Sene: I
Numara: 194
Abone Şeraiti
Türkiye için Hariç için
1 ■*■>•» imo K« «n» K».
r ı,|â «K> ,. IW .
’ . - J» ,--------- 59ü •
• . US . —
A’errr-ırsa.’ı r. Şer»/ı. TELtf OSf ZOS2O
Malbui
EMzziya, İstanbul [ Sabahları Çıkar Siyasi Gazete natı Her Terde
Gûniin yazısı
Trakya
bizim için nedir ?
Bugünkü sayımızda Ankaradan grimi» bir haber »ar. Trakya bi-risıei müfettişi Bay İbrahim Tali Ankaraya gitmiş, birkaç gün Hafi iç î|leri Bakanı Bay Şükrü Kaya ite berader Ankaradan dönül Trakyayı teftişe çıkacaklarmış.
Bay Şükrü Kayanın, Başbako aıa geçenki Trakya aeyahatind.-n •oara Trakyaya gitmek istemesi bu değerli vatan parçalına Türk hükümetinin ne kadar büyük bir değim (ehemmiyet) verdiğini gösterir.
Evvelce yine bu sütunlarda yazdığımız Ûıere "Ankara, Tûrkiye-nin kalbi ise Trakya da bayıdır.. Tükıy», ancak Trakya »ayetinde, dır ki bir Avrupa devleti olmuştur. Yine Trakya »ayetinde bir Ba.kao devlrtluri Öterinde çok dokunaklı (tesirli) bir rol oynamaktayız. Vakıa Trakya küçük bir yerdr, An.doludaki Türkiye ile karşılaştırıl»» ana vatanın otuzda b.rınden bile at bir yerdir.
Fakat biti Avrupaya bağlıyan, Avrupa dan Avya ürerin» köprü kuran bu vatan parçan ne kadar ■fak olura», değeri d» o kadar büyüktür. Bitim bir an için Trak-yadan çıktığımız göz önüne getirilsin, o vakit Türkiye hemen he-meo mabud (Sevr) muahedesiyle bizi düşürmek istedikleri kerteye düşmüş olur. Halbuki biz (Sevr) muahedaaini yırtmak, parçalamak için tarihin daha bir eşini, bir ör. aeğ.nı gö-medıği büyük bir savaş yap ık ve Lmire girdiğimiz vakit te Müdsnya mütareke».nin bayına Trakyaıun Yunan askeri tarafından boşaltılarak bit» verilmeli şartını koydurduk. Eğer o laman General llar.ngloo'un kumandan altındaki müttefikler komisyonu bu gara kabul etmemiş olsalardı Aoa-do.u savaşı daha büyük bir atılganlıkla devam edecek, limitteki muzaffer Türk omuaaı kufkusut laianoula girecek v» dünya, yine ku)kusul bu defa belki bir daha düze.enemek üzer» karmakarışık Olacaktı. Mudanya mütareken ya-p.lı.kea General (Fevzi) ain kendine çok yakışan gör acille şöy.e bir -öı *öyIruığıni bize naklederler:
"Düşmandan o kadar çok top, tüfek cephane sıdık, ki AvrupalIlar isterlerse kendilerile dahi beş sene harp ederiz.
işte Mudanya mütarekesi çağlarında Tıirklerin duşüaeeıi, ( ha-‘ leu ruhiyeai) böyle İdi ve as ana vatanın otuzda biri ka( -küçük olan bu parça için bi . dünyayı yeniden yskıb yıka.ak »ir lavaşa hazırlanmakla idik. Trakya için bundan 12 yıl evvel bu kadar fedakârlık etmek isliye» Türk milletinin artık o değerli parçanın üzerinde bugün nekıdar yüreği titriyeceğmi söylemeğe hacet yoktur sanırız.
Trakynnz bir Türkiyenln usda (•kılda) yeri olamaz. Dünyanızı bir inci kadar güzel denizi olan Marmara ve Boğazlar biz m elimizde o'oıua Türkiy» de hiç yok demektir. Ovakit biz, dünya aiyasa-aı Örerinde tesiri üçüncü derecede bir Avrupe devleti kertesine inmiş oluruz. Buna da, Türkiyede bir Türk kalmadıkça razı olabileceği-miti kimıe batırma hll« getiremez samrız. Bu »özleri kimler için vs kimlere karşı »öylcd ğ.mizi de açıkça tekrarlamağa da lüzum olmasa Grrk.Başbakan General l»met loör.L kûmeti, işte Trakyaya verdiğimiz bu değimi bütün acuna görtermsk için son günlerde çok hızlı çalışmağa başlamıştır. Hükümetin bu çalışması, ön ayak olması hepimize büyük bir örnek yerme geçme->idır. Çünkü Trakya işi bugün artık hrrşeyin üstünde çok ehemmiyetli ulusal bir iş olmuttur. Bütün Türk gençliği yeni bir (Trakya ini»akı) yapmalı vs bunun etrafında toplanmalıdır. Vaktiyle (M.askı mil t| dediğimiz iki kel.-mvlik bir yasa ortaya koca bir savaş çıkarmış ve bu savaşla biz Avrupaoın en güçlü devletlerini bile yola getirmiştik. Bugün de Trakya üzerinde kötü gözleri olanlara bir (Trakya misakı) ile bu değerli vatan parçasının Türkler için bir hayat ışT-niduğunu göstermeli yit. Artık bundan soma her döşüne" mitin başında, her işimulu önünde dalma (Trakya) söıü olma-lıdır. Trakya işi böylelikle tam bir (ulusal iman) balinl aldıktan sonra, Bu'garlar değil, isterse bütün dünya karşımı» çıksın, o değsrli »a-tan pırçaaından lumıe bir karış yer alamaz.
zaman
Deniz silâhları yarışı başlıyoı
---------——■---------■
Amerika, Japonyaya karşı pek muazzam bahrî bir nümayiş hazırlıyor
-------«i------
Japonya, “Vaşington,, muahedesini feshettiğini resmen tebliğ etti—Japonların, Felemenk Hîndistanını işgal etmelerinden korkuluyor I
31 Klnanaevvel Pazartesi 1934
Vazife hissinden ilhAm alan bir insan, yoksul da olsa, çıkarmaz.
Snileı
3 ânca ulufede)
tabi!
Fakat ortada henüz ölçülü şişe, kadeh yok!
İşaretleri olmıyan meşrubat kaplarının sahipleri bu geceden itibaren ceza görecekler
Bu tefor yeniden baylıyacak otan deniz lilâMarı yarışının no/lım ahıbetlere tebeb olmatmdan korkuluyor !
-Mut rf«o rcısacM Tîaıklys tısVsot»-ğms bildirmiştir.
Vaşington 3') (A.A) — Japon e'çisi Bay “Saıto. Japonyanın 31/ 12/936 tarihinde Vaşington aod-laimalını feshetmek istediğini Bay
Kuın" 30 (A Af — Japon BOyOlr »İt»»1! J"Ş>«»ny»nıa Vaşington a»d-laşmaundan vazgeçtiğini hükümete bildirmiştir,
Londra $0 (A.A) — Jspoa el- ı çizi, Vaşington oadlaşmasınıo fes-
Rusyada idamlar
Zinoviyef ve Kamenef te kurşuna dizildi mi?
“Kirof,,, Rusyanın selâmeti namına “Stalin„ ve “Molotof.,1’ da öldürmek istediklerini söylemiş
Kurşuna dizildikleri haber verilenlerden Zinoviyef Kamensf
Dün gelen ajans haberleri, “ Kırof . yoldaşı öldüren “ Nıko-layef . ile arkadaşlarının idam
edildiklerim bildirmektedir. Her neksdar ajans bj suikasttan dolayı tevkif edilmiş bulunan “ Zilo-viyef. v« "Kamenef,, yoldaşlardan bahsetmiyor»» da Londra telsizinin verdiği bir hı bere göre “Zitoıiyef. ve"Kam(n»>. de idam olunmuş.ardır Şayed bu haber doğru ise. artık Rusya içinde “Troçki, ye vaktiyle olsun taraftarlık etmiş maruf bir şahsiyet kalmadı demektir.
14 Kişi İdam edildi
Mo.kova 30 (A.A.) - "Nıkolayef. ve 14 arkadaşı ölüm cez>nna mahkûm olmuşlar ve hüküm Infar edilmiştir.
Moskova 30 ( A. A. ) — Roytvr ajansı muhabirinden ı
Devamı 2 inci sahifede
Hava fenalaştı, kar yağıyor!
Bugün de kar yağması muhtemel, her ta^ rafta hava soğudu.
Evvelki gün sulu bir şekilde yağan kar dûıı kendini gö»termiş ve bu sen» ş-hrimıze ilk defa fasılalı bir şekilde kar yağmıştır. Dün hararet, nakıs iki dereceye kadar düşmüştür.
Yeşilköy rasad merkezi, bugün kar yağmasını ihtimal dahilinde görmektedir.
Memleketin lise tarafından gelen haberler, havanın bozduğunu v» birçok yerler» de kar yediğini >.-,itd(rmektedlr«
Aıl».; I'^saür v» oduncuların yüzü güldüğü, ı .Vr fukaranın i,e daha ziyade aıkıotı vH-vt.! cHlale-r» girmiş bulunuyoruz. I cm. .... edelim ki AvrupaIı bazı müiehae-»asların tahmin eylediği gibi bu asn» kış süreksiz ve hafif geçsin.
Bafra (A.A.) — Birkaç günden-
b»rl yağan , . ’ murlar kara dönerek yakıntepa v» dstIsrıL--»slatmışUr.
Devamı 2 inci enli ifade
Amerika, denizlerde Japon!ardan ayağı katmıyacak. Ingiltere, Avrupanın sn kavi'etli iki devletinin donanmalarda müta-tat istiyor. İtalya, Frantız bak-riyazinden geri kalmamak azminde. Franza ise Italyan ve Alman donanmalarının mecmuu na mitavi kuvvet bulundurma, ga çalınmaktadır. Bakalım be müthi, deniz lilâhları yarifinm •ona neye varacak ?
I-
“Hail. e resmen bildirmiş v» Japon düşüocesioi aydınlatan bâr beyanname neşreylrmiştir.
Devamı 7 inci sah ifade İMnılMlıiHi(«t«wiMiğHuııtiHlılHiMMı>iMMtesrt Atatürk yakında geliyor
Ankara 30 (Telefonla)—Atatürkün bir haftaya kadar tstanbula gitmesi muhtemeldir.
Irak Bakanının ziyaretleri Ankara 30 (A. A.) İrak İşleri bakanı General Nuri, Baş bakan tsmrt fnönünüo —trrtudt Öğle -^ecıcj.ıll Tiııiüil su. rette yemiş, akşam üzeri Çaokaya köşkünde Atatürk tarafından kabul edilmiştir.
dışarı bugün köşk-
Arnavutlukta son vaziyet İtalyan taraftan nazır yüzünden mi isyan çıktı Yaoyadan'.. ______ ., .
tina. gazetele- . '
rine bildirildiği- g J
n» gör» Ama- 1^
vud kralı Zog taraftarı kıtası ş>
ile Arosvud âsi- ' y* arasında İş-knHrs c.unndı
• •’ ... E
harabede tullerin reisi ola. Arnavud Malij Kral ‘Zog. un nazırı Muta yereri yakalanmıştır.
İki taraftan dört maktul ve bir çok yaralı vardır. Kral “Zog., dört sınıf ihtiyatı silâh altına çağırmıştı.
Şimali Arnavutlukta örft idare ■lan edilmiştir.
Mam «fi asri muhabere vasıtalarının eksikliği , özünden Arnavud-luk hakkındaki haberler kolaylıkla alınamamakta ve intişar eden haberlerin hangisi doğru ve hangisi yanlış olduğu anlaşılamamaktadır. Bu sebebi» Arnnvudluk bakkıod" şayi olan haberleri »on derece ihtiyat ile karşılamak gerektir.
Devamı 2 nci sahi feda
Kadir gecesi ve Bayram iıtaı'.bul müftülüğünden: 2-1-935 Çarşamba günü akşamı ( Perşembe gecesi) mübarek Ramazanın yirmi yedinci gecesi olmakla Kadir gecesi ve altıncı Pazsr günü de Bayram olduğu ilân olunur.
Bayram namazı
Ş.
H
3
Zevali Ezan!
Sn gse» ye-ıtrndan sonra tafbiA edilecek nizamnameye gör» bardak, fiye •• kadehlere iforetlar konulacak...
Maden suya uşnlsrlyl» içinde her nevi içki satılsa bütüo şişe, kaşı, bardak ve kadehlerin muhteviyat» veznini gösteren işaretleri havi elmas» hakkındaki mecburiyet, evvelce d» yazdığının v»çhll",
bu geceden İtibarsa tatbik olısnn çaktır.
ölçüler nlzamaamsslaia 63 inef maddesine göre meyhane, gazin», bar, lokanta, birahao» giU yerlerde Devamı 2 nci sahifede
Bir kaçakçılık daha!
Hiçbir vergi vermeden memlekete 235 ton şekeı sokan bir şebeke azası tevkif edildi Gümrük muhafaza teşkilâtı BulgarisUndan gelen muhacirlen alet ittihaz ederek TOrki-yeyn tonlarca kaçak şeker ithal eden bir şebeke azasım geçenlerde yakalamıştı.
İhtisas mahkvrnesi müddei-umumiliğine intikal eden bu kaçakçılık tahkikatı heno» i», maoıen ikmal edilmeden, muhafaza teşkilâtı yine şeker ka-çakçılığiyle uğraşan ikinci bir şebekeyi meydana çıkarmıştır.
Şimdiye kadar yapılao tahkikat bu ikinci şebekenin mem-lete bili resim 235 ton şeker ithal etliğini göstermiştir.
Tahkikat derinleştirilmekto olub bu şebekenin 450, SOl) ton kadar şekeri bu şekilde bilâ resim memlekete soktuğu zannedilmektedir.
Şebekcuin başlıca âzası tevkif olunmuştur.
Gümrük muhafaza müdürü Bay Hatan
Karilerimize güzel bir hediyemiz
Yılbaşı hediyesi
Karilerimize Yılbaşı mûnasebetile yarınki nüshamızdan ayrı olarak güz®! bir hediye vereceğiz. Bütün bir seno işe yarıyacak olan bu hediyeden karilerimizin memnun olacaklarını ümid ederiz.
Yeni tefrikalarımız
1 — Millî roman tefrikası
Karpuz kabuğu
1 Kânunusani 935 den itibaren karilerimize gayet meraktı, hissi ve heyecanlı bir roman takdim ediyoruz. Bu milli romanı, hem bitlerindeki yükseklik, hem de âftkane ve cinai vakayii itibarile karilerimizin çok zevkle okuyacaklarından eminiz.
2 - Çok meraklı bir zabıta romanı
Arşen Lüpen yine sahnede
( Pembe Köfk) romanımız bitmek üzere olduğundan yine 7 Kânunusani 935 den itibaren çok meraklı vukuat ite dolu olan bu yeni Arşen Lüpen ro-
manını da karilerimize takdim edeceğiz.
________________________________________________________
2
ZAMAN—
Kânunuevel 31
Habeşistanın kalbine saplanacak ok!
Milletler Cemiyeti konuşuncıya kadar İtalya Habeşistanda emellerine muvaffak olacak mı?
İtalya hükümetinin Afrikeöa Habeşiaton hududu öterinde yol yapmakta devam ettiği, askerlerini »e mühimmatını bu yol ile Habeş hududuna gönderdiği anlaşılıyor. Zaten bu yol askeri mahiyette ulan bir yoldur. İtalyanın Habeş hududu ürerinde kullandığı korvetlerle bunları» sahilde olun öderi ararında muvasalayı bu yol temin ediyor. Londranı» “ Deyli Ek.pıea,. gazetesi bu yoldan b.h.rd.yorkeo "bu yol. yarın Hz-beşistanın yüreğcoe bir ok gibi «aplonnc^k I „ diyor.
"Deyli Ekıpre" „ meıkûr yolun ehemmiyetini bu kua, fakat çok kuvvetli »O/İe otlattıktan «onrn yu mütalaaları da İlâve ediyor;
" Hibejiler milletler dernegina müracaat ettiler. Ilalyanlarda ameleyi C.-nevreda konuşmağa hatırdırlar. Fakat dunıb dinlenmedeo yollarını yaptırıyor v» otatıyorlar.
Japon miheodiı'.eri ve askerleri Mançuride askeri istasyonlar ve mühimmat depoları yapıyorken Japon murahha.landa aynı şekilde Crnev-rede röı söylOyorlsrdı. Müzakereler bitince Mançurinin istik’üi dr sonunu buldu „
Birde birkaç gün önce bu meseleyi gürden geçiriyorken bu sütunda aynı «hali irad etini» ve aynı mötaleayı ileri »Örmüştük.
Akıl İçin tarik bir dejilmi ?
İtalya milletler derneği umumi kâtipliğine uzun izahlar verml» ve Hibe» hükümetinin iddialarını çürütmüş bulunuyor.
Fakat bu izahatı neşreden gazeteler Habeş Hariciye Nazırının şu telgrafını da neşrediyorlardı.
“italyanlar Habe» arazisinde ilevlliyor ve Vadair den bavlıyarak Ado ve Cerbugubi istikametinde otomobil yolu yopıyorlar... „
Demek Habeşistanın kalbine bir ok gibi saplanacak yol ilerliyor.
Ö. R.
Hava fenalaştı
7 inci sahifeden devam Erzurum yolu kapandı Trabzon 30 (A. A.) — Havalar çoğumu» vc karda» Erzurm yolu otomobillere kapanmıştır.)
MuSla civarında soğuklar
Muğla 30 (A. A.) - Dindenbarl havalar loğunıuştur. Yağmurla beraber yûkıek tepelere ve civar dağlara kar düşmüştür.
Bununla beraber derece şehirde beoûz «ıfıra İnmemiştir. Memlekette umumi hava ve kar vaziyeti
Ankara 30 (AA) — Ziraat Vekâleti meteoroloji eoctitürinden alınan malûmatagöre ton 24 saat zarfında bülûo yurdda, bava »ühuneti düne nazaran iki derece etrafında bîr düşüklük görtermlştlr.
Karadeniz ve akdeolz Irıyılarile lunir ve Maniandan mada yerlerin-de gece eûhunet dereceleri «fırın altındadır.
En düşük eühuoet Ed(rneJe na-luı 2, İstanbul, Yaloya, İzmit ve Buruda nakıs 1 dir. Orta Anado-luda Slvaata nakıa 7, Yosgatta nakıa 6, Bolu, Eskişehir, Kanamana, Kütahya ve Kayseride nakit 4, Afyon, Çorum nakıa 3, Ankara, Konya, Beyşehirde 2 eantigraddır.
Koıtamonu, Kütahya, Sivas, Yoıgad, Erzurum ve Karıda kış olmuştur. Yaol buralarda güaün devamı müddetine* termometre «fırın üstüne çıkmamıştır.
Burada e» düşük «übûnet Karıda nakıa 9, ve en yükıelc uçaklık da Antalya, Adana ve Dörtyol-«ta zaid 14 aaatigraddır.
Doğu Anadolulu ile Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında. İstanbul çevre-ainde ve orta Anadolunun Bolu, Siyasi çevrelerinde yağış olmuştur. Yağış Karadeniz ve Ak. deniz kıyılarında yağmur ve diğer yerlerde kar şeldiudedir. Cirolunda 22, Caz.antebdc 23, Kilitte 19. Sivaıta 9, Diyanbekirde 8 milimetre yağmur «uyu ölçülmüştür.
Karın toprak üzerindeki kalın* bİ» Bolu, Çorum, Erzincanda Sivas ve Malatya 8, Erzurum 12, Karsda 34, Sankamışta 29 santimetredir.
Arnavutlukta son vaziyet
Birinci sahifeden devanı
Yabancı menbaların anlatışın* göre Arnavutlukta çıkan isyanı, Arnavutluğun İtalya riyasetine karşı gelmesini iotlyen “ Muhara Barjabatka, (çıkarmıştır. Bu (adamın şiarı "Arnavutluk, Arnavutla-rındır„ «özü imiş. Bütün latedlği de Arnavutluk kabineılnde Maliye Nazın olan ve İtalya siyasetine taraftarlığı ile tanıLao “Musa, yı düşürmekmiş. Onun için “ Dibra',, ya Çekilmesi ve bunun üzerine Arnavutluk hükümeti ona karşı hareket geçerek atker göndermiş; ve «on haberlere güre de âılya yakalamıştır.
Verilen haberler bu mahiyette olduğu halde, âlilerin £₺,»», hareketi hakkında verilen malûmata inanmak çok güçtür.
Kadınların mebus seçme ve seçilmesindeki ehemmiyet...
Dün akşam da Halkevinde bir topiantı yapıldı
Hatb.oind, dön akfamki toplantıda bulunanlardan bir Aumı
Kadınlara laylav aaçmek ve seçilmek hakkının verllmeal müna-•ebetile dün Halkevinde bir toplantı daha yapılmıştır.
Saat 16 dan itibaren Kadın birliği azmiyle Üniversite talebesi diğer bir çok zevat Halkevioa gelmişlerdir.
Saat 16,5 a doğru Halkevi reisi Bay Ali Rıza kûralye çıkarak müteaddit defalar alkışlanan uzun bir nutuk «öylemlştir.
Bay Ali Rlza bu nutkunda ezcümle demiştir ki:
Son iki uy içinde Türk devrim prensiplerinden Türk ulusçuluğu gidişinde bir, Türk lumn-cvlvğu yürüyüşünde iki, Türk lâikliği akışında bir olmak üzere dört derin atılış daba yapıldı.
Bunlardan birincisi, yani Türk uluı birliği yolundaki devr.ın, «oy adı, ikincili aya (unvan) kaldırılman, üçüncûuû kıyafet İşinin düzene alınması, dördüncüsü de kadına «aylavlık öoeoin verilmesidir..
Bay Ali Rıza bundan sonra Türk kadınının istiklâl savaşındaki çalışma tarzını uzun uzadıya izah etmiş, cumhuriyetin ilânından sonra kadınlığın lâyık olduğu haklara
Alman -Fransız Leh misakı ?
Fransjz-Italyan itilâfının
Varşova 30 (A. A.) — EskT muharipler federasyonundan saylav Goy Kariyer Varşavski gazetesinin bir muhabirine, Fransa-Almaoya vc Lehistan'ı ihtiva eden bir üçler m İsa kını mümkün zannettiğini söylemiş ve fakat Almanyada eski muharipler tarafından yapılan görüşmelerin Fransız hükümetinin malûmatı haricinde cereyan etmiş olduğunu temin ey İçmiştir.
İtalya - Fransa anlaşmışlar
Londra 30 (A. A.) — Bir Fransız - Italyan itilâfı akdi için yapılmakta olan müzakereler şekillenmektedir.
Royter Ajansının “Roma,, dan istihbarına göre Bay "Mu-•olini,, ile Bay "Şambron,, pek
Hindistanda yeni hâdiselere doğru...
Ganili , itaatsizliği insanın fitrî bir hakkı addediyor, Ingilizler icabında şiddet gösterecekler haiz olduğu bir “ bak „ diye
Bombay 30 (A. A.) — Genel vali, sivil itaatsizliği cezalandırmak hakkında şiddetli ceza tatbik edileceğini "Gandi,, yc bildirmiştir. Filhakika, "Gandi.. itaatsizlik hareketine nihayet verildiğini kongre namına bildirdiği vakit, bunu şahsan tatbik etıııck hakkıuı muhafaza etmiştir. Bu karardan endişeye düşen vali, siyasal amaçlı her hangi bir hareketin başına geçmekten .Mahatmayı menetmiş v« ahiren “Sitir,, mıntakasını ziyaretten menetmesi de "Gandi,, umdesinin doğurabileceği akislerin korkusiyle olmuştur.
Genel vali, “ I.ondra ,. ya "Gandi,, nin yakalanmasın: teklif etmişse de "Londra., yalnız ihtarla iktifa edilmesi fikrinde bulunmuştur. Bununla beraber, “ Gandi „ insanın fıtri olarak
birer birer nasıl eabib olduğunu anlatmış ve sözüne şu suretle devam eylemiştir t
"— Evet ne muttu san» Türk kadimi Çünkü, Ingiltere, Amerika ve Avrupsoın öteki yeklerinde kadınlar ancak yıllarca aürrn boğuşmalardan sonra siyasal önenlerinl elde edebilmişlerdir. Yalnız bu kadar mı ya?. Avrtıpunııı birçok medeni memleketlerinde kadınlar daha bu hakkı alamadı bile. Halbuki Türk kadını ne usun, ue kua hiç bir savaş ve boğuşma yapmadan haklarına kavuştu.
Çünkü Türk Cumhurluğu geldi, onun kapısını çaldı, ona, siyasal öoenini verdi ve dedi ki:
Türk kadını I Bu, senin özellik önendir. Bunu İyi bil, iyi kolla vc iyi kullan 1,
Bay Ali Rızanın bu söylevini Bay Münir Müeyyedın "Türk kadınına,, yazdığı bir şiirini okuması takib etmiştir. Bay Münir Müeyyedın şiiri çok alkışlanmıştır.
Bundan soııra piyano vc kemen ile bir konser verilmiş, geç vakte kadar toplantı devam et
miştir,
laıoiMitıasıaıtiısıaiısısııaiBŞiıııiMiaiMlklsoiMsaıoeıa
imzalanacağı söyleniyor yakında itilâfın akdedileceği hususunda nikbindirler ve Bay "Lâval,, in Kânunusani bidayetinde "Romu,, yı ziyareti esnasında bu itilâfnameyi imza edebileceği ümidindedirler.
“ Musolini - Con Sımon „ görüşecekler mi?
Londra 30 (A.A.) — Havas Ajansı bildiriyor ••
İngiliz resmî mehafili. Bay " Con Simotı „ ile Bay "Musolini,, arasında yapılacağı dün sabah bir gazete tarafından bildirilen görüşmeyi ne tekzib vc no de teyid etmekte vc yalnız bu hususta henüz hiçbir karar verilmemiş olduğunu bildirmekle İktifa etmektedirler.
tavsif ettiği itaatsizlik fikrinden fedakârlık yapmamaktadır.
İnkişaf etmekte olan buhran Genel Vali israfından şiddetli tedbirler itt-baz edileceğini zannettirmektedir
"Londra,, nın da "Gandi, yc karşı -ıddetle hareketi istemekle beraber onun sıhhî ahval doUyısiylc böyle bir aa-d.-meye tahammül edememesinden korktuğu anlaşılmaktadır.
Bomba zaten işe yaramazmış!
Atina 30 ( Hususi ) — Geçenlerde Dış Bakanlığı binasının civarında bulunan el bombasının kabili istimal olmadığı ve patlamak kabiliyetinden mahrum olduğu anlaşılmıştır.
Rusyada idamlar
7 inci sahifeden devam Od dört suçlunun idamını bildiren resmi tebliğde deniliyor ki : ‘Suçluların menstıb bulundukları inkılâb aleyhtarı gizli bir şebeke, yabancı memleketlerin «ilâhla müdahalelerini temenni ediyordu. "Nikolaef, te “Leningrad, deki yabancı konsoloslardan birini tık nk ziyaret etmiş ve kendilinden 5,000 ruble almıştır. „
Berlin 30 (AA)— Royter ajansı muhabirinden:
Moakovadnn gelen (b*b«rlcrr göre “Klrof, un katili “Nikolaef,, He suç ortakları olan 14 kişi idam edilmişlerdir.
Katil, cinayeti neden yaptığını anlatıyor
Avrupa gazetelerinde okuduğumuza nazaran, “Kirof, un katili "NiköIiyer.’Eökkındskt İddianame matbuatta intişar etmiştir. İddianameye göre, “N kolayef, Rusyada rejimi değiştirmek İstediklerini, bu makaadla teşekkül eden blokuu “Leningrad, merkezi reiri olduğunu ve hedeflerine vasıl olmak için “Kirof„u öldürdüğünü söyliyerek demiştir ki:
Müıa'emetpervcrace yollarla maksadımıza erişmek inıkânınıu olmadığını anlayınca kan akıtmağa karar verdik. Kanatimizce, içinde yaşadığımız müşkülâtın ve buhranın sebepleri “ Stalio » * Molotof „ vc "Kirof,, dur. Bunlarıo «or a orta-da.-ı kaldırılmalı milli ve iktiıadl düzeni teinin edecektir.
İddianamenin uzun bir faslı “Troçki, ye aittir. Yine iddianamr yo göre Ecnebi bir devletin kon-•oloıu Işın içinden «ol almıştır.
“Troçki, muhaberatı ‘Leningrad, ihtilâl , merkezine götüren de bu adamdır.
“Troçki,, yc ihtarlar
Berlin 28 iHusuıi) — Franıada oturan “Troçki,, ye Fransız hükümeti tarafından, lı-r türlü riyaıi hareketten ictinab etmcıi için ihtarda bulunulmuştur. Kendiline ya-p lan lebi ğotr, bu vaziyete uymadığı takdirde derhal memleketten ihraç edileceği bildirilmiştir.
Zannedildiğine göre Fransız hükümeti bu ihtarı, Sovyet Ruıyan-.n talebi Üzerine yapmıştır.
Maiûmdur ki “ Kiroi . un Öldü-rülmeıini miitcakib Ruıyada mühim tevkifat yapılmış ve bu me. yanda I Troçki) oio taraftarı olmakla beraber maruf “ Kamenef , ve " Zlnoviycf , do tevkif edilmişlerdir.
Bolşevik liderler bu «uikaatta ‘ Troçki, nin d» rortlıaldar oldu-nu iddia etmektedirler.
Fransa, Ruıyaya verdiği kati teminatlı “ Troçki , nln siya»! faaliyette buluıımıdığını söylemiştir. Esasen etrafındaki sıkı kontrol ve gizil Polis teşkilâtının takayyü-dü “ Troçki . nin serbestçe hareket etmesine manidir.
Sovyetlcri protesto
Varşova 30 (A.A) — Lehistandn yerleşen Yedi Ukranya fırkasının mümcMİllarl Sovyet Ukranyas'nJa memurlaı,u tazyiki»" aleyhinde bir protesto takriri kabul etmişlerdir.
• rj-9 •• T • • » -ı. •
Yeni lurkıyenın gidişi
Sovyet Sosyalist Basım evi bu isim altında Atatürkün büyük nutkunu neşrediyor
Moskova 30 (A. A.) — Sos-ralist ökonomi basım evi, yakında "yeni Türkiyenin gidişi., namı altında, Atatürkün 1927 yılında Cumuriyet halk fırkası kongrasında söylediği nutkun üçüncü cildini neşredecekdir.
Bu cild. Türkiyenin kurtuluş savaşının 1920 yılı başıodanl921 Nisan ayına kadar olan kısmını ihtiva etmektedir.
Bu cildde nutukta geçen coğrafi isimleri, Türkçe tabirler ve kelimeler hakkında izahat bulunduğu gibi ayrıca bu cilde umumî barb başından 1922 senesine kadar Türkîyc-de olan biten şeyler hakkında terbb edilmiş bir do tarih hülasası ilâve edilmiştir.
Atatürk tarafından neşrolunan zengin vc geniş vesaikten başka Sovyet Basım evi bu cilde, Atatürkün mevzuu bahsettiği vakayia iştirfik et-
Dil klavuzu komisyonunun mesaisi
Bulunan kelimelerle Atatürk yakından alâkadar
oluyorlar — Devlet teşkilâtına aid ıstılahlar
Ankara 30 (Telefonla) — Dil kurumunun Dil klavuzu komisyonu sık sık toplanmakta ve Türkçcdc karşılığı yanlış ve uygun otmıyan veya karşılığı bulunaouyan kelimeleri tesbit etmeğe çakmaktadır. Bu çalışmanın verdiği neticeler şimdiki halde müsvedde halinde bulunmakta, bunlar tekrar gözden geçirilmektedir.
Atatürk bulunan kelimelerle yakından alâkadar olmaktadırlar. Tesbit edilen kelimeler kat'iyet kesbettikTen sonra bunlar liste halinde gazetelerle neşredilecektir.
Diğer taraftan devlet teşkilâtına aid ıstılahları tesbit eden komisyon da toplanmakta ve faaliyetine devam etmektedir.
Mektcb derslerine aid ıstılahlarda ayrıca tetkik edilmektedir.
Trakya Umumî Müfettişi Ankarada
Ankara 30 (Telefonla) — Trakya Umumî Müfettişi Bay İbrahim Tali bu sabah "dün sabah,, şehrimize gelerek Dahiliye Bakanı Bay Şükrü Kayayı ziyaret etmiş ve uzun müddet görüşmüştür. Bay İbrahim Tali iki üç gün burada kalacaktır. T’—>:ml müfettiş dönerken Bay Şükrü Kayanında kendisilc birlikti Tr k-yaya geçmesi çok mubl-meldir.
Maliye mütehassısları geliyor
Ankara 30 (Telefonla) — ?• .tiye Bakanlığı Nakid işleri mü-düdüğünde ve varidat umum m gürlüğünde çalıştırılmak üzere Fraosadan getirilecek mütehassıczda mukaveleler imzalanmıştır.
Pol Mase ve Jul Gişar adtnd~:i bu iki mütehassıs birkaç güne kadar buraya gelmiş bulunacaklardır.
Her şey ölçüye tabi
7 inci sahifeden devam içki «*tm«ğ« mabsua olan şişe, bardak ve kadehlerin kontrol ve mu--»yeaerine, belediye ayar memurları tarafından, gece »a*( 12 den itibaren başlonılacaktrr. Niumııa-«eyo itaat etmedikleri görülenler, müddeiumumiliğe verilecektir.
Yarından İtibaren de ölçükr müfettişliği hariçten memlekatimize g.recek olan şişe, bardak ve kadehleri muayene edecek, üzerinde Je«im(-tr« işaretini taşımıyan bardak ve kadehler İle İçki «atılmağa matlım şişeler memleketimize aokul-ınıyaealı, ınevcud «Ilıklarda da de-«imetre işaretleri yapılacaktı’.
Nizamname bu gece yarısından itibaren tatbik edileceği halde, »«lirimizde bulunan Lokanta, Bar, Meyhane ve Birahanelerden bemen hiçbiri bardak, kadeh veıalrerinc deıimetre taksimatı yaptırmamı; vahud bu taksimatı havi olanlardan atmamıştır, bu «ebeble, bir eok mûceı«aa «ahıbleri hakkında takibat yabılacağı anlaşılmaktadır.
Dün bir muharririmiz, muhtelit Lokanta ve Birahane lahibierile koınışarak malûmat almak l»tem>y-tir. Bunlardan ‘Yani Mi.tiy«dia„ demiştir kil
Elimiıde 150 büyük bi.-a kadehi, 240 orta bira kadahi, 75 rakı kadehi, 16 bira için balon kadeh, 25 de muhtelif kadeh var. Bugün bunların işaretliaini yeniden almak çok büyük bir paraya mütevakkıf olduğu gibi piyaaada da işaretli kadeh bulmak hemen hemen imkânındır. Bundan ba;ka eskiden on, on beş kuruşa aldığımız, kadabler bugün 3S.40 kuruşa " lılmaktadır. b‘. işte müthiş ihtikar vardır,^
Meyhane, birahane ilâh. g,hi yeni nriornnamenin şümulü dahi, liue giren bütün «ilene »abipleri, şimdilik şaşırmış bir haldedirler ve n» yapacaklarını düşünmekte, diri e-.
miş veya bu vakayn görmüş Sovyet Rusyada «2 tanınmış bir çok Türk ve ecnebi muharrirlerin neşriyatından parçalarda ilâve etmiş-dir. Kıtab ayrıca Türkiyenin ulusal kurtuluş savaşının muhtelif safhalarına «id birçok resimlerle de süsle nmişdir.
Kitabın dördüncü cildi de matbaaya verilmiştir. Bu cild ulusal kurtuluş savaşının Lozan andhşmasına vc Cumhuriyetin ilânına kadar olan kıstm-arınt ihtiva' cdecckdir.
Bakanlar heyetinin içtimaları
Ankara 30 (Telefonla) — İcra Vekilleri Heyeti dûn akşam (evvelki akşam) saat 17 den 20 yc vc bu sabah ta (dün sabah) saat 10 dan 12ye kadar toplanarak müzakc-
| ratta bulunmuştur.
Arnavutluktaki Yunanlılar
Arnavud jandarması Yunanlı çocuklardan bir çoğunu yaralamış
Atina 30 (Hususi) — Korfo adasına Tirandan gelen haberlere göre Rum akalliyet» hakkında tahkikat d-vam etmektedir. “Kakoviçi., kasabasında Rum çocukları milli türküler çağırıyorlar diye jandarmaların taruzuna uğramışlar ve bunlardan birçoklarını yaraladıktan «onra onbeş kadar çocuğuda alıp D.Iviniye ğötû-rerek eziyet ctaıiş-crdir.
Evvelce memleketlerinde» başka mahallere nakledilen Kumlardan avdet edenlerde çok fena bir vaziyete gelmişlerdir.
Suikasd davası Atinada görüleck Atina 30 (Hususî) — “Atina,, İstinaf müddeiumumisi olub "Vcnizelos,, su kastı muhakemesi müddeiumumiliğini yapan "Rifanato„nun Atmadaki memuriyeti müddeti »e ff-neyi doldurduğu* için başka bir mahalle nakline yüksek Adliye mec’Ui karar vermiş ve "Rifanato,, Korfo adası müd-deinmumiliğine nakledilmiştir. Onun yerine şehirler polis müdürü "Gazezcto,, tayin edilmiştir. Yeni müddeiumumi suikast davasını Atinaya nakledecektir.
Kânunmvd 51
ZAM AH
J
SÜTUNLAR ARASINDA
A
Kapılmamalıyız!
Akşam raflkimtriu akşamda* ' astan* fıkran muharriri •Altjım-u, , dûakû yazıaıada, Noel eğlen-enleriyle Noal atarının bizde d* gittikçe umumileşen bir anoda ol-doğunu anlattıktan sonra şu güıel »e dürüst fikirleri ileri türüyor:
‘Bu ağaç bir AvrupalI kalbine çok şeyler ilham eder. Fakat biz onun kartlımda htiail, ’akayit, batta canı sıkılarak dururu*. Av-rupada tesadüfen bir Noel otacı karfiımda geçirdiğim kasvetli, sıkıntılı bir gacanıo hatırasını hâla unntmıyomm.
Çocuklarımın yabancı bir din kokusu taşıyao, bütün cazibesi. letafeti temul ettiği dini hislerden ibaret olan Noel ağacı tûsleıin* küçük yaftan alıytırmak gibi büyük bir baladan sakınalım.
Onları bdyle büyütecek olursak ilerde bu Noel gecelerinden onlarda mütalsaiHi olacaklardır. B»ı bir takım batıl fikirlerin, lOıumsut âdetlerin zincirlerinden kendimin kurtarmağa uğratırken şimdi çocuklarımıza yeoi reni re bütün bütün yabancı Adetleri yûkletmeğe neden kalkalım ?„
" Akşamcı _ arkadaşımızın bu mütalâaları esas itibari!* çok doğrudur.
Fakat bir Noel eğlencelerinin. Noel ağacı dikmenin birde umumi-Üşmek istidadında bulunduğunu hiç de zannetmiyoruz. Bu âdet ancak körü körüne Avrupa mukallidi olan birkaç kişiye inhisar eder ki onlar da ne yaptıklarının pek farkında değildirler.
Bunu geçenlerde doğrudan doğruya anlamak fırsatını elde ettik.
Köprüden tramvaya binerek matbaaya çıkıyordum. İki şık ve mükellef bayan oturmuş, konuşuyorlardı. Biri ötekine ı
— Geçenlerde, dedi. Bay (....) nıo evinde Noel eğlencesi yapıldı Mükemmel eğlendik, bababa kadar yedik, içtin, dans ettik I
Öteki dinledi dişledi, aooraı — Demek ki çok eğlendiniz ? Dedi.
Ötekinin şevki arttı, daba heyecanlı bir şevle cevab verdi s
— Evet, o kadar çok eğlendik-ki haftaya biz de bir noel eğlencesi yapacağız I Sizi de çağıracağız I Galiba öteki de teşekkür etti.
Kulak misafiri olduğumuz bu muhavere gösteriyor ki noei eğlencesi yapsalar, tunun mahiyeti hakkında hiçbir fikir sahibi değil-dlr.er.
O gecenin Milâdı İsa gecesi olduğunu bile o kadar bilmiyorlar kı unu haftaya tekrar yaşamayı düşünüyorlar.
Cehalete ve taklitçiliğe daya oan bir moda, kendi kendine müz-mahil olmağa mahkûmdur.
Fakat üzüm ütüme bakarak kararır, derler. Onun için Akşame. arkadaşımızın ihtarlarlarını çol yerinde buluyoruz.
R.
Açık muhabereler
Bir tashih
Bir Bayanımız, tasarruf haftası münasebetle Ankkarada öz Türkçe bir nutuk söylemişti. Bu nutukdo çok kıymetli sözler söylemiş olan Bayanın ismi yanlışlıkla | (Hikmet) diye geçmı.d. Nutuk sah.ol bu yanlışlığı taahiheo bir mektup gönderdiğinden maalmemnuniye aynen dereediyoruz:
(Zaman) Müdürlüğüne
Efradımı
16 birinci Kânun 1954 Pazar günkü nüshanızda, Ararım yed. günü münasebetiyle 12 linçi Kânun 1954 tarihinde Ankara ‘Halk Evi a nde verdiğim söylev hakkında, “ Günün yazısı „ sütununda, (Temelleş, sayılacak bir «ör. I) başlıklı yazınızı okudum. Hakkımda gösterdiğiniz teveccühe cidden minnettarım. Ancak ismim bir yanlışlık «seri olarak Hikmet olarak yazınıza geçmiş; Adım Hikmet değil Kıymettir. Lütfen tasrihini rica ederken tekrar teşekkürlerimi ve hürmetlerimi sunarım. Ankara Kız Liteei aou nnıf talebesinden
Kıymet Nuri Conker
• • Karilerimizden (Fener) de mukim Bayan (A)ya
Itlras etti-(iniz yanlışlık sonradan
gözümüze çarptı. Çoenktersm,,. böyle yanlış fikirler »çormek mesleğimize muvafık değllî’t1*- Çocuk sabifemizl tertibedeo mubJarrir □ »-sılsa buna dikkat etmto’iği gibi bu hata maatteessüf tahrir heyetimizin de gözünden kaçmıştı». Itı-raunıu lamemiyle hakklı buluyoruz ve bir daha böyle münasebetsiz hataların sütunlarımıza geçmemesine dikkat edeceğiz efendim.
Muallimler ve Bayram tatili
Ara tatillerde başka şehirlere gidilmiyecek Bazı muallimlerin sömestr ve bayram tatillerinden istifada ederek bsjka şehirlere gittikleri anlaşılmıştır. Bu hal Maarif idaresince mahzurlu görülmüş ve muallimlerin ancak büyük tatillerde mektebin bulunduğu şehirlerden uraklaşabile-ccklerine karar verilmiştir,
Ara tatillerinde muallimler yine mekteplerinin bulunduğu şehirlerde kalacaklar ve isbatı vücud edeceklerdir.
Keyfiyet alâkadarlara tamim edilmiştir.
Bayram yerleri
Ramaıan bayramınıo yaklaşması hasebiyle bayram eğlenceleri için belediyeye müracaatlar başlamıştır. Belediye sskidenberi bayram yeri ittihaz edilen meydanlara yine bayram eğlenceleri |yapılına. sına müsaade etmiştir.
Fakat dün kaymakamlara gönderdiği bir tamimde bayramın bu sene tamamen kışa rastlaması hasebiyle kaza ihtimallerinin daba çok olduğuoun oaıarıdikkate alınarak bayram yerlerinin sıkı bir kontrol altına alınması bildirilmiştir.
Fırka kongresi
Hslk Fırkasının Kaza kongreleri ikmal edilmiş, raporları Vilâyet idare beyet ne gönderilmiştir.
Vilâyet idare heyeti iki senelik faaliyetine aid raporunu hazırlamağa başlamıştır. Bayramertaıi Vilâyet kongrcai toplanacaktır.
Şehir plânı
Tali heyet bir rapor tanzim etti
Şehir plânını yapacak mütehassısı ayırmak üzere açdan müsabakaya iştirak eden şehir mütehassıslarının plân vo projelerini tetkik eden jüri heyeti ûç raporu okuyor, bunların tahakkukuna, bütçe ve şehrimize muvafık olan noktalarını tesbit etmek ve mukayeseli bir rapor hazırlamak üzere bir tali heyet seçmişti.
Bu heyet işini bitirmiş raporunu hazırlamıya başlamıştır. Rapor perşembeye kadar ikmal edilecek, bayramı mûteakıb jü ri içtima ederek meseleyi halledecektir.
Eczacılar ihtilâf yok, kongre 1 Şubatta yapılacak Farmakolog cemiyeti Halkavin-de şubatın birinde mutad toplantı-.mı ynparakdır. Bu Icpautı-ds yeni heyeti idarelerini in-lihab edecekleri gibi yani bütçelerini de teshil eyllyecekler ve bazı hususa t hakkında konuşacaklardır.
Bir akşam gazetesinde, eczane sahibi olan eczacılarla, eczane sahibi olmıyan eczacılar arasında ihtilâf çıktığı yarılmıştı. Bu hususta Farmakoloklar Cemiyeti katibi u-muaaUİ Bay Haaan biz muharririmize demiştir kİ:
‘— Bu yazı asılsızdır. Böyle birşey yoktur. Bu ihtilâftan hiç birimizin haberi yoktur..
Kullanıldığını gördüğümüz yeni kelimeler Tanışık — âşinâ.
Uzam — Zamanım. Aköz — Saf yürekli. Olgu — Hâdise, vaka. Genel savaşı — Habı umumi. Anlaşıklar — Müttefikler. Yılma» — Drltnot. ‘ Batıyedak — Guruba kadar. Cindoruk — “ BcylbâlS-.ııda „
manasızdadır. Cindoruk, bir Jağm en son sivri noktasına derler.
Önlemek — Çağırmak, haykırmak.
Ünlenmek — Şöhret bulmak. Anılar — Hatıralar.
Rıhtım şirketi işi
Yeni idare yarın işe başlıyor Eski memurlara tazminat
Maliye Bakanlığı Müsteşarı Bay Faikla yeoi Rıhtım idaresi umum müdürlüğüne tayta edileo esld İstanbul Vali muavini Bay Ali Riza dün Anka-dan şehrimize gelmişlerdi».
Bay Ali Rıza Ankarada yanı Rıhtım idaresi teşkilâtı et-
rafında Maliye Bakanlığıla temas etmişti». Yeni idare yarından itibaren faaliyete geçecektir.
Maliye Müsteşarı Bay Faik dün kendisile görüşen gazetecilere yeni idarede şimdilik esaslı ve mühim değişiklikler yapılmtyacağını söylemiştir.
Diğer taraftan haber aldığımıza göre, Rıhtım Şirketinin esas kadrosunda bolu-□an ve şirketin hükümete geçerek liman idarende birleşmiş bir vaziyette faaliye* te başlaması dolayısiyle vücutlarına lüzum kalmayan memurlara verilecek tazminat tespit
Kaçakçılar Afyon kaçıranlar dün mahkûm oldular Afyon kaçakçılığından suçlu Filip, İspiro ve Koçonun muhakemeleri dün sekizinci ihtisas mahkemesinde bitmiştir.
Suçluların her üçü de yedişer ay hapis ve ikiyüz lira ağır fıara cezasına mahkûm olmuş-ardır.
Bu arada suçlu olarak mahkemeye sevkedilen muhafaza
mlştir.
Yeni afyon mukavelesi
Uyuşturucu maddeler inhisarı müdürü bay Ali Sami Ankara-dan şehrimize gelmiştir.
Bay Ali Sami Ankarada Öko-nomi bakanlığı!* temas etmiş ve Yugoslavya ile yapılan ye-i afyon mukavelesi etrafından bakanlığa izahatta bulunmuştur. Bay Ali Sami mukaveleyi Ökonomi bakanlığına teslim etmiştir. Yeni mukavele Meclise verilecekktir.
F“
Şerhler
Vazife hissinden ilham alan bir insan, yoksul da olsa, kendini satılığa çıkarmaz.
Samuel Smiles

Şerh ve izah:
Vazife hissi, şüphe yok ki histerin en yükseğidir. Bu his ile hareket eden bir insandan, hiç bir suiistimal sadır olmaz. Hiçbir şey, onun gözünü kamaştırmaz, hiçbir iğfal onu yolundan saptırmaz. Yoksulluk, bu çeşid insanlar için dalâlet ve suiistimale saik teşkil etmez.
Tarihe bir göz atarsak, insanlığa en büyük iyilikleri yapanların en fakir insanlar arasında olduklarını görürüz.
İsrail oğulları tarihi, eski Yunan tarihi, eski Roma tarihi hep bunu gösteriyor. İsrail peygamberleri, ya çobanlık veya çiftçilik ederken milletlerinin mukadderatını ele aldılar. Sok-rat ile Rpuminodas Yunanlıların m fakirleri arasında idiler.
Büyük İskender, Atu^ilr -general “Fotin, in »T ■

. in
edilmiştir. Ve bugün kendilerine tediyatta bulunulması da kuvvetle muhtemeldir.
Verilen malûmata göre, şirketin ücretli memurlarına tazminat verilmemesi kararlaştırılmıştır. Bu gibi memurlar bu karana doğru olmadığından bahsederek alâkadar makam nerdinde teşebbüste bulunacaklardır.
Eski rıhtım şirketinde 240 memur çalışmakta idi. Bunların ancak 85 tanesi kadroya dahil asıl memurlardır. Geri kalan 155 tanesi ücretli memurdur.
Diğer taraftan şirkete aid eşyanın gümrükçe teslimi ta-matnil* bitmiştir. Baş müdürün verilecek emrini beklemektedir.
Müsteşar Bay Faik burada kaldığı müttetee rıhtım va liman idarelerinin yeni teşkilâtı etrafında meşgul olacaktır.
Telefon şirketi
Hesaplara bakan heyet raporunu hazırladı
Verilen malumata göre, to-lefon şirketi hesaplarını tetkik eden komisyon işini bitirmiş ve bu hususta Bayındırlık Bakanlığına göadermek üzere büyük bir rapor hanrlamıştir.
Rapor Bayındırlık bakanlığına gönderilecek ve bu suretle telefon şirketinin nmuınl yşgrill-Hİ- p-.L- fia!rını4a frnlapl-
mış olacaktır.
El ilânları
Sinema ve tiyatroların halka dağıtacağı ilânlara pul ya pıştırması lâzıtngclen birçok müesseseler buna riayet etmemektedirler. Hattâ bu müesseseler pul parası vermemek için bunların üzerlerine ücreti bir kuruş diye yazılar yazdırmaktadırlar. Maliye bu kabil kaçaklığa mani olmak için tetbir almıya karar vermiştir.
tesadüf edilir, alimler, müte-mütefekkirler tekilde hareket
ğanu kazanmak için o bir çok değerli hediyelerden başka Asyada dörd şehir vadetmiş, bu general onun elçilerine şu cevabı vermişti ; “İskender, hakikaten bana hürmet ediyorsa, haysiyetime dokunmasın !„ Bu çeşid insanlara her meslekte Siyasiler, fenninler, içinde bu
ederek bütün hizmetlerini, II bütün keşiflerini, bütün varlıklarını milletlerine veya bütün insanlığa ba-ğışlıyarak fakir yaşamak- | la beraber mesud olanlar ne kadar çoklar.
Çünkü banların hepsi de ! ancak vazife hissinden il- , ham alıyor ve kendilerini I satmayı, yahud yaptıkları işleri müzayedeye koymayı akıllarına bile getirmiyorlardı.
Hakikî insanlık da budur.
ZAMAN
Avrupaya gidecek Hukukçular Adliye bakanı Hukuk Fakültesini iyi buldu
Hukuk mezunlarından Öç gencin Avrunava doktora yapmak üzere gideceklerini yazmıştık. Mutabık* imtihanın* dünden itibaren Hukuk fakültesinde başlanmıştır. Müsabaka imtihanın* bugün de devam edilecek ve cevablar Adliye bakanlığına gönderilib muvaffak olan ûç kişi aeçilerek Avrupaya gönderilecektir. Vekaletten galen suallerin merkezi sıkletini ceza hukuku teşkil ettiğinden bu Oç kişinin Italyay* gönderilecekleri tahmin edilmektedir.
Mûıabak* İmtihanına Bay İbrahim Hakkı, Adil Hüsnü, Celâl, Hicabı, Ömer Fethi ile Bayan Bel. lut girmişlerdir. Yalnız bunlardan üçü dün İmtihanı terketnalşlerdir.
Malûm olduğu üzere geçaa eylül devrelinde de Avrupaya altı kişi gönderilmişti. Her iki devredeki imtihanların ekseriaiai titan-bul bukuk fakültesi mezunları kasanmış lardır.
Haber aldığımıza göre, Adliye Bakanı Bay Şükrü Saraç oğlu da Hukuk faküldesl profesÖrlorioi tebrik etmiş ve ortalıkta deveran eden tahminler hilâfına İstanbul hukukunun Ankara hukukuna nazaran daha olgun elemanlar verdiğini söylemiştir.
Kaptan ve serdümen çıkarıldı
Haliç Şirketinin 11 numaralı vapuru Hasköy* giderken kaptanın gemiyi idare etmek vazifesini bir tayfaya bırakarak serdümene kendisini traş ettirdiğini yazmıştık.
öğrendiğimize göre bu vapurun kaptanı Aziz ile serdümen bu hareketleri sabit olduğundu Haliç Şirketi tarafından açığa çıkarılmışlardır.
Yeni vapurlar
Dün merasimle adları kondu
Vapurculuk Türk Anonim şirketinin yeni aldığı iki vapura dün aabah merasimi* ad konmuştur.
Vapurlardan biri Gûneysu, diğeri do Aksu ismini almışlardır. Yeni vapurlar Karade-□izlc İzmir havalisine nefer yapacaktır.
İtfaiye kumandanı
Bir müddetteoberi Viyasında ladklkst yapmakta olan Belediye İtfaiye komaodaoı Bay İbıan dün ş hrimiı* dönmüştür.
Elektrik, Su
Kadıköydeki ücretler tesbit ediliyor
Kadıköy Elektrik vo su ücretlerini tesbit edecek olan imtiyazlı şirketler baş müfettişi Bay Ibrahimin riyasetindeki komisyon bu hafta içinde toplanacaktır.
Komisyon hem ücretleri kararlaştırılacak ve hera de bu bu hususta halk tarafından vaki olan bir çok şikâyetleri tetkik ederek bir neticeye bağlıyacaktır.
Vali muavinliği
Münhal bulunan Vali muavinliğine bu günlerde bir zat tayın edilecektir. Bu makama üçüncü sınıf valilerden birinin tayin edilmesi ihtimali daha kuvvetli olduğu söylenmektedir.
Oda meclisi
İstanbul Ticaret Odasının yeni meclisi önümüzdeki Çarşamba günü toplanacaktır. Toplantıda Vali Bay Muhittin Üıtündağ tarafından bir Açış söylevi verilecek ve buna Ticaret Odan namına Bay Zıya cevab verecektir. Bundan sonra da ticaret odası idare bavetl Intihab edilecektir.
5
öylesem tesiri yok ussam gönül razı değil
12 kuruş yüzünden cinayet! Vakasın aşbaaı: Seyyar elunakyi Kâtı», veresiye müfteri" Reeeb.
Sahnm TaM akala.
Reeeb, Kâzıma 12 kuroş borçlandıktan sonra onunla alış verişi kesiyor. Başka yerlerden peşin para vererek ekmek alıyor. Kâzım alacaklısın* rast geldikçe parafını istiyorsa da borçla aldırış etmiyor. Kâzım, günün birinde borçluyu bir lir* bozdururken görüyor.
Fırsat, bu fırsattır, diyerek parasını istiyor. Reeeb. herkesin karşıtında borçlu göıterilmekten kızıyor. Kâzımın üzerine çullanıyor, bıçağını çıkararak ooun birkaç yerine »ipliyor. Zabıta yetişiyor. Kâzımı lıerzırn hastaaeye götürü-yorsa da yaralı hastanede ölüyor .ve Reeeb Adliyeye tealim o.u-
nuyor.
Dünkü gazetelerde bu cinayeti okurken yüreğim sızladı.
Okuduktan sonra kendi kendi
me :
Alacaklı Kâz-m, belki de borçlu Recebin haysiyetini .kıracak bir takım sözler söyledi ve onu kıldırdı.
Fakat kızan bir adam, hemen bıçağa mı davranır?
Borçlu Reeeb kendisini hiddetlendiren bu muamele karşısında, hazır elinde para verken, nedeni Kâzıma borcunu vermekle mukabelede bulunmadı da hemen bıçağını çıkardı!
Şehir içinde bıçak taşımak ne demek ?
Bir avcının ava çıkarken bıçak taşımalını anlarım.
Bir iıcioin yanında bıçak bulundurmasının sebebi vardır.
Fakat şehrin göbeğinde olura» bir adam, bıçak taşıyamaz ve ta-şımamStıdır.
Bil kanunun hakim oldv-u medeni bir muhit içinde lyaşıyorur.
Kanunun hâkim olduğu muhit içinde, ancak kanonun sözü yürıir. Bıçak, silâh kullanma, tecavüz* yarıyacak herhangi aleti taşımağa cevaz yoktur.
Medosıî bir adam, haksız bir tecavüze uğrıyarak hiddetini yene-mıyecek vo kendisin* tecavüz edene karşılık verecek olursak nihi-yet yumruğunu, onu da ancak-pak müstesna olan şerait İçinde kulla-
nır.
Hemen bıçağa davranmak, çok vahşi bir harekettir. Bıçak taşıyan ve onu tecavüz âleti yapan bir adam, harşeyöen evvel, bu memleketin [bütün müesseselerinl inkâr ediyor, kanunu, adliyeşi, hükümeti va banların nigehbanı olan milleti tanımıyor. s
Demektir. Yoksa boaları tanıyan ve aayan, bunlara inanan adam bıçağa da, silâha da inanmaz.
Ne yazık, bizim avamımızın bir kısmı hâlâ bunu anlamamış gibi dir.
Ona bunu anlatmağa çalışıraak zaaaederim ki (böyle 12 kuruş yü-züaden cinayet vukuu hâdiseleri!* karşılaşmayız.
Talebe birliğinin kongresi Üniversite konferans salonu verilmiyor!
Milli Türk Talebe birliğinin önümüzdeki cuma günü akdetmek istediği kongrenin pek kalabalık olacağı tahmin edildiğinden, ba hususta Üniversite konferans aala-oundan istifade edilmesi düşünülmüştür.
Haber aldığımıza göre, rektör Bay Cemil, kendisine vukubulan müracaatı “ Konferans salonumuz üniversite talebesinden başkasına verilemez „ diyerek reddetmiştir. Kendisine, aynı salonda tayyara piyankosunun da keşide edıldiğ, ve bioaenaleyh ileriye .örülen red w-bebinio pek de varld olamıyacağı söylenilmişçe de, Rvklöe Bay Co-mil konferans salonunu vermemekte ısrar etmiştir.
Bu netice, Talebe birliği men-tüplerini pek ziyade müteessir eylemiştir.
Kongre İçin Şehzadrbaşı tiyatrolarının birinden İstifada edılmeat düşünülmektedir. Eğer bu yer me. aeleai halledilirse kongre önümüzdeki cuma günü, aksi takdirde gelecek cuma devam edecektir.
ş»*şaısı»«Mt*e»«ıoıı*ta|loaırt**a4irı«r«>««ai«i*ı»«*tâ*ii
MINES
EMNİYCnÇ KULlANII.A.aİUR

KiBunu*v«l 31
poliste
4
Zaman Ansiklopedisi!

Okuyucularımııdan biri sansür kelimesinin ne olduğunu, nereden geldiğini soruyor. Cevap veriyoruz:
Sansör kelimesi Lâtince Cezısere-den gelir ki tahkik etmek mana-sindedir.
Eskiden Ronsada bu adftapyan İki hâkim vardu Bunlar ilk önce ikişer senede bir değiştirilirlerdi. Sonraları beşer senede bir tayin edilir olmuşlardı. Bu hâkimlerin vazifesi, ahalinin ve mallarının istatistiğini tutmaktı ve salâhiyetleri oldukça genişti. Lüzum gördükçe bir vatondaşın intihap hakkım kaldırır, onun hukukt vaziyetini alçaltır, hatta bir âyan itasını makaramdan atarlardı.
Bu sansürler balkı israftan çekindirmek için emirler neşreder, ^M....aaaaaaaaeasaeeeeseeat«ioeataaes*(sais|auı
Sansör
ahlâka uymıyao hareketleri men eder, mâbedleri vesalr umumî müesseseler! teftiş, mali işlere nezaret ederlerdi. Sansürlere en fazla kıymet verdiren âmil, oolann değer-siz vatandaşları medeni haklardan mahrum etmeleri idi. Milâddsn önce İM senesinde Romanın sansürü Kato şöhret bulmuştu.
Asrımızda bsrb zamanlarında düşmanın işine yarıyacsk malûmatın neşrine mâni olanlara "sansör, deniliyor. Sonra tiyatrolarda oy-naoan oyunları kontrol eden w zevki selime uymıyan yahut umumi ahlâka menafi olan parçalarım çıkaran mümurlara "sansör, denilir.
Sinemacılık ilerledikten aonra da filmleri aaosör eden memurlar tayin olunmuştur.
Havagazi ile ze hirlenenler
Beyoğlunda Kalyoncuda 75
numaralı n aıallebici dükkânı her sabah bu dükkâoın çırakları olan Marko ile Istepan tarafından saat yedide açıldığı halde dûn sabah dokuza kadar dükkân açılmamıştır, keyfiyet maballebicinin komşusu şapkacı Dimitrinin nazarı dikkatini calbeylemiş, ve polise haber verilmiş dükkânın kepenekleri çilingire açtırılmış Marko ile lstcpanın bir köşede baygın bir halde yatukları görülmüş her ikisi muayene ettirilmiş, bava gazından zehirlenmiş oldukları görülmüş Marko ve Istepan hastabaneye kaldı-nlmış, tahkikata başlanılmıştır.
I
Ayıntapta kooperatif
Tütün ihracatını kooperatif ya pacak ~ 1000 fazla taleb var
Varyozla mermi yi patlattı!
Ve kafası, kolu parça lanarak öldü
Kilap
Günde
İstatistik yıllığı
6 ncı cild - sene 1932 - 33 İstatistik U. M. Neşriyatından
Yangın
Mahmutpaşada HaİKilarıi* Kirkor oğlu Mikailin kundura imalâthanesinden yangın çıkmış fakat derhal itfaiye yetişerek tevcssüüne meyden kalmadan söndürmüştür.
İstatistik, bugünkü medeni dev-let idaresinde en mühim ietinadgâh. laruu bîridir. Geçenlerde bu sü-tw«h«r*» prafssör Suphi Nuri arkadaşımızın (istatistik) unvanlı kitabını tah il ederken istatistik! n sbosnraiystinden bir nebze bahset nıişve istatistiği Almanların şöyle: "Devletin idaresi için lâzım olan bir vasıtadır, tar.f ettiğini de söyle m-ştik.
Yine aynı kitabda ‘istatistik, bir fen değildir. Bir usul, bir vasıtadır. Fakat kullanılman nazik bir alettir, deni.iyor.
Filhakika öyledir. Çünkü aynı istatiıtik ve ayni rakksmlardan.
_____zisU-^rzrü iîûfde olanlar, târaa-salyle yekdiğerine muhalif olsu neticeler de çıkarabilirler, Bu itibarla istatistik için tamamil-f sopAiariçue ) bir vaııtaduv'da dcnileb.lir. Çünkü sofistler yani safsatacı ve-ır.»z»’ât«c> olan-far, nasıl bir delili yekdiğe-i-»İn zıddı hakikati**! Ubat için kul-isnabiliyorlarsa istatistik de, eğri usul vr' kaidesine riayet edilmezse, kynysurette kullanılabilir.
E ■ İstatistiğin devlet idaresinde v. feâsr milletin terakki ve tekâmülü «tyrini tak,bde fesiz olduğu eben -r- niyet, bizim mem'ekette baik ara-
. ...............esvaasıeı ı (*(ı>ı >.(mi*>-i.i.>.o > ıs.ss..
inşaab hakkında şım-
en birinci delli yapılan umumi
tında, maatteessüf henüz lâyık olduğu mertebede anlaşılamamıştır. Fakat şuran şayanı şükrandır, ki İsmet İnönü hükümeti, Utallatiksiz esaslı bir idare ula*”/a cağını takdir ite bir iıtaifstik umumi müdürlüğü teşkil etmiştir. Teessüsünden beri henüz yedi sekiz sene geçmemiş olan bu müdürlüğün ite, maruz bu undıığu müşkülâta rağmen, çok eıaslı surette çalıştığı görülmüştür.
Bu çalışmanın de 927 senesinde
cüfua tahriri İle bir de alta aene-denberi muotazaman neşredilmekte olamlistatslik yıllığı) du- Bu yıllığın 932/33 seoetine »*> olan d ma cildi de bu d^âT'ıdarcbanemıze gfr-derjİmte^
...âttı yıllığı uzun uzadıya tetkik 'ettik. Bilâtereddüt soyuyoruz, kı dizdeki vesait ile ve bizde halkın istatistiğe karşı olan lâkaydisine rağmen bukadar erkanım nasıl oplanal i mişjve nasıl bukadar intizara ile sıralanmış olduğuna hayretle kaldık. 600 sahifelik büyük ■ir cild teşkil eden kitabın her «ahifesi yüzlerce, binlerce rakam-ar ile doldurulmuş, bu rakamlar katiyen birbirine karıştırılmamış ve öyle vuzuh ve sarahat ile dizilmiştir, ki aranılan malûmatın ııtııııiMMiHtnıııııtııtat MtttlNMiaşfv
bir bakışta derbal bviunması ioo-kân dahiline girmiştir.
Bu melûınat meyanında yine. ■ akidanberi başlıca ehemmiyet verdiğimiz şimendiferlere ait istatistiklere göz geldirdik ve kitabın münderecatındıki sıhhat ve ciddiyeti bi.hai'a bu istatistiklerden anladık. Derletin imar siyasetinin en mühim esaslarından biri olan ş.nl«udife»
diye kadar, batta Nafıa Vekâleti bile esaslı oeşrederarmvkto idi. İstatistik mü-.Oriyeti umumiyeti ire bu noksanı telâfi ederek şimendifer inşaatımızı ve Türkiyede bütün şimendiferin uzun u'c itibariyle vaziyetini bir İki aahıfede toplu olarak göstermeğe muvaffak olmuştur.
Yıllığın ehemmiyetini arttıran diğer bir cihet de, sonuna ecnebi memleketlere ait birçok istatistikler ilâve edilmiş bulunmasıdır. Bu
ve etrafa rakamlar
fa Yalnız ta büyük filmleri pbrtermekle fihret âazanan
MUHİK SİNEMASINDA
Bu Çarşamba akşamından itibaren
3 Milyon lira earfiyle yapılan ve »etli tintmanın hakiki jahteeri
Framızca sözlü biyiık U. F. A. üüptrlilmi, Baftıca rollerde BRİGİT't E HELM - PİF.RRE BLANCHAR

erkim ile diğer memleketlere taallûk eden erkem arenada muka-yeıe yapmak imkânı da temin edilmiştir. Bundan başka kitaba mukayeseli birçok Türkiye haritalar* da ilâve edilmiş ve bu haritalarda Türkiyenin nüfus kesafeti, mektepleri, okuyan talebe mikdsrı bir bakışta anlaşılacak surette renklerle gösterilmiştir. Hû'âsa istatistik yılıığı, Başvekâlete merbut olan istatistik umum mOdüriyatimn çok ciddi, çok esaslı çalıştığına bir delildir. Bu ciddi sa'y, böy.e birkaç sene daha devamettiği tak-d.rde, bizde Avrupa devletleriyle mukayese ebilebılecek istatistik teşkilatı vûcude geleceği muhakkaktır. İstatistik muuOr.yetl umumiyetini her veçhile takdir ve tebrik ederiz.
Tashih
Dün Bay Fazıl Abmedin kitabından bahsederken kitabın ( Hitabeler ) Oavanlyle başlıysa ismi tertib va tashih hatau o'arak ( Hikâyeler ) tarzında girdiği gibi sevimli arkadaşımızın soyadı olan ( Ay kaç ) da yan ış dililmiş olduğundan man.itizar taıh.h ederiz.
Gaziayırtab (Hususi) —Şehrimizin değerli mahsulâtından birisi de deli tütündür. Mısıra ihraç edilen bu mahsul, mem-lekelc daha fazla miktarda pa-rayetirecek vaziyetle iken bakımsızlık ve mutavassıt ellerde kalmış olmaktan ötürü istenildiği kadar bir fayda temin etmiyor, bilâkis müstahsili müşkül mevkide bırakıyordu.
Bunu gören vilâyet ve fırka makamlarının teşebbüsü ve İş Bankasının yardımları sayesinde sırf bu işle uğraşmak üzere bir kooperatif teşkil edilmiş ve faaliyete başlanmıştır.
Memlekette bir boşluk dolduran ve çok mühim bir ihtiyacı karşılıyan bu kooperatifin kendisinden beklenen faydaları vermekte gecikmiyeccği umuluyor..
Zararlı hayvanlarla mücadele
Mücadele komisyonu, buse-nekı mücadelenin esaslarını kararlaştırmış ve mücadeleye girişmiştir. Son Teşrin ayı içinde sektene yakın domuz öldürülmüştür. Komşu vilâyet ve kazaların köylerde birlikte yapılan avlar iyi neticeler vermektedir.
Bu aydan itibaren tohum ilaçlama ve fare mücadelesine de başlanmıştır.
Artırma yedigünü
Arttırma yedigünü şehrimizde ÇöR~canTr ğöfffiîşur. Bu mo-nasebelle kahve, sinema ve gazino gibi mahallerde birçok kimseler tarafından arttırma ve ökonomi, yerli malları kullanma yolunda sözler söylenmiş, Cumartesi akşamı şehrin dokuz yerinde halk hatipleri söz söylemiştir.
Talebeye fabrika ve iş evleri gezdirilmiş. Haikcvinde açılan örnek sergisi fazla rağbet görmüştür. Bu sergi daimi olarak kalacak ve her fırsatta bir noksanı daha ikmal edilecektir. |lk mekteb talebesi geçen yıldan bin fazla
Bu sene ilk mekteplere hücum pek fazladır. Köylerde yeni mektepler yapılması ve merkez okurluklarının şubelere ayrılması yüzünden bu seneki talebe miktarı geçen seneden bin artıktır.
Geçen yıl bütün vilâyet ilk mekteplerinde talebe mevcudu 6200 idi. Bu ders yılında ise
1479 kız ve 5681 erkek olmak üzere i.k mekteb talebesi vardır. Bu miktarın dahada artacağı anlaşılmaktadır.
Faydalı yağmurlar
Bir haftadıınberı açık giden havalar bulanmış ve yağmur başlamıştır. Halen şehr miz ve civarına bol bol yağmur yağmakta bulun-tuğundan köylü •evinç içindedir.
Saylav seçimi
Vilâyetimiz nüfusu 283.210 olarak tesbit edilmiş ve bu va-z yete göre geçen intihabın dör düne mukıbil bu defa 9ekiz saylav çıkaracağımız anlaşılmıştır.
Bayındırlık müfettişi
Bayındırlık Bakanlığı müfettişlerinden Bay Şükrü bu hafta şehrimize gelmiş. Bayındırlık ve yol işlerini teftişe başlamıştır.
Bandırma 28 (Hususi)—Bandırmanın Menıon köyünde bir gencin ölümüyle neticelenen çok acıklı bir kaza olmuştur.
Mcmon köyünde İsmail oğlu on sekiz yaşıoda Şakır, köy merasında avlanırken toprak içinde patlamamış-bir top mermisi bulmuş. Köyden bir var-yoz getirerek barutunu çıkarmak hırsıle mermiye vurmakta iken mermi birdenbire patlamış Şakirin kol, baş ve saire azasım parçalamak suretilc zavallı gencin ölümüne sebebivet vermiştir.
Boluda iik kar
Bolu 29 (A. A.) — Bugün şehre ilk kar düştü. Ve heî taraf beyaza büründü. Kar devam ediyor.
>ıstaotşaıaa»aıs»vt«rMaMiM»a*>ıioiMiaı>eıtAâiıa*Hltııaı»ai»di»aisı
Maraşta zabıta işleri
O - >
- te> •„»
Maralın zabıta ttfkilâh mensuplarından bir prub. [X ifaretli ser-komiser Bay Muhtar Tunçtur)
kahvehanelerin ve hamamların saat 23 ten Sonra açık kalmaları meneditmişbr.
Şehre çalışmıya gelen saz ve temsil heyetleri de sıkı bir kontrol altında bulundurulmakta ve kadınlarının aşağı takımdan olduğu anlaşılan heyetlerin çalışmalarına müsaade edilmemektedir*
Bu suretle bir memur ve 19 polisle 34 bekçiden ibaret olan şehrimiz zabıtası mütemadi bir çalışma ve teyakkuz içindedir.
Bilhassa zer komiser Bay Mümtaz Tuncun bu intizamın temini uğrunda göze çarpar çalışması zikre değer.
Maraş 26 (Hususi)—Maragta saat intizamile çalışan bir zabıta teşkilâtı var. Bu uyanık teşkilât sa> esinde şehrimizde asayiş ötedeııberi tam ahengini muhafaza etmektedir. Burada zabıta gün geçmez ki halkın menfaatine yeni bir tedbir almasın.
Geçenlerde bizzat cerkomiser Bay Mümtaz Tunç sivil olarak teftişıt yapmış ve neticede muhtelif kahvelerde -ahlâk ve edebe muhalif oyun oynattıkları için üç "Karagöz,, ustasının çalışmaları menedilerek kendileri mahkemeye verilmiştir. Bundan başka geceleri

PEMBE KÖŞKÜN DEFİNESİ
— 82 —
— Şu akşam gazetesinde okudun. Biraz evvel buraya gelirken gazete idarehanesiıua önünden geçiyordum, Gazetede y-ni bantıb çıktığı için hır nüsha aidine. Bunun yazdığına göre mücevherler Madam ( Dovre ) »İn yatak odasında döş*. menin altında saklı imiş. Zabıta döşemeyi kalduıb cütûn mücevherata olduğu gibi bUmuş.
( Lemer ) bu sözleri söylerken uzaklan bir gazeteci çocuğun da sesi ((idildi. Çocuk bağırarak akşam gazetezini satmakta idi.
Bu seri de işldinee (Haoo) nun alması büsbütün endişeli bir hal aldı. Müıyü (l.smcr) de bunun farkına vardı v dedi ki:
— Bu haberin böyle gazetelerde çıkmasından bir zarar olmak ihtimali var mı ?
(Hano) — Zararlı hem de çok zararlı olabilir I
Bunu söyliyerek (Hono) yerinden kalktı, gazeteci çocuk iaa git-linçe yaklapyor ve sesi daha iyi işidiliyordu. Bu ses birbiri arkasına ı
— (Eka) cinayeti. lEks) cinayeti mücevher saklı olduktan yer.de bulunmuştur.
Diye bağırıyordu.
( Hano ). pek asabi va aabsruz bir hale gelmişti, diyordu ki :
— Hemen bereket etmeliyiz.
Çünkü şu dakikada bir insanın
bayatı veya mematı mevzuubahıo-luyor.
Ve parmağiyle biraz ötede gazeteci çocuğun başına toplanmış
olan kalabalığı göstererek:,
— ö.ûtnüıı nerede olduğunu da
şu gazeteci çocuğun takib edeceği istikamet tayin eyiiyecektir.
(Rikardo), ( Hano ) nuo, ne bu
telâş ve asabiyetinin, ne de söylediği bu söz erin manalını pek aah-yamadı, yalnız o ınûcevbcrieriu bulunduğu yerin ifşa edil niş olmasından do.ayı kendisinden şüphe edileceği endişesine dd)mûştü. Bi-
naenaley bu şüpheyi izafe etmiş olmak için kuvvede dedi, ki 1
— Gazetayc bu haberi kafiyen ben vermedim.
(Hano) lûrumsuz yere söylenen bu söze âdeta kızdı, dedi, ki:
— Bu haberin sizden çıkmadığından eminim, Bunu sizin aöyle-menize hacet yok. Zaten ben de biliyorum.
(Hano) garsonu Çağırıp yemek parasını verdi. Müsyü (Dew«| tekrar sordu, ki r
— Bu gazete saat tam kaçta çıkar ?
— Saat yedide.
— Şu halde gazete yarım saattir sokaklarda satılıyor demek ?
( Hano ) sabırsızlıktan yerinde duracnıyacaa bir hale gelmişti. Parmaklariyle masanın ürerine tan-bur çalar gibi vuruyordu, boğuk ve bsdid bir anda ile dedi, ki:
— Karşıma amma kurnaz bir lıaydud çıktı. Her neye teşebbüs etsem, derbal benden evvel davranmanın çaresini buluyor. Bakınız, bu mücevher mcselealnde b*n nekadar kat'i talimat vermiş, ne kadar dikkatli tcdzblr ittihaz etmiş idim, öyle iken en »on dakikada en istemediğim, korktuğum ifşaat yine vuku buldu.
Pembe köşkte vııkubulan müthiş cinayet halkı zaten daha bidayette pek ziyade alâkadar rlmişli, ş.mdi Mücevherlerin hırv.zlar tarafından çalının.yarak ralıluca bu un-duğu anlaşılınca halkın alâka ve m«ralu bîr kat daha artmış oldu.
(Hano) biraz ötede halkın gazeteci çocuğun başına üşüşerek
gazeteleri âdeta kapışıp aldık.arını ve gazetenin elden ele dolaşdığıaı büyük bir hiddetle seyrediyordu, dedi ki ı
— Biraz sonra bütün (Cenevre) nın haıkı va (Cencvrr) Civarındaki oturanlar bu haberi okııyub öğrenmiş olacaklar...
iRıkardo), (Hano) nuıı bu hiddet ve asabiyeti karşısında cidden şaşmakta idi, dedi ki:
— Peki bu haber nasıl bu gazeteye aksetti ? Bunu neden bir başka bilen yoktu, »
(Hano), (Rikardo) nuıı bu şaşkın haline gülmekten kendini alamadı:
— Yakında ıçim.zden hangimizin bu sırrı faş ettiğini öğrenir-tiııiz...
G.bi mûbfeeın bir söz aöyliys r*k iRıkardo) nun merâfa kal daha artmaz b oldu-
Bşı arşıkl ağaçların ara-
sıııda bir çakmak çakıldığı görüldü, .Lemer) dedi, kı:
— İşte işaret veriyo- ar.
Hano — Evet ama bu işaret pek gee kalmış olmasın diye korkuyorum.
Derhal her üçü de salonda» çıktılar, ellerinden geldiği kadar lâkayd bir tavır takınarak merdivenleri indiler ve karşı kaldırıma geçtiler.
Biraz evvel çakmağı yakan adam yanlarına geldi ve yavaşça dedi,ki:
— Madam (Roıinbol) un arabacısı (ipoiıt)ı biraz evvel bir gazete ratın alırken görmüşler. Arabacı gazeteye göz gezdirir gezdirmez acele kö,ge girmiş.
(Lemer) sordu, ki:
— Köşge gireli nekadar olmuş? Çakmak çakan adam, biraz ötede bir ağıca dayanmış olan bisikletli bir delikanlıyı göstererek :
— Memurumuz, arabacının köş-ge girdiğini görür görmez bisikle-t.na atlayıb ÛyU bıi?'
halıer verdi.
' dönerek:
Myle ise ç.buk gidelim
De J,. Oçû de lokantanın yanın-d‘ “«'indeki bir i.k.ley.
ket Tâ ’ •,*kVU‘ İle tLiy'otjL. b" m°,ar
Devamı var
insanlara iş kalmıyacak
Güzellik ve yıldızlar
t


Robotlar her işi görüyor! ----------------a -- - ■ ■■ — ■ —
Robotlar, insanların içinden çıkamıyacak ları en büyük hesab meselelerinden ev işlerine kadar her şeyi yapıyorlar ----------------e------n.
Doktor “Vanoer Busb. namında bir Ingiliz âlimi, en güç hesab meselelerini de halleden bir robot icad ettiğine göre robotların dimağ relerini de görmeğe başladıkları devre girdik, demektir. Artık robot kollarımızı, adeielerımizi yoran işleri yapmakla kalmıyacak, bizim hesabımıza kafa işlerini de başaracak.
Meşhur Çekoslovakyalı muharrir “Kari Capek,, in düşündüğü robotlar, insan biçiminde makinelerdi.
Bugünün âlimleri, mühendisleri robotlara intan biçimi vermeğe lüzum görmüyorlar. Robot, gerçi insanın yapacağı 4lerin birini yapıyor, fakat 00a insan şekli vermek neye? İlim adamları, muharrirlerin robotu insan kılığında tasavvur etmelerini gülerek karşılıyorlar. Çünkü bu biçimdeki robot bir oyuncaktan farksızdır.
însanlar, çeşid çeşid işlerle meşgul olmak üzere yaradıl-mışlardır. Onların bir tek iş üzerine bütün kuvvetlerini toplamalarına imkân yoktur. Daha doğrusu bir insan, kuvvetlerinin ancak yüzde onunu bu yolda kullanır. Meselâ bir riyaziyeci, riyaziyatın en kovu meselelerde mesğul oldu mu, dimağının ancak bir merkezini işletir. Aynı işi bir robota verdiniz mi onu daha çabuk yapar. Çünkü başka birşey yapamaz, başka bir iş düşünemez.
Bugün gören, işiten, söz söyleyen, hitıicdcu, hareket eden, öiçen. hesab yapan, ışık ve sesle imanlara kumanda eden robotlar vardır. Vc bu ı-ların her biri vazifesini şaşırmadan, duraklamadan, düşünmeden yapıyor. Fakat bunların beride insan biçiminde değildir. Hatta bunlar göze çarpmayacak derecede gizli yerlerde çalışırlar, varlıklarını hissettirmezler.
Asıl tuhafı robotların artık evlere girmiş olduklarıdır. Modern ev.er.n çoğunda bunların bir kaçına rast gclirsin.z. Su ısıtao robotlar bunların -birincisidir. Meselâ havagazı ile su isti yorsanız ve sulan şu sıcaklık derecesinde tutmak istiyorsunuz.
B.r cihazdan ibaret olan robot, sular o sıcaklık dere cesmi buldumu-havagazını hemen söndürüyor, suyun sıcaklık derecesi düşmeğe taşladı mı, hava gazini veya elektrik cereyanını açıyor, ve bu işi durub dın.enmcdcn yapıyor.
Elektrik sobaları da, elektru ütüleri de artık icabında bun-benzer cihazlar taşımaktadır. Bunlar fazla ısıudımı, cereyan kendiliğinden kesiliyor, soğudu mu cereycn kendiliğinden açılıyor.
Şimdide telefonla emir alınca birtakım ev işlerini görecek bir robot yapıyorlar. Bunun yapacağı işler elektrikleri açıp kapamak, elektrik süpürgesile evde £pcuk .aiîamS^^Bü* kadınlarının il-arttıracsk, onların birtakım hareket ve yapmalarını temin
oda!;
Mfsa beşiğini sallan? tün bunlar cv I---------
tirahatini ev i»leriai emirlerle ed^tktir.
kadını istediği telefonu mb evdeki robotlara istedik-»ini bildirecek ve onları ha-
rekete geçirecektir. Zaten bu da bugünden yapılıyor. Meselâ dünyanın en büyük su depolarından biri, bir robot tarafından kontrol edilmekte, robot kendisine telefon edildikçe suyun sathı hakkında malûmat vermektedir. Fakat robot dostumuz bu malumatı insan gibi konuşarak vermiyor. OnuD dili telgraf dili gibi bir şerid ve bu robot, y.mez, içmez, uyumaz ve daima iş başında bulunur bir bekçi olduğu için, bekçilerin en mükemmeldir.
Geçenlerde Kanadaoın"Mon-treal, şehrinde bir hâdise vuku buldu. Hırsızın biri altınların eritilip kü’çe haline getirildiği daireye girmeğe muvaffak o muş. Maksadı birkaç gülçeyi kaldırmakmış. Altınların bu’.undoğu odaya yaklaşınca cebinden maymuncuğu çıkarıp kapıyı açmak için uğraşmağa başlar başlamaz, mülmiç bir çığlık ortalığı doldurmuş, çanlar çalmış, ortalık ayağa kalkmış, meğer hurada da B.r robot varmış, fakat bu robot gizli bir şuadan başka bir şey değilmiş!
Tabii hırsız derhal yakalandı ve cezasını çekti.
Bu güoün umumi hareketini de aşağı yukarı robotlar idare ediyor. En iç'.ek caddelerin başında dikilen ve geçi veya dur! işareti veren fcoerlcri robollor idare ediyorlar. Bunlar saogi yolda nakil vasıtalarının biriktiğini, hangisinde azaldığını his ederek ona göre .kumında veriyor ve bu suretle umumî hareketi idare ediyorlar.
Sanayi âleminde ağır içleri robortlara gördürmek cereyanı günden güne kuvvetleniyor. Geçen sene, İngilterenin “IFı-gan kömür madenlerinde bir robot maden amelesi çalıştırıldı ve bütün yıl tecrübe edildi. Mütehassısların anlatışına gö re bu tecrübe fevkalâde iyi neticeler vermiş olduğu için yakında kömür madenciliği büyük bir iokilâb geçirecek ve bu sayede kömür madenciliği tehlikeli bir iş olmaktan çıkarak son derece emniyetle yapılan bir iş olacaktır.
Çünkü amele robot maden kuyusunun içine girerek kömürleri kesiyor, topluyor, yüklüyor ve bir dakikada iki ton kömür istihsal etmeğe muvaffak oluyor. Altı iççi ile bir robot, 10Û iççin.n istihsal ettiği kömürü çıkarıyorlar.
Kafa içleri gören robotlara gelelim:
Bunların en büyüğü ve en mühim iş göreni Vuşingtonun deniz işleri dairesindedır. Bu robot bir hayli cesimdir. Çünkü onu bir kadem uzunluğunda ve allı kadem yükseklığındedir.
Bu robot inanılmayacak derecede büyük içler yapıyor. Çünkü bunun üzerindeki btr kaç düğmeyi çevirdinizmi, robot çalışmağa başlıyor ve en büyük riyaziyecilerinden yirmilini bir araya getirerek altı ay çalıştırmakla bitircmiyccekleri hesaplarla ism-,,^* oluyor. Çünkü bütün yer yüzünde üntan-lar'p n>ed ve cezir hcsabıiM yapıyor ve on bir saat içinde bu pek büyük içi tamamlıyor.
Ingiliz rasathanelerinde buna benzer robotlar kullanıl
makta ve butılar insan kafasına sığmasına imkân bu!unmı-van müthiş hesabları yapıb çıkarmaktadırlar.
Dimağ işlerini yapan bu robotlar riyaziyecilerin, mühendislerin, mütefenninlerio işlerine fevkalâde yarıyorlar, iş gören robotlar, yalnız işçilerin adalelerini yormamağa hizmet ediyorlarsa d.mağ işleri yapan rubotlarda ilim adamlarının beyinlerini yormamalarına yardım ediyorlar, onların hesaplarını süratle beceriyor, insan la-hamtrülünün ilerisinde olan büyük ameliye'cri kolaylıkla çıkarıyorlar.
Onların bu güç ve çetio işleri görmeleri, ilim adamlarının huzur içinde çalışmalarına, daha âz yorulmalarına ve daha yüksek gayeler peşinde koşmalarına saik olacaktır.
Ö. R.
Dünya sinema haberleri
Bâr müddettenberi Avusturyn-ds bsılunırakta olan Emil Yanings D*ka fi m kumpanyasının hazırlamakta olduğu ( Prusya Krai» Fredvrik ) filminde Kral (Frcde-rik | i temsil eylemek üzere Berime dönmüştür.
*
• •
Giirel sanatkâr Onay Oadra ile kocası boksör Maka Şmelliog ( bir kız ile b.r delikanlı) irminde bir film çevireceklerdir.
e
V V
Meşhur Fransız artistlerinden Jan Müra, Arman Bernar ve Mar-görit -Morcno ( Amfıtriyon bil) adlı bir filmi çevirmek üzere Berimde bulunmaktadırlar.
» s
Yine Fransız artistlerinden Ed-’-K Föyer. Riçar Vıinz, Gına Mvnee Berimde Barkarol
bulunmaktadır. Bunar filmini çevirmektedirler.
e
• •
Bell pek yakıoda (US
Nari
Miraj ) iaminde bir füm çevirecektir.
Fransız muharrirlerinden (Pîyvr Volf) on (Dere -MS Rüıso) adlı pi. yeai H me çekilecektir. Bay ro.û Gaby Morlay yapacaktır.
Meşbur Fransız romancılarından Öjeo Sûnin (Paris tararı) adındalu romanı Pate-Natan şirketi tarafından filme alınacaktır. Bu romanın sessiz filmi [etkiden çek i İm.ş t.,

• •
Morla Şövalye ita Janet Makdocald bir film çevirmek Özere Elst eye geleceklerdir. Film Erozt Lubiş tarafından çevrilecektir.
• •
Meşhur Fransız sauatkân (Sara Bernar) ın hayatı fı.sne a.ıoacakt.r, ( Sara Beruar ) ı G.orya Sıducy temsil edecektir.

• •
Klodet Kolber ( Tek bir kadın ) namında bir film çevirecektir.
e •
Klark GeyoM ile Kontans Ben-oet bir film çevireceklerdir. Filmin adı Tovn Talk dır.

• V
Fransada çevrilen ve büyük muvaffakiyet kazanan (Muıkova gece.eri) filmi Amerika stüdyolarında İngilizce o.arak yeaideo çevrilecektir, baş roller Geri Kn. per ile Harry Bor taraflarından yapılacaktır.
Eo iyi seoaryoluın Norma Şerere verilmekte olduğunu ileri ■dren Marion Davis, M. G. M. »■ tciyolarını terkeyleyib Vam«r Bros stüdyolarına yazılmıştır. Bu bezabsoa Miri Oatuanvt fllminlçn»^. Mir.
Çapayef filmi pek LSyfflr Ur ■aavaffakiva* kasanmıştır. Movu--

Sevimli sanatkâr Cinger Rocer’s ne diyor — Dudaklar nasıl daima nemli ve taze gösterilebilir ? Saçlar ve güneş
Amerikan yıldızlarının ar atında pek mümtaz bir yer işgal etmeğe bafltyan Cinger üoctr'ı
(Artistin yüzücün çizgi İyede k»J«o I.ııaıı, mütelsssaıslero. blU>«—« f»y»» dikkat v» gdzet telâkki edilmektedir)
nı z tutulma» ve iyi bıkı'maeı il» temin edilir. Bu menci® artistler için fevkalâde bir ehemmiyeti ha-■zoir. Çünkü bunlar, sabahtan akşama kadar yüzlerini makyajın tanrıtatına t rk eylemek mecburiyetinde kalmsk'adırlnr. İlık su-, iyi köpüren sabun ve makyaj, dağıtan maddeler iyi şey terdir, ama ben, bunlardan gayrı olarak haftada bir defa şunu kutlanıyorum : Yüzüme güzelce erimiş bal sürüyorum. Bunu yirm> dakik» kadar bırakıyorum. O vakte kadar kuruyor. tSıoeklerden sakininizi..) Sonra ılık su ile yüzümü yıkıyorum. Yüzüm öyle güzelleşiyor öyle yumuşu,or ki... tarif edemem. Yüzde bazı defa hutule gelen siyah benekler birkaç defa bu uaulü tekrar ettikten «ona kaybolurlar.
YüıUnUt hakkında size bir tev-aıyede daha bu unayım: Yumurtanın beyazı (hale »eak havalarda) ,
Cinger Roeer1», Amvrtkau alıir-ma artistlerinin içinde en tabiî güzelliğe malik olondır. Geçen sinema mevsiminde şehrimizde gösterilmiş ve büyük bir muvaffakiyet kazanmış olan (42 nei sokak) filminde baş rolü yapmıştı.
Bu sene çevirmiş oiduğu ve A-merikada ve Avrupada gösterilmeğe başlanan (altın arayıcısı kadınlar) ve (Amerikan kızları) filimler! pek çok beğenilmektedir.
C nger Rocer’s, Amerikada Tek-•asta alelade bir köy.ü kızı idi. İstidadı, tabı onu bugüo Amerikanın en beğenilen artistleri sırasına geçirmiştir.
Geçenlerde kendisiyle görüşrn bir gazeteciye bir k«4ın güzelliğinin ne surette idame edilebileceği hakkında pek ziyade şayanı dikkat olan şu süsleri söy emiştir t Sinema perdesinde dudaklarımı ne »uretle öy.r «sum oralı ve taze gösterd.ğım sık sık soruluyor. Bunu gayet basit bir u»u sayesinde elde ediyorum. Koyun yağı^kuılanıyoruml...
hiç tiksiıııiKyıısezh.. O kullanmakta olduğunuz y.ı diz 1 etiketli hu uların Içlnoeki kreosıerio neden yapıldığını bir biloeniz...
ben ellerime dahi bu yağdan •ürüyorum. Dirseklerime dshi bunu kullanıyorum. Çok ist.fade'ioı görüyorum. Bu ysğı ne suretle elde •ttığimi anlatayım:
Koyun ıç yağım gayet hafif ateşte İki saatte eriliyorum. Bunu .oora ince bir tülbentten geçirerek süzüyorum vr soğuluyorum. Bu •uret.e elde edilen yağın üzerinde gayet ince ve beyaz bir ysğ tabakası teşekkül ediyor. İşte onu kul.a-nıyorum. bildiğim g.zeıiik tlblerinln içinde rn iyisidir, defa d-nryin t.
Kadın güzelliğinin başlıcı ami • terinden biri de tenin saf v- gür I olmasıdır. Bu ise cildin daima tr
—.......... “
vada on beş gün zarfında l.SİS kişi bu fi.mi seyre*
Gelecek a. da (Bal çar' rilecekt*
t-
Bay Hitler ve yeni bir film
i
Geçenlerde, okuyucularım t■ haber verdiğimiz veçhile,AJnxznyadn “Azmin seferi, adında gayet mühim bir Film hasırlanmaktadır. Son aldığımız haberlere nazaran. Bay Adolf Hitler İh Dahiliye bakanı Bay Vagner; (Noyköo) deki alno-ma atölyelerini ziyaret eylemişler ve orada meşhur Alman sanatkârı Leni Rifenştal tarafından bazırlan-makta oha filmi iki saat telkih etmişlerdir. Filmin bazı kısımları kendilerine irse edilmiştir. Bay Hitler fsvkaUda memnun olmuş.ve artisti hararetle tebrik etmiştir.
Tahtelbahir harbine aid büyük bir film
Almanyada çevrilmiş olan va harbi umumi esnasında Alman sahilleri açıklarında vukubuhn tahtelbahir harplerini pek canb bir surette tasvir eden ve Almanyada büyük bir heyecan uyandıran bir filim pek yakında Partala gösterilecektir. Bu filmin ismi Margrurat dır. Filmio b-ş rolü Rudolf Fareler tarafından yapılmıştır.
Fransız sinema mehafilipde bu Alman artisti pek beğenilmektedir. Ne Fransa da, ne İtalya da ve nede Amerikada Rudolf Forıten ayarında bir artht bulunmadığını yine Franaıılar tarafından söylenmektedir.
pak faydalı bir nesnedir. Yumurtanın beyazının İnen bir fırça ila yüzünüz» sürünüz. On dakika öy lece bırakınız. Yumurtanın beyazları sertleşir. O vakit cildin ger I-naekte olduğu pek ala fasledilir. Ilık su İle yüzünüzü çalka/lan. Yüzünüz terü taze meydana çıkar.
Saçlara gelince : Berberlere mümkün mertebe az gidiniz. On günde bir şampuvanhmak ve ûtû-emek kâtıdır. Fazlası saçları çok yorar. Maalesef sinema artistleri ber gün berbere gitmek mecburiyetindedirler. Bu iac saçlarımızı çok hırpalıyor. Bunu gidermek için haftada iki gece saçlarımı koko yağı ile iyice ovalıyorum ve bn yağı sebatsa kadar silmiyorum. Sabahleyin şampuvanla yıkıyorum.
Saçlara kuvvet iaren şey bunları güneşe tutmaktır. Ara sıra taçlarımı, güneşte usun uratıya fırçalıyorum ve güneş şuamın ■açlarımın köklerine gelmesini temin ediyorum, Esasen kızıl olsa •açlarım daha par.ak. daha güzel uluyor. Saçlarımı güneşe ruzrus bırakıyorf hem de b.çbar vakit gO-leş çarpsnaaıoa meydan vermi-.orum. .
Acaba aevimli sanatkâ-ın tav--iyelerini tatbik edecek okuyucu-arımız bulunur mu dersiniz?...
j
1


6
Arnavud “Başkımcı Derviş Hi-ma„ yı nasıl takib ettim ?
Arkadaşım, Derviş Himanın evinden çıktığını görünce telâşa başladı, az kalsın meyhaneci bizim memur olduğumuzu anlıyacaktı!
— 12 —
Tam bu «rada buluaıftguınut aeykaueaio Mündc. ban.» larll adilen eşkâl taevina kendisini der-kal tejhla ettiği» ve Derviş Hıroa oiduğoMi aaladıjt'm sal Beyoğlu tarafına doğru yûrömel» bapadı, va geçti. Arkasında fiİMofvori saçtan kendisini derhal tamtt.rı-FOedu. Ben bunu anladım. Arkadaşıma sormağa lüıum görmfyerak meyhaneciye borcumu verdim, eğer’ arkadaşa sorsa idim bir ta-kun hareketlerle İşi çakUracağına şüphem kalmamıştı. Nitekim bu hareketini yina yapmaktan geri kalmadı.
Bakadar alıklık fazla
Ben meyhaneciye parayı verine* refikim aokaga doğru başın» çevirdi. Derviş Himayı görünce, heyecan içinde kolumu dürttü, işle gidiyor demet» başlayınca hiddetle kediaine baktım, sükût etmesini işaratla anlattım. İyi ki mey-kan-ci refikimin bu telâş ve hareketini görmedi. O sırada fıçılardan birisini boşaltıyordu. Derviş H ma da epeyce ilerlemişti arkadaşımla meyhaneden çıktık Derviş Himanın gittiği tarafa doğru yürümeğe başladık. Yolda refikime:
— Arkadaş een çok telâşçı adamam. Senin bana dön akşam tarif ettiğin eşkâl ile ben kendisini tanıdım. Ve senin telâş edeceğini tahmin ettiğim için sar» gdıteraaedim.
Ben parayı verdikten son/» kendisinin blrar oıaklaşmaaını bekliyor, onun için yerimden kalkmıyordum. Sen ise onu görünce heyecana kapıldın, telâşla bana göı-terdin. Senin bu hareketini meyhaneci gör »e idi? Muhakkak iç, anlardı. Ben bSyla İşlerde Iralanmadım oram», bu içte soğuk kan-bkkia hareket etmek lazımgelecegı, nl anladım.
Diyerek takibe devam ettik. Bursa sokağına kadar uzaktan takib ettik. Caddeye çıkınca biraz daha sokulduk. Çünk-Î cadde kalabalıktı. Tokatbyan önüne geldiğimi» uman biraz ileride birisile görüşmeğe başlad». CT^tüğû ut şık giyinmiş, otuz bayanlarında birisi İdi. Biz iki kişi c -uğumuz için birimizin de bu adamı takib ederek hüviyetini anlamak icabet-tiğini düşündüm.
Derviş Himanın takibini ben aldım. O zatın takibini de refikime bıraktım :
— Şimdi bunlar birbirlerinden ayrılınca sen bu yabancıyı takib »dersi* evin» kadar götürür, kim elduğuou öğrenirsin. Bsni de ya meyhanede veyahut akşama aaae-kesde görürsün. Dedim. Biriz sonra blrbirleriodrn ayrıldılar. Refikim o utın arkasından gitti. Bende Derviş Hima ile gittim. O gün akşama kadar kendilini takib, ve girdiği yerleri tesbit ettikten sonra akşam geç vakit erine getir, dfm.
Kendisini Parmakkapıya getir-dlkteo sonra evine gidecek soke-(a saptığını uzaktan görüne* mer->-avdet ettim.
bana oram. g«Ünce Bay Feyziyl *»»i adamın htfv^dum. Takib elde kendisini hjo,u j^rduğum-SifîîL"
,wTVr Mu,ad'
J2JT*«_?-jrUC«vber!rr Madam , . yatak odasında döşe-
menin altında ısklı imiş. Zabıta döşemeyi kaldırıb Oûtûn mücev-
heratı olduğu gibi bolmuş.
( Lemar ) bu sözleri söylerken uzaktan bir gazeteci çocuğun da sesi Işidildi. Çocuk bnğ.rarak ak-
şam gaz.tesini Batmakta idi.
Bu a.«i de işidinca (Hano) a un siması büsbütün endişeli bir hal aide. Ma,} il çLemcr) de bunun farkına vardı ve dedi kil
— Ya işin jçinde rakıda mı var? —Evctbo adamı takib etmek İçin rakı içmek zarureti ve mecburiyeti ▼ar. Çünkü tam evinin karşı tarafında bir meyhane var. Evinden çıkınca behemehal bu meyhanenin önünden geçecek. Sokaklar teoba olduğundan hiç durulacak yar yok. Fakat meyhanede oturunca, kimse şüphe etmez ve Ityıkile takib da yapılır.
— O balda çok içmeyin, sarhoş olur, maksadı kaybedersiniz.
— Merak etmeyin. Biz orada ancak iki kişi bir şişe (grafa tabir edilen küçük ve ağzı geniş şişe] içiyoruz. Eğer hiçbir çay içmemiş olsak meyhanede oturamayız ve meyhaneci de bizden şüphelenir.
— Öyle ise iyi. Size alelbesab bir lira yereyim. Bunu rakı ve zarurî masraflara verirsiniz.
Dedi. Lirayı aldım va odadan çıktık.
Ertesi gün yine meyhaneye gittik, bermuted bir şişe rala getirttik, içmeğe başladık. Bu aırada arkadaşımın sigaram kalmadığından sigara almak üzere meyhaneden çıkh.
Meyhanecinin iltifatı
Arkadaşım gittikten sonra mey-hanecî Paskal yanıma oturdu Fakat meyhanecinin bugünkü iltifat, va ikramı oazarı dikkatimden kaçmadı. Halinden bir korkaklık hisso-tünüyordu. Yanıma oturduktan ,oora bende bu lylael* yabancım değilim. Bana dün söylese idmiş ben dr siz* yardım ederdim. Ben sizin memur olduğunuzu bilmiyo dum, af edersiniz dün size kusurda bolundum.
Deyince, çaşaladım. bu adam na söylüyor diye hayret ettim ve :
— Kirye Paskal, bu sözlerinizden birşey solamadım. Ne demek istiyorsunuz, biz memur değiliz.
— Efendim, dûn siz gittikten sonra arkadaşınız geldi. Burada sizi bekledi va bana sizin memur olduğunuzu ve karşıki evdeki uzun saçlı Arnavud beyini beklediğinizi söyledi, dedi.
O zaman anladım ki bitim arkadaş hakikaten pek şaşkın ve aptal birisiymiş.
Madem ki takib ettiğimiz adama kadar aöylrmiş, o belde bu işi kökünden halletmek icabediyor diye düşündüm ve Paskalı tehdid etmeğe karar verdim :
— Kırya Paskal, madam ki arkadaşın boşboğazlık etmiş, size bu işi söylemiş. Şimdi beni dinle, bu işi bir ben, birde arkadaşım biliyor. Şimdi da sen öğrenmiş oldun. Eğer sen herhangi birisine bu iş İçin birşey söylerse* veyahut bizim memur olduğumuzu birisine v* ev sahibi Arnavud Beyine söy-liyecek olursan, gideceğin yer doğra askeri divanı harbdlr. Malûm ya oradan bie daha kurtulamazno. Eğer keodloe acıyorsan bu işi işitmemiş ve bilmemiş olacaksın, dedin».
Merhanecide fafak atıyor t..
Divanı barb lâfını işitince Paskalın rengi uçtu vo üç defa istav-roz çıkardıktan sonra t
— Aman, ben biç birşey bıl-•-»ro—m ve biç birşey işitmedim. Beo meyhaneci bir adamım, böyle Urerıı olabilir I
Bunu aöyliyerek (Hano) yerin-dvn kalktı, gazeteci çocuk ise git-tlnçe yaklaşıyor ve seni daha iyi işidiliyordu. Bu ses birbiri arkasına ı
— |Eks> cinayeti. (Eke) cinayeti mücevher saklı oldukları yer.de bulunmuştur.
Diye bağırıyordu.
( Hano ), pek asabi ve sabusız bir bale galmişti, d.yordu ki ı
— Hemen hareket etmeliyiv.
-ZAWAf( — - --
İKTİSAP İŞLERİ
Romanyada vaziyet
' Hububat fiatleri yükseliyor - Vergiler ve faizler kolay ödenecek—Kömür ve petrol istihsalâtı
Romanya ökonomik tetklkat Enstitüsü, neşrettiği bit raporda, 1934 yılının üçüncü Uç ayı içinde Romanya'nın ökonomik vaziyetini umumiyet itibariyle değişmemiş olarak t*abit etmektedir
Her tarafta görülen hububat fiyatlarının yükselişi, ziraat âleminin alış kabiliyetini arttırmıştır. Bunun neticesi olarak ziraate elverişli sınaî mamulat daba fazla satılacak v* vergiler ile borçların faizleri daha çok kolay bir tarzda ödenecektir.
Kömür ve ham petrol gibi maden sanayii, istihsalini biraz daha fazklaşt.rmış ve fiatlar da nisbeten biraz yükclmiştir.
Diğer hususlarda mühim hiç bir değişiklik olmamıştır.
Romanya'da ekim
Romanya ziraat Bakanlığına gele raporlara göre, mebzul yağmurlar ile beraber iyi giden havalar dolayıaiyle, buğday ekimi gayet mükemmel olmuş ve fazla mikdarda tohum «açılmıştır. Mamafi bir çok yerlerde yine yağmurlar dolayıaiyle tohumlarda çürüme alâmetleri başlamış vo tarlalara muzur hayvanlar musallat olmuştur.
Sovyet Rusya - Romanya ticareti
Romanya ile Sovyet Rusya arasında diplomatik münasebetlerin yeniden kurulması üzerine iki memleket arasındaki tâcael entlharUlenüı da fanvimi-ni icabettirmiştir.
Sovyet Rusyada harici ticaret inhisar altında bulunduğundan Romanyada da Sovyet Rusya ile olan ticareti elinde bulunduracak hususî bir teşkilât vücude getirilmeğe çalışılmaktadır. Bu teşkilât, bir ticaret şirketi şeklinde olacak ve alâkadar bankalar ile ticaret müesseselerinden teşekkül edecektir. Hükümet, bu şirketin işlerini kontrol etmek üzere bir veya birkaç komiser tayin ey-liyecektir.
Sovyet Rusya ile yapılacak bütün ihracat ve ithalât işleri bu şirket vasıtasiyle yapılacak ve şirket doğrudan doğruya kendi namına Sovyet makamları ile müzakerelerde buluna* bilecektir. Sovyet Rusya ile Romanya arasında ticaret mü-nasebatı yani teessüs ettiğinden başlangıçta şirket gayet az bir sermaye ile işe başlıya-cak, fakat bu sermaye sonra-dan lüzumlu nisbetinde arttırılacaktır.
Yunanistanın 10 aylık haricî ticareti
Neşrolunan resmi istatistiklere göre, Yunanistanın 1934 yılının ilk on ayı içindeki harici ticareti şu vaziyettedir:
İTHALÂT : 7.186.618.000 drahmi kıymetinde 1.624.896 ton.
ithalât, geçen yıl ayni
»addet zarfında 7.062.015.000 beo vefe.(kıîı».'etindo 1.600.008
(Ha o o) lüzunuu-bu söze âdeta kızdı, ice
- Bu haberin aizd?5.’4®8-000 ğındaa aminim, Bunu »w.?,81 ton.
menize hacet yok. Zaten beniid-biliyorum. r,Q
(Hano) garaoau çağırıp yeme, paraıını verdi. Mûıyli (Dovr.l tekrar aordu, ki :
24,889 ton ve Phra vatta 83,057 ton fazlalık mevcud bulunmaktadır. ______
İhracattaki bu inkişaf maddeler aras'nda şu suretle teksim olunmaktadır :
1933 senesi 1934 senesi
Tütün 26272 23934
Kuru incir 15056 11268
Siyah ku-
ru üzüm 54983 68557
Sultaniye 17791 20258
Zeytin 11320 10396
- 22115 5641
Şarab 57929 31104
Şıra 2186 2265
Bu hesaplardan anlaşılacağı üzere, bir takım ihracat maddelerinde tenezzüller olmuş ise de diğer bazılarında fazlalıklar görülmüştür. Yine bu istatistiğe göre Yunanistan en fazla ithalâtını tngilteredcn yapmaktadır. Ondan sonra ikinci derecede Almanya gelmektedir. Yunanistanın ihracatında da vatiyet yino böyledir.
Yunanistanın Tür biyeye yaptığı ihracat ta çok fazlalaşmıştır.
Geçen yıl bu mikdar 15 milyon drahmi iken bu yıl 41 milyona çıkmıştır.
Yugoslavya ile olan ihracat 64 milyondan 111 milyona çıkmıştır.
Diğer taraftan Fransaya yapılan ihracat ta mühim bir tenezzül vardır. Yunanistan geçen yıl Fransaya 378 milzon drahmilik mal ihraç etmesine mukabil bu yıl ancak 125 milyonluk ihracat yapmıştır. Elen Ulusal bankasının vaziyeti
15 Birinci Kânunda neşrettiği bir hesab vaziyetine göre, Elen Ulusal bankasının altın ve döviz ihtiyatı 5.200.749.686 drahmiye çıkmıştır. Birinci Kânunun 7 sindeki vaziyete nazaran bu mikdarı 15.695.383 drahmi fazladır.
Devletin bankaya borcu 2,714,111,162 drahmiden ibarettir.
Tedavüldeki akçe, S.«SMM,ıoo drahmi tutmuştur. Ayın yedisindeki vaziyete nazaran bu mikdar, 150,497,800 drahmi daha azdır.
Bankanın drahmi olarak â vue oblikasyoniarı, ayın yedisine nisbeten 229,343,869 drahmi fazlasıyle 4,028,413,143
drahmiye
çıkmıştır.
Fırka Alemdar ocağında iki konferans
Alemdar semt ocağı başkanlığından :
3-1-935 Perşembe günü saat 20 de semt ocağımızın genel toplantısında Dr. General Besim Ömer ve Bayan Aliye Esad taraflarından konferans verileceğinden gelmenizi candan dileriz.
Farmakologlar birliği kongrası
Sevgi değer meslektaşlarımıza:
önümüzdeki 1 Şubat 1935 gönemeçindc saat 14 te İstanbul Halk.vinde toplanacak Genel kongramıza gelmenizi diler tükenmez saygılarımızı sunarız.
Türk Farmakolog Birliği Ruzname:
1 — Senelik çalışma rapn-runun oaunmast, 2 - Hesap işleri ve yeni sene bute^ı, 3 -Gelen evrak, 4 - Nizamnamede değişiklik, 5 - İdare heyeti seçimi, 6 - Serbest mevzular.
Musiki inkılâbımız
Sovyet Radyo gazetesi musiki değişimi hakkında bir makale neşretti
Moskova M (A. A.) — Sov-yet Rusya Müziksel acunu, bugün Türkiyede yapılmakta olan musiki inkılâbını büyük bir dikkat ve alâka ile takib etmektedir.
“Radiogazeta. bu inkılâba tahsis ettiği bir makalesinde diyor ki:
"Ulusal Türk kültürü inkılâbından bir parça olan musiki inkılâbı savacına, Türkiycnin ulusal kurtuluş savaşı yaptığı 1919- 1924 yıllarında başlanmıştır.
Türkiyede musiki inkılâbı, Ankara ve İstanbul konserva-tuvarlarının Türk halk şarkı ve danslarım derleme büyük işi neticesinde kabil olabilmiştir. Türk ulusunun yaratıcılık kuvvetlerinin uyanması sayesinde. Türkiyede fen, san'at vo kültür sahalarında değerlerin yeniden ölçülmesi kabil olabilmiştir. Bu ölçme neticesinde, Türkiye, şimdiye kadar Türk tarih, edebiyat, dil ve san'atının tekâmülü yollarını tayin eden bir çok otoriteleri tanımaktan vazgeçmiştir.
Gazete, asıl musiki inkılâbı hakkında şunları söyliyor:
“Türkiyedeki musiki inkılâbı haroketi, bir tarafta İslâm kül-
■miMINMmiNfSHMSMIltMUi ailUSIUMilllaâJIllUSUl
Yeni soyadı alanlar
Okuyucularımızın aldıkları yeni adları her gün neşrediyoruz
Okuyucularımızın aldıkları yeni soyadlarını neşre devam ediyoruz:
Kaçar — İstanbul Sultan hamam münevver banında Avukat Bay Ziya Kaçar.
Tuğrul — Merkez bankası İstanbul şubesi muhasebe memuru Kemal.
Eren — İstanbul vilâyeti Milli emlâk mümeyizlerinden Ali ve kardeşi Divanyolu maliye şubesi tebliğ memuru Ab-dülkadir.
Çakar — İstanbul Alemdar belediye tahsil şubesi tahakkuk memuru Zühtû.
Akgül — Koca Mustafa pa-
■a-
Muğla kadınları toplandılar
Muğla 29 (A. A.) Dün öğleden sdnra Muğla bayanları Halkevinde toplanarak bayanlara verilen baklan ve bu haklar dolayiıile Fırkaya, Halke-vinc vo çeşid kurumlar* yazılmayı. bir gerilik alâmeti olan çarşafın kaldırılmasını görüştüler. Başkanlıkta bayan Saa-ded vardı. Halkevi reisi C. Akcr tarafından Türk kadınlığının dönkü ve bugünkü vaziyeti hakkında uzun bir konferans verildi
Bir çok bayanlar bu işler hakkında görüştüler, küçük bayanlar şiirler okudular. Toplantı sona erdikten sonra çeşid pozda resimler alındı.
Millet mektepleri
Ayıntab 29 (A.A.) — Bu yıl vilâyetimizde kasaba ve köylerde altısı kadınlara olmak üzere 97 millet mektebi dershanesi açılmıştır. Bu dershanelere 110 kadın 2621 vatandaş devam etmektedir.
Çankırıda soğuklar
Çankırı 29 (A. A.) — İki gündunberi soğuklar başlamıştır. Sıcaklık derecesi sıfıtın altında yedidir. Bugün buraya kar serpmektedir. Her taraf dondu. Ekim işleri durmuştur.
Kânunuevel 31
türü ile -beraber Türk ulusuna kabul ettirilen dinî hazin melodilere karşı bir aksülâmel ve diğer taraftan padişahlar rejiminin diğer ananaları yanında Avrupalı seyyahlar içm kullanılan adi ekrotırme ve sözde Türk şark musikisine bir vedadır.
Gazete, musiki inkılâbında Atatürk'ün büyük rolünü tebarüz ettirdikten »oııra Türlüde Rus musiki mektebi ve Sovyet kompozıtör'leriuin eserlerine karşı duyulan alâkadan bahisle diyor ki:
"fürk rous.kişinasları tarafından gösterilen arzuya cevaben radyo ile musiki neşriyatı dairesi, Türkiye için bir konferans-konser silsilesi açmağa karar vermiştir.
Bu konserlerin programları. Türkiyedeki musiki inkılâbını alâkadar edecek musiki parçalarını ihtiva edecek ve eserlerinde Şark melodileri kullanan Rus mektebi kompozitörlerinin eserleri ile Sovyet Rusya uluslarının ulusal musikisini tetkik ile uğraşan Sovyet kompozitörlerinin eserlerini ve aynı zamanda Sevyet musikisinin terakkisini de gösterecektir.
ııtvawsıtiMiMis(Mteıınıısısvrvııvı»«ı**ı>sı»ıssıevıa«n*
şada Derviş Mehmed sokağında 21 numaralı evde Fatma.
Attilâ — Ayni evde mukim Enver.
Gülserin — Ayni tvdo Re-şadet.
Atalay —Ayni mahalde süvari başçavuşa H. Fuad.
Gülseren — Ayni mahalde tklioa.
Okan — İstanbul belediyesi bahçeler müdüriyeti muhafu memurlarından Hakkı.
Altug — Ayni müdüriyet muhafız memurlarından Necib.
Tuna — KilisKcmaliye mektebi baş muaUinıi H. Fahri
Fakir çocuklara elbî ;e
Ayıntab 29 (A. A.) — Şeh-rimiz çocuk esirgeme derneği Halkevinîn de yaro.aliyle verimli çalışmasına devam ediyor. Dernek munta n bir surette baktığı birçok fakir çocuk ve ailelerden başka 1 u günlerdo 60 mekteb ta'-hcıine bibise, şamaşır ve ayak-aul dağıtmıştır.
Mürettipler kongresi
Mürettipler cemiyetinden:
Kongre, Kânunusani 11 inci Cuma günü saat birde cemiyet merkezinde toplanacağından bütün azanın mezkûr saatta hazır bulunmaları rica olunur.
Fransızca ve Almanca tertib işlerine vukufu bulunanların cemiyetimize müracaat eylemeleri.
Harb malullerde şehid yetimlerine
Eminönü Askerlik şubesi Baş-
*---------
, ydı «atış ikramiyelerin-4 'en hak almak istiyen şubemizde yeri o>an savaş sakatla, rile savaş ölülerinin ana, baba, karı vo çocuklarının yazma 1-1-935 gününe çatan Salı gö-nünden 28-2-935 Perşembe gü nüne kadar uzatıldığından böl 1° hak sahiplerinin her gja şubemize ulaşmaları bildirilir.