Çarşamba
5
MAYIS m
Onuncu TM
Ne. 3308
■r.
)
)
)
1 •
KURUÇ
Her Gün s
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MüDAFiiYİZ I
■e

i
Sinir harbinden sonra fiilî tahrikat da mı?




(■ /)
•s'
S’ ' • • *. ” ’
______ J
il
Bunların şimal - doğu istikametinden geldikleri tesbit edilmiş bulunuyor
Füzelerin Rusların şark hududlarımıza yakın Alagöz dağındaki istasyonda yaptıkları uçan daireler tecrübelerile alâkalı olması ihtimali üzerinde duruluyor, parçaların tedkikine başlandı
C. H. P. hakikî Çehresini Göstermeğe Başlıyor mu ?
ifratçüar, Pckerler, İnce-dayılar, Saraçoğlu Şükrii-ler parti muhitlerini if-saddan vazgeçerler ve artık bir köşeye çekilerek ömürlerinin arta kalan kısmım milletin saadetine dua etmeğe hasrederlerse ihtimal ki partide bir salâh eseri olur
-1
1
J
günü bu işe hakkında, nıe-kanununtın tat
Halk Fartibinîn müfrit ele-manian: Rasih Kaplanlar, Parblar, Galib Pekel-ler seçim kanunu tasarısı encümen lerde konuşulur ve hiç olmazsa kıs men aeçlmi emniyet altına alacak kayıdiar konulmak isterken âdeta bir volkan gibi feveran etmişler, coşmuşlardır.
Bilhassa seçim karışan memurlar murin muhakeroat
bik edilmemesi hususundaki düşün ce müfritleri heyecana getirmiştir. Çünkü bu zevatın damaklarında yıh 21 Temmuzunun tadı
kalmıştır. Esasen Pars dürüst bir seçimden hiç ümidli olmadığını açıklamamış mı idi? Bir kısım Halk Partililer millet nazarında çok düşmüşlerdir. Yıllık ve yolluklarla zamlar, Atıf İnan ve arkadaşlarını korumalar, baskı yapan İdare âmirlerini desteklemeler, açız diyen ve açlıktan ölen köylülere memlekette baklavanın kilosu (225) kuruştur diye cevab vermeler bu partinin halk nezdinde itibarını yükseltir mi sanılıyor?
Geçen seçimde olup bitenler, ya pılan emsalsiz baskılar, tahrifler, tedhişler hatırlardan silinir mi? Hem hâkimiyet kayıdsız şartsız milletindir demek hem de millet arzulunun en ufak bir tarzda tezahürüne imkân vermemek hoş Sürülebilir mi? Fakat müfritler ne yapanlar, kendi şahıslarını ve de-rilerinl müdafaa ettikleri İçin her türlü çareye, binbir yola baş vurarak imtiyazlarını korumak Isti-yeceklerdir. Maamafih, İçişleri Ba-kanı, ufak tefek bazı fedakârlık-devamı Sa., 3; Sü„ 4 de)
Ankara: 4 (Hususî) — Son zamanlarda yurdun muhtelif yerlerinde haceri 6emavî şeklinde parlak cisimler görüldüğüne dair haberler gelmektedir. Bazı kimseler bunların füze» olması ihtimali il-* zerinde durmaktadırlar. Yetkili çevrelerden alınan malûmata göre filhakika Adapazarı üzerinden de böyle bir cismin geçtiği ve havada infilâk ettiğinin görüldüğü anlaşılmaktadır, infilâk neticesinde cismin parçalan civarda bir köye düşmüştür. Parçalar, bir çobanın sürüsü ile beraber bulunduğu
bir yere düşmüş ve çoban köpeği ölmüştür. Bunun füze olduğu ta-, hakkuk etmiştir, parçalan, mütehassıslar tarafından tetkik edilecektir. Şimal - doğu istikametinden geldiği ileri sürülen füzenin Adapazarı civarında düşeceği sırada 200 metre yükseklikten uçmak ta olduğu, görenler tarafından tah min olunmaktadır.
Şayialara göre bunlar Rusların şark hududlarımıza yakın Ala-göz dağındaki istasyonda yaptıkları uçan daireler tecrübelerile a-lâkalı olması ihtimali vardır.
Yeni partinin kurucularından
Hikmet Bay ur

C. H. P. Meclis Grupu toplantısı
Haricden getirilen ilâç ve pamuklar


Kenan Öner Bugün Şehrimizde

• •

I
1


t


l I l

i]
* •

Heniiz huıulmamış bir partinin Liderliğine kiminse filece ği bilinemez bu gibi usuller ancak L alk partisinde câridir,,
Ankara, 4 (HususD — Bir müddettenberi kurulacak olan yeni parti için Ankara’da yapılan temaslar sona ermiş ve partinin programınm esasları
tesb)t edilmiştir. ı
Buna göre programda yeni

partinin karakterinin tam mâ-1 nasile halk hakimiyetini ve Demokrasiyi tahakkuk ettirmek ve şimdîve kadar kurulan partilerden daha Liberal bir mahiyet taşıyacağı belirtilmekte -'Devamı Sa . 5; Sü., 6 da)
I Rusya ile j j anlaşmak imkânsız
Avrupaya Yürüyen Rus Ayısı

■ ■ ---U--
Btvİn'in nutku
Dün Sağlık Bakam şiddetli hücumlara maruz kaldı ise de sonunda grupu bermutad tatmin etti
Ankara: 4 (Hususî) — C. H. P. Meclis Grupu bugün saat 15 den 21 e kadar süren uzun bir toplantı yapmıştır. Toplantıda Doktor Kâmil İdilin Sağlık Bakanı Beh-
Amerika, 4 sene sonra Avrupayı terkedecek
Vaşington: 4 (A.A.) — U-sis..
Amerikanın İktisadî işbirliği programının idarecisi Paul Holfman Avrupadaki sosyalist hareketlerine karşı takınılacak durum hakkında Nevyork Daily P. M. gazetesinin bir yazarına beyanat ta bulunarak şunları söylemiştir:
■ Herkesin sarfedeceği gay retlerden en iyi neticeyi temin edebilmek bakımından, özel teşebbüsün, elde edilen faydalar nazarı itibaıa alınacak olursa devlet teşebbüslerine nazaran daha iyi fırsat lar ve daha geniş bir serbesti sağladığı mülâhazasında-
(Devamı Sa., 5; Sü., 5 del
cet Uz ve ve idrofil takriri görüşülmüş ve ilk olarak söz alan Kâmil İdil, Behçet Uz’un ilâç ithalâtçısı olan Doğan şirketinin meclisi idare reisliğini yapmış olduğunu, bu suretle hariçten getirtilen ilâçlardan ve idrofil pamuklardan istifade temin etmiş olduğunu, halbuki yerli müstahzaratın ve idrofil pamuk imalâtçılarının himaye edilmesi ve ayni evsafta olan yabancı müstahzarların getirtilmemesi lâzım geldiğini söy llyerek Behçet Uz hakkında ağır İthamlarda bulunmuştur.
Bundan sonra Sağlık Bakanı Behçet Uz, uzun uzadıya beyanat ta bulunarak İstanbul parti başkanlığından çekildikten sonra 6 bin liralık bir hisse ile Doğan şirketine ortak olduğunu ve şirketin meclisi idare başkanlığına seçildiğini, Bakan olduğu gün hissesini satarak meclisi idare başkanlığından çekildiğini söylemiş ve «Bakan olacağımı bilemezdim ki böyle bir işe girmiyeyim» demiştir.
Behçet Uz, yerli müstahzar ilâç lara temasla bakanlığın istediği şartların yerine getirilmemesi ytl zünden ayni evsafta İlâç getirmek (Devamı Sa., 5; Sü., 5 de)
hariçten getirtilen ilâç pamuklar hakkındakl
Amerikan yardımı
süratlendiriliyor
İlk devreye aid olan malzeme sevkiyah tamamen ikmal edilmiş bulunuyor
Yunan kabinesi değişiyor Londra 4 (B.B.C.) - Bug,-ce Atinadaki Röyter muhabirinden gelen haberden Başbakan Sofulis’in, Başbakan yav--dımcısı ve Dış Bakan Çaldaria İle görüştükten sonra kabinede tadilât yaplnağa karar verdiği anlaşılmaktadır. Yeni kabine, listesi yarın Yunan kralına sunulacaktır.
Bugün, 23 U Atinada, 128 I (Devamı Sa., 5; SÜ., 5 de)
P»ocnmmu,a katılacak dört dçnlndlmm baUr«k fekme töre ni 'znıirde icra edilecek
Ankara 4 (Hususî) — --»jyeye Amerikan askerî yardı-Bnnuı suratlendirilmesi yolun -dakj kararların tatbikine başlandığı alâkalı çevrelerden öğrenilmiştir.
Evvelce hazırlanan program inueibince yardımın yıllık dev-tu tfiûiûuzda nihayet bu)
Tür-
maktadır ikinci yıl için tesbit , i Y? n}a*zem() vesairenln, mem lekelimize temmuzdan sonra gönderilmesi gerekiyordu, öğrendiğimize göre ilk devreye dabi) olaıı malzemnnin şevki a-şagı yukarı tamamen ikmal e-diJmjş vaziyette bulunduğun-(Dnamı Sa., 4, sü., 2 do
Celâl bu ak-trenile
C. Bayar Anka raya avdet etti
Ankara: 4 (Hususî) — Bayar ve Adnan Menderes şam saat 21 de Samsun
şehrimize avdet etmişler ve istasyonda Demokrat Parti milletvelu) leri ve parti genel idare kurulu Uyelerile dostlan tarafından karşılanmışlardır.
“ S ov yeller Basyasında sınıf farkı da vardır, partizan ve karaborsacı imtiyazı da ve tıpkı kapitalist ülkelerde olduğu
Bus kmjlüıeıi garda, t ) 'r )klcrkcn
Buğday İhracı Mes'elesi
İhraç müsaadesi
alanlar kimdir?
«•


I
Bu İşde bir zincirleme vnafı bnBuııduğu ve oldukça mühim isimlerin de ortaya atılacağı bildiriliyor
Arkara: 4 (Hususi) - Toprak O fişteki Maliye Müfettişlerinin t e î t 1 - i bir taraftan hızla devanı ededursun, buğday İşi her gün alâkayla umumi efkarı işgal etmektedir, Atlf inanın son Mec lis müzakerelerinde, İhraç İçin mü •
saade harannı verenler arasında bugünkü vekiller heyeti âzasından bazı zevatın da bulunduğunu ve 1-ma tankile de olsa işte bir niesull yet mevcut İse bu zevatın da bu mc sullyette hisselerinin olduğunu söyle.
(Devamı Sa., 5; Sil., 4 de)
Kral Abdu İlahin yeni bir teklifi
Ürdün Kralı, tek bir Filistin devletinde Yahudilere Arab vatandaşlığı sağlanmasını
teklif etti
Londra: 4 (B.B.C.) — Ürdün kralı Abdullah, bugün, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine gön derdiği telgrafta tek bir Filistin devletinde Yahudilere Arab vatan dağlığı temin edecek bir teklifte
bulunmuştur. Kral Abdullah, tek lifinde, mevciıd katliâmı önlemek ve Ingilizlcrin Mısırdan ayrılış tarihi olan 15 Mayıstan sonra zijve-eine varacak dehşet havasına ma-'Devamı Sa., 5; Sil., 2 de)
gibi hâkim olan sadece paradır
Bevin

Rus Emperyalizminin Türkiye üzerinde d bt*(ıkısiDi unutmadık-
i

Fransız gazetecisi ropövta-2)na şöyle devam ediyor:
■Peki bindiğimiz trenin hare ketine iki saat vardı, ben de, peıone yeniden indim.
lstasvon kızıldı, )«Lenin» in
saatin yanındaki, kocaman resmi kızıl kordelâlarla süslenmişti. Heışey sanki bir gün evvel yeniden boyanmışmış gibi, yeni görünüyordu. Yeşil sarmaşıklar divallara tırmanıyor, a-cain harli büyük dıvar İlânları göze çarpıyordu.
Rusça bilen arkadaşlardan birine bu ilânların, eskiden ol-, dnğu gibi: -Bütün memleket- ] ler işçileri, birleşiniz-» gibi hu dud istasyonlarında sık sık rast (Devamı Sa., 5; Sü., 3 de) j -------- yarın --------------- Moskof murdarlığı

• )
Buğun öğleden sonra Avam Kamarasında diş politika üzerindeki müzakereleri açan Bevin, şöyle demiştir:
Marshall plânını tenkid eden terden hiç biri, içinde bulunduğumuz güçlüklerdeki kurtulmak için başka bir çare teklif etmemiştir.
Kimse, bize açıkça, samimiyetle bu plânı, Amerikan mükelleflerinin bu cönıerd hareke tini reddetmek lâzııngeldiğini söylememiştir.
Bevin, bundan sonra şunlar) söylemiştir:
(Devamı Sa., 5; Sil , 6 da)
Lcnöra 4 (A.A.)
• •
KVIMDEN BİR YAPRAK,
Türk Balıkçılığı (!)
İliyorum: Yazının başlığını okurken « Hangi balıkçılık?» diyccokslnlz. Ben do bunu tahmin eylediğim I- \ w )
çin oraya böyle du- I rumiarda çok mâna i _ _ _ _ 1
ifade öden kavisli nida işarotinl kondurdum.
Evet. Hangi balıkçılığımız? Bugün Balıkpazarının çlrkef sularına daldıra çıkara sattığımız dört uskumru İle İki palaınutu (• Balıkçılık» sayacaksak o başka. Fakat tabiatın bize tonlarla Ihsan eylediği bir nimeti lâyıkile kullanarak bu gıdadan halkı faydalandırmak İçin yapılacak balıkçılığa ge-llnoo bunun bizdo movcud olmadığını tekrara hacot yoktur sanırım. Bu mes’eh Meclise İntikal otmiş. Miüetvo killerinden biri vâkıfâne yaptığı inco-Icıncnin noticosinl anlatırken zavallı balıkçılığımızın feci hahno yanmamak elden goimlyor. Bu işin sırrını milletvekilinin ağzından takıb edelim:
1925 donberi mütehassıslar getirtmek, mektebler, enstitüler kurmak. Sonra bunları lâğvetmek, Meclise projeler sunmak, onları geri almak yeni

bir teşkilât kurmak, bu teşkilâtı Bı-kanlıktan Bakanlığa dovretmok...
Bizdo balıkçılık bu haldo İmiş. E z ——2ats
l — îşto diyor, 23 se i no sonra itiraf etme forahlık verecek varmış değiliz, bi-
halen 1260 tarihli
liylz kİ, gönüllere bu İleri ıncrhaloye lâkis gerilemişi!.
Türk balıkçılığı
( Zabıta-I- saydlyye) nizamnamesinin hükümleri altındadır.
Balıkçılığımızın o eski tarihli nizam namenin hükümleri altında bulunduğunu da pek zannetmiyorum. Çünkü o tarihto ınerkezlorlmlzde dinamitle balık avlayıp balık ocaklarını imha etmok yoktu. Bugün bu dinamitçiler denizin dibini kurutmaktadırlar. O ka dar kİ yakında biz do Yunanistan ve İtalya gibi yâd ellerden balık satın almağa toşobbüa edeceğiz.
Hardya İstanbul valisinin bazı projeleri vardı. Buzhaneleri kurulacaktı: Uzak mahallere tazo balık gönderilecekti. Bunların hepsinden vazgeçtik: Bir Balıkpazarını dahi ıslah etmiş değiliz.
(Lütfen sayfayı çeviriniz)
t
/

SAYFA: 1
Yazan: Profesör Kenarı Öner
■ ......I
DEMOKRAT PARTh
Aiııned Kemal Silivrill
T ah .

A4
Seuihi Yürüten
T
OklJTCeü
l»9VOn ka
a ftlAU.-» 1918
Şimdi ne olacak? omokrtt pırti başkam Celâl Sayarı
— Kısmî eo^mfeiMe adli mü-ve teminat sağMamazıa inti-Iştırâk etmıyeoeğtı! dedi.

a
626$
88?7 23690
4306
E07449
40501
15536
3877
3593
5861
2038
7664
2116
Ta?,
38604
31956
173053
2941
6864 59552 12311
5908
âoıp 23612
4334
14613 3788 $591 5707
2033
7199
2108


o
2
Kirkor Keşigyao
Doğ.
Taa. Tali.
2941 00
6864 °ğ
61315 8287
6956 590Ş 5355
8919 00
1687Ö 67Ş7
4384 OÖ
30910 il 7689
' 29915 ilce
7009 7654
2609 1120
3691 00
9865 1842
203Ö 09
7499 00
2108 00
40425
3039
6721 60148 13254
6262
8968 23756
4308
15500 3834 3504 5838 2036
7659
2106
Doğ. Tas. Tali.
3039
6721 52272
7349
626$
8968 18067
4308
31803
8563
2800
3594
3963
203ö
7659
2106
00
00 7876 5905
00
00 5639
00
8622
6937
1034
00
1875
00
00
00
84396 202386 163793 38593 207118 169510 37938
’») L.
PARTİSİ:
T-r

HALK
Laskari
Kal o ili
Dr. Ku kulis Cemil Calıid Toydemir
Doğ Tas. Tah. Doğ. Tas. Ek. Doğ. Tas. Ek.
3380 3380 00 3478 3478 00 3504 3304 00
3242 3242 00 3196 3196 00 3550 3500 00
11750 19549 7799 11901 19416 7515 12375 20814 8439
4578 8937 4359 4539 8543 4004 5130 10206 5076
4685 4685 00 4727 4727 00 4916 4916 00
5821 5821 00 5823 0825 00 5850 5850
10110 14840 4730 10412 14614 4202 11444 19683 8239
6201 6201 00 6216 6216 00 6267 6267 00
17207 21002 3793 17526 20966 3440 17412 40239 22827
5902 9360 3348 5844 6896 1052 6876 12227 5349
2945 3507 562 2953 3505 552 3000 3640 640
5177 5177 00 5177 5177 00 5193 5191İ 00
3565 532T 1762 3581 5547 1966 3769 5632 1863
4304 4304 00 4308 4308 00 4341 4341 00
15327 15327 00 13533 13533 00 15554 15554 00
4919 4919 00 4917 4917 00 4962 4962 00
130864 22731 114141 166577 52433
26355 108133
135463
109113
DEMOKRAT Salih Keçeci
HALK PARTİSİ:
Halil Hilmi Uyguner
PARTİ! u
Doğ. Tas. Tab. Doğ. Tas. Ek.
2977 2977 09 3464 3464 00
6936 6936 0*) 3302 3302 00
60127 51376 8751 11897 19700 7803
13034 7168 5866 4752 9454 4702
6250 6250 00 4766 4766 00
8838 8838 ' 00 5833 5833 00
23665 17821 5844 11028 15224 4196
4316 4316 09 6152 6152 00
30926 il 17222 22438 5216
39420 84M •
20926 ilçe t
15436 9480 5956 6402 6917 515
3813 2758 1058 2976 3587 611
3596 3596 00 5190 5190 00
5798 3916 1382 3652 5389 1737
2043 2043 09 4330 4330 00
7641 7641 O) 15452 15452 09
2106 2106 00 4947 4947 00
111365
136145
16814S 37843
205996
24780
(Ommı var)
Türk Balıkçılığı (!)
Şehrimizde modern fırınlar kurulacak
fBaştanCı l İncide)
Tabiatın en mebzul suretle verdiği bu gıdayı Idaresizitğımizaen teşkilâtsızlığımızdan bir lüks halinde idame ediyoruz.
Fransa sabitlerinde iki evli bir köyde bile canlı balık havuzları nıevcud-dur. Brıde üç tarafı denil olan İstan-bulda dahi ağız tadile balık yiyemiyor ruz.
Tatlı su balıklarının en nâdirlerinden olan (Ala balık) ın bııde yalnıı is mi vardır; cismi yoktur. Garbhtarda her lokantada Akü var yomlarda tab taze mevcuddur.
Bu kadar imkânsızlık karşısında balıkçılık sözü açılmca «Hangi balıklılık?» demekte haksız mıyız?
Yalnız bir nokta bizi üınidlendir-|i. Ekonomi Bakanı ( Balıkçılık işleri-
ınızin tetkiki, için tışarıdan mütehassıslar celbi yolunda temaslara geçildiğini...» söyledi.
Böylelikle belki bu millî servetten istifade imkânı hasıl olur. Buna sevinmek doğru değil amma... Ne yapalım? biz biçeremtyoruz işte...
SAĞ L I K;
Irak ve Suriyeye ilâç ihraç edilecek
Dolar kıtlığı yüzünden.oon gönler de. Avrupadan ilâ$ ithal edilememektedir. Bu yüzden yerli ilâçlarda yükselme başlamıştır,
Diğer taraftan, yerli müstahza ratçılardan bazıları da, İralc ve Su rlyeye ilâç ihraçetmek maksadile baz.ı teşebbüslere girişmişlerdir. Halbuki, 947 yrhnda, Avru-padan 16 milyon liralık ilâç itha) edilmesine rağmen, memleketi mizde yeril müstahzarat' sarfiyatı 7—8 milyondur. Harice ilâç verildiği takdirde, alâkadarlar, memleketimizde bir tek i-.nin ve aspirin dahî-bulmanın güe olacağım ileri sür. mektedir. Teşebbüsün halk a-yf tetziii uyandır»'
rcsında mçmuuni ca^ı da tabUdır,
Fatihdeki Keçeciler caddesine bağlı sokaklar pislikten geçilmiyor
Fatihte Keçeciler caddesin de oturan bir okuyucumuz gönderdiği mektubunda diyor kî:
«— Fatihte Keçeciler caddesine ve bu caddeye bağlı sokaklara aylardanberi çöpçü uğramamaktadır. Vaziyeti, bundan evvel do gazeteni-ze ve okuyucu sütununuzda çıkan bir mektubumda anlat iniştim. O mektubun neşrini mtiteakib ovime gelen temizlik işleri müdürlüğünün Fatih kaymakamlığına bağlı teşkilâtına meıısub iki memur:
«— Evvelâ şikâyeti bize yapınız. Gazeteye mektub göndererek ortalığı velveleye vermeyiniz» tenbİh ve ihtarında bulundular. Bunu da sineye çektik. Beklemlye baş ladık. Ara sıra da verdikleri numaraya telefon etmek suretiyle çöpçülerin semtimize uğramadığını kendilerine lisanı münasibi e anlattık. Fakat neticede şuna kanaat getirdik ki ortalığı velveleye veren biz değil onlardır. Söz de şehirde sıtma ve sinekle mücadeleye girişilmiş. Fikrimize* ilk mücadele hedefi; çöpçüleri harekete getirmek olsa gerektir. Bilmem buna da bir itirazda bulunacaklar mıdır?»
BELEDİYE DE
Mandıra sahihleri belediyede bir toplantı yaptı
Belediyenin süt satışlarında eski den beri vaki olan şikâyetleri naza n ltibare aldığım ve halka k^a bir zamanda Amerika ve İngiltere ve Avrupa şehirlerinde olduğu gibi sıhhi şartlan haiz pastörize edilmiş süt İçirmeğe karar verdiğini ev velce yazmıştık.
Bu münâsebetle dün belediye reis muavinlerinden Nazım Ardanın baş kanlığında mandıra sahiplerde mü him .bir toplantı yapılmıştır,
Istanbulun süt ihtiyacını karşıla yan 15 mandıra sahibi şimdilik ku rulması düşünülen kooperatife doğ rudan doğruya ortak olmak niyetinde değildir,
Mandıra sahipleri, ancak istihsal ettikleri sütün, yarısını kooperatifin kuracağı fabrikaya vermeği ta ahhüd etmektedir.
Diğer taraftan öğrendiğimize göre Said Halim Paşanın mahdumu da bir süt pantörize fabrikası kurmak arzusunda ve belediye, bu fabrika ile de işbirliği yapmak istemektedir,
Alman şehirlerinde modern fırın ları kuran Wenz firması, bir müd det evvel İstanbul beledipesine müracaatla, şehirde ehven fırınlar ku racağını teklif etmişti.
Bu firmanın teklifi belediye tara fından müsait karşılanmış ve Şehir Meclisinin haziran toplantısında gö rüşülmesi kararlaştırılmıştır,
e
Hayatı ucuzlatmak için toplantılar
«
«M
“Türkiye Belediyeler Derneği,, temsilcileri Ankara’da bir içtima yapacak
Bütün Türkiye belediyeleri mümessillerinin İştirak edeceği Türkiye Belediyeler Derneği 8 Mayısta Ankarada toplanacaktır.. Dernek tarafından, belediyeler arasında, «Hayatı ucuzlat mak için alınması gereken ted birler» hakkında bir anket açıl mış, bu mevzuda tekmil beledi yelerin düşünceleri sorulmuş -tur. Her belediye bu husustaki noktai nazarını 8 Mayısa kadar hazırlamış olacaktır.
İstanbul Belediyesinin noktai nazarına göre, hayatı ucuzlatmak için Belediyelerce alınacak tedbirler daima neticesiz
• •
* I

kalacaktır. Bunun için hükümetin esaslı kararlara varması ve bu arada devlet sanayi ma-mulitmın maliyet fiatlannın in dirilmesi lâztun gelmektedir.. Bilhassa manifatura fiatlannın düşürülmesi elzemdir.
Diğer bir iddiaya nazaran ba zı eanebl firmaları tarafından İstanbul limanında teslim kilosu İT - 20 kuruştan şeker teklif edilmektedir. Bu teklifin de, hayatın ucuzlatılması tedbirle -ri cümlesinden olmak tizere, hü kûm e t tarafından nazarı kata alınması lâzımdır.


MI
dik'

r
(


I

M AA ZİFTE
ÜNİVERSİTEDE:
Muallimlerin maaş lan ayarlanacak
Hukukta elemeden dönen öğrenciler
Eski günleri yad etmek için
4
f)f) yaşında ihtiyar bir adam yaşındaki genç bir kızı bu bahane ile evinde gece misafir etmek istemiş!...


Muallimlerin, muvazenei umu nüveye alınmalarını müteakip, maaşlarının ayarlanmam, tatmin edici bir bareme tâbi tutulmaları ihtiyacı da kendiliğin den doğmuş bulunuyordu. Öğrendiğimize göre, îeümbul Muallimler Bineğinin, bu hususta Bakanlık nezdinde son o-larak yaptığı teşebbüs, müspet netice vermiş ve bir tasan hazırlanarak Meclise sunulmuştur.
Tasarının, derhal müzakereye konarak, Haziran ayı içinde kanuniyet kesbetmesi muhakkak görülmektedir. Haber, muallimler arasında memnuniyet uyandırmıştır.
Muallimleı Birliği kamp kuracak
İstanbul Muallimler Birliği, 15 Hazirandan itibaren, Göztepe Pansiyonlu ilkokulunda, taş ıalı muallimlerin de iştirak e-deceği bir kamp açacaktır.
Kırk beş gün sürecek olan bu kampta; muallimlere, iki ba-çuk lira mukabilinde günde üç öğün yemek verilecektir. Müra caatların şimdiden başladığı bildirilmektedir.
Üniversite senatosu yarın, bir toplantı yapacak
Bakanlık tarafından kabul e-dilen, Hukuk Fakültesi, yeni sömestr talimatnamesi, Bakanağa gönderilmiş bulunmaktadır.
Üniversite Senatosu, yarın bir toplantı yaparak, talimat -
ı namenin sene sonu imtihanla -rrnda tatbik edilip edilmiyece-ği yolunda müzakerelerde bulunacaklardır. ,
Hâlen, Hukuk Fakültesinde kayıtlı olup dA, 936—47 ders yılL ele m» imtihanlarında muvaffak olarru yarak sınıfta dönen talebeler, Ba kanlık tarafından kabul edildikten sonca Dekanlığa gönderilen ye nl İmtihan talimatnamesinden, kendllerinlndt İstifade ettirilmeleri İçin ilgililer nezdinde Teşebbüslere geçmişlerdir,
Mağdur talebeler, yilıuz döndük leri dersin İmtihanına girmek istemektedirler, Bu münâsebetle, önümüzdeki gah günü Marmara Lokalinde bir toplatı yapacak, bazı kararlar alacaklardır,
DENİZDE
Kuruçeşmede Hasanpaşa çıkma zında 18 numarada oturan Zeynel Meraklı adında 06 yaşlarında birisi komşusu Muştalanın 18 yaşındaki kızı Fazilet Azmanı odasında hap sederek bir gün alıkoymuş ve neti cede yakalanacak asliye 1 inci ceza mahkemesine verilmiştir,
Dünkü celsede dinlenen Fazilet'hâdiseyi şöyle anjaştmıştır:
« — Zeynel amca babamın iyi bir dostu idi. Kendisi bize sık sık gelip giderdi.
Hâdise günü mektup yazdırmak için beni evine çağırdı. Odasına al dı, Başka kimse yoktu, Mektubu yazıpta çıkacağım sırada oda kapı sini içerden kilitleyerek:
o — Fazilet bugün bende misafir sin seni bırakmıyacagım, sadece karşında oturtup konuşacağım Şu nalnan ki sana elimi bile sürecek değilim. Sadece gençliğime ait hatıraları bugün canlandırmak isti yorum,, dedi
itiraz etmek istedimsede «Sana fe nalık yapmayacağıma söz veriyorum, Fakat şu bir günlük saadeti bana çok görürsen seni de kendi mide öldürürümü diye tehdit etti, Mecburen oturdum,
Annem merak etmiş ve gece yan sı Zeynel amcanın evine gelip beni kurtardı^
Sanık Zeynel ise iddianın doğru olmadığım, Faziletin kendi rızası ile evinde oturduğunu söylemiştir.
Şahitlerin celbi için celse talik dilmiştir,
e
■ ■ - ■ ■ e
EKONOMİ:
“Çoruh,, Şilebi Amerikadan geliyor
» I
I
Gümrük varidatı çok azaldı
te
Üniversitede lisan imtihanına girecek talebeler tesbii edildi İstanbul Üniversitesinin bütün Fa kültelerinde, lisan imtihanlarına, 10 Mayısta başlanacaktır, 17 Ma yısta son verilecektir,
Bu münâsebetle, imtihanlara gire cek olan talebe, dün Fakülte Dekan toklarınca ilân edilmiştir,
6895 ton yardım, malzemesi yükıle Nevyorktan hareket eden «Çoruh* şilebinin iki tlç güne kadar Isken deruna muvasalatı beklenmektedir,
Diğer taraftan 2932 ton yardım malzemesile halen yolda bulunan «Kastamonu» şilebi de 11 mayısta, İskender una gelmiş olacaktır, tTurhal» vapuru seyyar otel olarak kullanılacak
Denizyollarına ait ■.Turhan , vapu ru, halen memleketimizde bulunan ve vazifeleri İcabı daimi olarak se yahat etmek mecburiyetinde olan
Amerikalılarla bu avın 20 sinde, yardım malzemesi cümlesinden ol mak üzere Amerikan-n Tlirkiyeye verdiği 4 denizaltı gemisini getire cek olan Amerikalı subayların ikâ metlerine tahsis edilmek üzere seyyar otel haline getirilecektir, Va pur bu maksatla, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Denizyollann dan 3 ay müddetle kiralanmış olup dün sat 17 de limanımızdan gölcü ğe hareket etmiştir,
Son zamanlarda, piyasada da şirini gösteren, mal ithalinin azalması sebebife nisan avı gümrük va rldatmda. mart ve şubat aylarına nisbeteıı 2 milyon liralık bir düşük lük kaydedilmiştit,
A D L İ Y ED E
r
Yenişehirde işlenen cinayetin faili
İTİ/

Vilâyet tedrisat encümeninin
Y •• V •• • » •
bugunku içtınuu
Vilâyet tedrisat encümeni, bugün öğleden sonra bir toplatı yaparak; okulların imtihan günlerinin yaklaşması münâsebetile bazı kararlar alacaktır,
Evveldi sabah Yenişehirde işlenen cinayet hâdisesi hakkındaki tahkikata devam olunmaktadır.
Katil Hayri Coşar dün savcılıkta verdiği ifadede:
». a — Bahriyeli Hüseyin ve Meline nin dayısı Onnik ile o sabah Dolap derede Zlverin ahırında içtik, Saat 7.30 da Melinenin nişanlısı iskende re rastladık. Bizi görünce sövüp saymağa başladı- Ben de kızdım, bıçağımı sapladım demiştir, Isken deri öldürmesi için Hayriyi teşvik eden Onııik (Melinenin dayısı) ya lanarak tevkif edilmiştir.
Diğer taraftan öldürülen İskender Ohanııesin annesi savcılığa müracaatla:
« — Oğlumu Meline ile annesi öl dürttiilei'1' şeklinde iddiada bulunmuştur,
Tahkikata devam edilmektedir,



rakabe I habata iktidar partisi ise bu işe yenaşamv* yaeagını kat’f bîr dUle blhrtHk
Bîr taraf:
— Şöyle yapmadanız banım /ayır yok I diyor, öte taraf aa:
— Yapınıyacağım İtfa! diye ayak* dîrayor.
Sanırım kî yalnız pobiıka aUntnda değil, ferdi münasabattertH oıhf:
— Ayıkla pirincin taşınrt cicdikiert
4 çıkmaza sapmak diye bum derler.
_ . *
Demokrat Parti liderinin isteğinde haklı olduğunca yoktur. Zira
21 Temmuz taorubesinian sonra Hilmi Uran’ın teminatım jjnueı bağlamak, yeni içışıen dakaftıms zı hulûsuna inanmak saflıktan da bir şey olur.
İktidardakiler ayak dırekmekU sız değildir zira -»T;ımier tam ntânasila serbest bırakıldı mı yıllarlar Mr» rahat rahat yaslanılmış koetuBSara, makam otomobillerine ve mutla* masraf4 larına veda ermek lâzım. Sonra ikil-dar öyle lezzetli bir )ey o'a:a'( kı Yavuz gibi Sadrâzam kal ten uguemaktan zevk alır gibi durup dinlenmeden vezir öldürten bir pamşamn devrırde bile zamanın devietmen sadarato ulaşmak için bırbırile müsabakaya girişiyorlar, kese kese* aısı otar sarf enik lerini’ tarihler haber veriyorlar.
Şu halde şimdi ne ofaaairf
Oemokrat Partilileri ?o/ıe hır iskan dil et timi
— 3u sefer karanınız kat’ü cevabını aldım. Adli mûr^kaoe» ’je.sua -et* ınez^e seçimlere gir.ntyHceğizu Arab ar cTeorube edıleın tekrir tecritte etmeli budalalıktır, derler kı doğrudur. 21 1 Temmuz seçimlerinde boyıun^Kun jh 1 çüsünü aldık. 8(r daha Tövbe.er tövbesi...
Şanlı altı ok çocuklarını bas vurdum':
— Girmezlerse girmesinler! diyerek kesip attılar, orrtarm hatırriçm tatlı ınevkileriuuzdın olacak Oeğdiz a... Oj-delerimiz: Evvelâ can, sonra canan demişler, atalar sorürn» jyrmyanfar dizlerim dövertemîş^..

Vakıa biz -~Yenı Sabaha ertar muha*-lefet partisi liderine bunun* böyle ola-* ujcağıeı evvelden raz daha carMı menni etmiştik denie bu ikazJanntm. bir taJnm retkbşlerın himmatife, müfrîtflgıınize hamledilmiş ve te enni ile hareketin müreccah olacağı ileri sürülmüştür.
Bana öyle geliyor )ki) yem tnr 12 Temmuz beyan namesj neşrinden başka bu çıkmazdan sıyrıl man uı bir imkânı yoktur. Meğer ki ya CalaUBayaım son dakikada işiı yine bir 'aitmiş, altıya bağlamanın daha diplomatik bîr hareket olacağına karar vere ve yahııd da müfrit Halk Partililer’ ip koparmamak için son saniyede kahramana-ne (!) bir ric’at yapalar.
Başka bir çare daha var amma söylemeğe dilim varmıyor^ Bir kabine değişikliği. Böyle bir değişiklik de baş ta Demokrat Partililer, umumi efkârı ne kadar zaman için?... Diyeceksiniz, bir müddet daha oyalıyabihr. Amma Adam sende:
— Bir gün beylik, beyliktir! sözü de geçer akçe atalar sözümüzden değil midir?
bel
ar*
Öt(
hak


ve üi-
amma her ıw*»
FIKRACI
---——»
MÜTFF tRPIK
Kaptan Aziz Derya Ankarakada bekleniyor
Bir iki gün evvel. Ulaştırma Bakanlığından verilen bir emir üzer; ne alelâcele, uçakla şehrimize dönesi Amerikadaki son mubayaa heyet.' reisi Aziz Derya, tamir ve tadil iha leleri yapılmış olan 4 Victory tipi gemiye alt münakaşa evrakını götürmek ve bu mevzu üzerinde Bakanlıkla gerekli temaslarda bulunmak üzere bir iki güne kadar Anka raya gitmesi muhtemeldir,
Genel müdür Yusuf Ziya Errintr. de Bakanlıkta temaslarda birlimde ğu bir sırada Aziz DcrjTinın Anka rada beklenmesi müzakerelerin şid detil olacağı zehabım uyandırmaktadır.
rum, çilenin sunturlusunu çe -() kiyorum! diyerek yaka silkiyor^ du. (
Sırası gelmişken kansı Zi-ı| ba hanımın şekil ve şemailini,}» huyunu suyunu, yetiştirdiği}* boy beraber evlâdlarını da ta-$ lif edelim: a
Kadın kırkına merdiven da -y yamış. Ufacık tefecik, kurada,^» ccemsi, esmer mi esmer, lam-}* hurum, çökük ağız ve çehre zü-}* gürdü. Dişlerinin yansı altınjî kuronlu. Şişlideki evi de, Sul- )} tan tepesindeki köşkte iken ba4 şında yemeni, sırtında dört }} peşli entari, ayaklarında mer-}‘ caıi terlik; mutbakta, bahçede }) takunya. Sokağa çıkarken, mi-\ satirliğe giderken, kaşlara ras-*} tığı çekipj suratı pudralara bu*î layıp yoğurtlu patlıcana dö- ) nüş. $
Dil ebesi, Karagümrükte doğ* ma büyüme. Babası tulumbacı-hk, pazarcılık, reji kolculuğu*} e^ iş; ana;| yazma yapar, giil-*} laç döker, sarılık kesermiş. }*
Yâni ehlili. lıelâJi ailece kü-}* füv; Tırlıallı, bir halliler; ten-^t çere yuvarlanmış, kapağını bu)}} muş. |'
Evlâd'laj’mın biri erkek, öbü? rü kız. Erkeği Hikmet, yirmisin}j de. Ana baba bov fakiri ya, o}^ da bastı bacak. Burun, ağız, a-$ naşının eşi. x
(Devamı var!
Bir bardak cîaha yuvarladı:
— Hissene düşecek parayı cebinde bil cicim; istediğin gün, istediğin saat hazır. Bankaya âcizane bir çek imzalamama bakar. Atıf mı, Akif mi, yoksa A-rif mi beyle mecelleşmeye gelince, şimdiden tezi yok, hemen Ce-lâlbey hanındaki Kâtibi adilliğe gidin, Neş’et beye bir vekâletname çıkartın!
Ecved sordu:
— Kendisile görüşmeden nasıl olur?
— -Benim acemimdir dedim ya. Ivır zıvırları düşünmeyin, bana bırakın.
Çekmeleri çekip çekip yokladı ; kâğıdları, evrakları karıştırdı. Avukatın kartvizitini arama da, bir türlü bulamıyor; küfür leri de mırıldanmada. Nihayet kartı ele geçirdi.
— îşte Neş’et Şemsinin yazıhane adresi, sicil numarası, falan festikîzi.
O sıra limandgn bir vapur düdüğü aksetti.
— Bizim Üsküdar vapuru, 63 numaranın ta kendisi. Hepsini ötüşlerinden tanır, seferim de şaşarlar.
Bir ikinci düdük işitildi:
— Bu da bacaksız 48 numara; Anadolu kıyısı gidecek. Kar desi 48 in sesi çatlakçadır.
Melılika, artık .samlmîleRmiş-tk


W




M
/
Yazan : SERMED MUHTAR ALU
-----------5 --------
1
1



— Villânız, Bosforda mı?
— Lebbey?
— Yazın Boğaziçinde mi, o-turuyorsunuz?
— Hayır, Üsküdarda, Sultan Tepesinde, 16 odalı köşküm var. Desturun mesanemde taş biri ki yormuş, Tomrukağası suyunun hâtırı için Üsküdara katlanıyoruz. Çırçır yakın diye Büyük -derede yalı alacaktım, hem de ne vali. Tanırsınız, canım. Hani evvelki yıl iskeleden vapura binerken ayağı kayıp balık e-mini olan, şu meşhûr Ermeni zengini Köstebekyan’ın yalısı. Önünde kale bedeni gibi boy -dan boya rıhtım, içinde 25 - 30 oda. geride ucu bucağı bulun -maz, koru, hekimler Tonrruka-ğası, Çırçırdan daha tesirlidir, diyerek vaz geçirdiler.
Bir sigara yaktı:
— Allah aşkına şeytanın n-yağını kırın, birer tane tellendirin. Ne Samsun, göreceksiniz, bövlesini padişahlar, krallar bu lamaz.
Gene mersiler, teşekkürlerle
•ıe
reddetmeleri üzerine boyun bük tü.
— Sahi, kâtibi adillikle şa -hid, mahid isterler.
El çırptı:
— Şaabaan!
Uşak seğirtti.
— Öğle tatili geçtikten son ra, muhasebeci Tahir efendile, beraber dördüncü kâtibi adil -de şahidlik edeceksiniz. Sakın bir yere sıvışmayın!
Mehlika,
— (Avoka) beyle na zaman görüşebiliriz? diye sordu.
— Yani Neşetle mi?. Ben şimdi ona haber uçururum, yarın kaçta isterseniz sizi burada beklesin.
— Doğrusu çok lûtufkârsınız beyefendi hazretleri!
— Arlık teklif tekellüfümüz kalmadı yahu; beyefendi meye-fendi, hazretler', mazr^tle» gibi zırıltıları bırak Allasen... Ha, unutmayın; bugün vekâletnameyi çıkarttıktan sonra muhakkak bana uğrayın. Neşetin işine akıl, sır ermez, bir de ba
karam, damlayıverir.
Tazeyle delikanlı ayaklandılar:
— Müsaade buyurursanız şimdilik gidelim.
— Artık caneiğer, senli ben li olduk, müsaade, ruhsat iste -menin âlemi var mı? Adiyoyu, orakali’yi , basıp kulları sallaya sallaya caddeyi, tutarsınız ve lâkin bir iki saate kadar gene gelmek şsrtile
Merdiven başına kadar uğui'-ladı. (Boncor, boncor!) larla tokalaştı. Arifî Paşa torunları da reveranslar yapa yapa yü -riiyüp gittiler.
Kavaf zâdenin köyfi keyif.
— Findik kurdu, koza kelebeği gibi taze; her tarafı teleme peyniri, bittim köftehora! diye kendi kendine söylenerek odada bir aşağı, bir vakan dolaşıyor,
— Bu îstanbulda ne huriler vnr be. Nalı kafa, karım olacak bücür kaknemle ömrüm günüm karanyor da tahununlıl ediyo-





*
— ■
1364
Rumi
Nisan
22


MAYIS 194»
5
Çarşamba
13b T Hıc-Ceın Ahır
25
Kasını 180 — AY — 5 Gün 126
A
Vakitler Vasati Ezani
S. D- S. D,
Güneş S 53 9 45
Öğle 13 İL 5 03
ikindi 17 04 5 56
Akşam 20 09 12 —
Yatsı 21 55 1 45
ImsûJft, 3 59 7 51

fAmerikada
Cumhurbaşkanlığı
İçin rekabet
»T
| Eisenhover, adaylığı»!
I koymıyacağıni takrar | bilairdi
I Nevyork, 4, (A.A.) — [ Nafen, Amerika ICuıU’ | hurbaşkanlığma adaylık-| larını koymak arzusun* | da bulunan Ctunhui’iyet* | çiler arasında vaziyet kö« | tüleşmiye başlamıştır.
| Adayların en faalle-| riııden biri olan Harold I Stassen Ohio'va gitmek m^sadiyle Nevyorktan
) geçmiştir.
f Stassen salı günü Ohio’-[ da yapılacak olan iptidaî i seçimlerin arifesinde ni-ı baî bir hitapta buluna-[ çaktır. Cumhuriyetçi par-J tinin Cumhurbaşkanlığı a-davını seçecek olan parti konvansivonuııa Ohio 53 delege gönderecektir. Bu 1 53 delegeden 30 âyan ü-
) yesi Taft lehine taahhü-[ de girmiştir. Fakat Stas-! sen geri kalan diğer 23 ' ün müzaheretine çalışmak ' tadır.
Ohio Taft’ın memleketi olduğundan, Taft Stassen’ in burayı işgal etmek suretiyle dürüst bir şekilde hareket etmediğine ka ni bulunmaktadır.
Taft ile Cumhuriyetçi partinin diğer adayı olan Nevyork valisi Dewey herhalde Stassen’in gerek Cumhurbaşkanlığına ve gerekse muavinliğine seçilmesine muhalefet etmek maksadivle gayretlerini, konvansiyonda birleştireceklerdir..
Oregon’un müzaheretini temin için büyük bir gayret sarfetmekte olan Dewey iiç hafta devam e-decek olan hararetli bir ıaaliyette bulunmak mak sadivle Oregon’a gelmiştir.
Dewey komünist parti sinin kanun dışı ilân edilmesi hakkında Stassen’in ileri sürmüş olduğu teklifi «isterik bir fikir» olarak vasıflaııdırmıştır.
Oregoıı'da 21 Mayısta yapılacak olan iptidaî seçimlerde aday olarak yal-nı-- Dewey ile Stassen bulunacaktır.
Alabama'da Henry Wal lace’ın üçüncü partisinin V-’+psinde Cumhurbaş -kanlığı muavinliğine aday olarak gösterilmiş olan fvrn üvesi Taylor bilindiği gibi siyasî bir toplantıda zencilere tahsis edil mis olan bir kapıdan geçtiği için tevkif edilmişti.
Ei.ırnhovprin kararı Nevvork 4 (AP) neral Eisenhover dün ga zetecilere verdiği bir demeçte, Cumhurbaşkanlığı için adavlığını kovmayacağını tekrar bîldirmiş-tîi.
Ge-


Mareşal Rundstedt --------——
Karısını görmek için Almanyaya gitmek istiyor
---o---.
Londra: 4 (AP) — İngilterede jnevku: olarak bulundurulan Alman Yüksek Komuta heyeti âzası 13 mayısta Almanyaya nakloluna-çaktır. Yalnız, Mareşal Rudolf Von Kundestedt. fazla hasta olduğu 1-fin, gönderilmeyecektir, v Son iki senedir island Farn kam )ında geçiren 73 yaşındaki bu Mareşal dün hastahaneye kaichni «niştir, Rundstedt Fleblsit ve mide hastalığından mustariptir, Alman yanm Batı cebhesi eski başkomuta »ı idi,
Mareşalin arkadaşlarından biri, onun Almanyaya dönmeyi ve ora dakl karışma kavuşmayı çok İstedi gini söylemiş ve Almanyaya döner te Anıeıliuhiar veya Ruslar tarafın' dan mahkemeye verileceğinden I korKtuğü lıakkuıdakl söylentilerin gogru olmadığa bildirmiştir. '
Amerikan
orduları takviye ediliyor
Mecburi askerlik tasarısına göre mevcud 2 mi
Vaşington 4 (A.A.) — 19 yasından 2ö yaşına kadar Amerikalılara şâmil olan ve saylav-
jkcrlık tasarısına göre ı İyon kişiye çıkarılacak
jar meolişi askerlik komisyonu tarafından kabul edilen iki senelik mecburî askerlik kanunu umumiyet itibariyle eski muha ripleri istisna etmekte ise de ye ni kanunun 1950 j^Jına kadar orduya yeniden 700.000 asker sağlayacağı tahmin edilmektedir.
Millî Müdafaa Bakanı Foıres tal bu kanunu «mükemmel» o-larak vasıflandırmış ve bütün dünyada gerginliğin devamı ve kararsızlığın bu kanunun derhal jdirürlüğe girmesini zarurî kılmakta pfduğunu bir kere da ha söylemiştir.
Bu suretle hava ve kara orduları mevcudu 1.384.500 den 2.005.800 e çıkmış olacaktır.
Kanun umumî olarak destek lenmekte ise de. genel askeri |
var-
meo ise
talim ve terbiye kanunu ile bir leştirilerek yürürlüğe konulma sı için Forrestal’in tasvibiyle âyan meclisinde alınan karar ü zerine gecikmesi ihtimali dir.
Diğer taraftan saylavlar lisi Cumhuriyetçi liderleri
iki kanunun birleştirilmesine i-tiraz etmek ve eğer bu birleş -tirilmeden vazgeçilmezse ge • nel talim ve terbiye kanunu ka bul etmiyeceklerini söylemek -tedirler.
senhoveTin harb hakkında tahmini
Vaşington 3 (A.A.) — Dün ilk defa olarak Kolombia üniversitesinde basma demeçte bu lunan General Eisenhover şim-dik: halde, Rusya da dahil olmak üzere, hiç bir memleketin bir dünya harbi çıkarmak arzu sunda olmadığını söylemiştir, MMBEgOMMM—»p—■■ ■ ı
Hitlerin öldüğüne şahsan kaniim»
Hitlerin diş doktoru ilâve ediyor: uÇene kemiği Rusların elindedir. Bana göstersinler, hemen tanırım^
nlmasım bekleyen kxr saçlı. 66 İlk Plaschke, Hltleri «gayet normal bir müşteri» olarak tarif etmiş, fakat Goeringden bahsederken: «kol tuğumda oturmuş olan en büyük korkaktı» demiştir,
Ağzının içinde yaptıklarını daJ ma ve şüpheli şüheli bir ayna ila takip ederdi,»»
Nürnberg 4 (AP- — Bugün gazetecilere beyanatta bulunan flitlerin diş doktoru profesör Hugo Plaschke ezcümle şunları söylemiştir:
■ Fuhrer in öldüğüne eminim, çe ne kemiği de Rusların elindedin 3ir Alman dişçilik mecmuasında o kuduğuma göre, halen Ruslar tara fından mahpus tutulan eski Asistanım Katharina Heuzermann Hlt Ierln çene kemiğini teşhis etmiştir, 1934 yılında Hitlere. süt çenesi için 12 dişlik bir briç yapmıştım, O za man eski stilde çalışırdım, Asistanım bu briçi teşhis etmiştir. Bu iti barla Hitlerin çene kemiğinin Rus Iarjn elinde bulunduğuna kaniim Ruslar muhtemel olarak kemiği, Hitlerle Eva Braunun yakıldıkları Reich Kançelaryası bahçesinde bul muşlardır,
Puslar acaba bu çene kemiğini ne diye bana da göstermiyorlar. Bir kerre görsem kesin olarak Hitlere ait olup olmadığını söyliyebilirlm,» Nürenberg'deki bir kampta Nazi liğı temizleme mahkemesinde çıka
Polonya da atom araştırması yapacak
Varşova 4 (AP — Gelecek 10 ay zarfında Varşovada bir atom araştırmaları enstitüsü kurulacağı bugün bir grup PolonyalI bilgin tarafından bildirilmiştir.
Tebliğde, gerekli makina teçhizatın îsviçreden temin dileceği kaydedilmektedir.
V0 e-
I müddetle Kastamonu mevkilerine ve diğer maznun Ali Osman ve Salih Kâhyaların hareketi vakıaları kanunu cezanın metninde, hemkim meydan ve es-vakta müetemi’ nâs olan mahal lerde gerek nutuk ederek ve gerek yafta yapıştırarak veyahud matbu varaka neşredilerek ahali ve sekeneyi işbu fiillere beyan olunan cinayetleri işlemeğe doğrudan doğruya teşvik ederse ol cinayetlerin fiilen mürle-Ikibi gibi bir gûna eseri fiilisi zu hur etmezse muvakkat nefiy cezasile mücazat olunur» diye muharrer olan 64 üncü maddenin son fıkrasına tevfikan onar sene müddetle memleketleri o lan Malatya ve Sürmeneye nefe-dilmelerine ve ceraimi vâkıada medhal ve müşareketleri vüsu-ku kanunî ile teeyyüd etmiyen ve berrizzime bulunduğuna dair kanaati vicdaniye hasıl olan Er gani mebusu Ihsan, İstanbul mebusjı sabıkı Adnan, Erzurum mebusu sabıkı Hüseyin Avni, $i vao mebusu sabıkı Kara Vasıf, Mersin mebusu sabıkı Salâhad-din, Küçük Talât, Midhat Şükrü, doktor lîüseyiıızado Ali, Hamdi Baba, Hamal namile maruf Ferld, Eyüb Sabri, doktor Rilsuhl, Ahmed Nesimi, âe lâh Clmcöz, mütekaid erkânı harp binbaşısı R:za, Naim Çe-vad. Tırnakçı Sâllm, YAkup de-milin biraderi âeyid Mehmed, ^Dîyunu Umnmfya Müfettişlerin
13 yaşındaki
Şerefine terfıb edilea müsamerede hazır bulunamadı
Londra: 4 (AP.) — Irak kralı Faysalın doğum yıldönümü müna-sebetile dün gece tertib edilen mü samerede Londradaki kor diploma tik üyeleri ve İngiliz kabinesi men şuhlan dahil 600 davetli bulunmuş tur.
Ancak küçük kralın kendisi müsamereye iştirâk etmemiştir. Kral 13 üncü doğum yıldönümünü idrâk etmektedir. Annesi kraliçe Aliye, Faysalın böyle bir müsamerede henüz bulunacak yaşta olmadığını tensib etmiştir. Genç kral bir kaç yıldanberi İngilterede tahsil etmektedir. öğretmenlerine göre, Faysal Arabca, Türkçe ve Fransız cadan başka kusursuz İngilizce ya zıp okumaktadır. Kral Faysal bu sabah Londradaki Irak kolonisi tarafından tertib edilen bir davette hazır bulunmuştur.
I
H.P. hakikî çehresini göstermeğe başlıyor mu ?
(Başmakaleden devam) lar» razı olmuştur. Tasnifin alenî olması kabul edilmiştir. Bu noktaya bile Galib Pekel itiraz etmek cesaretini nefsinde bulmuş ve içi* ni belli etmiştir. Tutanakların çeşitli parti temsilcilerine verlimoM esası da kabul olunmuştur, ilöcre veya ona benzer bir mahal bulunması da aşağı yukarı tekarriir etmiştir.
Demokrat Parti genel başkanı Celâl Bayarın Ordu nutkunda istediği adlî teminat yani seçimlere hâkimlerin nezaret etmesi henüz kabul edilmiş değildir. Maaınafih Meclis umumî heyetinde, encümende kabul edilen noktaların bile tekrar bahis mevzuu olması ihtimali pek çoktur. Halk Partisi ciddi ve hakikaten serbest bir seçimde galebe etmek ümidinden külliyen mahrumdur. O ancak karanlık odalarda yapılacak tasnifler, iııtihabdan beş gün sonra ilân edilecek neticeler ve jandarma kumandanlarının tehdidlerile rey toph.vabillr.
Bu vasıta ve garantilerden m ah runı olduğu gün sudan çıkmış balığa döner. İçlerinde belki bulaşık işlere sürünmemiş zevat, seçim dairelerinde kuvvetli şahsiyetler, hele çeyrek * asırlık tek parti zamanında mebus olmak talihsizliğine uğramamış gençler vardır ki onlar için istikbal daiına açıktır ve açık kalmalıdır. Memleketin gazab ve nefreti daha ziyade memleketi sırf kendi menfaatlerine uygun bir şekilde bir çiftlik gibi idare edenleredir. İfratçılar, Pokerler, Inccdayılar, Saraçoğlu Şük rüler parti muhitlerini ifsaddan vazgeçerler ve artık bir köşeye çekilerek ömürlerinin arta kalan kısmını milletin saadetine dua etmeğe hasrederlerse ihtimal ki partide bir salâh eseri olur.
Dikkati çekecek bir noktadır ki bu müfrit denilen kodaman ve kaşerlenmiş zevat polis salâhiyet kanunu değiştirildiği vakit de yine şahlanmışlar ve polisin hiç olmazsa Türkleri idareten bir hafta bahsedebilmesi kaydı üzerinde i-nad ile durmuşlardı. Fakat yukarıdan gelen bir işaret üzerine derhal boyun eğmişler, ısrar ve tean-nüdden vazgeçmişlerdi. Binaenaleyh kulakları bükülürse bu defa da yine uysallık yolunu hiç tered-düd etmeden tutabilirler.

Celâl Bayar henüz Anka raya dönmüş değildir. Binaenaleyh adli teminat ve hâkimlerin seçime nezaretleri bahsinde ne dereceye kadar ısrar edeceği de belli değildir. Demokrat Parti başkanı Karadeniz nutuklarında belirttiği görüş tarzından hiç bir zerre feda etmek istemezse politika vaziyeti bir denbire bir çıkmaza girebilir. Çünkü Halk Partililer, adlî teminatı kabul etmiyeceklerini, Başbakanın ağzile ifade etmişlerdir. Bayar da bnnun İntihaba iştirâk temel fikir olduğunu söyledi.
Bu seçim kanunu tâdili lûkırdı-larlle Ankarada oyalanırken tzmi-re bağlı Çeşmede yine jandarmanın çok teessür uyandıran dayak ve teşhir hâdisesi olmuştur. Şayet rivayet doğru ise jandarma bir kısım köylüleri kasabanın sokakla- I nnda dolaştırmışlar ve dayak at- I mışlardır. Artık bu hikâyelere bir I son verilmek vakti çoktan geçmiştir. Bermııtad tekziblerle bıı kadar ağır suçlar örtbas edilemez. Tazyik yapan vali, jandarma veya polis kim olursa olsıın şiddetle tecziye edilmelidir. Filhakika geçmişteki bütün örnekler en ziyade baskı yapanlara hiç bir muamele yapılmadığını göstermektedir. Bu *
l-

1 'I
idareci =

İzmir İstiklâl Mahkemesinde neler gördüm?
Atatürk’e suikasdın
içyüzü
Ifl
Yazan Lm
i .1
den Küçük Nâzım, Çerkos A-ziz, ekmekçiler şirketi müdürü, Azia, Kör Ali nâmile mâruf Ali İhsan, Üsküdar bolediyç reisi eşbakı Rifat, polis müdürü, sabıkı Azmi, Tanln ser muharriri Hüseyin Cahid yalnız ij|-bu ef’alden - Gaziantepli Ah-med Muhtar, u^kırköy kayma kamı Neşet, Millî Mahsulât şlr kçtitıdR mulıaşebecl Said, sa-i?ık komiser Cavid, Gözlüklü Mithat, Bekir Sıtkı, Mohmed A li, ser veznedar Rıza, İtlin Men Ricattan Sadeddin R;Za, Millî Ticaretten İhsan, Millî Mahsulâttan hademe Hasibağanın beraı rine ve sebebi ahire binaen kuf bulunmadıkları tahliyesi sebebleıine ve Kara Kemalin teşkil eylediği iktisad bankası ya şirketler sermayesi
Fehmi beylerle beraatle -
____l mev
takdirde
l
w
No. 254
ııin makamı iddianın izah ve tafsil eylediği veçhile ahkâm ve şeraiti vaki iye ile nıütearız bir şekilde mütevali ve vâkıf tayini surotiie vakıf eylediği nıebal’ğin muvazaa ve bir vakti sahih olduğu indelmuhake -me tahakkuk etmesine binaen vakfiyesinin feshile ve kanunu ticaret hilâfında makamdı siya siye itibarlle tesis etiği sabit olan mezkûr banka ve şirketle rin tasfiye îuretilf ve idaresi hakkında hükÛL.eliu (enMb vd ittihaz edeceği mukor-*o»at dahilinde muamele ifam"*.) ve kpza ü’ıgani mehıısç İhsan beyin Ittlhad ve Terakki fırkasının ilânı dolavışile «Teceddüd» fırkası nâmına teslim edilmiş olan baliğ ve mücevherat ve eşyayı iııdeltahklk hüsnü isti -mâl etmediği ve maluınülesfl.-
Akademi yangını bir kasit eseri değil
Bununla beraber yangının bir elektrik kontağından çıkması muhtemel görülmiyor
Ankara: 4 (Hususî ı — Haber aldığımıza göre İstanbul Güzel Sanat lar Akademisi yangının tahkikatı sona ermiş bulunmaktadır, Milli e ğitim Bakanlığı önümüzdeki günlerde tahkikat sonucunu efkârı u-mumiyepe açıkhyacaktır. Bugün ge rek idari gerekse adli bakımdan yapılan tahkikat sonunda yangın da bir kasltten ziyade bir ihmal bu lunduğu sonucuna varılmıştır,
Yangında kasit olduğu hakkında en ufak bir delil dahil tesbit edile memiştir, Yangının bir elektrik kon
tağından ziyade kurumdan çıkmış olduğu tahmin edilmektedir, Tahkl kat sırasında yangın başladığı za-man Akademi müdürü de dahil o] duğu halde müsdahdemlnin yangı nı kendi vasıtalarlle söndürmeğe çalıştıkları, bilâhare söndüremeyin ce itfaiyeye haber verildiği, ancak itfaiye geldiği zaman ateşin bütün çatıyı sarmış olduğu da tesbit edil miştir, ilgililer yangının bir kontaktan çıkmış olması ihtimalini çok zayıf görmektedirler.
1
aktüailteler
Solcu Hocalar
Yeni Ceza ve Hukuk muhakemeleri tasarıları
Ankara: 4 (Hususî )— Yeni Ceza ve Hukuk mahkemeleri tasanla rırun Meclis Adalet komisyonlarında incelenmesine başlanmıştır, Ce za mahkemeleri kanunu için hafta da üç komispon toplantısı yapılmak tadır, Hukuk muhakeme usullerinin incelenmesi için daha sık toplantılar yapılmaktadır, incelemeler so na erer ermez tasanlar derhal Mec lise sevk olunacak ve kabul edildi ğl takdirde hemen mahkemelerde uygulanmasına başlanacaktır. Bun dan önce de bildirildiği gibi bu ta sanlarda usulü muhakeme daha çok sadeleşmekte ve dâvaların kısa bir zamanda karara bağlanması mümkün olmaktadır.
Büyük maden ve demir
1 programı
Ankara: 4 (Hususi» — Etibank tarafından uygulanmasına başlanıl nuş olan büyük maden ve demir programı gereğince yapılacak işler arasında Güleman, Ergani, Murgul bakır işletmelerinin Islâhı ve tevsii bulunduğu gibi bazı enerji santrallerinin de inşası dahildir. Bu sant railerden Tunçbijekte inşa edilecek santral Kuzey 3atı Anadolunun ve Istanbulun bir kısım, elektrik ihtiyacım sağhyacaktır, Bu suretle Is tanbuldakl tesisatın tevsiine lüzum kalnuyacağı gibi yılda 130—140 bin ton İyi cins kömür tasarrüf edilecektir, Santralin inşası için yapılan etütler bitirilmiş ve bu hususta fa aliyete geçmek «»zere yabancı firma larla temaslara başlanmıştır, IngiltereAmerikadan tütün alacak
Vaşington 4 (AP)
ka ile İngiltere arasında yapı -lan bir anlaşmaya göre İngiltere Amerikadan 35 bin ton tü ı tün alacaktır.
ne «ada yıdandığ
Ikincl
Ameri-
hal, yeni yeni taarruz hecesinde olanları cesaretlendirmektedir. Bir valiyi bir vilâyetten başka bir vilâyete nakil —o da baskıdan bir yıl sonra— hiç bir korkutucu ve terbiye edici mahiyet taşımaz. Şefik Soyer şimdi Konyada Halk Partisi partizanlığı yapmaktadır. Fazlı Güleç lzmittedir. Sadri Aka da açlıktan ölen olduğuna dair nü fusta kayda rastlanmamıştır demekle meşguldür.
Halk Partisi seçim kanununu değiştirmeli ve derhal yeni bir seçime giderek milletin istediği a-damlarııı iş başına geçmesine engel olmamalıdır.
A. Cemaleddin Saraçoğlu

mi riifekasile zimmetlerine geı çirdikleri birçok sene evvel ma? dum bir hâle gelmiş olan «Te-z ceddüd» fırkası nâmına yeddi) zabtında bulundurmuş olduğu J mebaliğ ve eşyayı mebhusenin| hazinei devlete aid olması lâ-i zın geleceğine göre o suretle but cemiyetin dahi icabı kanunîsi? icra kılınmak üzere Başvekâlet’ çelik ye arz ve iblâğına rmz-f
nıınlardan Rauf ve Rahmi boy-1 1 lerin gıyabında, diğerlerinin ? vecafrında karar verildi.» ? filanı hükümlerinin infazı } 1926 senesi Ağustosunun 26? ncı peı*şembe günü daha ak -? şamdan hükmün, Cebecide ha-J pislıane civarında infaz edilecej ği malum bulunmakta idi. t-1 cam hükümle**’ saat yirmi üçe) [ çeyrek kala infaz Geniş muhafaza haricinde kesif bir halk kitleslt bulunuyordu. {
Müddei umumî müşaviri sa-l at 22 de lıapishaııay» gelmiştir.? Ve hapishanede hükmün hiilâ ? sası mahkûmlara tebliğ edilmiş? tir. Mahkûmlar v,ükmür tebli ı ğiııden sonra, gösterdikleri hale? ti ruhiye ile idamları tafsilatı) beıveçhi âtidir: )
Hüküm ilk evvel sabık Ma-) live Nazırı Cavid beye tebliği edilmiştir. Cavid bey mâsumi-i yelten bahsetmş ve «müsaadel (Deoamı var) J


edilmiştir., kordonunun
Bakanlıklar mümessillerinin işçilere aid toplantısı
Ankara: 4 (Hususi) — Çalışma Bakanlığında Ulaştırma, Milli Eği tim, Milli Savunma, Maliye, Tarım, Gümrük ve Tekel,, Bayındırlık Bakanlıkları temsilcilerinin iştirakile bir toplantı yapılmış ve toplantıda işçilere verilen ücret bunlara bağlı pirimler vesalr yardımların ahenk leştlrllmesi konusu görüşülmüştür, Toplantı mevzuun ehemmiyetine bi naen bir müddet daha devam ede çektir,
İk nci Türk Belediyecilik kongresi
Ankara: 4 (Hususi)
Türk belediyecilik kongresi 8 Mayıs günü başlıyacak ve 12 Mayısa ka o
dar devam, edecektir, Kongrede şe hirlerde sağlık ve İmar işleri ucuz luk sağlama işleri ucuz evler ko. nuları görüşülecektir,
Ormanlarımızda Etüdler yapan ecnebi mütehassıs
( Ankara: 4 (Hususi» — Tarım Ba kanjîğmca, ormanlarımızda etütler yapmak ve memleketimizdeki tek nik ormancılık enstitüsü kuruluş e saslarım plânlaştırmak üzere davet edilen Prof, Naslun Cenub ve Kuzey AOf c',ıiudaki gezilerini bitirmiştir. Profesör Kızılcahamam ve çevreslnoeki ormanları da inceledikten sonra neticeyi bir raporla bildirerek memleketine dönecektir,
Asılsız bir haber
Ankara: 4 (Hususi) — Bugünkü Kudret gazetesinde çıkan bir haber de Cumhurbakanı İsmet İnönü ile Başbakan Haşan Saka arasında seçim kanunun tadili meselesinden biı ihtilâf çıkmış olduğu ve Başba kan Haşan Sakanın bugünlerde İs. t İfa etmesinin beklendiği yazılmak tadır, Gazeteye göre ihtilâfın sebe bl Haşan Sakanın, hükümetin ge-tirdiğl seçim kanunu tasarısını Meo üş içişleri komisyonunda şiddetle müdafaa etmesi ve Demokratların ileri sürdüğü seçimlerin adli teminata bağlanması prensibini reddetmiş olmasıdır. Ahvale vakıf ve iyi haber alan çevreler ise böyle bir ihtilâfın varit olamıyacağı kana atindedirler,
Mechsin bugünkü gündemi
Ankara 4 (Hususî) — Meclisin yarınki gündeminde Manisa Milletvekili Muammer Ala-kantin ziraî sigorta tesisi hak-kmdaki etiidleıe dair ve Manisa - İzmir bölgesinde dondan zarar gören çiftçilerin borçlan ve bunlara yapılacak ikrazlar hakkında Ticaret Bakanlığından iki sözlü sorusu vardır.
I)veç güreş takımının Türklyede yapacağı maçlar
Ankara 4 (Hususî) millî güreş takımı önümüzdeki hafta Istanbula gelecektir, isveçliler 8 Mayısda îstaııbulda Stokholm - İstanbul Greko Reden, 9 Mayısta Türk - İsveç serbest, 15 Mayısta Ankarada Ankara - Stokholm serbest ve 16 Mayısta Türk - İsveç Greko Rumen olmak üzere dört karşılaşma yapacaklardır.

İsveç
Amerikadaki Oemokrasidon W bir kimsenin )übh» hakkı olmadığı gibi kanufl rındaki kesin tatbikatını da hiçi kimse inkâr edemer. ■
İşte bu Birleşik Amerika hük)j)H Maarif Nezaretinin, Üniversiteler I sıtasile, yüksek tahsil gençlerine, ■ nebi talebeler de dahil olduğu hail yaptığı hır sirkülerde, müdavimleri solcu temayüllü olan teessüsler ile «I yen münasebette bulunmamalarını,I niversito içinde arkadaşları ile bu J münakaşalar yapmamalarını kari I lisan ile emir ve tenbih etmiştir I öuna riayet etmiyen ecnebi taie)| nin derhal memleket hu^udim bari ne çıkartılacaklarının mukarrer ’)] lunduğunu da ilâve etmiştir. I
Bu karar, talebe hakkındadır. I
bunu haber veren, elyevm Anenkıl tahsilde bulunan bir genç vatan»i4| tır. I
Acaba, talebe hakkında bu ’oral ittihaz eden, hükümet, ünivers ) fesörlerinin kulaklarına bir peyler J sıldamadı mı?...
Bunun aksini iddia edenlere, rikada içtimai seviyenin ne kadar yü sek olduğu, Demokrasinin derin esaslara ve köklere cevaben söylenebilir.
Amerika ve İngiltere hükümeti idil recilerinin, memleketlerinin Âıi meni faalleri, beka hakları mevzuubahil olduğu zaman, bunu ne kıdar «ıskanı lıkla korudukları bütün dünyaca 2sı| sen malûmdur. Ve bu hareket noktası değil midir ki, bu hükümet adamlanı nın en büyüğünden en küçüğüne kıl dar, solculuğu takbih ve kanun han-l ci telâkkj edip, jıoktai nazarlarını bütün dünyaya ilân etmektedirler.
Hal böyle iken, ve içtimai seviye şartları ayni değil iken, b’r profe»-jr ve iki doçentin, memleketimizde de kanun dışı olarak kabul edilen so! te-mayülcükleri, azîm bir prosedür meselesi oldu.
• •
Üniversite idaresi, Bakanlık, O3nıj tay, Büyük Millet Meclisi. Ankara senatosu, üniversiteler arası kurulu aylarca ve hattâ senelerce uğraştı ve bugün hâlâ bitip tükenemiyen ou mevzu, Danıştay umumî heyetindedir ve kimbilir daha ne şekiller ye hukuki formüller geçirecektir.
Kanunların bu hocalara temin ettiği bu haksız ve yersiz himayeye nihayet vermıyc uğraşan Milli Eğitim Bakanı, diğer hocaların nakil, becayiş, tayin veya azilleri hakkında da bu kadar kıskanç davransa, hocalar ordusunun nihayetsiz minnetlerini kazan mış olacaktır. Kanuni vaziyetler, hukuki prensipler, yalnız üniversite hocaları için midir?...
Henüz bu hocalar hakkında, milleti memnun ve tatmin edici bir karar verilmeden, üniversite muhtariyetine dayanılarak, üniversite hocaları kanaat ve ictihadlarını hiç bir korkuya kapılmadan söyliyobilmelidir prensibi ağızdan ağıza dolaşmaktadır. Mes’e-lenin esasına girmeden evvel, hemen söyliyelim ki, üniversite hocaları üniversite muhtariyetinden cüret ve cesaret alarak, korkmamazlık etmemelidir Icr. Onları üniversite muhtariyeti mev cud iken, kanunlar korkutmaz bu muhakkaktır. Bu hocalar, vicdanlarından umumi efkârdan nihayet memleketten milletten korkmalıdırlar.
Mes’elenin esasına gelince: Üniversitenin hukuku esasiyo hocası, iktisadi mozheblor hocası, hiç şübhe yok ki hükümetlerin şekillerini söylerken bun lar arasında bir do komünizm veya nazizm bulunduğunu ilâve edor. Ve bunlar hakkında ilmi izahat verir, İktisadî mezhebler hocası marksızmden bahseder ve etmolidir. Fakat bu izahın çerçevesi, afaki olmağı hiç bir vakit aşnıamalıdır.
Bu sistemlerin mahzur ve muhasseıu tını söylemelidir. Fakat kürsüde bitaraf olması şart olan profesör, hattâ bir kelime ile de olsa, neticeyi, enfü-sileştirmcz, lehe bağlamaz. Memleketin yüksek monfaati, umumi efkârı, (Devamı Sa., 5; Sii.t 1 ae/
Trumana
Türkiyeye verilen denizaltılanndan 4 ü daha geliyor t _
Atma: 4 — (A.A,) — Atlnadakj ' Amerikan deniz ateşe3İ, Türlyeye devıedilçn malzeme meyanma da hi] bulunan 4 denizaltının kendije rlne refakat eden ana gemi İle bir İlkte 5 Mayısta Kefalonya adasın da Argostoli limanına uğrayacakla rını bildirmiştir, İtalyan Cumhurbaş-
kanı vazifesinden ayrılmak istiyor Roma: 4 (A A,) — İtalya Cumhurbaşkanı da Nicola sıhhî durumunun Cumhurbaşkanlığım İfaya müsaid olmadığım Başbakan De Ga peıl’ye büdlruıljtlr,

mesaj!
Bir Italyan şofförA Trumana mesaj yolladı
Nevyork: 4 (AP) — bir taksi şoföriı başkan bildirilmek üzere bugüıı dönen bir Amerikalı kadına şunla n söylemiştir:
«Lütfen kendisine şunu söyleyin* Siz dalıa kendi memleketinizde bunu tahakkuk ettiremeden önce, biz İtalyan komünistlerinden kurtulacağız.-
Mısırdaki Standart Oil ti
idarecilerinden birinin eşi olan bayan Henry Gulledge şu muta leayı ilâve etmiştir:
«Taksi şoförü bu mesajı tevdi ederken, pek kolaylıkla başkan Trumana şahsen arzcdelntecvgım--kani Mı.»
Napolili Tı umana Italyadan

sayfa: 4

O)
Osmaniye (i sürekli yağmur


A



f eni sabah
5 MAYIM !:’!-)


Dünyanın
Ticaret Fuarı
r
z
4

Kasaba civarına yıldırım-'lar düştü bir çocuk allı tane inek öldii. İskenderun - Toprakkale şosesi su altında kaldı - Enin -Dörtyol demiryolu bozuldu.

Osmaniye: (Hususi) — ilçemizde birkaç gündenberi sürekli bir şekil de yağmur yağmaktadır Kasabanın muhtelif yerlerine yıldırımlar düş müş ve bir çocukla 6 tane inek ölmüştür, Bu meyanda İskenderun— Toprakkale şosesi baştanbaşa ■ sel altında kalmış .Erzin ve Dörtyol a rası demir yolu seylap neticesi bo Bulmuştur,
Bu yağmurlardan mütevellit taşan Karaçay. Toprakkale bucağının bazı yerlerini sular altında bı rakmış ve 2 bin dönüm kadar ekllf araziyi hasara uğratmıştır, İnsan ca zayiat yoktur,
Söylentilere göre bu yağmurlar ayni şekilde Maıaş. Hatay, Antep. Silerine de yağmış ve bir çok hasar ]ara sebebiyet vermiştir. Yağmurun birkaç gün daha devam edece tülden endişe duyulmaktadır
Orhan Erdinç ------o
Gaziantepte bir kütiipha ne açılacak
)
— Geçen adamları 1-blr toplantı
Gaziantep: (Hususi) hafta Gaziantepli ilim çin Halkevi salonunda yapılmıştır, Toplantı bir saat ka-
dar sürmüş, Mütercim Asım, Hasır iızade gibi Gaziantepte yetişmiş 1-lim adamları İçin bir millî kütüp hane tesisine ve yeni yapılacak okul İle bir caddeye Mütercim sim isminin verilmesine karar rilmiştir.
ilk A-ve
Bir tavzih
Berg-amada Doktor Kenan Ülgenin başından geçenle
- Ingiliz Tarım sergisi açıldı - Belediye zenginlerin^ ilâç parasını mı veriyor? - Karasularımızda dolaşan altı Yunanlı balıkçı tevkif edildi
Bergama: (Hususi) — Muhitimizin zenginlerinden ve ayni za manda nıuktesitliği ile tanınan doktor Kenan Ülgeniıı başından garib bir hâdise geçmiştir.
Akşam üzeri muayenehanesinden evine dönen doktor, ilk iş olarak paraların yerinde olup olma dığmı anlamak için paımıın bulun duğu yerfe bakmış mezkûr meblû ğın yerinde olmadığını görünce fer yat içinde kendisini dışarı atmış ve aman, yetişin yandım, diyerek taksi meydanına kadar gel miş orada ilk tesadüf ettiği şoföre caman beni yetiştir? diyerek kendinden geçkin bir vaziyette tak siye atlamış ve tekrar evine yitmiştir. Bu sırada orada toplanan halktan karısının ve kızının ha mamda olduğunu öğrenince doğru ca ve taksi ile hamama gitmiş ban yo yapmakta bulunan aile-efradını , heyecanla çağırtarak, paraları ne yaptınız, mahfoldum, çabuk söyle yin şeklinde orada feryada başlamış ve ailesinden paraların başka yere konulduğunu öğrenerek tek rar eve dönmüş ve bildirilen yerde paraları bulunca belkide sevincinden baygınlıklar geçirdiği söylenmektedir. Hattâ bu heyecan ve si nir bozukluğu neticesinde bir kaç gün doktorun evdon çıkmadığı da görülmüştür.
I _________________ __
Bergama Halkevi salonunda İn glliz tarım uzmanları taratmadan açılan sergi çoğu reçnber olan Balgama halkını yakinen ilgilendirmiş ve her gün sergiyi ziyaret e-denlerin yekûnu gittikçe çoğalmak tadır. Ayrıca bu heyet taralından tarım işlerini ilgilendiren filmlor de halka gösterilmektedir.
BELEDİYE ZENGİNLERİN İLÂÇ PARASINI VERİR MI?
Bergama belediye doktorunun izinli bulunduğu sırada belediye tababeti vekilliğini deruhte eden hükümet tabibi Kenan ülgenin kı zının rahatsızlaşması dolayısile kı zı hakkında gereüli reçeteyi veren doktor bu reçetenin bedelinin de, belediyeden ödenmesini temin etmiştir. Belediyenin fakirlere ve meneublarma yardım yapabileceği malûmsa da, kocası muallim bulu nan bu bayanın 21ı lira küsül’ kuruş tutan reçete bedelini ödemesi, fakir halka karşı yardımdan daima kaçınan belediyenin iyi idare edilmediğini ve tesir altında kaldığını gösterin
Altı Yunanlı Tevkii Edildi
Türk kara sularında balık avla makta olan Altı Yunanlı Dikili za bıtasıııca yakalanmış ve sorgulan nı müteakib tevkif ı edilmişlerdir. Bunlann duruşmasına yakında Ber gama asliye ceza mahkemesinde devam edilecektir.
W •
Aydında otomobil kazası oldu
Osmaniye kazası kaymakamlığın dan aşağıdaki mektubu aldık aynen neşrediyor, takdirini Osmaniye deki okuyucularımıza bırakıyoruz,
Yeni Sabah Gazetesi Yaşı işleri Müdürlüğüne:
, İstanbul
Şahsen bağlı bulunduğum ve sa y;n başyazarın daima gıyabı hürmet ve hayranlık hislerile meşbu olduğum gazetenizin 18 Nisan 1948-1 günlü nüshasında Osmaniye Kay makamının keyfi hareketi., başlık ]ı yazı, hâdiselerin bir maksad tah tında ne kadar tahrif edilebileceğine kuvvetli misal teşkil etmekle işbu aşağıdaki açıkjamamızun yapıl ması zaruret kesbetmiştir. Matbu at kanununun maddei mahsusuna tevfikan ilk intişar edecek sa-yımz da ayni sahile, ayni sütun ve pun tolarja neşrini, birazsız uzun da ol sa hassaten istirham ve rica ede rim:
insanların şehevi taraflarının is Lismarı, muayyen bir takıuı şekil ve formalitelere uymak şartile dün yanın her yerinde olduğu gibi mem leketimizde de alâkalı tanzimi hükümlerin garantisi altında olduğu halde kendilerine Türk artisti veya sanatkârı .sıfatını hiç utanıp sı kılmadan, kolayca yine kendileri verebilen bir takım bahtsızların, ic rayı ahenk ve cünbüş etmek mak-sadile kumpanyalar halinde ve bil hassa kaza merkezlerinde dolaştık jarı herkesin malûmudur, iki ay-jır bulunduğumuz bu muhitte, ka .abamızın hususi vaziyeti münâse fitile bir çok kumpanyalar bir gün izin, dahi alamadan dönmüşler ve bu hal bile Demokrasi namına, hay. li şikâyetleri muclb olmuştu.
Soıı defa(5) gün izin alabilen grupun, evvelce bir fuhuş yüzünden tarafımızdan onbeş gün müddetle kapatılmış bir otelde perde arkası oyunlarına başladığı kuvvetle anla Şıldığı halde tesbit edilemeyişi, bir an için, normal bir kafa ile ,blr de bu insanların sanat değerini anla mak ve ouşı göre artjk icab ve ge reğine bakmak , zaruretini doğurmuş o)up, sanat ve İnsanlık namı na sefaleç ve rezaletten başka hiç bir-şey müşahede edilememekle de, mutaddan yarım saat önce üçüncü akşam tiyatro değil ,bir nevi «Ca ti Chantant’dıru dağıtılmıştır
Maalesef kasabamız her bakımdan oldukça karışıktır, Sumerbank mallarının tevzllndeki usulsüzlük dolayısile gayretkeş bir hemşeri o-lan muhabiriniz Orhan Erdinç ile
— ki biz muvakkaten tevziatı da durdurmuş idik bir zaman — ara mızdaki, Demokrat gazetesinde yayınlanan ve bizim dahi susturucu »e yerindeki cevabımızdan fevkala fi» müteessirea aradan aeyiz günl
Kaza Aydına iki kilometre mesafede- ve bahçıvan Muğlalı Süleymanıa bahçesi önünde vuku buldu. Otomobil parçalandı bir ağır beş haf.f yaralı var
Aydın: (Hususî) — Dalama bu-ı cağından on Uç otomobille Aydına gelen gelin alayının en arkasında bulunan şoför Mehmed Şahinin i-dare ettiği 21 No. lu otomobil yolcuları şoföre öne geçmesini söyle mişler. hattâ kırılırsa susta parası 50 lira vermeyi de kabul etmişlerdir. Bunun üzerine şoför önünde bu lunan şofür Nevzat Ayanın idaresin deki ıo numaralı taksiden yol İste mlz, yol alamayınca bir müddet ya rışmıştıT. Nihayet şoför Mûhsin Şa hîn sağdan geçmek istemiş ve bu


seyrisefer nizamına aykırı hareke ti görmeyen öndeki taksi şoförü de bu sırada direksiyonu sağa kırdığın da yol kapanmıştır. Bu vaziyet kar şısında şoför Muhsin Şahin ani su rette fren yapınca otomobil üç de fa takla atarak parçalanmış, için de- bulunanlardan Aiımed Denizel ağır, diğer dört yolcu ile şoför de ha fifçe yaralanmışlardır.
Hâdise Aydına 2 kilometre mesa fede TelliZdede yolunda bahçıvan Muğlalı Süleymamn bahçesi önün de vuku bulmuştur,
Havza Belediyesinin vergi tevkif atı
Maaşattan kesilen vergi tevkifatları aylardan beri Maliye veztsıne y atırılmamıştır. Vergi mikdarı tahminlere göre 6000 lirayi tecavüz ediyormuş
Havza: (Hususi) — Belediyemi-, zin mülkiyet ve bilfiil idaresinde i| ki hamam vardır. Hamamların müs tahdemleri paralarım hiç bir ay untazam alamadıklarından, iş buhra nı karşısında (lânet olSun) kabilin den çalışmalarına devam etmektedir ler. Bittabi kahırla yapılan işte se
* •
lânıet ve temizlik aramak beyhul de olur, Bunun lçindirki gerek ya bancılar, gereg yerli halk bu vaziyetten şikâtçidirler. Alelâde zımba 11 bir makbuz içeri girmek için bi let teşkil ediyorkl, bu esassız ve mesnetsiz bir ticarettir, Bilet 35 ku ruştur, Şahıs isticarında olan ve maarif diye anılan hamamda da 35 kuruştur, Belediye hamamlarına nisbetle maarif hamamı daha temizdir, Bu vaziyet, belediyenin menafii umumiyenin aleyhine ha reket etmesinden başka bir şey de ğildlr. Kamyon ticaretide böyle-dlr, Belediyeye ait olduğu hiç bir suretle bein olmayan bu kamyon» diğer kamyonlar gibi piyasadan memleketin her tarafına yük götürmeğe getirmekte ve bunların kira karşılığı hiç bir makbuz vesa ire gibi evrakı ınûsblte ile tesblt edilmemektedir,
Hamamların belediye idaresinde bulunması, memleketin menfaati bahsine mevzu olduğundan devlet hâzinesine verilmesi muktazi olan 4—5 bin lira kazanç vergisi de bu münâsebetle kaçırılmaktadır,
Bunlardan çok mühim olan bir nokta daha mevcuttur ki, belediye nin tevzii ile mükellef olduğu maaş ve ücretlerden yapılan vergi tevkifatlarını aylardan beri mali ye veznesine yatırmış olmasıdır, Bu miktar 6000 iirayı tecavüz etmekte dir. Halbuki kanunen tevkif edilen verginin, maaşların tediyesi tarihin den 15 gün sonrasına kadar yatırması icap etmektedir. En mücbir bir sebep dahi olsa sarfı mümkün ı olmıyan bu paralar ne olmuştur ?
Burada alâkalı belediyenin zimmetine 'geçen bu paranın tahsili i-çln haciz yoluna tevessül etmek ü zeredlrler,
*


■ «Mukadderde Ira tâ olmaz, Hemen yan geki safa eyle!» deyen Şair Şüphe yokki bir
geçtiği halde basit ve intikamcı his lerle malûm hâdiseyi çirkin bir is nad şeklinde gazetenize ulaştırmış tır, Ciddiyetten şüphe etmiye asla lıakkıinız olmayan değerli gazeteni ( zln, bundan böyle hususî muhabir : lerlni intıhabta çok titiz davranma1 sı ancak yurd hesabına faydalı ola çaktır, Saygılarımla,
Caymakam V, Mahir Sınmaz



3 mayısta açılan Ingiltere endüstrileri fuarının görünüşü
liyük Britanyanın ticaret j faaliyetlerini yakından tetkik etmek isti yen ziya-1 retçinin Fuar sahası dahilinde 40 kilometrelik bir gezi yapması iâ-izım gelecektir.
Geçmişte, İngiliz endüstri fuarı nm en bâriz hususiyeti teşkilâttaki kusursuzluk olmuş ve 3 Mayıs pazartesi günü açılıp 14 Mayıs cu maya kadar sürecek olan 1948 fu arı bu kaideye bir istisna teşkil etmemektedir.
» îaşe kartlarından tercümanlara kadar, ziyaretçinin lüzum gösterebileceği her şey önceden düşünülmüş ve hazırlanmıştır. Her hal de; Fuarı tertib eden Ticaret O-dası «İhracatı arttırma şubesi* bu gaye ve ümidi göz önünde tutarak çalışmıştır. Normal olarak îrigilte reye gidecek yolculardan vize mukabilinde bir ücret alınmakta iken, dünj'anın her hangi bir tarafında en yakın İngiliz konsolosluğuna müracaat eden Fuar ziyaretçilerine ücretsiz viza verilmiştir. Bu kolaylık hattâ ziyaretçinin ailesine ayrı pasaportla seyahat eden eş ve 18 yaşından küçük çocukla-
1 nna dahi teşmil edilmiştir.
Earls Courts, Olympia ve Cast-le Bromwcih’de sergide mal teşhir edecek olan firma sahipleriyle ya-bancı alıcıların buluşabilecekleri kulüpler kurulmuştur. Bu kulüplerde bir danışma servisiyle tercü manlar, steno - daktilo servisleri, telefon, telgraf, posta ve banka şubeleri bulunacaktır.
Ziyaretçiler posta adresi olarak bu kulüpleri gösterebilecekler veya isterlerse mektub ve muhaberatlarını Londra postrestantı alabi leceklerdir. Gerek Londra ve gerek Birmingham fuarında, ziyaret çilerle meşgul olacak ve otellerde yer ayırtacak memurlar bulunacakta*. Aynca Ticaret Odası Fuarın 3 pavyonunda özel danışma büroları da ihdas etmiştir. Gerek ziyaretçi ve gerek Fuara iştirak e-den firmalar bu bürolardan dış ticaretle ilgili müteaddit usul meseleleri hakkında gerekli bilgiyi edinebileceklerdir. Umumî malûmat ve Danışma büroları da kurulmuştur.
Fuar Londra ve Birmingham şu belerine dair 9 lisan üzerinden kataloglar bastırılmıştır. Ziyaretçilere bir kolaylık daha olmak ü-zere Olympia» ile «Earls Courts arasında özel bir otobüs işletmesi ihdas edilmiş ve sık sık Londra-dan Birmingham'a özel trenler tahrik edilecektir.
Londra ile Casrle Bromwich ara sında bir de uçak servisi ihdası ta savvur edilecektir.
Şimdi Fuarı birlikte gezelim ve ziyaretçilerin henüz görmediklerini yakından tetkik edelim.
Az çok Ankara üniversitesini andıran, muazzam ve beyaz bir bi nanın, Olimpiya’nm önündeyiz. Büyük antreden girince, sayısız bö lümlere ve meşherlere ayrılan vasi bir saha açılmaktadır. Antrenin hemen solunda Kimya Endüstrileri Sergisi, dünyadaki kimyevî mad de ve ilâç darlığını önlemek için sarfedilen gayretleri belirtmektedir. Bu endüstrideki en son terakkilerin belki de en önemlisi petrolden istihsal edilen kimyevî maddelerin bolluğudur. Sun’ı kavu . çuk. parfümler, yüzlerce çeşit plâs tik emtia, yeni ilâçlar, bosa ve eri tici maddelerin hepsi petrolden is tihsal edilmektedir. Görülecek yüz lerce çeşit plâstik ve naylondan mamul eşya arasında abajurlar, muhtelif cins kumaş ve dokumalar desinatör âletleri, cam, yiyecek kapları, kablo izolajlan, oyuncaklar, sun'î deri elbiseler; adeseler bulunmaktadır. Hattâ o kadar ki, bazı kimseler, plâstik maddelerin gündelik hayatımızda bu taammün edişi karşısında, birinde plâstik iskemlelere plâstik masalar üzerinde gıda hapları içinde yemek ğinıizi bile söylemektedirler.
Penisilin de şimdi, bildiğimiz sa rı toz halinden başka, beyaz kristal şeklinde imâl edilmektedir. Kimya endüstrisi, diğer ilâçlar me yanında Streptomisinin ve antiblo-tikleri, tırtıl ve kurt öldüren, tahtaları çürümekten koruyan, dokumacılık, dericilik ve boyacılıkta kullanılan yeni maddeler geliştiril mişlir. Geçenlerde penisilin endüst Tisi değerini isbat etmiş ve tek bir firma, Mısırdaki kolera salzıııı sırasında ve 48 saat zarfında 40.000 kişiye yetecek kadar penisi lin ve 1 milyon tablet sülfanguani din sevketmiştir.
Kimya ve plâstik maddeler sergisinin ilerisinde ilmi ve optik filetler meşheri başlamaktadır. Bü-rMram» 5 aoiıf4






derece günün oturup plâstik yiyeee-


failli Piyango
J r
••i
,1
bileti alan adamı kastetmiştir.
©
Biletinizi alın
ve
Yan gelip salanıza bukjn
— KİK —
İzmirli kuyumcu Adil bir adam da vazoya on yedi lira teklif ederek Kocakuştan satın almak istemiştir.
İşte o sıradadır ki Şükrü tesadüfen orada bulunmuş ve vazoyu, üzerindeki kabartmayı görür görmez bir kaç lira fazla vererek Ko-cakuşuD elinden almıştır.
Bu alım, satım esnasında orada (Avcı Halil) isminde bilisi de bulunmuştur. Bu adam halen (Bigadiç) de berhayattır.
Diğer iki şahsın da keza sağ oldukları işitilmiştir.
Bu malûmat, gerek müzenin, gerekse İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün dosyalarında rıevcuddur. Bütün bu delil ve şü hud-ortada iken vazo Şükrünün veya diğer bir kimsenin malı nasıl olabilir? Bütün bunlar, is-batı müddiaya kâfi deliller olmakla beraber bir de kanunu me deninin şu maddelerini gözden geçirelim:
Madde: 696 keşiflerinden çok zurnan evvel gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık mali ki bulunmadığı muhakkak görü len kıymetli şeyler define addolunur.
Define, içine gömüldüğü veya saklandığı gayrimenkul veya menkulün sahibinin mülkü olur. İlmî bir kıymeti haiz olan eşyaya müteallik hükümler mahfuzdur.
Defineyi keşfeden, kıymetinin yarısını tecavüz etmemek üzere hakkaniyete muvafık bir ikramiye taleb edebilir.
Madde: 697 — Kimsenin mülkü olmayıp ta mühim ve ihnl kıymeti haiz bulunan tabiî eşyayı nadire ile antikalar, hazînenin mülkü olur.
Gavrimenkulünde, bu gibi eşya bulunan kimseler, duçar olacakları zarar ve ziyanın tamam! İd tazmini mukabilinde lâzım ge len hafriyat için müsaade itasına mecburdur.
Keşfeden kimse ve keşfedilen şev, define ise bulunduğu yerin sahibi, o şeyin kıymetini tecavüz etmemek üzere bir ikramiye âstiyebilir.
Görülüyor ki 696 ncı madde (keşiflerinden çok zaman evvel gömülmüş veya saklanmış olan şeyleri, define addederek bunun sahibine aidiyetini kabul ediyor sa da) maddenin üçüncü fıkrasi !e bulunan şevin (ilmi bir kıyme ti haiz, olan eşvava taallûku ha lirde bu husustaki hükümlerin mahfuziyetini) sureti mahsusa-da tasrih ediyor.
Binaenaleyh vazonun, ilmi ve tarihî kıymeti zahir ve bahir olmasına. ve bu gibi eşyaya müteallik hükümlerin mahfuz bulunmasına ve vazonun da hiç kimsenin malı olmıyan bir yerde te sadüfen ele geçmesine ve 697 n-ci maddenin birinci fıkrası (kimsenin mülkü olmayıp ta mü him ve İlmî kıymeti haiz bulunan eşyayı nadire ile antikala-nr•) hazhıeniı mülkü olacağı sa rahaten yazılmasına nazaran bu vazonun doğrudan doğruya Cumhuriyet hükümetinin mali sarihi ve verinin de müze olduğu tebeyyün eder.
Bütün bu hakikatler ortada, âsarıatika nizamnamesile me-vaddı kanuııiyenin açık ifadeleri mevdanda iken bir takım mu vazaalı dâvalarla işin yıllarca mahkemelerde süründürülmesi-nin hak ve adalet mefhumlarile kabili telif bir hareket olamı yacağı aşikârdır.
Mahkemenin huzuru adaletinde.zavallı vazonun durumu hak-kilC müdafaa edildiği, yukarıda izah ettiğim vak’alar biletraf anlatıldığı ve isinıl/?î ge(^a eşhas da dinlenıldiği takdirde an lınacak hükmün ne olacağı kendiliğinden anlaşılır.
Vazonun peşinde koşanlar, bu hakikati bilmekle beraber başladıkları işi, nihayete kadar götürmek ve vazoyu tekrar ele geçirmek sevdasında bulunuyorlar
Bakınız dosya içinde Bursa as ■liyc lıpkulc mttlıkenjesinin 17/ 11 942 talihini taşıyan bii’ kararı var. Bu kararda: (Hazine tarafından Şükrü aleyhine açı lân dâvada, bir tedbiri ihtiyatî cîarak Müzeler idaresince muhafaza altına alınan kıymetli va zonun. müddeialeyhin müdahale sinin men’i ve devlete teslimine dair olan dâvanın cereyan eden muhakemesinde mezkûr vazonun toprak altından çıkarılıp çıkarılmadığının tesbiti için mütehassıs bir ehlivukuf teşkili i-cin bes zatın isimlerinin, mahkemenin talik edildiei 25-12-942
ferikinden evvel mahkemeyi dirilmesi) aşikâr oluyor.
Bunun üzerinn Müzece hab edilen beş zatın imzasu. ▼i 16-12-942 tarihile biı por hazırlanarak gönderil r Yazan;—
[Vefih TVh_Â
’bjj
ntı-ı ha
;cr.


Halbuki mahkeme bur.;ı e--ı kâli kanuniyeye ve hukuki usu lü muhakemeleri kanununa: uygun bulmadığı cihetle veriden beş kişinin isimlerinim biki irilmesini) yazıyor. Ve ilûzede ehlivukuf olarak encümen ^n„o-mî kâtibi Avni Erbabacar. âza. dan Efdaleddin Tekiner, Nu:i Ebussuudoğlu ili» Kütübhaı.sı i Refik Turanın (1- elverişli ■ duklan yazılıyor.
Mahkemede encümen urr.uinî-kâtibile Efdaleddin ve tu Bursa Müzesi Müdürü Raza Yal gmı tayin ediyor. Ve icab edenlere de gerekli tabligat yapılıyor.
Nihayet, bazı kısım lanın ? - • -ğıya naklettiğim mufassal ra-
-
(•lû
(D Bu satırların muhu. -lan Vcfik Tura, o tarihle râ' )? e ok evvel umumî kâtibliktf n l.nmış, kvtübhan c m ıi t( h (■ ıstı memurluğuna verilmişti. )'ttze idaresinde başkit.abctlr r,„ .. men umumi kât ildiği şai() hidi ahde içtima etmektedir.
rt-




Ol-
por tanzim edilerek veriliyor:
(Asariatikadan bir vazonun topraktan çıkıp çıkmadığını vû ne kadar evvel topraktan çıkmış olduğnun tayin ve tesbitı i çir._ vukuf ehli tâyin edilmiş
dudundan 9-4-943 cuma günü sa at on altıda İstanbul asliye birinci hukuk hâkiminin niyabeti altında İstanbul Arkeoloji Müzesinde alâkadarların huzu ile Vınlanarak tahlif edilmiş olduğumuz halde ifayı vazife eyledik,
İçtima eylediğimiz müzenin salonunda heyet müetemı olduğu' halde bahis mevzuu vazo ve müze memurları tarafındım heyet önüne getirildi.) denildikten sonra vazonun hijviyeti hakkında muktazi tafsilât yazılıyor. Ve (Görünen çiçeklenme ve de linme -ve oksid reDgi nazara a-lmdığı takdirde bunun topraktan çıktığı zamanın 10 - 12,s-) neyi tecavüz etmiyeceği anlaşılmaktadır.
Daha evvel topraktan çıkarılmış olsaydı derece derece zamanın uzunluğuna göre çiçek! -r çokalmış ve delikler dah? bü . ü-müs ve artmış ve bilhassa silinip süpürülmeden naşi üzerinde toprak izlerinin bulunmam olması icab ederdi. Binaenaleyh .vazonun topraktan çıktığını ve bunun da on, on iki senevi geçmemiş olduğunu mübeyyin i.sbn (Dşvavıı fj ııcıd't
I Crünün Mevzuları
Açlıktan ölen -müstahsil-
bîr
Bu millet ftç buçuk kişinin idaresizdi ydzfinden ouneğe lâyık midir?
Ali Z. Çubanofllu

M
U

(
D d daresizliğin, lâkaA dinm
hülâsa hodgâmlığuii dere cesine bakınız. Bir taraf-ta; sabık bir vekili liyaktiszıiiği dolayısile sigaya çekilirken beri yanda açlıktar ölen bir millet.
Bir tarafta: af kabul etmez Lir günahın darbelerini nisbeten hafif letmek için canla başla çalışacağı yerde, köylerimizdeki açlığı m kâr eden valiler; beri yanda muhalefet liderine, köylerinde a hkr tan ölenler bile olduğunu itiraı e-derken göz yaşlarırtı zapted mi? yen perişan köylüler.
Bu ne acıklı trajedi? Ti; atro sahnesinde bile: temsilî mahire:te oynasa insanın göz yaşlarım cib olacak bu felâketin acaba sebebi nedir?...
Harb mi?... Yoksa kıtlık mı?...
Hayır hiç biri değil, sadeee bu milletin kara bahtı. Hem bu kara milletin kara bahtı.
«Kişi noksanını bilmek gii.ı irfan olamaz ) derler. Maalesef k -surlarını da bilmiyorlar. Ne nıs-bette olursa olsun işledikleri hatâları, gayet tabiî olarak karşJa-yıp, hesab sorulduğu zaman, alın-larmın açıklığını işba t edecekleri yerde bir izzeti nefis meselemi telâkki ediyorlar. Bakanlık sandalyesi keyfî hareketlerle mukayyet değildir. Gün olur adamın j’akası-na yapışıp hesab sorarlar. Mesuliyet sevgisi olan bir insan ou ie-ticvabdan asla kaçmaz. Bilâkis kendisine atfedilen suçta şayet gıi nahı yoksa bir an evvel temize çık mak için sabırsızlanır.
Bu millet harb senelerinde dahi aç kalmamıştır. Şayet ölürse vatanı için harb meydanında şehid olur. Yoksa üç buçuk kişinin idaresizliği yüzünden ölmeye lâj.k mıdır? Müstahsil vazij^tiııde olan köylülerimize bu gibi sıkıntılar çok acı gelir. Çünkü onlar: kendilerini aç bırakanları da doyuıanak fadırlar.
Bir milletvekili kalkıyor ve diyor ki:
— Biz seDi affettik, fakat n?.,’et affetmiyor...
Bu sözü hangi der?... Milletin ilelebcd af fetm iveceğini vekili nasıl affeder?
İşlediği suçtan • dolayı bir iki kişiyi mutazarrır ferdi, nasıl cemiyet yakasından tutup adalete teslim ediyorsa; döviz sevdasile on dokuz milyon insanın gıdasile oynıvan şahısları da behemehal adalete teslim etmek lâzım dır. Çünkü bu iş bir parti, bir siyaset oyunu değildir. Hayatî bir meseledir. Şıımulü bütün bir mem Iekettir.
Velev ki döviz kıtlığı dolayısile

'Hlf
i mantık kabul e-affetmediğini ve milletin
** •
nihayct eden bir
hru
âcileıı ihracat yapmak zaruretinde kaldığımızı farzedeiim. Acaba g -len dövizler ne oldu ?... Memleketin lüks hayatı pahasına olan ,'a-tiyacından daha mı elzem bir yere harcandı?... Yoksa lüks eşyası i-çin yüz binlerce liralık lisan. l:w mı verildi? Ve yahud da. tetkik seyahati ve ticarî anlaşmalar n gidip te hiç bir şey beeererue.b n dönen heyetlerimize mi sarfolııu-du ? Bu cihet de tabiatile ntcçh jL îşin bu hakikî veçhesi ifşa • ölmedikçe devam edecek olan nutç-huliyetiıı şimdilik bilinen iki thrıfı var.
Birincisi; açlıktan perişan oluı , ş mağdur bir millet ki bu millet ;(ı. ı-di gözleri yaşlı bir vaziyette ferdini anlatacak adam arıyor, tkin cisi de milleti açhğa kadar süuk-liyen şahıslar ki bu şahıslar ia şimdi hâdiseyi nasıl örtbas ed( diye çare arıyorlar.
Tarih bir tekerrürden ibarettir. Mazide de bu kabil vakalar olmuştur. Ve müsebbiblerinin akıbetleri de malûmdur. Ancak o dfevir ile bu devir arasında uçurumlar vardır. Belki o devirde bir nazır yaptığı bir işten dolayı hesab vermeli lüzumunu dahi hissetmezdi. Belk de karşısında kendisinden hesal soracak tek ferd bile bulamazdı Lâkin bu vaziyet aramızda tanın men aksinedir. Kim olursa olsun milletin karşısında hesab vermekten imtina edemez. Ne kadar kaçsa günahı bir giin ayağına dolaşır.’
Netice itibarile ortada işlenmiş bariz bir hatâ vardır. İster bir ay sonra olsun isterse bir sene sonra olsun eninde sonunda sebeb olanlar hesab vermiye mecbur olacaklardır. Belki bir ay sonraya atmak suretile zamandan kazanıp işi ört bas etmek istiyorlarsa şimdiden haber verelim ki yanılıyorlar. Çiia kü bu millet yapılan iyiliği de, kötülüğü de asla unutmaz.
Gelelim buhranın nasıl önüııi geçilebileceğine.
Gerçi yeni mahsule kadar bu buhran tamamije bertaraf edıl(^ mez. Silolarda buğdayın kırıntılı kalmadığından ancak yeni ma sül imdada yetişebilir. Muvakkat olarak hayır cemiyetleri, büyük şehirlerden toplanacak teberrular ve hükümetin fevkalâde tedbirler ittihazile açlık sıkıntısı kısmen iza le olunabilir. Şayet bu da imkân • sizse», âcizane olarak hükümete a. şağıdaki beyti hatırlatıyorum. Bu beyti tabettirip tayyare ile köylerimize atsınlar.
«Mihneti kendine zevüctnıektie âlemde İniner» Gamı şadii felek böyle gelir büy le gider»
4 •
alı

■ V

YENİ 81BIW
SAYFA: 5
Dünyanın en büyük ticaret fuarı
(Bitarafı 4 üncüde) tür endüstri şubelerinde İlmî kont rİ-oı rnetodlarile optik âletlerin kul lemiışı gittikçe taammün etmekte-u. .
Bu şubede 40 muhtelif tonda renk süzücü, enfraruj ile ültra violet ışığı nakleden camlar görülecektir. Film projeksiyonunda kul lan hnak üzere ısı maseden ve sıcağa dayaıuklı, dolayısile sinema filmini ışık kaynağının neşrettiği hararetten koruyan bir cam keşfedilmiştir. Fotoğraf teçhizatına gelince, muhtelif tipte fotoğraf nı;'kinesi, dakik âletler ve fotoğ-çılığa aid sarısız yenilikler görülmektedir.
Bu meşherden fırça dairesine ilmektedir. Burada her renk v( biçimde fırça teşhir edilmektedir. Karşıda, fantazi eşya sergisi »ardır. Burada görülecek muhtelif cins ve desende çakı, sigara tabakası, çakmak, cep feneri ve sayıla-mıyacak kadar mütenevvi hâtıra ve hediye olabilecek küçük eşya zi yaretçiyi her halde bir hayli ilgilendirip oyalıyacaktır. Bir hayli kalabalık olacak bu kısımdan büyük Holl'ün yanındaki bir salonda, acılan yazıhane eşyaları dairesine geçilir. Burada büro ve yazıhanelerde kullanılan en küçük zımba makinesinden en modern lıesab makinesine kadar teşhir edilmektedir. Şinjdiye kadar imal edilen en küçük yazı makinesi, kullanılışı gayet kolay’ ve her cins kâğıt, tahta, metal, cam, lâstik, dokuma ve plâstik üzerine renk basan bir makine görülmektedir. Bundan başka para sayan her tipte vezne, dosya dolabı, dahili telefonlar, kasalar ve yorulmadan rahat bir çalışma temin eden her cins yazıhane eşyası vardır.
Empire Hall'da her tipte radar teçhizatı, polis, itfaiye, sıhhat teş kilâtları ve demiryolları idareleri tarafından kullanılan her tipte i-kaz cihazı teşhir edilmektedir. Bu şubede radarla garib bir arkadaşlık eden piyano ve musiki âletleri bölümü de vardır. Minyatür dik piyanodan büyük konser piyanola rina kadar her cins musiki âleti ve bu meyanda elektronik (boru-suz) orglar da teşhir ■dir.
Yığınla, teşhir edilen meyannıda. en modern uçak, top ve gemi
tutun da muhtelif desenlerde çocuk arabaları da bulunmaktadır.
Bu halfan, Fuarın en kıymetli kısımlarından birine, mücevhercilik şubesine geçilmektedir, Lond ra kulesinde muhafaza edilmekte olan kraliyet mücevherleri hariç, burada hakikaten krallara lâyık taşlar görülmektedir. Prenses Eli-zabeth, gerek düğününde ve gerek 1947 4eki Güney Afrika gezisi sırasında kendisine hediye edilen pırlanta ve mücevherlerden bir kısmının teşhir edilmesine müsaade etmiştir. Ayrıca Kemberiey’ elmas madenlerinin bir modeli de yapılmış olup, elmastraşçılar ziyaretçilerin gözleri önünde çalışacak fardır. Bu şubede cn büyük ilgiyi, Prenses Elizabeth’e düğün hediyesi olarak Güne.v Afrika Birliği tarafından verilen 54 kıratlık yron-tulnr.ış pembe pırlanta ile yine ay’-ni Dominyonun Prensesin 21 inci doğum yıldönümünde hediye ettiği pırlanta gerdanlık uy andıracaktır. Prensese aid diğer hediye mücevherlerden çoğu da vitrinlerde görülebilecektir. Ayrıca da Beers ş.zketi, Sierra Leone işletmelerinde bulunan dünyanın en iri yontul-
tdareci göz le aktüaUteler
edilmekte-
mamuller otomobil, modellerinden
ki,
Avıupaya yürüyen
muş elmasını, 770 kıratlık bir taşı teşhir etmektedir. Ayınca pahalı sahici taşlardan başka, bir çok firma taklit fantazi mücevher kol-lcksiyonları da arzetnıektedir.
Bundan sonra Earl’s Coui’t pavi yonlarını görmek istiyen ziyaretçi, özel otobüslerden birine atlar ve bir kaç dakika sonra hemen hemen kendi başına ayrıca ve nıuaz zam bir Fuar olan bu kısma gelir. »Binanın birinci katında, 300 den fazla firmanın iştirak ettiği doku maaıiık ve kumaşçılık şubesi yerleşmiştir.
Burada buruşmayan, kat tut-mıyan kumaşlar, yünlü, ipekli ve pamuklular üzerinde rapılan mütemadi araştırmalar neticesinde el de edilen her türlü terakkiler ve yenilikler tetkik edilebilecektir. Bu günlerde kadife kumaşlara pek fazla rağbet olup, gerek bu ve gerek diğer cinslerde sayısız çeşitte kadın elbiseliği teşlıir edilmektedir. Bu kısımda gösterilen mobilyalar bilhassa denizaşırı piyasaların talepleri göz önünde tutularak imâl edilmiş, gayet lüks, modern ve stil ev eşyası bulunmaktadır.
■ ■■ ■■■ .......................
Amerikan yarıdmı süratlendiriliyor
fBnstarafı 1 incirle) dan temmuzdan sonraki devreye aid yardımın da bugünler -den itibaren yapılması karar -laşıru ştır».
Bu suretle donanmamıza iltihak edecek olan dört denizaltının da şimdiden Amerikadaki üslerinden Türkiyeve müteveccihen yola çıkarıldığı hükûme timize resmen bildirilmiştir.
Bu denizaltılar Amerikan mü rettebatı tarafından Amerikan havrağile sefer etmektedir.. Denizaltıların yabancı bayraği-le Boğazlardan geçmesi Montrö mukavelesi hükümlerine ay. kırı olduğundan denizaltılar doğruca İzmir limanına geleceklerdir.
Bayjnk çekme töreni îzmir-de yapıncak, veni dejıizaltdarı mız bundan soyma Boğazlardan geçecektir.

Solcu Hocalar
Baş tarafı 3 üncüde
manidir ve bundan rencide olur.
Bu hareket tarzı demek delildir
profesör her hangi bir korkudan, izah ettiği na^ariyeyi bir neticeye bağlamı yor ve yahud baghyaınıyor. Esasen hoca bitaraftır. Belki buna tarafsızı^* gı manidir*
Esasen üniversite hocalarının İçinde/ kaç tanesi, gerek telifi andıran ki taklarında gerek toplama şeklindeki not ? larında, muayyen Ilım erbabının Urıf, ) taksim, ve iotihadlarından başka ay- ( rica bir ilmi noktainazar dermeyan 5 etmiştir, Ç
Bu husustaki Oevlet Şûrası kararı-/ na gelince: Devlet Şurası bilmez mi J ki, kararları memleketin vaziyetine ver zamanına göre mevzuata bir elestikb C yet verir. Ve mevcud bütün Devlet ç Şûraları bu zihniyet altında çalışır J ve memlekete çok nafiz hizmetler rür. Buğun millet, bu elestikiyetin essüsünü isliypr.
Buyuk MHiet Meclisino gelince; Bu pek basit mes'eleye gelinceye kadar, bu yüksek meclis ne büyük ve ne azametli Inkılâbları büyük bir muvaffakiyetle başarmıştır.
Milli Eic 'D.ı Bakanının tereddüdünü veya prosedür sevdasını bir hamlede parçalayıp otamaz mı?,..
Memleketin yüksek menfaati, milletin kanun harici telâkki ettiği bu mov zuda daha kıskanç hareket etmelerim âmirdir.
Millet bunu İstiyor.
İDARECİ
gö-te-



Rus ayısı
I T"""'
(Baştarafı 1 incide) lauan veçizeleri taşıyıp taşımadıklarını sordum.
Fakat hayır, meğer bu ilanların da dilleri değişmiş ve:

Rusya hakkında tahkikat açılması
Kenan Öner bugün şeıırimizda
7 IM * ■ ■ ■ ■ ■
Kral Abdullah’ın yeni bir teklifi j fBaştarah 1 incide) ni olmak için bu tedbirin Yahudi-1 lercc de muvafık görüleceği ümidi ni izhar etmekte ve: ( Bu dogra-l^mpnııv durdurulması için her şeyin müdahale yolunda yaptırdığını ► söylemektedir.
Konsey raporunu hazjrhyamadı-ğı için Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı bugün yapılamamıştır. Genel Kurul, Filistin meselesini görüşecekti.
Bugün Filistinden pek az haber gelrpiştir. Amb kuvvetlerinin Güney Fillstindehi Yahudi müsta me-relerine hücum ettikleri gelen haberler arasındadır.
Milletlerarası Kızıl Haç teşkilâtının Kudüsteki delegesi, bugün, Kudüs Kızıl Haç ın idaresine vermek hususunda yapılacak teklifi müzakereye hazır olduğunu tekrarlım ıştır»
Mütareke müzakerelerinin neticeleri alınıncaya kadar Kudüsdeki (Ateş kes) emri, dir.
MUVAKKAT
Lake Succc-ss: 4
miş Milletler Himaye idaresi Konseyinin dünkü toplantısında. Arab larla Yahudiler. Kudüsün sur için deki kısmında ateş kesmeyi kabul etmişlerdir,
Yahud mümessili bu mütarekeyi muvakkat olarak kabul ettiklerini, şehir kapılarından Yahudilerin ser betçe girip çıkmaları için yakında yapılacak müzakcrelpr neticesiz kal dıgı takdirde anlaşmanın da bozulacağım belirtmiştir.
YAHUDİ TETHIŞ HAREKETİ TEKRAR BAŞLI YAC AK Tel—Aviv: 4 (A,A » — Yahudi
devam etmekte-
MÜTAREKE (AP* — Birleş.
adile Abbasiye saltanatının birinci halifesi olan zattır. Birçok vak’alardan sonra 124 te Mu-hanımed do ölüyor, vaeiyeli mu-ı (ibitıce yerine büyük oğlu İbrahim imamete geçiyor. Davet igi yine de devam eylemektedir. Bu nun zamanında kuvvetli ve ted-birli bir hükümdar olan Hişam ı vefat ederek yerine ikinci Velid t P’bi bir edepsiz geçmiş, diğer [ Lıraftân Ebû Müslim adlı Hora , sanlı cesur bir gene de lbra-( hım nam ve hesabına çalışmağa ) başlamıştı. Velid; hilâfet maka-
• nundan hal’ ve katlolunmuş ve ; yerine geçen üçüncü Yezid ile t İbrahim dahi '-bir sene içinde ı tahttan uzaklaştırılarak mukte-[ dir ve cesaretli olduğu kadar
• da talihsiz bir hükümdar olan ' ikinci Mervan (Mervanı Himar,
Mervanı Ca dî» makama geçmiş ise de, Ebû Müslimiıı ayağa kaldırdığı halk ihtilâl kuvvetlerine mukavemete imkân kalmamıştı.
----------------------- - - - .— fBaştarafı 1 incide) dir. Ankaradaki konuşmalara iştirak eden Kenan Öner, bu akşamki ekspresle îstanbula ha reket etmiş ve kendisile görüşen gazetecilere buradaki temaslarından. çok memnun olduğunu ve işin nihayet tahakkuk ettiğini ,\)ylen;iştir,
Kenan Öneı’i bu akşam gar-de uğurlayanlar arasında Hikmet Bayur, Osman Nuri Koni, Mustafa Kentli, Enis Akaygen ve Osman Bölükbaşı da bulunmuştur. öğrendiğimize göre, Mareşal Fevzi Çakmak da partinin kurucuları arasında bu-lunfnaktadır.
Kendisile görüştüğümüz ku -ruculardan birisi Mareşalin yeni partinin lideri olmayı kabul edip etmediği sualine henüz kurulmamış bir partinin liderliğine kimin seçileceğinin biline-miveceğini sövlemis ve bu gibi usullerin ancak Halk Partisinde cari olduğunu sözlerine ilâve etmiştir. Alâkalılar, yeni parti için resmî makamlara yapılacak müracaatın henüz er -ken olduğunu, hazırlıkların daha bir müddet süreceğini bil -d i rm islerdir.
Hikmet f’.ayur’un makaleni
Ankara: 4 (Hususî) — Bugünkü Kudrette İsmet İnönü ve Celâl Bayarm yazıları dolayısile başlıklı makalesinde Hikmet Bayur, şöy le demektedir:
«-İsmet lnönünün yazısında iki esas göze çarpmaktadır. Birincisi onun partiler ve her şeyin üstünde bir durum almasıdır. İkincisi ise 12 Temmuz anlaşmasından sonra Demokrat Partiye tutturulan yolu övmesidir. Hem devletin hem de iktidar partisinin başkanı bulunan bir kimsenin bu tarzda I yazı yazmıya hakkı olmadığı apaçıktır. Herkes biliyor ki Anayasanın hükümleri ne olursa, olsun Bay Hilmi Uranın C. H. P. si baş kanlık yetkilerini ne kadar devr almış görünürse görünsün yurdumuzda her işte son söz hattâ bunu istediği vakit tek söz sahibi Bay İsmet tnönüdiir. Bu böyle olunca halkı ezen kötülüklerle ciddî hiç bir mücadelede bulunulmadığı ve bir çok tahkikat dileklerinin örtbas edildiği bir devirde Bay İsmet lnönünün her şeyin üstünde yüksek bir hakem tavrı alması ta mamiyle yersizdir ve eğer tâbir caizse manevî salâhiyetinin dışın-
dadır. Onun bilhassa, şu. cümlesini hayretle okuduk. Dünyanın nereye varacağı belli olnuyan buhranı içinde Tlirkiy /nin Demokratik gelişmesinin zahirsiz ve salim bir ha va içinde ilerlemesi memleket için hayati bir ehemmiyettedir. Her hangi bir sağ duyu sahibi pek güzel takdir eder ki dünya buhranlar içinde yuvaaiaaırken. bizim en. sağlam dayanağımız halk da iktıdar-dakilere karşı tanı güvenin olmasıdır .
Bayur bit makalesinde bu güvenin buhıumadığuu kaydettikten sonra Celal Bavarın makalesine temas etmekte ve:
(12 Temmuzdan önce Demokrat Partinin başındakiler ajıa dâvanın şahıs ve zümre egemenliğin! yıkmak ve bu amaçla kanuni heı çareye baş vurmak olduğunu ancak bu sayede gelişeceğini anlar gibi davranıyor ve mücadele ediyorlardı. Hürriyet Mısakuu da bu uğurda bir vasıta sayıyorlardı, herkes de hu yüzden onlara yardımcı olmuştu. Şimdi ise bu yoldaki mücadele bırakılmış ve biz iktidara geçersek lıer şey düzelir gibi bir parola ortaya çıkarılmıştır. Bir yandan halka bu söylenirken öbür yandan Demokrat Partinin kurucuları Bay Hamdullah Subhi Tanrıöver vaaıtasile iktidar partisi şefine C. H. Partisini sarsmayı ve devirmeyi istemediklerini ve kendilerini en i) ı Cumhurbaşka nı saydıktan teminatını ulaştırmış lardır. Bay Hamdullah. Subhi Tan-növerin bundan bir ay önce 3 Nisanda Tasvir gazetesinde bu keyfiyeti açıklamış olmasına rağmen henüz hiç bir yalanlamaya kalkı-şılmamıştır. Bu biçim teminat alan Bay îsmet îuönünun, Demokrat Parti kurucularından sabık müsta kil grup başkanı Bay Rana Tarha ndan daha memnun olmasına ve onların gidişlerini bir makalede övmesine şaşmamalıdır., demekte ve Demokrat Partiyi memleketin asıl yaralarına el koymamakla it-tiham ettikten sonra makalesine şöyle son vermektedir:
• Bütün bunlar başlıca üd parti arasında belki tatlı bir hava yaratabilir. Ancak halkla iktidar ve onun örtülü destekleyicileri arasın da en zehirlevioi havalan doğum1 ve yaşatır. Muhalefeti samimî ve ciddi kılarak düzeltilmesi ve ortadan kaldırılması gereken hava ise budur. Bunu anlıyan ve hiç olmazsa anladığını açığa vuranımız pek azdır.i'
kir makamla acı acı ulurlar.
Her kumpart^jıanda dört kişi idik. Kumpartımanlar da oldukça geniş, oldukça temizdi ve yavru kuş ağzı pembe perde -İerle süslü idi.
Orada buna (yumuşak vagon) diyorlar: Evet, Rusyada (yumuşak vagon) da var, (sert vagon) lar da.
Haydi canım, Sovyetler hükümeti istediği kadar kelimeler üzerinde oynasın, fakat her yolcu Rusyaya ayak basar bas #(ıaz, pek âlâ anlıyor ki, bu mem 1 _ f _ _ I ı V A f 1 • __ •
» savi» ve kardeş «sayılmalarına rağmen, diğer kapitalist r.j^emleketlerde olduğu gibi, katarlarda sınıflar vardır ve bu rada da tıbkı kapitalist ülke -lerde olduğu gibi hükmeden pa radır.
Sonra gene her yolcu, yapacağı müstakil seyahatler neticesinde pek âlâ kavrayacaktır ki, bu «yumuşak vagon1 lav an c?k Kızılordu zabitleri, yüksek memurlar, parti kocamanlan ve karaborsa mensublarının şa hıslarına mahsusdur.
"hıturist,, in azizlikleri
— âvet efendim, pek raha-tiz!...
Hareketimizdenberi beljri on defadır bu cevabı veriyo -ru?.
Bizi «înturist» himayesine almıştır ve bu seyahati onun sayesinde yapıyoruz.
Hududda pasaportlarımızı kim muayene etmişti? înturist. Bizi katara kim «yerleştir -miş» ti? înturist.
Moskovadan dört yüz kilometrelik bir mesafede bulunmaklığımıza rağmen, oraya va rınca ineceğimiz otelin ismini, hattâ odo numaralarımızı kim tesb.it edip bize haber vermişti? Gene înturist.
şeref,
§cref şcwıh Iiızıloı'iii(/)'tvu^a9 Garp cephesi savaşçılaruuı minnetta
w
Anayasa koruyucusu Stalin yoldaşa hamdolsua
Kabilinden cümleler taşıyor-larmış.
Hakiki halk nerede,
İşte «Brest Litovsk - garının e lekette herkesin, birbirine «mü-penbemtrak diyarlarında bun-1 lar göze çarpıyordu. Bunlar-. dan başka beş yıllık plânla dahilî istikraza aid büyük levhalar da vardı.
Bana öyle geldi ki, burası bit şömendöfer istasyonu değil, muazzam bir kabul resmi ma -halli idi.
Bu kocaman resimlere, şu kızıl fitâma ve kordelâlara bakarken zihnimi kurcaladım ve buna yakın bir manzarayı Fran şada «Salon» istasyonunda da gördüğümü hatırlar gibi oldum. Bu istasyonda Mareşal «Peta-iıı» in memurları esirlikten Jö nen yurddaşları karşılıyorlar.1 Ve onları avuçları içine almaya çabalıyorlardı.
Göğüslerinde sayısız nişanlar taşıyan Sovyet zabitlerde, siyah kaputlu milisler ya aralarında konuşuyorlar, münakaşa ediyorlar veyahud da rıh -tımda garpten gelen biz yolcuları lâkavdane seyrederek ses-
* • w
siz sadasız gidip geliyorlardı.
Fakat buraya emir üzerine yerleştirilmiş olan bunlardan başka kimsecikler göze çarpm: yordu. I/ı1k, hakikî ahali nerede idi? Hani şu her şömendöfer istasyonunda saatlere#» katar bekleyen ahali nerede i-di'
İşte ben halkı istasyonun da hilî holünde keşfedecektim.
Leııin, gene o, dıvarda asılı durduğu mevkiden sessiz sadıksız iskemle ve sıralar üzerine yığılmış bu perişan halkı sey -rediyordu.
Dakikalarca bu ihtiyarları, bu kadınları, bu yavruları ve b u e; '(
Acaba uyuyorlar mı idi? Ha yır uyumuyorlardı, fakat. Hiç bn isj de beni görmek istemiyordu ve (Lenin) orada, asılı durduğu dıvarda kıpırdamadan duruyordu, bavullar kıpırdamıyorlardı ve bu halk kıpırdamıyordu.
Topuklarımın zgmin üzerinde çıkardığı sesleri uzun müddet dinledim ve kendi kendime bıı adamları anlamanın güç biışey olduğunu mırıldandım ve., dışarı çıktım.
Bir oparlör neş’eli bir sesle uluyordu Fak v söylediği şey enternasyonal marşı değildi «Karmen» oneı-ası idi.
Kar vağıvordu.
Uluyan Moskof trenleri
Rıısva Sovvetler Birliği ton-raklarında trenler düdük çalmazlar. Bir nevi uzun ve hazin
kleri süzdüm.






M

Londra: 4 (AP) — Doğu ve Orta Avrupa memleketlerinden Batıya kaçıp Londrada bir teşkilât kuran sıvacı mülteciler bugün Rüsyaya ba rışı tekllkeye sokmakla itham etmişler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin vatanlarında Ko münlzmin yayılışı hakkında tahki kat açmasını talep etmişlerdir,
Vesikada Ruthenya. Ukranya, Ru manya, Lltvanya, Bulgaristan, Mil li Çek Komitesi, Estonya ve Latrla temsilcilerinin de imzaları bu Ilınmaktadır,
Amerika, 4 sene sonra Avrupayı terkedecek fBaştarafı 1 incide) Çok tabiî olarak ne birinde
tedhiş hareketine mensub olan Stern çetesi, bugün Fislltlnde»(i İn gilizlerle mütarekenin sona erdiğini bildirmiş ve bilhassa şöyje demiş, tir:
İngiliz düşmanlarımızla doğrudan doğruya yaptığımız savaş yeniden bağlıyacaktır.
Bu hususta neşredilen ve Fillstl-ne İngijlz takviye »çıtaların gönde-' riJmesine bir cevap teşRi] ettiği söy leneıı tebliğde, Stern grupunun he defi. Ingiliz ordusunun mukaddes topralclarda nizam ve kanuna riayet ettirmeğe muktedir bulunnıad1 ğmı isbat etmek istediği kaydolunmaktadır.
Buğday ihracı fBaştarafı 1 incide) mek isLemesi. yeniden bazı tefsirle re yol açmıştır, O zamanki hükümetin bazı âzalarının bu şekilde bir beraberlik hisseleri yani başında ıh rac ınüsadesi almış olan ve ismi ur taya atılan şahsın da tek adam ol-madiği, bu işin böyle bir zincirleme vasfı mevcut bulunduğu ve zincirin halkalarının oldukça mühim ban isimleri de ortaya atacağı muhakkak sayılıyor,
Diğer taraftan toprak ofisindeki tahkikata dair geçenlerde verdiği miz haberleri tamamlayıcı mahi--yette yetkili ve alâkalı bir zat bana şu beyanatta bulunmuştur:
«Toprak ofisindeki tahkikat evvj lâ teftiş mahiyetinde olarak ocak ayında başlamıştır, Gazetelerde bu nun için rivayetler vardı- Bu pislik lerin ne dereceye kadar doğru 4-duğuııu anlamak İstemiştik. Taliki katın daha bltarafane olması için ticaret müfettişleri yerine maliye mUfettiklerl İkâme ettik, Tahkikat heyeti bir şef ve üç Maliye mutetti şindeıı terekküp etmektedir, Bunlar o zamandanberl teftişler yaptı lar. Teftiş safhasında soruştuın.a yapılması lüzumu hasıl olursa tali kikat safhasına girmişlerdir işin 1-lerl de teftiş kısmını bitirerek tah klka safhasına girmişlerdir işin -çinde kirli şeyler varsa muhakkak ortaya atılacaktır, Karakterimiz böyle şeyleri saklamak İçin katiyen müsait değildir,
yım.
ve ne de diğerinde değişmez bir mahiyet mevcud bulunmaktadır. Bizim devletimiz de dahil olmak üzere bütün devletler bazı devlet teşebbüslerine girişmişlerdir. Ame rikada devlet teşebbüsünün daha iyi çalışabildiği bazı sahalarda bu yola ba§ vurduk. Fakat kanaatimce Amerikanın dünyanın her tarafındaki diğer milletlere yardımda bulunacak bir kabiliyette olması keyfiyeti tabiî bir dinamizmle mücehhez olan ve geniş bir ölçüde bağlı bulunduğumuz özel teşebbüsün bir neticesidir. Fakat bu bahis mevzuu değildir. Arzu ettiğimiz şey Avrupanın kalkınması ve refahıdır.
Durumumuz çok basit ve açıktır. Görevimiz Avrupanın kal Ummasıdır. Görevimizin Avrupa kıtasına gitmek ve bu kıtayı ıslah etmek veya buna mümasil bir şey yapmak olmadığı zannındayım.
Avrupanın kalkınması programı nı halk kütleleri üzerinde bir baskı icra etmek için kullanmak yolunda hiç bir niyet mevcud değildir. Avrupayı dört seneye kadar terketmek arzusundayız ve terke-deceğiz. Bu Avrupa memleketlerini Dominyonlar veya tâbi devletler haline koymak arzusunda o-lup olmadığımız sualine verilecek en iyi cevabdır.


i



(


Şöhreti belki sizce de malûm zarif hanımlardan aldırınız mektuplardan:
... Hayranı olduğum
KREM PERTEV in hakiki bir Türk mahsulü ol ması itlbarile de sizi tebriki...
(

Yhzhii. Ogau
Yunan kabinesi değişiyor fBaştarafı 1 incide) de vilâyetlerde olmak üzere 151 komünist kurşuna dizilmiştir. Bunlar, 1944 isyanında suçlu i-diler ve temyiz Italebleri red-olvnmuş idi. Yunanistandaki müşahidlere göge idâm kararı, komünistler tarafından Yunan -Adalet Bakanının katledilmesine karşı hükümetin cevabını teşkil etmektedir. Umumî âsa-viş Bakanı, muvakkaten Adalet Bakanlığına getirilmiştir.
C. H.P. Meclis Grupu toplsntısı (Bııjjtaraü 1 incide,) zaruretinin doğduğunu, ayni şekil de idrofil pamuk imalâtçılarının bakanlığın müteaddit ihtarlarına aldırmamaları yüzünden hariçten 20 bin liralık pamuk getirildiğini bildirmiş ve 20 bin liralık pamuktan ne gibi bir istifade temin edilebileceğini milletvekillerinin takdirine bırakıyorum» demiştir. Bu sırada Cemil Said Barlas müzakerelerin aynen nesri için başkanlığa bir takrir vermiş ve bu takrir bul edilmiştir.
Tekrar söz alan Kâmil İdil, zetolerde çıkan fıkralardan ve
zılardan bahsederek bunlardan ba zılaruu okumuş ve Behçet Uz'a cevab vermiştir. Söz. alan eczacı milletvekillerinden Muzaffer Akpı-nar da Bakanlığı yerli ilâç imalâtını himaye etmemekle itham etmiştir. M. Kemal öke ve Refet Bele îstanbulda bulunan laboratıı-varların himaye edilmesini istemiş
/
ka-
ga-ya-
Kcysan ve Muhtar — Şehrcstani ne dit/or?______
İslâm tarihinin karanlık ve korkunç bir siması ZA -) __T _ _ . 9 i
torlar — .
Yalancının yalanları! — Güvercin melekler ! Alıiret — öldükten sonra ruhun hayvanlara geçişi kuran Şi’a fırkaları
Zaten, bütün memleket ayaklan attırıyor, fakat İbrahim yakalanacağım ve kurtuluş çaresi kalmadığını anlayınca, kendisindeki imamet yetkisini • kardeşi Abdullah (Seffalı) a vasiyet eylemeğe fırsat buluyor. İbrahim, zindanda ölüyor, yahud zehir-lettirilcrek öldürülüyor, amma Abdullah yakalanamıyor, nihayet ihtilâl kuvvetleri muzaffer, devlet orduları mağlûb olarak
I
Rusya ile
i •''"ide)
Kuzey Almanyadaki üç işgal bölgesinin Avrupanın kalkın — mtsı plânına tam mânasile iştirak etmeleri hayati ehemmiyeti haizdir.
Batı Birliği
Brüksel andlaşmasına telmih eden Bevin. şöyle demiştir:
Bu andlaşma, alâkalı memleketlerden hiçbirinin hükümran lığına müşterek bir
vermemektedir. Bu andlaşma, federal bir Avrupa kurulmasını da hedef tutmamaktadır.
Böyle bir proje hayalperest lerin hoşuna gidebilir. Fakat Viz mlletlerarası işlerde pratik islere daha çok ehemmiyet veriyoruz. Biz ancak müştereken
mahiyet

ler, Mazhar Germen, Muhiddin Ba ha Pars. Feyzullah Uslu da Sağlık Bakanlığının aldığı kararların yerinde olduğunu belirtmişler ve son olarak söz alan Faik Alımed Barutçu da bu mevzuda izahlarda bulunmuş ve müzakerelerin aynen neşri kararından hükümetin mem milliyetini tebarüz ettirmiştir.
Bu arada verilen bir kifayeti müzakere takriri kabul edilerek toplantıya son verilmiştir.
Grup Behçet Uz’ıın vermiş olduğu izahatı tatminkâr olarak karşılamıştır.
Tefrika IV. i Itt
(Din, racille itaatli) den çıkan
— Amca ile yoğm — Yine Mehdi! Keroelanın intikamı . MehdUiğin alâmetleri — Alr^ tepside kesik
— Güvercin melekler ! — Keysaniye’nin garib inançları Öldükten sonra ruhu)i hay voltlara necisi —• Bir devleti
nıış. her taraf bir başka başbuğa uyarak baş kaldırmıştı. Devleti Emeviyeniıı inkırazı ve hilâ feti Abbasiyenin teessüsü tarihini yazmadığımız için fazl? i-zahattaıı çekiniyoruz Ebû Müslim Horasan! İmam İbralıimden aldığı talimatla hareket eylediğini açıklayınca; Halife Mervan İbrahim! yakalatarak zindana
mânalar! —
Tövbe-kelleler! — - Diinya ve
batıran ve yeni bir devlet
Emeviyo devleti batırılınca, Mu-luımmed B. Hanefiyonin oğlu A-bû Haşimdenbeıi intikal eyle naiş olan (imamet1 yetkisile ve Şia fırkasının lıimmetile Abba-siye hilâfeti kuruluyor ve imam Abdullah. Devleti Abbasiyenin birinci hükümdarı (Abdullah» cluvor. H ^ınavareasma kan do kücülüğünden dolayı Seffalı lâkabını almıştır.
anlaşmak ortaya konabilecek olan şeyle ri ortaya koymak taahhüdün de bulunduk .
Şurasını da belirtmek lâzımdır ki. Hollanda, Belçika ve Lüksemburg tarafsızlıkları hak kındaki kanaatlerine son veren ve tamamile yeni olan bu siyaseti kendi arzularile seçmiş lerdir:
Brüksel andlaşmasının askerî hükümlerine ve Londra’dz toplanan müdafaa komitesinin çalışmalarına temas eden Bevin, anlaşmanın tecavüz! mahiyette olmadığını söylemiştir. -ALMANYA İTTİHADI ŞİMDİLİK. İMKÂNSIZ
Bevin sözlerin devam ederek de miştir W:
— Biz Berkinde bulunuyoruz vt orada kalmak niyetindeyiz, Sinir harbinin yerini müzakerelere terk edeceğini ünut etmek istiyoruz, İn giltere Almanyanın birliği tarafta rı olmakta devam ediyor. Fakat ha kikati olduğu gibi kabul etmek mecburiyetindeyiz, Bu birliği gerçekleştirmenin şimdilik mümkün o lamıyacağı anlaşdnuştır, INGİLİZ—RUS MÜNÂSEBETLERİ
Bakan bundan sonra Ingiliz— Rus münâsebetlerini incelemiş ve , demiştir ki:
— Moskova 11e münâsebetlerimiz de yalnız Rus Milli menfaatleri dik kâte alındığı takdirde bir anlaşma ya varmanın mümkün olacağını zannediyorum, Fakat maalesef Ko münlzmi de dikkâte almak lâzımdır, Moskova taralından yapılan vo bize sunulan b'Huıı tekliflerin hedefi yalnız muayyen bir meselenin halli değil dünya Komünizmine hiz et etmektir, Kremllnin İdeolojik telkinlerinden kurtuluncaya kadar devamlı bir anlaşmaya varmak ümidi uek zayıf dır. Kus emperyalizmi ve Türkiye
Londra 4 (A.A.»
şam Avun Kamarasında Dışişleri Bakanı M. Bevin’den sonra söz alan Dışişleri Bakanlığı eski müsteşn Richard Batler ezcümle şunları söylemiştir:
«Aramıza Rus emperyalizmi nin yayılmasını takip etmeğe çalışanlar, bu emperyalizmin Çine kadar uzanmakta olduğunu görebilirler
Bu emperyaliz Türkiye üzerin k ğu baskıyı henüz tehlikeli ve nevraîı yalnız Filistin ve değil, başka ver’: le dahi bu Ilınabilir.»
I
• •
Şu özet izahaftan dahi anlaşı-c lacağıııa göre Abbasiye saltana-î tının kuruluşunda dahi (Mez-) lıet fırkaları» en büyük rolül oynamış, Şiilik ve îmamet dâva-( sı bir devleti batırmış ve yeni? bir devlet kurmuştur. Ve ne ga-) ribdir, ki Abbasiye hilâfetinin! meydana getirilmesinde en çoks gavrot ve himmet gösteren Şii-C lor; bu devletin beş yüz yirmi? döı t yıl sonra ortadan kaldırılı-? şında yine başlıca müessir ol-) muşl.rdır. Şiilere; kendi kanlarıy bahasına ve kendi kuvvetlerde* tesis eylediklerini, kendi ellerde? yıkmak; mukadderatın anlaşıl-? nıaz bir cilvesi olsa gerektir. J
★ ?
Kevsaııive kökünün bunlar-?
• a
dsn başka birçok şubeleri daha? vardır. ?
Bu ak'
min İran ve ıpMia oldu-unutmadık, 1* noktalar luıdistanda
va

J
SAFFA:•
Vapur Sefarlari
Amsterdam,
Hambourg.
FRATELLI SPERCO
Anısterdaın,
Amsterdam,
Hamburg Hambourg
beklenmektedir, beklenmektedir, beklenmektedir, beklenmektedir, beklenmektedir.
•v*.- ♦
Liman muzdadır. Limanımızdadır.
7 Mayısta beklenmektedir.
Mayısta
Mayısta
Mayısta
Vapurun ismi | Hareket tarihi
FORSVİK
MUİDERKERK
Concordia ORESTES OKİON OPEROSİTA FERNEBO Tİ1TN
Uğrayacağı Limanlar
Triyeste
Pire, Malta, Napoli. Cenova
Marsilya
Anvers, Roterdaın, Auvers, Rot ferdam, Napoli, Ccnoıa Triyftste Anver», Rottcrdam,
r
ı
4
a
r
Sayın yurtdaşlara
*
) A
97,26
20,90
20,10
20,65
ve Âum&rfau ıc/fiafmaceram
SUMERBANk İPLİK DOKUMA MÜESSESESİ BAHÇEKAPLBEYOGlU MAĞAZALARINDA PERAKENDE SATILMAKTADIR.
TRANSMARİN
İsveç Vapur Kumpanyamı Helsinboıg m/s GUNDA 12-ve-15/5/948
«/s ULLA 25-29/5/948
Yukarıda gösterilen limanlardan yük getirecek ve ayni limanlar İçin yük kabul eder

F r a t e II i Sperco
Deniz Acentası — Seyahat Bürosu
ıst. Borsacının 4/ö/194i Fiyatları Londra j
Nevyorh Paris
Cenevre tı
Amsterdam JL
Brukse]
Prağ
Stok hol m 7
Lizbon ı
ESHAM VE TAHT JLÂT
6 Kalkınma 3
7 Milli M- dafaa 1
7 Milli Müdafaa 2
7 Ml]li Müdafaa 4
Adres
112
114
I 15
124 Mayısta
25 Mayısta



|Dabkovlç..şk.
B Vapur İlânlan
STEVENSON LINE
şimaıl Amerika muntazam hattı
s/s DİANA H. PONCHELET 5/Mayıs/948 de
Nevyorktan Bekleniyor
e
• *

H, PAYKURİC
Yugoslav muntazam hattı Adriyatik limanları için
Yugolinya - Riyaka s/s Hercegovina Limanımızdadır.
Tiryeste ve Riyakadan yük getirir ve bu Umanlar için yük kabul ederler.
V
a
ı
9.
r
..


STAUBO LİNE
Oslo, Norveç vapur kumpanyası Nevyorlo ile Türkiye arasında muntazam vapur seferleri, m/s HAV
20/Mayıs/948 s/sSÖNNAVİND 20/Haziran/948
Yukarıdaki vapur Nevyorktan limanımıza mal getirecek ve limanımızdan LATAKE — BEYRUT — HAYFA — İSKENDERİYE ve NEVYORK
için yük ve yolcu kabul eder. B) t.ün tafsilât için Galata Tophane Eski Yolcu Salonu karşısında Frank Han 3- Kata müracaat Tl: 44707/8



Satılık Deniz vasıtaları
den 400 tona kadar motör-
İsveç ve Ingiliz deniz vasi
talan satılıktır, Galata Fermeneciler Yeni Han 6 No: da
O, K, Görener,
80 lü
a
w
• •

Zayi
Üsküdar, Mal Müdürlüğün -den almakta olduğum emekli maaşımda kullandığım tatbik mührümü zayi ettim. Badema imza kullanacağımdan mührün hükmü yoktur.
Üsküdar İnadiye Gündoğu Caddesi 112 de Abbas îrez.

Tashih
İstanbul Defterdarlığından:
30 Nisan 948 tarihli Yeni Sabah gazetesinde çıkan »Kapalı zarf usu llyle mobilya yaptırılacak» başlık lı ilanda yaptırılacak mobilyaların keşif bedeli 89685 lira İken 89675 11 ra olarak yanlış yayınlanmıştır, Tashi ve tavzih olunıır.-
Hııdavendigâr han Galata Telefon: 40919
Hollnnd Austrahe Lijn Rotterdam | MiUDERKERK Vapuru Lirnanınıızdadır d&ğru MARSİLYA için eşyayı tic iriye tahmil edecektir
■CrotaUİ Cnnrn Va müracaat. Galata Hüda-|l f u 18iII öpSrCOvendigâr Han Telefon 40919

Türk Hava Kuruntunun üç tayyareden mürekkep bir filosu Yeşil-köyde bağış mukabilinde halkım,; can arzu edenleri İstanbul üzerinde uçurmakta olduğu, uçmak isteyenlerin Yeşilköy hava meydanındaki fi lo komutanına müracaatları ilân olunur.
1 — idaremiz ihtiyacı için 10CÛ metre lâstik hortum pazarlıca sa tın alınacaktır,
2 — ihale 17/5/1948 pazartesi günü saat 11 de Genel Müdürlük A-(ım Satım Komisponunda yapılacaktır.
3 — Tasarlanmış değeri 45000 lira, geçici güvenmesi 6750 liradır,
4 — isteklilerin eksiltmeden önce Komisyondan alacakları bir yazı Ue güvenme paralarını vezneye yatırmaları ve belirli gün şartnamede yazılı belge ve makbuzjarile komisyonda hazır lan,
5 — Şartnamesi 225 kuruş bece) mukabilinde genel veznesinden alınabilir, »5609 ı
• •
ve saatte bulun ma-
müdürlük



çarşamba — 5/5/ms
7.29 Açılış ve program,
7.30 M. e, ayan,
7.30 Müzik: Hafif Parçalar Fİ ı
7,45 Haberler,
8 00 Müzik: Hafif Parçalar (Pj.j
7,15 Müzik: Türküler tpj;
8.30 Müzik: Çeşitli .Hafif Müzik: (PİJ
8 00 Kapanış,
12.29 Açılış ve program,
12.30 M. s, ayan,
12.30 Müzik; Şarkılar Türküler, 13,00 Haberler,
13,15 Müzik: Radyo 6a.qb Orkestrası,
14 00 Kapanış,
17,58 Açılış ve program.
18,00 M, s, ayan,
18.00
1815
18.30
18,45
Devlet Demiryolları ilânları
Balast alınacak

Haydarpaşa i irinci işletme Müdürlüğünden:
Haydarpaşa — Ankara hattı üzerinde Doğançay istasyonu civarında kilometre 147-4-750 deki taş ocağından çıkarılacak 2500 metre mikâbı balast işi kapalı zarfla eksiltmeye konmuştur.
Beher metre mikâbı balastın muhammen bedeli 400 dörtyüz kuruş ve mecmuu muhammen bedeli 10000 on bin lira olup muvakkati 750 ye diyüz elli liradır.
Eksiltme 10 5/948 tarihine rastlayan pazartesi günü saat 15.30 ca Haydarpasada birinci işletme komisyonunda yapılacaktır,
İsteklilerin kanun gereğince y.azırlıyacakları kapalı zarflan eksiltmeden bir saat evveline kadar komisyona vermeleri lâzımdır. Poş tadaki gecikmeler savılmaz. Şartnameleri komisyon kaleminden alınabilir. (5109)
Bir vazonun hikâyesi
(Başıarajı 4 Uncüüt) ' raporumuz takdim kılındı.) de ililiyor.
Bugün 948 senesinin dördüncü avında bulunuyoruz. Raporun tanzımi^üzerinden tam beş senelik bir zaman geçmiş olmasına rağmen vaziyet .yukarıda tesbit ve tavzih ettiğim şekilden bir hatve bile ilerilemiş değildir.
Anlaşılıyor ki dâva, o günden sonra hiçbir yerden takib ve tahrik edilmemiş, asırlarca ömrü olan zavallı vazo da (tedbiri ihtiyatî) klişesi altında hak kın tecellisine intizar etmekte bulunmuştur.
Esasen hak ve adalet dediğimiz o kıymetli mefhum daima böyle değil midir?
Bütün beşeriyetin usanılmaz bir sebatla arkasından koştuğu yor mu?
Gerçi o nazenin, çok defa geç ve güç tecelli ediyor. Lâkin mu hakkak ki sonunda yanılmaz bir isabetle güler yüzünü gösteriyor. kırık ve meyus gönülleri dil şad ediyor B’.naen.aleyh müzenin de eskidikçe müzminleşen bu dâvadan muzaffer çıkacağına benim imanım vardır..
Şurada hatırıma gelen tarihî bir vak’ayı istidraden ilâve et meden yazıma nihayet veremi-yeceğim:
Balkan, harbinin doğru idi. Edirnev şanlı ordumuz, bu y; .asını. düşmanın
çizmelerinden kurtarmış, sevgili hilâlimizi, o ebedî Türk yurdunun kalesine dikerek onun r.urlu gölgesi altında bütün bir cihan husumete haykırmıştı:
— Buradayız, burada kalacağız..
İşte ben de vazonun muak-kıbİanna bağırıyorum:
— Hayır efendiler, bu vazo, ne şunurj, ne bunun malıdır, ne dc bir kimseye veraset suretile rağından çıkmıştır ve Türk mü
yorulmaz hep onun goıulrnu-

Topkapı sarayı müzesi Müdürlüğünden
Topkapı Sarayı Müzesinde yaptırılacak otomatik var.gın musluk tesisatı ve teferruatı hazırlanan keşif ve şartnamelerine göre Mavisin 18 nci salı günü saat 11 de «onbir» açık eksiltme i le ihale edilecektir. Bunun tahminî bedeli (29987» lira «63» kuruş tur.
İsteklilerin «2249» lira -8 1 uruşluk muvakkat teminatı yatırdıklarına dair makbuz ibraz etmeleri ve 1948 yılı ticaret odası na kayıtlı bulunduklarını belirtmeleri ve eksiltme gününden tatil günleri hariç üç gün evvel vilâyet makamına müracaatla ehliyet vesikaları alması ve izahat almak üzere sözü geçen müzeye mü racaatlan lâzımdır. (5559 )
gittiler. En kalın gövdeli ağaçlarla dolu bir yerde durdular. Atlardan indiler.
Harrakuşecer, birkaç tare delik ağaç gösterdi. Bu ağaçların deliklerinde birer insan baca ğı sığacak kadar büyüktü. Dev yapılı, dev konan usta:
— Bunları gördün mü?
Yine sordu ve ilâve etti:
— 13u ağaçların hepsini ben deldir). Bu işi benden başka kim se ) ıpamaz. İyi dikkat et, şimdi sana da göstereceğim.
— Peki usta!..
— Okla adanı öldürenler, ara lan kaplan avhyanlar çoktur fakat böyle kalın ağadan delenler hemen hiç yok gibidir.
— Biliyorum usta!
— Şimdi bir ok atıp şu ağacı dçieceğim. Benden som ı da sen şu )» • ) deleceksin. Muvaffak olurdan aıtık sırtın yere gelmez. SâD.a yer yüzünde hiçbir pehlivan me"dan okuyamaz. Meydan okumak cesaretini gösteren şas-


sonlr.rına
"tüyen Türk ...ulevves
I İstanbul B»lediyesi Hânları |
Birleşik idareye bağlı hastahanjeıerje diğer müesseselere pansiyonlu İlkokullara konservatuvar Yatı Kısmı Müdürlüğüne 948 yjlj İçinde lüzu mu olan un, makama, şehriye, nişasta, irmik ve kuskus satın alınmak Üzere açık eksiltmeye konulmuştur.
Tahmin bedeli 8771,90 lira ve ilk teminatı 657,89 liradır, Şartnamesi zabıt ve muamelât müdürlüğü kaleminden alınacak veya bu kalem de görülecektir,
ihale 20 Mayıs 948 perşembe günü saat 14 de Daimî Komisyonda yapılacaktır,
İsteklilerin ilk teminat makbuz veya mektubu, 948 yılına ait Tica ret veya esnaf odası vesikası yanlarmda olduğu halde ihale günü sa sat 14 de Daimî komisyonda bulunmaları lâzımdır »6035ı
Müzik: Oyun Havaltri Müzik; Şarkılar, Konuşma,
Müzik: Tango v» Rumbalar »Plj
19.00 M, s. ayan.
19 00 Haberler,
19.15 Geçmişte Bugün.
19,20 Müzik: Cumhurbaşkanı Armoni Muzika^j Müzik; Şarkılar, Radyo Gazetesi,
Serbest Saat,
20,00
21.15
20.30
20,35 Müzik: Tarihî Türk Müziği
21.15
21.30
Konuşma: Kitab Saati, Müzik: Schubert: La Minör Yaylı Sazlar Kuartesi, Konuşma: B, M, M. Saati
22.00
22,15 Müzik; Dans Müziği (Pü)
22.45 M, s, ayan,
22.45 Haberler,
23.00 Program ve Kapanış.
BULMACA!
----*---'
a !
DJ
İSTANBUL
ıU •
»• v
S»'







p- __________________________________________-
intikal etmiştir. O, Türkün top-l zesinde ebediyete kadar kalarak ı tır.
ScrÂ:
Efsânesi
Tefrika No. 26 •■•••
M
İtinim IV îBEuarretn /i. kor^iBBim81
E I k
kın, hemen dünyasını değiştiril İşte atıyorum, dikkat!..
Harrakuşşecer, bir batman ağırlığındaki demir okunu, kalın bir ağacın gövdesini nişan alarak yqydan fırlattı. Ok, ağa ca dört parmak kadar saplan -diktan sonra yere düştü.
Harrakuşşecer, buna son derece hayret etti. Çünkü halatın da böyle bir muvaffakiyetsiz-liğe uğramamıştı. Tehditkâı biı vaziyette çırağının yüzüne baktı:
— Galiba benim şansım sana döndü. Bir defa tecrübe et... Bakalım ağacı sen delebilecek-mîsin.
Vah.siılfHâ, ustasının kendisine telıdıtkâr bir bakışla bak tığını farketmcnıişt; Ayni vnv ile okn eline aldı Ağacı nişanlayarak yayı salıverdi. Gergin yaydan müthiş uğultularla fırla yan ok, ağacın bir tarafından girip bir tarafından çıktı.
Harakuşşecer, fena halde kız di. Siyah ve kalın kaşlarını çattı. Çehresine korkunç bir şekil verdi:
— Senin baban kim?
— Melik Efrah...
— O, babalığın... Öz babanı soruyorum.
— Bilmiyorum.
— Hazret! Nuhım Habeş tay

I : E I I
I İM. I
m I I |K! |

A i



7
fası için beddua ettiğini tabii biliyorsun.
— Bilmiyordum, öğrendim.
— Kimden öğrendin?
— Hocalarımdan...
—| ıSama bu duadan bahseden sersem hocaları Allah kah retsin!
— Niçin usta!
- Çünkü sen, Hazreti Nu-bvn biz Habek tayfası hakkın da ettiği bedduanın nüfuzuna sebep olacaksın.
— Anlamıyorum, usta!
— Pek âlâ anlıyorsun, amma anlamak işine gelmiyor. Seni şu dakikada katletmek boynuma borçtur; fakat kıyamıyo-
rum
— Haksız yere kimse kimseyi öldürmez, usta!
— Sen, öldürülmeğe lâyıksın!
— Suçum ne?
— Daha suçum ne diye soruyorsun! Buradan hemen defolup gitmeni emrediyorum.
— Nereye gideyim?
— Nereye gidersen git! Cehennemin dibine kadar yolun var.
Vahşülfelâ, kendisini hakaret le kogan ustasının ellerini öpmek istedi. Ustasına karşı bu son hürmet vazifesini yapmak müsaadesini alamayınca, ağlayarak ormandan ayrıklı. Bilmediği bir istikamete doğru aç. susuz ilerlemeğe başladı.
— 13 —
Zavallı ŞaniB
Vezir iSaardis, Valışülfelâ-yı memleketten uzaklaştırmağa
(Devamı vat^
i
SOLDAN SAĞA I
1 — Evlenen kıznı gOvey ailesin deâj sıfatı, Ay; 2 — Bir nevi nıej va, Hastanuı ölüm hali; 3 — Arab cada bir harfin okunuşu. Büyük; 4 — Yakışıksız, Bir soru;; emir, Gaye; 6 — lı bir yol ismi,
7 — Yüznumara, En son; 8 — Yü cc Başına »K ) llâvesile kız evlâdın Arapçası; 9 — Hesapta bir tabir Başına (I) gelince keçinin huyu-
YUKARIDAN AŞAĞI :
1 — Damadın diğer İsmi. Mizaç.
2 — Hltlerin metresi,. Eşelemekte e mir; 3 — Bulgar parası, Su yolu; 4 _ Ayağın toprakta bıraktı^ şe. kil. Arnavudun yemini; 5 — Sonuna .M» llâvesile bir erkek isini; Ge nişlik; 6 — Para konur, Saat; 7 — Tersi silâh sesine benzetilir Keha net sahibi; 8 — Duanın sonunda söylenir, Çehre; 9 — Eskiden Ucüv lar otururdu, Kabul etmeme,
• •
,; 5 — Bil ince taşla döşe iskambilde kâğıt;
EVVELKİ BULMACANIN HALLEDİLMİŞ ŞEKLİ 1 2 3 4 5 6 7 8 9
J
r
d
u
4
6 t e
t b
*
İmtiyaz sahibi ı
A. CEMALEDOİN SARAÇOĞLU Yazı İşlerini fiilen idare edem FATİN FUAD Dizildiği yer
«Yeni Sabah» mürettıbhanesi Basıldığı yer: «Gün Basımevi»