8 Ekim 1950 — Pazar
SİYASİ İKTİSADİ, MÜSTAKİL
Yıl 1 —Scryı 312 — 10 kuruş

Yeni İstanbul'un
KUPONU
TAHSİL KUPONU
Teeta edem Hablb Edlh . TÖREHAN
Abone: Türkiye için ne ne lifi 32, altı aylıfı 17, üç aylığı 9 liradır» Hariç memleketler İki misildir.
hânlar ı 6 ncı sayfada «antlmetreM
2 liradır. tlânlardan hiçbir mesuliyet kahal edilmez.
Beyoğlu - Müellif Caddeni - S. Telefon t 44758- 44757 Santral
Ponfa Kııfnuı * 447 - İstanbul. Telgraf Adresi.: Hetlo. İstanbul.
Dış ve iç politika yolumuz
VENİ İktidar partisi seçim propa-■ gamları sıralarında bir çok valilerde bulundu. Bunların büyük bir kısmı İç politikaya ve İç İşlerimize aittir. Şimdi biitün seçmenler bu valilerin kabil olduğu kıular tahakkuk sahasına girmesini sabırsızlıkla beklemektedirler. İç politikada İki parıl, yahut daha iyi bir tabirle eski ve yrııi İktidar arasında bariz bir çok farklar vardı ve bııııun başında şahsi teşebbüse ehemmiyet verilmek geliyordu. Bu hususta bir çok gayretlerin sarfedll-diğlnl basınımızda görüyor ve bıınıırı faydalı neticelerini İtekliyoruz. Buna mukabil bizim öteden beri yalnız kendimizin değil, hattâ dünyanın takdirini mucip olan ve heplınl/.in Üzerinde birleşmiş olduğumuz bir dış siyasetimiz vardı. Bıınıın temelini AtatÜrkün koymuş olduğu düstiırlar teşkil ediyordu: Türkiye artık tecavüz politikasına tamamen nihayet vermiş ve yalnız kendi toprakları içimle barış ve sükûn İçinde yaşamak kararını almış bir memlekettir. Oııun güttüğü biricik politika her milletle barış ve dostluk İçinde yaşamak ve kimsenin ülkesinde gözü olmadığını İspat etmektir. Bu barış ve sükûn po-lltiknsına rağmen kendi topraklarına yapılacak herhangi bir tecavüze karşı da bütün kudretiyle kendini müdafaaya karar vermiştir. Bu politikanın en bariz tanıtı da budur. Herhalde memleketimizin takdir İle takip edilecek faaliyetlerinden biri ve belki de teki dış politikamızdır. Uzun zamanlar bir çok tehlikeler karşısında kalmış olan milletlerde olduğu gibi bizde de bu dış politika mahareti oldukça fazla İnkişaf etmiş ve memleketimizi bir çok tehlikelerden kurtarmağa ve-nlle olmuştur. Billutssa son dünya harbinde lıüyilk felâketlerden uzak kalmış olmamızı bl/.dekl dış politika anlayışının İsabetimle izah etmemiz ve bunu yapanlara karşı bir şükran horcu duymamız İcap eder.
Şimdi yeni İktidarın her şeyden evvel yapacağı İş bu doğrıı ve Isalıetlt yolda yürümektedir. Eski İktidarın vazifesi de bu yolda yürüyen bir İdareyi tenkld etmek değil, oıııı her yandan desteklemek ve elde etmiş öldüğü tecrübelerden omırı faydalanmasını temin etmektir. Bize öyle geliyor kİ. her lk| taraf da buna riayet etmemek İhtiyacını duymaktadır. Yeni iktidar İş başına geldikten sonra eskisinin bütün İcraatını hiçe İndirmek İster gibi göründüğünden onun dış siyasetteki faaliyetini de pek beğenmemişe benziyor ve eskisi de yenisinin her şeyini teiıkld ederken bıınıı dış siyasete de teşmil ediyor. Herhalde bu düşüncelerin müspet ve faydalı neticeler vermediğini zannetmekteyiz ve son hadiseler bizim bu zumunuzda aldanmadığımızı bize göstermiştir. Atlantik Paktına girmenin bir zaruret olup olmadığı başlı başına bir mevzudur. Bıınıın tetkiki ayrıca yapılacak bir tahlile İhtiyaç göstermektedir. Biz yalnız şunu kısara söylemek isteriz kİ, eğer mevcudiyetimizin müdafaam mevzuu bahis İse buna bugün Atlantik Paktına girmeksizin kadir olduğurhuzu bilinciniz İcap eder. Şimdi artık dünyanın herhangi bir kıtası üzerinde bıdumın bir noktanın müdafaası değil, demokrasinin ve haksız tecavüzlere karşı yapılacak mukabeleler büyük politikanın en başta gelen konusudur. Demokrat fileme katılmış olan Türkiye bıı noktadan kendini himaye edilecek bir mevkide görmemelidir ve bıınıın İçin herhangi bir pakta girmek İhtiyacında değildir. Onun İçin biz yeni İktidarın muhakkak bu Atlantik Paktına girmek İçin göstermiş olduğu ısrarı bütün ■ebeplft’İyle anlamak İmkânını bulamıyoruz.
Zamanımızın politikasını artık eski ▼e klâsik politika llo mukayese etmek ve bu suretle tarihte geçen vakaların mekanizmasına göre hareket etmek İmkânı yoktur, Ilattâ İKİ üç. sene evvelki politika İle bııgüııü ınııka-£e*e etmek bile kabil değildir. Şimdi-1 dün.Namızda İki âlem vardır. Bunlardan biri demokrasi, ötekisi de totaliter sistemle İdare edilmektedir. Bilhassa son zamanlarda bıı husustaki mücadele yalııız İdeoloji mücadelesine İnhisar etmemekte, medeniyet ile kültürsüzlük sahasına İntikal etmekte kir. Eski Avrupa kültürü İle oıııın şimdi yeni nesil olrnak isteyen Amerika; Slavlzm ve Asyalılık İle mücadele etmektedir. Asya veya Avrupa-dan hangisine mensup olduğu henüz tesblt edlleııılyen memleketimizin demokrat âlemde artık kendisinden alı-namıyacak bir mevki] olduğu muhakkaktır. O halde bu İki rejim arasındaki mücadelede Türklyenln durııınıı kendiliğinden belirmektedir. Bıınıın bir pakta girmekle ayrıca tevsik e-dllmesl şüphesiz kİ, dalıu lyl olabilirdi.
Fakat bu hususta yapılacak teşebbüsün böyle umumi bir mahiyette gösterilmesini ve bilhassa başlangıçla eski İktidara karşı elde edilecek bir zafer gibi tefsir edilmesini muvafık görmediğimizi de söylemek İsteriz. Atlantik Paktına girmek arzumuzun bir mazisi olduğunu zannetmekteyiz. Bııııun tarihçesi ebedlyat sahasında olsa bile. Dışişleri Bakanımız, tarafından evvelinden ciddi bir surette tetkik edilmesi İcap ederdi. Herhalde eski İktidarın da bıı hususta sarfet-mlş olduğu bazı gayretlerin mevcut olması lâzımdır. Kğer böyle bir guv-ret sarf edilmesiyle l*lr netice almak mümkün olsaydı İlk teşebbüsle bu pakta girmemiz derhal kabil olabilirdi ve o zaman eski İktidara bihakkın hücum ve tariz etmemiz İcap ederdi. Şimdi yeni İktidarın biç olıııazaa bıı dış pofli İkada eski iki İftarla bu noktalan incelemesi ve dış siyaseti İç siyasetin bir vasıtası olmak haline sokmaması memleketin mrmıfil namına lâzım oları işlerden biridir. ÇİinkÜ partiler arasındaki mücadele aııcak |ç siyasette yapılabilir. Fakat memleketi barış ve sükûna götüren dış politikada hepsinin hlrblrlyle mutabık olması ve blrlıılıı ötekine yanlım etmesi zarureti vardır. Bıınıın akshıe hareket, İktidara bir muvaffakiyet getlremlyeceğl gibi memlekete de zarardan başka bir şey temin etmez.
Hablb Edib - Törelıan
Lübnanm çekilmesinden sonra
Konseyi seçildik
Aklıselim konuşuyor:
^Kıbrısnı ilhakını unutunuz^
Vizesiz gönderilen göçmenler geri alınıncıya kadar
Hükümet, Türk-Bulgar hududunu dün kapattı
İlk turda Türkiye 33, Lübnan 27 oy aldı. Mısırlılar, seçimin talikim istediler
Flushing Meadovvs. 7 1YİRS1 — Birjeşmiş Milletler Asamblesinde bugün Güvenlik Konseyinde Mısırdan açılan ortadogu üyeliği için seçim yapılmıştır. Tasnif sonunda Türkiye 33, Lübnan 27 rey almıştır. tîçte iki ekseriyet temin edilemediğinden yeniden seçimlere geçiurısi gerektiği bir anda. Mısır delegesi, işin yeniden çıkmazş girerek vakit kaybedilmemesini ve seçimin tâlikıni talep etmiştir. Bunun üzerine Konsey, rııznaınedeki uıgbi' meseleleri görüşmeye başlamıştır.
Konsey görüşmelere devam ederken, Lübnan Dışişleri Bakanı Takla, hükümetinin Güvenlik Konseyi için yapılan seçimlerden çekiîdiğini söylemiş ve bunun Üzerine Konsey yeniden reye müracaat ederek tasnif neticesinde Türkiyeyi 53 lehte, 4 aleyhte ve 3 müstenkif reyle Güvenlik Konseyindeki Ortadoğu üyeliğine seçmiştir.
Selim Sar peri ıı demeci
Flushlng Mea(|öWB, 7 A.A. (Reuter) — Bugün Genel Kurulda söz alan Türkiye delegesi Selim Sarper, Lübnaıun namzetliğini gen çekmek hususundaki yapıcı kararım takdir ettiğini söylemiş ve şunları ilâve etmiştir:
•'Şuna eminim ki. Türkiyenın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi, Türkiye ile Arap memleketleri ve bilhassa Türkiye ile Lübnan arasındaki miinaselıetlere hiç bir şekilde halel gelirmiyecelctir.,,
Bundan sonra Türkiye delegesi Selim Sarper, Lübnanlı nıeslekdaşlarına ve Türkiye lehine o.v veren delegelere teşekkür etmiştir.
Günün İki mühim şahsiyeti, (ö ıırral Mac Artbur ve Güney Kore Cumhurbaşkanı Syngman Khce dostane bir görüşmeden sonra vedalaşıyorlar
Mac Arthur 38inci arz
dairesini geçebilecek
Asamble dünkü toplantısında
47 lehte reyle salâhiyet verdi
Flushing Meadovvs 7 (YİRS) —Bugün Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi Siyasi Komitede kabul edilmiş o-lan sekizli takririn müzakeresine devam etmiştir. İlk olarak söz alan Uk-ranya delegesi Ameı ikayı harp tellâllığı yapmakla İtham etmiş ve batıkların bu takririnin Amerikanın Ko-rede İstilâ hareketlerine devam ederek emperyalist emellerini tahakkuk ettirmek İçin açık kapı bıraktığını Söylemiştir.
Yunan delegesi İse takrir lehinde konuşmuş ve son olarak Hint delegesi Rau süz alınış ve Kuzey Korelilere ateş keserek Birleşmiş Milletlerin e-mirlerlne itaat etmelerinin İhtar edilmesini, şayet bu bir netice vermezse ondan sonra Kürenin İşgaline devam edilmesini İleri sürmüş ve Birleşmiş Milletlerin Kore halkının zihinlerinde acı hatıralar bırakacak hareketlerde bulunmamasını talep etmiştir.
Bunun Üzerine reye müracaat edilerek batıkların sekizli takriri 47 lehte. 5 aleyhte ve 7 müstenkif reyle kabul edilmiştir. Hindistan, Endonez. ya, Yugoslavya. Mısır. Yemen, Suudi Arabistan ve Suriye müstenkif kalmıştır.
Böylece Konsey Mac Arthur’e 38 inci arz dairesini geçip Kuzey Koreli komünistleri Birleşmiş Milletlerin kararına İtaate İcbar etmek salâhlyeltııl vermiş bulunmaktadır. Mae Arthur
Koreyl tamamen işgal ederek Birleşmiş Milletler nezareti altında seşlm-lerin yapılmasını ve bu memleketin demokrat bir idare altında birleştirilmesini sağhyacaktır.
Neticenin ilânından sonra Malik söz alarak Formoza meselesinin görüşülmemesini, bunun yerine Çine A-mvnkalılann hücum ettiklerine dair verilmiş olan takririn müzakeresine geçilmesini talep etmiş ve Formoza meselesinin Kahire konferansımla halledilmiş olduğunu, fakat Amerikalıların bunu İhlâl ettiklerini İleri sürmüştür. Müteakiben reye müracaat e-dilml.ş ve FormoZa meselesinin ruzna-meye alınması 47 reyle kabul edilmiştir.
AvuHtıırya komünist lerinin tetlüş hareketleri
Viyana, 7 (YİRS) — Bugün 60,000 .sosyalist şehir nıeclisi önünde toplanarak bundan evvel komünistlerin yaptıkları lethiş hareketlerinin müsebbiplerinin yakalanarak muhakeme edilmesini talep etmişlerdir.
Washirıglon, 7 (YİRS) — Aınerll.a Hükümeti bugün resmen Avıısturya-ya teminat vererek komünistler tarafından girişilmiş olan hareketlerin bastırılmasına müzaheret edeceğini bildirmiştir.
Gl. Plîkstiras, Nlcosia’da verdiği bir demeçte : “Yunanistan, Kibrisin ilhakını istiyecek durumda değildir” dedi
Kıbrıs Nleosla 7 (Hususî) — Eski iman Başbakanı Flgstİras dün Kılınsa gelmiştir. Başbakan şerefine ICtıın Patrikleri tarafından verilen ziyafette Kıbrıslı Kumların İlhak lalcplcriııe karşı şıı cevabı vermiştir:
••— Yemek ınUMasında siyasi nutuklar irat etmek ıııudıısiııı liıbrısta öğreniyorum. Fakat sırası gelmişken size niMİliııtvııri birkaç söz söylemeyi faydalı buluyorum. Kıbrıs Kıımlıığlınu hakikaten çok müterakki buldum. ıınaıılstaııdukl Rumların ila slziıı gibi terakki elıııesiııl temenni etmekteyim. X özünüzden alılıyorum ki burada müreffeh bir hayat geçirmektesiniz.. Yu-nanlstaııda bııhııımadığıııızflaıı dolayı da oranın cehennemi hayatından bihahersîııiz. Yunanistan kemli topraklarından başka bir yeri kalkındıracak durumda değildir. Onun Içiıı Kibrisin Yııııanlstana ilhakını unu-tıııııız. Y’ııııanlsian Kibrisin İlhakını isteyecek durumda değildir.”
PAKtSTANTN KIBRIS HAKKINDA ALDIĞI KABAK
Lefkoşe 6 (Hususî muhabirimiz bildiriyor) — Pakistan İslam Devlet inin Kibrisin X una-ıılstaııa ilhakı meselesinde. A-nıerikıula bıılııııan Kıbrıs Rum İlhak delegesinin temaslarını desteldemlye ve Kıbrısla Y’ıına-ıılstanın birleşmesi eıııellerhılıı taliHİckııktınn yardım edeceğini dair aldığı kurar; burada Tiirk-ler arasında derili bir teessür u-yaııdırmıştır.
Hemen faaliyete geçen Türk matbuatı ağır bir lisanla Pakistan Devletinin bu yersiz karanın teiıkld etmekte ve Kıbrıs Tiirk cemaatının duyduğu teessürü belirtmektedir.
Türk - Yunan yardım paktı “IVashington Post” gazetesi pakta İsraîlin ve belki Mısırın da iltihak edeceklerini tahmin ediyor
Washlngton 7 A.A. (AFP) — Wa-shlngton Post gazetesinin bugünkü nüshasında şöyle denilmektedir:
“Türkiye ile Yunanistan arasında yapılacak olan Akdeniz Karşıbkh Paktı İsrail ve muhtemel olarak Mısırın iştirakiyle kuvvetlenecektir.,,
Bahis mevzuu paktı destekleyen bu gazete, Türkiye İle Y’unanlstanın Akdenizin müdafaasında Atlantik Paktı Devletleriyle işbirliği >fapma-larını memnuniyetle karşılamaktadır.
Gazete şunları İlâve etmektedir:
“Yunanistan bu tehlikeli dünyada tek başına yaşıyamaz. Türklyenln. Moskova tarafından vâki sinir harbine mukavemet etmek yolundaki azmi, eski dün>radaki diğer milletler için bir misal teşkil etmektedir. Türklyenln ruhunda daim! bir uyanıklık mevcuttur.”
Türklyenln Atlantik Müdafaasına İştiraki
Izondra, 7 l AP) — I/ondranın gündelik gazetelerinden “London Times,, bıı günkü sayısında, Türklyenln, Atlantik Paktının Akdeniz bölgesi müdafaa plânlarının hazırlanmasına İştirak etmesi hususundaki daveti kabul etmesinden bahisle bunun, “nazik müzakeratm, kayda şayan bir neticesi” olduğunu belirtmektedir.
¥¥¥ _____________________________
38 inci arz dairesini geçmek için
Birleşmiş Milletler Ordusu emir verilmesini bekliyor Güneyliler pek az mukavemetle karşılaşarak ilerliyorlar
Tokyo 7 (YİRS) — Batı Kürede İlerlemekte olan Birleşmiş Milletler birlikleri bugün 38 İnci arz dairesine 2 inil mesafedeki Kaesong’u işgal etmişlerdir. Bövlece Mac Ar-, thıır ün batı cephesindeki kuvvetleri 38 inci arz dairesi boyunca sıralanarak gelecek bir emirle düşmana HOn darbeyi İndirmek için beklemektedirler. •
Doğu sahilinde ilerleyen Güney Kore kuvvetleri İse VVosan’s 12 mil mesafeye kadar gelmişlerdir. Bu cephede müttefikler pek az mukavemetle karşılaşmaktadırlar. Harekât
böyle devam ederse yarın veya ö-bürgüıı VVoıısaıfın düşmesi beklenebilir.
Batı cephesinde çarpışan bazı A-nıerlkan tümenleri hakkında birkaç nündür hiçbir malûmat verilmemektedir. Askeri sözcüler bunların hâlen derede bııhırıduklııı ını gizli tııj-maktadır.
\Vashington 7 (YİRS) — Amerikan bahriye birlikleri Doğu Kore sahilleri boyunca sık sık mayinlere rastlamaktadır. FJc geçirilen mayln-lerin son model Rua malı oldukları anlaşılmaktadır.
Bulgarlar göç meselesinin teferruatına dair
hezeyanlarla
Ankara, 7 (Tiirk Ajansı) — 1925
anlaşması mucibince aslen Türk ul-mıyarılurın Türkiyeye kabul edilmemesi her iki taraf arasında takarrür etmiş olduğu halde. Bulgar lıükûnıet makamlarının mukaveleye ve milletlerarası teamüllere tamamen aykırı o-larak kimblhr ne gibi maksatlarla memleketimize vizesiz bir lakını kimseleri sokmak ve bu arada çingeneleri de yollamak gibi hareketlere tevessül etmesi üzerine dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bu hareketler karşısında Hükümetimizin Bulgar Hükümetini müteaddit defalar I-kaz etmesine rağmen Bulgar Hükümeti bu hareketlerinden vazgeçmemiştir. Bu cümleden olarak son defa 6-10-1950 günü Bulgarisi andan Edlr-neye gelen Avrupa treninde yine vizesiz 97 çingenenin bulunduğu görü-
Tibete girdi
Hindistanda da ayaklanmaların başlamasından korkuluyor
Hong Kong 7 (YİRS) — Resmi Komünist raporları Halk Cumhuriyet ordularının Kuzey Tibete girdiklerini teyit etmiştir.
Tibet, tabii müdafaa mevkilerine malik bir bölge olmasına ve Çin’e karşı koyabilecek kadar da asker ve malzemeye malik bulunmasına rağmen, hariçten bir yardım gelmediği tAkdirde Komünist Çin’in eline geçecektir. Bu takdirde Hindistanda da bazı ayaklanmaların başlaması beklenebilir, zira Hindistanın Tibet ile olan hududu 2,000 mildir.
Rııs - İran ticaret anlaşması yakında imzalanacak
Tahran, 7 A.A. (Reuter) — Bugün öğrenildiğine göre, yedi haftadan beri cereyan eden gizli görüşmeler neticesi olarak pek yakında İranla Rusya a-rasında bir ticaret anlaşması İmzalanacaktır.
Umumiyetle lyl haber alan kaynaklara göre, ticaret hacmi ve fiyatlar hususunda mutabık kalan her iki taraf bir an evvel ticari münasebetlerin kurulmasını arzu etmektedir.
öte yandan İran huduna tren yolu ile ilk ihraç şeker partisi gelmiş ve boşaltma ameliyeslne başlanmıştır.
Rus müzakerecileri, ihracat mallarının hududun muayyen dört noktasından ithal edilmesi hakkındakl î-ran Başbakanının teklifini kabul etmiştir.
dolu bir nota daha verdiler
Hince İlgili makamlar tarafından bunlar geldikleri yere iade edilmiştir.
İade edilen vizesizleri hâmil treni. Bulgarlar, hudutlarında asker bekleterek kabul etmemişler ve tekrar geri çevirmişlerdir. Bu durıım karşısında tren, Yunun hudutları İçinde DikvA İstasyonunda geceyi geçirmeğe mecbur kalmıştın Bulgarların tevali eden bu hareketi karşısında vizesiz gönderilen göçmenler geri alınıncaya kadar Hükümetçe hududun kapatılmasına ve her tüllü geliş ve gidişlerin durdurulmasında mecburiyet hâsıl olduğu haber alınmıştır.
Bulgarların verdiği üçüncü nota
Ankara, 7 (ANKA) — Bugün Sofya Elçiliğimizden Dışişleri Bakanlığına gelen bir telgraftan. Bulgar Dışişleri Bakanlığının Sofya Elçiliğimize yeni bir nota daha tevdi ettiği Öğrenilmiştir.
Bıı hususta kendilerine müracaat ettiğimiz yetkili makamlar, bunun, goç meselesinin teferruatına dair bazı noktaları İhtiva eden nıûlat notalardan biri olduğunu söylemişlerdir.
Anlaşıldığına göre, riötada aslen Türk olan Bulgar müslümanlarının Türkiye tarafından kabul edilmeleri hususundaki talep yenllenmekte, tehcire tâbi tutulanların acele ve kayıtsız şartsız olarak kabulünde ısrar e-dilmekte ve formalitelerin bir an önce İkmali klistah bir ifade ile istenmektedir. Notada. Türk makamları, mültecilerin yoluna suni manialar çıkarmakla da itham edilmek istenmektedir. Notanın tam metni henüz Anka-raya gelmemiştir.
(Bulgur Dışişleri Bakan A'ardımcı-sımıı Türkiyeye verilen üçüncü nota hakkında gazetecilere beyanatını ü-çiincü sah If em İzde bulacaksınız).
İÇİNDEKİLER
İKİNCİ
Eğitim dâvamız ve gençlik
M. Nenni
ÜÇÜNCÜ
Bir noktai nazar
Refik Halid Karay
DÖRDÜNCÜ
1951 bütçesi ve
Maliye Bakam
Dr. Nihad Sayâr
BEŞİNCİ
Havacı gözü İle
Kuzey Kore uçakları
Pilot
Haller ve ölçüler Hate Vidiııli
SEKİZİNCİ
SPOR
İmanları 5-3 mağlûp ettik
Şehrimizde bıılumın Alman Güreş Takımı, dün gece Spor ve Sergi Sara* yında İlk temsilî karşıhışmnsını kalabalık bir seyirci kütlesi Önünde Eskişehir - İzmir Karmasına karşı yapmış ve maçları 5-3 kaybetmiştir. Güreşlere ve dün yapılan ilk maçlarına alt tafsilât spor sahifeınİzdedir.
Saraylardaki eşya larııı kontrolü daha bitmedi
Büyük Millet Meclisi Hesapları İnceleme Komisyonu beyanatını tekzip ediyor
Başkanı, Kâmil Boranın
Büyük Millet Meclisi Hesapları İnceleme Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Salih Fuat Keçeci aşağıdaki beyanatta bulunmuştur:
"İstanbul ve Ankara gazetelerinin bazılarında Meclis Hesaplarını İnceleme Komisyonu sözcübü. Mardin Milletvekili Kâmil Buranın Ankara A-Jansına vaki beyanına atfen çıkan yazılarda komisyonumuzun Istanbuldakl milli sarayları teftiş işhıln bittiği ve eşyaların eksik çıkmadığı, hattâ bir kısım eşyalar defterlerde gümüş Veya maden kayıtlı iken hu kayıt hilâfına, maden olun gümüş ve giinıüş olanın da altın çıktığı açıklandı.
1 — Komisyonumuz böyle bir boyanın yapılması hususunda hlr , konuşma yapmamış ve fikir birliğine varmamıştır. Komisyon sözcüsüne de böyle bir beyanda bulunmak yetkisi verilmemiştir Bu itibarla sözcü Kâmil Boran ın bu beyanı komisyonumuz a-dına bir beyan olmadığı gibi hiçbir »liretle komisyonumuzu lakvld de edemez,
2 — Istanbııldakl milli sarayların eldeki «uiı deftere göre tadadı bitmiştir Yoksa mevcut olarak görülmüş eşyanın kayden olması lâzım gelen eşya olup olmadığı ve binurnaleyh eşyanın lamam veya eksik bııhınchığu hususu tıeııüz belli değildir.
Maliye müfettişlerinden mürekkep bir heyet marifetiyle defter kayıtları Üzerinde tetkik yaptırmaklayız. Ancak bu tetklkat hitamında eşyanın tamam veya noksan olduğu anlaşılacaktır.
3 — Tesblt esnasında maden kayıtlı Ikeıı gunıüş, altın yaldızlı kayıtlı iken altın çıkan eşya olmuştur. Buna mukabil gümüş yazılı İken maden çıkan dı( olmuştur Bu değişikliğin neden mütevellit olduğu da tetklkat sonunda belli olacaktır. Binaenaleyh biten, tadattır, teftiş henüz bitmemiş ve ne-
ticesi alınmamıştır. Eşyanın tamam veya noksan olduğu da belli değildir. Ankara Ajansına vaki olan, gazetelerde çıkan ve sözcüye atfedilen beyan bu itibarla hakikate uygun değildir, tekzip ve tavzih ederim...
Misafir Amerikan heyeti Ingiltereye hareket etti
Ankara 7 (A.A.) — Amerikan as* kcrl yardım heyetinin memleketimizdeki çalışmalarım takip etmek üzere iki gün evvel şehrimize gelmiş oları iki general ve 5 albaydan müteşekkil Amerikan askeri heyeti buradaki temaslarını bitirerek bu sabah saat 9 da Etimesğut hava alanından bir askeri uçakla Ingiltereye müteveccihen hareket etmiş ve hava alanında Amerikan ve Türk yüksek subayları tarafından uğurlanımştır.
Hükümet darbelerimle maruf Güneydoğu Amerika devletlerinde:

— Ne dersin, şu Suriycden hlr hükümet darbesi mütehassısı getirtelim mİ?
Sayfa 2
T E N T İSTANBUL
« Ekim W
Kiiltiir mevzuları
Eğitim dâvamız ve gençlik
Yazan : M. NERMİ
FİERS yılı başladı, Mahalle arası (0-kuklan tenhalnştı. Çığlıklar ilindi. Başlarımızın Üstünde uçuşan taşlar seyrekleşti. Bir çok analar glhl sokak yolcuları, evinde dinlenmek isteyenler do. lılç olmazsa, geçici bir rahatlığa kavuştular. Satıcıların Gürültüsünü, sokaklarımızın öteden beri al şılmış yaygarasını, eski pürüzsüzlüğü İle» dinleyebiliyoruz artık. Bu durulaşıın nereden geldiğini biliyoruz. Delişmen. İlklerini doya doya sömürdüklon sonra çocuklarımız okullara dnğ'lmış-lardır şlındl.. Ve orada çetin lıuyat güreşinin her nesilden istediği bilgiyi, mânevi hazırlığı edinmeye çal yiyorlar.
Mili! Eğitim Bakam, ders yılının a-çılışındnn fırsat lan «ırak, radyoda eğilim dûvanrzm aksak bir kııç noktasını belirten sözler söyledi, (.'ocıık babaları» bu sözleri, hiç şüphesiz ağırbaşlı bir dikkatle dinlemişler ve bolkl, çok düşünmüşlerdir. Fakat Türk okulu, yalnız Eğitim Bakaııımn sandığı ııok. falarda zayıf değildir ve onun kararsızlığı, ahengini bir türlü bulamayan buhranlı dıırıınnı bizim bütün sosyal gelişimimizle İlgilidir. Bundan ötürü eğitim dâvamız, ilk Önce, no bir bakanlık dâvasıdır, ne de bir okul dâvası.
Eğltiın, ömrün ilk konaklarımla do. İnşan genç vatandaşın, yalnız, gerekil bilgiler edinmesi değildir. Dâva hu kadar basit olsaydı, bııkanm. öğretmenin ve nihayet okulun görev yükü ehemmiyetli bir ölçüde azalmış olurdu. Eğitim dâvaları, henüz geniş bir bilgi dalı şeklinde incelenmediği zamanlarda bile, büyük fikir adamlarını gerçekten düşündürmüş ve onları dalıa derinlere inerek bilgi ile İnsim benliği arasındaki sıkı münasebetleri araştırmak zorunda bırakmıştır. Binlerce yılın ötelerinde, büyük fikir a-damı Platon, eğitimi, ideallerden doğan mânevi bir ahenk olarak düşünür. Zaman, yolunu açmış bir ırmak gibi akmış, sayısız nesiller gelmiş ve geçmiştir. Fakat eğitimden beklediğimiz şey, değişmemiştir. Biz eski çağların, dünün insanı gibi, bugün de. eğitimden aynı şeyi bekliyor ve cemiyetimizin maddi ve mânevi ihtiyaçlarına göre bir insan yetiştirmek istiyoruz. Sağlam bir mânevi temel kurulmadan, eğitim yapısının emniyetini »ağlamak, aşağı yukarı, İmkânsızdır.
Çocuklarımızın haşarılıkları, yaramazlıkları geçici şeylerdir ve zamanla tavsar. Biz buna bakarak onları ağır bir suç yükü altında bırakmak istemiyoruz. Yalnız haşarılığın ve yaramazlığın şekilleri üzerinde ehemmiyetle durmak lâzımdır, öyle haşarılıklar vardır ki, tam mânasiyle, neticeleri tehlikeli mânevi bir disiplin sizlik şeklinde göze çarpar ve zaıjna-nında önlenemezse çocuğu, genci daha büyük âlılâk soysuzlaşmalarına hazırlayabilir. Demiryolu raylarına demir ve taş parçalan koymak, otomobillere ve vagonlara taş savurmak, başkalarının mülkiyetine saygısızlık göstermek gibi şeyler bu çeşit yaramazlıklardandır. Ne kadar yazık ki, böyle çocukların ve gençlerin sayısı her yıl biraz daha kabarmaktadır. Ankarada yakalanan ev soyguncularının aracında bir kaç orta tahsil gencinin bulunması, sokak eğitiminin menfi tipler yetiştirmekteki korkunç rolünü bütün tehlikeleriyle belirtmektedir.
Eğitimin İlk konağı; ana kucağı, evdir. Çocuğun benlik temeli burada atılır. Çocuklarımızın sıksık yanlış yollara kaymaları, ev hayatının, sosyal düzenimize aykırı bir gelişme I-çinde kaldığını, cemiyetle ev arasında bir takım görünmez uçurumların a-çıldığını göstermektedir. Doğrusunu isterseniz, bu durum, çocuklarımızın haşarılıklarından. yaramazlıklarından. bizim İçin, çok daha ehemmiyetlidir. Biz bunu, temposunu boyuna artıran bir soysuzlaşma ve için İçin bir çökmeden çok, eğitim anlayışımızın kötülüğü, sakatlığı ve yanlışlığı ile İzah edebiliriz. Genel eğitim hayatımızda bile, bizim ideallerimiz, fikirlerimiz henüz istediğimiz bir aydınlık ve durulukta değildir. Ev eğitimi İse bundun çok daha sisli bir durumdadır.
Bu eğitim buhranını eski bir cemiyetten yepyeni bir cemiyete geçişimizle ilgili bulanlar vardır. Görünürde oldukça aldatıcı bir mantık’ tesiri u-yandıran bu fikrin, eğitim dâvasında, ehemmiyetli bir değeri yoktur. Çünkü. korku, iki yüzlülük ve kulluk ü-zerlne kurulmuş olan bir ahlâk sisteminin ne kadar ahlâk dışı bir sistem olduğunu anlamak kolaydır. MIHI e-ği timin. kulluk ahlâkı ile değil, hür vatandaş idealleriyle desteklenmesi lâzımdır. Biz halife ve sultan kulu
değil, demokrat Türklyenln vatandaşını yetiştirmek istiyoruz.
Yurdumuzun büyük ölçüde değişen ekonomik şartları ev hayalımızda da çeşit çeşit tidirler yapmış ve çocuk eğit imi dâvası da bu yüzden dahıı karışık bir duruma düşmüştür. Büyük vurgun yılları her yerde eğltiın buhranları fllizlendirmlştlr. Gecc-aşırı zengin olan baba, çocuğunu ölçüsüz şımartır. Havut güçlüğü anayı iş yer. terine sürükler ve neticede çocuk sokakla haşhaşa kal*r. Apansızın bastıran ekonomik değişmelerin sayısız menfi sosyal tepkileri varılır. Okııl. bunların hepsiyle güreşecek bir kudrette değildir. Bakanlığın eğitim po-lltikasıııdan, öğütlerinden de tesirli Sonuçlar beklenemez. Dâvanın, bütün genişliği ile çözülebilmesi için ıızıııı y Ulara ihtiyaç vardır. Fakat, Türk Yurdunun büyük menfaatleri bakımındım. hu çok ehemmiyetli İşi oluruna bırakmamak lâzıınd r. Evin İlk e-ğitlm konağı oluşu, eğitim sorumluluğunun, İlk önce, nereye düştüğünü göstermektedir. Onun için başk’a çağdaş memleketlerde okluğu gibi, bizde de bütün tedbirler ona göre düşünülmeli ve teşkilât ona göre yamlrnnlı-dır. Başlangıcından sonuna kadar tam bir emniyet altına alınmad kçn eğitim dâvasının müsyıet bir şekilde münakaşası bite mümkün değildir.
Kadıköy - Üsküdar otobüslerinde talebelere tenzilât yapılması isteniyor
Şehir Meclisi Abalarından birisi Üsküdar - Kadıköy Tramvay idaresinden talebeye tenzilâtlı otobüs pasosu verilmesi için gerek Belediyede, gerekse idare nezdinde teşbbbllse geçmiştir.
Bu üyenin verdiği muhtırada. Çamlıca Kız Lisesinde okuyan 200 kadar nehari öğrencinin Kadıköydon geldiğini. Çamlıca ve İkbaliye mahallelerinde de İlk ve ortaokul bulunmadığından buradaki 200 kadar Öğrencinin de her gün Kadıköy okullarına gidip geldiği ve bu çocukların tek vasıta olan otobüsle gidip gelmeleri için her gün 40 kuruşa yakın para verdikleri tebarüz ettirilmektedir.
Umumiyetle az kazançlı ailelere mensup olan bu öğrencilerin her gün bu parayı veremediklerinden, 4 kilometre tutan yolu yaya olarak gidip geldikleri İçin hastalandıkları muhtırada anlatıldıktan sonra., idarenin bu öğrencilere otobüs ücretlerini 10 kuruşa indirmesi lüzumu belirtilmektedir.
Komünizmle Mücadele Cemiyeti bir beyanname neşretti
Komünizmle Mücadele Cemiyeti dün bir beyanname neşrederek komünizmle mücadelenin ehemmiyetini belirtmiş ve bu yolda öğretmenlere gençliğe ve millete düşen vazifeleri göstermiştir.
Silâh aramaları
tki aydanberi yapılan arama taramalarda 848 kişi üzerinde bıçak bulunmuş, 31 tabancalı da yakalanmıştır.
D.P. ve C.H.P. ocak kongreleri devam ediyor
Şehrimiz D.P. ve C.H.P. teşkilâtlarının ocak kongreleri bütün hararetiyle devam etmektedir. Bu kongrelerde muhtelif memleket meseleleri ortaya atılmakta ve* geniş ölçüde münakaşalar yapılmaktadır. Ocak kongrelerini bucak, bucak kongrelerini de ilçe kongreleri takip edecektir.
TEŞEKKÜR
Aile reisimiz Ankara Belediyesi Fen İşleri Reis Muavini Yüksek Mühendis Ali Salm Dlnçer'ln vefatı münasebetiyle mektup ve telgrafla veya bizzat taziyede bulunanlarla cenazeye gelen akraba vc dostlarımıza ayrı ayrı teşekküre büvük acımız mâni olduğundan gazetenizin delâletini rica ederiz.
Eşi ve çocukları
Şehir köşesi
Taklit ve Pav yon
İstiklâl raddesine bakınız. Bugün r-n lüks mağazalar ma-ha llt) Gibilerdir»
Eskidcjı Beyoğlu nda bir kaç sÜtç il-mahal lobM vardı. Vaktaki bir tanesi nı aval fak oldu, peşindea bir, bir dahu vc bir daha açıldı. Hâlâ, 27 kuruca bir tabak mahallebi veya ta-vukyufisll salan bu dükkânların nasd bu kadar lükse lohanımill ettiklerine ffaşartm. Fakat mesele o değil* Doğru veı/a yanlış, her hangi bir formül muvaffak oldu mih prffinden onun taklitleri çıkıyor, Hoç, çikdyı -tını bundan da df ğİl. Bizde sadece taklit olup, irat fikri ol-maniasıdır. Bir başka dcyifnlr zekâmızı kullanmaı/ıp, i.şnı kur» nazlığtna kaçtşunızdır.
Son seneler, bir pauij/on modası çıktı. aFaı iyondun ^Koşk^ mânasına geldiği malûmdur, i-çln tuhafı İlk “Pavıyon^un mahzen katında açılmış olmasında. Buna "Köşk” ten ziyade sığmak veya bodrum deseh r hem daha güzel hem dr mantıki olurdu» Fakat ,kim dinler ?
Bu ilk paûlyonu bir İkincisi, iiçüııciteü, dördüncüsü takip etti. Öyle ki» şimdi parlynn sözii mânasını değiştirmiştir te umumileşmiştir, her hangi bir gazinocu veya meyhaneci, bodruma iki masa dört sandalya koydu mu, bir paviyon daha ihbı ediyor.
Bunu da nereden çıkardın, diyeceksiniz. Paviyon mevsimi geldi de!
BİR İSTANBULLU
Türkiye Milli Talebe
Federasyonunda
vazife taksimi
Türkiye Mili! Talebe Federasyonu Büyük Kongresi, isimleri aşağıda yazılı olan gençleri Federasyon işleriyle vazifetendlrmiştir:
Genel Başkan: Oğuz Altan. İkinci Başkan: Aydın Gençosman,
Ankara Üniversitesi Talebe Birliği Temsilcileri: Cengiz Noyan, Selçuk Tuzlalı, Kemal Yalman.
Ankara Yüksek Tahsil Talebe Birliği Temsilcileri: Sami Kocaarslan, Kemal Okanşar, Nazmi Çengelcİ.
İstanbul Teknik Üniversite Talebe Birliği Temsilcileri: Galip Baloğlu, Altan Göle, Polat Reyhan.
İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Temsilcileri: Babür Arun. Kemal Demlrel, Temel Enderoğlu.
İstanbul Yüksek Okullar Talebe Birliği Temsilcileri; Emin Pinti, Uğur Gündeş. Efdal öney.
İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu Talebe Cemiyeti Temsilcileri: İlhan Yetkin, Demir Parmaksızoglu,
Zonguldak Teknik Okulu Talebe Cemiyeti Temsilcileri: Ethem Algan, Necdet Baş,
Lozan Türk Talebe Cemiyeti Temsilcisi: Süleyman Atasagun.
Fransaya eroin kaçıran bir tacir tevkif edildi
Uzun zamandan beri Marsilya He İstanbul arasında morfin kaçakçılığı yapan bir şebekenin İzi üzerinde bulunan Türk ve Fransız emniyet teşkilâtının müşterek çalışmaları sonunda bu şebekenin reisi oıan bir Ermeni tacir tevkif edilmiştir.
18 mayısta Marsilyaya varan Adana vapuru kamarotlarından Kâmilin üzerinde 1,5 kilo eroin bulunması üzerine İstanbul ve Marsilya emniyet teşkilâtının aylarca devam eden tahkikatı neticesinde Karabet Şen-yar adındaki bir deri taciri tevkif edilmiştir.
Türkiye-Fransa arasındaki dostluk bağı radyo ile kuvvetlendirilecek
Paris Radyosunun temsilcisi ile Ankarada Basın, Yayın ve Turizm Umum
Müdürü arasında muhtelif projeler görüşülüyor
Oılaşarka yapılmakta olan Fransız Radyo Neşriyat Servisinden kadın gazeteci Alice Rocgue bir hafta dan beri ınemleketinılzde bulunmaktadır.
İki memleket arasındaki derin kültürel ve samimi dostluk münasebetlerinin radyo neşriyatlvle arttırılması hususunda hâlen Ankarada Basın-Yayın Umum Müdürlüğü ile temaslar yapmakta olaıı Alice Roöque kendisiyle görüşen bir arkadaşımıza seyahatinin gayelerini ve memleketimiz hakkındnki intihalarını şöyle anlatmıştır:
"— Fransız dinleyicilerine Türkl. ye hakkında bir röportaj hazırlamak üzere kültür ınüesseseterlnlzl geziyorum. Marsilyadan Ankara vapu-rlyle tstanbula gelinceye kadar gör-düğüm misafirperverlikten sonra burada bnna gösterilen İyi alâka beni çok mütehassis bıraktı. Bana Ankara İçin hiç de iyi şeyler söylememişlerdi. Halbuki aksine olarak ben Ankarayı çok beğendim. Bilhassa geniş imar hareketleri her tarafta göze çarpıyordu. İstanbul İse şark ile garp arasında tezatlarla dolu bir şehirdir.
Gerek İstanbul gerekse Ankara radyo tesislerini gezdim. Bizim radyolardan dalıa mükemmel binalara sahip olduğunuzu gördüm. Paris radyo teşkilâtı maalesef muhtelif binalara dağılmıştır.
Ankarada muhtelif emisyonlarda
“Giresun” vapuru hacıları getirecek
Giresun vapuru Hicazda bulunan Türk hacılarından bir kısmını getirmek üzere bugünlerde Ciddeye bir sefer yapacaktır.
Dünkü ve evvelki günkü yangınlar
Dün sabah Yenipostahane caddesinde Baker hanında Türkiye Şeker Fabrikaları İstanbul bürosunun muhasebe kısmının işgal ettiği dairenin evrak ambarı olarak kullanılan kıs-nunda yangın çıkmıştır.
Hâdiseden haberdar edilen İtfaiye grupu, derhal vaka yerine yetişmiş ve yangını söndürmüşse de bir kı-> sim evrakın yanmasından yükselen kesif dumanlar epeyce devam etmiştir.
Yangının buz dolabı motöründen çıktığı anlaşılmıştır.
Ayrıca evvelki gün Büyukadada TÜrkoğlu sokağında bulunan fundalıkta yangın olmuş ve 100 metre karelik bir fundalık sahası yandığı halde itfaiye tarafından söndürülmüştür.
Ateşin nasıl çıktığı tahkik edilmektedir.
Kış saati dün geceyarısından itibaren tatbika başlandı
Dünkü nüshamızda da bildirdiğimiz gibi, Bakanlar Kurulunca daha önce alınmış karar gereğince dün gece yarısından itibaren bütün yurtta kış saatinin tatbikına başlanmış ve saatler bir saat geri alınmıştır.
Taksi şoförlerine muavin taşımamaları ihtar edildi
Mevcut Belediye yasağına rağmen taksi şoförlerinin yanlarında muavin bulundurmalarına şimdiye kadar müsaade ediliyordu.
Sık sık vakalar çıkmasına sebep olan bu duruma son verilmesi için Emniyet Müdürlüğü bütün teşkilâtına emir vermiştir.
Dünden itibaren emniyet mensupları tarafından muavin taşıyan şoförlere son ihtarda bulunulmuş ve tekerrüründe şiddetle cezalandırılacakları kendilerine tebliğ edilmiştir.
bulundum hattâ bir mülâkat bile yaptım. Basm-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot ile konuşmalar yaparak Türkiye • Fransa a-rasındaki bağlan radyo neşriyatı va-sıtasiyle kuvvetlendirmek için muhtelif projeleri müzakere ediyoruz. Buna gösterilen kolaylıklara son derece minnettarım, Ayın 14 ünde Ankara vapuriyle Fransaya döneceğim. M
Gazetelerin Bayram tatili
Basın Teknisyenleri, dün Eminönü Halkevinde yaptığı bir toplantıda bir kanun tasarısı yapılmasını kararlaştırdı
Basın Teknisyenleri Sendikası Kurban ve Şeker bayramlarında bir gazetenin bayram tatilini dlniemiye-rek çıkması üzerine teknisyenlerin haklarının çiğnenmesine bir daha meydan verilmemesi maksadiyle dün Eminönü Halkevinde bir toplantı yapmıştır. Toplantıyı Sendika Başkanı Şeref bir hitabe İle açmış müteakiben umumi arzu üzerine söz alan Burhan Felek teknisyenlerin bu mevzuda haklı olduklarını tebarüz ettiren bir konuşma yapmıştır. Müteakiben bayram tatili için Meclise bir kanun teklifi yapılmasına karar verilmiştir.
Yataklı Vagonlar Türkiye Mümessili, Demiryolları Kongresine gitti
Yataklı Vagonlar Şirketi Türkiye mümessili Hüsnü Sadık Durukal Amsterdamda toplanan Demiryolları Kongresine iştirak etmek üzere A-merikan uçağiyle Hollandaya hareket etmiştir.
Bir Norveç gazetecisi şehrimizde
Norveç’in en tanınmış gazetelerinden Morgen Post gazetesinin muharriri Ame Svennely Türkiye hakkında siyasi makaleler yazmak üzere memleketimize gelmiştir.
Kendisiyle görüşen bir arkadaşımıza muharrir:
Türklyenln, Bulgarlarla olan münasebetleri, Atlantik Paktı, Akdeniz Emniyeti mevzuları üzerinde incelemeler yaparak bir seri makale yazacağını söylemiştir.
“Trabzon” burada tamir edilecek
Trabzon vapurunun motöryndeki ârızomn tamiri için Danimarkadan gelen mühendisler gereken tamiratın burada yapılabileceğine karar vermişlerdir.
Tünel tarifesi değişti
Tünel seferlerinde kış tarifesinin tatbikına bugünden İtibaren başlanmıştır.
Bundan sonra pazar günleri 6.30 da başlıyacak. akşam 22 de bitecektir. Iş günlerinde ise 7 de baçlıyarak 21 de sona erecektir.
Amerikan Yardımı İstişare Heyeti Ankaradan döndü
Murshall Plânı Devlet tstişare âza-lanndan Robert H. Minkley ile Reccord ve Müsteşar George Echless dün akşam uçakla Ankaradan şehrimize gelmişlerdir.
Heyet âzaları yarın şehrimizden ayrılacaklardır.
Millî Piyango dün çekildi
100.000 lirayı, 335774 numaralı bilet kazandı. Tam liste aşağıdadır
Mili! Piyangonun 7 ekim 1950 çekilişi dün Ankarada saat 13 te yapılmıştır. Kazanan numaraları aşağı da bildiriyoruz;
100.000 lira k a sanrın numara: 335774
50.000 lira kazanan numara!
093499
20,000 lira kazanan numara:
033087
i0.000 Hra kazanan numaralar:
110737 125239 178399 297767 477.361 • 5.000 Hra kıızanun numaralar:
059992 067064 101713 170658 214431
243780 321927 338571 425892 484500
2.000 lira kazanan numaralar:
003364 017984 024631 065006 075375
095461 109432 113195 120338 132729
143398 158346 173783 184035 212175
218257 231654 241007 268547 205701
339072 386394 396872 399011 1177J7
455251 466643 470128 4S3463 497795
LOGO lira kazanan numaralur:
007174 019099 023851 026195 027691
030025 039152 067164 099304 100486
125055 125811 128494 131903 134112
149942 157437 159279 176693 197885
199066 203765 208845 213016 219094
219359 228164 230336 245577 260009
284759 290498 297058 314186 329556
334894 341082 371066 375588 382697
385749 40J798 421055 423845 428395
429342 456648 479347 489264 4900Ü6
500 Hra kazanan numaralar:
024082 036220 036862 058442 060817
063315 060798 081341 083803 091014
093001 111126 111460 112757 121668
121977 128630 131927 133654 135786
138382 138907 142961 148246 148675
149048 156695 159770 161204 169738
171828 179417 189745 190604 192181
197900 202413 205699 208411 214853
220048 226418 242548 253598 254252
259777 270743 271342 272430 272554
273078 281749 281769 282801 317576
320010 324199 330843 343609 336327
339436 330578 347237 357035 358191
350650 359990 363742 365323 373418
373715 378179 392054 395979 309052
404829 410223 411677 416377 416510
419664 419966 421397 423616 424308
426100 426352 410879 449055 451633
461322 462406 467743 469344 474197
478491 482108 482236 486804 489728
100 Hra kazanan numaralar;
Son üç rakamı (268. 753) ile nihayet bulan 1.000 numara yüzer Hra,
20 Hra kazanan numaralar:
Son iki rakamı (37) ile nihayet bulan 5000 numara yirmişer lira,
10 Hra kazanan numaralar:
Son İki rakamı (05, 57) ile nihayet bulan 10.000 numara onar lira,
5 lira kazanan numaralar:
Son rakamı (0 veya 4) ile nihayet bulan 100.000 numara beşer lira İkramiye alırlar.
1.000 Hra teselli mükâfatı kazanan numaralar:
335770 335771 335772 335773 335775
335776 335777 335778 335779 335701
335714 335724 335734 335714 335754
335764 335784 335794 335074 335174
335274 335374 335474 335574 335674
335874 335074 330774 331774 332774
333774 334774 336774 337774 338774
339774 305774 315774 325774 345774
355774 365774 375774 385774 395774
035774 135774 235774 435774
tkramlyelerin satıldığı yerler:
100.000 liralık büyük ikramiyeyi kazanan 335774 numaralı bilet Ankarada, 50.000 lira kazanan bilet Selçuk (İzmir), 20.000 lira kazanan biletin 2 parçası da İstanbul. 10.000 ar bin lira kazanan biletler Ankara, İstanbul, Trabzon, İskilip, Babaeskide, 5.000 er lira kazanan biletler İstanbul, Manisa. Gaziantep, Antakya ve îneboluda satılmıştır.
Tekelin Yaprak Tütün Şubesi teftiş ediliyor
Tekel idaresinin kurulduğu günden beri teftiş görmeyen Yaprak Tütün Şubesi Tekel Umum Müdürünün talebi üzerine teftişe başlanmıştır.
Şehir Mektubu
ıstanbu un kurtu uşu
Park Otel, evvelki akşaın, İstanbul Vali ve Belediye Reisi Ordinaryüs Profesör Fahreddln Kerim Gö-kayın davetlileri He dolu idi.’ Istan-bulun kurtuluşunun 27 nci yıldönümü tes'it ediliyordu.
Şehir Meclisinin yeni Azalan, ordu mensupları, üniversite, nıatbyat malûlgaziler mümessilleri, milletvekilleri, hulâsa protokola dahil resmi. yarı resmi zevat orada idiler.
Belki iki yüzden fazla davetli vardı. Sofrada adam saymak ayıp olduğu için saymadım. Fakat hepsi de erkek idi. Yalnız iki kadın. Şehir Meclisi âzasından Bayan Neclâ Ak-moran İle Bavan Fehamet Köprülü, tstanbulun kurtuluşu münasebetiyle verilen bu ziyafette lâtif cinsi temsil ediyorlardı.
Yemeğe oturulmadan evvel davetliler. ayak büfesinde İzaz edildiler. Herhalde Yeşilay Reisine inat olsun diye, hemen herkes milli İçkiden İçiyordu. Bu, şüphesiz kımız değildi. Fahreddln Kerim Gökay. bunu görmemek için olsa gerek diyecektim amma, hayır, davetlilerini karşılamak İçin, büfeden uzakta duruyordu. Bir an yanına eski valilerden Muhiddin Üstünda# geldi. Onunla konuşurken Lûtfl Kırdar göründü ve tstanbulun en yüksek memuriyetini İhraz etmiş bu üç şahsiyet bana bir teslis gibi geldi. Fakat hangisi baba, hangisi oğul ve hangisi Ruhül* Kudüs? Bu sualin cevabını kendilerinden sormak için sokuldum. Fah* reddin Kerim Gökay, mütebesalm, muammayı halletti:
— Eğer üç vali olsaydık, teslla işini düşünürdük. Fakat içimizde bir vali daha var.
Süleyman Sami Beyefendi buradalar.. ‘ 1
Demek dört?! O halde Terbi-1 Daire halli imkânsız bir mesele!

Evvelki akşam, Park Otelinin hususi salonunda lstanbulla yakından alâkadar olanlar da vardı. En bajta Yahya Kemal. İstanbul şairi. Derhal Şehir Meclisi âzalanndan bir heyet yanma gittiler, hatınnı sordular. Fakat yine evvelki akşam, tstanbulun en sanatkâr ve büyük evlâtlarından birinin büyük şair Nedim’in 269 uncu doğum yıldönümü idi. Bu güzel tesadüfü de yâdetmek için Faruk Nafiz olsun ondan birkaç mısra o-kumalı değil miydi?

Yemek neşeli, samimi oldu. Uzun nutuklar olmadı. Vali ve Belediy» Reisi, cidden güzel birkaç söz söyledi. °27 sene evvel, imkân varmıy-dı ki Türk çocuğu, böyle neşe içinde buralarda oturabilsin ?” Hakikaten öyle. Ve Fahreddln Kerim Gökay, Atatürkten "Mazlum milletlere rehberlik eden Mustafa Kemal" diye bahsedince şiddetle alkışlandı, bu I-kinci fethin de, birinci fetih gibi bir devir açtığını belirterek orduya îs-tanbulun minnetlerini bildirdi. Ordu r adına Korgeneral Şükrü Kanatlı, Malûlgaziler adına da Cemiyet başkanı İbrahim Şahin vecizeler halinde cevap verdiler.
¥
Dışarıda bütün şehir donanmıştı. İstanbul bir gelin gibi salmıyordu.
fa.
YENİ İSTANBUL
SİYASÎ İKTİSADÎ MÜSTAKİL GÜNLÜK GAZETE
Sahibi:
YENİ İSTANBUL NEŞRİYAT LtMÎTED ŞİRKETİ Müdürü: Kemal H. SARL1CA
Yazı İğlerini fiilen idare eden mesul müdür: Sacld ÖGET
Nesredilmiyen yazılar iade edilmez.
Basıldığı yer : yeni İstanbul matbaaci-L1K LIMITED ŞİRKETİ MATBAASI
PEYAMİ SAFA
YALNIZIZ
— 27 —
— Fakat bu ihtimal senin canını sıkar, değil mi?
Ağabeyim başını önüne eğerek bir daha içini çekti:
— Şüphesiz, dedi, Selmini çok severim; dediğin gibi, her kadını tehdit eden baş dönmesi halleri müstesna, onun en azgın hisleri Üstünde bile saltanatını kuran ihtişamlı bir iradesi vardır. En tesirli çapkının dudakları onun topuklarından yukarı çıkamaz. Anlamıyorum. Sclmin gibi bir kızda canlı ve dolgun bir cinsiyet, tahminlerin aksine olarak, bütün ayartıcı tesirlere karşı onu “frıgide,, kadınlardan ziyade, vereceği şeyin değeri hakkında büyük bir şuurla silâhlandırır.
Çaresiz, eski münakaşamıza dönmek ihtimaline boyun eğerek:
— Bu değeri sen gözünde büyütüyorsun! dedim.
— Hayır, dedi, ahlâk bakımından söylemiyorum; yahut içtima! konvansiyon bakımından kızlığın değeri büsbütün başka bir meseledir. Hayır, erkeğe vereceği zevkin değeri bakımından söylüyorum.
— Karşılıklı değil mİ?
— Şüphesiz, şüphesiz, hattâ kadının alacağı zevk bakımından da öyle. Demek istiyorum kİ cinsi muamele, vâdettiğ» hazzın müs-‘ 131
tesnalığından aldığı değerle kendisine lâyık hassasiyet, ruh, beden, şahsiyet, mekân ve an şartlarını kadına aratır. Balo tuvaletiyle kasaptan et almaya gidilmez, değil mi? Dişi cins köpekler bile teslim olacakları eşlerinde ^oy değerleri ararlar. Görüyorsun ki ahlâk münakaşasına girmeden, sırf tabiat plânında bile namusun müdafaasını yapmak mümkündür. Yani biyolojik zaviyeden namus, dalıa İyiye doğru tasfiye yapan bir seleksiyon hareketinin insana verdiği yüksek bir tercih duygusu, bayağılıktan sakınma duygusudur. Biyolojik asalet ve kibarlıktır. Bir istifa aristokrasisidir. Cins hayvanlarda da vardır. Onlar da nadir şartları ararlar ve cins olmıyana teslim olmazlar, insan için bu şartların daha nadir, çünkü dalıa karışık okluğunu kabul etmez misin?
Gülümsiyerek başımı salladım:
— Beni kendi sistemim içinde vuruyorsun, dedim, i
Ağabeyim bileğine baktı:
— Yarım saati geçti, dedi, aşağıda neler oluyor acaba?
Sonra KomlnfornVun Türkiyedekl faaliyetlerini konuştuk. Bir yarım saat daha geçti galiba. Hasibe yorgun vc şaşkın bir yüzle yemek salonunun kapısında göründü:
— Gelmedi! dedi, koku mu aldı acaba? Agaheyım sordu:
— Mutlaka gelecek miydi?
— Tabii, tabiî... Paketi alacaktı. Bırakmaz hiç. Dakikasında gelirdi her zaman.
— Biraz daha bekleyin.
Haslbe gidince, ağabeyim sofada duran Ayşeyı çağırdı ve ona Selmini aramasını em-132
retti. Besleme küçük hanımın yarım saat kadar evvel sokağa çıktığını söyleyince, ağabeyim kaşlarını çattı. Anladım. Selmin buradan çıkarken böyle bir şey hiç hatırıma gelmemişti. Ağabeyimi, henüz benden sakladığı yeni şüphesinde haksız bulmadım ve başımı sallıyarak tasdik ettim:
— Evet. Mümkün. Bize sezdirmeden gitti, yolda bekledi ve polisin tuzağını haber verdi ona.
Ağabeyim ayağa kalktı, evvelâ kapı, sonra pencere, sonra teras tarafına döndü, nihayet eski vaziyetine geldi; bu dünyada, bir adım atacak hiç bir İstikamet kalmamış gibi kendi noktasının ümitsizUğlne mıhlanarak yüzünü buruşturdu ve mırıldandı:
— Acı!
IX
Çünkü Seirninden ötekine giden kıyas yolu alabildiğine açılıyordu. Samım aynı derecede acı ihtimallerin hayaline dalmıştı. Kardeşi anlamıyordu. Gözlerinde hayret. Anlamıyor. Nasıl anlasın ki, her şeyi kendisinin tek alâka mevzuuna çekmek için türlü benzeyiş vesileleri ariyan bir aşk obsesyonunun böyle bir hâdisede bulabileceği Istidlâl unsurlarından ne keder verici neticeler çıkabileceğini, ömürlerinde hir defa bile sevmemiş olanların hiç biri tahmin edemezler. Besim de idrâkinin önünü kapıyan duvardan uzaklaşmak için, ıslık çalıyor ve masanın etrafında dolaşıyordu.
Sarrıim terasın kapısına gitti ve bahçeye baktı. Besime, o hedonist kardeşine değil, hiç kimseye, hiç bir ifade vasıtasiyle sezdiremiye-ceğl bir his ânının mutlak yalnızlığı İçindeydi. Zekânın en üst kademelerinden ruhun dibine 133
kadar, içinin her bııudundan ve her köşesinden yine içine o kadar çok mesele, heyecan ve his kırıntısı boşalıyordu ki, yıldırım gibi geçip giden bir şuur akışı içinde, bunları ayıklamak değil, yakalamak, yakalamak değil, bütün dol-gunluğiyle yaşamak bile imkânsızdı. Şimdiye kadar Besimi, başkalarına, ona veya kendi kendisine anlatmaya, sezdirmeye çalıştığı fikirlerin ve ruh hallerinin hepsi, bir savaştan sonra toprakta kalan cesetler gibi yaşanmış sayısız anların en kaba mânalarını donduran ölü ruh seltllleri, mlkroskopun yakalıyabildiği epitelyal hücreleriydi. Ondan evvelki meydan savaşlarının hepsi birden, hiç kimse tarafından okunmasına, sezilmesine ve bilinmesine imkân olmıvan karanlık bir tarihe karışıp gitmişti. Kılı kırk yaran analizlerin bile bunların hatıralarını elde etmek yerine hayallerini yaratmak ve tarihlerini romanlaştırmaktan başka bir şey yapanuyacağını bilirdi.
Dalgın gözleri, biraz ileride mavi bir parıltının sallanışına takılmıştı. Onu tam göre-mlyordu. Maviliğin büyüdüğünü ve yaklaştığım yarım yamalak farkedebillyoıdu. Ne hayaller ve meseleler! Bir hafta evvel, dudaklarım verirken başını hafifçe geri çekişinin uyandırdığı his şüphesi ancak şimdi doğuruyordu. Ona verdiği nefreti ve daha kimblllr ne cins nefretleri onun gizleyişindeki inceliğin ve yalancılığın. zekâsı hesabına bir hüner değeri, ahlâkı hesabına bir hile çirkinliği gibi kaydedilmesi zaruretleri orasındaki çatışma ancak şimdi en dramatik ölçüslyle kendini belli ediyordu. Selminin vakaslyle bütün bunların alâkası görünürde hiç yoktu. Hakikatte bu vaka, her kızın ve her kadının ruhundaki karan
134
lık imkânların üstünden bir ışık dalgası geçiriyordu.
Mavi parıltı yaklaşınca Samlm kendinden dışarı çıktı ve gördü. Şetmindi bu. geliyordu; yorgundu, sallanıyordu. Başı gevşekti, saçları dağınık ve kabarık. Yüzü kederli ve solgun. Adımlan isteksiz.
Samim birdenbire Selmini değil, onun ruhunda yakalıyacağı donelerle ötekini anlamaya doğru bir yol açabilmek için, kardeşine döndü:
— Selmin geliyor, dedi, konuşacağım onunla. Biraz ciddi olalım.
Kız yemek salonundan içeri girdiği zaman da yorgundu, sallanıyordu, Samimin bir işareti üzerine, omuzlarından iki el bastırmış gibi sandaLveye çökerek oturdu, mücadeleye takati olmıyanların peşin teslim oluş hali içinde omuzlarını ve kollarını aşağıya bıraktı. Ne sorulacağını bildiği besbelliydi. Samim ağzını açar açmaz: ' «.
— Nereden geliyorsun?
Sualinin son hecesi tamamlanmadan, Sel-mln başının cüretli bir silkinişiyle cevap verdi:
— Tahmin ettiğiniz yerden.
Yine zaptolıınmuş bir isyan hali İçinde başı kısılmış ve boyun adaleleri kabarmış, dudakları uzamış ve kaşlan çatılınıştı. Sorguya tahammül etmediğini gösteren bir gururla anlattı:
— Arka bahçenin kapısında bekledim onu. Hep oradan girer içeriye, geceleri. Ben demin buradan ayrılınca dosdoğru oraya gittim. On on beş dakika sonra geldi. Haber verdim ona polisin beklediğini. Hemen gözden kayboldu.
(Devamı var)
135
C Ekim 1950
S8'fa 3

/ ----------------------------:-----------
Günler geçerken
Bir noktai nazar
Refik Hal id KARAY
ADALET Bakanlığında biiyük bir faaliyet müşahede edilmektedir. Zira bir taraftan eski kanunlarda değişiklik yapılmakta, öte yandan ye|> yenl kanunlar hatırlanmaktadır. Meselâ tekrar İstinaf mahkemeleri kurulacak. mahkemelerin Teşkilât Kanunu (Adil edilecek. 5IIU1 Knrıınma Kanunu tözden teçlrllecpk. Vilâyet İdareleri Kanunu lüzumlu tâdillere ağrıyacak. daha bir takım kanunlar ramanın İcaplarına göre değiştirilecektir. Yeni kanunlar arasında bir tanesi "demokrasiyi koruma,,. diğeri de “fikir eserleri,, yani "telif hakları,, kanunudur.
“Telif haklan,, kanununun esası üzerinde münakaşa bile caiz değildir. sanırız. Zira memleketimiz Lozan Muahedenanıestne ek bir protokolde o kamımı muayyen bir müddet zarfında kabul ederek Bern Mukavelenamesi ahkâmına tâbi olacağını imzalamıştı. Milletlerarası bir taahhüdü yerine getirmesinden tabiî ve lüzumlu ne olabilir? Kaldı kl muayyen müddet çoktan geçmiş, dünya efkârında taahhüdümüzü İfa etmediğimizden dolayı ağır şikâyetler yükselmiştir. “Telif Haklan Cemiyeti.. eğer şikâyetlerin vesikalarını meydana koymuyorsa bu, kanunun behemehal kabul ve tatbik edileceğine inanmasından, başka bir hareket yolıı olmadığına Hükümetin de İnanmış bulanmasındandır. Ancak. yeni kanunun imkân nispetinde mütercimleri ve tabileri zarardan koruması, müelliflerin haklarını İse olanca kuvvetiyle teminat altına alması lâzımdır.
“Demokrasiyi koruma kanunu., na gelince: İşte benim künhüntl ve mahiyetini anlamakla beraber şekline taraftar olmadığım tek kanun projesi budur. Demokrasiyi hususi kanunlar değil, Anayasanın umumi heyeti korumalıdır. Elimizdeki Anayasa şayet esas umdesini teşkil eden demokratik rejimi sıyanet edemiyorsa kifayetsizliğini, zaafını göstermiş demektir. Zaten Anayasamızın yürürlükte olduğu zamanlarda sürüp giden tek parti İdaresi de anlatmıştır kl bu, “kanunlar özü kanun,, birçok yerinden hava kaçıracak yapıdadır. Yahut İkinci bir teşrif meclisin bulunmaması yüzünden hava deliklerinden kaçan havayı kontrol etmek mümkün olamamıştır. Yoksa Kanunu Esasimiz efradını câml ve ağyarını mâni bünyede vücıuda getirilse, ayrıca yüksek bir mürakabe heyeti onun tatblkma nezaretle mükellef bulunsaydı belki yine kaçamaklar olurdu ama kanunun ruhuna ve taahhüdüne hiç uymıyan bambaşka bir İdare tarzı teessüs edemezdi.
Demokrat isek, demokrat kalacaksak, demokrasiyi koruyacaksak o İşi evvellyetle Anayasanın tekeffül ettiğini görmek daha fazla güven, sağlamlık ve ferahlık sağlamaz mı? “Halkçıyız,., “lâlklr,,. şu ve huyuz gibi bir devir ve bir parti kanaatini ifade eden az çok geçici vasıflar yerine “demokratız,, demeyi, daha doğrusu denllmeyip kanunun temelini bu zihniyetle ve tam vuzuhla atıp belirtmeyi elbette tercih ederiz. Zira demokrasiyi koruma namı altında bir kanun — tıpkı İstiklâl Mahkemelerine yol açan malûm kanun gibi — bir çırpıda kalkabilir; yerine başkası konulur. Halbuki Anayasanın tâdili daha güç bir meseledir; sarahati haizse hilâfına kanun çıkarmak büsbütün zordur.
Anayasa demokratik rejimi sarih ve oyunbozanlığa gelmez şekilde teshlt ettiği takdirde diğer biitün kanunlar ona dayanarak tâdil ve tanzim olunur; artık hususi bir kanuna lüzum kalmaz. Böyle hususi kanunların bir zararı da kesif bir muhalefet kütlesine karşı rejimin zorla yerleştirilmek İstenmesi fikrini uyandırmasında, bizatihi pek demokratik olmaniAsındadır. Bir miktar sağcı ve solcunun mevcudiyeti umumi efkârın demokratik rejime bağlı olmadığının delili sayılamaz kl... Onlar her memlekette vardır.
Hulâsa, demokrasiyi fevkalâde ahvale İşaret gihl yanlış bir telâkkiye yol açacak hususî kanunlardan ziyade kanunların umumi heyeti, bilhassa Anayasa tekeffül etmelidir. Normali bu olsa gerektir; hukuk ulo-ması daha âlâsını bilir.
Kore hakkındaki neşriyat etrafında
Savunma Bakanı bir demeç verdi
Bakan, kanunî salâhiyetlere dayanarak Koreye sevk haberinin neşrini menetmektense; Hükümetin, bu işi gazetecilerin takdir ve vatanseverliklerine bıraktığını söylüyor
Ankara, 7 (Türk Ajansı) — Milli Savunma Bakanı Refik Şevket İnce, Koreye giden savaş birliği hakkındaki yazı ve resimleri evvelce kararlaştırılan müddetten evvel neşreden gazeteler hakkında takibat yapılıp ya-pılmıyacagı hakkında aşağıdaki beyanatı vermiştir:
“Koreye gidecek birliğimizin hareketi hakkında gazetelerde neşriyat yapılmaması o günlerin zaruri icaplarından görülmüştür.
. Bunu temin, iki suretle kabildi. Ya Ceza Kanununun verdiği salâhiyete dayanarak bu hususta neşriyatı menetmek, yahut da gazetecilerin takdir ve vatanseverliklerine ter-ketmek... Birinci şık matbuat hürriyetini tahdit eden, ikinci ise insanların necip duygularına hitaben ceza tahdidinden daha fazla fayda temin eden yoldu. Hükümetimiz İkincisini tercih etti. Yerli ve yabancı gazete-. lerden Milli Savunmanın lş’arma in-tlzaren Kore Birliğimiz hakkında hiç
Terfi ettirilen Emniyet memurları Ankara 7 (ANKA) — Kadrosuz, luk yüzünden şimdiye kadar terfi edemeyen Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosundaki memurlar hakkında yeni bir terfi kararnamesi çıkmıştır. Terfi edenlerin isimlerini bildiriyoruz!
Genel Müdürlük Yedinci Şube Müdürü Tevfik Eşmeli Üçüncü Şube Müdürlüğü emrinde çalıştırılmak ü-zere 80 lira maaşlı birinci sınıf Emniyet Müdürlüğüne, İstanbul Emniyet Beşinci Şube Müdürü Halim Saatçi, Muğla Emniyet Müdürü Haşan Rıza Içöz, Ankara Emniyet Müdürlüğü Üçüncü Şube Müdürü Ahmet Şükrü Akyor, Birinci Şube Müdürü Ekrem Anıt, Manisa Emniyet Müdürü Yahya Sermet Baç ve İçel Emniyet Müdürü Hikmet Tongur’un 70 liraya, Kırşehir Emniyet Müdürü Fuat Ulusoy, Çankırı Emniyet Müdürü Mehmet Ali Bükülmez. Genel Müdürlükte Nihat Alp ve Aziz Ron-bar 60 liraya terfi etmişlerdir.
Ayrıca 40 Hra maaşlı ikinci sınıf Emniyet Amirlerinden İzmirde Hikmet. Elgiln, An karadan Seyit Mehmet Besni, İstanbuldan İhsan Çetinkaya ve Haşan Fehmi Karabe-kir, Samsundan Nuri Özkan, İzmir-den Ahmet Hamdı Erman, Siirt ten Reşat Kırkalı, Zonguldaktan Nalm Atalay 50 Hra maaşlı birinci sınıf Emniyet Amirliklerine, üçüncü sınıf müfettiş Enver Atasay birinci sınıf Emniyet Amirliğine, İstanbul-dan HulOsl Çetinel, Blleclkten Hikmet Taylan, İstanbul Polis Okulundan Zü’htü Dikilitaş. Edimeden Kemal Engin, lspartadan Mustafa YÜ-cel. Bursadan Remzi Tenglz, tstan-buldan Abdulkadir Güvenç ve Hulû-sl Peker, Ankaradan Sabri Andöl, Denizliden İbrahim Karatekln, Polis Enstitüsünden Mehmet AH özcan, lzmlrden temsil Özkan, Glresıından Cemil Bentürk 40 Hra maaşlı İkinci sınıf Emniyet Amirliklerine terfi et-millerdir.
neşriyat yapılmaması ricasında bulunuldu. Bu rica gazeteciler tarafından güzel karşılandı. Hattâ bunlardan bir kısmı verdikleri sözü yazı İle de teyid ettiler.
Kanunen evvelki sözlerini tutmayarak havadis ve resim yayan bu gazeteler diğerlerinin meslekî haysiyetine ve belki de menfaatine dokunmuş olacak kl, bu gazeteciler hakkında kanun! takibat yapılması etrafında feryat koparıldı. Filhakika tebligat yapılmış ve bu tebligata rağmen bu şekilde hareket edilmiş olsaydı, ceza görmeleri istenen gazetecilerin cezası üç seneden aşağı olmayacak ağır hapis idi. Hükümetçe men karan olmadığı İçin matbuat hürriyetine sed çekenler hakkında takibata girişmeğe de İmkân mevcut değildir. Kanaatimizce sözünde durmayan bu gazeteciler umumi ve diğer not ile lâzımı kadar cezalarını görmüşler ve çekmişlerdir. Ve belki de mesleğin müşterek ruh ve âdabını temsil eden cemiyetleri tarafından da muaheze olunacaklardır. Görülüyor kİ, bizler matbuatı, matbuat mensuplanndan çok seviyor ve ona hürmet ediyoruz. Bizce ortada kanunî suç yok, belki meslekî suç vardır. Bunun da cezasını savcılık İstemez fakat umumî efkâr verir. Şimdiye kadar bu somlara cevap vermeyi niçin geciktirdiniz diye bir sual de akla gelebilir. Buna vereceğimiz cevap da şudur:
Belki biraz zaman geçer de yukarıda bahsettiğimiz hakikatlere ulaşılır diye düşündük, fakat olmadı.”
ra
yk elçilerinin
gizli toplantısı
Ankara 7 (ANKA) — Dün gece Bulgaristanm Ankaradakl elçilik binasında Rumanya, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyet Elçilerinin hazır bulunduktan bir top-lantı yapılmıştır. Bu toplantıda Ko-mlnforma dahil memleketlerdeki gizli faaliyetlere dair filmler gösterildiği sanılmaktadır. Bu arada komünist ajanlarının faaliyeti ve toplama kamplanndakl çalışmalara dair filmler de bulunduğu ileri sürülmektedir.
Hikmet Bayurun sorgusu yapıldı
Ankara 7 (ANKA) — Millet Par-tisi Genel BaşkAnı Hikmet Bayur, bir müddet evvel Taksimde ve Marmara lokalinde gazetecilerle yaptığı hasbıhalde Kore meselesine dair söylediği sözler dolayıaiyle Türk Ceza Kanununun 161 inci maddesi delftie-tiyle Askeri Mahkemeye verilmişti Bugün Askerî Mahkeme sorgu yargıçlığı Hikmet Bayur’u celbedlp ifadesini almıştır.
Hikmet Bayur’un sorgusunda neler söylediği tahkikatın selâmeti bakımından gizli tutulmaktadır. Yalnız kendisinin Koreye asker gönderilmesi meselesinde Hükümetin bu karan verirken Meclise danışmama-sının tenkidi mahiyetinde olduğunu ifade eylediği tahmin edilmektedir.
e
YEMİ V S T A N B U L
Rıza Şah Pehlevî Iranı yeni bir
Bu kalkınmada Gl. Razmara eıı
dinamik Başbakan mühim rolü oynuyor
Tahranda Şchlnşah Mohammed Rıza ve Başbakan Korgeneral . Razmara İle hususi görüşmelerde bulunduktan sonra Istanbula gelen bir şahsiyetle çok alâka çekici bir konuşma yapmak İmkânını bulabildim. Bu şahsiyet bana, İranın genç hükümdarı He kendisinin tam İtimadını haiz olarak İşbaşında bulunan Hükümet Başkanı hakkında uzunboylu İzahat verdi. Anlattıklarını olduğu gibi yazmama müsaade eden bu şahsiyet, yalnız, bazı hususi sebepler dola.vıslyle, hüviyetinin mah-
rem tutulmasını bilhassa rica etti. Bana İtimat gösteren dostumun ricasını yerine getirirken, verilen malûmatın sıhhat ve ehemmiyetini tebarüz ettirmek İçin, bıı şahsiyetin, uzun yıllardan beri gerek genç Hükümdar» gerekse Başbakanla çok yakından temas ve hayatlarını kademe kademe takip ettiğini ve zaman zaman mahremi esrarları olduğunu söylemekle İktifa edeceğim.
Bulgar Başbakan Yardımcısı

a

konsolosluklardan şikâyetçi
bildirdiğine göre, Dışişleri Yardımcısı gazete-TÜrklyeye verilen üçüncü notası hakkında verdiği iza-Bulgaristanın şimdiye kadar
Şehlnşah Mohammed Rızamn.heplml-zin bildiği ailevi şartlar altında, babasından İktidarı devraldığından beri takriben 10 yıl geçti. Hâlen otuzuna varmış olan genç hükümdar, memleketinin ve bütün cihanın bu uzun yıllar içerisinde geçirdikleri çetin devre zarfında. İranın mukadderatını idare etmek gibi müşkül bir vazifeyi yüz a-klyle başarmıştır.
Bana bu İzahatı veren şahsiyet, Sah hakkında şu mütalâada bulunmaktadır: •
“Sehlnşah, bugün cihan huzurunda, kuvvetli şahsiyetiyle tebarüz etmektedir. Herşeyden önce irsen İntikal e-den ve mütemadi spor yaparak tekemmül ettirdiği fizik kabiliyetleri göze çarpmaktadır. Sehinşah, zarafetle bünyevı iktidarı çok güzel muvazene-lendirmesinl bilmiştir. Hükümdar, kendisiyle görüşenleri büyük bir dikkat ve alâka ile dinler. Mükâlemeyi büyük bir nezaketle idare etmekte ve neticede büyük dünya meseleleri ve bunlar karşısında memleketine düşen vazifeleri hakkında çok sıhhatli ve sağlam prensiplere sahip olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, hükümdarlık vazifelerinden mütevellit büyük mesuliyetlerini fazlaslyle müdrik bulunduğunu da ihsas etmekten geri durmamaktadır. Vazifesinde çok dikkatli ve muntazam olduğu kadar, kendisine bu derin sevgilerle bağlı bulunan milletiyle daimi temas halindedir. Bilhassa askerî idare kabiliyeti çok büyüktür, içinde yaşadığımız devirde çok mühim olan bu kabiliyetini, gnnç hükümdar, İran ordusunun geçenlerde yaptığı büyük manevralarda, taraflardan birinin komutasını bizzat deruhte etmekle parlak bir şekilde göstermiştir.,.
Marshall Plânı ve göçmenlere yardım
Ankara 7 (ANKA) — Marshall Plânı Halk Müşavere Heyetine men-sup Robert H. înskley, Gordon B. West Reskort ve G. S. Eccles bugün İktisadi İşbirliği idaresinde tetkiklerde bulunmuşlardır. Heyet üyeleri Devlet Bakanlığı erkönt ile de temas etmişler ve öğle yemeğini Ankara Palasta Devlet Bakanı Fevzi Lütfü Karaosmanoglu. Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü, Maliye Bakanı Halil Ayan, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Zühtü Vellbeşe, iktisadi işbirliği 1da. resi Türkiye mümessili Russell Dorr ve Basın - Ya.vin ve Turizm Genel Müdürü Halil A İyot ile yemişlerdir. Heyet âzalan Bulgarlstandan gelen göçmenler meselesiyle de alâkadar olmuşlardır.
Göçmenlerin İskânı İşlerinde Marshall Plânından yardım temin edilmesi hususu da tetkik olunmaktadır. Bugünlerde bu hususta bir rapor hazırlanacaktır. Bu rapor İktisadî İşbirliği tarafından kabul edildiği takdirde bir proje İle birlikte Marshall Plânı Yardım Teşkilâtına verilecektir.
Beynelmilel gümrük tarifeleri için Türk tezi
Ankara 7 (ANKA) — îngilltere-de Turqouay şehrinde toplanmakta olan Gümrük Tarifeleri Konferansına İştirak eden Türk delegasyonunun İleri süreceği tez hakkında İyi malûmat sahihi olan bir kaynak şu malûmatı vermiştir. Gümrük tarifesinde Türk tezi 2 esası ihtiva edecektir.
1 — Tllrkiyenln İthal etmekte ol-,duğu ham maddeler üzerinden alınmakta olan gümrük resimlerinin İndirilmesi hususunda Türkiye, ileri allrülecek teklifleri kabul edebilir.
2 — Türkiyede İmal edilmekte o-lan endüstri maddeleri üzerinden a-Immakta olan gümrük resimlerinde herhangi bir İndirme memleket İçin endüstriyi müşkül bir duruma sokacağı ileri sürülerek kabul edilmemesi cihetine gidilecektir. Turquoay-deki müzakerelerde Türk tezinin aynı durumda olan bir çok küçük devletler tarafından destekleneceği u-mulmaktakdır.
Değişen Milli Eğitim müdürleri
Ankara 7 (ANKA) — Yozgat Milli Eğilim Müdürü AH Mengü Sinop. Mardin Millî Eğitim MürüdÜ Nazım Gürse» Yozgat, Manisa İlköğretim Müfettişi Şefik Önder Mardin, Arifi ye Köy Enstitüsü Müdürü Fehlm Akıncı İçel Millî Eğitim Müdürlüklerine tâyin edilmişlerdir.
Devlet Havayolları Heyeti döndü
Ankara 7 (ANKA) — Devlet Hava Yollan hesabına mubayaalarda bulunmak Üzere Amerikava giden heyet bugün dönmüştür: Genel Müdür Muavini Riza Çerçel ve yüksek mühendis Muhsin Taşkın dan müteşekkil heyetimiz yer istasyonları ve uçaklar İçin telsiz cihazları, uçak malzemesi satın almak Üzere gitmiş ve iki ay İçinde gerekil bütün malzemeyi almıştır Malzemenin mühim kısmı yola çıkmış bulunmalı ta dır.
İran Sahi Rıza Pehlevî, Tahran civarındaki manevralarda
Şehinşah, şimdiden, insan tanımak ve şahsiyetleri okumak hususunda tecrübe sahibi olmuştur. Son yıllarda Tahranda sık sık vukua gelen hükümet değişmelerinin yarattığı istikrarsızlığı düzeltmek ve devlet işlerine intizam verebilmek için. Şrhlnşahın. iktidarı General Razmaraya tevdi ettiği hatırlardadır. Muhatabım şöyle diyordu:
“Şehlnşah, bundan daha İyi bir İntihap yapamazdı. Razmarayı uzun müddetten beri tanırım. Askeri kademelerin hepsini, büyük muvaffakiyetlerle aştığına şahit oldum. Kendisiyle yaptığım uzun konuşmalar sırasındza. generalin, her sahaya yayılan geniş bilgisine-hayran kaldım. Kürdlstan ve Azcrhaycanda askeri komutan bulunduğu sıralarda, generalin, çok girift siyasi meseleleri halletmek hususunda gösterdi"! büyük muvaffakiyet, işleri yakından takip edenler üzerinde derin tesirler yaratmıştır. Generalin şahsiyeti, bilhassa bu sahada büyük ehemmiyet kazanmıştır. Henüz 48 yaşında bulunan general, şayanı hayret bir hayatiyete sahiptir, ince, zarif, mavi gözlü, çok modern tavırlı, temiz ve a-çık yüzlü general. Şehlnşahla birlikte Iranın süratle kalkınmasını temin e-debllecek ideal bir çift teşkil etmektedir.,.
Muhatabım. Şehlnşahla Başbakanın, bu kalkınmayı tahakkuk ettirmek İçin ne düşündüklerini, uzun boylu izah etti.
Bu günlerde Sovyetlerin Iran üzerine bir hareket yapmak İstediklerinden yeniden bahsedilmeye haşlandı. Sehin-şahla general Razmaranm, dış politikada şimdilik güttükleri gaye bu tehlikenin önlenmesidir. Rusyanın komşusu olduklarını bir an dahi gözden u-zak bulunduramazlar. Rusyanın bitip tükenmeyen tahriklerine karşı millî şerpf ve haysiyetin lcabatını yerine getirmek İçin gayret gösteren hükümdarla başbakan, aynj zamanda, iki memleket arasında dostluk münasebetleri tesisi için. İmkânsız görünen tedbirlere bile başvurmaktan kaçınmıyorlar. Iranın kuzey bölgeleriyle Rusya Arasındaki mal mübadelesini arttırmak için son defa bir anlaşma akdedilmcsine çalışmaları, hep iyi niyetlerinin tezahürlerlndendlr. Bu anlaşma ile İranın İki lideri, Moskova ile Tahran arasındaki gergin münasebetler yüzünden çok sıkıntı çekmekte olan bu bölgelere yeniden hayat vermek istemektedirler. Aynı zamanda, dünya politikasında Rus-îran münasebetlerindeki gerginliği hafifleterek, cihana bu bakımdan faydalı olabileceklerini de umuyorlar.
Muhatabıma göreı
“Bu teşebbüs gerek Birleşmiş Milletler, gerekse de büyük devletler tarafından anlayış ve takdirle karşılanmaktadır. Teşebbüsün, komünist ideolojisini kabulü mânasına gelmemesi de ayrıca ehemmiyetlidir. Şehlnşahla General Razmara, Rusya ile yeniden haşlayacak olan münasebetlerin, politikalarını ve hususiyle ekonomik ta-• savvurlarını bozmamasını temin etmeye azimlidirler.,,
Muhatabımın söylediklerine göre, büyiîk batı devletlerinin mümessilleri. Tahranda, bu politikanın gelişmesini alâka He takip etmektedirler. trnn, A Amerlkaya çok sıkı dostluk bağîariyle bağlı bulunmakta ve İranın kalkınması İçin hazırlanan yedi yıllık nlânın tahakkukunda. Amerikan yardımının büyük hissesi vardır. Diğer taraftan İngiltere ile yapılan görüşme ler de müspet şekilde gelişmektedir Petrol anlaşmaları ve bilhassa İrana verilen hisselerin arttırılması mevzuunda yürütülen hu görüşmeler neticesinde. Iran Hükümetinin, kalkınma plânının tahakkuku için lüzumlu maddî İmkânları genişlemiş olacaktır.
Türkiye İle İran arasındaki münasebetler hakkında şunları söylemiştir:
“Türklyeye gelince. Iranın İleri gelenleri ona karşı büyük bir dostluk beslemektedirler. S. M. Mohammed babası Rıza Şahın Atatürkle giriştiği dostane münasebetleri ve Şahın Atatürk* olan hayranlığını daima hatırlar. Babasının. Türkiye İle olan dostluğa ait verdiği nasihatlere sadık kalarak hu dostluğu hiçbir şeyin bozmaması İçin büyük bir titizlik göstermektedir.,,
İranın İktisadi hayatına dair muhatabım, bugün İranın iktisadi sahada giriştiği büyük hamlelerden ve tahakkuk edilmek üzere olan ve büyük barajlar İnşası, toprakların sulanması» yeni kültür, teknik ve mekanik usullerinin modernleştirilmesi gihl tasarılardan bahsetti...
Aynı zamanda Razmara hükümetinin sosyal siyaseti üzerinde durdu. Sefalet ve hastahklarİA mücadele, basta* hanelerin inşası gihl mevzuları ele aldı.
Ve nihayet sözlerini şöyle bitirdi:
“Şayet fırsat bulur da tekrar maruz kalacakları entrikalardan muzaf-ferane çıkabilirlerse S. M. Mohammed Rıza He General Razmara. dünya karışıklıklarına karşı çok hassas olan hu havalide meydana gelen gerginliği yatıştırmağa muvaffak olacak ve İranı. dünya politikasının esası olan, refaha kavuşturacaklardır.,,
Robert GUYON

Dışbakan Yardımc-'m gör», pnenporf nlmış elan 120 binden fazla Türk göçmenine
Bulgaristandaki konsolosluklarımız vize vermiyorlarmış
Ankara, 7 (Türk Ajansı) — Lon-
dra Radyosunun Bulgar çilere, Bulgar hattA ,
120 binden fazla göçmene pasaport verdiğini fakat Bulgaristandaki Türk Konsolosluklarının bıı pasaportları vize etmediklerini, halbuki Türkiyenin Bulgarlstandan Türki-yeye gitmek isteyen bütün Türkîere vize vermek mecburiyetinde olduğunu söylemiş ve bu iddiasını da 1925 tarihli TÜrk-Bulgar anlaşması . hükümlerine İstinat ettirmek istemiştir. Bulgar Dışişleri Bakan Yardımcısı bu mesele etrafındaki neşriyatından dolayı Türk basınına karşı çok çirkin sözler sarfetmlş ve aynı çirkin sözleri Türk topraklarına vizesiz girmek isteyenleri kabul etmeyen Türk hudut birlikleri hakkında da kullanmıştır. Bulgar Dışişleri Bakan Yardımcısı bu kaba ve küstahça beyanatının başlangıcında şunları söylemiştir.
Endonezya birlikleri ”Ambon”u işgal etti


Birleşmiş Milletlerin arabuluculuk teklifine Endonezya Hükümeti cevap vermedi
Jakarta, 7 A.A. (Reuter) — Resmî çevrelerden dün akşam bildirildiğine göre, Ambon Adası, Endonezya askeri kuvvetleri tarafından işgal e-dilmiştir.
Birleşmiş Milletler Endonezya Komisyonu, Endonezya Hükümetine müracaat ederek MollUklere karşı girişilen askerî harekâtın durdurulmasını istemiştir.
Endonezya Savunma Bakanı Am-bondaki askeri harekât hakkında sükûtu muhafaza etmektedir.
Birleşmiş Milletler Komisyonu, Endonezya Hükümetine müracaatla bu anlaşmazlıkta komisyon arabuluculuğunu kabul etmesini ve meseleyi barış yolu ile halletme çarelerini araştırmayı teklif etmiştir.
Komisyon bu teklifini, Endonezya Dşişleri Bakanına yolladığı mektupla bildirmiştir.
Komisyon çevreleri, Güney Mollük meselesinin tamamlyle dahili bir mesele olduğu ileri sürülerek teklifin
“1925 tarihli anlaşmayı tatbik e-den Bulgar Hükümeti göçmek isteyen Türkîere bütün kolaylıkları gösterdi. Türk azınlığının mili! hislerini ve dini itikatlannı İstismar e-derek kendilerine Türkiyede altın dağlar vaadederek göçetmeğe teşvik etmişler ve bu göç hareketine Bulgar Hükümetinin müsaade etmediğini i-leri sürerek ithamlarda bulunmuşlardır.
İki sene evvel halkımız arasında göç propagandası yapan Türk Hükümeti, şimdi göçmenlere bir sürü engeller çıkarmaktadır.
Goçetmck isteyen 250 bin BulgA-ristanlı Türkün Türkiyeye* kabul ettirilmesi hakkındaki Bulgar notaları ile darda kalan Türk Hükümeti şimdi hakiki çehresini açmak zorunda kalmıştır. AnkaralI idarecilerin hakiki düşünceleri, göçmen Türklerl kabul etmemektir. Buradaki Türk-lere karşı yapılan progadandanın gayesi de Bulgar Hükümetine karşı onların arasında düşmanca hisler ve Bulgar aleyhtarlığı yaratmaktır. Böylelikle bu kütleyi halk idaresine karşı ayaklandırmak istemektedirler.”
Bulgar Bakan Yardımcısı, bu isnatlarda bulunduktan sonra bunların Bulgar içişlerine müdahale mahiyetinde olduğunu pek gülünç bir şekilde iddia etmiş ve Türk Hükümetinin, göçetmek isteyen büyük miktardaki göçmenlere, vize vermemek suretiyle müşkülât çıkardığını tekrarlamıştır.
Anlaşmanın İkinci maddesini kendi görüşüne göre tefsir eden Bulgar Dışişleri Bakan Yardımcısı:
“Son günlerde Svlllngrad’da Türk - .Bulgar hududunda yaratılan gergin bir durumA şahit olduk. Yüzlerce göçmenin vize almadan Türkiye topraklarına geçmelerine engeller kanlmıştır.”
Bakan Yardımcısı bir hudnt
yünde Türk askerlerinin hâdise çıkardıklarını İleri «ürerken “rezilâ. ne” kelimesini de kullanacak kada> İleri gitmiş ve gûya Türk asker ve subaylarının hududu geçmek isteyen göçmenleri tüfek dipçikleriyle zorla geri çevirdiklerini iddia etmiştir.
Bakan Yardımcısı konuşmasına yalan üstüne yalan katarak devam etmiş ve Türk basınına da saldırarak hâdiseleri başka şekilde göstermekte olduğundan bahsetmiştir.
o-
kö-
PakistanlI gazeteciler Erzurumdan Ankaraya hareket ettiler
Erzurum 7 (Hususî muhabirimiz bildiriyor) — Pakistan Gazeteciler Birliğine mensup Lahor Üniversitesinden 5 kişilik bir grup Gazeteci M. İsmail başkanlığında şehrimize gelmişlerdir. Grup, MIHI Eğitim Bakanlığının misafiri olarak lisede İkamet etmektedir. Bu akşam Ankaraya hareket edeceklerdir. Kendilerine YENİ İSTANBUL adına ziyaretleri-nln sebebini ve intihalarını sordum. Kardeş Türk milletini çok sevdiklerini ve Türkiyeyi yakından tanımak makaadlyle siyasi, içtimai ve İktisadî şartlarımızı öğrenmek arzusunda olduklarını ve bu maksatla latanbul ve Ankaradn tetkikler yapacaklarını bildirdiler.
Ifalyada komünistlere karşı polis kuvveti harekete geçti
Roma 7 (YİRS) — Yüzlerce motosikletli polis, maldneH tüfeklerle mücehhez olarak kuzeydeki grev bölgesine gitmiştir. Polis. komünist grevcilere iltihak etmlyen işçilerle bunların çalışmasına mâni olan ve tedhiş hareketlerinde bulunan komünistlerin bu aşırı faaliyetlerine son vermek için bu nölgeye gitmiştir. Polis gelmeden komünist, grevciler ortadan kaybolmuşsa da 25 kişi tevkif edilmiştir.
Şah» güney petrol havzasındaki İran haklarının korunacağını VHdirdi
Tahran, 7 (YİRS) — Bugün İran $ahı Rıza Pehlevî Ayan Meclisinde açış nutkunu vermiştir. Iranın haricî politikasının Birleşmiş Milletler prensiplerine dayandığını, İranın dünya devletleriyle İyi münasebetler kurmak istediğini ve bu devletlerle ticari münasebetlerini do geliştirmek arzusunda olduğunu söylemiştir.
Şn.h, seçim kanununun ıslah e-dileceğini ve güneydeki petrol havzasındaki Iran haklarının korunacağını sözlerine ilâve etmiştir.
Irana 35 milyon dolarlık kredi açılıyor
Wa«hlngton 7 (YtRS) — İran Hü-kûmetlne yakın bir tarihte 35 milyon dolarlık kredi açılacaktır. Kredi İki banka tarafından temin edilecektir. Ayrıca Amerikanın Sesi Radyosu da Farsça neşriyatını Arttırarak Iran halkına faydalı olmaya karar vermlş.
- tir.
Verilerek kredi ile Iranın yolları, limanlan yapılıp, zirai İstihsali geliştirilecektir.
reddedilmesinden korkmaktadırlar.
Jakarta 7 A.A. (AFP) — Endonezya Kabinesi, fasılasız 6 saat süren toplantıdan sonra, Ambon’dakl harekâtın durdurulmasını ve ihtilâfı halletmek üzere aracılık yapmasını İstİyen Birleşmiş Milletler Komisyonunun mektubuna verilecek cevabı hazırlamadan dağılmıştır.
Toplantıdan sonra Bakanlar ketum davranıyorlarsa da, yetkili çevrelerde Endonezvanın komisyonun talebini kabul edemiyeceğl ve buna sebep olarak Ambon meselesinin tamamlyle bir dahilî mesele olduğunu İleri süreceği kanaati hâkimdir.
Çekoslovak Ordusu Ruslaştırılıyor
Londra 7 (YÎRS) — Gelen sivnsl
■ raporlara göre muhtelif rütbede 2500 Rus subayı Çekoslovak ordusunu Ruslaştırmak için çalışmaya başlamıştır. Ayrıca Rus mareşallerinden biri de Prag’a gelmiştir.
Rusya, atom bombası taşıyan tepkili uçaklar imaline başladı
Londra 7 (YİRS) — Entellicence Servlcenln haber aldığına göre Ruslar atom bnmhası taşıyabilecek tepkili uçaklar imaj etmeye başlamışlardır. Bundan evvel Rusların atom bombası taşıyabilecek yegâne uçakları B-29 lann bir kopyası olan uçaklardı.
Ispanya, Atlantik Paktı ile münasebet tesisine davet edilecek
Londra, 7 (AP) — tnanılır kaynak, lardan alınan malûmatA göre, batılı büyükler, ispanyayı, gelecek sene başından itibaren. Kuzey Atlantik Paktı He münasebet tesisine davet edeceklerdir. Bu münasebetin husus! bir şekli olacaktır.
F ikir, ispanyaya şimdiki hakle Yunanistan ve Türklyeye tanınmış olan statünün ayuıin verilmesidir. Franco Hükümetine, bu işbirliğine mukabil iktimdl ve askeri yardım yapılacaktır.
Portekiz, ispanyanın bu İttifaka da. bil edilmesi için, bir kaç defa teşebbüste bulunmuştur. Bu teşebbüslerinde, Portekiz, Amerikanın mahdut bir tasvibine mazhar olmuştur.
Batılı büyükler. Gene! Kurulun, â-za devletleri. İspanya ile diplomatik münasebetler tesisine mâni olan hükmü lâğvetmesine kadar bu vâdhle başka hiçbir harekette bulımmamavı geçenlerde yapmış oldukları gayri resmî bir toplantıda karar altına almışlardır. Bu kararın, sene sonuna doğru IttihAzı beklenmektedir.
Ondan sonradır ki, İspanyanın durumunu tâyin için Atlantik Paktı Konse> inin Dışişleri Bakanları Komitesinde müzakere edilecektir.
Kısa dış haberler
Stalinln Dntu
Almanysya mesajı
Mosko™. 7 A.A. (AFP) — Alman Halk Cumhuriyetinin İlânı yıldönümü münasebetiyle Otto Grotevohl a göre dcrdlftl bir mesajda Stalln, blrleçmi» bağımsız demokratik ve barışsever bir Almanyanın teşkili İçin muvaffakiyet. temennisinde bulunmaktadır.
Diğer taraftan Nicolas Chvernlk He Wilhrlm Plrck arasında ve Rus Komünist Partisi merkez komitesi ile Alman Sosyalist Komünist Partisi merkez komitesi arasında da tebrik telc-rpfları teati edilmiştir.
ıtAİyada petrol fışkırıyor
Cnrte Macglore, 7 A.A, 'Reuter) — Burada yeni açılan bir kuyudan dört cin ve dört geceden heri tükenmos bir çeşmeden akar gibi petrol fışkırmaktadır.
Nüfusu 3 bini bulan Kuzey İtalya-nın bu şehir sakinleri, yangın tehH-kesl karşısında her an tetikte bulunmaktadırlar. Filhakika prtrnl mühendisleri kuyudan mütemadi surette fışkıran akaryakıtı henüz kontrol altına almaya muvaffak olamamışlardır.
Tahminlere göre, venl kuyunun randımanı glinde 50 tonu bulmaktadır.
Doğu Alman.vnda
hürcin dnnılr toplanıyor
Berlin. 7 (A P ) — Batı Berlin basınında bugün çıkan haberlere göre» Almânyanın Sovyet ispal bölgppiçde komünist İdare makamlarının hurda drmlr ve maden toplamak İçin giriştikleri gayretlere gittikçe hız verilmektedir. .Şimdi idare makamları mezarlıklarda, «ile mezarlarında bulunan madeni tabutlara kadar el atmaya başlamışlardır.
Doğu Almanyanın 5 biiyuk şehrinde komünist idareciler. yavın1ad»klan emirnamelerde, madeni sandukaların yerine tahta tabutlar verilmesini bildirmişlerdir.
Avrııpaya Gönderilecek
KanadalI kuvvetler
Montreal. 7 (A.P.) — Başbakan
Loııls St. Laurcnt tarafından clün bildirildiğine göre. Kanada. Avrupava askeri kuxvetlcr göndermek İçin kati karar vermiştir. Başbakan. Kanada askeri kuvvetlerinin. “Avrupanm müdafaası için teşkil olunacak müşterek kuvvet İçinde ver almasının bir zaruret olduğunu., beyan etmjştlr.
Bu beyanat, Kore için hazırlanmış olan 10.000 kişilik özel kuvvetin. Kora yerine, Avrupaya gönderilmesi mânasına alınmıştır.
Paklstana hücum edildiğini .Mgantotan tekzip ediyor FIURhlng Meadosvs. 7 A.A. »Rrulerl Birleşmiş Milletlerdeki Afganistan murahhas heyeti başkanı Hamdi A-zlz, Afganistan askerî kuvvetlerinin Paklstana hücum ettiklerine dair Londrada ve Karaslde yayınlanan haberleri yalanlamıştır.
Brezilya Cumhurbaşkanı seçimleri
Rio de Jnneiro. 7 (A.PJ — Salı günü Brezilyada Cumhurbaşkanlığı için yapılan seçimde kullanılan^ oyların tasnifi devam etmektedir. Kısmi ve gayri resmi neticelerden, eski diktatör Gctullo Vargas’ın ileride olduğu anlaşılmaktadır Varcas 934.984. Orgeneral Edunrdo Gonıcz 156 893. Hris-tiano Machado’nun 203.899 oy aldıkları tesbıt edilmiştir Tasnif devam etmektedir.
Amerikan ve Rus sax ıınma masrafları yVaablngton, 7 A A. (AFP) — Savunma Bakanlığı Araştırma Bürosu Sekreteri Doktor Eric Walk«r. Rus-yanin askeri savunmasına senede 45 milyar dolar tahsis ettiğini, halbuki Amerikanın aynı gftje için senede 25 milyar dolar harcadığını tahmin etmektedir.
Sayfa 4
YENİ i S 1 A I. b l
i.
8 Ekim
GÜNÜN
KONOMiK

HAREKETLERİ
1951 bütçesi ve Maliye Bakanı
Yazan : Dr. Nilıad SAYAR
Liberasyon listesinin sonu
1951 yıh devlet bütçesinin masraf kısmı Bakanlıklar tarafından hazırlanarak Maliye Bakanlığına gönde-rilmiştir. önümüzdeki iki aylık müddet içinde Maliye Bakanlığı, kendi masraflarını da buna ekleyip gelir kısmı ile tevzin amcliyesinl yaptıktan sonra. 1 aralık tarihinde 1951 bütçesi Hükümet tarafından Büyük Millet Meclisine sevkolunacaktır.
Bütçe hazırlığında gelir ve masrafların tevzıni İşi, hiç şüphesiz çok mühim ve nazik bir ameliyedir Büt-çe muvazenesinde en çetin vazife Maliye Bakırına aittir. Bu sebepke bazı memleketlerde Maliye Bakanı-nı, vazifelerinden en mühim olanı İle vasıflandırarak "Muvazene Bakanı,, diye isimlendirirler.
Maliye bakanlan, bütçe muvazenesi devrelerinde yorgun, üzgün, bitkin bir hale düşerler. Zira etrafına toplanan sair bakanlar, kendi dairelerinin çeşitli İhtiyaçlarını karşılamak emeliyle, bütçeden mümkün olduğu kadar fazla tahsisat kopar-
mak isteğinde bulunurlar. Maliye Ba. kanı, ekseriya memleketin nefine
harcanacak olan bu tahsisatı, gö-nül rızası ile vererek arkadaşlannı I memnun etmek İster. Fakat ne çare ki, memleketin varidat kaynakları buna müsait değildir. Yeni yeni kaynaklar bulmak veya mevcut kaymaklan zorlamak ise, memleketin iktisadi düzenine halel verir, mükellefleri sıkar, vergi kaçakçılığına sebebiyet verir, hayatı pahalılaştırır. Bu mülâhazalarla Maliye Bakanı sair bakanların bütün İsteklerini yerine getiremez, itirazlarını önler, tazyiklerini frenlemeye gayret eder. Büt-1 çesinl denkleştirebllmek için mesai arkadaşlarının bilgi ve ihtisasından faydalanır, zekâ ve enerjisini, telâ-kat ve belâgatini son haddine kadar kullanmaya çalışır, icap ederse hiddet ve şiddet göstermek mecburiyetinde kalır. Bahusus memleket ka- | nunlan, nazaran vazifesi takdirde
yardımcısı Başbakan olur.
Bütçe muvazenesi uğrunda Başbakan, nüfuz ve otoritesini kullanmak suretiyle, Maliye Bakanını destekler. Denk bir bütçe hazırlamakta en büyük rol bu İki mühim şahısta toplanır.
kendisine diğer bakanlara bir üstünlük tanımamış İse. bir kat daha güçleşir. Bu Maliye Bakanının en büyük
Denk bütçe derken, son yıllara kadar kullanılan mânayı kasdetmi-yoruz. İstikrazlarla ve yardımlarla denkleştirilmiş olan eski bütçelerimizde ancak zahirî bir denklik olabilirdi. Denk bütçe denilince, hakikî ve samimî olarak, bir yıl içinde bilfiil Hâzineye girecek gelirler kadar masraf kabul eden, muvazeneli bir bütçe anlaşılmalıdır.
Bu husus, hükümet programında çok sarih bir şekilde yer almış bulunmaktadır. Devlet bütçemizi ‘İktisadi bünyemizin takatiyle mütenasip ve hakiki mânasiyle muvazeneli,, bir şekilde tanzim etmeyi hükümetimiz kati surette kararlaştırmıştır. Şu halde, iktisadi ferahlığa kavuşuncaya kadar, klâsik bütçe kaidelerinden, muvakkaten olsun, feragat etmek “masrafa göre gelir temini., kaidesi yerine "gelire göre masraf tahdidi,, prensipini İkame etmek mecburiyetindeyiz. Fakat, bu suretle hareket ettiğimiz takdirde bile, 1951 yılı bütçesi için güçlüklerle karşılaşacak bir durumda bulunuyoruz. Vergi sistemimizde yaptığımız değişiklik dolayısiyle, yeni vergilerimizin müstakbel hâsılatını Ölçmek kolay değildir. Tahminlerde yanılmak ihtimali çoktur. Gelir Vergisinin tatbikatında muvaffak olunduğu takdirde, bu ihtimal azalabilir. Aksi takdirde, yeni vergilerden beklenen hâsılat büyük farklarla hâzineye malolur. Bu itibarla. 1951 yılı varidatının tahmininde çok bedbin davranmak ve ona göre masraf kabul etmek iktiza eylemektedir
Yeni bütçenin, bir milyar üç yüz

9
7/X/1950 Cumartesi
Borsalarda vaziyet
İstanbul
Ticaret Borsacında fındık ve crvfc sağlam, durumunu muhafaza etmektedir. Tiftik ve yapayı Üzerine yeni bir tescil muamelesi olmamıştır.
Kambiyo. Esham ve Tahvilât Borsacında, yalnız ikinci tertip milli müdafaa tahvili üzerine az miktarda iş olmuştur Altın piyasasında düne nazaran bir fark yoktur.
İzmir :
Üzüm müstahsilinin ihracatçılara karşı kurduğu mukavemet barajı ihracatçıların inadını kırarak bugün Boruya İltihaklarını ve müstahsilin dikte ettiği fiyatlara uymalarını i-cap ettirmiştir. 2 bin çuval üzüm müsait fiyatlarla satılmıştır. Koo-' perntifler Birliği ortaklarının teslim ettiği kürek malı İncirlerde kiloda 6 kuruş, birinci nntürellerde 4 kuruş, 2 nel natürellerde 3 kuruş prim vermeği kabul edince ve hıırdA incire 20 kuruş avans verince İncir fiyatları Boranda yükselmiştir. Satış fazladır. Pamukta da satış hararetlenmiş ve büyük muameleler olmuştur.
llrn civarında, denk-için, başvurulacak arasında, mecburen masraflarından da
küsur milyon leştlrilebilmesi türlü çareler milli savunma
tenkihat yapmak zarureti hâsıl olacaktır. Bu sütunlarda (1) arkadaşlarımızla birlikte her fırsatta belirttiğimiz üzere. Mîllî Savunma masraflarımız iktisadi takatimizin çok üstündedir. Harp tehlikesine maruz sair memleketlerde de olduğu gibi, milli savunma masraflarının umumi gelire nispetle asgari ve âzami hadleri vardır. Bu masraflar üzerinde uzun, derin düşünmek ve bir kısmını millî iktisadımızı kalkındırmaya mâtuf hizmetlere tahsis etmek zarureti karşısındayız.
Bu suretle yapılacak indirmeden husule gelecek farkın Marshall Yar-dımlariyle kapatılmasından, yardım miktarının da nüfus ve ordumuzun ehemmiyeti He mütenasip bir hadde çıkarılmasına gayret ve himmet edilmesinden başka çare kalmamaktadır.
1950 yılının İlk altı ayında toptan eşya fiyatlarındaki ortalama % 9 nispetindeki azalma, her ne kadar Kore harbi dolayısıvle duraklamış ve yeniden yükselme emareleri göstermiş ise de. siyasi hâdiselerin sonradan nisbî bir İyilik safhasına girmiş olması, eşya fiyatlarında istikrar vâdeden yeni bir durum yaratmıştır. Bu iyimser ümit tahakkuk ederse, eşya fiyatlarında tekrar bir gerileme beklenebilir. Bu takdirde. 1950 bütçesinde hizmet bedelleri dışındaki mal alışlarına tahsis edilmiş bulunan miktarlar üzerinden, aynı nispetler dahilinde. 1951 bütçesi İçin İndirmeler yapılması İmkânı da elde edilebilir.
Mail politikada iktisadi faktörleri gözönünde tutan yeni iktidar, İktisadi bünyemizi kuvvetlendirme, hayat standardını yükseltme imkânlarının, klâsik ve hakikî mânaslyle denk bir bütçe sayesinde elde edilebileceğine inanmış bulunmaktadır.
1951 yılı bütçesinin, hükümet programındaki malî görüşe uygun bir şekilde hazırlanması İçin, Başbakan ve Maliye Bakanının karşılaşmaları mukadder olan büyük zorlukları muvaffakiyetle yenmelerini temenni ederiz.
(1) Bk. Yeni İstanbul 17-6-1950, 2-8-1950, 1-10-1050, 4-10-1950.
Kısa Haberler

ir


Filipin para istiyor
VVashington. 5 (YÎRS) — Filipin Cumhuriyeti devletlerarası para fonundan resmen yardım talebinde bulunmuştur. FUlpinlerin istediği miktar 16 milyon dolardır. Para merkez bankasına yatırılacak ve buradan istenildiği vakit Filipinlor tarafından çekilebilecektir.
İtalya üzüm re kul t etil
Milano 6 (Hususi) — Yapılan tahminlere göre bu sene İtalya-nın üzüm mahsulü 50 . 52 milyon kentaldir. Geçen sene Kalyada 59 milyon kental 35.8 milyon hektolitre tihsal edilmiştir.
lsrailin yeni ekonomik politikası Telavlv 6 (Hususi) — kûmeti son iki ayda krizin doğurduğu
mahdut ithalâtın önüne için ekonomi politikasını tireccğinl bildirmiştir, sonra hükümet, ithalâtın
sına, ihracatın çoğalmasına, ve işçilere yardım ederek istihsali çoğaltmaya çalışacaktır. Aynı zamanda daha fazla vesika olmamasına, kredi açılmasına, hususî turla mağazalarının açılmasına, karar verilmiştir.
üzüm ve şarap Is-
İsrail HÜ-ekonomik enflasyon ve geçme I-değiç. Bundan artma.
Şimdiye kadar Liberasyon listesini parça parça neşretmiştik Bugün de geriye kalan kısmını tamamiyle neşrediyoruz
(Dünkü sayıdan devam)
orak ve biçer maki neleri: el orağı; o-rak makinesi (biçer bağlar); orak makinesi (dögpr ve biçeri, oıak makinesi (çayır biçmeye mahsus), kalbur makineleri» tohum eken vc tohumluk diken makineler; sunum yapan makineler; tırpan; ezme ve kırma makim*-lprl (her türlü); patates vc ı»nncar çıkarmaya mahsus alât vo makineler; patates ve pancar ekmeğe mahsus alât ve makineler; gübre saçan ve gübre kapatan makineler; her türlü pÜskür-gcçler; tohum llâçlayan her türlü makineler; madeni yayıklar; sair zirual makineleri; mayiat, gaz, hava vesaire için elle müteharrik olanlardan maada her nevi tulumbalar: değirmen, hamur. makarna, şeker, sucuk, tebrlt, şişe dolduran ve yıkayan, kavurucu ve öğütücü vcsalr bilcümle makineler: tamamının sıkleti 50 kiloya kadar buz dolapları, dondurma makineleri vo lebrit cihazları; tamamının sıkleti 50 kiloya kadar asansörler; lamamının sıkleti 50 kiloya kadar diğer makine ve teçhizat; tamamının sikiciI 50-150 kiloya kadar buz dolapları, dondurma makineleri, tebrlt cihazları v* asansörler; -aynı sıklette diğer makineler ve teçhizat tamamının sıkleti 150-500 kiloya kadar buz dolapları, dondurma makineleri, tebrlt cihazları ve asansörler; aynı sıklette diğer makineler vc teçhizat; tamamının sıkleti 600-2000 kiloya kadar buz dolapları, dondurma makineleri, tebrlt cihazları ve osan-Ö8rler; aynı sıklette diğer maklnclor ve teçhizat; tamamının sıkleti 2000-10.000 kiloya kadar buz dolapları, dondurma makineleri, tebrlt cihazları vc ^asansörler; aynı sıklette diğer makineler ve teçhizat; tamamının sıkleti 10.000 kilo ve ondan yukarı buz dolapları, dondurma makineleri, tebrlt cihazları ve asansörler; aynı sıklette diğer makineler ve teçhizat; büyalı vesair yataklar (beherinin nğırhğı 300 grama kadar); ağırlığı 301-1000 grama kadar; ağırlığı 1000 gramdan fazla; istatistik numaralarında zikredilen ağırlıklardaki makinelerin veya cihazların mihaniki aksonu, demirden, çelikten vcsalr âdi madenlerden (sair maddelerle mürettep olsun olmasın) tarifenin başka yerlerinde İsimleri llo zikredilmemiş olunlar; otomobil sıkleti 900 kiloya kadar; otomobil sıkleti 900-1.300 kiloya kadar; otomobil sıkleti 1300-1750 kiloya kadar; sıkleti 760-1100 kilogramlık motörlü motörsüz şasiler; sıkleti 1100 - 1500 kilogramlık ‘matörlü motörsüz) şasiler, sık-| İçti 1500 - 1750 kilo otomobil şasi- I sİ (motörlü motörsüz); karoserinin başka yerde zlkrolunrnaynn parçalan; otomobil arabalarının başka yerde 1-slmlcrlyle zikredilmeyen şasi rıksumı; otomobil arabalarının tekerlekleri ve akşamı vc demir veya çelik jantlar; otobüs asker, hasta vc cenaze otomobilleri ve otokarlar (tamum); kamyon ve kamyonet (turnam); zatülhareke yük arabaları için arabacılık aksunu; süpürmeğe. sulamağa, lâğım temizlemeğe, itfaiyeye mahsus bilcümle arabalar vesairlerl; yalnız 670. 672 numaralarda muharrer arabaların şasileri; motörsüz voloslpeUer. motörlü, say l-karh vclosipetler (ayrıca giden sayd-karlur hariç); başka yerlerde hassaten zikredilmeyen mo'törlü ve motörsüz veloslpet aksunu; otomobil, tramvay. omnibüs. araba ve veloslpel tonvlr lâmbalurı vc işaret fenerleri; her nevi yük ve atölye vagonları, vinçli vagonlar, vagonet; yolcu ve yük taşımaya mahsus buharlı gemiler; liman ve ırmak gemileri; remorkörler, tahlisiye ve İtfaiye gemileri; motörlü gemiler (yalnız yük için demir veya çelikten»; Uman ve ırmak gemileri (yolcu ve yük için); sâblh vinç ve tarak vapurları ve sâblh dok ve elevaiör; hafif yağlar benzin ve benzerleri); mazot ve motorin makine yağları; Türk kırmızısı yağı vesairlerl; yalnız linyit kömürü mumu, yer sakızı; toprak boyalar (safi veya kendi emsalleri ile karıştırılmış); toprak boyalar (huy katranı müştaklarından biri İle boyanmış); Kibritlyetl tutya; kibrltlyeti hadld; üstübeç; sülüğen; yalnız mürdesenk, Hltarj); humzututya; lltopon: baryum üstübeci; yalnız prusya mavisi; ultra-marin; sunî lâk boyalar ve tarifenin başka yerinde zikredilmeyen diğer madenî boyalar; muhtelif renkte madenî boyalar; her nevi matbaa mürekkebi. Istampa boyası, makine şeridi vesnt-releri; resim boyaları; uzvi suni boyalar vesaireler!; uzvi boyalar; anilin tu- | zu; naftol kullanılan rı; vernik 2584 . 2585. 2591. 2592.
2598. 2599. 2607. 2608. da gösterilen 2610. 2611, 2612. 2013. 2614. 2615. 2616. 2617. 2618, 2019. 2620. 2621. 2622. 2623, 2024. 2625. 2626. 2626/ft. 2629. 2629 a, 2631. 2632. 2633. 2634. 2634/n. 2635. 2636, 2637. 2639. 2640, 2641. 2642. 2643. 2644.
• 4
mürekkebııtı; boyacılıkla uzvi müstahzar boya bazla-(diğerleri); 2581. 2582. 2583.
2586. 2587, 2588. 2589. 2590.
2593. 2594, 2595* 2596. 2597.
2600. 2601. 2603. 2605. 2606.
2609 İstatistik numaraların-potasyum ve emlâhı;

ve
2645, 2646 İstatistik numaralarında gösterilen Modyom ve emlâhı; 2648.2649, 26ÖÜ, 2651, 2652. 2653. 2654. 2655. 2656, 2657. 2658. 2659, 2660. 2661. 2661/a, 2662. 2663, 2664. 2665 latatlstik numaralarında gösterilen amonyak ve emlâhı, 2666. 2667. 2668, 2669, 2670. 2671. 2672, 2673, 2674. 2675. 2676, 2677 İstatistik numaralarında gösterilen lltyom ve emlâhı; 2678, 2679. 2680, 2681, 2682, 2683. 2684. 2685. 2686. 2687, 2687/a. 2688, 2689 İstatistik numaralarına giren stronn-vom ve emlâhı; 2600, 2691, 2692, 2693. 2694. 2695. 2696. 2697. 2698. 2698/n, 2699. 2699/u. 27ÜÜ, 2701, 2702. 2703. 2704. 2705. 2706 İstatistik numaralarında gösterilen baryom ve emlâhı; 2707. 2708. 2709. 2710, 2711, 2712. 2713. 2714, 2715. 2716, 2717, 2718. 2719. 2720. 2721. 2722. 2723. 2724, 2725, 2726. 2727 İstatistik numaralarına giren mağnozyum ve emlâhı; 2728, 2729, 2730. 2731, 2732. 2733, 2734. 2735. 2736, 2737. 2738. 2739. 2740, 2740/a. 2741, 2741/a. 2742, 2743. İstatistik numaralarına Riren manganez ve emlâ-hi; 2744. 2745. 2746. 2747, 2747/a. 2748, 2749, 2750, 2751, 2752. 2753. 2754. 2755. 2756. 2757. 2758. 2758/n, 2759 (Adi alçı . hariç), 2760. 2761. 2762 İstatistik numaralarına giren kalsiyum ve emlâhı; 2763. 2764. 2765, 2766. 2767. 2768. 2769, 2770. 2771. 2772, 2773. 2774. 2775, 2776. 2777. 2777/a. 2777/b, 2778, 2779. 2780, 2781 İstatistik numaralarına giren ha-dld emlâhı; 2782, 2783, 2784, 2785. 2786. 2787. 2788. 2789, 2790, 2791. 2792, 2793, 2794. 2795. 2795/a. 2796, 2797 İstatistik numaralarına giren tutya emlâhı. nikel emlâhı; 2799, 2800. 2801 İstatistik numaralarına giren kobalt em-lâhı: 2802. 2803. 2804. 2805. 2806. 2807. 2808. 2809. 2810. 2811. 2812. 2813. 2814. 2815. 2816 İstatistik numaralarına giren krom emlâhı; 2817. 2818, 2819 Ista-ı tlstlk numaralarına giren alüminyum emlâhı: 2823, 2824, 2825, 2826. 2827,
1 2828. 2829.2830. 2831.2832. 2833 ,2834. 2835, 2836. 2837. 2838. 2839 istatistik numaralarına giren bakır emlâhı; 2840. 2841. 3842. 2813. 9844. 2H45. 2846, 2847. 2X18 2849, 2850. 2851 İstatistik numaralarına giren kurşun emlâhı; 2852. 2853 istatistik numaralarına giren kalay emlâ-hı: ?864. 2855. 2856. 2857. 2858. 2851). 2860, 2861. 2862, 2863. 2864. 2865 İstatistik numaralarına giren bizmut ve emlâki (monopolü Kızılay elinde olan I-lâçlar hariç); 2867, 2868. 2860. 2870. 2871, 2872, 2873. 2874. 2875, 2876, 2877, 2878 istatistik numaralarına giren elva emlâhı (Kızılay monopolüne girenler hariç); 2879. 2879/a gümüş emlâhı; 2880. 2884. 2882. 2883. 288-1. 2885 İstatistik numaralarına giren altın emlâhı;
2886. 2887. 2888. 2889, 2890 lal atisi Ik numaralarına giren plâtln emlâhı; pnlâd-yunı emlâhı; 2892. 2893. 2804. 2805. 2896. 2897. 2898. 2899 İstatistik numaralarına giren kadmlyom ve emlâhı; 2900. 2901 istatistik numaralarına gl-, ren molibden ve emlâhı; 2902, 2903 istatistik numaralarına giren osmiyom ve emlâhı; 2906, 2907. 2908. 2909. 2910, 2911, 2912. 2013 İstatistik numaralarına giren arsenik ve emlâhı; 2014. 2915. 2916. 2917. 2918. 2919 İstatistik numaralarına giren antlmuvan ve emlâhı; 2020. 2921 2022, 2923. 2924. 2925. 2020. 2927. 2928, 2029. 2030, 2031 İstatistik nu-meralarına giren şaryom ve emlâhı; 2932. 2933 istatistik numaralarına giren toryom ve emlâhı; 2934. 2035. 2936 isatlatik numaralarına giren oranln ve üranyom ve emlâhı; 2937, 2938. 2939, 2940 İstatistik numaralarına giren va-nadyom ve mürekkehatı; 2941. 2042 İstatistik numaralarına giren piperazln ve mürekkehatı; 2943, 2944 fosfor ve mürekkobntı; kloriir dö sufr preslpite; 2948, 2949, 2950. 2951 istatistik numaralarına giren brom ve mürekkehatı; 2052, 2953. 2954. 2955. 2956. 2957 İstatistik numaralarına giren İyot ve mli-rekkebatı; 2958. 2959. 2960, 2961. 2962» 2963, 2964 istatistik numaralarına giren gayakol ve emlâhı ve mürekkeba-tı; Rübidyom emlâhı; 2971, 2072 istatistik numaralarına giren selenyom ve emlâhı; 2976. 2977, 2978. 2979. 2980.
2081. 2982, 2083, 2984. 2984/a, 2984 'b, 2984/e. 2985, 2986. 2986/n. 2987. 2989. 2991. 2996 İstatistik numaralarında gösterilen uzvi, gayrı uzvi hamızlar; 3000, 3001, 3003. 3004 İstatistik numaralarında gösterilen tazyik veya t em yİ edilmiş gazlar; 3006. 3007. 3009, 3010 istatistik numaralarında gösterilen şaplar; dinçi alçısı, dişçi çimentosu, dişçi çimentosuna mahsus mahltıl. klorldat. metol vesnlreleri, Idroklnon vesalrele-ri. salol, fennselln. kâfur!; 3028. 3029. 3030. 3031. 3033. 3034 İstatistik numaralarına giren antlplrln vesaire, pepton; pankreatln; hemoğlobln; pepsin; diyastaz; tcrpln; terplnol; krezllol; sülfoihdlyolât damunyom: kloroform: klonıl, metil klorür; yalnız saf glikoz; man, laktoz; okallptol; aldahlt formlk: paraldehit vesaire: trlyonal vesairlerl: lânolln; gliserin; piramldon; nmidop-rin vesnirlori; fitin, lümlnnl vesairlerl; nnidro okslmctilon vesairlerl; ürot-ropln: hclmltol ; heksametilentetra-min. formln; lâktofofonln vesalrU
DÜNYA
nunıara-ve emlâhı ; numaraları • emlâhı;
ri; anıutezin vesairlerl; aspirin vesaire ; asit usetilosahailık; salisilat. mel.oksimetilik vesairlerl ; vâ-lldol, vâlidol kanfre; valorynnat dö mantol; (esilin, vanilln, manfol. podofllln; 3106, 3107. 3108, 3109, 3110, 3111. 3112. 3113, 3111. 3115. 3116. 3117. 3118 İstatistik numaralarına giren tı!>-bi eterler; çavdar mahmuzu; mir. mant, peni, janj&br; kübeb, santul. Hanlolöl, verven; suir koku ve eterler vesairlerl; anla, badyan; okaliptüs, kopahü, kajeput; fenuy. gayak. roma-ren; rnuskat. tim, sitronel; pepen, molla sasafras; soj, Horpolo, nıirban. bu-lo; sair uçan yağlar; yalnız tıbbi mü-şambalar; kat küt. 3238. 3239 istatistik numaralarına giren ispartein vc em-lâhi; 3240, 3241 istatistik numaralarına giren atropin ve emlâhı; 3242. 3243 İstatistik numaralarına giren homatro-pln ve emlâhı; 3244. 3245 istatistik numaralarına giren pilokarpin ve emlâki; 3246. 3217 İstatistik
hırına giren ezerin 3248. 3249 İstatistik
na giren pellctiycrin vc 3250, 326) İstatistik numaralarına giren emetin ve emlâhı; 3252. 3253, 3251. 3255 istatistik numaralarına giren er-gotinln ve emlâhı: 3256. 3257 istatistik numaralarına giren lıidrastin ve hlras-tinin ve bunların emlâhı 3258 3259 istatistik numaralarına giren akonitin ve cmhıhı; 3260. 3261. 3262. 3263. 3264 istatistik numaralarına giren istirikl-nln ve emlâhı: 3205. 3266 İstatistik numaralarına giren slgüiln ve emlâhı: 3267, 3268 İstatistik numaralarına giren kafein ve emlâhı; dijitalin, dillto-nln. dljitokaln (kristali; 3270, 3271 İstatistik numaralarına giren kuvasln (kristal ve amorf); İstirofuntin; 327*!. 3274 istatistik numaralarına giren bl* •’oslyamin vo emlâhı; teobromin; 3276. 3277 istatistik numaralarına giren berberin ve emlâhı; 3279. 3280 istatistik numaralarına giren veratrin ve emla-h>; 3281, 3282 istatistik numaralarına giren anyol ve apvolln; 3283. 8284. 3285 İstatistik numarnlarına giren Iskono-Hn. Iskonolâmin. hiyosin ve emlâhı; 3286, 3287 istatistik numaralarına giren nikotin ve emlâhı; 3288. 3289 İstatistik numaralarına giren sabadln vc emlâhı; santonln; 3291. 3292 İstatistik numaralarına giren «nnginarin vc mürekkehatı: 3293. 3294 istatistik numaralarına giren saoonln (saf ve gayri saf); plperln. plperidln; halenin (knnfrone); tarifede gavrl mezkûr ec-samı kimyeviye, eczavı tıbbiye ve müa-♦ ahzaratı tıbbive ve klmvavlvei sınaiye: (Serom vcsalr asılar bnr|r>* A -«esami kimyeviye ve eczayı tıbbiye; diğerleri; siilfamltll. vitaminli, hormonlu karaciğer hulâsalarının l«len-memla olanları* fosokrosal B glikol, santralli d(vn,*«»*h*r»f>HHn • rHfenl’a-mln; B- müstahzaratı tıhblveden: Yalnız ür»‘”*eö sınıf m^stahzarntı tıbbiye; C- 330.9 3964. W5 UtaHwH1( numaralarına Hr^n müstahzaratı kimyo-vlyei sınaiye.
SON
fi-su
Izmirde yapı malzemesi fiyatları
İzmir 7 (Hususi) — Çimento yatları 550 kuruşa, yarım incelik
boruları 325 kuruşa» 6 milimlik demir 80 kuruşa satılmaktadır
Bu hafta gelen çimentolar Anado-luya faturasız satılmıştır. İnşaat sahiplerinden ekserisi inşaatı durdurmuş vaziyettedirler.
rekoltesi
— Tekel İdaresi edilecek yeni tü-llk tahmin- ra-
Yeni tütün
İzmir 7 (Hususî) aralık ayında İdrak tün rekoltesine ait
kamlarını bugün basma vermiştir.
42 milyon kilo tahmin edilen yeni rekoltede İzmir 22 milyon, Muğla 7. Manisa 12, Aydın 3 milyon tahmin edilmiştir. Mahsul kalitesi yüksek olmakla beraber Amerikan Dradlarz 25 milyondan fazla değildir.
Şimalî Avrupa şilep seferleri
İzmir 7 (Hususi muhabirimiz bildiriyor) — Şimal Avrupa şilep seferlerinin 15 günde bir defa tekrarlanmasına karar verilmesi ve 1000 steıilngden fazla navlun temini şar. tiyle şileplerin gidişte ve dönüşte 3 limana uğramasının kabulü İhracatçıları memnun etti. Bu mevsimde Şimal Avrupaya sevkıyat fazla olduğundan ihracat maddelerimizin kendi vapurlarımızla sevkına teşebbüs edildi.
BORSA
ve
MemleketleriKonferansı
Tahran basını, Türk delegesinin Konferanstaki nutku üzerinde ehemmiyetle durdu
(Özel muhabiri-Memleketleri İk-dördüncü gü-
b tacirlerin ithalâtçılar da dahil olmak üzere serbestçe ticaret yapmakta olduklarını, halbuki yeni Iran ticaret kanununun yAbancı tacirlere tranda İthalât İşleri ile meşgul olma İmkânı vermediğini" söylemiştir.
Pakistan, tran ve Türkiye arasında siyasi - iktisadi bir anlaşma yapılacağına dair İran basınında çıkan haberler hakkında Anadolu A-jansı muhabirinin sorduğu suale Mümtaz Kuvalcıoğlu: "Bu mahiyette görüşmeler yapıldığından katiyen haberdar değilim" cevabını vermiştir.
kordiplomatiğe Ekonomi Ba-Bakanhğının
Pamuk fiyatları düşecek mi ?
Amerika, pamuk lisansını kaldırdığı için fiyatlar düşecek
olarak gözden geçir-
akşam gazeteleri olan "Kelhan”
gazeteleri Kavalcıoğ-toplantı sı-büyük baş-
İz.nıir 7 (Hukukî) — Alınıınya-daıı alınan haberlere göre Amerika Hükümeti Abnanyunın istediği 12 biri ten pamuk salın alma kararını kabul ederek libresi 40 sentten lisansların ha-zırlnnnıakta olduğunu bildirmiştir. Bu fiyat 240 kuruca tekabül etmektedir. Amerika bildirildiği zibl pamuk Uşansı vermeğe banlayınca bordalarımızda pamuk fiyatlarının düşmesine intizar etmek lâzımdır.
Tahran, 7 AA. ınlzden) — İslâm tisat Konferansının nü komisyon çalışmalarına hasredil-
miştir. 11 Islâm memleketine mensup delegeler kısa bir dinlenme zamanından faydalanarak tran hanedanına alt meşhur mücevherleri görmek maksadıyla İran Millî Bankasını ziyaret etmişlerdir. Müteakiben bankanın modern tesislerini gezen delegeler bu tesislerin sadece banka binasından ibaret olmayıp aynı zamanda memurlar için bankanın has-tahanesi ve hattâ bir Jimnastik salonu da olduğunu görmüşlerdir.
Saat 17 de delegeler şerefine verilen bir çayda hazır bulunmak üzere. Tahranın 12 kilometre kuzeyindeki Dışişleri Bakanlığının yazlık köşküne gitmişlerdir. Burada kabine üyeleri, Saray Nazın, mensup şahsiyetler, kanlığı ile Dışişleri
yüksek rütbeli memurları. Ayan ve Mebusun Meclisi âzalan Müslüman memleketlerin temsilcileri ile görüşmüşlerdir.
tranın resmi tatil günü olan cuma günü delegeler, Fransız profesörü Delpy tarafından İdare edilen Hesserak Serom Enstitüsünü, daha sonra Yüksek Ziraat Mektebini ziyaret etmişlerdir.
Mahallî gazeteler, Islâm Konferansı üzerinde durmakta ve çalışmalarını umumî mcktedlrler.
En mühim "Etelaat” ve
Türk delegesi Mümtaz lunun dördüncü umumî rasında söylediği nutku lıklar altında yayınlamaktadırlar.
"Kelhan" gazetesi "Türk delegesi diyor kl“ başlığı altında neşrettiği hu nutuk hakkında şunları yazmaktadır;
"Islâm memleketleri iktisat Konferansında takip ettiğimiz gayenin diğer memleketlerden ayrılmak olmayıp bilakis bu memleketlerle yeni münasebetler yaratmak olduğu noktası Üzerinde ısrarla durmalıyız." Aynı gazete konferansa ait resimlerle birlikte Mümtaz Kavaİcıoğlu-nıın da resmini yayınlamaktadır.
Gazeteler aynı zamanda, "Müslüman memleketleri arasında mütekabiliyet esası üzerine kurulacak ticari münasebetleri kolaylaştırmak zaruretine" işaret eden Lübnan delegesi. Dr. Salım’in beyanatını da neşretmektedirler. Lübnan delegesi konuşmasında "Lülmanda yerleşmiş tran-
Üzümlerimizin irilik vasıfları
İzmir 7 (Husus!) — Üzüm Standart Heyeti bu sabah yaptığı toplantıda üzüm tiplerini tesbit etti. Heyet renk vasıflarını aynen ipka et-mekle
gârlar yüzünden tanelerin kâfi dc-•recede büyüyemediğini kabul ederek irilik vasıfları hakkında % 15-16 düşüklük kararı vermiştir.
Dünya kauçuk istihsali
VVashington 7 (YtRS) — Dünya tabiî kauçuk İstihsali ağustos ayı i-çinde 170.000 long tonu bulmuştur. Gelen resmi raporlara göre Amerikalı İstihlâk ağustos İçinde rekor teşkil edecek bir seviyeye yükselmiştir. İstihlâk 13.421 long tondur. Malayanın ocak ayından ağustosa kadarki tabi! kauçuk istihsali 62.700 tondur. Endönezyanın bu sene İçinde ihracatı İse 67,000 tonu bulmuştur. Resmi istatistiklere göre dünya kauçuk istihlâki ağustos i-çinde 185,000. temmuzda 182,000 ve geçen ağustosta İse 142,000 tondu. Sentetik kauçuk istihsali ise 50,000 tondur. *
Dünya tabiî kauçuk stokları Rus-larınkıler hariç olmak üzere takriben ağustos sonlarında Fransa. İngiltere ve Amerika dahil olmak Üzere 735,000 tondur. Sentetik kauçuk stoklan da gene Rusya hariç 70,000 tondur.
beraber kuraklık ve esen rüz-
Çamaltı Tuzlasında Is-
Çamaltı Tuzlasının bu seneki istihsalâtı 210 bin ton
İzmir 7 (Hususi muhabirimiz biL diriyor)
tihsal faaliyeti nihayet bulmak illeredir 1950 yıh İstihsalâtı geçen yıldan 18 bin torı fazlaslyle 210 bin tona baliğ olmuştur.
Adanoda pamuk piyasası
Adana 7 (Hususi) — Ticaret Bor-sasında birinci akala pamuk 285/289 kuruş arasında, yağmur yemiş ikinci akala pamuk ise 260 270 kuruş arasında muamele görmüştür.
İsrail, gazete kâğıdı alamıyor
Telavlv 7 (Hususi) — Bir müddetten beri îsraildeki gazeteler hacimlerini yarıya indirmiş bulunuyorlar. Makaat yılbaşı arefesinde yapılacak ilâveli neşriyata şimdiden kâğıt tasarruf etmektir. Fakat yılbaşından sonra gazetelerin normal ha- * cimleriyle tekrar çıkarılmasına müsaade edilip edilmlyecegi de malûm değildir. Çünkü İsrailin kâğıt stoku tükenmek Üzere olup ancak gelecek sene eylül ortasında memlekete kâğıt ithal edilebilecektir. Gazete sahipleri gazetelerinin hacim değiştirmeye mecbur olmadan daima aynı şekli muhafazasını, memlekete fazla kâğıt ithali suretiyle teminat altına alması için hükümete müracaat etmişlerdir.
PİYASALARI
KAMBİYO
İstanbul Borsası
AçUijj Kapanış
1 Bterilrıg 7.84.50 7.84
100 Dolar 280.— 280.—
100 b r Frangı O.SÜ 0,00
l()0 İsviçre Ft ... 64.67 64.67
IUÜ BHÇ bT 6 60 5.60
HA) l«veç ı(r. M. İZ. 50 M. 12.60
lOÜ Florin 73.6b.40 73.0b 40
(00 Liret 0.44 r> 044 12b
100 Drahmi 0 01.87H 0,01.«7h
100 lUacouaos 9.73.90 9.73.90
Altınlar
Buğun Eski kur
• Lira Lira
Külçe Yerli Gr. 4.72 4 70
Külçe Dcgunaa — 4.74
Cumhuriyet — —
37.80 37.60
— —
(Julden 29.60 29.50
Ingiliz. 44.90 44.90
Fransız kok ... —
NapolAon 111 .. — —
îsvlçre —
Zürich Borsası (Serbest)
Iıtvlçre ı ruttgı
4-10-1900
Durumu En En yu icar*
1'Urk Uirası 1.05 l.fö
Dolar 4 3.5 4
tfterlıng 10.80 • • M’ 10.95
Fransız FVamn 1,13 1/2 Lift 1/2
%5 %5
‘rb
(6 %•
ESHAM VE TAHVİLÂT
Devlet Tahvilleri
İkramiye!» tahville! 1933 Brgadi 1938 Ikraoruyell Milli MOdMlAA
194) 1941
1/2
Kapanış
MEMLEKET TİCARET BORSALARI
İstanbul Ticaret Borsası
İzmir Ticaret Borsası
l •••••••
IV
V ......
Uemırvulu
Demırvulu 1949 ıkrynıvell .
Diğerleri
Demiryolu
1941 Kalkınma
U r
99
istikra
VI .......
1 ««••••
II ......
uı .......
11.(•••
I .......
(re6
1948
% 6 1919 îstlkrozı
SiVKd Erzurum 1 ” il.-VIl Demiryolu I»
%7 %?
%7 %7 %7
%7
%7
*7
I93-» 1934 1941 194) 1941 Mili)
99
Müdafaa
99
• •
• •
99 L
İL...
111...
1...
il...
111...
IV..,
22.65
22.50
20—
07 65
97.85
95.90
Bugün
KakJ K&panıı
uugno
Son Kapanıp
Hububatı
Buğday yumuşak (TOc.) Buğday Ofla .............
Arp» yemlik ıdökme) ,M.. MiKir aan (çuvalı) Fasulya tombul ........
Feeıilvu Cali ®ert .....
K uşyeml .........
Mercimek kırmızı kabuk Mercimek yeşil .........
Nohut (mtürel
Taflı (ubuınlar 1
Ayçiçeği tohumu
Keten tohumu • •••«• »•••••••«>• Kendir tohumu
Susam te» 9 ( • • • • •• • • • • teee«xe
Yer fıstığı kabuklu ...........
30—
29.08
37.50
48.20
76—
30.— 29.08
18.10
22.—
34.—
40.—
30.20
38—
38
48—
34 —
60—
85—
üzüm çoklrdekaiz İncir A serisi
W şeriat A kal t» A kain Akala yerli Yağı (rafine) . crklrd^frt
’* I Hamuk Pamuk Pamuk Pamuk Pamuk Pamuk
No.
No
I
II
LU
No 9 ek...
106
S 999
• •• e •
79—
40— 3fı— 315— 195— 160.-
172.6
109 -
16—
80—
45—
11— 318— nw— 160— 180— 110-
17 -
Adana Tîrnrpf Porsası
Şirket Tahvilleri
1*.C. Ziraat Bankası 20.81»
Anadolu D Y Tartıp A/B. • LU.-
.. .
•• •• *00 112.5C
., Mlimcı Senet 63.-
Şirket Hisse Senetleri
l’.C Murkez BaıiKası 123.5ü
l’ilrklye îş Bankanı 30.-
Türk Hcarat Bankası 5.-
Arnlûn ^irficrıto I5.2C
^ark Değirmencimi 23.28
MIHI Reasürans 16.-
Ecnebi Tahviller
Mısır Kredi Fonslye İD03 172.-
Kuru Meyvalat ı
Kındık (kabuklu sivri)
Fındık (İç tombul 1950).
Ceviz (kabuklu)
Ceviz (İç nnrtlrei) ....
Dokuma Ham Maddeleriı
i'irUk (ana mal) ......
liftik (Natürel) ........
Yapak Trakya (Kırkım)
IIıtm derileri
Sığır salamura (kasap) Ki Keçi tuzlu kuru kilosu .. Koyun hnvo kurusu kilosu
Nebati Yatları
Zeytinyağı (E. E. Susnrnyağ) (Kal Ayçiçeği (Rafine
Fındık yağı (Çürük ı
tcnckell 1 •ıra) çıplak)
318 338 06—
ına— 205—
180—
130—
320/330
67—
360.—
150—
220—
250—
243—
185—
155.—
150—
r'lMHUK Aka in i (Hatayı
Pamuk Akala (Adana)
Pamuk Akala il ...
Pamuk Akala tu ....
Pamuk Veri) ) -••••«
Pnmıık veril II
289—
289—
Trabzon Ticaret Borsası
KINDIK
a) randımanh
kabuklu tombul .... hi te Kir* knntrniıh
110—
145—
290—
300 -
Eskişehir Ticaret Borsası
dugdM> ruınuş&lı ^«... Buğday fert •••••••e ••»«••• Arpa
28—
27—
29.-
28—
YABANCI BORSALAR
New-York Borsası
Düo ICbkJ kuı
Hu^dıâ> - Sötlt) ••••••••••••♦ Sert Kıy mahsuiO No. 2 258.— 259 —
Kırmızı * '* No. 2 228.— 229 —
rumıık Mlddllng (Libresi = 3ent) İlli 9e 9 99 •«••••• »S 99 9999999999 999*91 9999* a 40.90
Aralık 40.40 40 52
Vlor^ » ••• e 4U.O6 10.26
rifllk l Libresi “Sent) Telesse No l «..w. 115.- 115.-
bindik ii-lı»resı Kent) Kshııklu varlı ir
Otu® •• 9 9 9 9 9 9 9 99 999 9^9 99 — —
Devanı iç ithal malı ...o»»*.... 63— 59—
Ekstra ın (ç ithal malı 66.— 65.—
Kuru üıüm ( Libremi —Kent) .... I hompMAn çekirdeksiz «eçme U L4 U U4
Keten tohumu ı Huş«U“Uı»lar) M innen polis 3.86 8.»
Kula* ( Libresi “Sent) 106.50 106.50
Levha-tencke 1100 libre dolar» I (ı» ? 30
Londra Borsası
Keten (ahumu (Tonu = Sterlin* ) Bombay 73—
Kal kum — 70.—
Ver fıstığı Hindistan 76— 88.—
Brrdford Pivasası
l'lftlU İyi mal 1 Libresin Flysl) M»
Sıra maü —
Tüo Anadolu - — —
1 Takva — —
İskenderiye Borsası
Puınıık (Knntan= i ulun) Ashmounl Kısa slyaflı F/(J 113.- 105—
Karnak Uzun elyafiı F/U. 121 — 115—
8 Ekim 1950
yeni İstanbul
Sayfa 5
F 51 uçukları bir akında
HAVACI GÖZÜ İLE
Kuzey
Kore uçakları
Derleyen : PİLOT
KUZEY Koreliler cenuba doğru sarkarlarken bu hareketleriyle bütün dünya devletlerinin ilgilini üzerine toplıyacaklarını acaba bir kerecik olsun düşündüler mİ? Düşünmüşlerle, kendilerini hu kadar, kuvvetli mi hissediyorlardı? Bu sualin cevabını havacı göziylc inceliyclim:
Kuzey Kore Ordusu ağustos 1950 gününe kadar Rus malı Yak-3,Yak-7 B. Yak-9, 11-10. La-T. 11-2, Yak-15 olmak üzere altı tip av, bir tip bombardıman, teyid edilmeyen haberlere göre de ilk tiplerden bir tepkili uçak kullanıl-mıhtır. Bunlardan en çok kullanılanları Yak-3 ve Yak-9 lardır.
Yak-9: Tek kişilik av uçağıdır, iskeleti madeni, cidarları ahşaptır. Kanat açıklığı 9,76 mi., Azami hızı 560 Km.dir. 1800 beygir kuvveti civarında bir motoru vardır. Silâhları 37 mm. kadar bir top. bir veya İki adet 12,7 mm. Mk. tüfekten İbarettir. Peyk devletlerine de bu tip uçaklardan verilmiş olduğu bilinmektedir.
11-2 veya Stohnovik: İki kişilik taarruz uçağıdır. Yer hedeflerine taarruz etmek ve kendini korumak için gerekli silâhları vardır. Yer hedeflerine müessir ise de kendisi uçaklara karşı fazla hassastır. Âzami hızı 432 Km dir.
11-10 : Alttan kanatlı 1800-2000 beygir kuvveti takatinde mayi soğutmalı bir motoru vardır. Kanatlarda 23 mm. geriye atanda 20 mm. İlk topları vardır. Azamî hızı 450 Km.dir.
Ln-7 : 1850 beygirlik bir yıldız mo-törü vardır. Âzami hızı 600 Km.dir. Motorun üstünde iki 20 mm İlk kanatlarda İki adet 12,7 mm İlk .senkronise ateş eden silâhları vardır. La-9 tipi biraz daha tekâmül etmiş cinsidir.
Harp başladığında Kuzey Kore Hava Ordusunun 100 uçaktan ibaret olduğu tahmin ediliyordu. Daha sonra bu miktar 150 y? çıktı. Son zamanlarda bu miktarın biraz daha arttığı zannediliyor^ da pilotlarını kısa za»
manda arttırma İmkânını bulamamakladır. İleri hareketlerde ve olağanüstü hallerde birdenbire uçukların arttığı görülmektedir. Bu gibi hallerde Rus Hava Ordusuna mensup bir kısım uçakların ve pilotların muayyen bir za-
man için Kore muharebelerine tahsis
Kıızey Kore hava ordusunun Yak — 3 uçağı
edildiği tesbit edilmiştir.
Amerikalıların bu kesimde 400 u-çağı vardır. Kullanılan tipleri F-51. F-80. F-82, av ve B-26, B-29 bombardıman uçaklarıdır. Bu uçaklar Japonya, Okinava, Guam ve «Filipinler-de üslenmişlerdir.Cenubi Korede mey dan durujnu oldukça fenadır. Yalnız ICempo meydanı tepkili uçakların harekâtına müsait ise de o da Kuzey Korelilerin eline düşmüştür. Bu sebeplerden Amerikalılar süratle meydan yapma mecburiyetine düştüler.
Bir adet Vali ey Korge uçak gemisi Kore muharebelerine tahsis edilmiştir. Bu geminin uçakları Panther, Skyraider, Korsa irdir. Amerikan deniz kuvveti Esse* tipinde bir gemi İle de bir Taskfors kuvveti hazırlamaktadır. tngllteter ise Trluınph uçak gemisi İle bu muharebelere katılmış bulunuyorlar.
Görüldüğü üzere Kuzey Kore Hııva Ordusu keyfiyet ve krmmiyet bakımından bir üstünlüğe sahip değildir
Amerikan hava kuvveti İlk anlarda desteklenecek bir kuvvetten mahrumdu tik vazifeleri daha ziyade keşif, az miktarda da taciz ve nakliyatı kvs-miye İnhisar ediyordu. Esasen bu görevi yapacak hafif bombardımanlar da azdı. Stratejik bombardıman kuvveti bu maksada tahsis edilerek telâfisine çalışılıyordu.
Meydansız ve çekilmede olan kuvvetlere karşı uçak gemilerinin tesirleri pek çok olmuştur. Ancak kendilerinin korunması da bir mesele teşkil ediyordu.
Destek hava kuvvetinin başlıca görevi Kuzey Kore tanklarını durdurmaktı. 11 hazirana kadar 95 tankın tahrip edildiği bildirilmektedir.
Uçaklar tankları; 1 — Zırh top mermileri. 2 — Bomba ile, 3 — Roketle, 4 — Napalm ile tahribe çalışmaktadır. Halihazırda Napalm mermileri üzerinde durulmaktadır.
Rus tankları cephe kısımlarında 17,5 Cm. ve daha fazla zırhı haizdirler. Kısa zamanda bu tankların gerisinin hassas olduğu anlaşılmış, pilotlar hrlf edilerek arkadan taarruzlara başlamışlardır.
Muharebenin İlk günlerinde 38 inci paralelin kuzeyine taarruz edilmedi. Mevcut kuvvetlerle gelmekte olan taarruzun durdurulmasına çalışıldı. Fakat daha sonraları av ve bombardımanlarla Kuzey Korelilerin meydanlarına. şehirlerine, başşehrine, ikmal kollarına müessir şekilde taarruzlar yapıldı.
Hattâ 1 haziran 1950 günü Avustralya F-51 uçakları cephede çok lüzumlu olan 105 mm. cephaneyi götüren trene bile sehven taarruz etmişlerdir.
..KIZIL ALMANYA,, NIN ÎÇ YÜZÜ
Doğu Almanya Cumhuriyetinde altı hafta
4
*
Yazan: Eric VValdmann
13
Çeviren: Behçet Cemal
Yaşamak için lüzumlu şeyleri tedarik edebilmek, ancak Partinin teveccühünü kazanmakla kabildi
Eski ve a.sil bir aileye mensuptu. Eşyası üzerinde armalar ve kütüphane emde suru ile aile şecereleri vardı.
O yaz kendisini gördüğüm zaman, yetmişine varmıştı. Saçları bembeyaz olmuş, yanakları çökmüş ve eskisine nazaran bir hayli incelmişti. Yürürken. hafifçe beli bükülüyor ve merdiven çıkarken kalbi sıkışıyordu, öteden beri zayıf, nahif olan teyzem, gol kalçasındaki eski bir arıza yüzünden, daima topallardı.
1945 te Kızılordu memleketi işgal e-dince. bu iki İhtiyar, kasabadaki sayfiyelerinde bir başlarına oturuyorlar-mış. Ev| devralan askerler, ihtiyari;* rın odunlukta oturmalarına müsaade etmişlerdi İhtiyar karı koca, bakımlı çimlerini bozarak, kendi elleriyle yo tiştlrip topladıkları sebzeler ekiyorlar dı. Kendi odunlarını kendileri kesiyor ve hu faaliyet sayesinde sıhhatlerini kazanıyorlardı Arada bir. kızlarivle gelinleri, Balı Boründen, gizlice erzarf gönderiyorlardı.
Siyasî kiracılar
Ruslar evi tahliye ettikten sonra, teyzemle eniştem tekrar evlerine yerleşebilmişler, Fakat bu sefer de evlerine. hiç İtimat edemedikleri siyasi kiracılar almak mecburiyet İnde kalmışlar. Evin bir kısmına. AlmAh Komm nlırt Partisinin siyasi kolu olan 8, E D. ı SozialiMtlsche Elnhnilfiparte’ Deut8Chlanda - Alman Birleşik Sosyalist Partisi) Azabın yerleşmişlerdi Bu partiye mensup bir kadın, günün birinde teyzemi atom bomba sini kanun dışı İlân etmek için komünlsth'-rin hazırladığı ‘'Stockholm Sulh E«*-ynnnamear'nt imzalamaya davet etmiş. Teyzem evvelâ reddedince, kadın:
— Su halde sizi İhbar etmek mec burlyetinde kalacağım! demiş.
Bunun üzerine teyzem de bnyanna-meyi imzalamış.
Yaşamak için lüzumlu bazı şeyleri temin edebilmek Üzere partinin teveccühünü kazanmak İcap etliğinden. •-nlştemle teyzem. R E D. mensuplarım hoş tutmaya mecburdular Gayelerin den birisi, eniştemin ortaklarından birinin polisteki sicilini temizlnnı»‘klL Tahakkuk etmeyen bir vergi kaçakçı lığı yüzünden 5000 mark para cezasın ı mahkûm edilen bu zat, cezayı ödediği halde, suç h«lA sicilinde açık olarak gnsi eriliyordu.
Teyzem:
— Canım ne olacak, diyordu Bu (lik tatörler tarafından mahkûm edilmek ten kim utanır Amerikalılar gelince, haysiyet kinci bir şey yapmadığı m sil olsa meydana çıkacak!
Eniştem:
— öyle ama diyordu, o zamana kadar. bu rejim altında yaşamağa mecbur değil mi?
Enfoltm, bölgenin mühim komünist •teşkilâtının en nüfuzlu şeflerinden birini ziyaret ederek akşam yemeğlno
çağırır. Ziyafette, Batı Boründen gelmiş erzakla mükellef yemekler ve eski şaraplar karşısında yumuşayan komünist şöyle demiş:
— Vallahi bana da bu İşten gına geldi. Sakın komünist olduğum aklınızdan geçmesin. Eski hal tekrar av-




Yazan :
Graham Greene
det eder do şu komünistler defolup giderse, kalben, hiçbir zaman komünist olmadığımı lütfen hatırlayınız.
Bununla beraber, eniştemin İsteğini yerine getirip tüccarın sicilini temizleyememiş.
(Devmtıı sar)
Avrupa Birliği yolunda
Avrupanın yeni “KAMARA„sı
Yazan : laiıı Co!(|iıhoıırı
Londralı siyasi yazar
R ŞAĞI yukarı bir yıl evvel Avrupa ** Konseyi kutsi bir ümit olma safhasını henüz pek aşamamıştı. Bir Unvanı ve bu teşekkülde âza olan 13 Av-vupa hükümetinin onayladıkları bir yasası vardı. Şöhreti veya kendisine alt bir meskeni yoktu
Konseyin ağustos 1949 da Stras-burg’da cereyan eden ilk asamblesi bu teşekkülü milletlerarası bir varlık, gittikçe büyüden ve belki de günün birinde Avrupada nihai merci olacak siyasî önemi haiz bir faktör olarak tanıtmıştır. İkinci Asamblenin cereyan ettiği bu yıl İse Konseyi yalnız bir müessese olarak değil, fakat kendisi için Strasburg’da inşa edilmiş binasına yerleşmiş bir müessese olarak görmekteyiz.
Henüz bir kaç ay evvel bu yılın mart ayında yeni binanın yükseldiği mahal bir futbol sahası idi. Şimdi a-ğustosta iki katlı büyük ebniyo İkmal ve en az 10 yıl için daimî merkez binaları kuruluncaya kadar Avrupa Konseyini barındıracak şekilde teçhiz edilmiştir. İnşaattaki bu sürat ancak “prefabrikasyon,, usulü ve plânlaşlır-madaki isabet ve bilgi sayesinde mümkün olmuştur. Bunun Avrüpada bina İnşaatında bir rekor teşkil ettiği söylenilmcktodir.
Konsey, muvakkat merkezinde çalışmaları kolaylaştıran konforlu tertibatı kurmuş, fakat lüksten kaçınmıştır. Yeni binalar muhteşem olmamakla beraber, her bakımdan maksada uygundur, inşası 312 milyon Fransız frangına malolan yeni bina Asamble İçin bir müzakere salonu, 15 komisyon odası, bir kütüphane, bir veya iki büvet ve sekreterlik servisi İçin gerekli çalışma odalarını ihtiva etmektedir. Basın ve radyo muhabirleri 1-çin çalışma kolaylıkları temin edilmiştir. Müzakere salonundu 200 basın mensubu ile 200 temsilci ve 300 dinleyiciye yer vardır. Muhabirlere tahrir odaları ve telefon kabineleri temin edilmiştir. Yeni bina İle Strasburg* daki Merkezî Avrupa telefon santralı arasında 224 muhabere hattı vardır. Radyo ve basın kolaylıkları:
Yeni binada radyo kolaylıkları bulunmasına bilhassa dikkat edilmiştir Radyo yayın tesisleriyle binanın dahili amplifikatör sisteminin bulunduğu radyo dairesi yeni binanın bir kanadını işgal etmektedir. Bu kısımda Ingiltere, Fransa, Belçika ve İtalya-dan getirtilen cihaz ve tesisat monte edilmiştir. Stüdyolar^ plâk doldurma odaları ve teknik tamir atclyclcrl kurulmuştur.
Müzakere salonunda sesi nakledip büyüten 60 mikrofon bulunmaktadır. Ayrıca gerek temsilciler ve gerek basın mensupları veya halktan dinleyicilerin enirinde kulaklıklar vardır Bu kulaklıklar “simültane,, tercüme sistemine merbuttur. Meselâ bir hatip tiirkçe konuşurken demeci o anda fransızca ve İngilizceye tercüme edilir ve “simültane,, tercüme servisinin kabininden bu dillerde yayınlanır. Kulaklıkları ayarlamak suretiyle demeci hatibin kullandığı dilde veya ingilizco veya fransızca olarak dinlemek mümkündür. Kısaca Konseyin müzakerelerini Avrupa ve dünyaya ulaştırmak ve İzah etmek için gerekli bütün tertibat alınmıştır.
Avrupa Asamblesinin yetkisi:
Asamble elindeki yetkinin henüz kâfi olmadığı kanaatindedir; fakat Konseyin iç mekanizmasının heyeti um ıı m iyesi esaslı suretle tâdil edilip basitleştirilmiştir. Geçenlerde bu konuda gazetecilere demeç veren Kurul Başkanı ve Belçika temsilcisi Mr. Spaak kaydedilen terakkilerden memnunlukla bahsetmiştir.
Tabiatlyle usul konularındaki terakkiler ve hattâ diğer bir çok istikamette kaydedilen ilerlemeler henüz birleşmiş bir Avrupaya muadil değildir. Fakat birleşik Avrupa yolundaki ilerleme bir çok kimselerin bir yıl evvel mümkün olduğunu zannettiklerinden çok daha ileri gitmiştir. Konseyin Strasburg binası bitmiştir. Gayesi ise henüz İkmal edilememiştir. Fakat Konsey de süratle gelişmektedir. Avrupa kamarası kurulunca, sürekli Ve daimî bir teşekkül olacaktır.
skandinavya mektubu j
1 Hal ler ve ( öl ÇÜ leı r
"Yıllardır, İsveçliler, Finler ve DanimarkalIlarla bir araya geldikçe bana politikacılarımızı, bakanlarımızı veya bu gibileri sormadılar. Fakat ilim ve fikir adamlarımızın, romancılarımızın, şairlerimizin, ressamlarımızın, opera ve diğer sahne adamlarımızın meşhurlarını çok sordular”
Ctockholm, eylül, 1950 — 03 yaşında basan Beşinci Gustaf'ı, eskiden beri, gerek içerideki seyahatlerinde
gerek memleket dışına gidiş - gelişlerinde uğurlayan ve karşılayanlar, kendi yakınlarından bir kaç kişi ve Başbakanla birlikte bir İki bakan, ondan sonra orduyu temsil eden bir general ve protokol şefinden ibaret kalıyor.
Çerçevesi dar olan böyle bir mütevazı karşılama ve uğurlama merasimine bakınca, isveçliler Kıralla-nrıı acaba sevmiyorlar, saymıyorlar mı? diye, belki bir düşünce akla gelebilir. Onun için hemen cevap vereyim: Kıral Beşinci Gustaf’ı İsveç milleti çok. hem de pek çok seviyor ve sayıyor. Halk yığınları ona karşı beslediği muhabbeti, onun doğum gününde, tahta çıkışının yıldönümü kutlandığı günlerde, millî bayramlarda, sağ veya sol diye bir şey düşünmeden. can ve gönülden izhar ediyor.
Burada, öyle . büyüklerimiz gidiyor!1', H. , . büyüklerimiz geliyor!,, tarzında ne düşünmeye alışılmış ve ne de, hakanlar veya başbakanlar şöyle dursun, kıral İçin bile devlet dairelerinin erkânı, istasyonlara, iskelelere akın etmeye alışmamış, alıştırılmam ıştır. Onun için, başbakan gitmiş... bakan gelmiş... Bu, halkı da, erkânı da ilgilendiren bir hâdise değildir; onların gidişi - gelişleri, her İş adamının gidişi . gelişinden farksızdır.
Dışişleri Rakam Undân, milletlerarası bir çok konferanslara gidip gelir de, kimse bunun farkına bile varmaz. Evrak çantası elinde, her yol-cu veya iş adamı gibi, trene veya neye binecekse biner; gider İşini ya-par; döndüğü zaman, boyun kırıp bel bükenlerin —bu tipler burada yok ya..— sağdan, soldan iltifatlarını aklından geçirmeden, gösterişiz ve gösterişsiz, çalıştığı bakanlığa gider.
Sanki, kıtalar, okyanusla! aşılarak dünyanın meçhul semtlerine gldlll-yor; ey gaziler, yol göründü... kabl-ünden sınır boyuna sefere çıkılıyor; belki bir daha kavuşmak na^lp ol-mazmış gibi vilâyet sınırından çıkan, İşe gider veya istirahate çekilen başbakan veya bakanlan,, alâkalı - alâkasız bakanlık erkânının uğurlaması, bir kaç günlük bir ayrılıktan son. ra, gönülleri alevlenmiş genç nişanlılara veya yeni evlilere yakışacak tarzda, tekrar karşılaması, gülünç telâkki edildiği için, buraların havsalasına sığmaz.
Kimbiür, belki şarkta yüzyıllar boyunca sürüp giden derebeylik rejimlerinin-ve türlü despotlukların yıldırıcı gösteri ve tesirleriyle olacak, ne olur - ne olmaz mülâhazaslyle korku ve gözönlinde bulunmak kaygıı-su ve akla gelmeyen her çeşit de menfaat kombinezonları; ondan sonra, yalancıktan bir alâka ve bunlara benzer, daha bir sürü peçetenmiş, fakat, buram buram riya tüten hareket ve haller, âdetler ve gelenekler hüviyetiyle hayata gire gire, temeli dürüstlük olması gereken ahlâk müessesesini kemiren bir zihni-
* •
yet meydana getirmiştir. Bu zihniyet, topluluğu kıymet hükümlerinde şaşırtmış ve bu arada “büyük,, ölçüsünü de kaçırtmış; bunun üzerine, bir “büyük bolluğu,» başlamıştır ki, neticesi “mânevi ucuzluk,, olan böy-
le bir bolluk, hiç bir millete hayırlı olmamıştır.
Siyaset ve İktidar koltuğunda oturanlara “büyük,, demenin itiyat haline gelmesinde, maalesef basının da günah payı vardır. Böyle bir durumda olanlara, derebeylik ve sultanlık rejimlerinden aktarıla aktarda bugüne kadar gelmiş olan bir ruh haleti ile “büyüklerimiz,, demekte, üstad der gibi, cömert davranıldığı günler çok olmuştur. Halbuki, ömrünü tamamlamış olan aktif bir politika adamının veya askerin aklına gel. meyen ve beklenilmeyen bir hareketiyle bütün İyiliklerini, hizmetlerini silip süpüren kötülüğü milletine de, İnsanlığa da yapabileceğini gözöniln-de tutmamak kadar tehlikeli bir gaflet olamıyacağı, yalnız bu taraflarda değil, tarihten ibret dersi almasını biten bütün medeni dünyada çoktan anlaşılmıştır.
Sırf politika sahnesinin iktidar sandalyesinde dturdugu için, kendisine “büyük denildiğini farkedemeyip, böyle takma ve müddetle kayıtlı bir sıfatı benimseyen bir İnsanın, zayıf bir insan tipi olduğu, bu tipteki bir insanın kendini hodkâmlığa ihtiras akıntısına kaptırdığı, acı tecrübelerle öğrenilmiş olan bir hakikattir. Onun için, "büyük,, vasfını kendi aralarındaki politikacılara vermekte acele etmeyip, çok temkinli davranan milletlerin encamı hayırlı olmuştur. Uzatmayalım, her halde Avru-panın bu semtlerinde, kabineye âza, parlâmentoya başkan oldu diye, kimseye “büyük,, denllmedlğl gibi, kimse de kendini büyük sanmak safdilliğinde bulunmuyor; zira, millet hayatının, film kumpanyası hayatı olmadığını biliyor,
Finlandlyanm çok sevilen, çok sayılan bif Mareşal Mannerheim’ı var. Fakat, Finlandiyanın bugün hayatta olan “büyük,, ü politikacı olmayan Slbellus’dur. Onun büstü ve resim-teri, bir ikon gibi, evlerin, otellerin saray ve barakaların en itinalı yerini işgal ediyor. Fin Millî Şairi RÜ-neberg öleli yetmiş küsur yıl oluyor. Onun tunç heykeli, Helsinkide en büyük bulvarın ortasına bir âbide olarak dikilmiştir. Fin gençliği, milli bayramlarda, müh gösterilerde bu âbide önünde toplanır, ona minnettarlığını, Finlandlyaya bağlılığını İzhar eder.
lsveçin Per Albin Hausson adında


T


I






Yazan :
Hate VİDÎNLİ
bir başbakanı vardı. Uzun yıllar, galiba 1932 den beri iktidar sandalya-sında oturmuştu, lsveçin muazzam sosyal işlerinde ve bunun gelişmesinde hizmet payı büyük olan bu zat, ekseriya gece yanlarına kadar başbakanlıkta çalışır, son tramvayla da kenar mahallelerdeki dört odalı evine dönerdi. Bundan dört yıi evvel, vazifesinden evine döndüğü bir gece yarısı, tramvaydan inerken kalb sektesinden düşüp, Öldü, iktidardaki partinin uzun yıllar lideri olmuş, başkanlık etmiş olan bu zata, kendi partisinden olanların bite millet top. luluğunda, daha ziyade “üstün insan tipi,, ne ve “üstün hizmetler,, e yaraşan “büyük., paye ve sıfatını verdiğini ve “büyüğümüz,, dediğini, doğrusu ben işitmedim. Ama. Stockholm'dü, dram tiyatrosunun karşısındaki büyük ve güzel meydana, vapurlara uskur a keşf ve İcat etmiş olan Ericsson’un heykeli dikilmiş; milletinin gönlündeki sevgi tahtına yerleşen Halk Şairi Bellman ite edip Strindberg'in tunç ve granitten büst ve heykelleri bütün lsveçin parklarını, bahçelerini süslemiştir. Lâkin, her kabine değiştikçe, bir düzine “büyük,, peyda olmamıştır, tü-reyememıştir. Çünkü, türemek için lâzım olan atmosferi bulamamıştır.
Yıllardır, aydın ve aydınlıkla mil. nasebeti olan İsveçlilerle, Finlerte, Norveçlilere ve DanimarkalIlarla bir araya geldikçe, bana politikacılarımı, zı, bakanlarımızı veya bu gibileri sor. madılar. İlim ve fikir adamlarımızın, romancılarımızın, romanlarımı-zın, şairlerimizin, ressamlarımızın, opera ve diğer sahne artistlerimizin, bestekârlarımızın meşhurlarını sordular. Millî galerimizde Flaman veya İspanyol. İtalyan veya Alman klâsik ve ustalarına ait eserler olup olmadığını öğrenmek İstediler.
Geçenlerde gazete İdarehanelerinin vitrinlerine asılmış kocaman bir telgraf haberi vardı; bir Japon hekimi verem tedavisinde yüzde doksan küsur tesirli bir serum icat etmiş. Güneşzade Japon imparatoru, perende atarak cambazlık etmeye başladı diye haber verilseydi, halkı yine bu kadar ilgilendlremezdl. Anlayış ve görüşler kültür iklimine, kültür atmosferine göre oluyor; medeniyet âleminin ölçüleri, dünyanın renkleri ve gölgeleri ona göre değişiyor, biçime giriyor.




o
*
î
• M


e
w


0L îL

r r*l a 4
W?'
a
*


İLA


||




*

Ih



ş
J
I Ç I X C I A D A M
Çeviren :
Iteşat Nuri DARAGO

4
I
1
I
1
4

I
1
I
1950 Nobel Sulh Mlikâfattni kazanmış olaıı Kolplır BÜnche tebrik ediliyor.

Martin*, kimin geleceğini düşümlü. Harry’de yapayalnız gelecek kadar dostluk hlusi kalmış mı hll, yoksa etrafında hlr luıç pollw memuru mu bulunduracaktı? Harry’nln henüz nüfıız sahibi olduğu Anmı Schnıldt hâdlsesliKİeıı anlaşılıyordu. Saatine bakıp da vaktin geçtiğini gören Martirıs tekrar şüpheye düştü ve kendi kendine: “Bütün bunları b(*n mi uydurdum? Merkez mezarlığından çıkardıkları ceset Harry’nln cesedi mİ?” Pastacının barakası arkasından biri. Martinsen derhal tanıdığı hlr havuyi ıslıkla çaldı Martins hemen dönüp bekledi.
Kalbi heyecandan ını yoksa korkudan mı okadar şldıletle çarpıyordu? Yoksa o havanın Uyandırdığı hatıralar yüzünden ıııi? ( iınkü Ihırr.s geldiği vahit ber şey daha caıılı olur, her şıyy «nııki daha çabuk yasardı.. Nasıl kİ şimdi de gelince... Yok, ehemmiyetli bir şey olmamış, kimse gömülmemiş» yahut da bir bodrumda boğazlanmış bir adam bulunmamıştı. Şimdi alaylı tavriyle, herhangi bir sitemi önlemesini bilir hail ite, “Canın isterse!” diyen edasiyte geliyordu.
— Hurry!
— Merhaba Hollo.
Harry’yl tasavvur ederken gözünüzün orıüm* yılışık suratlı iğrcııç ve alçak udum İmli gctirım*yln. Bambaşka bir Şeydi. Dosynmdııkl resmi pek giızeldlr; seyyar fotoğrafın biri Inra-fıuduıı sokakta alınmış: Kısacık bacakları iyice asılmış. İri omuzları biraz kamburca, göİM’ği beşli, yüzünde kendini gll-Irmlyen iipim»II hlr ahlâksızlık te mımııssuzluk belirmekte, imlinde talihine güteııcrek daima muzaffer olacağı kaııautl var.
Martlns’r elini uzatmak gibi bir hataya düşmedi (Arkadaşı «dini belki sıkmak İstemezdi); fakat dirseğine d »kuu^•’.»1
— Nasılsın bakalım? dedi.
— Konuşacağımız şeyler vur, ILarry.
— Tabii.
— Haşhaşa
— Başbnşa maz.
öteılenberl
Luna Pnrk’ııı ortasında bile bir İş becerirdi: Biletçi kadımı bahşiş verip kendilerine ayrı l>lr vagon ayırttı.
Eskiden âşıklar yapardı bunu; ama zavallıların artık parası yok.
Ilurry, sallanarak yükselmekte olan vagonun camı arkasından aşağıda gittikçe küçülen şekillere samimi sanılacak •>lr merhametle bakıyordu. Martlııs'e:
— Bizi görmrkten pek hoşlandım, Hollo.
— Cenazenizde buhıııdum.
— İtiraf cdlıı kİ şu yaptığım İş hayli parlak hlr İş.,.
— Herhalde dostunuz olan o genç kız İçin pek parlak değil. O d» gelmişti, gözyaşları (IÖküyordu.
Harry:
— İyi kızdır, dedi. Severim nnıı
görüşeceğiz.
görülmek Içlıı barndnn daha münasip y«-r ola-
Kİrgln bacorikli İdi; luırabo hııllnr gelmiş
22 — -----------------------
ııe İşlerle meşgul olduğunuzu
tahmin etaoydlnı «İze gelin beni takip ettiğinden haberim
aramızda ayrı gayrı olnuıclıydı. devam eden vagona yaslanmış, Mar-snııkl şıı hull, mektebin yolııını buldum. Tehlikeli
“ derken takındığı
“IIAlft olgunlaşmamış’’
ıı vlusıımln değil. Senden hail hatırla-diye düşünü-
I
— Zabıta memurları bana söyledikleri vakit İnanmadım.
— Son hâdisenin vukuunu diye yazmazdım. Fakat polisin yoktu.
— Beni kârınıza İştirak ettirmek niyetinde miydiniz?
— blmdlye kadar
Harry, çıkmakla tlns’e gülümserken oıuı: “Gece kaçmanın
başka kimseye söylemiyorum tıyor ve kemli kendine: yordu.
Harry’ye bakarak dedi kİ:
— Çocuk hastıılıancslııl hiç gezdiniz Sizin yüzünüz-
den Ölenleri, çıldıranları gördünüz mü?
Harry, aşağıda bir oyuncak ölçüsüne düşmüş şehre baktı ve vagonun kapısından uzaklaştı:
Şii mübarek ş(*yler buııa biç emniyet telkin etmez, dedi ve birdenbire açılıp kendisini boşluğa yuvarlayacakmış (Hyc korkııyornııış gibi kapıyı eliyle sıvazladı.
— Benim yüzümden Ölenlerle çıldıranlar mı? Bırakın şu facia aktörü roliınü, azizim. .Aşağıya bakınız, dedi ve Martlns’e. çemberin dibinde simdiler gibi doluşan insanları parmağının ııciyte gost«*rlp sözüne dovıım etti:
— Şu küçük lekelerden bir tanesi Üzere dıırsu sahiden de acır mısınız? küçük teke Içlıı «İze yirmi blıı lira tereddüt etmeden “Paranız sizin olsun! feda etmeğe hazır okluğunuz lekecilerin hesabını siniz? İrat vergisi de yok, azizini, İrat vergisi de yok
O çöetik tavriyle ghlünısiycrek sözünü şöyle bitirdi:
— Bugün para biriktirmekten buşkn
— Niçin otomobil lâ«tlğl işi İle İktifa
— Cooler gibi mİ? Benim ötedeııberl Fakat beni ele geçlrrml.vccekler, Hollo; Bir adanı değerini göstermekten mcııedllonıcz.
Eıı yüksek noktaya varaıı vagon, durmadan önce «ullnııdı. Harry dönüp kapıdan bakarken Marllııs: “Hı/ln bir İlsem, cam kırılır” diye düşünerek llarry’nln aşağıdaki sineklerin arasına düşmesini tasavvur elti. •
— Zabıta «tein medarınızı açınak niyetinde, Klınl bulacak lar acjıba?
Harry, sade bir tavırla cevap verili:
— Harbini bulacaklar. Sonra başını çevirerek: “Gökyüzüne bakınız" dedi.
Vagon şlındi yüksekte hareketsiz asılı dururken gllneş. buruşmuş bir kâğıda beıızoynn gökyüzünü renkle sıvnmnktuAılı.
— Huşlar niçin Anını Schmidt’i tevkif etmeğe kıılkıştılar?
bir ilaha kımıldamamak Hareketten kesilen h(»r vcrcr(*ğlm desem bana !’’ der misiniz? \ oksa mı yapar-
• • •
çurc yok. etmediniz?
gözüm yüksektedir, göreceksiniz hakin.
— Azizini, sahte evrak taşıyor da ondan!
— Dostunuz olduğu İçin kendisini o bölgeye «te geçirmeğe çalıştınız sandım... Yanınısdn bulunmasını İstediğinize hükmettim...
Harry gülümseyerek cevap verdi:
—• O kadar nüfuz sahibi değilim.
— Kaçırubilseterdl no olurdu?
— Pek vahim bir şey olmazdı. Kızı Mnrnrlsinnu İnde öderlerdi. Hakikatte hiçbir suçu yok. Burada Ingiliz polisi tarafından hırpalnnacnğıııu memleketine gitsin daha iyi.
— Sizin hakkınzda hiçbir şey arılatmadı.
Harry, kendini beğenmiş bir adanı edaslylc:
— İyi kızdır, dedi.
— Sizi seviyor.
— Münasebetlerimiz devam ettikçe ona İyi vakit geçirttim diy« blliı hu.
— Beri de oıııı seviyorum.
— Aferlıı, azizim! Kızı hoş tııtıın. Lâyıktır. Pek «evindim (îşlert herkesi hoşnut edecek tarzda hallettiği intibaını veriyordu), Sonra ağ/ıni açmamasına da dikkat edersiniz. Zaten mühim bir şey bildiği yok ya.
— Canım pencereden atmak İstiyor sizi.
— Atmazsınız azizim. Kavgalarımız ıızıın sürmez. Hııtırı-ııizda mı “Monako” dakl o müthiş kavgamız? Bir ilaha konuşmamağa yemin etmiştik. Beııim size sonsuz Hinindim varılır, Hollo. Kıırtz gitmeyin diye beni kandırmağa çnlişiı. Sonra da bir “kaza” tertip edin diye tutturdu. Bu vagonda pek kolay o-lacağını söyledi.
— Yalnız, beıı sizden dalın kuvvetliyim.
İyi ıımma benlin tabancam vur. Şu yükseklikten dü-şersente tabunca yarası görülür mü artık Üzerinizde?
Vngoıı tekrar harekete gelerek ynyaş yavaş İnmeğe başladı, sersem şeyleriz. Kollu. Böyle konuşulur ııııı hiç? yapacağımız işler mİ bunlar?” dayadı. Mnrtlns: “Hlr Itseın”



romanlarınızla yılda ne kadar kadar.
Arkasını dönüp diye düŞİlnUrkrtn
> karanırsınız?
otıız bin ka/Aint-nrtık hiç kinıar
Yeni Okyanus gemileri
— Ne Birbirimize
yunağını cama
Öteki:
— Kovboy
— Bin llru
— VprgİHİ (le var değil mİ? Ben vergisiz yanını. Şlıudl bıı geçiyor. Blzlııı devrimizde insan olarak düşünmüyor. En başta hükümetler böyle hareket ettikten sonra biz rır diye (hıralım? Hükümetler halktan ve bçltenlm dem vurur. Brıı dr para vermeğe hazır olanları tanırım. Hepsi hlr hesap. Hükümetlerin de beş senelik plunı vur, brıdm de.
— Eskiden Katollktlnlz.
— Yok, azizim, hâlâ İnanırım. Allaha, falan inanırım, luptığım şevlerin ruhlara zararı yok ki. ölüler daha bnhti-ynrclırlar. Kaybedecekleri bir şey yokl (Devamı var)


Son zamanlarda Amerlkada gayet süratli yeni bir yolcu gemisi denize indirilmiştir. îndcpendence İsmini a-lan bu gemi, 1951 yılının başlarına doğru hizmete girecektir. Deniz Ticareti Bülteninin belirttiğine göre genıl Ne\v-York ite Cenovg (İtalya) arasındaki 6.400 kilometrelik mesafeyi sekiz günden daha kısa bir zamanda katedebilecektir. 205 metre uzunluğunda olan 26.000 tonluk lndepen-dence gemisinde 1.000 yolcuya konfor sağlayacak kadar yer vardır. Gemide 9 güverte. 3 yemek salonu ve 2 de yüzme havuzu vardır.
Îndcpendence gemisini işletecek o-l&n American Export Lines Kumpanyasının Başkanı John Slater. bütün geminin hava değiştirme tertibatından faydalanacağını, bugün sadece birinci sınıf kamaralarda göze çarpan yeniliklerin umumiyet İtibariyle bütün kabinelerde yer alacağını belirtmiştir. Gemideki mefruşat, sühunet kontrolü ve aydınlatma Işterl tamamen modern esaslara istinat e-decektlr. Gündüzleri yatak yerleri duvarlara katlanabileceği için, yatak odalarının büyük salon haline getirilmesi kabil olacaktır. Slater'in belirttiğine nazaran, tamamen yangına mukavemet eden malzemeden In.ja edilen ve batmaya mâni olabilmek için kısımlara ayrılmış bulunan tn-dependence halen denize indirilmiş gemilerin en emnlyetilai olacaktır.
Îndcpendence. Amerika deniz ticaretine ilâve edilecek olan altı yeni yolcu gemisinin ilkini teşkil etmektedir.



*
Sayfa 6
PROTEJİN DERMOJEN
M
Yanık, ekzema ve cilt yaralarına fevkalâde İyi gelir.
-A

HER YERDE ARAYINIZ^
Frengi ve BclaoğuklııiLîinıın teminatlı bir koruyucusudur.
Para - Amlno - SaJicylate de soude drageleri 500 adetlik şişelerde piyasaya arzedllmlştlr. Merkez Lâboratuvarı. İstanbul — Gedlkpaşa


A
L 1 - 1













s
«
T
b





%


8 Ekim 1950
DÜNYACA MARUF
KAWECO
ALMAN yapısı Altın ve Platin uçlu
DOLMA KALEMLERİNİ
ISRARLA ARAYINIZ
Fiyatlara dikkat ;
T.L. 10-12,5 -15-20-25
Türkiye Umumi Mümessilleri :
CAM Ltd. Şti. İzmir - Posta kutusu 293
w TÜRKİYE UMUMİ MÜMESSİLİ
EGE PETROL T.A.O.
Taksim, Cumhuriyet Caddesi No 31. Telefon 82007
İstanbul Deposu : Talıtakale No. 5
ZAYİ
İstanbul Emniyet Sandığından 21745 numaralı hesaba alt cüzdanımı zayi ettim. Yenisi alındılından eskisinin hükmü olmadığı ilân olunur.
Adres; ÎDRİS BVDAK Kasımpaşa, Nalıncı yokuşu No. 47.

DIŞ MACUNU
r




P
Sayın Doktor ve Eczacılara
p
A
S
S I L
T
E
E
B
KERV
DEVLET DEMİRYOLLARI İLÂNLARI
Devlet Demiryolları 8. İşletme
Komisyon Başkanlığından
T
KİNİNLİ
★ ★ ★
Bol Köpüklü-Nefis Kokulu
GABYONI ALINACAK
D
2 — Şartnameler komisyondan parasız olarak dağıtılmaktadır.
1 — 1500 adet Galvanize telden mâmul Gabyonl (takviye sepeti) kapalı zarf usııllyle satın alınacaktır.
Muhammen bedeli 23400 Hra olup muvakkat teminatı 1755 liradır.
Teklif mektuplarının o gün saat 10 a kadar makbuz mukabilinde komisyona verilmesi veyahut muayyen olan saatten evvel ele geçecek tarzda İadeli taahhütlü olarak posta ile gönderilmesi. (13240)
EMLÂK BANKASI
3 — Eksiltme 18 ekim 1950 çarşamba günü eaat 11 de Haydarpaşa Gar binası dahilindeki Haydarpaşa Satınalma Ko-* misyonunda yapılacaktır.
YAPMIYORUZ!
Her numarada beyaz mlhraklı camları müeMsrsemlzde bulabilirsiniz, Sph. Zelsa’ ler emrinizde olup siparişler, fennin en «on İcaplarına göre en kısa zamanda hazırlanır. Gözlüklerinizi göz doktorunuza kontrol ettirmeniz menfaatiniz icabı olduğunu hatırlatmamıza lüzum var mı? Tecrübeli bir gözlükçü «İze. seçeceği çerçevenin takacağı cam kadar görüş naha-nızA tenlr edeceğini bilir. EMGEN. fiyatlarının piyasa ile mukayesesini rica eder.
E M G E N Fenni gözlükçü - Beyoğlu, İstiklâl Cad. Lâle Sineması üst sırasında. Tel; 41433.
SARAY
'ÜMgulcsku
FABRİKALARIN
1
>
1 1 U Y 1 I j • » «t*» e -Jf
• ■ » 1 (
T- 1 ~

4 saat ara ile günde 3 kaşe alınabilir.
.aş, diş, adale, sinir, romatizma ağrılarına

karşı
daima
NAZARI
DİKKATİNE
• w

MÜSTAHDEM ve GİRİŞ, saatlerini
İŞÇİLERİNİZİN
ÇIKIŞ ve GEÇ KALMA GÖSTEREN
İŞÇİ kontrol
A
1 — İdaremiz İhtiyacı için İzmir - Bandırma hattı Kim. 1744-000 da istif edilmek üzere idareye alt olmayan ocaklardan (3000) M3 balast ihzarı kapalı zarf usuliyle eksiltmeye konulmuştur.
2 — Eksiltme 13 ekim 1950 tarihinde saat 15.30 da îzmlr • Alsancakta S. İşletme binasında yapılacağından iştirak edeceklerin teklif mektuplarını ihale saatinden bir saat evveline kadar komisyona makbuz mukabilinde vermeleri veya İadeli taahhütlü olarak posta ile göndermeleri lâzımdır.
3 — Eksiltmeye konulan 3000 M3 balastın muhammen bede-
li 17400 on yedi bin dört yüz lira olup geçici inanca bedeli (1305) bin üç yüz beş liradır. >
4 — Sözleşme ve şartlaşma projeleri İşletme komisyon kaleminde görülebilir.
Kanunun tâyin ettiği mutad vesikalardan başka böyle bir İşi başardığına dair bonservis İle son ticaret odası vesikalarının teklif zarflarlyle beraber bulunması Lâzımdır. (13084)
Devlet Demiryolları Haydarpaşa
Satmalma Komisyonundan
muvaffakiyetle kullanılmaktadır Grip, nezle gib hastalık ların baş I angıcında birçok fenalıkların önüne geçer
GRİPİN
Mahkemesinden
950/40
a
Çorlunun Reşadiye mahallesinde Bağlar caddesinde oturan Müşir Karakaçan tarafından kocası İstanbul Tophanede, kahveci Behçet yanında oturan ve hâlen ikametgâhı meçhul kalan İslak Karakaçan aleyhine açılan boyanma dâvasının yapılan duruşmasında, duruşmaya gelmiyen dâvâlıya llânen gıyap kararı tebliğine ve duruşmanın 26-10-1950 günü saat İle talikine karar verilmiş olduğundan mezkur günde mahkemeye gelmesi veya bir vekil göndermesi, aksi halde durugmaya gıyabında devam edileceği İlân olunur.

SAATLERİMİZ GELMİŞTİR
Fazla tafsilât almak veya görmek istiyenlerin : Sultaııhamam, Camcıbaşı Han ARLON Deposuna müracaatları
Â
Birçok bayanlar ellerine, yüzlerine beyaz sabun kullanmakla, güzellikle* rini kendi elleriyle boz» maktadırlar.
Beherinde 0.15 gr. Kinin vardır
L

Kirli çamaşır ve bulaşığa kullanılan beyaz »a* bunla yüzünüzü yıka» m amalisiniz.
Günlük tuvaletiniz İçin hususi bir formülle imal
X
edilen
Güzel ve faydalı ilânlar YENÎ İSTANBUL’da çıkar

Tuvalet Sabunu Kullanın
100 de 100 Saftır.
Yüksek Denizcilik Okulu Müdürlüğünden:
Okula burslu ve burssuz aday kaydı yapılarak sağlık mu. ayeneslnde sağlam olduğu anlaşılanların müsabaka imtihanla-rnıa 11 10.1950 günü saat. 9,30 da başlanacaktır. Adayların bu tarihte okulda bulunmaları. (13609)
I
8ayf» 7
8 Ekim 1950
YENİ ISTANRUL’un
YENİ İSTANBUL’un
BÜYÜK
EŞYA KUR’ASINDA
BUYUK
Talihli
100 okuyucumuz
Talihli 100 okuyucumuz
M
ÇİNİ FABRİKASININ
VAZOSUNU
Z AY I
KAZANACAKTIR
Rlmon Teofllopuloa
Heybelinde, Seyran «o. 9.
HBAP ÇAVUŞLAR
(Türkçe sözlü ve şarkılı)
i
A
SIHHÎ İMDAT.
E
İstanbul Beyoğlu Anadolu yakası Ankara tzmlr
M E H M E D ’ İn bu muazzam başarını İle nasıl filmciliğimiz boylere İftihar edecektir.
İkamet tezkeremi zayi ettim. Yenisini çıkaracağımdan eskisinin hükmü yoktur.
Yüce Hükümdar FATİH SULTAN iftihar ediyorsak bu filmle de yeril
Galata Mahmudiye caddesi, Yorgancılar 28 No. da mukim ik?n hâlen adresi meçhul Yorgl Kofltandinidis'c:
Geçmişte olduğu gibi bugün dc binlerle insanın en kuvvetli İlim ve teknik kabiliyetlerin bir arada büyük bir zevkle geceli gündüzlü durmadan, dinlenmeden üzerinde Azami titizlikle çalıştıkları muazzam eaer.
YENÎ İSTANBUL
A
Dosya No,: 1950/565
r ▲
(4998 60536
91
2251
EŞYA KUR’ASIND
TALİHLİ 1 OKUYUCUMUZ
İSTANBUL’UN FETHİ
KÜTAHYA İŞİ
BUYUK EŞYA KUR’ASIND
I
i
ve
UÇAKLAR
GELECEK OLAN
2
2
2
2
da
3 talihli
okuyucumuz
3 -
Eminönünde
2 -
TEVFIK AYDIN
Yıl-
17.00 D.H.Y,
(Türk)
Mağazasından
2 —
Soldun hafta:
1 -
A
R
D
Y
0
L
A
R
ANKARA:
ve
Bir nevi tasla İL
Kol saatlerine
keli-
sahip olacaktır
Kâtibim
LONDRA RADYOSU:
İTANBULt
12.57 Açılıp ve programlar. — 13.00 Haborlcr.
eczan
T I Y/A T »,,0 L A R |
Burandan. — îzmlrden. — Balıkcslrden
t
*
10 —
(ye-
Ka-Bel
TRENLER
10.00 Ankara Ankara -
Balıkesir. (Türk) (Türk) (Türk) (Tllrk)
KADIKÖY: Halk (Kadıköy) Fensryolu (Erenköy) — A. Cafer Çağatay (Bostancı) — Selimiye (Üsküdar)
DÜNKÜ BULMACANIN II \ I.Lİ
Süs.
fakat güldüren komiği idi; Pnııllı.
10 — Masset; Katlanır taşınır çerçeveli perde.
GİDECEK OLAN
8.20 Sempion. — (Mutörlü). - 18.10 20 30 Ankara.
BEYOĞLU BİRİNCİ SULH HUKUK YARGIÇLIĞINDAN :
Selânİk Bankası tarafından l-knmp edilen dâvada, isticar ettiğiniz 413 sayılı kasrının tahliyesiyle 60 liralık kira bedelinin tahsilini mutazammın dâva dilekçesi «İze gönderilmişse de adresinizin moçhuhyetl hasebiyle bllâ tebliğ iade edilmiş ve son o-larak tâyin edilen 2-10-1060 tarihli celsede gelmediğinizden hakkınızda gıyap kararı İttihaz ve keyfiyetin 15 gün müddetle llânen tebliğ edilmesine karar verilmiş ve yargılama bu sebeple 6-11-1950 pazartesi saat 14 e tâllk edilmiştir.
Mezkûr gün ve saatte gelmediğiniz veya bir vekil göndermediğiniz takdirde yargılamanın gıyabınızda görüleceğinden keyfiyet gıyap kararı yerine geçmek üzere llânen tebliğ olunur. (13680).
Ahmet Veli Meng
MÜESSESESİNDEN
Ç O RAPLAR!

Pek yakında SARAY Sinemasında
roma
ORSON
ALİDA
JOSEPH
KAZANACAKTIR
i
n ı n d a n
WELLES VALLI
COTTEN
Üç büyük sanatkârın yarattığı harika bir film
SÜMER ve INC
e • • 1 . 1
t*
t


YENİ İSTANBUL’un
Marka
1 Otomobil
I
KAZANACAKTIR
FAYDALI
İLANLAR
İSTANBUL
Öğrenmek ihtiyacında olduğumuz lıerşey
Hicri 19 5 0 EKİM 8 Pazar Rumi I
Zllhlc 25 1369 E>lûl 1 25 136*
VAKİT VASATİ EZANİ
Güneş 6.01 12 16 I
Ogı« 12.02 6.19
ikindi 15 04 9.31
Akşam 17.42 12 00 1
Yatsı 19.12 1.30 !
tmaAk 4.25 10.42 | I
9.45 D.H.Y. (TOrk)
950 D.H.Y, (Türk) 10.00 D.HY. (Türk)
— 12 50 K.L.M. (Holândaı Tahran-
dan. — 14.30 P.A.A. (Amerikan) Basra, Şam. Beyrutlun. — 15.35 D.H.Y. (Türk) İskenderun. Adana An karadan. — 15.45 sız) Parts, Roma ve 15.50 B.E.A. (İngiliz) ma ve Atlnadan — (İskandinav) Oslo. Hamburg. Frankfurt ma, Atinadan.
(Türk) tzmlrden. — 18.15 D.H.Y (Türk) Bursadan. — 18.35 D.H.Y. (Türk) An karadan.
AF. (Fran-Atlnadan. — Londra. Ro-15.55 S. A S Kopenhag
Münlch, Ro-
16.00 D H Y
GtDECEK OLAN UÇAKLAR
«00 D.H.Y (Türk) İzmire. — 8.30 D.H.Y Bursa ya. — 10.00 D.H.Y.
Bahkeslre. — 10 15 D.H.Y. tamire. — 10.30 D.H.Y. Ankara, Adana, lakenderuna. — 13.00 K.L.M. (Holânda) Roma. Amsterdama. — 15 30 P.A.A. (A-merikun) Brüksel, Londra. Boston, New-York u. — 16 00 D.H.Y. (Türk) tamire.
Ankara ya. — 17.05 D.H.Y, (Türk) Buraaya, — 17.25 8 A S. (lekendi, nav) Atina. Roma, Münlch. Frankfurt, Hamburg. Kopenhag. Osloya
GELECEK OLAN VAPURLAR
11.00 Karadeniz, Karadenlzden. — 12.30 Konya, Mudanyadan. — 16.30 Tırhan. tzmlrden, — 21.00 Ma-rakoz, Mudanyadan.
GİDECEK OLAN VAPURLAR 9.00 Marakaz, M udun yaya. 18-00 Mersin, ÇanakkaJeye.
GELECEK OLAN TRENLER
8.30 Ankara. — 9 15 Ankara 22 20 Sempion.
• BEYOĞLU CİHETİ
ALKAZAK (42662) 1 — KnJıraman-lar Destanı. 2 — Mikl.
AR (44394) Çılgın Kalblsr (îklncl hafta).
ATLAR (40835) Ormanlar Kiralının intikamı.
BE5İKTA9 BAHÇESİ 1 - »önen Rüya. 2 — Gangsterler Cehennemi ELIIAMRA (42235) Ormanlar Perisi (Renkli).
İNCİ (84595) Kahramanlar Destanı İPEK (44289) Nealmaçl Kahraman Gönüllü (Türkçe)
LALE (43595) Ormanlar Perisi ğRenklI).

Talihli 15 okuyucumuz
BAHÇEKAPI
A
EGE Itriyat

MAĞAZASINDAN
LE GALİON
PARİS
SOR TILEGE
MELEK (40868) Cenaetln Anahtarı SARAY (41656) Kamçılı Haydut. SUATPARK (83143) 1 — Rüyaiaı Prensesi. 2 — Yılmaz Reis.
Sf.MEK (42851ı Kumarbaz.
ŞARK 44(7380) Anama Söyleyin Ağlamasın.
SIK (43726) 1 — tki Açıkgöz Tahsildar. 2 — İstiklâl Fedaileri.
TAKSİM (43191) Çakırcah Mehmet Efe.
TAN (807-10) 1 — Altın Hazineler!
2 — Macera Adası
CNAL (Kışlık) 1 — Balıkçının SevgUlsu 2 — Hayatım Vatana Feda. 3 — Aşktan da üstün.
ÜNAL (Yazlık) (49306) 1 - Balıkçının Sevgilisi. 2 — Sabrın Sonu YENİ (8İI37) 1 — Tarzan Ormanlar Ar8lanı. 2 — Monte Kristonun Mirası. 3 — Kan Dâvası.
YILDIZ (42847) Çingene Kızı Slngoalla (Dördüncü hafta).
tSTANBUl CİHETİ
ALEMDAR (23863) 1 — Ömre Bedel Kadın. 2 — Aptal Aşık.
AZAK (23542) 1 — Zafere Doğru. 2 - Kelklita. 3 — Yeşil Ölüm.
AYSU (21917) 1 ~ Düşman Kardeşler (Türkçe). 2 — Tanca Casusu.
ÇEMBERLİTA8 (22513) Anama Söyleyin Ağlamasın.
EMRE 1 — Montekrlsto’nun El-m;frtlnn. 2 — Vicdansız Kadın.
HALK (21904) 1 - Azalanlar Yolu (Türkçe). 2 — Cehennem Zindanı. İSTANBUL (22367) 1 — Haydutlar Kırallçesi 2 — Aşk Oyunlan. KISMET (26654) 1 - Dertli Zeynep. 2 — Asri Bnkeör.
MARMARA (23860) 1 - ömre Bedel Kadın 2 - Büyük Günah.
MİLLİ (22962) 1 - Tehlikeli Dost. 2 - Vatan Haini.
TURAN (22127) t - Macera Adası (Renkli). 2 — öldüren Sır, Yalnız Gidenler.
YENİ (Bakırköy 16-126) 1 -zanova Kahramanı. 2 — Lulu
KADIKÖY CİHETİ HALE (00112) 1 — Manon. Kahraman Yüzbaşı. OPERA (68714) 1 — Korkunç lar. 2 — Sihirli Bahçe. SÜREYYA (60862) 1 - Takip. Aşk Melikesi. BİZİM SİNEMA (Üsküdar)
Balıkçının Sevgilisi. 2 — Hayal Yolu.
SUNAR (Üsküdar) 1 — Canavar Tonunıu. 2 — Yaman Dedektif. YELDEĞİRMENlî 1 — Hacı Murat Geliyor. 2 — Kalbim Senin.
ANKARA
ANKARA (23432) Şeytanın Kızı. BÜYÜK (15031) Parisli Ytidl2. CEBECİ (13846) 1 — Buffalo Bilicin tntiknmı. 2 — Ölümden Kuvvetli.
PARK (11131) ölüm Dlyan. SÜMER (14072) Deniz Kaptanı. SUS (14071) Sırmalı Kaftan. ULUS (22294) Rio Aşıkları. YENİ (14010) tkl Kalb. GAR GAZİNOSUNDA lUlyan Ispanyol Revüleri.
rİYATROLAR:
BÜYÜK (10370) HanrflcL KÜÇÜK (11169) Şakacı.
(Her akşam 20.30)
İZMİR
TAYYARE Fcdailor Kalesi. MELEK 1 — Aşk Meydanı. Saate Evlât.
LALE 1 — Sihirli Kuvvet Vatan Kurtaran Aralan.
TAN 1 - Sihirli Kuvvet. 2 — Vatan Kurtaran Aralan. YENİ 1 — Sovlmll Haydut. Sevimli Haydudun İntikamı. ELHAMRA 1 - Genç Dul. Afyon Kaçakçıları.
İSTANBUL BELEDİYESİ Şehir Tiyatroları
Bugün gündüz 15.30 ı gece 20.30 da
Dram Kısmı DON J U A N (Pazartesi geceleri temeli yok)
Komedi kısmı GELİR VERGİSİ (Salı geceleri temsil yok)
YENİ SES TİYATROSU Bugün gündüz 15 dc gece 20.45 de ( Pazartesi geceleri temsil yoktur) ÜÇ GÜVERCİN Operet 4 perde Eser: SZÎGtLET!
Müzik: Kalman ve Brahma,
Tel t 49369
8.28 Açılış ve program. — 8.30 M. 8. Ayarı. — Haberler ve Hava Raporu. — 8.45 Günaydın (Pl.) — 9.10 Günün programı. — 9 15 Radyo İle İngilizce. — 9.30 Şevilmlş parçalar (pl.), — 1010 Konuşma: — 10.25 Makamlardan bir demet. — 11.05 Temsil: “Pa-sar skeçi". — 11.30 Salon Orkestrası (pl.). — 12.00 Hep beraber «Öyllyelim. — (Yurttan SeslerKorosu). — 12 30 Telden tele — 12 60 Oyun havaları (İnce saz takımı). — 13 00 Haberler. — 13.15 Dana müziği (pl.). — 13 30 Öğle gazetesi. — 13.45 Dana müziği. (pl.), — 14 00 Hava raporu, akşam programı ve kapanış.
17.53 Açılış ve program. — 18.00 M S Ayarı. — 18.00 Konuşma: (Seçim). — 18.10 incesaz (Hüseyni Faslı). — 18.30 Konıııjmn: (Seçim) — 18 40 İncemizin devamı. — 19 00 M, 8. Ayarı ve haberler. — 10.16 Tarihten bir yaprak. — 19.20 Yarım «sat dana (pl.).— 19.30 Konuşma: (Seçim). — 19.40 Akşamın karma müziği. (pL). — 20.15 Radyo gezetesi. — 20.30 Serbest saat. — 20.40 Konuşma: (Seçim). — 20.50 Hafif şarkılar (pl). — 21 15 Konuşma: (Seçim). — 21.25 Müzikle fesi (pl). — 21.40 Konuşma*. Seçim. — 21.50 Dana müziği (pl.). — 22.00 Konuşma: Spor saati (Günün haberleri). — 22 15 Dana müziği (pl ). — 22 45 M. 8. Ayan ve haberler. — 23.00 Program ve kapanış.



Losyon kazanacaktır
Beyoğlu 41644 Ankara 00 tatanbul 24222 tzmlr 2222
Üsküdar 60946 K. köy 60872 Karşıyaka 15055
4 * * 1
k4- 4
1 1 4-
YENİ İSTANBUL’un
BUYUK EŞYA KUR’ASIND
i
EM INÖNr: Sadullah (EminönüI — Yorgl (KUçUkpazar) — Arif Neşet (Alemdar) — Süreyya (Kum-kapı).
BEYOĞLU: Klnyoll (Merkez) — Sıhhat (Merkez) — Kemal Rebul (Taksim) — Fındıklı (Galata) — Tuna (Galata) — Asım (Şişli) — Nişantaşı (Şişil) _ Halıcıoğltı (Hnsköy) — Yeni Turan (Kasımpaşa)
FATİH: İsmail Hsfckı (Şehzade-başı) — Etcm Pertev (Aksaray) — Yediktıle (Samatya) — Hamdl Em-gen (Şehremini) — Ahmet Suat (Karagümrük) — Hüsameddln Gö-kengln (Fener).
EYÜP; Eyüp Sultan BEŞÎKTAŞ; VldİYl (Beşiktaş) Ortaköy (Ortaköy) — Giyasettln Dlvanoğlu (ArnavutkÖy) — Merkez (Bebek)
HEYBELtADA: Halk.
BÜYÜK A DA: Halk.
ANKARA: Analartulftr. Cebeci,
Bayar.
İZMİR; Halk (Basmahane) — Yardım (Alsaneak) — Cumhuriyet (E)refpAşa) — Karantina (Yalılar) — Birlik (Kcrneraltı)
13.15 öğle konseri (pl). — 13.45 Saz eserleri oyun havalan. — 14.30 Serbest onat. — 11.10 İbrahim özgür ve arkadaşları. — 14 30 Şarkılar. — 15.15 Dinleyici İstekleri (Klöalk Batı mürdğl). — 10.00 Şarkılar (pl). — 10.25 İnönü Stadından naklen llh maçlarının İkinci devresinin yayını. — 17 10 Ara-müzlği (pl.) — 17.15 Konuşma. — 17 30 Dans müziği, — 18.00 Konuşma. — 18.10 Dnns müziği (pl ). — 18.20 Fasıl heyeti konseri “Suzl dil” — 10.00 Haberler. — 10.15 Kısa şehir haberleri - 19.20 Konuşma. — 19.30 Şarkılar (Safiye Ayla) — 20.00 Konuşma. — 2ü. İ0 Ara müziği (pl ). — 20.30 Saz eserleri, — 20.46 Hafif müzik. — 20.60 Konuşma. 21.00
Radyofonik temsil. — 21 36 Dans müziği (pl), —
21.45 Şarkılar (Necml Rıza Ahisinin i, — 22.16 Dunr müziği. — 22 30 Konuşma. — 22.40 Ara müziği (pil. — 22.45 Haberler. — 23.00 Spor ve 8arg| Sarayından naklen Türk-Almnn milli güreş karşılaşmalarının yayını. — 24.00 Kapanış.
6.40 (313.56 m.) Dinleyici Isteklorl. Hafif müzik (20 dakika). — 7.00 (10.85 m.) — GriegMn A
minör piyano konçertosu (1 saat). — 9 30 (16 84 m.) Dinleyici Intekleri. Hafif müzik (1 saat). — 13.10
(16.84) S İd ney Torch orkestrasından tanınmış melodiler (45 dakika». — 46 15 00.84 m.) Beetho-
ven’in keman konçertosu (1 saat). — 17.15 (16,84 m ) Vcnesaş Lec’nln programı (46 dakika». — 22 15 31.55 m.). Müzik Magazin (16 dakika). — 23,00 (31,55 nı.) Monla Lltor kuartet*! 115 dakika).
Talihli 100 okuyucumuz
BİRER kutu
1
BULMACA | YENİ İSTANBUL'UN
BÜYÜK EŞYA KUR’ASINDA
1 — özel mektup (İki kelime). 2— Derin (eski terim); Noknantuz. 3 — Ateh getirmiş kimse. Bir toprak nov’l. .4 — Dudaklarınla «Ömür; A-ğız ağıza dolu. 5 — Yüze gülücü; Bir harfin okunuşu. 6 — Cet; Hem belirti hem hastalık anlamına gelir. 7 — Erlmk dadı; Yükselme* 8 — MÜS&vat kadar elzemdir; Yeni. 0 — Şan ahzot;
Çiçeği burnunda; Tâyin olun nl terim).
Yukarıdan Mgttği:
1 — Havadis alizeden (iki mn). 2 — Genel nayıın tiki kelime). 3 — Ytış; Aşınma. 4 — Hor mevzu üzerinde fikir dermeyen ettiği için ıvlo derler; Alev. 5 — Keyifli adem öyle der; Kalburdun geçir. 0 — Bir hayvan; Soğuk. 7 — Şarkının tek-rarlnıuın yeri; Alkış. 8 — Bilgin;
V — Hollywoudun gülmeyen
Soldun Miığa:
1 — Ebedi savaş. 2 — Zâhiren; Ma. 3 — lan; Ar; Bak. 4 — Yılan; Adaş 6 — Eriş; Mlşel. 6 — Te; 1-tina. 7 — Taka; Şıra 8 — Kabaaa-ba. 0 — ArJna; inan. 10 — Kademe.
Yu kurulun naıığı:
1 — Eziyet; Yok, 2 — Basiret; Ra 3 — Ehall; Akld. 4 — Gel di; Aşıkane. 5 — İran; Mabat. 6 — Ser; Mi. 7 — An; Şlnasl. 8 — Başaran. 9 — Amade; Nabl. 10 — Şakalaşan.
BAYLAN
r
r v
!

ŞEKERİ
KAZANACAKTIR
i
i
ZENITH OMEGA TİSSOT
İSTANBUT
HUKUK
- ASLİYE 12 NC’İ YARGIÇLIĞINDAN ; 1950/1272 Dcapina tarafından Çoban .sokak No. 4 do Niko Savapulos
MüddcJ Tarnbya, oturan kocası aleyhine açtığı boşanma dâvasında: Müddcialoyhin ikametgâhının bilinmemesi üzerine llânen tebligat terasına karar verilerek duruşma 14-11-1950 günü saat 9.30 a bırakılmış ve dâva arzuhaliyle davetiyenin bir parçası divanhaneye asılmış olduğundan 10 gün içinde cevap vermek ve gününde gelmek ve gelmediği takdirde gıyabında duruşmaya devam edileceği malûm olmak üzere ilân olunur.
(13718)


Bekir Büken, Bektaş Can, Orhan Atar tuşla Süha Karman ve Kandemir sayı ile galip
Türk ve Alımın güreşçileri müsabakadan önce
Şehrimizde bulunan Alrnan güreşçilerle ilk temsili karşılaşma dün gece saat 21 de Spor ve Sergi Sarayında yedi bini bulan bir seyirci kütlesi ö-nünde yapılmıştır.
Saat tam dokuzda mindere çıkan İki takım için merasim yapılacakken hoparlörlerin yine bozulması yüzünden hiç bir şey halka d uyu rtu lanın-mıştır. Her zaman rastladığımız bu çirkin vaziyet, dün gece büsbütün seyircileri çileden çıkartmıştır.
52 KİLO GREKO-ROMEN W. Heini - Ahmet Bilek
Gecenin İlk müsabakasını Alman hakemin idaresinde Ahmet Bilek He W. Heini yanlılar. îlk altı dakika berabere bittikten sonra atılan kurada Heini alta, Ahmet, üste düştü. Heini çok ly| hır Grcko-Romcnci olduğu İçin rakibine altta Jken hiç bir oyun fırsatı vermedi. Ahmet alta düştüğü zaman rakibini İki kere köprüye getirdiği için maçı Heini İttifakla kazandı.
57 KİLO SERBEST S. M ıııfrod - Süha Karman
Türk hakemin idaresinde Süha İle Manfred gecenin ikinci maçını yaptılar. Süha güreşe çok güzel başladı ve hemen rakibinin bacaklarına dalarak Manfredl altına aldı. Manfred Süha-nın silinden kurtulmak isterken Süha taktığı burgu ile Almanın sırtını mindere getirdiği hakle yan hakemi bulunan Alman tuşu görmediği İçin güreşe devam edildi ve Süha daima e-tak yaptığı halde Manfred minderden kaçtığı için iki ihtar da aldı ve maçı Süha ittifakla kazandı.
62 KİLO GREKO ROMEN S. Ferdlnand - Kemal Özkan
Alman hakeminin idare ettiği bu güreşte Fcrdinand ilk altı dakikada daha hâkim güreşti. Alman güreşçi Ferdlnand hâkimiyetini oyunun sonuna kadar devam ettirdi ve maçı ekseriyetle kazandı.
67 KİLO GREKO ROMEN E. Wolfg - İzzet
Orta hakemi Mustafanın İdaresinde yapılan dördüncü güreşte mindere Hk defa çıkan İzzet güzel bir güreş çıkarmasına rağmen, VVolfg daha çok puvan topladığı İçin maçı ekseriyetle galip bitirdi.
73 KİLO GREKO ROMEN Helnl - Vhmet Kandemlr
Alman Takımının en iyi ve kuvvetli bir güreşçisi olan N. Heini. Ahmet Kandomlrle Alman hakeminin İdaresinde karşılaştılar Ahmet Kandonılr kuvvetli rakibi karşısında güzel güreş çıkartarak maçı ittifakla zandı.
79 KÎLO SERBEST Henze u Bekir Büken
Türk hakeminin idare ettiği bu sabakada, Bekir rakibine havada
tığı sarma ile Almanın sırtını 4 dakika 35 saniyede yere getirdi.
«7 KİLO SERBESET Hönniııger - Bektaş Can
Orta hakemi Almanın idaresindeki bu güreşe Bektaş rakibinin bacaklarına dalarak başladı. Hemen rakibini yere yıkan Bektaş. Honnıngerin sırlını iki kere mindere yapıştırmasına rağmen orta hakem görmediği için güreşe devanı edildi. Nihayet Bektaş yine taktığı kle ile Honnlngerin üçün-yere getirerek galip Boktasın 2 dakika 30 saniyede-galebesi salonu yerinden oynat-
bir ka-
m illa k-
Bu geceki güreşler

Almanlarla yapılacak olan Türk -Alman Greko . Romen güreş karşılaşması bu gece saat 21 de Spor ve Sergi Sarayında yapılacaktır.
Türk Milli Greko - Romen mimiz mindere şu kadro ile çaktır:
takı-çıka-
Melih
52 Fehmi Büyükmutlu, 57 Eren. 62 Halil Kaya, 67 Mehmet Oktav, 73 Ahmet Şenol. 79 AH özde-mir, 87 Hilmi Tafracı, Ağır Sabri Demiray.
Fransız • İspanyol profesyonel boksörleri geliyor
Avrupanın tanınmış Fransız ve İspanyol profesyonel boksörleri hafta 1-çinde şehrimize gelerek 14. 18 ve 21 ekim tarihlerinde üç maç yapacaklardır Profesyonel boksörler kendi aralarında profesyonel nizamnamesi üzerine ikişer dakikadan 6 ravnd üzerine dövüşeceklerdir. Profesyonel boksörler, bizim boksörlerle dövüşürken a-mator nizamname mucibince üçer dakikadan 3 ravnd üzerine karşılaşacaklardır.

Siibn Karman. Monfred’I yenerken
Belçikalılarla Ankarada yapılan dünkü atletizm karşılaşması
Misafirler, 33 puvanla birinci oldular; bizim takım, 31 puvan aldı. Müsabakalara bugün 19 Mayıs Stadında devam edilecek
Ankara 7 (Ankara Ajansı) — Belçikalılarla ilk karşılaşma bugün 19 Mayıs Stadyumunda yapıldı. Müsabakaları 5.0Û0 seyirci alâka ile takip etti. Karşılaşmalar çok güzel ve heyecanlı oldu. Türk takımı 400 M. engellide, mızrak atmada, uzun allamada, sırıkla allamada birinciliği kazanmıştır. 1.500 M. yarış çok heyecanlı geçmiş ve Belçikalı dünya rekordmeni Baston Reiff Türk atlet Cahit önerin hemen 3 metre önünde yarışı bitirmiştir. Bu yarışla ikinci atletimiz Ekrem Koçak yarışın temposuna girememiş, kendi derecesinden uzak bir derece ile üçüncü olmuştur Bu müsabaka hakkında Gaston Reiff şunları söylemiştir
MÇok kıymetli atletleriniz var. Onların kıymetlerim esasen biz de bıl-
mekte idik. Yarışı kazandım, fakat kolay olmadı.”
400 M. engclıde İse Doğan Acar-bay. Belçikalı rakiplerinin hendikap-larını 200 metre içinde kapatmış. Kemal Horcılu ise son engele çarptığı için ikinciliği kaybetmiştir.. Mızrak atmada Halil, normal derecesiyle birinciliği kazanmış, uzun atlamada Avın Akgün, 7.03 İle rakibini mağlûp etmiştir.
Teknik neticeler şöyjvdir: /
200 M. : 1 — Vermişte
— Linsen 22,6/10, 3 — Turhan
4 — İsmet Binkâıı
22,3/10.
2
Tükel 23,2/10,
23,3/10.
1.500 M. 1 — Gaston Reiff 3.57,2/ 10, 2 — Cahil Önel. 4,000.İ 10, 3 — Ekrem Koçak 4,02, 1 — rfeıuonrı 4.22,9 W.
400 M. engelli, 1 — Doğan Acar-bay 54,9/19, 2 — Vifsse 55, 3 — Kemal Horolu 55.6/10, 4 — Vemorf 56,8/10.
Mızrak atma: 1 — Halil Zeraman 63,30, 2 — Dayer 56.02,
Gülle atma: 1 — Wuyff 14.575, 2 — Verhas 14,25, 3 — Nuri Turan 14,065. 4 — Necdet Akın 13.35.
Uzun atlama: 1 — Avni Akgün 7.03, 2 — Hevscn 6,00
Sırıkla atlama: 1 — i Mulıiddm A-kın 3.75, 2 — Beğen 3,50 ’ • ; ■*'
Bayrak yarışı: 4X100 1 - Belçika takımı 43.4, 2 — Türk takımı 44.4
Bugünkü müsabakalar sonunda Belçika takımı 33 puvanla birinci, Türk takımı 31 puvanla ikinci olmuşlardır.Müsabakalara yarın »ast 1530 da aynı yerde devam edilecektir.
cii defa sırtını geldi, ki bu tı.
AĞIR SERBEST Lİeben - Orhaıı Atar
Yeni bir güreşçi olan Orhan, rakibi Liebeni bir tırpanla yere yıkarak 4 dakika 10 saniyede maçı tuşla kazandı. Orhanın bu güzel ve kına zamanda yaptığı tuş da uzun tezahürata vesile oldu. V. ETENSEL
Günün spor
programı
FUTBOL t
ÎNÖNÜ STADINDA: 13.30 Beykoz - Kasımpaşa, 15.80 Fenerbahçe - Vefa.
ŞEREF STADINDA:
10.00 Be^iktaş-lstanbutapor (B) 12.00 Gala tasarav-Em niyet (B) 11.00 Sümerspor-TJnkapanı.
FEN E R B AIIÇE STA DIN DA: 18.00 Taksim - Elektrik 15.00 Beyoğlu - Karagüııırük.
EYÜP STADINDA:
11.00 Rami . İstiklâl 13.00 Alemdar - Haliç
15.00 Topknpı - Küçükpazar.
ANADOH HİSAR sahasında:
11.00 Beylerbeyi - Boğaziçi, 18.00 Selimiye - Tarabya 15.00 R.Hisar - Büyükdere,
VEFA STADINDA:
11.00 Kurtuluş - Ortakiiy, 13.00 Adalar . Hilâl,
15.00 Adalet - Sarıyer.
GÜREŞ :
Spor ve Sergi Sarayında saat 21 do Tiiyrk - Alman Greko-Ronıcn giıreş müsabakaları.
Maçlar, Radyo İle yayınlanacak
Bıı gere yapılacak olan Alımın - Türk Grcko-Rımıvn milli güreş karşılaşması saat 23 ten İtibaren İstanbul radyosu ile yayınlanacaktır. Diğer taraftan İlk maçları da geçen halta olduğu gibi ikinci maçın İkinci devrelinden itibaren yine İstanbul Radyosu tarafından nakledilecektir.
Galatasaray - Emniyet maçında Bölendin bir kafa çıkışı
Sürprizli beraberlikler bu sene erken başladı
Galatasaray, Emniyet karşısında beraberlik golünü son dakikada penaltıdan güçlükle kazanırken;
Beşiktaş, îstanbulspor karşısında golsüz berabere kaldı
Llk maçlarının ikinci hafta karşılanmalarına dün İnönü Stadyomunda 10 bini a^sln bir kalabalık önünde Galatasaray - Emniyet; Beşiktaş - latan-bırtspor maçlariyle devam edilmiştir.
Günün ilk maçını Galatasaray İle Emniyet takımları yaptılar.
Galatasaray. Emniyet takımı karşısında son saniyede kazandığı penaltıdan mağlup olmaktan çok zor kurtulmuş ve rnaçı müşkülâtla 1-1 berabere bitli • İHİııH • ir.
Sarı-KırmızıIıkırın muhacim hattın-dakı insicamsızlık ve şut atma kısırlığı bütün oyun boyunca devam ettiği İçin GalatasaraylIlar bu akıbetten bir türlü kendilerini kurtaramadılar. Bu neticenin başlıca sebebi Emniyet Takımında. bilhassa müdafaanın çok güzel. bir oyun çıkarması GalatasArayın »kınlarında ise sol haf Özcanın muhacimlerden çok geri kalması, sağa-çık He sağlçin iyi atak yapamamaları lopun daima Emniyet müdafaasında takılmasına sebep oluyordu.
Hakem Muzaffer Ertuğun idnrestinde yapılan bu maça takımlar şu kadrolarla çıkmışlardır:
GALATASARAY:
Turgay — Naci. Necini — Musa. Bülent, Özcan — Hikmet, Muhtar. Reha, Muzaffer. Bülent.
K EMNİYET:
Orhan — Cahit, Muammer — Vecdi. Muammer. Mustafa — Sabahaddln, Süreyya. Necdet. İbrahim, Necip.
Takımlar sahada dizildikleri zaman Galatasaray’ın Gündüzden? Emniyetin de Çelâidan mahrum çlduğu gözüküyordu.
Başlama vuruşunu Galatasaray yaptı. Soldan Bölendin sürerek ortaladığı topu Muhtar yakaladı ise de çektiği şutu kaleci Orhan kurtardı. San-Kır-mızılılar Hk dakikadan itibaren rakip-
lerini sıkıştırmağa başladılarsa da muhacimlerin beceriksizce hareketleri »kınların akim kalmasına sebep oluyordu. GalatasaraylIların »kınları daima sol taraftan olduğu için bir netice almak ImkânsızlaşıyordikSoldanBü-lendın kaleye indirdiği topu Muhtar tekrar knle önünde yakaladı ise de çektiği şut. kale (libın(len dışarı çıktı Sarı-Kırmızıhların hücumlarından birinde soliç Muzafferin Rehaya aktardığı top yine kalenin dibinden dışarı kaçtı. Kaçan müteaddit fırsatlardan sonra devre 0-0 berabere kapandı.
İkinci devreye Emniyetliler başladı ise de GalatasaraylIlar tekrar hâkimiyeti ellerine alarak Emniyet kalesini sardılar, fakat soldan ve sağdan çekilen müteaddit şutlar bir türlü kaleyi bulmadığı için netice elde edilemiyordu. Otuzuncu dakikada yine Muzafferin şahsî gayretiyle tazelenen bir hücumda top direğe çarparak kurtuldu
Nihayet 44 üncü dakikada her iki takım da gollerini atmağa muvaffak oklular Emniyet sağaçığı Sabahaddin sağdan müdafilerin arasından çektiği güzel bir şutla topu Galatasaray kalesine soktu Santra He tekrar Emniyet kalesine inen Sarı-Kırıııızılılar hakemin icat ettiği bir penaltı ile beraberliğe kavuştular. Son saniyede Emniyet müdaflleri kaleye akın yapan Bölendi marke etmek üzere durdururken hakem bu hareketi penaltı He cezalandırdı. Nacınin çektiği penaltı Galata-saravı bearberliğe kavuşturdu ve maç da 1-1 berabere sona erdi.
Emniyet Takımının bilhassa güzel bir oyun çıkaran müdafilerl tebrik ederiz. V. ETENSEL
¥
BEŞtKTAŞ: 0 — ÎSTANBULSPOR: 0
Günün ikinci karşılaşmasını teşkil eden Beşiktaş He îstanbulspor arasın-
Beşiktaş - îstanbulspor maçında 8 ki>l bir topun peşinde
dakl maça 16.30 da hakem Sulhl Ga* ranın İdaresinde başlandı. Takımlar sahaya şu şekilde dizıldllerı
BEŞİKT \S Mehmet Kemal VedH Nusret Ali Ihsan Hüseyin Eşref Recep Şevket Fahreddın Faruk
Îstanbulspor
Fehmi SAİm Kcnnn Melih Eyüp Nevruz
Yılmaz Aydın Kerim Metin Toros
Oyuna lslanbulaporlular başladı. Sı-yah-Sarılılaıın Bağdan yaptıkları akını kolaylıkla kesen Beşiktaş müdafaası uzun bir vuruşla topu muhacimlerine geçirdi. Sağlı, sollu kısa paslaşmalardan sonra Beşıktaşın kaleye doğrulttuğu top avt He neticelendi. Beşiktaşlılar oyunun başlangıcında hâkimiyet tesis ederek oynuyorlar. O-jnın mütemadiyen îstanbulspor varı sahasında oynanıyor. Sarı-Siyahlıların daha ziyade şahsî gayretlere dayanarak yaptıkları tek tiik hücumlar iyi yer tutan Beşiktaş müdafaası önünde eriyor.
Onuncu dakikada Faruk’un soldan çektiği çok kuvvetli bir frikikte top kalenin üst direğini sıyırarak dışarı çıktı. Bu suretle Îstanbulspor ilk büyük tehlikeyi atlatmış oldu. Bundan biraz sonra Beşiktaş sağ müdafiinın ters karşıladığı bir topu kaleci Mehmet yakaladığı halde elinden kaçırdı. Soliç yetişerek topu kaptı. Fakat bu arada kaleye üşüşen Beşiktaş müdA-fıieri bu çok tehlikeli vaziyeti bertaraf ettiler. Dakikalar İlerledikçe tazyikten kurtulan tstanbulsporlular B(¥-şiktaşı sıkıştırmaya başladılar. Ojnın^ şimdi mütevazın bir cereyan aldı. A« kınlar karşılıklı oluyor. 30 uncu dakikada Faruğun üstüste çektiği birbirinden giizei iki korneri tstanbuispor-lular büyük müşkülâtla önliyeblldiler.
lstanbulsporun daha ziyade sağdan. Beşiktuşın da soldan yaptığı akınlar tehlikeli oluyor. Beşiktaş muhacimlo-(i çok sıkışık oynadıkları halde Istan-bulspor forvetleri daha açık ve eşa-pelik vaziyetler ihdas edebilecek tara-da oynuyorlar.
Birinci devre her İki tarafın da so-mere vermiyen gayretleri ile geçti ve sıfır sıfıra sona erdi. İkinci dt-vre başlar başlamaz Beşiktaşlıların muhakkak bir netice almak gayretiyle oynadığı görülüyor. îstanbulspor da aynı gayretle karşı koymak azmiyle oynadığı için oyun daha Hk anlardan İtibaren süratli ve zevkli oluyor. Ne de olsa gözler Beşiktaşta Şükrü He Bülendi arıyor. Bir aralık Beşiktaş tamamb’le Îstanbulspor kalesine yerleşti. Kaleyi bir çember içine alarak şut yağmuruna tuttu. Fakat müdafaaya çekilen bütün Istanbulsporlular Sl-yah-Beyazhlara gol fırsatı vermiyorlar, Beşiktaş da Galatasarayın düştüğü hataya düşerek sıkışık devam eden oyunu açmak teşebbüsünde bulunmuyor. îstanbulspor kalecisi verinde müdahaleleriyle takımını muhakkak bir kaç golden kurtardı. On beşinci dakikada ceza çizgisi üzerinde Hüse>ü-nln. maharetle çektiği frikik!, kalori aynı maharetle çelerek takımını muhakkak bir golden kurtardı. Yirmi yedinci dakikada Şevket, tslanbulapor sag müdafiinl şiddetle makasa »laıak sakatladığı için hakem tarafından o-yundan çıkarıldı. Beşiktaş tok kale oynadığı halde gol çıkaramadığı için oyunda hafif bir asabiyet ve hırçınlık havası seziliyor. Oyunun sonları Be-şiktaşın behemehal bir tek gol çıkarmak, lstanbulsporun da muhakkak yememek gayretiyle geçiyor. Nıhajet bu işi. hakemin 38 inci dakikada Beşiktaş lehine verdiği bir penaltı halledecek sanılırken Eşrefin çektiği şut kalenin sol tarafından dışarı çıktı.
Bu son tehlike de savuşturulduktan sonra bu maç da sıfır sıfıra sona erdi.
S. KAKSAN
Puvan vaziyeti
■ m ■ ^>fOJGl B. M. A. Y. P,
B(!fys!2!2______2 1__1 ~~ 4 — 5
Galatasaray_____2 1 1,-4 3 1 5
Fenerbahçe 1 1 —6 2 3
------- - _ J
Vefa____________1 1----- 3
Emniyet >.ı - -u 3 h— j 1 vl [ 5 3
îstanbulspor 2 -r - 1_1 2- 6 3
Beykoz_________1 —— 1 — ‘ 1 ı
Kasımpaşa_______1 — — 1 — 2 1

Comments (0)