Idar«: Mtm?ctım«nlyc No. 1? T^J SdrMll «VENİ 8ABAH) ! 8 r 1 H 6 l i.
Tetefonı 2(n»s i_iM.j-.axa ı IV
ABONE TUrMy«
Sentlik ıeoc o «yiık tsoo
S »ıslık wo
d aylık 3M)
Kr.
F
T
F
»EDELİ Konetü rtee Kr. İtCO ) 1HO ) 000 »
10
KURUŞ
SAYISI
HER
YERDP
i
*
iz: *eü-Cjjğ
eczanede ’balünuT
^ctyanlrrr/n en itıiemlı \txâhk vasıtası Jtr


C. H. P. Grupunda Din Tedrisatı MesTelesi Karara Bağlandı
i
•J

r
B

Â
I
B — ■


• } .r

eb«.
/
İBaşkan Eğsim tk Ica
ası

I
1
Memurin Muhakemat Kanunu tasarısı grupta görüşülmeden bir komisyona havale edildi Seçim İşlerinin nezareti Belediyelere tevdi edilecek Ankara, 20 (Hususî) tedrisat meselesi bugünkü grup toplantısında nihayet bir karara bağlanmıştır. Bugünkü otu-
Din
ramda Ahmed -Renizi Yüre gir, Cevad Dursunoğlu, F.egid Tarak cıoğlu aralarında bazı farklar olmak üzere ileri sürdükleri tek
I
(1
4
Bakan yeni Orman ve Toprak tasarısına aid izahat veriyor
'1

Sonradan başa gelen akıl
* * *
~1
Biz iktidarı kimlere bırakabiliriz, nasıl emanet ederiz naica-ratı her vesile ile tekrarlanır. Halbu ki şimdiki idare tarzından daha berbad bir şeklin bulunması ihtimali yoktur ki daha fenası yapılır, endişesi'.’, tereddüdü mueib olsun Mü- j letin sinesi yazdı bozdu tahtasına döndü. |

alk Partili çeşitli hükû-ı en farik vasıflan, amma bunda hepsi Mrİe^mL^rir ve birbirinden hiç farkedibnez, edns dermede uzak şçnrürHıkten mahrum olmak, an-?ak günü gününe yaşamak ve bur nundan ötesini görememektir.
Bu halin en parlak bir deliline, Saka kabinesinin yeni bir kararile, ı)ahid oluyoruz. Hükfcmrt bu yıl btidcesinden yüzde yirmi nöbetinde. bir tasarruf yapmağa kar&r vemıiş ve bu hususta bütün devlet dairelerine tamimler yollamış!...
Hatırlarsınız M bandan çok eski değil, dört ay ewek biidcc ko-ne^malan Mecliste cereyan ederken Demokrat Parti erkânı, bu yıl büdeesbıin çok ağır ve yüklü olduğundan bahsederek yüzde otuz yani aşağı yukan üç yüz milyon liralık bir tasarruf teklif etmişler di. Filhakika bu büdcede öyle makas vurulacak masraflar *ardı iri... Faraza yalnız Cumhurbaşkan lığının yat, tren veya Başbakanın mutfak ve ev masraflarından bir parça kırpılsa ve milletvekillerinin yıllık ve yolluk ödenekleri arttırıl oıasa ve bazı zaruri olmiyan inşaat durdurulsa rahatça yüz milyon tuk bir kırpıntı yapılabilirdi. Fakat Halk Partili çoğunluk hiç boy Je makul ve Türk mükellefini koruyan, insaflı ve merhametli tekliflere kulak asar mı? O, brç mirasyedi gibi milletin malını har rurup harman savurmadıkça içi rahat eder mi? Binaenaleyh biçare Celâl Bayann feryadlarına kim ee kulak asmadı. Merhum Maliye Bakanı Haliri Nazmi de sürüden ayrılmadı; böyle^e milyarı aşan yük milletin sırtına yüklendi. Fakat şimdi dört aylık bir denemeden sonra, görüldü ki bu ağır sik leti bıı milletin omuzları kaldıramaz. Binaenaleyh evvelce Demokratların, Mecliste yaptıkları teklife uyularak yüzde yirmi, masraflardan tenkihat... Güzel amma mu halefetin dediği bir kaç ay İçinde uyni hakikat olacaksa ve iktidardaki parti tahminlerinde bu kadar altlanmışsa neden hatâsını 1-tiraf ederek )9 başından uzaklaşmak ve yerini tahmin ve takdirleri daha isabetli olduğu sabit bulu
Halk Fart metlerin
uaolara terkermek istemiyor? Çttn kü bu memleket Halk Fartisînin hususi çiftliğidir. Kötü More eder ve sonra, kötülüğünü arlarsa ha-(Devamı Sa.) 3; Sü„ d do) - •
■ 1 - 1 - ■ ■ ■■■ ■ I. ■ ■ ■ ,
lif hemen hemen ayni mahiyette idi. Bu düşünceden olanlar yüksek din enstitülerinden çıka cali ve öğretmenlik edebilecek elemanlar yetişinceye kadar İmam, Hatib okullarının açılmaması, bu ihtiyacın kurslarla sağ İsırması merkezinde idi.
Bugün söz alanlardan Abdur-rahmaa Melek, Feridun Fikri Düşünselin, bir mütaleasmı ce-vablandırmış, Cevad Dursunoğ-lu, Ahmed Remzi Yürügir, Mi-"had Erim, Tahsin Bangıoğlu, Fatin Gökmen, Rasih Kaplan; Kâmil Coşkunoğlu konuşmuşlar dır.
Kâmil Coşkunoğhı, Rasttı Kaplan bu okulların Diyanet işleri Başkanlığına bağlı olarak açılmasına dair rapordaki ikin-(Deramt Sa. 5. Sü. Â de)
Köy dâvamıza büyük kıymet vererek
Amerikan - Rys "1.00""
münasebatı
Stalin’în Wallace’a cevabıı Türkiye için ehemmiyetli imiş!
------o------
Ingiltere ile Amerika, Atam hak kındaki bilgileri birbirlerinden gizlemigecckler
Lofidfâ, 20 lA.A.f — (Nâ-

Kırkpınaır gürelleri bugün başlıyor
-------o--------
Tarihî Kırpınar güreşleri bugün Kırkpjnarda bağlıyacaktır. Yeni Sabah bu tarihî güreşleri günü gününe okuyucularına tahib ettirebilmek gayesile Edirneye, bilhassa güreş mevzuunda salahiyetli bir kalem sahibi olan Ahmed Bengifju’yu göndermiş bulunmaktadır, Bengiau’nıın ilk yazısı bugün 6 inci sny-famızdadır.


kömür, kereste işi köylüye terk edilecektir.,,
mütareke
fen) — Times gazetesinin siya-jbî yazan, M. Molotofla Bedeli Smith arasındaki son nota tea-(Devamı Sa. 5. Sü. 1 de)

11
ümidi artık kalmadı

T

Kuslariın FilMlne havadan ashetr indirmece hazuvlandıkları bildiriliyor FİLİSTİHYEHİ EİR İSPANYA NI OLACAK ?
I
(
Londra 20 ' B. B. C.) — Filistin deki Birleşmiş Milletler mütareke komisyonunun gönderdiği rapor, bugün, güvenlik konseyinde okun-
muştur. Raporda, Filistinde Arab-larla, Yahudiler arasında mütareke yapmak ümidinin suya düştüğü
(Devamı Sa., 5; Sü., 6 da I
Bevin’m dün verdiği nutuk -----------o-----
*Eğer Molotofun tehdidi karşısında gerilese idik memleketimize karşı büyük bir cinayet işlemiş olurduk...»
Scarborovgh: 20 (A.A.) — îş-çi kongresinde dış politika hakkın da yapılan müzakereler esnasında eöz alan İngiltere Dışişleri Bakanı Ernest Beyin, şunlan söylemiştir: (Devamı) Sa., 5; Sü., 3 de
Halk Partisi kongresi sırasında İstanbul» gelmiş olan Tarım Bakanı Tahsin Coşkan arkadaşlarımızdan birinin kongre ihtisasları ve hükümetin takibe karar verdiği yeni orman ve toprak politikası hakkında sorduğu suallere aşağıdaki cevablan vermişlerdir:
— Anadolu ve îstanbulda vatan daşlann dileklerini dinledim. Hep siyle alâkadarım. Orman ve toprak kanununa gelince:
1936 senesinden sonra neşredilen üç kalpından ancak •ovman ve işletmeleri) devletleştiren 4785 No. lu kanun şikâyet mevzuu olmuştur. Vatandaşların istek lerini göz önünde tutarak bu kanunun bir çok maddelerini değiştiriyoruz.»
(Devamı Sa., 5; Sü., 4 de)
Tarım Bakanı Tahsin Coşkan
TürkiyeNeden Harbs Girmemiş?
• •

r


1
I
Kibrit,! tuz,çay arlığı yok --------o---- 1
Maliye Bakanı buhran Z olmadıg nı ve fıatiara I da 2aoı yapılmıyacağınıi kat’iyetle söyledi |
Rekı ve bazı içkilere yapılan zamdan sonra tuz ve kibrit gibi diğer Tekel maddelerine de zam yapılacağı şayiaları üzerine halk sabahtan itibaren bu maddeleri almak için dükkânlara bil ciddi etmiş ve bu sebebi? bir çok Tekel bayilerinde kibrit ve tua bulmak mümkün olamamıştır.
Devamı Sa., 5; Sü., 2 de
7 Eyliil Kararları
'A


Hükümet kararları tedkik ettirmek için Avrupadan iki mütehassıs getirtiyor
Mütehassıslar, kararların ne netice doğurduğunu hayat pahalılığına ne dereceye kadar tesir ettiğini tesbit edecekler
Ankara 20 Hususî) — Hükümet 7 Eylül kararlarını tetkik etmek üzere Avrupadan iki mütehaa şebbüslere geçmiştir.
sis getirtmeğe karar venniş ve Dışişleri Bakanlığı bu hueviffta te-
r
Cumhurbaşkanı dün geldi


Cuvıhurba.jlcanını, düri BaydaTpag ada kendisini karşi'laganlar (ATO^nr-da gösteren dikkate gayan Irir fotoğraf (Yazısı 5 incide)
İnönüye garda Vali Dr, Lût-fi Kırdar, Abdülhalik Renda, E-konomj Bakanı Cavid Ekin, 1b-ı(Devat:u Sa. S- SİL H etej!
Ta biatiyle bu arada Malî ve îkti eadi işlerimizi de inceleyecek olan uzmanların bu sabalarda tanınmış otoritelerden olmasına itina e-uilmektedir. Şimdiden bu hususta bazı müzakerelere geçilmiş olduğu söylenmekte ise de herhangi bir | isim verilmemektedir. 1
Mütehassıslar 7 Eylül kararlan Dnı alındığı zamandaki malî ve ik tisadî durumla döviz vaziyetimiz tediye muvazenemiz ve beynelmilel şartlan inceleyecekler, bu ka -rarların muhtelif sahalarda ne gibi neticeler doğurduğunu ve Türkiye iktlsadiyatiyle iç ve dış ticaretine ve memlekette hayat pahalılığına /Devamı Sa., 3; Sü„ 7 de)
Cebelüttank boğazını nasıl kurtardığını anlatan İspanya eski Dış Bakanının HitlerleBertchesgadende yaptığı mülakat
«Ben Cebelüttank Boğazınnl zabtına karar vermiş ve harekât plânım titizlikle hazırlamış
İspanya eski Dtj Bakan:
[Serraııo Suner’in hatırakj
• •
bulunuyordum...»
Dünkü utUhamızdu İsvanya eski Dışişleri Bakanı Serrano Sun-tıer’in 19Jfû senesinde Cebelütta-rık boğazı ve İspanyanın durumu' üzerinde görüşmeler yapmak için Mitler tarafından Berime davet edildiğini te Bakanın hu dduete l-cabctle Bertchesgaden’de Hitlerle mülâki olduğunu kendi hâtıralaıın (Devamı 4; SU., 6 da)
Ekmekler ay başında düzelecek
-----o-----
Halitadaki buğday nis-betinin yüzde 60 — 70 e çıkarılacağı haber veri 1 i y o r
Amerikadan beklenen buğdaylar geldikten sonra Arpalı ekmeğin bl raz ıslah edileceğini yazmıştık.
Dün bu hususta malûmatına mü racaat ettiğimiz Toprak Mahsulle-(Devamı Sa. 5. Sil. 1 de)
da gösteren dikkate gagan bir
Cumhurbaşkanı ismet İnönü dün sabah saat 10.30 da hususî bir trenle Ankaradan cebrimize geJrûigtir.
1)« P. nln Ankamda ynipacnğıı miting ---------------a------
Ankara 20 (Hususî) — öğrendiğimize göre Demokrat Parti Ankara il idare kurulu 30 Mayıe pazar günü Ankarada büyük bir miting tertib etmektedir.
Cebeci Çayırında yapılacak olan mitinge Celâl Bayar, Genel İdare Kurulu üyeleri , civar İllerden gelecek olanlarla şehrimizde bulunan Demokratlar katılacaktır. Mf-DfivcHîM Ba.) 5; SU., S de
'Ali
deı-
kalka-
tek kutu kibrit
kalan nakdo
(1
t
A
riyor. -Kaç paket alabilirsen al...) Aman, dedim, bir paket de benim I-Qln...
KVIMDEN BİR YAPRAK

Bitler debdebeli günlerinde
Haydi Kalkıyor! ün muhtelif semtlerde tütüncü dükkânları ile, bakkalların önü mâ haşarallâhl bir a-
yak om bir ayak...
Müşterilor bedevi ;tr j
pu gibi blrbir/orino 1
girmişler, enselerden, omuzlardan, koltuk altlarından paralı eller uzanmış...
— Bana İki taneoik... Ne olur?
— Bana dört... İşto parası...
—' Hiç olmazsa oir do bana...
— Dayanma hemşorl, böğrümü
dm...
— Delinlversin... Herkes can alıp
oan veremiyor...
No oluyor? No olacak, yarım saat ovvol «Kibrit kalkıyor.» diyo bir lâf çıkmış; horkes tüiüncüloro bakkallara hücum etmişler bir har gürdür gi-oiyor.
Biraz sonra bir konuşma daha...
Yine bakkallara hücum. Bu sefer do
«Tuz kalkıyor.», diyo bir lâf çıkmış...
Herkes konara biraz tuz atmak isti-
yor. • ?
Bir dostumun yazıhaneslno girdim; baktım adamını çay aldırmaya gönde-
_ Böylelikle dün üç çe-
F \ nıal kalkıyor!»
_ j endişeslle piyasadan pek kısa bir zamanda hakikaten kalkıverdi. . .
Her işto kabahati hükümete buluyoruz; belki do haklıyız amma bu akalkıyorl» kolposıında suçun büyüğü bizim hissemize düşüyor. Şeker nıes’ölesindtn beri herkes) bir endlşo aldı; halk lüzumlu lüzumsuz telâş e-diyor. Bu telâş vo endlşo tabiatlle bir panik yaratıyor. •
Piyasada mevcud bütün mallar böyle «kalkıyor!» Ihtarilo ortadan oaksa buna para pul yetişmez.
Sonra bunda biraz da oldu malın pek kısa bir zamanda
tahvılino doğru gidon bir «işgüzarlık» kokusu da seziyoruz.
Dün dükkânlarda
yoktu. Kimbilİr kaç çuval tuz eridi
bitti. Yarın da ylno klmbiiir hangi (Lıit/en sayfayı çeviriniz)
I

SAYFA.: î
OkUYUCU
»»awon İki
Profesör Kenan öner
Yazanı
— «O —
tf-Arhcda »sadık ballarından ufaklaştırıldı. Ve seçim tarzı hakkında esae-Uü bir fîfalr edinmelerine iınkâıı bırakılmadı. Tazyik yapılmasını mütea-kib yanlaoak tutanakların ilçelerde birleştirilmesi ye bunların da der-tiai tasnifi icabettiği halde Beyoğlu İmzasında olduğu gibi diğer kaza» Mna bir çoklarında seçim kurulları dağıtılmış ve işe devam imkânı ililen bırakılmamıştır ve bunlardan bilistifade bütiin tutanaklar bir gece tipmisyon bûşkanlarıııın evlerinde misafir edilerek istenildiği, kadar, arzu edildiği gibi işlendi. Bu surctlo vâki olan hareketlerin neticesinde Demokrat Parti adaylarının kazandığı reylerden 649905 gibi fâlıiş bir miktarda rev alınarak bunlar Jlalk Partisi adaylarına, bir arkadaşımızın kullandığı, tâbiri istimal ederek söylüyorum, aktarma edildi. 4 o bu suretle bu arkadaşların intihabı kannusuz olduğa fazılı bulunmaktadır. Seçimlerin yalandan takibine memur edilmiş olan Halk I’nrtisin-den bir heyet İstanbul seçimlerinin nabzına bakmış, gazetelere ak«»et-ıtaş »kın hâdiselerin tekevvününe başlamıştır. Dosyada mevcod bir va-vardır. Bendeniz zabıtvarakası tâbirini kultanmıyactığım. (Soldan âravo sekleri). Bu varaka 21.7.946 tarlhU bir belgedir. Üç şahıs huzurunda olmuştur. Abdüssclâm Boyacı adında bir boyaoı vardır. Tahriri ifadeye göre Istonbulda ördekkasap mahallesinden muhtar Ahmedin. intihhbdaa bir gün evvel zarf dağıtarak bunları sandıklara Malk Particinin oy listeslle beraber atmadıkları takdirde kendilerine ?îauek vesikası venulyeceğini beyan etmiştir. Geliri nıahdud olan ve ba pahalılık için en büyük ihtiyaç maddesini teşkil eden ekmek vesikası verilmediği takdirde tabiidir kİ bu muhatapların büyük bir zarurette kalacakları şiibhesizdir. İşte muhtar bu ekmeğe olan ihtiyacı istismar etmiş ve seçmenler üzerinde manevî bir tazyik icra etmek iste-)3iiştir.
Dr. Fhhri Kurtuluş (Rize) — İstanbul halkı bu gibi şeylerden ■korkmaz.
Salanıon Adato (Devamla) — İstanbul muhtarlara bu gibi hareketlerle iktifa etmiyerek seçim komisyon la rmuı. bilUa^)u seçim kurullarının mührünü bari olau zarflan da dağıtmak cüretinde bulunmuşlardır. Cüret kelimesini kullanıyorum. Çünkü, sandık başmda verilmesi îcabeden mühürlü zarfları seçim komisyonlara bunlun muhtarlara vermişlerdir.
Salamon Adato (Devamla) — Diğer taraftan dosyada ıııevcud olan bu mühürlü zarflar seçim kanununun 21 inci maddesi mncibince »eçün kurulları tarafından sefinen sayısına göre şeşim''komisyonla rina verilir. Ayni kanunun 24 üncü maddesi hükümlerine göre sandık kiiitleudikten sonra her gelen seçmenin hüviyeti sorularak kendisine ■lir mühürlü zarf verilir. Kanunun bu açık hükümleri mevcud olduğu halde bu zarflar hilafı kanun olarak seçmene sandığa müracaat anında verilmesi lâzım gelirken evlere dağıtıldığı ve içinde Halk Partisi addy listesi bulunduğu dosyada mevcud olan zabıtların tetkilûle sabit olacaktır,
Komisyonun ■ verdiği mazbatanın esbabı muğberinde, müstakil adsty mümasilleriuin sandıklardan uzaklaştırıldığı hhkkında, Bakır-köy kaymakamının yazdığı tezkereyi bir sübut delili olarak kabul etmek istememiştir. Komisyonun bu vesikayı kabul etmemek. için ileri '»ürdüğü sebeb de şudur: Bu tezkerenin muhatabı malûm değildir, ilezberinin kaymakamlık tarafından yazıldığını kabul ediyor. Tezkerede müstakil adaylar mümessillerinin kabul olunmadığı kabul olunuyor. Fakat tezkerenin muhatabı malûm olmadığından İhtivaca salih bir vesika olarak kabul etmek istemiyor. Rica ederim, bu vesika müstakil bir aday nıüınessilhıin sandıklardan uzaklaştırıldığını isbat hususunda ibraz edilmiştir. .Vb bu tezkere de sarahatle kabul edilmiştir. Binaenaleyh muhatabı malûm almadığından dolayı tezkerenin kabul oluııma-•uasi sebebi şayan değildir. Bakırköy kaymakamumı bo mümessilleri kabul etmemek İçin gösterdiği sebeb, noterce nıusaddak bir vekâletnameyi haiz bulunmamaları keyfiyetidir. Seçim kanununda müstakil aday 'Zpüneasillerinin sandıklarda hazır bulunması için musaddsk bir vekâletname ibraz edileceğine dair hiç bir sarahat yoktur. Bir pazar günü böyle bir vekâletname taleb etmek o mümessillerin sandık başla-rında «bulunmalarına mâni olmak demektir. Binaenaleyh hazırlık ve rulanakları inceleme komisyonlarıma bu hususta ileri sürdükleri sebeb de kabule şayan değildir. Şikâyetname sahibinin feryodtan ve isyan duygulan üzerinde teksif ettiği nokta tasniflerde yapılan yolsuzluklardır. İsyan duygulara şikâyetnamede gayet sarihtir. İtiraf ederim ki. dosj oda meveud belgeler müştekinin bö noktaya mütedair otan id-dlasumtevsik edecek mahiyettedir. )
Detaokhıt Parti sandık oy tasnifinde doldurulmak üzere cedveller hârartumışur. He^ sandığın açılışımla oylar tasnif edildiği zaman Halk Partisinden gayrı partiler mnnıesstylerile müstakil adayların mümes-rillerinin irazutarıai atmak suretile bu vesikalara kanuni bir kıymet izafe edilmemiştir. Halk «Partisinden gayrv partilerin ve-partiler mümessillerini a imzasını ihtiva etmemektedir. Bü vesaik bazen poüs mera urları tarafmdiin imza edilmiştir. Bu vesaik Halk Pür tisi ne meusub ûzalar tarafından imza edilmiştir.


»
| t


(Iteıwni var) ■
Haydi Kalkıyor!
(Bunlar afi 1 incide)
analın öterine x kalkıyor*’ yaftasını ya □içtirip sokan 60kak koşaoağK*
İhtiyat tedbirini anlarım. Fakat (halkımızın ihtiyar ettiği hareket* t ar- I Zl* ihtiyat hududuna «ığmıyacak kadar Cjuınütlü hir ^akîl alıyor ve etrafa dal I budak salıyor* . I
Yaktık karnaıiar şumınta bununla 1 alay etmek istedikten zaman Köprü-J de durarak g*k) yüzüm bakarlar ve hayret ediyorlarmış giM tavırlar alır-ı*.armış»v« Ooiann bu halini gürenter semada tabiat fevkinde bir şeyin ınev cudiyetlnı fdrzederek bir kanç ağıtları açık gek^yüzüm bakarlar ; onian I görenler de ayni merak saikasile toplanırlar; o zaman kurnazlar için bir kenara çekilip kafaları havada semaya bakanlara gülmek kalırmış.
c Kalkıyormes'eletl de böyle oldu. Bir mecliste şöyle mânalı bir ba-Kıçla: (Bir kenara biraz pirinç atsak fena olmaz.) dediniz mi? Hemen bir kaç kişi fıHtyor. Bir saat sonra ırinç kaikıyor-is sözü —i cad eden sia I olduğumu ? hâlde----sürl bilen bakkal
Dükkânına koşturuyor.
Gıda maddelerinin, ı kuru sebzenin fiyattan'günden güne artıyor);diyoruz 11u (GaUr) ille uğraşırken şimdi pahacı lıhğmdan şikâyet ettiğimiz bu maîlann büsbütün ortadan kalktığını geriiyo-
ruı.
BU hal btyU devanı ederse (nedret) in (kıymet) onluğuna göre pahalılığı birer 0*4)11 körüklenil» olmuyor muyuz? "
Amma -kibrit, tut ve çay hakikaten . kalkıyorsa o zaman sayum suyum yok t I
Vefa Lisesini bitirenlerin kongresi
Vefa Lisesini bitirenler derneğinin evvelce 16-Mayıs 948 tarihinde yapılması kararlaştırılan yıllık' alelâde kongresi, çoğunluk temin edilemediğinden 22 Mayıs Cu martesine bırakılmıştı. Genel ku • rul töplantıb? yatın! saat 13 do E-dimekapıd&kV Yef* lokalinde yapı La oaktır-
Bandırma vapurlarındaki bilet usulünden ş i k A y e t
tsııü ve adresi mahfuz bir okuyucumuz yazıyor:
tşliyeu vapurlara bile bile az bilet verilerek sonra müracaat edenlere de (vapurda alırsınız) cevabı verildiğini, vapurda Ke (kalkalım da öyle) dendiğini, vapur kalktıktan sonra da bir bilet bedeli iki misli de ceza 0-larak üç misli para alındığını 'yazmıştı. 16 lVtnyıa- tarihli nüshanızda Denizyolları u-uıuın müdürünün bir tekzibi çıktı. Fakat Denizyolları u-uıunı müdürlüğü, bu işin böy le olup olmadığını bilemez. Bunun böyle olduğunu Bandırmaya -gidip gelen yolcular bilir, lıem de iıep-ıi- bilir. Bir bilmiyen belki umum müdür dür! Çünkü 'sayın müdür, bir koç zamandır pek âlî işlerle meşguldür: .Amerika se yalıati, döviz meselesi, meclis kürsüsünde beyanat, gaze tecilere verdiği beyanatı tashih fulan gibi!... Parasız fakirin bir llraeı, sayın genel müdürün Amerika sehayat masrafı kadar kıymetlidir. Parasızlığı acaba-sayın Er-zin bilir mi? Değil onun, hiç kimsenin bilmesini temenni etmem, Fakat şu ceffelkalem tekziblerdcn vazgeçilmesini temenni ederim.

FOL!'TE


İnönü Stadındaki yankesici kadinlar ---------------o-----
Hatice Gören ve Hanım Yeşiller adında iki sabıkalı evvelki gün înönil stadında kalabalıktan istifa de ederek Hanıza Mıltld adında bir tüccarın 2 bin lirasını çalmışlar-dıt
Gene Dilber ve Arzu adında iki yanke3İoi de dün Taksimde tshak isminde birisinin cüzdanını, çarp -mışlardır.
Yankesicl kadıhlar savcılığa tos tim edilmişlerdir.
Sol bacağı kırıldı
Fatihte Haydar mahallesinde Afesabey sokağında . İA numarada oturan 14 yaşiaranda Haşan Türk adında bir çocuk evvelki giln §o-lör Ahmedin idaresinde Kerestecilerden hareket eden bir kamyona atlamak isterken tekerleklerin al tına düşmüş ve sol bâcağı kırıl mıştir.
Yaıalv hastalıaneye kaldırılmış ve tahkikata başlanmıştır.
Ifir otomobil kazası
Karagümriikte oturan Nazinı a-dmda birisi evvelki gün Edirneka pıda şoför Hakkının idaresindeki kamyonun altında kalarak erilmiş ve kaldırıldığı Ouraba hastahane sinde ölmüştür.
Adalet doktoru cesedin defnine ruhsat vermiş ve şoför hakkında tahkikata -boglanmiştir.
------------o
Akar ve Kocaeli akar- yakıt getiriyor
Denizyollarına aid (Akar) ve «Kocaeli» tankerleri tam hamule
mazot, gazoil ve asfalt yükiyio A-badandan memleketimize müteveccihen hareket etmişlerdir.
I
ı


t
Seker sıkıntısı ne j zaman sona erecek

)
k
t
21 MAYIS v 18
HEH SABAli]
Halk Partililer iktidardan düşerlerse _________ ,1_
Dün bakkallara dağıtılan 150 ton■ şeker» şehrin bir kısım ihtiyacını telâfi edemedi
Şeker şirketince bakkallam şe -kar tevziine başlanmış, bu orada dün 500 bakkala 150 ton teker verilmiş olmasına rağmen, fehrfmlja deki şeker sıkıntısı halâ önlen» -nıemiştir.
Dün gerek şeker şirketinde ?• geerkse bakkallardaki lzdihamm d t,üne geçilememiştir. I
Belediye reis muavini Naram Air da,1 dün sabah şeker şirketine gitmiş, tevziatla yakından alâkadar olmuştur. •
Nazım Arda, tevziatın stteatte yapılabilmesi için şeker şirketi ma mur kadrosunun muvakkaten tak viyo edilmesi lâzımgeldlğine İşaret etmektedir.
öğrendiğimize göre, memur kad
WPj i

roaunun takviyesi lıun us unda şeker şirketi toşebblla)ör« girişmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan, dün şekerleme va çukolata imalâtçıları belediyeye müracaatla Bakanlıkça kendile cine tahsis edilen 350 ten-seker Kontenjanının İhtiyaç lâvına aa’û kâfi gelmeyeceğini bildirmişler, bu durum kargısında işçilerinin. bir iri emini çıkarmak mecburiyetinde kalacakla tını eöylemişierdir.
imalâtçılar, mamullerinin yalaız întanbula münhasır tcalıfaayıp bü -tün yurda şâmil bufalndttğuntı belirtmektedirler.
İmalâtçılar, bugün Ekonomi Mü -dttrlöğüne müracaatta kontenjanın arttırılmasını 1/lteyeceklürdh?:
MAARtFTE
Öğretmen maaşları “ayarlanacak,,
Muallimler Birliği idare heyeti, fevkalâde bir toplantı yaparak, ilk okul öğretmen maaşlarının ayarlanmasını derpiş eden kanun tasarısının Meclisten bir an evvel çıkarılması için ilgililerle te -ı mas etmeğe karar vermişti.
îdare heyeti; bu huşunla Meo-lia başkanlığına müracaat etmiştir.
Milli Eğitim Bakam şehrimizde
Millî Eğitim Bakam Reşat Şetn ueddin Sirer, dün sabah pehrimizo gelmiştir.
Bakan şehrimizde kaldığı müd « det zarfında öğretim müeeeeaeierla du tetkiklerde bulunacaktır.
Rektör Fransadan döndü
Toulouse. üniversiteni tarafından fahrî doktorluk payesi verilen^ İstanbul Üniversitesi Rektörü Sıd dik Sami Onar, Fransadan uçakla guhrimize gelmiştir.
Kjuaaercatuvar talebeoinin konseri
İstanbul Konservatuvar taleb el i tinden 12 yaşında Feridun Derman, dün saat 17 de Şehir Tiyatrosu Komedi kısmında, bir keman konseri vermiştir.
6 yaşında keman çalmaya başla yan bu harika çocuğun konseri, seçkin bir dinleyici kitleni tarafuı dan takib ve takdir edilmiştir.
-----------O-----------
EJ&OJVOaJs
11 f
Tütün piyasası

Ege bölgesi: 42 milyon kilo tütün' sarilin Ege piyasam mm ermek üzeredir. Rekoltenin yüzde 93 i satılmıştır," Yüzde & i de elli iki istihsal noktasına dağılmış vaziyettedir.
Karadeniz bölgesiKaradeniz mm takasında bugüne kadar 12 nail yon kilo tütün satılmıştır. Piya , sa normal seyrini takip etmektedir. '•
Marmara bölgesi: Marmara mı a takasında bugüne kadar A5 mil -yop kilo tütün satılmıştır. Her ga çen gün satış artmaktadır. Tüccar da piyasaya girmektedir.

i

Deniz-yollan ya® tarif es)i

Hazirandan itibaren tatbik edilecek olan (johlr hattını vapurları,! yaz tarifeni aon şeklini almak ü-zeredir. Biı- iki güne kadar tamam t anacak olan tarifede mühim.' doği fttkiiklor ve yeni üâveler vardır.
Rize şilebi malzeme getiriyor
• «Bizo) şilebi tanı luımûLe yardım malzemosiyle, bu aabah Nev-yorktan memlokcfcüuı^e nıütevecci -hen hareket etmiştir
Çoruh; ve .Kastamonu; şilepleri yardım malzemesi getirmek1 üeere bir kaç güne kadar. Likan dorundan Amarik&ya hareket edeceklerdir.
-----------o-----------
K ouiinıı Hn*le mücadele cemiyeti
e aııaııı ı
-O-------
Gece yarını kargısına, çıkan biri kendisi»* 5 el ateş etti
----o-----
Aksarayda Hasanpuşa sokağın.-da 28 numarada oturan Hamdı Yıl t :az adında birisi veremli hastalan tedavi ettiği şaviasüe sahte doktorluk yapmaktan sanık olarak sav cüığa verilmişti.
Hamdi Yılmaz, evvelki assam geç vakit evine dönerken, evinin önüne»geldiği sırada meçhul bir. şahıs kendisine 5 el ateş etmiştir. Fakat kurşunlar isabet t etmemiştir.
Hamdi hadiseyi Aksaray mer -ketine bildirmiş ve polisler vaaa-mahallinde yaptıkları aramada 5 kurşun kovanı bulmuşlardır. Hata di kendisine kurşun atan şahsın Knpalıçarşıda elbiseci Haşan Er -taç adında birisi olduğunu iddia et ’ m iştir.
Yakalanarak sorgu altına alına u* Haşan Ertaç;
«— Bu adam yalan söylüyor.. Bana iftira ediyor. Çünkü ben Hamdinin sahte doktorluğunu mey
W w
dana çıkarmış; verem haplarının törmülünü ifşa ■ etmiştim, demiş-1 tir.
Tahkikata devam edilmektedir.
-----------o------------
M (J 1 El F R PjK


:
Bir müddet orveb kurulduğunu ile de-
aç-
haber verdiğimiz Komünizm mUcadeU cemiyeti faaliyetine yom etmektedir.
Cemiyet, Adana d a bir şube
mak üzere teşebbüslere geçmiştir.
------------o-----------
Teâei bafmüdtMrikltrmde nakiller
Açık bulunan Bitlis Başmüdürlüğüne Cafer Akarsu.- Vttn1 Bdş-müdürhlğüna Sürt Bdşmüdürl! Tev file Ergili, Sür Başmüdürlüğüne de Tekirdağ Müdürü Ahütlrrahman Doğruor, ISrzfacaa Başmüdürü AIu zafifer Görkem, îyidere Kereste Fabrikası Müdürlüğüne
îyidere Kereste Falnikaaı Müdürü Eşref Kavur, Genel Müdürlük Müteferrik tşletinelor Şubesi Şefliğine,
Artvin Başm
Alaacık, Erzincan Başmüdürlüğü -ne, Balıkesir Başmüdürü Reşat Aoarat, Artvin -Başmüdürlüğüne, Balıkesir Başmüdür!üğüno de -ski Çamaltı tuzlası Müdürü Teknik Şef Ttlât Yalçın? nakih ve tâyin edilmişlerdir.
Gümrük ve Tekel Bakanlığı İnceleme ve Denetleme Kurulunda a-çık bulunan Üyeliğe Umumi Mağaralar T. A Ş. Genel Müdürü Fahri Hırçın naklen tayin edilmiştir.
Siboney dün gece Izmire hareket etti
) —0—
Amerikan yardımı, gereğince-Tiir kiveye verilen AT -11 Kansan tipi üstün talim ve terbiye uçakların getiren U. S. S. Siboney uçak .ta -şıt gemisi, dün gece saat 23 de limanımızdan Izmire müteveccihen hareket etmiştir.
Siboney uçak refakat gemisi 24 1 Mayısa kadar îzmirde kalacaktır.
Tümen ve uçak gemisi koniutan lan, Pazartesi günü yeni denizaltı lanmıza bayrak çekme törenindo -de hazır bulunacaklardır.
Sağlık müdürü Ankaraya gitti
Sağlık ve 'Sosyal Yardım Müdürü Dr. Faik Yargıcı, dün akşam Ankaraya hareket etmiştir. -
Faik Yargıcı, Ankarada Bakanlıkla idari işler etrafında .temaslar , da bulunacaktır.
----------o---------
Izmirdı İiıcir -Üzüm

»

t

.ttdiirü Yûaıı£ Ziya.
Şaibânm ağzı sikidir.
hir efendinin keza, Ya -hu d inin, marazaya sebep olurum da beni koğarlar diye ödü kopar/ Söylesej söylese, kâtip ' Rıdvan söylemiştir. Mehlika ► sultana çenesi titredi. Benimle ! emiş kamiş olacağını sezerek ! kıskahdı çapkın, katın derhal r) defetmek farz amma, şimdi sı-t ıası değü; ,birkaç giin geçmeli.
i yirmi geçtiğini görerek 10 da-Lkika sonra sultan geliverecek di ı ye çarpıntıdan tıkanıyor, Zlba-F^nım da .alevlendikçe alevleniyor Ldı.
I — Canıma tak dedi. Bak şu t halime; kara. derilere sarıldım» | eriyip bittim, canlı cenazeyas | döndüm. Şahid ol- Neş'et bey, iş | te senin yanında da söylüyo-I rum, tahammülüm tükendi, be-
nihoşasm! ____
— Çocuk mu oluyorsun hem ter ihsan et!.. Ulu Tanrım ya şu kadını merhamete getir, ya da canımı al!)' diye göğsünü, bağrım çözdü. Arkadaşı evraklarını açıp sanki meşgulmüş gibi, lâkırdıyı kiosti.
Yahya bey, saatin on bire yak« Iaştiğını görünce, ötekiler neye geç kaldılar, diye meraktan çatlıyor, bu gecikmeye bir türlü mâna veermlyordu.
Ziba hanım tek duramıyor da duramıyor:
Yazan : SBRMED MUHTAR ALUS
----------- 21------------
gağ olaydı- çoktan tonun' sahibi — Haydi şart et bakayım. Bir _____________________ _________ olacaktık. Hâlâ kendini civan daha saçma, bıyığına boya koy-Ard arda saate bakıyor" 10 u - sanıyor. Kâlıbına kiyafetine bak m ayacağıma şart olsun de. Bel bel ne bakıyorsun, dediğimi yap!
Yahya bey yalvarmada;
— î çeri ki odada adamlar var, duyuyorlar. Allah aşkına, Peygam Ler aşkına sus. İki evlâdının, ana nın, kızkardeşinin başı için uzatmak.
— Haydi diyorum, bir ayak ev vel .şart et, yoksa pişman olacaksın’ • .
Neşet .bey, arkadaşını dürttü:
— Canım, ediver iştah
Nâçar kulan adanacağı», gıcığı tutmuş gibi mendili ağzına götürüp gene bir aspirin vnttu- «artı da etti:
— Bir daha boya stlreraem şart olsun! .
— Yağma yok, olmadı; yacmı ağız istemem. Boya, konduraya, öteberiye de sürülür. Saçuna, bıyığıma boya, rastık koymayaca -ğım diyeceksin!
Biçare, karısının bu ultimahırnu nu da yerine getirdi. Zıba hanım
ma, 70 yaşındaki pppuldaklar-dan bbter. İki adım ‘hızlıca yü rüse nefes nefese, iki lökma faz laca yemek yese, geyirti gevir-ti; (getirin kazma kürekleri)^ (Abdullah Puşa kızına verdi; Almadım) diye soğuk soğuk 9akalar; iki kadeh rakı içse leş gibl sızma^ Evet, bhnl' boşasın,' sonra da hangi taş katı ise ona başını vursun! Çenesi yorulmadan boyuna attı tuttu. Kocası (Allahım- bana sa -

mahsulüne yapılan suikasd ------------o--------
Bu kalite üzüm nasıl'
İhraç ediliyor, AlikabUr bu işe ne buyurur*
----o----
İzmir, (Hususî» — Şehrimizde bir firma tarafından tngilte-reye ve Fftılandiyaya sevkedil-
1 mek üzere bulunan 3 bin küsur kutuluk bir üzüm partisinde görülen lüzum üzerine bir sondaj kontrolü yapılmış ve maalesef üzümün 610 kutusunun taşlı, topraklı, kalburaltı mahsulü ve ihrao kabiliyetinden mahrum ol ( duğu görülmtiştür3.
Partinin şevki durdurulmuş ve firma hakkında ihracattılar ' birliği tarafından kanunî takiha ta başlanmıştır.
*tdd«r mevkiinden ye-
lil rmi muhalefet partisine ter-
■ kedsoegfl için kendisi muhalefet yapmak zorunda kalMOdft Hane (Partisi höyüklerinden meselâ şimdiki Başbakan Haşan Saha böyle b.r durumda nasıl konuşurdu? Gerçekten merak edilecek bir durum. Öyle ya, bü gün hükümetin bmbır noksanım görmemezlikten gelen sıyın Saka muhe-lefet mevkiin# geçince hamen Utldar» tlakî zevatın ayıplarını say4px»dukecok oltav lâfını dakmmazA.'ârdan biri çıkıp:
— Aman defletin Stzier iktidarda k ken bugün ayıpladıklarınızdan yüz kat fazlasına tahammül bayuruyoruu-nuzt diyebilir/ flfte btı itibarladır kİ ıMalk Partisi muhalefet mevkiine gst Çince ^muhakkak ki Oüyl9 haklı »er74h-nişlere mâruz kaimıyjoak bir sözcü saçeoektir. Şimdi. gtMtn de bir
sözcünün kim olabileceğim ba^baga verip düşünelim:
İlk hatıra gelen isimler beceti Pe-ker, Hilmi Ucan, Tevfik Fikret-Gılay, Süreyya Örgeevren, Hazım Poroy, gi-bi‘mutaassıp «Halk Partililerdir. Sunlar için yukarıda bansettıgim mahzur şiddetle vâriddir. Meselâ Receo Pe’-.er ağzını açar açmaz karçı tarafın c
— Yedi Eylül1 karanorınm tesirleri oatıa ortada durup uuru /ori diye nm-'Ajoeiede 9uiunması; Hilmi Uran ilaha söze basarnadan ıı Temmuz seçimlerinden yalnız a^zı yanmış değil, ciğr-geri kebab olmuş bir ıntınaö zeaır-nm? •
— İn^af yahu! Milletin Hakkından falan icraatın bozukluğundan sizin dahi dem vuracağınız kimin aktma gelirdi? yolunda cevabı zorun zoru bir sual soru vermesi; .Haşin Kaplan malum talâkatı ve tocvltli belagatı ile nutkunu Irad ederken bîr deü fişeğin ortaya I atılıp:
— Hocam, sen bu tenkidleri Halk Partisi iktidardanken neuen yapmadın? O zaman iktidardaki zevata kasideler okuyordun!... diye kahkahayı basması pek mümkündür.
Şu takdirde demek oluyor ki muhalefet mevkündeki Halk Partisinin ten-kidcileri Sinan Tokelioglu gibi kendi partisi iktidarda bulunduğu sıralarda aile 'tenkidinr esirgememiş olan siyasî ! maziden mahrum genç elemanlardan terekküe edecek... 3u hane «kodaman* 1 lar • sinirlenirler mi slnirieninez/er mİ bilmem. 0u beylerin mutaa gafletlerine kapılarak:
— İki günlük tecrübesiz çocuklara hiç .parti sözcülüğü ettirilir mi? diye-rskibu işi bizzat deruhte etmeleri ve iktidarda bulundukları sırada hükû* nıetJş!erini nasıl yuzievme, güzlerine bulapurdüarsa muhalefet saoında da ayni.. beoerikeiziiği.’ göstermeleri nek « mümkündür.

— Halk Partisi iktidardan düşüp de «Demokrat Parti iktidar mevkiine gelirse acaba bu işi beoe^bilirler mi?, yolundaki mukadder suale gedince (bİr saniye bile düşünmeğe lüzum gdrmr^ den oedim ki:
— Her halde fisHt Partili hükümet ferden daha becehksır, daha mütered* 1 did ve^daha gbzü kapalı davranamaz* I larz Bu itibarla üşlerinı karınca kara* l rınca 'fehvasınca,‘ bir nebze düteimesi ( bile mümkündür
FIKRACI
ıGİ



e
gire?
Yahya bey, Lahavleleri, YA sahurları, Innallahe maassabl * rinleri nnmldanraada;. Zibanım da devamda:
— Yeter; illallah!.. Ben de a-na baba evlâdıyım, yazık değil mi bana? Haydi eski çapkınlıklarını, kamlarla dalgalarını, o yüzden çektiklerimi unutayım; toydu; cahildi, tecrübesizdi diyeyim, ya şimdi?.. Sâbahatim
Hilh

nihayet dediğini yaprirmıg, memnun,
— Bu handa holâ vav mıî diye sorup, koridorun dönemecinde olduğunu öğconince çıktı, odadan.
Yahya boy, olanoa * lckau bhştn -da. yüzü al çuha, diken üstünda:
— Neşetciğhn çüdU'aoağon. Sul tan neredeyse gelecek; gu karıyı buradan savmanın kolayı?
— Ben do deeelndcnbori onu dü |Unttyorum. Kolay kolay gideceklere benzemiyor.
— Sen akıllı, fikirlimin''be -birader. Bir bahana bul kurnazca'bir açmaz düşün; saat onu yirmi geçiyor.
— Ben de sersemledim, zihnimi' toplayamıyorum.
Skati köstekten. çıkavıp Bigara eehpasınnı üstüne koymuşta. Mütemadiyen gözleri'.orcuM,
Zibanım döndü od.ıya:
— Bal aylarındaki gelin güveyler gibi yino burun buruna fısıl-daşın durun, arzunvı nail oldum ya!ı
Yüzünde müstehzi gülümsenin,

üste çıkışına mağrurdu:
— Havanın yok; poyraz püfür püfür .
Avukat, arkadaşına sordıi:
— Bakırköyüne kaç trenile gideceksin ?
Dilli düdüğün yine tersi döndü:
— Durup dururken yumurtla -ma enişte. Trenlerde, BakırköylsJ rinde işi yok; bugün buradan bir W yere gitmeyecek. . g
Kavafzâde, gözleri kapıda, g
— Hatun, dedi, ecnebilere kaı-3 şı nâmu9umu bir paralık mı ede-ş çeksin? Beni düzenbaz, kalleş ye-! rine mİ, -kayduraoaksın? Onu da geç. müteaahhidlnr, inşaatçılar, tüccarlar yanında haysiyetini, ono-rum alt üst olur.
— ît sürüsü gibi adamın var, oDİardan birini gönder;
— öp babanın lelinH i
Keski, sağ. otaydv da günde
100 karre elini öpüp'basıma da koy savdım! ,
Baktrköv martavalına kanmış -! t»
güzelliğine uyar;
i

Mis sokağındaki cinayet dâvası
- ■■ o----
«Mis sokağı* cinayeti duruşması na dün 3 üncü ağır ceza mahkeme sinde devam olunmuştur;
Bü celsede dinlenen şahitler sa
- nık AK Celili tanımadıklarım ve r bâdise akşamı kendisini barda gör m ediklerini söylemişlerdir;
Bü duruma göre, cinayet büsbütün esrarengiz bir hal almış vo müdafaa vekili Abdurralünan Taç, c— Müekklllm kravatındaki bir kan lekesi yüzünden katillikle itham ediliyor» Aleyhimizde Liç bir delil yoktur.* demiştir.
Gelmiyen şahitlerin celbi için celse.başka güne bırakılmıştır.

V
I
CUMA
Sum Hızır 16 - AY - 5 Glin .142

ı m».
| Hicri
Receb
12


— Frpnk kumandam, nıumnn darı gelecekmiş.. git ama terledhrıd do rür.(rftr canptrt poğuk aldım dl-J* ve döııüp gece sabaha kadar aha ufa, köh köh öksürüğe kalkışma hastalık dinlemeğe vaktim yok..tj Yarın çamaşır vıkanacak. kirliler^


Vakitler
s
vaktim yok..£
tınaskır gibi yığıldı. Yahya bey. dilini tutamadı?
((br'/mı varf

Güneş Öğle ikindi Akşam Yatsı înısâk
5
13 İT
20
22
3
Vasati Ezani 83 D.
37
10
(t
25
19 •
33
S.
9
4
5
12
1
7
D
13
47
44
54
9
s



i,
I —«O
M


M



••



/ -V

I
ı
r
) A fi
I
I

J
■ - ■ —■■ flindistamn, Ingiliz impara- | torluğu camiası içinde tııu* 1 haf azası to hakkıık et inek t üzere, I
Yeni Delhi 20 (A.A.) —* J Hindiatanın Ingiltere Inıpa- I ratorlıık camiası içinde nıu C halazası şimdi hemen tam ) bir kat’ivet mahiyetini almış ( bulunmaktadır. Altı ay evvel ) şıı veya bu şekilde Hindista J nın dominyon olarak kalabile ) ceği- kesin olarak talimin e» J dilemezken. bugün, lngilizle ) rin aday gösterdikleri Raja * Gopalacharinin hükümet ida- ( resi başına tayini suretiyle | maddeleşmiş bulunmaktadır. J 21 Haziranda buradan ay f nlacak olan Lord Mountbat- 1 tin in elde ettiği başarı işte ? budur. (
Lord Mountbatten, siyasî ( ırshfillerin fikrince. Hin- S distanı imkân nisbetinde sa- ( rih ve açık bir durumda bı- 5 rakmak ümidindedir. s
Ayni mahfiller. Keşmir ko / rusunuıı fiilen ve birleşmiş J milletler’ kurulu dışında hal ) ledilmiş olduğunu ve Hay- S darabad meselesinin de yine i Mountbatten tarafından böyle f ce halline imkân bırakılmış bulunduğu kanaatini taşımak tadırlar.
7
Amerikan
Komünist
Partisi
-------o-------—
Çomünfet faaliyetini meydana çıkaracak kanun tasarısı kabil edildi
Vaşington 20 (A.A.) — Temsilciler meclisi komünist partisi ü-yeierinin isimlerim ve partinin fa aliyetini meydana çıkaracak olan-kanun tasarısını dün 58 muhalife, karşı 319 oyla kabul etmiştir.
Bu tasarıya taraftar olanlar, ta kip ettikleri hedefin komünist ı)ar tisini kanun harici yapmak olma Ğığını. partiyi, Birleşik Amerika- , um güveni bakımından faaliyetini akim bırakacak şekilde teşhir etmekten ibaret olduğunu İsrarla be1 lirlmişlerdir. J
Filhakika, bu kanun tasarısına göre, komünist partisi üyeleri ya bancı bir devletin ajanı olarak Adalet Bakanlığına isimlerini yazdırmağa mecbur olacaklardır. Ko münist teşekküller de ayni mecbıı riyete tâbi bulunacaklardır.
Tasarı. Sovyet Rusya ile titîfaj ka ve Sovjet Rusyanm takip etti ği hedeflere dayanan her çeşit te£, kiiâtı komünist mahiyette olarak tarif etmektedir.
Bu tasarı, yabancı tahakkümü altında bir diktatörlük kurmak fik rini besle}renler hakkında on sene hapis ve on bin dolar para cezası derpiş etmektedir.

i
A
I,


I
Amerikan Maliye Bakanı, Avrupa lüzumunu belirtiyor
Belli başlı ihtiyaç maddelerinin fiatları düştüğü zaman, mesele başka bir veçhe alabilecektir. Fakat bu an henüz gelmiş değildir.
Bununla beraber öyle görüuüyor ki, raporun ihtiva ettiği esaslar, bunda Birleşik Amerika tarafından bazı istekler ileri sürüldüğü yolunda bir fikre kapılmış olanlar tarafından, fena tefsir edilmiştir. Resmî çevreler bu tefsiri tekzip etmektedirler.
Amerikan millî istişare konseyi şunu teklif etmektedir:
Bir memleketin para rayici ken dişine yersiz bir külfet tahmil etti ği zaman, Birleşik Amerika, mev zuubalıis memleketin, hükümeti i le istişareden sonra bu memleketin, meseleyi milletlerarası sermaye sandığı ile müzakere etmesini ve gerekli hal ğın usullerine göre talep edecektir.
Birleşik Amerika bahis memleket bir
zumu hususunda mutabık kalma -âıkları takdirde, milletlerarası seı* nıave sandığı hakem olacaktır. Yalanlanan bir haber
Vaşington 20 (A.A.) — Dün 3a brh milletlerarası para fonu direk türü Camille Gutt, Avrupaya yar dıın ve kalkınma idaresi müdürü Paul Hoffman ve Onaltılar nezdin de Amerika büyük elçisi Harri -man arasında yapılan toplantı sırasında Fransız, İtalyan ve Yunan paralarının kıymetten düşü -rülmesi işinin görüşülmüş olduğu bakkındaki haber yetkili mahfiller tarafından yalanlanmaktadır.
paralarının istikrarı
Vaşington 20 (A.A.) — A. F. P. Amerika Maliye Bakanı dünkü basın konferansında, Amerikanın, lüzumu halinde Avrupa devletlerinin dövizlerini düşüreceği yolun da etrafta dolaşan söylentiler etrafında beyanatta bulunmak hususunda çok ihtiyatlı davranmış vo şöyle demiştir:
(Muhakkak olan şudur ki, iktisadi işbirliği İdaresi, milletlerarası para fonu ve bankaları ve Av rupa İktisadî kalkınmasına dahil bütün memleketlerin Maliye Bakanlıkları, Avrupa paralarının is t ikrarı zaruretiyle alâkalı bulunau döviz meselelerini dikkatle incelemek mevkiindedirler.
Bu lıususta tedbir almanın doğ rıı olup olmadığı bahsine gelince, bu. yalnız durumun günü gününe incelenmesi neticesinde tayin edile bilecek bir meseledir.
tngiliz parawmn kıymeti
Londra 20 (A.A.) — Nafen:
Birleşik Amerikanın. Marshall plânına dahil memleketlerin para rayiçlerinin kıymetten düşürülmesi hakkında milletlerarası para sandığı ile istişarelerde bulunmalarını talep edeceği yolunda bir Nevyork haberi üzerine burada ya pılan varı resmi beyanatta, Ingiliz Malive Bakanı Sir Stafford Crıpps’in İngiliz hükümetinin ster lîn’i kıymetten düşürmek niyetin de olduğunu kesin olarak beyan etmiş olduğu bildirilmektedir..
City çevreleri, bu hususun yabancı memleketlerde iyice anlaşıl masının çok mühim olduğu kanaa tindedirler.
şeklini sandı» ayarlamasını
ile mevzuu -avarlama lü-*
O

Norveç ve Danimarka,, silâh temimi maksadite Amer (kay a müracaat etti
»
Ankarada şeker d ğıtıını intizamsız
-----o----
Ankara; 20 (Hususi) — Bütün Ankaraya yetecek miktarda şeker stoku belediye emrine tahsis edilmiş olmakla beraber belediye hazırladığı tevzi listeleriyle şeker sa tuşlarını karmakarışık bir hale koymuştur. Şehrin her hangi bir semtinde oturan vatandaş diğer u-zak bir semtin tevzi listesine dahil edilmiş, bu suretle fiilen şeker alması güçleştirilmiştir. Öğrendiğimize göre bugün belediyede valinin de işürâkhle bir toplantı ya-î pılmıştır. Belediyenin tevzi cedVet lerini iptalle ellerinde kuponları bulunanların istedikleri bayiden şeker alması esasını kabul etmesi muhtemeldin
Ereğli lı mattı
Ankara: (Hususî) — öğren-
diğimize göre Ereğli limanının inşaatına süratle devam edilmektedir. Mukavele mucibince inşaat 950 senesinde tamamlanmış olacak tır. inşaatın asıl güç kısmı olan dalgakıran bitirilmiş bulunmaktadır. Diğer taraftan Trabzon limanı inşaatına başlamak üzere hazır İıklar devam etmektedir. Bayındır lık Bakanlığı inşaat için hariç memleketlere makiheler ısmarla-mıştır. Makineler gelir gelaıez İn-çaata başlanacakt».

Vaşington: 20 (A.A.) — Reuter Amerika hükümetine mensub memurların dün beyan ettiklerine gö re Norveç ve Danimarka hükümet leri, savunmalarını kuvvetlendir -mek üzere silâh ve cephane temini ıuaksadile Amerikaya müracaatta bulunmuşlardır.
Bu memurlar. Dışişleri Bakan-lığının Bu talebleri sempati ile kalmadığım- ilâve etmişlerdir .
Heı iki memleket mitralyöz, tü fek- ve tanksavar silâhlarile uçaksavar silâhlarına ve her türlü cephaneye karsı büyük bir ilgi göster mişlerdir.
Yetkiliie rin soyledik terine, göre Norveç savunma müsteşarı Dag Ba\m, bundan 15 gün önce Vaşing tonda \*3p«lan gizli bir oturum es-nâsmda. Amerika Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarına memleketi nin ihtiyaçlarını izah etmiştir. Bayn bu suretle vazifesini tamamlamış ve hava yoliyle Osloya döu-mü)tür.
Kongrenin yakında tatil devresine gireceğini göz önünde tutarak
hükümete ınensub bazı şahsiyetler şu tedbirleri^ aünâbileceğini telmih etmektedirler:
1 — Kongre, başkan Truıuana kongrenin tatili esnasında dost memleketlerin korunması için lüzumlu addedeceği her türlü askeri teçhizatı azaltılmış fiyatlarile ve kongre adına» vermek, kiralamak veya satmak yetkisini verebilecektir. •
2 — Kongre bu suretle tatilden dönünce uzun vadeli bir ödünç ve kiralama meselesini dikkat nazarına alabilecektir.
-----------o—---------
Rusya tazminat vermiyor
Londra 20 (A.A.) — Bugün ali/ tıan Sovyet notasından anlaşıldı ( gına göre. Sovyet hükümeti Ga-tow uçak kazası hakkında bir tazminat vermekten imtina etmektedir.
Sonradan başa Gelen akıl
pBa^ınakaledea devan?) lâdan rio’ut eyler; o da jürüıİR)?.-se daha üçüncü bir yol tutar. sılı döne döne, kanını ve kunaftt değiştir» değinire işleri y(irnti(r veya yiiriHtiiğünü velnu eder, takat yerini bırakmağı bir türlü lıa-tırından geçirmez. Şu orman kanunu, toprak kanunu, polis salâhiyet kanunu, iskân kanunu hep değiştirilmedi mi? Evvelce yapılanların hatalı olduğu »ulaşılmadı mı? Fakat bu değişme ve ric’atler partinin iktidardan uzaklaşması için hiç bir zanıan bir sebeb teşkil etmez ve etmedi. Biz iktidarı kiıulere bırakabiliriz, nasıl emanet ederiz nakaratı lıer vesile ile tekrarlanır, halbuki şimdiki idare tarzından daha berbud bir şeklin bulunması ihtimali yoktur ki daha îeaası yapılır, endişesi tereddüdü mucib olsun. Milletin sinesi yazdı bozdu tahtasına döndü. Dinî tedrisat gibi en ııâzik bir dut ada Milli Eğitim »akanı gazetelere izahat vererek bir din kıta binin deneme mahiyetinde olarak yazdınldığtnı itiraf etmedi mi? Yirmi beş yıldır bu zevat hükümet başındadırlar. Birbirini tutmaz, biri nıiisbet ise öbürü menfi binler-co —evet, hiç mübalâğasız binlerce— kanun yaptılar. O kadar kl bunların içinden çıkacak babayiğit bir hukukçu bile dünyada mev cut değildir. Her şeyi, lıer şekil tecrübe ettiler. Fakat yerlerini bırakmağı bir türlü akıllarına getiremediler.
Şimdi ortada bir muhalefet vardır. Madem ki Halkçılar milletin hiç bir ihtiyacım karşdıyamıyor-lar, biidcedeki en hayatî bir dâvada muhaliflerin dört ay evvel soy ledikteri tahakkuk ediyor; niçin sandalyelerini, görüşleri daha kuv vetli olduğu sabit olanlara bırakmıyorlar?
Kaldı ki biz. Halk Partili hükümetlerin. dediklerini yapacakla rıııa, vaidleriude duracaklarına da hiç inanmıyoruz. Yani bu .yüzde yirmi tasurrafa yapabilecek azim de olduklarına asla kani değiliz. •Çünkü evvelce de Saracoğlular, Pekerler Başbakan iken masraf büdcesînde azamî tasarrufa riayet edeceğiz, münhalâta tayin yapacağız, inşaatı durduracağız, diye palavra kabilinden vaidlerde bulundular (ia sonra bu sözlerine hiç sadık kalmadılar...
Oevtet sileri mtI SuUiİuju^AVab'K-terle-, kuru vaidlerle, lâf ve lâtife ite yürütülemez. Milletin ıztırabı, .sıkıntısı, suali tahammülü son had dine gelmiştir, föu bahislerde biraz ciddi olmak ve işi daha becerikli ellere bırakmak lâzımdır.
:1l Cemaleddin Saraçoğlu
Akba SûtabeTİne hırsıı girdi
Ankara 20 (Hususi) — Stop, dün gece bankalar caddesiyle civa nnda birkaç yer birden soyulmuş ve bunların mesleğinin ehli olduğu anlaşılan ayni cüretkâr hırsız tarafından yapıldığı kanaati hâsıl ot muştur.
Kibar hırsız uğradığı yerlerdo kasalardaa iki buçuk liraya kadar elan paralara ilişmemiş ve umumi yetle paradan gayri şeylere el sür memiştir. Gece ziyaretine uğnyan yerler arasında Akba Kitap evi, Başkent eczanesi ve Sevrole acen tası da vardır.
Hırsız şehir bahçesi tarasasına çıkarak oradan soba borusunun geçtiği pencere yolu ile Akba Ki tap evine girmiş, ancak 120 lira alarak ayni delikten sıvışmıştır.. Başkent eczahatıesinden ise 500 lira almağı uygun görmüştür. Hırsız aranmaktadır.
*
f (--------------------------------------------------------
| pGünün enteresan haberleri |
şahsiyetler ve kordiplomatik ö nünde and içmiştir. (A.A.) Macar Cumhurbaşkanının eşi İtalyaya gitti dr Venedik —Macar Cum-hurbaşkanmm (eşi Madam Til-dy bir müddet hususî surette kalmak üzere dün, buraya gelmiş bulunmak ra dır.
(A.AJ Amerikan borsalar tada dr Nevyork da başlıca sanayi hisse sened-Ieri gayrî ımuntazana bir seyir İdama mahkûm edilen Bulgar takib etmiştir. Chicago hububat borsasında buğday 2,5 dolar yüksek olarak kapanmıştır.
fÂP.) Kilise grense» Elizabth’i tenkid ediyor dr Edinburg — îskoçya Ser best kilisesi Genel kurulu, Bas 1 bakan Attlee’ye çektiği bir tel grafta, Prenses Elizabeth’in Pariste at yarışlarına, tiyatroya ve bara gidişini tenkid etmiş va «Bu hareketin Kral haz-
Ulvi Cemal Erkin iiyanaya gidiyor
ir Viyana — Bu ay burada yapılacak olan ikinci Viyana Musiki pavyonuna Türkivedea kompozitör Ulvi Cemal Erkin iştirâk edecektir. (A.Â.)
İki turizm uçağına el kondu
★ — Katana — Av-Bomba uçağı haline getirilebilecek iki turizm uçağına, henüz malûm olmıyan sebeblerden dolayı Ka tana hava meydanında Italyan makamları tarafından el konul I muştur. Bunların Filistin sava-ı şmda kullanılmak üzere Yahu-, di idaresince satın alındığı tah min olunmaktadır. (A.A.)
I Bir uçak kazam
I dr Londra — Fransada Va-lansdan gelmekte olan bir da-• kota uçağı bu sabah Hertfort kontluğunda Rovıngton hava meydauma indiği sırada kapak Lanmış ve parçalanmıştır. Mü-1 rettebattan ikisi ölmüş, biri a-ğır yaralanmış be dördüncüsü.
Yunanistaa-
kaybolmuştur. Uçakta yolcu olarak kimse bu'.unmuvordu.
Madam Polk Amerikaya gidiyor
W Nevyork
da öldürülen Amerikan radyo muhabiri Georges Polk'un val-desi Madara Polk. Atinada bulunan vç aslen Yunanlı olan ge linini Eirle^Ik. Amer ikaya götürmek üzera dün buradan A-tinaya hareket etmiştir.
CCAJL)
subayı
— Selanik mahke-
dr Atina mesi, işgal esnasında bir çok cinayetlerden suçlu Bulgar asteğmeni Kaltchef’i ölüm cezasına çarptırmıştır. fA.A.)
Çan - Kay - Şek and içti
dr NankiD — Mareşal Çan Kay Şek, tekrar Cumhurbaşkanlığına seçilişi Münasebetüe bu sabah yapılan törende hii-3kûmet erkânı, ahdi ve askerî

Dünkü borsa-
r\
H.Bayur, Şef sistemi devam ediyor, diyor “Şefin kararını bilmiyoruz, fakat eminiz ki iktidar partisinin boyuna iş başında kalmasını sağlıyacak özette olacaktır,,


I «

M
Ankara 20 (Hususî) — Hikmet Bayur seçim ve hasın işleri başlıklı makalesinde, seçim kanununda ya pılacak her Demokratik tadilâtı memnuniyetle karşıladıklarını, atı cak dâvanın, bu kanunları çiyne -yenlerin de cezalandırıldığı gün hâllolunmuş olacağını söylemekte ve bizde hâlâ şef sisteminin hâkim olduğunu bildirerek 'Şefin kararı ni tabiî bilmiyoruz, fakat eminiz ki, iktidar partisinin boyuna iş başında kalmasını sağlayacak özette olacaktır. Bunun için de bütün kanun çiyneyicileri takibatsız, ceza
sız olarak mevkilerinde bırakmak kâfidir» demekte ve son parti gu ruhunda konuklan, e^ıı-ı solcu vo f)ağcı propagandalara da temasla, cAaırı solcu ve sağcılığın kuvveti aldığı başlıca kaynak kötü idaredir. Vurguncu vesairenin cezasız olarak aramızda dalaşıp bazen vic danları da satın alarak bir siirü ah lâkî sükûtlara sebep olmalarıdır.
Asıl bil dertler tedavi edilmelidir. Bundan aciz olanlar da iş ba şm? yapışmaktan vazgeçmek yurt severliğini ve akıllılığını göster -melidirjer» demektedir.
Otlak yüzünden iki köy halkı birbir ine girdi
Ankara 20 (Hususî) — Geçen 1 afta, Kızılcalıamamın Çamlıdere bucağına bağlı Bükeler köyü ile Geredenin Ozmuşlar köyü arasında bir otlak meselesinden çıkan hadise sonunda iki köyün lıalkı ka cımlı erkekli birbirine girmişler -dir.
öğrendiğimize göre, hâdise şöyle cereyan etmiştir:
İki köy arasında bulunan otlağın hudutları tesbit edilmediği î-çin ötedenberi ihtilâf mevzuu olmaktadır. Geçen cuma günü Bü keler köylüsünün otlağa saldıkları •hayvanlarını Ozmuşlar köylüle ri toplayarak götürmüşler, bunun üzerine Bükeler kövü halkı da Oz-
*
muşlar köyüne bir baskın yapmıştır
cı arasında bir münakaşa çıkmış ve Hacı tabancayla Kemali vurarak öldürmüştür.
Baskın esnasında Bükeler köyii muhtarı Kemalle ayni köyden Ha-Dışbakanın Sivas nutku
Ankara: 20 (Hususi) — Dışişleri Bakanı Necmeddin Sadak bil-lıu^u tûÇTKTrj'srea'k
olan Sivas nutkunda önemli meselelere dokunacağı tahmin edilmek
* •
te bu nutkun büyük âkislere vol açacağı ileri sürülmektedir. Necmeddin Sadak Cumartesi günü top lanacak olan Sivas C. H. P. il kon
A
gresinde bulunmak üzere Halk Partisi Grup başkan vekillerinden Şemseddin Ğünaltay ve Meclis idareci üyelerinden Abdulmutalib ökerle birlikte bugün trenle hare ket etti. Dışişleri Bakanı Sıvasta üç dört gün kalacağından ayni za manda ikamet etmek üzere hususî vagonla seyahat etmektedir. Sa dak garda bazı milletvekilleri Dışişleri Bakanlığı ileri gelenleri ve gazeteciler târafından uğurlanmış tır, |
Yurtta zelzele
Ankara: 20 (A.A.) — Muhabir terimizden aldığımız telgraflara göre, dün saat 20.45 de Vartodâ ve gene «a imi saatte Hınısta orta şiddette depremler olmuştur. Hı-nısta birinciyi müteakib ikinci bir deprem daha hissedilmiştir. Bingöl vilâyetinin Sallıan ilçesinde de birincisi saat 21.50 de orta şiddet te ve 3 saniye sonra da hafif olmak üzere iki deprem olmuştur.
Hiç bir tarafta lıasar yoktur.
Fenerbahçe Ankara* da Demirsporu da 2-0 yendi
ta-
Memurin muhakemit ka nunu
eınurin muhakemat kanttı*, nihayet politika (letiikocluUrr na mevzu teşkil etti.
Cumhuriyet Halk Partililer, yerâ şartlara uymıyan mevzuatta lüzurnm olan tâdilleri yapmakta tekaddûm vt teşebbüs muhalefete bırakıiınamaiip muhalefetin Hürriyet Misakının kaâe* me kademe tahakkukunu; Halk farth itler temin etmemelidirler.
Muhalefetin istediğini yaptık, şimdi ’’ memurin mııhakemat kanununu kaldırırsak, umuınl efkâr bizim zayıf” ladığıınıza hükmedecektir. €sa&en bu kanun kalkacak olursa, seçimde par» timiz kaybeder demektedirler.
Demokratlar, memurin mııhakenıaC kanunu mevcud oldukça intihabat neticesinin memleket efkârı umumiye*» ne uygun olmıyacağını, ve seçilenlerin memleketi temsil etmiyccekierıni iddia etmekte ve ekseriyet partisinin vali, kaymakam, nahiye müdürü ve jandarma müdahaleleri île intihabat istekleri neticeye vardıracaklarını söf temektedirler.
Her kanunun nunıın muayyen
Devletlerarası
te daima idari otoriteye tahakküm ®-der görünmüştür. Otoriteden birinin diğeri üzerinde tesir yapınası, birbırın den müstakil olarak çalışması lazım gelen otoritelerin faaliyet sahalarında hizmetlerin tedahülüne sebebiyet inektedir.
8u hal ise, idarenin aleyhinedir. İ^-le otoritelerin birbirine tevafuk ve ()• hakkümünü bertaraf etmek, ve otorı* (eter arasında müvazene tesis eylernet üzere memleketimizde da taknin memurin muhakeıııat kanunu ve bilhassa idari kaza meydana gelmiştir.
Memurin muhakemat kanununa lO zum var mıdır? Ve seçimlerin serbest yapılmasına mani midir?
Bu meselenin leh ve aleyhinde u-zun uzadıya noktaı nazar derıneyan nt meğe lüzum görmeksizin denilebîiiyor ki:
1) eder tur.
ni sorgu hâkiminin ve suçunun hesabını versin.
2) Hayır, idari mekanizmanın işletilmesindeki inceliği bilir hır hususi Sorgu hâkimi ve bir hususi muhak+-
tedvininde vazıı kabir maksadı vardır, tarihinde, adlî oton-
Umumiyetle memurları himaye görünen bu kanuna lüzum yok-Memur da her vatandaş gihı jy-hıızuruna çıksın
Ankara; 20 — Fenerbahçe kum bugün ikinci karşılaşmasını 19 Mayıs stadında kalabalık bir se yirci kitlesi önünde Ankara şampiyonu Demirsporla yapmıştır. Fe nerbahçe takımı sahada şu kadro ile yar almıştı:
Cihad - Murad, Hilmi - Salâhad din. Samim, Kâmil - Erol, Lefter, Ahrned. Müjdad, Halid.
Maçın hakemi Muzaffer Ertuğ-
du.
Oyuna saat 18.10 da başlandı. Demirsporlular daha ilk dakikadan itibaren hücuma geçerek Fener kalesi önünde oynamıya başladılar. Bu hamle 15 dakika kadar devam etti. Bundan sonra yavaş yavaş açılan Fenerliler hücum lara başladılar. 17 inci dakikada Erolun yerden bir şutu kalenin ya nından içeri girdi, evvelâ bunu gol sayan hakem sonradan yan hakemine danışarak avut verdi. Bunun hemen akabinde Denıirspor santra foru Cihatla karsı karşıya kaldıysa da muhakkak bir gollük fır şatı kaçırdı. Demirsporlular iyi yer tutarak oynadıklarından Fenerlilere pek fırsat vermiyorlardı.
Ancak 30 uncu dakikada TTalidl ™ usuîü tâlimdir, sürerek kale yanlarına kadar getirdiği topu Alımede verdi, o da yakından Fenerin ilk gölünü çıkardı. Bundan biraz sonra yine Alımed Haliddcn aldığı bir pası gü zel bir çevirişle Demirspor ağlarına taktı. Bu arada Demirsporlular yakaladıkları bir kac fırsattan
* istifade edemediler ve devre 2 -0 Fener lehine bitti.
tkinci devreye başlar başlamaz Demirsporlulan yine hücumda görüyoruz. Fenerlilerle, iki gün üa-tüste oynamanın verdiği yorgunluk göze çarpıyordu. Bu devrenin hemen büyük kısmı Demirsporun akmlarile geçtiyse de şut atamamaları ve Cihadın yerinde müdahaleleri san çıkarmalına imkân vermedi. Son dakikalarda Fenerliler toparlanarak hücuma geçtiler ve sağlı sollu akuılarla Demirspor kalesini sıkıştırdılarsa da Demir-spoc kalecisinin güzel oyunu karşısında başka gol çıkaramadılar ve maç da böy lelikle 2-0 Fenerlilerin galebesile sona erdi.
teflerinin en sadık bendelerinin âdet ve itikadlanna aykırı o-lup milletin gençliği için fena bic misal teşkil ettiğini bildir- . iniştir.
Iskoç kilisesinin genel kurulu bu suretle, hanedana men- * sub bir kimsenin hareketini ta I rihte ilk defa olarak tenkid et- I mis oluyor. (APJ j
Bir İngiliz güzeteri Çekoslo- | rakyadan çıkarıldı |
dr LoLndra — Liberal News j Chronicle gazetesi, Çekoslo- I vakyadakı muhabiri Kral Rob- i son’un Prağdan çıkarılması I hakkıııdaki karardan bahsede- I rek şöyle demektedir: î
Çekoslovakyanın kurtarıcı- I cısı olduklarını iddia edenlerin a bu hareketleri herhalde biraz a garib olsa gerek; çünkü, gaze- A ' temiz, daha Chamberlain’in & devriııdenberı Çek milletinin is Z tiklâl dâvasını müdafaa etmiş- ( ti: Chamberlain Münıhten suH. ( getirdiğini" sövliyerek döntlii- ? zaman biz, Çek istiklâline mal ( olan bir sulhun şerefsiz bir Z sulh olduğunu söylemiş’'k.* /
f AlP. A.) ■

V M F ( T
Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketinden:
Şirketimiz Adana Etüd Bürosu Direktörü Bay Alaeddin Arpad’m vefatını, bütün mensupların derin acılarile kendisini tanıyanların ıttılaına arzeder.
Alaeddin Arpad şirketimize in-l t-.sabından başlayarak münhasıran şeker sanayiinin hizmetlerine has I rettiği çalışma hayatının 15 sene-1 lik bütiİn devresi zarfında Eskişehir ıe AJpullu fabrikalarında Zı-I raat bölge şefliklerinde ve Ziraat Müdürlüklerinde bulunmuş ve 19381 senesinden vefatına kadar Adana Etüd İşleri Müdürlüğünde büyük] vukuf ve ehliyetle çalışmış ve bul itibarla vefatiyle şeker, sanayiin- I d“ bıraktığı boşluk derin olmuş -| tur. ■ . . I
Şeker sanariiuiu gıemleket hiz n etinde bundan böylfe de alacağı vazifelerin başarılmasında Alaedl din Arpad’ın geçmiş mesaisinin! kazandırdığı esaslı neticelerden gö t ereği yardımın kıymet nisbeti bü \ iık olacak ve yararlıkları unutul-1 ıT)3vaeaktır.
C nazesi 21 Maviş Cuma günü LıdıkÖy Osmanağa camiinden öğ-l 1 ■ namazım müteakip Irıldırıla • I ı *k Karacaa'ınıritrki pı,. makbe-l
Fakat bu hâkim ve bu usul kanuni, nıeslekdaçı fazla himaye ediyorsa, mü vazeneyi hakkile temin için, bu kanun da bazı tadîlât yapmak lâzımdır.
Meselâ: Nahiye memuru müdürü k 1e, kaza memuru kaymakamı ile, vilâyet memuru valisi ile, vazifeden mü-tevellid bir suç işledikleri takdirde, bugünkü mevzuata nazaran bir dertçe mafevk idare heyetlerinde değil, büsbütün başka‘vilâyetler idare heyetlerinde sorguya çekilip lüzum veya men'i muhakeme kararları alsınlar. Çünkü, bu vilâyet idare heyetlerini teşkil eden memurlar, daha bitaraftırlar ve kararlarında daha cok isabet bulunacağı tahmin edilebilir.
3) Şayet, bu ikinci şekil, yine întl» habatın umumi efkârın istediği intizamlı ve kanunî seyrini ihlâl eder ma-hıyotte görülüyorsa, idare memur v« âmirlerinin intihabattan mütevellin suçları hakkında memurin rnuhako-mat kanunu tatbik edilmesin. Bu suç lardan dolayı idare memurları da, diğer bütün vatandaşlar gibi, adlî oto» rltenln sorgu hâkimine hesab versin ve sorumlu olduğu takdirde müeyyidesi He cezalandırılsın.
Madem ki, bu şekil, Türk vatandaşına göre, intıhabatın serbestçe yapıl masını masını
seriye t partisi de hattâ kanunun büsbütün kaldırılmasını derpiş etmektedir, şu halde İkinci şekil, ilen sürdüğümüz tâdil şekli ile meriyette kalsın ve yalnız intihabat işlerinden mütevellit suçlarda devlet mumî sorgu hâkiminin
*ab edilsin ve umumi mahkemelerde yargılansın. Bu suretle sl adli otoritenin tahakkümünden kurtulmuş olur ve ayni zamanda intihabat ameiiyesı de. düşünüldüğü gibi, İdarî otoritenin müdahalesi oimaksr» ım tekemmül etmiş bulunur.
iMetico Hıbarıle memurin muhakemat kanununa lüzum vardır ve bu ks nun tııç hır zaman seçimlerin serbest «yapılmasına mani değildir.
İDAftSCf
ve kanuni şekilde netice alın* teinin edecektir ve esasen ek-
memurları w önünde istıc-
idare makine*
bu
V3 do

'•ne defnedilecek Lir.
Merhuma Taundan mağfiret Cü ırı leye haşsağlığı d ılerız. (6926)
1 ■ ■ ■ ■ ■- ■- ■ — ■ —
* 7 Ejrlul Kararı (fiaşiurufı / incide) tesir ettiğini tesbit edeceklerdir.
Mütehassıslar raporlarında gün için alınmasını müıuküa lüzumlu gördükleri tedbirleri göstereceklerdir.
Yine öğrendiğimizi- göre, hükümet devlet tcşkitûlnvia rasyonel çalışma esaslarını tesbit için ihtisaslarından faydalanmak üzere A merikadan da iki uzman getirrücgn karar vermiştir. Bu hususta gereken teşahbüsl-ı «-ı-iinıiRtira





ftAVFA: 4
Türene bandonun çaldığı İstiklâl Marşı ile başlandı Hafitler hava şeh idlerimi; tâ-sis eden hitabelerde bulundular.
I
i

«V
İzmir Pamuk Men sucat miiesseseleriie işçi arasında ihtilâf ------------o----
Teşkil edilen hakem kurulu her iki tarafı dinleyip bîr karara varacak

I.
A
ı
fEN! S A
Konsenratuvar Türk
Konserleri

15 ma-
Yalova, (Hususî) yıs hava şehidlerini anma törenine 9,5 ta Halkevi bandosunun çaldığı istiklâl marşile kalabalık bir halk kütlesinin iştirâkile başlandı. Havaya 3 el ateş edildikten sonra söz alan gençlerden Alâ-eddinin ‘ Bugün Türk va tanı için göklerden bir daha dön miyenlerin günüdür^ diye başlı-y ın hitabını: -Sîzler yere değil anaların, kardeşlerin, taze gelin-rin, baba diye admızı anarken masum dudağı bükülen yavrularımızın kalblerine düştünüz» söz teri halk tarafından şiddetle al kışlanmıştır. Merasime resmi ge çıdden sonra 10,30 da nihayet verilmiştir. ı
--------------o----------- Yalûvaya getirilen “Paşaköy suyu,, isim değiştirdi
gayreti inkâr işin garip taba şlıyor: tanıdığı bu su


bin liraya kasabaya getirilen bu suya Saja suyu adı verildi Yalova (Hususî) — Bundan tab minen 4 ay kadar evvel Yal ovaya 12 km. uzakta bulunan ve yıllarca ismi * Paşaköy suyu» olan bu su belediye tarafından 140 bin lira snrfile şehre getirilmişti. Bu hususta belediyenin kabul etmez, fakat raf) bundan sonra
Bütün Yalovanın
kilinmiyen bir sebebten dolayı şeh rin muhtelif yerlerine asılan tabe lalarla isim değiştirmiş ve Safa suyu olmuştur.
Bilhassa Cumhuriyet alanına a-sılan tabelalardan birinde Safa isminin büyük harflerle yazılması, bütün halkın, haklı olan şu sorudu ile karşılaşmaktadır. - Acaba bu su Safa diye bir yerden mi gel inektedir, demektedir. Fakat su • yun Paşaköyden geldiği gözönü -ne getirilirse işin değişmesindeki garabete şaşmamak elden gelmiyor.

----------o-----------
Demokrat partinin Çine toplantısı
---7--O------
Dürt otobüs ve otomobillerle 600 zü mütecaviz Demokrat iştirâk etti
Çine, (Hususî) — Bugün Ay din ilçe ve köylerinden otuzu mütecaviz otobüs ve Milâstan 4 otobüs ve otomobillerle Çineyeı gelen 600 kişilik bir kafilenin işi tirâkile büyük bir toplantı yapıl I mıştır.
Bu toplantıda hazır ’ altı bin Demokrat Partili vatan- î daş hep bir ağızdan dua halinde, seçimde gizli oy, açık tasnif ve adlî teminat esaslarının kanuniyet halini almasını istemişlerdir.
Demokrat partili gençler müsameresi
Artvin (Hususî) — 8. 5. 948 Pazar gecesi Halkevi sinema salonunda Çoruh ili Demokrat Parti gençleri tarafından (Vatan veya SiliRtre) piyesi temsil edilmiştir. Salon ve localar hınca dolmuştu.
Hürriyet mücahidi Namık nıeJ’in eseri olan bu piyesi
Istanbulda kir avükatın yanında çalışan hizmetçi Fikriye adında bir kadın mücevherleri çaldıkdan eonra Ltileburgazda bulunan ablasına gelirken yolda 7000 liralık mücevherleri 375 kuruşa satmış raya kaçmasının ihtimal dahilin de bulunduğunu söylemiştir.
Bunun üzerine harekete geçen İstanbul zabıtası vak’ayı Lii İcburgaz emniyet komiserliğine bildirmiş derhal faaliyete geçen zabıtamız tarafından Fikriye Bilen çok kısa bir zamanda yakalanmış ve suçunu itiraf etmiş tir.
Mücevheratı satın alan Hüseyin Akgün de bulunarak almış olduğu mücevheratı kendisinden geri alınmış ve suçlu Fikriye Ç. Savcılığına teslim edilmiştir.
Şehrimizde emniyet teşkilâtı kadrosunda çalışan polislerimiz sayıca pek az olmalarına rağmen hırsızı ve mücevheratları çok kısa bir zamanda meydana çıkararak üstün bir başarı sağlamışlardır.
Son zamanlarda sık sık artan bu ve benzeri vak aların Önüne geçebilmek için emniyet teşki[â timizi şiddetle takviye etmek bir ihtiyaç ve zarurettir.
Bu hususta ilgili makamların dikkat nazarım çekmek yerinde bir hareket olsa gerektir.
Melınıed Tercan
Lüleburgaz,
Hususî) — Bir müddet evvel Istanbulda Id-halât ve İhracat Birliği' Türk Li mıted şirketinde ismi henüz tes-bit edilememiş olan bir avukatın evinde çalışan hizmetçi Fikriye Bilen tarafından tahminen 6 -7 bin liralık mücevheratı çalınmış tır.
Hırsızlığı müteakib Lülebuı-gaza kaçan Fikriye Bilen yold* bu mücevheratı otobüs yolcula-nnm bazılarına göstererek bun larm yengesinin olduğunu söyle miş ve satmak arzusunu izhar ederek talihlerden Hüseyin Ak-güne 375 kuruş mukabilinde ver miş ve bu para ile Çorludan hediyelik şeker alacağını ilâve etmiştir.
Bu minval üzere pek ucuza sattığı kıymetli mücevheratın parası ile iki kutu şeker satın alan Fikriye Bilen Lüieburgaza gelerek ablasına misafir olmuş tur.
Mücevheratı çalınan avukat vak’ayı müteakibe hemen harekete geçerek İstanbul zabıtasını haberdar etmiş ve hizmetçinin Lüleburgazlı olduğunu, o-
İ2mir, (Hususî) — Pamuk Mensucat işçilerde iş veren müessese arasında ücretlere zam meselesinden çıkan ihtilâf dün vali muavini ihad Sanmanın başkanlığında toplanan hakem kumlunda incelenmiş, tarafların dinlenmesine karar verilmiştir, işçiler, munzam işçilik priminin artırılmasını ve ayrıca gündelik Ierine mütesaviyen seksener ku niş zam edilmesini ve müessese tarafından kendilerine verilen parçaların daha ucuza verilmişi ni istemektedirler.
Pamuk Mensucat, işçilerin talebinin ağır olduğunu, bugünkü Îiartlar içinde bunların kabulüne' mkân olmadığını bildirmektedir.
Cuma günü saat 16 da yapıla cak hakem kurumu toplantısında işçi ve iş veren müessese tem silcileri dinlenecek ve müteakiben karara varacaktır.
--------o-------
Aydında yapılan spor bayramı
-------------o------ Yurdumuzda îlk defa olarak kalaslarla jimnastik hareketi yapıldı. Bayrama bütün Aydın halkı dâvet edildi--------------I



..I
Vçüncü partiyi kuranların başında Mateşal’İn) Hikmet Ea-yur’un, Kenan Oncr'in buhı-ıuşu şehrimizde büyük bir alâka uyandırmıştır. Bu zâtların kuracakları partinin milliyetçi umdelerine bağlı olacağı kanaati galiptir.
Maraş, (Hususî) — Üçüncü partinin pek vakmda kuıuhnaşj. run kafileşmiş olması ’Maraş;;. memnunlukla karşılanmıştır. Bil bassa bu şerefli vazifeyi üzerlerine almış bulunan herkesin iti-mad ve sevgisini kazanan savın Mareşal Fevzi Çakmak, Hikmet Bayın*, ve Kenan öner birleşme lerinden ve onların yanında ayrı bir sempati kazanan Osman Bö-
lükbaşı, Osman Nuri Köçi, ve Mustafa Kentlinin de ver alması unutn tnrramıyeae saym Kurucuların tam mânasile milliyet ci ve hedeflerinin hakikî demokrasiyi tahakkuk ettirmek ve hiç bir muvazaa yürütmiyecekleri-ne, ve hakikî demokrasinin bu parti ile doğacağına ve milletin hakikî partisi olacağına artık herkes inanmış bulunmaktadır.
Celâl llüdayioğlu
Tirede D.P.nin
e* f ) •• v* •• ••
sünnet dugunu
Yeni mahalle sent ocağının tejeb'jasile yapılan sünnet düğününde 39 çocuk kesildi. Saat 10,30 da sünnet kafilesi önüne geçen Demokrat bandosu şehir-bulunan de bütün caddeleri dolaşarak sünnet yerine gelmiştir . « . j - •_ j_ı__j* i___
Tire (Hususî) — Son günlerde Demokrat Pa» tinin faaliyeti artmış, bu cümleden olarak ilçe kongresinde alınan kararlara tevfikan üyelerle temaslar, her vesileden istifade edilerek sıklaş tınlmıştır. ilçe idare kurulunun ocakları ziyaretinde yaptıkları konuşmaları binlerce partili ve


----
Konstr, icra hey'eti bakımından bir az zaildi. Esas fasıl, (Hicazkâr) a yakışan parlaklıkla îcra edilemedi . Halka dağıtılan programlardaki ihtimamsıı.ık da gikrde birde sükseJ«n eski derdlerimizdandir. Konsevatuvarın Tiirk mûsikisi kısmındaki bu za’fı geçirdiği buhrana veriyor ve gelecek seneki ______________mesainin daha meşkûr olmasını temenni ediyoruz 1
yerinde olsam ve bununla ıhticac öylesem (Zekâî Dede) ye de (Ze-kâî Dede
Kemal
vurdular
hınç
Ke-
görmek iizöre mijsarnere gününü sabırsızlıkla bekleyen bütün vatandaş ve memurların iştirâkile salonun istiap cdemîyecek derec(?d3 W kalabalığı arasında ve takdirlere şayan bir muvaffakiyetle hal kın çoşkun tezahürlerine vesile ol muştur.
Müsamereyl müteakip milli o-yunlarla seyircileri bir kat daha ıremnun eden ve çok samimî bir hava içinde geçen ve tarihî ’-,jr glin yaşayan bu millî ve vatar.l müsamereye iştirak etmeyen vaJ tendaş pelt azdır.
Dikilide bir motor battı
Dikili (Hususî) — Dîkillnîn Çandarlı iskelesinde bulunan «Millet motoru, diğer bir motorla piKması neticesinde batmıştır.
Motorun içinde bulunan tayfa -lardan birisi de kendisini kurta-ramamış ve motorla birlikte bat mıştır. Motorun ve cesedin çıka-nlrnası için adaletçe harekete ge-çîlro iştir*



Bir tavzih
Onbeş gün evvel Eergama hükümet tabibi Kenan Ülgene bıı haber çıkmıştı. Dün kendisinden bir mektup aldık aşağıya su-tvularımıza geçiriyoruz:
1 — Bergamada garip bir hû-âıee ve Dr. Kenan Ülg- nin başından geçenler adı altında bir yazı gördüm. Istiı-kap ve şnhaî infialin mahsulü olduğu anlaşılan bu yazıyı yazan hakkında adalete taş vurulacağı tabiî olmakla beraber, varlığım ( meslekî faaliyetimin alın kazanılmış şerefli meslek dır.
Bepi bu sütunda t( nkid ğürte gelince: Bıı iş yoracağına bir meslek Bfthibi olup dedikodu ile kefaret dilenmekten vaz geçse daha iyi etmiş olur.
2 — Devlet memurlan ve belediye memur aileleri efradının rını temin ettiği dayanarak hasta
alnpştırn
uid

otuz beş yıllık teri ila varlığı-
eden zü çenesini

mensuplarının hasta tedavi cihetle bu hakka olan kızım için aııu'i}i un.
Bunda bir usulsüzlük varsa 18-l'rdat edileceği tabiîdir. Belediye hekimliği vazifesinin İyi idare edilip edilmediği hususunu takdr has ta belediye başkam oLmas üzere bu sütunda yaZı yazanın kara -kuşî hükmü şahsî infialin mahsu |U olduğu besbellidir,
Bergama: Dr Ehmm tlhjen
rrtftSl’u! İft"

partisiz vatandaşlar dinlemektedir.
Partinin faaliyetlerinden olmak’ üzere yeni mahalle semt o-cağının teşebbiısile 9/5/948 pazar günü ilçemizde mevcud fakir ve muhtacı muavenet çocuk lalımızın sünnet düğünleri yapıldı. O gün yarının Türkiyesin-de vazife alacak olan bu yavrularımızın göğüsleri hürriyet aşkı ve demokrasi sevgisile kabar dı. Salih Kızıikan, Yusuf Lus, Ahmed Girghı Mehmed Ali Aşkın, İsmail İzmirli, Bayan Sel-ma Gizden müteşekkil tertib he yetinin lıaftalardanberi devam eden hummalı gayretleri sayesinde ve hayırsever vurddaşları mızm gerek ınâııcn ve gerekse maddeten yaptıkları yardımlarla çocuklarımız gece yarıları na kadar sevinçli saatler geçirdiler.
Tirenin bütün otobüsleri ve taksileri canla başla ve hiç bir maddî menfaat göstermeksizin sırf kendilerine vazife şuurunun verdiği İnsanî duygularla harekete geçtiler.
Saat 10.30 a doğru bu muazzam sünnet kafilesi öndeki otobüste demokrat bandosu olduğu halde Demokrat Parti yeni mahalle semt ocağının önünden hareketle bütün caddeleri dolaşırken ocak binasında güzel sesji Hafızların îştiıâkile de Mevlûdu şerif okundu. Bunu müteakib p(*r ti binasının ve caddeyi dolduran yurddaşlann huzurile 30 yavrunun sünnetleri yapıldı. Burada hiçbir maddî menfaat beklenme den bu amellyeyi yapan Cemi) Yücelaya teşekkürü bir bore bi-
Aydın, (Hususi) —Aydında yapılan Erkek sanat enstitüsünün yıllık spor bayramı kutlandı. Bu bayrama bütün Aydın halkı okullar ve bütün öğrenci velileri davetli idi. Hareketlere saat 15 de başlandı.
İstiklâl ve dağbaşını duman almış marjlarından sonra ka laslarla orijinal jimnastik hare ketleri yapıldı. Bu hareketler Türkiyede ilk defa Aydında yapılmıştır.
Daha sonra sırasile şunlar ya pildi: J .
me yaınşı, geri geriye koşu,, piramit, yürüyen kale, köpek pira midi, terazi, kafa hareketleri, Özel sınıflarla genel sınıflar halat çekme, ruğbi, beyzbol, Aydın bölgesi tekaüdlerile sanat öğretmenleri arasında futbol çı özel sınıflarla genel sınıflar' arasında yüz metre koşu, ve beş bin metre mukavemet yan-3şı yapılmıştır.
--------o---------
İzmir Ç.E. Kurumu toplantısı
----o----
Bir toplantıda tâli komite bazı kararla rverdi
Çocuk Esirge Kurumu bmir tâli kongresi, dün öğleden sonra kurum merkezinde toplanmış tır. Çocuk yılı kabul edilen 948 senesinde yavrularımızın himayesi için alınacak tedbirler ve bu arada kurumun gelirinin artırılması üzerinde müzkaereler cereyan etmiş ve kararlara varılmıştır.
Tâli komite, Çocuk Esirgeme Kurumunun sinesinde barındırdığı Ve bundan böyle saçağı altında yetiştireceği yavruların daha esaslı bir programla bakım lannı sağlamak maksadile vapur gezileri, konserler ve müsa-mereler tertib etmeği ve bu sy-retle İzmirlilerin toplu alâka ve himayelerini temin etmeyi uygun bulmuştur.
Bergama^* da şek*r bulunamıyor
Konservatuvar Türk musiki kısmı, mevsimin son konserini salı günü ber-mutad Şehir Tiyatrosu Komedi binasında verdi, icra heyetine Ali Riza Şengel riyaset ediyordu.
Esas fasıl olarak Hicazkâr faslı» seçilmişti. Hicazkâr malûm olduğu üzere musikimizin en parlak makamlarından biridir. îcra heyeti biraz zayıftı. Konservatuvar Türk musiki kısmının geçirdiği büyük buhranın sarsıntılarından hâlâ kurtulamadığı görülüyor... Meselâ en nâdir sazlardan biri olan santurun değerli satakârı Hüsnü Tüzünerle Neyzen Gavsî Baykara bâlâ vazifelerine dâvet edilmemişlerdir. Konservatuvar bu çapta musikişinaslardan müstağni olacak vaziyette değildir. Konserva-tuvarın müzebzeb zamanında keyfe kurban edilen şahsiyetlere yapılan haksızlık nasıl olur da bu zamana kadar tâmir edilmez.
Konservatuvar buhranını enerjik kaıarlle tamamen gidermeğe muvaffak olan değerli müdür Yusuf Ziya Demircinin bu husustaki faaliyetini bekliyoruz.
Halka dağıtılmak üzere hazırlanan programlar da pek baştan savma oluyor. Bundan evvel eser ve eserin usulü, güftesi, makamı, tam olarak yazılıyordu. Şimdi programlar uçurtma kâğıdı gibi renk li kâğıda basılmış; usul kiminde var, kiminde yok; güfteler ve e-ser sahihlerinin isimleri ve unvanları eksik ve yanlış...
Yazık... Sonra TürlP musikisine ehemmiyet verilmiyor diyoruz; Konservatuvar buna ehemmivf)±_ miyet versin?

Esas fasılda peşrev pek fena icra edildi, öyle bir sürat verildi ki dinlemeğe yetişemedim. Sazendeler çalmağa nasıl yetiştiler hayret ettim. Bu münasebetle üstad Ali Riza beye sormak isterim. Hicazkâr peşrevinin usulü olan (Devr-i- Kebir) bu olmıyacak. Acaba bunun için (Devr-i- Seri’) diye yeni bir usûl icad edildi rimiz yok?
Birinci beste | du. ikinci eser
ililiyor. Ben (Nakışı) bilirim fakat (Nakış beste) yi işitmemiş-tim. Zaten eserlerin güftesini bir kaç kelime ile ifade etmek kadar gülünç bir şey tasavvur edilemez. Meselâ ikinci okunan eser:
Hicri lobinde bir dil ki...
diye işaret edilmiş. Bu, ne demektir. Anlamıyan biri bunu (Dudağının hicrinde bir tilki...) diye o-kur ve öyle mâna verir. Güfteyi yazmıyoruz bari mısraı tam yazsak boşuna mı zahmet etmiş ölürüz?
Hicazkâr faslında en güzel icra edilen eser de bu oldu.
Ondan sonra bol âhenk Nuri beyin iki (şaheser) ini dinledik. Bu iki eser arasında Kemûnî Mustafa Sunar güzel bir taksim etti. Bilhassa tizde öyle bir eebâ gösterdi ki nağmeleri ısındıra ısındı-ra hicazkâra inişi cidden ustalıklı idi. Tanburî Cemil bey merhumun saz semaisi ile fasla hitam verildi.
de bizim mi babe-
oldukça iyi okun-(Nakış beste) de-
Bergama (Hususî)----J3ır
ka( günden beri şehirde şeker bu lunamamaktndır Bu sıkıntının bir an evvel önlenmesini halk hükümetten beklemektedir.
,____————
Bergamada Belediye tahsildarının ihtilası ------------t» (3*
Bergama (Hususî) — Bergama belediyesinin teftişi sırasında bele diye tahsi’durlanndan Mustafa Kurtulun 1336 lirayı zimmetine* ge ç’rdiği anlaşıldığından sanık savcılığa verilmiş ve yapılan sorgusunu müteakip nezaret altına alınmıştır.
liriz. Sünneti müteakib gece ya tısına kadar bandomuzun ve ince saz takım mm çaldığı oyun ha valarile çocuklarımız ve lakımız neşe ve sevinç fçinde eğlenceli vahitler geçirdiler.
Bey) derdim.
Gürses "tzmirin içinde beni» ile Yörük Ali»
Yazan: ------- ■
o:
Refı’ Csvad Utonay_J
türkülerini güzel okudu.

ikinci Solo olarak Ekrem Kon-gan dinledik. Evvelâ Rahmi beyin Kürdili llicazkârdan ve musikimizde hakiı bir şöhret kazanmış olarak:
Me’yus-i- askım dûçâr-ı- hicrân Hâlim perişan,, aklım perişan ömrüm perişan, gönlüm perişan şarkısını pek güzel okudu. İkinci eser Hacı Arif bey merhumun yine Kürdili Hicazkârdan «Eski İstanbul gravür krini hatırlatan oya gibi işlenmiş güzel bir şarkısı idi. işte güftesi:
M un tazı r teşrifine hâzır kayık İnce yaşmakla durma seyre
Penbe maııtilli icraca pek
çık çık de şık Bu
Üçüncü şarkı Hicaakardandı.
iki makam arasında bariz bir fark , vardır. Ekrem Kongar Hicazkâr makamının bir perdesini yakalıya rak hemen şarkıya başladı. İyi musiki büen hanendeler sesle bu farkı kolay kolay atlayıp geçemez ler.
Hatırımda kaldığına göre bu güfte âmâ Musullu Hafız Osman tarafından da (Nihavend) makamından bestelenmiştir. İki üstadın da besteleri birbirinden güzeldir.
Şahnaz, cemiyetli bir makamdır.
Tanburî Cemil merhum estesin de güfte kuşetini bilmiş gibi eseri ne bir faryad ile başlamış. Âkile Ar tun da bu feryadı milyonlar değen hançeresinin bütün sanat kudreti ile öyle belirtti ki bu şarkının hiç bir zaman bu kadar hassasiyet iie okutulmadığı iddia olunsa hata edilmemiş olnr.
Onu müteakib Hacı Arif beyin Hicazdan çok yanık bir şarkı o-lan:
Ateş-i- sfrzân-ı- firkat yakdı cisın-ü- cânımı
Bir harab abade dönderdi dil-i-vi ran mıı güfteli eserini okudu.
Ondan sonra da Rahmi beyin en güzel eserlerinden biri olan ve bestesi kadar güftesi de güzel o-lan:
Akşam oldtı yine sıılar karardı Gün aşdı gökleri yorduna vardı Yüceldi bulutlar dağları ıtırdı Çökdü bir gariblîk ıssız ova.va şarkısı okundu.
Âkile Artun, sanatta o kadar tekâmül yoluna girmiştir k: her konserde bu tekâmülün gotikçe tebarüzüne şahid oluyoruz. Her hangi bir eser onun san^t dehâsının çerçevesinde büsbütün başkalaşıyor. Meselâ Udi Cemil merhumun yine Hicazdan bestelediği:

Şimdi sıra büyük (Kantatrisi) mirindi: Âkile Artan halktan gör diigli büyük teveccühü hak eLmİM- au- rnur rr.Tr
şarkısı herkesce^Dnarrıftur.. Fakat bu şarkı Âkile Artımda ilitiva ev ledigi mânaları, ve fikirleri büsbütün başka bir varlıkla .31-
yor.
Bu konsere (Aki)e Artını
ri» diyebiliriz...
İlk olarak Tan hu ri Cemil bey merhumun (Şehnaz) makamından bestelediği:
Feryâd ki feryadıma inıdâd edecek yok yok mısraı iie başîıyan şarkıyı o-kudu.

k «IS€*
Türkiye Neden HarbeGirmemiş?
::
r!

(Bnştarafı 1 incide) dan naklen hikâye elmiştik. Bu karşılaşmada Hitler, derhal konuşmağa başlamış ve muhtelif mevzular üzerinde sekerek Serra-no Sıınner’e tesir yapmağa çalışmıştı. Çimdi aşağıda Hitler konuş masına devam et inektedir:

rakamların üstünde *s-şıınları i-
emrinde tümenden

îlk defa solö okuyan Kemal Gür ses oldu. Ben bu artisti iyi bir fasıla hanende olarak tanırım yani bizim anlayışımız sahasında olduğu gibi eline defi alınca fasıl yürütecek kudrette bir sanatkârdır. Okuduğu eserlerde nüans payı falan diye usulsüzlükler yoktur; fakat Solo onun (janr) ı değildir. Bu itibarla Kemal Gürsese bu vazifeyi vermek onu kendi varlığından çıkarmaktır.
Kemal Gürses ilk olarak (Kıra-natcı İbrahim) in silzinâk bir şarkısını okudu. Eserin bestekârı programda (K la Fi not 1 bra h im
Bey) diye yazılmış. Ehemmiyeti yok programı teatib eden zat isterse (Klarinet -İbrahim paşa) di-ve de yazabilir. Fakat bizde beylik unvanının bazı kayıtlara tâbi olduğunu unutmamak icabcder. Zayallı İbrahim bunu görseydi. «Evet... Şaıkı benim ederim z Fakat oradaki İbrahim ben değilim! di) »eceldi. Amma denecek ki programda herkese bey dedik, bol â-henk Nuri bey, Hacı Arif bey, Rab mi bey, ilâh .
lbrahinıe de bey desek »e o!'!’-’: bir şey olmaz. Hattâ ben onların
Fülırer, rurla durarak sözlerine lâve etti:
— Alman ordusunun hazır bulundurduğu 230
186 tümen halen bir vazifeyle tavzif edilmiş değildir. Ve lüzumlu görülen her cepheye sürülebilecek bir haldedir.
Gerekli olan cephanelere gelince. bıı konuda korkulacak birşe-y yoktur zira Almanya, ister top -çuhığa, ister havacılığa aid ol -sun, her türlü ihtiyaçları karşıla yabilccek bir durumdadır. Hava kuvvetlerimizin faaliyetini sekteye uğratacak bir tek şey vardır; O da hava şartlarının bozukluğu.. Bununla beraber, şimdiye kadar Ingiltere adabına yapılan hava hücumları bir gün olsun geri kalmamıştır. Yakında, 4000 uçakla yapacağımız umumî bir taarruz i-ein havanın biraz yatışmasını bekliyoruz. Bu arada, fırsattan is tifade ederek Ingiltercyi Akdeniz-d( müşkül bir duruma sokmalıyız. Ben, Cvbelüttank boğazının zabtına kanır vermiş ve bu huşu sa aiıl harekât plânını büyük bir t'tizlikle hazırlamış bulunuyorum.
Hitler bir saat konuşmuştu..
Fülırer bu surette tam bir saatten fazla bir müddet zarfında dur naadan konuşmuştu. O, hitabesi -nin ilk kısmında, askerî vazlye • tin derli toplu bir izahına girişmiş, ikinci kısmında ise, benim ileriye sürdüğüm mes’eleleri müna kaşa etmişti.
Fülırer; söyleyeceği sözler üzerinde daha önceden uzun uzun dÜ şüıımüş, ve muhtemel itirazları he Baba katarak hazırlanmış bir a -drnıın kendinden emin halile ko*
ııuşuyordu. Ağzından çıkan her sözv büyük bir dikkatle dinliyordum. Hitler, hitabesini bitinrince. söz söylemek sırası bana gelmişti : Berchestgaden’e düetimin mahiyetinden haberdar olmadığı -nn, böyle siyasî bir mesele hakkında hükümetim nâmına konulmağa mezun olmadığımı, şahsî ka naatimi izhar etmekten başka bîr şey yapamayacağımı, lngilter a-dasmın istilâsı işinin ba2i mü? -küller dolayısile pek de kolay »1-mavacağını ileriye sürüyordum.
Güçlük değil basit engeller
Eirdenbirc Führer. sözümü rıda bırakarak şu suretle söze hmıştı:
— Bahsettiğiniz güçlükler: tü hava şartlarının meydana c’uğu bazı basit engellerdir, ranın açıp denizin durulması şeyi halledecektir.»
— Ben kaldığım yerden tekrar söze başlamıştım:
«Akdenizin Cebelüttarık ve Süveyş gibi iki kapısı bulunduğuna göre, birinin açık bırakılıp d Celinin kapatılması hiç bir ise vara ma yacaktır. Bence
boğazının kapalı tutulması, sottiğiniz askerî harekât için ha-yatî bir ehemmiyeti haizdir. Fakat bu takdirde Führer ve teknisyenleri teslim ederler ki. biz m cürümümüz nazik bir safhaya /irmiş olacaktır. Zira Cebeîütt r ı.c boğazının kapanması, Amerikay? ısmarladığımız buğdayın mem) -Icote gelmesine imkan vermece tir.
arsu ettiğim sahmjı giriyor
Bunun üzerine Hitler. sakin ıı iistehzi bir eda ile benden
panyamn harbe girmemekle iktisa di vaziyetini düzelteceğini san p sanmadığımı soruyordu. Nihayet konuşmamız, başlangıçdaki sıkıcı daireden kurtulmuş, arzu ettiğim sahaya dökülmüştü. Ona şu cev. bı verdim:
va-baş
Cebdüıtaı :k
bak-
• c

ve
îs-
(Devamı var.

2; M\YIS 19*3
V • __
¥ K N ! B*RAW
»AİTA:
"T-
Tekkelerin açılması
için bir taleb
(Baştcırafı 1 incide) d -naddenin kabulünü teklif et-jnişlordir. Teklif grup ekseriye-tince reddedilmiştir.
Tahsin Bangıoğlu ile Nihad Erim İmam Hatib okullarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılması yolundaki tekliflerinden sarfınazar ederek çoğunluğun temayülüne iltihak etmişlerdir.-
Fatin Gökmen görüşmesinde bir vicdan meselesi olan din işine serbesti verilmesi tezini müdafaa ederken hattâ tekkelerin bile aeılmasma müsaade edilme «i temayülünde bulunmuştur.
Alımed Remzi Yüregir konuşması sırasında son zamanlarda çıkan bazı dergilerden misaller vermiş ve parçalar okunmuştur.
Neticede îmam Hatib yetiştir mek üzere şimdilik MilÜ Eğitim Bakanlığı nezaretinde kurslar açılması ve bir Ilâhiyat Fakültesi kurulması kabul edil* piştir.
MEMURİN MUHAJKEMA.T
EANUNU
Memurin Muhakemat kanununda seçim işlerde alâkalı olarak yapılması düşünülen değişik İlklere dair tasarı C. H. P. ilin bugünkü Meclis Gı upunda görü gülerek bir komisyona havale edilmiştir.
Recai Göreli, Süreyya Örgeev ren Galib Bekir Pek(^ ve Rasilı Kaplan da dahil olnjak üzere bazı hatibler hükümetçe bulunan formülün komisyona havale sinden önce grupta gözden geçirilmesini istemişler ve grupun yapılacak değişikliklerden bugünkü oturumdan haberdar edil meşini uygun bulmuşlardır.
Başbakan Haşan Saka tasarı okunarak r» üz ak e resi ne başlanıl çığı takdirde, bunun uzıyacağı-m, komisyondan alacağı şekil üzerinden görüşmeler açılmasının dalıa uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Genel Başkan vekili Hilmi U-ran da komisyona gitmeden önce müzakere başladığı takdirde, bunun günlerce uzıyacağım kaydetmiş, Kemal Satır da tasa ruun önce komisyon tarafından incelenmesi fikrini müdafaa et-• mistir.
Neticede tasarının komisyona havalesi kabul edilmiştir.
Teklif edilen esasalr halikında aldığımız malûmata göre, se çim işleri vali ve idare âmirlerine bnakılmadığı gibi, adliyenin de murakabe ve nezaretine verilmemekte ve belediyelere bira.
Ekmek aybaşında düzelecek
(Baştarafı 1 incide) ne dereceye kadar ve ne şekilde ri Ofisinden yetkili bir zat şuaları söylemiştir:
(— Hasat mevsiminin yaklaşması ve bu yıl mahsulün iyi olmd s; doluyısile, ekmek çeşnisinde hal . frın lehine değişik yapmak üzers ' (■ gerekli tedbirleri almış bulunuyoruz. Hükümet tarafından Amerika dan ithaline karar verilen buğda yın ilk partisini hamil bir Ameri kan şilebi 11 Mayısta Nevvorktau limanımıza müteveccihen hareket etmiştir.
Şilebin ay sonuna doğru limanı miza gelmesi beklenmektedir.
Ekmek çeşnisinde değişiklik, au| cak Amerikan buğdayının gelişkı-deı sonra yapılaoaktır.» g
Bildirildiğine göre, ay başındadî itibaren arpalı ekmeklerdeki buğ-] daj nisbetı yüzde 60 veya 70 e.çil kardaca,ktır. !
Diğer taraftan bazı 3pekülâtör*( ferin elind, külliyetli miktarda hağj da) üulunduğıı. temennileri hilâfll na hariçten buğday gctirtilmekte i olduğunu öğrenince sakladıkları j hvğıiayları elden çıkarmağa ça-1 hştıklan söylenmektedir. (



Cumhu rbaşkanı düıı geldi (finolar afi 1 incide) tanbul komutanı, 1 inci oıxhı( komutanı. Or. amiralile 9 gene-] rai ve milletvekilleri karşılamış* tır. "
îııönü Dolmabahçeye gitmek' üzere Acar motörüne bindiği sırada Ekonomi Bakanından Trakya ha valisi ekinleri hakkın da izahat istemiş, o da çok iyi olduğunu müjdelemiştir. Gene İstanbul komutanından da yar| dım malzemesi boşaltma işine] daiı izahat almıştır. (
Reisicumhur sadt 14.45 te( Dolmabahçeye geçerek sarayda] istirahate çekilmiştir. (
Öğrendiğimize göre İnönü şelı] »mızde bir hafta kadar kalacakj bu arada esnaf mümeesiljep. temaslarda bulunacaktır.
(Devamı var)
Mezhebi kr-n
• • bakımından zikrile ikti-


kılmaktadır.
O. H. P. GBUPUNUN SALI GÜNKÜ GÜNDEMİ
Ankara, 20 (Hususî) — Hükümet hububat mç.vzaunun bir de Parti grupundan geçmesini lüzumlu görmüş ve mesele C. H. P. meclis grupunun önümüzdeki sah gündemine alınmıştır.
Yeni mahsul durumile buğday politikası ve fiyat meselesi ü. terinde tedkik edilen esaslar gn;p müzakerelerde kesin şeklini alacaktır.
Aldığım mütemmim malûmata göre müstahsilden buğday a-lım fiatı da bu yıl bir mikdar yük seltiluıektedir. Bu fiyat 27 kuruştan aaağı olmıyacağı anlaşılmaktadır.

Kibrit, Tuz, Çay darlığı yok
(Baştarafı 1 incide)
Tekel maddelerine bir zam ya pılıp yapılmıyacağı hususunda malûmatına müracaat ettiğimiz Gümrük ve Tekel Bakanlığına vekâlet eden Maliye Bakanı Şevket Adalan şunları söylemiş tir *
— Hükümetin kibrit, çay. tuz sigara fiyatlarına zam yapacağı hakkındâki haberin aslı ve esası yoktur.
Büyük Millet Meclisi kürsüsünden resmen bunu bildirdik; bu maddelere hiçbir zam yapıl-mıyacağını söyledik. Tekrar eıh yorum: Halkıiı bu hücumu yersizdir. Kibrit, çay, tuz ve sigara fiyatları artrılacak değildir. Bunu böylece bilmenizi rica e-^erim.o
Ayrıca bu mevzu üzerinde kendisine mib'acaatta bulunduğumuz Tekel Genel Müdür vekili bize şu malûmatı vermiştir:
«— Hâdiseye biz de bu sabah muttali olduk. Çay. kibrit ve tuz gibi inhisar maddelerini karşılı-yacak bol stokumuz bulunduğun dan halkın hiçbir şekilde endişe ye kapılmaması icabetmektedir. Zannediyorum ki bu maddelere bir zam yapılması etrafında ortaya ablan dedikodu- halkın ba yilere hücumunu desteklemiş, bunu gören satıcılaıımızla taleb karşısında zikredilen maddeleri saklayarak haksız vıenfaat temi nine yeltenebileceklerdir. Oysa ki bu gibi maddelere yapılacak zamlar Büyük Millet Meclisinin tasvibine arzolunup kabulünden sonra ortaya çıkabilecektir. Hem böyle birşey asla mevzuu-bahis değildir. Bayilerin âdeta azamî talebi erini karşılıyabile-cek durumdayız.
Diğer taraftan bu aabalı Ka-sımpaşada bir vapur bütün hamulesi olan tuzu boşaltmaktadır. Matbuatın da bize bu husus ta yai'dımını rica ^der, halkımızın'kötü propagandaya kapılarak hiç de mevcud olmıyan darlığı tahakkuk mevkiine ko'rnıa-malaımı beklerim.» »
D.P. nin Ankarada yapacığı miting (Bar tarafı 1 incide) ting naünasebetile Bayar ın bir konuşma yapması kuvvetle muhte -m eldir.
Bayar lyugün Ankaraya gidiyor Bir müddettenken gelirimizde! bulunan ve D. P. nin tertib ettiği
Çianın bir kısmı Aliye Allah der ken hepsini de ismet ile tekrim. eylerken, mezhep fırkalarından vtt hattâ Şiadan bazıları da onu kâfir ve zâlim olarak vasıflandırmak cüretinde bulunmuşlar ve evlâd, cmcadı haklarında dahi iyi davran »uçlardır (1) Halbu ki: Ali de, evlâd ve torunları da (Allah) lıktan olduğu kadar, (isnaet) ve (insan ve tabiat harici) olağan dış» kudretlerden ve vasıflardan beridirler.
Kaldı ki, gerek Hazreti Ali'nin gerek ehli beytinin faza il ve meha sini ehli sünnetçe .dahi malıım ve kitaplarda tevatüren menkul bulun makta şia, revafiz ve havariç ile emsalinin yükseltme ve alçaltmalarından müstağnidirler.
Ehli sünnet; imametin nas ile sevk ve intikalini ve buna merbut ve müteferri’ usûl ve mesaili red-dcyledikleri gibi emme-i işnâ aşerin imametini de kabul eylemişler ise dr. aslıap ve tâbiinden veya ahyarı ümmetten ehli bçyt imamlarına her salih ve sahih müslim gibi derecelerine göre tebcil edip ve hürmet göstermeği de ihmal eyleme-mislerdir.
— 4 —
On iki İmam üzerinde tahkikata geçerken yine «Îmamîye» nin dâvaları ile (ehli sünnet) in mukabelelerini bir arada bul unduraca -ğız. Her ne kadar imamlar hak-


Bevin’in dün verdiği nutuk
. (Başlar afi 1 incide)
Rusyndaki komünizmi değiştire meni. Böyle bir teşebbüste buluna cak ta değilim. Doğu Avrupada Şimdiye kadar yapılmış olan ve benim de tasvib etmediğim şeyleri, kuvvet kullanmak sııretile değiştirmeğe matuf bir politika kul lanainam ve kullanmak ta istemem. Bütüıı bunların zamanla değişmesi lâzımdır. Buna mukabil ayni usuller zayıflamış, endişeli ve birleşmemiş bir Avrupa tatbik e-dilirken biz hiç bir harekette bulunmadan beklemek niyetinde değiliz.
Geçen sene Margate'ta toplanan işçi kongresinde söz aldığım zaman söylemek istemiyordum, fakat yeni bir istikraz için yeniden Amerikaya müracaat etmek zaruretinde kalacağımızı hissediyorum* Gözlerimizi yalnız o tarafa çevirebilirdik. Böyle bir ihtimal ve o-nun milletlerarası vaziyetimizin umumî heyeti üzerindeki neticeleri hiç to hoş değildi.
Bevin, o zaman Marshall'ın Har vard’da nutkunu söylediğini ve bir çok doğu Avrupa memleketinin bu nutku müsait bir şekilde karşıladıklarını hatırlatmış ve demiştir ki:
Ben bu nutukta Aemrikaya müracaat etmekten vareste kalmak hususunda ilk büyük fırsatı gördüğümü samimiyetle itiraf ediyorum. Bu suretle artık istikraz akdine hacet kalmıyacak ve kalkınma yolunda büyük ve müşterek bir gayret sarfetmek hasıl olacaktı. . _
öyle zannediyorum ki İngiltere, Marshall plânını reddetmiş olsaydı murahhaslar millete yeniden ba zı takyidat yapılacağını haber ver mek zorunda kalacaklardı. Eğer Molotofun tehdidi karşısında geri-leseydik memleketimize karşı büyük bir cinayet işlemiş olurduk. Bir beşler konferansı, müşterek güçlüklerimizi tetkik etmek üzere yakında toplanacaktır. Müdafaaya müteallik meseleler fennî ve İktisadî bakımdan müzakere edilecek-* tir. Beş milletin müdafaa sistemi; kimse aleyhine müteveccih değil-* dir.
Diğer taraftan Bevin, bir İngiliz camiası başkanlan konferansı-

nin yakında toplanacağını ümid et mektedir. ;
Sinir harbine telmih eden Bakan şunları söylemiştir:
Sinir harbi, Yunanlstanda başlamış ve Berline kadar yayılmıştır. Soğukkanlılığımızı muhafaza etmiyecek olursak bir takım güçlükler doğabilir. Biz herkesin na-haî tasvibini beklemeden emniyet paktlarını geliştirmeğe çalışmalıyız. îstiyenler bize iltihak edebilirler. Bu suretle bir dünya anlaşması sağlamak mümkün olur. Mil letlerln müşterek emniyeti, dünya nin geri kalajı kısmının dayanabileceği bir esas prensip olarak ka-bul etmeleri temin olunmadıkça silâhsızlanma ve itiraad için bir te mel bulunamaz. •
Japonya ile derhal bir sulh konferansı akdi hususunda büyük dev letler arasında bir anlaşma husule gelmesi lâzımdır. Bu konferansa 14 veya 15 memleket iştirâk et melidir.
Avusturalya, Yeni Zelanda, Bir manya, Hindistan ve Pakistaııın bu konferanstan uzak kalmalarını İngiltere kabul etmiyecektir.
mitingde bir nutuk irad eden D. P. Genel Başkanı Celâl Bayar, bu akşam Ankaraya hareket edecek-* tir.
Yttr.au! 11. Kaif Oğan
ÎMAMÎYE FIRKALARI
• • ı _
İsn’â Aşeriye imamları rivayetler ve karşılıklar
bir araya getirerek evvel ki-yeniden okumak ve cevapları birile karşılaştırmak iktiza e-ve okuyuculara güçlük veril -
%
kındaki rivayetlerin kaydinden son rv verilen karşılıkların zikri müro kün idise de bu takdirde gazete sah i (elerinde günü geçmiş tefrikaları ler i hcı der
miş olurdu.
Bu mahzuru önlemek üzere riva jetler ile onlara karşı verilmiş cevaplan bir arada bulundurmağı uy gun bulduk. Şurasını da arzet -inek gereklidir ki, ne bütün rivayetler kaydolunmuş, ne de mukabelelerin teferrüatıaa geçilmiştir Umumî fikir vermek mabdud bir kısmının fa olunmuştur.
îmamîye derler ki: dilerinden aldığımız masum imam-

T. Çoşkan’ın
Yeni Sabah»a beyanatı
*ı I
«
(Baştarafı 1 incide) \ durmaktadır.
Avrupa ve Amerikaya gönderilen memurlar mesleklerinde muvaffak olmuş çalışkan Türk gençleridir. Görgü ve bilgilerini arttırmak üzere giden bu arkadaşlar veteriner, orman, ziraat ve su işle riyle meşgul olacaklardır.

(Yeni Sabah» in Nâzım Ba-tur - Hatiboğltı sistemi yüzünden ormanlarımızın mâruz kaldığı tahribat haklımdaki sürekli neşriyatı hatırlardadır. Tarım Bakanı •
Tahsin Coşkanın yukarıdaki izaha tından anlıyoruz ki memleket lehi ne matuf çırpınmamız meyvaları-nı vermiş ve Tekel idaresinde de başarılı bir çalışma ve programlı bir mesai sarfetmiş olan Tabiin Coşkan binlerce ailenin boynunu büken ve onları sefalete mahkum eden orman dâvamızı yakından kavramıştır. Bu meşkûr mesaisinde kendisine muvaffakiyet temen ııi ederken artık mazi olan korkunç bir beceriksizlik siyasetinin mağduru mübarek köylerimize de geçmiş olsun deriz.
— Meselâ ? I
— Evvelâ istimlâk edilmiş ve ' edilecek olan ormanların kamula$ turna kıymetleri tamamen mal sahibi lehine hallediliyor, Kamulaşti rılıp da tamamen ziraat işletmesi içinde olan, ağaçlar ise sahibine i* ade ediliyor. *
Saniyen orman bölgesinde maişeti yalnız onnancılığa inhisar -e* denlere çalışmalarına vardım ve kolaylık gösteriliyor.
Yeniden orman yetiştirecek o-lanlara fidan dikim işiyle meşgul olanlara ise ziraatin diğer şubelerinde olduğu gibi kredi ve para veriliyor. Bir kelime ile diyebilirim ki bu konuda orman yetiştirmek istiyen fert, şirket veya köybilir-likleri için yeni.hükümler ve büyük kolaylıklar vardır.
Kömür - Odun ûakil işine gelince:
Orman köyleri bir birlik sayıla) cak, şahsî vesaiti buluıımıyan het vatandaş malını o köye münhasır olmak şartiyle istediği nakil vasistası ile götürebilecek .
Kömür ve kereste işini hükümet tamamiyle vatandaşlara bırakmış tır. ı
Orman meselesine gelince:
Hükümet bunu hiç bir zaman varidat kaynağı yapmak düşüncesinde değildir.
Maksat ormanların istikbalini temin ve muhafazasıdır. Az bir za man sonra kanunda yapılan bu değişiklikle vatandaşların arzuları yerine gelecektir.*
— Toprak kanunundaki değişik ler nelerdir?
—• Her şeyden evvel gaye toprak Bahibine emniyet telkin etmek tir. Arazi sahibi ekeceği araziyi bizzat kendisi seçecek. Kalan topi raklar sahibine terkedilecektir., Yani toprak kanununun 17 inci maddesinin ilgası kamulaştrılacak .araziyi 2901 sayılı kanuna göre emsallerle kıymetlendirilmesi te-t min olunacaktır. |
Toprak verilecek olanlara ev, anbar, eaıılı ve cansız ziraat vasıT talan verilmesi de programımıza dahildir. (
Bu kanunla şimdiye-kadar mev) zuatımızda mevcud olmıyau tohum ve İterdi işi de sağlaıunıştır. Köyler, kasabalar, meta ve yayla işleri yeniden daha iyi bir şekil a-lacaktır.
Her hangi bir nuntakada devlete aid boş arazi varken vatandaşların toprağına el konması nıev-ı zuubahis değildir. Üçünoü ve ö-nemli bir kanun tasansı..da, sel v^ kuraklıktan zarar..gören çiftçilere tohumluk ve diğer ihtiyaçlarının! acele olarak sağlanması.
İşte bu üç kanun projesi tarııq ihtisas encümeninden geçti. Yakır^ da meclisten çıkacaktır.
— Ziraî sigortalar, Tarım Bakanlığındaki yenilikler ve dış meni leketlere gönderilen memurlar hak kında izahat lütfeder misiniz?
«— Çiftçiyi kalkındırma ve rençbere vardım gayesile kurulmuş olan ve Amerikalıların (ex-tention) dedikleri bir teşkilâtımız vardır. Yurdumuzun muhtelif yerlerinde sayısı 13 e varan bu teşkilleri mükemmelleştir-rek 30 & çıkarmak gayemizdir. Tarımla iştigal edenlere bağ. bahçe, ev, hay van, ziraat âletleri ve tohum temin edileoektir. V-e lıöyleoe köy dâ vanııza büyük kıymet vererek modern köyler kurmak arzusundayız.
Ziraî sigortalara geliııoe: Tarım Bakanlığı bu mevzuda ciddiyetle
ır m
lar; doğuşlarından Ömürlerinin sonuna kadar ibadet, dua, kur an o kumaktan fariğ olmayan ve vâkıf oldukları ulumı hakikiye ve a-kaidi yakiniyeyi -ve ahkâmı di-n iyeyi uâsa talim ve telkini eyleyen ve kemal ve tamamlı • ğın gayesine ulaşan af dal ve üstün insanlardır.ıBunların ismetxv.o taharetine, bütün Müslümanların mevlâsı ve şeriatin hafızı olduklarına ve bu bakımdan tebcil ve tev kir olunmaları lâzım geldiğine dair naslar vardır. Bu naslar; tevatür ile sabit ve mevsuktur. (2)
Birinci masum imam - Hazreti Alidir. Hicretten 23 yahııd 21 yıl evvel MekkcJe doğmuştur. Doğdu ğu zaman valdesi ona (Haydar) a-dını vermiş, sonra babası tarafın-dar (Ali) tesmiye olunmuştur.
Am erikan uçakları --------------a—— Dünyanın herhangi yerindeki bir hedefi bomba-lıyabiiecek
Vaşington: 20 (A.A.) — B - 36 tipinde yeni bir Amerikan dev bombardıman uçağı tonlarca bom ba ile saatta vasati 350 kilometre lik bir süratle 12.800 kilometrelik bir uçuş yapmıştır.
16,000 kilometrelik bir uçuş yapabilecek kabiliyette olan B - 36 dev uçağı 140 ton gelmekte ve beheri 3000 beygir kuvvetinde .6 motöre sahib bulunmaktadır.
Birleşik Amerika Hava Bakanlığı tarafından bu akşam bildirildiğine göre, son zamanlarda Ame rikan bombardıman uçakları tarafından yapılan 12800 kilometrelik bir uçuş; Amerikanın her hangi bir yerinden havalanacak olan B - 36 bombardıman uçaklarının dünyanın her hangi bir tarafında bulunan stratejik bir hedefi bom balıyabileceklerini açıkça isbat et miş tir.


Komünist zulmünden kaçan Çek’ler
Londra 20 (A.A.) — Dün uçak la Çekoslovakyadan lııgiltereye gel m iş olan sekiz Çek tayyarecisi ko münistlerin iktidarı ele geçirmesin den sonra Çekoslovakyada -hâkim olan hayat şartlarını anlatmaktadırlar.
Bu tayyarecilerden beşi harp es nasında İngiliz hava kuvvetlerinde pilotluk etmiş olduğu için İngiliz personeli ile alanları mükeuı mel bir şekilde bilmektedirler.
Mültecilerden biri Çekoslovakya da komünistler tarafından yapılan zulümlerden bahsetmiş ve şunları söylemiştir: |
Altı senedenberi uğrunda çalıştığımız hürriyet prensiplerinin hepsini kaybettik. Çek ahalinin yüzde sekseninin muhalif olmastua rağmen komünistler Çekoslovakya daki hayat şartlarını Rusyadaki-
Tefrika TV. 131
Arablar; çocuklarını yüksek i-sımlerle adlandırmağı âdet edin ■ nnşlerdi, Ali de yükseklik mânası olduğundan Ebutalip; oğlunun şanını ismile de tevkir eylemek istemiştir. Lakabı (Murtazâ), künyesi Ebûturap’tır. Hazreti Peygamber efendimiz tarafından künyeleıı dirilmiştir. Çok cesaretli, esrarı u-lûma vâkif en büyük insandır.
Her gün ve gece bin rik'at na • Daaz kılar; lıarp ve cihadın en şiddetli sıralarında dahi Kur'aıı okumaktan geri durmazdı. 40 senesi Ramazanının 14 nde suikascte uğra mış, 17 nci pazar günü şehiden ir-tilıal eylemiştir. Namazını oğullarından imam Haşan kılmış; bir rivayete göre, Necef'de, yahııd Küfe şehri dışında, diğer rivayete gö

(Baştarafı 1 incide) ve istikbal için da ümid beslememek icap ettiği bildirilmektedir.
Bugün Güvenlik konseyinde, konuşan Ukrayna delegesi Filistinde ki vaziyetten. Ingilterenin mesul olduğunu, îngilterenin burada hâlâ hâkimiyetini devam ettirmeğe çalıştığını söylemiştir. Suriye delegesi. Cemal Hüseyni ise Filistinde-ki vaziyetten siyonistleri mes'tıi tutmuştur.
Mımr ordusu ilerliyor
Kahire 20 (A.P) — Millî Müdafaa Bakanlığı tarafından neşredilen tebliğe göre. Mısır kuvvetleri C-azze’nin 8 kilometre şimal doğusunda Beri Hangün'ü işgal etmişlerdir.
Mısır hava kuvvetlerinin Tel-Avive karşı akınlan dün de devam etmiştir.
Kanlı çarppışmalar
Kudüs-20 (A.A.) — Kudüs İçin yapılmakta olan savas süratle na-' rik bir safhaya girmektedir. j
Bu sabah alınan haberlerde şeh lin etrafında ve içinde vahşiyane çarpışmalar cereyan ettiği bildirli inektedir.
Bazı haberlere göre, kuzeyden gelmekte olan Arab lejyonuna a-' id birlikler süratle Şam kapısını aoğru ilerlemişlerdir.
Ömer camiine mermi diiştü
Kudüs 20 (A.A.) — Arab genel) karargâhından bildirildiğine göre Yahudi havan toplarından atı -lan mermiler Kudüsteki meşhur. Ö| mer camiini», avlusuna düşmüş fa kat cami hasara uğramamıştır.
Bir Yahudi lideri ve ayni za -, n.onda kutsal şehirdeki Yahudi karargâhına mensup daha bir çok kimseler Arablar tarafından esir edilmişlerdir.
Halifelik meselesi
Londra: 20 (AP.) — Filistin sa vaşına dair bugünkü bir yazısında •îLoııdra Star gazetesi, dünyanın en zengin adamlarından biri olan Havdarabad Nizamının Yahudilere karşı açılan Arab savaşına muhte mel olarak para yardımı yapacağım ve gayesinin halifelik olduğunu beyan etmektedir.
Makaleye göre, Mısır kralı Faruk, Ürdün kralı Abdullah, îbni Suud ve diğer Arab hükümdarları nin da, Nizamın mali yardımı mu: kabilinde halifelik üzerindeki keii di emellerinden vazgeçmeleri müm kündür.. ’
Diğer taraftan İngiltere Dışişleri Bakanlığı. (Londra Star gaze-* tesinin bahsettiği böyle bir anlaş^ madan her hangi bir mnlûmatı ol-mad»5’’nı beyan e+r)b'»tir. 1
Tel-Avive yeni hava akını Tel-Aviv 20 (A.AJ — Arab u1 çakları bu sabah Tel-Avive yeni • der akın etmişlerdir.
Isıail devletinin Ingiltereden isteği Londra 20 (A.A.) — (Nafen) Yeni ilân edilen İsrail dfvteti, tanınmasını* îngiltereden resmen tulep etmişse de îngilterenin bu anda bu talebi kabule mütemayil olmadığı görülmektedir.
Bu mesele hakkında mütad mülâhazalar İncelenmektedir. Bu ara da bu devletin muntazam işleyen, muavyen hudutlara malik bulunan ve «nri^eeeği milletlerarası taah • hiitteri vehme getirebilecek bir i-dare olup olmadığı meselesi ince-
uin ayni yapmak arzusundadırlar. Memlekette bir ölü sükûtu ve şüp he hâkimdir. Ahalinin ekserisi M. Jan Masarvk’in intihar ettiğine i-nanmanıakcadır. Çok kimse meınle ketten kaçmak istemektedir.
ro cesedleri Afedineye naklolunarak! zevceleri Hazreti Fatimanın kabri-J no gömülmüş ve başka bir rivayeti te göre de. kendi vasiyeti üzere ol lümlerini müteakip yiizü nikabh ) bir deveci gelip tabutunu devesine! yükleyecek götürmüş. Hazreti Ha-i sar ve Hüseyin de refakat eyle -? mis. sahranın ıssız bir yerine ge ) llndiği sırada deveci nikahını kal? cbrmış, bunun Hazreti Ali okluğu-C nu gören oğulları da babalarımnc emirleri üzerine oradan dönmüşler,» bu suretle cesedin nereye götü -c nildüğü malûm olamamıştır. Bu» rivayet; daha ziyade Hazrei Ali-S nin ölnıerlijrini ve ölmediğini ilerle süren şia fırkalarının inançlarına» tetabük eylemektedir, (
Resulü Ekrem; onu kendisine? kardeş yapmıştır. Kızı Fatuuanın ) zevci, masuın imamların birincisi-? diı. )
(1) Yazılarımızın taraf la-
lında (havariç) ve (imamlye) den sonra gelecek (gullat) kırımlarında kâfi izahat mevcuddur.
(2) Kasların nevileri ve mahiyetleri hakkında daha evvel tafsilât verilmişti.

lenmektedir.
Filistin saavglannda ölen ilk gazeteci
Amman 20 (A.A.) — Hemsley gazeteleri adına Filistin harekâtımı takip etmek üzere Arab lejyonu -nezdınde vazife görmekçe olan binbaşı Aichard tVyndham dün A-rab lejyonunun Kudüste Scopua tepesine yaptığı ilerleme esnasında bir Yahudi mitralyözcüsü tarafın dan* öldürülmüştür.
52 yaşında bulunan binbaşı Wyndlıam, Yahudilerin Scopus tepesindeki Hassamah hastahanesin-deıy ateş ettikleri sırada, yeni mev ziler işgal etmek üzere ilerliyen A. ıah' lejyonu havan topçularının fo toğrafiını çekmek için bulunduğu nerden çıkmıştır.
Bu esnada mitralyöz sterile kar şılaşmış ve tam göğsüne isabet e-deru mermiler neticesinde derhal öl müştiir. Binbaşı Wyndham Arah üniforması taşımakta idi.
1 W\-ndham’ın cesedi RamIah-% nakledilerek oradaki lııristiyan ma zarlığma defnedilmiştir. tyeslekda-lanndan iki kişi ve birkaç Arah binbaşım definde hazır bulunmuşlardır.
Wyadham. 1942 denberi Orta-dc ğ uda bulunan başlıca Ingiliz ga zetecilerinden biri idi.
Rusların havadan asker indirme hazırlıkları
Çamda çıkan (Feielrap) ga» tes;ı4 Mayıs 1948 tarihli nüslıasu» da şöyle yazıyor:
Büyük bir Filistinlinin. Filistin öeki İngiliz resmî çevrelerinin elin de bulunan güvenilir ma! mata göre. Jlnşyanın Arablara karşı çar pı? malarında Yahudtlere yardım e' mek üzere Sovyet uçaklarının taş vncağı'.hir askeri kuıçvet hazırlad iğini ve yanında ağır tank ve top bulunacağı beklenen bu kuvvette 15 Mayısta Filistinde peyda olacağını jsöyîediğinden balısebaekte ve ₺wvaziyet hasıl olursa İnginlerin tekrar Fîlistini işgal etmek* îiııin .beklendiği yazılmaktadır.

MIC t

Amerika - Rus münasebatı
(Baştarafı 1 incide) tisinin ve M. Staiiniıı AVallace -m açık mektubuna vermiş olduğu.cevabın Türkiye-için, öcel bir önem taşnbğuu yazmakta ve RuKV3-nıa. iddiaları nazarı itibara -aknacak olursa Kremliam diğer memleketlerde üsler tesis’ haklanJaki siyasetini değiştirmiş olup oraıadığı sualinin soru-lahileceğiai belirtmektedir.
Times fazetesimn siyasî mu harriri yazışma şöyle devam et - mek bedir:
Moletof, Sovyet hükümetinin diğer.rmınieketltrde üsler vücuda; getirmediğini ve bu (isterin tesisi içın tehdidlere baş vurmadığını-söylemiştir. Scalin, Birlenmiş Milletlere dahil nıemleker k-rde üsler tesisinin menediteae-si hususunda Wallace taraflı dan ileri sürülen teklifi tasvib ettiğini bildirmiştir.
Hâlbuki 1946 senesinde Sov yetler Birliği Boğazların müda faasmı Türkiye üe müştereke.: üzerine almayı teklif etmiş ve 1947 senesinde de Spitsbergen’ir müşterek müdafaası için Norver ile m üza kerelere girişmişti/. Bundan başka Rusya, Finlandiya ile imzalamış olduğu andtaş-ma ile elli senelik bir devre için, kiralamış olduğu Porkkala deniz üssüne büyük bir kıymet ver mektedir. Neyin sonu gelmiyeu .üsler kurmak olup olmadığı hu-s us unda sonsuz iddialarda bulu-.nulabileceği şübhesizsc de Türle iyede ve diğer memleketler Rusya tun Boğazlarda (isler tesisine erişmek arzusunda olduk ğunu daima anlamışlardır. Görünüşe bakılacak olursa, genel bir anlaşmaya varıldığı takdirde, Stilin bu nokta üzerinde ısrar etmiveceğini ileri sürmektedir.
M’ALLACE, ISRAR EDİYOR
San Dicgo, Amerika, 20 (A. Üçüncü partinin Cumhur
p.) başkanlığı adayı Henı y Wallace dün-ffece burada verdiği bir demeçte şöyle demiştir:
«Btrieşrniş Milletler Anayasa sının 33 üncü maddesinde, dünya sulhunu tehlikeye düşiirebite-cek ihtilâfların evvelâ her iki taraf -arasında müzakere yolile halledilebileceği kaydedilmiştir. Dünyayı alâkadar eden meselleri Amerikanın Rusya ile tek başına müzakere edemiyec.-ğini bildirirken Marshall bu mad deyi unuttu galiba.
A10M HARKINDAKİ BİLGİ
Londra. 20 (A.A.) — Ingiltere ve Birleşik Amerikanın atom enerjisi ile ilgili malûmatı teali etmeleri hakkında bir aulaşnr imzalanmıştır.
*
SAİT At İ
»I


*
IB
I

1
1
İ)



Vapur İlftJJİMi Btktonen vnpurlar STEVENS0H LİNE Şimalî Amerika muntazam hatta s/s D î A Kİ A
H, PONOHİIILET f imanımızda dır. Yalnız Napoli ve Cenovft" ya mal kabul eder, s/s NoaK Brovvım 25/26 - Mayıs 1948 İstanbul ve îzmirden Pire Napoli, Cenova ve New York için mal ve yolcu kabul ederin /s Elim Herini
15 ile 20 Haziran 1948 Amerikaya mal ve yolcu alır.
TBANSMÂRIN
İsveç vapur kumpanyası Helsinborg s/s U L L A
25/29 Mayıs 1948 Londra, Anvers, Roter-dam, Breymen, ve Hamburg için aktarmasız mal kabul eder.
m/s GÜN DA
10 -13 Haziran 1948 İskenderiye, Londra, An-vers, Rotterdam, Breymen ve Hamburg için aktarmasız mal kabul eder.
b/s H ER A
Haziran sonunda
STAUBO ÜNE
Oslo, Norveç vapur kumpanyası New York ile Tür kiye arasında muntazam vapur seferi m / s HAV
22 - 23 Mayıs 1948 Beyrut, İskenderiye ve Ne\v York için mal kabul eder.
■ İl ■ I I—
H.PHKURC
• • Yugoslav muntazam hattı Adriyatik limanlan için s/s Herçe Govina 21/ 27 Mayıs 1948 Triyeste ve Riyekaya yük ahr.
s/s Zuzenberk
7 10 Haziran 1948 Tarihinde bekleniyor.

I
4
LJ
s/s Fidles
Mayıs 1948 sonunda Bue-nojî Ayres için yolcu kabul eder.
GÖMME
I İsveç kumpanyası Cenubî | Amerika hattı
B m/s Ada Gorthon
E Haziran ikinci yansında B Cenubî Amerikaya mal | kabul eder.
I Bütün tafsilât için Galata
■ Yolcu salonu karşısında I Frank Han 3. kata müra-" caat. Tel: 44,707/8 %
Me ve haksffîierta bsMikledm iz güreş kat’î surette ayrılmalıdır. Geçen yılki hatâlara bu def a da bilhassa I tarafgirlik yüzünden düşülmemeliklln
Edirne, 20 (Hususî surette t iden arkadaşımız Ahnıed Bengi-su’dan) — Baharla birlikte, bıı yıl da Kırkpınar güreşleri gelip jatmış bulunuyor. Bugiin,' Edir-faenin tarihî Sarayiçi nam mahal Jinde er meydanı açılmış ve Tür klyemlzin her tarafından bütün pehlivanlar da buraya gelmiş bulunuyorlar. Bu güreşlerin ce-’ reyan tarzını günü gününe bildireceğimizi müjdelerken, tarihi Kırkpınar güreşleri tertib komitesine ve seçilecek olan hakem heyetine hatırlatmak istediğimiz bazı noktalar vardır. Bu u-fak tefek hatâlar da düzenlenecek olursa, bu tarihî güreş panayırının. daha canlı ve tertibli olacağına şübhemiz yoktur.
1 — Meselâ geçen yıl merhum cihanşümul pehlivanımız Adan; linin mezarına muazzam bir lu labalık halinde gidildi. Fakat c rada ne tertib komitesinden, n Edirneli gençler namına ve n( de Adalının hayatını bilenlerde' bir tek şahıs çıkıp bu hıukadde1 mezar başında, orada yatan İro ca yiğitin hatırasını hatırlatacak bir tek kelime dahi söyleme
’ di. Adetâ Adalıya o gün, o saat kara toprağa vemıişcesine neh hvanlardan birinin lütfen okudu ğu bir aşır ile iktifa edilerek dö nüldü.
2 — Sayın Şevket Ödüle, bu tarihî güreşleri ihzarda göster diği gayret ve başarıdan dolav alenen teşekkür etmeği bir vicdan borcu bildiğimizi söylerken, kendisinin de TrakyalI olması do ayısie, hakem mevkiinde oturması ve güreşlere pehlibanların eşeştirimesi işine müdahale etmesi birçok pehlivanlar ve seyir çiler üzerinde aksi tesirler husule getirmektedir. Bazı kimseleri bu durum şöyle düşüncelere sev-kediyor: Milletvekili olması ve dolayısile güreşi hazırlaması vii zünden. Bay Şevket Ödül hakem heyeti arasında bulunursa, hakem heyetine TrakyalI pehlivan lar lehine baskıda bulunuyor ve istediğini de o biçarelere yant-nyor. Bu yüzden bilhassa baş güreşlerin tadı kaçıyor!., işte biz de bu şübhelere mahal kalmaması için sayın milletvekilin den hakem heyetinin semrine dahi uğramamasını istiyoruz.
3 man pehlivonların tesiri altında kalıyor. Meselâ bir pehlivanı dj-ğerile eşleştirmek istiyor: peh-
• livan buna itiraz ediyor ve kendi istediğile konuşuyor. Bilhassa eşleştirme işinde ananeye riayet edilmesi çok yerinde olur. Pehlivanları eşlerken, onkgn geçmiş yallardaki dereceleri göz önünde tutulmalı, ayrıca bu bir | sene içerisinde şurada burada kimlerle karşılaştığı, aklığı derecelerde işi yakından bilenlerden öğrenilip etraflıca tedkik edilerek öylece eşleştirilmeliâir-ler.
Meselâ, geçen yıllarda şöyle hatâlara düşülmüştü: Baş pehlivanlar arasında kur’a çekilmiş ve birçok pehlivanlar da buna itiraz etmişlerdi. Evvelki yıl Çolak tsmaile Tekiıdağh Hüseyin kur’a ile düşmüştü. Büyük bir haksızlık tı bu...
Geçen yıl da buna benzer bezi haksızlıklar olduğundan bu gene pehlivanımız bu seneki Kırkpınar güreşlerine girmekten
T
Hakem heyeti, her za-
Yeni Neşriyat?
DÜNÜN VE BUGÜNÜN MEŞHURLARI!
----o---
Dale Carnegie tarafından yazılmış bu dikkate şayan tedkik eseri Arif Bolat Kitabevi yayınlarından biri olarak satışa arze-dilmiştir. içerisinde Çörçilden Bing Crosby’ye kadar 28 meşhur şahsiyetin bîlinmiyen taraflarım ihtiva eden bu eseri okuyucuları miza tavsiye ederiz.
Ekonomi Bakanı Ankaraya döndü
C. H. P. 51 kongresinde hazır bu lıınmak iızere şehrimize gelen Eko nemi Bakimi Cavid Ekin dün akşam Ankaıaya hareket etmiştir.
sarfınazar etmiştir. Bu sene işe şöyle olmalıdır: Şimdiye kadar başpehlivanlık almış olşıılar bir birlerile kapıştırılmak, baş altında girenler birbirlerile tutuşmak ve hiç başpehlivanlık unvanını alanııyanların birbirlerile eşleştirilmelidii’ler, işin .hakcasj da budur.
Bu yıl Ahmed Koç ile Çomak Mustafa başa çıkcmlmaluk)'. Her ikisi de baş pehlivanların birçoklarile güreşler yapmışlar ve kazanmışlardır da. Şayet onlar başaltına girerlerse, yeni )e tişmek üzere olan elemanların güreşini bozacakları gibi, büyük bir hatâya daha düşülmüş olacaktır. |
4 — Başgüreş, geçen yıla gelinceye kadar berabere kalmamıştır ve böyle birşeyi güreş tarihi kayıd ve ltabul etmez. Bu sebeble çok büyük bir skandal uyandıran berabere bilgi bu yıl yaptırmamalıdır, iki kişi geçen seneki gibi kalsalar da gece sabaha kadar meş’aleler yakılarak güıt? sonuçlandırılmalıdır.
5 — Pazar gününe yalnız bütün güreşlerin domifinali kalma malıdır. Zira buna riayet edilmezse, geçen yılki gibi, bu sene de pazartesi günü dahi güreşlerin sonunu alamayız.
6
olanlara bırakmalı: bir hakem ve bir de jüri diye birkaç parti ayrılacak olursa, güreşler yine çok karışık olacaktır. Zira, horoz çok olan yerlerde sabah çabuk olur. Salahiyetli bir hakem hey et ile Yamalı Hüseyin be Fu-ad pehlivanlar gibi iki meydancı da olduktan sonra iş tıkırında gider sanıyoruz.
Ahmed Bengise
Hakem heyetini, iğin ehli



santim3
)
* .
)
)
■ı&ktu olarak:
»
Kr.
JCO©
400
•00
JÖO
î®0
Yeni Sabah ın
HAN FİYATLARA
lad
katık
i
)
) »
1
— Haşmetlû efendimiz, dedi. Gerçi sizin başınızı istemekle büyük bir cesaret eseri gösterdim. Fakat bunu, kötü bir mak şadla yapmadım, sizi buraya ge tırerek dostlarımıza, düşmahla-rımjz.. karşı kendimize bir iftihar vesilesi ayırmak için yap --tim. Bı? hususta hatırı şerifini ze bi; şey gelmesin.
Sâ.lun Zenci, kuvvet ve cesa yetir n onda biri kadar da ze-kpva mâlik olsaydı. Sakardis’in sahte iltifatına inanmazdı. Ne y:ız)k ki, anlayışı kıt bir hayduttu 1* '^ şevlere akıl erdiremezdi çek ile
Vezirin iltifatını ger-sa; arak uiağ ur bir eda otvrdu. Sin di ka darı çatık, surat, asık dezikli. Kan çanağına diklen gözleri, eski halini almış. sıkılan yumnık) rı gevşemişti. Art’k dişlerini ıcırdatmı voı gevrek gevrek gülerek ko-nv.-.u (;;(lu. Melik Ef ah i kvk-Jn gibi oynatan Sakardis, niha yet Sâdun Zenciyi de kândır-
* ** * « A n A w
20.20
22.90
%
Cad.
edilebilir. : kıymetli
4000
arsa
% I
% 6 Kalkınma 1
% 7 Millî Müdafaa 2
istiklâl pasajı No: 6
BORSA I
20.55
98.—
96.90
20.19
İstanbul BnrMfainu» 20, û 94ü fiyattan
21 M4VI5
riügjgjyjı_________!■■ ■
•J
OJ»IUV« *K)ME55tl
e“°
Voleybol möaaba kalanı
Ankara t 20 (Hubusî) — Memleketimizde ilk defa yapılacak o-lan Türkiye voleybol müaabakala n için büyün Bfden Terbiyeci Genel müdürlüğünde kur’a çekilerek fikÜBtür tanzim edilmiştir. Müsabakalara yarın sabah Siyasal Bilgiler okulu salonunda başlanacaktır. MÜehakalara Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Kayseri ve Burdur bölge birincilikleri katılmaktadır.
Feci b r kaza
Ankara: 20 (Hususî) — Bu sabah Yenidoğanda ölümle neticelenen feci bir kaza olmuştur. Yeni-doğan karakolu civarındaki taş o-caklarında taş çıkarmakta İken büyük bir kaya parçası Musa Ay-bin adında bir amelenin üzerine düşci k ağır surette yaralamıştır. Musa hastahaneye kaldırılırken yolda ölmüştür.
Londra Nevyork Paris Cenevre Amsterdarm Brüksel Prağ Stokholm Lizbon

Kelepir arsa,
Yeşilköyde poötahane civarında denize 75 metre mesafede yeni imar plânına göre önü büyük park olacak iiç tarafı yol, villalık parçalara ifraz ı metre karelik Satılıktır.
Müracaat: Rumeli han Ar. emlâk Tel: 40367
Öner ve Yücel dâvası
5 ÜÇÜNCÜ KİTAB
| İddia ve Karar
( Profesör Avukat Kenan ö-8 ner tarafından neşrolunan
( ve öner - Yücel dâvasının S üçüncü kitabını tenkil eden J be eser nefis bir şekilde ba-/) Mhp satışa çıkarılmıştır. Mlk $ dan pek umhdHt olduğunuz d₺n tükenmek üzeredir. Mem J feket çapında bir dâvanın te-) □aamlayıoı kitabı elan bu e-j ser her Türk münevverinin
kütübhanesinde yer alacak
4 bir kıymet ve •henuniyette-} dlr. Hitabcılerdaıı arayın.
$ Fiyatı 175 kuruştur.
f *
$ (Yücel - öner» dâvasına
5 aîd Profesör Kenan Önerin } eserlerinden birinci ve Udn-
( ri cildi erin mevcudl&n tii-4 kenmek üzeredir. Bu kıymet | U ve ibret verici ldtablann ) her üçünü de Ankara cadde-2 sindeki «Kanaat» ve «İnfrı-1 lâb» Vltabevlerinden tedarik § edebilirsiniz.
V
J
%
Göztepede eski Dutlukta Cavid paşa sokağında dört tarafı açık de- ■ niz görür bir dönümlük arsa müsait şartlarla satılıktır. I
Talihlerin Göztepe Ihlamur sokak 4 numaralı köşke nıii raca- I atlan rica olunur.
Şukadarcık
Kolynos diş macunu ferahlandırıcı, temizle^cj
vermeğe kâfidir
Türkiye Sigorta Prodüktörleri Cemiyetinden
20. 5 .948 Perşembe günü yapılacağı evvelce ilân edilen umumî heyet toplantısında ekseriyet olmadığından ikinci toplantının 27. 5. 948 Perşembe günü saat 14 de yine Ticaret Odasında yapılması kararlaştırılmıştır. Üyelerimizin teşrifleri rica olunur.
z
İstanbul P.T.T. Bölge
Başmüd İr lüğünden
Şimdilik adî ve taahhütlü mektupla yalnız adî paket işlemi yapmak ve mesaisi adi günler saat 8 — 12 , 14 — 18 Pazar günleri ise saat 0 — 11 olmak üzere Konya Başmüdürlüğüne bağlı Niğde ilinin Gel-vari bucağında bir P. T. T. merkezi açılmıştır.
Sayın halka ilân olunur.
(6874)
İstanbul Belediyesinden
1 — 18 Mayıs 948 Sah gününden itibaren şehrimizdeki mevcud bakkallara şeker satışına başlanılmıştır.
2 — Bakkallar, ihtiyaç sahiplerine bir kiloyu geçmemek üzere satacakları şekerleri, alıcıların isim ve adreslerini bir deftere kaydetmek suretile verecekler ve bu defterlerle aldıkları şekerin mahsubunu yapacaklardır.
3 — Aykırı hareket edenler hakkında Millî Korunma Kanunu bükümleri gereğince muamele yapılacaktır.
Keyfiyet ilgililere ilân olunur.
Satılık Arsa
*
I
Muazzam Şark Efsânesi
S
)■
Sayımı Doktorlarımıza
Amerikan
Romatizma ilâcı
I Piycsamusa gelmiş ve eczanelere tevzi er.ilmiştir.
(6947)
Güzel bir ev’e |
sahip olmak ister misinizT g
Türkiye Iş Bankasının
Küçük cari hesapları aresınde tertip eylediği ( aengin ikraııiye çekilişlerinden faydalanınız, j
I Haziran I948 çekilişinde: ^a;DJbulldt ^.Gçûk
25 Ağustos I948
»

30 Aralık 1948
Her çekilişte ayrıca bir
»)
arsa
ve
Yal da bahçeli ev ; Ankara’da Tasarruf evlerin Je bahçeli ev 2 Ankara da Güven £ mahallesinde bah* £ çeli ev 5
dolgun para ikramiyeler.
z
/
İmtiyaz sahibi: A. CEMALEDDİN SARAÇOĞLU - Yazı işi erini fiilen idare eden: FATİN FUAD — Dizildiği yer: «Yeni Sabah» miirettib-hanesi — Basıldığı yer: «Gün» Basımevi
S __________------------------------------- -----------------
V atg!»naa; udBb»w-w»eA. ........
başını ‘-•ledik. Halbu ki, sen, bize kendisini getirdik. Bu itibarla, Şâme ile evlenmeğe hak kazanamadın. Nil tarihi adında bir kitap vardır. Şimdi sen den onu istiyoruz.
Vahşülfelâ, o zamanın bütün kj-
Itaplnrım okumuştu. Hiç birisinde Nil Tarihi, nâmında bir kitaptan bahsedildiğini hatırlayamıyordu:
— Bıı kitap nerededir? diye sor du;
Ve2ir, omuzlarını silkerek ce •
vap verdi:
— Nerede olduğunu bilseydik,
itliden istemezdik,
VahşÜlfel&’nın canı sıkılmıştı.
Bununla beraber, istenilen kitabı
mış yola getirmiş, kendine bend etmişti.
NİL TARİHİ
Vahşülfelâ, tam bir hafta istirahat etmiş, bu müddet zarfında hiç bir işle meşgul olma nuştı. Sekizinci gün, Melik Ef-rah’m huzuruna çıktı:
— Muhterem pederim. Sâdun Zenci’yi getirmekle verdiğim so zü icra ettim. Şâme İle evlenme mize hiç bir mani kalmadı. Artık düğün hazırlığına başlayalım.
Sakardis. Melik Efrah dan ön ce davranarak Vahşülfelâ’ya ce vap verdi:
— Biz senden Sâdun Zencinin
I
/
bulmak mecburiyetini hissediyordu. Şâme’yi babasının elinden zor la alamazdı. Onun için elbette bir ağırlık vermek lâzımdı:
— Pek âlâ, bu şartı da kabul ediyorum.
Dedi ve Melik Efrah la veziri hü linetle selâmlayarak huzurdan çıktı.
Vahşülfelâ, »Şâme ve Sâdun Zenci; bir odada başbaşa vermişler konuşuyorlardı. Vahşülfelâ, Nii Ta lihi, isimli kitabı bulmak hususun da İsrar ediyor; ötekiler de onu bu fikir ve karardan vaz geçirtmece çalışıyorlardı. .
Genç kız, nihayet dayanamadı.. Saf kalbi) sevgilisine hakikati söv
lenıek mecburiyetinde kaldı:
— Yeryüzünde Nil Tarihi, is -miı de bir kitabın mevcud olduğu nn nereden öğrenmişler? Onların maksadları, senin Vücudünii ortadan kaldırmaktır. Bu kadarcık şeyi an'ny.amıyor musun? Tekrar ediyo itim. Aklını başına topla. Kendini görünmez kazalara, belâlara atma! Sâdun Zenci’nin kalesine gi-delim. Oraad bizi kimse rahatsız e cbunez. Hayatımızın sonuna kadar tehlikesiz yaşarız.
Sâdun Zenci de, ayni düşüncede bulunuyordu. Fakat Vahşülfelâ, Nil Tarihi, adındaki kitabı bul -pıak kararından bir türlü vaz geç mivordu.
— tmkânı yok. diye bağı-dı. İstedikleri kitabı bulup getirmedikçe ve nikâhımız kıyılmadıkça seni alamam.
Şâme, fazla ısrar etmenin faydasız olduğunu anlamıştı. Sevgilisinin bu cevabı karşısında susmayı münavip gördü.
GDevomı var)
m—
1.3060
65.7270 1Ö5.5468 6.3887 5.60 77.8960 11.2495
ESHLAM VE TAMVÜjlAT
5 îkramiyeli 1938
5 îkramiyeli 1933 _ Ergani
7 1934 Sivas Erzuruır
2 - 7
5 1941 Demiryolu 5
7.29
7.30
7.30
7.45
8.00
8.15
9.00
12.29
12.30
12.30
13.00
13.15
Bugünkü Program
CUMA * 21/5/1948
Açılış ve program
M. S. Ayan
Müzik: Hafif müzik (Pl) Haberler
Müzik: Şarkılar (PJ.) Müzik: Operetlerden seç
me parçalar (Pl.)
8.45 Müzik: Film yıldızlandı-dan melodiler (PL)
Kapanış.
Açılış ve program
M. S. Ayan
Müzik: Çeşitli müzik Haberler
Müzik: Radyo salon ox kestrası
14.00 Kapanış.
17.58 Açılış ve progı an
18.00 M. S. Ayan
18.00 Müzik: Radyo dans orke*-trası
Konuşma
Müzik: Kanşık şarkılar M. S. Ayan
Haberler
Geçmişte Bugün
Müzik: Yurddan sesler
Müzik: Radyo Senfoni or
kestrası
21.15 Radyo Gazetesi
20.30 Serbest Saat
20.35
21.15
21.30
22.00
22.15
22.45
23.00
18.30
18.45
19.00
19.00
19.15
19.20
19.45
Müzik: İnce saz
Konuşma: (P. kutusu) Müzik: Karışık şarkılar Konuşma: B. M. M. Saati Müzik: Dans müziği (Pi.) Haberler
Program ve kapanış.
B aLMAC£
V W 2 A 4 5 6 7 8 0
) ■11! n
i ! : k l i .
• (5 Hl 1 ı ı i 1 1
4 1 i 1 lâ!j
b Kl İ ■ i B,
t £ i i n
9 t ib: t MI. |
l 1 ı 1 Gl II
ı 1 ( i ' 11
SOLDAN SAĞA :
Ortalama; Y'üzümüzoe Bilgin; Eski hâ-Bir harfin - Sonuna
1 bulunur; 2 kimlere denirdi; 3 -okunuşu; Gök; 4
(m) ilâvesile genel; Feci; 5 —
Nota; BajTağımızın rengi; 6 — Annenin en şefkatli varlığı; Sonuna (n). gelince tabak; 7 — Sonuna (b) ilâvesile kapı; Hay vanlarda bir cild hastalığı; Bir yel; 8 9 —
; — Toprak parçası; Kalın — Lisanda ağız; Tutsak.
YUKARIDAN AŞAĞI s
1
Cihan; Okuyucu; 3 Yüce; Bir spor; 4 — kün (fakir); 5 ilâvesile fonik; Bigâne; 6 m e organı; 7
Vapurların seyrine engel olur; S
rab harfinin okunuşu; Onarma.
EVVELKİ BULMACANIN HALLEDİLMİŞ ŞEKLİ
1 23456789
Gururlu; Bir saha; 2 — — Nota; Kâr; Düş-Sonuna (sı İşit Olgun; (isini);
insan; Geçici; 9 — Bir A-
1 V E L! 1 :»i El K eI R5
i A z a m; i i ■1 Ei N1 A
â H A L «İR! El sı 1 1 M
4 I t 1 A M'A; Dİ El ,\-ı 1
b Y L «IA*D 1 a; El £
t M Yı Aişıa M E! K A
• F 1 Y!A|T B 'S E F
i A c i «;a M ti R E
L İE İKİEİS 1! İKİ El