YATILI, YATISIZ, ÖZEL
Aydın Okul
ANA — İLK
Üç» dört vt beşinci sınıflarda tnguuca Fransızca. Almanca dersleri vardır. Her sınıfa öğrenci kaydına başlanmıştır.
Taksim - Cumhuriyet meydanı. Tel: 40181
Cahit Saffet Irgat
BU ŞEHRİN GOCUKLARI
— Şiirler — ARP AD YAYINEVİ
Sene 27 —No. 9666 — Fiatl her yerde 10 kuruştur.
CUMARTESİ 15 Eylül 1943
Sahibi: Necmeddin Sadak — Neşriyat müdürü: Hikmet Feridun Es — AKŞAM Matbaası
Türkiyenin büyük misafiri istanbulda
Bu sabah tanberi istanbulda değerli bir misafirimiz var. An. karaya giderek. Devlet Başkam ve Cumhuriyet hükümeti tarafından ağırlanacak olan İrak Na. İbi Prens Abdiililâh şehrimizde bulunuyor. Komşu ve dost memleketin bu yüksek şahsiyetini, ilk selâmlamış olmaktan dolayı Is. tanbul halkı sevinç duymaktadır.
İrak kıralı Gaziülevvelin bir otomobil kazası neticesi, genç ya. şında kaybından sonra. Irak tah. tına geçen küçük kirala, daysı prens Abdüülâh Naib seçilmiş ve bundan başka, bugün on yaşın, da bulunan kiralın bir vârisi doğuncaya kadar Naibin veliahtlık sıfat ve sa’âhiyetini de taşıma, sına İrak Meclisi karar vermiştir.
Bu suret’e 939 yılından beri Irak devletini büyük dirayetle temsil eden genç Prens, kendi memleketinde olduğu kadar dost milletlerde de kendisine karşı de. rin sevgi ve saygı uyandırmış, seçkin bir devlet adamıdır.
Prens Abdülilâhın Türkiyeyi ziyareti. İrak Devlet Başkanlan. nın İkincisi oluyor. Çünkü. Kıral Faysalın 1931 de Atatiirkü ziya, ret’n'n iyi hâtırası bizde silinmiş değîM'r. Kıral Birinci Faysalın o zFT-m An'-^-ava gelişi iki kom. şu Tnemlek"»' oralındaki dostluk bağlarının kuvvetlenmesine ne derece yardım etti İse. İrak Nai. binin bu ziyareti de bu dostluk münasebeti erinin bir kat. daha artrrası,,a ö n’spetta hizmet edecekti'-.
Türkiye i:e İrak arasındaki münasebetlere sadece dostluk adın: vermek şüphesiz ki bu iki mil'etl birbirine yaklaştıran bağ. larjn mahivrtini küçümsemek olur,
Türkiye ile Irakın münasebetleri dostluk kelimesinin siyaset edebiyatındaki mânasından cok fazladır. Buna kardeş, lik demek daha doğru olur. Kâğıtlara yazılı ve İmzalı anlaşma vesikalarından cok değerli ve sağlam olan bu münasebetler, asırlarca bir arada ya savıp kav. nasmaktan doğmuştur Maddî ve coğrafi bakımdan Türkiye ile İrak aynı vatanın parçalandır. Tarihî ve mânevi bakımdan ise bu ik; ii’ke her zaman aynt gaye ve menfaatlere sahintirier. İki merr'eketi. komşuluktan başka bir de bu âmillerden daha sıkı birleştirecek ne olabilir?
Harb içinde birkaç gün Bağ. datta kalmak fırsatım bulduğu, muz zaman, etrafımızı saran sı. cak hava içinde. İraklı dostlar muhlimi hiç yadırgamadık, eski hâtıralarını sevgi Pe anan, geç. miş müşterek tarihe hâlâ saygı duyan candan dost insanlarla Türkçe konuştuk.
İki millet5 birbirine bağlıyan bu tarihî dostluğu, kardeşliği unutmamak, siyasi münasebet, ler üstünde bu birlik duygulan, m yeni nesillere de vermeye ça. lışmak iki devletin de vazifesidir. Bu ziyaretler bu vazifeler! kolay, laştıracaktır.
Siyasî bakımdan da Türkive ile İrak arasında hic bir ayrılık yok. tur. Osmanlı İmparatorluğun, dan aynlmıs bütün memleketler gibi, frakın da istiklâl kinde ilerlemesini görmekten başka dileği, mir yoktur. İrakm. kudret ve kuvveti Türkiye için de bir kud. ret kaynağı olacak, ve dünyanın bu köşesinde culhu korumak ga. yeslnl güden memleketimize en değerli yardım olacaktır.
Büyük misafirimizi bu duygu ve düşüncelerle karsılar. Türkl. de en sıcak bir kardeş muhiti bulacağından emin olmasını ve memleket m İzden *>n ivj hâtıra, îarla ayrılmasını dileriz
Bavın misafirimizin Ingiltere, den Türkiyeye bir Ingiliz ' gemisile gelmesi İstanbul su’a.
• nnda müttefik _ devletin şanlı sancağının selâmlanmasın a da fırsat vermiştir. Bundan dolayı derin bir haz dııvan İstanbul • alkış’amakla şehri, kahraman tng'liz denk'*1.(olacaktır. İcrlnl, kazandıkları dünya zafe.
harb
İstanbul’u şereflendirdi
Sovyetler Batı bloku nuıı kurulmasına itiraz ediyorlar
iki muhribimiz, İmroz açıklarında misafirimizi karşıladı, Naip İstanbul’da kaldıkları müddetçe Dolmabahçe sarayında oturacaklar
Büyük misafirimiz, Irak Kıral Naibi Prens Abdülljâ.h'j g«unn*kte olan İngiliz AJax kruvazörlle refakatindeki İki înglllz muhribi. bu sabah tam dokuzda limanımıza gelmişlerdir. Tınaztepe ve Demlrhlsar muhriplerimiz, Kıral Naibini İmroz adan açıklarında karşılamışlar ve İstanbul'a kadar kendilerine refakat etmişlerdir. Saat yedide donanmamı! irtibat subayları. Yeşilköy, açıklarında Ajax kruvazörüne binmişlerdir. Ajax Selimiye önlerine gelince. 21 pare top atmak surütUe şehri selâmlamış, Selimiye'deki bataryalar tarafından mukabele edilmiştir.
Dost ve kardeş devlet şefini İstikbal İçin Dolmabahçe önünde demirli bulunan Yavuz zırh 1131, yavaş yavaş hareketle AJax'ı Kızkulesl önünde karşılamış ve ününden geçerken Kı-ral Naibini 21 pare top atmak aure-tile selfimlanuştır.
Ajax kruvazörü, arsasında İki Ingiliz muhribi, ve Tınaztepe 11e, De-mlrhlsar bulunduğu halde, Do'ma-bahçe açıklarında ve Yavuz’un ilerisinde gelip demirlemiştir.
Saat 10.30 da Vali ve Belediye Reisi B. Lûtfl Kırdar yanında İstanbul Komutanı Korgeneral Asım Tmaz-tepe. Donanma Komut. uU Amiral Mehmet Ali Ülgen, Irak ın Ankara elçisi B. Ata Emin ve Bağdad elçimiz B. Nebll Batu bulunduğu halde Dolnıabahçe'den Acar motörlne bl-
Kızıl Yıldız gazetesi: "Böyle bir blok
Rusyaya karsı harbden evvelki sıhhiye u_ ■ . . O
kordonunun ihyası demektir,, diyor O.
• ----------------- CM
Prens Abdülilâhın vaktile tsanbulda çekilmiş bir fotoğrafllerl
nerek Ajax kru/azörüne gitmiş, Kıral Naibine hükümet v« şehir namına «Hoş geldiniz, demiştir.
Muhterem misafirimiz, saat on birde Acar motörilyle Ajaa’dan ayrılırken İngiliz harb gemisi tarafından ve Dolmabahçe sarayı rıh t un m a çıkarken de Yavuz drltnotu tarafından top atılmak auretlle selâmlan nııştır.
Kırıl naibi, açık gri bir askeri üniforma giymişti. Yüzü mütebesslm ve sıhhatli İdi. Bir polis müfrezesi şelfim
resmini ifa etti. Yanında, vali yürüyordu. Saray kapısında, Irak tebaasının elini sıktL Prensin yanında hususi doktoru bir İngiliz generali, İki yaver, üç emir eri vardır
Prens AbdülUâh, İstanbulda kaldıkları müddetçe Dolmabahçe sarayında oturacaklar ve yarın akşam hususi trenle Ankaraya hareket edeceklerdir. Savarona yatı, İstanbulda bulunduğu müddetçe rükûplanna tahsis edilmiştir.
Londra 16 (R.) — Moskova radyo-
su, İngilizce yayımında Kızılyıldız gazetesinin bir batı bloku kurulması teşebüslerlne dair yazdığı makaleyi yayınlamıştır. Kızılyıldız, böyle bir blok kurulması fikrine gayet mulrrlz bulunmakta ve şöyle yazmaktadır:
«Böyle bir blok kurulman, harbden evvel Sovyet Rusya yı diğer dünyadan tecrldetmek İçin kendisine karşı kurulmuş olan sıhhiye kordonunun ihyan demektir. Böyle blrşey hem büyük devletler arasındaki anlaşmaya, hem de birleşmiş milletler anayasasına aykırıdır. >
Malûm olduğu üzere General De Oaulle son günlerde bir İngiliz mu-hablrlne verdiği beyanatta, İngiltere, Fransa, Holanda, Belçika, Batı Almanya ve Ispanya'nın beraber bütünlük teşkil ettiklerini bir batı bloku kurulması fikrini İleri sürmüştü.
Londra 14 (A.A.) — Dün Paris’te General De Gaule İle Fransa’nın Sovyetler Birliği büyük elçisi General C Catrouk arasında cereyan eden ko- ,O nujmada temas edilmiş olan konu- (/) lard an biri de General De Gaulle'Bn Jjr bata devletleri ile işbirliği hususunda S* «Times» gazetesi muhabiri ile yap-duş olduğu mülâk&t karşısındaki Rus ® tepkisi olduğu sanılmaktadır. 2.
Fransız basınının ve komüntst Fran sız sözcülerinin tenkldleri mtHâkn’rn J>» Rusyada bir kuşku uyandırmış oldu- -O ğuna dair bir İşaret telâkki edilmek- "Q tedir. eHumanlte» gazetesi, batı blo- Q) ku denen şeyin ancak Rusya'ya düş- ‘tf nıanhk olabileceği konusunu tahlile devam etmektedir. t.
General De Gatılle Catrouz'fa O muhtemel olarak bu gibi niyetlerden çok uzak olduğunu açıkça anlatmıştır.
Beşler konferansı
meselesini görüşüyor
_ Londra 14 ıw — Tebliğ: Dış İşleri Bakanları konferansı buğun — 14 eylül — İki oturum yapmıştır.
Öğleden evvel yapılan oturuma Ovang Chl Chien, öğleden Bonra yapılana ise M. Byrnes başkanlık et-
miştir. Gelecek toplantı yarın — 15 eylül — saat 15 te yapılacaktır.
Konferans, İtalya İle yapılacak sulh antlaşması hükümlerinin müzakeresine başlamıştır. İtalya He harb halinde bulunan bütün Birleşmiş mlUetlerln, arzu ettikleri takdirde bu mesele hakkında kİ görüşlerini yazılı olarak bildirebilecekleri karar altına
alınmıştır. Diğer taraftan, konferansın pazartesi gilr.ti yapılacak oturumunda müzakere edilecek olan İtalya - Yugoslavya hudut meseleleri hakkında, arzu ettikleri takdirde *1-klrlerlnl bildirmek üzere, Yugoslavya, İtalya, Avustralya. Kanada, Hindistan, Yeni Zelftnda ve Ollney Afrika.-ya mümessil seçmeleri İçin, oturuma başkanlık eden Ovang Chl Chlen'tn konferans namına davette bulunması da kararlaştırılmıştır.
Konsey, bugün, müşterek sekreterlik hakkında, muavinlerin yaptıkları tavsiyeleri kabul etmiştir:
İstanbul Millet Vekilleri
Halkın dilek ve şikâyetlerini dinlemeğe başladılar
Kömür tevziinden Yerli Mallar Pazarlarında yapılan yolsuzluklardan, kara borsadan, bazı doktorların ihtikâr yaptığından şikâyet edildi
İstanbul Millet vekilleri, her yıl olduğu gibi, dünden itibaren halkın Şikâyet ve temenllerini dinlemeğe başlamışlardır. İlk toplantı dün saat 17 de Beşiktaş Halkevlnde yapılmış ve saat 21 e kadar devam etmiştir. Millet Vekilleri bugün saat 14 te de Büyûkadada halkın dilek ve şikâyetlerini dlnilyereklcrdlr.
Dün Beşiktaş Halkevi salonundu yapılan toplantıya u İstanbul Millet Vekil! gelmiştir. Salon her senekln-d«n fazla kalabalıktı.
Geçen senekl şikâyet ve temenniler üzerinde meşgul olan Millet Vekilleri. bunlardan hangilerinin yerine getirilebildiğin! anlatmışlar, bunu müteakip şikâyetlerin dinlenmesine başlanmıştır.
(Arkası sahife ?: sütun 5 te)
rlnin ertesinde yakından görüp .............. ayrıca bahtiyar
Necıneddin Sadak
Vergi usulü kanunu
Yazan: Dr. F, NEUMARK
L
İktisat Fakültesi Ord, profesörlerinden Bugün beşinci sahifemlzde
HAFTA KONUŞMASI
Pek iyi hatırlıyorum
Yazan: Refik llalid Karay Yarınki AKŞAM'da
Af kanunu
Bu husustaki rivayetlerin aslı yoktur
Ankara 15 (Akşam) — Bir gazete, önümüzdeki Cumhuriyet bayramında umuaıi bir af ilânı hususunda harı hazırlıklarda bulunulduğunu; ihtikâr, hıyanet ve rüşvetten mahkûm bulunanların hariç bırakılacağı bu af kanunu tasarısının ekim ayı İçinde kanunlaşman İhtimalinden bahsetmekte ise de. alâkadarlar bu haberin aslı olmadığını söylemişlerdir.
Bir maaş ikramiye verileceği haberi doğru değil
Ankara 14 — Memurların geçimlerini kolaylaştırıcı yeni tedbirler bulunması yolunda hükûmetç:- -etklk-yapılmakta İse de bu tetkikler henüz karar safhasma vamıış değildir.
Memurlara Cumnurlyct bayramında birer maaş İkramiye verileceği ve bütün devlet memurlarının barem vaziyetlerinin birer derece yükseltileceği hakkındakl haberlere gelince salahiyetli makamlar bu haberin aslı olmadığını îö: irmektedirler
iki genç arasında
Yazan: A. ADNAN - AD1VAR
Bugün beşinci sahlfemizde
DİKKATLER:
Ihracedebilmenin başlıca çaresi: Halkı ucuza yaşatmak!
— Aman, ihracat mallarını ucuzlatalım. Zira, Türk malı dı-şarda satılanuyor, Satılamayın. ca da, türlü türlü ithal ihtiyaç, ■arımızı temin edemiyoruz.
Mesele, n ihracat mallarını ucuzlatalım» ise, bunun temeli, ■Türkiyede hayatı ucuzlatalım* dır. Çünkü her mal, o malı yapanın »kaça yaşıyabildiğin ||e fia_ tini bulur. Pahalılık, ücretleri, ücretler de ihracat malını arttı, nr.
Hariçle ticaret yapabilmek için, dahilde ucuzluk temininden başka çare yoktur.
ROMANYA İLE MÜTAREKE
ŞARTLARIDEĞİŞTİRİLİYOR
Bu karar Rusva tarafından değil, Müttefik Mütareke komisyonu tarafından verildi
Londra 15 lA.A.) — Emin kaynaklardan haber alındığına göre. Romanya ile olan mütareke hükümlerinin değiştirilmesi, Bükreştekl Müttefik komisyonunda İngiliz, Amerikan ve Rus mümessilleri arasında kararlaştırılmıştır.
Binaenaleyh bazı telmihler hilâfına olarak Rusyanın tek başına verdiği bir karar bahis mevzuu değildir. Bu değişiklik Romanya hükümetinin yaptığı müteaddit teşebbüslerin bir neticesidir. Romanya hüküm e ti, evvelce İtalyanın yaptığı gibi, mütarekenin akdlyle sulh durumunun avdeti arasında geçen müddetin uzunluğu dolayislle mütareke şartlarının, esasen oldukça dar bulunan bu gilnkü milli ekonomi esaslarını ciddi tehlikeye düşürecek derecede Romanya için zararlı olduğunu ileri sürmüştür.
Mütteflkierarası denet komisyonunun bu kararı, İngiliz ve Amerikalıların Groza hükümetinin memleketi temsil etmediği ve demokratik esaslara dayanmadığı kanaatini İzhar e₺-meleri üzerine ortaya çıkan Romanya meseleslle ilgili değildir ve tama-mlle ayrıdır. Londra ve Vaştngtona göre, Romanya ile görüşmek İçin bu İki bakımdan da daha memnuniyet verici bir hükümet kurulmak gerektir. Bunun aksine olarak Rusya Groza hükümetinin memleketi temsil ettiği ve hllâfındakl İddiaların entrika mahsulü olduğu mutalâasmdadır Bu mesele, Londrada toplanmış bulunan Dış işleri Bakanlarının halledeceği bir konu olmuştur. Dış İşleri Bakanları, Romanya İle sulh antlaşmasını gerçekleştirmek İçin bu meseleyi halletmeleri lâzımdır
Günler Geçerken
Gelişmeye örnek
Halil Rıfat paşa gibi hem devlet işlerinde hem de hususi hayatında temiz, vicdanlı kalmış bir sadrâzamın kurduğu «Da. riilâceze» — uğurlu eii sürülmüş ve hayır duası sinmiş olduğundan mı, diyelim — nice benzerlerinin, meselâ «Darülhayır.. la, nn, «Darüleytam • lann izi kalmadığı halde zamanın yumrukla, rina göğüs gererek ellinci yılını kutlamak üzeredir. Hattâ iyi tesadüfe bakınız ki bu yarım asırlık yoksullar yurdu varlığının dönüm yılını, o müessesenin, iyi bir Belediye reisinden kuvvet alan iyi bir müdür sayesinde pek iyi geliştiği, örnek bir hayır kuru, mu haline girdiği bir devreye ra stadı. Meşrutiyetten öncesini hatırlamam, fakat ondan sonrasını bilirim: Dariilâcezenin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemişti; müdürlerine bir kaç kere işten el çektirilmiş ve müesseseyle alâkalı nazırlara çok de. fa «Ah, şu yer! Ehlini bulup da bir türlü yoluna sokamıyoruz, Bir tiirlii me'kel olmaktan kurtaramıyoruz!» diye sızlanma mevzuu teşkil etmişti. Gün olmuş, belâsından kurtulmak İçin kapatılması bile düşünülmüştü. Ara sıra brlkl de güzel niyetli müdürler gelmemiş değildi ama kötü niyetlilerin entrikalaril» karşılaştıklarından lekelenmek korkusile dikiş tutturamamış, lavdı.
Şuna buna yiyim kaynağı, yoksullar çanağından ziftlenme yatağı olan o eski batakhane bugün mükemmel şekilde işlediğini memnunlukta gördüğümüz modern bir müessesedir. Gidişe göre — eğer gelişme temposunu muhafaza edebilirsek — yann Da. riilâcezemizi tmralı adası gibi yabancılara, değme memlekette eş* az bulunur övünülecek bir sosyal yardım eseri diye gösterebileceğiz, Bu. oladursun, şimdilik İstanbul yoksullar yurdu, şdirin şikâyete hiç yer vermeyen, aleyhinde hiç bahsettirmeyen tam düzenli. tam randımanlı biricik hayır müessesesidir. Yalnız hayır müessesesi değildir: bir fş atelyesi, bir gelir kaynağıdır da...
\ Kendisine lüzumlu propagandayı yapmamaktan ve kapısı önüne rahmetli sadrâzamın büstünü dikmekte gecikmekten baş. ka tcnkidcdecek tarafını bulamıyoruz. O kadar kusur kadı kızın, da tla bulunur Keşke her müessesemiz İçin tcnk'dler böyle, de. vede kulak kabilinden kalsa!
Refik Halid Karay
V
Sahile 2

lö Lj.ul ILIj


-HAFTA SONU NOTLARI-4
i ■ —*
Bayram tebrikine, günah ve sevaba, insan sağlamlığına dair çetin sualler
İşçi partisinin gazetesi Daily Herald’ın bir makalesi
İstanbul Millet Vekilleri
B
ayramda ziyaretine gittiğim bir yaşlı hanım, kısa süren konuşmamız sırasında bana öyle bir takım sualler sordu kİ verilmesi lâzım gelen cevapların ne olabileceği meselesi beni h&iA. derin derin düşündürüyor.
Bu suallerden birincisi, şeker bayramında bizi yollara düşüren hararetli tebriki eşme gayretinin mânası üzerinde esaslı bir duraklama yaptıracak mahiyettidlr. Gün görmüş, dini bütün, yani bu fani dünyaya gelişinden İstifade ederek âhiretlnl dc sağlamak fırsatını kaçırmamış bir hanımefendi olan »V sahibesi, elini öpüp bayramını tebrik ettikten sonra karşı karşıya oturduğumuz sırada birdenbire gülerek dedi kİ:
— Bayramımı niçin tebrik etliniz?»
Böyle bir sualle kaı,ü«5aajı-mı hiç tahmin etmediğim İçin münasip bir cevap aramak üzere dilimi ağzımda döndürdüğümü ve bu İşin biraz uzayacağını farkeden sayın muhatabını:
— Boşuna cevap aramayuı, ben size söyleyivereyim, dedi, bayramımı tebrik ettiniz, çünkü benim mübarek ramazan ayını oruçla, namaz ve niyazla geçirdiğimi biliyorsunuz. Elimi öpüp bayramımı tebrik ederken demek istediniz kİ: •Siz, ramazan ayında dünya nimetlerine itibar etmlyerek nefsinizi onların türlü zevklerinden mahrum etmekle Cenabı Haktan bir emrini yerine getirdiniz. Böylelikle hem tebrike, hem de bayramda sevinmeğe lâyık oldunuz.» İ;te bayram tebrikinin mânası budur. Harı: azanda oruç tutanlar bayramda birbirlerini, oruç tut m iyonlar da oruç tutanları bu mâna ve maksatla tebrik ederler. Fakat şimdi size şu suali soruyoıum: Oruç tu t mı yanı ar bayramda birl-blrlerlnl ne diye tebrik ederler? Sürü sepet sokaklara dökü üp tepeler, denizler aşıp bayram tebrikine koşmalarının mânası nedir?»
Yan! sizlo anlıyacağınız, beyaz arapl Ramazanda bir gün kendisini oruç yerken görünce:
— Nasıl olur» dedim, siz oruç tutmuyorsunuz hu? Cenabı Haktan emirlerini güldür güldür okuyup bana Tiirkçe olarak anla t :i suıız da, pek İyi anladığınız, o emlrlc-rl yerine getirmeyesiniz Bu nasıl otur?.
Mekkcll:
— Ben tutmuyorum Amma, biri »ekiz, öbürü on yaşında iki oğlum var. onlara tutturuyorum, dedi, eğer tutmamaya kalkarlarsa dayaktan canlarını çıkarıyorum. Bütün ramazan İkisini de döve döve sahura kaldırdım, benim gösterdiğim dikkat sayesinde İkisi de tam otuz gün oruç tuttular.
— Peki amma, oalann tuttuğu oruçtan size ne?
-—Ne demek size ne? Oğullarımın biri sekiz, öbüril 10 yaşında, bunların henüz gilnah ve sevap defterleri açılmadığı için tuttukları orucun, kıldıkları namazın sevapları doğrudan doğruya babalarının hesabına kaydolunur !»
eğer muhatabım bu hâdise dolayıslle bana, «Sekiz on yağındaki çocukların sevapları» meselesini sorarmış. Suat İyice açıldığı için, dilimi tutmaya lüzum görmeden:
— Bu Mekkril beyaz Brap bir açık gözden başka blrşey değildir? dedim.
Muhatabımı kızacak «anmıştun. Biç kızmadı, olanca sükûnetile ve tatlı tatlı gülümslyerck:
— Evet, bana da öyle geliyorI dedi ve sekiz yaşında İken, annecik babasının kendisini oruç tutmaya zorlamalarının sebebini şimdi brlaz anlar gibi olduğumu da İlâve ettL
“Sovyetlerin bugünkü sisteminin demokrasinin mâna ve mefhumunu taşıdığını gösterecek bir delil ileri sürülemez,,
“Buna rağmen Sovyet sendikaları dünya sendikaları birliğine alınmalı, Sovyetlerle münasebet kurulmalıdır,,
A pişip kaldım. Fakat zeki ev sahibesi sanki bu çetin suale cevap verebilmişim gibi sözüne devam etti:
— Size asıl, çoktan bert benim dc zihnimi nr şgul eden b-içkft bir suali sormak istiyorum, siz okumuş, yazmış adamsınız, belki eni bir müşkülden kurtarabilirsiniz?»
Birinci hezimeti örtmek ’ ’ cehalete mahsus cesaretle
— Buyurun, sorun! dedim.
Sual yine din bahsinden çıktı:
— Sekiz on yaşındaki çocukların henüz günah ve sevap defteTlcrl açılmadığına göre, ramazanda oruç tutarlarsa bu oruçların sevabı kime gider?»
T.’krar şapa oturduğumu gizlemek bu sefer kabil olamıya-caktı. Cehaletimi İtiraf etmek üzere İdim kİ:
— Bunu neden soruyorum, biliyor musupuz? tirdi, benim bir tanıdığım var. Kcr.disi Mckke'lldir.
İçin
Sualler bitti, diye seviniyordum. Tam kalkmaya haorla-Dirken:
— Acele etmeyin canım, dedi, size bir sualim daha varl»
Saçlarım kalkmış kİ:
— Merak kadar zor bahsi değil,________ , ..
lest! İnsanlar mı daha sağlamdır, evler mi?»
Bildiği sual çıkmış bir talebe sevin elle derhal yapıştırdım:
— Her halde evleri
İmtihanda talebesinin müşkülden müşküle uğradığım gördükçe sevinen bir öğretmen imiş gibi sevimli muhatabım yine güldü:
— Yanıldınız, dedi, insanlar daha sağlamdır. Bu İçinde oturduğum ev kırk sene evvel yapılmıştır. Ben yetmiş beş yaşında sapsağlam bir kadın olduğum halde bu eve tâ mir koydurmaktan lllâllah dedim. Batan her tarafından nasıl salkım saçak dökülüyor!»
Karşılıklı birer kahkaha salıvererek nice senelere elemsiz, kedersiz ulaşmamız dilekleri arasında vedalaştık. Atna sualler bir türlü zihnimden çıkmıyor.
ŞEVKET RADÖ
her halde havaya
etmeyin, bu ötekiler olmıyacak, dedi, din ufak bir hesap rnese-
I.ondrn 14 (A.A.) — (Reut«r) İşçi partisinin organı olan Daily Herald gazetesi, Sovyet sendika. 1 arının, dünya sendik alan birli, ğine kabulü üzerinde ısrarda bu. Ilınmakla beraber, bugünkü baş yazısında Sovyet atyast sistemini şiddetle tenkidetmlştir.
Rusların buna benzer teçkil. 1 erden uzakta tutulmaları hak. kında Amerikan İşçi federasyonu tarafından ileri sürülen teklifler münasebetlle Daily Herald gaze. tesi, Rusyanın şahsi patronlar bulunmadığı tarihten beri Rus sendikalarının Kremlin hükümetinin organı olmaktan başka hiç bir mâna ifade etmediklerini belirtmekte ve demektedir:
^Şimdiki durum tamamile budur. Bununla beraber, her memleketteki İşçilerin hayatla, rina kuvvetle müessir olabilecek şekilde, Rus sendikalarının, dün. ya sendikaları teşkilâtına kabul edilmedikleri İçin bir sebep taş. kil eyllyeceğini tahmin ’fctrnlyo. ruz.
Rusyanın siyasî sisteminde İngiliz işçi birliğinin anlayış ve kavrayışına uymıyan ve sığmı-yan bir çok şeyler vardır. Bu sis. tem hakkındaH itirazlarımız açıkça meydana konablhnelidir. Bizleria, yani Büyük Britanya Be Brlleşik Amerika milletlerinin anladığımız tarzlarda ve şekil, lerde Rusyanın siyasî partileri ve parlâmentosu yoktur. Rusya, serbes basma ve serbes söz kür. sülerine sahip değildir.
Burada Hyde Park'm bir kösesinde serbesçe yaptığımız gibi Moskova’da hiç kimse açıkça hükümeti tenkldedemez. Pravda. Izvestla gazetelerinde müstakil görüş ve fikirlerin yayınlanması İmkânsızdır.'*
Daily Herald yazısını bu nok. tasında Başbakan M. Attlee’nîn demokrasiyi şöyle tarif ettiğini zikretmektedir. .Demokrasi sa. dece çoğunluk hükümet! değil
fakat, ekalliyetlerin hukukuna saygı göstermesini Bilen bir ek. meriyetin hükümetidir.»
Bu tarif tarzı da gösterir ki. demokraside muhalefeti müsamaha ile karşılamak lüzumlu ve zaruridir, Sovyetlerin bugünkü sisteminin demokrasinin mâna ve mefhumunu taşıdığım gösterecek bir delil İleri sürülebilir mİ?, Katiyen hayır. Bu itibarla, bu noktaya menfi surette cevap vermek için Amerikan İşçi fede. rasyonu île tamamile mutabık bulunuyoruz. Ancak bu hakikat, Sovyet Birliğini teşkil eden mil. Jetlerle münasebetlere1 girişmemeğe mecbur olduğumuz mâna, sini da ifade etmemelidir. Ve bize böyle bir sual sorulursa, buna katiyetle cevap verebiliriz, Sovyet milletleriJe münasebetler kurmam» lâzımdır. Tahakkuk ettirdiği kalkınma kabiliyetleri. le, insan ve malzeme bakımından kaynaklarım seferber etmek yo_ lundaki tesirli hareketlerile bütün dünyayı hayret içinde bırakan Sovyet milletini kenarda bırakmak büyük bir çılgınlık olur.»
Daily Herald yazısını şöyle bitirmektedir: «Bugün Rusyada yürürlükte bulunan «isteme göz atılırsa, bunu vücuda getiren es. ki Rusyanın tarihî durumunu hesaba katmamak İmkânsız olur. Sovyet milleti son yirmi beş yıl içinde mucizeler yarat, mıştır. Sovyet rejiminde esrarlı ve çirkin bazı şeyler olduğunu ve fakat aynı zamanda batı de. mokrasllerlle Sovyet Rusya ara. sında milyonlarca fersah mesafe olduğunu kabul etmeliviz. Bütün bu İtirazlarımızı Rusyaya tamamile serbesçe ve açıkça söv! emeliyiz.
Eğer kendisile karşılaşmış bu. iunsalar. bütün bu -meseleler hakkında Stalln’e sual teveccp. hünden çekinecek îngilterede tek işçi ve ameleye Tas’anamaz.»
Sanayi istihsali artıyor
Kömür satışının serbes bırakılacağı doğru değil
Çanakkale 14 (Akşam) — İktisat Vekili B. Fuat Bitmen Soma, Tavşanlı, Değlrmlsaz, Kütahya ve Uşak havalisinde tetkiklerde bulunmak üzere buradan geçmiştir. Vekil şu demeçte bulunmuştur:
— İstanbul'da kömürün aerbes satılacağı haberi asılsızdır. Zira her »ene istihlâk artmaktadır. Sarfiyatı karşılıyacak kadar mevcut vardır, fakat fazlası yoktur. Sümerbankın büyük mal stoku bulunduğu rivayeti asılsızdır. Mevcut ancak normal derecededir.
Hükümet umumi fiat İnişi için çalışıyor. Şekerin kampanyasına bu sene 60 bin tonla giriyoruz. Bu yılki ■arflyat 90 bin tonu bulmuştur.
Kömür istihsali harbden önce 2 milyon ton İken bu »ene Üç milyon yedi yüz bin tonu bulmuştur. D* mir istihsali 942 de 30 bin tan İken bu sene 48 bin tona yükselmiştir. Pamuk ve ylinlü mensucat İstihsali senede 40 milyon metreden 10 milyona yiık-KÎnılştlr. Çimento istihsal) de 30 bin tana çıktı ve satış serbes bırakıldı. Bakır İstihsali senede 50 bin tonu rarktır. Kâğıt İstihsali senede 8 tondan 20 bin tona yükselmiştir.
E« Takvim •—.
Şevval 8 — Hızır 133
ik Güneş öğle ftlndİ Ak Yatsı ■ 39 11.20 5.49 9 21 12.00 1.321
Avusturya petrolleri
Suriyerie durum
(Baş tarafı 1 İnci sahifede) • Kömür tevziatı
tik söz alan bir vatandaş, kok kömürü tevziatında akla gelmez torluklarla karşılaşıldığını söyllyerek beyanname doldurulmasından kömür »lınıneıya kadar cereyan eden muameleyi Mittin aksaklıkları ile safha safha anlattıktan »onra;
— Maatteessüf, adı tevzi müesse-smI olan kömür dağıtma müesse-sû»l, halka zorluk çıkarmaktan başka bir İş yapmıyor, demiştir.
Diğer bir vatandaş da kömür depolarında bir anafor para borsnsı teessüs ettiğine işaret ederc-k:
— Şayet, demiştir, kömür verilen yerde fimde başına ve onun müstahdemleri olan küfeel V© kürekçilere ikişer üçer lira anafor para vermezseniz oradan kömür yerine toprak alırsınız.
Mllet Vekilleri bunun. Aşikâr bir yolsuzluk olduğuna işaret ederek bu vatandaştan IsLm vermesini rica etmişler. o da:
— Bunda asla tereddüt göstermem Çünkü bu dert yalnız birimizin değil, bütün İstanbul halkının derdidir.
Dedikten sonra kömür depolarında açıktan para alan adamların İsimlerini birer birer Millet Vekillerine söylemiş ve onlar da bu İsimleri defterlerine not etmişlerdir.
Avrupaya tahsile gidecek talebeler
Bundan sonra söz alan bir öğretmen, Avrupa'ya devlet hesabına tahsile gidecek talebelerin durumuna İşaret ederek bunun süratle haili İcabedfn mühim bir k*nu olduğunu söylemiş ve Avrupa'ya tahsile gidecek bir talebenin İmtihanı kazandığı halde döviz yüzünden bir buçuk se-nedenberl tahsil yerine gidemediğini acıklı bir lisanla tebarüz ettirdikten sonra:
— Asıl acıklı nokta şurasıdır kİ bu talebe burada üniversiteye alınmamakta, aylak gelmesine göz yumulmaktadır. Kendi paraslle Avrupa'ya tahsile gitmek lstlyenler nasıl gidiyorsa devlet hesabına tahsile gidecekler de vaktinde gönderilmelidir. Gönderil emi yorsa burada üniversiteye alınmalıdır.»
Millet vekilleri bu konu üzerinde ehemmiyetle durmuşlar, bunu da Mil 11 Eğitim Bakanlığı n ezdin de teşeb-biîsata girişeceklerini vâdederek defterlerine not etmişlerdir.
Gece üniversitesi
Bir gece üniversitesi açılmasına şiddetle ihtiyaç olduğu üzerinde duran bu vatandaş:
— Cep servetlerine değil, kafalarının servetlerine güvenerek okumak lstlyenler asıl o zaman meydana çıka çoklardır.
Diyerek geçen sene ünltersllcye müracat eden talebeden mühim bir kısmının açıkta kaldığını söylmiş ve buna bir çare bulunması lüzumuna ehemmiyetle işaret etmiştir.
Bir Millet Vekili buna, yersizlik ve hocasızhğın sebep olduğunu söyleyince bu vatandaş:
_ Hocamız yok. sıramız yok. lâbo-
ratuvarımiz müsait değil gibi bir ma-seret asla kabul edilemez, Çocull okumak istiyorsa kabahat onda mıdır?
Diyerek sözlerini bitirmiştir.
Suiistimaller ve kara borsa
Bir vatandaş da:
— Gün geçmiyor ki gazetelerimiz' dc bir suiistimal haberi okumayalım. Bu yolsuzlukların önü sunmalıdır. Karaborsa her vatandaşı her gün bir kara yılan gibi sokmaktadır Bunu da kökünden kaldıracak tedbirlere baş vurmalıdır. Her İki konuda da cezaların hafif geldiği muhakkaktır. Bu takdirde cezaları çok şiddetlendirmek icabeder.
Dedikten sonra orta mekteplerde bir «Adabı muaşeret» dersi verilmesi lüzumuna İşaret etmiştir.
Millet Vekilleri
— Hay, hay... fen» fitler değil. Dlyeerk bunu da not etmişlerdir. Nakil vasıtaları ücretlerinin pahalı olduğundan, esrarr ekmeğin çok bozuk ve kokusuna tahammül edilmez nudan İmal edildiğinden, susuzluktan, kırtasi muamelenin halkı bunaltacak hale geldiğinden de şikâyet edilmiş ve Bfşlktaşta bir kız lisesi açılması temennisinde bulunulmuştur.
Yerli Mallar Pazarlarından şikâyet Sümerbank ¥*rll Malar Pazarlarının bir ticaret zihniyeti He değil, memur zihniyeti İle iş gördüğü hakkın-daşlkâyetler yapılmış ve bunun dev-Pt gelir! zararına ve halkın menfaati aleyhine olduğu tebarüz ettirilmiştir. Bir vatandaş. Yeril Mallar Pazarlarından mal almanın zorluğunu safha safha anlatmış keyfi bazı muameleler cereyan ettiğini de isim tasrih etmek suretlle söylemiştir. Millet Vekilleri, bunun Millet Meclisi kürsüsüne gelecek bir konu olduğuna İşaret ederek anlatılanları ve verilen isimleri not etmişlerdir. İstanbul Millet Vekillerinden General Kâzım Karabeklr:
____ Müsterih olunuz. Sıimerbanlı bakında çok dert dinledik. Bu müessese İle esaslı bir mücadeleye girişeceğiz. demiştir.
Doktorlarda ihtikâr
Bazı doktorların pek insafsızca para aldıklarını söyliyen bir vatandaş başından geçen bir vakayı anlatmış ve demiştir kİ:
____ çocuğum ölüm döşeğinde İdi. Doktor getirdim. Bu doktor benden 60 Ura İstedi. Verdim, muavini için de 30 Ura vermemi söyledi yerdim. Bunula bitmedi. Şoföre de otomobil İçin 30 lira vermemi âdeta emretti Onu da verdim. Hangi memleketta bu kadar yüksek doktor ücreti görülmüştür? Bu da bir doktor İhtikârı değil midir? Bu gibiler niçin cezasu kalsın...
Millet Vekilleri bu doktorun ismini istemişler, vatanda» da memnuniyetle vereceğini söyllverek vermiştir.
Şikâyetlerin dinlenmesine stmf semt devam edlleceta’r

Yunan-Bulgar münasebetleri
İzgrev gazetesi Yunanlıların Bulgaçistandan 700 milyar tazminat istediklerini yazıyor
Sofya 14 (A_A.) — Anadolu ajansının özel muhabiri bildiriyor: İzgrev gazetesi Bulgar - Yunan münasebetlerini lncellyerek şöyle yazmaktadır: İntikamdan başka blrşey diişiln-mlyen bazı Yunan azınlıklarının faaliyeti neticesi Bulgar dâvası tehlikeye düşmüştür. Bu hususta, son otuz yıl zarfında Yunanlıların Makedonya ve Trakya'daki yarım milyon Bulgari yurtlarından kovmuş olduklarını hatırlamak kâfidir. Bugün ise YujıaJılar büyük Müttefikfe-rllnn kudretine güvenerek komşuları olan Bulgarlara daha büyük haksızlıklar yapmak için durumdan istifade etmeğe kalkışmaktadırlar. Yunanlıların bizden, işgal sırasında yapılan hasara karşılık olarak istedikler! akla hayale sığmaz tazminat, yani 500 İlâ 700 milyar levalık tazminat — tiormal olarak kırk senelik bütçemizi — istemeleri karşısında Yunanistan’a ne glbt zararlar verilmiş olduğunu düşünmemek mümkün değildir. _______________
Terfi eden valiler
Ankara 14 — Çoruh valisi B. Salp özge ve Niğde valisi B. Niyazi Mengen birine! sınıf valiliğe terfi etmişlerdir. Tokat valisi B. tzzeddin Çağıl da Konya valiliğine t&yiu olunmuştur.
Rusyanın Renner hükû-metile anlaşma yapması Londra'da endişe uyandırdı
Londra 15 (R.) — Viyan ada yüksek rütbeli bir İngiliz memuru, dün gazetecilere yaptığı beyanatta , Renner muvakkat hükümetinin tanınmasında İngiltere İle Birleşik Amerika arasında esaslı bir fikir farkı bulunmadığını söylemiştir. Müttefik kontrol komisyonunda Ruslar, Renner hükümetinin tanınmasını istedikleri zaman, İngilizler, Müttefiklerce tanınacak muvakkat Avusturya hükümetinin geniş bir -esas dahilinde kurulmasını İstemişler. Amerikalılar da, ileride genişletilmek kaydiyle Renner . hükümetinin tanınmasını Vaşlngto-r na teklif etmeği ileri sürmüşlerdir. . Bu meselenin Londrada toplanmak; ta olan Beşler konferansında konu. şulması lâzımdır.
, Rusların, Avusturyacla senede çı-. kan bir rpllyon ton petrolün yarı ya! riya taksimi İçin Renner hükûınetile . bir anlaşmaya vardıkları Londra . mahfillerinde endişe uyandırmıştır.
, İngiltere, bu meseleyi Moskova ile ne görüşmüş ve ne de Rusya hiiki-metine bir protesto göndermiştir.
, Londra 15 (R.) — Avslurya petrul-. lerl hakkında Sovyet Rusfa tarafın, dan alınmış olan karar, bu sabahki İngiliz gazetelerinin İtirazlarına se-bebolmu.ştur Bu gazeteler, Rusların harb tazminatı olarak kendi bölgelerindeki petrol tesisatlarını söküp ' Rusyaya götürmelerine dahi şiddette , İtiraz etmektedirler Kararın veril-meşinden önce İngiltere ve Amerika-
1 nın keyllyetten haberdar edilmeme-lerl bilhassa tenkldedilmektedlr. DJ-
1 ğer taraftan belirtildiğine göre, Rııs-lur bir kısım yiyecek maddelerini dahi götürmektedirler. Ve İngiltere v? Amerikanın Avusturyaya daha fazla
■ yiyecek maddeleri göndermeleri lıi-zıımu hasıl olmaktadır. Bu meseleler hakkında şimdi Londra'da tçptaı.ıjı Dış İşler! Bakanları konleranşınla bir karar verileceği ümidcdllmekte-(dlr.
Bir anarşi başlamasın* dan korkuluyor
Japonyanın işgali
Üzüm ve incir
Beyrut 14 (AA.) — Bur İyede Myusi durum gerginliğini muhafaza etmektedir. Hükümetin otoritesini takviyeye çalışan Başbakan Faris - e) - Hu-rl'nin sarfettlğl gayretlere rağmen, saylavların muhalefeti devam etmekte ve bu hal şimdiki parlânmeto slstemlerile bizzat parlamento hakkında halk arasında gittikçe artan bir hoşnutsuzluğa sebebolm akta dır
Orient gazetesi, Surlyenin, istikbalini tehlikeye maruz bırakacak bir anarfci içine düşeceğinden koTku duymaktadır. Suriye halk efkârını tahrik eden dalgalı durum geçici her hangi bir heyecandan daha çok vahamet göstermektedir. Milli partilerin parçalanması. Suriye milliyetçiliğinin en seçkin şahsiyetlerini bhi-birlne düşüren en tehlikeli halk hareketlerini durdurmakta İdare makamlarının gösterdiği aciz ve iktidarsızlık ve nihayet müfrit gurupların devamlı müdahaleleri, her hangi yapıcı bir siyasetin takip ve tatbikim imkânsız kılmaktadır
El İttlhad - el - Lübnan! gazetesi, Alevi cebe! bölgesinde bazı kaynaşmalar olduğuna işaret ederek buralarda vahim hâdiselerin halkı korkuya düşürdüğünü bildirmektedir. Aynı gazete. Şam hükümetine devredilmeden önce özel kıtalara men-subolan yerli unsurların cebel bölgesindeki halkı tehdideden şekavet hareketlerine giriştiklerin! yazmaktadır. __________ ______
Vereme karşı ilâç
Los Angeles 14 (A A.) — Tüberküloza karşı yeni bir deva olan âübtilin İle yapılan tecrübeler yen! gelişmeler kaydetmiştir. Kaliforniya bakteriyoloji üniversitesinde profesör muavini Dr. Anlhery J. Salle'ln dün açıkladığına göre, şimdiye kadar lâhnratü-varcla tc-tklk edilmiş olan bu İlâç yakın bir zamanda bu hastalığa tutulan hayvanlara tatbik edilecektir. Ku ru ot İçinde üretilen basillerden İstihsal edilen subtllln penecililne gibi tesir etmektedir.
Belki bir seneden fazla •□rmiyecek
____'• - ..... *
Üzüm ve incir fiati hakkında ki rrörüşmeler bitti
Tokyo 15 (AA.) — General Mac Arlhur'ün muavini General Eichet-berger Japonyanin .şgaJinln bir seneden fazla sürmemesinin mümkün olabileceği İhtimalinden bahsetmiştir.
General demiştir ki:
«Bir ada memleketi kara ve deniz kuvvetlerini kaybedip İptidai maddeden de mahrum olunca, kuvvetli dostlarının arasında mühim bir u*n-llke teşkil edemez.»
Tokyo 14 (A.A.) — Tojo kabinesinde Eğitim Bakanlığı yapmış olan Kunlhlno Haşido, bugün öğleden sonra kendi evinde zehir içmek suretlle intihar etmiştir.
General Kellchi Hashimoto. birinci Japon ordusu genel karargâhı komutanları odasında, kalbine tabanca sıkmak suretlle intihar etmiştir.
Ankara ağır cezası üyelerinden Emin Böke emekliye ayrıldı
Ankara 15 (Telefonla) — Ankara ağır ceza mahkemesi üyelerinden Emin Böke. 30 senelik başarılı ve şerefli bir meslek hayatından sonra kendi İsteği üzerine emekliye ayrılmıştır.
I Ankara 14 — Yeni mahsul üzüm ve İncirin dış satış flatlerlle, yabancı memleketlere ve bllhassr İngilterey» yapılacak çatışlar Qzerii.de görüşmelerde bulunan komisyon, bu sabah Ticaret Bakanlığında son defa toplanmış ve çalışmalarını bitirmiştir.
Komisyon, müstahsil ve tacirlerin bu konulardaki mütalâalarını tetkik etmiştir. Yeni mahsulden mühim bir miktarının tngiltereye satılması mümkün olacaktır. İngiiz ticaret mü-messillerlle komisyonda varılan kararlar dairesinde görüşmeler yapılacaktır.
Ankara 15 (Telefonla) — Bu yıl geçen yıldan daha verimli olan üzüm ve İncir mahsulünün satışı için tüccarlarımızla İngiliz hükümet! ticaret mümessilleri arasında bugünlerde İs-tanbulda görüşmeler yapılacaktır. İngilizler bu yıl'zl mahsullerimize geçen yıl tlatlerin-n ortlamn bir hesapla yüzde 20 eksiği ile tailDcumak ladırlar. Verilen flatier 0 numara üzüm için 42 o-çuk kuruş. İncir için 3??5 tir.
Milletlerarası iş kongresine gidecek heyetimiz
Afrr.aıa 15 (Telefonlaı — Önümüzsek' ekim ayında Patiste toplanacak olan milletlerarası İş kongresine dört kişilik bir heyetimizin gitmesi kararlaştırılmıştır. Kararnamesi hazırlanarak Bakanlar Kumlunun tasvibine sunulan heyetimize Fıansiz muvak kat hükümeti nezdindekl büyük elçi-mlz B Humarı r.lentmenclçıûlu baş kanlık edecektir.
Yunanistanın Mihverden istiyeceği tazminat listeleri
Atina 14 (A.A.) - Yuııan hükü-
meti Almanyadan, Kalyadan ve Bulgaristan'dan Istlyeceğt tazminatın listesini hazırlamıştır. Bu vesikn Dış İşleri Bakanlığı tarafından beşler konferansına sunulacaktır
Rus kuvvetleri Norvecten çekiliyor
Oslo 15 (A.A.) — Sovyet ma. kam’annm bildirdiklerine göre, Rus kıtalarına Norveç toprakla, nndm çekilmeleri için emir va. ıllmiştir.
15 Eylül 1945

Bahlfe 3
AKŞAMDAN AKŞAMA
Normal piyasanın namuskâr tüccar tipi
Bir tamdık müessesenin sahi. M, meslekte «çekirdekten yetif. me» dir Tezgâh d arınış. şerik olmuş, şerikken de bütün müesse-seye sıhip olmuş. Talihi yardım etti; bu harbin başlangıcında elinde büyük stok bulundurdu:
«— Kara borsaya vermiş, vur. gunu vurmuştur! •> denecek.
Ben biliyorum ki; hayır, öyle yapmadı! Normal şartlarla, stokunu tüketinceye kadar ticaret yaptı.
«— Hav ahmak.' diyenlerin çok olacağı malûmdur.
Halbuki o işi daha ileri vardırarak yeniden getirdiği partile. rin hakikî müşteriye ulaşalplme. si için bütün tedbirleri aldı... Muvaffak da oldu.
Aı kazandı, uz kazandı. Hoş az da kazandı denemez, zira bu harbde stoku olup ticaret yapanlar hep kazandı. Fakat bahsini ettiğim patron aşırı kazanmadı, haram kazanmadı, kanunların ve vicdanın yasak ettiğini kazanmadı, Dedelerimiz, rızklarını he'âlde ararlarmış: öyle yaptı.
Onun müesses esi önünden geçerken, kendisini bütün tanıyanlar. kendi sil e hu harb zamanın, da alış veriş edenler sempati ile bakıyor. İçlerinde pek çoklan, normal zamanlarda elbette onu tercih edecek’erdir:
-ı — Ben oraya alıştım. O benî aldatmaz! Onun ticaret ahlâkı sağlamdır.»
Eski sulh zamanlarını düşünürseniz, pek çok aklı başında insan bu düsturla alış veriş eder, di Nice nice yeni veya meşkûk müesseseler, türlü marifetler yapıp, reklâm hünerlerile kendilerini göstermek isterlerdi. Bazen de gösterirlerdi: Göz boyıyarak parlarlardı. Fakat gene sel gi. der. kum kalırdı. O müthiş rekabetler ortasında, «kendine inan, dirin sağlam müşteri tutmuş» olanlar, çürük tekne gibi batmaz, dadalara *ö^iis vermiş granit kavalar gibi dururdu.
Hâtıralarımızı yoklıyahm. Şu harb içinde bizi doğrudan doğruya yahut dolayısile aldatmış ve hâlâ da aldatmakta olan müesse. selerin önünden ne hisle geçiyoruz. Âdeta nefretle diş gıcırdatıyoruz. Çürük bir malın, haksız bir fiatitı acısını unutamıyoruz. «Bir daha mı avak basmak?" Asla,,.
Unutmamak ki İstanbul çarşı pazarı da nihayet her yerin ki kadar mahduttur: İstanbul tarafı, ru. Beyoğlu ve Kadıköy taraflarını şöyle bir gözonüne getirin: O kadar. Hakikî müşteri de ma. lunı ve mahduttur. Tesadüfen îstanbula düşecekler, efkârı umumiyenin her halde damgalamış olduğu o kara liste mensuplarını affetmiyecektir. Bir çok mağazalara »mahkeme kararile» levhası yapıştı. Bundan müessir fiili ceza hâsıl olamadıysa da, mânevi1 ve sürekli bir ceza, normal zamanlarda kendini gösterecektir. Normal zaınan gelince, müşteri: «Ya şundadır, ya bunda! tercihini yaparken, damga, sızı tercih edecektir Aklı başın.' da İstanbullular ise. damgalıları »vice pfarozhyacaktır.
Eski tüccarların değil mağazalarının irindeki dürüstlük vt terbiye, nıüesseselerinin dışında, da bir yaşayış âdabı vardı: Cakası-/. fiyakâstz, mütevazı, güler yüzlü, hafif muhafazakâr olur: böylecc liberal kanunların ona tevdi ettiği millî sermayeyi heder etmediğini ispat ederdi. Bir hariciye memuru, bir kurmay subay mesleği İcabı nasıl bazı protokollara riayete mecbursa, tüccar da kendini kendisine göre usullere riayete mecbur sayar, dı En büyiik reklâm buydu.
Gene öyle olacaktır.
Gene öyle olanlar su üstünde kalacaktır, öbürlerinin vurgun, la hâsıl olan serveti bir varmış, bir vokmusa dönecektir
fVâ . Nû)
Marmara Yat Kulübünden:
CADDEBOSTAN'I
İstanbul'a ffelen fnfftUe bahriyeli mioa/irlerlmlz şerefine vilâyetimiz tarafından »eritecek milsamereden dolajıı
önümüzdeki Cumartesi (l5/9/1945> tarihinde verilmesi mukarrer Balomuz Eylülün 22 nel Cumartesi günü akşamına tehir edilmiştir.
Tevzi edilen davetiyeler o gece İçin muteberdir. Vapur servisler! keza o gece aynı suretle yapılacaktır.
ŞEHİR HABERLERİ
Bir çırpıda ||
Eski!
İşçi sigortalan
Kanunun şümulüne girmeyen işçiler için de bir kanun hazırlanacak
Çalışma Bakanlığı son yapılan İşçi sigortalan kanunu şümulüne girml-yen İşçileri korumak maksadlyle yen! esaslar hazırlatmağa karar vermiştir. Aldığımız malûmata göre çıkarılmış olan kanun iş kanununa tabi olan, yani 10 kişiden fazla 15Çİ çalıştıran yerlerdeki İşçileri sigortadan faydalandırmaktadır.
Halbuki bu kanun şumülüne gir-mlyen İşçilerin miktarı 55 - 60 bin kişidir.
Bu İşçilerin de faydalanması İçin çıkarılacak olan kanunun esaslarını yakında Ankara’da toplanacak ko-, nılsycM hazirlıy ataktır.
Bu komisyon 15 1 İş veren ve 15 I İşçi olmak üzere 30 kişiden mürekkep olacak ve toplantılara ya bizzat Bakan ve yahut Çalışma Bakanlığı İleri gelenlerinden bir! rlya.set edecektir.
Komisyonun önümüzdeki ay toplantılara başlaması İçin hazırlıklar yapılmaktadır. Diğer taraftan yine Çalışma Bakanlığı Ankara'da 2 milyon llra sarfiyle bir İşçi hanı inşa ettirecektir. Bu hanın projeleri yakında hazırlanacak ve derhal İnşaata başlanacaktır.
Bu han bir tip olarak İnşa olunacaktır. .Ankara'daki tip han İnşaatını diğer vilâyetlerdeki İnşaat taklbede-cektlr.
Ofisin kendi mallarında yaptığı tenzilât
Harb sonu ucuzluk politikasına uymak maksadtle ticaret ofisi de bun dan böyle satışa arzedectğl malların fiatlerlnde bir tenzilât yapmıştır.
Yapılan tenzilâtın miktarı her nevî malda eski satış flatinin yüzde 20 sidir. Böylece bazı kimyevi maddelerin fiatlerlnde 25ü - 300 kuruş birden indirme yapılmıştır.
Ofisin flütleri aynı maddelerin bugünkü piyasa flütlerine pazaran yüzde 30 - 35 düşüktür.
İlk okul öğretmenleri kadrosu
İstanbul İlinin 1845 - 1948 öğretim yılma alt İlk okul öğretmenlerinin kadroları tasdik edilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığına gönderilmiştir. Kadroların önümüzdeki hafta İçinde tastlkten geleceği ümit ediliyor. Yeni kadro,, sağlık durumları ve oturdukları semtlere göre nakillerini ts-tlyen ilk okul öğretmenlerinin arzuları imkân nispetinde nazarı itibara alınarak hazırlanmıştır.
Memur ve emeklilere kumaş tevziatı pazartesiye başlıyor
Sümerbank Yerli Malar Pazarlarının memur ve emeklilere yapacağı kumaş tevziatı İçin bordroların kabul edilmeğe başlandığını yazmıştık. Bordroları tanzim edip müesseseye yatıran ve kuponlarını alan dairelerin memurları pazartesi gününden itibaren kupon üzerinde yazılı olan mağazalardan kumaşlarını alacaklardır.
Bu kumaşlar 18 İle 21 llra arasındadır.
Kıdemi itibariyle İstanbul'un diğer Halkevleri dil ve edebiyat kollan faaliyetine umumiyetle örnek olduğu için Eminönü Halkevlni misal olarak alalım vedil edebiyat kollaruıda, çalışma talimatnamesine göre, yapılan ve yapılamıyan işleri tahlile çalışalım,
Eminönü Halkevi dil ve edebiyat kolu kuruluşunun onuncu senesi, yani 1942 de, on yardımcı kolla çalışıyordu: KüLLür - Jeopolitik - Propaganda - Sosyal araştırmalar - Türk inkılâbı araştırmaları - Türk hukuk tarihi ve sosyolojisi - Tercüme - Dil araştırmaları » Sağlık araştırmaları - Köy sosyolojlşl. Bu on yardımcı kolun da «Milli oyunlar» adlı bir yardımcı kolu daha vardı. Demek kolların sayısı on değil, tamam on birdi,
Buğun bu kolların şayısı sekize inmiş bulunuyor. Kaldırılan kolların niçin kurulduğunu, niçin kaldırıldığını tahminini size bırakarak yalnız İsimlerin! veriyoruz: Jeopolitik - Türk hukuk tarihi ve sosyolojisi - Sağlık araştırmaları - Köy sosyolojisi. Kol sayısını sağlamak için buraya sonradan kurulan bir kolun adını da ilâve etmeliyiz: Şiir postası.
Bu tâli kolları bizzat İstanbul üniversitesi profesörleriyle doçentler ve talebeler teşkil etmektedir.
Eminönü Halkevlnln faaliyetini hülâsa eden broşürdeki: «Bilhassa propaganda kolu büyük bir ehemmiyet! haizdir.» Kaydına güvenerek
ilk öğretim haftası
17 eylülde vali 15 net ilk okulda ilk dersi verecek
Ayın 11 İnde başlıyan ilk öğretim haftası hararetle devam ediyor. Dün ve bugün yeniden birçok semtlerin Halkevleri ve okullarında toplantılar tertibedilmlş, mü saıııtr eler verilmiştir. Ayın 17 nel günü ilk okullar öğretime başlayacaklardır. O gün İlk dersi okul civarında oturan büyükler verecektir.
Millî Eğitim müdürlüğü başta Vali ve Belediye reisi olmak üzere İdare âmirleriyle gazetecilerin ilk dersi verecekleri okulları teshlt etmiştir.
Vali ve Belediye tejsl doktor B. LÛtfi Kırdar 17 eylülde Nişantaşı 15 İnci ilk okulda ilk dersi verecektir.
Satışa çıkarılan ithal malları
İst. Celâl, Bey handa Avram Al-bert'e elektrikli saç kurutma makinesi. îst. Atabek handa Mehmet Saydar ve Ortaklarına çelik boru, İst. Kefeli handa Leon Mlmarh’ya maden cep saati, maden kol saati, altın kaplama kol saati, kadın kol saati, saat makinesi, Gal. Tünel cad. Mihran Cesar'a şerit testere. Gal-Büyük Tünel handa Purkard Canten-bflne devvar makkap ve akşamı, tazyikti hava çekici, perçin başlığı, Eyiıp Defterdarda İstanbul Dokumacılık Ltd. ye ağaç mekik, Gal. Heza-ran cad, Burla B!rcderler'e| makkap uçu, muhtelif eğe, kumaş kesme makine akşamı, Gal. Tünel cad. Vahan Bardlzbana zımpara makinesi, Gal. Hezaren handa Kenan Kutaya inşaat İçin aşbestos, Balat'ta Adalet Mensucat Rab. na Anilin boya, İst. Saka Çeşme’de Davlt Kasavi'ye Anilin boya Y. Kule K. Çeşmede Türk Mensucat Sanayie Anilin boya, Tahtaka-le cad. 47 de İhsan Nebloğlu'na muhtelif esans, İst. Kısmet handa Haşan öziş’e Laktoz. Sodyum Benz. Sitrat-, Eyüp'te İst. Dokumacılık Ltd.e Hydraphtal, İst, şirin handa Sala-mor. Benbasat'a Esans OU. İst. Tahmis sokak'ta Besim Naci'ye Anilin boya, Gal. Manhaym handa Talât Kılıçcğlu'na Sülflt kâğıdı, İst, Yenl-postane- cad. Emine Kmalı'ya sargı-Jık kâğıt. İst. Saldtye handa Yahya Mahmut'a pantolon, Beyoğlu İstiklâl cad Geore Mayer'e yün mensucat. Gal. Kredlliyone han Demir ve Malz. Ttcaret'e yılan derisi.
Kacak mallar yakalandı
İskenderun 15 (Akşam) Reyhanlı hududunda iki kaçak, çı, yun ve çuval yüklle hududu geçmek istedikleri sırada gümrük muhafaza memurları tarafından pusuya düşürülmüştür. Mallar yakalanmış, kaçakçılar karanlıktan bilistifade kaçmışlardır.
Kaatil bîr kaçakçı yakayı ele verdi
İskenderun 15 (Akşamı — iki yıl evvel bir Jandarmamızı şehit, diğerini de yaralıyan Âkil Cemil adında bir kaçakçı ve sabıkalı, gümrük muhafaza memurları tarafından yakalanmıştır. Âkil Cemil. İpekli kumu? ve daha bazı kaçak eşya kaçırırken yakayı ele vermiştir. Bunlar arasında iki çuval da karabiber vardır
J stanbul Halkevleri
Dil-Edebiyat faa iyeti
KONFERANSLAR
yazımızı «Evin bütün faaliyetinin bıı kol sayesinde dışarıya akislerinde» arıyacağız ve bu kolun istatistiklerinden istifade edeceğiz.
Dil ve edebiyat kolunun başlıca vazifesi konferansların tertibi olduğuna göre İptida bu broşürde yapıldığı kaydedilenlerin rakamları üzerinde duralım ve «Halkevleri bir salonda düşünülüp maddelerle tesbit edilmiş bir öğreneğln güç halle tat-bika konması şeklinde değil, milli bir ihtiyacın karşılanması tarzında meydan aldığına» göre Eminönü Halkevlnln salonundan dışarıya çi-kamıyan faaliyetleriyle cidden halka ulaşan faaliyetlerini ayırdetmeye çalışalım.
Eminönü Halkevlnde konferanslar dört grupa ayrılarak tertiplenmiştir: Müstakil ilmi konferanslar - Temsillerden ve konserlerden evvel verilen serbes konferanslar - Memlekt tetkik konferansları - Tören konferansları.
Müstakil ilmi konferansları alkışlarız. Yeter kİ onun yanında da halka hitabeden, halkı terbiye eden vc, tâbir caizse, ilmi olmıyan konferanslar da verilsin.
Garsonlar kursu
Otelcilik ve lokantacılık okulunun esasını teşkil edecek
Otel ve lokantalarda hizmet eden garson ve yardımcılarının meslekî bilgilerini arttırmak için Belediye Taksim gazinosunda 0 ay devam edecek bir kurs açmağa karar vermiştir. Kursun kuruluşu ve çalışması hakkandakl proje Vali Ve Belediye reisliğinin tasdlkına arzedilmlştlr. Bu kurs memleketimizde kurulması için ötedenberl gayret sarfedllen otelcilik ve lokantacılık okulunun esasını teşkil edecektir.
Bu İşle Turlng Kulüp de yakından alâkadar olmaktadır. Devlet Denizyolları da bu mesele ile meşguldür. Yılda deniz vasitalarlyle 5 milyon yolcu taşınmakta Iduğu, bunlardan dört 5 yüz bin kişinin vapurlarda yemek yemekte oldukları teshlt edilmiştir. Garsonların yetiştirilmesi İçin blı müessese kurulması hususunda Denizyolları da önayak olmaktadır.
İstanbulda bu şekilde kurulacak okul İçin yabancı memleketlerdeki buna benzer okulların çalışma tarzları ve öğretim programlan tedklk edilmektedir. Yunanlstanda mevcut beynelmilel garsonlar okulunun yetiştirdiği elemanlar Mısır, Suriye, İtalya. Cenubî Fransa ve Londrada çalışmaktadırlar.
Yakında açılacak kurs İçin bilhassa İsviçre okullarının programları esas olarak alınmıştır, Kursta umumî terbiye ve disiplin, lokanta servisi tatbikatı ve 200 kelimelik yemek İsimlerinden İbaret Fransızca okutulacaktır. Kurstan çıkacak garson namzetleri her yıl imtihana tabi tutulacakları gibi, çalışan garsonlar da İmtihan edilerek liyakatlerine göre sınırlandırılacaklardır. Teşkil edilecek okul İçin îş Bakanlığı. Denizyolları ve Belediye müştereken çalışacaklardır,
Benzin bollaştı
Sokoııl Vakum şirketinin benzin tahdidatının tamamen kaldırılması, bu mümkün olmazsa İstihkak miktarlarının arttırılması hakkındakl müracaatlarının İlgili makamlar tarafından tetkik edilmekte olduğu öğrenilmiştir. Memleketimiz ihtiyacını karşılıyacak miktarda benzin ithali imkânları temin edilmiştir.
Piyasada benzin boldur. Kara w-sada vaktiyle tenekesi 40 liraya satılan benzin 18 liraya düşmüştü. Şimdi de serbes benzinin tenekesi 16 liraya satılmaktadır. İstihkak sahiplerine karne He benzinin tenekesi 7-7,5 İlaya veriliyor. Memlekete bol miktarda benzin ithal! bir döviz meselesidir. Bununla beraber benzin tahdidata tabi tutuldukça kara borsa piyasada hâkim bulunmaktadır.
Son günlerde durumu fenalaşan kara borsanın tamamen ortadan kalkması İçin Ticaret Bakanlığının bu hususta bir Karar vereceği ümit ediliyor.
Bir köy halkı arasında kanlı bir kavga
İskenderun 15 (Akşam) — Altınöz ilcesine bağlı Toprakhlsar köyü halkı eski bir kin yüzünden ikiye ayrılmış ve aralarında cereyan eden kavgada 20 kişi yaralanmış, bir kişi de ölmüştür. Tahkikat devam ediyor.
Temsillerden evvel konferans vermek faydasızdır. Çünkü temsil seyircisiyle konferans dinleyicisi umumiyetle ayrı ayrı İki zümredir. Bunları telif etmek İmkânı yok gibidir. Esasen bu cihet takdir edildiğinden olacak şimdi! bu tarzda konferanslar verilmemektedir.
Memleket tetkik konferansları cidden faydalı olmaktadır. Fakat bu tetkiklerde mevzular mücerret olmazsa ve halk İçin müspet fayda temin edecek bahislere hasrettirillr.se
Tören konferanslarına ayrıca bir çok daha faydalı olur kanaatindeyiz, diyeceğimiz yok. Bundan evvelki yazı mızda onların daha canlı olabileceklerine de kısaca İşaret ettik.
Eminönü Halkevlnln 1941 de ter-tlbettlğl 67 konferansın 16 sı edebi idi. Bu aradın AH Şlr Ncval'rün 500 üncil yıldönümü vesilesiyle yapılana bakarak bunlarla daha ziyade münevver tabakaya hltabcdllmlş olduğunu görüyoruz. Buna mukabil halk mevzulu 7 konferans verilim?. Yine bu broşürde kaydedildiği gibi: «Vatandaşların aydınlatılmaları bakımından çok isabet» olmuş». 87 konferansın yalnız yedisinin halta alâ-
Tramvaylar
Seferlerin arttırılması için çalışılıyor
Istan bulun nüfusu günden güne artmaktadır. Bu artı? yüzünden nakliye İşleri de güçleşmektedir.
Alâkadarlar, bugünkü vesaitle bu kalabalığı hafifletecek daha esasil birşey yapılamayacağını iddia ediyorlar. Bununla beraber belediye, halkın tramvaylarda mümkün olduğu kadar kolaylıkla seyahat edebilmeleri İçin yeni bazı tedbirler alınması lüzumuna kanidir. Eminönü. Tünel başı ve Harblycde tramvaylara İtişip kakışmadan binmeği temin etmek İçin parmaklıklar konmasından epeyce fayda Jemin edilmiştir. Belediye, yerleri müsait olan diğer bazı İstasyonlarda bu parmaklıkları yapmağa karar vermiştir.
Belediye, bu aydan İtibaren sayfiye dönüşü dolayıslyle, tramvay ve otobüslerin daha çok kalabalık olacağını ve tramvaylarda yer bulmanın büsbütün güçleşeceğini göz önüne almaktadır.
Belediye, izdihamı hafifletmek için bazı yen! tedbirler almağa karar vermiştir. Tramvay idaresi depo ve garajlarında yedek olarak hiç tamvay bulundurmıyacak. bütün tramvaylar sefere çıkarılacak ve seferler mümkün olduğu kadar çoğaltılacaktır.
Belediye, daha sık araba işleyebilmesi İçin hareket fasılalarının mümkün mertebe azaltılmasını muvafık görmektedir.
Pamuklu tevziatı
Ofis dairelere pamuklu tevziine başladı
Ticaret ofisi umum müdürlüğü harbin başındanberi getirttiği Ve bir kısmım dağıttığı pamuklu mensucatı tekrar resmi dairelere, kooperatiflere ve yardımlaşma teşekküllerine tevd Etmeğe karar vermiş Ve tevziata başlamıştır.
Mevzubahis daire ve müeşseseler-dc çalışan her memura bu mensucattan 25 er metre verilecektir.
25 metre mensucatın İçinde kaput bezi, poplin, basma, pazen ve daha bir İki. cins pamuklu vardır.
Yalnız ofis bu tevziatı daha evvel İlân etmediği İçin ancak duyabJlen daire ve müesseseler dağıtmadan f aydala nma ktad ırlar.
Ingiliz kültür heyeti teknik öğretim müsteşarını Ingiltereye davet etti
İngiliz kültür heyeti. Büyük Britanya’yı ziyaret ederek İngiltere'deki teknik müesseselerl. okulları üniversiteleri. lâboı'atuvarları ve fabrikaları gezmek üzere Millî Eğitim Bakanlığı teknik Öğretim müsteşarı B. Rüştü Uzel'l davet etmiştir.
B. Rüştü üzel. eylülün 15 İnci cumartesi gilnü uçakla Ankara'dan hareket edecek ve Kahlre'de en fazla iki gün kalacaktır. Oradan Londra'ya hareket edecek ve kendisi İçin hazırlanan program bağlıyacaktır. Bu seyahatte B. Uzel’e Milli Eğitini Bakanlığı erkek teknik öğretim direktörü B. Ferit Soner refakat edecektir.
kadar ctleıı neviden elması bize az geliyor. Ümidederlz kİ yakın bir âtide bunların da sayısı çoğaltılır.
Diğer konferanlara çelince: Yapılan 7 sanat konuşması * Sanatkârları lazlaslyle ilgilendirdiğine ve gösterilen alâkadan mütehassis olunduğuna» bakılıra bunların de muhataoı halk olmamış.
Güzel sanatlara 3, sıhhate 3, spora 2, aile ve çocuğa 2 konferans hasrolunmuş. Bilhassa yüksek tahsil tale-besLne hltabettlğl kaydedilen 4 iktisat, 3 ziraat, 2 inkılâp, İ köy mevzulu konferansın ayrıca «esaslı olduğu» na işaret edilmesi de propaganda kolu lehine bir bulu? olabilir. Fakat diğer konferanslar lehine değil. Hele Evin gayesine hiç uygun değil.
Müteakip senelerin de konferans faaliyetinin bu yolda yürüdüğünü, yani konferansların pek azının halkın umumi seviyesini yükseltecek mahiyette olduğunu hepimiz hatırlı* yabillrlz.
Bu umumi müşahedemize yapılabilecek mukadder İtirazları biz yapalım: İstikbalin ışığı olan gençlik İh-1 mal mİ edilmeli? Halk onlara tercih mİ olunmalı?
Bir Halkevlnde, her hangi bir şekilde olursa olsun, tercih vo İhmale İmkân tasavvur olunabilir mlî Elbette olunamaz. Elbette «Gençlik İstikbalin ışığıdır» Fakat gençlik yalnız
SELİM NÜZHET GERÇEK
(Devamı 6 ncı sahlfede)
Dostlarımdan biri kendi semtlerinde oturan şilt, hattâ züppece ve genç bir kadını işaret ederek:
— Mükemmel satıcıdır,,. dedi. Tâbir tuhafıma gittiği için sordum:
— Ne satıcısı?..
Dostum izahat verdi:
— Eski erkek elbisesi satmak, ta büyük bir muvaffakiyeti, hem de derin bir merakı vardır. Hiç kimse, kapıdan eskiciye bir elbiseyi bıı «hanımefendi» kadar yüksek bir fiatle satamaz. Bu hususta biiyiik istidada sahiptir. Hem eski elbise satmasına da bayılır. Erkeği bol. kalabalık bir ailesi vardır. Kayın biraderlerinin, kocasının kardeşinin elbiselerini hep o satar. Eskicilerle çekişe çekişe bir pazarlık etmesi vardır kİ hakikaten pek mühim bir manzara teşkil eder:
— Simdi böyle kumaş var mı?. Sen şu elbisenin kumaşına bak bir kere... Ya bu dikiş!.. Bugünkü terziler böyle telâyı, böyle astan- nerede bulup da kullanacaklar?..
Böyle söyliyerek eskiciyi sersem edip malım İstediği fîate satar. Bütün eskici esnafını kendisinden yıldırmış Onu görünce:
— Pazarlığı hanımefendi İle yapmıvalım da kiminle yaparsak yapalım., diyorlar...
Bizim evden benim iki elbise, mi satmışlar. Bu hanımefendi fiati öğrendiği zaman:
— Yazık, elli lira aldanmışsı. nız... Bana getirseydiniz ben sat. savdım...
Dememiş mi? İyi komşumuz, dur...
Dostumun bu sözleri bana eski erbise, eski eşya telâkkimizin ne kadar değiştiğini gösterdi.
Yakın zamana kadar eskiciyi kapıva çağırmak bir ev için ayıp telâkki edilen bir şeydi Evin önünde eskici sıkıntının., darlı, gın en mühim ifadesi idî.., Eski satılmaz ancak başkalarına verilirdi Elbiseler, kunduralar, sap. kalar hep aynı yolu takibeder. lerdi. Ve sadaka para istenir gibi insandan eski istenirdi:
— Eski ceketinizden, kunduranızdan birer tane verseniz pek sevaba girersiniz... derlerdi.
Bugün vaziyet tamamile başkadır Evlerde eski elbiseler, kun. duralar, sarakalar bir hayır eşya. S' değil, »rh’e tamam'le birer ticaret eşyasıdır. En şık veya kel. lîfelli insanlar bite eskici İle «ticarî münasebet» kurmuştur. Bazen nara ile ödenıeve mukabil, bazen de takas usulü gitmektedir Mesriâ bir kunduraya bir sürah'. (kî hardalı, bir cekete bir hasır takım vesaire gibi... Ve simdi eskicinin müşterileri arasında rnan kürlü parmaklı insanlar da çoktur. Eskici evlere ıığn. yun ‘’kmek-i. balıkçı «rihi tabii esns*ffon n’dll.
Hikmet Feridun F«
Millî piyango bugün çekiliyor
Milli piyangonun 15 eylül 1945 çekilişi bugün saat 13.30 da Ankara ser» gievlnde yapılacaktır. İkramiye kazanan numaralar Ankara radyosıle bııgün 22.45, yarın da 12.45 haberlerinden sonra yayınlanacaktır
Bugün 13.30 dan sonra yurdumu zun hiç bir tarafında bu çekilişe alt bilet satışı yapilmıyacaktır.

Dünkü yangınlar
Dün Topkapı sarayı Mecidiye köşkü önünde müstahdemine alt odada yangın çıkmış, bir elbise dolabı içinde elbiseler olduğu nalde. döşemelerden bir kısmı ile yaranıştır Yangın, itfaiye tarafından söndürülmüş ve sönmemiş bir sigara atılmasının yangına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır
Dün Baltnllmanı Dere sok ağın.ta Adıgüzcl İsminde birine ait samanlıkta yangın çıkmış ve samanlık tamamen yanmıştır.
Acı bir kıyıp
Hatay Millet Vekili Kasene Ilga) İle Ulaştırma Bakanlığı memurlarından Sabrl İlgaz'ın tazı. Ulaştırma Bakanlığı müşavirlerinden Hlknıel İlgaz'ın yeğeni, Yedek askerî doktor Fikret Arıtan'm e?l, 29. okul öğretmeni Perihan Arıtan çok kısa bir hastalıktan sonra genç yaşta hayata gözlerini yummuştur.
Cenazesi 1Ö/9/945 pazar günü Val-debağ Sanatoryumundan kaldırılarak Kocamustafapaşa camiinde öğle namazı kılındıktan sonra Şehitliğe gömülecektir.
Kederli ftlleslna sabır ve taziyeler dileriz.
sanlfp 4
A W Ş A M
35 Eylül 1915
TANIMADIĞIMIZ MEŞHURLAR:
“Ben yatakta ölmiyeceğim ve bundan memnunum..!,,
YENİ YAYIN
SPOR:
Talât paşa adamın karşısında durarak bağırdı: “Çıkar elini cebinden!.,,
Talât paşanın tabancası — ölüm halikındaki fikri — Tabancasını zevcesine hediye ediyor — Güzlerinin ifadesi — Tabancalı iki adam — Meclisi mebusandan çtkarken — ıBu tabancalarla seni öldürecektik pa- ; şal..s — Selânikteki rpektepte Fransızca ders — Güzel bir Fransızca hocası — Matmazel Lupa’nın şaşkınlığı — Sorgu hâkiminin hayreti
MINKA ABLA -
Kira KlralLna, Angel dayı, Akdeniz, Baragan’ın dikenleri gibi rotnanlarlle memleketimizde yerinde bir şöhret ynpmig re İsmi etrafına çok alâka toplamı® olan RomanyalI Fransız muharrir! Panalt Btratlnln bir eseri daha Yayar Nabl'nin kAİemlle dilimize ç(vr İlmiş bulunuyor.
Çok orijinal bir hava ve eda tabyan • MİNK A ABLA» da Romanyada yoksul bir köy dekoru İçinde bir lokma ekmek uğrunda toprak ve bu İle pençeleşen köylülerin acıklı ve dokunaklı hayatı şiirle dolu bir «alilimle tasvir etmiştir. Remzi Kltab-evl tarafından neşredilen bil kitabın fiat! 75 kuruştur.
BU ŞEHRİN ÇOCUKLARI
Şair Cahit Saffet Irgat, «lirlerini (B» şehrin çocukları) ismi altında toplamı® ve Arpad Yayınevi tarafından neşredilmiştir.
Fenerbahçe pazar günü İngilizlerle karşılaşıyor Galatasaray - Fenerbahçe kupa dömifinalı maçı geri bırakıldı
Talât paşa iyi nişancı olduğu ▼e büyük tehlikeler İçinde bulun_ duğu halde yanında tabanca ta. yunaktan hiç hoşlanmazdı. Ar. kadaşları ve evden kendisine;
—Canım, tabii bir halde ya. şıyan insan olsan haydi neyse... Fakat ne gibi şartlar İçinde bu. lunduğıınu düşünsene bir kere... Yanına küçücük bir silâh alsan ne çıkar?,, derlerdi.
Arkadaşlarının ve evin torile. küçük bir Brovnlği bir müddet yanında dolaştırdıktan sonra bir gün:
— Art üt bunu taşıyamıyaca. ğım.„ Al sana hediye ediyorum!, diyerek zevcesi Hayriye hanıma hediye etmişti. Bu Brovnlkle Hayriye hanım nişan alırdı.
Esasen ölüm hakkında büyük bir tevekkülü vardı:
— O, insanı tabancalı İken de bulur, tabancasızken del,, derdi.
Lâkin o tarzda öldürüleceğini, yani başına gelecek âkıbetj pek çok seneler önce hemen hemen aynen tahmin etmişti. Buna âdeta İmanı vardı.
Dalma zevcesine şöyle derdi;
— Ben yatakta ölmiyeceğim...
— Canım niçin böyle söylüyorsun... Ne münasebet?,,
— Bak göreceksin. Bana ya, takta ölmek naslbolmıyacak... Amma ben bundan da memnun oluyorum. Yatakta ölmeği kati, ye nistemem. En korktuğum şey budur. Bir kurşuni.. Biran İçin, de ölüm... Tertemiz bir şey. En mükemmel ölüm!,.
Ve böyle öleceğine o derece kanidl kİ hastalandığı zaman katiyen merak etmez:
- Ben tabiî hastalıkla öimi. yeceğim ki korkayım... derdi.
Gayet az da hasta olurdu. Saatliydi, Zevcesi bütün evlilik havatlannda Talât paşanın bir kere lumbago olduğunu hatırlı, yo- İste o kadar...
S’mdi önseyt dediğimi?, hissi kablelvukulan kuvvetliydi. Ne-tekim vurulacağı günü kapıdan r-karken tamam beş defa’ geri dökmüştü.
t krâr tekrar beş kere kapıya gpiisî zevcesini şaşırtmıştı;
— Ne var paşa?. Sende bugün bir acayiplik görüyorum!,, de. m işti.
«Çıkar elini cebinden!.»
Talât paşayı öldüren adamın mahkemedeki:
— Bir kaç kere onu öldürmek fırsatını buldum. Ve öldürebilir, djm de. Fakat bana o kadar İyi ve öyle hâkim bir tarzda baktı ki elim cebimin İçinde ve parma, ğım tetikte İken bile buna cesa. ret edemedim. Kaç defa yüzüze geldiğim halde geri döndüm. Nihayet karar verdim. Onu ancak, yüzünü görmeden, arkasından öldürebilecektim t.. Böyle yap. tim., sözleri de pek ziyade dik. kete değer.
Talât paşanın bakışları hakikaten kuvvetliydi. Netekim bu bakışlar sayesinde evvelce bir suikast, bir ölüm tehlikesi daha atlatmıştı.
Balkan harbinden . sonra İdi. Talât paşa bir iki kere acayip bir takım insanlar tarafından takibedllmekte olduğunu far. ketti.
Meclisi mebusandan çıktığı bir gün İri yan iki Arnavutla burun buruna geldi. Bu adamlar ellerile ceplerini ve kuşaklarını karıştırıyorlardı. Yüzlerinde en büyük tereddüdün izleri vardı.
Talât paşa on lam önüne kadar ilerledi ve birdenbire karşılarında durdu. Adamlardan biri eli cebinde titriyordu. Talât, pa. şa ile aralarında söyle bir konuş, ma geçti:
Talât paşa memleketten çıktıktan sonra İsviçrede bazı arkadaş-larıle birlikte [Resimde Nuri Conker, Azmi beyler ve Nesim Mazliyah da farkedilmektedir]
— Çıkar elini cebinden!..
Arnavut elini çıkardı. Fakat adamın cebi hâlâ çok şişkindi.
Talât paşa Bordu:
— Ne var cebinde?, Arnavut tereddüdüz verdi;
— Tabanca paşam!..
— Tabanca mi?. Ne yapacak, tın onu?..
— Seni öldürecektim paşaml,.
— Kiminle beraber?,
— İşte bu arkadaşımla!,.
Bu sırada sivil polisler derfıal iki adamı yakalamışlardı. Haki, katen ikisinden İkişer tabanca çıktı.
Yapılan ilk soruşturmada mesele anlaşıldı. Bu iki adam Arnavutlukta gözlerinin pekliği, ce. saretl'erile tanınmış İki arkadaştı. Istenbulda bir zat tarafından Talât paşayı öldürmeğe me, mur edilmişlerdi. Suikastçılar bilhassa bunun İçin memleket, terinden buraya gelmişlerdi. Ta. lât paşayı öldürdükleri takdirde kendileri’ yine Arnavutluğa gönderilecek ve beşer yüz altın verilecekti, ,
Talât paşa bunları öğrendik, ten sonra adamlara sordu:
— Peki niçin öldürmediniz be. ni?„ Simdi hatırlıyorum. Bir İki kere de fırsat bu'dunuz zanne. derim...
— Evet fırsat düştü, düştü amma... Yapamadık İşte... Yil, zünü görünce caydık.
Talât paşa Amavutalnn dob-l^ı
cevap
dikte yazdırırdı.
Matmazel Lupa çok güzel bir kızdı. Ve belki de o zamanlar ev. lenmek de İstiyordu. Fakat Talât paşa daha başka İdealler peşinde koşuyor, İhtilâlden ve memleketten başka bir şey dü. şünmüyordu. Güzel hoca ile be. kâr talebenin arasında hiç bir şey geçmiş değildi. Bu sıralarda Talât paşa mütemadiyen arka, daşlarile yapacakları inkılâp tein mektuplaşmaktaydı. Bir gün ev. ve! basıldı. Bütün mektuplarla beraber kendisi de yakalandı. Bu mektuplardan birinde: »İşimiz İşi.» gibi bir tâbir vardı.
Müstantik bunun mânasını anlamak için ısrar etti. Talât evvelâ;
—Bunu sövlivemem... Bir sırdır bu... diyordu.
Sorgu hâkimi sordu:
— Ne sim?.
— Bir kalb sim... Bir sim!.. Muallim bulunduğum mekteb-n müdürünün kızti» se, z—■—1 "

ra dobra konuşmalarından pek memnun olmuştu. Kendisini öl. dürmeğe gelen bu İki delikanlı, dan âdeta hoşlanmıştı. Onlara;
— Bana bakın çocuklar... Siz babayiğit adamlara benziyorsu. nuz. Hakkınızda takibat yapıl, masının önüne geçeceğim. Hattâ sîzleri memleketinize göndereceğim... dedi.
Hakikaten de . Adamlara Arnavutluğa gitmeleri için yol naralarını da kendi cebinden verdi.
Matmazelin ifadesi
Bakışlarının bir faydasını da Selânikte görmüştü. Talât paşa Selânıkte Alyans mektebinde ho. çalık ediyordu. Talebeye Türkçe dersi veımektev^’r, Buna mukabil de mektepten hususi olarak Fransızca dersi alıyordu. »Türkçe verip Fransızca alıyorum!." derdi. Vp bütün bunların gayesi dç Fransizcayı siyasî işlerinde kullanmaktı.
Alyans mektebinde Talât pa. şaya Fransızca dersi vsrmeği de pek güzel bir hoca üzerine almıştı. Bu mekten müdürü Lupa. nın genç kızıydı. Matmazel Lu_ pa bu yumuşak tabiatlı fakat iç dünyasında en ateşli bir ihtilâlci olan tafcberfne verbler öğretir, lektür okuturdu, Talât paşaya
öyle
yaptı, kadar
Teşekkür
Oğlum Oktay Toksöz geçirdiği bir koza dolayıslle sıhhi müdahalede bulunan ve tedaviyi yapmış otan Şişli Çocuk hastanesi harici klinik şefi doktor operatör Ömer Vasfl Aybar, ve hariciye asistanlarından Faruk Akbay. doktor Necati Birken ve Jaka teşekkür ederim.
Beyoğlu Emniyet âmiri HAYRI TOKSÖZ
MEVLÛT
Aile reisimiz AHMET NVRAL’ın vefatının şenel devriyesine müsadif 16/9/945 pazar günü Göztepe camii şerifinde öğle namazını müteakip mevlût okunacağından kendisini sevenlerle arzu eden dindaşların teşrifini rica ederiz.
Ahmet Nur al Ailesi
Haber aldığımıza göre; bu hafta şehrimize gelecek olan AJax tngUlz harb gemisi mürettebatı, fstanbul'da futbol, vaterpolo ve tenis karşılaşmaları yapacaklardır.
Bu müsabakalardan vaterpolo. pazar günü Orlaköydekl Lldo yüzme havuzunda, tenis Moda'da, futbol maçı da Fenerbahçe stadında Fenerbahçe kulübü İle Inglllzler arasında oynanacaktır,
İngiliz futbol timini teşkil eden futbolcular arasında beynelmilel şöhreti haiz oyuncular bulunduğu söylenmektedir.
Mevsim başlangıcındaki bu İngiliz temasının futbolümüze çok şeyler kazandıracağını hesabederken, Fener takımının nasıl bir kadro İle misafirler karşısında yer alacağını da düşünmek faydadan hail değildir.
Hatırlardadır kİ Sarllacl verililer bir hafta evvel Çukurova muhtelitini kolay olmıyan bir oyundan sonra 4-2 yenebllmlşlerdl. Fenerlilerin, bu maça. geçen pazar çıkardıkları ekipte fazla bir değişiklik yapmadan şu ekiple çıkacaklarını tahmin ediyoruz:
Cihat
Murad * Şevket Salûhaddkı - Halil - Ömer Erol - Naci - Adnan - Samlm - Halit
nın, kuvveti ve kudreti hakkında lâyıkiie malûmatımız, olmıyan Inglllz-ler karşısında nasıl bir netice alabilir, bunu kestirmek güçtür.
Fakat SarılâcivertlUer, şimdiye kadar yaptıkları bir çok ecnebi te-marinrn-ua daima İyi sonuçlar kazanmışlar ve taraftarlarını tatmin etmişlerdir.
Bu maçın hususiyeti; senelerdir hasretini çektiğimiz bir yabancı temasına, futbolun üstadı olan İngilizlerle yapılmasıdır.
Dünya futbolunde emsalsiz bir varlık olan, ve bu varlıklarını her zaman devam ettiren Müttefiklerimizin bu pazar Fenerbahçe ile yapacakları maç; büyük bir alâka çekmektedir.
Spor meraklılarının hasret çektikleri İngilizlerle futbol Uması, bu pazar günü saat 18 da Fenerbahçe stadında bir spor bayramı şeklinde kutlanacaktır
Galatasaray - Fener
Mme. Vve. F. Duvlvler nie A. Lelclagueçahar
Nişanlandılar.
Acıklı bir ölüm
Beşiktaş, Adalar kaymakamı merhum Şevket Altmalevln kıymetli oğlu ye Ticaret müdilr muavini İhsan Faikln ve merhum mühendis îrfan Falk'ln yeğeni Dişçi mektebi son «mf talebesinden Ali Altınalev Allahına kavuştu. Cumartesi günü Beşiktaş Slnanpaşa camisinde İkindi namazı kılınarak Yahya Efendi aile kabrine tevdi edilecektir.
Ingilizlerirı büyük bir başarısı; Piuto
Ingilizlerin Ingiltereden Rhin kıyılarına kadar döşedikleri ve Plato adını verdikleri petrol boru hattı, zaferin büyük bir âmili oldu
vişiyoruz.,, O cümle İle bunu an. tatmak istiyorum.
Taiâtın yalanını çıkarmak İs. teyen müstantik onu İskemle, sinden kaldırmadan hemen mat. mazel Lupa’yı odaya çağırttı. Talâtla karşılaştırarak:
— Bakınız... Aranızda bir aşk macerası olduğunu söylüyor., doğru mu?.
Genç kız hayretle Talât'a döndü. Yüzüne baktı. Böyle bir şey katiyen yoktu. Gene kız sorgu hâkimine cevap verdi:
— Evet... Sevişiyorduk!,
Hikmet Feridun Es
İPEK SİNEMASINDA*
TÜRKÇE SÖZLÜ
LOREL - HARDİ ÇALGICI
Şaheserini gördüğü fevkalâde rağbet üzerine
İkinci Zafer Haftası devam ediyor.
kadın
Bugiin melek Sinemasında
Zevkle . . Neşe İle kahkahalarla güleceğiniz film
KİRALIK APAR1İMAN
Baş lOllerde:
Jean ARTHUR — Joe Mac CREA
Yerlerinizi evvelden aldırınız. Tel: 40868
f'

Bu arada da meşhur çeıık boru fabrikası filevars ve Lolyds ou ış için ayrı bir fabrika açmış bulunuyorlardı
Nihayet mayın arayıcılar yolu tamamen temizleyince (piuto» deniz birliği tarafından Wlght adasından eherbourg’a kadar Hals boru şebekesi on saat zarfında döşendi. Az zaman sonra da Dungeness'den Boulogne'a kadar beş saatte yeni bir boru nattı çekildi. Bu büyük sürat, hususî makineler tarafından temin edilmiştir. Baştan aşağı bir İngiliz başarısı olan bu piuto boruları sayesinde İngiliz ve Amerikan kuvvetleri günde milyonlarca ton akaryakıt temin etmişlerdir.
Bu yeni sistem için üeoflrey Uuyd: — «Bunsuz müttefik hava taarruzları istenilen derecede teksif edlleınJye-ceği gibi hemen hemen İmkânsız olacaktı, Zira istilâ ordusu İçin akaryakıt temini son derece güç bir iştir.» demiştir. Bu sistemle aynı zama.ıda hem hafif çelik borular kullanmak, hem de böylece çelikten tasarruf edilerek büyük cephane İhtiyacı da karşılanmış bulunmaktadır. Burada kullanılmış olan hususi ekler lehim müşkülünü halletmiştir. Bu da kaynakçıların gemi tezgâhlarında çalışmalarına mâni olmamak bakımından çok mühimdir.
Son zamanlarda Orta Şark'ta. İngiliz Pipellne inşaat mütehassıslarının hizmetleri sulh zamanı İçin de çok büyük bir ehemmiyeti haiz olacağı hakkında kati bir kanaat hasıl olmuştur. Manchester Ouardlan’ın bildirdiğine göre İraq Petroleum Com-pany (İngiliz. Fransız ve Hollanda kontrolü altında) mevcut olan on İki İnçlik hattın yanına Kerkük petrol havzasından Haytaya kadar uzanacak on altı İnçlik bir boru hattını İnglltereye sipariş etmiştir. Bu vesile İle Harb Petrol Bakanı Geoffrey Lloyd, «Piuto» sistemini kastederek şöyle demiştir:
— «Bu harbde İngiliz fen adamla;*! dünyada müstesna keşif kabiliyetine malik olduklarını ispat etmişlerdir.» İngilterenln bu üstünlüğü harb sonrası İnşaat ve İnkişafı İçin bütün dünyanın yardımına âmadedlr. Bu arada «Piuto» sistem! Japonya harbinde de pek çok petrol gemisinden tasarrufu mümkün kılmıştır.
Almanyanııı mağlûbiyetinde büyük bir rol oymyan âmillerden biri de İû-güterenln meydana getirmiş olduğu muazzam petrol ve yakıt sevkıyatına mahsus pipeline (boru) şebekesidir. Manş kanalı altında bunlardan yirmi hat bulunduğu son zamanlarda ifşa edilmiştir. «Piuto» adi verilen bu boru «istemi şebeke merkezinden etrafa doğru yayılmakta ve müttefiklerin petrol ve akaryakıt İhtiyaçlarını nerede olursa olsun temin etmektedir. 1941 denberl inşa edilmiş olan bin millik hat Mersey'den Ren nehri kıyılarına kadar uzanmaktadır,
«Piuto» nun inşası hikâyesi. İngiliz mühendislerinin yaratıcılık ve İngiliz sanayiinin intibak kablUyetile kudretini gösteril. 1942 senesi nisanında Lord Louls Mountbatten Kanaldan geçecek bir boru hattı döşetmeği düşündüğü zaman Manş kanalının değişik iklim ve süratli cereyanını bilen ve o günkü pipellne döşeme metotlarına göre düşünen mütehassıslar »>u İşin İmkânsız olacağını söylemişlerdi. Bununla beraber birkaç gün zarfında Anglo - İranian Oll Company’nin baş mühendisi A.C. Hartley «Hais» pipellne İsmi verilen yeni bir fikir teklif etti. Bu, aslında küçük kuturda olup «hosetype» denizaltı kablosu esasına dayanıyordu. İngiliz mühendislerinin İran dağlarında kazanmış oldukları bu tecrübe böylece bir asırdan beri edinilmiş olan denizaltı kablo tecrübeslle birleşmiş oldu ve harbin İnkişafını temin eden büyük bir âmil meydana getirildi.
Hemen aynı sıralarda diğer iki mühendis, Burmah Oll Company’den B. J. Ellls ve İraq Petroleum Company'-den H. A. Hammtek 1942 nisanı sonlarında buna benzer yeni bir metot teklif ettiler. Bu İse yirmi ayak uzunluğunda ve üç İnç kutrunda çelik burulan birleştirerek bunlan büyük makaralara sarmak İmkânını temin etmekti. Bu sistemin adına «Hamen» denildi.
Aşağıdaki olaylar İngiliz sanayiinin intibak kabiliyetini gösterir:
«Hals> hattının üçte biri Blemens firmasına ısmarlandıktan on beş gün sonra Taymiss'e döşenmiş bulunuyordu. Bu fikrin ortaya atılmasından sekiz ay sonra İse Hala pipellne hattının tamamı Brlstol kanalına döşenmişti.
'■■■"■i 130 miiyon halka unutulmaz bir ders!
Bütün dünyaya dtrln bir İbret, Sinema âleminde ı-şslz bir kudret olan BİR NAZİ CASU
SUNUN İTİRAFI
EDWARD G. ROBİNSON — GEORGES SANDERfi PAUL LUKAS’ın yarattığı en büyük film.
BUGÜN L Â L E’nlıı 2 nel şahane porgranucbr
Seanslar: 12,30 — 2.30 — 4.30 — 6.30 ve
Bugün SÜMER Sinemasında KARANLIKLAR ADAMI
Saboteur
BOBERT CUMMİNG8 — PRİSİLLA LANE
Korkunç bir macera vt sşfc filmi.
futbol
TÜRK1YEN1N EN BÜK SPOR GAZETESİ
Yazı ve Teknik işlen sekreteri: MU VAK KAR EKREM TALU
17 EYLÜL 1945 PAZARTESİ ÇIKIYOR.
'■ I
Bu hafta SARA Y Sinemasında
ANNA STEN VE GEORGES SANDERS
tarafından fevkalâde bir tanda yaratılan ve seyircileri heyecandan heyecana sürükllyen 5' i N C i KOL
gayet kuvvetli ve hareketli büyük casusluk filmini takdir nazarlarile
iki genç arasında
Gençler ve Fransanın Mareşali — Damat sadrâzam kimdir? — Mütereddit cevap — 150 yıllık bayram — Hukuku beşer beyannamesini yırtan eller — Memleket ve çiftlik — Leon Bium’ün günahları — Gençlerin kabahati yok.
kını kimseye bağışlamaz. Hattâ çiftlik sahibi bile keyfi isterse çiftliğini yakamaz, kanun onu meneder. O halde kurtarıcıların kurtardıkları memleketlerde maddi, mânevi yıkıntılar yapmağa hiç hakları yoktur. Tek başına bir in fanın bir memleketi kurtar, ması kabil olsa da kurtarmış olsa bile o kurtarılan memleket kurtulduğu dakikadan itibaren yine milletin müşterek malıdır; kurtarıcının çiftliği değildir. Hai. buki Petain cumhuriyeti yıkmış. Hukuki beşer beyannamesini yırtmış, milleti en büyük'bayramından mahrum etmiş ve bu son zulmüyle bütün dünya hürriyet, severlerinin kalbini tatmıştı,»
Orada bir söz daha işittim:
— Fransayı bu hale getiren Leon Blum değil mi? Maginot hattının ikmaline o mâni olmadı mı?
Zavallı LĞon Blum, bakınız ne kadar yanlış tanınmış. Ordunun reyiyle Maginot hattını bitirmeğe lüzum görmiyen ondan evvel gelen radikal ve muhafazakâr hükümetlerdi. Blum'un bir kabahati vardır: Sabit az gelirlileri ve işçileri nisbî bir refaha kavuş, turmak. Kış kıyamette büyük mağazaların önünde hattâ bü palto bile giymeğe hakkı olmadan on iki saat ayakla çalışan satıcı, lan ancak sekiz saat çalışmak ve soğuk günlerde palto giymek hakkına kavuşturdu. Haftada bir defa sadece et kırpıntılarını haşlayıp çorba yapabilen İşçiler Blum hükümeti zamanında biftek tadını tattılar Yine o zavallı, lar, insanların akşamlara kadar çalıştıktan sonra meyhanede bir iki içki ile kafa tütsülemekten başka daha temiz, daha sıhhi keyifleri, eğlenceleri olabileceğini o zaman öğrendiler. Çünkü artık cumartesi günleri öğleden sonra çifte bisikletlerine (tan. dem) binen karı koca işçiler yan. lanndakl sepete çocuklarım ve yiyeceklerini koyup kırlara çıka, biliyorlar, pazarlan meyhaneleri tıklım, tıklım doldunruyorlarcb. Senede on beş gün yevmiyeleri kesilmeden tatile gidebiliyorlardı. O vakite kadar Mavi trenler. Nil ekspresleri, Hlnd ekspresleri bilmem daha, ne lüks trenler kalkan istasyonlardan artık ke. ylfli. neşeli, kahkahah amele trenleri de kalkıyordu.
Aralarında kaldığım bu iki genç bunlan belki hiç bilmiyor, lardı, Çünkü her gün okudukları gazetelerin yüzde doksanında son zamanlara kadar yıldırım harbinin faziletlerini dinlemişler ve orta Avrupa üzerinde öten baykuşların uğursuz seslerini İşitmlşlerdi; kabahatleri yoktu, inanmışlardı kİ, hürriyetle mem. leket idare olunamaz, demokrasi İle yıldırım harbi yapılamaz. Bu muvaffakiyetler ancak sağlıkla, rında kendilerine heykeller diktiren. elleri değdikçe pırlantalar, zümrütler biriktiren, sığmaklar, da bile metreslerde kırıştıran bü. yük, küçük kurtartcılânn fer. manlarlle temin olunabilirdi. Bu İnanış bazılarında o kadar kuv. vetli olmuştu kİ onlar, bugün bile, memleketinin azim bir ekseriyeti tarafından mânen. maddle. ten vatan hıyanet! cürmüyle mahkûm edilmiş adamın talihine acımaktan, düşman elinde esaretten memleketine dönünce bü. yük hürmete, muhabbete hemen bütün gazetelerin alkışlarına mazhar olmuş büyük bir devlet adamına sövmekten kendilerini alamıyorlar. Fakat «hakikat, yürüyor; hiç kimse onu durdura. maz«,
A ADNAN . ADIVAR
Ne bir enstitüde, ne bir fakül. tede, ne de bir kütüphanede değil meselâ bir vapur salonu, bir otel holü gibi umumi bir yerde iki genç arasında kaldım, Genç_ leıin her ikisi de dillerini düzgün söyledikleri gibi (evet şimdi ana dilini pürüzsüz söylemenin de kayde değer bir fazilet olduğunu itiraf etmeliyiz) bir de yabancı dili’kolaylıkla söyiiyecek kadar biliyorlardı, îkisi de müspet ilim, terden tekniğe erişmiş gençlerdi. Söz pek tabii bir yoldan şu son harbe ve harb esnasında Fransa. nın haline intikal etti. Harb ve işgal senelerinde ve kurtuluş hengâmesinde Fransayı çok düşünmüş ve bu mevzu üzerinde bir iki de yazı yazmış olduğum İçin he. men kulak kabarttım: gençler, den biri diyordu ki:
— Bakınız şu Fransızların yaptığına; Mareşal Petain gibi bir adamı mahkûm ettiler O adam kj gecen harbde Verdun’u yapmış (bu kelime benim değildir) ve nii’av-r Fransayı kurtarmıştı.
Bu söz ’kl noktadan yanlıştı: söze atıldım:
— Delikanlı, siz bundan 25 sene ewe' bu memleketin başında tmkı Mareşal Pgtain gibi iradeler çıkararak memleketi ecnebilere peşkeş irken bir padisalı İle onun habis ruhu ve uşağı olan bir damat sadrâzam olduğunu biliyor musunuz?
Aldığım cevap o kadar sarih r’-’ğildi. Bu genç İnkılâp tarih! ders’erinden pek parlak İmtihan geçirmemiş olacaktı, Eğer keyfim verimde olsaydı söze şöyle devam edecektim:
— «İşte o adamları mahkemeye verip asmak İçin bütün Anadolu fstanbuia koşmak istiyordu. Ma. resal Petain de onlardan başka bir frinve değildi. Kendisine Fransa hükümetini Afrikaya naklederek harbe devamı teklif edenleri istihhfaf ite reddetti. H'İlerin kendisini Fransa kiralığına nasbedeoeğini zannetmişti. Milvonla insan canına mal olmuş Fr3jıca cumhuriyeti tâbirini bir emirname ile Fransız Devleti'ne çevirdi Bütün düşünen İnsanla, nn kafasında şimşekler çaktır, mis olan Hukuk.l beşer beyanna. mesi’ni. şerefli Mareşal âsisini duvara asınca, bos kalan, titrek elleriyle virtti. Yine bir emirname ile ISO senedenberl her sene 14 temmuzda her hürrlyetsever insanın kalben olsun İştirak etti, ğl mübarek bayramı kaldıran o Ih’ivar Maresa1 olmuştu, O yapmadı, yanındakiler yaptırdı demeyiniz. Bu pek yıpranmış saçma bir sözdür Çünkü, bunu bi. zlm nesil Abdülhamid denilen müstebit için dinlemekten başlıyarak daha bir çoklan İçin 1şlt_ mistir. Halbuki P6tain her İşten kendisinin mesul olduğunu bir eski asker kabadayılığı İle söyle, mekt-sn geri durmazdı: belki mesul ivetln ölümden evvel gelip ça. tarağını o pirj fâninin aklı al. mezdı.
tk'ncf nokta Verdun müdafaası. Bir kere bu müdafaanın mı yoksa Mareşal Joffre’un Mame müdafaasının, ve Mareşal Foch. un müttefik ordularını sevk ve idaresinin mı veyahut Almanların açlıktan bıkıp harbden vaz. geçmelerinin mİ Fransayı kur. tardığmı muhakeme etmeği baş. kahrına bırakalım ve bir dakika tein kabul edelim kİ Fransayı Mareşal P^taln’in Verdun müdafaası kurtarmıştır. Asıl gençle-rln. yaslıların beli İveceği nokta buradadır ki. bir memleketi kur. tarmak. o memleket üzerinde sanki çiftliği İmle gibi tasarruf etmek, onu yakmak, yıkmak hak.
•II
Pazarlarda bozuk teraziler
şhelrde semt semt kurulan umumi pazarlarda esnafın kullandığı terazi, kantar ve dirhemler artısında muayeneden kaçırılmış olanlarla usulüne-muvafık olarak İmal edilmemiş olanlar Ticaret Bakanlığı memurları tarafından toplanmaktadır.
şimdiye kadar 400 e yatan töraai ve kantar müsadere edilmiştir. Kon-trollara devam olunuyor. Damgalı ve mevzuata uygun tartı ve ölçü aleti kullanmtyanlartn âletleri alındıktan gayri sahipleri de mahkemeye verlle-erktlr.
Tiyatro eserleri sergisi
Eminönü Halkevinden: Eminönü halkevi memleketimizde İlk defa olmak (jzere 11 Eylül 1Û45 pazartesi g-ünO saat 17,30 da Bv binasında bir «Tiyatro eserleri sergisin açacaktır Bu «erginin açılışına bütün tiyatro severler davetlidir,
> Ticaret Ofisine aJt tamir edilen lâstiklerden İstenilen şeklide hatırlananlar İhtiyaç rahiplerine dağıtılacaktır. Dün vilâyette toplanan komisyon bu Hatlklerln tevullle meşgul olmuştur.
Vergi usulü kanunu
Reform esri hakkında son hükümler
Yazan: Dr. F. NEUMARK İktisat Fakültesi Ord. profesörü
| Evvelce zlkredûdlğı üzere, reform eseri, ana hatlarını İzah ettiğimiz gelir, kurumlar ve İşletme vergileri yanında bir de «Vergi usulü kanunu» tasarısını İhtiva etmektedir. Bu kanun, türlü vergi kanunlarının uygulanmasını ilgilendiren hükümleri bir yerde ve düzenli bir şekilde göstere- i rek, uygulamada bir örneklik ve ko-| taylık sağlamak maksadile «Ana tatbikat kanunu» mahiyetinde olacak ve mevzuuna, asıl vergi uşui muamelelerine ait hükümlerden başka vergi ceza hukuku ve vergi yargısı da girecektir. Bilindiği özere, bugünkü vergi kanunlarunız arasında tazım gelen tam ahenk bulunmaz; bilâkis, matrah tesbltl, tahsil ve tahakkuk usulleri ve ceza gibi birçok hususlar bakımından, çeşitli vergi kanunlarının hükümleri blrlbirlerlle, tatbikatı güçleştiren, ve adalete mugayir olan bir takım tezatlar halindedir. İşte bu mahzuru, sözü geçen kanun tasarısı önllyecektîr.
Hemen hemen 500 madde ihtiva eden tasarı. 6 «kitap» tan mürekkeptir. Başlığı «Esaslar» olduğu Birinci kitap; bizzat vergi .vergi dairesi. mükellef ve vergi sorumluluğu gibi bazı mühim temel mefhumlarını tarif ve İzah eder; buna dair hükümler arasında, meselâ vergi daire ve memurları İçin mükelleflere bir «izahat verme* mecburiyeti İhdas eden hüküm bilhassa zikre değer. Bundan başka,, vergicilikte «temsil ve yardım» İşlerini tanzim eden İniklimler de çok önemlidir. Bu hususta, (aşağı yukarı bugünkü iş bitiricilere benzetllebilen» «mükellef yardımcıları» ile yeniden ihdas edilecek «vergi müşavirleri* arasında gözetilen tefrike işaret edelim. Bir takım şartlara bağlı olan vergi müşavirliği, bilhassa yeni gelir vergisi tatbikatı bakımından gerek mükelleflere, gerek Mâliyeye mühim yardım ve kolaylıklar sağlıyablllr- Nlhnyt, Birinci kitapta, vergi tatbikatındaki kanuni ve İdari müddetlerin kesin ve yeknesak bir şekilde tesbit edildiğini ilâve edelim.
İkinci kitap, «Mükellefin ödevleri» nin İzahına hasredilmiştir. İlkin, muhtelif vesilelerle verilecek «bildi' rlm* (beyanname) lerin muhtevası ve şekilleri hakkında hükümler mevcuttur. Bunlardan biri, vergi beyanlarının doğruluğunu teyideden hlr «vergi yemini» İhdas etmektedir kİ, bu yemin. Ceza kanununun İlgili hükümlerine tabi olmamakla beraber, belki vergi ahlâkı bakımından hayırlı neticeler doğuracaktır. İkinci kitabın diğer bir kısmı, defter tutnıa usullerlle alâkadardır. Bu bakımdan tüccarların »kİ «sınıf» a ayrıldıklarına önceden İşaret etmiştik. (Belli bazı kıstaslara göre tesbit edilen* is hacmi bakımından II. sınıfa dahil tacirlerin bağlı bulunduktan «işletme hesabı» esasında., pek basit olan bu hesabı İhtiva eden tek bir defter tutulur: şu kadar kİ, bu gibi tacirlerden emtta üzerine İş yapanlar, bir emtta envanteri çıkarmağa, bütün tacirlerden imalât ile uğraşanlar da bir «İmalât defteri» tutmağa mecburdurlar. Buna benzer basit defterler, büyük zira! İşletme sahipleriyle serbes meslek erbabı gibi bazı diğer mükellef zümreleri İçin de derpiş edilmektedir Birçok kimseler, ve bu arada bilhassa gelir vergisinde «en az geçim indirimi» nden faydalanmak Istlyenler. harca tabi olmıyan bir «vergi kameri» almağa mecburdurlar.
Üçüncü kitap, «derleme» ye alt hükümleri ihtiva eder. Banlar, bir taraftan, mümkün mertebe ticari ihtiyaçlara cevap vermeğe, diğer taraftan da. hazînenin menfaatlerini, korumak maksadile hileleri önlemeğe gadret, eder.
Bu hususta, misal olarak, amortismanlara ait hükümleri işaret edelim. Amortisman nlspeûeri bugün bizzat kazanç vergisi kanununda tesbit edildiği halde,, yeni tasarı, meselâ İngiltere ve Fransadaki tatbikattan mülhem olarak, daha elâstiki bir usul teklif etmektedir. Buna göre, amortismana tabi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca tesbit edilerek Bakanlar Kurulunca tasdik olunan nispetler üzerinden itfa edilecektir. tş ve sanat branşlarına göre, değişen ve sözü geçen kıymetlerin ortalama ömürlerini hesaba katan normal amortisman nispetleri yanında, Maliye Bakanlığınca — İlgililerin İsteği üzerine — her işletme için İşin mahiyetine güre ayrı ayrı tâyin olunacak «olağanüstü» amortismanlar kabul edilecektir.
Dördüncü kitabın başlığı, «Vergilendirme» dlr. Burada, tarhlyat, tebligat, verginin ödenmesi, vergi alacağının sukutu, düzeltme ve terkin ve yoklama işleri düzenlenmiştir. Tasarının bütün bu sahalarda sağladığı önemli ve, genel olarak, dikkate şayan yenilikler hakkında burada, yer darlığı dolayustle, maalesef malûmat veremiyoruz, Ancak, misal olarak. bundan böyle tebliğin knldeten posta İle yapılacağını ve vergi ödemelerinin de mümkün mertebe «kay-den». yani çekle, vtrman suretile veya mahsup yollyle İcra edileceğini zikredelim.
«Vergi kazası* na hasredilen Ba-
şlncl kitap, vergi kazasım, «vergi tatbikatında, vc-rgl dairesiyle mükellefler arasında doğan İhtilâflar hakkında hüküm vermek erkidir» şeklinde tarif etmektedir. Vergi dâvaları, «İtiraz* ve «temyiz» olmak üzere ikiye ayrılmıştır, İtiraz dâvasına, yeniden İhdas edilecek hususi «vergi | mahkemeleri» bakacaklar, vergi dâvalarının temyiz mercii de. «Vergi divanı» olacaktır. Reform kabul edildikten sonra vergicilik saha ve öneminin çok artacağına göre, bazı diğer memleketferde de Taslanabilen bu «spĞclalisatlon» u (ihtisaslaşmayı) yeirnde bulmamak mümkün değildir. Gerçekten, vergilendirmeyi ilgilendiren ekonomik olaylara dair vergi kanunlarının hükümleri o kadar hususi ve çapraşık bir mahiyet iktl-sabetmlştlr ki, bu hususla İhtisas bilgilerine sahlbolmıyan hâkimler doğru ve âdil kararlara varamazlar.
Nihayet, Usul kanununun altıncı kitabına gelince, bu, vergi ceza hukukunu ihtiva etmektedir. Lüzumundan fazla ve ekseriya tahammül olu-namıyacak derecede ağır cezaları derpiş eden bugünkü rejimin ciddi bir reforma mııhtacolduğunda herkes müttefiktir, Yeni tasarıda, «vergi suçu>, kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten İbaret olup, «vergi kanunlarının, vergilendirme İle İlgili olarak tahmil ettiği vazife ve mecburiyetlerin, cezayı istilzam eder bir şekilde. İhlâl edilmesidir* şeklinde tarif edilmiştir, Kaçakçılık ve kusurda «vergi ziyama» sebebiyet veren fiiller bahis mevzuudur: su kadar ki, kaçakçılıkta «kasıt» arandığı halde, kusurda vergi ziyaı «ihmal» yüzünden doğmaktadır; usulsüzlük İse, vergi ziyaı dışında olarak, vergi kanunlarının hükümlerine riayetsizliktir. Cezalar, mümkün mertebe suçların ağırlığına göre ayarlanmıştır «Vasıflı» kaçakçılıkta (meselâ çifte defter veya sahte vesika Kullanmak halinde) ceza 100 liradan az olmamak şartlle, gizlenilen vergilerin iiç misli para cezasîyle 3 aydan 3 seneye kadar hapis cezasından ibarettir; kusur İşleyenler, 50 liradan az olmamak üzere, ziyanı uğrattıkları verginin bir misil para cezasiyie cezalandırılacaklardır; usulsüzlükte de, ceza, belli bazı hudutlar İçinde, usulsüzlüğün taallûk ettiği verginin, duruma göre, % 2, 5 ve 10 nispetinde tesbit edilmiştir. Diğer taraftan, lüzumlu tetkik işlerini gayri kanuni bir surette (meselâ İbraz ve İzahat verme ödevlerine riayet etmemek veyahut idarece İstenilen malûmatı vermekten imtina etmek suretlle) güçleştiren mükellefler, 100 liradan 10000 liraya kadar para cezasile cezalandırılacaklardır.
*»»
Yukarıda ve evvelki makalelerimizde verilen İzahlarla, yeni vergi projelerinin ana batlarını belirtmeğe çalışılmıştır. Hülâsa olarak şunu söyll-yebillrlz:
1 — Belli bir haddi aşan ve tesbltl ve kontrolü mümkün olan bütün kazanç ve iratların toplamı — yani «gelir» — tek bir vergiye tâbi olacaktır; şu kadar ki. kapital şirketleri gibi bazı tüzel kişilerin gelirinin vergilendirilmesi, teknik sbeplerle, hususi bir Kurumlar Vergisi mevzuunu teşkil etmektedir. ,
2 — Gerçek kişilerin verecekleri gelir vergisi, mahiyeti icabı, sübjektif olup mümkün mertebe mükelleflerin şahsi durumunu dikkate alacaktır; bunun neticesi olarak, mükellefin ailevi durumuna göre değişik olan bir «en az geçim İndirimi* kabul edilecektir.
3 — Gelir nevi ne olursa olsun, tok bir tarife tatbik edilecektir; bundan doğacak gerçek yük, gelirin % 40 ıru aşmıyac aktır.
4 — Kazanç Vergisine kıyasen, Gelir Vergisi beyannamen tüccarlarla ücretliler bakımlarından, vergi yükünü önemli ölçüde hafifletecek ve daha âdil ve sosyal bir şekilde dağıtacaktır,
5 — Bütün tüccarların ve büyük ziraat erbabının kazançlarile menkul kapital İratlarını vergiye tâbi tutmak ve bugünkü mükellefiyet şekilleri çokluğunu bertaraf etmek suretile yeni vergi, mevcut bulunan «açık kapıları» kapatacak Ve daha mutedil olmakla beraber daha verimli olack-tır.
0 — Gerçek geliri tesbit ve kontrolü mümkün olmıyan esnaf, Gelir Vergisinden muaf olup, karinelere dayanan basit ve mutedil bir İşletme Vergisine tâbi olacaktır.
7 — Çeşitli gelirlerin değişik mahiyetine göre vergi nispetlerini farklılaştırma (« dlscrlmlnation» veya ayırma prensipli ücretler, yani «emek gelirleri» için emsali olmıyan Bina, Arazi, Kurumlar ve İşletme Vergilerinin alınmasıyla gerçekleştirilecektir.
8 — Vergicilikte usul, bütün vergilere şamil ayrı bir kanunla yeknaaak, âdil ve ticari lhtfyûçla(. cevap veren bir şekilde tanzim olunacaktır. Cezalar da. bugün tatbik edilenlere kıya-aen çok indirilecek ve suçların özelliklerine uydurulacaktır.
Böyiece hülâsa ettiğimiz reform eserinin tatbikinin — bilhassa başlangıçta — pek kolay olmıyacağıııı teslim etmekle beraber, asla imkân dışında bulunmıyacağında İsrar etmek İstiyoruz. Başarı da, geniş ölçüde, bir yandan mükelleflerin, öbür yandan Maliye memurlarının takınacakları tavra bağlı olacaktır. Gerçek- ' ten, gerek vergi nispetleri, gerek cezalar o kadar indirilecek ve vergi yükü de o kadar âdilâne bir şekilde tevzi edilecektir kİ, bundan*böyle kaçakçılık imkânları azalacağı gibi, mükellefleri hile yoluna sevkeden if= ratlı bir vergi tazyiki kalmıyacaktır. Bunun neticesi olarak, vergi varidatının artacağı ümit edilebilir; bahusus kİ, şimdilik muaf olan büyük zirai kazançlarla gayri menkul sermaye iratları da vergiye tâbi tutulacağı ve serbes meslek erbabkyfe «Iratll» tüt carların kazançtan gerçek miktarlarına göre vergilendirileceği düşünülürse diğer taraftan çok genişleyecek bir mükellef zümresinin defter ve beyannamelerinin doğru ve dürüst bir tetkikine muktedir bir memur sınıfının yetiştirilmesine İhtiyaç olacaktır', bu ihtiyaç da, şimdiden gerçekleştirilmiş olan hesap uzmanlarının kadrosunun genişletilmesiyle gerek ou, gerek diğer yüksek mevkili memurların bilgi seviyesinin yükseltilmesine yarayan İhtisas enstitü ve kurslarının ihdas edilmesiyle temin edil 3-bilir.
Bir kaç bakımdan Türkiye için tasavvur edilen rejime benzetllebilen Amerikan ve Alman Gelir Vergisi sistemleri de. ancak nispeten uzun bir tecrübe devresinden sonra tam tatmin edici neticeler vermeğe başlamıştır. Bununla beraber, memleketimiz, madem ki kültür ve ekonomi bakımından Batı memleketlerine yaklaşmayı kararlaştırmıştır, vergi-' etlik: sahasında da en ekonomik, en sosyal ve en verimli olduğu İspat edilen Gelir Vergisini en ileri şekliyle er geç kabul etmeğe mecburdur.
Tasarlanan önemli devlet İşlerinin yegâne finansman vasıtası olan bu verginin elâstikiyetl hakkında bir fikir verebilmek İçin, îngllterede yalnız «İncome Tax* İn hasılatının 1940 - 44 yılları arasında 470 milyon sterllgten 1265 milyon stcrlinge, yani takriben 3 misline çıktığını ve U. S. A harb sonrası vergi plânının birinin, bir taraftan, istihlâk vergilerinden mümkün mertebe İndirilmesini, diğer taraftan gelir vergisinin bütün vergi varidatının yarısını temin eden bir seviyede tutulmasını teklif ettiğini zikredelim.
Atom bombasının tecrübe edildiği yer
İlk atom bamb&sı, 16 temmuzda Birleşik Amerika'da New Mexlco eyaletinde bulunan Alamogordo'da patlatılmıştı. O günden İtibaren burası, Birleşik Amerika'nın en gizli tutulan mıntakası olmuştu. Fakat geçenlerde bu gizi) mıntaka.llk defa olarak 31 gazeteci ve fotoğrafçıya gezdirllmlştİr. 31 kişiden ibaret olan bu basın grupuna, atom projesinde çalışan heyet! İdare eden Tümgeneral Leslle R, Groves, ordu subayları ve bombayı tahakkuk ettirenler arasında bulunan 5 fen adamı refakat ediyordu.
Bombanın tecrübe edildiği m intaka tam mânaslle bir fincan tabağını andırıyordu, infilâkın teslrlle yarım mil uzunluğunda ve 25 kadem derinliğinde bir çöküntü olmuştur. Bu sahada hâlâ az bir radyoaktivite mevcuttu. Tecrübe yapılan ve çölü andıran sahadaki kumların dörtte bir İnç nispetindeki sathı erimişti. Fakat bilâhare donunca, burası yeşil cam manzarasını almıştı, çölde büyük bir arazi dahilinde bütün teller tebahhur etmiştir. Telgraf direkleri de korkunç bir fırtınanın tesiri altında katan gül fidanları gibi boyunlarını bükmüşlerdi.
Fen adamları, topraktaki radyoaktiviteyi ölçmek İçin uzun âletler getirmişlerdi. Bunlar, New Merico'dakl geciken Gamma şuaının yapmış olduğu aksülamelln, Hiroshlma ve yahut Nagasakl'den daha üstün olduğunu söylemişlerdir. Bu da, tecrübe bombasının topraktan 100 ayak irtifada patlamasından husule gelmiştir.
Atom bombası araştırmasına reislik eden Dr. J. R. Oppanhelnıez. Japonya'da infilâk lrllfaının, radyoaktivite ile toprağı zehirlememek gayesL göz-önünde tutularak seçildiğini bildirmiştir. Uetekim Japontar, atom bombasının Hiroshlma'ya düşmesinden 11 gün sonra, bombardıman mınta-kasında tehlikesizce dolaşılablleceğl-nl açığa vurmuşlardır.
General Groves, Neutron şualarının, hararet ve tazyik kaaar uzağa yayılmadığını söylemiştir,
Amerikalı fen adanılarıran resmi bir mürakabe yapmak üzere Hlrochl-ma‘ya gittiklerini Böyllyen General Groves, sözlerine şöyle devam etmiştir:
«— Hlrochlma'da radyoaktiviteye atfedilen ölümlere, Gamma şuaları-
Et yerine ne yemeli?
Fazla proteini ihtiva eden fındık, ceviz, fıstık gibi kuru yemişler et yerini tutar
Et buhranında, balık, peynir fasulye gibi gıdalardan bıkan kimseler bunların yerine bol bol fındık, ceviz veya fıstık yiyerek vücutlarının ihtiyacı olan pro. teini mükemmel surette elde ede. bilirler.
Mükemmel birer protein mem. baı olan fındık, ceviz ve fıstık gibi kuru yemişlerin gıdai kuv. veli çok fazladır. Kuru fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan proteinlerin cinsinden olan ceviz ve fındıktaki proteinler etteki proteinlerden farklı ve daha az gıdaî kuvveti havi bulunmakla beraber bu gibi kuru yemişler süt, yumurta veya peynir gibi gıdalarla beraber yenildiği ta.k_, dirde. mükemmel bir biftek veya pirzolanın vereceği kuvvetin ay. msını temin ederler.
Fıstık, fındık ve ceviz gibi ku. ru yemişlerin hoş bir lezzeti bu. lunduğundan. bunlar, günün her saatinde yenildiği g^bi vemek esnasında da Yenilebilir.
Brooklyn’deki Kızılhaç sıhhi, ye dairesine bağ ı bulunan hastabakıcılar enstitüsünden bildi, rildiğme göre, çevri fındık ve fıstık cinsinden kuru yemişler gibi felâtinin de vücuda hürtik favdası dokunmaktadır.
Bugün çorbadan tatlıva kadar her türlü yemeklerd® jelatin kullanılmaktadır. Jeîet’n yemeklere hususî hos bir lezzet verdiği "'bi çeşnisini de değiştirmektedir. M.e, selâ kızarmış veya haşlama balıktan bıkanlar jelatinli balık yemek suretile bıktıkları avnı balığı âdeta değişik bir yemek gibi daha iştah ve lezzetle yerler.
Et bulunmadın zamanlar, süt de pekâlâ etin verini tutabilir. Et ve etteki proteinler avnı cinsten olmakla beraber, suttekinde demir noksandır. Bu demir noksanlığı da faz^ca taz= sebze yemek suretile telâfi edilebilir
Et yerine süt ve sebze yenecek olursa, vücut ette bulunan nro_ teinin aynısını aldıktan maada kalslyom vp ett-° huitınmavan vitaminin A yi da alır.
Süt kavnıtılm tei’ıüği gibi, çorba, tatlı börek «übi yemeklere katılmak sureti’e de yenilerek İs. tifade edilir. Mükemmel bir nro. tein olan yumurtadan da mükemmel surette et verine İstifa. d = edilmektedir. 2 vumurta bir bifteğin temin ettiği nroteinl yerdikten maada fazla o’arak da vücuda vitamin A 5i« vitamin G de temin eder.
Taraklı nahiyesinde yeni gelişmeler
Geyve’ye bağlı Taraklı nahiyesinde Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıktan sıtma ve köy eğitmenleri için İki bina yaptırmakta Tarım Bakanlığı tarafından ziraat, clmaçılık ve meyva-eıiık, kozacılık İşleri üzerinde faaliyet göstermektedir.
Bu güzel bucağın daha ziyade inkişafı İçin elektriğe de ihtiyaç vardır. Vakıa Taraklı halkı, elektriği getirtmek için gereken parayı toplamıştır. Fakat bu İşin başarılması İçin alâkacjar makamların da biraz yardımda bulunmaları lâzımdır
Taraklı halkı, bu Lşte İç ve Bayındırlık Bakanlıklarının himmetin! beklemektedir
★ Heybelladahtarın müracaatları üzerine şimdiye kadar esmer ekmek çıkaran btı adanın tek fırınına bundan sonra francala çıkarması İçin Belediyece İrin verilmiştir.
’RADYO
ANKARA RADYOSU
Bugünkü program
38.00 Radyo Çotuk kulübü, 18.45 Dans orkestrası, 19.00 Haberler. 19.20 Geçmişte bugün, 19.25 Dans orkestrası 19-45 Konuşma. 20.00 Şarkılar,
20.15 Radyo Gazetesi, 20.45 Fasıl, 21.10 Müzik (pl.), 21.45 Müzik (pl.J,
22.15 Konuşma. 22.30 Müzik fpl.k 22.45 M. S, ayan. Haberler.
nın sebebiyet verdiğini zannediyoruz. Fakat şimdi, bu muhtemel tehlike devresinin geçmiş olması mümkündür.»
Gazeteci ve fotoğrafçılar, otüu nakliyat uçaklarlle de ’ecrübe sahasını İyiden itlye gözden geçirdikten sonra, buradan ayrılmışlar ve arası çok geçmeden Alamogordo mıntakası yine Birleşik Amerika'nın en giz(ı tutulan bir mıntakası olmuştur.
Satılfe 8
A E 8 A M
dit
HER AKŞAM ^BİK HİKÂYE
Dalgın ve yorgun olduğu halde evine geldiği zaman merdiven başında kapkara, küçücük bir kedi yavrusu gördü. Hayvan başını hafifçe Bağa eğmiş, yuvarlak gözlerle ona bakıyordu. Minimini olmasına rağmen uzun bıyıkları ve kıpkırmızı bir ağzı vardı.
Gündüzleri gelip İşini gördükten sonra gece evine giden hizmetçi kadın kara kedi yavrusunu göstererek gülümsedi:
— Size «can yoldaşı» olur diye sefirdim efendim... Benim kedim doğurmuştu da. Hani istemezseniz geri götürürüm.
Kedi yavrusu -Ne olur?.. Bent kabul edin!..a der gibi masum masum bakıyordu. Şaklr gülümseyerek:
— Kalsın bakalım,.. Fakat..
Diye tereddütle duruksadı, Hizmetçi kadın, bu tereddüdünün sebebini anladı ve İzahat verdi:
— Gayetle temfz bir hayvandır. Ortalığı kirle tm«?z!.. Yalnız fazla oyuncudur.
— Zarar yok... Oynasın dursun... Zaten bizim ev o kadar sessiz ki galiba biraz gürültüye ihtiyacım var.
Hizmetçi kadın gitti, Şaklr kedi fravruslle yalnız kalınca:
— Gel bakalım!., diye onu çağırdı. Pek de sokulgan blrşeydi. Sırtını kabartıp yeni efendisinin ayaklarına sürtünüyordu.
O zamana kadar hiç bir hayvan beslememiş olan şaklrln âdeta hoşuna gitmişti. Ona bir İsim koymak istiyordu. Torpil?.. Beğenmedi... Kara kediye Jozefin Baker İsmi pek yakışırdı. Fakat bu isim, de çok uzundu Feilâh?.. Bunu beğendi. Kimsede ol-jnıyan bir İsimdi. Kedisini:
— Feilâh!.. Feilâh!.. diye çağırmaya başladı. Hayvan sanki anlamış gibi onun arkasından koşuyordu.
Feilâh eMn işini hem'çabuk öğrendi, hem de pek ziyade sevdi. Odalarda. sofalarda cirit oyunuyordu.
Şaklr, bir ölüm sessizliği içindeki bu evde onun şu neşeli halini gülümseyerek seyrettikten sonra masasının başına geçti. Çalışmağa başladı.
Feilâh bir müddet ortalıktan kayboldu. Şakir çalışmasına' o derece dalmıştı kİ onu hemen hemen tama-mlle unutmuştu. Birdenbire yukarıda bir gümbürtü oldu. Hayvan blrşey devirmişti.
Şakir masasından kalktı. Yukarıya fırlıad.. Gürültü kütüphane odasında olmuştu.
Orayı açtı. Aldanmadığını anladı. Feilâh burada İdi
Bütün işi gücü kitaplarla olduğu İçin şaklrln büyük ve son derecede «engin bir kütüphanesi vardı. Evinin bir odasının dört duvarı tavana kadar raf raf kitaplarla dolu İdL O ka-dak çok kitabı vardı kİ bazılarını senelerden beri açmamıştı.
Etrafa dikkat edince F(11âhın marifetin! anladı.
Nice zamandır hiç eU sürülmeyen en üst raflardaki kitapları devirmişti. Burada Şaklrln delikanlılık ve çocukluk zamanının kitapları dururdu. Onları dağıtmağa, atmağa kıyamamıştı. Belki içlerinde pek basitleri vardı. Fakat ilk çocukluk hayalleri, ilk delikanlılık hisleri onların sahi-feleri arasında parlamıştı. İçlerinde 30 seneden beri sahifelerini açmadıkları olmasına rağmen Şakir bu Cski dostları muhafaza eder dururdu.
İşte Feilâh bunlardan birini düşürmüştü. Kitabın ismine baktı, «Kaptan Oranın çocukları!.»... 20 yaşından beri açmadığı kitap!.. Lâkin cilt düşerken bütün sahlfeler yelpaze gibi açıldığı İçin Içindeh de pembe zarflı bir mektup çıkmıştı
Şaklr sanki başka birisine aitmiş gibi bu zarfa evvelâ yabancı gözlerle baktı. Yazıyı tanımıyordu. Sonra merakla aldı İçini açtı. Okudu.
2û yaşındaki sevgilisinin mektubu idi. Yağmurlu bir ilkbahar günü birbirlerinden ayrıldıktan sonra yazılmıştı.
vaktiyle şakir kim bilir kaç kere okuduktan sonra çok sevdiği bir ro-
manın içine «Kaptan Grama çocukları» ma sahifelcrl arasına yerleştirmişti. Orada belki 25 sone uyuduktan sonra Feilâh bu aşk mektubunu bir ciltli kitap olan mezarından dışarı çıkarmıştı.
Şaklr mektubu gelişi güzel okudu:
«Bahçedeki beyaz zambakların üstüne yağmur yağıyor, şakır şakır yıkanmış berrak camlardan bu ilkbahar akşamını seyrediyorum. Ve yalnız sent düşünüyorum. Benim ebedi sevgilim!.. Benim ebedî erkeğim!..
Evet sana böyle diyebilirim. Ebedi sevgili, ebedi erkek... Vakıa bugün senden ayrılıoyruz. Ve sen şimdi bir tren kompartımanının içinde sarsıla sarsıla benden uzak ufuklara gidiyorsun. Fakat ne mesafeler, ne ayrılıklar, ne* trenler, ne de İnsanlar bizi blriblrlmlzden ayıramaz kİ... İşte bunun için sana «Ebedî sevgilim» diyorum. Zira değil seneler, hattâ asırlar geççe hayatıma senden başka erkek glrmlyec ektir. ve ben ebediyete kadar yalnız senin kollarının arasında yaşayacağım. Benim bütün ömrümde tek kalacak erkeğim..»
Bu satırları okuyunca şaklr gülümsedi:
— Ne büyük valtl. Ne vefaİL sözler !..
O mektubu okurken Feilâh başını hafifçe eğmiş yüzüne dik dik bakıyordu.
şakir bu eski divaneliği düşündü. Hakikaten de mühim bir varta İdi.
Halbuki şimdi bu en büyük ve en vefalı sözlerin verildiği maceradan yalnız pembe entarili bir kız hatırlıyordu. İşte o kadar...
Bir de kendisine gelip giden hizmetçinin bu kadının yanımda da çalıştığını İşitmlşti. Daha doğrusu Pakize, hlzmtcçl kadına kendisinden bahsetmişti. Oradan biliyordu.
Ertesi günü hizmetçi geldiği zaman Şaklr tereddütle sordu:
— Pakize hanım ne âlemde?..
Hizmetçi kadın dedikodu yapmak fırsatını bulduğundan memnun, dakikasında coştu:
— Burnunu kaşıyacak vakti yok!.. TerzHer gelip gidiyor. Provalar... Berberler... Şapkacılar... Gene evleniyor... Bu kaçıncı kocası bilmem?. Kendi hesabına bakılırsa beşinci koca... Başkalarını dlnlesen yedinci... Hangisine inanmalı bilmem ki?-
(Blr yıldızl
DOLUDİZGİN
kum istilâsına uğradı
Kum yığınları, yolları, kanalları tıkamış binlerce koyunun ölümüne sebebolmuştur
Halbuki felâket sahasında kum altında kalan ağaçlıklarda rasladı-dığımız koyunlar kaçacakları yerde bize yaklaştılar. I-laî ve hareketleri ile bizden yiyecek dileniyorlardı.
İnce kum tanelerinin, taneffiis ile ciğerlere girmesi İnsanın sıhhatini bozar. Bunun İçin ehali su. getirmek üzere evlerinden çıktıkları zaman ağız ve burunlarını tülbent ile bağlarlar.
Müthiş kum fırtınalarının önüne kattığı kumlar köyleri ve çlfllk binalarını istilâ etmektedir. Böylece kum altında kalan evlerde barınmak* çok müşküldür. Bunun İçin birçok köyler w çifUkler ehallsi tarafından terk
Fonjallaz - Hakkı Süha Gezgin Yepyeni tipte bir tercüme roman şaheseri, 125 krş. Arif Bolat Kltabevl.
İstanbul Milli Korunma Savcılığından: İlâm: 944 - 284
Tahdide aykırı hareket etmek su-retlle Milli Korunma kanununa muhalefetten suçlu aslen Seydişehirli halen Kasımpaşa ÇivleUer İçinde 22 No. h kahavde yatar kalkar Seyyar börekçi Süleyman oğlu 1324 doğumlu İbrahim ÇirişçL hakkında 3005 sayılı kanuna tevfikan İstanbul (1) No. lı Milli Korunma mahkemesinde yapılan duruşma sonunda: Suçlunun sabit görülen fiilinden dolayı hareketine uyan. MIHI Korunma K. nun muaddel 21, 55-2, 63 ünçü maddelerine tevfikan 25 lira ağır para cezaslle tecziyesine, ve hükmün katileştiğinde neşrine dair mezkûr mahkemeden verilen 29/1/944 tarih ve 944/113 sayılı karar katileşmekle İlân olunur. Akşam gazetesinde neşir olunacaktır.
(12285)
Zayi — Eminönü malmüdürlüğün-den (2437) mülkî sırada almakta olduğum İtam aylığıma alt 548168 seri sayııl cüzdanım zayldlr. Yenisini çıkaracağımdan hükmü yoktur.
Emine Akdeniz
Zayi — İstanbul hukuk fakültesinden almış olduğum hüviyet varakası ve pasoyu kaybettim. Hükmü yoktur.
8851 No. 11 Neş’et İbrahlmoğlıl
Yolsuz ziraat büyük felâketler doğurur. Bunun tarihle birçok müthiş misalleri vardır. Hattâ bugün yeryüzünün birçok bölgelernlde eski mamurelerin yerinde peyda olan harabeler ve çöller ekseriya hep bu yolsuzluktan neşet etmiş bulunuyor.
Fakat bu derslerden hâlâ zamanımızda bile kâfi derecede ibret alınmış değildir. Bugün bile dünyanın muhtelif yerlerinde ziraat insan ve hayvanları aç va billâç bırakıyor.
Bu yerlerden bir! de Avustralya kıtasuıın cenup hükümeti Victoria dahilindeki Mallee Ve Wim:nera havalisidir.
Victoria hükümetinin şimali garbi __ _____
kısmında yaşayan çlfçller ve hayvan* edilmiş buldum.
besllyenler bu yüzden son derecede Fırtına dindiği zaman ağaçları ve sıkıntı ve sefalet içinde kalmışlardır. . telgraf direklerini gömmüş olan kum Bidayette bu havaliye yerleşen AvrupalI çlfçilerin çoğu buradaki geniş crazlyi rasgele açarak ekerler. Ormanları ve fundalıkları kökünden kazıdıkları gibi toprak tabakasını koruyacak ot ve yoncaları ekmeği de büsbütün ihmal etmişlerdir.
Neticede toprak tabakası, birbirini tutmak kabiliyetini kaybeder ve ta-biatlyle toprak tabakası ıtıkâle uğrayarak aşınır.
BU suretle toz ve ince kum haline gelen toprak «ezası ve bunun altındaki kum tabakası şiddetli rüzgârların tesiri İle etrafı istilâya başlar.
Geçen İki sene İçinde Avustralyada hüküm süren şiddetli kuraklıklar bu kum yığınlarını bir kat daha arttırmış ve bir zaman zümrüt gibi yeşil tarla ve çayırlardan mütekeşşil olan mamur havali şimdi Sahrayıkebire dönmüştür.
Halbuki bu havaliye yakın diğer yerlerde ilk gelen AvrupalI muhacirler işlerinin ehli ve dlkkatu olduklarından topraklarını dağılmağa ve aşınmağa uğramaktan kurtarmışlar-1 dır. Bu yerlerde şimdi kum fırtınaları esmediği gibi en şiddetli kurak | yıllarda bile mebzul olmasa da bir hayli mahsul almışlardır.
Aşıntıya uğrayan sahaları kurtarmak İçin vaktü zamaniyle tedbirler alınmadığı takdirde civardaki geniş crazlyi de kumlar İstilâ etmek tehlikesi vardır.
Bunun için bütün Avsutralya hükümetleri camiası bu felâketi önli-yecek tedbirleri şimdiden almak zorunda bulunuyor.
Felâket sahasını ehirejı ziyaret eden ve müthiş sefalet manzaralarının fotoğraflarını da alan bir muharrir müşahedelerini şu suretle naklediyor:
Felâket sahasına girdiğimiz zaman tarlalar ve çlfllklerl kum tepeleri ile örtülmüş bulduk. En yüksek çitleri bile aşmış olan kum tabakası bahçeleri de İstilâ etmiştir.
Meyva ağaçlarının büyümesi durmuş ve kendilerini kum tepecikleri boğmuştur. Su cetvellerini, yolları ve demiryolu güzergâhlarını mütemadiyen temizlemek mecburiyeti vardır.
şiddeti! rüzgârlar, kum haline gelen eski toprak tabakasını ve bunun altındaki kumlan önüne katarak uçuruyor. Âdeta şiddetli rüzgârlar' kumlu crazlyi kazımıştır, o kadar kazımıştır ki ufuk hattında kumların altından çıkan ları ve kitleleri âdeta hattını andırıyordu.
Avustralya kıtasının
vet kaynağı olan »oyunların bu felâket sahasındaki durumu pek acınacak bir haldedir.
Zavallılar yiyecek ot bulamadıklarından son derecide zayıflamışlardır. Avustralya meralarındaki koyunlar' hemen hemen yabani yaşadıkların-; kalmamıştır, dan yabancı insan görürlerse derhal **—•—— kaçarlardı.
I
toz sütun- ( bir İstihkâm
başlıca ser-
Gün Doğmadan Paris
EDEBİ ROMAN
Yasan: Louis Bromfield Tercüme eden: Vâ - Nû
1 ■ Tefrika
Roxle çantasını aldı. Mantosunu da omuzlarına koydu.
— Hesap Lslemenin zamanıdır, sanırım. — dedi. — Vakit geç oldu, Yarma da bir şarkı dersim var.
— Siz bana karşı pek İyi davrandınız. Çok güzelsiniz... Ahlâkça da... çok • güzel, Aber settân und siiss.
Közle garsonu çağırıp hesabı kendi gördü. Komutan, hâtıraların, sisi İçinde kaybolmuş bulunduğundan,, bunun farkına varmamış göründü. Gözlerinde hâlâ yaşlar vardı. İnsanı neşelendirmesi İcabeden .şampanya kadehine bakıyordu.
Ritz otelinde komutan von Wessell-hoft. fena bir gece geçirdi Yatak odasının öte tarafında, salonun sediri özerinde yatan emir erini, üç kere feryatlar kopararak uyandırdı. Üç seferinde de. emir eri, dehşet içinde odaya girdi; komutanın bir cinayete kurban gittiğini sandı. Bu takdirde kendisi kurşuna dizilirdi, Fakat, açık kapının ışığında, soluk yeşil pijaması içinde, genç subayı gördü. Komutanı y^ıızdı ve uyuyormuş hissini verl-
No. 52 ■ ■■ — '
yordu. Üçüncü seferinde, aydınlık onu uyandırdı. Ve komutan haykırdı:
— Kimdir oî Ne var?
Korkan emir eri tatlılıkla cevap, verdi:
— Benden başka kimse yok, komutanım,.. Ben er Helnrich'lm. Beni hatırlıyor musunuz, er Helnrieh?
— Evet, tabii.
— Uyurken haykırdınız. Başın»* bir şey gelmesin diye korktum.
Binbaşı, oturarak, şişmiş kırmurt gözlerini oğuşturuyordu:
— Rüya görüyordum, — dedL — Kâbus. Sllezyada yeniden küçük bir çocuk olmuşum, Kara ormanlarda bani bir yaban domuzu kovalıyordu.
Emir erit
— Bunun ne olduğunu ben biliyorum, komutanım — dedi. — Ben de bazan .kâbuslar görürüm. Bu kötü ve tehlikeli şehir yüzünden. Sıla hasreti. Biz buranın insanı değiliz.
— Bizi nereye gönderirlerse biz oranın insanıyız. Bizi er askeriz, Helnrieh.
Emir eri:
— Ne de olsa memleketimize dön-
15 Eylül 1945
BULMACA
tabakası âdeta hafif rüzgâr ile dalgalanan bir deniz manzarası arzedl-yordu.
Demiryolu güzergâhları kum ile kapanmış olduğundan trenler yollara .saplanıp kalıyor. Amele yolu açmağa çalışmakta ve tren, amelenin kumları kaldırmakta gösterdiği sürate müsavi bir hızla yol almaktadır.
Vaktiyle çlfllklerl muhafaza Jçln çevrilmiş olan beş kadem yükseklikteki dikenli tel örgülerin çoğu şimdiden kum altında kalmıştır.
Yirmi dört saat devam eden bir kum fırtınasından sonra kuıiılar altında kalan ağıllardaki koyun sürülerinin bir tanesi bile canlı kalmamak şartlyle helâk olmuş buldum.
Maahaza tecrübe ve gayret sahibi bazı çlfçller bu felâket karşısında bile x yurtlarını bırakmamışlardır. Bunlar kumun İstilâsını durdurmak üzere kendi hallerine mütenasip tedbirler alıyorlar.
Başlıca tedbir kum tepecikleri üzerine çavdar otu ekmektir. Bu sayede kum tabakası rüzgârdan kalkmıyor.
Fakat bu tedbirler küçük mikyasta ve faydası mcv21idlr. Felâketi önll-yccek asıl tedbirleri Avustralya İttihat hükümeti alabilir. — F.

İstanbul Millî Korunma Savcılığından: İlâm: 945'1291
Eksik vezinli simit imal edip satmak suretlle Milli Korunma kanununa muhalefetten suçlu Kasımpaşa Bahariye caddesi 75 No. U fırında fırıncı İsmail oğlu 314 doğumlu Kâmil Tarhan hakkında 300S sayılı kanuna tevfikan İstanbul (2» No. U Milli Korunma mahkemesinde yapılan duruşma sonunda: Suçlunun sabit görülen fiilinden dolayı hareketine uyan MIHI Korunma K nun muaddel 32, 57/5. 63 üncü maddelerine tevfikan 10 lira ağır para cezaslle tecziyesine. 5 gün müddetle ticarethanesinin kapatılmasına ve bu müddet zarfında ticaretten menine ve hükmün katileştiğinde neşrine dair mezkur mahkemeden verilen 16'7/945 tarih ve 945/401 sayılı karar katileşmekle Hân olunur Akşam gazetesi le neşrolunacaktır.
(12286*
(Baş tarafı üçüncü sahilede) yetiştirilir ve yetiştiren bir çalışmanın İçinde yaşatılmazsa halka faydalı olabilir mi? Bu yolda yürümezse Halkevi gayesine erişebilir mİ?
Hakevlerinde çalışma bir taraflı değil, İki taraflı olmalıdır. Orada bilmediklerini öğrenenler yine orada bildiklerini başkalarına öğretmeye çalışmalıdırlar. Halk ancak böyle yetiştirilir. Tam mânasiyle Halkevct-lik ancak böyle olur.
Görülüyor kİ dil ve edebiyat kolu tam faaliyete geçebilmek için çok yakınlık ve alâka bekllyen bir koldur. Bu yakınlık ve alâka mutlaka Ev başkanı, kol başkanı ve tâli kolların mensupları başta olmak üzZte Evin bütiin üyeleri tarafından İyice duyulmalıdır, Çünkü ancak ou sayede çalışmalar boyunca ferdî bir havanın esmesi önlenebilir. Yapılan işler kolayca gelişir. IHI ve edebiyat kolunun gayet şümullü olması da bu hususa dikkati zaruri kılar.
Dil ve edebiyat kolunun tam randıman verebilmesi İçin yapılan ve yaptırılan işlerin angarya şeklini almasından da dikkatle kaçınılmalıdır. Yapılan İşleri yalnız bağlılık temltı ederek yaptırmak gerektir. Resmi sıfatlarını kendilerine kalkan yapan Halkevcilerln muvaffakiyeti daima mahdut olmuştur. Halbuki Ev men-suplarlyle bir arkadaş gibi çalışanlar dalma muvaffak olmaktadırlar.
Bunun İçin Hlkevciler haftalık resmi toplantılardan maada muhtelif ve mâkul vesileler İhdas ederek arka-daşiariyle samimi toplantılar yapmaya çalışmalı, hattâ icabında, yine bir arkadaş gibi, bütün kolların haftalık toplantılarına iştirak etmeli ve Ev lehine yeni yeni iş ilhamları aramalı ve onları tahakkuk ettlreceıt yeni yeni İmkânları bulmalıdır. Kollar arasında zaruri olan İşbirliği bunu İcabettlrınekt edlr.
Eminönü Ha'kevinde 1942 senesi 76 konferans verilmiş. Taksimi böyle yapılıyor: Î0 hukuk, 6 iktisat, 3 tarih 4 İnkılâp, 1 aile, 11 sıhhat, 6 edebt, 1 halk edebiyatı, 2 folklor, 1 dil, 3 Cumhuriyet. 5 güzel sanallar. 20 sosyal. 3 spor.
Bunu taklbeden senelerde de konferansların ayni tarzda tertlbedlldl-ğlni, umumî mülâhazalarımızın onlara da uygun olduğunu ilâveye lüzum var mı?
Son söz olarak tekrar edelim. Eminönü Halkevi bu faaliyeti yanında halkı yakından alâkadar edecek faaliyete de lâyık olduğukadar geniş bir yer ayırırsa çok isabet etmiş olur.
İstanbul’un diğer Halkevleri de blrbirleriyle yarış eder gibi konferansları halk için değil münevverler İçin verdirmektedir, Onlar da, ünıld-ederiz ki, bu hakikati takdir ederek bu kış yeni bir şekilde faaliyete geçmek İmkânı bulurlar,
Yazımız uzadı. Gelecek yazıda diğer kolların faaliyetinden bahsetmek vaadiyle sözü burada kesiyoruz.
SELİM NÜZHET GERÇEK
Soldan sağa vc yukarıdan aşağı:
1 — Duyuyorum.
2 — şekva ile.
3 — Yerleşip oturan.
4 — Noksansız - Sonuna «Ş» gelirse bedava demektir.
5 — Tersi İskambilde bir kâğıttır.
6 — Kâfi - Pahalı.
7 — Misafirhaneye azimet edin
8 — Tersi bir çifttir.
9 — Başına «K» gelirse burç olur -Duğem deliği.
10 — Yasak ediniz.
GEÇEN BULMACANIN HALLİ Soldan seğa vc yukarıdan aşağı: 1 — İftlraedea, 2 — Fırsatlar, 3 — Tramvay, Za. 4 — İsmalllye, 5 — Ravl, Ahali. S — Atalag, 7 — Elyih, Ziya, 8 — Da. Yadigâr. 9 — Erzel. Yave. 10 — İşaret.
SATILIK APARTIMAN
İstanbul Vilâyet Konağı civarında dört katlı kagir bir apartıman satılıktır. Galata Mcrtebani sokak Hürriyet han 6 No. ya müracaat.

■Haı Acele Satılık VİLLÂ VE ARAZÎ
Kısıklı Kireçhane sokak, 41.368 metre kare kanallı düz ve dört, kuyulu, bir ahır, samanlık ve tavuk pavlyonıt, bahçevan evi. bir motopomp benzinle saatte 56 ton su çekpıek İçin, Akümülâ-tor doldurmak için şarj makinesi. Fazla tafsilât: Taksim Sıra Selvi Romanya Sefareti karşısında No. 42.
CİLDİ KOftUYAM VE BEŞLİYEN
K R.EM NİVEA
6İİNDÜZ VECECi MUllANILIR
_Gömlekiş
^^BIKİNCI SINIF GÖMLEKÇl I i Sirkeci Hamidlye cad. 27 |
Tel: 20096
Zayi — 4098 plâka numaralı kamyonun bu seneye ait kazanç karnesi, muayene cüzdanı, şoför ehliyeti ve nüfus cüzdanı zayi olduğundan yenisini çıkaracağımdan eskilerin kıymeti
mek İsterdim. -A dedi. — Dövüşmeği tercih ederdim.
Komutan tekrar, yattı:
— Eğer gene bağırırsam reni uyandır. — diye uykulu bir sesle İlâve etti. — Uyanmak daha hayırlıdır.
Emir eri kapıyı hafifçe kapadı. Oda karanlık içinde kaldı. Uzun müddet sonra, komutan, tekrar uyudu. Artık bağırmadı. Saat ondan biraz evvel uyandı.
Er Helnrieh gitmiş; ve yerine kâtiplik vazifesini gören teğmen gelmişti Bu. pembe, tombul ve tüysüz denecek bir delikanlıydı. Altın çerçeven gözlüğü vardı. İyi görmemesi yüzünden, silâhlı hizmette kullanılamı-yordiL
İçeri girdi ve dedi ki:
— Askeri validen bir mesaj var, komutanım. Sini on bir buçukta görmek istiyor.
— Peki, teğmen.
Askett vali, bahçesi Gabrlel avönû-siinc bakan ve vaktiyle RothschLld’-lerden birine ait bulunmuş olan bir büyük evde oturuyordu. Burası İhtişamlı bir İkametgahtı. Gazet güzel bir mimarisi vardı. Tablolarla, mükemmel mobllyelerie doluydu. Valf, oda oda bütiin bu eşyayı Pomeran-yadakl evine, sakin sakin, nümayişsin gönderiyordu. Bina her gün biraz daha çıplaklaşıyordu. Almanlar, Or-taçağdanbert büyük ressam yetiştire-,
DEVREN SATILIK
Atelye, İmalâthane ve depo için elverişli telefon ve elektriği olan beton bir dükkân. Müracaat: Telefon: 41172
Zayi — 1942 senesi eylül devresinde Haydarpaşa lisesinden aldığım 2135 No. lı olgunluk diplomamı kaybettim. Yenisini çıkaracağımdan eskisinin hükmü yoktur.
Bağdat caddesi 318 No. Orhan Salih oğlu
İstanbul Milli Korunma Savcılığından: İlâm: 944/1828
Fa t ur asız mal olmak ve satmak su-retlle Milli Korunma kanununa muhalefetten suçlu Zlndankapı Kuru yemiş çarşısı 11 No. la Kuruyemişçı şevket Akay ve Beyoğlu Ergenekjn cad. 01 No. da Bakkal İhya oğlu 1912 doğumlu Petro Laciş hakkında 3005 saydı kanuna tevfikan İstanbul (2« No. İt Milli Korunma mahkemesinde yapılan duruşma sonunda: Suçluların sabit görülen fiilinden dolayı hareketine uy: n Milli Korunma K nun muaddel 31-4, 59-5. 63 üncü maddelerine tevfikan 58 şer lira ağır para cezaslle tecziyelerine. 1 er hafta müddetle ticarethanelerinin kapatılmasına ve bu müddet zarfında ticaretten menedilmelerlne ve hükmün katileştiğinde neşrine dair mezkûr mahkemeden verilen 10 8'944 tarin ve 944/938 sayılı karar katileşmekle İlân, olunur. Akşam gazetesiyle neşir olunacaktır. (123091
Ahırkapı Cankurtaran İskele cad-,| de.s> 3-5 No. da Mehmet kipe»; ‘i
mediler. Valinin karısı da, tablolarla1 Fransız mobilyesl hususunda zevk sahibiydi. Paris'e her gelişinde arzu ettiği eşyalar üzerine minimini işa-retçLkler koyar, sonra da bu eşya kendisine gönderilirdi.
Saat on bir buçuktan biraz evvel, komutan Wessellhoft, büyük hole girdi. Burada valinin emir subayı olan orta yaşlı Hueftner isimli tıknaz bir adam kendisine generalin meşgul olduğunu ve beklemek lâzım gel-| diğlni bildirdi. Somurtuk bir yüzle, komutan oturdu ve etrafına bakındı. Sıkıntı ve rahatsızlık duyuyor ve İçin için şampanyaya küfürler ediyordu, öbür emir subaylarından başka bir şeymiş gibi, itiyadında olan Hueff-ner'den de nefret ediyordu. Alçak menşeli zengin bir sanayicinin oğluydu: türedinin biriydi. Hueffner, On beşinci Louis üslûbundaki masasının üzerinde yığılı duran evrakıyle uğraştığı sırada, komutan onu mimledi. Bugünlerde Hueffner ortadan yon olmalı.
Holün dünküne nazaran daha boşaldığım farkettl. Karşı duvardaki Claude Lorrain ile GobeUn sırrolmuş-tu. Rltz’e döndüğü vakit bunu raporuna yazmak üzere zihnine hakketti. Rapor, şiltesinin arasında duruyordu.
Yeniden Hueffner*! tetkik ettiği sırada, valinin yazı odası haline getirdiği odanın kapışı açılarak bir ka-
_ CAGALOGLU — SATILIK APARTIMAN
Müracaat: Cağaloğlu Molla feneri sokak 13, Tel: 21791.
dın belirdi. Bu garip bir şahsiyetti-Orta yaşlı, şişman, koskocaman göğüslü; halinde de bir hâkimiyet okunuyordu. Oldukça fena, daha doğrusu fakirane giyinmişti, Bir meyhane kasadarına benziyordu. Bir çantası vardı. Meslekten bir ebeyi, yahut da umumi hamamlar memurcslni andırıyordu.
Hueffner kalktı: kadını kapıya kadar teşyi etti. Valinin bürosuna girmek ilzere döndüğü vakit, komutan von Wesseilhoft, kendisine sordu:
— Kimdi bu kadın?
Hueffner, sanki bu suali saygısız bulmuş gibi, cevap ’ermekslzin, yüksekten ona baktı. Sonra ded! kİ:
— İsmi Madam de Thonars'dır.
Ve büroda kayboldu. Gûya bu ismi duyar duymaz başka İzahata hacet kalmaksızın, komutan kadının kim olduğunu anhyacaktı. Bu İsmin aksi, komutanın dimağında bir an çınladı. Tâyin edemediği bir zamanda bunu bir yerde işitmiş olacaktı. Tembel tembel, nerede ve ne zaman işitmiş olduğunu hatırlamak tecrübesinde bulundu.
Nihayet Hueffner geldi; ve kendisine bir lûtufta bulunuyormuş gibi:
— General sizi görmek istiyor, komutan. - dedi,
— Besten Dank,
Bu, sert, kaba ve İstihfafla dolu bir cevaptı. Şu Hueffner takındığı tavırlarla-
ZAYİ — 943 - 944 yılında Kabataş erkek lisesinden aldığım diplomayı kaybettim. YenLsini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
1317 numaralı Ahmet Güç
Zayi _ Şebekemi raybctttm Huk-mii yoktur. Huk ıa fakültesi 1745 Osman Çamlı
General, sırtı, büyük pencereden giren ışığa dönük, koskocaman akaju masanın başına oturmuştu. Masası darmadağındı. Kâğıtlar saçılmış. Pek az askeri sayılacak bir manzara. General soluktu. Yorgun görünüyordu. Sanki uyumamıştı.
Nezaketle:
— Oturunuz, komutan. - dedi. Sonra da hafifçe şakacı:
— Hueffner canınızı sıktı mıî
Von Wessellhoft kızardı.
— Her seferkinden fazla bir yapmadı.
— Bozan pek can sıkıyor. Para ile otoriteyi tefrik edemiyor. Otoriteyi hazmetmek kolay İş değil. Kâğıtları araştırdı; bu da masanın üzerindeki karışıklığı arttırdı.
Sonra sordu:
— Sizin serviste vaziyet nasıl?
— Oldukça İyi. Nizamın muhaıaza-sına çalışmakla beraber, sanki hiçbir şey olmamış gibi normal h.. »t zevahirini temin etmek çok güç.
— Anlıyorum.
— Gittikçe de güçleşiyor.
Vali İçini çekti:
— Müşkülât henüz başlıyor. - diye korkuyorum.
Komutanın çenesi sertleşti:
— Yok, yok. yoluna sokacağız, Bu adamlar yenildiklerini anlamamış görünüyorlar. Tablatiyle, bazdan, bizimle ış birliği etmeğe hazır.
«Arkası var)
15 Eylül 1Ü45
Sahife 7
Ticaret Bakanlığından:
31/8/1945 tarihli ve 0097 sayılı resmi gazetede yayımlanan tebliğin 14 üncü maddesi gereğince fındıktan yağ istihsali ve bu yadların rafine edilmesi Ticaret Bakanlığının İznine tabi tutulmuş ve bu İsmin hangi esas ve şartlar dairesinde verileceğinin ayrıca İlân edileceği bildirilmiş hu Ilınmakta dır.
Tesblt olunan esaslar aşağıdaki gibi İlân olunmuştur.
1 — Fındıktan yağ İstihsal ve bu yağları rafine etmek İsteyenlerin İlânın neşri tarihinden İtibaren bir hafta içinde Bakanlığımıza yazı U₺ müracaat etmeleri ve İzin verilmek için bildirilecek şartlan öğrenmeleri lâzımdır.
2 — Yapılacak müracaatta aşağıdaki malûmat da bildirilecektir:
A) Fabrikanın bulunduğu yer
B' Fabrikanın hâlen çalışmakta olup olmadığı, ve çalışıyorsa hangi tarihte faaliyete geçirilebileceği,
C) Fabrikanın istihsal kapasitesi ve burada fındık yağından başka yağ istihsal ve Taline edilip edilmediği,
Ç) Fabrikanın 1045 yılı Ağustos ayı sonunu kadar ne rnikdar fındık yağı İstihsal ve rafine ettiği,
n> Fabrikanın fındık yağı tasU ve rafine etmeği temin bakımından İşleme durumu veya istihsalinde kullanılacak fındıklara göre elde edlle-gclen yog randıman nlsbetlerl hakkında izahat,
E) İstihsal ve rafine edilmek istenen her fındık yağı partisi İçin maliyet flatlnl gösterir tafsilâtı cetvel imalâtçı kân dahil âzami satış flatl,
F> Fındık yağını sertleştirme bakımından fabrikanın tesisatı bulunup bulunmadığı,
G) 31/8/1945 tarihinde fabrikada mtvcut fındık ve fındık yağı mikdan,
3 __ Yukarıda yazılı esaslar dairesinde yapılacak müracaatlar üzeri-
ne İmal, kontrol, fiat ve bu husustaki tebliğin 14 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Bakanlıkça gösterilecek yerlere satış şekillerine dair tesblt edilmiş olan şartlar ilgililere bildirilecek ve bu şartlan kabul ederek lüzumlu taahhütte bulunacak olanlara gerekli izinler verilecektir.
(12397)
—. ŞÜMERBANK —
YERLİ MALLAR PAZARLARI
MÜESSESESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN:
Tatil Günlerinde
KEFENLİK İHTİYACI OLANLARA
Pazar gürüerBc diğer resmi tatil günlerinde magmalarımız kapalı bulunduğundan ölüm vakalannda kefenlik tedarikinde müşkülât çekildiği göz önünde tutularak İstanbul Bahçckapfda Sümerhandakl MüMsesemiz Merkezinde kefenlik ihtiyacını temin edecek bir nöbetçi memur bulundurulması tedbiri alınmıştır.
Bu gibi ihtiyaç sahiplerinin ibrazı içabçdçn vesaikle ve bedeli mukabilinde kefenlik tedarik etmek üzere Sümerhandakl giriş muhaline baş vurmaları açıklanır.
[
İstanbul Belediyesi ilânları
Keşif bedeli
49907,77
İlk teminatı
3749.83
]
30195,95
2264,70
I Tekel U. Müdürlüğü ilânları |
1 — Kabataş idare binası haricî demir pencere imali İşi kapalı zarf usuliyle yaptırılacaktır.
2 —* Muhammen bedel 44890.25 lira olup muvakkat teminatı 3367 liradır.
3 — Eksiltme 2. 10. 945 salı günü saat 11,30 da Kabataş ta genel müdürlük levazım şubesindeki alını komisyonunda yapılacaktır.
4 — Eksiltmeye girebilmek için taliplerin bundan evvel asgari 35.900 liralık bu gibi işleri muvaffakiyetle yapmış olduklarına dair gösterecekleri vesaikle eksiltme gününden üç gün evveline kadar genel müdürlük İnşaat şubesinden ehliyet vesikası almış olmaları lâzımdır.
5 — şartlaşma her gün adı geçen şubede, Ankara, İzmir başmüdürlüklerinde görülebilir.
6 — İsteklilerin mühürlü flat teklif mektuplarını kanuni vesaikle şû-venme parası makbuzu veya banka teminat makbuzunu ihtiva edecek olan kapalı zarflarını eksiltme saatinden bir saat evveline kadar mezkûr komisyon başkanlığına makbuz mukabilinde vermeleri ilân olunur.
«Zarfların içine teminat olarak para veya tahvil konulduğu takdirde teklifler açılmadan İade edilir.>
7 — Postada vukua gelecek gecikmeler kabul olunmaz. (12221)

Cinsi____________________Mikdan.
Köşe kavsi 15 adet
Plâk turu 35 »
Kuruvazc plâk 5 »
Sağ makas 10 »
sol > 15 »
Üzeri düz vagonet 20 »
Açık arttırma ile fevkalâde satış
Azimet münasebetile mecburi satış
Eylülün 16 ncı pazar günü saat 10 da, Beyoglunda Taksim Belediye Bahçesi karşısında Benzin deposu İttisalinde Ay Dede caddesinde U No. lı Baylan Apartmanın 3 numaralı dairesinde mevcut ve M. Viktor Esvet’e alt hayli asri eşya, biblo ve saire açık arttırma 11* satılacaktır. Ondüle bir büfe, bir vitrin, bir masa ve alb sandalyeden mürekkep asri şahane bir yemek oda takımı, gayet zarif ve üç parçadan mürekkep defa asri genç kız için minyon bir yatak oda takımı veblr tek şi-fonyer, bir etajeri! asri divan, iki koltuk vclkl sandalyen gayet rahat iki fantezi koltuk ve konforlu salon takımı, 78 parçadan mürekkep hakikaten orijinal ve hususi tarzda Amerika İçin yapılmış Çiçekli ve bordiirlü emsalsiz bir Rozental tabak takımı, en son model kristalli gayet zarif bir yazıhane ve koltuğu, en meşhur Alman markalarından Kahla ve Altwasser markalı diğer ufak tabak ve çay takımları, alb tane gayet 2arif Viyana yemek sandalyeleri, 31 parç&Lı hakiki taye bakara ufak bir su takımı, kristal likör ve meyva takımları, iki adet poker masaları, beyaz lake güzel bir yatak oda takımı, gayet zarif ve hakiki Fransız marketerisi bir salon masası,üstü kristalli krome orta masası. Portekiz, Çin, Japon. Saks, kristal bakara ve saire hayli biblo ve vazolar, tül perdeler, ve siyah Istorlar, iki adet haiclki Avrupa maden karyolalar, aynalı dolap, port-nıanto, köşe etajeri, elektrik avizeler, hayli mutfak takımları, yağlı boya ve sair tablolar, 2 adet emsalsiz asrı divan ve üstündeki yatak, yorgan, İpekli örtüleri ve kuş tüyü yastıkları (Hakiki Edredon). 4 oda muşamba ve siyah Istorlar, En meşhur FIBps markalı 39 modeli « lâmablı yep yeni bir radyo, pikap ve hususi masası, Amerikanın en tanınmış Frijider markalı 4 ayak boyunda kusursuz bir elektrikli buz dolabı, Yunkers -markalı beyaz gaz finnı. Herkes ve diğer Anadolu ve Acem halitan. Fazla malûmat almak isteyenlerin. A. Bablkyan’a müracaat. Tel: 41221. 3u terazi sokak No. 12.
Deniz Okulları kayıd ve kabul komisyonu başkanlığından:
1 — Deniz Lisesi 11 çl sınıfa kaydolunan bütıinlemesiz ve bütünlemen tekmil öğrenciler seçme sınavına gireceklerdir.
2 — Deniz Lisesi birlncL sin’fa kaydolunan yalnız bûtünlemell öğrenciler seçme sınavına gireceklerdir.
3 — Gerek ikinci sınıf için ve gerekse birinci sınıf için seçme sınavları:
1D/Eylûl,945 çarşamba saat -9-12 de:
Matematik.
>9/Eyiûl/945 çarşamba saat -14-17 de:
Türkçe - edebiyat
20/EyM)]/945 perşembe saat -9-12 de: Fizik - Kimya
Derslerinden yapılacaktır.
4 — Durumları sınava girmeğe ıcabcttlrcn tekmil, komisyonumuza ka-
yıtlı öğrencilerin en geç 18/EylûL945 salı günü saat 11 de komisyonumuza baş vurmaları. (12296)
Kapalıçarşıda Nuruosmanlye ve Sahaflar kapısı arasındaki Kalpakçılar caddesi kısmındaki dükkânların çatı tamiratı.
Bakırköy İlçesi dahilindeki muhtelif yolların şose ve adi kaldırım inşaatı.
Keşif bedelleri!* İlk teminat miktarları yukarıda yazık İşler ayrı ayrı kapalı zarf usulü e eksiltmeye konulmuştur. Keşif şartname ve ekleri Fen .İşleri müdürlüğünde ve Belediye Zabıt ve Muamelât müdürlüğü kaleminde görülebilir. İhaleleri 18/9/945 şaİL günü saat 15 de Daimi Encümende yapılacaktır. isteklilerin ilk teminat makbuz veya mektupları, ihale tarihinden 3 gün evvel Belediye Fen İşleri müdürlüğüne müracaatla alacakları fenni ehliyet, şartname ve eklerini okuyup İmza ettiklerine dair alacakları belge ve kanunen gösterilmesi gereken diğ/r belgelerle birlikte ihale giinü belirli saatte Daimi Encümende ’ '
Keşif bedeli
İlk teminatı
bulunmaları.
(11671)
1 __Yukarda cins ve Tnikdarı yazılı dekovil malzemesi pazarlıkla sa-
tın alınacaktır.
2 —Pazarlık 18/9/945 salı günü saat 11 de Kabataş Genel Mûdür-dürlük Levazım şubesindeki Alım komisyonunda yapılacaktır.
3 — Şartlaşma her giin adı geçen şubeden alınabilir.
4 _ İsteklilerin belirli gün ve saatten % 15 güvenme paralariyle birlikte mezkûr komisyona müracaatları ilân olunur. (12190)
■A
1 — Ürgüp, Tokat, Teküduğ. Paşubahçe İçki fabrikaları için 18'9/94! sah günü kapalı zarf usulivle ihalesi yapılacağı İlân olunan küv. nıajluS ve kapakları işinin eksiltmesi görülen lüzum üzerine şimdilik durdurulduğu İlân olunur.(12086)
122858,60
19845,80
*
Amavutköy ilkokul binasının İkinci kısım İnşaatı.
Koska ilkokul binasının ikinci kısım inşaatı.
Keşi/ bedellerine ilk teminat miktarları yukarıda yazılı işler ayrı ayrı kapalı zarf ıısulile eksiltmeye konulmuştur. Mukavele, Eksiltme, Bayındırlık işleri genel özel ve fenni şartnameleri, proje keşif hülâsaslle buna bağlı diğer kâğıtlar vilâyet Nafla Müdürlüğünde ve belediyede Zabıt ve Muamelât müdürlüğü kaleminde görülebilir. İhaleleri 26/9/945 çarşamba günü saat 15 dc JDalmi Encümende kapılacaktır. İsteklilerin ilk teminat makbuz veya mektupları, ihale tarihinden üç gün evvel vilâyet Nafla müdürlüğüne müracaatta alacakları fenni ehliyet, şartname ve eklerin! okuyup imza ettiklerin dair alacakları belge ve kanunen gösterilmesi gereken diğer belgelerle birlikte 2490 numaralı kanunun tarifatı çevresinde hazırlıya-eaklan teklif mektuplarını ihale günü saat 14 de kadar Daimi Encümene vermeleri lâzımdır. (120481
*
17/5/944 tarih ve 4525/2853 sayılı Daimi Encümen kararlle kabul edilen hamam evsaf ve «at tarifesini değiştiren 2/8/945 tarih ve 7692'8531 sayılı kararla kabul edilen hamam fiat tarifeleri sınıflarına göre aşağıda gösterildiği şekilde tesblt olunmuştur.
DgiIJk-rdeu şimdiye kadar beyanname vererek encümende sınıflarının tesblt ettirmiş olanların en geç 30/9/945 akşamına kadar Belediye İktisat İşleri Müdürlüğüne müracaatla tarifelerini tebdil ettirmeleri lüzumu ilân olunur.
BİRİNCİ SINIF HAMAM TARİFESİ :
Yıka-
Hamam yıcı için için kııruş kuruş
'flususî ve münferit odalarda soyunup yıkanma ve kese sabun sür. Hususi ve münferit odalarda soyunup’ yalnız kendi kendine yıkanma Umumi odalarda soyunup y’kanma ve kese sabun siirme Umumi odalarda soyunup yalnız kenni kendine yıkanma Sedirlerde soyunup kendi kendine yıganma
Beş yaşına kadar çocuklardan
Yalnız banyo
Yalnız duş
KADINLAR
Odalarda soyunup kendi kendine yıkanma Sedirlerde soyunup kendi kendine yıknj.ma Beş yaşına kadar çocuklardan
İKİNCİ SINIF HAMAMLARDA TARİFE
200 50
106 —
150 50
80 —
60 —
30 —
100 —
30 —
Diyarıbakir valiliği daimi encümen başkanlığından
1 — Diyarbakır - Kulp yolunun 31+013 — 37+780 kilometreleri sında çakıl, kum, kil, ve mil'den müteşekkil malzeme İle yol kaplanması işi kapalı zan usuliyle eksiltmeye konulmuştur.
2 — Keşif bedeli yirmi dört bin dört yüz kırk bir lira elli kuruş olup İlk teminatı bin. sekiz yüz otuz iki lira on Uü kuruştur.
3 — İsteklilerin İhaleden üç gün evvel Bayındırlık müdürlüğünden alınacak ehliyet veslkalarlle ilk teminat makbuzları ve ticaret odası kayıt vesikasını ihzar ederek İbrazı lâzımdır.
4 — Teklif zarfları 28 eylül 945 cuma günü saat ona kadar daimi encümen başkanlığına verilecektir. İhale saat on birde yapılacaktır. Posta gecikmeleri kabul edilmez.
5 — Keşif şartname ve diğer evrak parasız olarak bayındırlık ve encümen kaleminde görülebilir. (12158)
ara-

Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü Fakültesine öğrenci yazılma ve alınma şartları «Yüksek Ziraat Mühendisin. «Yüksek Orman Mühendisti -
ner Hekim» yeUştlrmek üzere Ankara Veteriner ve Orman Fakültelerine Lse yrtdı), (Yatısız) öğrenci alınacaktır.
İsteklilerin l/Ekim/1945 pazartesi sek Ziraat Enstitüsü RektorlüftÜ'ne ve tcrlner işleri Müdürlügü'ne başvurnaları gerektir.
1 — İstenilen Belgeler:
a) Hangi Fakülteye ve nasıl öğrenci (Parasız yatılı, paralı yatılı yatısız) olarak girmek istediğini bildirir bir dilekçe:
b) Lise bitirme diploması veya belgesinin aslı:
c) Devlet olgunluk diploması veya belgesinin aslı (olgunluk diplomasının veya belgesinin sınav gününe kadar verilmesi lâzımdır.)
d) Nüfus kimlik cüzdanı örneği;
e) Aşı kâğıdı;
f) Örneği Enstitü Rektörlüğünden veya İl Ziraat. Orman. Vc'-erlne» Müdürlüklerinden alınacak tam teşekküllü hastane kurulu raporu;
g) İyi hal belgesi:
h) 12 aded belgelik fotoğraf.
Yukardakl yazılı kâğıtları tam lmıyan veya vaktinde getlrmıyen yahut da göndermiyenierie pulsuz ba vurmalar gelmemiş sayılır
2 — (Yatılı) Öğrencilerin yaşı 17» den küçük ve .25. den DÜ5İ1K olamaz. (Parasız yatılı) Öğrencilerin seçim sınavlarında başarı sağlamaları şarttır.
3 — Seçim sınavları Ankara’da Yüksek Ziraat Enstltüsü’nde ve İs-Yüksek tl tlsat ve Ticaret Okulu'ndn aşağıdaki
ve aVeterl-Yüksek Ziraat Enstitüsü Ziraat, mezunu (Parasız yatılı» «Paralı
akşamına kadar Ankara'da YÜK-İstanbul’da Rektörlük anına Ve-
Dz. Fb. lan genel müdürlüğünden:
Gölcük Deniz fabrikaları çırak okuluna öğrenci alın araktır
Okul üç seneliktir. Okurların tskkân libas ve iaşesi müesseseye aittir. 8analm her branşından İşçi yetiştirilir.
Aşağıdaki şartları haiz taliplerin 26 Eylüle kadar Gölcük Dz. Fb. lan Genel Müdürlüğüne müracaatları.
1 — Türk olmak.
2 — Yaşı 14 - 16 arasında olmak
3 — İlkokul mezunu olmak.
4 — Öğrencilerin yanlarında nüfus kâğıdı sureti, İyi hal kağıdı ve •
•det vesikalık fotoğrafları bulunmak. (12801)
Hususi ve münferit odalarda soyunup yıkanma kese sabun sürme Hususi ve münferit odalarda soyunup kendi • kendine yıkanma Umumi odalarda soyunup yıkanma Ve kese sabun sürme Umumi odalarda soyunup yalnız kendi kendine yıkanma Sedirlerde soyunup kendi kendine yıkanına
Beş yaşına kadar çocuk
Yalnız banyo
Yalnız duş
KADIN
150 50
75 -
125 50
60 —
50 —
25 —
75 —
25 —
tanbul'da Sultanahmet'te günlerde yapılacaktır: Türkçe (Kompozisyon) Matematik (emsali İkidir) Botanik
Zooloji
Fizik Yabancı dil
(Almanca Fransızca İngilizce) Kimya :
: 2/Eklm/1945 Salı
» » Sah
» > çarşamba
• ■ çarşamba
> ■ Perşembe
: 2
3
3
4
3
»
Perşembe
Cuma
saat
k
Tutkallı Makbuz Bastırılacak
Türk Hava Kurumu Isanbul
Vilâyet şubesinden:
Zamklı kâğıdı Türk Hava Kur umundan verilmek şarliyle (340.000) elit tutkallı makbuz kapalı zarf usuliyle bastırılacaktır.
1 — İşin tahmini Hat! (12.000) ve muvakkat teminatı (900) liradır,
2 — Eksiltme 26/Eylûi/945 çarşamba günü saat 15 de Türk Hava Kurumu İstanbul satma! m a Komisyonunda yapılacaktır
3 — Şartname Ankara ve İstanbulda Kurum Batmalma komisyonlarından alınabileceği gibi makbuz örneklerin! de görülebilir.
4 — İstekliler usulüne göre kapatacakları tekili zarflarını eksiltme
saatinden bir saat evveline kadar İstanbul Satmalına komisyonuna ver-meliflrler, (12287)
Odalarda soyunup kendi kendine yikanmu (ffl —
Sedirlerde soyunup kendi kendine yıkanma 5C —
Beş yaşma kadar çocuklardan 25 —
_______________I_____________________________________________(12257)
Deniz okulları kayıt ve kabul komisyonu başkanlığından:
1 — Deniz Lisesi birinci ve ikinci sınıfına bulundukları sınıflardan doğrudan doğruya geçen öğrencilerle bir dersten bütünlemeye kalan öğrencilerin kayıt ve kabulleri 17 Eylül 945 gününe kadar uzatılmıştır.
2 — Bütünlemeye Kalan öğrenciler en geç 17 Eylûl’e kadar bulundukları okullarda bütünleme sınavlarını verdiklerini okullarından alacaklar belge İle tevsik etmeleri lâzımdır-
3 — Bu-gibi öğrencilerin kayıtlarını yaptırmak üzere Kasımpaşada-
kİ Deniz Okulları kayıt ve kabul komisyonu Başkanlığına baş vurmaları. (11332)
■ 14.U0 de
• 9.P0 da
dışarı) oir oğ-Utnlclsı
•450»
4
. 5 _
4 __ (Paralı yaldı) Öğrencilerden (sürekli tatil süreri
retim yılı İçin üç taksitte (birinci taksit öğretim başlangıcında. Ocak, üçüncüsu Mart aylan başında» ödenecek karşılığı olarak dört yüz elli lira alınır.
5 — (Parasız yatılı) olarak seçilen öğrenciler 15 Ekim-1915 tarihin-
den önce Rektörlük Talebe ve Öğretim İşleri Âmlrllği'nden alınacak örneğe uygun bir yüklenme senedi vermedikçe Öğrenci Yurdu’na kabu» edilmezler. (100-18)
Mutlaka Kütahya kiremidi
a — Toprak evsafının üstünlüğü.
b — Modern vç teknik vasıtalarla yapılışı.
c — Birlblrlnl güzel kenelkyişl.
d — Yıllar geçtikçe güzelleşen nar çiçeği rengi.
e — Hava, Güneş, Yağmur Leslrlcrine mukavemeti f — Akıntılara meydan ver mey İşi.
GÖZ ÖNÜNE ALINIRSA YAPILAN İNŞAATIN UZUN YILLAR YENİLİĞİNİ KORUYABİLMESİ İÇİN MUTLAKA ÇATILARIN KÜTAHYA KİREM1DİLE ÖRTÜLMESİ LÂZIIMDIR.
ŞÜMERBANK KÜTAHYA SERAMİK KKRARMİK (12300) Tel: Kütahya — Keramlk
Sivas Belediye Başkanlığından
1 — Yapılacak inşaatın bedeli 10 senelik icarına karşılık olmak üzere 24608 lira 96 kuruş bedeli keşlfll fenni bastırma İmalâthanesi işi kapalı zarf usulü ile eksiltmeye çıkarılmıştır.
2 — Teminatı muvakkatesl 1845 lira 68 kuruştur.
3 — Bu İşe gireceklerin ihaleden üç giin evvel Nafla müdürlüğünden ehliyet vesikaları almaları ve bunu mümasil inşaat İşleri yapmış olduklarına dair vesikaları haiz olmaları lAzımdır.
4 — Eksiltme 26. 9 45 tarihine tesadüf eden çarşamba günü saat 15 de belediye encümeninde yapılacaktır.
5 — Zarflarım gününde ve vaktinden bir naat evvel verilmiş olması Icabeder.
6 — Postada vaki olacak gecikmeler göz önünde tutulmaz.
7 — Bu İşe nlt proje keşif ve şartname Sivas belediyesi fon dairesinde görülebilir. Alıcıların yevmi mezkûrda Sivas belediye encümenine müracaatları İlân olunur. (12125)
Bilecik Bayındırlık Müdürlüğünden
1 — Eksiltmeye konulan İş: Bilecik merkezinde yaptırılacak olan hastanenin inşaat ve tesisat İşi olan keşif bedeli 743-10 lira 30 kuruştan ibarettir.
2 — Bu işin muvakkat teminatı 4992 lira 01 kuruştur.
3 — Eksiltme 20. 9. 945 cl çarşamba günü saat 15 de hükümet konağında bayındırlık dairesinde toplaı...n eksiltme komisyonunca kapalı zarf usuliyle yapılacaktır.
4 — Eksiltmeye girecekler bu işe ait şartlassma ve buna müteferrl evrakı bayındırlık müdürlüğünde gö.eb (lirler veya 3775 kuruş bedel .—bilinde bayındırlık müdürlüsünden ?.lablllrler.
5 - 1 )00 liralık yapı işlerini ..anmış İsteklilerin eksiltme .âıden eri az iç gün evvel bir İstida ile Bilecik Bine Lit&caa bu gibi yapı İşlerini yapabileceklerine dnlr ehliyet ve İkası almaları lâzımdır.
a — Eksiltmeye İştirak edeceklerin 5. cl maddede yazılı testtik ile 945 akçalı yılına ait ticaret odası vesikası ve muvakkat Tatlarını ' avl olarak 2490 sayılı kanunun tarifatı dairesinde hatırlıya*.okları kapalı zarflarını 3. CÜ maddede yazılı vakitte- bLr saat evveline kadar eksiltme komisyonu başkanlığına mnkbııt .nukablUnde vermeleri lâzımdır.
Postala vukubulac gecikmeler kabul edilmez(15124)
Deniz okulları kayıt ve kabul komisyonu Başkanlığından:
1 — Deniz Gedikli Orta Okuluna, bulundukları sınıfta bir dersten bütünlemeye kalan öğrencilerin kaydına 17 Eylül 945 tarihine kadar devam etfllecelrtir.
2 — İsteklilerin Kasım paşadaki Deniz Okulları kayıt v« kabul ko-mlayonuna baş vurmaları. (1194»
Sayıştay Başkanlığından:
gayıştayda açık bulunan 20 lira asli maaşlı kâtipliklere müsabaka İle memur alı nacaktır.
1___İHt hizmete gireceklerden orta tahsili bulunanlar 15 lira. Lise
mezunu bulunanlar 20 lira ash maaşla tayin olunacaklardır.
i _ İsteklilerin askerliğini bitirmiş veya tecilli bulunmalan lâzımdır.
3 — İmtihan, hesap, tahrir ve güzel yarıdan 17 Eylül 945 pazartesi günü öğleden evvel ve sonra Sayıştay binasında yapılacaktır,
4 — İsteklilerin 15 Eylül 945 cumartesi günii saat 13 e kadar nüfus hüviyet cüzdanı, mektep «şehadetnamesi, askerlik 'tsikası, doğruluk kâğıdı, memuriyete mân! bir hastalık veya maluliyet! olmadığına dair resmi tabip raporu ve iki adet vesika fotorafı ve bir dilekçe ile Sayıştay Başkanlığına bizzat müracaatları ve Zat İşleri Müdürlüğünde bu hususa dair formülü doldurup imza eylemeleri lüzumu İlân olunur. (12050)
Ticaret Olisi llmum Müdürlüğünce Tenzilâtlı
liatla satışa çıkarılan mallar
Tatla şiş***1^ ke4rfl
Maltn cinsi
Si.
Buruşukluklarımı Nasıl Giderdim
Sülfad dö zenk Bizmut karbonat Bizmut Subnitrat
Bizmut Subgaîat
Bizmut Salisilat
Şap
Bayup Sülfür
Klorat Döpotas
Kara boya
Toprak boya «mavi» Toprak boya «yeşiln
Toprak boya «siyalı» Toprak boya «pembe-
Çivtdi boya «mavi»
iftrtt olaral

(1
c sivri f sivri
yuvarlak
* sivri
sivri
( yuvarlak Balta No: 2
v

tr
(
(
(
«
«
(
(
(
(
«
(
« «
«
(
( «
(
4
a
«
«
•c
(
«
«
(
«
(
(
(
«
«
«
(
(
«
(
(
5
(
(
«
«
(
«
c
(
«
«
«
(
(
19
19
(
«
«
«
(
(
19
c
(
(
(
(
Kazma «
(
1
c
«
2
(
«
«
«
900 Gr.
700 (
800 «
900 (
1000 (
4 Kğ.
5 a
‘5 (c
6 a
10 «
10 a
500 Gr,
900 a
1000 a
1100 a
1300 (r
1400 »
500 (
600 (1
700 (
800 (
900 a
1000 (
1100 (
1200 «
1300 (
1400 «
1500 n
1600 (
500 «
900 «
100O «
1100 «
1200 «
1300 (
1400 «
1000 «
îono «
11 no
1200 «
1300 (
1400 a
1500 «
1600 (
1700 a
1800 (
1900 (
2000 «
2100 «
2200 (
2300
2400 t
2500 «
2250
2500 «
2250 «
2500 «
2250 a
3000 «
2500 «
2250 (
f
I-
Bir ucu sivri bir ucu kazmak bir ucu kazmalı bir ucu kazmalı ik| ucu sivri İki ucu sivri bir ucu kazmalı 1 ucu balta bir ucu kazmalı 1 ucu balta
4
«
7
«
Kraft kâğıdı:
Perdahlan m imiş
Perdahlan m •' mış
Perdahlann muş
Perdahlann • ıış
Bir tarafı ' '
Bir tarafı
Bir tarafı
Bir tarafı
Adres:
Yeni VaTde han 5 inci kat İstanbul — Telf: 24234, 24235, 24236
rengi rengi rengi rengi pa.'ak geniş çizgili par’ak geniş çizgili parlak :;enlş çizgili parlak geniş çizgili
kahve kahve kahve kahve
«70x100—40 Gr.» «63X90—40 Gr.» «70x100—50 Gr.» «63x90—50 Gr.» «63x90—40 Gr.. «63x90—50 Gr.» «70x100—40 Gr.» «70X100—50 Gr.»

™ Nişataşı, Çınar caddesi —
Lü TERAKK
Vahidi
Kilosu 20 —
B 1250 —
■ 1250 —
«t 1350 —
« 1350 —
a 25 —
« 60 —
« 110 —
■ 20 —
a 115 —
« 115 —
( 85 —
« 115 —
a 100 —
Lira kuru(|
ık 9500 —
Kuruş St.
Adedi 2 50
Düzinesi 215 —
Adedi 1 —
Düzinesi 30 —
Diizlnest 75 —
Grosası 144 —
Adedi 1 50
Kilosu 90 —
Kilosu 90 —
lOBsm 2 110 —
Metresi 1800
n 1500 —
n 800 —
a 750 —
700 —
• (r 300 —
Adedt 1000 —
Adedi 100 —
Adedi 103 65
Kilosu 164 44
« 164 44
« 159 50
« 154 56
« 145 88
( 145 88
« 14.5 88
( 145 88
( 136 65
« 136 65
( 222 59
162 36
a 162 86
u 162 86
H 162 86
« 162 86
« 191 67
( 191 67
191 67
« 191 67
« 191 67
( 191 67
( 177 59
« 177 59
( 177 59
c 177 59
« 177 59
« 177 59
« 222 59
« 162 86
« 162 36
« ■ 162 86
a 162 86
« 162 86
« . 162 86
K 237 78
« 238 13
( 238 13
« 238 13
( 238 13
« 238 13
« 238 13
« 238 13
c 238 13
« 238 13
« 238 13
( 238 13
( 238 13
« 238 13
( 237 91
« 237 91
« 122 84
122 84
( 131 39
( 131 39
( 131 39
( 131 39
« 131 39
( 131 39
Ki’osu 100
100 —
( 98 —
( 93 —
« 100 —.
« 100 —
« 100 —
« 100 —
— Telgr. Tarfo. (12276)

S L 1 § • ES o
tasdikli özel Türk Lisesidir, İlk kısım
Güzellik Mütehassıslarının ve tözde “Buruşukluklara karşı" müstahzaratın ademi muvaffakiyetinden aonra
Akşamlan yatmazdan evvel. terkibine genç hayvanların hüceyre-lerinden istihraç edilen Bİ-OCEL karıştırılmış bir krem tatbik ediyorum. Bu. tıpkı cildinizin Bİ OCEL’İ gibi-dlr. Slbrtamlz otan bu cevher sayesinde tnış cildiniz beslenecek, tazeleşip gençleşecek. Bu clld gıdası, bütün dünyada tanınmış bir clld mütehassısı tarafından keşi ve hail hazırda pembe renkteki Tokalon kre-minln terkibine İthal edilmiştir. Her akşam yatmazdan evvel yegâne clld gıdası olan bu BÎOCELTJ kullanınız. Sabahlan da Tenkiekl Tokalon kremim iniz. O. cildi besler, açık mesameleri sıklaştırır ve «Makyaj» için mümkün olan en mükemmel bir esas teşkil eder. Bu İki kremin istimalinde müessir neticeler garantilidir. Aksi halde verdiğimi paranın iki misil iade olunur.
MtYOKMBON
tabiatla^
Cfi' Mide, barsak ve vücutta birikmiş yağlara, gazlara, toksinlere karşı kullanılır.
Parfümeri
lUMIl
Zayi — İstanbul Tramvay İdaresinden almış olduğum İş pasomu zayi ettim. Yenisini çıkaracağımdan eskisinin hükmü yoktur.
3038 Sille! Salih Necip Sümcryıldızı
Doktor - Operatör
Mukadder Doğumcu
Doğum, kadın hastalıkları mütehassısı. Kadıköy Moda caddesi No. 180 de her giiıı saat 14 -18 de hastalarını kabul eder.

LADY CHAT NOR’.n I
IZMİR Fuarındaki pavlyonia- | rmı ziyaret ediniz
Kanunlarda geçen adil tablratı misaller, nümuneler ve 12ahlarlle öğrenebilirsiniz. Herkese ve üniversite talebelerine behemehal lâzımdır. Taşradan isteyenler Aksarayda Karakol karşısında 1/4 No. da
Avukat Fevzi Gürsel’e mektupla müracaat edebilirler. Posta ücreti alınmaz. Ciltli fiyatı 250 Krş.
YATI MEKTEP TALEBELERİNİN
İhtiyaçları olan bütün eşyalar
Beyoğlu BURSA Pazarında
bulabilirsiniz, Ltlklâi Caddesi No. 378.
D
Beyoğlu Kaymakamlığından
1 — Beyoğlu İlçesinde çalışmakta olan çarşı ve mahallât bekçilerin.-290 takım ceket ve kllot pantalon, tozluk, kaput ve kasket diktirilecek ve 290 adet manevra kayışı satın alı nacaktır.
2 — Eksiltme 27. 9. 945 gününe rastlayan perşembe günü saat 11 de Beyoğlu kaymakamlığında müteşekkil bekçi komisyonunda açık olarak yapılacaktır.
3 — Kumaş ve astarı bekçi komisyonu tarafından verilecek olan elbise, tozluk, kasket ve kaputun dikiş muhammen bedeli 4350 Ura manevra kayışının muhammen bedeli de 1740 liradır.
4 — Eksiltmeye gireceklerin 1945 yılma alt tLcaret odası belgeslle bu gibi İşleri yaptığına dair belgeler getirmesi tazimdir.
5 — Eksiltme şartnamesi Beyoğlu Emniyet amirliğinde bekçi bürosunda her gün görülebilir.
6 — Komisyon ihaleyi yapıp yap H9nıakt« serbesttir
(12058>
Kızılay Mehtap Deniz Gezintisi
Kızılay Kısıklı Nahlve Bucağının 22'9/945 cumartesi aaşamına te hlr ettiği Mehtap deniz gezintisine Kızılay İstikl&l Bucağma İştirak etmiştir.
Bu İki bucağın birleşmesi fevkalâde bir program meydana getirmiştir. Ada ve Boğazın mehtabını tatmak İsti yenler için bulunmaz bir fırsat olan bu gezinti davetiyeler pek mahdut olup afişlerde gösterilen yerlerde verilmektedir.
NOT: Eğlence programını sanatkârımız Ferdi Tayruıun idare edeceği bu vapur 22/9/945 cumartesi günü saat sekiz buçukta köprüden hareket ederek Beşiktaş. Üsküdar, Kadıköy, ve Moda ^selelerine uğrayarak Büyükadaya gidecektir Dönüşte lstlyenlerl Küplüye çıkararak Boğaza gidecek ve sabah saat 630 da da Köprüye dö tecekllr
Sayın doktor ve eczacıların DiKKAl NAZARINA
Dr. TALAT VASFİ ÖZ'ün romadzma ve siyalike karşı hazırlamış oldtiev
Ampul serileri piyasaya arzedllmtştlr. Depo ve eczanelerde emirlerinize Smâdedir. Umumi deposu: Harbiye ismet laboratuvari. Tel: 81557.
Ağaç kesme tomruklama ve kabuk soyma işi Devlet Orman İşletmesi Bolu işletme müdürlüğünden:
1 — İşletmemizin Aladag bölgesi dahilindeki Aladağ şüyu ormanında mevcut 1625 adede denk tahminen 5504 metreküp ağacın dipten kesme tomruklama dallardan temizleme ve tamamen kabuk soyma işi açık eksiltmeye konmuştur.
2 — Açık eksiltme 19/9/945 tarihine rastlayan çarşamba günü saat 18 da işletmemiz merkezinde komisyon huzurunda yapılacaknr.
3 — Beher metre küp ağacın dipten kesme tomruklama dallardan temizleme ve tamamen kabuk soyma işinin muhammen bedeli 1 lira 78 kuruştur.
4 — Muvakkat teminat % 7.5 hesabiyle 722 lira »0 kuruştur
5 — Açık eksiltme şartnamesi orman genel müdürlüğünde İstanbul. Düzce. Oetede, Mudurnu ve Bolu, işletme müdürlüklerinde görülebilir.
8 — İsteklilerin muayyen gün ve saatte komisyon* müracaatları. (12135)
içişleri Bakanlığından
1 — Bakanlığımızca 1UU0 nüsha olarak bastırılacak olan (İdare kanunları el kltabıl adlı 40 - 50 formalık kitabın basılması kapalı zarfla eksiltmeğe konulmuştur.
2 — Tahmin edilen bedeli forması 140 Ura hesabiyle 7000 Uradır.
3 — Geçici teminatı 525 liradır.
4 - Eksiltme l/L0.'9ta pazartesi günü saat 15 de Bakanlık Levazım Müdürlğnde toplanacak komisyonda yapılacaktır.
5 — Teklif mektuplarının eksiltmeden bir saat evvelin* kadar Komisyon Reisliğine verilerek makbuz alınması gerektir.
8 — İstekliler bu işe alt şartlan Levazım Müdürlüğünden öğrenebilirler. ... (12280
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları
Anonim sosyetesinden
Yedi yaşında yarım kan bir at eğer takımı He birlikte satılıktır. Atı görmek İsteyenlerin fabrikada İdare amirliğine müracaat etmeleri ve MBHİ flat tekliflerini Sosyete Umum Müdürlüğüne bildirmeleri.mmh
Tesis Tarihi: 1879
Disiplini kuvvetli, muvaffakiyeti sabit.1 resmi okullara muadeleti _________________________________________
üçüncü aınılla başbyan yabancı dil öğretimine daha fazla önem vermek maksadlyle, bu yıl ders saatleri dışında ücretsiz, kuvvetlendirme kurları açılacaktır. İLK. ORTA ve LİSE kısımlarına yatılı, gündüzlü, kız ve erkek öğrc-/?ı kayıtlarına başlanmıştır.
F kİ öğrencilerin 15 ı-Jûle kadar kayıl İm mı y..Mkjrı(-|erı gerektir. Telefon. 811547
Çocuk hekimi doktor
Ahmed Akkoyunlu
Taksim - Talimhane palas ; Telefon- 82627
SATILIK HURDA EŞYA
Dariişşafaka Lisesi Müdürlüğünden
Okulumuzda mevcut hurda demir, cam, fayans, ahşup deri, kösele muhtelif eşya ve kitaplar açık müzayede İle satılacaktır. İsteklilerin ■■ 18 Eylül 19ta salı günü saat lü da okula gelmeleri ilân olunur im

Comments (0)