18 Şubat 1950
Cumartesi
SİYASİ
İKTİSADİ
Soyı 80
10 Kuruş


'A
21
Beyoğlu - Müellif Caddesi 6-8
Posta Kutusu 2100 Beyoğlu
Abone: Türkiye için «enellği 32 altı aylığı 17. üç aylığı 9 liradır Hariç memleketler iki mislidir
MÜSTAKİL GÜNLÜK GAZETE
Tesis eden: HABİB EDİB TÖREHAN
İlânlar: 6 ncı »ahlfedo santimetresi 2 liradır. İlânlardan hiçbir mos’uiiyot kabul edilmez.
Telefon: 44756 - 44757 Santral
Telgraf Adresi: Hetlo. İstanbul
İÇ ve DIŞ
POLiTiKA
_ 17/11/1950 -
Yeni Seçim Kanunu
geçtikten sonra
ENİ Seçim Kanunu, sakin
• ve olgun bir celseden sonra, Türkiye Büvük Millet Meclisinden, ittifaka yakın bir ekseriyetle geçmiş bulunuyor. Aleyhte reyleri, yalnız Millet Partisi vermiş. Demokrat Parti, millet ve memleket için daima büyük bir yisasî mesnet olmak vasfım taşıyacak olan bu gerçekten hayırlı vesikayı, kabul ve tasdik etmiştir.
Fakat, doğrusunu söylemek lâzım gelirse. Millet Partisi de, kanun aleyhine, esaslı bir itiraz serdetmiş değildir. Çünkü ekseriyet usulü yerine nisbî seçim usulünün kabul edilmemiş olması. bu kanun için bir kusur sayılamaz. Bu kanun, bu maksatla getirilmemiştir ki, bundan dolayı kusurlu sayılsın. Bilindiği gibi, bu kanunda asıl takip olunan maksat, seçim mekanizmasını emniyet altına almak ve bunu sağlayacak adli garantileri, herkesi tat rekete getirmektir.
Seçim meselesini, siyasî esaslar dahilinde halletmek yani ekseriyet usulünün yerine nisbî usulü koymak, ayrı bir dâvadır. Zaten bu öyle, son müzakere celsesinde birkaç kelime söylemekle halledilemez. Bunun için buna taraftar olan partilerin canla başla çalışmaları lâzımdır.
Eğer şimdiye kadar, seçim meselesi etrafında memlekette bir emniyetsizlik fırtınası estirecek yerde, bilhassa muhalefet partilerimiz, nisbî seçim esası lehine siyasî bir faaliyet göstermiş olsalardı, havayı bugün hem Mecliste, hem de dışarıda bu fikrin lehinde bulacaklardı. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi saflarında da. bunun ehemmiyetli taraftarları bulunduğu muhakkaktır.
Kaldı ki. eğer bu işe zamanında elkonmuş olsaydı, şimdiye kadar-ki siyasî mücadelenin zehiri alınmış olacaktı. Çünkü, mevcut siyasî partilerimiz arasında bilhassa iki başta geleni, her vilâyetten milletvekili çıkarmaya muvaffak olacaklar; bu suretle, herhangi bir vilâyetimizin merkezinde, kazasında veya nahiyesinde yaşayan vatandaş, hangi siyasî partiye mensup olursa olsun, Mecliste bir vekili mevcut olduğunu bilerek, hem partisine, hem de politika hayatına daha çok ısınacaktı.
Fakat bunu, artık istikbale ait bir nokta telâkki etmeye mecburuz, Bugün için, kaç kere birbirinden fena safhalar arzeden bir partılerarası mücadele, yeni Secim Kanununun son tekemmül merhalesinde, bizce çok güzel ve çok müspet bir istikamet almıştır.
Demokrat Parti, yeni kanunu beyaz reyleriyle takdis etmekle, memleketi huzur ve sükûna kavuşturacak ve önümüzdeki seçimleri hayırlı kılacak olan adımı atmıştı^.
Bu say nun, milletin ittifakla benimseyeceği umumi seçimlerin tarihî kapısını açmış bulunmaktadır.

1
eae, millî ölçüde bir ka-
ChurchilTin nutkundan sonra
HURCHÎLL’İN malûm se-^-zçim nutkundan sonra, mevcut Boğuk harbi durdurmak üzere bazı teşebbüslere geçildiği görülmektedir. Washington siyasî muhabirimizden aldığımız ve bu ; yıda neşrettiğimiz tafsilât dik-I -tle okunacak olursa, bilhassa Birleşmiş Milletlerdeki durumu yani Milliyetçi Çin murahhasının yerine Mao-Tse-Tung’unkini getirmek hususunda birtakım gayretler sarf edilmekte olduğunu yakından takip etmek mümkün olur.
öyle anlaşılıyor ki, garplilerin karargâhı, dünyaya ne getireceği bizzat ilim adamları tarafından tarif ve tasvir edilen hidrojen bombasının imaline ve bunun icap ettirdiği politikaya girişmeden önce, Sovyetlerç meram anlatmak yolunu, bir kere daiıa denemek fikrindedir
Washington hususî muhabirimiz G. H. Marfin'den telgrafla
Birleşmiş Milletleri ataletten kurtarmak için Fransa ortaya yeni bir tez atıyor
VVashington 17 ıHususi muhabirimiz G. H. Martinden) — Amerika ile Kusmanın arasını bulmak vazifesi ihtiyar Avrupa.va mı düşecek? Dünya hâdiselerinin gösterdiği gelişme neticesi bu suni VVashington’da sorulmaya başlanmıştır. Bahsi geçen sualin ortaya atılmasına tesir eden hâdiseleri şöyle aıra-hyabiliriz: D Batı demokrasileriyle Ruslar arasında daha yakın münasebetlerin tesisi için gayret sarfrdilmesı lâzım geldiğine dair Churchlll'in verdiği nutuk; 2) Birleşmiş Milletle, i hâlen içinde bulunduğu ataletten kurtarmak maksadiyle Fransanın sarfettiği gayret; 3) Çin meselesine bir hal çareci bulmak maksndiyle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Tryg^ e Lir’nin Lake Sûeces muhitinde gösterdiği faaliyet; 4) Avrupa matbuatında, bilhassa Londrada çıkan •‘Times” gazetesiyle Parlate çıkan "Le Monde” gazetesinde, son zamanlarda neşrolunan ve Amerlkayı tenkid eden makaleler. Bahsi geçen yazılar Washington mahafilinin gözünden kaçmamıştır. "Times”, kullandığı sert lisandan dolayı Acheson’u tenkid ediyor. "Le Monde,, ise tarafsız )»r Balı Avrupa fikrini müdafaa etmektedir.
Çin meselesiyle ilgili gerginliğin hafifletilmesi uğruna lüzumlu adımların atılması mümkün görülüyor. Fransa harekete geçmiştir. Geçen hnfta. Fransız Sefiri Chauvel tayyareye atlıyarak Parise gitti. Chauveİ, Fransız harlcivesıne, Birleşmiş Milletlerdeki durumun vahametini anlatmak istiyordu Fransız Sefirine göre, zihniyette bir değişiklik yapılmazsa Birleşmiş Milletler çok zor bir duruma düşecektir. CbauveVin seyahati Birleşmiş Milletler muhitinde tepki uyandırmakta gecikmen» iştir. Kuomintang Çin delegesinin statüsü Ekonomik ve Sosyal Konsey’de bahis mevzuu edildiği vakit. Fransız heyeti, Amerikalılarla beraber rey verec» ğine müstenkif kalmayı tercih edecektir.
Fransız Sefiri Henri Boi.net, Vına-rikan Dışişleri Bakanlığı Birleşmiş Milletler masasında Müsteşar Hic-kerson'u ziyaret etmiş ve Fransız nok-tai nazarını anlatmıştır. Fransız tezi şııdur: Bir devleti diplomatik sahada tanımakla o devletin Birleşmiş Milletler Konseyine kabulü iki ayrı meseledir. Yani, birçok memleketler. Komünist Çini tanımadan Pckin’in Emniyet Konseyine alınması lehine rey verebilirler. Meselâ Fransanın Hmdi-çinideki vaziyetten ötürü Pekir/ı tanımasına imkân yoktur; buna rağmen Komünist Çin’in namzetliği meselesi Konseye geldiği vakit Fransa müstenkif kalabilecektir. Fakat bu usulün muvaffakiyetle tatbiki zımni tasvibine bağlıdır, edilen zaten budur.
Diğer taraftan Trygve ları yoklamaktadır. Çin meselesini bir bahane olarak kullanmadıklarını Lıe'ye temir. etmiştir, Rus diplomatlarına göre. Komünist Çin’in Birleşmiş Milletlere girmesi mühim bir ıprcnftfp mvaHestdrr.^Bu bahiste müspet bir karara varılır varılmaz Ruslar konferans masasına avdet edeceklerdir. Sovyctlorin tezine göre diplomatik sahada birbirlerini tanımayan memleketler Birleşmiş Milletler çatısı altında pekâlâ oturabilirler. Sovyetler Birliğini tammıyan bir düzüne Cenubi Amerika memleketinin delegeleri Lake Sucçes'de Rus delegeleri İle yanyana otuıuyorlar.
Şimdi, Pekin’in Konsoy'e alınması için lüzumlu ekseriyet elde edilmeye çalışılıyor. Beş rey garanti cdumiş-tir: Rusya. Yugoslavya, İngiltere, Hindistan ve Norveç. İki reye daha ihtiyaç vardır. Nahas Paşa iktidarı aldıktan sonra Mısırın bu yolda toy vereceği tahmin ediliyor. Küba veya Ekııator da Komünist Çin lehinde rey verirlerse mesele halledilmiş olacaktır. Burada hâkim kanaate gore.L Churchill’in bile Sovyetlerle konuşmayı lüzumlu gördüğü şu anda Birleşmiş Milletlerin vazifesini göremez bir hale gelişi aksi bir tesadüftür.
KonıııııİRt Çin tahdidi altında bulunan Hninrtn âflnsı
Hainan Adası
takviye edildi
Muhtemel bir komünist çıkarmasına karşı Adaya zırhlı birlikler sevkedîldi Paris, 17 (YİRS) — Haınan Adası, yakında bir komünist çıkartması beklendiğinden, zırhlı birlikler ve donanma tarafından takviye edilmiştir. Taipeh (Fornıoza ı Radyosu, Çin-deki şehirlere yaptığı yayınlarda, halkın. askeri tesislerden uzaklaşmasını mükerreren bildirmiştir. Milliyetçiler, bu vayınlarivle. hava hücumlarına başlayacaklarını ima etmişlerdir.
•tî

Dünya vaziyeti etrafında
Wastıingtonun
siyasî görüşü
0
Salâhiyetler bir kaynak, demokrasilerin önümüzdeki günlerde dikenli bir yoldnıı geçeceğini belirtiyor
Amerikanın Münakaşa
Lio de Rus-Sovyet delegesi,

Dünyanın en muazzam insan mübadelesi
Pakistan Müslüman Birliği Başkanı, Hindistanla karşılıklı
54 milyon insanın mübadele edilmesini teklif ediyor
Karaşi 17 A.A. (Reuteri — Pakistan'ın bellibaşlı siyasi partilerinden biri olan Pftkislan Müslüman Birliğinin Başkanı, Hindistan'daki 40>000.000 Müslüman azınlığı ile PA-kistan’daki 14.000.000 Hintli azınlığının mübadelesinin derpiş edilebileceğini söylemiştir.
Başkan Şoduri Haligurman, basına verdiği demeçte, böyle bir hal çaresinin tamamiyle Birleşmiş Milletler kontrolü altında tatbik edilmesi zımgeldıgint tasrih etmiştir.
Her şeyden önce muhacirlerin kân edilecekleri münasip bir yer lunmahdır.
Müslüman lider. PAkistaıı’ın kısmi
bir nüfus mübadelesine asla razı nl-mıyacağına Hindistan Hükümeti iyice kanaat getirmelidir demiştir.
Keşmir Başbakanının beyanatı

Waahington. 17 A. A. (United Press) — United Pres muhabiri. VVashington’ıın sorumlu ve yetkili bir kaynağından şu malûmatı almıştır:
Batı dünyası devletlerinin Asya memleketleriyle devamlı bir münasebet tesis etmesi mümkündür.
Sovyet Rusya hakkında söz söylemeğe yetkili bu kaynak, demokrasilerin önümüzdeki günlerde dikenli bir yoklan geçeceklerini belirtmiştir.
Sovyet Rusya ile istikbalde nazarı itibara alınmağa değer bir çok anlaşmalar yapılması mümkün ise de her hususta tam bir görüş birliği elde etmek kabil değildir.
Komünistlerin son günlerde elde ettikleri muvaffakiyetler hesaba katılırsa Birleşik Amerika ile batı dünyası vaziyetinin çok ciddileştiği tabiatiyle meydana çıkar. Bununla beraber Sovyet Rusya bir çok bölgeleri doğrudan doğruya kendi askeri kontrolü altına almış değildir. Anlaşıldığı gibi Sovyet Rusya, Mao-Tse-Tung’a okşayarak muamele etmektedir.
Yııgoslavyanuı verdiği ders
Tito'nun Yugoslavyada isyanı. Rusya için iyi bir ders teşkil etmiştir ve Sovyet Hükümetinin Çin’e karşı mülâyım davranması belki de bu dersin bir neticesidir.
Birleşik Amerika'nın siyaseti ile alâkadar muhtelif meseleleri gözden geçiren bahis mevzuu kaynak, şunları ilâve etmiştir:
rİngiltere’de dolar buhranı,^seçimleri müteakip her zamankinden daha ciddi bir manzara arzedecektlr.
Hidrojen bombası imalinin doğurabileceği neticeler. Avrupa milletlerini Birleşik Amerika kadar endişeye sevketme-mektedir.

Millî Eğitim ve maliye
bütçeleri Mecliste
Halkevlerine verilen 1 milyon 250 bin liralık tahsisatın bütçeden çıkarılması için verilen önerge, münakaşalardan sonra reddedildi
Ankara 17 (Hususi muhabirimizden) — Bugünkü Mecliste Maliye Bakanlığı bütçesiyle Devlet bütçeleri müzakere ve kabul edildi. Millî Eğitim bütçesine başlandı, fakat bitirilemedi. Konuşmalar pek hararetli geçmedi. Yalnız Maliye bütçesinin yardımlar bölümünde Halkevlerine aynlan bir milyon 250 bin liralık ödenek, muhalefetin itirazlarına uğradı. D. P. ve M P. sözcüleri çoğunluğa dayanılarak bu ödeneğin nasıl olsa kabul edileceğine göre hiç olmazsa, gideceği yerin doğru gösterilmesini ve Halkevleri yerine Cumhuriyet Halk Partisi yazılmasını istediler. Bu istekleri reddedildi. Halkevlerinin oldukça kabarık bir yekûn teşkil eden bu tahsisatını hemen takip eyleyen fasıldaki Türk Tarih Kurumuna 100 bin, başka bir yerde de Mflll Kütüphaneye 10R bin liralık ödenek ayrılmıştı. Yardımlar bölümünden yalnız Tiftik Cemiyetine verilecek 10 bin lira C. H. P. İllerin teklifi üzerine bütçeden çıkarıldı.
İlçelerde hükümet binaları için 3 milyon liralık Ödenek ayrılması hakkında verilen 50 imzalı önergeye Maliye Bakanı itirazla gen alınmasını istedi, önerge sahipleri ısrar ettiler. Ve hayli taraftar topladılar. Önergenin kabulü ihtimalleri belirdiği bir anda arka sıradan Faik Ahmet reye konulsun!., diye bağırınca C. H. P. iller büyüklerin, görerek önergenin reddi için oy verdiler.
Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinde bugün müstakil
Adıvar müstesna, yalnız C. H. P. liler konuştular. ve sadece bulundular.
Milli Eğitim Bütçesinin müzakeresini 2 ncı, Maliye Bakanlığı Bütçesinin müzakeresini de 3 üncü sayfalarımızda bulacaksınız.
Barutçu: "O halde, hükümeti tuttuğunu
milletvekili Adnan temennilerde?





Truman'ın demeci
Tasarruf yüzünden
sulbü tehlikeye
düşürmemeliyiz
"Bunun aksine hareket, yalnız cüzdanlarımızı zarara sokmakla kalmaz, fakal medeniyetin inhitatına sebebiyet verebilir’’
lâ-
in-bu-
Karaşı, 17 iA.P.i — Bir kaç gün evvel Lake Sııccessdcn dönmüş bulunan Azad Keşmir Hükümet Başkanı Serdar İbrahim Han bugün bir halk mitinginde verdiği demeçte şunları söylemiştir:
•'Pakistan Kaşmirsiz batar. Batmamız lâzımsa hiç olmazsa Kpşmlr uğrunda bir savaşta çarpışarak batalım
Londra 17 (YİRS) — Birleşik A-nıerika Cumhurbaşkanı Mr. Truman, barış için tatbik edilen Amerikan programının, savunma ve yabancı memleketlere yardım sahasında devanı etmesinin lüzumunu belirtmiştir. Truman demiştir ki:
”— Milli Savunma masraflariyle yabancı memleketlere yapılan yardımın tasarruf edilmesini İsteyenler, yanlış bir kanaate saplanmışlardır. Böyle bir tasarruf, iyi neticeler vermeyen bir siyasettir, ve yalnız cüzdanlarımızı zarara sokmakla kalmaz, bütün medeniyetin inhitatına eebiyet verir.

Rusya ile anlaşma mevzuunda
Bevin, ChurchilTe hücum ediyor
"Bir değişiklik olmadığı takdirde, yapacağımız yegâne şey, dominyonlar,
Atlantik Paktı ve Avrupa Birliği ile birleşmektir.”
için her sar-en
kadar
Londra. 17 A. A. (A. F. P.) — Dün akşam verdiği i-ki seçim nutkunda Bevin İngiltere ve Birleşik^ Amerikanın Sovyet Rusya ile anlaşmak mümkün olan türlü gayreti fettiklerini ve son hadde
geldiklerini söylemiş ve şunları İlâve etmiştir:
*’Blr değişiklik olmadığı takdirde yapacağımız yegâne şey İngiliz dominyonları, Atlantik Pakt! ve Avrupa Birliği devletleri ile birleşmektir.
Sovyetler Birliği ile bir anlaşma zemini bulamayan Bevin’in. Chur-chill’e döndüğü tak dirde İngiliz Milletini nankörlükle itham edip etmiye-ceğini soran bir hatibe. Dışişleri
Bakanı şu cevabı vermiştir:
Slr Ol iver Harvey He konuşurken
Elçisi
♦ *
İngiltere Dışişleri Bakanı Bevin» Parlsteki Londra Biiyiik
"Churchill’in benden ve bu anlaşma arzusunda bulunan Truman. A-eheson ve Fransız devlet adamlarından daha mı kuvvetli olduğunu zannediyorsunuz? Siz belki ChurchiU’ln bizim hepimizden daha büyük olduğunu farzedebil i rainiz. Ben o fikirde değilim.
Harp esnasında Moskova, Yalta ve Tahranda verilmiş birçok var ki, bugün olan müdafaa etmem.,,
Dışişleri Bakanları Konseyinden istifade etmemiş ve onların da bilahare mensup bulundukları hükümetlere malûmat vermeleri usulü zan-nınıcn sulbü korumak için en iyi vasıtadır.
kararlar

■uıuıuıtmmiıııııınııiMM
Türk talebeleri
Amman'da
Amman 17 (A.A. (Afp) — Arap memleketlerinde bir tetkik gezisi yapmakta olan Ankara ve İstanbul üniversitelerinden 29 öğrenci bu sabah Şamdan Amman’a gelmişlerdir. Burada birkaç gün kaldıktajı sonra Kudüs’e gidecekler, Eğitim Bakanı Şeyh Mehmet Eljıngit'i ve Türkiye Maslahatgüzarı Mucip Paker tarafından resmen kabul edileceklerdir.
IÇ SAYFALARDA
İKİNCİ
Seçimler ve iş politikası M. Nermi
ÜÇÜNCÜ
Sulu pamuk zlraati
Nazmi Topçuoğlu DÖRDÜNCÜ
Müzeler
Nurullah Berk BEŞİNCİ
Insanbk tarihi (Hikâye) Anatole France
Spor : Dünya futbol şampiyonasına bir bakış Sadi Karsan
Kadın - Ev - Moda
Umumî Meclis dün toplandı
saat la altında
HAI bl-
komisyona, dilenciliğin Talimatna-hakkındakl
Dilenciliğin kati şekilde önüne geçiliyor. Taksiler hakkındaki Seyrüsefer Talimatnamesi değiştirildi
İstanbul Umumi Meclisi dün te Bürhan Feleğin başkanlığı toplanmıştır.
Karagümrüktc yeni yapılan
nasında 58 müfrez mahalden alınan İşgal resmi hakkındaki teklif havale edildikten sonra men'I İçin Belediye Zibıtası meşine bir fıkra eklenmesi
teklifin müzakeresine geçüal.
Şehir için çok çirkin bir hal arzeden dilenciliğin tamamen ortadan kaldırılabilmesi için dilencilerden evvel bunlara para verenlerin cezalandırılmasını teklif edenler hile oldu. Üyeler ara? nda yer alarak müzakereleri takip etmekte olan Vali ve Belediye Reisinin verdimi izahata göre “7 yaşına kadar olanların bakımı Sağlık Bakanlığınca temin edilmektedir. Bakanlık şimdiye kadar 50 bin Hra göndermiştir. Bu hafta (m 20 bin lira yollamıştır. 7 den 14 yaşına kadar olanlarla da MIHI Eğitim Bakanlığı alâkadar olmaktadır. Bunların yetiştirilmesi İçin bir büro kurulması düşünülmektedir. Şehrin dışında kalanlar toplanacak ve tstanbulda bir müddet iskân edildikten aonrA Ann doluda açılacak İş kamplarında çalışmağa sevke-dlleceklerdir. Çok yaşlılar İçin ayrıca bir karar verilecektir.0
Neticede dilenciliğin men I hakkında Belediye Zabıta Talimatnamesine fıkra eklenmesi hakkındaki teklif vanln Komisyonuna havale edildi.
Bundan sonra şehir İçinde taksi
mobülerinln tAbl olacağı kayıt ve şartlar hakkındaki komisyon raporunun m*) sak erenine geçildi,. Araların aracında şoförlerin tarafını tutanlara da tesadüf ediliyordu.- Belediye Seyrüsefer Şubesi Müdürünün verdiği izahat ulnlendikten sonra bazı şoförlerin fazla para İstedikleri veya müşterilerini yolda bırakarak fena muamele yaptıkları clhelle ehliyetname alacak olanlar hakkında daha titiz davranılmam ve geren taksilerin gerekse dolmuşların çalışmalarını tanzime yarıvacak maddelerin Belediye Zâbıta Talimatnamesinin seyrüsefer kısmınn eklenmesi kabul edildi.
Bundan sonra Belediye varidatındaki 1.648.320 Hra fazlalıktan lal fade edilerek. tiyatro, gazino, yapı, istimlâk döşeme ve demirbaş faslına 300 bl.ı. 500 bin, 5 yıllık imar plânı mucibince istimlâk bedeli olarak 550 bin genel aydınlatma lâmbaları bedeli olarak 50 bin. şehir sulan masrafına 100 Idn, Darülaceze blltçe açığına 125 kişi de diğer fasıllara re 1,420.140 liralık ek
daki bütçe komisyonu, ve imar plânı tasdik edilen mahallerde yapılacak inşaat hakkındaki imar komisyonu raporları kabul edildi.
bir Ka-
oto-
bin ve muteba-nlt olmak üze-ödenek hakkin-
Seyyahlar için tedbir alınıyor
Pazart®»! günü Britanlo vapuriyle limanımıza gelecek olan turistlere icap eden kolaylıkların gösterilmesi huşu-sunda dün Vali ve Belediye Reisinin başkanlığında. Denizyolları Emniyet, Gümrük Muhafaza. Yolcu Salonu, Turizm Kurumu ve Merkez Bankası temsilcileri bir toplantı yapmışlardır.
Gelecek olan turistlerin memlençtl-m İlden iyi bir İntiba İle ayrılmaları İçin her türlü kolaylıklar gösterileceği gibi taksi ve tercüman İşleri de yoluna konmuştur. Merkez Bankası memurları da turistlere döviz hususunda âzami teshil At göstereceklerdir. Bu meyunla a-lınan tedbir ve kolaylık bakımından iki ehemmiyetli nokta vardır. Bunla1 dan biri seyyahların gemiden çıkarken şahsi zinet ve diğer eşyaları için bundan evvel tanzim edilen beyanname kaldırılmıştır.
Bir mühim tedbir de, bugünden itibaren şehirdeki dilencilerin toplatılarak Darülacezeye gönderilmesi hakkındaki karardır. Belediye bu hususta gereken hazırlığı yapmış bulunuyor
LlnnahTıı mezun babında dua eden Pakistan erkanı.
Amerikan-Bulgar siyasî münasebatı çok gergin
Amerika, vermiş olduğu notanın cevapsız bırakılmış olduğunu bir kere daha hatırlattı
VVaahinglon 17 AA. «United Press» — Birleşik Amerika Hükümeti dün akşam bir kere daha Bulgar Hükümetine müracaatla Sofya’daki Amerikan Elçisi Donald Heath’c karşı yaptığı suikast ithamlarından vazgeçmesini talep etmiştir.
Bulgar Maslahatgüzarı Peter Vou-tov Dışişleri Bakanlığına davet edilerek, Heath’e karşı yönetilen ithamlardan vazgeçilin ediği taktirde Birleşik Amerikanın Bulgariatanla münasebetini kesmeye mecbur olacağına dair ocAk aynıda Bulgar Hükümetine verilen Amerikan notasına
Hükümetinin cevap vermediği hatırlatılmıştır.
Birleşik Amerika bu hususta bir tavır takınmadan önce Voutov’a Hükümeti İle istişare fırsatı verilmiştir
4. Madde programı, Meclis Dışişleri Komisyonundan geçti

1 \
11
t Jİ * İ!’'
Wa«hinglon, 17 A A. (AFP) — Meclis Dışişleri Komisyonu dürı geri kalmış bölgelere yardımı tazammun eden Truman’ın dördüncü maddesinin tatbikini tasvip etmiştir.
Çocuk — Rurusı ıııt?. Spor sanıyı.
ilıtijar — Allah! Allah! Benim gençliğimde saraylarda gayet nazik blı iisaıı kullanılırdı...
Sayfa 2
YTCNt İSTANBUL
Şubat IflM
Seçimler ve
TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi henüz (inâılnıamıçtır. Seçimlerin ne oamu yapıl a cağını da bilmiyoruz. Fakat bir çok sahi tfar İm İlde yapılan toplantılardan» söylenen nutuklardan» basını-mır.da çıkan yatılardan seçim hazırlıklarına Kirilimle oldu A ıımnıu anlıyabilirlı. Bir kaç hafta sonra da seçim yolu İle no yapmak fikrinde oldugumusu öfrrmıml» oluca-
Biliyorsunuz kİ: seçim» ne Adet yerini bulsun diye yapılan bir gösteriş. ne de halkın egemenliğini nazarî bakımından hatırlatmak Içİıı uydurulmuş bir formaliteden İbarettir. Ortada sağlımı, aııa çizgileri tam bir aydınlıkla belirtilmiş tezler olmadıktan sonra hiç bir seçimin gerçekten mânası yoktur. Saray adına Süit Paşanın o-kııduğu nutukla 19 mart 1877 dr açılan ilk millet meclisi (Meclisi Mebusum) imiz seçimle nıcydanıı gelmişti. Bu seçimlerle zamanımıza kadar yapılmış olan seçimler arasında, çeşit çcflt hâ (liflilerden doğmuş bir takım teknik farkları tabiî görmek lâzımdır. Zaten bunun öyle birinci derecede bir e-henııniyetl de yoktur. Asıl ehemmiyetli nokta; seçimlerimizin» öteden beri, tam o nünün en büyük hayat dâvasını, dalın doğrusu, on kudretli konusunu dile getirmemiş olmasıdır. En elverişli, dışarıdan bakılınca akla ve muntıgn en uygun seçimlerimiz yalnız parti programlarına göre yapılmıştır.
Parti programları, hepimiz biliyoruz; vatandaş hürriyeti, mülkiyet hürriyeti, vicdan hürriyeti, ilh, gibi genel kavramlar üzerine kurulmuştur. Geniş bir hareket cephesi yaratmak İçin do programların başka türlü »apılnmıya-eofcını söylemek İsteriz. Fakat bu genel kavramların tahliline girişildi mİ, dâvanın rengi hemen değişir. Söz gelişi hür bir vatandaş 50 IğlI bir iplik atölyesi kuramaz. Mülkiyet hürriyeti vardır, ama, bu gecekondular nedir? İter vatandaşın link eşitliğini kabul ediyoruz, fakat yabancı (?) kadınlarla evlenmemek şartlyle.. Bu örnekleri İstediğimiz kadar çoğaltabiliriz. Bu görüşlerin çoğu bize Ortaçağın lonca ve aile zihniyetinden miras kalmıştır, ve demokrasi anlayışlylc lılç bir münasebeti yoktur. Halkın bilmek İstediği şey parti programından ziyade, bütün topluluğu birinci derecede ilgilendiren, hattâ onu telâşlandıran, u-yutnııyajı hayat dâvalarının, parti görüşü, parti programı bakımın dan, ne şekilde tefsirlendlrildlğidir.
Onun için seçimlerde halk yığınlarının yalnız programlara göre cephelenmelerl. hiç bir demokraside, kâfi değildir. Eğer demokrasi yalnız parti programlarından başka bir şey olmasaydı, büyük masraflarla yapılan ve halkı l.şln den, gücünden, dinlenmesinden, eğlencesinden, isterse blı gün için olsun, alıkoyan seçimlere en ufak bir lüzum bile görülmezdi. Çünkü: parti programları her gün değişen şeylerden değildlı Arada u fak tefek değiştirmeler yapılmışsa, bunlar da ana prensiplere göre son derecede ehemmiyetsizdir. Partiler, ana fikirlerini geliş» güzel değiştiremezler. Böyle bir değiştirme teşebbüsü tehlikesiz değildir. Çünkü; bu, ne kadar kudretli olursa olsun, partinin kendi kendini İnkâr etmesi demektir.
Bir seçimde geniş ve ezici bir çoğunluk kazanan bir partinin.
KISA
HABERLER
Frauaanın eski Genelkurmay Başkanı hakkmdaki tahkikat
Parla 17 (AP) — General Genrges Revem» kendisi Fransız Ordusunun Genelkurmay Başkanı olduğu zamanlarda hiçbir Ingiliz veya Amerikan gizil evrakının, karargâhtan çıkmadığını dün. Parlâmentonun tahkik komisyonu huzurunda teyit etmiştir.
Revera geçen sene Hindlçlni hareketleri hakkında vermiş olduğu bir rapordan sonra bu makamdan ayrılmıştır.
Paasikivi'nin seçilme*), komünistleri kızdırdı
Helsinki 17 (AP) — Fınlânalya komünistleri dün. Başkanlığa' tekrar Juho Paaalklvl’nln seçilmesini Rueyaya kar-gl bir nümayiş olarak vaeıfîandırmış-lardır.
Kanada P tır lâ men tosu açıldı
Ottavva 17 A A. (Afp) — Kanada Par* lâmcntosu dün Genel Vali Vikont Alexandcr of Tunls tarafından açılmıştır. Vikont Alexander nutkunda, Kanadasın gümrük duvarlarını bertaraf etmek İçin sarf ettiği gayretlere devam edeceğini söylemiş ve içtima) sigortaların temin ettiği menfaatlerin genişletilmesini hedef tutan yeni kanunlar Üzerinde durmuştur.
Vali nutkunda, savunma hazırlıkları lçm yapılacak ve milletin mukavemet kudretini tehdit etmekle neticelenecek aşırı masraflardan sakınılmasını da tavsiye etmektedir.
Birrnanyada seçimler geri kaldı
Malbourne 18 (YİRS) — Birmanya seçimleri, memlekette hüküm süren emniyetsizlik yüzünden, gelecek seneye hırs kılmıştır.
Amerika, Alman emlâkini İade
• ’ Hi-k üzere
Berlin 17 (YİRS) — Waahington’dakl yetkili çevrelerden bildirildiğine göre, zaptedllen Alman emlâkinin iadesi için Amerikan Kongresine sunulacak kanunun tasdik edileceği kuvvetle muhtemeldir.
Polonyanm Birleşmiş Milletler nezdlndeki eski delege*!
A iner i kay a sığındı
Waahlngton. 17 A.A. (U6IS) Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, Po-lonyanın Birleşmiş Milletler nezdlndoki delegasyonunun eski üyesi olan Alcxan-der W. Rudzlnskl'ye isteği üzerine A-mcrlkada kalmak için müsaade etmiştir.
Sovyet - Çin anlaşmasının gizil cephesi
New-York. 37 A.A. (USİS) — New-York, Times gazetesi bugün Paris mahreçli bir haberinde Sovyet - Çin anlaşmasının gizli ekleri hakkında şunları bildirmektedir:
Çlnden Sibirya ya muvakkat bir zaman İçin büyük bir işçi kafilesinin gönderilmesi. Bu İşçilerden takriben 300 bini yola çıkarılmıştır. Çin ordusunda, gizil polisinde ve komünist partisinde Sovyet ‘'müşavirlerine’* salâhiyet verilmesi ve bir hjırp vukuunda yedi Çın limanının Rus kontrolü altına konması.
iş politikası
Yazan : M. Nermi
programı değişmediği halde, ikin cl seçimde tanı bir bozguna uğraması, demokrasilerde sık sık görülen leylerdendir. Bu da seçimlerin programdan baıkn şeylerle İlgili olduğunu göstermektedir. Hükümet kudretini eline geçirdikten sonra bildiğini okuyan partiler, halkla kendileri arasında, elbette, büyük uçurumlar açmış olurlar. Zaten böyle durumlar, ıı-mumlyetle» normal olmıyan zamanlarda, tarih safhalarında dada sik göze çarpar.
Partiler, ezici çoğ unluklar iylo hükümet kudretini ellerinde bulundurdukları sırada bile muhalefeti ve onu bir takım noktalarda desteklemesi tahmin olunan halk meylilerini yatıştırmak ınaksmlly-la, hor zaman ufak tefek tâvizlerde bulunurlar ve bunu kendi prng-nıınhınnın bir gereği İmiş «i M değerlendirmeye çalışırlar. Hattâ sırası gelir, Lngllterede olduğu gibi, (İnha ileriye bile gidilerek, La-boıır Party (işçi Partisi) muhafazakârladır. Muhafazakâr Parti de İşçilere kayar. Demek oluyor ki: partiler yalnız seçim zamanlarında değil, aynı zamanda ve bilhassa İş başında bulundukları sıralarda da halk duygularını mutlaka hesaba katmak zorundadırlar.
Halkı birinci derecede ilgilendiren dâvalar, bir çoklarının sandıkları gibi Ortaçağ dâvaları değil, doğrudan doğruya çağının dâvalarıdır. Soııçağ tarihinde, çok geri kalmış tek tük memleketler bir tarafa bırakılmak şnrtlyle, din meseleleri İçin sokaklarda gösteriler yapanlar artık kalmamıştır. Bugünün en canlı konusu İş politikasıdır. Bizde olduğu gibi bütün dünyadaki halk yığınlarının da gözleri yalnız hıı noktaya çevrilmiştir. Bu ayın 23 ünde yapılacak olan İngiliz seçimlerinin çekirdeği. ruhu, motto’su bııdur A caba herkese l.ş vermek "full rm-ploynıent,, mümkün olacak mıdır, olmıyacak mıdır? Ve nasıl?
Churchlll'ln partisi bit noktada işçi partisi gibi İyimser değildir. Çünkü: Marshall yardımı kesildikten sonra A vrtıpada kİ İş politikasını yepyeni hır duruma göre dü- • şünmek zarureti kendiliğinden belirmiş olacaktır. Yeni İş politi kasım güdümlü İktisat fikri çerçevesi içinde düşünmeye artık İm kân yoktur. Yalnız Inglltercnln değil, Marshall yardımından faydalanan başka memleketlerin de durumu höyledir.
Marshnll yardımı, Trııman doktrini, Atlantik Paktı bir çok memleketlerin bütçe açıklarını, savunma yükünü, ticaret bflânçosunu büyük ölçüde desteklemektedir. Bu yardımların istanbulini 500 üncü yıldönümünden bir yıl Önce biteceğini hepimiz biliyoruz, bütün dünya biliyor. Her millet İş politikasını bıı duruma göre düşünmek zorundadır. Yeııl durumun mottosu şııdur: Ucuz İstihsal, jer-best rekabet.., Biz buna göre hazırlanıyor muyuz? Biz yeni seçim lerlmlze girecek olan partilerimiz İçin bundan dada İyi bir nıottn düşünmeyiz. Ve biz böyle bir tezi benimsersek tarihimizde İlk defa olarak gerçekçi bir seç.m faaliyeti göstermiş oluruz. Planlar, projeler iyi şeylerdir, ama sağlam bir İş politikası olmadan, onlar nihayet, eşsiz güzellikleriyle karanlığı kıırşılıyan akşam renklerine benzerler ve gözlerimizin önün de kısa Ömürlerini bitirirler.
Peykler İlticaları önlemeğe çalışıyor
Londra. 17 A.A. (LPSı — Çekoslovakya, Macaristan ve Kumanyadan alınan haberlere göre, mültecilerin kaçmasını önlemek İçin yeni tedbirler alınmak ü-zeredlr.
Çek Maliye Bakan Yardımcını Avustur.vaya kaçtı
Londra. 17 A.A. (LPS) — Vlyanadan bildirildiğine göre, Çekoslovakya Maliye Bakan Yardımcısı ailesiyle birlikte Avu3tur>aya varmış ve siyasi mülteci olarak kabul edilmesini istemiştir.
Hlndfatan, Nepal İle anlaşıyor
Yeni Delhi. 17 A A. ıLPS) — Hindistan Hükümeti, Nepnl’le, Ingiltere İle Nepal arasında mevcut pakta benzer bir anlaşma akdetmeye çalışmaktadır.
Müzakerelere derhal başlanacağı sanılmaktadır. .
ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Bir Geçmiş Zaman Hikâyesi
Fakat bunlar yalınkat ve düz bir mor veya yeşil değil, menevişli öbek ö-bek, perde perde koyulaşan, tıpkı usta cevahircilerin eski ve kıymetli kadın saatlerinin mineli kapaklarında tesbit ettikleri içiçe katmerleşen, koyulaşan canlı ve ağdalı morlar ve yeşillerdir. öyle ki güneşte madenî bir parıltı ile parıldayan bu hayvan kâh birdenbire en sert, en güze) lapis-la-zuli'den ve için için ışıklı hint zümrüdünden yapılmış bir heykele döner.
Yerlerde sürünen, üstü gümüşî ve hafif tüylerle örtülü kuyrukları açılmak için vücut yavaş yavaş sanki içinden kabarır, kanatlar her iki yandan kenarlara doğru şişmeye koyulur. Ve nihayet, harikulade kuyruk, fışkıran bir şelâle gibi, öyle bir inkişaf ile, öyle beklenmedik renkler ve güzelliklerle açılır ki eski zaman kadınlarının en büyük, en süslü, en şatafatlı, en nazlı yelpazelerinden daha şaşaalı manzarasiyle insana bir 25
Washington muhabirimiz G. H. Martin’den telgrafla
Amerika, Uzakşarktaki askerî kuvvetini arttırıyor
Bu bölgedeki bütün
merikan kuvvetleri,
Mac flrthur’ün kumandası altına verildi
Millî Eğitim Bakanlığının bütçe müzakeresine başlandı
Halkevlerine verilen 1 milyon 250 bin liralık tahsisatın bütçeden çıkarılmam İçin verilen önerge, münakaşalardan sonra reddedildi.
Waahington 16 (Hususi muhabirimiz H. G. Martinden telgrafla) — Asyanın cenubundaki üç memleket, Siyam, Birmanya ve Hindlçlni, muazzam bir pilâv kazanı vaziyetinde olup, bütün diğer Uzakşark memleketleri onunla karınlarım doyurmaktadırlar. Şarkın bu pilâv kazanı, dünya muvazenesinde hidrojen bombasından fazla dogllae bile, hiç olmazsa onun kadar ağır Çekmektedir.
Bunun içindir kİ Amerika, Siyam Hükümetinin, Fransa tarafından desteklenen Hindlçlni Hükümetini resmen tanımak hususunda göatetdiğl , tereddüdü dikkatle takıp etmektedir. Bangkok kabinesi,geçen gün kırk kadar bakan ve müsteşarın hazır bulunduğu fevkalâde bir toplantı yapmış. fakat kati bir karara varamamıştır, Ncw-York Tlmoa gazeUbi, Üç batı devleti Amerika, İngiltere ve Fransa sefirlerinin, Siyam Hükümeti nezdlndc teşebbüste bulunarak bu memleketin Hlndlçlnldekl Bao-Dal I-deresini acele olarak tanıması Arzusunu izhar ettiklerim haber veriyor. Bu hususta Siyamh bakanlar ayrı ayrı fikirdedirler. Başbakan Mareşal Luang, Songgram, Öao-Dai Hükümetinin derhal tanınması lehinde olduğunu açıkça boyan etmiştir. Bununla beraber, Dışişleri Bakanı Naı PoJ Sarnaln ve arkadaşlarından bazıları, bu tanıma keyfiyetinin aleyhlndedir-ler. Bu münakaşanın sonu, siyasi vaziyetin inkişafına ve Batılı büyük devletlerin Cenubi A ayaya mühim kuvvetler sevketmek kabiliyetinde o-lup olmamasına bağlıdır. Gene New-York Times muhabirine göre, Siyam Hükümeti erkânının büyük bir kısmı. Hindiçlm'de Komünist Hoşi-Mın’in galip gelmesinden korkmaktadır. Bunlar. Siytmın hudut bölgesinde artan Komünist tazvıkından dehşet duyuyorlar. Askeri kuvvetten mahrum bulunan ve Bııdha’ntn sulhÇlİ prensipleriyle dolu olan Siyam halkı ise, Şarkta Komünistlere karşı kumlan cephede faal bir vazife almakta tereddüt ediyor. Amerikan gazetesinin muhabiri, Bangkok'tan aynen şu telgrafı çekmiştir: “Burada.
Hİgl—L ‘/—Tl-
Ödenek dâvası
Celâl Bayar aleyhine Ahmet Oğuz tarafından açılan dâvaya dün devam edildi
Ankara 17 (Hususi muhabirimizden) — Demokrat Partili milletvekilleri tarafından Celâl Bayar'a tevdi edilen ödenek ve yolluk farklarından kendisine alt olan 2800 küsur liranın iadesi için Ahmet Oğuz tarafından Bayar aleyhine açılan dâvaya bugün Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edildi.
Son karara göre bugün Bayar yemin edecekti. Fakat mahkemeye gelmedi. Avukatı, yemini red ile karşı tarafa tevcih edilmesini istedi. Ve ödenek farklarının partiye bırakılması hakkmdaki kararda Ahmet Oğuzun da imzası bulunduğunu söyledi.
Ahmet Oğuzun avukatı, karar aslının mahkemeye ibrazı suretiyle bu iddianın ispatını istedi ve icabında müekkilinin yemine de hazır olduğunu bildirdi. Mahkeme, karar aslının ibrazı için kati mehil vererek duruşmayı 27 şubata bıraktı.
İngiltere Kiralının
bir taltifi
Londra, 17 (YİRS) — Yakın bir zamana kadar tstanbuldaki İngiliz Konsolosluğunda çalışmış olan Bay Edgar Vincent Rizzo, "M. B. E.“ İngiliz împeratorluk madalyası ile taltif edilmiş bulunuyor. Nişan. Bay Rizzo’ya uzun ve dürüst mesaisine karşılık oİArak 1 ocak 1950 tarihinde Majeste Kıral tarafından verilmiştir.
donanma, bir şehrâyiıı hissini verir. Vücutlarının ancak süs ve güzellik için gelişmiş bu kısmında asıl tavuk-kuşu tüyleri dediğimiz bu harikalarda mat kül renkli bir saha üstünde lâcivert mineden çocuklar tarafından çizilmiş birer kalb resmini de andıran gözler, bu kuyrukların bütün gözleri hep birden açılır ve yüksekten, havadan bize bakar.
İncecik ayakları üstünde bu azametli güzellik yükünü taşımak kendisine ağır geliyor gibi hayvancağız da titremeye başlar. Havaya kalkan bu kuyruklariyle birlikte tamamen açtıkları kaııatlariyle bütün vücutları açılmış bir âguşa döndüğü zaman, bunlar, dişilerini geniş gölgeleri içine almak istiyerek hafif ürperişlerle sendelemeye koyulur. Bu zamanlarda Hindistanla Acemistandan geldikleri rivayet edilen bu kuşların Hin-distanın ziynet merakını artık Acem mübalâğalarına vardırmış oldukları söylenilebilir.
Fakat onlar, bizim hayranlığımızdan habersiz kalan bir hal ile tel örgülerinin gerisinde, kendilerine ayrılmış sahada sabahtan akşama kadar, başları yerlere eğik, adım adım dolaşarak ve her adım attıkça ya yerlerde, ya fidanların yaprakları üstünde yahut da kendi vücutlarının üstündeki habbeleri, taneleri yahut haşeratı küçük başlarının ince gaga-lariyle bulup yiyerek, bu yemek saatlerini uzatıp bütün günlerine teş-26
n
Siyam'ın Üstün Komünist kuvvetlerine katılmak mecburiyetinde kalmasından son derece korkuluyor.”
Siyam kabinesi Batı ile işbirliğinin lehinde ve aleyhindeki cereyanları tarttığı bir sırada, Amerikan Fevkalâde Elçisi Phılipp Jessup da aynı memlekette toplanan Amerikan U-zakşark sefirlerinin gizil konferansının müzakerelerini açmıştır Bu konferans, Amerikan siyasetini yeniden tetkik etmek ve bilhassa Komünist Çın Hükümeti karşısında Amerikanın vaziyetini mütalâa etmek Üzere Bangkok’ta toplanmış bulunuyor. Bu çok mühim konferansa Amerikanın Japonya, Kore, Çin, Filipin. Hlhdiçî-nl. Malezya. Endonezya. Hlndiatan, Birmanya, Pakistan, Seylân, Avustralya, Yeni Zelânda, Siyanı vc Hong-Kong sefirleri iştirak ediyorlar.
Aynı günlerde VVashlngton’da da, kara, deniz, hava kuvvetleri kur may başkanları, Japonyada son defa yaptıkları teftiş seyahatine ait raporlarını Başkan Trumıın'a vermektedirler, Amerikan sefirlerinin Bangkok Konferansında varacakları siyasi neticeleri beklemckrlzln, müşterek Genelkurmay şefleri, verdikleri llç kararı şimdiden ilân etmişlerdir. Amerikanın, öteden beri kıymetli o-lan büyük denizlerdeki muvasala hatlarını nıııhaiazn etmek maksn le Uzakşarkta sımsıkı tutunması için verilen bu kararlar şunlardır:
1 — Vladivostok ve Dayren'de üslenen Rus deniz kuvvetleri karşısında bir muvazene unsuru olarak U-zakşarktakl Amerikan filosu takviye edilecek.
2 — Bütün bu Amerikan Şark deniz kuvvetleri, lüzumu ânında, Mac Arthur’un kumandası altına verilc-( ek.
3 — Japonyadn ve Oklnava adasında Amerikan ordusu blıİlkleri tarafından mesken olarak kullanılması için çok mühim bir inşaat programına girişilecek. Bu son karar da gösteriyor ki. Amerikan ordusu, bu bölgelerde çok uzun zaman için Yerleşmeği derpiş etmektedir.
Devlet Demiryolları barem kanunu PJecliste
Genel Miidür, diin Eskişehirde işçilerle bir konuşma yaptı
Eskişehir 17 (Hususi muhabirimiz bildiriyor) — D. D. Y. Genel Md. Galip Gürel. A ukal adan gelerek bugün iki bin işçiyle konuşmuş, bunlarla D. D. Y. baremine ait kanun tasarısının 20 güne kadar Meclisten çıkacağını, yen! haremde 7 milyon liralık bir ücret fazlası bulunduğunu, bundan ancak 8 inci dereceye kadar olanların faydalanacağını, kendisinin şahsen ayda 75 lira eksik alacağını vledi.
Amerikan “Hampsou” muhribi tzmire geldi
İzmir 17 (Hususi muhabirimiz bildiriyor) — Amerikanın Akdeniz filosuna mensup Hampson muhribi, bu sabah limanımıza gelmiş ve muhrip komutanı mûtat ziyaretlerini yapmıştır
İzmir Belediyesinin 1950 bütçesi
12 milyonu aşıyor
İzmir 17 ı Hususi muhabirimiz bildiriyor) — İzmir Belediyesinin gelir ve gider bütçgsı, Belediye Meclisinin bugünkü toplantısında 5 ımlvon 216 bin 510 lira olarak kabul edildi. Fuar, mezbaha ve Eshot bütçeleriyle birlikte belediye bütçesi 12 milyon lirayı aşmaktadır.
mil ederek, bütün gün, hiç sıkılmı-yorlarmış gibi, hamarat ve ciddî bir hüviyetle, hep yemek yemekle meşguldüler. Ve biz onları hayran hayran seyrederken onlar, hulâsa itibariyle hayli sâdelikle oyulmuş siyah gözlerinin menfaatperest, maddiyatçı ve pratik yan bakışlarivle bizim kendilerine yem verip vermiyeceği-mize bakarlardı.
Ali Nizami Bey av, avcılık ve balık avı meraklısiydi.
Biz onun arada biı, avlanmak için, o zaman Istanbulun asıl âv yatağı sayılan civar mahallelerine, Merdi-venköyüne, Yakacığa, Yalovaya; A-yastafoııos’a, Küçükçekmeceye gittiğini, oralarda Hadcanımefendinin üzülmesine, korkularına rağmen, gecelediğini ve her defasında bir çok avlarla döndüğünü duyardık.
Ali Nizami Beyin avda bile, başkalarının gözlerine batacak ve, söylense, inanılmıyacak ve nazar değdirecek bir şansı varmış.
O, bazı sabahlar, uykusu kaçarmış da bir türlü uyuyamazmış. Ve güneşin dünyayı gûya hâlâ iptidaî zamanların ilk yaldızlariyle parlattığı İlâhi sabah saatlerinde bazan kalkar, adanın sarp kayalıkları kenarlarında ağ ile avlanan balıkçıların yanına gidermiş. Bu talihsizler ağlarını atarlar fakat hiç bir şey tutamadan, boş olarak çekerlermiş. Ali Nizamî Boy ehemmiyetsiz bir para mukabilinde mahsulünü ebelinden sa-27
Ankara, 17 (Hususi muhabirimizden) — Büyük Millet Meclisinde dün saat 16.50 de Milli Eğitim Bakanlığı, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü ve Ankara Ünıvı-rsites) bütçelerinin müzakeresine başlandı. İlk söz alan Mustafa Reşit Tnnıkçıoğlu, 23 yıl evvel 7.5 milyon lira bütçesi olan Bakanlığın emıirıe bu yıl 200 milyon lira verildiğine ve 8 inci devre B. M. Meclisine ıMilli Eğitim devresi) demek doğru olacağına İşartle okul programlarına ahlâk dersi konulmasını, sağlık işlerine ehemmiyet verilmesini ve teknik tedrisatın memlekete daha geniş ölçüde yayılmasını temenni etti,
Nâzım Poroy, müzelerin tumir edilmesi için Bakanlık bütçesine tahsisat kurulması zaruretini belirterek yapılan bazı restorasyon İşlerinde vukua gelen suiistimallerin tahkik ve müsebbiplerinin cezalandırılmalarını istedi. Bizans eserlerinin muhafazasının turist celbi bakımından mühim olduğunu anlattı» Türbelerin açılmasına da temas eden hatip ıtezvercn baba) gibilere değil de hutih ve Yavuz gibi kahramanlara ait anıt mahiyetindeki türbelerin açılacağını kaydetti. Dil meselesine geçerek sözlerini şöyle bitirdi:
Dilimiz bir istilâ afeti karşımadadır. Yeni ve meçhCıl imzaların yazıları bir yana. Seçim Kanununu tetkik eden ilim heyetinin raporunda bile komisyon, rejyonalist, moderas-yon gibi kelimeler vardır. Bazı makaleleri okuduğumuz zaman hayret ve ıstırap duyarız. Adeta goygoycu gibi yabancı dillerden kelime dilenir gibi olduk. Bakanın bütün imkânlardan istifade ederek bu felâketi önlemesini temenni ederim...
Suııt Kemal Yetkin, İstanbul E-ğitim Enstitüsü, Gazı Terbiye Enstitüsü, Müzik ve Resim - İş şubeleri gibi mtieaşeselerlnln kaldırılmasına 1-tlraz ve liselerin on İki seneye çıkarılmasındaki isticale İşaret etti. Okullarda meslek istidatlarına göre talebeleri ayırmak İçin psiko-teknik labo-ratuvarlar kurulmasının zaruretini belirtti.
Hıfzı Ogus Bekata öğretmen nakillerinin bir nizama bağlanmasını, İlk öğretimde çalışan ve müfettişlik vazifesi yapan denetmen ve gezici başöğretmenlerin ililen ifa ettikleri vazifelerin kanunen tanınması zarureti üzerinde ısrar etti. Bu hususta vaade-dilen kanunun getirilmemesi sebebini sordu. Konya. Sivas. Erzurum veya Diyarbakır gibi büyük şehirlerden birinde de üniversite açılmasının Ankara ve İstaribUldaki talebe izdihamını önliycceğı nıütaiâaasında bulundu.
Dr. Kâmil İdil her derecedeki okulların bir evvelkine nazaran sınıf geçmede artan zayiat vermesi sebeplerinin izahım ve bu derde bir çare bulunmasını istedi. Yüksek okullarda ve hele üniversitelerde tahsilin ücretli olmasını müdafaa ederek bu takdirde hem izdihama mâni olunacağını, hem de para ödeyen talebenin daha ciddi çalışacağından randımanın artacağını ileri sürdü. Başkan oturuma 15 dakika ara verdi.
İkinci oturum
Oturum açılınca Emin Soysal söz aldı ve Bakanlığın ilk ve teknik öğretim sahasında başardığı İşleri övdükten sonra üniversitedeki tedris u-sullerini tahlil ederek alınan randımanın noksanlığı üzerinde durdu ve dedi ki:
“— Üniversiteler, (ilim yuvalarıdır) deyip duruyoruz. Burada üzerinde ciddiyetle durmamız gereken bir mevzu ile karşı karşıya bulunuyoruz. Acaba bu yuvalardan mezun olanlardan /Üzde kaçı ilme intisap ediyor? Kaçı memur oluyor? Kımdı.ve kadar 4,5 milyon lira sarfedilen Ankara Fen Fakültesi 31 mezun vermiştir. Bunun 16 sı muallim, biri de memur olmuştur. Diğerlerinin akıbeti ise meçhûl-dür. Biz üniversitelerimizi, böyle netice almak için mi kurduk?,,
Tezer Taşkıran da nakiller meselesi Üzerinde durdu. Zaruret karsısında
Bakanlığın, bir Öğretmen) nakletmekte haklı olacağım kabul etmekle beraber bu İş yapılırken, Ikl noktaya dikkat etmek gerektiğini, bunlardan birinin nakil işinin ders yılının bitmesini takip eden günlerde yapılıp kasım ayına bırakılmaması, diğerinin de yaşı ilerlemiş tekaütlüğü yaklaşmış muallimleri muhitlerinden ayırmayıp gençlerin tercih edilmesi icap ettiğini söyledi. İstanbul Kız ve Erkek Muallim mekteplerinin kapatılarak Anadolüda başka muallim mekteplerinin açılmasını da hatalı bulan Tezer Taşkıran, bu mekteplerden birinin 80, diğerinin 100 yıllık mazisi olduğunu söyledi. Eğer Anadolüda yeni mektepler açacaksak bu işi Is-tanbuldakl mektepleri , kapatmadan yapmanın çaresini aramağa tavsiye elti. Taşkıran, müteakiben ortaokuldan mezun olan gençlerin kazana-makdıklannı, onun için bu mekteplere yeni bir veçhe verilerek talebelere mahalli hususiyetlerine göre ve ameli hayatta tutunabilmelerlnl sağlayacak şekilde yetiştirilmelerini istedi.
Hatip bunun için de mektep programlarının mahalli hususiyetlere göre tanzim edilmesini tavsiye etti.
Dr. Adnan Adıvar da ilköğretimden elde edilen neticeleri memnunluk, la Kaydettikten sonra, liselerde tahsilin bir yıl uzatılmasiyle talebeye lisan öğretmek hususunda kolaylık sağlanıp sağlanmadığını sordu. Ve sözü Devlet Tiyatrosuna getirerek (Karmenj için (60), Köroğlu için (15) ve diğer temsiller için de (10) ar bin lira dekor masrafı yapıldığı, fakat temsil bittikten sonra bu dekorları muhafaza edecek bir yer temin edilemediği için ziyaa uğradıklarını ve meselâ ıKarmen) bir daha temsil edilmek İstenildiği takdirde yeniden 60 bin lira sarfetmek lâzım geleceğini anlattı. Ve bu halin Önlenmesini istedi.
Milli Eğitim bütçesinin heyeti u-mumtyeai üzerindeki müzakerelere yarın da devam edilecektir.
îstaııbuida 30 seneden beri görülmemiş bir sis
İstanbul Umanı .dün sabah Boğaz mıntakası ve Haliç de lahll olmak üzere oluz seneden beri görülmemiş kesif bir sis tabakası altında kalmıştır. Bu yüzden. Şehir hattı vapurları sabahın erken saatlerinden İtibaren öğkden sonra saat 13 e kadar seferlerini hemen hemen tamamiylc kesmek zorunda kalmışlardır. Köprüden, Kadıköy ve Havdarpaşadan ayrılmış olan vapurlar dn yollarına devam cdemlyerek sısın açıı na-Rinı beklemişlerdir. Saat 13 ten sonra sin açılın^ ve seferler bavlıyabil mlştlr. Bununla beraber Boğaz bölgesinde işliyen vapurlar yeniden sisin banlaması üzerine seferlerini beşer onar aaklka gecikme ile yapabilmişlerdir.
Dün sabah Mttrnmrada da sis çok kesifti, bu ytladcn dün »aoah Bandırmadan «ant 0.3ü da geimc-M beklenen Konya vapuru. Ayvalıktan gelmesi icap eden Saadet vapuru. Karabigadan gelmesi beklenen Seyyar vapuru açıkta de-ınirllyerek havanın açılmasını beklemişler ve ancak öğleden sonra limana girebilmişlerdir. Saat S.lö te Bandırmaya hareket edecek olan Sua vapuru saAt 11 c doğru hareket edebilmiş fakat sis bastırınca Ahırkapı açıklarında demirlemiştir. SIh geç vakte kadar dağılmadığından vapura geri dönmesi emri verilmiştir.
Güreşlere ait biletleri karaborsaeılar alıyor
Bu akşam İtalyanlarla yapılacak olan güreş müsabn Kalarınn alt biletlerin sa-tışma dün sabahtan itlbardn Taksim Bahçesinde Atyarışlan gişesinin olduğu yerde başlanmıştı. Fakat karaborsa yapmak isteyenlerin gişeye hücum c-derek patırdı çıkarniHİnıı üzerine buradan yapılmakta olan aatışlar tatil c-dllerek İnönü Stadına nakledilmiştir. Ayrıca burada da karaborsacılar tarafından biletlerin kapışılması karşıtımda, hakiki ihtiyaç sahiplerinin ekaenai bilet alamamışlardır.
tın alarak onlara ağlarını kendi hesabına attırır, ve bu defa ağın içinden bir kaç okka barbunya, bir iki İstakoz yavrusu, ve daha makbul bir takım balıklar çıkarmış. Şanssızlıklarına alışkın olan zavallı balıkçılar ağı eğer yine kendi hesaplarına atmış olsalardı boş çıkacağını bilirler de bu aldıkları paradan fazla eden avın Ali Nizamî Bey gibi zengin bir adamın kısmeti yüzünden tutulmuş olmasını tabiî bulurlarmış. Fakat Ali Nizamî Bey bunların içinden ancak bir kısmım alır ve bunun da tutacağı parayı ayrıca ödermiş. Balıkçılar şansını böyle bir kaç defa denemişler de onu gördükçe hep: “Talihinize bir ağ atsak!,, diye yalvarırlarmış.
Ali Nizamî Bey alafranga musiki meraklısiydi.
önce alaturka saz Boğaziçine yakışırmış amma Adalara uymazmış. Her şeyi yerli yerinde yaparak her zevki de kendi diyarında tatmalı imiş . Ali Nizamî Bey, bazı geceler, köşküne Profesör Lange'ın orkestra takımı getirterek konserler tertip eder ve bu müsamerelere adanın .yerli ve ecnebi bütün kibarlarını davet edermiş. Maestro Lange her halde bahriye* miz miralaylarından ve Muzikai Hü-mayuncknmış. Sarayın mı. yoksa Er -tuğrul “Vapur-u Hümayununun,, mu bando muzîîca şefiymiş. Onu bu geceler ben de iki üç kere görmüştüm.
(Devamı var)
28
Bir memurun vekâlet emrine alınması üzerine
înıar İdlerinde kolaylık gösterilmesi emredildi
Belediye İmar Müdürlüğündeki talerin çok ağır yürüdüğü hekkındakl şikâyetler üzerine İcap ed*n tedbirler alınmıştır. Bütün memurlara İş sahiplerine A-znm! kolaylık gösterilmesi hususunda tebligat yapılmışım
öğrendiğimize göro Fen İşlerinden bir memur Vekâlet emrine alınmıştır. Alınan tedbirler sayesinde «on zamanlarda her Ikl daire hakkmdaki şikâyetler azalmış ve muamelatta bürat ve intizam temin edilmiştir.
Ayazağa köyüne elektrik verildi
Dün akşam saat 18 de A/tııK Köyüne elektrik cereyanı verilmiştir. Yanında. E.T.T. Umum Müdürü olduğu halde açılış resmini yapmağa gelen Vali ve Belediye Reisini tezahüratla kar-eıhynn talebe ve köylüler bu mesut hâdiseden dolayı bir bayram sevinci İçindeydiler.
Mini mini mektep talebelerinin söylediği İstiklal Marşından sonra, hasır bulunanlara yaptığı kısa bir hitabede e-lektrlftln faydalarını veda bir surette anlatan Vali Gökay hayırlı olması temennisiyle kordolâyı kesmiş ve tevsi merkezinin şnrtellnl bizzat açarak köyün ışıklarını yakmıştır.
Köylülorln kendisini ağırlamak hususundaki ısrarları karşısında vaktinin müsait olmadığından özür elleyen Vali ve Belediye Reisi uzun uzun konuşmak ve dertlerini dinlemek Üzere müsait bir zamanda behemehal geleceğini vâdede-rek halkın samimi tezahüratı ararında Avazağadan ayrılmıştır. Şişlinin hemen yanı başında elektriksiz bir köy bulunması gibi bir hal artık bu suretle cona ermiştir. Bilhassa geniş ser'lvatı olan bu köyün elektrik enerjisi sayesinde s kiloma bakımından sdoceğl İstifade de büyük olacaktır.
Küçükçekmece ve civarına da elektrik verilecek
İstanbul civarındaki köylerin elektriklenmesi İşine Ayazağa köyünden başlanmıştır. Şimdi de Küçükçekmece ve civarına elektrik verilmesi için hazırlıklara devam edilmektedir. Bir Ikl aya kadar buraya dn cereyan verilecek vs yavaş yavaş İstanbul civarında elektriksiz köy bırakılmayacaktır.
Yeni, Yunan Başkonsolosu salı günü geliyor
Gelecek hafta İçinde Atinnya dönecek olan B. Melas’tan açılan İstanbul Yunan Bankonsolosluğuna tâyin edilen B. Hrlstopolos sah günü Ankara va-puriyle şehrimize gelecektiı
B. Hrifitopolos Amorikada Şİkago ve New-York konsolosluklannds bululduktan sonra Hariciye Nezareti Hususi Kalem Müdürlüğünden bugünkü vazifesine tâyin edilmiştir.
Gemi süvarileri arasında tebeddülat
Adana vapuru süvarisi Adnan Kaptan Ansaldo tezgAhlarında inşa edilmekte ohın İskenderun vapuru süvariliğine tâyin edilmiştir Adnan Kaptan b r kaç güne kadar İtalyavn giderek mürettebatı daha evvel gönderilmiş olan yeni vapurumuzu tescillim edecektir.
Adsnn vapuru süvariliğine Trabzon süvarisi Necdet Kaptan tâyin edilmiştir.
Çocuk Bakımevi ve Aksaray pazaryeri
Vali ve Belediye Reisi Fahreddın Kerim Gökay dün sabah yanında Milli E-ğitlm Müdürü olduğu halde MevIt-Aİks-pıdn yapılmakta olan Çocuk Bakım E-vinl teftiş etmiştir.
Akşam saat 17 de Aksarayda yapılacak olan yeni Pazarın yerini tetkht eden Vali Tramvay Deposunun yanındaki yolların vaziyetini gözden geçirmiş ve esnafı dlniiyerek burnnırı İhtiyaçlarını mahallinde teshil etmiştir. Pazar yerinde bir çeşmenin yapılması hususundaki dilekleri yerine getirmeğe vâdetmlştlr.
“Edirne” şilepi tahkikatı
Devlet Drnlzyollan Teftiş Heyeti E-dırne şilepintn batmasına ait tahkikata devam etmektedir. Kazanın vukuuna dair bazı yerlerden mütemmim malûmat İstenmiştir. Henüz süvarinin veya gemi mürettebatından herhangi bir kimsenin hâdiseden dolayı mesuliyeti tesbtt edilmiş değildir. Tahkikat birkaç güne kadar neticelenecektir.
Marshall Yardımı İdaresinin açacağı müsabakalar
Marshall Plânı idaresi, yardıma dahil olan memleketler arasında, resim, fotoğraf, afiş ve çocuk sanııılnrı müsabakası açacaktır. Bu hususta gerekil hazırlıklara şimdiden başlanmıştır. Yakında müsabaka şartları memleketimizde de ilân edilecektir.
Dolmuşlar ve taksiler hakkında yeni hükümler
Bundan sonra ön ve arkasıpda dolmuş yazısı bulunmayan taksiler dolmuş yapanuyacaklardır. Dolmuş yapacak olan taksilerin istiap hakkı behemehal 4 kişiden fazla olmıyacaktır.
Bu gibi otomobillerin içine okunacak bir şekilde dolmuş tarifeleri vazUacak ve şoförler fazla para istlycmiyecekler-dir .
Şoförün yanında bir kişiden fazla o-turıımıyncak bu gibi otomobiller muayyen duraklarından başka yerde yolcu indiremiveceklerdır ve volcıı alan.ıya-caklnrdır.
Dolmuş yerlerinde avaz avaz u>»ğıra-r«k müşteri toplamak yasak edilmiştir. Şoförler Belediyeden müsaade alarak dolmuş duraklarında intizam memurları çalıştırabileceklerdir.
Bu talimatnamenin tı*. bılcııuı muiıtc mel olarak pazartesi günü bAşhıiMcnk-tır.
Hususi otobüsler intizama sokuluyor
Hususi otomobillerin hareket saatlerini geciktirerek yolculum uzun müddet bekletmeleri veya varış noktasına katlar gitmlyerek müşterilerini mücbir bir sebep olmuksızın yolda bırakn,uları sureti katiycdc belediyece ynaaR edilmiştir,
Rundaıı sonra husus! otobüslerin sahip ve şoförleri arabalarının içine seyrüsefer müdürlüğünün temenni ve tavsiyelerini gösterir levhalar asacaklardır.
Son 21 saat zarfında 164 nakil vasıtası kontrol edilmiş ve bunlardan 26 vasıta hakkında ceza zapt* tutulmuştur.
Milli Savunma ve Adalet bakanları şehrimizde
Milli Savunma ve Adalet Bakanları dün sabah ekspresle şehrin ize gelmişlerdir. Bakanlar ınubtcıncl olarak puzar akşamı Ankaraya döneceklerdir.
GÜNÜN
EKONOMİK
HAREKETLERİ
Mıhdüt ölçüde Çumra su tesisatı ile yaz mevsiminin değirmen suyu kabilinden küçük s ilan müstesna memleketimizde yazlık mahsullerin geniş çapta sulama işi, “P-yeni bir ziraat usulüdür. 1936 - * yıllarında Nazilli çevresinde motor ve dolaplarla Menderesten «u almakla başlıyan pamuk sulama içi evvelâ küçük ölçüde başlamış fakat alınan çok verimli neticeler karsısında - son üç yılın fiat kamçılamasının da yardı-miylc— birdenbire inkişaf etmiştir.
Nazilli - Sarayköy arasındaki ?es-lck regülâtörü ve Nazillideu bavlıyarak mansa ba kadar Menderes kenarında kurulan su tulumbalariyie bugün ’ üz bin dönüme yaklaşan sulu pamuk zırn-ati yapılmaktadır. Şimdiki halde yalnız Feslek regülâtöründen elli bin dönüm kadar arazı sulanmaktadır. Bu regülâtörün sağ ve solundaki kanalların tamamlanmasındaı ve Menderes suyunun beslenmesinden sviıra yalnız bu regülâtörün sulama sahası ISO bin dönüme kadar çıkacaktır. Bir kaç yıldır su vermeğe, başlamış olan Gediz Nehri üzerindeki Emiralem regülâtörü ve diğer nehirler üzerinde buna eklenecek diğer su tesisleriyle sulu pamuk ziraatı, toprak istihsalimizde ön plânda yer almaya namzettir. On yıl evvel Ege bölgesinin ortalama pamuk rekoltesi elli bin balya kadar iken iki üç yıldır —yukarıda söylediğimiz sebeplerin tesiriyle— büyük bir hamle ile bu istihsal. 125 bin balyayı aşmış ve büyük bir hava talisiz-liğino uğramadığımız takdirde yapılan hazırlığa gor»*. 1950 rekoltesinin 150 bin balyayı aşacağı anlaşılmış bulunmaktadır. Yalnız, bu sevinçli istihsal hamlesinin istikbalini gölgelendiren tehlikeler vardır. Bunu kar-şıliyacâk tedbirler bugünden alınmadığı takdirde varın hayal kırıklığına düşmemiz mukadderdir.
Ziraat tekniği denildiği runan çiftçilikle ilgisi olmıyan geniş bir zümre bunu münhasıran makine ziraati mânasına almaktadır. Bu vadide makinenin rolünü inkâr etmemekle beraber teknik dediğimiz modern ziraat bilgisini en ücra köye kadar götüre-medığimiz takdirde umumi toprak istihsalimizin artmasını çok uzun yıllar daha beklemeğe mahkumuz. Türk köylüsü çoğunluğunun ziraat bilgisi, tamamen görenek ve geleneğe bağlı ortaçağ ziraat usûlünden ile ri değiidir.
En müterakki memleketler do dahil olduğu halde bütün dünya çiftçisi çok muhafazakâr, gelenek ve göreneğine çok bağlıdır. Ziraatte ser. hamleler sağlamak için onların akıl ve muhakemesine hitaptan ziyade —bunu da ihmal etmemekle beraber—gözüne göstermek lâzımdır. Türk köylüsü:
Kulağınla duyduğun yalan Gözünle gördüğün inan
der. Bu köylü vccizcsinin derin mânası vardır. Onu istihfafla karşılamamak ve yüz yıllar tecrübesinin meydana getirdiği bu zihniyetin sebep ve menşeini incelemek lâzımdır. Geniş ölçüde sulu ziraatln henüz memlekette teessüs etmiş bir gelenek ve göreneği olmadığına göre» bu vadide ilk bilgiyi en modern bir sulama usûlüne uygun olarak tesis edebildiğimiz takdirde hem bugünün sulu ziraat istihsal hamlelerini en verimli bir halr ge’irmiş ve hem de gelecek nesilleri geri gelenek ve göreneğin kötü misallerinden korumuş oluruz

ütearefo olarak biliriz ki sulu ziraaiin temeli, tarlanın tesviyesi işidir. Fakat basit bir man
tığın bile meydana koyduğu bu hakikat tatbikatta böyle cereyan etmemektedir. Bugün Eğede sulu pamuk ziraatı yapılan tarlaların hemen hepsi tesviyesizdir Nispeten küçük parça tarlalarda bile bir tarafta suyun 30-40 santim irtifamda gölcükler meydana getirmesine mukabil birkaç dönüm a-şırı yerlerdeki pamukların köküne kadar su ulaşamamakta, bur.un neticesi
Hoffmann’ın demeci
New-York 17 (API — Marshall Yardım Plânı İdarecisi Paul Hoff-mann dün, “harbin feci tahriplerinin tesirlerini ortadan kaldırmak için,, üç noktalık bir programın tatbik edilmesini tavsiye etmiştir.
Bir nutuk esnasında ileri sürülen bu üç nokta şunlardır*
1 — Birleşik Amerikanın, bağımsız devletlerle, Marshall Plânı gibi anlaşmalarla, bağlarım kuvvetlendirmesi ve böylece herhangi bir tecavüzü önlemeye teşebbüs etmesi.
2, — Avrupa devletlerinin de kendi aralarında hem iktisadi noktai na-
ık ziraati
Yazan : Nazmı TOPÇUOGLU küçümsenmiyecek randıman düşüklüğü yanında el ve kol hizmeti artmakta. su İsraf edilmekte ve maliyet yükselmektedir. Sulama, mailiyle hangi mahsul meydana getirilecek olursa olsun tarlanın, pirinç çeltikleri gibi tesviye edilmiş olması ve arazinin meyil vaziyetine göre biraz büyük veya küçük parçalara ayrılma*» hafif veya kuvvetli şekilde tavalanmaaı şarttır. Sulu ziraatte bunu bugünden sağlıya-madığımız takdirde âti için övünülecek bir görenek ve gelenek meydana getirenleyiz. Bunun yapılması ise büyük bir masraf meselesi olmaktan ziyade bir bilgi dâvasıdır. Küçük çiftçi. küçük tarlalarda pirinç tarlalarının hazırlanmasındaki usûlle bunu KOİav-lıkla sağlayabilir. Elverir ki bunun fayda ve lüzumunu görür anlamış bulunsun. Büyük ölçüde araziye gelince bu da masraflı değildir. Bu vâ-dide Mısır bizim için güzel bir örnektir.
Nil vadisinin bugün geniş ve verimli topraklan tabiat vergisi değil metodlu bir çalışma ve insan emeğiyle meydana gelmiş ve gelmektedir. Nil deltnsı, çorak, tuzlu ve ot ditmez ve az çok dalgalı topraklardır. Nil sulama kanallarının genişlediği yerlerdeki bu topraklar, on milyonlarca Hra sermayeli arazi ıslah şirketleri tarafından satın alınmakta, topografyası ve plânları yapıldıktan sonra evvelâ bu arazi parça parça tesvive e-dildikten ve tavalandıklan sonra yıkanarak ve ayrıca yapılan tahliye ka-nallariyle tuzlu sular, ana tahlive kanallarına ve oradan da hükümet tarafından büyük motor kuvvetleriyle bu meyilsiz arazide denize kadar akıtılmaktadır. Mısır toprakları böyle bir masraf ve emekle meydana getirilmekte, yıkamada ve gübrelenıekte devam ederek zaman ile birinci sınıf verimli topraklar elde edilmektedir. Behera gibi Mısırın büyük arazı ıslah şirketleri bizim için yalnız arazı tesviyesi değil nehir mansaplannvzdaki yüz binlerce dönüm çorak ve tuzlu a-razinin ıslah ve rn verimli bir halr getirilmesi bakımından da çok güzel örnektir. Sulu ziraat İşlerinde ihtisas yapacak bir ziraat heyetinin Mısırda ve bilhassa bu nevi arazi ıslah çit ketleri nezdinde yapacağı kısa bir tetkik bu vadide bize baha biçilmez bilgiler sağlayabilir.
Bugün sulu pamuk ziraatı yapılar, tarlalardaki arazi temevvüçlcr’ 30-40 santimden fazla değildir. Bunun tesviyesi için sert uçak meydanlarım tesviye eden ve on binlerce liraya m^'.olan buldizer denilen makinelere ve çiftçinin bu işe büyük sermaye bağlamasına İhtiyaç yoktur. Takriben üç metre boyunda iki muvazi potrel veya kalas arasına birer buçuk metre fasıla ile raptedilecek 10-20-30 santim genişliğindeki kademeli üç potrelle hazırlanacak ucuz bir alet, 25-3u beygir kuvvetindeki traktörlerle derînce sürülmüş tarlalarda sürüklenmekle o-tuz santimetreye kadar çukur vo ıüm-seklikler kolayca tesviye olunabilir Mısır arazi ıslah şirketlerinin hafif arazi tenıvvvüçlerinde yaptıkları da bundan ibarettir Toprağını traktörle ışliyen çiftçinin arazi tesviyesi için bu ucuz ve basit âletten başka yeni bir sermaye bağlanmasını zaruri kılacak hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. 30 santimi aşan ve 50-60 santimetreye kadar temevvüçler için de burada tafsili uzun gidecek diğer basit bir âletin 60 beygir takatinde traktörle sürüklenmesi suretiyle tesviyesi münuündür. Mısırda yapılacak bir tetkik seyahati bunu meydana koyabilir Tarlaların tavalnndırılnıasında da pahalıya malolacak el ve kol hizmetine gitmeğe ihtiyaç yoktur. Bunlar da evvelâ traktör, sonra da hayvanla çekilen beş on liralık basit tahta âletlerle yapılabilmektedir. Sulu ziraatten beklediğimiz büyük ümitlerin tex tahakkuk yolu, bu basit bilgiyi memleketin sulu ziraat yapacak dört köşesine yaymaktadır.
zardan. hem de bir harbe karşı güvenlik bakımından birleşme hareketine hız vermeleri.
3. — Amerikanın dış memleketlere hususi sermaye yatırmalarını arttırması ve keza dış memleketlere yapmakta olduğu ithalâtın hacmini genişletmesi.
Hoffmann. ancak bu şekilde hareket edilmesi ve Amerikanın kuvvetli ve fahur olması iledir ki harbin önlenebileceğini ve “Kremlin’ın dünyaya hâkim olmak için tasarlamakta olduğu plânlarının tahakkukuna imkân vehlmiyeceğını,, ileri sürmüştür.
Dünya Haberleri
“Dördüncü Madde” tahsisatını, Dışişleri Komitesi tasdik etti
★ Londra, 17 (YÎRSi — Amerika Cumhubaşkanı Truman ın, inkişaf etmemiş bölgeler için istediği 15 milyon dolarlık tahsisat, Amerikan Temsilciler Meclisindeki Dışişleri Komitesi tarafındEm tasdik edilmiştir.
Bu meblağ, geri kalan bölgelere teknik yardım temin edecektir.
Harrlmnn, İktisadi İşbirliğine .5 milyon dolar daha verilmesini istiyor
★ New-York, 17 A. A. (AFP) —
Marshall Yardımı Büyükelçisi Harrlman hava yeliyle VVashing-tona gelmiştir. Harrlman Ayan ve Meclis Dışişleri Komisyonuna önümüzdeki mali sene zarfında İktisadi İşbirliğine verilecek kredi hakkında izahatta bulunacak-Ur. i
Bu münasebetle basına beyanatta bulunan Harriman ezcümle demiştir ki: I
“Bir Amerikalı sıfatiyle iyi bir plâsman yaptığımızı söyleyebilirim. Mail sene sonunda İktisadi İşbirliğine 10 milyon dolar hasretmiş olacağız. Yardım programını İyi bir sonuca götürmek için bu paranın yAiısı kadar daha sarf etmek lâzımdır. Bana kalırsa bu içte Ümidin fevkinde terakki kaydettik.,.
Kömür grevinden doğaıı güçlükler
★ Londra. 17 (YİRSI — 400.000 e yakın kömür işçisinin yaptığı grev, Amerikadakı kömür stoklarını tükettiğinden bir çok tedbirler alınmıştır. New-York Devleti, kömürü tahdide tâbi tutmuş ve gecenin muayyen saatlerinde e-lektrik sarfiyatı menedilnıiştir.
Yunanistan - İspanya ticaret anlaşması
★ Londra. 17 A.A. ıReuteri — Atina Radyosu bugünkü neşriyatında Yunanistanla İspanya arasında iki milyon dolarlık emtia mübadelesini derpiş eden bir ticari anlaşmanın hazırlandığını bildirmiştir.
Bu anlaşma ile Yunanistan Madrid Elçisi Ispanya iç harbi sıralarında batmış olan Yunanlı armatörlere ait gemilerle son harpte İspanya tarafından el konmuş bulunan 7 Yunan vapuruna ait itirazlara da cevap verilmiş bulunmaktadır.
Parlste altın yükseliyor
★ Paris. 17 iYİRSi — Bugünkü altın borsasında külçe 543.000 farnk-tan. Napolöon 3970 franktan ve dolar ise 936 franktan muamele görmüştür.
Batı Almanya Perııdaıı pamuk, yün ve bakliyat alacak ir Berlin 17 lYIRS) — Bir makine ve sanayi mamûllerı pazarı olan Peruyu temsil edecek olan bir ticaret heyeti, mart ayı başlarında Frankfurt’a gelerek Batı Almanya ile bir ticaret anlaşması imzalayacaktır.
Perunun ihracat malları arasında pamuk, yün ve bakliyat vardır.
Finlandiya, parasını rubleye göre Ayarladı
ir Paris. 17 lYIRSı — Finlandiya, Sovyetlerin hoşuna giden bir harekette bulunarak, parasını rubleye göre Ayarlamıştır. Bir ruble 30,19 Fin markı iken, bugünden itibaren 43.58 mark olacaktır.
Batı Almanya. Çine ray gönderebilecek
i' VVashİngton, 17 A.A. (AFP) — Batı Almanyanın DPA ajansına göre, Almanvadaki Yüksek Müttefik Komisyonu. Federal Cumhuriyet idaresini, Komünist Çin Hükümeti tarafından verilen 100.000 tonluk ray siparişini ifaya mezun kılmıştır. DP/\ ajansının istihbaratına göre, komisyon bu malzemeyi stratejik mahiyette telâkki etmemektedir.
Meclis dün maliye bütçesini müzakere ve kabul etti
■ — J —--------------------------- - ------
Devlet borçları konuşulurken, bir milletvekili şöyle dedi : “Eğer borç almasa imişiz, memlekette bir çivi bile çaka-mıyacakmışız."
Ankara 17 (Hususi muhabirimizden) — B. M. Meclisi bu sabah çalışmalarına Dışişleri bütçesi müzakeresine devam etmek suretiyle başla-mışdı. Fasıllar karşılığındaki tahsisatı münakaşasız kabul etti. Maliye Bakanlığı bütçesinin heyeti umu-miyesı üzerinde söz alan olmadı. Fakat, fasılların okunuşunda Halkevlerine ayrılan 1 milyon 250 bin liralık tahsisata Kemal Özçobanla Haşan Dinçer şiddetle itiraz ettiler, Kemal Özçoban dedi ki:
•'— Halkevleri iddia edildiği gibi kültür müessesesi olmaktan çıkmış. Halk Partisinin propagandasını yaptığı yerler haline gelmiştir.
Esasen hükmi şahsiyeti haiz bulunmadığı için temsil edecek bir organı da yoktur. Yıllardan beri verdiğimiz milyonlarca lira hep C. H. P. nin si-yasi gayeleri uğruna sarf edilmiştir.
Bu, bir hakikattir. Size samimiyetle söyleyeyim ki. Halkevleri bugün Halk Partisinin malı haline gelmiştir. Beşer onar lira toplanarak binlerce liraya binalar yapılmıştır. Sonradan bu binalar, Halk Partisi adına tapoya raptolunmuştur. Bunun gibi, vatandaşlar tarafından verilen paralarla yapılan belki yüzlerce binanın Halle Partisi adına çevrilmesi ve tapuya bağlanması, içimizde hüzün yaratıyor.
Halbuki hız Halkevlerine milyonlarca lira veriyoruz. Halk Partisi bu suretle Halkevlerini öldürmüş ve mirasına şimdiden konmuştur. Biz istiyoruz ki, Halkevleri bu memlekette birer kültür müessesesi olsun. Kültür sahasında ileri gitmek istiyorsak, gayesi politika olan propaganda yerlerinden vaz geçmeliyiz. Siz, çoğunluğa dayanarak bu tahsisatı kabul edeceksiniz. Fakat her şeyden önce, memleketin menfaatlerini gözönünde bulundurmak mecburiyetindesiniz.
Gayemiz, politika hudutları dışında vicdanınızdan gelen sese dayanarak hakikatlerin samimi ve halis olarak müdafaasıdır.
Binaenaleyh önergenin kabulünü ve hiç olmazsa şu son günlerimizde ı öyle yersiz bir parayı, vermemenizi rica ederim.,,
Millet Partisinden Haşan Dinçer de: “Halkevlerine verilen paralardan bir santiminin dahi Halk Partisine sariedilmediği iddia olunmaktadır. Bütün milletin yakından bildiği bir hakikati örtmeye çalışmak beyhude bir gayrettir. Bütün vesikalar, göz-önündedir. Halk Partisi teşkilâtı her yerde. Halkevlerinde çalışmaktadır.
Tenvir ve teshin masrafları» memur ve odacı ücretleri, Halkevi tahsisatından ödenmektedir. Halk Parti
si, Halkevlerinde oturduğu için kira veriyor mu? Bu bedahet karşısında bu tahsisatın kültür müesseslerine
sarfedildiğini İddia etmek mümkün değildir. Bu tahsisat ekseriyete dayanılarak kabul edilecektir. Fakat bu, asla doğru ve hukuki olmayacaktır. Kaldı ki, Adliye ve Hükümet bınala-A
li için para yokluğundan dolayı tahsisat ayrılamazken. Halkevlerine bu paranın verilmesi, çok hazin bir tezattır.,. dedi ve bu tahsisatın reddi için bir önerge verdi
C. H. P. den Genel Sekreter Yardımcısı Cevat Dıırsıınoğlu ile tem&H Hakkı Baltacıoğlu ve Hulûs! Oral Halkevleri tahsisatını müdafaa ettiler. Cevat Dursunoğlu, Halkevlerinin bir tarihçesini yaptıktan sonra, bunların birer kültür müessesesi olduğunu ve binaenaleyh bu yardımın kabulü gerektiğini ifade etti. Tekrar söz alan Kemal Özçoban, Dursunoğlu
ile Baltacıoğluna cevap verdikten sonra:
— Yapmayın arkadaşlar. Parayı yerine sarfedln. Burada arka arkaya süratli kanunlar çıkarıyorsunuz. Bir arkadaşım: "Halk Partisi Kurultayını bekliyoruz. O karar vermedikçe Halkevlerine yeni bir şekil veremeyiz” dedi. Halkevleri hukuki ve hükmi varlık haline gelmedikçe bu teşekküle para verilemez.”
Neticede Halkevlerine ayrılan paraların bütçeden çıkarılmasına dair olan önergeler, reye konularak Kalk Partili milletvekillerinin reyleriyle reddedildi. ,
Maliye bütçesinin müzakeresinde münakaşaya sebep olan diğer bir mevzu da Hükümet konaklan inşası için bütçeye tahsisat konulmaması oldu. Başkanlığa verilen 50 imzalı bir önergede, hükümet, konağı ulmı-van kazalarda inşaata başlanmak ü-zere Maliye bütçesine 3 milyon liralık tahsisat konulması isteniyordu. Bu takriri imzalamış bulunan milletvekilleri söz alarak birçok kazalarda hükümet konağı bulunmadığını, kaymakamların kahve köşelerinde vazife görmeğe mecbur kaldığını, hâkimlerin ise dâvalara bakmak için oda bulamadıklarını acı bir dille ve esefle ifade ettiler. Maliye Bakanı, söylenenlere hak verdiğini, kazakuımı-zın birer hükümet konağına kavuşmalarını arzıı ettiğim, fakat bu ar zuyu is’af edebilmek için maddi imkân bulamadığını, bu aeneki bütçede daha ziyade istihsali arttırmağa mâ-tuf işlere para ayrıldığını, bugünkü vaziyette köylüye kredi veren biricik müessese olan Ziraat Bankasına pare vermenin daha lüzumlu olduğunu, izah ederek takririn geri alınmasını rica etti.
Ancak, az evvel hır Tr.tik Cemiyetine ayrılıp bütçeden çıkarılan 10 bin liranın; Bayındırlık Bakanlığı bütçesine, hükümet konakları tâmiratı için konulmuş bulunan 100 bin liraya teklif veçhile ilâve edilebileceğini bildirdi.
Önerge sahiplerinden bazılar; bunu geri almağa razı oldular. Bazılarının da rıza göstermemesi üzerine takrir reye konularak reddedildi Geri kalan fasıllar da okunarak Maliye Bakanlığı bütçesi kabul olundu.
Öğleden sonra müzakere edilen Devlet Borçları bütçesinde Abidın Potuoğlu ilk sözü aldı:
”— Geçen seneki bütçede devlet borçlan 2 milyar 37 milyon lira olarak gösterilmişti. Bugünkü bütçe tasarısında ise, bu miktarın 2 milyar 148 milyon lira olarak ifade edildiğini görmekteyiz. Bu farkın sebebi nedir? Toprak Ofise olama müteakip yıllara geçici taahhütlerden mürevel-lît borçlar da bundan hariçtir. Ayrıca Emekli Sandığına ödenecek para, Churchille Adana mülâkatı neticesinde tngiltereden alınan harp mal-yardımından
tahakkuk eden borç vardır
Çıkardığımız dahili istikraz tahvilleri satılmıyor. Son tahvillerin ancak 963 bin liralığı satılabilmiş* 4 milyon liralığı Amortisman Sandığına devredilmiştir. Bu vazıyete göre eğer borç aknasaymışız memlekette bir çivi bile çakamayacakmışız, Acaba Maliye Bakanımız da Cav». Bev merhum gibi bütçe borçlarının bir fazilet terbiyetkârisi olduğu fikrinde midir?,, diye sordu ve izahat istedi. Maliye Cakanı verdiği cevapta:
°— Potuoğlu, hakiki borç mikıarı-nın gösterilmediği endişesindedir.
zemesi bedeli Marshall
Sanayiciler Ankarada toplanıyor
İstanbul ve İzmir sanayicileri, Ankaraya bir heyet gönderiyorlar
Bölge Sanayi Birliği yarın AnkA-raya bir heyet gönderecektir. Heyet, Ankarada Muamele Vergisi hakkında şimdiye kadar birlik tarafından yapılan tetkikleri bir rapor halinde Maliye Bakanlığına tevdi edecektir.
Sanayi Birliği heyetinin Ankarada serbest ithal listesi karşısında, yerli sanayiin ne dereceye kadar müteessir olabileceği cihetini de alâkadar makamlarla görüşecek, Sanayi Kredi Bankası hakkında da Cumhuriyet Merkez Bankası ile temas edecektir.
İzmir 17 (Hususi muhabirimizden) — Amerikan sermaye iştiraki ve Dünya Bankasının açacağı krediden faydalanılarak memleketimizde kurulacak Türkiye Sanayi Bankasının kuruluş mevzuunu incelemek ve
Marshall Plânından gelen traktörler
Eksperler, traktörlerin ne suretle kullanıldığı halkındaki tetkiklerini bildiriyorlar
Ankarada Marshall Plânı İdaresi Basın Bürosundan bildirildiğine göre, şimdiye kadar yurdumuza gelen traktörlerin çalışma tarzları, eksperler tarafından tetkik edilmiştir. Yapılan tetkiklerde, müstahsilin traktörleri ne suretle kullandığı şu suretle izah ve tahlil edilmektedir:
“Traktörlerin lâstikleri fazlasiyle şişirilmektedir. Traktör sahipleri ekseriyetle manometre kullanmamaktadırlar. Bunlar patinajA mâni oIttia ve akaryakıttan istifade etmek sistemlerinden istifade etmemektedirler.,,
Bildirildiğine göre, Marshall Plânı idarecisine bağlı tarım eksperi Mis-ter Hugh Richvine memleket içinde yaptığı bir teftiş turu sonunda bu neticelere vardığını açıklamıştır. Tarım eksperinin kaydettiğine göre, traktör lâstiklerine verilen hava gayet mühim bir mesele teşkil etmektedir. Bu hava tazyikinin sekiz kiloyu geçmemesi şarttır. Bunu da tespit için her traktör idarecisinin elinde bir manometre bulunmalıdır.
Traktörlerin kullanılış tarzı üzerinde ehemmiyetle duran tarım eksperi patinaj meselesine de temasla şöyle demiştir: “Traktörün patinaj yapmasını önlemek maksadiyle Kalsiyum Klorid ile suyu karıştırarak elde edilecek mayi lâstik içine konulmalıdır. Böylelikle ağırlaşan lâstik patinaj yapmaz ve ayrıca makine de az nispette yakıt sarfeder.,.
Devlet borçlarının geçen yıla nazaran farklı olmasının gebeni, mülhak bütçelere ve belediyelere ait borçların da umumi bütçede gösterilmiş olmasıdır. Filhakika, Adana mülakatından sonra, İngilizlerdcn aldığımız harp malzemesi borcu gibi muallakta olanlar vardır. Fakat bunlar henüz katiyet kespetnıediği için rakama ithal edilmemiştir. Bunun haricinde borç ne gösterilmişse od ur.
Borçlarımız, çoktur, yıkıcıdır demek aslâ doğru olamaz. Borçlarımız korkunç da değildir. E ınu başka memleketlerle yapılacak mukayese, izah ve isbat eder. Amerikanın 40 milyarlık bütçesine. 220 milyarlık millî gelirine mukabil 253 milyar dolar borcu vardır.
İngiltere de aynı vaziyettedir. Borcun artmasında milli müdafaa masraflarının rolü olmuştur.”
Sırrı Day, Düyunu Umumiye vaziyetini hatırlatarak bugünkü durumun bir muvaffakiyet yayılması lâzım geldiğini belirtti. Müteakiben maddelere geçildi ve Devlet borçları bütçesi de kabul edildi.
bu bankadan sanayiimizin hangi şartlarla ve ne nispette faydalanabileceğini kararlaştırmak üzere 20 şubat pazartesi günü Ankarada Merkez Bankası Umum Müdürlüğünde bir toplantı tertip edilmiştir.
Bu toplantıya İzmir ve İstanbul Sanayi Birliği ile Ticaret Odaları temsilcileri telefonla davet olunmuşlardır. Bu toplantıda İzmir Sanayi Birliğini ikinci Başkan Muhiddln Alam temsil edecektir.
İzmir sanayicileri, banka merkezinin İstanbulda olmasına itiraz etmemekle beraber İzmirde bir şube açılmasını ve her türlü sanayi hareketlerini şehir hususiyeti gözetmeksizin finanse etmesini istemektedirler.
Yünlü ve pamuklu piyasası
Mevcut stokların önümüzdeki t mahsul senesinde sarfedileceği düşünülüyor
Piyasada yünlü ve pamuklu sanayiinde sıkıntı devam etmektedir. Bölge Sanayi Birliği tarafından yapılan hesaplara göre, elde 200 milyon liradan fazla yerli mali stok bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hükümetin yünlü ihracatına müsaade etmesi de. bu muazzam stokların sar fol masına bir tesir yapmıştır. bahsedilen stokların çoğu, köylü tarafından kullanılan çeşitlerdir.
Manifatura tüccariyle. köylüye mahsus giyecek eşya yapan fabrikatörler, önümüzdeki mahsul senesinde, köylünün bu mallara karşı daha ziyade alıcı olacağına kani bulunmaktadırlar. Mahsuf hakkında da mayıs yağmurlarından sonra kati hükümler verileceği için, yünlü ve pamuklu piyasasında görülen sıkıntının daha ziyade devam edeceği anlaşılmaktadır.
Amerikalı kadın gazeteci, İktisadî durumumuz hakkında incelemeler yapacak
iki gün evvel Amerikadan vapurla şehrimize gelen Amerikanın kadın gazetecilerinden Brancfort kendisiyle görüşen bir arkadaşımıza şunları söylemiştir:
“— Türkiyeyi Amerikada iyi tanıyorlar, memleketinizin iktisadi durumunu inceleyeceğim ve büyük bir yası serisi hazırlayacağım .Birkaç güne kadar evvelâ zVnkaraya gideceğim, oradan memleketinizin diğer başlıca vilâyetlerini görmek istiyorum. İstanbul cidden harikulâde güzel bir şehir, kış ortasında bu kadar nefis bir hava ile karşılaşacağımı biç ummuyordum.
Bilhassa Amerikan Kolejinden Boğazın manzarası harikulâde idi. .
Bugün müzeleri ve camilen gezmek istiyorum. Memleketinizdeki tetkiklerim 5-6 hafta sürecektir. Bilhassa Marshall Yardımından yaptığınız istifadeyi belirtmeye çalışacağım.,,
Traktörler için 12 ziraat mütehassısı geliyor
Marshall Yardımından aldığımız yeni traktörlerin kullanılma şeklini göstermek üzere 12 kişilik bir ziraat mütehassıs kafilesinin yakında Ame-rikadan şehrimize gelmesi beklenmektedir.
Bu mütehassıslar Anadoludaki ziraat bölgelerine dağıtılarak traktörlerin nasıl çalıştığı ve bakımını zira-atçilerimize göstereceklerdir.
17/11/1950 Cuma
MEMLEKET ve DÜNYA BORSA ve PİYASALARI
Borsalarda vaziyet
İstanbul
Ticaret Borsasında fındık fiyatları sağlam durumunu nuıhafauza etmektedir. Yağlı tohumlar grupunda muhtelif menşeli atıaaınlar Üzerine hararetli işler olmuştur. İzmir ihracatçılarının bakliyat ihracı için çalışmaları; fasulye nohut gibi maddelerin piyasasında, şimdiki halde psikolojik bir tesir yapmıştır.
Esham ve Tahvilât Borsasında Milli Müdafaa Tahvilleri üzerine iş olmuştur Altın piyasası ise düne nazaran daha canlı bir hale gelmiştir.
İzmir :
Ho-
gelmeye başlayan
davrandıklarından,
Son fiyat gerilemeleri Ürerine lânda ve Mısırdan küçük siparişlerden haberdar olan satıcılar, arzda nazlı
Borsada çekirdeksiz kıırıı üzüm ün fiyatında 25 santimlik bir yükselme olmuştur. İncir in Mağlam durumunda bir değişiklik yoktur. Borsada Birinci Akala pamuğu üzerine hararetli muameleler olmaktadır Pamuk y«ğ( piyasamnda fazla bir hareket görülmemektedir. Bugün Bor&ada pamuk çekirdeği Üzerine istek mevcuttur.
Adana :
Ticaret Boraa»>nda Birinci Akala Uze rine mahdut miktarda İş olmuştur.
KAMBİYO
İstanbul Borsası
Açılış Kapanış
i Sterlin^ 7,80 7.87
100 Dolar 281.50 281.—
100 Fr. Frangı... 0.80 0.80
liK) İsviçre Fr... 64.03.— IH. 03.-
100 Briç. Fr. 5.00.— Ö.OO.r-
100 İsveç Kr. 04 12 50 54.12.60
100 Florin 73.b8.4U 73 M. 4i
100 Liret O.H İZ£ 0 44
100 Drahmi 0 01.870 V* ■ 1 • 4 fc* 0.01.867
100 Eacoudos ... 9.73.9’1 9.73 90
Altınlar
Bugün Eski kur
Lira Lira
Külçe Veril Gr. 5.88 5.82
Külçe Dreuh*a, 5.93 5.86
Cumhuriyet ... 39.80 40.80
Rosat 11 60 1 1 AA
Hamil ......... 40.70 •ı lUKj
Gulden 39.75 İU. 4 V 39.15
İnsiils l>3 00
Fransız kok ... 45.40 CJa» , M» J 43.30
NupolOon III.,. 42.50 42.00
İsviçre 41.— 41.—
New-Y(»rk'ta : onsu : Ş 33
Gumuş, Platin
En aşağı En yukan
Gümüş Or
Plfttin 10.- İL-
Zürich Borsası (Serbest)
îavlçru Frang)
En aşağı En jTikfin
Tllrk llroı 0.95 1.05
Dolar 4 2* 5? Q 4 20 9 /«
Starhng • * - " Of • V* 10 25 • • • o 10 45
Fransız Frangı.,, 1 09 1 2 1 11 1 2
ESHAM VE TAHVİLÂT
Devlet Tahvilleri
İkramiyen tahviller
Trb 1933 •İ5 1938 %5 Milli
Trb ^5
%4
MEMLEKET TİCARET BORSALARI
İstanbul Ticaret Borsası
İzmir Ticaret Borsası
YABANCI BORSALAR
New-York Borsası
Bugün Eski Kapanış Bugün Son Kapanış
32.— JO.— Üzüm çcklrdekMiz No.9 52.— 31.75
31.— 31. — İncir A serisi No. 8..,. 56.— 5(J.—
•7 — B serisi No. 108 43.— 13.—
23 20 Pamuk Akala I 236.— 236.—
20.30 : 130 Pamuk Akala II 115.— 215»—
49.— Pamuk Akala H.I —
Jtk— 41.70 Pamuk veril 200.— m—
Pamukyağı (rafine) ... 150.— 200.—
1 1 o «O Pamuk çekirdek! 16.75 16.75
- -
23.— ‘(3—
42.— 30.-
43.20
80/84 — 86.— Adana Ticaret Borsası
75.—
Pamuk Akala t 180/190 185»—
Pamuk Akala 11 — 165.—
76.— Pamuk Akala ILI 158.— —
169 175 166 175 Pamuk yerli
55.—
— 190.—
37» -
m—
— 200.—
i- 150.— 170.— Eskişehir Ticaret Borsası
173,— 115.— Buğday yumuşak 33.— 38.—
Buğday eert «M 32.—
200.—
— 220,—
170.— 160.—
1 »M — LfD.-
Kapmıış
23.25
21.30
21.—
97.—
97.90
97.35
(»)
24.—
21.30
20.80
98.—
98.-
98.—
Düd
Eski kur
tlubtıluıl:
Bugd yumuşak (Tüc.)... Buğday yumuşak (Ofisin).. Arpa Biralık .....
Arptı Yvınlık ıDiıkıne) ....
Mı Mir (Beyaz) çuvalı .....
FhhuI.vh horoz ıÇuvıılı) ... Faaıılya Çalı sert ( Dökme.)
Kuşycnıi ...........i......
Mercimek Kırmızı iç (Çu.) Mercimek yeşil (Yozgat) Nohut nnlürel ..............
Buğday (ı Buşeli=Sent) .........
Sert Kış mahsulü No. 2 ... Kırmızı No. 2 ...
Pamuk Middling (Llbresl=:Sent) Mart ...........................
Mayıs ...................
Temmuz Ekim ..................
Tiftik (Librexi=Sent) .........
Te Usa s No 1 ............
Fındık (Lıbresl=rSent) ........
BUvük Bnmelon (Kabuklu Domestic) ..................
.. orta ......
Levant iç İthal m< ......
Ekstra iri iç malı ........
Kıırıı üzüın (LibresirzSent) ...
Thompson çekirdeksiz seçme
Keten tohıınııı (Buşel!=Dolar),.. M ınnea polis .................
Kalay (Libreal=:Scnt) ......
Levha-teneke 1100 libre dolar)
Ergani Iknımiyeü Mudnfna I
Demiryolu Demiryolu
262.-
281 1/4
262.—
281 1/4
IV ... V ....
1/2 1949 ikrami.vel! ....
Diterler)
1941 Dcmjryolu VI. ......
ı........
II.......
İli.....
I.......
II.......
SivtLB-Erzurum I, „ II.-V1I.
Demiryolu 1.......
JI.....
nı......
i.....
u......
m.......
iv.....
1941 1941
Kalkınma
1948 1048 1934 1934
1941 1941 1941
Mim
M
• >
• I
lalikmzı
• f
•>
Müdafaa
••
İP
97.25 21 -
97.70
97.75
97.ÖÖ 07.75
20.90
20.70
21.-
21.—
21.25
2i 15
21.40
20.50
20.65
V7.-
07.23
97.90
98.-
98-
20.00
20.85
21.-
2L85
21.20
21.13
21.10
20.50
20.65
ThğIi hılıııınlnr ı
Ayçiçeği inli umu Keten tohumu .......
Kendlrtohumu .......
Suenm (Karnbign) Ver fıstığı kııhuklu
•t 4ı i a•
31.75
M.77
31.34
29.45
M. 60
23.—
22.50
37.—
39.40
11.50
31.75
31.77
31.34
29.45
68/60
23.-
22.50
37. -
38. —
11.50
Şirket Tahvilleri
Anadolu D.Y. Tertip A/B. •• •» »( O* a» •• 60 a» ,, Mümeı», Senet. 109.— 69.- 67.50 107.- 60.- 67.60
Şirket Hisse Senetleri
T. C. Merkez Bankaeı ... 130.50 132,—
Türkiye İş Bankafl) 23.10 25.10
Türk Ticaret Bankası 5- 5.-
Aralan Çimento 17.- 17.-
Şark Değirmencilik 23.23 23.50
MIHI Reasürans 16.25 —
Ecnebi Tahviller
172.—
152. -
Mısır Kredi fonsivc 10KI
___.. .. 10!)
Kıırıı Mfyvııhır ı
Fındık (kabuklu sivri)
Fındık (İç tombul) .... Ceviz (Kabuklu) .......
Çevir (İç nntürel) ....
Dokuma Ham Maddeleri: TUıIlı (Ana mal) ......
Tiftik (Nntürelı .......
Yapak Anadolu (Kırkım)
Ihım deriler s
Sığır tpılAmurn (yaş) kilosu Keçi tuzlu kuru kilosu..,.. Koyun hava kurusu kilosu Mezbaha sığır yaş kilosu..
• i • •
N elin ti lıtâ lur :
Zeytinyağı (Ekstra ekstra) SusamvnğıtRafine) tiene.) Ayçiçeği (Raflna f.vntikeli) Fındık yıtgı ...... ......
3.80/3.99
75.50
7.30
3.80
74.50
7.30
Londra Borsası
Keten tohumu (Tonu=Sterllng) Born hay •««,,,»«» Knlküta Yer fı«l>âı Hindistan 64 — 62.50 64.50 64.— 62.30 64 50
Bradford Piyasası
Tiftik iyi mal (Libresl=Penİ)... 3 i.— 84.—
Sıra mah „ 30.— 30.—
Tün Anadolu „ „ (20 21 20.—
„ Trakya 18 21 18.-
İskenderiye Borsası
Pnmuk (Kantarım Ta İlan ....
Ashmouni Kısa elyaftı F/G. K&rn&k Uzun elvaflı F/G.
86 78
101.5

(“) Gününde Bvrsada muamelesi tescil edilmemiş tahvilât ve eshamın arz ve taleplere göre taayyün eden takribi piyasa değerleri.
Siyasî meseleler ve muhabir mektupları
ırr
M ü z
Sanal ve hayat
Y K N î İSTANBUL
Eminönü ve Şişti Halkevlerinde

Program üzerinde Churchill'in tesirleri
bariz bir şekilde görülmektedir
Londra, — (Hususî Muhabirimiz blldirlvor.)
Muhafazakârlar, ne sağa ne de sola mütemayil görünüyorlar. Chur-chiirin çok müessir olduğu aşikâr olan seçim beyannamelerinin kırmı-zı-mavi kapağına, "yolumuz budur" parolası konmuştur. Bu parola, muhafazakârların İktidara geçince, dar bir parti politikası değil, mütevsssıt bir yol takip edeceklerini gösteriyor. Böyle bir seçim propagandası. Ingll-terede dalma umumî efkârı memnun etmiştir. Çünkü, karşı tarafın silâhı elinden alınmış olur.
İkfisiKİl istiklâl
Muhafazakârların başlıca gayesi ferdin daha ziyade çalışması ve şahsî teşebbüs ve lnisyatlfin teşviki suretiyle İngiliz iktisadi istiklâlinin yeniden tesisidir. Bu gayeye bir taraftan devlet masraflarının yüzde 10-20 kısılması suretiyle, vasıtalı ve vasıtasız vergilerin İndirilmesi ve İngiliz parasının satın Alma gücünün arttırılması. diğer taraftan ise, başta gıda maddeleri tevziatını kaldırmakla beraber, kontrollerin asgarî hadde İndirilmesi ve nihayet devletleştirme hareketinin durdurularak, devlet satmalına inhisarlarının kaldırılması yollarından varılacaktır.

Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi
Pariste toplanıyor
İngiltere Hükümeti, Amerikanın tavassutu ile, Avrupa işleriyle daha yakından alâkadar olmayı kabul etti.
Paris. (Hususî muhabirimiz KAS bildiriyor) — Şubat ayı zarfında Strassborug’daki Avrupa Birliği, muh temelen yeni ve kati bir ilerleme kaydedecektir. Birliğe dahil. 12 devletin Dışişleri Bakanlarından mürekkep bakanlar komitesi» şubat ortalarında, Pariste kısa bir toplantı yapacaklardır. Bu toplantıdan, sonra Avrupa Konseyinin Meclisi daimî encümeni de toplantıya çağırılacaktır.
hemen
Istişarf
Pariste
Dıılml Encümenin İsyanı t
Alınan haberlere göre Avrupa Birliğinin bu her iki teşekkülünün şubat İçtimaları, Avrupa Birliğine yeni bir hız verecektir. Anlaşılıyor ki. Strass-bourg’ta olsun, Bakanlar Komitesinin kasım toplantısında olsun. îngilte-renln, Avrupa politikasına karşı takındığı muhalif tavır artık zayıflamıştır. Bu muhalefet, son kasım toplantılarında, hem Bakanlar Komitesinde hem de daimi encümen müzakerelerinde açıkça görülüyordu, lstişarl meclisin, 19'19 Ağustos ve eylül toplantıları neticesinde. Batı Avrupa memleketlerinin siyasi bünyeleri kadar, müşterek iktisat ve para politikalarım da alâkadar eden çok mühim ve faal bir Avrupa politikasına toplanan fin dan. muhtelif
vale edilmiş ve bunların tetkiki İçin muayyen müddetler bile konmamıştı. Istişarl meclisin 28 azalık encümeni, umumi efkâra pek tirilmeyen bir celsesinde, harekete karşı âdeta isyan Bakanlar Komitesini, çok
yazı İle proteso etmişti. Bu yazı, o derece şiddetli İdi ki, neşredilmekten bile korkuldu. Hattâ Fransız kaynaklarından alınan haberlere göre, o sıralarda Bakanlar Komitesi ile. daimi encümen münasebetlerinin kcHilme-aıne ramak kalmıştı
Yazan ı NuruUah BFJRH
Bir şiir sergisi
Muhafazakârlar ve aoayal refah devleti
İngiliz seçim mücadelesinde mühim bir rol oymyacak olan çalışma, sosyal hizmetler ve mesken inşaat politikası gibi nazik meselelerde, muhafazakârlar. işçilere nûZAian kâh daha çekingen ve kâh daha radikaldir. Hor ne kadar Muhafazakâr politikanın, bütün işçilere iş bulmayı gaye edindiği söylenmekte İse de, bu hususta hiç bir teahhüde girlşllmemlştir. Çalışma nizamını kanunla tesis ederek, her işçiye yazılı iş mukavelesi yapmak hakkını tanımak gibi teklifler, tamamen orijinaldir. Programa nazaran, bu hükümlerin yanlız devlet müessenelerl için mecburi olacağı, diğer sahalarda ise ihtiyari kalacağı anlaşılıyor. Muhafazakârların "sosyal emniyeti, sağlam bir esasa dayamak,, dan ne kastettikleri, seçim beyannamesinde pek izah edilmemiştir. Beyannamede yalnız "sosyal hizmetlerin azaltılması İstendiği hususundaki iddiaların düpedüz yalan olduğu" ileri sürülmektedir. Ingilte-rede hüküm süren mesken buhranı karşısında, hususi mesken İnşaatına mühim kolaylıklar vadeden inşaat programı çok alâka çekicidir. Umumi
maliyetin ancak yüzde 5 ini kendi membalarından temin edebilecek olan herkes, taksitle kendi meskenini yaptırabilecektir.
İngiltere ve clhuıı
Muhafazakârların dış politikam, Britanya Milletler Camiasına ve Batı Avrupa ve Amerika ile gittikçe kuvvetlenecek bir iş-birllğine dayanmaktadır. "Fransa ve diğer dost devletlerle elele verilerek,, daha müspet bir Avrupa birliği kurmaya çalışılacaktır. "Batı Almanya HÜkûmtinln İnsan haklarım batı demokrasilerinin anladıkları mânada tanıması şartlyle, Avrupa birliğine iltihakı teşvik olunacaktır." Avusturyanın İstiklâlini tekeffül ve Ruslarla diğer işgal devletlerinin bu memleketi tahliye etmelerini temin edecek olan sulh anlaşmasının imzasına dair bazı kelimeler mevcuttur.
Hulâsa olarak denilebilir kİ. Muhafazakârların İngiltere için çizdikleri yol. vaktiyle Diaralll tarafından konulmuş olan esaslara uygun bulunmaktadır. İngiliz müesgeRelerlnln muhafazası, imparatorluğun vikayesi, hayat şartlarının düzeltilmesi gibi o devirde de makbul görülen gayeler, bugün ve yarının
da hedefidir.
*
Missouri’yi kurtarma
Mlımourl Zırhlısını kurtarmak İçin alınan tertibat yukarıdaki plânda teferruatıyla gösterilmektedir. Mla-soıırl'nln kıçından derin aUya kadar lıir kanal açılmıştır. Sancak ve iskele omuzlukları istikametine 9 demir atılmış ve bu demirler geminin vinç ve ırgatlarına tel halatlarla bağlanmıştır. Böyle-ec, gemi, keııdl kendini de çekmek imkânını eldo etmiştir. 12 römorkör ve 2 kurtarma gemisi gerek çekmeye, gerekse itmeye yarıyordu. Kurtarma esnasında Missouri‘nin sancağa veya iskeleye Milrnaımvsı-ııa hllIuiMsa dikkat edilmiştir.
Aıuerıkaıını kudreti demokrasiye dayanan hürriyettir
ma tuf talepleri, kasımda Bakanlar Komitesi tara-mtlnakaşa dahi edilmeden, ihtisas encümenlerine ha-
Paris 17 ı YİRS) — Hidrojen hom-baniyle Amerikanın ne derece kuvvetlendiğini öğrenmek isteyen bir gazeteciye cevap \ veren Amerika Dışişleri Bakanı Mr. Dean Acheson
demiştir ki: " Birleşik Amerikanın hakiki kudreti, atom veya hidrojen bombasında değil, fakat demokrasi çımalarına dayanan hürriyetidir ”
— 20 —
i
de akset-bu hattı etmiş ve sert bir

Amerikanın tavassutu:
O sıralarda, başta Fransız delegesi olmak üzere, Batı Avrupa mümessillerinin, İngiltere, Avrupa nok-tai nazarına yaklaşmadıkça, bu sahada çalışmaya devam etmlyecek-lerlni açıkça ifade etmeleri üzerine işe Amerika müdahale etti. Londra, Washıngton’un müdahalesi ile, ricat etmiştir. Şimdi, Ingiliz seçimlerinin arifesinde, Pariste toplanacak olan Bakanlar Komitesi, Batı Avrupa milletlerini temsil eden istlşarî meclise karşı yumuşak davranacaktır. İlkbahar sonunda Strassbourg’da toplanacak olan Avrupa Konseyinin ruznamesini hazırlamak artık mümkün olacak ve bu toplantı, çok daha kararlı bir Avrupa politikasının tesiri altında çalışabilecektir.
Eğer hiçi Partisi, İngiltere ikti-darına sahip olmakta devam edecek olursa, Paris konferansında girişeceği taahhütleri tutmak mecburiyetinde kalacaktır, tngilterede iktidar, Muhafazakârlara geçecek olursa, Avrupa Birliği idealinin müessisi Churchill, İngiltere politikasını, Avrupa İşbirliği hedefine doğru daha kudretle aevkedebilecektir.
Avrupa konseyi


de
— O tarihlerde, bizimle sokağa çıkabilmek için yâlnız pazar günleri serbesttin. Haftanın diğer günleri dairene kapanır kalırdın.
— öldükten sonra aile makberemizde kapalı kalmadık mı? O günden beri hiç gezdik mi? Bayan Rikiki, eve kapanıp hava almadan oturmak hiç iyi değildir, gayri sıhhidir. Kapalı kaldığımız müddet zarfında kaybettiğimizi telâfi etmeliyiz, itiraz istemem. Bugün pazar; haftalık gezintimizi yapacağız. Haydi inelim. Danıyel, utanmıyor musun, koca çocuk trabzandan kayar mı hiç!
Pencereden bu emsalsiz ailenin sokağa çıkışlarını seyrediyoruz. Ben. otelde kalmak arzusundayım. Fakat Jül Anflör zorluyor:
-— Biraz açılırsın, diyor, hem belki Rişar ailesinden bir kimseye rastlarız.
Bu ihtimal beni harekete getiriyor, çıkıyoruz. Sokaklar "mahşer,,.gibi kalabalık. Haziran güneşi altında — melekler haziran ayında olduğumuzu söylemişlerdi — tarihin muhtelif devirlerine mensup binlerce insan caddelerde, garip kıyafetleriyle bir aşağı,* bir yukarı geziniyorlar. Ağır ağır Şanzelize’den Tft-kızafcr Meydanına doğru yürüyoruz. Orada bir sıraya oturduk. Jül Anflör :
— Jilber, dedi, Meçhul Asker de şimdi di-rllmlştir. Kim olduğunu artık öğreniriz.
Cevap verdim:
— Ben. daha evvel bizim melek - kapıcıdan sormuştum. "Meçhul Asker,, in dirilmesine lüzum yokmuş. Çünkü bütün azizler gibi Meçhul Asker de, şerefli doğrudan doğruya cennete keme huzuruna çıkmasına
Yanı başımızda oturan lâfa karışıyor:
— Baylar, dedi, modası geçmiş kıyafetinizden alıyorum ki siz benim devrimde yaşamamışsınız. Tâkızafer altına gömülen yegâne insan "Meçhul Asker., değildi.
— Demek sonradan da bir başka harp oldu ve bir başka meçhul asker gemüldü,
— Evet, bir harp daha oldu, çivisi gömüldü. Lâkin asker değildi, sivildi
— Sivil mi?
— Öyle baylar, meçhul sivil’ Jül Anflör;
ölümünden sonrA nakledilirmiş, malıda lüzum yokmuş, ihtiyar bir adanı.
daha
ANILMIYORSAK yedi, sekiz yıla yakın bir zamandan beri kapalı duran İstanbul müzeleri, yeniden tanzim edilen salonlarını birer birer halka açtı. Başta Türkl-yenin bir nevi Vatikan sarayı olan Topkapı olmak üzere. Eski Eserler Müzesi, Eti Müzesi, Türk ve Islâm Eserleri Müzesi artık herkes tarafından gezilebiliyor. Çlnülköşk, Fatih Müzesi olarak yeniden kurulacak. Bu arada da. Belediye ve Deniz Müzeleri gibi son zamanlarda tesis edilen müzeler de var. Aya-lrini kilisesindeki çocukluğumuzun Askeri Müzesinin Maçkadaki silâh deposuna yerleşeceği söyleniyor. Bir de, bilindiği gibi, 1037 don beri Doimabohçe Sarayında eski Veliaht Dairesinin üst katını tutan Resim ve Heykel Müzesi var. 19 uncu yüzyıl başından zamanımıza kadar gelen Türk ressamlarının eserlerini toplıyan. bu arada bir heykel koleksiyonuna, batı üstatlarına ait bir salonla, klâsik ressamlardan epey güz«M kopyeye sahip olan bu müze henüz açılamadı.
Geçenlerde Topkapı ve Türk ve İslâm Eserleri Müzelerini gezmiştik. Birinde, sarayın İkinci kurucusu sayılacak kadar onu İmar eden Tahsin öz, diğerinde ressam arkadaşımız Elif Naci, bu iki kıymetli müesseseyi, tanı mânaslyle "ıslah" etmiş bulunuyorlar. Hor İki müzede eşyaların derlenme ve gösterilmesi, modern müzeciliğin icaplarına uygundur. Topka-pı Sarayının resim, yazı ve minyatür koleksiyonlarının tAn2lm şekli de çok başarılıdır.

Bilhassa bu son harpten sonra batı memleketleri müzeciliğinde mühim değişmeler kaydedildi. Müze; eskiden, kıymetli eserlerin korunmasına yarar bir yer bilinirdi, Bu yer, büyük, süslü bir bina, bir saraydı. Eşyaların derlenmesi ve teşhir edilmesi göz ok-şardı, zenginlik, İhtişam hissi uyandıracak şekilde yapılırdı. Bu suretle yerlerini bulan vitrinlerin, eşyaların, heykel ve tabloların "takdim" şekil bozulmaz, müze salonları on, on beş, hattâ yirmi yıl, hazan çeyrek asır aynı hail muhafaza ederdi. Sonra mevcut eşya arasında fazla titiz bir seçme yapılmaz, ne varsa teşhir edilirdi. Vitrinler, yığın yığın eşya ile doldurulur, duvarlar iki. üç, hazan dört sıra tablo İle örtülür, yüzlerce heykel yan yana sıralanırdı. Bir taraftan bu göz ve kafa yoran takdim şekil, Öte taraftan salonların uzun müddet aynı halde kalması yüzünden müzeler, zamanla, birer depo, ambar hallııl alır, tozlanır, köhnclcşlrdL Dünyanın en zengin müzelerinden biri olan Louvre’dn bile bu köhne ambar hissini çok kere duyduğumuzu hatırlarız. İtalyan müzeleri de öyle, boş salonların duvarları, aralarında göz dinlendirme payı bırakılmamış, üç, dört sıra irili ufaklı tablo ile kaplı idi. En üst dizideki tabloların çerçeveleri hemen hemen tavana değecek kadar yüksekte olduğundan ziyaretçiler bunları hazarı merdivenlere çıkarak, hazan dürbünle seyretmek zorun idiler.
Modern müzecilik, müzeyi, mansa-
, ı- >. im 4iı mııı im • .mi> ıiiu4H.ı,ıUMi( in. i*, h *m •» « >ia
rası değişmiyen bir ambar olmaktan kurtararak onu, daima canlı, hareketli bir kültür merkezi haline getirmiş bulunuyor. Avrupada bugün müze. tertibi zaman zaman değiştirilen, hususi ışıklar sayesinde geceleri bile halka açılan, konferana Balonları, kütüphaneleri, kopya satış atelyelcri İle dinamik bir müessesedir. Müze her gün yüzlerce, hazan binlerce insan tarafından gezilir. Evvelce gelen, biı müddet sonra yine gelir, çünkü bilir ki o müddet içinde ya bir salon yeni baştan tanzim edilmiş, ya yeni eserler asılmış, ya evvelce gördükleri depoya alınarak depodakller meydana çıkmış, hâsılı muhakkak müzede yeni bir şeyler olmuştur. Konferans salonları her hafta doludur. Kütüphanelerde kitap, gravür ve yazma eserler sergileri açılır. Kopye atelyelerinde çok ucuz flatla heykellerin tabi! cesamette kopyelerl satın alınır.

Avrupa müzelerinin bu hareketli hayatı yanında bizim müzelerimizin henüz pek silik rolünü düşünecek o-luıaak, ileriye atılmış adımların daha başında olduğumuzu, müzeciliğimizin gelişmesi yolunda daha çok gayret aarfetmek lâzım geldiğini anlarız. Bir kere nedendir, bilemeyiz, bizim müzelerimizin gündelik hayattan kaçan ve gizlenmek laliyen bir halleri vur. İstanbul’u ele altı sak; müze binalarının fehrin canlı merkezlerinden uzak, kuytu yerlerde barındıklarını görürüz, O kadar kİ, bu şehirde bir müzeye gitmek küçük bir seyahat, bir günde iki müze görmek istemek de Adeta bir "sergüzeşt" tir. Bu yıl açılan müzelerde tertip, derleme ve gösterme usullerinin eskiye nisbetle daha rasyonel şekiller aldığını söyledik. Bu böyle olmakla beraber, müze bin&lârının kış mevsiminde ısıtılması, eşyaların normal ve değişrııi-yen biı* hararet İçinde muhafazası meselesi henüz problem halindedir. Müze binaları eski saraylarda, medreselerde, camilerde barındığı için her halde rutubetlidir. Işık tertibatı noksandır. Sun zamanlarda tatbik edilen neon tüplerinin renkleri bozduğu söylenmektedir. Müzelerimizde konferans salonu yoktur. Salonlarda ziyaretçinin rahat rahat oturabileceği, dinlenebileceği tertibat mevcut değildir. Avrupa müzelerinde çok rağbet gören "konferansh-geziler" bizde henüz tatbik edilmiyor. Sonra müze-lerimlzln fazla reklâmdan kaçınır bir halleri de var. Müze nc kadar ciddi bir müessese olursa olsun, zamanın icaplarına uymalı ve halkı kendine çekmek için hiç bir vasıtayı ihmal etmemelidir.

Demek istiyoruz kİ. Türk müzesi bugün, Türk hayatının içine girememiştir. Çok kıymetli elemanlara sahip olan müzeciliğimiz, yenilerle kadrolarını genişletebilir ve maddi imkânlarını çoğaltabilirse Avrupa müzeciliğinin kaydettiği Heri hamleleri her halde başaracaktır. Son zamanlarda ele alınmış olan turizm dâvasının gerçekleşmesi de müzelerimizin gelecekteki ilerlemelerine bAğlı bulunuyor.
OM ■ Uliühb • tlute • »ıh • fa •tfllifc.tHI

Lozandaki Gauguin Sergisi
Lozan. — Lozandaki Kantona) Resim Müzesinde 15 şubatta açılacak olan Gauguin sergisi, 16 nisana kadar devam edecektir. Fransız res-
samının başlıca eserlerinden mühim bir kısmı sergide teşhir edilecektir; bunlar Arasında "Beyaz at., ve "Sarı İsa,, adlı tabloları da vardır.
MUHARRİRİ : CAM/
KIYAMET GÜNÜ
TÜRKÇESİ : REFİK HALİD KARAY
— Ne? diye haykırdı, meçhul sivil mi? Lâtife mi ediyorsunuz?
Yaşlı zat kaşlarım çattı:
— Bu gibi ciddi meselelerin lâtlfeye tahammülü yoktur baylar! Şunu biliniz ki bu yoni harp sadece bir kimya harbi oldu. Bu seferkine gaz harbi adını verdiler. Sizin son gördüğünüz harp, bunun yanında alelâde biı müsademe halinde kalıyordu. Genelkurmay-ların bütün hazırlıkları, hesapları bir kere daha altüst oldu. Taarruz hareketleri, İnsan dehâsının meydana getirdiği bütün yeni icatlar hep sivillerin imhasını hedef tutuyordu. İki düşman ordu birbırıyle harbetmiyor. kuv vetlerini sivil ahaliyi öldürmek hususuna ıek-slf ediyorlardı. Harbi, gözlüklü ihti/ar âlimler İdare ediyordu, hepsi redengotlanmn üstüne general yıldızlan iliştirmişlerdi. Hava kuvvet leri müstesna, ordu artık lüzumsuz kaldığı için, bütün askerler "sivile,, alınmışlardı ve zehir, boğucu gaz fabrikalarında çalıştırılıyordu. Bazı korkak siviller, harp tehlikesinden kurtulmak için, henüz mevcut bir kaç kıtaya kendilerini iltimasla yazdırmak Üzere ellerinden geleni yapmışlar ve askere gitmeye muvaffak olmuşlardı. Bu garip harpte, asker Üniforması taşıyan herkese "kaçak,, nazariy le bakılıyordu. Harp bittikten sonra, böylele-rınden biri bahis mevzuu olduğu zaman kendisi için: "Ha, filânca mı, muharebe ınüode-tlnce sivil bile olmadı., deniliyordu. Hulâsa, baylar, on iki yıl süren ve her iki tarAfın kayıpları müsavi olduğundan "berabere,, biten bu müthiş savaştan sonra hükümet, celadet meydanında, yani fareler gibi evinin mahzeninde boğularak Ölen sayısız sivil kahraman lardan birim Tâkızafeı altına gömmeye ka-
rar verdi ve "meçhul sivil,, i, "Meçhul Asker,* in yanına defneylediler. O günden beri, beşeriyetin şerefli devrelerinin İki büyük şahidi, yan yana, kardeş kardeş yatmaktadır.
Jül Anflör ile ben, ihtiyarı şaşkın şaşkın dinliyorduk:
— Evet delikanlılar, dedi, siz, muharebenin siperlerle, toplarla, mitralyözlerle biı nevi kahramanlığın henüz mevcut olduğu devrelere yetiştiniz; harpler o zamanlar unca k üç, dört sene sürebiliyordu. Ben, bu menhus boğucu gaz harbinde, ceketimin yakasında yüzbaşı işaretini taşıyordum ve bütfln bölüğümle birlikte, pis kokulu bir torpille boğularak Öldüm, işte böyle, bavlar!
Sivil yüzbaşıdan müsaade alarak, arkadaşımla otellerimize döndük,
bir ıııe-Bav Rl-mehtap-
XII.
Marsilya hikâyelerini seven lek. — Bir nıûcld ailesi. — klkl'ııln Adetleri. — Parkta,
ta gördüklerim, duyduklarım.
Sofrada, yeğen Marsel, kapıcı-melek arasının gayet iyi olduğunu anlattı*
— Bugün, öğleden sonra çıkmadım, inip kapıcı-melek ile iki çift lâf edeyim dedim. Malûm ya. insanın kapıcısı ile gitmelidir; ne olur, ne olmaz? gönüllü, gayet iyi, melek gibi ce biraz çekingen davrandım,
nuşmak hususunda değil, malûm a, bizim zanaatta., Fakat traş edilen bir müşteriye lâf yetiştirmek başka, sakalı bitmemiş bir melekle konuşmak büsbütün başka. Ne de olsa İşin içinden sıyrıldım, kendisine bir Marsilya hikâyesi anlattım, baktım, hoşlandı. Bir tane
İle
arası daima iyi Doğrusu alçak bir melek, ön-hanl ya, ko-
• •
Milli vezin hakkında bir konferans
- Edebiyat
z
jr»
ı**
M"
tüi
t* (0 ti
&
^1 I &
Eminönü Halkevi, Dil
Kolu bir "Şiir Sergisi,, tertip etmiş bulunuyor. Bizde, bu tarz sergi, İlk defa Orhon Mıırat Arıbııınu tarafından ferdi bir tezahür olarak yapılmıştı sanıyoruz Eminönü Haike-vinde açılan sergi dokuz heveskârm menzumelerini bir araya getirerek toplu bir mahiyet arzedlyor.
Teşhir edilen manzumeler arasında belirmiş bir şahsiyet, orijinal bir görüş yoktur. Ekserisi tanınmış şairlerin tesirleri altında yazılmış, geri kalanları İse. gazete veya mecmuaların çocuk sayfalarında görülen manzumeleri aşmaya ancak muvaffak olabilmiş denemelerdir. E-ğer muhakkak, sergide "eser,, lerlni teşhir eden gençlere bir sıfat vermek icap ediyorsa, kendilerine "hassas, rakik halkevi şairleri, diyebiliriz, böylece, ileride toplu bir halde sergiler açmak isterler veya manzume yazmakta ısrar ederlerse, kendileri için bir mektep ismi de bulunmuş olur.
Ayşe Ruhsat Çetin, edâ ve kafiyelerini Necip Fazıldan almış; Abdullah Özlemiz "Nişan Yüzüğü,, İle şiirden ziyade evlenme İlânı gibi bir şey karalamış; Fatma Süzmeafyon-lu, bir edebiyat öğretmeni gibi masal anlatıyor; Nijad Tahsin Alper kendirini neden ille şiir yazayım diye ü-«üyor ve Hisarlar,, demagoji Abdullah
iyi bir edebiyat öğrencisi olarr-k, zira bülbülün siteminden, gülün Azarından balılslor var ve renklerden erguvanı beğeniyor; Suat Uzer’ın içindeki Fırtına, Hüzünlü Akşamları bizi alâkadar etmiyor. Bütün bu şairlerin panolarındaki manzumeleri değiştirirsek, kimse bunun farkına varamıyacak. Hepsi, çocukluk hâtıraları. tabiat tasvirleri ile şimdiden ihtiyarlamışlar, şikâyet ediyorlar, âh-u zar içinde şairane iniltiler çıkarıyorlar. bu halleriyle yerli filmlere benziyorlar.
İbrahim Mlnnotoğlu’nun felsefi İddiaları var. Rüzgârdan, nasipten, sevgiliden, hepimizin yaratıldığı çamurdan bahsediyor. Sedat. Ümran
"Yurdumda Raks»,, ‘Karlı gibi seçim nutuklarında yapan hatiplere benziyor? Rıza Ergüven, her halde
•t

İse, "Akşam ufku yor,, diyerek mizahi terlyor İse de bir başka sinde "Kızlar akşamlan lar„ dîye râz-ı derûniınu Hayır. "Geceleri,, istediği kadar "biı kitap,, olaım, okunacak şey değil.
En son olarak Salt Maden'e geliyoruz. Bu genç aynı zamanda btitünı arkadaşlarının musavviri. otıian^ krokilerini yapmış, panolara koymuş] Bunlar asıllarma ne dereceye kan art benziyor, bilemiyoruz, fakat Sait I Maden'in muhtelif şairlerden ilhamı alarak yazdığı rübaîler, menbalanj sazUtnakle beraber asdlarına hiçj benıeıniyor. 1
Eminönü Haikevlnin şiir sergisi* sanat ve şiir bakımlarından bir kıymet ifade etmediği halde İki noktadan ehemmiyetlidir. Birincisi, hareket ve tertip bakımından gltzeldir, takdire ve teşvike lAyıktır. İkincisi Şişil Halkevinde geçen cuma gün Prof. Ahnıot Hamdl Tanpınar ın şl hakkında verdiği konferansla y bîr alâkası vardır.
Prof. Tanpınar "Millî olması mukadder bir sanat kolu: Şiir,, Unvanını verdiği konferansında, bize yepyeni bir iddia 11c ortaya çıktı. Hatip hulâsa olarak. "Kendisini en çok rai hatsız eden şeyin bugünkü şiirdi vezin meselesi,, olduğunu söylemıi ve her milletin kendine mahsus bin vezni olduğunu — meselâ Fransızla-M nn "alexandriıı„ i varmış — bu ltd barla bizim de bir metremiz, bir res-U mt veznimiz olması icap ettiğini söyJI ledi, sözlerini şöyle bitirdi: "Bd millî ve mâşori kulağımızı kaybetmişiz. Türk gençliği bunu bulmalıdır..,
Eminönü Halkevinde manzumelerini teşhir eden gençler Prof. Ahmet Hamdl Tanpınar’ın birisinden nAklert "Güç vâsıl olunabilen bir hal,, diye tarif ettiği şiirin kendisine değilse bile, hatibin İstediği harici şekle varmış gibidirler. Yalnız, vezir kafiye ve şiir meselesinde, merhum Muallim Naclnin mektep kitapların-1 da dahi tekrar edilen bir ciheti ul nutm&mak gerektir; Şiir denileri sözün mutlaka manzum olması icap etmez. — /(ı.
manzume-dllber olur-İtsa ediyor.
•selesinde, merhum mektep kitapların*I lilen bir ciheti ul
Einstein'in yeni nazariyesi
Princetown 17, (AP) — Profesör Albert Einstein’in yeni nazariyesi Prlncetown Üniversitesi yayınlan arasında neşredilmiştir. Nazariye ye-
rlahft yapıştırdım, zavallı, katılacaktı, bereket kanatlan var da... yelpazelendi.
Bayan Marseİ!
______ Açık «açık htkAyclcr anlatmadın yal. ______ Sen beni nc sandın Fiiomen! LAfımı bilenlerdenim. Baıısen dostum melek, hikayelerimi o kadar beğendi ki bana "Bunları, bizim Cebrail’e unlatayım, pek hoşuna gider, dedi. Bu Cebrail arkadaşı imiş ve ilâve etti ••Ne yazık ki sizin gibi Marsilya şivesini be-ceremiyeceğ'im, hikayelerinizin yarı tadı kaçacak.,,
Her nedense benden hoşlanan serseri Yoksul da gelip yanıma oturmuştu Yemek esnasında, sevdiği ve başkası için intihar e den işçi kızına rastgeldlgınl anlattı;
— Zavallı küçük, dedi, hep öyle mahzun1 Bana kalırsa. hftlA kendisini terkedlp giden herifi düşünüyor. Biraz eklendireyim diye kendisine çiçek götürdüğüm gün nasıl enayi gibi otomobilin altında kaldığımı anlattım Güldüıemedlnı. ne dersin? Buna Öyle bir bak tı kİ gözleri dulu dolu oldu.. Aglıyacak diye korktum. İçimi parçalıyan bir sesle- “Bu hareketiniz, çok güzel... Buna lâyık değildim. Ben bir bedbahtım.. Teşekkür ederim., dedi İhsan böyle sözler duyunca bir kadın için otomobil altında ezildiğine gam yemiyor, ö.v le değil mi?.. Sonra, elimi sıktı, dedi kİ: "Zavallı dostum!,, Sık sık kendisiyle bulıışaca giz. Bllsen ne memnunum!, Biraz evvel, sevincimden Napoi^on’u kucaklayıp öptüm. Pek hoşuna gitmedi galiba... İstediği kadar kızsın, vızgclir bana!
Yoksul’un neşesi sevgilisini buldu, ben bulamadım. Acı acı bunu düşünüyorum.
Yemekten sonra, parkına iniyoruz. Geniş çimenliklerde ve asırlık akaçlar altında dolaşan çiftler var Ara larında. otelimizde oturan meşhur kimseleri tanıyoruz. Önümüzde ParmenUer ile Berna rd PBllssy gidiyorlar. Patates kâşifi duruyor ve parkın ortasında geniş çimenlimi göstererek:
— Azizim Palissy, diyor, bütün bu araziye kaybolmuş göziyie bakmak lâzımdır. Lüzumsuz otlar yerine neden patates dikmemiş ler? Blltün oteli besllyecek kadar mahsul elde edilebilir. Bizim melek-kapıeıya söyllyelım Devamı var —
• •
«ti
kalbimi sıkıştırıyor. O
yeğen M arşe ile o*elin
1
I I
nl bir matematik şekline İstinat et mekte ve cazibe ve elektro manye lizm kanunlarım bir arada tetkik et mekte ve birbirine bağlamaktadır.
Profesörün, "Nishot nazariyesi. atili kitabının üçüncü basımına ilâv edilmiş 14 sayfalık bir etüd olan bıi yeni nazariye baştan aşağıya formül lerle doludur ve otuz senelik bir eme ğin muhassalasıdır. Nazariye isal: edilmekte fakat ispat edilmemiş bu lunmaktadır
Einstain. elektro manyetizm ile ca zibe kanunlarım birleştirmek içi! kullandığı matematiğin "sarih olma dığı„ m kabul etmektedir.
Bu nazariye ispat edilebilirse neti çeleri gayet basit olacak ve cazibe ili elektro manyetizm sahalarım bırbl rine bağlıyarak, muhtelif neticeler bir araya toplayarak bunlara insıcan I verecektir. Bu şekilde atomun ne ol doğu, atom enerjisinin nereden gel diği gibi suallere cevap verilebilecek tir. "Sahu„ matematiğinin bir netli cesi de uranyum’dan gayrı atomlar| dan da bomba yapılabileceğini ortayı çıkarmasıdır, filoloji âlimleri, elek tıo manyetizmin, canlı mahlûklar enerjilerinin ;
sürmüşlerdir; bu manyetik saha ıl şimdi yeni atomların enerjilerindi istifade edilebilecektir. Bir ca mahlûk teşkil eden hücreler bir a ya gelince bir manyetik saha da kı dlliğinden vücut bulmaktadır. Bu ha ile cazibe çok yakın bir alû münasebetiyle birbirine bağlıdır.
‘İ
imin, canlı mahlûklarla kaynağı olduğunu ileî
t

19 yaşındaki bir şair edebiyat mükâfatı kazand Her sene verilen Paul-VkMry n kAfatım bu sene 19 yaşındaki P lıppe Schumer kazanmıştır. Schum hâlen Nişte felsefe çalışmaktadır, mükâfat her sene tekamül etmel olan şairlere verilmektedir. Genç şf mükâfat tevalinde hazır bulur Paul Velâry’nin eşi tarafından teb edilmiştir.
* u
b
v
u
r
İ
9
4 i n lı
f
i
(
«
(
t
I
1
t
Kİ ■er a

4
(t
M
t
I
HİKÂYE |
İnsanlık tarihi
Yasan : ANATOIJE FRAh’CE
BABASIN İN ölümünden «on ı ra İran tahtına çıkan küçük prens, memleketin bütün A-Rmlerini çağırtıp bir araya topladı ve:
— Profesörüm Dr. Zeb, tedris Miru.Mirıa bıınn. maziden aldıkları dersler»* uygun hareket c-den kırallnrin daima dalın az hataya düştüklerini söylerdi. Ben de İyi ve A-(141 bir hükümdar olmak l«de-itindı ylm. Bunun Içlıı de bütün memleketlerin ve çeşitli halk topluluklarının âdetlerini tetkik etmek İstiyorum. Gidiniz ve hana hiç
bir şeyi İhmal etmeden dünya ve inaanlık tarihini hasırlayınız.
İran akademisyenleri 20 sene daha çalıştılar ve bu defa 3 deve Üstünde 1500 cilt getiıdiler. Ayni yaşlı âlim, ve çalışmanın verdiği yorgunluktan sayıflıyau saniyıe:
— Efendimiz dedi. İşte yeni e-aerlmlz. Hiç bir şey ihmal etme-dlglıniri zannediyorsun.
— İhtimal diye hükümdar cevap verdi, lâkin yine okuyuıni-yavıtğım. Artık ihtiyarladım ve bundan sonra o kadar uzun işlere girişe meni. Gidiniz, eserinizi kısaltınız ve ıceç kalmadınız. Alimler o kollar çabuk çalıştılar kİ lo sene sonra tekrar
döndükleri unun bir deva üstünde 500 cilt kitap getirmişlerdi.
I
I
Alimler, hükümdarın emirlerini yerine yetirmek Üzere derhal İşe kovulmuşlar, 30 sene sonra 12 demetlen mürekkep bir kafile ile döndükleri zaman sarayda Şahın huzuruna kabul olunmuşlardı.
Alimlerin yaşlısı tahtın önüne gelip secdeye kapandı ve:
— Haşmetıneap, memleketinizin âlimleri, za Hâliniz için hazırladık lan dünya tarihini takdim etmekle şeref duyarlar. Bu, hiç bir şey ihmal edilmeksizin bütün memleketler balkının âdetlerini en ince teferruatına kadar ihtiva eden, 0000 ciltten mürekkpp bir İnsanlık tarihidir, detil.
Her zamanki yaşlı Alim:
— Tarihi gayet kısa vo sarih yazdığımızdan dolayı sizi memnun edeceğimizi umarım, dedi. Şalı;
— Hayır, bu defa da kâfi değil diye cevap verdi. Artık hayatımın sonundayım. Eter Ölmezden önce insanların tarihini öğrenmemi İstiyorsanız, eserinizi dııha çok kısaltınız.
İhtiyar alim Ö sene sonra tekrar sarayın Önünde göründü. Bir elinde, üstüne abanarak güçlükle yürüyebildiği bastonu, öteki elinde ise sırtında kalın bir cilt kitap taşıyan ufak merkebin yularını
Hükümdar, üzgün bir tarzda cevap verdi:
— Efendiler, benim için giriştiğiniz bu müşkül ve yorucu İŞİ başardığınızdan dolayı sizi tebrik e-der ve teşekkürlerimi sunarım. Simdi İdare işleriyle meşgul bulunuyorum. Sîzler çatışırken ben do bir hayli yıprandım. Meşhur bir şairin dediği gibi, hayatımın yan-sini on sene aşmış bulunuyorum. Çok yaşb öleceğini tarzedilnıiş olsa bile, hu kadar uzun bir tarihi okumama İniksin ve vakit elvermez. Kıymetli eseriniz sarayın arşivlerinde muhafaza edilecektir. Sizden, insanın kısa hu yu tına uygun bir hulâsa hazırlamanızı rica
tutuyordu.
Saray zabitlerinden biri âlime acele etmesini söyledi. Hükümdar ölmek üzere İdi.
Hakikaten Şah ölüm döşeğine u-zannıış, fersiz bakışlarını ihtiyar âlime ve elindeki kitaba dikmişti. İçini çekerek:
— Heyhat, insanların tarihini öğrenemeden öleceğim, dedi.
Hükümdar gibi artık ölüme yaklaştığını hisseden İhtiyar Alim:
— Haşmetmeap, dedi. Tarihi size ben 8 kelime ile izah edeyim:
Doğdular, ıstırap çektiler, ve Öldüler.
IngiIterede, 11 seneden beri, ilk defa saray elbiseleri teşhir edildi ON bir seneden sonra, İngiliz hanedanı terzileri, müptedile-rin elbiselerini teşhir ettiler» Fakat, bu elbiseler ananevi bir hareket otan İngiliz yüksek sosyetesinin genç kızlarının Kıral ve Kırallçeye takdim merasimi esnasında giyilmek üzere dikilmemlşlerdlr.
1939 dan beri Sarayda sosyete hayatına ait hiç bir merasim yapılmamıştı. Fakat tahditler İçinde yaşama devrinin biraz olsun hafiflemesinden ve kumaşların da bir seneden beri serbest olarak satılmasından İstifade eden, başta Prenses Elizabeth’ln gelinliğini diken Norm&n Hartnell olmak üzere bütün resmî terziler ağır elbise stilini ortaya atmak fikri üzerinde mutabık kaldılar.
gördüğünüz manken gi-eibtaeyi ya-Hartnell bir
ŞTE böylece karşıda modeli geçenlerde bir yerek teşhir etti. Bu
Norm an
denilen hususi almak Üzere Ame mecburiyetinde kal-imali Ameri-memlekette meyda-
pabilmek için “buz beyazı” ipekli tül satın rikaya gitmek
dı. Zira bu kumaşın kadan başka hiç bir bilinmemektedir. Elbiseyi dana getirebilmek için yüz metre-
den fazla kıınıaş harcanmıştır. Çok ince otan tülün altından gümüş ı-enkll lame ışıldamaktadır ve çiçekten bir girland sol omuzdan göğüse kadar gelmektedir. Diğer bir girland da kalçaları süslüyor. Çiçekler beyaz payetle örtülü olduklarından görülmemiş bir tarzda parlamaktadır.
Paristen gelen yeni moda haberleri
edeceğim.
Çeviren: Fevi M.
Modern Türk musikisi festivali
16 şubat perşembe günü saat 18,30 da Modem Türk musikisi festivali adı altında tertiplenen ve tanınmış kompozitörlerimizden Adnan Saygon, Ulvi Cemal Erkin, NcclJ Kâzım Ak-ses ve Cemal Reşit Rey'in eserlerinden mürekkep konser, büyük bir alâka toplamış ve kıymetli sanatkârlarımız dakikalarca alkışlanmıştır.
Türkıyede ilk defa girişilen bu hayırlı teşebbüsün yurtta çok sesli
Türk musikisine karşı olan aJâka ve sevgiyi arttırmak Üzere daha da genişletilmek suretiyle devamlı olmasını temenni ederiz.
Aşağıdaki resim konsere iştirak eden İstanbul Fılârmoni Derneği orkestrasını ve köşedeki madalyon da solist Ferhunde Erkin i, Ulvi Cemal Erkın’ın piyano konsertosunu çalarken gösteriyor.



Turuncu renkte ketenden bir çantanın “ptad‘de poule” dan geniş ve kullanışlı bir sapı var. Eldivenler bu sapta asortidir.
Biı- icat: Çok açık mavi kumaşla kaplı, erkeklerin hasır şapkası şeklindeki bir şapkanın büyük fiyongu siyah glase kurdeleden yapılmıştır.
Papuçlarda son yenilik olarak, beyaz ketenden siyah parlak deriden ince uzun iskarpinler göze piyon
★ Başları siyeler,

veya
çar-
a^ağıya gelmek üzere kullanılan çok hoş öteki uçtan bileğe takılmaktadır.
gem-
Jagues
Hâlen gösterilmekte olan defilelerde kadınlık hissine hltab eden elbiseler görülmektedir; fakat Jaques Fath bunların tam aksine olarak 1950 kadınları için 1900 erkek modasına uygun elbiseler teşhir etmektedir. Elbise yakalan dik ve kotalı olup fiyongo veya papyon kravat vardır. Bu yeni fikir açık gece tuvaletlerinde bile görülmektedir. Göğüs kısmı tıpkı erkeklerin frak gömlekleri gibi pıliseli organtinden olup ortada kolalı bir parça ve frenkgömleği düğmeleri de bulunmaktadır. Bu erkek görünüşlü kıyafetleri kadınlaştırmak üzere geniş kırmalı organtin yakalar ve kokteyl kostümlerinin dik yakalarına dantel bordürler İlâve edilmektedir. Diğer defileler gibi Jaques Faht da ilhamlarını 1920 senesinin modasından almaktadır. Kolsuz elbiseler üzerine giyilen kolsuz ceVıetler görülmektedir.
Fath'ın defilesi :
Fakat Jaques Fath artık japone kol modasını dırmıştır. Kol yaptığı zaman ekseriya takma kol tanıyor.
kal-kul-
yere
SPOR
Dünya futbol şampiyonasına bir bakış
Yazan: Sadi KARSAN
Arjantin ve Fıtrinin “Racıng“
futbol takımları bir kııryıla^nıaila
1920 senesinde olduğu gibi kısa gece tuvaletlerine kadar inen panolar konmaktadır. Fath bu panoları yanlara kovacağı yerde ön tarafa koymakta büyük bir değişiklik yaratmıştır. Bu suretle elbisenin ön rafı uzun, arka tarafı ise (normal uzunluktaı diz pağmdan bir karış aşağıda kalmaktadır.
tn-ka-
Gündüz giyilen ceketlerin omuzlardan düz düşüp fif aşağıda bel yaparak kalçaları sarmaktadır.
ha-
(5
* I'

NÜMÜZDEKİ yaz, Brezilya-y nın merkezi Rio de Janeiro’da.
Beynelmilel Futbol Federasyonu Başkanının yetmiş beşinci yıl dönmü münasebetiyle 1946 kongresinde, namına izafeten Jül Rime Kupası ismi altında yapılmasına karar verilmiş olan Dünya Futbol Şampiyonası müsabakalarına katılacak takımlar arasında daha şimdiden noktal nazar ihtilâftan başgöster-meye başlamıştır. Bu meyanda şampiyonluğun en kuvvetli namzetlerinden biri olan Arjantinin müsabakalara iştirak etmiyeceği hakkında bir müddetten beri şayia halinde dolaşan haberin tahakkuk etmesi, spor çevrelerinde bir bomba tesiri yapmıştır.
Her ne kadar Arjantinin çekilmesinin, Brezilya ile olan bazı anlaşmazlıklardan tevellüt ettiği İleri sürülmekte ise de hakikatte Arjantinin en kıymetli oyuncularını Ko-lombiyanın almış olmasından müteessir olarak ve sırf bu hareketi dünya spor efkân umumiyesine karşı protesto etmek maksadiyle Jül Rime Kupasından çekilmiş olduğu İleri sürülmektedir.
Turnuvanın favorilerinden biri o-lan Arjantin, kuvvet muvazenesi dikkat nazara alınarak teşkil edilen dört gruptan birinin başına konmuş olduğundan bu memleketin turnuvaya katılmaması organizasyon komitesini yerini dolduracak takım bakımından çok müşkül bir durumda bırakmıştır. Diğer grup başlarım Brezilya, İtalya, İngiltere veya ls-koçya teşkil etmektedir. Şimdi bu dördüncü grupun başına konacak takımın tayini meselesi günün mevzuu olmuştur. Bu arada bazı takımların isimleri üzerinde durulmakta ve meselâ ilkönce İspanya hatıra gelmekte İse de, bu memleketin henüz daha kendi grupunda birinciliği kazanmamış olması vaziyeti meşkûk bırakmaktadır. Malmo takımının da Brezilyada aldığı fena neticeler, İsveç
üzerinde durulmayı bertaraf etmektedir.
Arjantinin müsabakalara İştirak etmemeye karar vermesi ile Dünya Kupasından çekilen takımların adedi daha şimdiden beşi bulmaktadır. İlkönce Belçikada klüpler, federasyonun sık sık oyuncularını angaje etmesinden şikâyet ederek, oyuncu vermemeye karar verdiklerinden Belçika kupa maçlarından çekilmek mecburiyetinden kalmıştır. Bundan sonra Asya grupunda Birmanya İle Fillplnlerin iştirakten vazgeçmeleri üzerine Hindistan hiç bir müsabaka yapmadan Asya grupu birinciliğini otomatikman kazanmıştır. Daha sonra Avusturyanm döviz müşkülâtını bahane ederek turnuvadan çekilmiş olduğu malûmdur. Burada da federasyonun klüplerin mümanaatiylc karşılaşmış ve böyle bir karar vermek ıstırarında kalmış olduğundan bahsedilmektedir. Ve nihayet işte şimdi de Arjantin turnuvadan çekilmiş bulunmaktadır.
Cenubi Amerikada müsabaksJara iştirak hususunda bir kaynaşma mevcuttur. Peru Arjantlnden boş katan yere geçmek İstemekte Bolivya-nın da hükmen mağlûp addedilmesi talep edilmektedir.
İşte bütün bu olaylar müsabakaları tertip komitesini müşkül bir durumda bırakmaktadır. Diğer taraftan daha şimdiden Londrada müsabakaların neticeleri hakkında bahsi müştereklere girişilmeye başlanmıştır. En yüksek fiyatlar yediye karşı birle İngiltere İle Brezilya, sekize karşı birle İskoçya ile İtalya ve ona karşı birle de İspanya üzerine teklif edilmektedir.
Nisanın 2 ve dokuzunda İspanya ile Portekiz, Madrid ve Lizbonda karşılaşacaklardır. Berabere kaldıkları takdirde üçüncü maç, Parlste yapılacaktır. Madridde yapılacak maç bir İngiliz, Lizbondaki bir lskoçyah icap eder de üçüncü maç yapılacak olursa o da bir İtalyan hakemi tarafından idare edilecektir.
İstanbul - Roma güreş karşılaşması
20 martta Stockholm’de yapılacak olan Grcko - Romen Dünya Güreş birinciliklerine hazırlık mahiyetinde olmak üzere şehrimize davet ettiğimiz İtalyan Greko - Romen takımı ilk maçını bu gece Sergi ve Spor Sarayında İstanbul - İzmir karmasına karşı yapacaktır.
İtalyan güreşçileri şehrimize kuvvetli bir kadro ile gelmişlerdir.
57 kiloda güreşecek otan Lombardı Londra Olimpiyatlarında, 52 kilonun şampiyonu olmuş çok iyi bir güreşçidir.
67 kiloda müsabaka yapacak olan Gronaio takımın en teknik güreşçisidir. Ağır sıkletteki Fantoni de O-limpiyattarda ikinciliği kazanmıştır.
İtalyan takımının yaptığı antrenman da kuvvetli bir kadroya sahip bulunduklarını göstermiştir.
Bu gece; İstanbul - İzmir hamasiyle Roma takımları şu kadrolarla çıkacaklardır.
52 Kilo: Phighettl - Ali Yücel.
57 Kilo: Lombardi - Nasuh Akar.
62 Kilo: Grozzini - Halil Kaya.
67 Kilo: Gronalota - Mehmet Oktav
73 Kilo: Geechlni - Ahmet Şenol.
79 Kilo: Maffei - Tahsin.
87 Kilo: Gallegatl - Muhsin Tayfur Ağır; Fantoni - Muharrem Candaş
BUGÜNKÜ LİK MAÇLARI
Beşinci hafta İlk maçları karşılaşmalarına bugün İnönü Stadyomunda saat 13.15 te, Vefa - Istanbutapor, saat 15,15 te. Beşiktaş - Kasımpaşa maçtariyle devam edilecektir. İlk maçın hakemi Mehmet Reşat Nayir, ikinci maçın hakemi ise Feridun Kılıçtır.
Hicri 1950 Rumi
C. Evvel ŞUBAT Şubat
1 18 5
1369 Cumartesi 1365
TİYATROLAR
VaJdl Vasati Ezttn?
Güneş 6 50 1.05
öğle 12.28 642
İkindi 15.25 9.40
Akşam 17.47 12.00
Yauı 19.18 131
lmsftk 5 13 11.28
Atatürk İnkılâp Müzeıl ; Perşembeden maada her gün 10-12 vo 14-17.
Tupkapı Snravı: Pazartesi-Çarşamba - Cumartesi. Saat 13.30-17 Tclf. *21090).
A\am»fya: Pazartesi balı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Polar. Saat. 10 - 16. Telf. (21750).
Arkeoloji: Çarşamba -Cuma -Pazar günleri 13 ten 16 ya kadar.
Eski Şark E^erlrrl bubrnl: Çarşamba • Cuma - Pazar 10 dan 12 ve kadar. Tclf. (216W!>.
Türk ve Utanı Enerleriz .Salı—
Perşembe - Pazar. Saat 13.30-16.30 Dolmubııhçe Deniz M üzeni t Cu-
martezi saat 13-17. Telf. (81284). Pazar 9-18.
Helrdlje Mtizesf: Atatürk Bul-
varu Perşembeden gün 10-U ve 11-17. maada her
Tevflk Fikret Ariyan Müzeni : Bebek. Perşembeden maada her glin 10-12 ve 14-17.
İzmJr:
Arkeoloji Müzeni (3324) Her gün 9 12. 13 30-17. Cumartesi: 14-17 a-çıktır.
SIHHİ İMDAT
İstanbul Beyoğlu (4998
Anadolu yakası 60536
Ankara 01
İzmir Û51
Beyoğlu 44644 Kadıköy (Ki«72
İstanbul 24222 Üsküdar 60945
Ankara 00. İzmir 2222. K. yaka Jl5055
ÖĞRENMEK İHTİYACINDA OLDUĞUMUZ HER ŞEY
ŞEHİR TlrATROJLARl: Saat
20.30 da.
DRAM KISMİ (42157) Tebeşir Dairesi.
KOMEDİ KISMI (40409) Hanımlar Terzihaneni.
MDAMMER KARACA OPERETİ: Sizin Sokak.
YENİ SES OPERETİ: DUBARA.
Yeni Ses Opereti
|| Bugün ve yarın
DUBARA
Oprrrt 3 Perde
Yazan: PERRl H OKI H 15 te maline 20.45 ta suvarı
Tel: 49369
TAKSİM BELEDİYE PAVYONU; (Tel: 82004) Purieii Şantöz Roao Avril.
ANKARA TİYATROLARI; Saat 20 de.
OPERA: Köyill Namusu (1 perde). Palyaço (2 perde). Çarşamba, Cama ve Pazar 2 opera bir-don.
Rt'TİK TİYATRO (10370) Perşembe, ( umarieil ve pazar, pa-zariral akşamları (Pror Gynt)
KCÇCK TİYATRO (11160) Dünya GÖzIylc.
İZMİR
ŞEHİR TİYATROSU (2364) Katil.
s EE : M A 1 9X1
BEYOĞLU CİHETİ
AKIN (80718) 1 — Yeşil Yunuıt
Sokağı. 2 — Kadın Boğucusu.
ALKAZAR (42562) 1 — Şarta
Diktatör. 2 — ölüm Poataeı (Türkçe «özlü) .
Alt (44391) Ha vanada Fent hal. A7LAS (4U835) VAditar Hâkimi. ÇİÇEK: 1 - Gizli Emir, d Kıa-kanç Kadını renkli),
ELHAMRA (43595) Havunada Festival.
İNCİ (85595) 1 — Yalnız Gidenler. 2 — Hazin Aşk.
İPEK (44289) Tarzan Ormanlar Aslanı.
LÂLE (43595) Gönülden GönÜle. MELEK (40868) Balalayka. SARAY (41656ı Para Hırsı.
S VAT PARK (83143) 1 — Kılıçların Gölgesindo. 2 — Örümcek
1 •
Sl’MKR (42851) Monto Kristo Kontesi.
SARK (40380) 1 — Kaplanlar
Kıraliçesi. 2 — Tundra.
SIK (43726) 1 — Tekımata Cümbüş. 2 — Kanun Harici.
TAKSLM (43191) Uçuruma Doğru.
TAN 1 — Suçlu Ben'lm, 2 — Deniz Kızı
CNAL (49306) 1 — Fabiyota Aslanların Ponçeslnde. 2 — Düğün Gecesi.
YENİ (84137) 1 — Tohlikell Ka-
dın. 2 — Marjl.
YILDIZ (42847) Akdeniz Korsanları.
İSTANBUL CİHETİ
ALEMDAR (23683) Çele.
AY8U (21917) 1 — 2 Açıkgöz Tahsildar. 2 — Yaşamak /Arzunu.
AZAK (23542) 1 — Gönül Fırtınanı. 2 — Intikhıl Fedaileri.
ÇEMBERLİTAŞ (22513) Kaptan Siroko,
FERAH: 1 — Ateş Çemberi. 2 — Nümün Mllcadelari.
HALK (21994) 1 — Kalabcrva
Kahrumanı. 2 — Cennet Porİsi (Türkçe).
İSTANBUL (22367) 1 — Kahra-
man Kılavuz. 2 — Talihim Ol-saydı.
KISMET (21904) 1 — Alevli Sahiller. 2 — Lorel Hardı Çifto Kumrular.
MARMARA (23880) Akdeniz Korsanları.
MİLLİ (22962) Çete.
T! RAN (72127» I — Gönül Fırtınan. 2 — tatiktal Fedaileri.
TENİ (Bakırköy 16- 126). i -Kahraman Kılavuz. 2 — Rio Yolu.
KADIKÖY CİHETİ
HALE (60112) 1 — Seven Ne
Yapmaz, 2 — Ayşrnln Duanı, opera (60821) 1 — İntikam Kursunlar), 2 — İki A’nvru,
6CREYYA (60682) l — Deniz Kurtları. 2 — Modern Venüs,
TELDEĞİRMENÎ: 1 — Vurun Kahpeye. 2 — Dumga.
ÜSKÜDAR CÎHETÎ
HÂLE (60062) 1 — Seven Ne
Yapmaz. 2 — Ayşenin Duası.
ANKARA
ANKARA (23432) Mösyö Verdou. BfYtK (15031) Yaratılan Adam. PARK (11131) Zehirli Şüphe.
St'MER (14072) 1 — Cehennemde Bir Melek. 2 — öldürün Bu Kadını.
SUS (11071) Zehirli Şüphe.
ULUS (22294) Senfoniler Büyası.
YENİ (14040) Harrov Kumarbazı, CEBECİ (13846) Balıkçı Kızının Sevgilisi.
İZMİR
Ef.liAMRA: Meçhul Arkadaş.
LALE: 1 — İnci Kornanlan. 2— Seven Knlhler.
TAN; 1 — Yaylâ Kaplanı. 2 — Yaban Gülü.
TAYYARE: Vatan Kahramanı.
YENİ: 1 — Dcbrell Haşan Sinemalar Kıralı. 2 — Hint Kaplanı.
KARŞIYAKA CİHETİ
MELEK: 1 — Kanlı Şafak. 2 — İki Gönül Bir Oluraa.
8C.MER: Martanın Aşla.
“YEM İSTANBUL,, un bugün için tavsiye ettl(i programlar î DAHİLDE:
Saat: 19.25 İstanbul: Keman Motalnrı. Çalan: Viyolonist Ali Sezin, piyanoda: Ergican Soydu m. - 20.95 Ankara ince hhz (Mahur faslı). — 21.15 letun-bMİ î Fasıl heyeti.
II % Kİ UT E:
10.00 Londra: Senfonik ı(on-ucr — 16.15 Londra: Louıs Levy ve orkestrammdan Ulm müziği. — H».3(l İtalya (221.1 m ı — Senfonik konaer,
Tİ'RK mİ ZİC.İ:
H.(Mi Ankara: Şarkılar (Pl) —
13.15 Ankara Saz aserlcri —
18.15 Ankara: Şarkılar — 11.ta İMtanbııl : Memtakut havaları —
15.15 Islarıbıd; Saz enerleri' şarkı vc türküler — 18.30 Ankara:
Şarkılar — 10.20 Ankara: Yurttan sesler— 10.45 İstanbul: Şarkılar ve türküler — 20.85 Ankara: İnce saz (Mahur faslı) —
91.15 İstanbul: Fasıl heyeti konseri — 21.15 Ankara; Şarkı, divan w koşma..
KLASİK BATI MÜZİĞİ:
8.15 Londra: Dinleyici İşlekleri -Klasik mnzlk — lono L(»n(lra: Senfonik konser— ta.15 Londra: BBC opera orkestrası konseri — lft.00 İtalya (221.1 m>: Senfoni konseri. Programda: Haydn, R. Strauns — 19.25 İstanbul: Keman Soloları. Çalanlar: Viyolonist A-II Sezin, Piyanoda: Erglcnn Sny-dam — 19,90 Frankfurt (208 6 m) J, S, Barh’ın eserlerinden parçalar — 21.33 İtalya (304.3 m) Brahms sonatları.
HAFİF BATI MÜZİĞİ:
7.81 Ankara: Hafif parçalar (Pl)
8.15 Ankara: Film melodileri (Pli —8.30 Ankara: Çeşitli müzik (Pl) — 12.(10 Londra: Haftanın şarkıları — 12.30 Ankara: Radyo «atan orkestrası konseri 14.00 Ankara: Cumhurbaşkanlığı Armoni müzlkası — 14.15 Londra: John Bull ve orkestrası — 1L40 Ankara: Çigan havaları (Pli — İli.15 Londra; LaiuIs Levy v(? orkestrasından film rnüzlğl —
10.45 Ankara. Çeşitli sololar «pl)
20.15 İstanbul: Radyo salon orkestram konseri — 20.45 İstanbul; Çeşitli hafif müzik — 22.15 Londra: Film melodileri — 32.15 İtalya (3013 m): Oscar Straııss °Sqn Vals” opereti — 29.00 İstanbul; Karışık hafif müzik (Pl)
DANS MfıZİGİ:
13.15 tatanbui (Pl) 19.40 İstanbul (Pl) — IH.»o İstanbul: ıpl» — 18.00 Ankara: tPh — 18.30 İstanbul: Necdet Koyutürk orkestrasından dans müziği - 21.15 Ankara; Normun Cloullcr orkestrası ve Karen Kemple’den melodiler (Pli —22.imi İstanbul: (Pl) 22.80 AFN 1240.2 M): Haftanın »a»kıları 29.00 Ankara: ( Pl) — 28.80 Istnnhul:
(Pl) — 2.1.30 Almnoya ı362.6 m): Dans müziği — 24.00 Londra ı 1
saat dans müziği — 34.00 AFN (240.2 M): Plâklarla 1 saat dans müziği.
HUSUSİ PROGRAMLAR:
Konu«m a:
13.30 İstanbul: Haftanın filmleri. Konuşan Sezai Solclll — 15.00 İstanbul: Atom bombası hakkında konuşma. Konuşan: Ord. Prof. S. M. Uzdllek — 17.00 Ankara: Çocuk saati — 22.00 Ankara: Konuşma.
Müzik:
ll.o(» İstanbul: Yurdun her köşesinden deyişler ve söyleyişler. Tertip vc idare eden: Nedim Ot-yam — 18.30 Londra: Klasik Türk musikisi.
TÜRKÇE HABERLER;
Anknrıı ve İUnnhııl Radyoları:
Saat: 7.45; 13.00; 19.00; 22.45.
13 30 Ankara: Öğle Gazetesi.
20.15 Ankara: Radyo Gazetesi. "Amerikanın Sesi,, : Saat: 19.15 (13, 16 ve 19 metre).
Loııdrn Rndyasu: Snat: 7.15;
18.45 ve 23.00 (19.91; 24.92; 31.32 vc 49.49 metre).
UÇAK - TREN - VAPUR
DİKKAT; Hava dolayıslyle se-ferlenta değişiklik olabilir.
GELECEK OLAN UÇAKLAR
7.10 P.A.A. (Amerikan) New-York, Boston, Gander, Sha-non, Londra, Brükeelden.
8.— K.L.M. (Hollanda) Amı-
terdnm, Romadnn.
12.50 D.H.Y. (Türk) Ankaradan.
13.30 B.E.A. (İngiliz) Londra
e NIs, Roma ve Atlnadan.
14.— D.H.Y. (Türk) îzmirden.
14.— D.H.Y. (Türk) İskenderun.
Adıma, D. Bakır, Elâzığ, Malatya, Ankaradan.
GİDECEK OLAN UÇAKLAR
8.25 P.A.A, (Amerikan) Şam, Bn oraya.
0.- K.L.M. (Hollanda) Tahra-na.
9.— M R. (Mısır) Lefkoşe, Ka-hireyo.
0.- D.H.Y. (Türk) Ankara, A-danaya.
11- D.H.Y, (Türk) Ankaraya,
13.50 D.H.Y. (Türk) îzmlre.
14.30 B.E.A. (Ingiliz) Atina, Roma. NIs. Londraya,
GELECEK OLAN VAPURLAR 14L— SAADET (Ayvalık, İzmir-den).
17.— NEÇAT (Karadenlzden).
19. — MERSÎN (Ayvalıktan),
19.45 SUS (Mudanyadan).
GİDECEK OLAN VAPURLAR
9.— SUS (Mudanyaya).
U.— TRABZON (îznılre).
20. — KONYA (Bandırmaya) GELECEK OLAN EKSPRESLER
6.45 Semplon (Avrupa).
7.10 Doğu (Eks.)
8.30 Ankara (Eks.)
GİDECEK OLAN EKSPRESLER
18.10 Ankara Ekspresi.
21.40 Güney.
21.30 Semplon (AvrupMi.
Eminönü:
Haydar (Yeni Lâleli) Beyazıt.
Boşlr Kemal, Sirkeci, itimat.
Sultanahmet.
Be> oğlu:
Dollasuda, IntlklAl C. 244. Nihat, Tarlabaşı C. 92-94. Avaopaşa, Gümüşsüyü C. Hayrettin Tav, Şair Ziya C 20 Sporldls, Necatibey C, 306. Alakan, Halâskörgasl C. 183. Mecidlyeköy, Mecldlyeköy C. 4. Hahcıoğlu, Hasköy.
Yeni Turan, Kasımpaşa.
Fatih:
İbrahim Balmumcu, Şehzade. Etvın Pertev, Aksaray.
Emin Rıdvan, Snmntya. Haindi Emgcn. Şehremini. Gündoğdu. Karaghmrük.
O. Avcıoğlu. Fener.
Eyüp;
Şifa, Ayvansaray.
Beşiktaş:
Nail HaJit» Köylçi.
Kadıköy:
Yeldeğlrmcni.
Feneryolu, Erenköy. A. Cafer, Bostancı.
t' sküdar:
Merkez,
Hryhrlladn:
Halk.
Büyükuda:
HaMâ
Hor kelimeye bir hurt katıl-nuuıiyle bir sonraki kelimenin harfleri bulunur.
Soldan anğa:
1 — isim.
2 — Yemin.
3 — Bir hayvan.
4 — Avustralya şimalinde bir
deniz.
5 — Bir çeşit denizel kumaşı.
6 — Gemi milliyet alâmeti.
7 — Bir şehrimiz.
DÜNKÜ BULMACANIN HALLt
Soldun ««ağa:
1 — Ski. 4 — Eza, 7 — Olay, 8 — Fare, 10 — Tablb. 12 — Sebil 13 — Ova, 14 — Ata. 18 — İfa, 17 — Kalafat, 20 — Dekan. 21 — Saranat, 23 — Ege, 25 — İsa, 26 — Org 20 — Baran. 31 — Tahin, 33 — Ezel. 34 — Duyu, 35 — Aza, 36 — ima.
Tuknruian aşağıya:
1 — Slav. 3 — Kabak, 3 — tyl, 4 — Efe, 5 — Zabit. 0 — Arif, 7 — Oto, 9 — EIA. 11 — Balerin, 12 — Safahat. 15 — Takas, 18 — Ada, 10 — Ana, 21 — Sorez, 22 — Tohum. 23 — Ehc, 24 — Gazn, 27 — Riva. 28 — Gnu, 30 — Ata, 32 — Adi.
ANKARA
Cebeci (142541,
Çankaya (22790).
Sobat (11088).
İZMİR
Snğlık, Alsancak mır takası Sıhhat. Kemrraltı mıntnkasu Karatnş, Yalılar mıntnkaaı.
A. Hayrettin, Basmahane m intaka »ı.
Yeni İzmir, Eşrefpuşu uuüUv kâsK
18 Şubat 1950
Sayfa 6
Sahibi :
YENİ İSTANBUL NEŞRİYAT LIMITED ŞİRKETİ MÜDÜRÜ: FARUK A. SÜNTER Bu sayıda yazı İçlerini fiilen İdare eden : SACİT ÖGET
Basıldığı yer:
• ENİ İSTANBUL MATBAACILIK LIMITED ŞİRKETİ MATBAASI
SİYASİ İKTİSADÎ
YENİ İSTANBUL
MÜSTAKİL GÜNLÜK GAZETE
Marshall Plânı ile
her türlü ağır
e •
ervise mütehammil
cihanşümul
5
şöhreti haiz
tSTİKLAL CADDESİNDE
FAIRBANKS, MORSE
and CO
•*
Yazıhane aranıyor
Kiralık katı
Telefon: 42933 — Posta Kutusu: 2237 Beyoğlu
TURİZM KU-
■ f
c
ikinci sayfamızdaki siyasî, üçüncü sayfamızdaki İktisadî, dördüncü sayfamızdaki kültürel başmakalelerde ileri sürülecek fikirler tamamen yazarlarına aittir.
”B1RTAŞ” ŞİRKETİNDEN
A


"BİRTAŞ,, Birleşik Endüstri ve Ticaret T. A. Ş. hissedarlar umum! heyeti 1*3.3.950 pazartesi günü saat 11 de Galata’da Kulo Hanında 13 17 No. lı Şirket merkezinde aJelâde olarak toplanacaktır Umumi heyete asaleten veya vekâleten iştirak edebilmek İçin hissedarların İAakal 10 hisseye malik olmaları ve bu hisseleri nihayet 25/2/1950 tarihine kadar şirket merkezine tevdi ederek mukabilinde duhul varakası almaları icap eder.
Gündem

TÜRK TİCARET BANKASI
Sermayesi : T. L. 4,400,000
İhtiyatı : T. L. 1,447,133
Hesaplarında en az 100 lirası olan Tasarruf hesabı sa-
hipleri ile mevduat yekûnları 1000 liradan aşağı düşmeyen
Vâdeli hesap sahipleri arasında 10 şubat 1950 tarihinde No-
ter huzuru ile çekilen ikramiye çekilişinde kazanan hesap
numaraları ile ikramiye miktarlar) sayın müşterilerimizin
dikkatine arzolunur.
He^ap
İkramiye Mahalli No. sı İSMİ
1000.— Ankara 2820 S.N. Meliha Özdemiroglu
1000.— Ankara 3140 Z. Abidin N. Hüseyin Bek-
taş
100.— Ankara 2919 K. Özkaya
’■ 100.— Ankara 1384 Z. Çakar
50.— Ankara 3521 F. Ayral
50.— Ankara 3216 K. Dokuzoglu
50.— Ankara 258 2038 B. Göfcüş
1000.— Adana 76 M. Akgül
1000.— Adapazarı 5850 E. Günlem
100.— Adapazarı 442 , H. Emir
100.— Adapazarı 6046 F. Bayrakçı
‘50.— Adapazarı 5838 F. Cerrahoğlu
100.— Bursa 887 I. Ank
50.— Bursa 813 A. Şayeste Günal
100.— Eskişehir 1890 A. Karaca
50.— Eskişehir 443 T. Hoşgör
10000.— İstanbul 4875 H. Akçer
100.— İstanbul 7051 F. Erdeniz
100.— tstanbul 7880 F. Alder
50.— İstanbul 6858 M. Ömer Dural
50.— İstanbul 4658 A. Nahide Öztürkdogan
1000.— İzmir 988 R. Güler
1000.— İzmit 1127 M. Yılmaz
50.— Samanpazarı 1249 M. Ali Durukan
50.— Samanpazan 1477 A. Taylan
1000.— Osmanbey 5179 V. Ar
50.— Osmanbey 272 Ş. Sağ-ıryan
50.— Osmanbey 794 1, A. Karabodosoglu
100.— Sarraflariçi 64 S. özer
100.— Sarraflariçi 42 M. Ali Yontan
50.— Sarraflariçi 80 N. Kınran
50.— Sarraflariçi 80 N. Kınran
1000.— Lâleli 183 O. Bensan
100.— Lâleli 219 S. Berkem
100.— Lâleli 5101 B. Çolakyan
50.— Lâleli 142 B. Canbakan
50.— Lâleli 183 O. Bensan
C"


t — 1949 senesine ait İdaıc Meclisi ve mÜrakip raporları ile Bılânço ve kâr ve zarar hesaplarının okunması ve bunların tetkik ve tasdikiyle idare Meclisi ve Mürakıpların ibrazı.
2 — Fevkalâde ihtiyat akçeleri hakkında karar ittihazı.
3 — 1950 senesi için murakıplar tâyini.
1 — 1950 senesi için Murakıp ve İdare Meclisi tahsisatının tespiti.
» — İdare Meclisi âzalarına Ticaret Kanununun 323 ve 324. maddelerinde derpiş edilmiş olan mezuniyetlerin verilmesi.
"BİRTAŞ" BİRLEŞİK ENDÜSTRİ VE TİCARET
TÜRKİYE KUMUNDAN:
Cemiyetimizin merkezi için istiklâl caddesinde dört beş o-dalı, büyükçe bir salonu veya birbirine bitişik iki salonu bulunan bir yazıhane katı arıyoruz.
TÜRKİYE TURİNG VE OTOMOBİL KURUMU
Kurumumuzun senelik yemeği 2 mart 1950 tarihinde perşembe günü saat 20 de Taksim Belediye Gazinosunda verilecektir.
işbu toplantıya huzuriyle şeref vermek isteyen muhterem üyelerin (ve ailelerin) davetiyelerini almak üzere en geç 27 şubat pazartesi akşamına kadar Kuruma müracaat lûtfunda bulunmaları rica olunur.
GÖZ HEKİMİ
Dr. Murad Rami
AYDIN
PannukKtıpı imam
H&yoğlv
ıok(it)ı (Vo v Tel: İt 1553





TULUMBALAR GELMİŞ BULUNMAKTADIR
1
6 - 8 - 10 - 12 parmak kutrunda kasnaktı tulumbalar.
2 — 5 beygir benzin motörüne akuple, saatte 55 ton su kabiliyetinde tekerlekli tulumbalar.
3
9 beygir benzin motörüne akuple saatte 75 ton su kabiliyetinde tekerlekli tulumbalar.
Türkiye umumi mümessili :
TAMİŞ TÜRK TİCARET VE SANAYİ A. Şt.
Tel. : 41375
Satış mağazası : Galata, Necatihey Cad. 31

A
Galata, Adalet Han, 3 - 9
Tel. : 49005


I
Hudson 1947
Akdeniz Hdlİ! lılanbul-Pbe Hıpaü Mmll» ■ Ctnm
Radyolu kalorLfeıll az kulla aılmış İyi vaziyette lüks tak al müsait fiyatla acele satı hktır İş saatlerinde 29266 ya telefon
Doğu Güney Akdeniz Hâili lılanbuL limit-Pim.lımnol.(^rul Mmilys- lıhanderiye -Napoli
•YT.N1 tTANBUV AHİYDİ
‘A
________ M Ü J D E ‘ —
MARMARA PALAS
ve L O K A N TASI Açılmıştır.
Lokanta ve Otelimiz müşterilerini memnun etmek için her fedakârlığı ele almıştır. Temiz servis ve nefis yemeklerimiz rekabet kabul etmiyecek derecede ucuzdur. Salonumuzda arzu üzerine alafranga servis de yapıhr.
Beyazıd Marmara Sineması yanında M A R M A R A P A LA S LOKO NTASI
'Teessürle bayılanlara, Çarpıntıya, Sinir buhranlarına NEVROL GEAf/32, 20 DAMLASI DERHAL FERAHLANDIRIR. EVLERİNİZDE MUTLAKA BULUNDURUNUZ
-BİRTAŞ” BİRLEŞİK ENDÜSTRİ VE TİCARET TÜRK ANONİM ŞİRKETİ Hissedarları 1950 martının 13 pazartesi günü saat 11.30 da, İstanbulda Galatada Eski Şarap İskelesi Kuto Hanı 13/17 No.daki İdare Merkezinde fevkalâde surette toplanacak Umumi Heyet toplantısına davet olunurlar.
En az bir hisse senedine nıâllk olup bu toplantıda hazır bulunmak isteyen hissedarların Ticaret Kanununun 371. maddesine göre, toplantıdan lâakal bir hafta evvel vâdeleri gelmemiş kuponları ile beraber hisse senetlerini:
İSTANBULDA: Şirketin İdare Merkezine tevdi eylemeleri icap eder. Hisse senetlerinin tevdiine müteallik damga vesair resimler tevdi edenlere aittir.
Müzakerat ruznamesl:
i — Şirket sermayesinin 1,000 Türk lirası itibari kıymette 300 adet yeni hisse senedi İhracı suretiyle 500.000 Türk Lirasından 800.000 Türk Lirasına iblağı.
’ — Bu sermaye çoğaltılmasının esas mukavelenamede icap ettirdiği değişmelerin yapılmasının karar altın» alınması; tâdili gereken maddelerin eski ve yeni metinleri karşılıklı olarak aşağıda gösterilmiştir.
DEVLET DENİZYOLLARI AKDENİZ’DE TÜRK GEMİLERİYLE SEYAHAT EDİNİZ.
Or. HAFIZ CEMAL LOKMAN HEKİM Dahiliye MÜtehaasısı Pazardan başka her gün saat 14 ten 17 ye kadar tstanbul Divanyolu No. 104.


C20Ş
HASTALIKLARDAN
Eski metin:
Madde 7 — Şirketin sermayesi beheri 1.000 Türk lirası kıymetinde 500 adet hisseye parçalanmış 500.000 Türk liralından ibarettir. Bu hisselerin lamamı aşağıda gösterildiği ü->:ere müessisler tarafından tamamen taahhüt edilmiş ve % 25 i nakden ödenmiştir. Şirke-Lln kurucuları arasında bilâbe-del tevzi edilmek üzere nama vazıh 50 adet müessis hisse se-’iedi ihraç edilecektir.
Muaddel metin:
Madde 7 — Şirketin sermayesi beheri 1000 Türk lirası kıymetinde ve hissedar sıfatiyle iştirak edecekler tarafından tamamen iştirası taahhüt ve bedellerinin tediyesi meşrut ve hamiline muharrer 800 adet hisseye ayrılmış 800.000 Türk lirasından ve evvelce şirketin kurucuları arasında bilâ bedel tevzi edilmiş olan nama yazılı 50 adet müessis hisse senedinden ibarettir
9
ya
//ztUfaç uahcûh.'
Soğuk algınlığı hallerinde: İki ASPRO tabletim
sıcak bir ıhlamur veya çay ile alınız, lüzumunu hisse derseniz gece yatarken bunu tekrar ediniz. Ertesi sabah iyileştiğinizin farkına varırsınız.
Hararetiniz varsa : ASPRO'nun harareti düşür düğü bir hakikattir. Her iki saatte bir, ikişer tablei emniyetle alınabilir
Romatizma ağrıları: Ağrının şiddetine göre heı iki saatte bir ikişer tablet alabilirsiniz. Böylece ağrı (arınızın zail olduğunu müşahede edersiniz
Nevralji ve Lumbago : Tercihan yemeklerden sonra ikişer tablet alınız Elde edeceğiniz netice sizi memnun edecektir
. V"/
/
Boğaz ağrısı : İki ASPRO tabletini bir bardak su içinde eriterek gargara ediniz. Adi boğaz ağrıları böylelikle zail olur
irsû'Lr eoeos
FABRİKASINDA
7 '! / ' X
(U7. U MAM ZZ iSlANtJUL

o.* >ıı a' ı. .’wı .i4MmiRuıtJi^ma,uiunumiiudux2>unMa;UM^n^ııvıılNUcvtmttuttin«ıuıımMi4r»4Uim0mı:tftnınmuttmnıuu.*uıüiuuu 4tMtM0U£mııtmravrL'ttimmjMn:rotwıxuBt>ran3ramw>ü«rv«Mnıttfitti)ümifliw*cuntruıtunxftıtM»mp«nnuuxHtnınınrıuvmwftı>>

Bay Salâhaddin Çam 30 30.000
Bay Afif Tek taş 280 280.000
Bay Tahir Kefkep 70 70.000
Bay Mehmet Ali
Sönmez 55 55.000
Bay Muzaffer Ha-
runoğlu 50 50 000
Bay Sadık Davaz 15 15.000
500 500.000
Madde 10 — Kati teşekktildeı evvel ödenmiş olan 1 4 bedel i-çin verilmiş olan makbuz kati teşekkülü müteakip en fazla 3 ay zarfında nama muharre» muvakkat senetlerh değiştin lecektir. Bilâhare tahsil olunaı oedel işbu muvakkat senetle ızereine kaydolunur. Şirket seı •nayesi tamamen tahsil edildik ten sonra nama yazılı senetleı ten fr.25 i hamiline olarak de :iştirilebılır. Şirketin kati su ette kuruluşundan en çok biı ene zarfında bu muvakkat se teller Ticaret Kanununun 40 ıcı maddesi hükümlerine goı ıkarılacak hisse senetleri 11 »•bciil olunur. Bütün hisse se etlerinin nünıuneleri basılma an evv^l tasdik edilmek üzeı icaret Vekâletine gönderilir
Hisse senetlerinin koçanlı bı leıterden kesilmesi ve üzerim
Madde 10 — Şirketin bidayeti teşekkülünde ihdas ^dilmiş • >lan beheri 1000 Türk lirası itibari kıymette 500 adet hisse se-ıedi hamiline muharrer senedat e tebdil edilecektir.
Bütün hisse senetlerinin nü-.nuneleri basılmadan evvel taslık edilmek üzere Ticaret Bakanlığına gönderilir. Hisse senetlerinin koçanlı bir defterden kesilmesi ve üzerine sıra numa-asını ve şirketin resmi nıühü-(ünü ve şirket namına imza koymaya mezun olanların imhasını ve şirketin unvaniyle te-eklül ve ilân tarihlerini ve irket sermayesinin miktariyle »isse senetlerinin nevi ve mik-annı ve tahsil olunan bedelle-Ini ihtiva etmesi muktezidir. İare Meclisi lüzum gördüğü .akdirdv bedelleri tamamen ö-•lennuş olan müteaddit hisseleri lavı hisse senetleri ihdas ede-
Gazetemizde neşrolunan bütün resimlerin klişeleri
Klimsch • Horika
sıra numarasını ve şirketin res mî mühürünü ve şirket namı na imza koymaya mezun olan lann imzasına ve şirketin unvanı ile teşekkül ve ilân tarihlerini ve şirket sermayesinin miktarı ile hisse senetlerinin nevi ve miktarını ve tahsil olunan bedellerini ihtiva etmesi mukte zidir. idare Meclisi lüzum gördüğü takdirde bedelleri tamamen ödenmiş olan müteaddit hisseleri havı hisse senetleri ihdas edebilir. Hisse senetleri te-ınettülerinin tediyesi sırasında kesilecek kuponları da ihtiva e-decektir
uılir Hisse senetleri lemettüle-ılnin tediyesi sırasında kesüe-ek kuponları da ihtiva ede-ektir.
3 — Esas mukaveteîüu 7i ve 73. maddelerinin ilgası
1 — İşbu sermaye çoğaltılmasının ve bu tezyide mütealul olarak müteakiben Esas Mukavelename ve kanun hükümle-
SPEZİALFABRIK UND GROSSHANDLUNG FÜR REPRODUKTİONSBEDARF
rine tevfikan yapılması gereken her türlü muamelelerin icrası hususunda İdare Meclisine tanı salâhiyet itası.
FRANKFURT/MAIN . ALTE MAINZER CASSE 37
Tarafından teçhiz edilmiş, modern ve kifayetli klişe atelyemizde hazırlanmıştır.
1949 yılına alt Tütün ikramiyesi tevziine. Tevzi cüzdanındaki numaralara göre 17 şubat, 1950 cuma günü saat 14 den itibaren Kadıköy Kaymakamlığındaki Tevzi Komisyonunda başlanacaktır. Tevzi günleri aşağıya çıkarılmıştır. Gününde gelmi-yenlerin parası tevziin sonunda ödenecektir.
17 şubat 1950 cuma Malûl subaylar ı2 651 Dahil No.ya kadar
21, şubat 1950 salı • t İğ • • Erler (69 ‘ 109) Hepsi tl N >1
24/şubat/L950 cuma Şehit yetimleri (1 : 49) v> •1 II
3/mart, 1950 cuma M M (50 : 135) •1 • 1 II II
7/ mart 1950 salı 91 II (136 : 161) II O M l>
Tevzi cüzdanlarıyle birlikte 4 adet fotoğrafın getirilmesi.
(2018)

Comments (0)