Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!
Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!
Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!
Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!
Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!
Eli Tege Kuvvet Şurubu
11 inci Yıl, No. 3613
HÜRRİYET VE HAKKIN YILMAZ MÜDAFİİY1Z
Sayısı t 10 Kuruş
CUMA Sahibi: Safa Kılıçhoğlu
15 İdare: Nuruosmaniyo No: 17
NİSAN Tel adresi: «YENİ SABAH» İSTANBUL
1949 Telefon ı ÎO7B5
GENEL ZAFİYETTE, NEKAHAT HAL. LERİNDE, DERMANSIZLIK VE SINIR ZAFİYETLERİNDE KULLANILAN BİR kuvvet şurubudur.
Türkiyeye verilen kat'î teminat
: Suriyede fes : ve peçe yasak
ediliyor
Muhtekirler de idam
GELİR VERGİSİ
Dünkü münakaşalı celse
Amerikanın, Türkiyenin toprak bütünlüğü ve siyasî bağımsızlığına gösterdiği esaslı alâka azalmıyacak
edilecekler
Tekaüd maaşlarından vergi kesilmemesi teklifi tartışmalardan sonra reddedildi. Hususi hastahanelerden vergi alınacak
Yine Gelir
Vergisi Kanunu
eni gelir vergisi kanununun bankalardaki tevdiattan muayyen bir
miktarı aşanları vergiye tabi tat ması ve bunun için de banka esrarının açıklanma zarureti olmasının ne kadar ağır tesirler yaratacağını ve iktisadi hayatı adeta felce uğratacağını dün etraflıca teşrih etmiştik. Mes’ele, yurdun ekonomik gelişmesi bakımından, çok hayatî bir ehemmiyeti haiz olduğu için yeni kanunun hüküm leri üzerine tekrar dönmekte fay da görüyoruz.
Bir memlekette vergi sisteminin değiştirilmesi daima çok mühim bir hâdisedir. Tasavvur buyrulsun ki Fransa gibi kapitalist ve mâliyesi asırlardır inkişaf etmiş zengin bir memleket bugüne kadar, en köhne ve âsânâtika dan sayılacak bir vergi sistemine tâbi olarak yürüdü. Mevcut bir rejimin fenalığı hususunda, herkes nazariyatçı-lar ve tatbikatçılar mutabık oldukları halde bir türlü mevcuda dokunulmak İstenilmiyordu. Verimsiz, adaletsiz bir tarzda ısrar olunuyordu. Çünkü alışılmış kötü ve âdil olmıyan bir vergi yeni fakat alışılmamış daha âdil bir vergiye tercih ediliyordu.
Bir de halihazırda yürürlükte olan vergi sisteminin verimsiz ve hele adaletsiz olduğu hiç şüphe götürmez.
Maaşlı, ücretli şahıslar, ka-sançlan çok mahdut olduğu halde Türkiyede en çok vergi verirler. Bir memurun derecesi yükseldikçe maaşının yüzde otuz beşine kadarı hükümetçe vergi olarak alınır. En yüksek memurun yılda eline geçecek maaş miktarı da nihayet sekiz bin lirayı geç mez. Şu halde bunun takriben (3000) Mrasını maliye İstirdat e-der. Halbuki yılda on bin, hattâ yüz bin liralar kazanan nice kim seler vardır İd bunlar devlete bazen yılda beş yüz lira hattâ daha az bir takım gülünç denilebilecek rakamlar ödlyerek cemiyete olan borçlarından sıyrılmış bulunurlar. Bu açık adaletsizlik hattâ haksızlığa son vermek kadar dürüst ve zaruri bir hareket tasavvur edilemez. Amma bunu yaparken çok ihtiyatlı ve uyanık olmak lâzımdır.
Beyanname usulü yurdumuzda umumileştirilince bunun icaplar^ m yerine getirmek çok müşkül o-lacaktır. Istanbulda hâlâ maktu’ vergiye tabi olan mükelleflerin •ayısı (•0.000) civarında İse be-yannameliler ancak bunun beşte biri kadardır. Yâni beyanname usulü, birdenbire «anılacağı kadar, öyle umumi ve şuıiullü değildir. Beyanname İşi mükellefler» bir çok külfetler yuklemek-tedlr- Türk mükellefi hele küçük ve muUvawt esnaf bu na hlc alışık değildir. Büyük firmalar da çok mtakUudUr beyannameyi haldkalo tam ayna oUoılı wk||. de vermesin. Bu vaziyet karşı-sında çaresiz’ resen takdir yo|u alıp yürüyecektir. Bu yüzden batine İle mükellef arasında binbir niza’ çıkacaktır. Bir çok müesseseler hakiki bir tarzda veya muvazaa yolu ile el değiştirecek ve hükümet umduğu vergiyi tahsil edemlyecektir.
Banımda dikkati çekecek bir nokta da şudur ki vergi nisbetle-ri yeni kamınla çok yükselilmiş bulunacaktır. Belli miktarlardan sonra bu tempo yüzde kırk beşe kadar fırlamaktadır. Alışmadığı böyle bir baskıya birdenbire tâbi olanlar yukarıda temas ve İma etmek İstediğimiz bir takım hl-lel£ yollara sapacaklardır. Esa-&ca İstanbulini sayın Defterdarı bu hususta yazdığı bir kitapta tatbikatın kendisine verdiği salâ-
VDevamı 8a. s 8ü. 4 d»)
Dışişleri Bakanımıza teminat veren Başkan Truman Amerika Dışişleri Bakanı Acheson-1a görüşürken
Sadak'ın beyanatı
Amerikanın yaptığı askerî ve ekonomik yardımdan dolayı Türk milletile hükû-r metinin şükranını bildirmek isterim
Vashlngton: 14 (a.a.) (afp) — Türkiye Dışişleri Bakanı Necmed-dln Sadak, salı güntl Amerikan Dışişleri Bakanı Dean Acheson ve çarşamba günü başkan Truman İle yaptığı görüşmeler sonunda yeni ve belli bir mlllctleraraaı anlaş -
ma olmasa bile Amerika'nın Tür- lerarası durum karşısında Tür -kiye’nin toprak bütünlUğ-üne ve klye’ye askeri yardım programı siyasi bağımsızlığına gösterdiği e- nın devam etmesinin Amerikan saslı alûkanın azalmıyacağı huBu dış siyasetinin en faal ve İcarakte sunda teminat verilmiştir. Bundan rlstik veçhelerinden birini teşkil başka Amerikan idarecileri Nec- ettiğini bildirmiştir.
meddin Sadak’a bugünkü millet -|_____________(Devamı Sa. 5 Sü. 8 de)
Pahalılık ve Belediye
Ticaret Bakanının ithamını alâkalılar mevzuatı bilmemesine delil sayıyorlar
Perakendeci Kasaplar Cemiyeti Bajk'anı, koyunun 500, kuzunun 430, sığırın da 240 kuruşa satıldığı
Ticaret ve Ekonomi Bakanı Cemil Sait Barlasın İstanbul Belediyesini pahalılığa mâni olama inakla itham eden telgrafı, alâkalı çevrelerde geniş tefsirlere yol açmıştır. Bakanın Belediyeyi bu şekilde itham etmesinin, mevzuatı bilmediğine delil sayılabileceği dahi söylenmektedir.
Hükümetçe pahalılığa mâni ol inak yolunda alınan tedbirlerin semeresiz kaldığı ortada dururken, Bakanın bu yolda Belediye yi suçlu telâkki etmesi, halk a-rasmda da hayretle karşılanmıştır.
Dış ticaretimizin mütevaziu bir hale getirilmemiş olması, büdçe ahenksizliği ve paranın ıs tikrarsızlığı bugün için pahalılığa sebep olarak gösterilen başlıca üç sebeptir.
Alâkalılar, herşeyden evvel Ticaret Bakanının dış ticarette mu
jını bildiriyor
vazeneyi temin etmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedirler.
Diğer taraftan Ticaret Bakan İlgınca, neşredilen Jconjonkttlr> dergisinde pahalılık bakımından İstanbul vilâyeti 15 inci gelmek tedir.
(Devamı 8a. S 8u. 1)
Birleşmiş Milletler toplantısı
Kus delegesi Gromiko,
Atlantik devletlerini itlıam etti
Flushing, 14 (AP.) — Birleşmiş Milletler Genel kurulunun dünkü toplantısında söz alan Sov yet delegesi Andrei Gromiko kuzey Atlantik paktı devletlerini Rusyaya karşı bir atom savaşı hazırlamakla itham etmiştir.
Sovyet delegesi şöyle demiştir:
«Kuzey Atlantik paktı akidle rl memleketlerin «avunma işile telif edl 1 emiyocek geniş ölçüde tedbirler» baş vurmaktadırlar.
Bu husus bilhassa Birleşik Amerika, İngiltere vo Fransa (Devamı 8a. o 8u. 1)
Şam: 14 (Hususi: muhabi- ( rlmiz Mehmet Ataker bil- , diriyor,) — Suriye inkilâb J hareketleri sükûnetle devam ( etmektedir. Albay Hüsntl J Zaim, Bu hareketlerinde Ke- ‘ mal Atatürk’ün yolunda yü- ■ rümek azmindedir.
tnkilûplaruyuzdan mülhem ' olarak erkeklerin fes ve ke fiye giymeleri, kadınların pe çe kullanmaları yasak edin lecektir. Albay, bana verdiği beyanatta şunları söyledi: « Yabancı istikrazlarla ordunun motörize edilmesi hususunda elimden gelen gayreti esirgemlyecegim. Hâriciyemizde tasfiye yapacağım. Vatan haini tanınan kimselerin mallan sureti kafiyede müsaddte olunacaktır. Tür -klyeden sonra Orta Doğu da kuvvetli antl komünist bir hat Suriye tarafından kurul ac aittir.
Memleketin gelişmesi, iktisa dİ vaziyetin düzenlenmeslle mümkündür. Muhtekirleri 1-dara cezalarlle bekliyorum.» YENİ KABİNE
Şam: 14 (aa.) — «United Press»: Fayid El Attassl, yeni kabineyi kurmaya me • nur edilmiştir. El Attaasl Halkçı Partinin lideridir.
Ankara: 14 (Telefonla) — B. M. M. bugün Feridun Fikri Düşünselin başkanlığında toplandı bazı üyelerin mezuniyetleri hakkmdaki Başkanlık tezkeresinden sonra Ingiliz Lordları ve Avam Kamarası başkanlıklarından gelen ve 8 kişilik bir milletvekili gurubunu dâvet eden mektupları okundu. Heyetin 25 Mart salı gü nü Londrada bulunmalarının mü nasip olacağını kaydeden bu mek
tuplar tasvip edildi. Başkanlık gereğinin yapılacağını bildirdi, gündeme geçilerek Dr. Fahri Kur tuluşun İstanbul Tıb Fakültesi proje müsabakası ve Sinan Teke-lloğlunun 1609 sayılı kanunların meriyeti hakkmdaki sorulan tehir edildikten Bonra gelir vergisi kanununun müzakeresine devam edildi.
Dünkil oturumda intaç edllemi yen 41 maddenin 3 fıkrasında iş-
le ilgili olmak üzere tüccann ma ruz kaldığı tazminat ödem’ leri ve tahsil edemediği alaca klan kârdan düşürmesini derpiş eden fıkrası uzun tartışmalara sebep oldu. Hazım Bozca Afyon ve Vehbi Sandal Niğde bu fıkradaki mukavele ile bağlı olan işten mü tevellit tazminler yerine müktf-lefe itimad telkin eden ticari akit kaydının konulmasını istediler.
(Devamı Sa. 5 Sü. î de)
Romanyada hayat
Bükreş Büyük Elçimizin beyanatı
Türk tebeasına çıkış vizesi verilmiyor. İstihsalde büyük düşüklük var
Korkunç bir cinayet
Bir başöğretmen karısını kaynanasını ve kayın pederini öldürdü
İzmir, 14 (Telefonla) — Bugün Öğleden sonra Akhısarın Ballıca köyünde korkunç bir cinayet işlenmiştir. Ballıca köyü baş öğretmeni Hüseyin Gülyak-maz bundan bir müddet evvel Zeynep adında bir kızla evlenmiş ve kayınpederinin evine iç güveysi girmiştir. Aradan iki ay kadar bir zamajı geçince, ge çimsizlik başlamış, baş öğretmen, kayınbabasmm evini ter-kederek okulda yatmağa başlamıştır. Hüseyin bugün refikası Zeynebi almak üzere kayınpederinin evine gidince çıkan bir mü nakaşa sonunda Hüseyin Gül-yakmaz tabancasile evvelâ ka-yınvaldesi Ayşeyi, karısı Zeynebi ve en sonunda kayınbabası Mehmedi kurşunla yaralıyarak üçünü de öldürmüştür.
Hüseyin, işlediği cinayetten sonra evin bahçesinde kendisi de düşerek elindeki tabanca İle yaralanmıştır. Yaralı Hüseyin akşam üzeri Manisa Memleket hastalıanesine kaldırılmıştır.
Savcılık tahkikata el koymuş tur.
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 de)
Bükreş büyük elçimiz Hulûs’ Fuat Tugay evvelki gün mezû nen Romanyadan şehrimize gel • miştir .
Bu akşam Ankaraya gidecek c
lan Bükreş elçimiz dün kendisiyle görüşen bir muharririmize muh telif mes'eleler hakkında şu be*
yanatta bulunmuştur.
Türk — Rumen münasebetleri
«— Romanya ile Türkiye arasındaki siyasi münasebetler not male yakındır. Hâlen Romanya» da Bükreşteki sefaretimizden baş ka, Köstencede de bir konsoloslu
ğumuz bulunmaktadır. Ayni zamanda geçen yıl memleketimize
Bay Hulûsi Fııat Tugây muharririmizle ğörüşilyof
Şilepçilik işletmesi kaldırılıyor
Ulaştırma Bakanlığının neşrettiği tebliğ
Ankara: 14 (A.A.) — Ulaştırma Bakanlığından tebliğ olunmuş tur:
1 — Son zamanlarda hariçten alınan ve alınmakta bulunan gemilerle deniz ticaret filosu tonajımızın günden güne artmakta ol ması gözönünde tutularak 26.10.1946 gün ve 3/4877 sayılı Bakanlar Kurulu karariyle yürürlüğe giren 666 sayılı karar gereğince gerçek ve tüzel kişilere ait 50 hamule tonundan yukarı makineli gemilerin memleket kıyılarında yapacakları her türlü taşımalarda uygulanmakta o-lan unvanlara memleket içinde ve dışında hizmete sevk ve tah sİb sistemi 1.6.1949 tarihinden iti baren kaldırılacaktır.
Ancak memleket ulaştırmasın da vukuu muhtemel bir aksaklığı önlemek maksadile 666 sayılı koordinasyon kararı hükümleri sakb tutulmuştur.
2 — 50 - 600 tonundaki makineli gemilerle 601 (dahil) ded-veyt tonundan yukarı gemilerin navlunlarına dair olan tebliğler, 1.6.1949 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak ve 601 (da hil) dedveyt tonundan yukarı ge milerin tahsis suretilo hizmete
(Devamı Sa. 5 Sü. 7 do)
Aya seyahat
Prof .Salih Murad’a göre: “Bu, tatlı hayallerle süslenmiş bir masaldan ibarettir,
Bu hayalin hakikat olması için gereken şartlar
«Aya Seyehat» son asırlarda, ilimle uğraşsın uğraşmasın herkesin zihninde yer eden bir problem halini aldı. Sık sık bu seye-lıatin yakında mümkün olabılece ğine dair havadisler çıkıp duruyor. Bu cümleden olmak üzere geçenlerde gazetelerde yine böyle bir haber gördük. Nafen ajansının New - York’tan verdiği bir havadise göre Amerikanın «tanınmış» astronomlarından Dr.l Llyod Mots Aya seyahatin mümkün olduğunu söylemiş ve projesini şöyle açıklamıştır: I
TAKVİMDEN BİR YAPRAK:
Bu kantarın
il~c verı yeni de stroyerlerden Buchanan memlek etimize hareket etmiş bulunu-ıı “r?r^UCl reiiim(ie henüz bize teslim edilmeden evvel Amerikalı bahriyelilerin Türk a ınye Uennc geminin makine dairesinde izahat vermelerini te sbit etmektedir. Diller taraftan n curada bulunan Amerikan as keri yardım kurulu deniz grupu başkanı Amiral Settle, Kudret gazetesi muhabirine verdiği bir demeçte son harpte edinilen te orübelere göre Tiirk hava ve deniz kuvvetlerini yükseltmenin gayeleri olduğunu kendilerinin buraya Amerikan yardımını esaslı gaye üzerinde tatbik etmek üzere geldiklerini söyle iniştir. Amiral Türk subayların dan .sitayişle bahsetmiştir.
Amerika
Haftada bir Atom bombası yapıyor
Vaşington, 14 (A.A.) — (Uni ted Press): «Kimya» dergisinin nisan 1949 sayısında çıkan bir makaleye göre, Birleşik Amerika atom bombası istihsalini lıaf tada bir bombaya yükseltmeğe muvaffak olmuştur. Her bomba bir milyon dolara mal olmakta ve şimdlği stok 100 - 200 bombayı ihtiva etmektedir. Bu makalenin yazarı. Ohio kimya okulunun profesörü Campbell’dir.
Bu dergi silâhlı kuvvetler kim yagerler birliği tarafından neşredilmesine rağmen ne birliğin ne de derginin silâhlı kuvvetler le bir alâkası olmadığı belirtilmektedir.
Campbell, bu tahminlerini «bir çok kaynaklara» dayanarak yap-
Olamaz bir hanede millimin mihnıân üstüne
Diyen şair bugün hayatta olsaydı çokllon yoksulluğa karşı:
Bulmadın bir lokma, bir hırkayla bir mesken gönül Geldi biııdi sırtıma bııhrân buhran üstüne! Dlyo hayıflanırdı. Zira mübarok vatanımızda yalnız, ot, okmek, su, eüt, zerzevat, İlâç... Ilh buhranı yoktur; bir do müzmin halo gelen moskon buhranı da vardır; dovâ bu lunanııyon bu dortlor gazotolorln (tefrika hâvadlsl) denilon (arkası yarın) lı haborlorldlr. Bir eli yağda bir oli balda olanlara bu buhranlar vız gelir; kazara bir dört yanılacak olursa gözlerini fal taşı gibi o-
— Şükrodln... Şükredin! Başka momloketlorin haline bakın...
şimdi bu mazerot do yok... Çünkü dünyanın on pahalı memleketleri tabii hayata doğru gidiyorlar; Fran tada bllo hayat yüzdo elli uouzla-mıştır. Blzdo Iso alabildiğimi yük-solmodo...
Golellnı moskon buhranına... Ev, oskl yapı olursa İster on dört odalı konak olsun oskl kira hâkidir; kırk para zam yoktur. Cağatoğlu
«Aya, saatte 15000 kilometre hızında bir hava gemisi ile 24 (Devamı: Sa. 3 - Sü. 6 dış
topu kaydı!
ULUNAY
caddesi gibi şerefli oır yerao sed üstündü Evkafın kocaman evlorl vardır. Bunların kiraları İki lira, üç lira, bltomedin beş lira!... Yeni bina oldu mu? Teneke mahallesin* do olsa dayan kiraya... Ayda bin Hra Istosen hakkındır!
Aman ev kirasına dokunmıyalım* Pokl efendim... Dokunmıyalım. Ya mağazalar? Ya dükkânlar? Çorba* oı ayda on liraya oturduğu dük* kânda günde bin lira kazanır. Dük* kânın sahibi do açlıktan «hayâl-l fener, şimdi söneri» zavallının yut kunmaktan hınakları şişer!
A mani Kiralara dokunmayın... Sonra hayat bahalılaşır...
Şu mübarek hayat... Bundan faz la bahalılaşaoak değil a... Bırakın yakamızı yahu! Hiç olmazsa mağazalara, dükkânlara karışmayın! Hal kın ayağına zlnolrlo bağlı bir göl-goyo benzlyen hayat bir mağazasının yahut bir dükkânının kirası ite geçinecok olan bir sınıfı ezmekle u-cuzlatılmaz.
Yakından biliyorum: Öylo dükkânlar var kİ getirdiği para vergiye, tâmire, sigortaya yetişmiyor.
Artık horkes ölümden değil, ha-
yattan korkuyor!

Comments (0)