşılır bir şey değildi. Bunu ve iaşe vaziyetimizi bugün ordu kumandanına bildirdim. Cevap olarak bana "86 ncı fırkanın Kemahtaki kıt’alarını Er-dncana aldırınız,, emri geldi.
Sebebi, menzil Kemahı iaşe edemiyormuş!
Bugün (26 şubat) ben de ordu kumandanına aynen şu teklifi yaptım:
"Şimdiye kadar cereyan eden ahvale ve istihbarata göre Ermeni çetelerinin Erzurumda büyük kıt-atla pek okadar mukavemet edeceklerini tahmin etmediğimden 86 noı fırkanın geri akşamının Erzin-canda bulundurulmasını temine hasredilecek iaşe vesaitinin 9 uncu fırkanın Erzincandaki mütebaki akşamının dahi ileri şevkine tahsis ve bu fırka ile daha
karip bir anda Erzurumun işgalini muvafık telâkki eylemekte olduğumu arzeylerim.,,
Akşam üstü, Vehip Paşa, telefonla benimle görüştü:
Kâzım bey, başını aldın, koşturup gidiyorsun; muvaffakiyetlerinizden memnun olmıyor değilim. Fakat sağ ve sol yanlarındaki kolorduları hizanıza alamıyorum. Ben cephe hattını çiziyorum, sen 60 kilometre daha İleri fırlıyorsun. Şimdi de yalnız bir fırka ile Erzurunıa atılmayı teklif ediyorsun. Seni bu kolorduya niçin getirdiğimi söylemiştim. Endişelerimi unutma. Erzurum mevkii müstahkemi ve Gerilla harbi karşısında kalabileceğini hiç düşünmüyor musun ?
(Devamı var)
Düzeltme
Evvelki günkü tefrikamızın 4 üncü s tınnda 1934 yerine 1834 yazılmıştır. Düzeltir, özür dileriz.
ron) daki uçak üssünden (buradaki fabrikayı îngilizler kurmuştur) ve Atina ile Pire arasında bir çok fabrikalarından ve diğer şehirlerindeki müesseselerden mükemmel surette istifade edeceği gibi bu devletin hava ve deniz ve kara kuvvetlerinden istifadeden sarfınazar îtalyayı denizden ve havadan ateşlemek için Yunan toprakları ve adalan îngilizler için pek kıymetli yerlerdir. Diğer bir faydası da Yunan adalarının bütün Adalardenizi ve boğazlan kapayarak Karadenizden gelen besi yollarını da kapamasıdır.
İşte bu kıymetleri bilen ve lngilizlerin eline geçerse yalnız Girit a-dasmın bile nelere yarıyacağını gören ltalyanlar Yunan sularında filolarını eksik etmiyorlar ve 12 adada bir karaya çıkma ordusunu hazır tutuyorlar. Haritadan tetkik olunursa bu adalara pek yakın olan Gi-ridin bir baskına uğraması ihtimali görülür.
İtalyan menfaati, Yunanistanın îngilizlere bu kıymetli yardımı yapmaması için kendisile birlikte gitme si veya bitaraf kalmasını temindedir. Yunanistanın bitaraf kalması İtalya için büyük faydalar temin eder; fakat îngilizler için bu durum zararlı ve belki de tehlikeli görülür.
Cihan harbinde Belçikanın coğrafî vaziyeti bir Akdeniz harbindi Yunanistanınkino göre pek kenarda olduğundan daha az kıymette idi. Böyle iken nasıl hareketlere maruz kaldı ve nasıl ezildi, gördük. Yunanistan iki büyük devletin çarpışma sahasının tam ortasında olduğundan vaziyeti daha naziktir.
Bu satırları okuduktan sonra
Yunanistandaki ihtilâllerin ve so-l nunda kıratlığın yeniden kabulünün hikmeti daha iyi anlaşılır.
MALTA ADASI
Malta dediğimiz tek bir ada değildir. Malta ve Gozzo adlı iki büyücek ada ile bir adacıktan mürekkeptir. 300 kilometre terbimde ve 242 bin nüfusludur. Bunların en mühim-mi ve askerî limanı olan Maltadır.
Halk maltız cinsindendir. Şam Arapları gibi konuşurlar. Kibarlan Italyanlaşmıştır. îngilizler son zamanlarda İtalyanca tahsilini yasak etmiştir. Bu adalar halkına Ingiliz-ler 1921 de meşrutiyet idare vermişlerdir.
Malta adaları vaktile Finikeliler, Kartacalılar, Yunanlılar, Araplar Rodos şövalyeleri ve Fransızların, en sonra da lngilizlerin egemenliğine girmiştir. Türkler de bu adaları hayli müddet muhasara etmişlerdi.
Bonapart 1798 de Mısın işgale giderken burasını da işgal etmişti. 1800 de Îngilizler işgal ettiler ve 1814 Paris muahedesile de ilhak ettiler.
Malta limanı çok iyidir. Mükemmel bir deniz üssüdür. Son aylarda Îngilizler bu adalan telörgüleri ve siperlerle ve uzun toplarla dehşetli tahkim ettiler. Limanı demir ağ ile
kapadılar. Torpil tarlaları ve hava hücumlarına karşı bir çok top ve makineli tüfekleri ve karaya çık-mıya karşı her tarafta siperleri, hemen işgal edecek kuvvetleri ve ze hirli gazlere karşı sığınaklar ve mas ke ve yeraltı imdat merkezleri sanki harp içinde gibi hazırdır.
PANTALLERİA ADASI
ltalyanlar buraya İtalyan Malta adası derler. Burası ltalyanın sürgün yeri idi. Aylardanberi dehşetli tahkim olundu ve en uzun menzilli sahil toplan yerleştirildi. Son günlerde dahi örfî idare ilân olundu.
ltalyanlar bu ada vasıtasile İngiliz donanmasını ikiye ayıracakları kanaatindedirler. Sicilya sahillerine dahi karşılıklı ayni uzun menzilli sahil topları yerleştirildiğinden Sicilya ile Tunus arası hakikaten tehlikeli bir mmtaka olmuştur.
Bu ada Maltanın 20 kilometre kadar şimali şarkisindedir. Volkanik bir adadır. 100 kilometre terbiinde-dir. Nüfusu 10.000 dir. Limanı yoktur. Deniz ortasında pek müthiş bir tabiye!.. Adanın çevresi 10 kilometre kadardır. Vasatî varım kutru 10 kilometre olan bir bevzîdir. (Bizim Marmara adası kadar, yahut da 4 kilometre uzunluğundaki Büyükada ile Kınalında ve aralarındaki adaların kapladığı saha kadar)
Sicilya adasından 112 ve Tunus kıyılarından da 23 kilometre uzaktadır. Rodos adasile Girit arasındaki Karpatos adası nasd Adalardeni-zini kapıyorsa Pantelleria da öyle Akdenizi İkiye ayırıyor. Demek ki Akdeniz harbinde Maltadan daha ziyade işe yarıyacaktır. Donanmaların kara tabiyeleri ile muharebe
de mağlûp olduklarını Çanakka-lede dahi görmüştük. Bakalım bu sefer neler görülecek!
Eğer ltalyanlar Tunusa sahip bulunsalardı Sicilyadaki Marsala ile 140 kilometre uzaklıktaki Bon burnu ve Tunus ve Bizert limanlan ve bunların gerisindeki Pantelleria a-dası Akdenizi bir kıskaç gibi ikiye sıkıştırırdı. İşte bugünü hesaplıyan îngilizler daha 1881 de Tunusun Fransızların himayesine geçmesine yardım etmişler ve hemen ertesi yıl Mısın alarak Fransızlarla helâllaş-tıkları gibi 50 şu kadar yıl sonraki bugünkü durum için de kendilerini müthiş bir cendereden kurtarmış -lardır.
Üçüncü mmtaka olan garp mm-takasında lngilizlerin Cebelüttankı ana filonun fırsat bulunca İtalyan adalannı ve sahillerini bombardımana yanyacak bir hareket üssü olduğu gibi boğazı kapayarak İtalyanların îngiltereye denizden akınlar yapmasına ve Afrika cenubundan Habeş harp sahnesine nakliyat yapmasına mani olacak bir harp limanıdır. Fakat burasının dar bir saha olması dolayısile İtalyan hava ve denizaltı taarruzları burayı, da rahat bırakmıyaeaktır.
Bu mıntakada İspanyolların Ba-
müstakbel şekli
lear adalan ve Barselone ve Karta-ca limanları 1935 yılı başmdanberi tahkim olunmaktadır. Bunlardan hangi taraf istifade ederse mühim rol oynıyacaktır.
İşe Fransayı ve Fransız sahillerini karıştırmıyorum. Bunlar ne ta rafa geçerse o tarafın Alcdenizde ağır basacağı meydandadır.
KIRMIZI DENİZ
Sahillerinin büyük kısmı İngiliz-lerin elinde veya nüfuzuDdadır. Şimal ve cenup kapılan da pek zorlu olarak yine Îngilizler tarafından tutulmuştur. İtalyanların ise Eritre sahilleri ve burada Massaua ve As-sab limanlan vardır. Harp dolayısi-le buralar daha ziyade tahkim olunmuş, uzun toplar konmuş, deniz ve hava üsleri kurulmuştur. Mühim o-lan bir yer de Babülmendeb’e yakın olarak Fransızlardan aldıklan bir parça arazi ile de bu boğazı topçu ateşi altında bulundurabilirler, ltal-yanlara ait olan bu yerler hakkında İtalya - Habeş eserimde bilgiler verdiğimden lngilizlerin ellerindeki par çalara geçiyorum.
Kırmızıdenizin şimal tarafı tavşan kulakları gibi iki dar körfezle biter. Her ikisinin de ağız tarafında adacıklar vardır. Buraların bekçisi gibidir. Soldakinin nihayetinde kanal vardır. Şunuıı hakkında İfizını olan bilgileri diğer eserimde yazmış-tim.
(Devamı var)
Sayfa» €
YENİSABAH
13 NİSAN 1939
MAHKÛM
Yazan : Ziya Sever
Sesine açındıracak bir hal vererek
— Doktor, bugün gene hastayım, romatizmalarım başladı bacaklarım tutmuyor.
Doktor ufak bir muayeneden son ra, baş gardiyana dönerek-
— Evet dedi.. Bu adam hastadır. îki gün istirahat veriyorum, kovuşudan çıknııyacak ve kendisine hasta yemeği verilecek..
Baş gardiyan. Doktorun uzattığı vizite kâğıdını alarak odadan çıktı. Mahkûmlar, silâhlı gardiyanların nezareti altında, Hapishanenin büyük kapısından çıkarken o bir kaı-tal yuvasını andıran hücresinin de-at ir parmaklıklı ufak penceresinden sigarasının dumanını savurarak müstehzi bakışlarla onları süzüyoı ■ du. Son kafile de kapıdan çıktıkdan sonra mangal haline getirilen kor dolu tenekesini önüne çekerek kendi kendine..
— Şu 13 rakkamı bana ne uğurlu geldi dedi... On üç numaralı mahkûm 13 Şubatta havadan iki gün i-zin alıyor.
Ve gülerek devam etti:
— Hey gidi Ddktorcuğum hey.. Sen bu hâstahanede kaldıkça galiba ben de angaryayı unutacağım.. .
Ufak bir kutudan çıkardığı beyaz bir tozu burun deliklerine yaklaş tırarak derin derin içine çekti. Ve yatağına uzandı.
Nihayet ikinci gün gelip çatmıştı. O sabah istemiyerek kalktı, üzerinde bir uyuşukluk, bir tenbellik vardı. Çaresiz bugün angaryaya gi decekti. Zira doktora sık sık çıkmak pek iyi sayılmazdı... Diğer mahkûm larla beraber siyah bir dilim ekmek ve tadsız bir çaydan ibaret olan kahvealtısını ettikten sonra muha fızların kordonu altında hapishanenin etrafındaki karlan temizlemeğe başladılar. İş oldukça yorucu idi. 1-kide bir azrall gibi, başma dikilen gardiyanların tehditti bakışları altın da çalışmamak imkânsızdı. Bütün gün, durmadan dinlenmeden çalıştıktan sonra, akşamın alaca karanlığında düdük sesleri ile toplandılar sıraya dizildiler ve ağır adımlarla yavaş yavaş hapishanenin taş koridorlarından hücrelerine dağıldılar. Akşama kadar durup, dinlenmeden çalışmanın verdiği yorğunluktan ot minder, şimdi ona sanki kuş tüyün-denmiş gibi geliyordu. Uzanınca, çok geçmeden gözleri kapandı
Sabahleyin uyandığı zaman, bu sefer hakikaten vücudunda bir kırıklık, başında bir ağrı hissediyordu. Sesi kısılmış arada bir gelen kesik öksürüklerden boğazı yanıyordu.
— Eh bu karda kışta çalışmak-tansa biraz hasta yatmak her halde daha iyidir.*Dedi.-Kollarım açarak tatlı tath gerindi... Vizite defterine ismini yazdırıp sırasını beklemeğe başladı. Doktor ufak bir muayeneden sonra kimisini işe, kimisini hücresine gönderiyordu. O oturduğu tahta sırada, gözleri yarı kapalı içeri girip çıkanları seyrediyor. Bugün herkes yolda kar temizlerken, o gene kor dolu mangalının karşısın da tellendirdiği sigarasının dumanlarına bakarak bir hayal âleminde dolaşacaktı.
Hasta bakıcı gardiyanın bir tehdidi andıran sesile kendisine geldi...
— Hey! Haydi bakalım, miskin miskin uyuklama. Senin keyfini bek-liyecek değiliz. İçeri gir!..
Ağır ağır olduğu yerden doğruldu. Muayene odasının kapısını açınca ağır bir ilâç kokusu burnunu gıcıklıyordu. Doktor birinin girdiğini görünce., birdenbire olduğu yerden doğruldu.. Adetâ haykırarak:
— Gene mi sen? Dedi.. İşten kurtulmak için hergün bir tarafın ağınr. Bizim bunlara her zaman inanacağımızı mı zannediyorsun?...
Ve sonra gardiyanlara dönerek:
Bugün bunu en ağır işde çalıştıracaksınız! Bizi kandırmağa kalkışmayı görsün de. Sonra cam isterse bir daha gelsin dedi.
Cevap vermesine meydan kal-nadan, kendisini odadan çıkardılar Ve yakındaki köprünün kemerlerini tü^yan buzlan temizlemek üzere 30 kişilik bir kafiyeye kattılar..
Kışın en şiddetli zamanı idi. Soğuk bir şimal rüzgârı insanı donduruyordu. O elindeki kazma ile kalın buzları kırmağa çalışıyor. Başı ateş gibi yanıyordu, vücudunu dondurucu bir ateş kaplamıştı. Artık vurduğu yeri görmiyor kazmayı güçlükle yerinden kaldırıyor ve sonra ağır bir yük gibi elinden bırakıyordu.
Biraz dursa, kulaklannda ya bir muhafızın ağız dolusu küfürünü veya omuz başlarında şakhyan bir kamçının sızılarını duyuyordu. Durmadan çalışıyorlar.. Fakat iş bir türlü bitmek bilmiyor, öğleye doğru kemerler iyice açıldı. Sıra köprünün üzerindeki karların temizlenmesine gelmişti.
Bu nisbeten daha kolaydı. Şimdi mahkûmlar küreklerle kırdıkları buzlan nehre atıyorlar ve bu buz parçaları nehrin kuduran suları a-rasında kaybolup gidiyordu.
İş ertesi gün ve daha ertesi gün ayni şekilde devam etti... Bugün, elindeki kürek gittikçe ağırlaşıyor, ve kalkmaz bir hale geliyordu.
Hayır artık çalışacak bir halde değildi. Ne muhafızların ağır küfürleri ve ne de kamçılan onu harekete getiremezdi. Birdenbire başının şiddetle döndüğünü, gözlerinin karardığını hissetti. Ve olduğu yere çöktü. Dönüşte ancak arkadaşlarının yardımı ile yürüyebiliyordu. Dar hücresine girdiği zaman kendini bitkin bir halde yatağına bıraktı.
Ertesi sabah kalkamadı. Göğsü gittikçe daraldı, nefesleri güçleşti. Ve nihayet son nefesini verdi..
Akşam dönen mahkûmlar onun hücresini boş buldular. O artık şe hirdeki teşrihhanenin buz dolabında sırasını bekliyordu.
Askerlik İşleri
Fatih Askerlik Şubesinden:
1. — Evvelce davet edilen 316-332 (dahil) ve bu sefer davetiye çıkarılan 333 doğumlulardan ve bun lara muameleye tabi yoklama kaçağı bakaya ve saklılarla muameleleri tekemmül eden ve hiç askerlik etmemiş olan (piyade) sınıfına mensup İslâm efrat askere sevk e-dilecektir.
2. — Şubede içtima günü 21/ Nisan/ 939 Cuma sabahıdır.
3. — Bedel vereceklerin bedelleri 20/ Nisan/ 939 perşembe akşamı na kadar kabul edilir.
4. — Gelmiyenler hakkında kanunî takibat yapılacağı ilân olunur.

Kadıköy yerli askerlik şubesinden:
939 Nisan celbi için 316, 333, dahil doğumlu İslâm piyedelerden hiç askerlik etmemiş olanlar sevk olunacaklardır. Bunların toplanma günü 21 Nisan 939 cuma günü saat 11 dir. Bedeli nakdi 20 Nisan 939 akşamına kadar kabul olunur. Alâkadarların muamelelerini yaptırmak üzere şubeye müracaatları ilân olunur.
HALKEVLERİNDE :
Çocuk Bakımı Dersleri
Eminönü Halkevinden:
Sosyal yardım şubemiz tarafından 5 hafta devam etmek üzere her çarşamba Evimizin Cağaloğlun-daki salonunda çocuk bakımı dersleri açılacaktır. Bu dersleri Doktor Naci Somersan verecek ve çocuk haftasına rastlıyan 26- Nisan- 939 çarşamba günü saat (14) de bağlıyacak ve diğer haftalar derslere saat (11) de başlanacaktır.
Bu derslere muntazam devam e-denlere birer vesika ve münasip birer hediye verilecektir. Devam etmek istiyenlerin Evimiz bürosuna müracaatla kayıtlarını yaptırmaları rica olunur.
23 Nisan Halk Saltanatının kurulduğu gündür. Bunun için Çocuk Bayramı ve bunu takip eden Çocuk haftasında çocuk saltanatı tesit edilmektedir.
Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Merkezi
T ar susta Kültür, Tecim Ve Sıhhat Faaliyeti
Halkta Maarif Sevgisi Arttıkça Mek epler de Çoğalıyor
Tarsus kaymakamı Bay M. Ali Oran, Parti ve Halkevi Balkanları, Bekdiye encümen azâsı ve muharrir Toksoy
Tarsus (Hususî) — Tarsusta kül tür hareketleri çok canlıdır. Bir orta, beş ilk okulla üç dikiş ve biçki yurdu, bir Amerikan kolleji ve 32 köy okulu mevcuttur. Bu yıl 15 köy okul kurağı daha kurulmaktadır. Tarsus, kaza itibarile mektebi en çok bir kasabamızdır. Halktaki maarif sevgisi yıldan yıla artıyor. Bilhassa köylü tabakası cidden uyanıktır. Diyebilirim ki, Tarsus köylüleri Türk iyede en çok okuyan köylülerdir.
937 şubatında açılmış olan Halkevi, değerli başkanı B. Fikri Ünlünün himmetile ileri bir kültür mü-essesesi haline gelmiştir. Bina yeni baştan tamir ve tanzim edilmiş, salon ve sahne inşaatı hitama ermek üzere bulunmuştur.
TECİM VE ENDÜSTRİ
Tarsus, daha ziyade bir çiftçi memleketidir. Mahsulâtından başta pamuk gelir. Senede vasatî olarak beş milyon kilo pamuk istihsal edilir. Nafıa Vekâletince inşa ettirilmekte olan sulama kanallarının hitamını müteakip Tarsus ticaretinde büyük bir inkişaf husule geleceğinde şüphe yoktur, iki muazzam mensucat ve iplik fabrikası pamuk istih-
RADYO PROGRAMIJ
PERŞEMBE - 13/4/39
12.30 Program
12.35 Türk müziği - Pl.
13.00 Memleket saat ayarı, ajans ve meteoroloji haberleri.
13.15-14 Müzik ( Senfonik plaklar, opera aryaları ve saire - Pl.)
18.30 Program
18.35 Müzik (Neşeli plaklar)
19.00 Konuşma (Ziraat saati)
19.15 Türk müziği (Fasıl heyeti) Çalanlar: Hakkı Derman, Eşref
Kadri, Haşan gür, Haluk Recai, Ba -ri Üfler, Hamdi Tokay.
Okuyan: Tahsin karakuş.
20.00 Ajans, meteoroloji haberleri, Ziraat borsası (Fiyat)
20.15 Türk müziği
Çalanlar: Vecihe, Cevdet Çağ’a, Refik Fersan, Kemal Niyazi Seyhun
Okuyanlar: Mahmut kanndaş. Melek Tokgöz.
1 — Karcığar perşevi.
2 — Salâhaddin Pınar _ Karcığar şarkı - Sana gönül verdim.
3 — Udi Ahmet - Karcığar şarkı - Elimde iken senin.
4 — Şükrünün - Karcığar şarkı - Hasta bir ümitle bekledim.
5 — Halk türküsü - Urfalıyım ezelden.
® — Cevdet Çağla - Keman taksimi.
7 — Raif Beyin - Karcığar şarkı - gülüyor sevdiğim.
8 — Sadettin Kaynağın - Işte-seni seven benim.
10 — Hüseyni saz semaisi. 21.00 Memleket saat ayarı.
£1.00 Konuşma (Mizah saati)
salâtının dörtte üçünü harcamaktadır. Ayrıca beş pamuk ve çırçır, bir un, bir buz ve bir elektrik fabrikası mevcuttur.
SIHHAT İŞLERİ
Sıhhî durum iyidir. Memleket hastahanesinin yirmi beş olan eski yatak kadrosu ihtiyacı karşılıyama-dığından kadronun elli yatağa iblâğı takarrür etmiş ve modern bir pavyon tesis olunmuştur. İnşaata Tarsus fabrikatörlerinin büyük yardımları dokunmuştur. Bunlardan vatan severliği ve hamiyetperverliği ile te-meyyüz etmiş bulunan Çukurova fabrikası sahibi bay Sadık Eliyeşil Tarsusa bir de modern ilkokul kurağı hediye eylemektedir.
Geçenlerde temeli atılan bina o-tuz bin liraya mal olacak ve para tamamen sayın bay Sadık Eliyeşil tarafından tediye olunacaktır. Mektebin plânlan Maarif Vekâletinden gelmiştir, önümüzdeki ders yılı başına kadar talebeye açılmış olacaktır.
Gene Tarsusun muhterem ve fedakâr zenginleri Halkevinin bilcümle mobilye ihtiyacını aralarında temin etmişlerdir.
21.15 Esham, tahvilat, kambiyo - nukut borsası (Fiyat)
21.25 Neşeli plaklar - R.
21.30 Müzik (Küçük orketra - -Şef: Necip Aşkın)
1 — Dohnanyi - Rapsodi
2 — Glessmer - Kırlangıçların veda’ı
3 — Borcherd - Bir gecenin romanı - Vals
4 — Leopold - Karlsbad hatırası
5 — Künneke - Mai elbiseli hemşireler operetinden
Marş - Final
6 Haııns Löhr _ Tempo tempo- Galop
7 — Pachernegg - Viyana süiti
1 Küçük geçit resmi
2 Operada balet müziği
3 Grabende gezinti
4 Praterde atlı karınca
22.30 Müzik (Solistler - pl) 23.00 Müzik (Cazband - Pl.)
23.45-24 Son ajans haberleri ve yarınki program
MÜTEFERRİK :
Konservatu varın akşamki konseri
Bu akşam Konsevatuvar orkst-râsı tarafından saat 21 de Fransız Tiyatrosunda Seyfeddin Asal’ın riyasetinde altmış kişilik bir senfonik konser verilecektir.
Konsere solist İskender Ardada iştirâk eyliyecektir. Konserde çalınacak eserlerin arasında Hay-den’in militer senfonisi Ramo’nun üç dansı Balet müziği ve Mozart’ın keman konsertosu vardıc." "* ***’’'
f—------------------~X
Sultan Aziz Devri Başpehlivanları
- Akkoyunlu Kazıkçı Kara Bekir -
— i® — YAZAN : SAMİ KARAYEL a •• • r) • ••
Görülmemiş oır Güreş
Ayıboğanla Akkoyunlunun Güreşi Bir Masal Olmuştu
SivaslIlar, Ayıboğan; yenememişlerdi. Fakat; Akkoyunlu Kara Bekirlilerinin de kini olduğunu göstermişlerdi.
Ayıboğanla galibane güreş yapan Akkoyunlunun namı şark ve garp vilâyetlerini sarıp doldurmuştu. Dillerde destan olmuştu.
Kastamonulular, Taşköprülü Kel Hasanlanndan emin idiler. Çünkü, Kel Haşan da çok sarp bir pehlivandı.
Kastamonulular, Kel Hasanlan-nı rejime çekmişlerdi. Taşköprünüa çamlık yaylalarında idman ettirip besliyorlardı.
Nihayet; güreş günü gelip dayandı. Kastamonulular Çorum üzerinden Amasyaya ve oradan Tokada, Tokattan Sıvasa gideceklerdi. Mesafe oldukça uzaktı.
Fakat; o vakitler halk bu gibi uzun yürüyüşlere alışık idi. Hemen hemen hepsi atlı olarak hareket e-derlerdi.
Yürüyüşlerde konak yerleri malûmdu. Tıpkı şimdiki şimendifer istasyonları gibi yollarda hanlar ve kervanhaneler vardı.
Kastamonulular, hilâfsız üç bin atlıdan fazla olarak yürüyüşe çıkmışlardı. Her ağanın ve beyin maiyeti ayn bir grup teşkil ediyordu. Her grupuıı önünde davul ve zurnası vardı.
Yürüyüş, âdeta, bir sürgün avına gider gibi tertibatı havi idi. Esasen; Anadolu Türkleri sürgün avı yaparlardı. Sürgün avlan sefere çıkan bir süvari fırkası gibi tam teçhizatlı yapılırdı. Bu avlar bazan bir ay devam ettiğinden silâh ve hayvan itibarile yola çıkışlar harpten farksız olurdu. Bu sebeple Anadolulular daima seferber halde idiler. Yürüyüş onlar için bir zahmet ve külfet teşkil etmezdi.
Şurada sıra gelmiş iken çok meraklı olan sürgün avından okuyucularıma bir nebze bahsedeyim.
Sürgün avı eski Türklerin spo* hareketlerinden biridir. Bu av Av rupada, ve şimdi memleketimizde yapılanlara benzemz... Eski Türklerin Oğuz koluna mensup olanları sürgün avını âdeta bir sonbahar ve kış sporu olarak yaparlardı.
Osmanlı Türklerine intikal eden sürgün avcılığı daha hâlâ Anadolu-da küçük mikyasta da olsa mevcuttur.
Sürgün avı, bin ilâ yirmi bin atlı tarafından yapılırdı. Binlerce av kö-peklerile ava çıkan Türkler büyük bir vilâyet mıritakasım muhasara e-derlerdi. Ormanları, geçitleri posta, posta tarıyarak çemberi daraltırlar-dı. Dağda, bayırda, ormanlarda bulunan ne kadar hayvan varsa bu çember daraldıkça tıpkı balık ağına düşmüş balıklar gibi hepsi bir yere toplanıp kaçarlardı.
Çember haricine tek bir hayvan kaçamazdı. Ve her hangi bir geçitten veyahut cepheden, harice hayvan kaçıran grup gülünç ve mahcup bir halde kalırdı.
Binaenaleyh; âdeta bir muharebe meydanında imiş gibi dağ, tepe, kayalık, ormanlık içlerinde atlı ve yaya olarak gece ve gündüz tek bir hayvan muhasara hattından dışarı kaçırılmamak şartile çember sıkıştırılırdı.
Geyikler, ceylânlar, kurtlar, a-yılar, tavşanlar, parslar ilh... Hep bu çemberin içinde kalırdı.
Şüphe yok ki, bu vahşi hayvanlar ağa girmemek için bütün mevcudiyetlerde avcılara her cepheden gece ve gündüz hücum ederlerdi Avcılar da durmadan bu vahşi hayvanlarla boğuşurlardı.
Bu vahşi hayvanlara orman ve dağ taş geçitlerini kapamak ve bun
larla cenk etmek kolay bir şey değildi. '
Hattâ; düşman askerde muharebe etmekten güçtü. Bu çember sürgün avının vüsatine göre devam ederdi. Bazan, bir kaç ay devam ettiği olurdu.
Çember daraldıkça; hayvanlarla boğuşmak ta tehlikeleşirdi. işte ; bu suretle yapılan sürek avlarında hayvanatı vahşiye de cenkleşe, cenkleşe pişen Türk gençleri harp zamanında her hangi bir keşif vazifesinde, her hangi bir muhasara ve hücumda hiç bir zorluk çekmezlerdi.
Okuyucularıma şunu arzedeyim ki; sürgün avını Türklerden başka hiç bir millet bdmez ve yapmamıştır. Bu av sırf Türklere mahsustur. Türkler bu avı eğlence için yapmazlardı. Kışa girerken elde ettikleri hayvanların pöstekilerinden kaput yaparlardı.
Geyik, ceylân ve saire gibi el® geçirdikleri yüzlerce, hattâ binlerce hayvanların derisinden başka etleri-rini kışlık kavurma yaparak saklarlardı.
Osmanlı Türkleri ecdatları gibi sürgün avına meraklı idiler. Sultan Yıldırım Beyazıdın sürgün avı için sakladığı köpeklerin tasmaları altın ve mücevherden idi.
Yıldırım, Niğabolu muharebesinde esir ettiği ehli salip kumandanlarına bir gösteriş yapmak istediği zaman onları evvelâ sürgün avına götürmüştü.
O vakitler Türklerde sürgün avı demek ordunun, milletin kudret ve kuvvetini gösteren bir manevra idi.
(Devamı var)
TAVZİH
Bandırma Ticaret Odası Erdek -Mümessilliğinden:
Sayın gazetenizin 30 Mart tarih li nüshasının 6 ncı sayfasının 3 ün cü ve dördüncü sütunlarında (Er dekte zeytin hilekârlığı) başlıklı yazılarda Erdekten verilen malûmatı berveçhizir tavzih ediyorum.
1 Gemlik ve Mudanya gibi diğer Zeytinci muhitlerde bu sene Zeytin mahsulünün noksanlığı bir kısım tüc carın Erdeğe tehacümüne vesde olmuş; bu hal alâkadar tüccarları rekabete düşürmüştür. Piyasayı düşürmek için bir uyuşma olduğu hak-kındaki hakikatin tamamen zıddı o-lup bilakis bu sene taze zeytin fiat-lannın normalin pek fevkinde olduğu kuyudat ile sabittir.
2 -ş- Tuzlu Zeytin piyasasındaki düşkünlüğün mevsimin dahli varsa da ihracat emtiasından olan bu mah sulümüzün keyfiyetile fiattaki noksanlığın başlıca sebeblerinden biridir. nitekim ihracat tüccarları sipa-riçlerini; fiatları ihracata elverişli olan Gemlik ve Mudanya piyasalarından temin etmektedirler.
3 — Erdekte Zeytin üzerine yapılmış bir hilekârlıktan malumatımız olmadığı gibi her hangi bir tüccarın zentin ihracatı da menedilmiş değildir. Muhtelif nevideki Zeytinle-rin harman olarak ihzar ve şevkinde öteden beri bir mahzur görülmediğine göre son defa bir tüccarın aldığı siparişi bu suretle hazırlamış olması keyfiyeti vaki müracaat ve şikâyet üzerine makamatı resmiyeye arzedilmiş ise de yapılan ihracatın (Türkiye malı mahlut Zeytin dane-si) menşeli olduğunu ve bunda bir mahzuru kanunî görülemediği bildirilmiş olup ancak alakâdar tüccarları tereddüte düşüren bu gibi hilâ ’ı hakikat ihbaratm memleket müstah sillerinin zararına mal olduğunu e-hemmiyetle kayda lüzum his ettiğimi arz ile ihbaratı vakıanın tekzibini rica ederim.
Bandırma Ticaret Odası K Erdek Mümessilliği
13 NİSAN 1939
TKNİ1ÂİAN
■ Sayfa; 7
SPOR
Urfarun Kurtuluşu
Atma Ve Atlamalar
Beden Terbiyesi İstanbul Bölgesi Atletizm ajanlığından:
1. c— Fenerbahçe sahası koşu pisti esaslı bir surette tamirat görmekte olduğundan 16/4/1939 Pazar günü yapılması evvelce karar altına alman müsabakalar 23/4/1939 pâ-zar gününe bırakılmıştır. Program ! mucibince 23/4/1939 pazar günü yapılması tekarrür eden atma ve atla-1 malar 16. 4. 939 pazar günü saba-l hı saat 10 da Fenerbahçe sahasında | yapılacağından bu müsabakalara girmek istiyen atletlerin cuma günii akşamına kadar Bölge Atletizm a-janhğma müracaat etmeleri tebliğ olunur.
2, — Aşağıda isimleri yazılı hakemlerin 16/4/1939 Pazar günü sabahı Fenerbahçe stadında bulunmaları rica olunur:
Ali Rıza Sözeralp, Cemil Uzun-oğlu, Kâzım, Vasfı, Nazmi, Neriman Tekil, Füriizan Tekil, Bakır, Başaran, İhsan Belor,
Bisiklet müsabakası
Beden Terbiyesi İstanbul Bisik-
let Ajanlığından:
1. — Seri Bisiklet yarışlarının ı sekizincisi 16/4/1939 Pazar günü sa bahı yapılacaktır.
2. — Yarışa tam saat 8.30 da başlanacaktır.
3. — Yarış yolu:, Topkapı saha sı önünden başlamak ve ayni yerde bitmek üzere Silivri kasabasının i-lerisindeki 75 inci kilometreye kadar gidip gelme olmak üzere 150 ki lometredir.
4. — Bu yarışa iştirâk edecek o- i lan Bisikletçilerin yarış saatinden ! ] evvel hazırlanmış oldukları halde I _ yarış yerinde hazır bulunmaları vc j\.3nU DUDUH tâClİlİ isimlerini hakem heyetine kayıd et-1 tirmeleri lâzımdır.
Cumartesi giinü yapılacak maç-
lar:
Fenerbahçe stadı:
Galatagençler- Beylerbeyi Saat j
15 Hakem Şahap Şişmanoğlu
Yan -hakemleri: Rıfkı Aksay vej Talip Gürkan.
Doğanspor- Fenerbahçe Saat | 16.45 Hakem Halid Galip Ezgü.
Yan hakemleri Feridun Kılıç ve Eşref Mutlu.
Pazar günü yapılacak maçlar:
Şeref Stadı:
Anadoluhisarı- Bozkurt Saat
11.15 Hakem İzzet M. Apak.
Yan hakemleri Fikret Kayral ve, Ziya Kuyumlu.
Hilâl, Kurtuluş- Beykoz, Kurtu-' luş muhtelitleri saat 13 Hakem Nec-1 det Gezen.
Yan hakemleri Tank Özerengin ve Nuri Bosut.
îstanbulspor, Beyoğluspor- Sii-1 leymaniye, Şişli muhtelitleri.
Saat 14.45 Hakem Ahmed Adem
Göğdün.
Yan hakemleri Şazi Tezcan ve Adnan Akın.
Doğanspor- Vefa Saat 16.30 Hakem Feridun Kılıç.
Yan hakemleri Halid Galip Ezgü ve Eşref Mutlu.
Heyecanlı merasimle tesit olundu
Urfa: 12 (A. A.) — Urfa dün ■ kurtuluşunun kutlulamıştır. înki-, lâp senelerinin bağrında ışıklı bir ok gibi yaşıyan on bir Nisan kurtu. luş günün Urfa ve Urfalılar dün heyecanlı bir surette kutluladılar. Yılların gerisinde kalan o günün manevî hatırası önünde eğildiler. Merasime Belediye parkında Atatürk anıdı önünde istiklâl marşile başlandı. Valj verdiği söylevde inkılâp başbuğlarının hatıralarını heyecanla andı. Belediye reisi bu mukaddes günün yapraklarını karıştırdı.
Urfa saylavı Şeref kurtuluştan sonra Türk vatandaşının bu günkü vazifelerini hatırlatarak aziz şe-hidlerin hatıralarını hürmetle yad etti ve Atanın manevî huzurunda eğilerek İsmet îııönünün yüce şahsiyetinin bütün Türk milleti demek olduğunu anlattı.
Bundan sonra Urfanın kurtuluşu canlı olarak temsil edildi. Kah raman askerlerimiz bir geçit resmi yaptı ve tayarelerimiz bu törene çok heyecan verdi. Civar vilâyet kaza ve nahiyelerden gelen ve kurtuluş mücadelesinde bulunan kahramanlara Belediye tarafından bir ziyafet verildi.
Bu gece Urfa Halkeviııde büyük aile balosu verildi. Urfa ta-mamiyle donanmış Urfalılar bu büyük günün bayramını yaşamıştır.
Bitaraflık
t. Amerika mebusan meclisi müzakerelere başladı
Vaşington: 12 (A. A.) — Mebusan meclisi hariciye encümeni bitaraflık kanununun tadili müzakerelerine başlamıştır.
Muhtelif hatiplerin bu müza- j kereler esnasında ileri sürdükleri | fikirler şunlardır:
Guyer - cumhuriyetçi - : dünya i yeni bir umumî harbe tahammül I edemez. Kellog paktını imza e-i den 63 devleti, mezkûr paktı yenilemek için Vaşingtona davet ediniz.
Faddis - demokrat - : bitaraflık kanununu büsbütün kaldırınız ve anayasanın umumî bir harlı halinde reisiciimhura verdiği hareket serbestliğini devlet reisine bırakınız.
Fişli - cümhuriyetçi - : bütün bitaraflık kanunu, mütearrız devletlerin kim olabileceğini hükûme. tin evvelden tayin etmek arzusuna istinad etmektedir:
Maaş - cümhuriyetçi - : Bita-j raflık kanununu tamamiyle orta -| dan kaldırmak icabeder. Bu ha-1 kiki bir bitaraflık prensiblerine

Mıntaka Ticaret Müdürlükleri
Yeniden ihdas edilerek Türk ofis ve T. Odalan vazifesini görecekler
Ankara: 12 (Telefonla) — j Lâğvedilmiş olan mıntaka ticaret 1 müdürlükleri; yeniden ihdas olu -nacaktır.
Bu müdürlükler; lâğvedilecek ; olan Türk Ofisi ve Ticaret Odaları vazifelerini göreceklerdir.
Diğer taraftan ihracatı teşkilâtlandırma müdürlüğü de genişletilecek ve umum müdürlük haline getirilecektir.
Ankara Radyosu
Haziranda sabah neşriyatına
başlıyor
Ankara: 12 (Telefonla) —
Şimdiye kadar bazı teknik ve İdarî sebebler dolayısivle sabah neşriyatını yapmıyan radyomuz; ha-jdetle kiraya verilmek üzere ayrı ayn açık artırmaya konulmuştu,’.
zirandan itibaren sabah neşriyatı- de görülebilir, istekliler hizalarında yazılı ilk teminat'1 makbuz veya mektu’biyle beraber 28—4—Ş89 cu-rıa bağlıyacaktır ~ - ma günü saat 14,30 da Daimî Encümpnde bulunmalıdırlar. “i” (2502)


Açık Arttırma İle Emsalsiz Satış
!'f Nisanın 16 ncı pazar günü sabah saat 10 da Teşvikiyede Kâ-athane caddesi 69 No.lu Gözem Apartmanın 2 No.lu dairede Bi-zanten, Romen ve sair mermer ve toprak heykeller. XIII den XVIII asra aid hayli Türk çinileri ve nadide Epok eşyaların 2 nci satışı olacaktır.
IMevzuubahis eşyaları evvelce görmek için arzu edenler 15 Nisan cumartesi günü sabah saat 10 dan akşam 5 e kadar ziyaret edebilirler.
İstanbul Sıhhî Müesseseler Arttırma
Ve Eksiltme Komisyonundan:
Eksiltmeye konulan iş: Heybeliada Verem Sanatoryomunda lacak kömürlük divan inşaatı işi.
Keşif bedeli: 4590 lira.
Muvakkat garanti: 345 lira?
Heybeliada Sanatoryomu kömürlük duvarı inşaatı işi açık eksiltmeye konulmuştur.
1 — Eksiltmesi 14—4—939 cuma günü saat 16 da Cağaloğlunda Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Müdürlüğü binasında kurulu komisyonda yapılacaktır.
2 — İstekliler şartname, proje ve buna bağlı diğer evrakı her gün komisyonda görebilirler.
3 — İstekliler carî seneye aid Ticaret Odası vesikasiyle 2490 sayılı kanunda yazılı belgeler ve bu işe benzer en az 3000 liralık iş yaptığına dair eksiltme tarihinden 8 gün evvel İstanbul Vilâyetinden almış oldukları müteahhitlik vesikasiyle birlikte bu işe yeter muvakkat garanti makbuz veya banka mektubu ile birlikte Jöelli gün ve saatte komisyona gelmeleri. (2123)
Gayrimenkul Satış İlânı
İstanbul Emniyet Sandığı Direktörlüğünden :
Ölü Mani Zade Bay Hüseyinin 1649 hesap No. siyle Sandığımız! dan aldığı (375) liraya karşı birinci derecede ipotek edip vadesinde! borcunu vermediğinden 3202 No.lu kanunun 46 inci maddesinin matu fu 40 inci maddesine göre satılması icabden Üsküdara tabi Maletpede j eski vapur iskelesi yeni çiftlik caddesinde eski 519/10 yeni 7 numaralı' miifrez ve bahçesi olan kârgir bir dükkânın tamamı'bir buçuk ay müd-' detle açık arttırmaya konmuştur. Satış tapu sicil kaydına göre yapıl-1 maktadır. Arttırmaya girmek istiyen (64) lira pey akçesi verecektir Millî bankalarımızdan birinin teminat mektubu da kabul olunur. Birikmiş bütün vergilerle belediye resimleri ve vakıf icaresi ve taviz bedeli, ve tellâliye rüsumu borçluya aittir. Arttırma şartnamesi 20—4—9.39 tarihinden itibaren tetkik etmek istiyenlere sandık hukuk işleri ser-! visinde açık bulundurulacaktır. Tapu sicil kaydı ve sair lüzumlu1 izahat da şartnamede ve takip dosyasında vardır. Arttırmaya girmiş! olanlar, bunları tetkik ederek satılığa çıkarılan gayri menkul hakkın; da her şeyi öğrenmiş ad ve itibar olunur. Birinci arttırma 6—6—939! tarihine müsadif salı günü Cağaloğlunda kâin Sandığımızda saat 10 ! dan 12 ye kadar yapılacaktır. Muvakkat ihale yapılabilmesi için tek-! lif edilecek bedelin tercihan alınması icabeden gayri menkul mükel-] lefiyeti ile sandık alacağını tamamen geçmiş olması şarttır. Aksi takdirde son arttıranın taahhüdü baki kalmak şartryle 23—6—939 i tarihine müsadif cuma günü ayni mahalde ve ayni saatte son arttır -| ması yapılacaktır. Bu arttırmada gayri menkul en çok arttıranın üs-! tünde bırakılacaktır. Hakları tapu sicilleriyle sabit olmıyan alâka - , darlar ve irtifak hakkı sahiplerinin bu haklarını ve hususiyle faiz veı masarife dair iddialarını ilân tarihinden itibaren yirmi gün içinde evrakı müsbiteleriyle beraber dairemize bildirmeleri lâzımdır. Bu suret-j le haklarını bildirmemiş olanlarla hakları tapu sicilleriyle sabit olmı-i yanlar satış bedelinin paylaşmasından hariç kalırlar. Daha fazla malûmat almak istiyenlerin 938 '677 dosya numarasiyle sandığımız hukuk işleri servisine müracaat etmeleri lüzumu ilân oJ '»ur.
DİKKAT
Emniyet Sandığı: Sandıktan alınan gayri menkulü ipotek göster-! mek istiyenelere muhamminlerimizin koymuş olduğu kıymetin nısfını' tecavüz etmemek üzere ihale bedelinin yarısına kadar borç vermek gu-j
uygun değildir. retiyle kdlaylık- göstermektedir. • (2493) ı
İSTANBUL BELEDİYESİ İLÂNLARI
z Senelik 'luhammen İlk
.İrası: teminatı i
Arnavutköyünde Lûtfiye mahallesinde Elçi sokağında 29/67 No. lu e) 48.— 3,60
(• »» » Elçi sokağında 33/59 No.lu ev. 72 5,40
Elçi sokağında 27/55 No.lu ev * 36,— 2,70
Küçük ayazma sokağında 25/51 72.— 5,40
W „ „ „ .. ’ H/23 72.— 5,40
.. „ ön „ 5/7 72.— 5,40
Aralık sokağında 10/15 No. lu Ev 60.— 4,50
•» .» „ „ 9/11 No.lu Ev; 60.— 4,50
•• „ Küçük ayazma „ 24/49 No.lu Ev 36,— 2,70
t 10/21 No.luEl 72,— 5,40
ön „ 14/39 No.lu E 60.— 4,50
„ '' „ * Palacı ,, 18/29 No.lu 48,— 3,60
II, Jydft Halıcıoğlu mahallesinde Dükkân keçeci piri sokağında 199 numaralı 18.— 1.35
Haskö.vde keçeci piri mahallesinde kumbarhane sokağında 48 No.lu v 18.— 1,35
Beyoğlu Hüseyin ağa mahallesinin dükkân Tarlabaşı sokağında 51 numaralı 13O.-( 9,75
Tophanede Karabaş mahallesinin maralı Mehmet ağa mektebi lüleci hendek sokağında 20 22 nı» | 72.— 5.40
11.25
Fatihte kirmasti mahallesinin cami avlusu sokağında 7 numaralı
Bahrisefit ayak medresesi
Senelik muhammen kiraları yukarıda yazılı bulunan mahaller teslim tarihinden İtibaren birer sene mücL Şartnameleri levazım müdürlüğilıı-
| Beyoğlu Vakıflar Direktörlüğü İlânları
Aylık kirası
Lira K. Semti: Mahallesi
Sokağı:
.1
04.—
04.—
06.—
03.—
02.—
02.—
04.—
Fındıklı Yahya çelebi Galata
Beyoğlu
Karakol çıkmazı 15-17 iki ars^ Yeni cami Cami derunv
Kâtip Mustafa Hocazade
Çelebi
Kabataş Ömer Avni
Kasımpaşa Camiikebir
Oda
1-10 Garaj
08—
• 04.—
15.—
03—
Kabataş Ömer Avni
Dolmabahçe 1 Havuz kapısı Kayık iskelesi Vakıf dükkânlar üstünde ' Mektep
199-207 Dükkân
Kulübe
43 Ardiye
r Set mahalli
Sarıyer
05.—Kasımpaşa ■—-50 Ortaköy
Kasımpaşa Gazi Ilasan ?
paşa
Mehmet Kçtlıüda ' camii altı
Camiikebir Yahya efendi harimin'ie
17 Dükkân
1 göz kayıkhane
7 Ahır
Matbah yeri
furabî babı
4-2 İki oda
03.— Kasımpaşa Sururi cami
02.— * „ *• ıimiikeb1"
Ev
Arsası
60-62
Turabî baba
1-5
15
Barak*
■Ahır
Dükkân
02.—
02.—
02.—
13
£1
03.—
Kapısı 34
Oda
Atik tersane
Yukarıda yapılı Vakfa aıd mallar 31—5—940 günü sonuna kadar 10 gün müddetle açık arttırmaya konmuştur, ihalesi 18—4—939 salı günü saat 14 de yapılacaktır. İstekliler Beyoğlu Vakıflar Müdürlüğü Akarat şubesine gelmeleri. (2404)
MÜHİMDİR, OKUYUNUZ :
Tayyare Piyango Biletinizi herhangi gişeden aldığınız halde, Amorti ve İkramiyenizi hiçbir fark almadan derhal
YURD GİŞESİNDEN Alınız. Yeni tertip blletieri gelmiştir. Taşra siparişleri seri ve muntazam gönderilir. Adres : Yenicaml İş Bankası karşısında No. 17 Sahibi: MEHMbD KIVANÇ
4050
P. T. T. Fabrikası Müdürlüğünden :
kilo 15.9X200 m m “25,4 m m re de on bir diş,, cıvata maa somu/
20000
2500
15000
1500
450
1285
200

12000
ımbaiâj çivisi
başlı ağaç vidası \
zarf usuliyle cins, eb’ad ve tnTkdarı satın alınacaktır.
kuruş, muvakkat teminatı 542 lira 94
6,5X32 m m lama demiri
Diş üstü 18,50, diş dibi 15,90 m. m “25,4 m m rede on bir diş somun
„ 16 m/m yuvarlak demir
,, 1,5X1000X2000 m/m demir saç'.
„ 10X25 m/m yuvarlık başlı demir perçin ç'm®
„ 0,5X20 m/m demir çember
60 m/m boyunda
adet 12,5X100 m^m 4 köşe
Fabrika ihtiyacı için kapalı yukarıda yazılı dokuz kalem eşya
Muhammen bedeli 7239 L. 15 kuruştur.
Eksiltme 14—4—939 tarihine rast-lıyan Cuma günü saat 15 de yapılacağından taliplerin şartname ve teferruatını görmek için her gün Fabrika kalemine müracaat, eksiltmeye girmek için de kanunun tayin ettiği vesaik ile birlikte teminat makbuzlarını ve teklif mektuplarını havi kapalı zarflarını saat 14 e kadar komisyon reisliğine makbuz mukabilinde teslim eylemeleri, daha sonra getirilecek zarfların kabul olun-mıyacağı. (3000)
İstanbul Sıhhî Müesseseler Arttırma
Ve Eksiltme Komisyonundan:
Eksiltmeye konulan i,: Sıhhi Müze pencere çerçevelerinin tebdili işi.
Keşif bedeli: 2982 lira 76 kuruştur.
Muvakkat garanti: 224 liradır.
Sıhhi müzede yapılacak pencere çerçeveleri tebdili İşi açık «kilit-maya konulmuştur. v
Eksiltme 14—4—9S9 cuma günü saat 14.30 da Cağaloğlunda Sıhhat ve İçtimai Muavenet Müdürlüğü binasında kurulu komisyonda yapılacaktır.
İstekliler şartname, proje ve buna bağlı diğer evrakı her gün komisyonda görebilirler.
İstekliler oarî seneye ald Ticaret Odası vseikaslyle »490 sayılı kanunda yazılı belgeler ve bu işe yeter muvakkat garanti makbuz veya banka mektubu ile birlikte eksiltme talihinden 8 gün evvel İstanbul Vilâyetinden almış oldukları ve bu işe benzer en az 8000 lira. Iık iş yaptığına dair almış oldukları ehliyet vsaikasiyle birlikte beüi gün ve saatte komisyona gelmeleri.
^122"
i
T ■ R I S Â • A"»
13 NİSAN 1939
Sayfaı B
ikramiyeler Kaynadı Olanl
KADER GİŞESİ
Bu son keşidede dahi bir çok vatandaşları sevindirdi’ 200000 Lirayı I İsmini vermiyen müşterimizden biri
2 0 0 0 0 Lirayı
Bay Ali : Beyazıt Üniversite Hademesi
AZON MEYVA 'TUZU
Hazımsızlık, Şişkinlik, Bulantı, Gaz, Sancı, Mide Bozukluğu, Bartak .takti, İNKIBAZ
Sarılık, Safra, Karatiğerb MİDE ekşilik ve yanmalarında ve bütün MİDE, Barsak bozukluklarında kul anınız.
Horos markasına dikkat
10.000 ürm
Bay Nuri ve Arkadaşları Ortaköyde çarşıg içinde MANAV
KAZANDILAR ve PARA Y7| TAMAMEN ALDILAR
KADER GİŞESİ’nin
Sattığı biletler, Gişesinin ismi gibi kaderin cilvesine mazhardır ve ikramiye isabet etmesi hemen hemen muhakkaktır
Sizde bahtiyarlar arasına katılmak isterseniz, biletinizi mutlaka
KADER Gişesinden Alınız
Yeni Tertip Biletler Satılmağa Başlandı |
Taşra Siparişleri Seri ve Muhtazam Gönderilir
Adres; Eminönü, Tramvay Cad. No. 19 Tel. 2397of
Son derece teksif edilmiş bir toz olup yerini tutamıyan mümasil müstahzarlardan daha çabuk, daha kolaj ve daha k^t*î bir tejsnpara^der^
1
GÜZELLİKLER.
Dünyada mevcud bütün şeylerden üstündür. ' ONU KORUYUNUZ.
KREM PERTEV
Sizin bu yoldaki mücadelenizde kendisine itimad edilebilen en kuvvetli vasıtadır.
Havzbot “Yüzer Ev„
Sahibinin Askerliği
Dolayısile Satılıktır iki yaz mevsimi Kalamışta, Suadlye önünde veya Paşabahça koyunda takdir ve gıpta İle seyrettiğiniz Havzbot (Yüzer Ev) satılığa çıkarılmıştır. Yaz mevsimini maaile eıhhl bir surette geçlr-mok letlyen deniz ve denizcilik eeverler İçin bulunmaz bir fıraattır. İsteklilerin Takelmde General Recep eokak Mübarek apartımanında (i) numarada Bay Recep Erkmana müracaatları.
Gaip arıyorum.
Trabzonun Tabakhane mahalle sinden Kösemustafa oğullarından bi raderim Mehmet oğlu Hüseyinle Ha=. sus kazasında bakkal iken 93b senesinde buluşmuştum. O zamandan-beri kendisinden hiçbir haber ala-
/' / • £ * mlyorum. • Bilahare Bayburdun Hard kazasına gitmiş olduğunu öğrendim ise de sarih adresini bilmiyorum. Bilenlerin sağlığını ve sarih adresini insaniyet namına bildirme lerini rica ederim.
Erdek kazasında Kahveci Hakkı vasıtasile Taşçı Trabzonlu Kemal.
SAHİBİNİN SESİ
GE M i Ci L E R
HAMİYET YÜOESES
ve
Bestekâr
SADEDDİN KAYNAK
PLÂK A x 2149
Sahibinin Sesi Müessese» plâkçılık işinde esasen çok hassas hareket ettiği gibi bu orijinal eserin bütün inceliklerini plâğa almak hususunda sarfettiğl azami ehemmiyetin en açık delilini de HAMİYET YÜCESES gibi memleketin çok kıymetli muganniyemle bestekârın bizzat refakatim temin etmiş olmakla ispat eder.
İstanbul Valiliğinden!
Maliye hâzinesine izafetle İstanbul Maliye Muhakemat Müdürlüğü avukatlarından ö. Barış tarafından Galatasaray Asmalımescid caddei-kebir 364/1 numarada lokanta ve birahaneci Maks Fredik aleyhine kazanç vergisinden dolayı 38/2648 dosya numaralarile Şûrayidevlet 1 inci Deavi dairesinde açılan davada dava edilen halihazır ikametgâhı meçhul olmasına binaen kendisine tebliğat yapılamadığından tebliğ makamına kaim olmak üzere davacı Maliye hazhıesi tarafından Şûra-yidevlete verilen arzuhalin İstanbul Vilâyeti divanhanesine talik olunduğu İlân olunur. (38/3648)
'C^c/c.a^ 4
Satılık Ev
Dr. Ahrnod Akkoyunfu
Taksim - Talimhane Palas No. 4 Pazardan mada her gön
Sa(t 15 ten tonra
Kabataşta Dolmabahçe caddesinde (177) sayılı ev altındaki kSfgir ev kıtındaki iki mağaza ile satılıktır. İsteklilerin Gala-tada Bahtiyar hanında mübadele komisyonunda Bay Macide müracaatları.
Kh '^ırflırtımârim
ZAYİ — İstanbul ithalât gümrüğünün 517569 numaralı ve 2—9 938 tarihli makbuzu kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
- * Halil Kaçar
Sn. en. en. 'viÂaİ
Toptan ve perakende satış yeri: İstanbul Sultanha-mam Hamdlbey geçidi No. 48 - se Tel : 21Z93
Sahibiı Ahmet CemaledHH SARAÇOĞLU
Neşriyat müdürü: Macit ÇETİN Baıtldifc. yer Matbaai Ebüzziya
Yatak, yemek ve çalışma odalarıyla salon takımları velhasıl her nevi mobilyaları BAKER (eski HAYDEN) mağazalarında teşhir edilmekte ve hor yerden ucuz frat ve müsait şartlarla satılmaktadır.