BEDELİ
Ecnebi 8400 8800 1000
600
d«r«ı Nuruotnınnly* No. İT Tel adreolı «YENİ SABAH» İSTANBUL Telefon l 20708
PAZAR
9
MAYIS
1948
birinci Yıl
No. 3312
Kr.
abone Türkiye lenellk 2«oo t aylık not) 3 aylık ICO
Kr.
)
»
1 aylık 300 )
Dr. Mustafa Kentli
MS -TB1
1 r 135 Jl
I
Türk Boğazların ebedi koruyucusu kahraman motorize birliklerimizden bir görünüş
(Bu klişe, Fransızca L'illustre mecmuasından alınmıştır.)
'■ - 4.
Mehmetçik ve
Program üzerinde tam bir mutabakat var
Partinin ekonomi politikası liberalizm esasını kabulediyor
Hikmet Bayur "Partinin esas umdelerinden biri dürüstlük ve ihtirassızlık,, diyor
Ankara, 8 (Hususî) — Yeni parti etrafında yapılan çalışmalara devam edilmektedir. An karada yapıln toplantılar esnasında prti progrmında yer alacak esaslardan 30 kadarı üzerinde kurucular arasında tam bir mutabakat hasıl olmuş ve bu esaslar tesbit edilmiştir. Diğer bazı hususlar ve tefeı-ruat hakkında da önümiTzdeki günlerde Ankarada veya îstanbul-da ikinci bir toplantı yapılacaktır. öğrendiğimize göro yeni partinin dış politikası şöyle te3 bit edilmiştir:
«Birleşmiş Milletler camiasına tam sadakat barış severlik. (Devamı Sa , 5; Sü., 3 deı
Yeni Pertı baklandaki şayiaları yalanlı yan Hikmet Bayur
Yeni Partiye girip girmiyeceği lıeniiz belli ol mı yan S. Altlayan
Yazdı - Bozdu Tahtası
H
işine gelirse alır, sonra zararı görülürse n cok çığlık koparsa geri verir, l e bütün bu hareket-'eri, adetâ su içmek, yemek yemek gibi tabii bir çekildi yapar. Hiç böyle siyasi bir ucûbe gö-ülmiiş müdür? Bu hilkat garibesinin adı da parti olur: Cumhuriyet Halk Partisi! Hattâ daha ilerisi var: kendisine parti adım-lakması .İm rehini vı hilâlden ibaret iken, bir de tutar yurdda teşekkül etmekte olan başka i t hakiki partilere dil de uzatır.
aik Partisinin değişmez, sarsıhnaz bir umdesi vardır: Ne pahasına olursa
okun, iktidar sandalyesine yapışıp kalmak.. Bunun dışında ayrılma-yacağı, terketmeyeceği hiç bir pren sip yoktur.
Buna dair misaller yığııı yığındır amma, biz bunlardan son bir illi numune vereceğiz:
1 — Köy okulları bahrine. II. Partisinin ne kadar ehemmiyet verdiği, hattâ bizzat Cumhurha.ş-hanınıu vali ve kaymakamları, köylüleri, okullarını inşaya zorlamaları için, ne kadar teşvik ettiği hatırlardadır. /
Gün geldi ki. Cumhurreisi makale yazarak, orada \ alilere ve i-dare âmirlerine, köylüye okul yap-(brtma£a muvaffak olmaları nispetinde numara 5erdi ve bazı idarecileri de hu işteki beceriksizlik -lerinden dolayı, takbih \e tekdir etti. ?
Bir parti, bütün kuvvelile, er-kânıle te sefile bir bahse, bir dâvaya bu kadar bağlanabilir. Binaenaleyh bıı yoldan artık dönmek, o parti irin kabil olmaz. Anıma u-Diıınıi efkâr, günün birinde bu icraatın şiddetle aleyhine dönerse o zaman parti iktidarı bırakır ve yeni gelecek parti ve adamlar bıı işi bozmakta haklı olabilir. Halbu kî, bizde öyle olmadı ve olmaz. Butiin memleketin bu köy okulları, inşaatından feryad ve âlıı göklere yükselince, Halk Partisi birdenbire bu yoldan dönmüş ve şimdi o-kul. inşaat masraflarının taına -m( n dexlet \e hususî idareler büd-çelerinden Ödenmesi esasını kabul etmiştir. Hattâ, yeni bir kanun ta-earısı hazırlamağa başlamıştır.. Eski bozuk ve fena neticeler veren, kanunu yapan ve tatbik eden de Halk Partisi, bâlâ başka türlüsünü yapnıağa çalışan (ia geue Halk Partisi...
Başka memleketlerde böyle dönmeler, rota değiştirmeler, avıl| parti ve kabine tarafından değn, evvelce bu fikre itiraz etmiş olanlar tarafından yapılır. Amma H.
Roma
mektubu
ltalyada Komünizm

Partisine bwjie înoan
değiştirmeler uı gelir. Yeter ki, o iktidarda ka'sini
•! — Halk Partisi hokûmeti bir orman kanonu hazırlamış tatbik etmişti ki. bunun koylu alej-hinde ne katlar feri neticeler verdiği anlaşıldı. Ver. gök mazlûm* larıu iniltisi ile. doldu. şimdi yeni bir kamın layiha*! bazbrianı.tor te bazı şartlar ah nd;k ornimılar, es-
C.H.P.Iiİn gözboyama illeti devam ediyor
Hikmet Bayur buğday darlığı mevzuunda C.H.P.nin tuttuğu yolu böyle tarif ediyor
Ankara 8 (HusvbÎ) — Bugünkü Kudrette Hikmet Buyur, ekmek ve buğday meselden başlıklı makalesinde. Normal sentlercfe 100 tondan fazla hububat ihraç edeme yen memleketimizin geçen yıl Re-ceb Pekeı hükümetinin karariyle 400 bin tondan fazla hububat ihraç etmesi yüzünden bugünkü sıkıntılı durumun doğmuş olduğu -nu söylemekte ve makalesine devamla «Halkımız kendine düşen payı çekmektedir. îş başındakiler de ört bas etmek görevini yerine getirmek için yurda faidell olmak işlerde pek keskin olan zekâlarını
J
Fil istin d e savaş yine hızlandı
—------o------
Yahudiler sa\ aşlara yeni kuvvtler sürdü
Telviv, 8 (A.A.) — Eu eabeh tanberi Hedıa - Ufulah yolu Ü-zerinde çok şiddetli bir çarpışla cereyan etmektedir.
Arab lejyonu ve diğer Arab nıücahidlçpı Yahudilerin elinde bulunan Enahemer hava meydanını ele geçirmek için durına-dar hücum etmektedirler. Çar pışmada ağır silâhlar kullanılmaktadır. Hei’ iki tarafm kaybı ağırdır.
Kudüs, 8 (A A.) _ ıjugün Fi-Jistinin muhtelif yerlerinde ear pumalar vukua şdDjel™€
Şam, 8 (A.A.) - «afad dan alınan »on haberlere gCre Ya-'Devamı Sû^ S; su., s öc) |
Safaddan
'Devamı Sa., ö; 7 ö*7

ki rahiplerine iade olunuyor» Bu ormanları sahiplerinin elinden a-lan da Halk Partisi hükümeti, tekrar iade eden de Halk Partisi hükümeti...
İşine gelirse alır, sonra zararı görülürse, ve çok çığlık koparsa, geri verir. Ve bütün bu hareketleri, adetâ su içmek, yemek yemek gibi tabii bir şekilde yapar. (Devamı Sa.. 3; Sü., 4 de)
gerekince pek kıt, fakat bu gibi işlerde alabildiğine çalıştırmaktadırlar.
Bu örtbas işinin türJü çeşitleri görülüyor.
Bunlar bir nevi göz boyamak a maçını güder. Bir valinin bazı dük kânların camekânınd'a ucuz bakla va bulunmasiyle övünmesi, bir C. H. P. Milletvekilinin bir müddet fırancalâ satılması öğüdünü ver-(Devamı Sa„ 5. Su . ) del
Dünkü güreşlerde yenildik
6-2 yenildiğimiz güreşlerde günün yegâne tuşunu ağırda hilson yaptı
•■i

rnifFtnnr/rafflHftm rıcycctınh bir un
eden milli takımımız ve
Dünkü müsabakalara iştirak
Türk — İsveç güreş karşılaşmalarının birincin dün İnönü stadında İstanbul - Stokholm arasında Groko • HomtL olarak yapıl-


F
VE HAKKIN YILMAZ MUDAFİİYİZ
-=Yarın=-
IVenfl PaurtD ve kuvvet
j C.H.P. nln | inkisarı- ı hayali!
/ —■ ■ n —— l
| Ulus: “Marshall yar- | l dımından beklediğimiz | (sonucu a)amadıkH diyor/
Ankara; 8 'Huausii — Bugünkü «Ulus ■ da çıkan İh! mahsul mevul mi arasında başlıklı makalede, ye nl yü mahsulünün bereketli olaca ğma dair bazı İşaretler olmakla be raber bütün dünya mahsul durumu nun iyi olduğuna işaret edilmekte ve bu yüzden tediye muvazenemizin lehe dönmesi ihtimalinin azaldığı belirtilerek şoyje denmektedir «948 İthalâtına yen! bir düzen vermek ve istihsal va-uuTVr; ithali ü zerinde tahdide geçilıhemekje bera ber Isdihlâk maddeleri İthalâtım (Devamı Sa., 5; 4 de)
/----------'I
Ormanlar harab..
■----u------
Jliiite hassız raporunda ormanların tahrib edilmiş olduğu sarahaten yazıldı
Ankara: 8 'Hususi) — Bun dan bir müddet evvel hveçten memleketimize davet edilmiş olan orman ütehassısı profesör Nnslun ormanlarımız tize rinde yaptığı tetkikler sonun da hazırladığı raporunu Ta. nm Bakanlığına vererek dün uçakja memleketine dönmüştür. Mütehassıs vermiş o]dııgu raporda memleketimizde gör muş olduğu ormanların tahrip edilmiş ormanlar olduğu nıı belirttikten sonra bilhassa orman yangınlarına kaçak kesimlere mani olunarak Or nıaıı hııdud mülkiyet tarznnn tesbltl lüzumuna işaret etmiş ve bazı sahalarda az emekle geniş ormanlar yetiştirip-bile ceğini kaydetmiştir.
V
J
dı.
Saat 17,2ü de evvtlâ mûvl eşofmanlarla İsveçliler ve onları takiben kırmızı eşofmanlarla İstanbul
Boğazların
Değişmez hâkimi
İsviçrede çıkan bir Dergide okuyoruz
Türkiye ye fîlen yardım etmedikleri bugüne kadar takib ettiği siyasetten inhiraf hesaba katacaklar mı
gcçiril- te erdiği andan itibaren Türkiye



“Acaba Amerikalılar, takdirde onun
edebileceği ihtimalin*
isviçrede çıkan «Lİlluslre» dergisi
nin Son Posta ile gelen sayısında' _________ T_..._
okuyoruz. | tartışma vukubuJmaktadır. Bu
Bugün Türkiyenin dış aiya-1 siyaset, muhasamatın nihaye-
“ Avrupaya Yinüyen Rus Ayısı,,
L.
leniyor nasıl boşanıyor
Rusya'da birkaç dakikada evlenmek mümkündür, Boşanmak ise evlenmekten daha kolaydır. Taraflardan birinin bu arzuyu, hattâ bir kart postal göndermek suretilc, açıklaması, izdivacın bozulması için kâfidir.
----------------------- 1 | ----------------------------
Fransız, gazetecisi Pado, Sovyet Rusyadaki izdivaçları şöyle anla* tıyor:
KOMÜNİST Dİ 0VNC
Eski zaman Rıısyası, sevda ve | kadın babında büyük bir şöhret i almıştı,
Celâl Bayar
---o--
Bugün Eskişehirde nutuk söyliyecek
Ankara: 8 (Hususi) — Celâl Ba yar bugün saat 11 de beraberinde Refik Kuralları ve Eskişehir Millet vekilleri bulunduğu halde otomobil le Esklşchire hareket etmiştir. Ba-yar çifteler köyünde yapılacak top lantıda hazır bulunacak ve muhte melen bir konuşma yapacaktır.
takımı, sahanın ortasına kurulmuş olan, ringi? geldiler.
Deden Terbiyesi Umum Müdrü
'Devamı Sa., 5; Sü., t da)


ketinin tekrar gözden
mcsı münasebetile şiddetli bir ile Rusya arasında bir nevi sinir
. — Ah’ şu Slav kızlan, ne sıcak ve candan mahlûklar!., denilirdi..
Rusya seyahatinden dönünce işte o eski Rusyayı unutmamış olan ihtiyar zindostlar:
— Artık politikayı bırak da biraz da Moskovadaki aşk ve muhab bet maceralarından bahset! dediler.
itiraf edeyim kî. ben, Moskovada ki âşikane muvaffakiyetlerimden bahsedecek durumda değilim. Hem yalnız ben değil, benimle beraber bu seyahati yapmış olan herhangi bir arkadaş böyle bir iddiada bulunursa, inanmayın. Zira Sov -yetler, Rusyasında kadın nazı, flört denilen sulanmalar, âşikane mülâzimet diye birşey yok.
En kısası bugünkü Rusyada ev-(Devamı Sa,, 5; Siİ., 7 de
emokrat Parti Baştanının açlıktan ölenler hakkında Baş-bakana çektiği telgrafa ve-cevabı gaze -yaldılar. Hü f
şudur:

jULUNA/|

rlltn telor lâsa
Demokrat Parti Baştanının iddiası veçhile öyle açlıktan ölen yokmuş. O haldo telgrafı çekenle, telgraf çoki -len İki zatın biri yanılma olacak.
Bu bu mes'elede hükümetin hatâ ottiglni sanıyoruz. Çünkü D. Parti Reisi, açlığın movoud olduğu şiddetle iddia edilen mmtakada bizzat bulun -muş, kbu vak aları ağlaya ağlaya anlatan köylülerden bizzat İşitmiş; fakat bunu bir propaganda vasıtası yap ınamış... Yâni oradan kalkıp başka yero gidorek verdiği nutkunda: «Vatandaşlar! falan köyde açlıktan ölüyorlar... Bunu yapan da Halk Partisinin arkaladığı hükümettir. Yakında seçim olacak. Gözünüzü açın da sizi açlıktan öldüren hükümetleri İktidar mevkiino getirecek olan bu partiye rey vermeyinizucmiş olsa, o zaman bu haberin doğruiıığu, oğrihgJ hakkında belki bir auphe ve toreddüo


harbi mahiyetini almıştır. Diğer taraftan Türkiye, bolşeviz-me karşı bir müdafaa kalesi vazifesini görmeği deruhde etmek te- fakat buna karşılık batı dev letlerinin fiilî yardımını da istemektedir.
Uzun müddettenberi îngilte-(Devamı Sa., 5; Sü., 1 det
Rus nizamları
yüzünden
Berlin - Batı Avrupa nakliyatı felce uğradı
Berlin 8 (A.A.) — Kuşlar tarafından tatbik edilen nizamlar yii zünden, Berlin ile Batı Avrupa a-rasındaki nakliy’at şimdi tamomiy le felce uğramış bulunmaktadır.
Alman marşandiz vagonları Ma-rienburg’da Sovyet muhafızları ta rafından durdurulmuş ve gerekli bütün vesikaların ibraz edilmiş ol masına rağmen Berline çevrilmiştir. Muhafızlar, şimdi yeni bir imzanın gerekli olduğunu bildirmişlerdir.
Sovyetler tarafından kontrol e-dilen istihbarat ajansı, bölgeler a rast izin kâğıtlarının şimdi kara borsada satılmakta olduğunu söylemektedir. Rus resmî istihbarat bürosu da, nakliyat meselesinde İngilizlerle müzakerelerde bulunul masını talep etmektedir.
4
hiç
hâsıl olabilirdi. Fakat öyle değil kİ Goııo bu zat, köylülerin ağlaya ağla* ya anlattıkları açlık hâdisesinin tafsl-
|fltını iğrenince he İrncn Başbakan'a
bir telgraf çekmiş
ve oraya hükûmotin dikkatini colbet-miş.
Hükümet, orada açlığın olmadığını kimden tahkik cdecok ?
Köylüden mi? Hayır. Bizdo
birşey köylüden tahkik edilmez. Zaten edilse de, zavallılar o kadar yıl -mışlardır ki, suale göro cevap vorir- » ler.
O haldo hükümet bunu gene hükümetten tahkik odeccktir. «Vilâyeti-nizdo halk açlıktan kırılıyormuş. Bu babda malûmat veriniz! yolunda bir emre hangi vali, hangi kaymakam: «Ah Bakan bey! No siz sorunuz, no do biz söyleyelim. Bundan evvelki kabinenin buğday İhracı yüzünden yiyecek o kadar azaldı ki, vilâyotimizin falan filan köyleri açlıktan kırılıyor!) der? Tabii verecekleri cevap: «Vllâ-yotimizde böyle şey yoktur. Burası t Lütfen sayfayı çeviriniz)
I




Yazan: Profesör Kenan Öner
— Gtt —
Bu j-azın;a tıhririnds kullanılacak ölçünün mahiyeti hakkında ne müzakereler, n? tereddütler geçirildiğini, evvelâ şiddetli bir liaan kullanılmak istenildiği halde, bundan vazgeçilerek kurul heyetinin her biri birer kâl-m tecrübesinde bulunduktan sonra bu çirkin vazifenin zavallı meslekHukuk Müşavirine tahmil edildiğini de daha bu tezkereyi almadın ewsl öğrenmig bulunuyordum. Mütad veçhile her hakikati tekzipten başka ellerinde çare bırakmayan seçim kurulu baş-kanının çocuk oyuncağı mahiyetini aşmayan delâlet kırıntılarile 22/7/ 916 tarihli yazılarımı da tekzip etmesinden tabiî bir şey olamazdı.
Halbıı ki, vali, seçim günlerinde yazdığım bütün dilekçelerde bahis mevzuunu tsşkil eden hâdiselerin birer hakikat olduğunu kalben tasdik ediyor, hattâ bunların ifade ettiği kat’iyet karşısında yılarak dalıa ileri gidemiyordu. O kadar ki, alman tedbirlerin tatbikinden evvel bunları kendisine bildirişim muhitinde şüpheler tşvlit elmiş, hattâ o-dasında Duofon tertibi vücuda getirdiğimi mümkün görerek dıvarlan bile aramıştı.
Herşey olup bittikten ve filiyat, bütün iddia ve mugalatalardan fazla hakikati gösterdikten sonra yazılan bu vilâyet tezkeresinin neye gönderildiğini şimdi de anlamış değilim? Bu sebeble yeri kalmayan bu yazıya cevap vermeği1 de yersiz ve faydasız bulmuştum. Fakat kendilerince serdolunaa iddialara ş.j- broşürde yer verdiğim için vicdan bulandırıcı bir tesirin önüne geçmek üzere biraz olsun üzerinde durmağı zaruri buldum:
İktidar partisi ile seçim konusunda alınmış bir karar ve ittihaz o-lunmuş bir tedbir bulunmadığı iddiasını tekrarlayan ilk satırlar, halin lisanile tekzip edilip durmaktadır.
Bu böyle ise seçim kampanyası açıldığı günden itibaren günlerinin uzun saatlerini ne yapmak İçin Halk Partisi merkezinde geçirdiklerini ve seçimin devamı aıüddetince Receb Pekor’le lııcedayınm her gün iki üç saat vilâyet dairesinde bulunduklarını izah kendileri için çok güçleşir. Bundan başka seçimi Halk Partisi lehine idare etmek için ilçelere tevzi olunan emniyet şube müdür ve muavinleri ile köylülerin elinden Demokratlar pusulasını alarak yerine Halkçıların listesini attırmak için köylere dağılan hususî memurların, halk üzerindeki baskıların birer merkezi halini alan kaymakamlarla, bucak müdürlerinin kimden aldıkları direktifle bu işleri yaptığını anlamak da o kadar kolay olamaz. Bunların, valinin haberi olmadan, şunun bunun emrile çalıştıkları iddia edilse bile, her gün gazeteleri dolduran yüzlerce lıâdisatı anla-mamazlıktan gelerek bu çok çirkin hareketlere göz yummuş olmak ta zannettikleri kadar vazife lıissile kabili telif olamaz.
Hattâ, bildiğime göre, senelerce semtine uğramadıkları şehir dışı kazalarında^ seçim devresi içinde halk ile teması eksiltmedikleri için bunlardan haberim yoktu da diyemezler. Fazla olarak kaymakamla -rın, bir araya getirilmek ihtiyatı da unutulmadan, teker teker vilâyete celbedilerek, ellerine vesika vermemek için, bir çok direktiflerin sözle kendilerine tebliğ edildiğini ve bu temaslarda muavinlerle mektupçu ve polis müdürünün de hazır bulunduğunu bildiğimiz gibi, tutanakların tebdili meselesini doğra bulmayan Üsküdar, Eminönü ve Beykoz kaymakamlarının 16 Temmuzda itiraza karar verdiklerini öğrenmiş bulunuyoruz. Hattâ yandığımız bütün dilekçelerin vilâyetçe evvelâ Halk Partisine gönderilerek noktaî nazarlarının resmî bir cevap şeklinde bize bildirildiğinden eminiz^ Bu yola bir kerre girdikten sonra inkâr kadar tabiî bir şey olmamasına ve zaten memleketimizde tekzip ohınan şey’-in hakikatler olduğu malûm bulunmasına göre, yeni inkârlar karşısında kalacağımı bile biie şu satırları yazmaktan kendimi alamıyorum.
Numara altında yazılan fıkralara gelince:
1 — Vilâyetçe mevzuata aykırı hiç bir şekilde kimseye emir verilmediğine taalluk eden iddiayı galiba yukarıdaki satırlarla cerhet-miştim. Tutanakların değiştirilmiş olması da Türkiyede ikâmet eden 18 milyon vatandaşın üzerinde ittifak ettikleri bir konu olmasına göre kendilerinin emir, hattâ malûmatı lâhik olmadan bu işlerin yapıldığı iddia olunmakla hakikatler değişmiş olamaz.
2 — İlçelerde seçim kurullarının yapacakları iş, yazımda bildirildiği gibi, bir tasnif değil de bürolardan gelen tutanakları birleştirmek
farzedilse bile bu gibi kelime oyunlarile hakikatler değişemez. Hele bilindiği gibi, tasnif işine sandıkların kapatılmasını müteakip başlanarak fasılasız devam edildiği iddiası da seçimde göze batan garibelerin mükemmellerinden biridir.
(Devamı var)

B1ÎOB kİ
Ankara Halkevinin mikrofonu ne diyor?
O.H. P. olu, Ankara Halk-evindeyiz. Bilmem ne gecesi münaHebeUyle mikrofon'» ihtiyacımız vardı.
II. P. nin mikrofonunu a-lâkadarlardan sorduk; «Kı-zılcahanıama mı» Nullıhanu mı gitmiş» dediler.
Halkevi Başkanı ise* Belediyedeki makamında, adı geçen mikrofonun llalkoviıı-de olduğunu ve kullanılabileceğimizi söyledi.
İfalkevinde de bize «Mikro* fon yok» Partidedir; Partide anıma bizim mikrofonu mir edersek olabilir., olabilir amma».».
Olurdu, olmazdı, liraya mikrofon* Meğer hu zavallı
lıiç yoktan, her zaman hasta* 1 anırmış»
Ve şüphesiz lıer zaman nahak yere doktora (l) tedavi ücreti....
Lâf mı bu? O. H. P. Ankara Halkevi te*
Ankara Hukuk Fak.
Son sınıf No: 6341
T: Yücel
tam 20 canlandı, mikrofon
CBaştarafı 1 incide) I bir erzak anbartdır... Sütün köylüler I anse yapmakta devam ediyorlar... Hattâ bugünlerde kaldırımları baklava i-le döşetmeği bite düşünüyoruzdan ibaret olacaktır.
Su itibarla (âçhk-meşe lası) bir tavzih ile halledilip bitnv» sayılmaz.
Sonra birşey daha var:
Açlıktan ölüm. O müthiş kıtlıklara uğrayan memleketler da olduğu gibi halkın birdenbire sinek gibi ol -duğıı yerde düşüp ölmesi demek değildir. İnsan midesini kazıyan, karnını tırmalayan, barsaMarım felce uğratan açlıkla düşüp ölmez; çünkü nihayet görenlerden, öğrenenlerden daima bu vazıyette ağzına bir (mayalı) sokan bulunur ve onun doğrulmasına muvakkaten yardım eder. Fakat hiç bir aç sırtüstü sokağa yatıp azraile «Al emanetini...! diye .teslimi etmez.
İnsan gıdasızlığı ve devamlı mahru (niyetler neticesi olarak bütün vücuda ârız olan hastalıklarsan ölür.
Açlığın mevcudiyetini tasdik ve tes lim İçin bir köy halkının kırrtmast mı lâzımdır? Bu da ölümdür amma nun adına (Taun) derler.
Valinin bu meseleyi tavzih yaptığı gayretkeşlik de yerinde ğildlr. «Açlıktan değil, hiç bir hasta lıktan kimse ölmemiştır» Sözü bu havali sekerlisini ( Sermedi hayata»
• •
bu -
İçin do -
Çatalca yolunda bir kamyonla otobüs çarpuşlt
Şoför Mustafanm idaresindeki 3666 plâkah kamyon, dlln sabah Çatalcadan Istanbula gel inekteyken Londra asfaltında aksi istikametten gelen diğer bir Çatalca otobübfle çarpışmıştır.
Kaza neticesinde her iki otobüs de ağır hasara uğramış ve 7 kişi yaralanmıştır.
Yaraklar hastahaueye kaldırılmış ve lıâdiso hakkında tahkikata buşUJU/niiur.
HEtf SABAH
i Mayıs Kraliçesi
Limanda tahmil ve
dün seçildi



Tahliye ameliyesi, idhalâtın durması se be bite çok azaldı.
yekûnu 138 bin
Son günlerde, llmandâ tahliye işleri, idhalâtın asalmaeı dolayısile, kolaylaşmıştır. Nisan ayında idha-lât yekûnu 138 bin tona düşmüştür.
I-Tftıierı limanda 8200 ton idhal malı yüklü 6 ecnebi şilebi vardır. Bunların da tahUyaeine devam edilmektedir.
Liman ambarlarında hâlen 60 bin ton mal bulunmaktadır. Bunlardan mühim, bir kısmını ziraat âletleri teşkil etmektedir.

Nisanda gelen mal tonu aşamadı
Diğer taraftan, öğrendiğimize göre Tophanedeki »Yollama binası» da ambar haline getirilmektedir. Burda, Edebiyat Fakültesine kadar uzanacak olan venl bir rıhtım İnşa edilecektir. 2 eilebln yanaşabıİçmesini temin edecek olan rıhtımın inşasına yakında başlanacak ve bir veya iki seneye kadar da tamamlanmış olacaktır.
Bu takdirde şamandırada tah liyo nisbeten azalacağından. bo) şaltma ameliyesi de o mabette kolaylaşmış olacaktır.

Üsküdar Amerikan Kıt Lisesinin diinkü spor bayramında güzellik kraliçeliğini Ranâ Rama-zanoğlu kazandı
MA A RtFTg
BELEDİYE D F
Seyrisefer kazaları nisbeten azaldı
Spor bayramının programı hazırlandı
Francala imalâtı gittikçe artıyor
Nisan ayı iki senedenberl en az seyrüsefer kazası vukubulan bir ay olmuştur, Bu sene şubatta 88 ve martta 106 kazaya mukabil nisan ayında , ikisi ölümle neticelenen, 54 kaza olftıuçtur.
Diğer taraftan kazalara ekseriyetle vesaiti nakliyenin şehir dahi 11 İçin tâyin edilen fazla süratle se yirlerl olduğundan, motosikletli sü rat kontrol ekiplerinin de takviyesi ne karar verilmiştir ,
--------o-------—
IK!.
nail olmuyor gibi gösteriyor. Haibu M. öllim, dirim insan içindir. Bunu hiç vaki değilmiş gibi göstermek «faz la bir faaliyet» ten başka birşey ifa-de etmez.
Neternikh maiyetine daima şu tavsiyede bulunurnıuşı Bilhassa fazla faaliyet göstermeyiniz!»
Biz de bir tavsiyeyi gözöniinde bulundurmalıyız. Fazla faaliyet göstereceksek, bunu-'tauzihlerdo harcamaya -lım; köyün imârına, köylünün terfi-hihe sarlcdeHm.
MÜTEFERRİK
Masonluk yeniden ihya edilecek
Birkaç ay evvel, Masonluğun yeniden ihyası için vilâyet makamına vâki olan müracaat, bir hayli dedikoduya sebebiyet vermiş, Türkiyede şubeler açılacağından istidası İçişleri Bakanlığına gönderilmişti.
Dün öğrendiğimize göre İçişleri Bakanlığı Masonlar Derneğine, müsbet cevab vermiş ve bu cevab, ilgililere tebliğ edilmiştir.
Türkiye Masonlar Derneğinin merkezi İstanbul olacak ve büyük vilâyetlerde şubeler açılmasına yakında başlanacaktır.
Evvelce de ilgililerden aldığı mız malûmata atfen yazdığımıza göre yeni Masonların gayesi halkın bilgi seviyesini konferanslar tertib etmek suretile yükseltmek, ilim ve irfanı yaymaktan ibarettir.
«Komünizmle mücadele derneği» kuruldu
Komünizm cereyanlarının son yıl ]ar içindeki menfi neticelerinin tev lit ettiği zararları önlemek maksa-dle (Komünizmle mücadele Derneği) ismi altında bir Dernek kurulmuş bulunmaktadır,
Derneğin kurucuları arasında E mekji vali izzet Tevfik ve muharrir Ali Kemal Marem zikredilmektedir,
Dernek mücadelesinde hükümetin siyasetine müzahir olacaktır,
19 Mayıs spor bayramı hazır lıkları hararetle devam, etmek-Itedıg. Riâyetçe hajafrlanan programa göre, bu seneld bayrama 6600 talebe iştirâk -edecektir. İnönü Stadyomundaki törene kız ve erkek liseleri, Şeref stadyomundakine de ku ve erkek ortaoMul talebeleri iştirak, edecektir. Aynca, Kuleli ve Maltepe Askerî liseleri ile, Hey beliada askerî Deniz lisesi, yük sek beden terbiyesi okulu hususi programla hareket ve gösteriler yapacaklardır.
ı Her iki stadyomda da merasime tam saat 10 da başlanacak ve öğrencilerden bir grup Taksim âbidesine çelenk koyacaktır. Vali Dr. Lûtfi Kırdann konuşmasını müteakib, Beyoğlu kız lisesinden bir öğrenol hitabede bulunacaktır.
Geçit resminden sonra, önce erkek, sonra kız öğrencileri beden hareketleri yapacaklardır.
O gün, öğleden sonra, bir heyet de yaslı sportmenleri ziyaret edecektir. •
f I I ı I t / I l
I / / I I
t

/

ı
I
e
Son günlerde tek tip arpalı ekmeğin çeşnisi bozulduğundan şehrimizdeki francala imalâtı nad bir safhaya yükselmiştir.
Belediye îkUaad işlepi mura-kıblan dünkü kontrolleri neticesinde BeyoğlUnda 4 fırının francala imâl ettiğini tesbit etmiştir.
Müsadere edilen francala mlkdan bini bulmakcıdır.
r


— Mumaileyha âcizlerine münfail bulunuyor. Buna da sebeb kendi zumü batılınca mez kur binadaki hissesinin ahara fiiruhtuna mümanaat edişim. Halbuki, affınıza mağruren, tâbiri âmiyanesile kazın ayağı başka...
— O da mümkün...
— Miri muhterem, ahval ve ilcaatı zemâoe malûmunuz. Meh lika hanım kızımız zevcinden iftira k eylediği 9 mahtanberi se râzad bir hayat imrar eylemektedir.
Yahya Bey avucunu kulağının arkasına siper ederek dik-ket kesildi:
— Meselâ...
— Validesi rahmetlinin gecen sene irtihalini müteakib gemi azıya aldı. Bazı kûtehbin akranlarının teşvikatma kapılıp i'âya asrî bir hayat geçirmek sevdasında.
— Ne gibi?
-- Yâni zemânenin itivadatı W sakimesine kapılanların hayatı. Faraza gene gündüz sinematograf luğbiyatlarma devam, çay ziyafeti itlak edileceğini er keldi kadınlı ietimalarda ishali vüeud; mecrnaı âm ve ecaııib, sözüm ona baloz gazino, otel misillû mahallerde, alâ melein-nas rakslara iştiran.
— Otellere, motellere dalış da
POLİPTE
Firari bir eroinci yakalandı
Bakırköyünde oturan tarımmış eroincilerden. Mehmed Palu 8 aya mahkûm edilmiş v/ ceza evine götürülürken kaç- , mıştır. Evvelki gün Bakırköyüni 1 2 1 f ın fi û Tl '
de polisler tarafından görülerek takib edilmiş ve heveoanlı bir takibden sonra yakalanmış, Ceza evine sevkedllmiştir.
Diğer taraftan Eskenazi isminde bir hırsız şehrin muhtelif semtlerinden çaldığı iki bin lira kıymetindeki eşyayı vapur la îzmire kaçırmak istediği sırada yakalanmıştır.
----------O- - -
Emekli subaylar derneğinin dünkü toplantısı
Emekli Subaylar Demeği Kadıköy şubesi âzaları dün saat 15 da Kadıköy Haikevinde bir toplantı yapmışlardır,
Toplantı üç saat kadar devam etruiş ve bazı kararlar alınmıştır.
ADLİYFDE
Ankara cinayeti şahitlerinden birinin ifadesi alındı
Bolu ağıroeaa mahkemesinde duruşması yapılan Ankara cinayeti dâvası hakkında ifadesinin alınmasına karar verilen MÜeyyed Sezglner adında birisi dlln şehrimle 2 nci ağırceza-da istinabe suretile dinlenmiştir
Mtieyyed Sezginert hüviyetinin teabitinden sonra şunian söylemiştir:
«— Ankara cinayeti dâvası şahidlerinden Celâdet Cönk samimi arkadaşımdır. Hâdisenin ertesi giln fikrini sorduğumda «-Katilin kim olduğunu bilmiyo-rum» dedi. •
Bir gün Ankarada evimde otururken telefonda «beni anyon bir zat: «Sen Celâdetin en İyi arkadaşısın. Eğer katil sarışındır demezsen kendini ölmüş bil» dedi. Şaşırdım, cevab vlrmeğe vakit kalmadan telefon kapandı. Hemen santrali açıp telefon edenin kim olduğunu sordumsa da öğrenemedim.»
Şahid cinayet etrafındaki işit tikleri şeyleri anlatmış ve mah keme tanzim edilen dosyanın Bolu ağırceza reisliğine gönderilmesine karar vermiştir.
I
t
I
Rtr katil alacak yüzünden arkadaşını bıçakladı
Kocamustaf apaşa caddesinde 1 numaralı dükkânda manavlık yapan İzzet Atik, evvelki akşam arkadaşı Vecilıi Sabah-yıldızı ile bir alacak meselesinden kavgaya tutuşmuş ve bu es

Üsküdar Amerikan Kız Lisesi Türk talebe kurulunun, her yıl bir ânâne olarak tekrarladığı « May— day» adındaki spor bayramı, dün sa at 14 30 da, okulun bahçesinde yapılmıştır,
Çok zengin olan programa İstik lal marşile başlanmış ve bunu ta Iebenln söylediği Dağ.Başmı Duman Almış,/ şarkısı takib etmiştir.
Bilâhare, talebe kurumu başkanı Fatoş Sevengil kısa bir hitabede bu 1 unmuş, günün önemini belirterek • Mayıs kraliçesi» nin nasıl seçildiği nl izah etmiştir, Bu arada, okulun en sempatik ve en çalışkan talebe si olarak seçilen »kraliçe Râna Rı maaanoğlu, beraberinde - nedimeleri Suna Tur ve Neriman Ede oldu ğu halde alkışlar arasında tahtına oturtulmuştur.
Bundan sonra, »May Pale Dance tâbir edilen Mayıs dansı-/ ve « Dans Munuetu talebeler atara&ndaıı büyük bir muvaffakiyetle oynanmış, tır,
Okulun beden eğitim muallimi Bn, Hidayet Atakapıı idaresindeki; müzlk|i beden hareketleri piranit o yunlan. Japon, dansı, milli danslar, çeşitli eğlenceli yarışlar, bilhassa takdirle seyredi|miştir.
Kazananlara mayıs kraliçesi Râna Raınazanoğlu ve nedimeleri tarafın dan hediyeleri verildikten sonra, bayrama son verilmiştir,
—---------M
Ev sahipleri kiracılardan çok şikâyetçi
İstanbul Mülk sahipleri derneği azalan dün saat 14.30 da. Konak o teli salonlarında bir toplantı yapmışlardır,
Toplantıyı, kısa bir hitabe ile der. ııek başkaıiî Âsâf İlbay açmış ve u zun müzakere ve münakaşalar sıra sında. azalar bilhassa • kiracılar,, dan şikâyet etmişler, mülk sahiple rinin himaye etmedikleri için gaze tecilere hücum etmişler ve (Deınok rasi» ye uymadığı için de Milli Ko runma kanunundan dert yanmışlar dır,
Toplantı üç saat kadar devam et miş ve asabi bir hava içinde sona ermiştir,
Yardımsevenler Derneğinin faaliyeti
Yardım Sevenler Derneği İstanbul Merkezi Iş evlerinde iki aydan-beri dikilmekte bulunan giyim eşya sı bir heyet elile Seyhan su baskım felçketine uğrayan vatandaşlara u-laştırılacaktır,
Yardım Sevenler İstanbul Merke zi Sekreteri bulunan Kadın gazetesi sahibi iffet Halim, Oruz. Delegeler den Çoıum Milletvekili Hasene İlgaz ve Ankara Genel Merkez üvele rlnden Ankara Milletvekili Mebru-re Aksoley 10 Mayıs 948 pazartesi jninü Toıos Ekspresile hareket ede çeklerdir.
Heyet üyeleri bizzat köylü ile te mas edeeek ve eşyalan dağıtacaklardır. .


Agobun
var ha? (Boş bulunup ağzından kaçırarak:) Vay malın gözü,
— Büyük biraderim Rebiî Bey merhumun oğlu Ecved de-nlJen çapkınla hemşiresi Nesrin dahi at başı beraberler..
— Vah vah vah!..
— Daha dört ay evvel Mah-rnudpaşa yokuşunda, Abudefen di hanına muttasıl, pederinden validesine ve andan da kendisine milntakil, Eğribügrü Elçi îbrahimpaşa vakfından bir bab dükkânı yok babasına, 1743 liraya füruht etmişti. Bu meblâğı Beyoğlu mağazalarında, modistralarında tapıamen tükettiği gibi elyevm de düyuna-ta nıüstağrak bir vaziyeti eli-mededir. .
— Fesübhanallah!
— Şimdi de zâtıulyalarının ahiren temellük buyurdukları arsaya mülâsık binadaki hissesini satmağa kalkışmış. Eline geçeni dahi zamanda hebaen mensura edeceği şübheden vâriste.

Yazan : SERMED MUHTAR ALUS
--------- 9 --------
Yahya Bey, fesi başından çıkarıp dizinin üstüne koydu; bir cigara yaktı; karşısındakine de uzatırken, (Ha, içmiyordun) dİ yerek yine tabakaya soktu:
— Peki, şimdi muradın ne beybaba ?
— Akarı mezkûrun bulunduğu güzergâhjta, Şehremaneti n-ce küşadı karargir yeni bir tarik dolayısile Emaneti mllşarün ilevha ile ihtilâfımız var. Yüzde yirmi beş hakkı istimlâkleri derkâr iken yüzde altmışa, yetmişe tecavüz etmekteler. Mesele münaziiinfiha feysalperir olmadan akan mezburu satmağa teşebbüs nev’ama çlnnet değil mi efendim? Senaverieri mtite-zarrır olmaz mıyım?
Kavafzadenin aklında hep o fındık kurdu:
— Demek Mehlikaıum şu gör düğümüz, duyduğumuz tango kanunlar gibi işin fiyakasında gece gündüz keyfinde eğlencesinde balozlara, otellere girip çıkıp zevk sürmede ha*
* • A
— Abdi nâçizin işbu füruht keyfiyetine mümanaatı musır-ram dercinden evvel hemşirezademin lehinedir; kendisini hem israf ve lebrizden, hem nâ [lâyık harekâttan1 korumaktır. İNîinfaati zatiyem derecei saniyede kalır.
Yahya Bey fesi yine başına giyip sol kaşa yıktı:
— Yaşça, ötesini uzatma. On lar haftaya bir dafa bana uğrı-yacaklar, bu babda uzun boylu konuşuruz. Hanım kızımızın ku lağım bükerimi
— Vâkıa (Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin) diye kaba bir mesel varsa da serapa galat bir kaziyedir. Maksadımı arzedebildim sanırım. Arzuyu kemteranem sırf mumaileyha-nın nef'Lne teinine gayrettir.
Nihayet, baklayı ağzından çı kardı:
— Ve şayed Mehlika Hanım hissesini size satmağı teklif e-derse red buyurmanızı temenni ve istirhamdan ibarettir.

nada bıçağını çekerek iki yerinden ağır surette yaralamıştır.
.Yaralı hastalıaneve kaldırılmış ve suçlu yakalanmıştır.
Yerlere kadar eğil eğile, Ba-,j bıâlikârî kandilli bir temennah$ savurup tin tin odadan çıktı.
★ |
Yahya Bey öteki odaya da lıps
— Aman geç kalıyorsunuz,^ şahidliğe beklerler! Diyerek nıu^ hasebecile uşağı Kâtibi Adle) yolladı. Birkaç kere telefonda^ konuştu. Beş atı iş adamını, üç», dört ahbabını atlatıp savdı.
Bövlece iki saat kadar geç-JÎ mişti. Bekledikleri görünürde»* vok. Meraktan çat Uyacak: Ne-0 rede kaldılar; niye geciktiler^ acaba? Vaz mı geçtiler yoksa.Jk
Pencerenin önüne dikilmiş.# caddeyi kolaçanda. Mehlika ilet Ecvcdin geldiklerini görür göı^ mez derin nefes aldı. Neft yağı}* 9ürülnıüş gibi dışan fırliyaraktf merdiven başına koştu. Senaiv pasa torunlarını (Safa geldiniz. safalar getirdiniz!) lerle karşı-$ layarak odasına getirdi: £
— Elmasım, sen şu benim$| yaylı koltuğa kurul. Dilediğin;! vakit vücudunu arkaya, öne e-$ ğeerk, keyifli keyifli sallan^ dur. Delikanlı, sen de yanında-$ ki kanapeye geç! «
Bir sandalye alıp karşılarına $ oturdu; ‘
Üçüncü parti ve müfritler «
—2—
uçulmak üzer» bulunan üçü(V» oü parti hakkında Kaplan hocanın fikrini sorup da azij arkadaşı Pars'ın noktai nazarını ih - • mal etmek saygısızlık olurdu»
Ben de hocanın yanından ayrılın» oa Muhidın Baha Parsı aramaya koyuldum. Ortalık kararmak lizere' idfı«4 Kim» sordumsa:
— Şimdi o Ulus meydanındaki sinemasının üstündeki hususi dairesin-dedir! Cevabını verdi. Ben de bütün , cesaretimi toplayıp kendisini dairesin* de ziyarete karar verdim. «Cesaretimi toplayıp» diyorum, çünkü Pars’ın ( Yoni Sabah» a kızgın ve kırgın olduğunu, bir Başınaka'oye cevap olarak gönderdiği, zehir zemberek yazıdan anlamıştım.
Maamafih hemen ilâve etmeliyim ki, &aym Bursa. Milletvekili beni pok güler yüzle karşıladı ve pek kibar bir ev sahibi nezaketile baş köşede yer gösterdi.
— Hoş geldin, Fıkracı;
— Safalar bulduk efendini. Sizi kızdırmamak şartilo muhayyel bir kat yapmaya geldim.
— Neden kızacak mışını? Yahu siz benim soyadıma bakarak, beni halk nazarında adetâ Hindistan kaplanı gî bi yırtıcı ve korkunç bir mahlûk yap tinize Sen honi bilmez-misin Fıkracı?
— Bilmez olur muyum efendim?
Kerahet vakti gelırts olacak kı, bu sırada bir hademe, küçült bir tepsi i-Cinde bardaklar, kademer ve türlü mezeler getirdi, ötoM elinde tuttuğu kulüp şişesini de açarak bir çilingir sofrası kurjverdı. Ban sayın Pars’ın keyf ehli olduğunu bilirdim. Fakat bu kadar zevk sahibi ol-» duğunu işitâıenuştıın. Gayet az^ demleniyor amma, içtiğini bütün âda*ı ve erkânile içiyor. Hattâ ö&ıa da hır kadeh ikram etti.
— Şimdi sor bakalım ne soracaksan.
— Efendim, kurulmak üzere olan yeni parti hakkındakı fikrinizi istimzaç edecektim.
— A birader, sız gazeteciler no tu- -haf adamlarsınız. Hoş gazetecilik biraz bana da bulaşmıştır ya, ne ise, şimdi bu ciheti bırakalım da sualine gelelim: Yeni parti için ne düşündüğümü soruyorsun? Ayol ben buna ne oevap verebilirim? Allah muvaffak bılhayır etsin! desem, kendi partımnı zevalini temenni etnuş olurum; köküne kibrit suyu! diyecek olsam, başta sizin ser muharrir, bulun muhalifior:
— Bak, müfrit Halk Partililer kendi partilerinden başka bir parunm vucuduna bite tahammül etteNtfyor -lar! derler. Su şart.ar içinde bettim için: «Eyyaın ola, yel eseU demekten başka ne katır?
— Hakkınız var, ıslık bak nasıl görüyorsunuz?
— Bizimkini mi, yoksa muhaliflcrin-kini
— Yem kurulmak üzere bulunan partiden bahsediyorum efendim.
— Parlak görmüyorum Fıkracı.
— Neden efendim?
— Neden olacak, çok ileri gidecek olurlarsa, biz nefes aldırmayız, fazla yumuşak davranırlarsa, halk tutmaz..
Veda edip ayrılmaya davranıyor -dum ki, incedayı odadan ıçorı girmez mi? Coğde aradfgum yerde hıdnmy tum. FIKRACI
Vilâye t idare heyetinde Kudret Arktın emekliye ayrıldı
İstanbul vilâyeti idare heyeti âza lavından Kudret Arkan, emekliye ayrılmış ve bu husus kendisine dün tebliğ edilmiştin
Kudret Arkun. 1325 yılında İstanbul vilâyeti teşkil edildiği zaman ilk idare heyeti başkanı seçi) mistir.
Bundan sonra Bab-ı Âiııin lâğv, na kadar Sadaret Ametçi muavinli ğlnde kalıştır. Son on yıldan be ride vilâyet idare heyeti âzalığım deruhte eden Kudret Arkunun 5Ç yıllık, bk-hizmeti vardır, Cumhuriyet “25„ yaşında
Cumhuriyet refikimiz, 25 inci neşir yılına basmış, bu münasebetle dibi akşam üstü Park Otelde meslekdaşlar arasında tertib edilen toplantı samimî bir hava içinde geçmiştir.
Tebrik edet, başarılar dileriz.
K
*
T( irviM






$1
4
li/

M
AYIŞ 1948
(Devamı var)

1364
Rumi
Nisan
26
9
1387
Hlcr.
Cem. âhır

Ruzi Hısıf
Paz.r t».
4 — AY — 5 Gün 130
Vahitler Vasati Ezani
S- D. S, D. |
Güneş 5 49 9 37
Öğle 13 10 4 58
ikindi 17 05 8 53
Akça tu 20 13 12 —
Yatsj 22 01 1 47
İmsâk ’ 3 52 7 40 !

t
X
9 ma m
aktüallteler
idareci______
gözile
— - ■■ -
Yazdı - Bozdu Tahtası

f

I Elizabeth'I ı korumak için
4

4
i
Ingiliz polisi Fransıl emniyet teşkilâtının çalışacağı olunuyor (A.A.) — Pa-teşkilâtı dırek-
kirlikle tahmin
Paris, 8 ris emniyet _ törünün yakında Scotlaııf 'Yard’a yapacağı ziyaret neticesinde Avrupada Ya hudi tedhişçilerini aramak için İngiltere ile Fransa arasında daha sıkı bir iş birliği yapılmasının temin edileceği zannedilmek tedir. Paris emniyet teşkilâtının direktörü Fransa-da mevcudiyetlerinden şüb he edilen Irgun Ztvaileu-mi ve Stern gruplarına mensub üyelere karşı alınacak tedbirleri müzakere edecektir. Bununla beraber bu görüşmelerin son zamanlarda Rex Farran’ın posta vasıtasile gönderilen bir bomba ile öldürülmesi hâdiseâne mi veya prenses Elizabeth’in veya zevcinin önümüzdeki hafta Parise yapacakları ziyaret dolayısıle alınacak olan ih tiyatî tedbirlerin incelenmesine mi taallûk edeceği henüz bilinmemektedir. Geçen sene sömürgeler ba kanlığında bir bombanın bulunmasından sonra İngiliz polisi tarafından i-simleri bildirilen bütün şübheli Yahudi ajajııların izleri kaybedilmiştir . Fransız makamları prenses Elizabeth’in ziyareti dolayısile son derece kuvvetli tedbirler almaktadırlar. Fransız polisinin mııh telif sem’isleri ^Pensesin ve zevcinin bu ziyaretleri sırasında himayelerini temin için işbirliği yapacaklardır. İngiliz büyük el çiliği önünde Jıususî muhafızlar bulundurulacaktır.


Amerikan
İthalât ve ihracatı
-----—--
Bir ay zarfındaki ithalât 666 milyon dolardan fazla
--o-
Vaşington, 7 (A. A.)
teşik Amerikanın mart 1948 z;ır tındaki idhalâtı 666 milyon 200
Bir-
I
Moskova radyosu: “Konferansın hedefi, Avrupa milletlerini millî hâkimiyetlerinden mahrum etmektir,, diyor.
Londra: 8 (A,A) — LPS Bu sabahki yayımında La Haye Konferansı hakkında tefsirde bulunan Moskova radyosu şöyle demektedir:
Bu konferansın hedefi, Avrupa .milletlerini milli hâkimiyetlerinden ı mahrum ederek, bunlapn Sovyetler Birliği İle Avrupadaki« Demokrat» hareketlere karşı Imperyalist gaye ler uğrunda kullanılmaktadır, GAFENKO’NUN DEMECİ
La Haye: 8 — Birleşik Avrupa kongresinin Hk oturumunda eski Rumanya Dışişleri Bakanı Gafen-co, doğu ile batı arasında bir ikilik mevcut olduğu müddetçe Avrupa da ne sulh, ne refah sağlanabileceğini söylemiştir,
Doğu Avrupa memleketleri hesa bina konuşmak selşhiyetini haiz bulunduğunu söyleyen Gafenco, »bu memleketlerin Avrubaya sadık kaldıklarım ve Avrupanın birleşmesini bir nevi urtuluş gibi beklediklerini- ilâve etmiştr, KONGREYE İŞTİRAK EDEMIYEN GELEGELER
Pars: — 8 (A.A,) — Orta ve Doğu Avrupa federal klübünün himayesi altında Pariste toplanan Beyaz Rur. Bulgar, Macar, Letonya. Litu-anva, Polonya. Rumen. Slovak. Uk rayna ve Yugoslav milletleri serbest efkârının temsilcileri bir beyan name neşrederek La Haye kongresine iştirak etmek imkânım bulama dıklarmdan dolayı teessürlerini bil dirmişlerdir.
Ta ma mile Moskovanın boyunduru ğu altında bulunan bu memleketle
rlıı iştikak etmedikleri bir Avrupa-nın eksik kalacağı kaanatlnl ileri süren bu beyannamede blhassa şöy le denilmektedir:
Avrupanın sosuna kadar bu vazl yeti kabul edeceğini inanmak İste iniyoruz, Fakat her ne olursa olsun Batının geçilmeden birleşmesi ve milletlerimizin akibetine uğramamak için ne mümkünse yapası lâ-zıdır,
INGİLİZ İŞÇİ PARTİSİNİN GZAETESI NE DİNER
Londra: 8 (/LA.) — İçşl Partisinin organı olan Daily Herald gaze tesl La Hayede yapılan Avrupa kongresi hakkında şunları yazmak tadır: ____
La Haye kongresinde görüşler ay nlmış bulunmaktadır. Bir taraftan m, Chorchijlin şahsi diğer ta-raftan ise barış sever bir Avrupa Birliği fikri şiddetli alkışlarla karşılaşmıştır, Fakat M, Churchilin söylemiş olduğu nutuktaki en önem li kısımlar eski Başbakan alınması gereken tedbirleri belirten sözleri-drl, M. Churchill şu nokta üzerinde İsrarla durmuştur. Aşırı bir şekilde acele etmek neticeyi tehlike ye düşürecektir, Bununla beraber bugün mevcut olan intiba delegele rin ekserisininin M. Churchill tara fından ileri sürülen tezden başka bir tezi desteklemekte oldukları merkezindedir, Daily Herald gazete sİ bütün kongrenin M. Churchill-den daha az bir itidal gösterdiği hu susuna işaret etmektedir .

Sovyet Ordusunda firarlar arttı
Alınanyadaki Rus işgal bölgesinde karı şıklık çıktı, bir subay vuruldu
Hanıbrg: 8 (AP» — Ingiliz—Sovyet bölgeleri sınırında 25 mil mesa fede Sovyet bölgesine dahil Perle-berk şehrindeki Rus askerleri arasında karışıklıklar çıkmış, bu yüz den bir Sovyet subayı vurulmuş. 3 Sovyet aserı yaralanmıştır.
Keyfiyet bugün Schwerindeki Sov yet makamları tarafından teyld e-
dılmişse de, Sovyet birlikleri arasın ■la çıkan karışıklıkların mahiyeti hakkında tafsilât verilmemiştir. Bu nunla beraber, bir Rus subayından jğrenlldiğine göre, Sovyet birlikle rlle Alman polisi geniş ölçüde ara£ cırma ve baskınlara girişip. Sovyet ordusundan . firar edenleri» ele ge .irmeğe çalışmaktadırlar,
Tetikteki Parmak
fındaki idhalâtı 666 milyon 2(JÜ Byrnes: “Tetik, üzerindeki sinirli bir bin dolara baliğ olmuştur. Bu ■ _ _
şimdiye kadar yapılan aylık id- P* FIDâlC İS&rlîl İ&Sf (111 Ç13CrâbllÎFutİlyOr
*

halatta bir rekor teşkil etmek-1 tedir. . i
İdhalâtı artan maddeler bil-' h: ssa işlenmemiş yün, gazete karıdı, iplik ve mensucattır. ı
İhracatı artan maddeler bil-1 kassa otomobil, canlı hayvan, iı(hk ve
mensucattır.
İHRACAT Succass, 8 (A.A.) —
------- Burada neşredilen ra- _ kamlara gör*e, temmuz 19447 de ■ Lihayet bulan son 18 ay zar-'l« fında Birleşik Amerikanın ihra-' çatı 17 milyon 500 bin tona baliğ olmuştur. Bu mikdar ayni devre zarfında dünya ihracat faaliyetinin yüzde 55 ine muadildir.
AMERİKANIN PETROL İHRACATI
Vaşington, 8 lA.A.ı __ (y. £is): Neşredilen rakamlara ®ö-re, Amerikan petrol istihsalâ-tmdan ihraç edilmek üzere* muhtelif memleketler itibarile Byrılan kontenjanlar üzerinden bu senenin ikinci üç ayı içinde tesbit edilen mikdarlar aşağıda gösterilmiştir:
Meksika 626 bin, Küba 937 bin. Brezilya 200 bin, Arjantin 530 bin, İsveç 520 bin, Daııimar ka 232 Mn, İngiltere 2 milyon 670 bin, Hollanda 160 bin, Belçika ve Lüksemburg 250 bin, Fransa kir milyon 382 bin, Fi-lipinler ■).60 bin, Çin 680 bin, Avustral/g 505 bin, Yeni Zelanda 20? bin, Fransız kuzey Afrikası 270 bin, Yunanistan 385 bin Um
Lake fUsis):


Hampton: .Güney Kârolinı : 8 t A A » — Haı bde ölenlerin hatırı sini anmak için yapılan anıtın açılı şı münçseb(ile bir nutuk söyliyen Birleşik Amerika eski Dışişleri Ba kam James Byrnes ezcümle şunları söylemiştir:
Tetik üzerinde bulunan sinirli bir parmak yeni bir harbin patlak vermesine sebep olabilir, Bununla beraber harb henüz kaçınılmaz bir
hâle gelmemiştir,
Tehlike, bir Sovyet Amerikan ve ya Ingiliz askerinin tetl kiizerlnde duran sinim parıııağınm .harbe sö bep olacak bir hâdise çıkarmasın-dadır.
Nutkuna son verirken Byrnes, dünya sulhü için, Birleşik Amerika asker’ kudretinin bekçsı lâzım gel diglnl belirtmiştir.
fCajnıak^leıleu dev Hiç böyU yçftbe göriy-
İflüş müdür? Bu, hilkat garibeal-MİU tyçh da parti olur: Cumhurlr yet Halk Partisi! Hattâ daha il$-riM vaj*; kçpdhine parti adını tu^( ması bîr vehim ve hayâlden iby rçt iken bir de tular, yurdda teşekkül etmekte olan başka ve hakikî partilere dil de uzatmak ce-sarotıui kendinde bulur.
faraza der ki: «Bu yeni partide insicam yoktur, çünkü bu yetil kurulu teşkil eden zıd kanaat* te ve çeşîdli düşüncede zevattır.» Güzel anıma böyle bir iddiada bulunmağa Halk Partisinin nasıl dili varabilir ki, o hakikatte bir parti değil, bir yazdı bozdu tahtasıdır. Sarsılmaz, îmanı tek bir noktada toplanmıştır: İktidardan ayrılmamak ve bunun için, meşrû veya gayri meşrû, elden geleni yapmak..
İktidar koltuğu, Halk Partisinin kodamanları için adetâ bir Zekeri-ya sofrasıdır. Parti, çeyrek asırdır, ziyafet masasının başından ayrıl-mıyarak, tıka basa yemiş olmasına rağmen, hâlâ bîr türlü işba’ hâline gelmemiştir. Hem işin ga -ribi, partinin sofrasından gıdala-nanlar hep ayni şahıslardır, yoksa partinin değişen geniş tabakaları değil. Esasen bu itibarladır ki, bizzat Halk Partisi mensupları her kongrede, her toplantıda kendi partilerinden şikâyet etmekte ve sızlanmaktadırlar.
Bu parti çoktan çürümüş ve çökmüştür. Mahdud menfaatlerin müdafaa ve inhisarı haline giron bir teşkil hiç bir zaman memleket ve millet çapında bîr rol oynayamaz. Yalnız can çekişme devri, ilgililerin inadı yüzünden, uzuyor ve millete çok pahalıya mal oluyor.
A. Cemateddin Saraçoğlu
Ercümend Ekrem jübilesi
İstanbul gazeteciler cemiyeti, ya zı hayatının ellinci yılını İdrak e-den Ercümend Ekrem Talû İçin dün jübile tertib etmiştir.
Toplantıda hemen hemen Istan bul gazetecilerinin hepsi, yabancı gazetecilerin bir çoğu. İstanbul vali ve belediye başkam doktor Lûtfl Kırdar iştirak etmiştir.
Töreni gazeteciler Cemiyeti baş kanı Sedad Simavî açmış ve Ercü mend Ekrem Talûya mesleğinin bir sembolü olarak cemiyet adına güzel bir kalem hediye etmiştir,
Ercümend Ekrem Talû meslek hayatına girişini re son safhaya kadar gelişini anlatmış ve hocası Ahmed Rasimin kendi elile-yontup verdiği kalem İle şimdiye kadar na sil çalışdı ise bugün cemiyetin sun duğu kalemi de hayatının son da klkasma kadar ayni şevk ve ayni heyecanla kullanacağım ifade etmiştir,
Bahada Dülger .meslekdaşları ve bilhassa genç gazeteciler adınace vap vererek. Ercümend Ekrem Talû nun meslek hayatım övmüş ve ken dilerinin de gazeteciliğin emrettiği vazife hislerlle yUrüveceklern söylemiştir. Talû.va bir çok buketler be rilmiştir- Davetliler, törenden sonra l’zaz edilmiştir,
Çekirgo tehlikesi
Ankara, 8 (Hususî) — Son günlerde bazı gazetelerde çıkan çekirge tehlikesine dair haberler üzerine ilgili makamlar şu izahatı vermişlerdir: Hâlen çekirge tehlikesi mevtud olan güney doğu illerimizde gerekli bü tün mücadele tedbirleri alınmış ve nıevcud teşkilâtta takviye e-B»lrniştir. Ayfcica yurdun /bütün diğer bölgelerinde de tedbirler alınmıştır.
I|G ün ün enteresan haberleri]
\--------------------------------—________________________________________________J
Habeş imparatoru için yapılan
tören
•fc Addls Ababa: — Halle Selâs yenin memlekete dönüşünün yedin ci yıldönümü dün bütün memleket te büyük merasimle kutlanmıştır, (AP)
Hir tüneldeki kaza
Milano: — Gallarate—La-ve. no hattında Monte Carbonaro tü nellnde bir yolcu treni yük katarı, na çarpmış ve kazada 8 kişi ölmüş 20 kişi yaralanmıştır, (A£)
Milletlerarası atçılık gösterici ie Roma: — Milletlerarası atçı* hk gösterilerinin en önemli mim bakası telâkki edilen «Milletler kupan# nı Meksika ekipl ka2anımş tır, Fransa »kinci ve îtalya 3 Üncli gelmişlerdir, İrlanda ve İsviçre bu müsabakadan çekRmlşleıdlr, !(AP)
Rusya'da radyo günü
Moskova: — Bugün Sovyetler
Birliği bir «radyo günü» tes’ldetmlş ve Aleksander Popov radyonun tnu eldi Hân edilerek yapılan resmî merasimler sırasında hatırası tâ
zız edilmiştir, Pravda bu tnünâse betle şunları yazmıştır: «7 Mayi3 1895 ta Popov dünyanın İlk alıcı radyosu İle Rus fizik ve kimya ce mlyetl önünde^tecrübeler yapmış tır, (AP)
''Hindistan, altın ihracını yasak etti
Tk Yeni Delhi: — Maliye Bakan lığının bu gece yayınladığı bir teb llğe göre Hindistan hükümeti Pa Jriatana altın ve gümüş İhracını yasak etmiştir, (AU)
Moskova'daki satranç şampb yonası
Moskova: — Amerikalı Sat, ranç şampiyonu Samuel Rçshavsky He Sovyet Rusyalı Vasili Ömyslov yakında Moskovada nihayete erecek ve dünya şaıhpivoiıluğunda 1-klnclllğl tâyin edooek olan turnu. vaya bugün dsvaın etmişlerdir, Milletler arası satranç fedeıas yonu başkanı Dr. Kued dün Hollan dadan Moskovaya gelmiş ve radyo ile beynatta bulunarak federasyo nun İlk turnuvasını Stokholmde haziranın 15 inde yapacağım ve
dünyanın en parlak satranç oyuncularının buna iştirak edeceklerini söylemiştir,
Rues sözlerine devamla demiştir ki:
1949 senesinde bu turnuvayı ka sananlardan beş kişi. Moskova dünya şampiyonluğuna iştirak eden lerdon dört kişi ve Amerikalı üs tud Fine dâvet üzerine yeni bir mij letler arası turuvada karşılaşacak fardır.
Bu turnuvayı kazananlar 1950 senesi dünya şampiyonluğuna işti rttk edeceklerdir, (A.A,)
Yeni bir dünya uçuy rekoru Asmara: — Küçük bir uçak Ja Udine’den Asmaraya gelen İki İtalyan pilotu düz bir hat üzerin de merhaleyiz yeni bir dünya uçuş rekoru tesis ettiklerini beyan etmişlerdir.
Pilotlar 1170 kilometrelik bu vo lu 24 saat 6 dakikada katettlkleri ili bildirmişlerdir, Kullandıkları «Ambroslnlu uçağı tek motörlüdür: Uçuş esnasında siluetten kazan mak üzere Italyanlar radyo vc İs
Şeker Şirketi, stok için depo bulamadı!
Alâkadarlar şeker fiyatlarında değişiklik olmıyacağını beyan ediyorlar.
Ankara 8 (Hususî) — İki gündür Ankara piyasasında şeker bulunmaması hariçten gelecek pahalı şekerin yerli şekerle karıştırılarak, fiatların bir miktar arttırılacağı dedikodularını çıkarmıştır.
Yetkili makamlar şeker Hatlarında herhangi bir değişikliğin ka-tiyyen varid olmadığını temin ötme kte ve:
— •rŞeker Şirketinin deposu Sergi Sarayında idi. Burası Ope -ra binası haline konunca deposuz kaldı.
Yer bulamadığından Ankarada şeker stoku yapamıyor!» demektedirler. Fakat bu sabah da şehrimizde bazı bakkallarda şeker bu lunamamıştır.
Tiyatro piyesi menetmek salâhiyet
Bakanı, 18 güo sonra (Kadınlar
Türk Belediyecilik kongresi açıldı Ankara 8 (Hususî) — İkinci Türk Belediyecilik kongresi bu sabah Ankara Halkevinde toplanmıştır.
Kongre münasebetile bir konuş ma yapan İçişleri Bakanı Münir Hüsrev Göle, Şehir ve Belediye iş lerinin kısa bir tarihçesini yaptık tan sonra, modern belediyeciliği i-zah etmiş ve kongreye başarılar dilemiştir.
Bundan sonra, komisyonların se çimi yapılarak toplantıya son ve rilmiştir. Kongre üyeleri Atatürk’ ün muvakkat kabrini de ziyaretle bir çelenk koymuşlardır.
M. T. A. Genel m üdürü Amerikaya gedecek
Ankara 8 (Hususi) — Maden tetkik arama enstitüsü genel müdürü,' Ruhi Bernet, bu* ayın 15 de Amerikada Dallas şehrinde yapılacak petrol kongre'sinde bulunmak üzere şehrimizden ayrılmıştır. Ru hi Bernet kongrede memleketimizin petrol durumu hakkında da zahat verecektir.
Amerikan Büyük elçisi geliyor
Ankara S (Hususî) — Öğrendiğimize göre, Amerikanın Ankara büyük elçisi Mr. Vilson, yarın ak şamki ekspresle Istanbula hareket edecektir.
Diğer taraftan Afganistan bü yük elçisi Muhammed Han Pazar tesi günkü Toros ekspresiyle Bey ruta hareket edecektir.
Türk-Yunan ticaret müzakereleri başlıyor
Ankara 8 (Hususî) — Yunanis-tanla yapılacak yeni ticaret ve tediye anlaşması müzakerelerinde bulunmak üzere dış ticaret dairesi müşavirlerinden Zeki Doğan, önümüzdeki günlerde Yunanistana gidecektir.
Müzakerelere iştirak edecek heyete dış ticaret dairesi başkanı Mahmud Sevda başkanlık edecektir.
Dış ticaret için yeni kararlar
Ankara 8 (Hususî) — Ticaret Bakanlığı dış ticarete aid mevzuatı bir arasa toplamak, ithalât ve ihracat rejimimizin yeni baştan tesbiti mnkaadiyle incelemelere baş lamıştır.
İncelemelerde bilhassa muhtelif memleketlerle yapılacak anlaşma- I lar, ödeme vaziyetleri, hangi mad delerin ithal edilebileceği , ihracatımızın ne gibi tedbirlerle arttın-labileceği üzerinde durulmaktadır.
1-
tikamet tâyini aletlerini kullanma i mışlardır (AP) ]
1 unanistan'duki Amerikan hey | etinin imtiyazları J
Atina — Yunan parlamento ] su olağanüstü yetkiler komisyonu J tarafından tasvib olunan tasan | hükümleri gereğince Yıınanistaııa j yardım Amerikan heyeti üyeleri de I bundan böyle diğer yabancı elçilik I ler mensuplan gibi bütün dıplo I matik İmtiyazlardan fayda]auabi I leleceklerdlr, (A,A.) I
Radyo aktif sırları 1
■fa Londra: — Bugün Lordlar ka 7 marası tarafından kararlaştırılan I ve hükümetçe kabul edilen bir ka / rarnaıneye göre, tıb sahasında ra J dioakl.it lstlhsal&tın imal rırlırını? ifşa edecek olanlar iki seneye ka z dar hapis cezasına çarptırılacak ? laıdır, (AA,) J
Amerikan bor sal arında i Nevyork: — Dünkü borsada ı petrol, demiryolu ve sanayi hisse | senetleri 4 dolan bulan büyük bir f yükselme kaydetmiştir, Buna mu } kabil Chicago hububat borsasm- | da buğday ve mısır fiyatları düş. | meğe başlamıştır, (AP) i

ilil Eğitim temsilinden arasında) piyesini menetmif, ve eserin müellifi umumi mahkemeler def bundan dolayı zarar ve ziyan ve tazminat dâvası açmı)tır.
Taraflardan biri, dâvanın mahiyeti* nl ileri sürerek vazifesizlik iddiası dar meyan etmiş, diğeri ise, ortada madenî hukuk çerçevesine giren zımni bir anlaşma nıevcud olduğunu serde-derek mahkemenin vazifeli bulundu • gunu söylemiştir.
Mahkeme, alâkalı muamelo evrakı .suretlerinin Bakanlıktan getirilmesi I-Çin dâvayı başka bir güne bırakmış * tır.
Devletin umumi siyasetini idare den Vekiller Heyeti ile memleketin dahili siyasetinin, mes’uliyetinı taşıyan İçişleri Bakanı, nazariyat ve nıevcud mevzuat bakımından, ferdin umumi hürriyetlerinden bazılarını tah did edici kararlar ittihaz edebiliyor..
Bu cümleden olarak, bazı kayıd ve şartlar altında ve kanun rnüsaıd bu* lunduğu takdirde gazete kapatabildi-fti gibi, gerek siyaset ve gerek ahlâk prensiplerine uygun olmadığına ka -naat getirdiği tiyatro piyeslerinin tem silini de menedebiliyor.
*
Fakat, bu merciler, bu kanunî sa lâhiyetlerinif memleketin normal zamanında, istimal etmek için, tedbirli hareket ederler ve daha çok teenni gösterirler, bundan dolayıdır ki, hükümetin bu gibi kararlarına miitemed din memleketlerde ve sulh zamanlarında pek tesadüf edilmez.
Fakat, şüphe götürmez ki, bu sarruflar tamamile bazı müellifler, bu idari tasarrufların bunlara hâkimiyet vermektedirler. Ve
bunlardan dog^n ihtilâfları idari kazanın tetkikinden hariç lar. Yâni, idari kazanın tasarrufları iptal etmek kabul etmemektedirler.
İdari bir makam tarafından itti haz edilen herhangi bir kararın, mu hakkak surette, idari kazaca tctkıf edilmesi lüzumunda İsrar edenlerin noktai nazarı kabul edilecek olur ise piyes temsili men inin ortaya attı£ ihtılâfınu hal Oanıştaydır.
$u halde let şûrasını
memesi nazariyata vc hattâ tatbiki ta uygun değildir.
Nihayet alâkadar merci, salâhiyeti no vo intizamı güvenerek, bir etmiştir.
Nihayet inen
darenın bir rüknüdür. Bu itibarla ta sarruf idaridir. Vo tasarrufun ittıh) zındaki âmil de, memleketin intiu mı ammesine dayanmaktadır.
Burada tetkike değer ikinci bu safha vardır. Bu da âmmenin ıntıza mına taallûk eden hususlarda karar ittihaz etmek, Bakanlar Heyetine mı İçişleri Bakanına mı, yoksa Milli ğitim Bakanına mı aiddir.
Memleketin intizamı âmmesi, ve sâylş âmmesi ile alâkajanınası
bu itibarla tasarruflar yapmak salâhiyeti, intizam ve âsâyış kelimelerinden de anlaşılacağı veçhile, daha ziyade, İçişleri Bakanına aiddir. Va her yerde de, bu noktai nazar kabul edilmiştir.
Piyesi seyredenler arasında, genç mekteplilerin bulunabileceği ihtimali • m düşünen Milli Eğitim Bakanı her halde, bu gençlerin ahlâkını sıyanet bakımından bu narekoto miş ve bu kararı ittihaz caba böyle mi?..
Filhakika mektoplerde
filmler hakkında, kat’I karar vermek Milli Eğitim Bakanının salâhiyeti dahilinde ise de, umuma açık olan bir tiyatroda sahneye vazedilen bir piyes bıkkında böyle bir karar vor-mek mevkiinde midir? Olsa, olsa, belki, talebelerin bu piyesi seyretme- * lerlnl
ğitim Bakanı kendisini Bakanlar Hey etinin veyahud İçişleri Bakanının bu hususlarda temsiloisi mi, telâkki et -mektedir?
İşto mahkemenin ve piyes sahibi avukatın tebarüz ettirmesi lâzım gelen nokta büdur. 9u takdirde, Milli Eğitim Bakanı kararının, kanunun tesbit ettiği muayyon vazifeyi teoa -vüz noktasından gene Devlet Şûrasın da iptali cihetine gidilmesi lâzımdır. Ancak, bu kararın umumi mahkemelerde rüyet edilmesi için hukuki tek bir çaro vardır. Bu da, vâzı kanunun İdare momuru İçin hiçbir veçhi lo derpiş etmediği bir salâhiyeti istimalinden dolayı Mili! Eğilim Bakanının bu kararını İdarî bir tasarruf o-larak kabul etmemek (aote inoxistan-te) ve hu suretle de tasarrufun İdari vasfını kaldırmaktır.
İDARECİ
ı rekı fiyatlarile bir muvazene tesis edebilmesi maksadını istihdaf etmektedir. Yoks ) tafsilât noksnııı bu suretle kapatıl-hıası nıevZ'iiuhahis değ lılir.» demiştir- - - -
ta* idaridir. Hattâ gibi tasarruflar., fevkinde tutup tasarrufları nâm» bu itibar ile d*,
(utmaktadır bu gibi ıdar salâhiyetin
Tica-
Uçakla yankesiciliğe çıkan iki sabıkalı
Ankara 8 (Hususi) — istanbu-lun tanınmış yankesicilerinden Be şiktaşlı Parlak İsmet ve arkadaşı Karagümrüklü San Nuri İstanbul da dikiş tuttu ramayınca, evvelki gün uçakla buraya gelmişlerdir. Buradan Adana istikametine yollarına devam edecek olan yankesiciler, şehre gelir gelmez Faik Sönmez adında birisini gözlerine kestirerek adamın 110 lirasile altın kol saatini çarpmışlar, fakat biraz sonra zabıta sabıkalıları kah vede tavla oynarlarken yakala -mıştır.
Şık giyinen iki yankesici «Adana uçağına birkaç saat vardı, ak lımıza şöyle bir dolaşmak esti, karşımıza da hemen bir av çıktı, amma, avlandık. Biletimiz de yandı.» demektedirler.
Havayolları acenta usulünü kaldırıyor
Ankara 8 (Hususi) — Devlet Hava yolları İdaresi Antalya nak liyat şirketi ile acentelik mukave leşini feshetmiş ve 15 Mayıstan itibaren bilet satış islerini kendi yapmağa karar vermiştir.
İdare son 10 .yılda beş buçuk milyon lira kâr temin etmiştir. A cente hissesi olarak Antalya şirketine yüzde 5 veriliyordu.
1938 yılında uçaklarımızla 399 yolcu seyahat etmişken 1947 de 74 bin 814 kişi yolculuk etmiştir.
Amerikadan ithalât için yeni kararlar
Ankara, 8 (Hususî)
ret Bakanlığı Amerikadan yapılacak idhalâta dair yayınladığı sirkülere yeni bazı ilâveler yapmıştır. Buna göre ihraç lisansının alındığı Amerikadaki ticaret ataşeliklerimizden başka bunun bir fotokopisi bakanlığa veya idhalât bürosuna da verilebilecektir. Bundan başka Amerikan fabrikalarının Türle iyedeki acentelerine senelik veya aj’lık olarak tahsis ettik kıi kotaları bildirir mektubla-rı üzerine muvakkat idhal müsaadesi edilebilecek veya bunlar için ayrıca proforma fatura istenebilecektir. Muvakkat idhal müsaadesinin 45 günlük geçerlik süresi Amerikadan ih r?c lisansı alınması için kabul edilen müddet olup tevsik işi bu süreyi takib eden 10 gün i-cinde yapılabilecektir. Yerleştirilen göçmenler
Ankara, 8 (Hususî» — Bundan bir müddet önce Avrupa-dan memleketimize gelen ırk-daşlarımızdan 129 zu yurdun muhtelif yerlerine yerleştirilmişlerdir. Geri kalanları da önü mözdeki haifta yerleştirilecektir. Bundan başka gene önümüzdeki hafta îtalvadan yeni bir kafilenin gelmesi beklenmek tedir.
Bttdce tahmînlnri tahakkuk etmiş
Ankara, 8 (Hususî) — Bu yıl büdce tahminleri kadar tah silât yapılamadığı için alkol ve a JkoJX içkilere bir mikdar zam yapıldığı hakkındaki haberler üzerine Maliye Bakanı kendisi-le görüşen gazetecilere aşağıda ki izahatı vermiştir: «943 yılının büdce tahminleri kadar tah silâtımız tahminlerin bir mlk-dar üzerinde tahakkuk etmiş* tir. Rakı ve ispirto fiyatlarına yapılan zammın sebebi büsbütün başkadır. Halkın alkol de-r.ecesi daha az içkilere rağbeti ni arttırmak ve bu suretle sıh-Latlmlni koruyabilmek için ra kı fiyatlarının arttırılması hususunda büdce müzakereleri sırasında Büyük Millet. Meclisinde izhar edilen arzu ve temenniye uyularak rakı fiyatlarının bir mikdar arttırılması cihetin© gidilmiş ve buna mykabil şarabın beher litresinden alınmak ta olan ve nıikdarı 20 kuruşa baliğ olan istihlâk ve müdafaa vergilerinin yarıya indirilmesi için hazırlanan kanun tasarısı Meclise sunulmuştur. Diğer ispirtolu içkilerle ispirtonun fi-’ yatlarının arttırılmış olması yu • karıda bahsedıten zarurete ve
mercii, hiç
şüphesiz ki
taraflardan bu hususta
birinin, de*J vazifeli çor
âmme mülâhazasını piyesi temsilden mer
tasarrufunu yapan ►
E-
3-
V1
tevessül et-etmıştir. A-
gösterilecek
menedebilir idi» Yoksa Milli G-
SAYFA;

9 MAVÎS
ınn
t
1




1 Zonguldak kömür I İşçileri sendikasının faaliyeti
S ---o--- -)
( Bir müddet evvel vuku- (
) bulan müessif kazada S s sendika üyesi, bulunup da (
2 ölenlerin a il el e r ı » e 5
) (10001 er lira tazminat (
’ verildi. '
Zonguldak (Hususi) — Zonguldak Kömür havzası İşçi Sen okası geçende Koziu - Incirhar-nıan ocağında vukua gelen müessif Grizo hâdisesinde ölen vatandaşlardan 13 ünün ailelerine 1000 er lira ve yine bu kazada ölenlerden Sendika üye si olmıyan 6 sının ailelerine de 100 er İira ölüm yardımı olarak ödemiştir.
Yine bu Sendika, Yerli Mallar pazarlarından mubayaa ettiği kaput bezini her üyeye beler metre olmak üzere beher met resi 70 kuruştan tevzi etmiştir Jiradiye kadar tevzi edilen kaput bezi mikdan 118-482 metredir. Fek yakında da metresi 220 ku rustan 30.000 metre lâcivert iş elbiseliği dağıtacağı öğrenilmiş tir.
Diğer taraftan haber aldığımıza göre Sendika Kozlu bölgesindeki yardım sandığına tah sis etmek üzere 15200 liraya, Kozlu çarşısı içinde bir bina satın almış ve böylelikle aydan aya 60 lira kira vermekten kurtulmuştur. Bu bina satın almalarının diğer bölgelere de teşmil edileceği anlaşılmıştır.
Sendikanın bu yerinde hareketleri Kömür havzası işçileri arasında memnuniyetle fkarşı-knmıştır.
-------___
Havzada çirkin bir tecavüz
— » -
Havza (Hususi) — Vezirköprü, nün I-aJa köyünden Şerife kızı Mey rem Şimştk ıa, baba bir kardeşi Ha san Şimşek, mma geçmek suretlle bikrini izale etmiştir Yapman ihbar üzerine muayene edilen Meyremin bozulduğu görülerek sanık, tahkikat evrakile birlikte C- Savcılığına verilmiş ve derhal tevkif edilmiştir. Zonguldak-Ereğli kömür leri ’ş’etmes nin kararı
Zonguldak: (Hususi) — E. K. İşletmesi, işçilerine senede bir defa parasız olarak dağıtılmakta olduğu elbise ve ayakkabıları- bundan böy le Ereği. Bartın. Devrek. Çaycuma ve Safranbolu ilçelerindeki esnafa diktirmek suretlle bu ilçelerdeki es nafm kazanmalarını teminen. kay makampklar vasjtasile bu esnafa keyfiyetin duyurulması ve araların tıan seçecekleri şahıslan işletme ile sözleşme yapmak üzere gönderme İtrini kararlaştırmıştır,
Kütahya ılar Konyada maç* û? oldu
Konya: 'Hususi* — Cumartesi ve pazar günleri şehrimiz takjmiarile maç yapmağa gelen Kühatya genç lik takımı cumartesi günki gençler takımımıza 3—1 pazşr günüde İdman Yurdu takımımıza. 6—1 mağlup olmuşlardır.
Yeni Parti ve
Şu siyaset ne acaip bir âiemdir.Ye ni tevekkül etmekte olan parti (rti-«pyn) halinden cenin haVn? ge-linerye kadar gerek gazetelerde, gc^ek siyasî muhitlerde re kadar tefsirler, teksifler, te’kidler yapıl (lı. Pornikacıiar bir taraftan partiyi kurarken diğer taraftan sorulan suallere büsbütün aksi cevaplar x ^nyoriard). lâ mücadele cıh rin Diri ve üstadı olan Kenan Öner dairna:
— Böyle birşev yoktur. Bunlar şayiadan ibarettir.
Deyip kesiyordu: halbu ki, neticesi görüldü: nasıl Hfclk FnrrisU Demokrat Panfvl doğurdu isıe. Demokrat Parti de üçüncü partiyi doğuruyor.
Bütün bıı ihtilâflar, dedikodu-

iar. muarazaTâr; münakftşnh r Jfifö güzaf dan ibarettir.
doğrusu şudur: Demokrasi hükmünü icra ediyor!
Ahlat ekmeği, mwr koçanı vesair^..^
MilUtvc killerimizden Ahmed Çınarın Meclis kürsüsünde gösterdiği - sözüm ona - ekmek, hükfı-kfımr l mahafilini fena halde sinir lendirdi. Bütün kâinat) toz penpe si renginde bir gözlükten seyreden Başbakan yardımcısı Faik Ahmed Barutçu, o tatlı eyimserlığile: ♦ Herkes, dedi, böyle mısır koça’-nmdan ekmek yaptırabilir!^ Bu sö ze kimse itiraz etmedi; fakat ne-

A
M




Anadoludan Notlar
t

Garb linyitleri işletmesi Tunçbilek mmtakası gerek yüksek fen adamları gerekse çalışkan işcileıüe örnek olmaya lâyıktır. Gün-lük kömür istihsali 2000 tondan .800 e çıkarıldı... İşletmedeki işçinin çalışma tarzı — Yer üstü tesisleri — Yeraltı tesisleri — J 48 nıetre derinlikte kömür istihsal ocakla A
Abdal kadir Gürol
I
Nisan ayında 31.400 tonla en üstün kömür istihsalini sağhyan Tav şanlıdaki Garb Linyitlerinin Tunç bilek mıntaknsı ve bu münasebetle 30 nisan cuma günü yüksek lstili-sal bayramını kutlamıştır.
Yeni Sabah adına iştirak etrl&lm bu bayram münâsebetile Tıınçbilek mmtakasmda görmüş olduğu yer üstü ve bilhassa yer altı âleminin iç yüzünü nakledeceğim: Böylece küreklerimizle sobamıza atmak ka kadar bir zahmet ihtiyar eyliyerek yaktığımız kömürün, ne büyük emek ve feragatle elde edilmekte olduğu daha İyi anlaşılacaktır, SOMA, TUNÇBILEK. DEĞİRMISAZ BÖLGESİ
Tavşanlıdaki Garb Linyitleri İş letmeal Soma, Tun bilek ve Değir misaz olmak üzere üç mıntakaya sahiptir ve bu üç mnıtakadaki kömür ocakajannda 4700 Türk işçisi çalışmaktadır. On yıl önce günlük kömür istihsali 2 bin ton kömür ü zerine kurulan işletmenin istlhsa 11 bugün 2800 tona yükselmiştir,
İşletmede senelik istihsal aylara taksim edilmek suıetile tanzim edi len bir programa tabidir, Bu prog rama göre tam randıman elde edi lebilmek için üç faktörün birleşme sİ şarttır: 1 — Tanzim edilen pıog rama göre o ayın istihsalini elde et mek, 2 — Geçmiş aylara ait borcu olmamak. 3 — Randımanı tam olmak-
işte Tunçbilek mmtakası, progra ma göre mayıs ayında sağlaması ge reken istihsali müddetinden bir ay evvel ve bu üç faktörü de birleştir mek şartile en üstün istihlali sağ lamış ve bu zaferinden dolayı bay ram yapmağa hak kazanmıştır, İŞLETMENİN ÇALIŞMA TARZI
Tunçbileğe vardığımın İlk günü yemekhane, yatakhane, sıhhi teşkilât, malzeme ambarları gibi bü. 1 tün yer üstü tesislerini gezdim, ve ge rek Tunçbilek mıntakasımn baş mühendisi Nihat Üstünci gerekse genç ömürlerini vatanın bu bucağında çalışmağa vakfetmiş mühen dişler ve tesisler hakkında geniş i zahalarda bulundular. Verilen iza hattan öğrendiğime göre ocaklarda 24 saat içinde üç vardiya yapılmakta ve kömür işçileri üç vardiya halinde çalışmaktadır. Bir grup ça lışırken diğerleri istirahat halinde dlr. Nitekim bayram yapıldığı halde istihsali durdurmamak İçin bir grupun ocaklarda olduğunu öğrendim, Kemençe .davul ve zurna nağ meleri arasında oynayıp eğlenen kömür İşçilerini coşkun bir neşe i-çinde gördüm, Burada yalnız serbest İşçiler değil, cezaevlerlmlzden gelmiş hükümlülerde çalışmakta. İçlerinde beş seneden yirmi seneye kadar mahkûmiyeti olan bu kara ialihlller, kömür npntakasında hem büyük bir serbest içinde çalışıyor.
hem ücret alıyor, hem de her ça Jiştıkjan gün cezalarının İki günü ne tekabül ediyor, İşçilere giyecek İtrinden başka İşletme tarafından günde iki öğün yemek verilmektedir. işletmeye yakın köylerde otu-rupta yemeğini aileslle yemek Isti-yen işçilere bu istihkakları çiğ erzak olarak aynen verilmektedir. Tunçbilek mıntakasında eczanesi de içinde olmak üzere 22 yataklı bir hastahane mevcuttur. Hastahane-nin iki doktoru, bir operatörü bir de diş tabibi vardır,
YER ÜSTÜ TESİSLERİ
Tnnçbilekteki yer üstü tesislerinin en mühimi (Grlpaj) dairesi ta bir edilen ve ocaklardan çıkan kö nıürleri üç kalite üzerine tasnif e derek vagonlara sevkeden kzımdır, Ocaklardan vagonetlerle gelen kömürler. Grlpaj dairesinin üst tara fında bulunan havuzvari bir hazne ye dökü]ür, Buraya dökülen kömürler üç elekten geçer, 80 den yu kan kömürler birinci elekten. 30X80 -ebadındaki kömürler ikinci elekten 0X30 ebadındaki kömürler ise üçüncü elekten geçtikten sonra saç oluklardan hususi yerlerine a-kar. Yalnız kömürler saç oluklardan akarken olukların İki tarafına sıralanmış işçiler tarafından içinde ki faşlarda ayıklanmaktadır,
Üçüncü elekten geçen 0X30 ebadındaki kömürlerde üç cinse ayrıl maktadır: 10X30 ceviz. 5x10 fındık 0X5 ise halen istifade edilemiyen toz kısmıdır, Bu kömürlerden ceviz ve fındık cinsi yıkanmaktadır, (Lav var) adı verilen yıkama tesisatı ya Pıhnca halen istihade edilemiyen 0X5 ebasmdaki kömürlerde yıkana rak istifade edilebilecek ha]e getlrij mekfedir,
YERALTI TESİSLERİ
Yeı üstü tesislerinden sonra yeı altı âlemini gezeceğiz. Bana ocakla rı gttdirencek olan yüksek maden mühendislerinden yer üstü ve yer altı koordinasyon şefi Tahsin Yala pik. ilk önce Tunçbielk kömür Hav zasını gösteren şema üzerinde izahat verdi, Genç mühendisin izaha tından bu mınatkada tahmin edilen kömürün 97 milyon ton olduğu nu ve 12 kilometre (Galeri) açıldığı m ve bu galerilerde tahkimat İçin 80 cm- ilâ bir metrede bir maden direğ! dikildiğini, tahkim işinde kul lamlan direklerin ise ağaç ve demir olmak üzere iki cins olduğunu pahalı olmasına rağmen ekonomik bakımdan demir direklerin daha faydalı olduğunu fakat mevcudun pek mahdut olması yüzünden demir direklerin ancak mühim yer leıöe kullanıldıklarını öğrendim, 48 METRE DERİNLİKTE KÖMÜR OCAKLARI
Artık yer altı âlemine girecektik. Ayaklarımızda lâstik madenci çizmeleri. ellerimizde ise birer karpit
Armağanlar köyü muhtar teçimi
— ■ ■ ■ •-----
Seçimde D. P, adayları kazandı
Bergama; (Hususi) — Bergama ya bağlı Armağanlar köyünde yeni den yapılan muhtar ve İhtiyar kuru lu üyeleri seçiminde, halkın hepai şeçime Iştlrftk etmiş ve neticede muhtar ve âzalıklann hepsine D. P, adayları seçilmiştir,
“fiergamayı sevanler„ cemiyetinin Midilli gezi si
Bergama: (Hususi) — «.Berga. mayı sevenler^ cemiyeti tarafından öhümüzdeki günler de Midilli gezisinin tertlb edildiği bildirilmek tedir,
Dikili sahillerinde yakalanan balıkçılar
Bergama: (Hususi) — Türk kata sularında balık avlarkan yakalanan üç Yunanlı Dikili zabıtasınca yaka lanarak adalete teslim edilmişlerdir, Türk kara sularında balık avla dalarından dolayı 948 yılında yaka Janan Yunanlıların yekûnu böyle-ve U a baliğ olmuştur,
Konyada gençlik bayramı hazırlıkları
Konya: (Hususi) 19 mayıs spor ve gençlik bayramı İçin provalara başlanmıştır, lise ticaret L, ve sanat okulları hep birden müzikle hareket yapacaklardır, Askeri ve kız öğ rencilerde hazırlanmaktadırlar,
Karaman hastahanesi operatörlüğü
Konya: (Hususi) — Karaman hayır severleri tarafından açılan hastahanenin kadrosundaki eksik lik tamamlanmaktadır, Operatörlü ğüne Mardin hastahanesi operatörü Dr, Nevzat Balkır tâyin edilmiştir.

■ -J L J-L_ 1 ■" V—1
lâmbası, bu numaralı ocağın önündeyiz, Ocak ağzında rakım 790 me yilü bir galeriden aşağı doğru İni yoruz, Ayaklarımızın altında kaygan bir çamur tabakası, üzerimiz den yer yer yağmur gibi sular dö küiüyor. Her taraf zindan gibi ve ben alışkın, olmadığımdan olacak-ki karpit lâmbasının ziyası etrafı seçmeme kâfi gelmiyor, Mühendis arkadaşım anlatıyor:
— Şimdi 300 metre mesafede 40 metre derinliğe inmiş olacağız, Son ra düz bir hat üzerinde yola devam edeceğiz,
Gözleri m alışmış olacakki içinde yürümjekte olduğumuz galerinin 1-ki tarafında açılmış, mağara gibi boşluklar görüyorum, Sorduğumda bunjara (Topuk) adı verildiğini, iş çilerin girip çıkmasında vagonetler den sakınması ve dinamit patlatır ken gerek kendilerinin gerekse mal zeme ve makinelerin korunmasına hizmet ettiğini söyledi, İnerken sağ 11 sollu bu boşluklara sık sık tesa düf ediyoruz, Bazısında ise muntazam sıvanmış duvarlar gözüme ili şiyor, Bunlarında (Yangın barajı) olduğunu, çift sıra tuğla İle örüldükten sonra muntazam bir şekilde kaim sıva ile sıvandığını çünkü bu ocaklarda (Grizo) olmamakla be raber bazan kömürün kendi kendi ne yanmasından mütevellit boğucu gaz (Karbonmonoksit) neşretti ğini, bu gazın galerilere ve İş yer lerlne sirayetini önlemek için de yangın barajlarının yapıldığını öğreniyorum.
Yine bu arada Izgara vari, tavana kadar istif edilmiş, galerilerde kullanılan ağaç tahkimat direklerinden gördüm. Bunlarında İşçi a-rasında (Domuz Damı) tabir edilen bir nevi usulü olduğunu izah et (Devamı yarın)

Tarihden bir yaprak |
Suikasdle
------ .
Fransuva odaya girer girmez hançerini çıkardı. Homurdanarak kadını aramağa başladı
— XII —
hiçbir şey konuşmadan ayrıldılar. Diyan odadan, çıktıktan son ra doğru Veliahdın yanına gitti:
— Yakında ig olacak! dedi. Birinci Fransuvanın oğlu bu
...- Yazan: —
Cemal YENEJi\



ON beşinci asrın sonunda başlıya» İtalya harbleri Fransa ile Avusturya a-raRinda devam ettiği sırada bir de ortaya Almanya tacı meselesi çıkmıştı. Birinci Fransuva, Avusturya imparatoru Şarlken ile yaptığı harbde yenilmiş ve esaretten Osmanlı İmparatoru (Kanunî Süleymanın ordularile Avusturya hududlanna dayanması sayesinden kurtulmuştu.
Uğradığı bu mağlûbiyetten bezmiş olan Fransuva, hayatının mütebaki kısmını saraya, daha doğrusu kadın ve eğlenceye hasretmişti.
Daimî bir sarhoşluk içinde geçirilen günler Kralın ömrünü bir mikdar daha kısaltıyor ve sıhhatinin bozulmasına sebeb oluyordu. Nihayet öyle bir an geldi ki Kralm hayatının tehlikeye düştüğünü gören doktorlar bu işe müdahale etmek mec burivetınde kaldılar. Bunun ö-niine geçmek için yegâne çare, Kralı kadınlardan uzaklaştırmaktı.
Hazırlıklar büyük bir sükûnet ve ketümiyet içinde ikmal edildikten sonra Kral Paristen ansızın ayrılarak meçhul bir semte hareket etti.
Ancak doktor ve çok ya kılıflarının bildiği Rambov’da bir şatoya yerleşti. Sade eşyalarla döşenmiş olan bu şatoda, Fraıı-suvada bu dekor, uygun bir hayat yaşamağa daha doğrusu havatmı büyük bir sessizlik i-çinde geçirmeğe başladı. Fakat bu ne kadar sürebilcekti ? Eğer terkettiği kadınlar izini bulamazlarsa belki pek uzun, fakat, bulurlarsa ölümü bir an mese-lesiydi. Nitekim öyle oldu.
Ellerinden Kralı ve dolayısi-le lüks, debdebe ve bol ihsanları kaçırmış olan bir takını haris kadınlar, bu defa veliahdi elde ederek ona nüfuz edip eski kraldan intikam almak çarelerini aramağa başladılar. Bunlar arasında en meşhur ve en korkunçları Madlen ve Biyan idi. Kimsenin bilmediği bu şatonun esrarengiz, tenha kulenin odasında bu iki kadın baş başa vermiş, Kralın aleyhine suikasd plânı hazırlıyorlardı.
Bu iki kadın şatoya nasıl girebilmişlerdi ? Madlen, alınan bütün sıkı tedbirlere rağmen Kralı Ramboveye kadar meşum bir gölge gibi takib etmiş ve nihayet bir kolayını bularak şatonun bu odasına yerleşmeğe muvaffak olmuştu.
Madlen, esrarengiz kulenin o-dasını Fantanbloda Kralı elde ettiği evin odası gibi döşemişti. Burada da ayni büyük a^na, ayni ipekli perdeler, ayni geniş karyola, Krala yabancı olmıyan ayni koltuklar görülüyordu. Di-yana ile Madlen işte bu evdeki konuşmaları bir saat sürdü. Madlen Diyana bir mektub verdikten sonra bu iki kadın bir aıı birbirlerine bakıştılar ve
tice kendini gösterdi:
Parti gazetelerinde Ahmed Çınar’ın isimle müsemmâ, beynindeki tezada bakın. Bu ekmeği (Yeşilova) köyünde hususi olarak yap tırdığı görüldü. Ahmed Çınar koçan ekmeğin (Yeşilova) da yaptın yor! Fakat biz koctan ekmeği derken de ahlat ekmeği çıktı.. Bu da bana meşhur şarap hikâyesini hâ-t ırlattı.
Şarapçı ölürken çocuğunu çağırmış: (Oğlum, etendş, ben gidiyorum. Bundan sonra bu ticaret sana kalacak... Hopsini sen idare edeceksin; nasihatlerimi iyi dinle; Evlâdım! biz şarapçıyız. Şarap pırasadan yapılır... Şarap, mayalanmış havuç otundan yapılır.. Şaıap, kokmuş zerzevat süprüntüsünden yapılır... Şarap, hazan da üzüm -den yapılır!
Biz de merak ediyoruz. Aeahfi buğdaydan ekmek yapılır mı?
Muhterem efendim:
Akşamın Dikkatler sütunu, hak h olarak gcr.e lisan nıesctesiue dokunuyor. öz Türkçe yapacağız der ken, ortaya kaba biı* beyan tarzı çıktı Halbu ki, Türkün hali gibi, kalıbı da gayet naziktir, miiteva-zıdır, Anadolu köylerinde - lehçe bertaraf - amma doğru ,amına iğ-ri lûğât paralamak isleyen köylü lere bile rastladım. Öz Türkçe nâ-w • muta lisana bu satırı atrnak zengin Türkçemizi fakirleştirmektir., lııkilâblar, memleketin tekâmülü

Yeni parti ve-Ahlat ekmeği, mısır koçanı vesaire - L_.
hileydin
ve taajiai için yapılır; Din inkilâ-' bı denilen hareket de böyle olmalıdır... Yoksa bu kadar geniş bir lisanı böyle küçülten, daraltan lıa r) ketlere inkılâp denilmesi bilmem ne dereceye kadar doğrudur.
Akşam, «muhterem efendim-. lnu.t.ina şiddetle taraftardır. Hattâ ınecmaİarda « arkadaşla!!.. hitabı yerine muhterem elendim* di. e başlanmasını bile muvafık gö rtiyor.
Halk arasında konuşulan lisan, bildiğimiz TÜrkçedir. Öz Türkçe, yahnd terimce yâni uydurmasyon lûğatlarla konuşmak isteyenler me : anılarını ifade edemedikleri için ister istemez Türkçe konuşuyorlar. Yalnız geçen giin bir arabacı ile bir hamalın kavgasını işittim... Arabacı tos vuracakmış gibi geri-
Muhterem efendim
Robotlar
Dairelerde yeni teşkilât
de....
dedi... Şimdi senin
Hani şunu dünyası
ledi geriledi — Ulan!
zetini, özünü bellerim ha! Ha şunu inleydin...
iyi haber almakla tanınmış gaze
— Y A A N ----
LULUNAY|
• • O-
telerden biri: «Denizvollaımın çalışma tarzını ve hesaplarını tet -kik etmekte oh" müfettişler, çalışmalarına devam etmektedirler; rmiıı uır kaynaktan Öğrenildiğine göre, Denizyolları idaresinde yapı lan tahkikat, idarenin hiç bir 1 • kundan iyi işlemediğini göstermek tedir.» diyor.
JWİ
Müessesenin iyi, yalıud kötü işlediğini anlamak için müfettişlerin sarft-1 tikleri gayrete acıdık doğrusu...
Denizyolları idaresinin ne halde olduğunu görmek, işlemesi hakkın da bir fikir vermeğe kâfi değil midir?
Sakalın ak mı kara mı? önilne düşünce belli olur, demişler.
Dıı da böyle... Müfettişler bir kere köprüden altıyı çeyrek va-pıırile Haydat paşaya geçsinler... O zaman, idarenin nasıl işlediğini anlarlar!
Robotlar du.ni/asi
Robot, makineden yapılmış a— damlarmış... Bunlar insanı - Hafazanallah - menenjit illetine uğ-r.- taeak bir takım İnce hesaplarla işler, hareket ederlermiş. Hat-
cümlenin mânasını tahlil edip ağır bir kâbusun altından sıyrılmağa çalışırken kadın da gel diği gibi odada,n (sessizce çekildi. intizar odasına giden Divan. Kralın sadık adamı Ba,%n-yok'u mey üs ve düşünceli buldu. O sırada doktor da Kralın odasından çıkmıştı.
Diyan yerinden fırlıyarak tecessüsün verdiği bir merakla:
— Nasıl? diye sordu.
Doktor bu entrikacı kadına dikkatle bakarak:
— Madam meraklanmayınız, hâlâ ümid vardır. Fakat... dedi ve birden durdu.
(Kendisini tecessüsle dinliyen Divan bu defa daha büyük bir merakla:
— Ey devam ediniz. Diye ısrar etti. Doktor da kadınla başa çıkamıyacağını anladı ve:
— Eğer Kral bir gece dahi kadınlarla geçirecek olursa, ö-lüm muhakkaktır.
Diye ilâve etti. Doktor bu sözü söylediğine pişman oldu. Fakat iş işten geçmişti. Diyanın yüzünde şeytanî bir tebessüm hasıl olmuştu. Tasavvurlarını mümkün mertebe saklamaya ça lışarak mühim birşev söyler gibi vaziyet aldı. Doktorun yüzüne bir an dikkatle baktıktan sonra:
— Doktor, ben Kralı görmek isterim. Deyince, doktor:
— Madam şevketmeab uyuyorlar. Diye beyhude yere mâni olmağa uğraştı. Zira Diyan:
— Hükümete aid bir iş! diyerek aralık bulunan kapıdan Kralın odasına daldı. Kral hakikaten uyuyordu. Ayaklarının ucuna basarak yatağa yaklaştı. Getirdiği mektubu usulca yastığın altına koyup yine dışarıya çıktı.
Kral, saat altıya doğru uyan di. İlk kımıldanışta eline mek-tuh ilişti. Merakla açıp yüksek sesle okumağa başladı:
«Fransuva.. Fransuvacığım. Senin aşkınla yaşıyan, senin son buselerinle ölmek istiyen bir kadın seni bekliyor. Gel ev benim sevgilim gel de beni bir daha sev. . Sonra istersen beni öldür.»
Kral mektubu tekrar tekrar okudu. Bir türlü gözüne inananı ıy ordu:
— Fakat bu bir rüya (bğiî. Mektubu elimde tutuyorum. Malum fahişeyi yazısından tanıyorum. Buraya kadar geldin! Beni istiyorsun öyle mii PeJ kâlâ geliyorum. Seni gebertmeğe geliyorum. Diye homurdanarak yatağından kalktı, ömründe ilk defa olarak kendi ken-
• • •
rine giyindi Ucu püsküllü ipi çekti. Birkaç defa sallanan zilin sesi üzerine dışarıda 'bulunanlar otoya koştular. Kralı giyinmiş görünce herkes hayret içinde kalmıştı. O, doktorun iti-ıaz ve yalvarmalarına rağmen:
— Beni kuledeki oday ı ^türünüz, diye emir verdi.
Dört kuvvetli uşak :-kemJe-n*n uçlarından tutarak !(rah kuleye götürdüler. Kapıuuı önü ne gelince:
— İçeriye kimse gir nesir. Orada benim görülecek işlerim var. Dedi ve içeriye giııp ağır demir kapın arkasında «ür-meledi. Bu vaziyeti uzakt. , reden Divan, koşa koşa ’ riu.hd Hanri’nin. odasına gitti
— Kral ölüyor. Yaş?? 1 /eni kral! diyerek boynuna ırı’ıp öptü.
Fransuva kuledeki o 3 i girer girmez hançerini Kirdi. Homurdanarak kadını arandığa taşladı. Madlen y V* ipekten ?(* çelikler giymiş ve/
bir halde yatağında yacv ,nrd” Kapı birdenbire açıldı. '7-il bri elinde hançer, diğer elinietb^ şamdan olduğu halde çeriy* girdi. Yuvalarından f gözlerde etrafı süzdü.
Burada hiçbir şey ke disine yabancı gelmiyordu. Ayni d -kor, ayni hava ve aynı kadın... Gözü Madlene
yarı çıplak
f
işveli . i-fin ee sıcak bir şeyin bütün elim.arlarından süzülerek aktığım his-seder gibi oldu. Bıçak ve landan elinden düştü. Titrek adım larla karyolaya yaklaştı •? bütün ihtirasile kadına -sanki . Gece pek karanlıktı.. Derin bir sensizlik içinde geçen dakikaları şimdi öldürücü b.r ızh rab takib etmeğe başUcmştı Kral ölüm ihtilâçlarda avlanıyordu. Onun bu halini lal. yakından* görmek İst i ye t b muhteris kadın Kralın ^erır do^ru eğildiği zaman 7 tns va. birdenbire doğruky lenin boynundan ısırdı. Dişler nin açtığı derin yarad-.: Dşk--ran kanlar etrafı kızıl , joy-mıştı. Bu defa ikisi de • ,rrar mağa başladılar. Birbi* •)( t kib eden derin hırıltılar v*n sc*‘ ra iki derin nefes, gecen t se-sizlikeri içinde kavbolu gitt! I’Yansuva ve Madlen ölmüştü.
Teşekkür
Beyazıttak! evimizin.bir (3za □ ticeslnde yanmasından gt r-ıc yangını söndürmekle büyük )(iakâr-ltkiar gösteren itfaiye me. : ıplon-na ve gerekse yangından m ?vel” teessürlerimizi tahfif ve ızite au sadile telefon, telgraf. ınesrıp ve ya bizzat teşrif eylemek sı.reîile bileri teselli lûtıunda bulı: • ı-is akraba şükran ve minnet borçlar: n ayrı ifaya imkân bul ğından sayın gazetenizin tunu rica ederiz.
Kastamonu Ambar* -•).--oi Fuad Altıoğlu ve AH

ve tanjdıklanmua kan
unamac
tâ eviçleri filân da görürlermiş.. Geçenlerde İngiliz Veliahdi Prenses Elizabet, Londrada bir sergide 8 kadem boyunda ve 560 libre ağırlığında bir Robotla konuşmuş! Prensesin bu mülakattan pek mem nun olduğu söyleniyor.
Robot insanların yarattığı insan lardır. Beşeriyet bu yolda yürüyecek olursa, bütün dünya ahkâmı değişecektir. Nüfus isteyenler bol bol sipariş edecekler.
Parti mi kurulacak? Şefin yahnd liderin bir işareti ile hareket eden on bin Robot maksadını temine kâfidir.. Ev adamları için de böyle... Bu uşaklar ve hizmetçiler, yemek istemezler, içmek istemezler; yatak istemezler. Akşama kadar çalışacaklar, ondan sonra kendiliklerinden dolaba gi -rip emrinizi bekleyecekler.
Robotcılık gündengüne terakki «derse, insanlar da yavaş yavaş Robotlanucaklar. Zaten Avrupa -ınn. açlığa idman ettirilmesi ek -mek terden buğdayın gittikçe hafif leiilerek kaldırılması, dünyanın RoboUanmaya doğru gittiğini gös teren en bariz numunedir. Allah bizi yaratmış bir rızk kaygusu» ile ikide bir de feryadı koparıyoruz. Robotlarda o da olmadığı i-çin yap yap... koyuver....
Bektaşinin hikâyesi gibi.,.
Bir Bektaşi fıkarası bir takım ciğer almış, evine götürürken bir çaylak birden peıtâb etmiş; ciğe-
ri kapınca havalanmış... küfürleri sıralamağa . r-v.^ hâdiseyi gören bir adam.
— Baba erenler ! demiş [ I r ji etme... günahdır. Allah G.ı rızkını böyle vermiş.... 1
Bektaşi,
— Birşey dediğimiz yok arutn-demiş, böyle senden ber.d -.ı ■« u ile besleyecek olduktan k .. Y. rat. yarat, koyuver!
Dairelerde yeni 'ür
Tnr.aoJi: ka*dı
Yaktı Anademiyi bir rûzigâr... Kendi gitti; isin yadigar!
Fakat ok uy uçulanınıza bir müjde verelim:. Yapı'. kat neticesinde akademi • da ^lcasd olmadığı anla-;, arif Bakanlığı son gün! . ) kat neticesini efkârı unun açıklayacakmış.
Yangında Isasd yokın -inmâ' ihmal Varmış. Netjco bak...:.A.İu ikisi de binanın yıkımaşımı ' p' olduğu için (sağlam kayn c! llı aldığımız bir haoer» göre, öı Lu sonra resmî dairelerde yeni bü yangın söndürme teşkilâtı • ar.ılr çakmış. Bunlar ayrı bir bürod; başlarında tas, beherinde k mer, ellerinde balta, omuzlarında • m* ca ile oturan müdür, mUme. yi?’ ve müsevvid’lerden müxCi '*b •* lacaktır. Günde biıkaç defa } gın söndürme? talinlcri yapılae ve bir anda binayı boşaltmak 1 de Amerikadan miltahassiolar tirllecektlrl


9 MAYIS
TEN! SABİN
MAİFA:A
Boğazların değişmez hâkimi
Yeni Parti kurucu
fBaştarafı 1 incide) re: Atatürkün memleketinde hı mayect bir rol oynuyordu. Sonradan o. yerini Birleşik Ameri-kaya terketmişti. Cumhurreisi Tınmanın, Tüı’kiyenin bir taarruza maruz kaldığı takdirde Birleşik Amerikanın bu memleketi müdafaaya hazır olduğunu, hattâ ona maddi yardımda bile bulunacağını açıklayan nutku, Aykarada büyük bir heyecan uyandırmıştı. O sırlarda bir Çok Türk gazeteleri büyük pun-tıı’arla birinci sahifeve şu mealde başlıklar kovmuşlardı; •Nihayet Amerikalılar vaziyeti kavradılar.»
İKTİSADİ BUHRAN
Fakat bugün Türkler, Amerikanın yapacağı yardıma fazla güvenmemek tedirtar. Onla rı n vaktile bu hususta duymuş oldukları heyecanın günden güre azaldığına şahid oluyoruz. Ve Atlantik ötesinden gönderil mesi karat taştırılan yaldızlı crnaidenin» Türkiyeye ulaştığını henüz görenler yok. Tiirkje-rin iktisadi durumları ise, pek çok ağırlaşmıştır. Harb esna ı finda tarafsız milletlerin muhı rib devletlerle ticarî münasebet Jere girmek gibi bir imtiyazları vardı. Halbuki hâlen Türkiye, dış ticarî mahreçlerden bile mahrum bırakılmıştır.
Bu harbden önce Türkiye; kendi şehir ve köylerini sanayileştirmek idin muazzam bir gayret sarfetmişti. Meşhur \e-nicami civarındaki mahalleler, yeniden imar edilmiş: Ankara-1 da. yakın şarkın en modern bir eseri savılan Çubuk barajı
W
vücuda getirilmişti. Şimdi Türk milleti; ümidle beklediği Amerikan yardımının gecikmesinden dolayı bütün bu imar faaliyetlerini durdurmağa mecbur olmuştur.
Cumhurreisî ismet inönünün Büyük Millet Meclisi kürsüsünden Türkiyenin. ,ecnebi tekııi-sivenler sayesinde, harbden son ra yalnız Orta Sarkın değil ayni zamanda bütün Avrupamn en modem memleketi olacağını bBdirdiği günler artık maziye karışmıştır.
Türkivede iktisadı vaziyet, devamlı bir ^ferberlik hali yü-5ünden daha çok bozulmuştur. Memleket dahilinde geniş bir zabıta teşkilâtı .yarı diktatör bir rejimi devam ettirmeğe çalışmakta, sosvalist ve komü-; nistlerin faaliyetlerini kontrol aculda bulundurmaktadır. Yal-rt iki siyasî teşekküle hayat hakkı verilmiştir: Bunlardsn biri Halk Partisi, diğeri ‘resmî muhalefeti temsil eden Do-nıokıat Partidir.
Ağır İktisadî şartlar içinde j ezilen ’lürk milleti: Amerikalımı vâdettiği yardımın yapılacağı günii telâşla beklemektedir. Diğer taraftan o, kendi menfaatlerini hesaba katan Amerikan sanayicilerinin Türkiyede, elve- j risli rir kâr elde etmek dile fabrikalar kuracağını umu-yordu. Fakat vaziyet bövle ol-!I marrus* Amerika, döviz tenimi, imkânsızlığını bahane ede»-.-k, Tii-kıvemn | anayilesme hareketine aH.viüsiz kalmıştır.
Çerçi birçok Türk mütehcs-l s’sı ı» ı t’bavlarr Birleşik rîkava c âvet edilmiştir. Fakat i Türkler. tu davetlerden bir ' tîer elde edilemediğini ve Ame rif-nrı vardımınm henüz basla-madığını ileıi sürmekledirieı. C.ı I.P. nin göz boyama illeti devam ediyor
(Baytara (ı 1 mesi gibi, başka bir çeşidi ise söz lemu duyurabilecek olanlara uıe-»cla Ankaranın Yeuişehirde otu-ranlaıa, niabeten iyi ekmek yedir mek w hattâ Bay Sinan Tekelio^-luuun sorusunun kamutayda gö rüşüleceği günde adam akıllı beyaz ekmek sattırmak kabilinden şeylerdir.
Böylelikle yurd İstırabından do ğan şikâyetlerin şahsî istiraplurla artmış olarak tecellisi, önlenmek istenmiştir» Tabii buna karşılık başka \ erlerde ve mahallelerdeki ekmeklerin daha da kötü çıkması göz'** alınmıştır.) demekte ve meselenin görüşülmesinin mahsul çıkacağı bir ana talikinin, işin ört bas edilmesini kolaylaş, tıracağını Mydelmektedir.
I lııs iddiasında İsrar ediyor
Ankara 8 (Hususi) — Bugünkü Ulus gazetesi Alımed Çınar’ın atlat ekmeği neşrettikten bir hububat anbarı olduğunda İsrar etmekte köylerinde istihsal edilen buğday lana Burdur ve Dcokliyc şevke-dilmekte olduğunun yerinde mü -tabedesim a 1 abil bulunduğunu /azmaktadır.
^Gazete Alm)'d Çınar’ın aldat ek •',Tiui hususî surette j'aptırdığı ?JiuHinın da cevapta tekzip edil -' -nıiş olduğuna, işaret ettikten Tu‘ i. Burdurun hiç bir köyünde ’ ‘; bir vatandaştan 200 - 300 lira ziRinda salma nhnrnamıs oldu -jııııu ileri sürmektedir,
bu yeni
hakkındaki cevabım sonra, Yeşilova’nın
ve hâlen Yeşilova'nın
Filhakika Türkleıin şimdive kadar teini t edebildikleri yegâne şey, kredi ile Türkiyeye gönderilmiş Amerikln mallarıdır, Derde bu malların tutarı hesab edildiği gıin Türk vatandaşu-r;uın öfkesinin pek hazin olacağım (alımın etmek, zannederim ki, güç değildir.
Türk.er, bir harb vukuunda ilk ve ağır bir darbeye maruz kalacaklarını pek iyi bilmektedirler. Bu takdirde, Amerikan yardımının ne gibi bir faidesi olacaktır? lokaa Türkiye, bu harbde ilk defa hücuma uğrı-yan diğer birçok memleketler g’Dİ, yıllarca işgal altında mı kalacaktır? İşte Türk dış siyasetinin yeniden gözden geçirildiği bugünlerde, tartışmaları sebeb olan bu hususlardır, insanın kendi kendisine Türklerle Amerikalılar arasında bir an taşmadığın mevçud olup olmadığım ve Amerikanın Türkive-j
ye. diğer birçok memleketler gibi sadece bir üs nazarile bakıp bakmadığını soracağı geliyor!
FEVZİ CAKMAK'A YAPILAN HÜCUM
Son günlerde solcu partiler, Rusyaya karşı pempati besledikleri iddiasile hücuma uğra-maktadırlar. Bu sempati, ihtimal ki. kuvvetli bir komşu ile normal münasebetlere girmek arzusunun bir tezahüründen başka birşey değildir. Bazı j’es-, mî makamların da bu kanaati pavlaştıklarım görüyoruz.
Vaktile bu mevzuda Halk Partisile Demokrat Parti arasında şiddetli bir münakaşa cereyan etmişti. Atatürk’ün eski •silâh arkadaşı Mareşal ,Fevzi Çakmak bile solcu olmakla it-’ hîım ediliyordu. Halbuki bugün Rusya ile normal münasebete girmek istiyenlerin samimiliğin ■ den şübheye düşiilmekte ve' Türk basın âlemindeki münakaşalara başka bir mâna atfedilmek istenmektedir. Bir iddia-1 va göre gûya Türkiye, Rusya ile dış siyasetinin gözden geçi-ı ilmesi gerektiği tehdidile Birleşik Amerika üzerinde bir tazyik icra etmek ve vâdedilen A-merikan yardımının bir an evvel verine getirilmesini sağla' mak istemektedir.
Herhalde, Türk dış politikası nın yeniden gözden geçirilmesine dair cerevan eden müzakereler sırasında. Ankaranın Vasingtnulan. memleketin müdafaası için (500.000.000' dolar gibi bir nara vardımı talebinde' bulunması manalıdır.
Realist bir politikaya sahih olan Türklerin. feda edilmiş bir) müttefik haline düşmeden, batı demokrasisinin yanı başında ver almavı arzu etmesi kadar tabiî ne vardır. Acaba Amerikalılar. Türkiveve fiilen yar-' 6»m etmedikleri takdirde, onıın bı-o-üne kadar takib ettiği si-
lannın faaliyeti
niaşlarn.-ı l incide) Fakat bütün haklarımızın ve toprak bütünlüğümüzün tam ve kesiıı oiarak muhafazası.»
Parti programında yer alacak olan diğer esaslar arasında halk hâkimiyetinin tam mâna-Mle tahakkuk (ettirilmesi^ büyük âmme hizmetleri, Millî Sa-vııııma tesisleri, demiryolları, linin ular gibi tesisler hariç diğer tesislerin hususî sermayeye bı rakılarak devletin alelâde bir tüccar vaziyetinden kurtarılması ve devlet elinde mevcud bu gib; teşebbüslerin yavaş yavaş tesviyesi yeni ekonomi politikada devletçilikten ziyade liberalizmin kabulü, devlet başka nının ancak bir devre için seçilmesi gibi hükümler vardır.
Diğer taraftan yeni partiye kimlerin iltihak edecekleri nıev zuunda kurucularca sıkı bir ketumiyet muhafaza edilmektedir.
/Kendilerile görüştüğüm Demokrat Partiden çıkan milletve kilierinden bazıları bu hususta alınmış hiçbir kararları olmadığını. ancak başkalarının namına konuşmak salâhiyetlerinin de bulunmadığını söylemişler- i dir.
Yeni parti kurucuları arasında bugünden ihtilâflar çıktığı’ haberleri üzerine de kendisine J nıüracat ettiğim Hikmet Bayur aşağıdaki açıklamayı ygpmış-! tır: '
mızda herhangi bir ihtilâf olduğu tamamile uydurmadır. Her gün bu kabil haberlerin çıkarıl-ması beklenilebilir. Bunlara al-
Meclisin yarınki gündemi
Ankara: 8 (Hususi) — Meclisin pazartesi günkü gündeminde Mani sa Milletvekili Yunus Muammer A lakantln Zirai Sigorta tesisi hakkm dakl etüdler ve Ege bölgesinde don dan zarar gören bağcılara yapılacak İkrazlar hakkmdaki sözlü soru ai le Ç a n a k k ı e Milletvekili Niyazi Çıtakoğlunun Alçıtepede yap tınlmssı kararlaştırılmış olan Mçç hıtl Asker âbidesi hakkmdaki sözlü sorusu ve birinci Büyük Millet Mec llsi üyelerine Sivas kongresince se. çilen teırull heyeti üyelerine vatai ni hizmet tertbinden aylık verilme sİ tâvhıat ve yem kanunun 37 inci maddesinin değiştirilmesi ve Türki ye İle Modus Vivendi akdetmiş dev letler mallarından bazılarının gümrük resimlerinin İndirilmesi hakkmdaki taşanları vardır.
yasetten inhiraf edebileceği ihtimalini hesaba katarak vaziyetin nezaketini idrâk edebilecekler midir? Bunu, yakın bir istikbal gösterecektir!»
Bay Kenan Önerle ara-

dırmanıaiıdır. Yeni kurulacak! partinin esas umdelerinden biri dürüstlük ve ilıtirassızlıktır. I Biz muvaffakiyet için doğru ol-mıyan bir şeyi söylemeği, yapmağı kendi kendimize yasak ettik. Kimseye karşı delilsiz is »adlarda bulunnııyacak ve dam-' gacılık yapmıyacağız. Bu muarızlarımıza belki kolaylıklar temin eder. Fakat halk efkârının, bizi tutacağına ve sonunda üstün geleceğimize eminiz.» D. P. tSTABUL İL BAŞKANI ANKARAYA GİTTİ
D. P. İstanbul 11 Başkanı Ab-durrahman Müııib Berkan. evvelki akşamki ekspresle Anlm-raya gitmiştir.
Bugün şehrimize dönmesi muhtemel olan İl Başkanımıı; yeni kurulacak olan üçüncü par tiye karşı D. P. nin tayin ede-)ceği hattı hareket etrafında; Genel Başkan Celâl Bayar ve diğer parti ileri gelenleri ile bazı temaslarda bulunduğu söyj lenmektedir.
Diğer taraftan bir kaç gün önce Ankaraya giden C. H. P. [ 11 Başkanı Sadi Bekler, şehrimize dönmüş bulnmaktadır. Sa-ı di Bekter, Ankarada: ayın 15 inde yapılacak il kongresi, yak, laşan kısmî seçimler ve üçüncü muhalefet partisi hakkında1 bazı ilgili zevatla temaslarda bulunmuştur.
C.H.P. nin inkisarı hayali fBaştarafı 1 inddej en vazgeçilmez kısımlara hasretmek icap edecektir. Gerekil karar-1 ların bugünden alınması gittikçe, daralan altm ve döviz mevcudumuz I da tasarruf şakıyacaktır, Bu tedbirlerin yanında Sıkıntıyı önlemenin en tesirli çaresi olan istihsali I arttırma dâvasını tekrarlamakta yerinde olur. Fakat bu dâvanın hal li her şeyden önce mali karşılık bu lunmasma bağlı olduğuna göre dış] krediyi temini işinin başta geldiği, de İzaha muhtaç olmayan bir bit noktadadır. Marsa} plânı yardımın dan beklediğimiz neticeyi alamamış bulunuyoruz, Bunun İçin mil-letlerarası bankadan verilecek kre dİ İşini hızlandırmak gerekiyor, Bu kredinin temini İçin girişilen teşeb büslerin elverişli bir ceryan takip et ı tiği yolundaki haberler ümit verici [ olmakla beraber bu ûmdi kuvvetlen direcek gayret teksiileciiıe ihtiyaç oldu şüphesizdir» denilmektedir, •


Filistinde savaş yine hızlandı fBaştarafı 1 incidoj hudiler savaşlara yeni kuvvetler sokmuşlardır. Arablar nıev zilerini büyük bir inatla müdafaa etmektedirler. Çarpışmalar gittikçe artan bir şiddetle devam etmektedir.
Kudüs, 8 (A.A.* — Kudüste-ki Arab ve Yahudiler Ingiliz makamları vasıtasile akdolu-
makamları vasıtasile ııan geçici mütarekeyi bugün öğleden itibaren tatbike başlamalardır. Devamlı bir mütareke hakkında müzakerelere yarın başlanacaktır.
Lake Success, 8 (A.A.) — ÎDiin Birleşmiş Milletler siyasî komisyonun tâli komitesinde beyanatta bulunan Ingiliz Sömürgeler Bakanı Arthur Creech Joııes, Filistinin taksim edilmek üzere bulunduğu ve bunu itiraf etmemenin hakikati inkâr de-mek olduğunu söylemiştir.
Beyrut: 8 (A.A.) — Liıbnanm î-çlşleri Bai(am ve Birleşmiş Milletler nezdindeki murahhası Cemipe Clıamoun, dün beyanatta bulunarak büyük devletler Komünist teli İlkesinin Sionizmin Arablarmda Orta Doğuyu istil ç etmesine müsa ade etmekle büyük bir hatâ işledik leıini yakında anhyacaklardır. demiştir,
İtalyan Parlamentosu dün toplandı
Roma: 8 (APı — İtalyanm İlk Cumhuriyetçi parlamentosu burun toplanmış. Ayan ve Mebusan Mec İLsleri için Başkan ve Başkan mua vlnlikleri seçimleri yapılmıştır,
Hristiyan—Demokratların kati çoğunluğu haiz oldukları Mebusan Meclisinde.
Partisi üyesi ve eski Endüstri Baka pi Giovanni
314 oyla kolaylıkla Meclis Başkanp gına seçilmiştir,
Komünist taraftarı Sosyalistlerin adayı 164 oy alabilmiştir, Ayan Meclisinde ise eski Baskanlardan i vanoe Bonoml 330 oyun 198 İni ka zanmak suretile Ayan Meclisi Baş kam seçilmiştir, Bonoml halen mev suh Demokrat—İşçi Partisinin üye ildir.
Hıristiyan—Demokrat
A*
Oronchl 164 e karşı

w a y •
S588 sayılı kamyondan çalı-1 nan caketimle hüviyet varakası, şoförlük ehliyeti ve ara-, ba muayene karnesi kaybolmuş tur. Yenisini çıkaracağımdan eskisinin hükmü olmadığını ilân ederim.
Pangaltı Kısmet apartıman No. 15; Şoför Ruşen
Dünkü güreşlerde yenildik
üfişlMaş ffa İsevi Sosyal Yardın tertiplediği sesten!
son va en misten
Gece Eğlencesi
13. Mayıs.' 1948 Perşembe gecesi saat 20.30 dan sabaha kadar] konak (TOKATLIYAN) salonlarında konağın en nefis yenıekleril» ve büyük bir eğlence içinde geçirilecek oluu bu geceye, güzide ses ['An’ntkârhıruıdan;
Müzeyyen Scnar — Hamiyet likeaes — Rikkat Uyanık — Mustafa Ağlar, saz san atkârlarından da Hakkı Dernıaıı — Şerif İçli — Ne-.■•ali iolçtay — İsmail Şençalar — SalâlıadJM Pınar iştirak edecek ILıynea. 1 erili ve arkadaşları tarafından Sürprizler — Memleket sazı ve havalan — İbrahim özgür’üu (AT£l? BÖCEKLERİ) arkadaşları Tokatlıyan cazı — Büyük hediyelerle dolu hiç uoş olmayan zengin piyango..
Pek az kalan dâvetiyeler Beşiktaş Halkevi ve Tokatlıyan otelinden temin edilmektedir.
r.


I Son ra, «Zcydiıı katlinden sonra ima’j intihabımı kalkışmak» sözünde de dahi nazar var dır:
Hocanın burada kullandığı «intihab» lâfzı hüsnü intihab o-lunmanuşlır. Şia; imamı intihab eylemezler, imam; mansus-duj, ve mevcuddur. Sadece; I-JOianıın mevcudiyeti bilinir. Böy le olunca, (Zeyd) den ayrılaıı-lar; başka bir imam intihabı i-ç‘u onu terkeylemiş değillerdir, imametin ondan sukutuna vçya ademj mevcudiyetine zahib o-İfrak mevcud ve mansus olduğunu (bu kere) bildikleri diğer 'nıama iltihak eylemişlerdir, /'‘l'h ki; Zeyd katlolunmadan önce ayrılık vâki olmuş ve ondan ayrılflnlar; (artık bizim 1-»n.tınımız Mulıammed Bakırdır.) demişlerdi, ihtilâf ve rO-cıı u, intihab olarak kabul ev-İçsek bile: burnu, başlangıcını **jMbnden son,.a *;,|Ur nwk kab!1 olmaz, Dpmc|( 0%yor kı. tarif, cfıadını cami’ ve ağyarını mâni’ olmaktan uzak vuzuhsuzluğu ise muhakkaktır
Su halde, Se’nrestanî’nijı tâ-rifin? aynen labul ve fakat bir derece daha açıklatarak:
«îmamiye: Şiî fırkaları içinde; nassı zâlıîr v|- yakın ve tâ-
*
l

ı
M N O V O t n İ „
Saz Salonunda |
Memleketin Tanınmış Saz ve Ses Sanatkârlarını her akşam ve ■ Pazar günleri tam kadrularile Seçkin Fasıllarını, Bugiııı matine- I de de ayın kadro ile Suz-i Dil faslıtıı dinleyiniz I
| Kadıköy Vakıflar Müdürlüğü Ilinlarıl
Muhammen bedeli Lira Kl.
ilk teminatı Lira
Araba miktarı
Kr.
240 • 00 ıa 00 60 Sığır gübresi.
125 00 9 38 25 Kovun • gübresi
75 0Û 5 G3 15 Dönüm ca yır otu
Çavuşbaşı çiftliği dahilinde nüktarı yukarda yazılı gübrelerle çayır otu satılmak üzere açık arttırmaya çıkarılmıştır. İhalesi 20 5 948 per. şembe günü saat 15 tedir. isteklilerin Kadıköy vakıflar müdürlüğü ne müracaatları, (58631
Yrw. Kaîf Ofgan
İMAMI} E I IItKALARI: ŞİA Ifıı kaları arasında îmamiye;
S)©
ır v(e âu ?
Telefi ka W. fi'2
s
• , r. I //£na/..ı/c/.- ınricaları arasında ınıamıye: er ı
."Mizik oldufju kudur da karıcık bir bahistir. Bu sebeble inıunıiyeue beif biiliimde nıiitalea edeceğiz: 1 — usulü. 3 — İsrıâ Aiferiye imanıart, 7
yini sadık ile ve ahdi İlâhî ile şeriatin hafızı (koruyucusu) masum bir imamın vacib bulunduğunu ve ayni salâhiyet ve kudretin vasıyyet ile muay’^n ve malûm ve zatlara intikalinin mütevatiren sübutunu, ve imamın cemii ezmanda mevcudive-tinin ümmete mahzı lûtf ve rahmet olduğınıu itikad edenlerdir. de denilebilir.
Yukarıdanberi verilen izahat tan da anlaşılmış olacağı veçhile artık, tmamiyc tâbiri; bütün Islâm müdevvenatında Şia-nın muayyen bir takım kolları-mn müşterek adı olmak üzere umumiyetten hususiyete nakil : üret ile kullanılmış bulunduğunu göre, artık tebdili kabil ola-
I manii yenin tarifi. 2 —
— Beklenilen mehdi. 5 mas. Yalnız unutulmamak icab edeı, ki (îmamiye* unvanına bakılarak (tmamet) keyfiyetinin yalnız îmamiye fırkalarında mevcud ve diğer Şia fıckala-ıında bulunmadığı zamana ka-pılmahdu’. Diğerleri; (tmaıuet1 başka suretile tevcih ve takdir eylemişler ve bu sebeble nassı zahir ve yakıu ile yakuıi sadıkı ileri sürenler onlardan ayrı tutularak Imaıııive unvanı gltıııda birleştirilip tefrik cd1 İm işlerdir.
Milel ve Nihal; ve ıMılel tarif ten sonra înıamiyeyi şu yolda anlatıyor:
‘‘Dediler ki; Resıdü Ekrem E fendimizin, Ümnıethrn kend’sin den sonraki işleri vt durunda-n hakkında yürekleri rahat o-
• ç
mühim kısınılan teşkil eyler, müteallik tahkikatımızı Imanıiyeye yöre din ve mezheb Imaniiyenin şubeleri re netice ları.k dünyadan göçebilmek, i için, dın:‘e ve Islanıd ) imam tayininden daha elıem liyetli h.k bir iş yoktu. Ret-ulaPah ayrılığı kaldırmak, kardeşliği tirmek üzere göııdeı ilmiş larına £t»e kend'ieriruien ümmetinin ayrı fikirlere lıp başka yollara saparak ve birbirlerinden uz ıl-'aşarak iht' I ıfa J’Mjnıeleri Cuiz clnmaz. He?-ki; herkes için merci olmak üzere bir şahsı muayyen kılarak itimada lâyık ve mevsuk chnak üzere onu ııass ile bildir ı.ıesi üzerine vacibdir.
Hazreti Ali’yi tâyin eylediği* ni bazı mevazı’da ta.-)rilıan, bazı mevzilerde f a’rizan bildirmek le vacibi yerine getirmiştir.»
pekts • olduK
sor • a
kapı-
(Baştarafı 1 İncide) Vildan Ajir güreşçilerin ellerini aıküıktaıı sonra, mikrofon önünde, halka hitap ederekj «Müsabakaların çok çetin olacağını» belirtti ve her iki tarafa da muvaffakiyetler dileyip, İsveç kafilesi baş kanı Majör Tamm’ı mikrofon başına davet etti. Kafile reisi, seyircilerin devamlı alkışlan arasında, Stokholmı t mı sil eden, Î3veçli güreşçileri halka takdim-etti. Majör Tamm’dan sonra, Beden Terbiyesi İstanbul bölge müdürü Vahi Oktay, bizim tikimin takdimini yaptı yrak merasimini müte akip güreşlere başlandı. Bu sırada stadyumda bulunan isveçliler hep bir ağızdan güreşçilerini teşyi ettiler.
Birinci müsabaka: 52 kiloda, - Joharı^on ile Hilmi Büyük Mutlu masında yapıldı. Orta hakemi İsveçli idi.
İlk dakikalar mütevazin geçti.. Beşinci dakikadan sonra Hilmi iyi çalışmağa baslıdı. Lâkin İsveçli güzel bir oyunla mukabele ediyor. îlk 10 dakika berabere bitti. Kıır’ada Hilmi alta düştü. Jo-hansaon iyi çalıştı, fakat o-
yun yapamadı. Bizimki üste çıktığı vakit epeyi ümide kapıldık.. Lâkin Hilmi d? birşey yapamadı. Neticede îsv^çli yan hakemin lehimize re.v vermesine mukabil, iki Türk yan hakemi İsveçli lehine re)* verdilcierindeh Johansson hük men mımbakayı kazandı.
İkinci ır.ıiJAhaka: 57 kiloda Eric P&rsaon ite Halil üzer arasında çeryan etti.
Halilin atık hareketi ve bilhassa ikinci devrede isveçlinin kaçak ovıınıı güreşçimizin lehine puan kaydedilmesin • sebeb oldu ve neticede Hali! L’zer ittifakla sayı he sahile galip geldi.
Üçüncü müsabaka: 62 kiloda Anderberg Je Mehmed Oktav a-rasında yapüdı. isveçli Greko -Rumen Avrupa birincisi idi. Müsabaka çok çetin ve heyecanlı oldu. İsveçli unvanına çakışır bir şekilde, çok güzel, güreşti. Meh -nıed Oktav kuvvetli rakibine karsı muvaffak bir ojmn çıkardı. Fakat neticede isveçli ittifakla saçı heşabîle galip geldi.
Dördüncü müsabaka: 67 kiloda Krcjh ile Servet Meriç arasında idi. Yalmanın idaresin-
de yapılan karşılaşan iıer iki tarafın da fazla gayret 3ar(etmeme !eîi yüzünden, heyecansız geçti.. İlk devre isveçli lehine bitti, ikin ci devrenizi (ıhlarında Scıvct pasif ralrstıgı için hakemden bir ihtar aldı. Skin dakikalar her iki taralın, puan kazanmak için, gayretli çalışnıalarile geçti ve neticede İsveçli itr fakla müsabakayı ka zandı.
Beşiııei müsabaka: 72 kiloda Goesta And ?rson ile Ahmed Kau-dcnıir arasında jnpıbİL
Müsabaka oldukça çetin ceryan etti. Kandvnur rakibini birkaç kere minder dtşma fırlattığı için hakemden ihtar aldı.
İlk devre berabere bitti. İkinci devrede tsveeîî üstte iken daha i-vi çalıştığından pııaıı alarak müsabakayı ittifakla ve sayı lıesabi-le kazanmış oldu.
Altıncı müsabaka: 79 kiloda Grünberg ile Muhlis Tayfur arasında ceryan etti. İsveçli kendi sıkletinde Avruptı üçünciisü, Muh lis ise Avrutm İkincisi idi.
Müsabaka oldukça sıkı başladı. Muhlis daima hücumda. Bununla beraber ilk devre ber-ıhere bitti.. Kıır’ada îsvvçli alta düştü. Muh -lis üstte müsmir bir oyun çıkr.ra-mâdı. tkiib.ı 3 dakikada teveği de üstte fazla muvaffak olamadı ise de, Muhlisin bir kere minder dışına kaçmasından puan kazandı. Lâ kin bunJan “vvelki müsabakalarda birçok güreşçiler minder dışı-
Mülad I; ı
na kaçtıkları halde bu hal puan uzenne tesir etmomiştl, Neticed-» Muhlis ekseriyetle ve sayı hesa-bilo mağlûp oldu. Neticenin IIAnı seyirciler tarafından protesto edil di.
Yedinci müsabaka: 87 kiloda Bertil i|e Muharrem Candaş ara -sında yapıldı, isveçli orta hakemin idare ettiği bu müsabakada Muharrem İyi, güzei bir oyu» çıkararak rakibinden üatiln güreatl ve ekseriyetle gaübiyeü elde etti.
Sekizinci müsabaka: Ağır sik-lette Nllsson ile Sabri a ra s m da ceryan etti, isveçli güreşçi dah* oyun başlar başlamaz kuvvet ve bilgisini isbat etti ve mütemadi hamlelerle bizimkini zorlamağa başladı. Üçüncü dakikada Sabri-yi saltoya aldı, fakat bir netioe elde edemedi. Fakat bir dakika son ra minder kenarında tekrar Bahriyi oyuna getirdi ve tuşla müsabakayı kazandı.
Dünkü müsabakalarda İstanbul takımı pek de kuvvetli değildi. Bu nunla misafirlerimizin kuvvetin* küçümsemek istemiyoruz. Ancak daha iyi teşkil edilecek bir İstanbul takımı bu kadar aç)k bir mağ lubiyete uğramazdı.
Dünkü müsabakalarda gözümü ze çarpan bir noksan da başlama saatuıın pek mantıksız olarak çok ılenye alınmış olması idi. Nitekim organizasyon heyeti bu hatâsını ao’ad! ve bugünkü maçlann saat ib.du da başlayacağını bildirdi.
M. Nimet t İ KEN Bugün Türk — İsveç Milli serbest güreş karşılaşması yapılıyor Bugün saat 16,30 da İnönü ata-dında serbest olarak Türk ____ İs-
veç millî karşılaşması yapılacaktır.
Misafirlerimizin kuvvetli olduklarını gözönünde tutarak bugünkü karşılaşmaların çok çetin olacağv nı tahmin ediyoruz .
Avrupaya yürüyen Rus ayısı fBa^tarafı ] incidej lenmelerin nasıl olduğunu size an latıp işin içüıden çıkayım:
İzdivaç muamelelerini kayde -den dairedeyiz. Fındık kurdu gibi balık etinde bir kızla, tabancası belinde bir kızılordu neferi evlenmek istiyorlar.
İlk defa olarak mı. evleniyor sunuz? Kocanızın ismini mi ala-çaksınızyoksa genç kızlık ismi-m"i muhafaza mı edeceksiniz? Hic biı hastalıkla mâlûl olmadığınız; tevsik edebilir misiniz? kabilinden bir kaç sual ve işte o kadar. Şa-hid yok, nutuk yok. kanun madde lerinin aikri yok.
Bir kaç dakika içinde, sür’atle her şey olup bitiyor. Artık nefer le tombul kız karıkocadırlar.
Onlar ermiş muradına, biz çj kalım kerevetine!..
YTLDIİUM BOŞANMALAR
— Boşanmalar nasıl olur?
Sovyetler diyarında boşanmnk evlenmekten kolay. Zira Sovyetler kanunu mucibince, taraflardan birinin boşanmak istemesi kâfidir.. Hattâ karının kocayı, yalıud da kocanın karıyı bir kart postalk keyfiyetten haberdar etmesi ye -ter de artar bile.
Bizler, Amerikalıların çabuk bo Sanmalarından hayrete düşeriz Sovyetkrde boşanma işlerinin A -nıeıikadakinden daha koşar adın, ileride olduğunu söylejtcek olursam mübalâğa ettiğimi sanmayın.
Dalıası var: Şayed kan k dan biri işsiz kalacak olursa, çalışan taraf, karşı tarafı altı ay müddetle beslemeğe kanunen mec burdur. Görüyorsunuz ki, komü -nist vâzU kanunlar her şeyi düşün müşlor; fakat gene bir noktayı ihmal etmişler: Mesken buhranını.
Mesken bulıranı l üzüııden yem evliler Moskovadaki dairelerinde başbaşa kalamazlar. Çünkü, bir dairede, bir apartmanda, ekseriya üç boş kişi oturur. Hattâ ayni dairede oturmakta ohıp birbirini hiç tanımayan kimseler çoktur.
FV1IŞ MESELESİ
Rusyada zabıtanın müsaade ve ahlâkuı takbih ettiği umumî evler yoktur.
Buna rağmen, fahişeler mev -cud. Anctık bunlar, halkın devam ettiği meyhanelere, barlara devanı ediyor olsa gerek ki. ben kendi hesabıma bütün seyahatim mildde -tince Rusyada, o da bir kere, bunlardan üç tanesine rastladım. Yol tarım şaşırarak büyük caddelerden birine sapmışlardı. Ve çok geçmeden milisler bunları hemen deflediler.
Kibar dansing ve barlar da ise. hafif meşrep bir kadınla karşılaş tığımı hatırlamıyorum.
Sonradan görmelerin lüksek ta bakasına mensup kimselerin toplantılarında bir gene kızı dunsa da vet edebilir, onunla bir tango oynayabilirsiniz şikane muşa habelere nız.
Dalmaya teşebbüs
( ( • ) ll vaı t J vînturist» i gene karşınızda bulur-sunıı^
Görülüyor ki îmamın tâyini ancak naaş ite oluyor, İmamiye-nln söylediklerine göre de nassi zahir ve yakın ile tayini sadık, Nebi Ali aievhisselâma mahsus bulnuyor ve ondan sonrakilere imametin şevki de selefin halefi ııass ve vasıyyet eylemesi suıc-' tile vukubuluyor. Ve viııe oııla-’ ra göre unanıet; Haktealâ tara-ı tından bir ahiddir ve birinden ı diğerine ıhden intikal eyler.( Allah; birinci imama kendinde’ olan herşeyi (Mevarisi zahiriye ve bâtunyeı İkinciye vermesi-] ni,. .. emreytemiştir. Bu sesebleJ İmam; kendi yerine geçeni veî geçecekleri de biliyor! !
Şu takdire nazaran; Hazretij Ali’yi Resulü Ekrem Efendimiz.] Haşanı Hazreti Ah. llüseyinii Hazreti Haşan, Zeynelâbidinıl Hazreti Hüseyin,... nanss eyle-5 misler ve veliahd yapmışlardır.} îlk nass; (Hazreti Aliyej A ila lı diyen Sebe’iye fırkasının} müessesi ve Hazreti Osmanmc şelıid edilmesini iııtiac eyliyeıı) ihtilâl hareketinin J
(

bul takımı bu kadar açık bir mağ

/a
vals vey. amma, â dalanıazsı
ettiniz mi,













1* - )
9
*
UM S
,6276)
Bağımsız J, Taburunun bir senelik ekmek ve s.ğu
TÜRKİYE
(i
110
50
45
36270 000 130572 000 130572 000
28
40 fil
89897 00 Sığır eti
05286 00 84/86 Randımanlı undar
58757 40 95 Randımanlı undan
2992
4896
4406
’.tşidl
%7,5 M.
Teminatı Tutan IJra kuma Ura kuruş
S AYFA» F
Vapur îifenîan
Beklenen vapurlar
STAUBO IİNE
Oslo, Norveç vapur kumpanyası Nevyoık ile Türkiye arasında muntazam vapur seferleri-m / s HAV
30/Mayıe/f4fi
s/s SÖNNAVİND
20; Haziran/94fi Yukarıdaki vapur JJevyorktan limanımıza mal getirecek ve limanımızdan
LATAKE — BEYRUT — HAYFA — İSKENDERİYE ve NEVYORK
İçin yük ve yolcu kabul eder.
TRANSMARİN
İsveç Vapur Kumpanyası Heisinborg s/s ULLA
25- 29/ May Is/ 948
m/s GUNDA
12-vc-15 Haziran/948 Yukardaki gemiler Hamburg Bı emen. Roterdam ve Anvers ten mal getirip bu limanlar için İstanbul ve îzmirden mal yükleyecektir.
STEVENSON LİNE
Şima.j Amerika muntazam hattı
s/s Noah Brovn
25-29, Mayı». 948 Şimalî Amerikadan, İskenderun, İzmir, İstanbul limanlarına yük getirip, buralardan Amerika İçin mal ve yolcu kabul eder.
X.
H. PkYKURİÇ
Yugoslav muntazam hattı Adriyatik limanlan İçin
Yugolinya - Riyaka
Adriyatik, limanlanndan getirilecek mallar için ve bu limanlara sevkedılecek yükler için acentemize müracaat e-dilmesi.
i T fi L t K 0
s/s Fide s
Mayıs &48 sonunda Buenos-Ayres için yolcu kabul eder.
Bütün tefsllât İçin Galata Tophane Eski Yolcu Salonu karşısında Frank Han 3. Kata müracaat T]: 44707 8
t
V*
I

z

80 İÜ
)
SatJık Deniz vasıtaları
den 400 tona kadar motör-
İsveç ve Ingiliz deniz vasi
taian satılıktır, Galata Fermeneciler Yeni Han 6 No: da O, K. Gorener,

E
8
Öner ve Yücel dâvası
|
BU MÜSTESNA RAĞBETİN
sebebi nedir?
Satışa çıkarıldığı 18 Marttan beri halkın radyolarına karşı gösterıliği geniş alâka
gün geçtikçe artmıştır
Bugün memleketin lıer köşesinde^^i bıı radyolardan bahsedilmekledir.
Hatta 118 Marttan son ra, ellerinde bulunan kuHamhmş radyoları salanların sayısı bile şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde ... .... 'SZ. I-
Yeni elektronik
ieaÜauiT havi olan bu tabii sesli radyoları dinleyiniz
O zaman bir G-E
radyosu satın
almak ihtiyacını siz de duyacaksınız
GENERAL
ELECTRIC
EN TABİÎ SESLİ RADYODUR
1 — Müteahhit nam ve hesabına 57 adet yanm ayetanj tavan lâmbası ve 175 adet de yarım ay etanj duvar lâmbası pazarlıkla satın alınacaktır,
2 — İhale 25/5/1948 salı günü saat 16 de gene] Müdürlük Alım Sa hm komisyonunda yapılacaktır,
3 — Tasarlanmış değeri 4990 lira geçici güvenmesi de 748 lira 60 kuruştur,
4 — isteklilerin pazarlıktan önce komisyondan alacakları bir yazı ile geçici güvenmelerini vezneye yatırmaları ve belirli gün ve saatte şart namede yazılı belge ve makbuzjarile komisyonda bulunmaları
5 — Şartnamesi hergün komisyonda görülebilir, (6036)

neşrolunan dâvasının teşidl eden şekilde ba-
I
t)ÇÜNCÜ KİTAJB İddia ve Karar Profesör Avukat Kenan 0-ııer tarafından ve Öner - Yücel üçüncü kitabını bıı eser nefis bir
silip satışa çıkarılmıştır. Mlk darı pek mahdut olduğundan tükenmek üzeredir. Meni leket çapında bir dâvanın tamamlayıcı kitabı olan bu e-ser her Türk münevverinin kütübbanesinde yer alacak ■ bir kıymet ve ehemmiyettedir. KJtabeıJardan arayın.
Fiyatı 17Ö buıngtor.
¥
«Yüceâ - öner» û&vasına ai(l Prolebör Ken&n Önerin eserlerinden birinci ve ikinci «ikilerin nıevcudlan tükenmek üzeredir. Bu kıymet i li ve ibret verici kitabLınn her üçünü de Ankara cadde- ( Bindeki «Kanaat,) ve «hıkı ! lâb» Kitabevlerinden tedarik 1 edebilirsiniz.
r
r
Kapalı zarf usulile eksiltme ilânı
Devlet Orman İşletmesi Merke) Müdürlüğünden
Eksiltmeye konulan
~ı fi®/M4fi TkpjiftctJ» A/ıiara 6öğüWhıU )idanb8in(i»
J b*dBİ) 04) öl» (187) jlra (69) kuruştur,
uı ()! ““‘‘T1’ w/0/»4fi 04 Tapılacak Ankara BöfiüMzü kldanbg.r.u»
İkmal inşaatıd^, Af) (137) Jlra (60 kuruştur,
2 — Eksiltme Û6/6/94B jç (ja Orman Genel Müdürlümü
eksiltme komisyon odacında wrf uaulile yapılacaktır,
3 —« Ekşitme tartnameH yİ hvna ait evrak Ietanbulda Uman-iMu
®a’’'nJ*Wîd,8)1ftind«. Ankarada Merkez Orman Işletmeri müdürlüğünde görülebilir,
ı'. 4 o7 Eksiltmeye girebilmek içİJQ UtekUierin usulü daiminde (4966)
lira (881 kuruşluk muvakkat tamirat vermeleri Baymdırijk Bakanlım dan bu işi yapabilecek ehliyette olduğuna dair ahnmış ehliyet vee:ka« ibraz etmeleri lâzımdır,
Bu vesikny) almak İçin Utakjiierin eksiltme tarihinden en az ıtaü] günleri hariç) 3 gün evve] bir letlda ile Bayındık Bakanlığına mdrtr oaat etmeleri ve dilekçelerine en az bir kalemde bu işe benzer (74) bin (187) lira (69) kuruşluk bir |« yapaklarına dair İş yapman idareden alınmış vesika raptetmeleri İMîmmr.
istekliler teklif mektupları eksiltme günü ojan (26/5ma) çarşamba gününde saat (10) a hadfu m₺kbu2 mukabilinde eksiltme Kortla yonu Başkanlığına vermeleri, postada olacak gecikmeler kabul olunma»
Siirtte 13. Bağımsız J.P. Taburu
Satın Alma Komisyonu Başkanlığından:
Beher kilosu
Kilosu Flatj
Gr. kuruş
1 — Siiıdde 13. Bağımsız J, Taburunun bir senelik ekmek ve s.ğu eti ihtiyacı kapalı zarf usullie eksiltmeye konulmuştur.
2 — Ekmrk ve sığır etinin mlkdar ve tutarları ile muvakkat teminat paraları yukaııda gösterilmiştir.
3 — (84/86) randımanlı unlardan yapılacak ekmekle (95) randımanlı unlardan yapılacak ekmekttD hangisi uygun görülürse yalnız o cins ekmek alınacaktır.
4 — Ekmek 2p Mayıs 948 cumartesi günü saat 11 de sığır eti ise 12 Haziran 948 cumartesi günü saat 1] de Silrdde 13- Bağımsız J. P. Taburu satın alma komisyonunda yapılacaktır. Teklif zarf ve sair kanuni dayanakların ihale saatinden bir salt evveline kadar komisyona veril-miş olacaktır.
5 — Şartnameler her gün parasız olarak tabur Satınalma. komisyonunda görülebilir. (5972)
iKredi Bankası
Jj Yakında: tstanbulda Yeni Postahane karşısındaki binasında








İst Borsasjnın 8/5/948 Fiyatları
Londra
Nevyork
Paris
Cenevre
Amsterdanj Brüksel Prag
Stokholm
Lizbon
11.385® ’ 280 — 1.3060
65.7270 1055468
6.3887 5 60
77.8860
11.249'
ESHAM VE TAHVİLÂT
AbfTID
Al\ i lr(

1
9
xrn( Neşriyat:
TUKIYE IKT16AT MECMUASI
(•
5
-
7
6
% %
%




i^hîkel G. Müdürlüğü ilânları
Malzeme Alım Şubes nden :

Ikramiyeli 1933 ergani 1934 Sivas Erzurum 2—7 Kalkınma 1
1—1 Haziran 1948 tarihinden 31 Mayıs 1949 tarihine kadar bir se ne zarfında İstanbul Bira Fabrikasum&lâtmdan çıkacağı tahmin edilen tazahr çağahr) tahminen 140 ton asit karbonik gazı pazarlıkla satıla çaktır,
2 — Pazarlık 18/5/948 sah günü saat 14,30 da Kabataş Genel düılük malzeme alım .şubesindeki komisyonda yapılacaktır,
3 — Şartname hergün sözü geçen şubede görülebilir,
4 — isteklilerin belirli gün ve saatte. 8,085 liralık Güvenme para-sile birlikte sözü geçen komisyonda bulunmaları ilân olunur,
5 — İdare kısmen veya tamamen veya kısım kısım ayn ayn talip
lere ihalede serbesttir, (6279 ı
Mil-

İstanbul Unüversitesi
Rektörlüğünden
Doçentlik Yabancı Dil imtihanların Fen Fakültesinde 13 Ma-1948 perşembe, Tıb, Hukuk, Ekonomi ve Edebiyat Fakültelerinde
yıs
de 14 Mayıs 1948 cuma günü saat 9 da yapılacaktır,
İmtihan yerlerinin Fakültelerinden öğrenilmesi,
(6251)
Ahmed Hamdi Başar tarafından neşredilen bu değerli iktisat ve fi kir mecmuasının dördüncü sayısı da çıkmıştır, Bu sayıda dünyayı meşgul eden en mühim mesele hak kında iki büyük Amerikalı mütefekkirin ayrı İki yazısı vardır: Dün yayı Dolar mı, yoksa Sosyalizm mİ kurtaracak,
Bundan ıpâda memleketimiz hak kmda bir tetkik yapan Amerikalı mütehassıs Thornburgun raporu, Ahmed Hamdi Başar, Feridun Ak. dağ, Tekinalp. Bedri Göknil ve diğer tanınmış bir çok İmzaların yazıları, istatistikler, etütler vardır,
Okuyucularımıza tavsiye ederiz,
BUYUK ÇAĞ
Emekli subaylar derneği tarafın, dan 15 günde bir çıkarılmakta olan


Ortaokul - Lise ve Teknik Okullar Talebesine
Tuna Dersevi’nde
MATEMATİK
fizik Dersleri Dersevi Talebesini en iyi hana Müracaat: Pazardan başka
TUNA DERSEVİ
•••

bu derginin 8, İnci sayısı çıkmıştır, General Cemil Cönk, General Veysel Ünlü, General Erkllet gibi bir çok değerli kalemlerin yazıları İle süslenmiştir, Dağıtma merkezi Harbiyede Emekli subaylar derneği ve Ankara caddesinde Cemal Azmi Basımevldir,
LİSAN
■ KİMYA verilir.
şekilde ve kısa zamanda inıti-hazırlar.
her gün saat (14-18) arasında
Atatürk Bulvarı A o. 88 (Aksaray Postahane karşısı) AKSARAY — İSTANBUL



İmtiyaz sahibi:
A. CEMALEOOİN SARAÇOĞLU
Yazı işlerini fiilen idare ecen: FATİH FUAO
Dizildiği yer
«Yeni Sabah» müretlibhanesî Basıldığı yer: vGün Basımevi»
22.60
20.65
9690
RADYO
Bugünkü Program tt
PAZAR — 9/5/1938
8.29
830
8.30
8 45
9,15 1000
10.30
11.00
Açılış ve program, M, s, ayan, Haberler,
i Müzik;
Müzik;
Müzik:
Müzik:
Müzikleri (PL)
Müzik: İnse Saz (Pl,) Müzik: Radyo Salon Orkestrası,
Tenisi L
Çeşitli Hafif
(PL)
Dinleyici İstekleri
Majet
11,45
12 10 Müzik: Tarihî Türk Müziği,
12 45 Müzik: Saz Eserleri,
13 00
13.00
13.15
1345
14 00
17 58
18 00
18 00
M. s, ayarı,
Haberler,
Müzik: Geşltll Müzik (Pl,)
Müzik: Film Müzikleri (P].) Kapanış,
Açılış ve program,
M, s, ayarı,
Müzik: Radyo Dans Orkestrası,
Müzik: Hafif Sololar (P].) M, s. ayan,
Haberler,
Muazzam Şark Efsânesi
ifrit, sol kolunu uzatarak sağ elini yerden kaptı ve kolunun altına kıstırdı:
— lüv veledizinâ! Beni mahvettin! Eğer sağ kalırsam, sen den intikamımı alırım.
Diye feryad ederek kaçtı. Ortalığı müdhiş bir duman kap lamıştı. Çünkü ifritler, ateşten yaratıldıkları için yaralandıkları zaman kan yerine duman çıkarırlardı.
Şehrin surlarına toplanan .a-hali, bu hâdise karşısında şaşırıp kaldılar. Şehrin kapılarını açarak hepsi dışarı çıktılar.
Binlerce kişi, delikanlıyı el üstünde tanıyarak şehre götürdüler. Melik Efralı tarafından talısis edıleıı bir saraya yerleştirdiler ve şerefine şenlik yapmağa başladılar. Ba şenlik üç gün üç gece devam etti. Koyundan ve dcveueu '-üzlercc kur I ban kesildi. Sokaklar kanları, evler kurban doldu.
Tefrika No. 30

Melik Efrah’ın güzel kızı bu çadırda ne arıyordu? Kanlı göz yaşları dökerek niçin ağlıyor, niçin Ulu Tanrıya yalvarıyordu?
VahşilIfela, mânevi kardeşi olmasına rağmen kıza âşık oluvermişi . Kız da ona abayı yak mıştı. 1’ i gene, derııı ve manalı bakış1 arla hemen anlaştılar. Kollrnrı açarak birbirlerinin kuca; n a atıldılar ve ihtiyarsız ağlan ağa başladılar.
Böyle sarmaş dolaş olmuş vaziyette bir »“üddet ağladıktan sonra ayrıldılar. Vahşülfelâ. l)a şmdan geçenleri kısaca anlattı. Şame de kendi derdini hikâye etti:
— ît,te, dedi şimdi burada o mel un İfritin geleceği korkunç dakil'.av h( iıliyorum. Be ı artık kurbanlık bir kuzuyum. Beni derh.’-ı ’nlnız bırakmalısın. Zira Muhlalifııı gelme zamanı yaklaştı Tkimizı bir arada gö-irse sen; de helak eder, beni
d

fil
s.

• *()
18 45
19 00
1900
19,15 Geçmişte Bugün,
19 20
19 45
—— Yogan: M? uîıanrrem k.
de... Halbuki sen sağ kalırsan beİHİ bir gün kavuşuruz.
Vahşülfelâ, Şamenin ellerine sı nldı:
— Hayır güzelim, hayır! Se-
ni yalnız bırakmam!
— İfrit beni yalnız bulursa öldürmez, nihayet Kamer dağındaki sarayına vötürür. Bu f-uretle senin de hayatın kartal mıış olurl Tekrar ediyorum: Belki ileride birbirimize kavuşuruz i
— Olamaz! O İfrit buraya se nin için gelmeli, fakat karşısın-(1? beni bulmalıdır! Ya o b(?ni öldünneli, yahud ben onıı öldür-mcliy im I

22.09
I
•ra
( Dcmmı
»
I
2015
20.30
21,15
lı urban etleıile
ıyetı ajmiRiı. iyui-ifritin uzanan kömür-
22 20
22.45
22.45
23,00 Program ve Kapanı?
4
*1

— Ona kılıç işlemez, sevgilim!
— Benim kılıcım taşlara bile işler!..
— Yalvar nm sana »cvgilim! Git buradan! Sonra ikimize de yazık olur?
Vahşülfelâ, sağ elinin avucu ile Şamenin ağzını kapattı:
— Sus. sus!. Beni alçaltnıa-ğa hakkın yok!.. \
O esnada gök yüzünü siyah bir bulut kapladı. Bulut, yavaş yavaş yero İnmığe başladı. Bulutun içinden gözleri alev alev yanan bir ifrit çıktı. Direk gi-
ırıı yanında arslan heybetli bir yiğitın oturduğunu gördü. Ağzından, burnundan ateş saçarak gök gürlemesinden daha müd-nis bir sesle:
— Bclıi veledizinâ! Sen mah bubemlıı yanına sokulmaya nasıl cesart^ ettiıı?
Diye bağırdı ve gördüğü yiğit* kapıp halaya kaldırmak t şoma ilurak p?»ça parça etmek İçin kob'.nu tekrar uzattı.
Vahşülfelâ, başında kopacak kıyametin dehşetini anlamış, müdafaa vaziyeti almıştı. Kılıcını çekerek bi düz olan bir kolunu uzatarak . lun a öyle bir indirdi kİ cadın havaya kaldırdı Öame- dar elini kesip düşürdü.
S Müzik: Yurddan Sesler, M'izlk: Radyo Salon Orkestrası, Pazar Gazetesi, Müzik: İnce Saz, Müzik: Boccherlnl: Vlolonsel Konçertosu (PL) 21.40 Konuşma: B, T, G, Direktörlüğü, Müzik: Opera Aryaları (Pl,) Müzik: Dans Müziği (Pl.) M s ,avarı, Haberler,