İdare: NuTUOsifıarıJye Wo i’’ Tel adresi: .YENİ OABAHt İSTANBUL
Telefon: 20795
abone BEDELİ
Türlüye Ecnebi
Senelik 2800 KJ M00 Kr.
6 aylık 1500 » 2800 »
3 ayhk 800 > 1000 »
1 aylık 300 > eoo >
KURUŞ
10
8AYI8I
HER
YERDE
Cumartesi
3 OCAK 1»4Ş Onumu Yi} No, 3185
L


kanunlard
ntidemo tadilât
i
İstanbul Adliyesinin kadrosu genişletiliyor
Polis selâhiyet kanununun yalnız bir maddesinde değişiklik yapılacak
Demokrat Parti tatmin olunuyor, Seçim kanunundan kentiz haber yok, Basın kanununun da demokratlaştırılması dflşdnfiiayor

1
r
I
İlgili
18 inci hakkın-verılmiş tasan i-
Ankara: 2 (Hususî) mahfillerde söylendiğine göre hükümet antidemokratik kanunları yeni baştan gözden geçirmeğe karar vermiştir. Esasen polis vazife ve salâhiyet kanununun maddesinin değiştirilmesi daki bir tasan Meclise bulunmaktadır. Ancak bu
dare âmirlerini nezaret altına alma yetkisini kaldırmakta ve tahdit etmektedir. Bu bakımdan tasarının Demokrat Partiyi tatmin vtmi yeeeği ve bu yüzden geniş batış- . malann olacağı tabiidir. Seçim ka nununa gelince hükümet bunu e sasb bir incelemeğe tâbi tutmak î (Devamı Sa., 5; Sü., 5 de)
Halk
Partisindeki
Çatırdı
I *
Madem ki sayın Hilmi U-ran yalnız ıdkıa ve olaylardan bahsoluamasını is-»'t-l-frıcrtur, riı -ayct. şayialara sırt çevirmekte ısrar ediyor, c halde biz de kendilerine Cumhuriyet Halk Partisinin, yalnız son iki yıl içinde, geçirdiği istihaleleri hülâsa edelim ve bakalım bunlar da gazeteci dilek ve temennilerinden ibaret söylentiler midir?
*________________
l
İstanbul C. Savcısının Mühim Beyanatı
Milli Korunma mahkemeleri bu ayın sonunda kat’i surette kaldırılıyor tamamlandı
I
•-I
iki tarihi vesika: Yukarıda sağda bugün efendi değiştirerek Moskova hizmetine ge-üç, dört Sene evvbl Alman askerlerile nasıl ülfette bulunduklarını göstermektedir. Almanlarla birlikle saraşarak vatanlarını çetelerden kurtaracaklarına dair Ortodoks

îki tarihi resim hottâ çeri Bırbların daha buncYın Solde Sn o hassa askerleri pa.Hmnın karşısında törenle and içiyııiar,..
Yunanistanda Kızıl hükümet teessüs ederse, Boğazların durumu nazikleşecekmiş..

Adalet Sarayı inşaatı için hazırlıklar Yeni savcılık büroları ihdas edilecek
Usul kanunlarında yapılacak bazı mühim tadilât
Amerika! yardımı | -------O -- r
Türkiye’ye verilene krediler |
-------o-- 5 Rusların sebebiyet verdi- t ği büyük gerginliği a- ? zallınak gibi âni bir tesir t husule getirmiş )
---o--
Adalet Bakanlığı ile temaslarda bulunmak üzere Ankaraya gitmiş olan İstanbul C. Savcısı İhsan Köknel evvelki gün şehrimize dön müştür. Mumaileyh kendisile görüşen muharririmize aşağıdaki be yanatta bulunmuştur:
«— Büdce müzakereleri ve yeni yılın faaliyet programı hakkında görüşmek ve Bakanlıkça t°mas-ta bulunmak üzere Ankaraya gitmiştim. Gerek Bakanlık gerekse B. M. Meclisince adalet teşkilâtımıza ait birçok yeni kararlar alınmış bulunmaktadır.
Diğer taraftan örfi İdarenin ilgasından sonra karara bağlana-mıyan bir çok dâva dosyalan bize devredildi. Üç adet örfi İdare mahkemesinden arta kalan dâvalara, asayişi temin zımnında alınan tedbirler cümlesinden olarak yeni dâvalar da inzimam ettiğine göre mevcut mahkemelerimiz elbette ki kifayet etmemektedir. Bunun için yeni mahkemeler kurulacaktır. Bir dâvanın 3 ay talik e-dildiği vâki olan Beyoğlu mahkemesine şimdilik bir hukuk mahke-(Devamı Sc., 5; SÜ.t 3 de»
alk Partisi binası şimdi her tarafından çatırdamaktadır. Bu binada gedikler, çatlaklar, delikler açılmış-
tır. Hilmi Uran, vazifesi ve mevkii icabı, durumu gayet sağlam ve gülrenk görmekte devam edebilir. Fakat bu zahiri itimad ve emniyet manzarasının altında Halk Partisi genel başkan vekilinin derin ıztırab içinde olduğu pek açık görünmektedir.
Hilmi Uran gazete rivayetlerine bakmayınız; onlar vakılan, olanları değil istek ve dileklerini ifade ederler, demekle son günlerde Halk Partili milletvekilleri arasında başladığı hissolunan çözüntü ve bozgunu örtbas etmek gayesini gütmektedir. Fakat biraz insaflı düşünse o da görür ki Halk Partisi eski Halk Partisi değildir.
Madem ki sayın Hilmi Uran yalnız vakıa ve olaylardan bahso-iunmasını istiyor ve tasavvur, rivayet, şayialara sırt çevirmekte ısrar ediyor, o halde biz de kendilerine Cumhuriyet Halk Partisinin, yalnız son iki yıl içinde, geçir-(Devamı Sa., 3; Sü., 4 de)


Yunanistanı kızıllaştırma gayretleri karşıtında İngiltere ve Amerikanın ciddî tedbirlere baş vuracağı anlaşılıyor..
Londra: 2 (AP.) — İngiliz gazeteleri arasında en başta gelen üçü, Yunanistandaki vaziyetin dün ya sulhü için bir tehlike teşkil ettiğini ileri sürmektedir.
Sol cenah gazetelerinden Sosyalist *New Statesman and Natlom bu arada diyor ki:
«Atinada bir komünist hükümet teessüs ederse, Boğazların Rus kontrolü altına düşmesi sadece bir zaman meselesi haline gelir ve bunun neticesi olarak Türk milletinin Rusya ya karşı vaziyeti de değişir ki bu da Ortadoğudaki kuvvet müvezenesini sarsacak bir â-mil olabilir.
Müstakil «EconomisU gazetesi de bu mesele hakkında şöyle diyor:
(Devamı Sa., 5; Sü., 6 da)
Londra, 2 (A.A-) — Times gazetesi Yunanistan ve Türkiye hakkmda-ki bir makalesinde sene içinde olup bitenleri gözden geçirerek şöyle yor:
Birleşik Amerikanın Türkiye Yunanistana 400 milyon dolarlık yardımda bulunulacağını bildirirken bu iki memleketi bir arada bahis mev zuu etmesi bu memleketlerde mes’ud bir akis uyandırmıştır.
Yunanistanın karşılaşmış olduğu hayatî mahiyette iki mesele, komünist isyanile İktisadî keşmekeş, bir dereceye kadar hafifletilebilmiştir. Bununla beraber harekâtın arttırılmasına rağmen Asi kuvvetlerin Yu-nanistanın merkezinde Epirde v (Devamı Sa„ 3; SÜ„ 4 de)
Verem haftası
di-
46 Vilâyet delegesinin iştiraki ile bugün yapılacak toplantı
Sağık Bakanı vereme ait bir nutuk verecek
Hükümetin
yol siyaseti
Bayındırlık
Bakanının demeci
---o---
Yolların yapılmasına önümüzdeki İlkbaharda başlanmış olacak
l
Sabık kral Mişel Isviçreye gidiyor
• 0
İsviçre hükümeti ise kralın malî imkânlarını öğrenmek istiyor
Sağlık CıtMiu Behçet L
lunkU ihzari toplantıda
pru*
4
» v
';YARIN|>
Meşhur gemilerimiz ' ve meşhur gemiler.. ( ---- Yazan: -- 1
Ali Rıza Seyfi |
Bayındırlık Bakanı Kasım Gölek
Stalinin iki yüzlü âlicenablığı
Pazar sohbetleri Yazan: Ulnaay
Pazartesi
Meclisin tatil yapması üzerine Ba* ymdırbk Bakanı Kasım Gülek, dün sabah şehrimize gelmiştir.
Bakan, kendisile konuşan bir arkadaşımıza Bayındırlık işleri hakkında şunlan söylemiştir:
(— Amerikan yardımının büyük (Devamı Sa, 5; Sil., 3 deı
Londra: 2 (AA.) — Rus meselelo ri üzerinde yetki sahibi olan EcL ward Crankshavv Scotman gazetesinde yayınlanan bir yazısında Rus gizli polisi NKVD den bahsetmekte dlr.
Orancshaw en şayanı dikkat tarafının bu şüpheli ve nahoş mües sesenln mevcudiyetinde değil fakat bu teşkilâtın halk tarafından sevil (Devamı Sa., 5; Sil., 7 de)
Mişelle nişanlanacağı söylenen Prenses, »»Kralla ilk. bakışta sevişmiştik; şimdi o nereye giderse g tsin ben de peşinden bir an bile ayrılmıyacağım» diyor
Sabık Kral Mişcl Prenses Anne de
de Bourbon - Parme ile
beraber
Verem haftasının açılışında Ve:emle Mücadele Demek’eri kongresinde hazır bulunmak üzere Sağlık Bakanı doktor Behçet Uz dün sabah An-karadan şehrimize gelmiştir.
Bakan dün şehrin muhtelif bölgelerindeki sağlık telislerini gezmiş, Guraba hastahanes’nde hastalar, hocalar vc talebelerle görüşmüştür. Akşam üzeri Eczacı ve Dişçi Oku-
luna giderek oıadaki klinik tedavilenr.de bulunmı^tur.
Bundan sonra V» rem
Mücat
Derneği merkezine gelerek vurc
e n 40 vilâyetinden gelen Verem Mücadele Deın(kleri delegeleri)© görüşme* 1er yapmıştır.
BUGÜN YAPILACAK TOPLANTI Dünden itibaren yur d içinde ba> (Devamı Sa.. 5; Sü.. i dt
Yılbaşı talihlisi ne diyor ?
Londra, 2 (B.B.C.) — Rumen hükümetine meneub bir memur, »atık Kral Mlşclin yarın Bükreşten îgvıç-reye hareket edeceğini söylemiştir
Budapeşte, 2 ıAP.) — Dışişleri [ Bakanlığından bugün bildirildiğine göre, eski Rumajnya Kralı Michael, (Devamı Sa„ 5; Sü^ 5 de^
Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Yolsuzlukları
Hamili Nafiz Pamirin cevabı
»

J
^-TAKVİMDEN BİR YAPRAK]
£
*
Yağmur, kar ve kömür
H
olsa âdeta
Milliyet duygusu j ve maneviyat ( Prof. Halil Nimetullah| j ------------------------
Mllli Piyangonun yılbaşı tertibin deki 120 bin liralık büyük ikramiye nJn (036222) numaralı bilete İsabet ettiğin) yazmıştık. Evvelce de blldlı dlğlmJz gibi, bu biletin iki hissesi IManbulda satılmıştı.
✓Devamı Sa., 5; 4 d4)
“Sayın İnönü’nün Prof. Tevfik Sağlamın evini şereflendirdiği gün, ne uzaktan ve ne de yakından Maden Tetkik Arama Enstitüsüne aid tek kelime konuşulmuş değildir
Maden Tetkik Arama Enetilüsü yolsuzlukları iddialarına dair buû dan bir müddet evvel neşrettiğimiz bir ihbar mektubunun Akisle-
ri henüz devam etmektedir. Nite» kim bu mektuba karşı, profesör Tevfik Sağlam cevab vermiş ve mektub muhteviyatından, İnönü-
nün kendi evini şerellendirrr.iş olduğunu kabul etmiş fakat bu ziyaret esnasında Maden Tetkik A- j
(Devamı Sa., S; Sü 2 del I
lacak) gibi eğlentileri vardı. Şimdi kar bastırınca şehirde hayat duruyor. Geçen sörflerden birinde kar bastın ı iniş ne nakil vasıtası İşlemiş; ne de evlere _________ __ I südcü, ekmekçi gidebilmişti. Bomontıden Babıâliye kadar Refik Halidle birlikte düşe kalka yaya gitmeğe mecbur olduk; bütün rin sokakları «anasına babasına veronlerln^ başına gelen felâket dalgalı bir denizin taş kesilmesi ünde bir manzara arzedıyordu. yamrı yumru yollarda düşenin, kafası patlıyanın, kolu bacağı kırılanın haddi hesabı yoktu.
Bu itibarla kara kıştan endişe etmekte haklıyız.
Denecek ki: (O, bir defa olmuş Şıd detil bir kışa rastlamış. Ne yapalım?» Doğru. Ondan sonra bir daha öyle bir kış olmadı. Olsaydı ayni güçlükler le karşılaşmıyacak mıyız? O seneden bu senelere kadar bu gibi vaziyetleri önlemek için no tedbir alındı? Hiç... Adam akıllı bir kar yağsın. Beş altı sene evvelki vaziyet yine olduğu gibf (Lütfen sayfayı çevirtnizâ
----- -- V—1
ULUNAYî
biz öyle dogılız; yağmur, Hepimizi bir rliışünce
zflalardanberl devam eden lodostan sonra birdenbire yağmurla beraber hara kış, soğuk
nefeslerini üflemeğc başladr. Başka memleketler
a
kışı bir eğlence mevsimi olarak karşılarlar;
kar dedik mi?
alıyor. Devamlıca bir yağmur, sohrın
sokaklarını Venedik kanallarına döndürüyor; yağmurlu bir havada köprüyü geçmek tablatle mücadele etmektir; şemsiye açılmaz, tersine döner... Boynunuzu kısarak, başınızı e-ğerek, rüzgâra karşı dikine gitmekten gayrı yapacak bir şey yoktur. (Ceııab) ın «kuş yuvalarının yelpazesin dndıği rüzgâr sık sağnuklarla estiği zaman insanı kaldırıp yere vuracak sanılır.
Karayelin uğultusunu dinlerken —ava merakım olmasına rağmen— hava karlıyacak diye ondışe içindeyim; çünkü kar çok yağarsa eskiden mahallclerdo merdivene oturup kızak kaymak, kartopu oynamak, kar yığınından arslan heykeli yapmak (portakal kabuğundan dış, kömürden eöz o-
şeh-pav gibi şek’
Bu
S A 'Ta • »
İzmir İstiklâl Mahkemesinde neler gördüm ?[

vcu
■ l
Atatürk’e suikasdın tafsilâtı ve içyüzü
w
U iYCKki
Çalışma Bakanlığının dikkat nazarına

Bir fabrika 86 kişiyi işinden attı


Et karaborsacıları hkilli Korunma B(^ü tesbit
3 OCAK 194»
| ZLE7? SAffA//l
İstanbullunun Cerd erine tahrirî cevabar
Ya r a n: C> R«
— Hiç yoktu, bu letimalarda paşalar bulunmadılar,
— Bu; arkadaşlara muarız olmakla beraber muhalif fırka teşkili nereden doğdu?
— Bu fikir \Canbulat ve Şükrü beylerden doğmuştur.
— Fakat o müzakerede bulunmuş olan Kemal ve Cavid beyle • rin hemfikir olduğunu kabul et -mek icab eder.
— Hayır, henüz müzakerede i-diler.
— Kemal bey bundan evvel i -kinci grupla da müzakerede bulu nuyordu. Hattâ Çolak Salâhaddin besin evinde de toplanmışlardı. De mek kı bir taraftan program ha -sırlanmakta iken diğer taraftan İkinci grupla temasa girişilmiş, bundan başka Midhat Şükrü be -yin vaziyetini tesbit etmek isliyoruz. Hangi ietimalarda bulundu?
— Gazi paşaya hangi suretle iltihak ederiz diye yapılan içtima lara iştirak ettiğini zannediyorum.
— Daha kimler bulundu?
— Rahmi bey bulundu, ziraat vekili Sabri bey bulundu. Resuhî bey de zannederim, ki bir iki defa geldi.
— Dokuz maddelik program ne dir?
— Kemal, Terakkiperver fırka ile tam birleşmedikten sonra ye -ni bir program hazırlamağa te -şebbüs etti. Böyle bir programın tesbit edilerek arkadaşlara verildi ğinden haberdar değilim.
— Terakkiperver fırkanın teşki lâtının durmasından sonra sui-kasd etrafında vukubulan fauliye te dair bildiğiniz nedir?
— Vallah bir şey bilmiyorum.
— Kara Kemalin alâkası?
— Çok düşünceli görüyordum. Son günlerde pek dalgın bulnuyor du. Son lstanbula gittiğimde Me -sadet hanında bir içtima varmış, Hasib, odacı, benim girmeme mâni oldu. Ziya Hurşidin, Hafız Nleh enedin, Vilâyatı Şarkiye mebusları nın da bulunduğunu söyledi. Bu -nu işittikten sonra vaziyeti düşündüm, dedim.
— Sonra bunu ini?
— Bunu öğrenmek istedim. Ha nın önünde dolaştım. Hattâ bir gün Kara Kemale (suikasd japıl malıdır * dedim. Odada dolaşıyordu, düşündü, yüzüme baktı. Menfi müsbet bir cevab vermedi. Bilâhare bendenizde hasıl olan ka -naat bana vehim geldi şeklinde i-
Tefrika Ko. 133
aşa^ı-
ufak halin-
çok kalmadım, «Ne olabilir?*
tahkik ettin
AK Vi M DEH
WAP
Yağmur, kar ve
■ •• ••
komur
(Baştarafı 1 incide tekerrür edecektir. Yani nakil vasıtaları işlemryeeek, yine herkes sokaklarda ancak dü^e kalka işine gidabilecek-Ör.
Oiger taraftan kömür tevzii de ağtr gitmektedir. Havaların kötülüğü dolaya d e Zonguldaklan vapur hareket etmemesinin bugünkü kömür sii: lüğe sebeb okluğu söyleniyor.
Alâ! Fakat bunun s âk in havalı zama nı olmad: mı? 8u 6ükûnet demlerinde İstanbulun kömür ihtiyacı depo e-dilemez mi idi?
Mutlaka her sone gazete sütunları bu işin şikâyeti He dolacaktır.
Sonra kömür tevzii için mahdut yerlere hasredilsin? İatanbulda duranlar kömürlerini belli başlı bir iki depodan alırlar. Anadolu banliyösünde oturanlar da mutlaka Kadıköy yahut Üsküdaıdan almağa mecburdurlar.
Halbuki Pendik'e kadar olan büyük banliyöde deniz kenarında, ortalık bir1 terde bir depo teei6i o kadar güç mü-Murl
Bostancıdan Pendik’e kadar olan mesafede kömür yakanlar, kömür bedeli kadar nakliye parası vermek meo durlyetındadirler. Niçin? Halbuki Bostancıda bir kömür deposu mevcut olsa bütün o taraf halkı bir dereoeye ka dar nakliye ücretini hafifletmiş olur.
Bu ihbarla bU her mevsimin kendisine hâs olan lezzetini tatmaktan mah rom ediliyoruz. Yaz denildi mi? Bir bardak soğuk suyun hasretini çekiyoruz. Kış gekrse şehir hayatının uftrı-yacagı arızalarla üzülüyoruz.
Amma Nasroddin Hocanın dediği £ibı s «Bunun baharı yok ınu?> denecek.
Öyle amma o vakit de hayatın ezeli bir bahar olması lâzım... Bu da tabiat kanunlarına gıknuyor»
mahkemelerine verilecek
M

cdi -izah
Ke -
di.
— Hangi tarihde olmuştur?
— Babamın öldüğü tarih oldu -gu için tahattur ediyorum. Kış es nasında 28 teşrinisani ile kânu • nuevvel mebadisine tesadüf eder.
— Bir mektubunuz vardı, Gazi ayıntaba yazdığınız mektub. Bunda :Kara Kemal namına mü bhe m bazı ifadeleriniz var.
— Muhtardan bir mektub al -dım, beni vefasızlıkla itham ediyor du. Cemal o sırada ağır hastay -iniş. Bana telgrafla müracaat etti. Ben Kara Kemale malûmat verdim. Mektubda bundan bahsediyordum
«Biz politikadan vazgeçtik, faali yeti iküsadiyede bulunacağız» diyordum.
Ondan sonra temsili meslekî programını istiyordu. Bunun için vaziyet müsaid değildir» diyer -dum.
— Dur mektubu okuyalım, son ra izahat ver! (Burada mektub Okundu)
Reis — Mektubda Berlinden nu mara tahtında avamir tebliğ leceğini söylüyorsun, bunu et!
— Bu lâtifeden ibarettir,
mal bey serttir, kendisi anud bir adamdır. Küçük kâğıdlar üzerinde devairdeki memurlarına emirler âdeti idi. Ben de mektubumda o âdetine telmihen «Berline gel -dim, şimdi emirler gelir» diyordum.
— Peki evrakın arasında t°rzi imzasile mektublar. Bu kimdir? îaşecilerden bir terzi cemiyeti var onun mu? Bunda Kara Kemal be yin medhü senası yapılıyor.
— Hayır efendim, bendeniz ls-tanbuldaki evrakımı tamamen yak mıştım. Ondan.
— Bunları bugün Ankara valisi gönderdi. İhtimal ki arkadaşınız Hüseyin beye aiddir. Şimdi «O şaka olarak yazılmış bir ibaredir» diyorsunuz. Fakat size mükâfat verilecek deniyor.
— Nasıl olur, bizi yine vazife -mize mi iade edeceklerdir?
— Batumda bulunanlardan bah sediliyor, kimler vardır?
— Halil paşa ve arkadaşları.
— Halil paşa diyorsun, halbuki Enver, Talât paşalar, Azmi, Nazım beyler var, bunları söylemiyorsun.. ’ Maltadan efendini kaçırmak suretile vazifeni yapıyorsun?
— Düşündüm, düşündüm, o mektubu buldum efendim. Çok zor la buldum bu mektubu yazdığım vakit sonuna kadar B. T. koydum. Yani mekteb dersi şeklindedir. Doğrusu çok saçma bir şey koymuşum.
— Kara Kemal beye gidip görüştüğün zaman Hafız Mehmede tesadüf etmedin mi?
— Zannediyorum ki bir kere tesadüf ettim.
—-Hafız Mebmed senin arkadaşındır.
— Evet, bendenize iltifat eder.
— Peki »onu DAÜEa&erelerini sor madın mı?
Yedıkule canı fabrikası işçileri mümessilinden daki mektubu aldık:
Bizler 1942 yılında bir sermaye İle atölye
de faaliyete geçen Yedlkule cam fabrikası işçilerinden!/.
5-6 senedenberi daimi çalışmakta olduğumuz bu atölyeye bir çok emek ve fedakârlıklarımız vardır. Bu gün bu atölye bizim canla başla çalışmamız neticesi olarak sa lıipleri ufak atölye halinde I-şe başladıkları burasını limitet ortaklığı ve fabrika haline getirmişlerdir. Bu kadar emek ve fedakârlığımız semeresi olarak (piyasa düşkünlüğünü bahane ederek) 86 arkadaşımızı işden çıkarmak suretile açıkta bırakmış ve çalışmakta olan arkadaşların eski yevmiyelerini üçte ve hattâ dörtte birine indirmekte ve kalan işçilere bu yevmiye ile çalışırsanız çalışın çalışmazsanız siz de arkadaşlarınız gibi çıkıp gidin ve istediğiniz yerde hakkınızı arayın diyerek kapıyı göster inişlerdir.
Bu miiesseseye karşı hakkımızı koruyacak kanunlar ve teşkilât varken bu zevatın pervasızca işlerimize ni-hayet vermesini nasıl izah edelim. Pahalılık ve aile efradımız kalabalık bulunduğundan geçinmek zorunda kalmış bulunmaktayız. Fevkalâde kazandıkları zaman bir ikramiyeye mâruz kalmadan simdi piyasanın hafif bir durgunluğunu ileri sürerek hiçleri müşkül duruma sokmalarının ne dereceye ka dar doğru olduğunun takdirini ilgili maka m lar m yüksek nazarına arzederiz.
Muhterem ts Bakanlığının müteaddit beyan ve iş’arları veçhile hiç bir İş müessesesi-nin her hangi bir sebeb ve bahaııe ile işçilerinin eski j yevmiyelerinin kesileıııiyece-ği bildirilmişti. Bu haklı ve yürekler acısı halimizin gazetenizde halk sütununda aksettirilmesini rica ederiz.
Yedıkule cam fabrikası _________________işçileri______j
olunduğu takdirdi, Bratislava’nm muhte yapacağı karşılaşma-
fDevamı var)
Misafir Utkunla üniversiteliler maç yapacak
Haber ald gınuza göre, Üniversite futbol ekibi. Bratislava takımı ile bir maç yapmak üzere temasla ra geçmiştir.
Muvaffak mezkûr maç, llt takını ile
dan sonra olacaktır.
Istanbul vapuru gitti
Devlet Denizyollarının İstanbul yolcu vapuru, dün saat 12 de 157 yolcu ve 500 ton yük ile Marsilya ya müteveccihen limanımızdan hareket etmiştir.
İstanbul vapuru İle giden yolcular ara unda küçük san’atkâr Aylâ Er-duran İle babası Dr. Sabit Behçet de bulunmakta idi.
Belediye şehrin müzminleşen et derdini önlemek için Şehir Meclisine büyük bir teklifte bulunacak
Şehrin ct derdinin zaman aamaıl patlıyun vc tedavisiz bir çiban ha-1 line gelmesi karşısında Belediye alâkalıları tarafından önleyici büyük tedbirler alınmak üzere tcdktklero başlanmıştır.
Bir kısım alâkalılar devletin yapa* cağı organizasyondan sonra bu derdin önleneceğini İleri sürmekte, diğer bir kısmı da bu teşkilâtın uzun zamana matuf bir tasavvur olduğunu belirterek hemen harekete geçilme.1 sini istemektedirler.
Haber verildiğine göre lktısad Mü-
K A A R İ F T E
Yangından korunma
■----o-
M. Eğitim Bakanlığı müdürlüklere bir tamim gönderdi
Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığında çıkan yangın hâdisesinden sonra; Bakanlık, bütün yurddakl Milli Eğitim müdürlüklerine gönder dlğl yeni bir tamimle; mekteplerde ve Mlllli Eğitim Müdürlüğü binalarında, her hangi, yeni bir yangın zuhuruna karşı tedbir almalarını is temiştir.
Bu münâsebetle, şehrimiz Millî Eğitim Müdürlüğünde de, dünden İtibaren, yeni bir yangın ta Uma tn a mesi hazırlanmağa başlanmıştır, Bu talimatnameye nazaran, odacı smdan müdürüne kadar, bütün me murlar, yangın tehlikesine karşı, müteyakkız bulunacak ve kendi a-ralarında bir vazife taksimi yapmakla mükellef tutulmaktadırlar.
• •
Dış tababeti okul derneği kuruldu
Diş tahabetl okulu talebelerinden müteşekkil Dr. Lemi Belgerin başkanlığında dokuz kişilik bir müteşebbis heyet tarafından «Dış Tababeti Okulu Derneği» kurulmuş ve Üniversite Talebe Birliğine iltihak etmiştir.
Derneğin 6 Ocak Salı günü saat 16 da, Üniversite Marmara Lokalin de yapılacak ilk toplantısında, 1da re heyeti seçilecek ve tüzük tasdik edilecektir.
Okullarda veremden korunmı-ya dair konferanslar verilecek
Dün başlayan «Verem Haftası» münâsebetlle, gerekli konferansların alâkalılar tarafından verilmesi için, şehrimiz Millî Eğitim Müdürlüğünce, bütün mekteblere tamim yapılmıştır.
Diğer taraftan, mekteblerin sö mestir tatili içinde bulunmalan mü aâsebetile, konferanslar ancak PaJ zartesl çektir.
gününden itibaren verile-

dürltlğtl et meselesini halletmek için bilhassa cezaların arttırılması cihetini İstilzam eden bir rapor hazırlamakla meşguldür.
Bu raporda etiket bulundurmıyan kasab’arın fâhlş fiyatla et satanlar ve Mezbahada fazla komisyon alanlar, piyasayı yükseltenler ve suiniyet sahibi müstahsillerin de Korunma mahkemelerine istenmekte ve bu husus
Meclisine bir teklif verilmesi ileri sürülmektedir. x
Milli verilmesi için Şehir
ADLİYEDE
Aşıkı tarafından mi vuruldu?
-------o-------
Fatilıte bir kadını tabanca yaraladılar
ile
Fatihte Sangüzel semtinde Bat-talgazi sokağında 27 numarada otu ran 39 yaşında Hayriye adında bir kadın üç seneden beri terlikçl Süleyman İle metres hayatı yaşamak ta İken son zamanlarda Hidayet is minde biriyle münasebet peyda et miştir. Hidayet, genç kadına bir kaç defa evlenme teklifinde bulunmuş, fakat Hayriye şimdilik buna razı olmadığını söyliyerek red ceva bı vermiştir.
Bir kaç günden beri Samatyada dokuma fabrikasında çalışan Hayriye evvelki akşam evine dönerken meçhul bir şahıs tarafından iki el tabanca ateşi İle vurulmuştur. Ağır surette yaralanan genç kadın Cerrahpaşa hastahanesine kaldır.imiş ve ameUyatla vücudundaki kurşun lar çıkarılmıştır. Hayatı tehlikede dir. ‘ i
Hidayet İle Süleyman sorgu altı na alınmıştır.
Karı koca bırlcşerek kiracısını tehdit ettiler
Tophanede tramvay caddesinde 32 numarada oturan Eteni ile karı sı Behice evvelki sabah kiracıları Ahmedln önüne çıkarak tabanca ve bıçaklarını çekmişler:
— «Seni öldüreceğiz, yaşatmaya cağız» diye tehdit etmişlerdir Etraftan yetişenler muhakkak bir ci nayetl önlemişler ve karı kocayı po lise teslim etmişlerdir.
----------o —
Bratislava bugün Beşik taşla karşılaşıyor
Bir haftadanberi şehrimizde bulunan Çek Bratislava takımı bugün üçüncü karşılaşmasını Beşiktaşla ya pacaktır. Sahanın çamurlu oluşu Çeklerin kısa paslarına müsaid olmadığı için Beşik taşın bu maçı mu-vaffaldyetle bitireceğini zannediyoruz.

edilemiyen bilet fiyatları
, -------o —
Belediye Encümeni ecnebi takımlar için ayrı bir tarife tatbik edecek
—o-----
Bir müddettenberi tarifeler üze« rinde incelemelerde bulunan Belediye Encümeni dün nihayet maç biletleri fiyatları etrafında bir karara varmıştır. Verilen karara göre Bratislava takımının şehrimizde yapacağı maçlar için şimdiye kadar olduğu gibi - duhuliyenin 1,5 Hra ve tribünle şeref tribününün 2,5 ve 5 er Ura olarak fiyatları tesbit edilmiştir.
Encümen bundan başka her ecnebi takım için stadyomlarda ayrı bir tarife yapmağı kabul etmiştir, tarifede uzak memleketlerden gelen fudbol takımlarındaki angajman şart lan göz önünde bulundurulmuştur.
Buna göre ecnebi takımların şehre gelmesinden bir hafta önce stad bilet fiyatları tesbit olunacaktır.
Yerli maçlar için de hiç değişml-yecek bir tarifenin tesbiti için alâkalıların raporlan beklenmektedir. Zira evvelce de bildirildiği gibi Encümen bunu bir fiyat meselesi olarak kabul etmeyip doğrudan doğruya stadın umumî gelirleri ve haddi istlabisile alâkalı bulmuş Belediye lktısad Müdürlüğlle diğer teknisyen lerden maliyet istemiştir. Yerli maç lar için de Encümen önümüzdeki günlerde bir karara varacaktır.
Ölen kadının mirasını paylaşana yan varisler
Kurtuluşda Tepealtındaki aSina-son.» apartmanında 4 numarada o» turan ve zenginliğlle tanınmış bulunan Bayan Saadet Timur bir kaç ay evvel Alman hastahanesinde ve fat etmiştir. Merhumenin yegâne varisi İbrahim Muammer kasadaki mevcut paralan aldıktan sonra ertesi günü sulh mahkemesine müıa caat ederek veraset ilanını ibra? etmek ve mücevherleri teslim almak istemiştir. Fakat halasının üvey oğlu İsmail Kemal Gencay ile şoförü Ali Güal da yarım milyon liralık vasiyetname ibraz edince ^mumaileyh bunun sahte olduğunu ileri sürmüj tür. Neticede İsmail Kemal ile AL Güal ve 5 vasiyetname şahidi hakkında sahtekârlık dâvası açılarak sorgu hâkimliğince ifadeleri olın mıştır.

I
Bu

'Verdanın öu htıyecaıriı -.zamanların da rkendMne Jvar^ı gösterdiği yakın dostluk ta .onu Kdocgceye kadar müteselli ediyordu.
Metin, çocuk 'yaçındanberi, Verda-yı ele avuca sıgmıyan 4)ir mahlûk, kendisine erişilcmlyecdk kadar uzak ve yüksek bir yıldız, gibi görmeğe alışmıştı. Bu alftkaoltc ona İsyan etmeden beklemek, «aibırla beklemek ve Verdaya karşı olan hareket lerinde en büyük dostluğu ve fedakârlığı göstermek kuvvetini vermekte tdl.

JBülonde (geline*, o, izzeti nefsin» ve ve gururuna vurulan bu darbeyi kolaylıkla kabulianacak tipte bir insan değildi. lO, güzelliğini bilen, bu kuvvetin her kadının .üzerinde ezici bir üstünlük elde etmek İçin büyük bir koz olduğunu anbyan erkeklerdendi. Zeki idi; bjı z®kfisıru, olduğun dan fazla göstermesini, bundan parlak (bir şeklide faydalanmasını Dİlir-di. Bilirdi kİ, bilhassa bir doktor İçin, harici.reklâmın çok büyük değeri vardır. Bilirdi İd, ı henüz doktor çıkmadan, yarının en meşhur hekimi tavırları alırsa, 'hele tanıdığı aileler içinde bu yolda bir tesir yapmağa -muvaffak olursa, ismi çok ça buk tanınacak, umdnğundan evvel zengin olacaktı. Bülend, az emekle çok .şeyler edinmek istlyen ve bu yolu keşfetmeğe muvaffak olan bir insan yaradılışında idi. Çabuk, kea-
A şk ve his romanı
T

Muazzez Tahsin BERKAKD
tinue yoldan ve ne bahasına olur s s olsun, bir hedefe vanş... hergeyi sade ve kolay bulan bir zihniyet...
Hayat prensipi böyle olunca, kadınlara karşı duygularında da ayni yoldan yürümek onun için pek tabi! idi. Bu yüzden, seneler goçtikce, en yakın arkadaşı Metinle aralanndu devamlı çekişmeler olmakta idi. Metin ne kadar İçin için yaşıyan, fazla parlamağı sevmiyen, cevherini glzllyen bir insansa, Bülend aksine o kadar göz kamaştırıcı olmaktan hoşlanırdı. Yavaş yavaş bu ahlâk ayrılığı iki goncin yollarını da ayırmağa başlamıştı. îlkin ikisi de bunun farkında olmadılar. Sevişiyorlardı. Fakat Verdaya karşı duydukları his onların gözlerindeki bağı kaldırmağa kâfi geldi.
Başlangıcda Metin arkadaşını Ver daya lâyık bir erkek olarak düşünmüştü; ancak, gene kız Viyanada 1-ken ve ondan sonra Bülendln takın-dığı tavırlar, söylediği aörler, arala-
rında gittikçe derinlenen bir uçurum açılmakta olduğunu ikisine de anlat mağa vesile oldu.
Hayır, çocuk Metinle Bülend, delikanlı Metinle Bülend değillerdi, o-lam&zlardı. Bunu gördükten sonru Metin, çocukluk arakadaşından bir az uzaklanmak ihtiyacını duydu. Bu uzaklaşmanın Bülendi Verdadan da uzaklaştıracağını, gizilden gizliye umuyordu.
Verdanın, seyahatten dönüşü, lendln eve seyrek gelişini pek ketmediğini anlayınca bu ümidi
vetlendi. Gene kız başındaki projelerle o kadar meşgul görünüyordu ki, birkaç ay evvel bir ilkbahar akşamı ruhunda uyanan acaib hissi ve bu hissin varlığında yarattığı tatlı fırtınayı hatırlamnk bile istemediği aşikârdı. Esasen bir taraftan mek-teb, bir taraftan konsere hasırlık o-nun bütün günlerini doldurmağa kâ-Tt geliyordu. Bülendln aralarında hiçbir şey geçmemişti sanki...
Bü_
far-
kuv
T frika:27
îşto Verdanın bu unutuşu Bülendln gururunu yaralamıştı. O güne kadar hiçbir kadından bu derece tam bir kayıdsızhk görmemişti. Geçenleri unutmak, Bülendi unutmak de-mektL Bülendi, onu unutmak ha! Bu nasıl olurdu! Onun, elini eline değdirdiği bir kadın, bir daha ondan ayrılamazdı, ayrılmamalı idi. Bahu. sus, böyle küçük bir kız, hislerini henüz anlıyacak kuvvette olmıyan on eydi yaşında acemi bir çocuk...
Bülend bunu affedenıezdi. Verdinin halinde çekingen, ondan kaçan, korkan .bir hal görmüş olsaydı belki onun peşinden koşmıyacaktı. Nasıl olsa, ona karşı olan duygusunun do bundan evvelkiler gibi, geçici ve köksüz olduğunu biliyordu. Fakat bu küçücük kızın onun varlığından haberi yokmuş gibi hareket edişi gene adamın izzeti nefsine dokunuyordu. Birkaç ay evve! avuçları arasında titreyen el gûya onun eli değildi, yüzüne bakarken yanakları kızaran
----------o---------
Makasla karısını yaraladı
Küçükpazarda Hacıkad n mahal leşinde 28 numarada oturan Yaşar Aksoy adında biri iki aydanberi ayrı yaşadığı karısı Zehra ile evvel ki gün kıskançlık yüzünden münâ kaşaya tutuşmuştur. Bu esnada bıçağım çeken Yaşar karışım iki yerinden ağır surette yaralamıştır Yaralı Cerrahpaşa hastahanesine kaldırılmış ve suçlu yakalanmıştır Yaşar savcılıkta verdiği ifâdesinde:
«— Karmu çok sevdiğim için kıskanıyordum. Onu yaralamağa karar vermiştim. Zabıta bıçak taşı mayı yasak ettiği için makasla ya raladım» demiştir.
ka-işte
bir
gûya o değildi.
Bülend. Verdanın kendisine karşı gurur göstermesini bile belki hoş görecekti, öyle ya, bugün o artık bir şahsiyet sayılabilirdi... Fakat bu yıdsızlık, bu herşeyi unutma... Bülend bunu kabul edemiyordu.
Bundan başka, birkaç aylık
Avrupa seyahati onu maddi bakımdan da değiştirmişti. Bülend bunu da görüyordu. Verda güzelleşmiş, serpilmişti. Giydiği elbiseler de güzelliğini artıracak kadar zarifti. Bu giin ona «güzel bir kız değil» demek için cesaret isterdi. Bilâkis, ince vücudu, yaşına göre uzun boyu, mâna-lı başı, hele omuzlarına dalga dalga düşen simsiyah saçları ve bu saçlarla tezad yapan yeşil gözlerde ona güzelden daha güzel bir isim vermek lâzım gelirdi. j
İşte Bülend böyle bir kızı /Ünden kaçırmıştı. Hem de nasıl? Sade, tabiî bir surette... Verda ona karşı çok dost, çok arkadaştı. Aralarında geçen kısa macerayı büsbütün unutmuştu. Başka bir dünyada yaşıyordu. Bülendin öfkesini uyandıran, onda intikam arzulan yaratan işte bu idi. Ne yapıp yapacak, bu kıza tekrar cezbedecek. aonra da onu, can alıcı bir yerinden yacalıyarak bırakacaktı.
elediye reisimiz Ooktor Lutli Kırdarla yoptıgım hayali mülakatın bir hayli okuyucumu sevindirmiş olduğunu aldığım mek-tublardan anlıyorum. Bazı kariıerun ise gönderdikleri ınektublara bu sütunda açık cevablar vermemi istemektedirler. Bunların hepsine açık covab verecek olsam belki onların gönlü hoş olur amma bizim patronla, tahrir müdürü Fatin beyin ve benim mahkemeyi boylıyacağımızda şübhe yok. Bu itibarla ancak açık cevab ver lebi* lecekleri cevablandıracağıın diğerlerine, adreslerine hususi olarak -;önderc-coğim moktublarla, cevab vereceğim. Kusura baknıasın’ar, vâkıa Sıkıyönetim kalktı amma Receö Pokerin gider ayak gazetecileri hediye ettiği oas.n kanunu henüz mer iyotte. 3u itibarla şayed, dedikleri gibi, Fıkracıyı seviyorlarsa bu kış kıyamette onun bv mahkeme senin, o avukat benim taban tepmesini elbette ki istemezler; he.e cezaevinde çile çıkarmama gönülleri asla razı olmaz. Zavallı vaide bir kaç gündür:
— Rabbiın hayırlara tebdil etsin; yine sol gözüm şeyin yor! deyip duruyordu. Kendi kendime:
— Kadıncağıza acaba malûm mu oldu? diye büsbütün telâşa düştüm. Lâfın kısası cevab verilebilecek olanlara cevab verip geçeceğim.

Edirnekapılı bir kanını soruyor:
— Isveçton golen o canım otobüsle, neden dolayı hep 8eyazıtla Beyoğlu arasında işler de bunlardan bir tanesini olsun bizim taraflara vermezler Bize tahsis edilen arabalar hep kam yon şasisi üzerino oturtulmuş yerli karoserili eski arabalar. Hanı biz sınıfsız, imtiyazsız insanlardık \..
Fıkracı — Yıııe halinize şükredin. Bereket versin kı sayın Kemal 3ay-bora insaflı davrandı da hiç olmazsa eski püskü bir iki arabayı semtinize işletmiye başladı. Ya onu da yapmasaydı bu kış klyamette, ıslak kösele kokan o tıklım tıklım tramvay arabalarında balınız nice olurdu?
Sınıfsız, imtiyazsız insanlar olduğumuz tekerlemesine gelince sizin semtte bazı dükkânlardaki ^bugün peşin yarın veresiye» levhaları hiç gözüne rlisme-dı ıııı? Uzun etme de bu katlarına da şükret. Yoksa Bay bora bir kizoi mı o arabaları da sizin semtten çeker vallahi!
Hayranlan Himaye Cemiyeti âzasından gayet yutka —
şöyle sitem ediyor:
— A Fıkracı, belediye .eısımızlo görüşürken kanaı yalarına kötü muamele öden vicdansızlar hakkında neler düşündüğünü neden sormadın?
— İlâhî hanımefendtoığım, bir çok sakinleri, çoluk çoouğde yangın yerlerinde barınan bir şehrin belediye reisine siz olsanız kanaryaların mukadderatından bahse diliniz varır mı idi? Hem müsadenizle size bir şey soracağım: Sizin o rakik kalbiniz yalnız hayvanların ıztırabı ıhtrzaza gelir de binlerce hemcinsinizin leoi durumları karşısında taş mı kesilir? Hayvanlardan ziyade insanların acınacak bîr durumda oldukları bir şehirde yaşıyorsunuz sayın «bayan!...
Tophaneli Yanbasdı Tevfikle Sal-kımsöftüdlü Çüşdede Salih muşt ^oken imzaladıkları bk mektubda soruyorlar:
— Fıkraoı, darılına amma sen de avalin biri imişsin ha! İnsan be‘e d i yo roisi ile o kadar içli dışlı konuşur da son günlerde kapatılan semt meyhane lerınin ne zaman açılacağını hiç sormaz mı? Rabbena hakkı için adam a-kıllı içerledik sana, yazık senin delikanlılığına be!...
Fıkracı — Hayıflanmayın, çocuklar! Yüz kırkı köşedeki tütüncüye tona c-dib de küçük boy bîr anzarotu pantolonun arka cobine yerleştirdiniz mi bütün İstanbul eokakları sizin için bahçeli meyhane kesilir be imanım! Yalnız fazla kaçırıp sulanmamaya dikkat edin. Yoksa kodesi boyladığınız gündür. Malûm a, delikanlı rakıyı ağzına İçer. Göreyim sizi, falso etmeyin!... FIKRACI
(Arkası yarın)
Kasım
VUİtlec
1363
Rumi
K, «vt«1
21
OCAK 1948
3
1

(Devamı var)
Cumartesi
1367
Hicri
Saf er
21
57 — AY 1 — OUN 3
Güneş Öğle İkindi
Akşam Yatsı iniştik
VMatt D.
24
18
40
53
31
40
7
12
14
16
18
5
Ezani
3.
2
2
9
12
1
12
D.
33
27
48
38
48


SAYFA r1
Partisindeki
1
Stalinın
muhtemel
I
İl İdare kanununun tâdili
2
ZZZZ
T
Molotof...
haleli:
Türkiyede idari reform
w
f
1 !




> “Rusya, daha bir aasil
> boyunca harbedemez„ C Londıı, 2 (AP.) — Muhafa-r zak&ı Daily Express gazete-
> si bugünkü başyazısında şöyle r demekteair:
? «.Bugün kati olan bir şey var r sa o da şudur ki, Rusya harb
> edecek vaziyette değildir vo
( daha bir nesil müddetine© de
> harb edebilecek hale golemez, C Bunu bilmeli ve artık korkula.
> ra, endişelere bir son vermeli-
C yiz.> ♦
> ST ALIN İN MUHTEMEL
( HALEFLERİ
J Londra, 2 (A.A.) — Daily
( Graphic gazetesi ( Büyük Rus / poker partisi nin başlamış oldu J gunu yazmaktadır. Gazete bu / yazısile Sovyetleriıı bazı mem-J leketlere veya dünyanın geri r kalan kısmına karşı yaptıkları C blöfü kasdedmemekte fakat r Rusyanın idaresi olarak Stali-
> nin yerini almayı ümid eden ? şahısların oynadıkları kumar-
> dan bahsetmekte ve şunları
( yazmaktadır:
5 Ortada 5 oyuncu vardır. Bir
( numaralı oyuncu konferanslar-/ da daima «hayır» dediği için \ kendisine bütün dünyaca ( ol-/ mazcı adı verilen Molotoftur. \ Demir perdenin arkasında Sta-/ line halef olmayı en ciddî ola. J rak düşünen zat da budur. Bu ? küçük boylu ağ»r başlı adamın j vaktile gençliğinde hattâ sîya-r setten bile vazgeçmesine sebcb f kekemeliğinden lugiin eser kal ? mamıştır. Moloıofun elindeki S kartların beşi de kuvvetlidir.
( Bu kartlar şunlardır: Dışişleri
> Bakanı olarak dünya karşısın-
( daki durumu. Stalinin kendisi-
> ne herkesten fazla gösterdiği l hürmet. 17 senedenberi partide J en yüksek görevleri uhdesinde e bulundurması, ve en aşağı di-
> ğer oyunculardan ikisinin ken-
( dişini desteklemesi.
/ Gazete, diğer muhtemel ha-C leflerin Zhdanov. Beria, Niko-) la.ii Bulgania ve Malenko oldu-S ğunu yazmaktadır.


Tr um an
Marbhall plânının derhal tatbikini ittiğecek
----o----
Vaşıngton, (AP.) — Siyasî me-hafildeki kanaate göre, Truman, kongrenin yakında başbyacak olan yeni toplantı devresini açan nutkunda, Marshalt plânının tatbikine der • hal geçilmesini istiyocvktiı. Zira Avrupaya âcil yardım programı martta sona erer ermez Matsha'.i plânının tatbikine geçilmesi lâzım gelecektir ki bunun irin de hazırlıklara şimdiden başlamak icab etmektedir.
ITALYAYA YARDIM ANLAŞMASI İMZALANIYOR
Roma, 2 (A.A.) - Birleşik Amerika tarafından İtalya ya yapılacak âcil vardım hakkında anlaşma yana akşam Chigi sarayında imza edilecektir.
İtalya adına Başbakan de Gaspeıi ile Dışişleri Bakam Kont Sforza, Birleşik Amerika adına Büyük Elçi James Dunn, anlasıpavı imzalıya-taklardır.
Ankarada Ingiliz arkeoloji enstitüsü açılacak
I>ondra: 2 (AP.) _ Bugün bH.
dır ldığıne gri,.. Ankarada bir İngiliz arkeoloji enstitüsü miş ve Ingiltere Maliye» müessesinin bu yıllık vermiştir.
Bu enstitü arkvciloji
İngiliz Tür k i.-birliğini daim fazla ğc lifletmek ve antropo »ji, Folklor ve Etnoloji gibi konular üzerini» calisi'ak ınîıksa(l»yIc kuru İn tı u r.
MûeBseseyo Arkeloji ilmine ait bir kütüphane de ilâve edilecek ve uzm.ıida talebe yetiştirilecektir. Enstitünün 1917 - 1948 yılı direktörlüğüne profesör John Gurstau# tâyin cdiltniştir-
• •
kabinesinde açık kalan Hariciye Bakanlığı
Bir mizah gazetesi: “Eden, kabinede açık kalan Dışişleri Bakanlığını almak için . Tahrana geldi !„
Londra, 2 (B.B.C.) — îngilterenjn
A
eski Dışişleri Bakanı Anthony Eden
dün Tahrana varmıştır. Eden, öğle • yemeğini Başbakan Hâkimi ile yemiş, öğleden sonra da Şah tarafından kabul edilmiştir. Royter muhabirine verdiği demeçte evvelce de söylediği gibi, bu seyahatinin siyasî mahiyeti olmadığını tien hanlı bir mizah
yazısını pek ziyade söylemiştir. Gazete



E-bi!
de
açıklamıştır, gazetesinin beğendiğini şöyle yazmıştır:
«Ederim yeni İran kabinesinde münhal bulunan Dışişleri Bakanlığını almak üzere Tahrana gelmiştir!» EDEN BUĞUN TAHRANDAN AYRILDI
Tahran: 2 (AA.) — Bugün
Anthony Eden öğle yemeğini İran Başbakanı Hakimi ve Kabine üyele rile birlikte yemiş ve öğleden son-
, diye yazmış...
ıa Iran Şahını ziyaret etmiştir.
Bu gece İngiliz elçiliğinde verlle--cek ziyafette bütün kabine üyeleri ve Iranlı şahsiyetler bulunacaktır. Eden yarın uçakla Abadana gide-. çektir.
RUSYA 1le Iran arasindakI ANLAŞMAZLIK
Tahran, 2 (AP.) — Meclisin dünkü toplantısında hükümetten, aslte-r! müşavirleri hakkında İranla Amerika »arasındaki anlaşmanın feshi istenilmiştir.
Bu talebi yapan Horasan milletvekili Gûlâın Hüseyin Rahimiyan, ezcümle demiştir ki:
( Rusya ile İran arasındaki anlaş-mamazlığı halletmek ve Rusyanın İrana karşı beslediği şübheleri ortadan kaldırabilmek için Amerika i’e aramızdaki askerî anlaşmanın feshi lâzımdır.»
Kıvamussaltana’
(

Paristeki beyanatı
halen petrol me-ihtilâf karsısın-gözükmektedir.
şunları söyle-
Londra: 2 (A.A.) — Halen Pa-riste bulunan eski İran Başbakanı Kıvamussaltana Daily telegraph*-ın Paris muhabirine memleketile Rusya arasında mevcut güçlükleri izah etmiştir.
Eski Başbakan selesinde mevcut da çok kötümser
Kıvamussaltana mistir:
Mesele tran Parlâmentosunun Kuşlara önemli petrol imtiyazları verilmesini ezici bir çoğunlukla reddetmesi ile başlamıştır. Daha evvelce anlaşmayı imzalamayı ilk defa reddetmiş bulunmaktayım. Zira, anlaşmanın tasdik edilmiye-ceğini tahmin etmiştim. Rusiara da bu anlaşmayı tâdil etüdlerini söyledim. Fakat Ruslar beni dinlemek istemediler. Bundan dolayı Parlâmentoya acele bir karara var mamasını tavsiye ettim. Saylavlar

i
5
ı
bu tavsiyemi dinlemiyerek anlaşmayı reddettiler.
RuslaV, Parlâmentoda benim ek seriyete sahip bulunduğum diişün-cesile anlaşmanın tasdiki hususun da ısrar ettiler. Fakat bu çoğunluk sadece dahilî meselelerde mev cuttu. Bundan dolayı saylavları bu derece hayatî önemi haiz bir mesele üzerinde nüfuz altında bırakamazdım. Meclis beni dlnlesey-di netice başka türlü olaealdı.
Kıvamussaltana, Rus büyük elçisi Sadchikov’un İrandan ayrılmış olduğu yolundaki haberleri yalanlamıştır.
Kıvanın ssa11 ana, “Tahranda düşmanca hareketlerle karşılaşmış olduğu yolunda çıkan haberleri de yalanlamış vc hiç kimsenin kendisinin hareketine mâni olmayı düşünmediğini ve tevkif edilmiş oldu ğunu söylemenin hayal mahsulü olduğunu açıklamıştır.

SİM Sinemasında
YUSUF VEHBİNİN en son filmi
Bir Aile Faciası
ANNEMİN GÜNAHI
Baş rollerde YUSUF VEHBt, BAKİYE İBRAHİM Şarkılar PERİHAN ALTINDAĞ
Çalışkan, namuslu bir ey erkeğinin gizli dolandırıcı bir kadının ağına düşmesi, yuvanın yıkılmasını önlemek için karısının yürekler acısı mücadelesi
'1
%
Çatırdı...
(Başmakaleden devam) diği istihaleleri hülâsa edelim ve bakalım bunlar da gazeteci dilek vc temennilerinden ibaret söylentiler midir?
İki yıl evvel bir giin biitiin meni leket eski bir türkün son Başbakunı, Halk kette daha kaşa ladığı için larak yeni yor. Celâl res, Fııad tan ve arkadaşları işte bu Halk Partisinden kopmuş lif bir zümre olarak, Türk ııin karşısına çıkıyor. O günlerin gazeteleri karıştırılırsa ranın bugün kullandığı (lanın o zamanki Halk menıdarlar tarafından dığı görülür.
Atatiirkün kalemi mahsus müdürü, Maarif Vekili, elçisi ve en sevdiği şahsiyetlerden biri olan Hikmet Bayur için de öyle olmadı mı idi? Bu zat Halk Partisini kızdıracak bir dil ^kullanmiya başlayınca \e tenkid bahsinde biraz ileri gidince yine aynî salahiyetli ağızlar tarafından afaroz edilmedi mi idi?
Hamdullah Sublıi Tanrıöverin daha geçen yıl Halk Partisinden ayrılacağı matbuat sütunlarına aksettiği vakit yiue her taraftan tekzibler, tavzihler yağmadı mı? Hattâ bizzat ilgili böyle bir şey düşünmediğini söylemedi mi? Hal buki bugün bu bir keyfiyet bir oldu bitlidir.
Dahası ve çok daha mühimi var: Bizzat Cumhurbaşkanı sayın İnönü 5;i\aş yavaş tam Halk Partilikten nim Halk Partiliğe, partilerin fevkine çıktı ve fiilen Halk Partisi genel başkanlığını yapnıı-yacağını vadettî. Hattâ kendi arzularının hiç bir veçhile Halk Partisi genel başkanı kalmak olmadığı da, bugün kimse için bir sır değildir. Çünkü kurultayda bizzat kendi ağızlarile bu düşüncelerini izah buyurdıılardı.
Şimdi Hilmi Urandan soruyoruz: Biıtiiıı bu saydıklarımız, gazetecilerin uydurdukları ve yahut sadece boşlarına gittiği için izhar ettikleri temenniler midir, yoksa realiteler mi?
Kilini Uran bu kadar yiiklü geç inişi hemen unutarak partideki çöküntüyü inkâr etmek için, vuv a-balıya kabilinden, matbuaca kabahat isuad etmektedir. Bu âdeta ■ çirkin bir adamın yüzünü kötü gösterdiği için aynaya kızması kabilinden bir harekettir. Halk Partililer aralarında bir kitlp teşkil ettikleri ve tek parti sisteminin revacda bulunduğu çeyrek asır zarfında lıiç gazetelerde böyle partiden istifalar rivayeti dolaştı ım? Ateş olnııyan yerde dıııııan çıkmı-yacağına göre o zamanlar böyle rivayetlere imkân ve mekân yoktu. Şimdi partide sallantı ve çöküntü başlayınca bu gibi şayiaların alıp yürümüş olması çok tabiidir. Zaten hakikatlerin de. böyle şayiaların arkasından sökiın etmekte gecikmediği tecrübe ile sabittir.
öğreniyor ki Halk Partili Başbakan. Iıeın de Mahir kaç Partili arkadaşile, nıemle-
dalıa geniş bir hürriyet ve esaslı bir tenkid ve müna-imkânı arıyor ve bunu acık-Halk Partisinden ayrı-bir parti kıırıuak istl-Bayar, Adnan Köprülü, Refik
Meııde-Koral-su retle luulıa-miJ’eti-
Hilmi U-ağız ve e-Partilı zi-tekrarlan-
M. Eğitim Bakanlığı yangın tahkikatı
Yangının elektrik kontağından çıkmadığı anlaşıldı, tahkikat genişletiliyor
Ankara: 2 (Hususi) — Yangından sonra muhlelif yerlerde çalışmağa başlayan Milli Eğitim Bakan lığı daireleri bugünden itibaren Ankara garı yanındaki Devlet Demiryolları meslek okuluna taşınmağa başlanmıştır. Diğer taraftan savcılığın yaptığı tahkikat yeni bir seyir almıştır. Halen bilir kişi heyeti kontaktan ziyade üst
kattaki bir sobada çok fazla yakılan odunun kuruluları tutuşturması veya sobanın çıkardığı hararetin ar ka tarafındaki yağlı boya kaplama lan tutuşturması ihtimali üzerinde durmaktadır. İsparta savcılığınca yapılan tahkikatın sona ermesinden sonra bu hususta kati bir neti ceye varmak kabil olacaktır.
idareci gözile f
aktüalitele
Demokrat Partinin protestosuna sebeb veren bir hareket
bildirilmesine ka-
olan ticaret tadiller
Ankara Hukuk Fakülteside Rektöre bir mektübla teessürlerini bildirdi
Ankara: 2 (Hususi) — Ankara Hukuk Fakültesi Genel Kurulu da Ankara Üniversitesi Rektörüne bir teessür mektubu göndermiştir. Mektupta, «27 Aralık günü şahsını zm maruz kaldığı çirkin tecavüz karşısında bütün öğretim üyeleri büyük ve derin teessüflerini ifade etmişlerdir. Bu hususun Fakülte öğ retim üyelerinin saygıları ile birlik te zatı alilerine
rar verilmiştir» denilmektedir.
İtalya ile anlaşmasında
Ankaıa: 2 (Hususi) — İtalya —
Türk ticaret anlaşması esaslarında bazı tadiller yapmak kükûmetimizle İtalya arasında bazı noktalar teati edilmektedir. Yapılacak olan tadiller anlaşmayı daha İşler bir hale geiırmek ve takas esaslarına yer vermek amacını gütmektedir.
Pahalılıkla mücadele için çalışıyorlar Ankara: 2 (Hususi) - Büdce konuş maları dolayısile bir müddettenberi çalışmalarına ara veren Bekenlar a rası pahalılıkla mücadele koordinas yon komitesi tekrar Başbakan yar dımcısı Faik Ahmed Barutçunun başkanlığında toplanarak inleceme lerine devam etmiştir.
o
lleın Hilmi l’raıt neye bu de-reca. teüis ve hayrete diişiiyor? Sanki Halk Partisi likir ve kanaatinde birleşmiş bir kitle imiş gibi, her ayrılık rivayetinden teessür duyuyor? Halk Partisi Inıgün arlık değil fikir, hattâ menfaat sağlama uğrumla bile miittehid olmadığını şıı malıııd yıllık ve yolluk zamları mes’elesiıule gösterdi. 400 Halk Partiliden ancak dörtte biri tahsisat z’innında ittifak edebildi.
Bizce Halk Partisi genel başkan vekili istila ve çekilmelerden muz-tarib değil bilâkis memnun olmalıdır. Çünkü Halk Partisinde cidden parti mefkuresine bağlı olanların ■ kalınası kâfi bir nimettir. Mütecanis bir ekalliyet bile, Halk Partisi gibi gayrı mütecanis bir ekseriyetten, bir dela değil, hin defa evlâdır.
A. Ceınuleddia Saraçoğlu
te ’SBîis et
Bakanlığı, tahsisatını
Bahasında

ünün enteresan haberleri | ----------------------------------------------------------------------------------------------/ Perşembe günü Bayan Marcelle Cholsnot kırmıştır. Choisnet hava da 18 saat, 59 dakika kalmıştır. Bundan evvelki uç saate yakındı.
(AA.)
Hir kasırgada 19 ki^i öldü
* Ncvyork: — Şiddetli bir kasıç ga 16ü kilometrelik bir saha dahi llnde Lulsiana Arkaıısas ve Ten-nesse’de büyük hasarlara sebebiyet vermiştir. 19 kişi olmuş ve 20ü kişi de yaralanmıştır. Luisiana’da pamuk ve petrol merkezi olan Valeydin üçte biri harab olmuştur. : (AA.)
!\ rcf/orkla biiyük bir yangın Nevyork: — Bu sabah Nev-york’un kalabalık mahallelerinden birinde çıkan yangın yüzünden 6 büyük bina, alevler içinde yanmak tadır. Yangından kaçan bir çok insan gecelikle sokağa uğramış, ba zıları da itfaiye tarafından gerilen ağların içine pencerelerden atlamışlardır. İnsan kaybı olup olmadığı henüz bilinmemekle bera ber dumanlardan zehirlenen bazı itfaiye erlerinin hastahoneye kal kırıldıkları haber alınmıştır.
(A.A.) ( hurchiU'in eşi Fosa gidiyor Loıulra: — Mme. Churchill,
> Feci bir tren kazası
[ Ottervilie — Missourl Pacific tlrenlerlnden ikisi arasında bir
> çarpışına olmuş ve kaza neticesin
J rne 13 kişi ölmüş; birçok kişi yara b lanmıştır. (A.P.)
L Fiizeli Amerikan avcı
r uçaklarının sür ati
| Tokyo: — Amerikan lıava
I kuvvetleri genel karargâhından bu î gün bildirildiğine göre, iki Ameri r kan P. 80 fiizeli avcı uçağı, yeni
> bir sur’at rekoru teşkil edebilecek ( uçuşlar yapmıştır.
> Pilot teğmen VVılliam Thomas, s Hhoshiına-ile Tokyo arasındaki f 350 millik meşaleyi 27 dakikada ya
> nl saatte vasatı 777 C tetmiştir, r Bllaiıere teğmen C ring de Misawa ile
c dakl 175 millik mesafeyi 13 dakika S 27 saniyede uçmuştur. (Satte 778
( mil.)
? Bu yeni rakko.mlar resmi dün-S ya sur’at rekorunu saatte 100 mil ? den fazla aşmaktadır. Geçen Ağus S tos ayında deniz binbaşısı Marion
( Car tararından bir Tüzeli Douglas / Skystreak uçağı he yapılan bu res
( mî rekor saatte 650 6 mildir.
£ Amerikalı pilotlar, Tnkio ile Hl-
roshıma arasındaki mesafeyi saat te 1.248 kilometre süratle katetme ğe muvaffak olmuşlardır. (A.P.)
li ey ne l mitti satranç nıaçı
ic Londra: — Hosting oGüney İngiltere» de yapılan milletlerara sı satranç maçında Macar şampiyonu Zsabo dün İsviçre şampiyonu nu mağlup etmiştir.
Zsabo şimdi 4 puanla başta gelmektedir. İkinci olarak
Hollanda ve 2.5 Puanla üçüncü gelmektedir.
3 Puanla Ingiltere
mil sür’atle ka*
John Chlche-Sendai arasın-
(A.A.)
«Çölün hış sırrı»
Tanca: — Milletler arası bol gede hüküm süren kanunlar gereğince Italyan başkonsolosu tara fmdaıı yapılan talep üzerine ©Çölün Beş Sırrı» ismindeki film afişlerden kaldırılmıştır.
«.Çölün Beş Sırrı» bir Amerikan filmidir. Bu filmde Erle Von St-ıohelm Mareşal Romıuel rolünü oynamaktadır. Alman emirlerine köle gibi itaat eden bir Italyan Ge nerailne ikinci derece bir rol veril mIştIr,
(AA.)
Planörle havada durma rekoru Aylgnon: — Planörle havada durma Fraımâ kadtn rekorunu
rr
---------------------------------A eski Ingiliz Başbakanının hususi doktoru Lord Moran ile birlikte ( Fas'ta rahatsız bulunan zevcinin S yanma gitmek üzere Bugün Lon i diadan ayrılmıştır.--------------î
Muhafazakâr Parti sözcüsü, ev- ( velce kararlaştırılmış olan bu se- I yatın Churchill in Sıhhi durumu I ile ilgili bulunmadığını .söylemiştir, c (AA) >
İtilin ne İninin yiilesekliği 9 (
metreyi geçti >
Kolonya: — Rhin nehrinin J seviyesi 9.26 metreye yükseldiği 1- > çin Perşembe günü kolonya Uma \ nında bulunan yiyecek antrepola- ? rını sular götürmüştür. Kolonya— l Koblenz demiryolu Andeımach ile ? Brohl arasında kesilmiştir. Bazı > yerlerde raylar su seviyesinin an c cak elli santimetre üstünde bulun S maktadır. Rhın nehrine muvazi y giden yol Rolandsecke civarında sü5 nltmda kalmıştır. Bir çok mahal s leıe ancak sandallarla gidilebil- f inektedir. >
Sri ne nelııı ile yükseliyor >
* Parı 2 Seine ııeiıri yük- ( selmekredir Sulardıin tehlike işa 5 reti olan 2m 05 lrtilaa çıkmıştır. ( Rıht n ı• -ı yakında 30 smtimet- > rellk bir su tabakasile örtüleceği * * •. . al edilmektedir. Maaıuafib ( 19b) -‘..e.s..’.deki t.ışmadu ::a dedi > let i' '•) y. v.ırmt ( t ır( cLıitıi hay C [f ....» «m». * '.dir A A
Ankara: 2 (Hususi) — Van Cumhuriyet Halk Partisi mensup lan 28 Aralık Pazar günü Halke-vinde bir çay ziyafeti vermişlerdir. Toplantıda söz alan Halk Partisi İl idare kurulu üyelerinden Ihsan firez yaptığı bir konuşmada Demokratlar İktidara geldiklerinde asker liği kaldıracaklarına dair köylerde propaganda yaptıklarım söylemiştir. Bu sözler Demokrat Partililer tarafından teessürle karşılanmış ve Demokrat Parti II idare Kurulu bu konuşmayı protesto etmiştir. Tütün piyasasının açılış tarihleri
Ankara: 2 — (Hususi) — Bu sabah Ticaret Bakanlığında Ticaret ve Tarım Bakanlarının iştiraki ile ilgili daire müdürleri bir toplantı yapmışlar ve tütüncülüğe* ait mevzuları incelemişlerdir. Tütün piya-salarının açılış tarihleri önümüz deki hafta kati olarak tayin edilecektir.
Meclise sevkedilen mühim tasarılar
Ankara: 2 (Hususi) — 12 Ocakta toplanacak olan Büyük Millet Meclisine bazı mühim tasanlar şevke-dilmiş bulunmaktadır. Bunlar arasında özel idareler ve belediyelerin daha faal bir tarzda çalışabilmeleri için belediye gelirleıinin artırılması halikındaki tasarı da vardır. Hükümet tasarının Mrvlhjtvn -çabuk çıkmasına ehemmiyet vermektedir. Tasarı hâlen geçici bir komisyonda İncelenmektedir.
D. yollarında çekilen m^j ! ıeme sıkıntısı g derqjyOr
Ankara: 1 (Hususi) _____ Devlet
Demiryolları işletmesinde çekilen malzeme sıkıntısı son zamanlarda gittikçe ortadan kalkmaktadır Yapılan bir çok anlaşmalarla yıpranmış malzemenin ve tesislerin bir ço ğunun yenilenmesine başlanmıştır. 942 yılında 22 milyon kilometreyi bu I lan münakale hizmetinin önümiiz. deki yıl 25 milyon kilometreye j çıkacağı tahmin edilmektedir. İda re şimdiye kadar muhtelif memleketlere 285 lokomotif 925 yük vago nu ve furgon ve ayrıca 50 yolcu va gonıı sipariş vermiş bulunmaktadır. Bu malzemenin gelmesinden sonra mevcut sıkıntının büsbütün ortadan kalkması beklenmektedir.
Posta işlerinin düzenlenmesi için bir tasarı Ankara: 2 — (Hususiı — Posta ı işlerinin düzenlenmesi ve servislerin daha süratli işlemesi için hazır I lanan posta kanunu tasarısı Meclise gelmiş ve Ulaştırma komisyonun I da incelenmesine başlanmıştır. Ta-1 sarıya göre idareye daha geniş sa-> lâhiyetler tanınmakta bazı yabancı memleketlerde olduğu gibi posta .hesabı caıl muameleleri tasarruf sandığı kurulması mevzuu bahis olmaktadır. I
Otomobil idlıalâtıniD tah dit edileceği doğru değil Aııkura: 2 (Hususi* Bazı gazetelerde otomobil ithalâtının tahdit edildiğine dair çıkan haberler ilgili lerce teyit edilmemektedir. Bu hû ' berin esasen ithalâtı müsaadeye ta
• •
bi 1700 kilodan yukarı lüks araba-1 lardan galat olduğu tahmin edil-1 inektedir. !
5 bölge ticaret nıüdürltiğö lâğvedildi
Ankara; 2 (Husııaiı — Ticaret Ba kanlığı büdccsirıde yapılan tasarruflar sonucu bos bölge ticaret müdürlüğü lfıgvedilmiştır. Lâğvedilen mü-uürlükler Edirne, Konya, Antalya, Oi yarbal
ra
ur ve Erzurumdus
işlerinde de aşağı yukarı
vaziyet karşısında bunlarc bir randıman beklemek biı
D ÇİŞLERİN sayın Bakanı, İl |1 d a re kanununun tâdil edilen “ gini gerek idare edenlere gerek idare edilenlere müjdeliy Hakikaten her iki taraf ta çok me nun olacaklardır.
İdare âmirleri tekrar iktisab ec çekleri yetki genişliğinden, hali bu salâhiyetlerin iyi bir şekilde tima! edilerek işlerinin kolaylıl görülmesinden hakkile sevınecekk dir.
Hakikaten mevcud 11 idare I nunu idare âmirlerini salâhiyetsiz mevkie koymuştur.
Meselâ bir vali, umumî meclisü kabul ettiği büdcesinl olduğu g tasdik ettiremez, mes’ulü bulunç ğu asayiş işindeki icra vasıtası oi jandarma kumandanını hattâ kar lan dahilinde tebdil edemez, m eğitim işindeki salâhiyeti mahd» dur, adlî işlerde hiçbir rolü yokt Nafıa ledir.
Bu fazla
güç oluyor.
Eğer yeni kanun hakikaten sa hiyetlcrini tevsi edecek olursa, sa hiyetli valilerimiz hükümeti ha paklaştırmış olacaktır.
Yeni kanunda (görev) aynhğ dan bahsedilmiştir, idare âmirliğ de vazife tefrikinin ne demek o! ğunu kavnyamadım. Herhalde, i rede yeni bir ibdâ değilse, vilâyei otoritelerin tefriki demek istenir] tir. Buna da çok lüzum vardır. 2 ekseriyetle vilâyet idare otorite yine vilâyet adlî otoritesinin biri lerine birçok müdahaleleri müş® de edilmektedir.
ikinci bir tahmin de vekâletle ■ münasebetleri arasında vazife tef keyfiyetidir. Buna da pek çok zum vc ihtiyaç vardır. Vekâletin J dahaleleri, bazan vali icraatını d lete sevketmektedir. Bu suretle 1 re icraatında biraz daha müsta| ve binnetice mesuliyetti olacaktı!
Il idare kanununun tâdili mev unda nazarı dikkate alınması bir derecede ehemmiyetli olan nokta i atteessilf sâkit geçirilmiştir.
Vilâyetlerin idaresi hangi idari] jime tâbi olacaktır. Tatbikatta .4 diye kadar olduğu gibi merkeziyi mi, yoksa mevcud kanunda ta] edildiği gibi tevsi mezuniyetile rJ
Yoksa bugünkü cereyanlar önünde bulundurulup, ademi meri ziyetle mi?..
Salâhiyettar bilginler ve lreyel tarafından iyice tedkik edilip mİ leketin içtimai bünyesine en uyl olan şekil tesbit edildi ini?.. 3uI da sûkit. I
Bu hususta, sayın İçişler Baki pek samimi olabiliyor, zira denl vasi kaynağı olarak telâkki edl Ingilterede bile son zamanlarda I rl ademi merkeziyetten, merkezi! doğru bir rücu hareketi mevcudJ Bu mesele doğrudan doğruya n(| leketin İçtimaî bünyesile rür.
Mevzuubahis kanunun sinde bu cihet sarahaten
dikten sonra, bu nazariyeye tftm gun olarak kanunu tâdil etmek kâlct için daha kolaylaşır.
e
muvazi
ilk mat tesbit e
Biz halk ta, kanunun ha ty( anlamış oluruz.
Yarın köy kanunu bahsedeceğim.
saslarını
tadilâtın
İDAREC
Kaçak Yahudiler Mag sa’ya çıkarılıyor • Magusa: 2 (A.A.)— Pnn Yo gemisinde bulunan kaçak Yeh muhacirlerinin karaya çıkarılıp işine dün gece hararetle devi olunmuştur. |
M(agusada bulunan Ingiliz J baylarının karıları, Yahudi kal muhacirleri kampa geldikleri man eşyalarını araştırmak işîrJ gümrük memurlarına yardım ıd gönüllü olarak müracaat etmişi dir. I
Bolu ve Devrekte zelzele oldu
Bolu: 2 (A.A.) — Bu sabah, ri saat 4.28 de güneyden gelen üç saniye devam eden ona şidd te, diğeri saat 4.54 de üç «j-u devam eden iki yer sarsıntısı | muştur. Hasar yoktur.
Devrek; 2 (A.A.) — Sabi şı saat 4.30 da biri beş saniye ğer ikisi de üçre saniye devam den üç d * »r*• >o. j »( u . r. vf aı yoktur.
uncı

SAYFA t (
I eni sabah
5 O O A K 1948
O
D. P. Kandıra
Kaza kongresi
» Hararetli münakaşa- ( Hardan sonra delegeler? | köylünün kalkınması ( > üzerinde durdular $
Kandıra (Yeni Sabah) — Kocaeli vilâyetinin demokrasi vo hürriyet dâvasına en fazla sahne olan yeri Kandı radı r.
D. Partinin ilk teşekkülü sıralarında kazamız dahilinde büyük gayretler sarfedilnüş vc yüz Uüsur muh tarhsın ekserisinde ocak teşkilâtı kurulmuştur.
D. P. yıllık kongresi koza D. P. merkezinde yapılmıştır. Ocak vc nahiyelerden gelen yüzlerce deleVnin iştirakile yapılan kongrede hararetli münakaşalar olmuş vc köylünün dertleri burada birer birer açıklanmıştır. Bilhassa müstahsilin kalkın, ması için gerekli tedbirlerin hükümet tarafında^ alınması üzerinde durulmuş vo memurların halka da*-ha nezaketle muamele yapmalari istenmiştir.
Avnca geniş ve çok vâsi arazisife odfıculuk sahasında büyük istikbâl vâdeden kazamız ormanlarının Devlet Orman İşletmesine geçtikten son raki feci hali bir defa daha açıklanmış ve sadece odunculukla geçinen köylü m ürün bu mübrem ihtiyaç lannın alâkalı yüksek makamlara bildirilmesi ittifakla kabul edilmiştir.
Çetin münakaşa ve hararetli1 çatışmalara sahne olan Kandıra D. P. kaza kongresi geniş bir hürriyet ha vasi içinde geçmiştir. Neticede yeni idare heyetine İhsan Uygur, Ramiz Vural, Reçad Uygur, Kemal Sancr, Cemil Yücel, Kâzım Ersöz, Nııman Güneş gizli reyle seçilmişlerdir.
Yeni İdare heyetini ekseriyetle-gencler teşkil etmiştir. Kendilerini tebrik ederiz.
Edremit cezaevinden 1 mahkûm kaçtı --------- ■■ o--- I
Edremid (Yeni Sabah) — Şehrimiz Cezaevi mahkûmlarının teneffüse çıktıkları bir sırada nöbet bek-Myen jandarma erinin gafil oluşundan istifade eden Manyas kazasının Kulaklı köyünden Halil oğlu Halil Yıldız Cezaevinden firar etmiştir.
Halil Yıldız dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından mahkûmdur. Şeririn takibine bir müfreze jandarma çıkarılmıştır.
-------o—-----
r
D-mo'(rat Parti Manyas kaza kongresi
Manyas, (Yeni Sabah) — Demokrat Parti kaza kongresi bucaklardan ve köylerden gelen murahhasların iştirakile toplanmıştır. Kongrede Halk Partisi kaza başkanı ve Azalan da hazır bulunmuştur. Samimi bir hava İçinde cereyan eden kongrede vilâyet idare kurulu başkam ve idare heyeti Azalan hararetli birer konuşma yaparak şiddetle alkışlanmışlardır.
Kongrede delegeler ayn ayn di. teklerde bulunmuşlar ve bu arada Manyas kaza delegesi İhsan Tuncer, Cumhuriyet Halk Partisinin son kurultayındaki müzakerelere temas et miş ve demokrasinin gerçekleşmesi yolunda hiçbir karara varılmadığım belirtmiştir.
Kongre Demokrat Parti Genel baş kanlığına bir tel çekilmesine karar vermiş ve yeni İdare heyeti seçimini müteakib kongreye son verilmiştir,
Konya okullarında kömürsü2.1ükten sobalar yakılamıy or
*

Konya, (Yeni Sabah) — Şehrimiz de soğukların başlamasile kömür ih tiyacı da kendini göstprmişüı;. Bu işle ilgililerin yazdan, gerekli tedbirleri almakta gösterdikleri ihmal yüzünden ancak) resmi dairelerin kö mür İhtiyacı karşılanabilmiş, halkın kömür istekleri «kömür gelmedi» dİ ye reddedile edile karşılıksız bırakılmıştır. Bazı ilkokullarda vc lisede kömürsüzlük yüzünden bütün şiddü-tile hüküm süren bu kış mevsiminde hâlâ sobalar yakılamamaktadır.
S
i



A • ■


LEI
■( »5ı
Konyada büyük bir kütübhane açılıyor

i
4
Kütübhane eski Türkçe, Arabca, Farsça ve Yusuf Ağanın eserlerini ihtiva edecek..
Mevlftna’ya aid^bazı ‘kıymetli eserleri do ihtiva edocek olan kütübha-nenin açılması halkımız taralından büyük bir sabırsızlıkla beklenmektedir. . '
KONYANl^ BtR YOL TALEBİ KABUL EDİLDt
Konya, (Yeni Sabah) — Asırlarca kültür merkezliği yapmış ohm şehrimizde bir haftaya kadar (Yusuf Ağa Klâsik eserler kütübhanesi) a /çalacaktır. OsmanlI İmparatorluğunun birçok önemli vazifelerinde Dulunmuş vc birçok kıymetli eserler yarmış Yusuf Ağanın adını taşıyan kütübhanc eski tüıkce, Arabca, Fars oa kh ablarla Yusuf Ağanın yazdığı eser.’eri ihtiva edecektir.
On bin lira kadar bir masrafla açılacak olan bu kütübhancniıı zen-ginloştirilmesi için Karaman ve Hadim kazalarından bin kader tarih! kitab getiribniştir. Sadreddin Konç-1 vinin 12 cildlik büyük eserini vc!
-
Konya, (Yeni Sabah) — Ankara • Ulukışla - Mersin yolunun Konya dan geçmesi için Ankaraya Reisicumhuru, ziyaretle şehrin dileklcrl-hln^ycrine getirilmesini’ îstiyecek heyet, yolun Konyadan geçirilmesi İşini halletmişlerdir, geçmesi Şehrimize temin edecektir.
Yolun Konyadan büyük faydalar
X


Karamürsel, işsizlik yüzünden dağılmak tehlikesine mâruz..

işsizliğin giderilmesi için fabrikanın ihyası isteniyor
V I- ‘ * -‘1
/ i
ı
I
I
bfr görünü*
--
■Karatnürselden güzel
Karamürsel,! (Yeni Sabah) — Kocaeli vilâyeti kazaları içinde en bakımsız vo en1 fakir ilçe olarak Karamürsel basta gelmektodir. Köylo-rile birlikte 25.000 i a§an nüfusu ziraî sahasının pek dar olmasından ve başkaca da geçim üaglıyabüeoek bir iş bulunmamasından dolayı iktisadi sıkıntı içindedir.
Başlıca ihracat maddesi - olarak meyva, tütün ve zeytin başta gelmektedir. Fakat bu mahsullerden de elde edilen para •( birkaç büyük arazi sahibi hariç) ancak müstahsilin kamını bile zor» doyurabilmektedir. Harb senelerinde elzem olan ihtiyaç maddelerinin yiirkselmcsile beraber meyvanın para etmeyişi ve zeytin mahsulünün da* pek cüz 1 m ik d arda olması çoğunluğu teşkil eden küçük arazi sahihlerini daha senelerce telâfi edem ivecekleri büyük zararla. rau sokmuştur.
Evvelce mevcud olan ve harb senelerinde de-mevcudiyeti kat kat artan işsizlik yüzünden halkın bir kısmı dışanda çalışmak mecburiyetinde kalmaktadır?Belediyemiz halkın fakir olmaşmdan dolayı ilçemizin ihtiyacı olan yol, su, elektrik, vesaire gibi imar hamlelerinde bulunamam maktadır. Memurlarının maaşını bile zor karşılıyan büdcesile bazı bazı kendinden büyük sayılabilecek İşler başarabıliyorsa- da bu da (devede kulak) kabilinden kalmaktadır? Hal kın işsizliğin doğurduğu bu müşkül durumdan kurtarılması ancak bir fabrika tesisLlo düzeltilebilir. İstiklâl Harbinden evvel ilçede bulunan kumaş fabrikasının ozamanlar halka pek büyük faydası dokunmaktaydı. Ne yazık ki mezkûr fabrika Karamürsel İle beraber düşman tarafından yakılmış ve sonradan da mal .sahihleri tarafından lstanbula nakledilmiş tir. Fabrikanın gitmesinden sonra J çemiz kendini • toparlıyamamış ancak nüfusunun dörtte birini zor muhafaza edebilmiştir.
Hükümetin yardımlarile pek
bir zaman içerisinde kalkınan İzmit, Hereke, Gölcük vc Yalova kazalarının ortasında, tabiatın tilltün güzelliklerini üzerinde toplıyau ilçemiz ne yazık kİ üvey evlâd muamelesi görerek ihmal edilmektedir, İzmit vilâyetinde kurulan ve hâlen de kurulması tasarlanan fabrikalardan bir tanesinin Karamürscldo bu şirin Varması İzmitte

ve bile
Ql2
orasını ihya etmiştir. Gayet kesif bir insan kütlesinin bulunduğu İzmitte İşçinin oturabilmesi gerek yiyecek maddelerinin fahiş bir fiyat la satılması ve gerekse kendini barındırabilecek bir mesken bulması aldığı • maaşın büyük bir kısmının fuzulî yere harcanmasına sebeb olmaktadır. Halbuki bu fabrikalardan bîr tanesinin Karamürselde bulunmasından hem işçimiz ve hem de hal. kımız büyük İstifadeler temin edecektir.
Yukarıda arzettigim gibi hiçbir yerde bu kadar mevcud olmıyan işsizlik önlenmediği takdirde yakın za manda halk başka memleketlere göq etmek mecburiyetinde kalacaktır.İÎI-. gili makamların bu gibi feci manzara lara meydan vermemesi için ilçemizdeki işsizliği önlemesini ve halkımızı kurtarmasını bekliyoruz.
— ■ ■ o--------
Konya D. P. İllerinin Cumhurbaşkanına telgrafı

kurularak ilçemiz 1 cansızlıktan kur-dalıa muvafık olmaz mı? kurulan fabrikalar artık

Konya: (Yeni Sabah) — Konya Demokrat Parti ve İlçe kurullarının yaptığı bir toplantıda Milletve-kilerlnin maaşlarına ve yolluklarına yapılan zammın yersiz olduğu kanaatine varılmış ve Reisicumhur ismet İnönü’ye bir telgraf çeki lerek, zam kanununun tekrar müzakere edilmek üzere Meclise iadesi ni istemeğe karar vermişlerdir.
Konyada kardeş katili yedi yıla mahkûm oldu --------------o -
Konya (Yeni Sabah) — Bozkırın Ycniköyünde oturan Mustafa Har-' manii adında birisi annesini ve babasını üzdüğü için kardeşi Mehmedl öldürmüştür. Hâdise şöylo olmuştur: Annesini vc babasını sık sık Üzen Mehmed ile kardeşi Mustafa arasında kavga başlamış; nihayet bu kavga büyümüş, Mehmed bir aralık başka odaya kaçarak kapıyı killt-lemlştîr. Odanın kilitlenmiş olduğunu gören Mustafa, hırsını yeneml-yerek duvarda asılı çifteyi alarak
’hİ; ’ in H ili)
kapıya doğru boşaltmıştır. Kapının arkasında saklanan Mehmed do o anda ölmüştür.
Konya agırceza mahkemesinde yar gılanan katil yedi sene ağır hapae mahkûm olmusturt
Tip ruh
ne-
Şehir tiyatrosu temsilleri

smında Köşe Başı
am
V.


....
aKöşekaşı„ Realist ve iddiasız bir eserdir. Piyes bende bir Anton Çekof tesiri yaptı, istanbulun bir köşe başına sığdırılan bu kırık dökük hayat mozayik arı piyesin en derin tarafıdır. Şahsiyetler çok kuvvetlidir. Tipler çok canlıdır. “Köşebaşı„ ile bu sene Şehir tiyatrosu muvaffakiyetin şahikasına yükselmiştir. San’atkârlara gelince: Temsil ile mümessiller birbirlerine olan borçlarını ödediler. Bilhassa Mahmud Morali ya hayran olmamak kabil değildi
yeti açar; arkadaşına ve ölen ba basının borçlarım ödemek üzere
• bir çek verir, bir de evlenen kızına
ald olarak bir çek vereceğini söy-
ler ve çekilir gider.
Bir evde ölünün ruhuna devir
hatmi yapılırken
diğer evde düğüu f •
kapılır.
Burada mahalle
nin eskileri ma- ——
zlye ald bir telehhüf savururlar:
«Vaktile bir evde cenaze olursa o
ev halkının acısına herkes iştirak
ederdi b
Bu güzel eseri sanatkârlar nasıl oynadılar?
Burada^ oynamak tâbirini mâna bakımından zengin bulmuyorum. Bunu daha kuvvetli bir kelime ile İfade etmeliyim: Şehir Tiyatrosu artistleri harikalar yarattılar. Desem, gösterdikleri büyük kudretin ya -nında yine ufak kalır.
Kuvvetli eser, sanatkârın varlı-
ğım hemen tebarüz ettiriyor. dKö-
şebaşi9 nda da böyle oldu.
Temsil ile mümessil beraber yü
rüdüler ve birbirlerine olan borç-
larını ödediler.
Bilhassa kahveci rolünü yapan
Mahmud Morali eski bir tulumbacı tipini öyle bir canlandırdı kİ, hayran olmamak kabil değildi. Bir kere makiyaj kusursuzdu. Karşı -
mızda kendine mahsus (racon) a riayet eden Mükerrem, eski mahal le çapkınım görüyorduk. Omuzdaş ların maharetile tulumbanın bir uçuşunu tarif etti... Bu Jstanbu-lun bu eski sporunda narn veren ----YAZAN----------
| Cevad Ulunay
Eyüblü Talâtlar, Mengencli Rızalar; Sultansellmli Cemaller, Sarı« güzelli irfanları hatırladık.
Müellif, buna öyle bir ruh vermeğe muvaffak olmuş kİ, bu mahalle tosunu tulumbacılık yasak e-dildikten sonra kendimi rakıya .verdiğini söyleyince onun bu' bü -yük elemini haklı görmemek kabil değildi.
Mahmud Moralıdan sonra Talât Artemel bakkal rolünde pek iyi 1-di. Hafif Karamanlı lehçesile ko -nuşuyor ve hiç bir jest» inde mü balâğa etmiyordu. Zaten Taûâtm (kompozisyon) rollerdeki maharet ve kudreti herkesçe malûmdur.
Artistler, eserin inceliklerine o kadar güzel intibak etmişlerdi ki, cenazeye iştlrâk eden cemaat rolü nü yapanların her biri ayrı ayrı kendinde bir şahsiyet canlandırma ğa muvaffak oluyordu.
Rol tevziatının programda deği-

Program mecmuasında piyese ald kalabalık eşhas liste sini görünce beni bir düşün CO aldı. Piyesin adı «Köşebaşı» olduğuna göre, vak'a yahııd mevzu bir sokakta geçecektir. Sahnelerin çok seri, muhavelelerin duraklama dan birbirini takib etmesi lâzım. Bu tarz sahnelerin mizanseni çok güş-tür. Muhtelif şahısların muhaverele rl teşbih tanesi gibi sıralanmalı. Bu güçlük yalnız oynanm unda değil yazılmasında da olduğu İçin endişemde haklı idim. Sonra müellifi de tanımıyordum. Acaba böyle bir eserde muvaffak olabilecek kudreti var mıydı?
Bugün büyük bir sevinçle gördüm ki; eser hem yazılış , hem de oynanış bakımından mükemmelin de fevkindedir. Bu sevincime hiç şaşmamalı. Çünkü bu telif eserle sahnemizin güzel bir piyes kazandığına kailim.
«Köşcbaşiu her şeyden evvel realist ve frenklerin (sans preten-tioıı» yâni «İddiasızı bir eserdir Müellif esefinde hayat realitesin -den başka hiç bir şeye dayanmamış. Fakat bununla — tâbir mp-zur görülsün — o kadar sağlama gitmiş ki eser sonuna kadar bütün muvaffakiyet âmillerini elinden bı rakmamış.
İstanbulun bir köşebaşına sığdırılan bu kırık dökük hayat moza ylklerl piyesin en derin tarafıdır^ şahsiyetler çok kuvvetlidir, ler canlıdır, muhaverelerde vardır.
Müellifin en büyük kudreti
şell sanılan bu esere istediği hüznü vermeğe muvaffak olmasıdır. O bizim varlığımızdan doğan her şeydeki derin hüznü o kadar güzel belirtmeğe muvaffak olmuştur ki, bazı kahkahaların bile boğazımızda bir hıçkırıkla düğümlendiğini hissediyorduk.
Piyesin tahlili güçtür. Bunu bir satırla hülâsa edeceğim:
oKöşebaşı» bende bir «Anton Çekofn tesiri yaptı.
Nasıl realist muharrir mevzula -nnı dalma dönen hayat filminden aldığı bir parçaya hasrediyorsa, Ahmed Kudsi Tecer de öyle yapmıştır.
Mevzu demekle hatâ ettim. Çün
kü nasıl Çekof muayyen bir mev-^ zua ehemmiyet vermiyecek kadar hayat realitesine gömülen bir bû yük kudret ise (Köşebaşı» nda da öyledir, mevzu yoktur. Bütün hâdiseler ölen Macld beyle kızını ev lendlren Saffet hanımın etrafında döner, fakat ne Macld beyin dul kalan karısı ile kızını ne de Saf fet hanımla ‘kızını görürüz.
Onlar sanki .şahıslan perçinle ; yen bir lehim vazifesini görmekte dlr. \
İstanbulun herhangi bir semti., buraya Rüstempaşa mahallesi demişler... Sağda ebe hanımın aşı boyalı evi var; solda altı bakkal dükkânı, üstü de çarpık kafesinden salıncağı görünen emzikli bir kadının evi. Ortada mahalle kahvesinin şeddi. Kahvenin arkasında cami ve çeşme, çarpık çurpuk sokaklar. Tam sahnenin önüne gelen yerde tamir edilmekte olan sokağın kaldırım taşlan.
Mahalle bir taş yığınının üzerin de oturan bekçinin hasbihall ile uyanıyor. Satıcılar; işçiler geçer. Kahvenin ve bakkalın Çırakları • gelir. Dükkânlarını açarlar... ilk hâdise: Macid bey sabaha karşı öhnüştür. Mahalleli sabah kahvesine gelirler.
Bunların içinde mütekaid beyba badan; eski mahalle tosunlarım hatırlatan vBeyağbey» e kadar bütün tipler mevcuddur. Bakkal, Macld beyin ölümünden ziyade a-lacağmı nasıl tahsil edeceğini düşünür. Aksi gibi elleri çantalı a -damlar da sokakları arşınlamağa başlamışlardır. Hem kahveci, hem bakkal sokak kesilirse dükkânları mn uğrayacağı zararı hesab ederek endişe içindedirler.
Mahallede sabahtanberi dolaşan bir de yabancı vardır. Bu adanı mahallenin bütün hâdiselerine a-lâka göstermektedir. Ağızdan ağı -za deveran eden dedikodulara ba kılırsa Macid bey ikinci karısının nüfuzu altındadır ve yine bu nüfuzun tesirile yetişkin oğlunu reddederek evinden kovmuştur.
Delikanlının mahallede Saffet I hamınla hiyomiyosu olduğu da herkesçe malûmdur.
Sokak aralarında mütecessls tavırlarla dolaşan yabancı , Macld beyin matrut oğludur. Yirmi şene harlcdc kalmış ve servetini yapmıştır.
Mahallenin on iki saatlik hayalına sığdııılun ölüm vakasında babasını kaybediyor ve Saffet lıa-I mmdan olan kızının o gün evlendiğini görüyor; yabancıyı kimse I tanımaz; o da akşam sular karar dığı zaman eski bir dostuna vazl-
FİLİSTİN DAVASI
«Arz-ı mev’ud»a dönüş başlangıcı
Arablar daha 1920 den itibaren Yahudi muhaceretini proteato etmeye başlamışlardı.»
k t 882 dc Kudüse hicret e-i den Rus Yahudilerinin bi-ricik gayesi; Mesihin dün ya yüzüne gelinini ve Yahudi devr letinin teşekkülünü pasif bir suret te beklemek değil, belki daha çok Filistinde yerleşip onun tahakkukuna çalışmak olmuştur.
Fakat asıl sionizmin vücut bulmasına ve gelişmesine müsaid bir zemin lıazırlıyan kanun, 1917 de Ingilterenin Dışişleri Bakanı mösyö MBalfour» un aşağıdaki beyar natı sayesinde kabul edilmiştir:
«İngiltere hükümeti, Yahudi milletinin Filistinde teşkilâtlanmasını memnuniyetle karşılar ve bu projenin tahakkuku için e’iuden geleni yapmağa derulade eder. Bittabi Filistinde bulunan Yalıudiler-den gayrı tecemmu’ların ve bizzat Yahudilerin medeni ve dinî haklan daima göz önünde bulundurulacak tır.»
1882 de Filistinde 34000; 1928 de 132000; ve 1935 de 375000 Yahudi vardı.
1908 de Yafanın bir dış mahallesi halinde boş bir saha üzerinde kurulmuş olan Telaviv şehrinin 1933 de nüfusu %99 u Yahudi olmak üzere 70000 i bulmuştu.
Bugün bütün dünya Yahudileri, Filistinin inkişafı için gerekli parayı iki teşekküle vermektedirler:
1 — The Jcvish National.
2 — The Palestin Foundation.
Bu teşekküllerden birincisi 1921 yılından 1932 yılma kadar 4714000 Ingiliz lirası toplıyabilmişti. Bu teşekkülün gayesi, toprak satın almak ve bunu Y’ahudi muhacirlere devamlı bir ücret karşılığında kiraya vermekti.
İkinci teşekkül ise 1921 den 1932 ye kadar 225000 İngiliz lirası biriktirmeğe ıpuvaffak olmuştu. Bu teşekkül, ziraî ve sınaî faaliyetleri desteklemekte, okul vc hasta hanelere nakdî yardımda bulunmak taydı.'
Bugün Yahudilerin ekserisi, ser ınayelerinin büyük bir kısmını top rak ve inşaat işlerine yatırmaktadırlar.
Filistin erazıeinin hemen yarısı ekilmeğe elverişlidir. 1933 de Ya-
hudilerin 1.100.000 dönüm crazisi| vardı. Bunun bir milyon kadannıl ekiyorlardı. I
1920 de Arablar, sayısız porta-| kal ağaçlan dikili olan 30000 dö-| nümlük bir eraziye sahibdiler. Sa-| dece 10000 dönüm Yahudilere ait-| ti. I
1933 de ise portakal ağnçlan| 200.000 dönüm işgal ediyordu. Ve| 100.000 dönüm Yahudilere geçmiş ti.
Bir Yahudi devletinin teşekkülüne doğru
Bütün gayretlere rağmen Filiş-tinde bir Yahudi devleti henüz teşekkül etmiş değildir.
Vaktiyle Türkiye, bir sulh my-ahedesile Filistüıi Birleşmiş Milletlere terketmiş Birleşmiş Milletler de bu yeri Milletler Kurumuna ha vale etmişti.
Milletler Kunımu ise Filistini îngilizlcrin mandasına bırakmıştı, îngilizlere gelince, onlar bir nnlli Yahudi ittihadının vücud bulması na müsait bir tavır takınmışlarda îşte halen vaziyet yine bu merkez dedir.
Evvelce bu memlekete tek baslarına sahib olan • Arablar, 1920 den itibaren Yahudilerin Fiiistine muhaceretini protesto etmeğe başlamışlardı. Yahudi muhacirlerinin topraklara el koyduklarından, A-rab köylülerinin işsia kaldıklarından şikâyetçi idiler.
Bu yüzden Avab tedhiş» ilerinin suikasd teşebbüsleri günden güne artıyordu.. 1922 tarihinden itibaren bir çok vakalar zuhur tmiş ve 1929 da, durum, vahim bir mahiyet almıştı. İngiliz askerleri, asayişi temin etmek için bir hayli zorluk çekmişlerdi.
Bundan böyle Yahudi amelelerinin Fiiistine muhacereti jrpese|esi, her 6 ayda bir teşebbüs edilen talimatnameler sayesinde tahdit edilmiştir.
Bununla beraber bu v.l
• *
la Yahudiler arasındaki gerginlik son haddini bvhnuştıır. Hele Kilis tinin taksimi işi: Arakların birleşmelerine hız vermekte ve her an kanlı vakaların zuhuru ihtimalini kuvvetlendirmekıedi-*
Ârablar-

^kliklere uğradığım zannediyo ■ram...
Bir doetum bana -Köşebaşı» mu ellilinin bir şair olduğunu söyledi Müellifin bu hüviyeti de eserinde laziasile kendini gösteriyor -,Meşe lâ birazda bir ma hallenin şiiri de-tmek olan bu eser de bir sahne vaı —■ ki piyesin bıra>
katı gibi gelen realist hüviyetinde tamamen domantik bir tesir b /a-kjyor.
Macld beym oğlu babasının b(A kala çakkaia olan borçlarını c-ız-mek üzere çeki arkadaşına ve; ten sonra evlenen kızuıı soru,
Güzel mİ?» «Gelinlik hali ya ..ş-mış mı » bunda gizli kanayan air yaranın ufak bir gururunu.' hisse diyoruz. Hattâ bir aralık yabam nın kahvede «işte ben Macid be yin oğluyum.» diye kendisini taı tacağını ve düğünü yapılmakta o lan kızım da bağrına basacağını sı. iliyoruz. Fakat İliç öyle olmuyor M halle, hayatından on iki saat j şamıştır. Müellif bu un iki saati.. hayata kendinden ne bir şey (lâv. edecek, ne de ondan bir nokta e* siltecektir.
Macld beyin yabancı oğl’i kend. muhitine; işlerine dönecek ve hr yat filmi boylece devam edecekti, iki arkadaş konuşurlarken yavaş yavaş karanlık basıyor, ayrılıyor -lar.
Mahallenin çöpçüsü taş yığanın uzeruıae yuıuıı aapau oıaugı—ı/ gösteren ıcnerı yaKıyur.
.tayesı açan beaçı, şimdi de pa oeyı nuoimiaK üzme geliyor. Yu -oancı ona bir banşış veriyor vc ax.şamın guımce sıyanla^aıı aaım. hgına gomuitrcK aayouıuyoc.
Hesçının ufaa bir teitusmündeı sonra perde kapanıyor.
Yukarıda da soyıeaıgün gibi bu piyesle milli sahnemiz ^ok Kiymet ji oır eser Kazanmıştır. (Koşeua-şı) nın kıymeti yalnız seyredenleri sancı bir piyes olması aegıldır. Bu eser, aynı zamanoa tiyatro t-serlerı meyoaııa geurmek zsûyeu lere yuruyecealerı îsukameti tayı, eylemiştir.
(Anıoıne) serbest tiyatroyu kı dugu zaman etrafında Pien Wolf, Georges Courıehne, gibi n_. ehiller vardı. Serçesi tiyatro ht nüz tamamen inkişaf etmemiş t, lan bu kalemlerin meydana gediği piyeslerle ortaya atılmış »c gayesine doğru yürüyebılmişti.
Bizde böyle bir sanat inuna-jiu te menni eriyoruz. Bence « Köşe Baş-, bu intibaın tek adımım tespit em yor.
Piyeste iki noktaya takıldım:
Eserin iptida ve intihasını yâ:ü Prologla Epilogu mahalle, bekçisinin tefelsüfüdür. Bunu biraz realiteye uygun görmedim. .Bir bekçi için bu düşünceler biraz fazladır. Bunu daha sadeleştirmek ve hafif letrnek doğru olacaktı.
İkincisi Macid beyin «ğlu olar yabancı arkadaşile maziyi, karışımken uzaktan bir müzik aksedi yor. Bunu fazla ve yensiz-gördü® böyle biraz sükûta yaklaşan sahm lerde hafif bir keman sesi sahne nin havasını ısıtır... meselâ Roberı de Flers ve A. de OaiUavet’nin ıBüridanm eşeği) adlı piyesin sonunda- da bu mizansen yapılmıştır. Fakat muhit ile vak’a ile bu musikinin münasebeti olabilir.
Rüstempaşa mahallesinde — velev ki bir düğün de olsa —»• bu kada baygın bir tangoya hiç de Klzıın. yoktu.
Bunlar eserin şahsiyetinde ka> rayıp gidecek kadar ehemmiyet siz göfünen kusurlardır. Fakat ol ınasbydı daha iyi olurdu.

317 İllerin dâvetı
Harbiye Mektebinin 317 mezunla n ncş’etlerl olan 9 Ocuk Cuma gün saat 14,5 tan 17,5 a kadar îstanbı: Orduevinde geçen serp olduğu git bir toplantı yapacaklardır. Bu sınıf, mcnstıb bilûmum suboy arkadaşlar’' teşrifleri rica olunur.
3 O C A K 1948
yeni sabah
şatta: t 5

İslâm Tarihinin En Meraklı Bahisleri |
İstanbul Adliyesinin kadrosu genişletiliyor
Islâmda mezeler ve fırkalar nasıl doğdu?
★ ★ ■
Aklın hâkimiyeti — 1300 yıl
— Allah yolunu arayanlar Gebe bir kadıncağızın kar-koyun keser gibi boğazla-tek hurmaya karşı i usan-'Kör taassub insanları nere-lere sürükler? j
Zekâ ve siyaset savaşı önceki «Şeriat isteriz!» -iler cinayet yoluna sapıyorlar — mm deşen, mübarek bir zatı yan âbid ve zâlıidJer! — Bir lavın değeri ne olabilir? —
mensub in-düşünceleri-yolda davalığa vur-tarihî elayı
1300 küsur yıl öncesinin (Şeriat isteriz!) feryadı ile ortaya atılan bu (Haricîler fırkası); Laas-sub ve cehalette o derece ileri varmış ve ısrar eylemişlerdir ki, bir taraftan kendilerine tâbi' ve tebea olmağı kabul eylemiş bulunan Islâmiyetin gayrı dine sâlik olmuş bulunanların hayatlarını ve haklarını korur ve kayırmakta kılı kırk yararcasına dikkat ve ö-nem gösterirken, kendi din kardeş lerine «kendi bağlandıkları inançlara» uymadıklarını anlamak değil, hattâ sezmekle türlü işkenceleri ve zulümleri yapmaktan çekinmiyorlardı. -
Haricîler fırkasına sanların düşünce ve ni tatbik ederken ne randıklarmı bir iyice ması bakımından şu
okuyucularımıza arzeylemeği faydalı buluyoruz.
Basra (1) Haricîlerinden bir top luluk Nehrüvan’a doğru yollaıına devam eylerken, Sahrada merkebe bindirilmiş gebe bir kadıncağız ve hayvanın yularını tutarak sevkeden ağrr başlı bir adam ile beraberindeki bir kaç kişiye rastladılar. Bu adam, boynuna astığı bir cüz’ kesesi içinde bir de Mushaf taşıyordu.
Hariciler bunlara bağırmak ve onlan korkutarak durdular. Aralarında geçen konuşmayı naklediyoruz :
Haricîler — Sen kim oluyorsun?
— Ben Resuh'ıeterö(>«n asbabın-dan ıiavoap (2) oğlu Abdallahım.
— Seni korkuttuk mu?
— Öyle oldu!
— Korkma, emin ol, senin baban, Resulüekremden çok hadisler duymuştur. Haydi bakalım, enun duyduğu hadislerden birini rivayet eyle.
— Ben babamdan duydum. O da Peygamberden işitmiş:
(öyle bir fiüıe kopacaktır ki, o fitnede insanın bedeni öldüğü gibi kalbi dahi ölecektir, insan; o fitneye mümin olarak katılacak, sabaha kâfir olarak çıkacak, ve aksine kâfir olarak girecek, mü’-min olarak sabaha çıkacak»
— işte biz de sana bunu söylemen için sorduk. Şimdi söyle bakalım: Ebû Bekir ve Ömer haklarında ne dersin?
— iyi derim ve iyi söylerim!
Gelelim (Osman) a, onan (halife) liğinin öncesinde ve sonundaki durumunu nasıl buluyorsun ?
— Osman: hilâfetinin evvelinde de, Minnda da haklı idi.
—ı^y, Ali için ne dersin. Hakem tâyini idinden evvel ve sonrası hakkında fikrin nedir?
— Ali; Allahı sizden daha iyi bilir. Dine bağlılığı sizden eoktur. Anlayış ve kavrayış kabiliyeti de 6izden üstündür.
— Sen, kendi keyfine uyuyor ve insanları, yaptıkları işlerin değil, sadece isim ve şöhretlerde tanıyorsun. Biz, şimdi seni görülmemiş bir biçimde gebertelim de anla.
Merkepteki kadın onun gebe karısı idi. İkisinin de kollannı arkalarına kıvırıp bağladıkları hep beraber yürümeğe koyuldular.
Habbap oğlu Abdallah, onlara:
Ben Muslümanim, öldürülmeği icabettirecek bir harekette bulunmadım, bir günah işlemedim. Kaldı ki, siz, niz.
Hiç aldırış kenanndaki .durdular .ve:
— Senin boynuna astığın Kur’-an; bize senin öldürülmeni emrediyor! (3) diyerek, koyun boğazlar gibi yatırıp kestiler, kanı suya akıp ıengini kızıllaştırdı. i
Günü dolmuş, zavallı gebe badının yalvarmasına acımıyarak karnını deştiler, onların yanındaki diğer kadınlan da öldürdüler. Ab-dallahı ş*-hid ettikleri hurmalıkta’ ki ağaçlaıdan birinden düşen bir hurmayı Haricîlerden biri yerden abaca ağzına attı. Arkadaşlan bu harekete itiraz ettiler. Parasını vermeden başkasına aat malı a p yemenin haram olduğunu ihtar evlcdıler. Herif ağzından attı**

bana «Emân» verdi-
etmediler, bir ırmak hurmalığa erişince
Yiııe bu sırada o civarda oturan bir Hıristiyan^ ait domuzlardan biri dolaşıyordu. İçlerinden biri kılıcını çekince hayvana sallayıp öldürdü, arkadaşları bu işi de hoş görmediler:
— Sen; yer yüzünde fesad işliyorsun. Başkasının malını öldürmeğe hakkın yok!
Diyerek, domuzun sahibi Hııis-tiyanı bularak parasını ödeyip razı eylemeğe arkadaşlarını mecbur ettiler.
Havaricin bu durumu; dikkate değerlidir. Bir tek hurmamı sahibinin izin ve muvafakatini almadan yemeği helâl sayını yan, bir. domuzu öldüren adamı sahibine parasını ödemeğe mecbur eyliyen adamlar bir âciz gebe kadmuı karnını yarıyor, karnındaki diri vav-rusile onu öldürüyor ve ashabdan bir zatın suçsuz oğlunu kesiyorlar. Kör taassub ve cehaletin insanları ne kötülüklere düşüreceğini ve sü-rükliyeceğini kesin anlatacak ders tir.
(Arkası var)
(1) Mezheb ve fikir savaşlarında (Basra) nın İslâm tarihindeki mevkii pek önemlidir. Muhalefetler, münakaşalar, ayrılıklar tartışmalar ve boğuş matlardan e(»ğurıuD kaynağı bu şehir olduğu gibi, hak mezhebleriu en u>tun âlim ve mutecchbitlerindon çokları du buradan çıkmış ve bnradu yetişmişler ve hkırjerin» buradan yay mı jlanhr.
(2> Habbap; a kİ im bin büyüklerindendir. Ömer Al Faruk'a Müslüman olmağı te’kin ed» ülrrden ve islâıııiyete gjrinöe omı alıp Peygamber Imzurııua get ıreııdrrr
Adı geç’en (Abdullah) onun oğludur. Alinin Medayin valini idi.
(3) Evvelce de işaret eylemiştik. (HariciJ lerin Kur anı yanlış rnla-uıakta oldukları uıtuıulmumuiı.

Hamid Nafiz Pamirin cevabı
(Baştarafı 1 incide) rama Enstitüsüne dair hiç bir konuşmanın cereyan etmemiş olduğunu bildirmiştir. Profesör Tevfik Sağlamın bu cevabı üzerine mek-tub sahibi Emin Aziz dünkü nüshamızda da görülebileceği veçhile, sualini mezkûr toplantıda hazır bulunan profesör Hamid Nafiz Pamire tevcih etmiş ve kendisinden bu ziyaret esnasında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü mevzuuna temas edilip edilmediğini a-çıklamasmı işlemiştir.
Profesör Hamid Nafiz Pamir de dün gazetemize aşağıdaki mektubu göndermiştir:
Yeni Sabah gazetesi yazı işleri müdürlüğüne:
Gazetenizin 2.1.1948 tarihli nüshasında «Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü» yolsuzlukları; başlığı altında yayınlanan yazıda bana hitaben Emin Aziz imzalı açık mektuba karşı aşağıdaki cevabımın neşrini rica ederim:
Filhakika bir kaç sene evvel sayın Cumhurbaşkanı akşam vııkti ansızın prof. Tevfik Sağlamın Ca-ğaloğlundaki evini ziyaret buyurmuşlardır. Ayni evin alt katında oturduğum için tesadüfen ben de orada hazır bulunmak şerefine nail oldum. Bu /vaziyetterne uzaktan ve ne de yakından Maden Tetkik ve Arama Enstitüsüne veya o-nun müdürüne ait hiç bir itselime konuşulmamış .olduğunu ben de Prof. Tevfik Sağlam gibi ₺eyid e-derûn.
Şu aoktanın tavzihini de rica e-derim:
Gazetenizde bu münasebetle neş rolunan resmim, o ziyaretle hiç bir alâkası yoktur. Resim sayın Cumhurbaşkanının 21 Mart 1042 de Üniversite biyoloji enstitüsünü teş liflerinde alınmış bir fotoğraftır. Nitekim resimde .benimle beraber arka plânda Dekan Prof. Fahir Yeniçay ve önd(- kendilerine izahat veren Doç. JJehpure Başarman göriilmektedir.
Saygılarımı sunarım.
Prof Hamit N. Pamir

Zonguldakta bulunan -mahkemelerinin
(Baştarafı 1 incide) mesi ilâve ettil . Bina teinin ettiğimiz takdirde yeni mahkemeler de kuracağız.
Ticaret Bakanlığı fon tahsisatını kestiği için İstanbul, Ankara, İzmir ve
Millî ; Korunma lağvına karar verilmiş bulunmaktadır. Bııdce müzakereleri sırasında mezkûr mahkemelerin Adalet Bakanlığı cedveline idhal edilen bütçesiyle Milli Korunmalara ilgasından sonra kurulacak olan ye ııi malike melerin teşkilâtına dair karar tasarısı B. Millet Meclisine arzedildi. Fakat her iki tasarı tasdikten geç çıktığı ve bu teşkilâta mensub memurlar yeniyıl kadrosuna dahil oldukları için Milli Korunmanın Ocak ayı fon tahsisatı da Ticaret Bakanlığından verilmiştir. Ocak ayı hitamında Millî Korunma mahkemeleri lâğvedilip yerine Asliye Ceza ve cürmümeş-hud mahkemeleri kurulacaktır. Hattâ Toplu Milli Korunma mahkemesinin ağır cezaya tahvili tasa rısı hazırlanmıştır. İşte bütün bu değişiklikten sonra yeni savcılık büroları, baş muavinlikler ihdas edilecektir. İstanbul Millî Korunmasındaki 6 mahkemenin asliye ceza\a tahvili için daha geniş bir hâkim ve savcı kadrosuna ihtiyaç vardır.
Dâvalarımızın daha seri balli, adaletin daha kısa bir zamanda tecellisini temin için ceza ve hukuk muhakemeleri usulü kanununda bazı tadilât yapılmıştır. Bu tasarı da tasdike arzedilecektir. Diğer ta raftan dâva dosyalarını modern bir usulle tanzim etmeğe başladık. Bakanlıkça kabul edilen bu modern zabıt ve dosya usulü 1948 yılının ilk gününden itibaren bü-
de-
Verem haftası
( Baştarafı 1 incide) lıyan Verem haftası hararetle
vam etmektedir. Bugün Eminönü Halkevinde bu münasebetle 46 vîlâ. yet delegelerinin de iştirâkile bir toplantı yapılacaktır.
Toplantı saat 14,30 da Sağlık Bakanı doktor Behçet Uzun söyliyece-ği mühim bir nutukla açılacaktır.
Haber verildiğine göre Sağlık Bakanı doktor Behçet Uz un nutkunda yurdda ..verem âletinin doğurduğu büyük zararlara temas edeceği ve bilhassa bu savaşa karşı alman şiddetli tedbirlerden bahsedeceği anlaşıl ıraktadır.
Bundan başka verem kongresi münasebetle yurdun umumî sağlık durumu hakkında hazırlanan sattık plânına göre tertib olunmuş bulunan serginin de açılış merasimi yapılacaktır. Gerek yurdun muhtelif nun-taka*anndan gelen delegelerin kon. f*rode ileri süreceği mütalcalar gerek se Sağlık Bakanının nutkuna alâkalı ınehafilde büyük ehemmiyet verilmektedir.
halkevlerinde
Verem haftası rnüııasebetlle Halkevlerinde konferanslar verilecektir. Dün Btiyükadada Dr Oalib Sezer tarafından ve Şehreminmde Dr. Zühdü Erman tarafından bu konuda önemli konferanslar verilmiştir.
Diğer taraftan Eyüb, Bakırköy, Beyoğlu, Üsküdar, Beşiktaş, Kadıköy, Sanver ve Şişli Halkevlerinde verem vc tahribatı ve korunmasına dair nvhteltf konferanslar verilecektir
Veremle savaş ve Verem haftası mllnasebetlle şehrimiz Verem Mücadele Demeği halka dağılmak üzere broşürler hazırlatmıştır.
Bunun gibi diğer bölgeler Verem 'Dernekleri de bu konuda muhtelif broşürler tabettirmişlerdir.
Hükümetin yol siyaseti
rBajtarafı rcuıun;
bir kısmı, yollanmam yapılması i-çm ayrılmış; bu işde kullanılacak ma İzerue ve makinelerin çoğu la-keııderuna gelmiş bulunmaktadır.
Şehirler arasında yapılacak iktisadı yollarm inşaatında Amerikan uzmanları da vazife almış, memleketimize gelen heyetin buşmu Amerika Yollar İdaresi Başkan muavini Mr. Hillts geçirilmiştir.
Yolların yapılmasına ancak önümüzdeki baharda başlanacak ve yol larm bakımına büyük bir ehemmiyet verilecektir. Ankara - Meranı yolu Konyuya kadar uzatılacaktır.
Bunlardan başku, üzerinde ısrarla durduğumuz mesele nehirlerin taşmalarına mâni olmaktır.
Adunada sel sularım toplamak 1-çln bir baraj ve nehrin İki tarafın^ kuvvetli, dayanıklı sedler yapacağız.
Diğer taraftan memleketin muhtelif yerlerinde regülâtörler tesis edilecektir.
Bütün bu işler İçin aynlan tahsisat 16ü milyon liradır.

1
• olarak tesbit edilmiş bu-Yeni Adalet Sarayı


tün mahkemelere şamil kılındı.
Gene örfî İdare mahkemelerinin kalkmas' münasebetiyle sarhoş ve silâhlıların mahkemesi için şehrin muhtelif semtlerinde cür-mümeşlıut mahkemeleri kuruldu. Bu gibi dâvalaı en geç 15 gün zar fında karara bağlanmış bulunacaktır.
Ayni terane: Adalet Sarayı
Adalet Sarayı tahsisatı da B. Millet Meclisince tasdik edildi ve inşaat iı iıı Bayındırlık Bakanlığınca hazırlıklara başlandı. İnşaatın yeri kat” lunmaktadır.
İbrahim paşa aı sasında inşa edilecektir. İnşaat için istimlâklere devam olunmaktadır. Yalnız istimlâk edilen ev ve dükkân sahiplerinin şikâyetlerine tercüman olan Yeni Sabah gazetesindeki neşriyat da tesirini göstermiş olacak ki Bavın dirlik Bakanlığı Divanyolu ile Eczacılar sokağı arasındaki istimlâkin bir kısmından imtina etti. Bundan 15 gün sonra da Adalet Sarayının inşattı için ikinci plân müsabakası ilân edilecoktir. Artık Adalet Sarayı meselesi kat’î olarak-ele abnmıştır.
ilkbaharda inşaata başlanacaktır. Fakat şunu da söyliyeyim ki inşaatın ne zaman biteceğini şimdiden kestiremeyiz. Zira biliyorsunuz ki tam 13 - 11 senedir Adalet Sarayı inşaatı meselesi halledilememiştir. Bunu da itiraf etmek lâzımdır.
Adalet Bakanlığı bu hususta bütün gayretiyle çalışmaktadır.
Adalet teşkilâtımızın daha iyi işlemesi, vatandaş hak ve hürriyetlerinin daha iyi tanınmasını sağlıyacak şekilde yeni ve modern kanunla rm. eski büroksasiye son verecek muhakeme usulleri kıııun larının 'az'ııun arifesindeyiz.
Ameıika yardımı
(Baştarafı ; incide»
Makedunyanın batısında işgal ettikleri mevkilerden atmak mümkün olmamıştır. Hükümet eylül ayında uz laşma yolunda bir gayret sarfederek j silâJıiannı terkedecek olan bütün âsi ı leri affedeceğini ve koruyacağını bil ’ dirmiş ve sürgün edilmiş olan 10.000 kişi serbest bırakılmıştır. Bununla beraber âsilerin, herşeyden önce uzlaşmak istedikleri yoHmdaki iddialarına rağmen, geniş mikyasta bir teslim olmamıştır. 24 aralıkta çetecilerin şefi General Markos’un başkanlığında bir âsi hükümetinin kurulduğu bildirilmiştir. Amerikanın yiyecek ve malzeme yardımilc dahi, ordu kuvvetlerinin artması iktısa-it muvazenesi esasen bozuk olan meın-1 leketin sırtına ağır bir yük olmuş ve elzem olmıyan masrafların kısılmasını gerektirmiştir. Italyan barış andlaşması hükümlerine uygun olarak Onikl adanın idaresi de 31 mart ta resmen Yunan hükümetine devredilmiştir.
Türkiyeye verilen krediler, Sovyet taleb ve tenkldlerlnin sebebiyet verdiği büyük gerginliği azaltmak gibi ân i bir tesir husule getirmiş ve mâliyenin sırtında bulunan hemen lıemen tahammül edilmez bir yükün hafiflet ilmesine yardım etmiştir. Temmuz ayında AnkarAda Birleşik Amerika ile akdoLunan anlaşmada yirmi milyon Ingiliz lirası tutarında bir askerî yardımda bulunulması der piş olunmuş ve ağustos ayında da 125 milyon Ingiliz lirası tutarında uzun vâdell bir tanm ve endüstri kalkınması plânının hazırlandığı bil dirilmiştir.
Yılbaşı talihlisi ne diyor?
(Bitaraf» 1 incide)
Dün saat 11 sularında İstanbul Milli Piyango müdürlüğüne müracaat eden talihlilerden biri olan Ah med Birbaş, hissesine düşen 125 bin lirayı almıştır.
Kendisile konuşan bir muharriri mlzft Ahmed Birbaş şunları söylemiştir: I
«— Ben çok talihsiz bir İnsanım, En büyük ikramiyeyi kazanmış o) mam belki bu İddiamı çürütmefto kâfidir; Fakat hayır.
Ben 4 yaşında öksüz ve yetim kal dım. Yabancı kimseler elinde büyüdüm. 10 yaşımdan İtibaren luıyq ta atılmış bulunuyorum. Bugün 33 yaşındayım. Bu yaşıma kadar çek mediglm sıkıntı, katlanmadığım mahrumiyet kalmış değildir.
Seyyar satıcılık yaparak geçinirim 2 yıl evvel İstanbula geldim. Tam 14 yıldan beri her wy bilet al! rım. Her ay bilete verdiğim para 5(1 liradan aşağıya düşmezdi.
Bu uğurda sermayemi kaybetti* ğlm oldu. Bu yıl da, üç bilet almış tim. En büyük İkramiyenin bana çıkacağını biliyordum. Gözümün Ö* nünde paraların hayâli canlanırdı!
Hiçbir heyecana kapılmadım; fa kat 125 Mn lirayı alınca sersemledim. Ne yapacağımı bilemiyorum.



2 (AP.) — Bugün Yunan eski Kral Michael. Kraliçe maiyetleri hesabına îsviç-giriş vizesi istemiştir.
Bu ' sabah İsviçre Federal eline varacağı tahmin
Michael muhtemel ola-
Sabık kral Mişel fBajfarafı 1 incide) beraberinde annesi olduğu halde, yarın Bükreşten Alsberg ekspresile hareket edecek ve pazar günü öğleden sonra Budapeştede bulunacaktır.
Budapeşte, 2 (A.A.) — United
Press: Yetkili bir kaynağın bugün bildirdiğine gör^, eski Rumanya Kralı Michael, yarın özel trenile saat 14 de Budapeşteye gelecektir. Kral, tsviçreye gitmektedir.
MACARİSTAN SABIK KRALA TRANSİT VİZESİ VERDİ Budapeşte, 2 (AP.) — Bugün bildirildiğine göre, Macar hükümeti eski Rumanya Kralı Michael’e tran sit vizesi vermiştir.
Michael’in yarın öğleden sonra Budapeşteden geçeceği söyleniimck-tedir.
İSVtÇREDEN DE VİZE İSTENDİ Bükreş.
hükümeti Helen ve reden 35
Eski Kralla annesi diplomatik pasaportla seyahat edeceklerdir, talebin yarın Hükümetinin edilmektedir.
Bu sobeble
rak önümüzdeki salı gününe kadar hareket edemiyecektir.
Diğer taraftan. İsviçre hükümetinin bütün bu talebleri tajnamile is’af edeceği muhakkak addedilmen »ektedir,
KRALIN MAL! DURUMU
Associated Press’in yetkili kaynak lardan öğrendiğine göre, İsviçre hükümeti, Kral, Kraliçe ve diğer maiyet üyelerine, ikametleri müddetince ne gibi malî imkânlar temin edileceğini anlamak İstemektedir. Anlaşıldığına göre, hâlen îsviçrede yaşamakta olan Rumanya prensi Nikola, îsviçredeki masraflarının bir kısmını ödiyememiş, zira Rumanyadakl emlâk gelirinin İsviçre parasına tah viline müsaade edilmemiştir. PRENSES aKRAL NEREYE Oh DERSE GİTSİN PEŞİNDEN GİDECEĞİM^ diyor
Kopenhag, 2 (AP.) — Associated Press muhabiri Adam VViche bildiriyor:
Kral Mihael’ln tahttan feragati gayri resmî nişanjısı Bourbon - Parma Prensesi Anne için şaşırtıcı birşey olmuştur,
kendisile görüşen Associated muhabirine: «Şimdiki halde
nerede olduğunu bilmiyorum; nereye giderse gitsin ben de
den gideceğime demiştir: ^Kendisin-den hiçbir mektub almâdım ve istik bal hakkındaki tasavvurlarını bilmiyorum. Fakat, gazetelerde okuduğuma göre, îsviçreye geçmek niyetindeymiş. Bu hususta kendisinden haber alınca ben de. onunla buluşmak üzere, yola çıkacağım.
«Vaziyetin gergin olduğunu hepimiz biliyorduk amma, MichaeFin istifa ettiğini haber aldığımız zaman yine de şaşırdık. O gün ben bu haberi radyodan duyduğum zaman yemekteydik.»
aİLK BAKIŞTA ÂŞIK OLDUK* Prenses, eski Kralla nasıl tanıştık larını da .şöyle anlatmıştır:
«ilk defa olarak. Prenses Eliza-1 beth’in düğününde karşılaştık, tik bakışta birbirimize âşık olduk, diyebilirim. Halbuki ben bu şekilde âşık olacağımı hiç zannetmezdim. Son defa olarak Lausanne’da görüştük. Ayrılırken onun da, benim de muayyen bir plân veya tasavvurumuz yoktu. Yalnız, ufak bir ümid olarak, onu nisanda tekrar görebileceğimi tahmin ediyordum.
Lausanue’dan ayrıldıktan sonra, Amerikaya gitmeyi düşünmüştüm amma, Michael’in tahttan çekildiğini haber aldıktan sonra plânımı değlş-tirdim.» y

hakikaten
Prenses, Press onun fakat peşin-


1

Eazı ant demokratik kanun arda tâdılât
(Baztaran 1 incide) için daha bir müddet geciktirecektir. Matbuat kanununda değişiklik yapılması hakkında henüz bk teşebbüs olmamakla beraber Demok rat milletvekilleri ile beraber bazı Halk Partili milletvekilleri de kanunda salmJarın hukuku muhafaza edilmek şartile bazı tadillerin yapılarak kanunun daha Denıokra tik bir hale getirilmesine taraftardırlar. Hükümetin de böyle bir tek lifi mülâyim karşılaması beklen-mektediv.
Şlnıdiye kadar hiç evlenmedim. Evlenmek teşebbüsünde de bulunmadım. Kadınlardan bilmiyorum neden nefret ediyorum. Benimle ev lenecek kadın, paramı sevecektir. Böyle bir hayat beni mes'ud edemez.
Matnafih şunu da söyliyeylm; en büyük İkramiyenin bana çıkmasına memnun olmuş değilim. Çünkü bu parada binlerce, belki de milyonlar ca İnsanın gözü vardır. Böyle bir para, İnsana hayır getirmez!
Felâketin ne olduğunu bilirim, e İlme geçen paranın, 10 bin lirasını felâkete uğrayaaılara yardım eden Kızılay Kurumuna vereceğim.»

KIZIL TEHLİKE!

A meri-etmesi
ilan
IBa^taraff t incide)
«Rusların, arka plânda kalarak ve üzerlerine en az mesuliyet alarak silâhla müdahale edebilecekleri bir Avrupa memleketi varsa o da Yunanistandır.»
Sağ cenah organlarından «Spec-tator» ise şu fikirdedir:
^Ruslar hangi tarafı benimsediklerini gizlemiyorlar. Ruslann himayesi altında kurulmuş olan Kominiorm, âsileri desteklemektedir ve Yunan komünistlerinin başındaki Zaharyadis de dahil olmak üzere, bu âsilerin bir çoğu Mnsko-vada yetişmiş kimselerdir.»
I ıınaıı hâdiseleri karşısında Ingiltere ve Amerikanın durumu
Londra: 2 (A.A.) — ^Evening News» un siyasî muharririnin bildirdiğine göre, İngiliz kabineni gelecek hafta dış siyaseti gözden geçirmek maksadiyle toplandığı zaman. İngjlterenin Yunanistan hususunda takib edeceği siyaset hak kında ciddî kararlar verilecektir.
Bakanlar, Yunanistandaki buhran vâhımleştiği takdirde alınması gerekecek tedbirleri de tetkik e-deceklerdir.
Amerikan Dışişleri Bakanlığıyle teması muhafaza eden M. Bcvin, Yunanistandaki hâdiselerin aldığı gelişme üzerine îngilterenın cyna mak mecburiyetinde kaldığı trma-miyle aşikâr rol diye telâkki ettiği şey hususundaki görüşlerini i-zah edecektir. M. Bevin kabine arkadaşlarına İngiliz kuvvetlerine mensub beş bin kişinin hâlâ Y»ına-nistanda bulunduğunu ve yıl içinde yapılacak olan tahliyenin bugünkü durum devam ettikçe geciktirileceğim söyliyecektir.
Amerikan Dışişleri Bakanı M. Marshall kongreden Yunanistana yapılacak Amerikan yardımının arttırılması için yetki isteyecektir.
Halen Yunanistanda bulunan İngiliz kuvvetlerine Yunan hudutlarını «mühürlemek» için, kan kuvvetlerinin iltihak mümkündür.
«Yunan ordusuna karsı hürmetim arttı»
Atina: 2 (AP.) — Bugün bir basın toplantısında beyanatta bulunan Amerikan yardım heyeti şefi Grisvvold, Konitsa muharebesinin yardım programı üzerinde her hangi bir tesiri olmadığını söylemiş ve şunları ilâve etmiştir.
«Konitsa savaşı Yunan ordusuna karşı olan hürmetimi * arttırmıştır.»
Diğer taraftan resmen bildirildiğine göre, 500 kişilik bir çetenin, Kalamatanın 38 mil kuzeyindeki Andritsaina kasabasına karşı yap tıkları 4 hücum akim kalmış ve bir seferinde çeteler kasabanın merkezine kadar girmeğe muvaffak olmuşlarsa da. yetişen takviye kuvvetleri âsiler: püskürtmüşlerdir.
Bu çarpışmalar sırasında çetecilerden 20 sinin öldüğü ve 30 unun yaralandığı bildirilmektedir.
Basın haberlerine göre, 300 kişi lik diğer bir çete Nigritava taarruz etmiş ve 14 çeteci öldürülmüştür. ‘
Kafalonya bölgesinde de bazı hâdisek-’ olmuş ve bir basın haberine göre. 20 kişilik bir çete Dili-nati kökündeki bir kahvehaneyi basarak müşteriler üzerine ateş açmışlar ve 4 kişinin ölümü ile 15 kişinin yaralanmasına sebebiyet vermişlerdir. Köylüler çetecilerin ateşine mukabele ederek ikisini öl dürmüşlerdir.
.Yunan hava kuvvetleri tekrar .taarruza geçti
Londra: 2 (E.B.C.) — Koniça şehri asilerden tamamen temizlenmiştir. Fî*kat asi kuvvetleri Koniça ile Arnavutluk arasındaki tep ?lerd?- tutunmağa çalışmaktadırlar. 48 saatlenberi yağan kar durmuş, Yunan ordusu Rava kuvveleri çetecilere karşı tekrar hücuma g» emiştir İ
Çetecilerin son hareketi
Atina: 2 (AP.) — Bugünkü basın haberlerine göre, Bu roza ni köp rüsü etrafında harekât halinde bu lunan Yunan ordusu birlikleri, Arnavut hududuna gitmekte olan şoseyi kesmek üzere kuzey ve batıya doğru yayılmışlardır.
Bazı çetelerin kuzeye, Gramca dağlarına doğru çekilmekte oldukları bildirilmektedir. Diğer taraftan Koniçaya bol miktarda malzeme sevkedilmekte olup, 7 erlin sü ren bombardıman sırasında şehrin uğradığı hasarlara veya insanca zayiata dair haber yayınlanma-maktadır. Bununla beraber, şehrin geniş ölçüde hasara uğradığı tahmin edilmektedir.
Basın haberlerine göre, çeteler dış savunma mevzilerinden en ö-nemlisine karşı küçük çapta bir taarruza kalkmışlar fakat hiç bir netice alamamışlardır.
îkl gündenberi devam etmekte olan kar tipisi dindiğinden Yunan hava kuvvetleri yeniden çetelere karşı faaliyete geçmişlerdir.
ÂSİLER YILDIRIM HARBİ YAPMAK İSTEMİŞLER Atina. 2 (AP.) — Yunan Genel-
kurmay Başkanlığının reaıai tebliğine göze, Koniça muharebemi i( «komünist kuvvetler ezici kir Hezimete» uğratılmıştır ve çetelerin büyük bir kısmı Amavudluk hudud ın* dan içeri kaçmıştır.
Tebliğde, bir haftadar.beri devam eden Koniça muharebesi hakkında tafsilât verilmektedir. Eu arada, Ke Hiç anın olk glin «tanaanu.e çevril* miş ve çete kuvvetlerinin şehrin fa (> 11 içerilerine kadar girmiş olduklar, bildirilmektedir. Tebliğe göre, şehri, cem'an 900 kişi kadar tut» ır kuvvet müdafaa etmfş ve 3000 k ?i-den fazla bir kuvvete katşı çarp .?• iniştir.
Hâlen, komünistler Burozajıi kop-(J bü civarında iki taburluk b;.- kuvvet bırakmışlardır ki bunlar A.na-vudluğa kaçan diğerlerin! müdafaaya çalışmaktadırlar.
Ele geçen çeteler, âsi reislerin, a Yunanistana bir - yıldırım harbi inak istediklerini ve bu suretle Ital yaniann muvaffak oiamM;’/ ar plâ nı yerine getireceklerim IMn ettiklerini söylemişlerdir.
Diğer taraftan Başbakan Sofuiis Koniça şehrine müdafaasında gösterdiği fedakârlıktan dolayı, Günlü, Haç nişanını bizzat vereceğini bi’ dirmiştir.
Stalinin iki yüzlü âlicenaölıaı
* '
fBa>7ara/ı ı
mesi ve icuMiycHoı xuasum Rus sîi
IMJıet saneaen reJXI durum., tünekte olaugunu yazuaktadır. mJıTİ111? siyasetinde
muğlak olduğu Kadar esrarlı ua gözüken bir amili yeni ve pek ue Ruö oüWan du yuziü bir âu ’ ^ teşkil etmekcecür. P.uslarm 'tabiat. gozonunde bulundurulacak o-ursa ÇîzH poü31n mevcu(jiyetin.ha y«t «luzumlu bAr fenalık olarak, ,;a bu edilebilirse de bunun bir fena ounadi&nı iddia etmek, bu teş,. ıâ tı sadece bizzat h(dkı korumak i-çın mevcut bir hayır tevekkülü ola rak ileri sürmek ve boyie ges-ermek istemek tamamen yeni ve .(or kunç bir şeydir. Rus m*,ı>tl ««Kvd» den çarhgm hentıangı bir polis teşküatjut-an nafıa fazla r-ku y« uelrtt «uyumadır. nakkmua yapdan yomlar R da ortaya çıkardan casushİ h " lâ « ile alâkadar gibi görültnekt^nr. Buna temas eden Prrtsda gaz .esi Kuşlarla Emperyalist devletler a-rasmda akıllıca nöbet bekleyip Rus mletıne hizmet e emekte dan «Nkvd» den korkmağa mahal olma dife nı yazmaktadır. Halbuki xus milleti günlük hayatlarında kmuile rine zulmeden bu teşkilâtı bu na-yır cemiyeti olarak telakki eıu.ege dâvet olunmaktadır.
^«vdannı açdüama,.ua rağmen »NKVD» görevlerini yerine gethmek için ünıiormah seçme askerle. ..en murekkp MO.OOO kişihk bir ku-. . eti elinde buiundurmaktaa.r. Bu kuv vete mensup bazı birhkier tırlıl; o-tomobillere ve başka modern silâh lara malik bulunmaktadırlar. Bu kuvvetler üniformalı olarak normal polis kuvvetlerinin veya Jandarmaların Batı topraklarınaa ifa ettikleri görevleri yerine getirmeale mükellef olan milislerden tefrik e-dlmelidir. Bundan başka ayn olarak hakiki Rus polisi olan sivil polislerden müteşekkil gizli hir alay mevcut olup muhbirlerin sayısı da milyonlara varmaktadır
imtiyazlı bir sınıı olan ımiiorma U birlikleri mecburi çalışma K« larile temerküz; kampları üzerinde Kat ı bir otoriteye malık bulunmak; ta ve hudutları muuaioza etmekte dir. «NKVia» mn kendi 1^01-1^101^ ve sınai teşeoouslerı \armr. Bu fabrika ve teşeuouslecae çalışan ış çiler uımumtm mahpuslar arasından ayrılmaktadır. Kanal ve oa-raj İnşuau ile askeri yollarm yapıl ması şeKüııdekı muazzam teşenous »erde çalışan işçiler de geniş bir öl çilde. «NKVD» ednde oulumuı nıah puslar arasmmuı seçilmekte ve bun lar tarii tudemiy cetK nlr selalet 1-çinde çalışmaktaaıriar. bu Kabil işçilerin sayısı lü İla 2ü milyon ara surda talimin edilmektedir.
Amerika Akdeniz filosu kaurosı.nu tuı,vıt,e euıyur Vaşüıgton; 2 .IA.A.» — Reucer —
AmerıKuıua Bahriye Ba Kardığı Akdeniz de bulunan Midway uçak gemisiyle Plree'de bulunan üç ha İli Kruvazöre deniz piyade mülreza leri gonderiLeeeguıi bildirmiştir.
Bahriye Bakanlığı Akdeniz'e gön derilecek olan bu müfrezelerin mik tarım tasrih etmemişse de 12 İlâ 11 bin tonluk bir gemide seyahat ede çeklerini açıklamıştır-
YENİSABAE
c
I
• *
t
I
Devlet Deniz Yolları İlânları
I
Havacılık Bahisleri:
1933 İkramiyen Ergani 22.15,
934 Sivas Erzurum 2_7
4
« 4
6
Uçaklar süratle İnkişaf ediyor
Yün almak için müracaatlar artıyor
Arzuya yöre durabilen veya yavaşlı-yabilen bir uçak keşfi için çalışmalar

Helikopter uçağının bu avantajları ihtiva etmesine rağmen havacılığa iatinad eden ticarette hiçbir zaman normal uçakların yerini tutabilecek bir durumda değildir. Bu arada Helikopter uçağının inkişaf e-debileceğıni de heeaba katmak la* zımdır. İstenildiği vakit durabilen ve amudi inişler yapabilen bir uçağın ötedenberi arandığına hiç şübhe yoktur.

Barselonda bir firma ham yur almak isteğlle hükümetimize müı: caat etmiştir.
Mezkûr firma, ithal edeceği yün leri işledikten sonra, ihtiyacı olanlara satacak, bu arada bizimle de takas süretlle muamele görecektir
Firma bildirdiğine göıe Barseloı da mensucat sanayicileri toplana rak bu kararı vermiştir.
-------— ■o————
Edirne şilebi ithal malı yetiriyor
Devlet Denizyolları İdaresinin E-dirne şilebi, muhtelif ithal malı yükleyerek Nevyoıkton hareket etmiştir.
Edirne şilebi hamulesini İskende ı-un, İstanbul ve Derlncede boşaltacaktır.
BULMACA
---— £--
1 2 3 4 5 6 7 8 9
buldan bağa:
Grib - Baş - Diş ve Romatizma ağrılarına karşı
uçağa daha i az la şuretile sür’atinin şübhe edilemez, hareket edildiği sürati azal. ı
Bugün yer yüzündeki bütün seyrü tefer vasıtalarının aşağı yukarı müs bet bir yavaşlama ve hattâ duraklama imkânı vardır. Böyle bir kayıd ve şart alfana girmiyen bir tek nakliyat vasıtası varsa, o da pek tabii olarak uçaktır. Evet, dünyanın en ecri seyahat etme imkânlarını sağ-lıyan uçak istenildiği vakit durdu-rulamanıaktadır. iyi havalarda olduğu gibi fena havalarda da yoluna devam etmektedir. Havalanırken ve inerken dahi yoluna devam etmek Maniadadır.
Lâkin, bir uçağın yavaşlatılamıya cağını söylemek istemiyorum. Nitekim herhangi bir kana: ilâve etmek azaltılabileceğine Ancak bu şekilde
takdirde uçağın seyir mış olur ki, bu ua modern ulaştırma vasıtasının bütün değerini yan yarıya azaltmaktan başka birşey ifade, etmez. •
Morörlerin günden güne daha kud-1 rcüi bir duruma girip sıkletlerinin de azaldığını nazan itibara alacak olursak her uçağın kendisine göre, tesbıt edilmiş bir sürati olduğunu ka bul edebiliriz. Ayrıca bir de normal sürati vardır ki, uçak bu süratin dûnunda seyredecek olursa alçalma ğa başlar. Yani, uçak bu süratle. bir saat seyrettiği takdirde inmiş o- ( lur. Fakat bu süratin de dûnunda seyretmek felâkete gitmek demektir. Azamî sürati saatte 400 mil o-lan bir uçak saatte 100 mil Üzerinden iniş yapabilir.
Bu esaslan objektif olarak gözden geçirecek olursak, bir uçak kanadının hareket etmesi lâzım geldiğini anlamakta müşkülât çekmeyiz, Uçağın havalanabilmesi için muhakkak surette kanatların hareket etmesi lâzımdır. Kanatlar sabit kaldığı tak dirde% uçağın havalanmasına imkân ve ihtimal yoktur. Esasen müşkülâtın baş gösterdiği nokta da buradan başlamaktadır. Uçuş halinde bulunan bir uçağın süratini azaltamadı* ğımız gibi durdurmağa da imkân görememekteyiz.
Bu meseleye bir çare bulmak hu* susunda ilk defa alâkadar olan oto-jiro mucidi meşhur Italyan mühendisi Juan de La Ciera'dır.
Helikopter uçağının durumu diğer uçaklara nazaran gayet farklıdır. Bu uçaklar irtifadan hiçbir şey kaybetmemek suretile olduğu yerde durabilirler. Ancak Helikopter uçağının da ayni karakteristiklere istinaden havalandığını unutmamak gerektir. Diğer uçaklarda olduğu gibi pervanesi olmıyan bu uçağın kanatlan gerek propülsüyon ve gerekse kanat vazifelerinde kullanılmaktadır.

Filistinde Arab -
Yahudi mücadelesi
Kudus: 2 (A_A.) — Kudüs’ün Ku - zey kısmm.da bulunan Amerikan ko loriisi bölgesinde sokak çarptşmala n olmaktadır. Şimdiye kadar alı nan habrelerde bir kaç kişinin öldüğü bldirllmektedir. İngiliz zırh lı otomobilleri pencerelerde ve dam larda bulunan nişancıları temizle meğe devam etmektedir. Bu karga çalıkların devam ettiği bölgenin bij yük bir kısmı dün akşamdan beri Yahudi çetelerinin hücumuna uğrı yan Arablar tarafından İşgal edilmiştir.
Yahudi kaynaklarından bildirildiğine göre, üç Arab evi dinamitlen miştir. Bu iş Yedi Yahudlnln haya tına mal olmuştur. Bir İngiliz poli si yaralanmıştır.
Bundan başka Arabların otomatik silâhlarla komşu Yahudi mahal lelerine hücum ettikleri blldirimek tedn Bunlar, el bombası da kullanmaktadır.
Bundan başka 20.000 den fazla Arab Kudüsun Yahudi mahallesine yiyecek maddelerinin girmesine mâ ni olmıya çalışmaktadır. Abluka, dört gündenberi devam etmektedir. El bombası ve tüfekle silâhlı Arab müfrezeleri Dıvarlar mahallesine giden bütün kapıları tutmakta ve bütün gidip gelişi kontrol etmekte dlr. Mahallede muhasara edilmiş Olan 1. 500 Yahudi üç günden beri ekmeksiz kalmıştır. Diğer yiyecek stokları da azalmaktadır.
Yahudi mahallesi Belediye Başkanı bugün Yahudi idaresine müra caat edertK ablukanın zorlanarak yiyecek maddesi nakleden kabilelerin gönderilmesini istemiştir.
Pamuk Te.efi ve Üstüpü I Satılacak I
Sümerbank I
İplik ve Dokuma Fabrikaları Mües- I sesesi Müdürlüğünden: |
,B;d
kat tein
da
1 — Alatürkün eski adı; 2 — Başına tD) ilavesile torun sahibi a-dam olur, Oelir;3 Sonuna (F) ilâ-vesile temiz olur, Bir ajans İsmi, u-zak işareti; 4 — Mayhoş bir İçki, Tavuğun yumurta sepetinde bulunur; 5 — Keder, işaret; 6 — En sa yicl; 7 — Allah, Popüler; 8 — Soğuk hava, C. H. P. 11 bir kalemşorun soy adı; 9 — İlâve, Büyük ced.
\likandan Aşağıya:
1 — Para konur, Öksüz: 2 — Tavır, Gnay (aynen); 3 — Bir harfin okunuşu, Şahnnsı; 4 — Gemilerde bulunur, Tersi (çok değil; 5 — Ka rın yağışı, Tersi beyaz; 6 — Ayak altı (Fransıcca); 7 — İsim, Zengin değil; 8 — Prenslerin köşkü, başına (S) ilâveslle yiyecek bir şey o-lur; 9 — Büyük cedli.
1 — Kuruçeşmede Muallim Naci sokak 144/146 numaralı Tekel idaresi tarafından depo olarak kullanılmış olan ve «Enver Paşa yalısı) namile anılan binanın yıkılmak suretile kaimen satılması kapalı zari usulü ile arttırmaya konulmuştur.
2 — Binanın tasarlanmış değeri 33582 lira 80 kuruş ve geçici güven mesl ise 2518 lira 71 kuruş olup şartname ve sözleşme örneklerile sair ihale evrakı her gün yapı şubesinde görülebilir.
3 — 12/1/948 Pazartesi saat 15 te Tophana de alım komisyo-
nunda İhalesi yapılacak olan bu satış işinin teklif mektupları arttırma saatinden bir saat evveline kadar makbuz mukabilinde komisyon başkanlığına tevdi edilmesi ve usulsüz teklifler red edileceğinden şartnamenin (13. üncü) maddesinde yazılı bütün esaslara riayet edilmesi i-lân olunur. (17812)
İst. Borsasının 2/i/ı«48
Londra
Nevyork Paris
Cenevre Amsterdar» Brüksel Prağ Stokholm Lizbon
ESHAM VB IAHVİLAI
5
7
6
5
6
6
6
7
SARRAFLARDA
% % % %
941 Demiryolu
941 Demiryolu Kalkınma 1
Kalkınma 2
Kalkınma 2 Milli Müdafaa
Reşad Al.
Hamid Al.
Aziz Al.
İngiliz Lirası Cumhuriyet Al Gülden K Külçe
ZAHİRE
ve
virkuy fabrikamızda mevcut aşağıda cins ve mikdarı ve muvak-iııatlan yazılı tâli hasılat 20 Ocak 1948 güniı saat 11 de labr ka-açık arttırma siıretile «atılacaktır.
İsteklilerin bu tarihe kadar fabrikamıza teminatlarım yatırmaları rica olunur.
Not: Müessese satışı yapıp yapmamakta
müracaatla inalı görmeleri
Cinsi
944 paçalı
V. A. I. D. 13 bodrum döküntüsü ıLinter pamuğu»
V. Ali. D. 11 - 12 «harman hallaç altı tüyü fazla • çepolden dolayı 2 ci kalite
V. A. 111 D. 5-6-6-8-10-14 döküntüleri 1 ci kalite döküntü
V. A. Y. D. 17 kirli ve yağlı meydan döküntüleri V. t. D. 3-4 «fitil - Halka telefleri döküntüleri Karışık telef (V. A. 2-V A. 3 arası evsafına tekabül etmektedir»
U. A. Beyaz teiniz açılmamış
Ü. F. Renkli açılmamış
U. G. «beyaz haşıllı 5 m. den fazla olan yumak halinde»
0. G. Renkli haşıllı levent sonu 5 m. den fazla «yumak halinde».
Ü. E. Beyaz haşıllı 5 M. kadar «ura halinde» Ü. H. Renkli haşıllı levent sonu 5 M.
«Tura halinde»
Ü. B, V. Beyaz levent sonu haşılsız 5 -'vnmâk lialinde
i Ü. B.
i «tura
Ü. Y. kadar
Ü. t.
; ü. y.
fazla
Nazilli üstüpünü
kadar
M. den
İstanbul Umum Fırıncıları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Cemiyetinden:
serbesttir.
w
Tahmini inil* darı
80.000
(20)
1 ton için muvakkat teminat
40 Lr.
12.000
106 000
62.000
8.000
32.000
11.000
5.700
1.000
—.350
2.000
5.300
1 300
fazla
metreden
16 »
15
33
12
62
8
38
22
26
22
26
99
>
>
>
»
»
>
>
>
>
>
K Beyaz levc-ut sonu haşılsız 5 halinde
K. Renkli haylisiz levent sonu 5 metreye
Kirli ve yağlı üstüpü
U R, nkli lıaşıUız levent BOiııı 5 nıetredtD
ı

1.000 kısaı
4.400
— .600
8 600
—.150
32.300
39
38
22
11
22
16
»
>
>
>
>
>

z

Kıymetli Emlâk Satışı
Boğaziçiıwie yalı. Beşiktaşta konak, ev, dükkân, Taksimde garaj; Sarıyer mâhkeme^indo terekesine vaz’iyet edilmiş elan Recai CanurTn Yeniköyde, Sipahi Ocağına bitişik asfalt cadde üzerinde geniş bahçeli, ayrıca garajı ve lıer türlü konforu muhtevi 16 kapı numaralı yeni yapılmış modern villâsı 5/1/948 pazartesi güfıü saat 14 te Boğaziçinde Bu-yükderede Sarıyer mahkeınesindo müzayede suretile satılacaktır.
Müzayedeye iştirak için 1350 liralık teminat verilecektir.
Köşkü görmek ve gezmek istiyenler her gün köşkte bakliyen bekçiye müracaatla gezebilirler.
Gene merhuma aid Beşiktaşta Vişnezade mahallesinde Acısu ve Spor caddesinde yeni 1,171,173,175_numaralı; altında dükkânı; yarım masura euyu bulunan alt katı kârgir 3 katlı ve 12 odalı konokla gene altında dükkânı bulunan 2 katlı iki ev 12.1.948 pazartesi saat 14 te ayni mahkemede satılacaktır. Müzayedeye iştirak için 1350 liralık teminat verilecektir. ■ ______
■ ■■■■■ 1 ■ ■ I I ■ I
Gene merhuma aid Taksimde, Kocatepo mahallesinde eski 107, y^ni 113 kapı numaralı garaj 12.1.948 tarihinde ayni mahkemede satılacaktır. (21133 telefondan izahat alınabilir.) Müzayedeye iştirak için p00 liralık teminat verilecektir.
İşkencelere tahammül edemiyp ö-lenler de caba... Allah uzun ömürler versin, Emir hazretlerinin sağı, solu belli değil... En yakın adamlarını bile cellâda teslim ediveriyor.
Ses, zindancının sesine benziyordu. Haccâc’dan daha zalim bir herif olan zindancı, acaba kime derd yanıyordu? Bu sözleri ne cesarette ve hangi şaşkına söylüyordu? Çünkü böyle şeyleri söylemek kadar dinlemek te suçtu. Haccâc, kendisinden memnunsuzluga dair lâf edilmesini şiddette yasak kılmıştı.
Zindanın demir kapısı önündeki konuşma sona ermiş ve uzun koridora doğru iki ayak sesi uzaklaşmıştı.
Talha, ayağa kalktı. Dışarıdan duyularrnyacak kadar hafif bir sesle:
— Çocuklar, dedi. Buradan kur. tulnıak için bir (are düşünelim. Yeniden atılacağımız mücadele meydanında yalnız kalmıyacağız. Bize zulüm ve lekence yanmak Haccâc’ın
V
1
2
3
4
5 t
*
/
t
9
EVVELKİ BULMACANIN HALLEDİLMİŞ ŞEKLİ
12 3 4 5 6 7 8 9
K!A r a S E V D A
UİS U L vl T E R K
R'A;D A R ■! z A S
AK A ■ E K| t
■ > M 1 N K C
■ RıE Z T L ■ r;e
> «C 1 L I K ■ z
i Ç.EIL ■ K R ,E'M
KAMI S ■ Â İRİ 1
Fty atlan
11.2«4Ö
282.54
2.8508 Öb.727Ç 30b 5488
6 3887
5 60
77 8860
11.2495
ÂU.05 1VJ3O
95.-^
95 —
95.05
20.0Ü
4
ALTIN VAZIYETİ Evvelki
39.00
36.75
35.50
57 00
36.50
33.75

5.45
BORSASI
Kuruş
: 27
: 21
: 86
: 145
: 3850
&
I
J
Dünkü 39 10 36.90 35.50 5700
36 60 3375
5.43
Para
1/3
1/4
Cemiyetimizin yıllık umumi heyetinin 3U/12/1947 tarihinde cemiyet merkezi olan Galata. Havyar hanında 22 numaralı dairede yapılacağı 27/12/1947 tarihli Tasvir ve Yeni Sabah gazetelerde ilân edilmiş İse de yevmi mezkûrda ekseriyet temin edilemediğinden toplantının 7/1/1948 Çarşamba günü saat 14 den 16 ya kadar yine cemiyet merkezinde yapılacağından esnafımızın muayyen gün ve saatte teşrifleri ilân olunun
MÜZAKERE
1
2
3
4
5
6
dik ve idare heyetinin ibrası
7 — 12 kişilik asil, 12 kişilik yedek idare heyeti âzası esçimi
8 — Hesablann tedkikı için 3 kişilik bir encümen raporu Üzerine müzakere.
PROGRAMI :
heyetin Cemiyet reisi tarafından açılması heyete reis ve 2 kâtib seçilmesi çalışma raporunun okunması
— Umumi
— Umumi
— Senelik
— Hesab bilançosunun okunması tedkik ve tasdiki
— Büdcenin ve kadronun müzakeresi tedkik ve tasdiki
— İki kişilik hesab müfettişi seçilmesi ve bunların raporunun
tas-
Buğday
Arpa
Susam
Tiftik Anamal Afyon İnce
Un: 75—76 Randımanlı 72 Ki. çuval
Un: 84—86 Randımanlı 72 Kİ. çuval
t

2990
2580
RADYO
M BugttakB Program
CUMARTESİ — 3/1/1948
7.28 Açılış ve program
7.30 M. s. ayarı.
7.30 Müzik: Hafif Parçalar
7.45
8.00
8.45
9.00
12.28
12.30
12.30
Haberler.
Müzik: Çeşitli Hafif Müzik. Müzik: Neşeli Müzik. Kapanış.
Açılış ve program
M. s. ayan.
Müzik: Radyo Salon
Orkestrası ~
Haberler.
Müzik: Karışık Şarkılar Müzik.
Müzik: Film Müzikleri.
Müzik: Ünlü Dan# Orkestrası.
Kapanış.
Açılış ve program
M. s. ayan.
Radyo Çocuk Klübü
Müzik: Dans Müziği.
Konuşma.
Müzik: Şarkılar
M. s. ayarı.
Haberler.
Geşmişte Bugün,
Müzik: İnce Saz,
Radyo Gazetesi.
Serbest Saat
akşamı Park balonun eğ-için tanınmış mürekkep 15
4EV, 4ARSA*
1948 PLANI
Şen bir yuvaya sahip olmak isterseniz, TÜRKİYE ÎŞ BAN-KASI'ndaki tasarruf hesabınız» en az YÜZ liraya yükseltiniz. Hesabınız yoksa derhal bir hesap açtırınız.
TÜRKİYE İŞ BANKASI
e~
Çocuk Esirgeme Kuruntunun Balosu
Çocuk Esirgeme Kurumu İstanbul 11 Merkezi Anneler Birliğinin 23.1.948 cuma günü Otelde balo vereceği lenceli, nezih olması bayan ve baylardan
kişilik bir heyetin hazırlığa boşladığı duyulmuştur.
Geçen yıllarda Anadolu Klübü ] ve Şehir Klübünde verdiği balolarla seçkin bir zümreyi toplıyan ku rumun bu hayırlı eğlencesini mem nuniyetle karşılar bu zengin ve nezih baloya üyelerinin rağben e-deceklerini ümid ederiz.
İSTANBUL, BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROLARI
Saat 20 de Dram Kısmı:
KÖŞEBAŞI Yazan: Ahmed Kudsi Tecer: Telefon: 42157.
Komedi Kısmı:
İPEKÇİ MER-
HUM
Yazan: tbnirrefik Ahmed Nuri; Telefon: 40409.
Salı Talebe temsili saat 19 da; P -zar günleri 15 de matine; Cumarte ve Çarşamba günleri 14 de Çocıd Tiyatrosu.
îmtiyas Sahibi:
A. CEMALEDDİN 8ARAÇOĞLU ■
Yaaı İllerini fiilen idare eden: Yuı İşleri Müdürü: FATİN FUAD DiaiJdiği Yer:
«Yani Sabah» mürettiphanesi
Basıldığı yor: «Gün Basımevi»
I
200.000 LİRALIK İKRAMİYE
i
Yılda dört çekiliş: Her çekilişte 1 EV, 1 ARSA ve dolgun para ikramiyeleri...
Birinci Çekiliş! 1 MART
I Hesaplarında altı yuz Liradan fazla parası bulunanlar her beş yüz liralan için çekilişlerde ayrı bir bur a numarası alacak-lardır.
Avrıca» 21 Nisan 1948 de ÇOCLK HESAPLARI için zengin ikranıiyeli çekiliş.
Aşk - Macera - Tarih - Cinayet —
Ynıant Muharrem Z. korgunal
l i
hakkıdır. Fakat ondan intikam almak ta bizim hakkımızdır.
Abdullah boynunu büktü:
— Ben buna imkân görmüyorum. Kuş değiliz ki şu tepemizdeki delikten uçup gidelim.
Abdurrahman, Abdullahı tasdik etti:
— Ben de ayni fikirdeyim. Bir kolayını bulup hücremizden çıkmağa muvaffak olsak bile binadan dışaA çıkmağa muvaffak olamayız.
Talha, başını salladı:
— Allahtan ümid kesilmez; azmin elinden blrşey kurtulmaz... İçinde tuhaf bir his var. Pek yakında kur-
tulacağız gibi geliyor bana. Yalnız birşey boynumu büküyor; BÜşeyre!.
Abdurrahman dalmıştı. Birdenbire uyandı:
— BÜşeyre mi dedin?
— Evet, Abdurrahman!
— Onu dalıa unutmadın mı?
— Unutmadım ve bundan sonra dil unutmama imkân yok,
— Onun Haccftc’la evlenmiş olduğunu unutuyor musun?
— Onun evlenmiş olması, kendL sini sevmeme mâni teşkil etmedi, v«ksa sevmek yasak mı?
— Ne münasebet?.. Ben Bana sevmek yasaktır dedim mi? Sev seve-
s
Tefrika No. tt7
bildiğin kadar... Fakat bundan ötesine gitme. Haccâc’ın karısı olan Büşeyredcn sana vefa gelmez.
— BUşeyrenin Haccâc’ın karısı olmadığını iddia etmiyorum. Evet, evlenmiştir, lâkin onu sevmiyecektir.
Ben tamamen
Talha! Günleri ole vererek bu
sevmemlştir ve
aksi kanaatte* sayıyorum. Ya-dört duvar ara-sına tıkılalı tam yetmiş sekiz gün oldu. Bu müddet zarfında, BÜşeyre, bir defa olsun bizi arayıp sordu mu? ____ Bu hususta haklısın. Haluka-ten arayıp sormadı. Ancak, onu mazur görmek lâzımdır. Bakalım bizi
yim, kayı
arayıp sormak fırsatını elde edebildi mi?
— Bu fırsatı elde etsin veya etmesin. Değil mi ki o artık Haccâc’ın karısıdır, ondan Ümidini kesmelisin.
— Kesmem, Abdurrahman! Büşey-renin Haccâc’la evlenmiş olduğunu öğreninceye kadar Ümidimi kesmem, insan ümidle yaşar, ümidle ölür. HattA onun Haccâc’la evlendiğini ög rensem bile onu sevmekte yine devam edeceğim. Çünkü eminim ki o da beni seviyor. Haccâc’ı sevmemiş-tir ve bundan sonra da sevmiyecek. tir.
O zamana kadar hiç konuşmıyan Abdullah söze karıştı:
— Boş yere çene çalıyorsunuz. Bakalım Haccâc burada nn? BÜşeyre burada mı? Bize sık sık zulüm ve işkence yapıyorlar. Fakat Hac-câc’ın yüzünü gördüğümüz yok.
Abdullah doğru söylüyordu. Tal-ha, bu fırsatı kaçırmadı:
(Devamı var)
13.00
13.15
13.45
14.15
14.40
15.00
16.58
17.00
17.00
18.00
18.30
18.45
19.00
19.00
19.15
19.20
20.15
20.30
20.35 Müzik: Tarihi Türk Mü2igl
21.15 Konuşma.
21.30 Müzik: Radyo Salon Orkestrası.
Müzik.
Müzik: Dans Müziği.
M. s. ayan.
Haberler.
Müzik: Dans Müziği. Program ve Kapanıp.
22.00
22.15
22.45
22.45
23.00
23.30

Zayi
Hukuk Fakültesinden aldığım şt bekemi zayi ettim, yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
Hukuk Fakültesi Sınıf 3. No. 1619 Mahmud Koksal
Kadıköy ikinci Sulh Hukuk Yargıçlığından: 947/677
Vesayet altında bulunan ölü Al Yüksel çocukları Firdevs Yurdagü ve Durmuş Ergünün ikâmetgâhlar nm Kadıköye nakledildiği ve ken dilerine amcaları Kadıköy koşu yo lu Fuad bey sokak 4/6 No. 1 uevde oturan emekli albay Nazmi Songo-run vasi tayin kılınmış olduğu ya yınlanır.
Yeni Neşriyat
FIRKA NEDİR?
Ziya Gökalp’ın 24 yıl önce »Hâkimiyeti Milliye, Yeni Gün, Küçük Mecmua da ve Doğru Yol adile k(j çük bir tikab halinde çıkan maka leleri, Enver Belınan Şapolyo, tara fından bir kltab içinde toplanmış ve Şapolyo’nun 'Ziya Gökalp v( gençliğin siyası terbiyesi) başlığı» nı taşıyan yazısile başlayan bu çok klymetll eser (Doğu yayıirn: 8) olâ rak A. Karauğuz tarafından bası* lıp yayınlanmıştır.
50 sayfa tutan bu kitabın fivatı 1 liradır.