AKSAMAKŞAM
8 SahHffe 5
— Yarın-----------
Kiicük ilânlar
Sene >ı — No. 11046 — Fiatl: har yerde 10 kuruştur.
SALI 12 TemnıujE 1949
Sahibi: Necmeddln 8adafc — Yan işlerin! fiilen İdare eden: C. Bildik — Akşam Matbaası
Geçmiş zaman olur ki.
Yazan: A. ADNAN ADIVAR
Lâtin sairi Horatius İhtiyarlara yaman bir isim takmıştır; Mazinin dalkavukları! (Aslında laudator olan bu son kelimenin Fransızca-Va tercümesi pröneur olmasına göre şiddetle, ifratla metheden mânasına geliyor ş! biraz geniş tercüme ile dalkavuk denilebilir. Eğer mütercimler tarafından bu lâtince kelimenin ikinci mânası olan çölü arkasından mersiye okuyan» mânası verilseydi yine verinde bir söz olurdu). O yaşa gelip de insaf üzere düşünmek kudretini kendisinde bulanlar hiç olmazsa şimdiki hale intibak etmekte zorluk duydukça a-rada bir eskiye tahassürlerini açığa vurduklarını inkâr edemezler. İktisadî meselelerde, geçinme işlerinde eski zamanın ucuzluğunu; İçtimaî meselelerde umumî yerlerde herkesin rahatını bozmadan gezip, vürüyüp eğlenmenin muayyen terbiye hududunu, küçüğün büyüğe karşı muamelesini, aile bağlarını: fikri işlerde meselâ zamanının şiirini ve edebiyatını, eğer varsa felsefesini ve ilmini hatırlayıp a-radaki farkları kendi görüşüne göre eski zamanın lehine tefsir edenleri ve bu noktalardan tutturarak u-zun uzun söylenenleri bu söylenmelerinde serbes bırakmayı pek zararlı görmek İçin sebep voktur. Çünkü dünyanın umumî haıbler-den evvelki vaziyetim iade etmenin mümkün olmadığına. bir liranın bir altın lira kıymetine getirilmesi imkânı, hattâ zarureti bulunmadığına: küçüğün büyüğün karsısına çıkarken ayaktan başa kadar çıkan temennalar veyahut başı ayaklara ka dar indiren reveranslar yapmasına (tek partili idareler müstesna) lüzum olmadığına ve muayyen terbiye hududunu asanların günün birinde zarureti eşya icabı o hududun içine döneceklerine. fikir huzuriyle düşünenler inanmaktadır.
Fakat bu mazi hasreti siyasete taallûk edince is değişiyor: o vakit bütün hu tahassürler fikirlerde topye-kûn bir rejim değişikliği, meselâ Meclis müzakereleri, sualleri, istizahları, mitingleri. nutukları, kongreleri, propagandaları ile hükümetin iş yapma kudretini azaltıyor gibi görünü; yor ve demokrasi rejiminin ortadan kalkarak verine, va-rilen emirlerin akla, insafa, hak ve adaleti temin etmeleri lâ2im gelen kanunlara muvafık olsun olmasın har-fiyye’n derhal icrası suretiyle isler beceren diktatörlük (daha munis tâbirle tek parti) rejiminin gelmesine hasret çekmek, hasret çekilse bile rejim değişmesi dola-yısiyle işlerin yürümesinde husule gelen gecikmeleri demokrasiye maietmek her sahada siyasî hürriyetlere alışmak üzere bulunan bir nil-letin ortasında tehlikeli bir oyundur. Bir kere şunu bilmelidir ki işlerin istenilen sü rat ile yürümemesine sebep olan «-haddi zatinde demokrasi» değildir. Belki demokrasi rejiminin icabı olarak mazinin ortaya dökülen bir çok hesaplarının tasfiyesi yolunda önümüze çıkan taslar, dikenler bu volda süratle ilerlemeğe mâni olmuştur ki bunda kabahat yeni demokrasi rejiminin değil tasına. dikenine hasret çekilen rejimindir.
Meşrutiyet ilân edilir edilmez memleketin bir hafta 1-çiııde gül, gülistan olacağını, devletin bütün borçları ödenip sokaklarda altın akacağını. sabık Bağdad vilâyetimize kırk günde gidilecek yerde dört günde varılacağını /Şimdj dört saatle gidiyoruz ama o vakit böyle bir şey istemek Amerikalılar i-
çln bile mümkün değildi) limit edenler, her sabah gazetelerde münakaşalar, bazını şiddetli söğüşmeler okuyanlar ve bilhassa eski relimin askıda bıraktığı haricî meselelerin birer birer patlak verdiğini görenler Sultan Hamid idaresinin, o hep kafaları şaJlar içinde bbğan ■ karanlıklar rejiminin »meddahı, yâni mazinin dalkavuğu kesilmişlerdi, işte Meşrutiyet kendisini bu hareketlere karsı müdafaa edeyim diye öyle bir meslek tuttu ve o mesleğe öyle bir alışı? a-lıştı ki bu idarei örfiycll, menfah, haplsli usulün Meşrutiyetin ta kendisi olduğuna inanır gibi oldu. Nihayet o zaman iş başında bulunanların en başındakilerln-den biri günün birinde «Bu memlekette bizim âzami yapacağımız münevver Istlb-daddır» demeğe kadar vardı.
- En geniş ve ein serbes bir hürriyet havası içinde kurulan Büyük Millet Meclisi hükümetinin halefi olan Cumhuriyet rejimi memleket meselelerini inkılâp mecrasına sokabilmek için tek parti u-sulünü ve bu tek partinin çıkaracağı kanunlar yolunu buldu. Senelerce süren ve her İstediğini hem de kanun çıkarmak yoliyle bir iki gün-, de tatbik eden bir İdareden sonra cok partili bir demokrasi İdaresine geçmek zannedildiği kadar kolay olamazdı. Emri yevmi tarzında çıkarılmış kanunlarla yapılan lıer işin doğru, hakka, adalete, insafa muvafık ota-cağını İddia etmek nasıl kabil olur ? Bütün bunları İçtimaî adalet, hakkaniyet ve hürriyet dairesine irca etmek bu günden varma başarılacak bir iş değildir. Bütün ömründe bir gün bile hürriyeti elinden alınmamış ihtiyar geçmiş zaman sevdalıları İle yine hürriyetin ne büyük nimet olduğunu nefsinde tecrübe İle takdire fırsat bulmamış gene mazL âşıklarına kulak asmadan sabır ile çalışalım, ceza kanunu tâdilleri müzakeresinde Meclis ekseriyetinin demokrasi a-leyhtarhğma karşı ceza koymak teklifini reddetmiş olmasına güvenerek ne yakın ne de biraz daha uzak maziye hasret çekelim, ne de bazılarımız gibi «millet henüz demokrasiye liyakat kazanmamıştır» ıliye nevmidanc başımızı sallıyalını. Çünkü gecHeçek yolun basında durup beklemekle sonundaki hedefe gidilemez: yola girmek gerektir.
A. ADNAN - ADIVAR
Cumhurbaşkanı Aşkaleye gitti
Erzurum 11 (A.A.) — Cumhurbaşkanı tnöntl, bugün Er-zurumds tetkiklerde bulunduktan sonra Aşkale Lstlkame tinde hareket etmiştir.
Askerî ve mülki tâyinler Ankara 12 (Alışanı» — Yeni Teş kllât kanununun yürürlüğe girmesi üzerine Genelkurmay harekât başkanlığına korgeneral Yümnü Ürerin, personel başkanlığına korgcenral Şükrü Kanatlı, İkmal bnşknnlıûma korge-l neral Zekâi Okan, haber baş- f | kanlığına tümgeneral Naci Aka tâyin edimlilerdir.
Ankara 12 (Aksaml — İstanbul vali muavinliğine mahalli idareler birinci dalı e başkanı Fuat Alpar, zat İşleri umum müdürlüğüne Niide valisi Yalıya. Ankara vali muavinliğine hususi kalem müdürü Fethi Tansu, zat İşleri umum müdür muavinliğine nüfus umum müdür muavini Nehll özofflu, Sürt valisi Turgut Başkaya Ağrı va-
“Çorum,, yangını faciası kurbanları 59 u buldu
Ölenlerden 44 ü kadın ve çocuk 15 i erkektir. Fh ivukuf bugün işe başlıyor
(Çorum» vapurunda bir hayli can kaybına sebeb olan yağın faciası tahkikatı gelişmektedir. Savotltk tarafından teşkil edilen ve Denizyollarında (Çorum» vapurunun bu seferine alt avrakı tetkikle iştigal eden ehil vukuf, mesaisine devam etmekte olup henüz raporunu vermemiştir
Ayrıca, gemide, yangının sebebini t es bit Icln kurulması kararlaşmış bulunan İkinci ehlt vukuf da bugün saat 14 te toplanarak incelemelerine başlıya-eaktır. Beyoğlu hastanesine kaldırılan ağır yaralılardan İbrahim Karacan ve Ömer Atakamn ölümiyle ölenlerin yekûnu 39 u bulmuştur. Bunların 44 U kadın ve çocuk, diğerleri erkektir.
Dün. morgda bulunan 2L cesetten 12 sİ kendileriyle alâkalı şahıslara teslim edilmiş olup 0 tanesi hâlen teşhir edilmektedir.
Savcının beyanatı
Savcı yardımcılarından Tarık Onan ve Yavuz Fmdıkgll İle birlikte tahkikatı İdare eden İstanbul Cumhuriyet savcısı th-san KÖknel, dün akşam şu demeçte bulunmuştur:
«— Hâlen muavinlerle birlikte hazırlık soruşturmasıyla meşgul (Arkası talılfe 8; sütun S tel
Yukarıda Ulaştırma Bakanı yaralıları ziyaret edenken; aşağıda kurtulan yolculnr eşyalarını almak için rıhtımda beklemiyorlar
Valinin Adnan
Adıvar'a cevabı
ıstanul suyu ve yapılacak
500 yataklı otel meselesi
İstanbul Milletvekili sayın hocam Dr. Adnan Adıvar, ıSu v« Büyük Otel» başlıklı yazısında, İstanbulda 500 odalı büyük bir otel İnşası hakkında İstanbul basınında çıkan haberleri bahta konusu ederek muazzam Otelin evvelâ suyunu düşünmek lâzım geldiğini söyledikten sonra (Fakat yabancılara ve o mu-
azzam otele konabilecek zengin vatandaşlara temin ettiğimiz bu konfor belki şehrin suyunun bir çeyrek saat olsun daha uzun müddet kesilmesini mucip olacaktır. Evet su İstanbulda şayanı teessüf bir mevzu halini almıştır!, diyor.
(Arkası T nel salıifede)
Birleşmiş Milletler lilolz-rı Ukdenizde bulunmalı
Amerikan Doğu Atlantik ve Akdeniz filoları komutanı Amiral Connally’nin demeci
Loodra 12 (A,p.) — Amerikanın doğu Atlantik ve Akdeniz filoları komutanı amiral R. L. Connally, dün Birleşmiş Milletlerin bahriye kuvvetlerini Ak-denlzde daimi bir süsde tutmaları lüzumuna işaret etmiştir
Biz bir Akdeniz milletiyiz diyen amiral »Burada bulunmamız dostlacımızn kendilerini daha kuvvetli Jıissetmelerlna sebep olur» diye İlâve etmiştir.
Connally «Filonun Akdenizde bulunması, müstakâr bir durumun hasıl olmasına yardım
lillgine. nüfus umum müdürü 1 Ali Seyfl Tülümen emekli sandı ğı İdare kurulu iiyellğine. İçişleri Bakanlığı te kik heyeti âzasından Sebatı Ataman nüfus İşleri umum müdürlüğüme. Emniyet genel müdürlüğü üçüncü şube müdürü Ha:ı’ Tufan Beykoz kaymakamlığına Fatih, kaymakamı Agâh Erozîuı Çankırı vali muavinliğine, Emniyet müdürlüsü birinci şube müdürü Ahmet Karay İçıçleri Ba katılıgn hususi kalem müdürlüsüne tâyin edilmişlerdir.
Or Amiral Connally
eder» kanaatinde ulduğunu söylemiştir.
Amiral, Atlantik paktı tasdik edildikten sonra Akdeniz memleketlerinden olup da pakta dahil bulunan milletlerin donanmaları arasında daha verimli bir işbirliği yapılması imkânının. tezahür eodeeegirıl sözlerine İlâve etmiştir.
İspanyaya istikraz
Atlantik paktına karşı Amarikaâyan Meclisin de gösterilen muhalefet
(ıınıhııriyetçi Ta/t, paktın ve anketi yardım plânının tasdiki aleyhii'de ben sebep ileri sürdü
Londra 12 (Radyo) — Atlantik paktıma Amerikan âyau meclisinde müzakeresi esnasında pakta karşı muhalefet artmıştır. Hafta sonundan evvol paktın tasdiki için reye baş vu-rulmıyacagı tahmin edilmektedir.
Ayan raecllsLnde Cumhuriyetçilerin lideri Taft, söz almış paktın tasdiki ve bilhassa askeri yardım aleyhine oy vereceğini söylemiş ve bu kararını şu beş noktada. hülâsa •etmiştir:
ı — Pakt Amerlkayı dünyanın yarışım diğer yarısına karşı silâhlandırmak taahhüdü altına sokan askeri bir ittifaktır. Bugün Atlantik paktı «tamamen tedafüi mahiyette bir İtti— ■ fak» olarak v{L;ıflandırılamaz.
(Arkası sahtfe 2‘ sütün 7 de)
Amerika, 50 milyon dolar ikraz edecek
Londra 12 — fRi — Amerikan Ayan Meclisi Tahsisat komisyonu, 1949 - 1950 senesi tahsisatından İspanyaya ödünç olarak verilmek için 50 milyon dolar ayırmıştır. Marshatl plânı Avrupa İdarecisi Hofman tasrih «Arkası salıife 2; sütun 5 tel
Kaza değil ceza
Ayandan Taft
F adadan kurtulan-
lar neler anlatıyor?
Morgta — Liman ve Beyoğlu hastanelerinde — Yangını ilk gören adam — Gözlerini kaybeden çocuk
Lüks kamarası bol. birinci mevki salonları harikulftde vapurlar ısmarlayıp, memleketin zavallı halkını hayvanlarla ve eşyalarla (hem de patlayıcı maddelerle) dolu ambar ve güvertelerde nakletmenin çok acı fiili tepkisini sön feci «kaza» da milletçe yedik.
Bu. kaza değildir. Bu, cezadır. Ezasını matem halinde hep birlikte çekiyoruz.

Başka bir eseflenecek nokta:
56 ölünün 41 I kadın ve çocukmuş. Kuvvetliler, hayıfları ezerek felâketten kaçmış.
Bir de meşhur Titanik fâ-ciast düşünülsün: Evvelâ kadınlar ve çocuklar tahlisiye-1 lere bindirilmişti. Bizde de aynı civanmertlikle hareket edilseydi, panik olmasaydı, şüphesiz, zayiat yarı yarıya az olurdu.
Sağda İki gözünü kaybeden Yılmaz. solda muharrlmt» kurtulanlarla konuşuyor
Morgun önündeyiz... Kadınlı, prkckU bir yığın İnsan dün geceden bert durmadan yağan yağmurun altında beklemiyor. . Kimisi kardeşini kaybetmiş, kimisi oğlunu, kimisi de anasını arıyor .. Anlaşanlar, bağıranlar, teryad edenler... Hepsinin üstleri başları perişan. Güverte
yolcuları...
tşte şurada, gözleri kan içinde bir delikanlı var. Kız kardeşini kaybetmiş. Hadiseyi şöyle anlatıyor:
(— Katmayla birlikte Rizeya gidecektik. Fatma bu sene Dişçi mektebinde spn sınıfa geçmişti.
(ArkMi 3 üncü rahifede)
Ulaştırma Bakanı K. Satırınbeyanatı Ağustostan itibaren yolcu ve hayvan nakliyatı birbirinden ayrılacak

Diğer bir ruh hasisliği: Birinci mevki güvertelerini kilit kilit altında tutmak, bir «tehlikeden kaçış tedbiri» dahi almamış bulunmaktır.
Dün yazdığımız gibi şehrimize gelen Ulaştırma Bakanı Kemal Satır dün doğruca Denizyollarına giderek Çorum yangını meselesi ile meşgul olmuş ve İzahat almıştır.
Bakan bilâhare hastanelerde bulunan yaralıları ziyaret et-halırl arını

Bir musibet, bin naşihat-, ten yeğmiş amma, millete mi5 ve hastaların çok pahalıya oturan bir mu- sormuştur, sibetle daha karşılaştık. | Bakan dün kenrtlslle konuşan ... .a «_ınb. lnLl|ıarr|r|mİ!ie hâdise hak-
Icıııda şunları .söylemiştir:
İktisadi ve içtimai telâkkilerimizden, mânevi terbiyemize kadar her cihette ıslahata muhtaç olduğumuz anlaşılıyor.
yollan idaresi kazazedelere der hal yardıma geçmiş, ölenlerin ailelerine ve yaralılara tevzi e-dUmek üzere 200 bin liralık bir tahsisat ayrılmıştır. Bu yardımın tesbltl lşlcrlle Denizyollarında teşekkül eden bir komisyon meşgul olacaktır. Karan bugün ben derhal tesdlk ettim. Bu yardım kâfi gelmediği tak dlrde. İhtiyaç nlsbetlnde yardım arttırılacaktır.
Bütçemizin. İmkânları dahilinde hiç bir fedakârlıktan çe-
« — Son taçlı blzleri fevkal-. Jdııraiveceğlz.»
âıle müteessir etmiştir. Deniz-1 (Arkası salıitç 2; sütun t te)
Created by free version of 2PDF
/Sahlfe î
AKSAM
Î2 Temmuz 194!)
Dersler pahalıya mal oluyor
Karadeniz vapurlarında insan nakli her lenınn, Çorum vapurunda 50 kişi ditip M kişi yaralanmadan Önce de bir fâcia idi. Gazeteler bu vapurlarda insanlarla hayvanların kucak kucağa seyahat ettirildiklerini her zaman yarmış ve bu vapurlarda yolouluk e-drnler. zamanımızda insanların böyle taşınmaması gerektiğini daima teessüfle nakletmişlerdir. Ne yazmak, ne çizmek, ne söylemek, ne bağırmak, hiç bir şey ama hiç bir şev ufak bir ıslahat lçhı kâfi çelmiyor. Vapurların eşya doldurmıya mahsus ambarlarına İnsan dolduruyoruz. Bir az zora gelince hayvanlan da yanlarına katıyoruz. Sonra da bu gayet tabii bir şeymiş gibi sene sonunda vapurlarımızla şu kadar insan taşıdık diye Ölünüyoruz. Günün birinde tüyler Ürpertici bir fâcia patlak verince mesul arıyoruz ve İlk attığımız nâra şu oluyor: Kasıt var!
Sen yanıcı maddelerle İnsanları yanyana ambara doldur, dışarı çıkmak için 80 santimlik bir kapı bırak. İrerde yangın başlayınca yolcular dışarı fırlıyamayıp bîribirlerini ezerek öldürsünler; dumandan boğulsunlar. Sonra «Bu işte bir kasıt var!» diye bağır.
Sinemalara 8 kapı açtıran nizam, İçinde bir sine-malık volcu bulunan ambara 80 santimlik deliği kâfi bulursa çıkacak yangında kimsenin burnu nasıl kana-mıyacak, bunu anhyan beri gelsin!
Yıllardır korkulan fâcia nihayet olmuş, 50 küsur masum vatandaş boş yere Ölmüştür. Aynı usulde İnsan taşımıya devam edersek yeni fâctaları beklemlye hazır olalım. Ve bilelim kİ insanları insan gibi taşımıya karar vermeden bu fâcialan önllyemeyîz.
Çorum faciası bir ders olur diyeceğim ama heyhât! Bu dersler çok pahalıya maloluyoT.
Şevket RADO
Sebze koopratifi dükkânları çoğaltılıyor
Sebze ve yemimle beraber halka ucuz fiat-le sade, zeytinyağı, bakliyat ve sabun da satılacak
Iran Şahı
Başkan T tuman tarafından Amerika-ya davet edildi
Demiryolu inşaatı
Doğu - Güney ve kuzey batıda süratle devam ediyor
üniversite gençliği
Türkiye Millî Talebe Federasyonu kongresi toplandı
Ankara 11 — Doğu Anadolu mınlakasmdakl demiryolları İn «astının neticelendirilmedi İçin ■nratle çalışılmaktadır.
Elazığ - Muş htatı üzerinde bu yıl Genç - Muş arasında çalışılmaktadır. Mail İmkânlar raâiandığı takdirde 952 yılında trenle'Muşa varılacaktır.
Erzurum - Sarıkamış yolundaki çalışmalar devam etmek tedir. Dar hattın normal hatta çevrilmesi işinin bu yıl Horasana kadar olan kısmı tamamlanacaktır.
Köprü ağzı - Ma^aş şube hattının yıl sonuna kadar ikmaline çalışılmaktadır.
Narlı - Gaziantep hattı üç yılda ikmal edilecektir.
Ereğli - Kozlu hattının 15 kilometrelik kısmı İhale edilmiştir. Hat 5 yılda İkmal edilecektir.
Bütün bu hatların kısa bir gelecekte ikmali İçin uzun vadeli dış krediler temini için teşebbüslere geçilmiştir.
Tarım Bakanı Canakkalede
Çanakkale 11 (AA» — Tarım Bakanı Cavit Oral bugiın saat 19,30 da Balıkeslrden Ça-nakkaieye geldi. Beraberinde Orman. Tarım. Veteriner ve Pamukçuluk işleri genel müdürleri vardır. Yann saat 10 da Haltrerinde çiftçilerimizle bir konuşma yapacaktır.
Türkiye Milli Talebe Federas- , yonunun fevkalâde genel kurul toplantısı dün saat 11 de Marmara lokalinde yapılmıştır.
Kongre başkanlığına Müker-rem Taşçıoglu getirildikten sonra, Ankara yüksek tahsil talebe blriigjnln federasyona katılması müzakere edilerek, katılması yolundaki teklif kabul edilmİştir.
Bundan sonra faaliyet raporu okunmuş', ve uzun müzakerelerden sonra rapor kabul edilmiştir.
Bunu müteakip federasyonun umumi menfaate lıfidlm bir cemiyet olması meselesi müzakere edilmiş ve tekl’f reddedilmiştir.
Bundan sonra Dünya gençlik birliği nizamnamesi okunmuş ve kabul edilmiştir. Bilâhare seçimlere geçilmiş ve neticede başkanlığa gene Talha Ermiş, İdare heyeti üyeliklerine Semahat Ergin, Fikret Buran (İ. Ü. T. B.), Rahmi Özaşkın, Erdoğan Koçak (A. Y. T. T. B_). Hakkı Birler, Dursun Pul ur (A. İ>. T. B.) Kadri örencik. Oğuz Al tan (T. Ü. T. B.) getirilmişlerdir
Bir müddetten beri Ankara-da bulunan Yaş Meyva ve Sebze Kooperatifleri Birliği umum müdürü Hüsnü Üçüncü şehrl-mlse dönmüştür. Umum Müdürün bu seyahatini yalandan takip eden İlgililer Ankara temaslarından mühim neticeler çıktığını belirtmektedirler. Bu münasebetle kendiriyle görüşen bir arkadaşımıza yetkili bir zat şunları söylemiştir-:
•— Şimdiki halde kooperatifler birliğinin açtığı altı dükkân şehrin muhtelif semtlerinde meyva ve sebze satışları yapmakta ve rağbet görmektedir. Bu itibarla bakanlık dükkânların sayısına 20-25 dükkân daha ilâve edilmesini, şehrin fakir ve kalabalık semtlerinin de bundan faydalanmalarını İstemektedir. Bundan başka bakan lık bu dükkânlarda meyva ve sebzeden başka pirinç ve fasulye gibi bakliyatla sadeyağ satışlarının da yapılmasını İstemiştir. Bu hususlar hakkında birlikle bakanılk arasında mutabakat hâsıl olmuştur. Bu hafta İçinde bakanlıktan bu yeni işlerin de mucibi gelecek ve der hal faaliyete geçilecektir. Hazırlanan tasarıya göre bu dükkânlarda satılacak bakliyat ve sadeyağları Toprak Mahsulleri Ofisi temin edip Birliğe verecek. birlik de bu toptan flatlere cürf bir idare masrafı ekllyerek bugünkü piyasa flatlerlnln altında satışlara bağlıyacaktır.
Diğer taraftan Birlik umum müdürü Ankarada bulunduğu günler zarfında Tartş umum müdürü Selâhattln Çuhrukia da görüşmüş ve neticede İstan-
bul hesabına hayırlı olacak bir anlaşmaya varılmıştır. Buna göre Birlik Tarişten toptan fl-atle zeytinyağı ve sabun temin ederek bunları kendi dükkânlarında halka ucuz flatle satacaktır. Bu suretle, son zamanlarda gitgide artan hayat pahalılığı İçinde kooperatifler birliğinin kendi dükkânlarının sayısını çoğaltmak ve buralarda halka zaruri gıda^ maddelerini en norma! flatla satmak gibi bir teşebbüse girişmesi memnunluk uyandırmıştır.
şimdi bakanlıktan bu İşlerin mucibi gelir gelmez derhal faaliyete geçilerek önce yeni açılacak dükkânların mevki ve arsa İşleri halledilecek ve İnşaata başlanacaktır. Her ay ortalama «-7 dükkân inşa etmek suretl-le bu Jş en kua zamanda halledilecektir. Bu işler bir yandan yürürken diğer yandan da Toprak Mahsulleri Ofisinden gelecek bakliyat ve sadeyağları, Tarişten İse gelecek zeytinyağı ve sabunlar, hâlen satılan meyva ve sebzelerle beraber satışa çıkarılacak, bu suretle en lüzumlu mallardan mühim bir kısmının normal flatle müstehlike intikali sağla naciktır. Bütün bu faaliyetin bir an önce bitirilmesine çalışılmaktadır. Çünkü kanaatimizce önümüzdeki aylarda serbest piyasada gıda maddelerinin flatleri miihlm surette artacaktır. Maksadımız bu flat yükselişleri olurken halka ayni mallan normal flatle vermek, bu suretle hem halkı korumak, hem de piyasanın lüzumsuz yükselişlerini mümkün mertebe engellemektir.»
Tahran 11 (AA.) — AFP:
Birleşik Amerikanın Tahran büyük elçiliğinden öğrenildiğine göre. Başkan Truman, Şahı Birleşik Amerlkaya davet etmiştir.
Şahın bu seyahati ne zaman yapacağı bilinmemektedir.
Londra 11 (AA.) — (Afp):
İran şahının Tahranda gazete muhabiri G. Ward Prlce’e verdiği demeç. Daily Mal) gazetesinde yayınlanmıştır. Bu beyanatında şah, Batınların İrana karşı daha cömert olmalarını istedikten sonra Kafkasya muharebelerinde İranın müttefiklere yapüğı yardımı hatırlat maş, Marshall plânının İranın hudutlarında durmasını teessüfle karşılamış ve memleketinin bilhassa gıda maddelerine İhtiyacı olduğunu belirterek *2000 ton buğday ve 3000 ton şe kerle kıtlık ve bunun sebep o-labLleceğl siyasi karışıklık tehlikesini önllyebiürlz» demiştir.
Milli Savunma noktayı nazarından muhabir, Şahın iktisadi yardım gibi askeri malzeme de bize verilmediği halde komşularımıza verilmektedir.» demlş-olduğunu ve tramn modem mal zemeye muhtaç bulunduğunu kaydetmiştir.
Irak naibini kabul etmiş olan ve Ürdün kiralını misafir etmeğe hazırlanan Şah, Daily Mall’e göre orta doğu Kokunun kurulmasını mümkün, hattâ elzem bulmakta, fakat bunun bu devletler kuvvetlerince tahakkukunu İstemektedir.
Floryada feci kaza
Trenden atlayıp bacağı kesilen amele öldü
Çorum yangını faciası
Pasifik limanlarındaki faaliyeti baltalamak için bir plân hazırlanıyor
Londra 12 (Nafen) — Feople gazetesinin verdiği bir habere göre, komünistler Pasifik Okyanusundaki Umarlarda mevcut faaliyeti baltalayabilmek için yeni bir plân hazırlamışlardır. Bildirildiğine göre, bu komünistler Pasifik denizindeki limanlarda bulunan komünist işçilerden mürekkep bir sendika teşkil edecekler ve bu sendika bir genel karargâhtan İdare e-dllecektir.
İngiliz gazetesinin İlâve ettiğine göre, komünistlerin tam bir hâkynlyetl altında bulunan «Milletlerarası sendika federasyonunun» Mllâno'da yapmakta olduğu konferansta bu mesele müzakere edilmektedir. Bu toplantılara iştirak etmekte olan AvustralyalI ve Yeni ZelandalI komünist İşçi delegeleri bu hususta Amerikalı komünist lider Harry Bridgea 11e devamlı bir surette telefonla teması muhafaza etmektedirler.
People gazetesinin İlâve ettiğine göre Avustralya ve Yeni Zelanda hükümetleri komünistlerin bu yeni hareketlerimi yakından takip etmekte ve alınması lâzım gelen tedbirleri hazırlamaktadırlar Pasifik Okyanusunda bu suretle karışıklıklar çıkarmayı güden bu plânın doğrudan doğruya Moskova tarafından hazırlandığı da tahmin edilmektedir
Diğer taraftan Sydney şehrinde yapılan yeııi uraştırmalar Avustralyayı müşkül bir mevkie sokan kömür grevinin komünistler tararından hazırlanmış olduğunu ur laya çıkarmıştır, Dün Avustralya polisi Avustralya komünistlerinin genel karargâhı olan Marv House'ı basmış ve mühim evrakı ele geçirmiştir. Bu vesikalardan anlaşıldığına göre komünistler bütün Avustralya iktisadi hayalını felce uğratmaya hazırlanıyorlar Hükümetin şiddetli tedbirler alması beklenmektedir.
Suların »ürüklediği köprü menfezi tıkadı, bazı evleri »ular hastı
doğru
/nadoluyu fikren kaP ’ndırma komite-rîîûn toplantısı
An do! uyu fikren kalkındırma komitesi dün tınlanarak Erzu-ruma etdecek Ün'versltell heyetin 16 temmuz cıımarsei günü, DiyarhPkıra gidecek heyetin de 17 t- nunuz pazar cfınü yola çıkmalarını kararlaştırmıştır.
Çahşma. Bakanına Ziyafet
İzmir 11 — Şehrimizde bulunan Çalışma Bakanj şerefine bu akşam Tüccar Kulübünde Belediye tarafından bir ziyafet verilmiştir.
Kuraklık Karaman ürerinin mezru atın-
da yüzde 80 zarar verdi
Karaman 11 (AA.) — Çlfçlle-nm izin Ziraat Bankasına olan borçlarının tecili İle yeni krediler açılmasını gerektiren kuraklığın tesir derecesini inceleyip tohumluk ihtiyacını tesblt etmek üzere vilâyette kurulan ve kaymakamın refakatinde ilçemizin GO köyiıpü dolaşan heyet kuraklığın yüzde 80 nispetinde zarar yaptığı neticesine Varmıştır.
Şüpheli bir ölüm
Şehretnlnlnde Uzunyusuf mahallesinde Hacıyusuf sokağında 14 numaralı evde oturan İhsan Boz'un karısı Aruz Boz dün ölmüş ve cesedi Belediye hekimi tarafından muayene edilince şüpheli görülmüştür. Bu sırada savcılığa da. Aruz'un, kocası tarafından dövülerek öldürüldüğü şeklinde bir İhbar vaki olduğundan. cesedin muayenesine adalet doktoru gönderilmiş, bu doktor da ölümün mahiyetini şüpheli bulmuş ve tesblt edememiştir.
Bu vaziyet karşısında Aruzun Cesedinin morga kaldırılın asma karar verilmiştir. Morgun vereceği rapor, hâdisesinin mahiyetini meydana çıkaracıktır.
Başbakan yardımcısının tetkik sayahati
Marmaris 11 — Devlet Bakanı Başbakan yardımcısı Nihat E-rlm ve MIHI Eğitim Bakanı Tahsin Banguoğiu bugün İlçemize gelmişler ve tetkiklerde bulunduktan sonra akşrnn üzeri Muflaya dönmüşlerdir.
Moskova büyük r elçimiz geliyor Londra 12 (AP) — Moskova radyosu tarafından bildirildiğine göre, Türklyenln Moskova büyük elçsl Faik Zihni Akdur, pazartesi günü. Türkiyeye müteveccihen Moskovadan ayrılmıştır.
Garda, kendisin! İJovjre ' Dı$> İşleri Bakanlığı Protokol dairesi müdürü ve Türkiye büyük eiçill-ğ erkânı uğuriamişlır.
(Baş tarafı ı inci satıifede)
bulunuyoruz. Bu dakikadaki facia bilançosu 59 ölü ve 23 yaralıdır. Hâlen morgda teşhis edilememiş vaziyette 9 ceset vardır. Bunların muhtelif pozlarda resimlerinin alınıp bllâhara her hangi bir müracaat karşısında gösterilebilmesi İçin Emniyet Müdürlüğüne bir tezkere yazdık. Cesetler üzerindeki eşyanın alâkalılara teslimi, teşhis edilemi-yen cesetlerdeki eşyanın da tereke mahkemelerine teslimi işini de yapıyoruz. Teşhis oiuna-mıyan cesetlerin resimlerinin alınıp Emniyet Müdürlüğüne verilmesi Lşi ikmal edildikten sonra adalet doktorluğu bunların da gömülmesine izin verecektir, Facia sırasında ölelnerln cesetleri üzerinde yapılan ribbi muayenede kısmı âzamnın «asfeksb, yani «dumandan boğulma» suretiyle can verdikleri, diğer az bir kısmının da yangını söndürmek için ambara sıkılan suda boğularak öldükleri tesblt edilmiştir.
Facldan sağ olarak kurtulanlarla diğer alâkalıların alman İfadelerinden ziyade, yangının çıkış sebebini yerinde tahkik ve tetkik ederek, tesblt etmesi İçin altı kişilik bir ehli vukuf teşkil ettik. Ve bu ehli vukufu yarın (bugünj saat 14 te Adllyeye davet eyledik. Bu ehli vukufa bu akşama kadar yapılan tahkikat ve elde ettiğimiz malumatı vereceğiz. Dosya üzerindeki tetkiklerini tekemmül etttlrmek tize» hâdise yerinde bir keşif yapacaklar ve elde ettikleri fenni neticeye göre yangının çıkış sebebi hakkmdakl kanaatlerini bir raporlar bildireceklerdir’
Bundan başka biz de ayrıcı denizcilik mevzuatuıı. denizde can ve mal korunması bakırındaki kanun ve talimatnameleri etfid ediyoruz. Bu kanun ve nizamların icab ettirdiği tedbirlerin vapurda alınmış olup olmadığı da araştırılmaktadır.
Gemiye yüklenen eşyanın mahiyeti Üzerinde durduğumuz bir nokta da. gemiye yüklenen eşyanın evsaf ve mahiyeti bakımından yapılması icab eden tetkiklerdir. Bunun için de ayrı bir ehli vukuf teşkil etmiş bulunuyoruz. Ve bu ehli vukufun yapmakta olduğu tetklkat neticesini beklemekteyiz. Buna nazaran ‘yapılmakta. Ve yapılacak olan iki ehil vukuf Cetklkatlyle hazırlık tahkikatının birleşmesi sonun-
da varılacak netice İşin mahiyetini meydana koymuş olacaktır.
Yarın (bugün ı toplanacak olan 6 kişilik ehil vukuf kimyager. fizikçi, makine mühendisi, İtfaiyeci ve denizci mütehassıslardan mürekkep bulunmaktadır.»
Kizılayin yardımı
Türkiye Kızılay Derneği Beyoğlu İlçe şubesi Çorum vapuru kazasını mütaakıp İcab eden alâkalı makamlarla temasa geçmiş ve hasıl olan mutabakat ü-zerlne 35 ölünün teçhiz ve tek, finine, ölenlerle yaralıların muhtaç ailelerine para yardı. m ma ve kazanın lüzum gösterdiği başka yardımlarda bulun-1 mağa karar vermiş ve derhal faaliyete geçmiştir.
İlgililerin Kızılay Derneği Beyoğlu İlçe şubesine müracaattan rica edilmektedir.
Dün gece yarısına Floryada ölümle biten feci bir tren kazası olmuştur!
Saat yirmi Ik! otuzda Sirkeciden hareket eden ve şef İbrahim Pakdemlr İle mek-lnlst Nazmlrıln idaresinde bulunan banliyö katan yirmi üçü v'rml geçe Flor-yaya vardığı sırad3 yolcular lirasında bulunan ve Floryada belediye yo! ameleliği yapan 50 yaşlarında İnebolu lu Ömer Çamur, tren durmadan yere atlamıştır.
Bu atlayışta muvazenesini temin edemlyen Ömer, rayın kenarına düşmüş, sağ kol ve bacağı kesilmiştir Mahallî zabıtası Ömer! hastaneye kâİdırmak üzere iken kazazede amele ölmüştür. Tahkikata nöbetçi savcı Yakup Şeklp Musluoğlu el koymuştur.
Ulaştırma Bakanı
(Baş tarafı 1 inci sahifede)
— Bu kazadan sonra yen! ted birler alınmasını düşünüyor musunuz?
— Yeni gemilerimiz geldikçe ulaştırma vasıtaları da tekâmül edecektir. Ağustos ayından itibaren hayvan ve yolcu nakliyatı birbirinden ayrılacaktır. Yük ve yolcu nakliyatının birbirlerinden ayrılman teknik sebeplerden dolayı şmldüik İmkânsızdır. Fakat yeni tedbirler alınması ile meşgul olacağız.
Dünyanın her yerinde deniz kazaları olur. Taşman yük lie kaza nisbetlerinin dünyada ve bizde iıe olduğunu araştırıyorum. Bunu da yakında umumi efkâra arzedeceğiz.
Hâdisenin tahkikatı İle gerek, idare ve gerek savcılık meşgul olmaktadır. Mesullere karşı şlıl detle hareket edilecektir.
İstanbula bilhassa bu hâdise için geldim, yarın (bugün) Ankaraya döneceğim..-
önümüzdeki sene 5 millî maç yapacağız
Dün saat 18 de Beden Terbiyesi Bölge müdürlüğünde yapılan bir toplantıda önümüzdeki sene beş millî futbol maçı yapılması kararlaştırılmıştır.
Bu maçlardan ikisi Suriye, 1-kişi Avusturya, biri de İtalya ile yapılacaktır.
Bir tayyare kazası daha
Parla 11 (AA) — (United Press! — Fransız hava kumpanyasına ait bir Junkers nakliye uçağı 12 yolcu ve 5 tnyfa-slyle Agadlr açıklarında denize düşerek sular İçinde kaybolmuştur.
İstanbul sergisi icra komitesi seçildi
1949 İstanbul Sergisi Genel komitesi, dün Ticaret Odası Umumi kâtibi Muhsin Nalm Seren'İn başkanlığında toplanmıştır. Serginin hazırlığına alt talimatnameyi tesblt eden genel komitesi, ayrıca bir İcra komitesi seçmiştir. Sırrı Enver Ba-tur, Halis Güleryiiz, Ziya İnan-kur, îhsan İpekçi ve Mücteba Or'dan müteşekkil olan bu icra komitesi, her gün toplanarak sergi hazırlıklarlyle meşgul olacaktır.
Oenel kurul ise önümüzdeki pazartesi günii Ticaret Odasında tekrar toplanacaktır.
İspanyaya istikraz
(Baş tarafı l İnci sabifede) ederse, bu para İspanyaya verilecektir.
Tahsisat komisyonu, Türkiye ile Yunanlslana ayırdığı 50 milyon dolardan yüzde 10 tenzilât yapmıştır.
Bir Fransız bankası İspanyaya 15 milyar frank ikrazda bulunacaktır. İspanya. bu para İle Frnsadan mühendislik teçhizatı ve sınai malzeme salın alacaktır.
Şehrimizde dün sabah başlı-yan yağmur, arkası kesilmeden devam ediyor.
Bu sabah Yeşilköy Meteoroloji müesseseslnden aldığımız malûmata göre, dün sabah saat 7 den bu sabah saat 7 ye kadnT yağan yağmur bir metrekare toprağa 33 kilo 800 gram su vermiştir.
Şehrin bazı çukıır semtlerinde su baskınları olmuşsa da bunlar kayda değer bir tahribat yapmamışlardır.
Fazla yağan yağmurlar sırasında Çengelköy semti de dün bir su baskını hâdisesi atlatmıştır. Halk caddesinde Abdi Koç’a alt bostar.da bulunan 3 metre uzunluk ve 1 mere genişlikteki tahta köprü, seüer tarafından yerinden sökülmüş ve sularla sürüklenen bu köprü, bir su menfezine gelerek burayı tıkamıştır. Bu şekilde menfezden geçemlyen sular etrafa taşmış, ve Bekârdereslndekl bir kısım | evleri su basmıştır. Bu su bas- , tanından başka. Bekârdereri caddesini de bir metreden fazla derinlikte bir bu kaplamıştır.
Bu vaziyet karşısında mahalli zabıtası, ltralyeye baş vurmuş, Üsküdar itfaiyesi tarafından gönderilen tahlisiye ve su boşaltma ekipleri bir saate yakın bir zaman çalışarak sulan tahliye etmiş ve tehlike önlenmiştir.
(Baş tarafı 1 İnci sahifede) Zira bugün müdafaa ve taarruz sistemlerini birbirinden a-yırdetmeğe İmkân yoktur.
2 — Atlantik paktı Amerika-yı yerine getkemlyeceğl taahhütler (Avrupanın silahlandırılması) altına sokmaktadır. Bu ise yıllara mütevakkıftır.
3 — Askeri yardım programı ile beraber sunulan bu paktı Amerikanın Birleşmiş Milletlere karşı olan vecibelerinin İhlâli mahiyetindedir.
4 — Avrupayı silâhlandırmak . vecibesi memleketi muazzam
taahhütler altına sürü tüyebil ir. Aynı komünist tehdidi milliyetçi Çin, Hlndiçin, Hindistan. Japonya, İrak. Suriye ve İrana I karşı da böyle bir taahhüt ai-ı tına girilmesini haklı gösterecektir.
5 — Bu yardımdan faydalanacak hükümetler komünist veya faşist hükümetler haline gelebilirler. Bundan başka bir veya İki yıla kadar Sovyet Rusya bir harbe girdiği takdirde Amerika tarafından verilen silâhlar Rusların eline geçebilir.
T af t sözlerine söyle son vermiştir:
«Rusya batı Avrupayi. taarruz ettiği takdirde Amcnkayı harbe girmek taahhüdü altına so-1 kan bir siyaset lehinde oy vermek isterdim fakat üçüncü bir dünya harbine yol açacak bir andlaşma İçin oy veremem.
Ayandan Cumhuriyetçi partinin dış siyaset sözcüsü Variden be rg. Taft'lan evvel yaptığı demeçte, askeri yardım programının Atlantik paktından ta-mamllt ayrı olduğuna dair LışlşJeri Bakanlığından aldığı bir tezkereyi okumuştur. Van-denberg, asken Atlantik paktın da tasarlanan savunma konseyi «bizzat kendi karşılıklı yar
I
1
Created by free version of 2PDF
Vahidettinin eşi
Ankara 11 — Son padişah Va-, hldettlnln eşi Şadiye Mftveddet d,m Programım- tesblt edinceye çiftçinin muayyen kanuni şart- katiar askeri yardım profrranu-lar dahilinde vatandaşlığımıza na alt müzakerenin gecik ti ril-alınması Bakanlar Kurulunca meslnl »'Şeşleri Bakanlığından kararlaştırılmıştır. | tetemiştir. Dışişleri Bakanlığı
verdiği cevapta mezkûr programın Türkiye ve Yunanistan gibi. paktı İmzalamayan devletlere de yardımı ihtiva eylediğini, paktı imzalayan devletlere verilecek silâhlanıl' 1ae savunma konseyi kurulduktan sonra bu konseyin yapacağı tavsiyelere İstinat ettirileceğini btldirmiş-tlr- > - .-.I-
Askeri yardım proğrarru. Demokrat liderlerden Scçtt’un tahminine göre çarşamba ak.şa-mı büyük bir çoğunlukla Atlan tik paktı tasdik edildikten hemen sonra Ayan meclisini verilecektir.
BORSA
20 40
ESHAM VE TAHVİLAT % t FAtZLZt TAHVtLLEH Şıra» - Erturum I
Slv - Ernırum 3-1 3030
1041 Demiryolu 1 1070
1041 Demiryolu R »ZJ
1941 Demiryolu EU SIJO
MIHI Mlldafs» 10 70
MIHI MadadLU ti >0.10
M1U1 MUdataa tn 10 JO
MIU Müdafaa IV 10 05
% ı raizLİ TkHvhjjm
KaUnnma 1 06 15
Kalkınma 11 SB
Kalkınma m S5 —
«s utıicrs» r 9.' —
048 Lstlleratı n 05 -
194! Demiryolu Vl
% 1 TAfZLl TAHVbLLEB
1933 Ereanl >3-
I93S İkramtvel! 20 İS
Mini Mddafaa m 11.—
Demiryolu İV V7.7S
DemlrVölU V 9? 63
3İÜ KET HİSSELE!!!
Merkez 8snk»3l 123--
!g Bankan 24 25
T. Ticaret Bankan SIÜ
Aralan Çimento I8--
SAHRAFLAftDA ALTIN
Ballılar
Gulden M W
Türk llraaı 40,80
Sterlin 85 80
Küle» 6 15
Resa* 43.50
Üç ilçede umumî meclis seçimini C. H. P. kazandı
Adana fi (AJl) — Danış tay -ca bozulan Feke, Kozan ve Kadirli ilçelerindeki İl genel meclis seçimleri diın tekrar yapıl-mışır. Sükûnetle ve llâdlsesiz geçen bu seçimlerin tasnifi sona ermiş, her üç ilçede de Ç H P. adayiannın kazandıkları anlaşılmıştır. Feke ve Kozandaki seçimlere yalnız C. H. P, Kadirlideki seçimlere ise C. H. P İle D. P. katılmışlardır tşlİrak nisp i-lerl yıizıle 50 İlâ 75 arasında değişmektedir.
Bahffe 1
12. Temmuz 1949
Hava kurumu
Turizm
Sabah Gazeteleri Ne Diyor ?
r

uçakları
Sııriyede gezinirken, ora yolculariyle dahi pek garip Siiriinen şekil ve şemailde, ıi Şarklı tipe rasladım. Gayet esmer, biri uzun ve zayıf, öbürü şişman ve kıstı boylu iki adam ki; kocaman sarıklarından ince bürümcük elbiselerine kadar bembeyaz giyinmişler. Şişmanı tinde pür azamet, zayıfı arkada el pençe divan yürüyor. Tam orta cağ hikâyelerinde gibi
Böyle bir fırsatı kaçırmamak istedim yarım arap-çamla, evvelâ kendimi takdim edip, sonra cinsiyetlerini sordum. Öndeki pür telâş ve pür alâka cevap verdi:
— Ben PakistanlIyım.. Fakat Arapça bilmiyorum... Farisî biliyor musunuz?
Bu sefer de çeyrek Farisi İle:
— Farisî bilmiyorum... Fakat anlaşabiliriz.
— Siz sahiden Türk mii-Türk
Uçak «atın almak için hariçten müracaat olmamıştır
siiniiz? Müslüman mü?
— Elbette...
Bîr iki sûre okumam üzerine, Öndeki ellerime sarıldı. Mukaddes bildiği bu ziyaret-gâh Samda evliya ile karşılaşmışa döndü Arkasındaki zevtf, büsbütün hayran ve perişan bakıyordu. Elimi u-ratmam üzerine. Hızın eteğinden yakalamışçasına sa-n'.dı. Az daha dizlerimi öpecekti.
Derken, balta külâhlı bir Ef?anlı belirdi. Meğer hep birlikte dolaşıyorlarmış. Ef-ganlı, Hindlilere kılavuzluk ediyormuş. Aramızda «lügatçe» bir muhavere devam ederek (yâni onlar Farisi ve Arabi halitası Orduca’dan ben de Osmanlıcadan faydalanarak) yürüdük.
Bu adamlar, her sözlerllc, her hareketleriyle, Türk milletine karşı yakınlıklarını 1-fade ediyorlardı. Yakın ve uzun hâtıralarım canlandı: Vaktiyle Kafkasyada, Kırgı-zistanda, Cezairde, hulâsa. Şimal iş arki d e ve Cenubu-garbide, müslümanlarla dolu memleketlerde hep böyle fevkalbeşer muamelesi görmüştüm. Bu da sırf Türk olduğum İçindi.
Fakat itibarının, yalnız miislüman muhitlerinde değildir. Bu sefer, Suriye ve Liibnanı dolaşırken, ırk ve mezhep kaynağı o muhitte, D ü nüsünden Ermenlslne kadar her türlü insandan, bilâ tefrik çok samimi, çok büyük İtibar ve İkram gürdük. Bunlar, asla karşılık beklemlyen, bir daha benimle tesadüf etmlyecek olan in sanların bir nevi huşua benzi yen ikram ve iltifatlarıydı. Hakşinas olmak İçin. Erme-Îıi halkının (evvelki seyahat-erimdeki muamelelerle kıyas olunmıyacak derecede) bize karşı sekiz dokuz muhtelif yerde, sekiz dokuz muh telif misalle «spontane» cemileler gösterdiler.
Bu arada. Şamlı bir Ermeni antikacının müzeye ben-«iyen muhteşem evinde, oğ-livle birlikte hlzl karşılayıp ağarlamasını, bütün Ermeni garsonların ve satıcıların İstisnaî bir tehalükle ikram, yahut tenzilât yapmak İstediklerini zikredeceğim.
Hele so>n sefer, tayyare yolculuğumuzda, Türkçe konuştuğumuzu duyan bir İhtiyar ermeni kadın yanımıza sokldu:
— Gocuklar! Siz Ermeni siniz? — dedi.
■— Hayır, Türk üz.
O da, derhal muhabbetle ellerimizi tuttu:
— öyleysen*, daha İyidir... Ben de Türkiyeliyim.
('oluk çocuğiyle bizi ahbap etti, derhal içli dışlı olduk.
Bütün bu tafsilâtı, milletimin, beynelmilel itibarını bir kere daha anlaması için; mukabeleleri buna göre yapması. ye her hareketinde hesaplı davranması İçin burada veriyorum.
Çok sevilenler, manen cömert olmasını da bilirler. Aksi de doğrudur: Ruhları cömert olanlar, etraflarında sevilirler.
Türk milletinde bu tılsım
Bazı gazeteler, Hava Kurumu uçak fabrikasına (THK. 5-A) turizm uçaklarından satınalmak İçin müracaat eden İsviçre ve daha altı yabanoı devletin müracaatının reddedildiğini yazmışlardı. Türk Hava Kurumandan bildirildiğine göre, Böyle bir hal varit değildir.
Türk Hava Kurumu uçak fabrikasına İsviçre hükümeti değil, İsviçreli bir firmanın latan-bul temsilcisinden bir teklif alınmıştır. Firma, mukabilinde paraşüt, İlk trener ve uçak malzemesi vermek suretiyle bir u- I çak İstemektedir. Bundan başka bir Fransız firması, uçak hakkında fenni bilgiler istemiş, flat sormuş ve firmaya cevap verilmiş İse de henüz hiç bir sipariş alınmamıştır.
Uçak fabrikamızın 949 yılı faaliyetinin % 58 ntsbetlnl uçak İmali, % 28 nlsbetlnl uçak tamiri ve % 14 ntsbetlnl de çeşitli işler teşkil etmektedir.
Hava Kurumu uçak fabrikası havacılık mevzuunu bir yana bırakmış değildir. Sermayesinden tamamlyle faydalanmak ve uçak yapımı masraflarını azaltmak için. % 14 nlsbetlnde çeşitli İşler yapmayı uygun görmüştür kİ bu usul bütün dünya uçak fabrikalarında da tatbik e-dllegelmektedlr.
Asıl hazin taraf
YENİ SABAH'm başmakalesinde Corum vapurunda ölenlerin bilhassa kadınlar, çocuklar ve İhtiyarlar olduğu belirtilerek şöyle deniyor:
Büyük denizlerde böyle yan gın vakaları olduğu vakit yolcular tamamlyle sükûn İçinde evvelâ kadın, ihtiyar ve çocukları tahlisiye sandallarına yük-lüyorlar ve sonra kendilerini dalgaların kucağına atıyorlar, hattâ nefislerini kurtarmakta fazla acele ederek bu kaideye riayet etmlyenlerl rövolver 11e tehdit ederek yola getiriyorlar. Şimdi ecnebilerde şahit olduğumuz bu civanmertlik ve faziletin bizde nümune ve tezahürünü görememezllk. bize kan ağlatıyor. Amma tramvaylarda, otobüslerde, vapurlarda giriş ve çıkışlarda şahit olduğumu! va-
kalar tehlikeli anlarda nasıl bir hareket hattı İttihaz olunacağını açıkça gösteriyor. Bir dakika evvel vapurdan fırlıyabtlmek için ne kadın, ne İhtiyar tanıyanların can pazarında ne türlü davranacaklarını tahmin kolaydır.

Çorum kıssasının hissesi
Selim Ragıb Emeç SON POS-Ta'daki makalesinde denizlerdeki nakliyat nfmmlarının tâdili gerektiğini ileri sürerek şöyle diyor:
Bu bahiste artık hiç bir iftü-balillga gös yumtılamaz ve «Çorum ■ hâdisesinin mesullleriyle beraber umumi olarak denizlerde yolcu ve eşya nakline alt nizamların da. bugünün İnsan! ihtiyaçlarına uygun bir surette
tesbLt ve tâdil edilmeleri, umumi efkârın bu bezin hâdise münasebetiyle tehalükle beklediği tabii bir neticedir.
* Davacıyız
Clhad Baban da TASVİR’drkl makalesinde şunları yazmaktadır:
Ey îz'an sahibi insanları... Biz söyleyiniz!... Can taşıyan vatandaşlar, ambarlarda, üstüs-te yolculuk eder mİ?... Ederse onların yeri boya fıçılarının yanı mıdır?... Ve boya fıçılarının yanında yolcu ettiğimiz İnsanlara bir tehlike ânında kurtulmak İmkânını verecek tedbirleri almadan yola çıkmanın adı nedir?...
Devlet Denizyolları... Evet... Devlet Denizyolları.. Vatandaş hayatiyle bu kadar lâüball bir surette oynayabilir mİ?
uzmanı
Devletçilik zarureti!
Faciadan kurtulanlar
neler anlatıyorlar?
Charles White memleketimizde tetkikata geldi
Ankara 11 (AA.) — aldığımıza göre Avrupa İşbirliği idaresi turizm Charles Whlte uçakla Atina’dan şehrimize gelmiştir.
Turizm İşlerinde 35 Bendik bir ihtisasa sahip ve Amerikan Express kumpanyasının eski bir memuru olan Charles Whlt.e kendisiyle görüşen Anadolu Ajansı muhabirine memleketimizde de turizm konusu üzerinde İncelemelerde bulunacağını ve bu hususta bir rapor hazırlıyarak E.C. Am teşkilâtına vereceğini ve böylelikle turizm işleri İçin Marshall plânından tahsisat ayrılmasını tek Uf edeceğini söylemiştir.
Charles Whlte ayın 13 ünde tstanbula hareket edecek ve u-rada Yalova, Adalar. Boğaziçi bölgelerinin turizm imkânlarını tetkik ederek tamire gidecek ve oradaki İncelemelerinden sonra ayın 14 ünde Ankaraya dönmüş olacaktır.
Haber İktisadi uzmanı
İzmir fuarı
Millî Eğitim pavıyonu zengin bir şekilde tertip edilecek
1049 İzmir Enternasyonal Fuarı münasebetiyle fuar içindeki Milli Eğitim pavlyonunun kız enstitüleri tarafından zengin bir şekilde açılması MUU Eğitim Bakanlığınca kararlaştırılmış ve hazırlıklara başlanmıştır.
Fuarın açLk bulunduğu günlere tesadüf eden fl-12/eylül/1949 günleri milli serbest güreş takımı fuar müsabakaları ve 20-25/ eylül/1949 günleri fuar kupası tenis müsabakaları tertip edilmesinin programa alınmış bulunduğu Beden Terbiyesi genel müdürlüğünden İzmir belediye başkanlığına bildirilmiştir.
Çekoslovakya ile ticaretimiz
Ticaret ve tediye anlaşması temmuzda İmzalandı
Ankara 11 (AA.) — Haber aldığımıza göre bir müddetten beri Prag'da Maslahatgüzarımızın başkanlığındaki bir heyetimizle Çekoslovak hükümeti ara sında yapılmakta olan müzakereler sona ererek 8 temmuz 1049 da yeni bir ticaret ve tediye anlaşması İmzalanmıştır.
Bu anlaşma esasları arasında Çekoslovakyanm Tlirklyeden 1 milyon 500 bin kilodan fazla tütün almasını temin edecek hükümler de vardır.
İstanbul kaymakamları değişecek
İstanbuldakl İdare âmirleri arasında hayli değişiklikler olacağı katileşmiş tir. Vali ve belediye reis muavinleriyle emniyet müdürünün vali olacakları alâkalı makamlarca da teyld edilmiştir.
Ayrıca şehrimizin belediye hudutları içinde bulunan on bir ilçenin kaymakamının dâ değiştirileceğinden bahsedilmektedir. Bu haber henüz şayia halindedir. Bununla beraber İ3-tanbuldan ayrılacak kaymakamların yerine kimlerin geleceğine dair de şehrimizde hususi haberler gelmektedir.
İstanbul kaymakamlarının nerelere gidecekleri malûm değilse de yalnız Eminönü kay------- ......ut.Muc uu »uauu makamı Baha Koldaş'ın Anka-var. Bu milli cazibe, fert'.e-'raya Emniyet Gemi MUdürlü-rin cinsî cazibesinden bile 6ü müdür muavinliğine tftyl-daha kıymetlidir. jnlnden katiyetle bahsedllmek-
(Vâ-NÛ) , tedir.
Beraber memlekete dönüyorduk. Ona kamara bileti almıştık. Benim bllelm güverte İdi. Fatma bir aralık Ambara benim yanıma geldi. Onu eşyalarırr yanına bırakarak, öteberi almak İçin dışarı çıktım. Bir de gemiye dönerken baktım kİ olanlar olmuş... Bir saat sonra ambardan Yatmanın yanık cesedini çıkardılar.»
Dört kurban veren bir baba
İleride başka bir ihtiyar hıç-kıra hıçkıra ağlıyor... Muhlddln özel adındaki bu zavallı, iki kızını, bir gelinin! ve bir de yeğenini kaybetmiş Muhlddln ö-zel'in, Muhsin adında bir akrabamı Hopaya gidiyormuş, Mu-lılddln özel de kızları, gelini vo yeğeniyle birlikte Muhsin 1 teşyle gelmiş: hep birlikte ambarda o-turuyorlarmLş. Bir aralık zarf, kâğıt lâzım olmuş. Muhlddln özel kâğıt almak İçin dışarı çıkmış. Fakat daha caddeye gelmeden bir gürültüdür kopmuş. Ondan sonra? Bir yığın duman, alevler, feryatlar ve dört ölü,.. ■Teşyle gelen dört kişi Ölmüş vö asıl yolcu Muhsin kurtulmuş.
Liman Hastanesinde
Liman hastanesinin önü de Morgun önünden pek farklı değil. Burada da hısımını, akrabasını ariyan bir yığın İnsan var.
Buradaki yaralılardan biri oldukça ağır. Mehmet Ardıç adındaki bu zavaUt zehirlenme tesiriyle baygın bir halde yatıyor. Doktorlar vaziyetinin çok ciddi olduğunu söylüyorlar.
Hastalardan bir diğer! de vü-oudunda. hiç yara olmadığı halde asabi bir buhran geçiriyor.
Nevzat Yolcu adındaki diğer bir delikanlının bütün yüzü ve elleri kâmilen yanmış. Annesty-le birlikte Artvin'e giden bu genç annesini de kaybetmiş.
Fedakâr bîr hamal
Liman hastanesinde yatanların en hafifi Nuri Mutlu. Rıhtımda hamallık eden Nuri geminin ateş aldığını görünce derhal ambara koşmuş. Evvelâ merdiven altına kadar İnmiş ve İki yolcuyu yukarı çıkarmış. Fakat alevlerin tesiri artmakta olduğundan, yüzüne ıslak bir bez sarıp bir daha İnmiş. Bu sefer de merdiven altından bir kız çıkarmış. Sonra tekrar ambara dalmış, a kişinin daha hayatını kurtarmış. Kendisi de ayaklarından ve vücudunun muhtelit yerlerinden yaralar almış. Fakat bütün yaralarına rağmen, bu kadar kişinin hayatını kurtardığından dolayı büyük bir haz duyuyor.
Gemide
Liman hastanesinden çıkıp Çoruma geliyoruz Geminin dış görünüşünde hiç lir arıza yok. 8adece güverte merdiveninin önünde birikmiş Ur yığın tasan görüyoruz. Bunlar faciadan tesadüfen kurtulan talihliler. Kimisi karpuz almak İçin dışarı çıkmış, kimisi rıntunda hemşe-risl ile konuşup rmuş, kimisi ambardan İlk hamlede dışarı fırlamış ve böylece kurtulmuşlar. Hepsinin yüzünde hayata yeniden kavuşmuş olmanın sevinci var. Bazıları da ambarda k&lan eşyalarına üzülüyor.
Güverteden ambarı seyrediyoruz. Yerlerde patlamış un ve mısır çuvalları, manifatura denkleri, bohçalar, kararmış ve
/ar.
Yangını ilk gören adam
Şimdi de Beyoğlu hastanesln-deylz. Hastanedeki yaralıların en haflflerinder biri Selâml özten. Yangını 111 olarak gören Selâml hâdiseyi şöyle anlatıyor:
( — Saat 8.30 civarındaydı. Ekmeğimi alarak ambara indim Dip ambardayım bir aralık elimin büyüklüğünde bir çuvalın yanmakta olduğu gözüme lUştl. Hemen sol ayağımla ezmeğe çalıştım. Alev kesildi. Fakat derken yeniden parladı ve bir duman yükseldi. Havayı da ağır bir koku kapladı Filim kokusu, boynuz kokusu gibi blrşey. Ben derhal üst ambara çıktım. Yangın var diye bağırdım. Herkes merdivenlere hücum etti. Eşyalarla yolu tıkadılar. O esnada yeniden büyük bir duman çıktı ve müthiş bir hararet ambarı sarıverdi Ben canımı kurtardım Sonra ne oldu bilmiyorum.»
Gözlerini kaybeden bir çocuk
Beyoğlu hastnesindekl en feci yaralılardan biri Yılmaz tylde-gür adındaki bir çocuk.
Yılmazın yüzünde hiç bir yara bere olmadığı halde gözleri görmemektedir.
Yılmaz sadece 3ablt nazarlarla etrafına bakmıyor .
(— Gözlerin açılacak Yılmaz, göreceksin.» diyorlar. İnanmıyor, Biz koğuştan çıkarken:
(— Görmüyorum, görmüyorum» diye Yılmazıtn inlediği İşitiliyor .
İşte bir facianın kısa bir pa-naromast.
O
tevzii
Dünden itibaren dört büroda b^'/’dı
Hıfzı TOPUZ
Bir hafta içinde gelen ithal malları
Son bir hatta zarfında limanımıza 14 ecnebi şilep gelmiştir. Bunların getirdikleri mallar listesini veriyoruz: 37 ton çember, 8 ton çelik yay, 3 ton otomobil lâstiği, 82 ton plâk imâli İçin madde. 49 ton kakao, 29 ton gazete mürekkebi, 14 ton lehim, 964 ton (ellk boru. 24 ton muşamba, 19 ton oyun kâğıdı, 222 ton kauçuk, 96 ton deri. 30 ton boya, 567 ton demir tel, 03 ton ateş tuğlası, 158 ton keresle. 243 ton galvanizli va-
Ticaret ve Ekonomi Bakanı B. Vedat Dicleli. Ankara-da gazetecilelre yaptığı hasbıhalde, memleketin tarihi gelişmelerine ve ekonomik zaruretlerine mâkes olan delvetçiliğin ta tb i katiyle ilgili olarak «İşletmeler Bakanlığı» nın kurulduğunu ve İni teşkilâtın ayrılmasından sonra Ekonomi Bakanlığına düşen başlıca vazifeleri anlatmış. Nazariyatta gönül ferahlatıcı izahatını gazetelerde okuduk, tatbikattaki müspet neticelerini dört gözle bekliyoruz.
Gene o hasbıhal esnasında, bugünkü para darlığı mevzuu üzerinde gazetecilerin sordukları suale, mesul bir adam sıfatiyle değil, İktisadî kültür sahibi bir arkadaş sıfatiyle cevap veren sayın Dicleli, dünya fiatlerin-de bir tenezzül temayülü görüldüğünü, harb içinde tatmin edilememiş olan ihtiyaçları karşılamak endişe ve gayretiyle harh ekonomisinden sulh ekonomisine geçilince geniş ölçüde İstihsal hareketi başladığını ve bugün en yüksek seviyesini bulduğunu anlatarak sözlerini sövle bitirmiş:
(— Artık bundan sonra mal satabilmek için yalnız İmalât kâfi değildir. Ucuz elde etmez ve müstehlike mütevazı bir temettü ile devretmeğe razı olmak lâzımdır. Bit memlekette para darlgının en büyük tezahürü, flat seviyesinin düşmesidir. Bugiin memleketimizde iç istihsal mallarımızın umumi şekilde ucuzlamakta olduğuna dair bir kanaat sahibi değilim Bu İtibarla para darlığından şikâyet edelner. zanntmea. ya daha yüksek maliyet üzerinden mal mubayaa edip bugün flat tenezzülleri karşısında malını e-llnden çıhkarmak Istemlyenler yahut da harb yıllarındaki yüksek kazançlarının hasretini çekenlerdir »
Avrupa Ekonomik Işbirli-


o Û_
C\l
O
o
$2 (D >
0 P
■o
0 ra
2 O
ril, 331 ton çivi teli, 420 ton çl- tevzi etmek İmkânı da
vl. 50 ton galvanizli tel. 35 ton sftg]anmiştır Yen! sistem sa-1.2._t- an ı__ı-.ı... i nn
kürek. 38 ton bakır kablo. 100 ton tebeşir tozu.
Belediye imar işlerinde tuttuğu yolu değiştiriyor
Merkezi birkaç semt müstesna diğer semtlerde inşaat ve arsa tasarruflarının bes bırakılması düşünülüyor
ser-
1949-1950 kok kömürü dağıtımına dün şehrimizde başlanmıştır. Bu yıl. halka kolaylık maksadiyle İstanbul Kömür Satış ve Tevzi Müessesesl tarafın- idaresinin. 1(M9 senesi İlk dan açılan dört yeni büronun üc avında Avrupndaki ikti-faydası daha tevziatın İlk &ü- Sadî kalkınmaca dair ve ay-nıinden İtibaren belli olmuştur.; gün gazetelerce nesrcdı-Filhakika şimdiye kadar yalnız( |en raporunda da, Marshall Galatadaki Kozluca hanında-,a---------- j~l:, —*-*-•-*
ordino verilirken, bu İşin Fatih. Emnönü, Üsküdar ve Kadıköy-de açılan yeni bürolar vasıtasl-le de yapılmağa başlanması hal] kı güçlükten kurtarmıştır. Bundan başka yeni açılan bürolar ( kaydediliyordu vasıtasiyle istihkak sahiplerinin .......
ordinolarını daha süratli bir
plânına dahil muhtelif meni leke İterde istihsal sahasında ilerlemeler olduğu ve Türkive müstesna, her memlekette fiatlerde istikrar veva azalma görüldüğü
vesinde şimdi halka günde 1000 ordino verilebilmektedir, tstan-bulda 100 bine 3akın istihkak) sahibi bulunduğundan, herkes gününde ordinosunu aldığı tak-dtıde tevzi İşinin azami 3-4 ay içinde bitirileceği ve kış mevsim! başında herkesin kömürünü almış olacağı anlaşılmakladır.
I

İnşaat yaptıran vo yaptıracak olanların şehir ve İmâr plânları yüzünden uğradıkları sıkıntılar malûmdur, İstanbu-lun neresinde olursa olsun bir bina yaptırmak lstlyen kimsenin karşısına şehir plânının henüz belli olmıyan müstakbel projeleri çıkarılmakla ve işler bu yüzden aylarca uzadığı gibi, ekserlytle de netice alınamamaktadır. Ayrıca istimlâk sahasına dahildir diye senelerce bir çok kimselerin arsalarındaki tasarrufları menedilmiş bir halde bulunmaktadır. İnşaat işlerini tanzim eden yapı ve yollar kanununda arsa ve inşaat sahipleri lehinde bir çok hükümler mevcut olduğu halde daha ziyade İstanbulun müstakbel yıllara ait İmârı göz ö-nünda tutularak hazırlanan yapı ve yollar talimatnamesi İş ve arsa sahiplerini bir çok güçlüklere duçar etmektedir. Hattâ bu talimatnamenin asıl knauna aykırı hükümlerinin bulunduğu da İddia olunmaktadır.
Şehrlmizdokl semtlerden çoğunun İmâr plânlan henüz hazırlanmamıştır. Hazırlanıp bakanlıkça tasdik edilenlerin dahi nihayet umumi bir fikir vereceği kabul edilmektedir. Bu sebeple semtlerin İmâr plânlarından başka tafsilâtlı tatbikat (Plânları hazırlanmadan ne ar-
salar üzerindeki vatandaş tasarrufunun tahdidi ve ne de yapılacak İnşaatın basit teferruatına müdahale doğru görülmemektedir, Esasen İstanbulun İmârı en az 70-80 seneye ve pek muazzam paraların sarfına mü tevakkıf görülmektedir.
Bu sebeple belediye İmar ve inşaat İşlerinde tuttuğu yolu değiştirmeğe karar vermiştir. Tafsilâtlı tatbikat plânları hazırlanıp tasdik edilen merkezi bir kaç semt İstisna edilerek diğer smetlerdekl İnşaat ve arsa tasarruflarının tamamen serbest bırakılması düşünülmek tedir. Bu hususta ay sonunda yapılacak umumi meclisin fevkalâde toplantısında görüşülerek karara başlanacaktır. Bu ar&da yapı ve yollar talimatnamesinin değiştirilmesi de İcap edecektir.
Diğer taraftan İmar va yapı işlerini tamamen belediyenin üstüno alması tenkld ediliyor. Bu işler ilçelerde kaymakamlıklarla belediye şubesi müdürlüklerine bırakılacaktır. Belediye sadece kontrol va murakabe vazifesini muhafaza edecektir.
tleri sürülen bu fikir ve müta lâalar umumi meclis tarafından tasvip edildiği takdirde bir çok Işsahlplertntn maruz kaldıkları güçlükler mühim derecede hafiflemiş olaoaklu-.
Hava Kurumu faaliyeti arttı
Tiirk Hava Kurumu faaliyetini arttırmıştır. Kurumla muhitinde bulunan kimselerin daha fazla alâkalanması için bazı tedbirler alınmaktadır. Bu arada her kurum kendi çevresi dahilindeki vatandaşların bu İşle daha yakından İlgisini sağlamak İçin muhtelif vesilelerden İstifade edecektir.
Hava Kıırumunun Erenköy bucağı başkanlığı yarın akşanı Suadlye gazinosunda bir eğlence tertip etmiştir. Bu gecenin neşeli olması İçin büyük fedakârlıklar yapılmıştır.
Tekel Bakanı gitti
Tekel ve Oiimrük Bakanı Dr
Fazıl Şerefettin Biirge ekspresle An karaya gitmiştir
Dr. Vine Karabükte tetkikata gitti
Ankara 11 (AA ) — İki gün önce şehrimize gelmiş olan Birleşmiş Milletler sağlık teşkilâtı Üyelerinden Dr. Vlne, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı sıtma savaşı genel müdürü Dr. Seyfettin Okan İle birlikte Karabük'e gitmiştir.
Karabük'teki sıtma ve diğer sağlık konuları üzerindeki tetkiklerini müteakip Dr. Vlne İle Dr. Seyfeddlu Okan, Zon-guldağa ve oradan da takriben 18 gün sürecek olan Karadeniz gazisine çıkacaklar va çeşitli sağlık konulan üzerinde tetkikler yapacaklardır.
Fiat yükselişlerinde, malını elden çıkarmak îsterıi-venlerin. harb Yıllarındaki kazançlarının hasretini çekenlerin rol oynadıkları hususunda B. Diclelinin kanaatine iştirak edivomz ve e«ıa-sen bunu her ve«’le ile belirtmekten de geri durmuyoruz.
Fakat sayın B Vedat Die-leli'nin tâbirivle (memleketin ekonomik zaruretlerin® mâkes olan devletçiliğin) etinde bulunan geniş mikyasta ve çeşitli isletmelerin ’ıu istikrarsızlıkta, bu tiat Yükselişlerinde büviik bir mlı| yok mudur acaba? O isletmeler harb içinde tatmin «>• lunamıvan memleket ihtiyaçlarını harbden sonra tatmin edebilmişler midir? O işletmeler bugün nıal satabilmek için ucuz elde ehwk ve müstehlike mütevazı bir temettü üe devretmeğe razı olmak zaruretini kabul etmişler midir?
Bu suallerin cevabını da Sümer Bank Umum mudil riiniin ağzından dinîiyel’m. Ticaret Bakanından bir giit* sonra İstanbııldı» gazetecilerle konuşan bav unurın müdür, Sümer B^nk fabrikalarının faalivetî etrahMa izahat verdikten sonra şöyle demiş:
«— Sümer Bank mamulleri bugünkü fiatlerden daha ucuza maledilcmcz ve daha ucuz satılamaz.»
Demek ki hizdeki istikrarsızlık, fiat yüksekliği, memleketin ekonomik zaruretlerine mâkes olan devletçiliğin İcap ve zaruretlerinden ileri geliyor! Su halde kimden ne bekllyebiliriz?
Cemal Retık
Çay ithali
Tekel İdaresi herhangi ble ihtimale karşı elinde devamlı Olarak çay stoku bulundurmaktadır. Seylân, Çin, Hindistan ve Formoza menşeli çayları kullanan İdare son olarak 119 ton çay ithal etmiştir.
Sshlte 1 , KS'l'1_______________________________________________________________________________12 Temmuz KUP
fiir facianın içyüzü Dslapdere cinayeti faili delilik iddia ediyor
Bîr kibrit ışığı altında Allahtan başka şahidi olmıyan cinayeti; kaatil bütün tafsilâ tiyle anlattığı halde, şimdi; «deliyim» diyor.
Yirmi allı yaşında, boylu boslu, güçlü, kuvvetli bir delikanlı olmasına rağmen, İkinci A;ır ceau mahkemesi baştanının karşısında sorguya çekildiği zaman :
-- Ne iş yaparsın?
Sualine:
— Atoarayda Tevekkül hanı imında müstahdemim! .
Diyen Mustafa çetlnkaya, nir kaç gün evvel kapısına kırınım mühür vurulmak üzere muamelesinin İkmalini bekliyen, boş ve köhne bir randevu evinin tamtakır bir odasının toz toprak içindeki köşesine atılıver-miş olan bir saman çille Üzerinde, Dolapderenin yersiz yurd-cıır. günahkâr kadınlarından biriyle geçirmek İstediği bir zevk F ceslnln kefaretini şimdi yıl-1 İaren. cezaevinde geçireceği ge-1 c'-’—le ödemeğe uğraşıyor
''inayeti işlediği gecenin gün-tF’Tİnü o yirmi bir yaşındaki jdety, Ftinnhk&r kadınla geçiren Mustafa Çetin kaya bu kadını niçin öldürmüştü?
Bunu muhakkak ki ilahi bilmiyordu. Çünkü bomboş bir evin, bomboş cinayet oda-sırda yakılan bir kibrit ışığı I altın d: konuştuklarını gören ve duyan Allahtan başka kimse yoktu.

Mustafa Çetlnkaya, meşhud suçlar kanununa güre muhake- 1 mr edilmek üzere cinayetin ertesi günü İkinci Ağırceza mahkemesi huzuruna çıkarıldığı zaman faciayı şöyle tafsil etmlş-U:
— Cemile 11e bir aydan fazla bir zamandır, sinemalara, kırlara gider dolaşır, gezerdik. Fakat unun bir dostu olduğunu öğrendiğim için elimi çekmek İstiyordum. Vaka günü başka bir kadınla Bomontlye gitmiş; oradan dönerek tekrar Dolap-dereye Yenişehirde kahvehaneye gelmiştim. Cemileyi burada bir masada oturur buldum. O, bulunduğu yerden kalkarak benim m ar ama geldi. Benim oradan aldığım başka bir kadınla Bomontiye gittiğimi duymuş, bana çattı, ve sonra:
— Kamım aç. bana bir kaç lokma bir şey yedir! dedi.
Yenişehirde içkili bir lokantaya girdik. Biraz bir şey yedik. Ve bir kaç şişe de bira İçtik. Gece saat ona geliyordu. «Ben artık gideyim» dedim. Cemile: »Hayır, gitmıyeceksln!» dedi. Sebebini sordum. -.Bu akşam bende kalacaksın!» diye mukabele etti. Onun kendisinin doğru dürüst yatacak bir yeri olmadığını bildiğim İçin :
— Senin evin yerin yok kİ!., dedim. O: «Benim çok İyi bir evim var! Muhakkak geleceksin!» dedi. İkimiz de bayii keyiftik. Bir çocukla birine haber gönderdi. Ve çocuk bir anahtar getirdi. Berabeıce birahaneden çıkarak yola koyulduk. Yolda anahtarı gönderen evsahibl kadınla konuştuk. Ve Cemile onun eline bir şey verdi. Sonra
Yazan: Remzi TOZANOftLU
Batı devletlerinin büyük denli manevralarını İdare etmiş olan İngiliz, Fransa ve «olanda amiralleri kurmnylarile beraber
Amerikan tılıbında bir deneme: Bingham plânı
Plânın gayesi, köy ahalisine daha yüksek bir tıbbî bakım imkânını hazır bulundurmaktadır
yine : «Soyun!» dedi ve ağır sözler söyledi. Ona: «Beni rahat bırak, sen de rahatına bak!» ' i«.«.Jmse de o: -Ben seni buraya niçin getirdim, demek sen de erkek değilmişsin. Öyle İse bir sana, bir de bana birer er-kendlsl kck bulalım!» dedi. Bu söz üze-‘ * rlne bütün sinirlerim ayağa
kalktı. Ondan sonra ne yaptı------— .............gımı bilmiyorum. O yere yıkıl-bunların harekâtım ve mıştı. ..Cemile! Cemile!» diye ’ seslendim. Cevap vermedi. İçime bir ürküntü gelmişti. Odadan dışarı fırladım. Ve sokak kapısından çıkıp yollara düştüm. Bir aralık sigara İçmek İçin elimi cebime attım. Paketin , yanında çıplak bıçağım duruyordu. Dikkatle bakınca kanlanmış olduğunu göTdüm. Ve fırlatıp attım. Az sonra geçen bir taksiye «ılıyarak. Aksaray-da Yusufpaşadaki hamama geldim. Bahçe kapısını açtırarak içeri girdim. Duracak halim yoktu. Şöyle bir kerevet tinerine uzandım. -Ve hasla olduğumu söyliyerek o gün çalışa-bir kaç saat geçmişti kİ bir kaç mıyacağımı bildirdim. Aradan sivil adam beni uykumdan kal-dırdt. Ve kelepçeyi koli arıma geçirdiler.»
*
O gün Mustafa Çetlnkayanın Cemile İle beraber olduğunu bilenler. Cemileye evin anahtarını vererek Mustafa ile gönderen kadın, Muştalanın gece geç vakit hamama geldiğini söyliyen hamamcılar ve diğer İki günahkâr kadın, yaptıkları şahitliklerle, kastilin itiraflarını bir esasa bağlıyorlar. Bu şekilde meşhud suçlar kanununda güdülen gaye yerine geliyor. I Ve duruşma bir günde sona eriyor.
Cinayetin, bizzat tahkikatını1 yapmış olan savcı esas halikındaki mütalâasını serde de rek maktul kadının ağır kikfûr etmesini cezayı altıda bir azaltacak şekilde on sekiz sene ınüd detle hapsini istiyor.
Kanun: bir suçlunun sabıkası olup olmdaığınm, mutlaka sorulmasını da emrettiği için Hafik kazasının Kara dizgin köyünden olan Mustafa Çetlnka----------- _ „ . ------------yanın da bu muamelesinin ik-yine onunla beraber ilerledik.■ mali lâzım... Ankara merkezi Kilise sokağına gelmiştik. Ben adli sicil umum müdürlüğün-yiııe ondan ayrılmaklığımı tek-‘den telgrafla yapılan soruya lif ettim. Yine ısrarla »Olmaz!» cevap gelmemiş olduğundan bu dedi Ve koluma girdi. Beraber- [ cevabın gelmesine ce eve gittik O. sokak kapısı- Mustafa cezaevine gönderilmiş ilin üstündeki bir kilidi açtı. | ve duruşması bir hafta sonraya İçeriye girdik. Etraf zifiri ka- bırakılmıştır.
ranlıktı. «Lâmbaları yak!» de- Bir hafta sonra dini. -Burada lâmba yok!» de- gelerek mahkeme huzuruna çı-(ü. Bir kibrit çaktım. Bomboş I kan Mustafa Çetlnkaya; İlk bîr evdi burası. Cemile hemen mahkemesi sonunda, hâkimin: oracıktaki bir odaya daldı. Ben] — Bir diyeceğin var mı? de daldım. Vakit vakit kibrit Sualine karşı:
ışığına başvuruyorduk. Bir ke- - Hiçbir diyeceğim yok! dekarda eski »aman bir şilte, bir dlğ) halde bu seferki tarafta eski ve kırık dökük bir mahkemeye bir istida vermiş ve koltuk vardı. Çok sarheş oldu- cinayeti işlediği anda deli olgumuzdan farkettlğlnı için hemen şilteye elbisemle ayakkabılarımla Uîandım. Cemile koltukta sigara içiyordu Ben sızmış-1 tim. Bir aralık beni dürterek kaldırdı: (Kalk da soyun» dedi. Ben «Biraz sonra...» dedim.' Çünkü başımı kaldıracak halim yoktu. Elimi yüzümü yıkamak için su istedim. Cemile «Burada «u ne grar7» dedi. Tekrar sız-' •nişim. Ne kadar geçti bUmlyo-' rum, beni tekrar kaldırarak.
ile de France anlonliğinde çocuk bahçesi
Patiste Venailks sarayı bahçelerimle bir gere eğlencesi
dıığunu İddia etmiştir. Mahkeme, bir sanığın bütün müdafaa yollarını da düşündüğü içindir ki Mııstafanın bu İddiasının doğru olup olmadığının, adliye doktorunca tesblt edilmesine karar vermiştir. Yarın yapılacak olan son duruşmasında, Mustafa Çetlnkayanın bu iddiasının ne dereceye kadar doğru olduğu adalet doktorunun raporundan anlaşılacaktır i
Remzi TOZANOGLÜ
On bej yüdanberi Birleşik A-merlkanın az tanınmış teşkilâtından biri olan Bingham ortaklık fonu, Amerikanın şimal doğusunda yer alan New Eng-Jand kasabasında hastane servisi hakımından müstesna bir tecrübeye girişmiş bulunuyordu. Bu teşkilâtın gayesi tıp bilgisini ve büyük bir tıp merkezinin pahalıya mal olan kolaylıklarını köy doktorlarına ve bunların hastalarına ulaştırabilmek İçin pratik bir İmkân geliştirmek gayesine İstinat ediyordu. Nitekim. teşkilât, mahalli, havali ve metropoliten hastanlerini gayet yakın bir İşbirllğiyle ve tam mânaslyle birleştiren bir sistemle bu maksadını tahakkuk etUrmlştlr.
Bingham programı 1931 de Rumford'da nahiye hastanesini btlyiik şehir hastanelerinin ölçülerine elverişli olabilecek bir şekilde kalkındırmak gayesile İşe başlamıştı. Arası çok geçmeden böyle bir plânın gerçekleşmesine imkân ve ihtimal olmadığı derhal analşıldı. Zira küçük bir kasaba hastanesini büyük şehir ölçülerine elverişli olabilecek bir şekilde kalkındırmak İçin küçük bir hastanenin temin edemlyeceği kadar çok paraya İhtiyaç vardı. Bu vaziyet karşısında Rumford ve diğer küçük kasaba hastanlerlni mahalli ve umum! bir hsatane-ye bağlamak suretiyle büyük şehLr ölçülerine kavuşturmağa karar verilmişti. Yeni program, 1935 yılında altı nahiye hastanesinde başlanmıştı. Bu hastaneler büyüklük İtibariyle 30 ilâ 66 yataklı idi. Bağlı bulundukları hastane de Lelston'da 193 yataklı Central Malne General Hospital idi. O zamandan beri sekiz nahiv- hastanesi bu gruba dahil olmuştuı.
Frıınsada bisiklet turu devam ediyor. Fransız gazeteleri, bu yanşa dair sütunlar dolusu yazılar yazmaktadır. Yanşa Fransız ve ecnebi yüzlerce seyirci iştirak ediyor. Klişemiz şimdiye kadar kaledüen merhalelerde İkincJ gelen Belçikalı Kubberi gösteriyor.
Plajlarda deniz mayosu üzerinde rriilmck için yapılan yeni bir rop
Amerikanın fnt(. t-î» rn iyi gelen fotojeni!,' km
Bu gruplarla Bingham fonu önemli bir faaliyet programına başlamak imkânını elde etmiştir. Lâboratuvar servisi başvurulan ilk kolaylıklardan birini teşkil ediyordu. Hastanelere lâboratuvar temin etme İşinde büyük bir muvaffakiyet elde etmişti. Ancak, küçük hastanelerin lâboratuvarı mahalli hastanede tesis ediimişt!. Lâboratuvar. gerek teçhizat ve gerekse personel bakımından gayet modern bir durum arzediyordu. Küçük hastanelerde faaliyette bulunan doktorlar, bu hastanedeki lâboraLuvara tahlil Örnekleri gönderiyorlardı. Daha sonra, küçük hastanelerde küçük kimya ve kan lâboratu-varları kuruldu. Bu lâboratu-variarda birer teknisyen vazife görüyordu. Halen kan tahlilleri ve alelade kimyevi tahliller mahalli idare tarafından yapılmakladır. Ayrıca, lüzum görüldüğü vakit randevu Ue bir havali dahiliye mütehassısından ı İstifade etmek kabil* nlmltni.ad»r Cerrahi ve diğer örnekler doğrudan doğruya havali hastanesine gönderilmektedir. Bu raporlar 4k saat zarfında ve müstacel durumlarda daha da çabuk gönderilmektedir. Kısaca, buğun Bingham nahiye hastanelerinin büyük şehir hastaneleri âyarında lâboratuvar servisleri vardır.
X şuaı ve kardiyografi alanında da bu gibi servisler kurulmuştur. Bingham plânı tatbik edidiğl sırada hiç bir nahiye hastanesinin X şuaı teç-hiZall yoktu. Bingham plânı Y şua» teçhizatı satın almak İsteyen üye hastanelerin X şuaı teknisyenlerini talim ve terbiye etmek İçin lüzumlu olan parayı teinin ediyordu. Ayrıca çekilen fil imleri okumak için havali hastanesinde bütün gün çalışan radyolojisüer vardı Çekik-ıi filimler posta 11e nahiye hastanesine iade ediliyordu veyahut haftalık ziyaret esnasında radyolojisüer bu lilun-jleri nahiye hastaleslnde tefidir ediyorlardı. Kardiyografi servisi de posta ile idame ettiriliyordu i Mahalli hastanedeki doktorlar kalbın durumunu belirten grafikleri doğrudan doğruya lıavall has'.aneslndjfei uzmanlara gön-ı derin' I; tedirler. Radyografide olduğu gjbl kâihiyoğrafide do bilhassa halledilmesi çok gıiç
olan meseleler daha önemli ua> manlar tarafından tetkik edilmek ÜMre Boston merkezin* gönderilmektedir.
Bu gibi servislerden başka, Bingham programı bir çok hastaların hastalıklarını teşhis etme imkânlarını sağlamaktadır. Ltlzum görüldüğü takdirde, bir hastayı, teşhis ettirmek İçin Pratt teşhis hastanesine göndermek kabildir. Pratt hastanesi. teşhis sahasında dünyanın en meşhur hastanesidir Bu hastaneye Pratt İsmi verilmiştir. Çünkü, bu mllesese doğrudan doğruya Bingham programının müesslslerlnden Dr. Jc-seph H Pratt teklifi üzerine tahakkuk etmiştir. Umumiyet Itibarlle nahiye hastaneleri büyük şehre gönderildikleri vakit gerek teşhis ve gerekse tedavi durumları gözün ünd tutulmaktadır. Lâkin Dr. Pratt büyük şehirde nahiye hastalarının sadece teşhis bakımından alıkonulmalarını ve teşhis yapıldıktan sonra esas tedavi İçLu nahiyelerine gönderilmelerini muvafık görmüştür. Böylece büyük şehre gönderilen hastalara derhal teşhis konulmakta ve tedavi bakını nadan lüzumlu tavsiyeler İler Isürülerek geri çevrilmektedir .
Kısaca .direkt servis bakımından Bingham programı bu esaslar dahilinde çalışmaktadır. Diğer taraftan bu programın mahalli doktorlara sağladığı öğretim programı da gayet önemlidir. Binıjıam fonu hesabına Boston’a celbedUen tıp personeli Tufts tıp kolejinde ve diğer Boston tıp okullarında öğretim hastanelerinde tâlin» ve terbiye görmektedirler.
Bingham programı sadece, doktor değil, aynı zamanda hastane personelini de tâlim ve terbiye etmektedir. Fon tıp teknolojisi tedris eden dört okul temin etmiştir.
Bundan sonraki bir kaç yıl esnasında fon esaslı bir cerrahî program İnkişaf ettirmeği tasarlamaktadır Cerrahi projeler arasında bazı önemli ameliyatları nahiye hastanesinde yapabilecek şekilde basitleştirmek gayesi de yer almaktadır Biııg-ham projesinin gayesi köy a-hallsine daha yüksek kaliteli bir tıbbi ihtimam temin etmek değil, böyle bir İmkânı her zaman ve daima hazır bulundurmaktır. Gelecekte bazı havali hastaneleri köydeki hastalarını doğrudan doğruya şehirde tedavi etirmek imkânım tasarlayabilir. Fakat havali hastanelerinin takip ettikleri ilk yol küçük şehirlerde yaşayan dok-tolara, kendileriyle birlikte yaşayan haftalara daha İyi bir tedavi sağlamak hususunda yardımda bulunmaktır.
Devlet Öpere sı
A çık bav a Temsilleri II - 12 - 13 temmuz SEVİL BERBERİ
Temsiller 21 30 du başlar, biletler her gün *aat 10 dan 20 ye kadar ı?ehir Tiyatrosunda ve temsil akşamları 20 den İtibaren acık hava tiyatrosunda satılmaktadır.
15 - 16 - 18 temmuz geceleri LA BOHEM biletleri satışa çıkarılmıştır.
Biletler 5 - 3 - 2 - liradır.
Created by free version of 2PDF
Otomobil
hırsızları

Türkiye, huğun Avrııpanın kalesidir
Şanghayda bir hâdise
Dorothy Thompson’un bir Amerikan dergisinde bize dair makalesi
Komünistler Amerikan konsolos muavinini hapsederek döğdüler
Ingilizler otomobil hırsızlarını yakalatan bir alet icat ettiler —E---------------
Yılda 15 bin teneke istihsale
karşı 30 bin teneke istihlâk!
İhtilâl mehneketlyle siyasi ve ticari münasebetlere girişen ilk memleketler arasındadır.
Atatttrkün kendisi de İnkılâpçı idi. Fakat başlanılan müna-sebeîter muayyen bir hududu b-şarak samimi İtimat derecesine hiçbir zaman gelmiş değildir. Türkler. Rusların Türk topraklarında gözü olduğunu pek iyi bilirler. İstanbul şehriyle Bo-ğaslar Rusların her «aman u-laşmastnı anru ettikleri hedeflerdir.
Türkler pek uzak olmıyan bir mazide Batılı milletlerin Boğanları Ruslarla pazarlığa girişmek için bir koz olarak kullandıklarını ve Çarların da Boğaz! ara mukabil Doğu Avrupadak! birçok isteklerinden fedakârlıkta bulunmuş olduklarını henüz un utma mışlard ır.
Bir taarruza uğradıkları takdirde Türkler Tınman doktrini veya Atlantik Paktı olsa da olmasa da. memleketlerini müdafaa edeceklerdir ve bunun İçin dalma hazırlanmaktodıriar.
Bu hazırlıklar Türkler» bütçelerinin yansına malolm akta dır Türkler bir buçuk milyon İnsanı uzun zaman silâh altında tutmuşlardı. Amerikalı müşahitler Türk ordusunun rasyonel bir şeklide çalışması ve daha İyi bir tâlim ve teçhizata malik olması için g ay er t etmektedirler. Türk ordusu mevcudu şimdi 500 bin kişiye inmiştir.
Türkler iltihak edecekleri tarafı kesin bir şekilde seçmişlerdir Türkler Rusların Batılı müttefiklere karşı harb açmaları takdirinde müttefiklerin ve bilhassa Amerikalıların zaferi kazanacaklarından emindirler.
Mütaakıben makale muharriri, Türklyede gelişen demokrasi cereyanından. Türk kadınlarına bütün medeni ve siyasi hakların verildiğinden bahsederek makalesini şöyle bitiriyor:
«Bir Amerikan kadını, Avru-panın hiçbir tarafında kendisine bir Türk kadanı. gibi zekice sualler sorabilecek, bîr Türk kadını gibi kendisiyle mâkul konuşabilecek bir kadına tesadöl edemez Türk kadını İçin de-
Bir Amerikan dergteindfl Dorothy Thompson yanıyor:
Ardı aran keşlimtyen harblar-den kendini fcurta ramıyan Yu-nanlsttından Türklyey» gelmek İçin Ege denizin! geçmek kâfidir. Fakat, yekdlğerlnden mesafesi kua olan bu İki memleketin hayat şartları birbirinden tamamen farklıdır.
Coğrafi bakımdan arazisinin bir kısmı Asyada bulunan Türkiye. bugün her zamandan fasla bir Avrupa memleketi olduğu flklr ve İddiasındadır ve filhakika o bugün Avrııpanın bir kale ve köprübaşıdır.
1523 te geniş OsmanlI imparatorluğu bakiye ve cevherinden bir Türkiye meydana getiren Atatürk, nazarlarını Batiya tevcih etmişti,
Sovyet Rusya İle komşu olup da peyk memleketler sırasına girmemiş, içine beşinci kol sokmamış ve ordu ve cemiyetinin morali bozulmıyarak sağlam kalmış Türkiyeden başka ikinci bir memleket mevcut değildir Türkiye Batidaki mânasiyle demokrasi değilse de. bu Istikame-te doğru süratli adımlarla ge-Üşme gösteren bîr memlekettir.
Türkiye ikinci Dünya Savacında tarafsız kaldığından, harb tahribatından masun kalmıştır. Türklyenin ne Sovyet ittihadı, ne de her hangi bir memleketin peyki olmağa hiç niyeti yoktur. O. Batı demokrasileri Ue tam bir işbirliği yapmağa İmadedlr.
Türayede komünizm tehlikesiz bir hale getirilmiştir. Bu merale üzerinde bütün memlekette fikir ve görüş birliği mevruttur Türklere göre komünizm. Rusya demektir. Rusya İse Türklyenin daimi düşmanı demektir.
Türklyede temas ettiğiniz her şahıs, ailesi efradından bir veya birkaçının Moskoflarla yapılan harblerde şehld olduğunu »İra söyler. Çarlık Rnsyası İle bugünkü Kamünfst Rusya da birbiri nden farklı şeyler değildirler.
Bu hakikat, çak yalan bir mazide Türkiyenln Sovyet Rusya He dostane münasebette bulun- mokrari: düşünme, çalışma ve masına mâni olmadı. Atatürk, öğrenme seTbestlsi demektir.» Sovyet. Rusyayı tanıyan ve bu Qevircn: B. AKSEL
Şanghay 11 (AF) — Amerikan genel konsolosu John Ca-bot, d On yaptığı bir basın toplantısında, üç gün mevkuf kaldıktan sonra şehrin komünist polisi tarafından serbes bırakılmış olan konsolos muavininin, «vahşi bir surette ve müthiş dayak yediğini» söylemiştir.
Komünist garatesl olan «Kuruluş günü" konsolos muavinine atfen bir beyanat yayınlamıştır ve bunda «hiç bir kötü muamele görmedim» denmektedir.
Oftbot, «bu ve buna benzer beyanatlar, muavinime yapılan feci ve vahşi muamelenin neticesinde söylen irilmiş olan süslerden İbarettir» demiş ve «VVIlllam Ollve'in halini gördüm; kendisinin polis tarafından döğüldüğü şüphesizdir» diye İlâve etmiştir
Va&hİDgtan 11 (A.A) — (Afp) Dışişleri Bakanlığının şang-haydakl Amerlken konsolosunun QLn komünistleri tarafından uğradığı şiddetli muamelelere karşı henüz hiç bir karar vermediğini Bakanlık sözcüsü
Londra 11 (Nafen) — Lon-drada otomobillerin çalınmasına mâni olabilmek için yeni tedbirler alınmakladır. Otomobil hırsızlarının artmış olması bu tedbirlerin alınmasını İntaç etmiştir.
Yeni İcat hakkında şu tafsilât verilmektedlı: Arabanın kontakt düğmesi gizil bir tel vasıtaslyie klâkvma bağlanmaktadır. Ancak arabanın sa-hibı tarafından yeri bilinen gizil bir düğme de bu teli kontrol etmektedir Yabancı bir sabıs arabayı işletmek için kontak t düğmesine dokunduğu takdirde klâkson devamlı bir şeklide ötmeye başlıyor ve böylelikle hırsızın yakalanmasına yo) açıyor. İlâve edildiğine göre, yeni İcat sayesinde klaksonun ötmesi ve bu gizil düğmenin mevcudiyet! arabanın işlemesine de mâni oluyor.
General George Washington’ıın evi
Birleşik Amerika cumhuriyelle-rlnin ölmez âbidelerinden biridir
Birleşik Amerika devletinin
kurucusu tVaıhlngton'un evi
Yağlarda ve kış yiyeceklerinde t?nzim satışları yapmak lâzım...
Yazan : Cemaleddin Bildik |-
ARAP KIRALLARININ LONDRAYI ZİYARETLERİ
Irak naibi seyahatinin siyasî mâna taşımadığını söylüyor
Bîhk*z1 Emtri Idris Sünujl
Londra 11 (AA.» — tAfp): Irak naibi Emir Abdülllâh Lon-«İrayı riyaretintn tamamile şah-«1 mahiyette ohn’ğun» ve hiç bir siyasi mâna taşımadığını snyMyerek demiştir M t
«Diğer Avrupa şehirlerin! de ziyaret etmek «s (iyonun. Ekim ayından evvei Jr#fc’a dönmek tasavvurunda değilim.
Inğiüz çevrelerinde. Londra-da geçireceği ilk halta esnasında naibin büküm. ılu misafiri olacağı belirtili' .ektedir. Naip bu hafta zarfında, bilhassa tn-ptllz hava kııvve'.erinin bombardıman üslerinI gezecektir.
Londra 11 (AJtl — (Lps): Londradakl siyası yazarlara göte, Irak naibi AbdulUAh'la Emir Idris ElsünuM ve Ürdün Kıralı Atodullahıû Londra ziyaretleri arasında doğrudan doğruya bir
Urdun Kıralı Abdullah münasebet yoktur, fakat İngiliz hükûmetlle orta doğu şefleri arasındaki temasın, orta doğu temsilcilerinin yakında Londra d a yapacakları toplantı sırasında İngiliz Dışişleri Bakanı Bevln'e fayoası olacaktır.
(Alp) kum-
Stratosfer gemisinde arıza ,
New - York 11 (A.A.)
— Amerikan havayolları
panyasma alt «Stratosfer Gemisi» Bermud a giderken, pilotun yüksek İrtifalarda uçuşu temin eden tnolorlerden birinin bir parçasının İşlemediğini görmesi üzerine İki saatlik bir (ı-çuşlan sonra geri dönmüştür.
Bu, ticari maksatlara tahsis edilen urağa dürt günden beri ârız olan bu nevi üçüncü hâdisedir.
General Oeorge Wash!gnto-nun Potama e nehrindeki Mount Vernon malikânesi doksan yıldan beri halka açılmıştır. Bu müddet zarfında takriben 1W.000.000 erkek, kadın ve çocuk burasını ziyaret ederek memleketlerinin atasına saygı borçlarını ödemişlerdir.
General Washlngton'un evini ziyaret edenler, burada mevcut olan bütün teferruat) yakından görmek imkânını elde etmekte-dtrtor. Arazi, General TCashlng-tanun vaktiyle itina ile inkişaf ettirdiği bir şekilde olgunlaşmaktadır. Burası bir müze değildir. Ziyafet salonunda şöminenin üzerinde duran saat tıpkı Washlngtonun yaşadığı günlerdeki gibi büyük bir sadakatle işliyor. Mount Vemtjn'da hiç bir ziyaretçi kontrol altında tutulmaz. Gerek Washlngtonun evinde ve gerekse sen İş arazide herkes serbes serbes dolaşmak İmkânına maliktir. Pek tabii olarak muhafızlar göze çarpmak tadır. Lâkin, bunların belllbaş-h vazifeleri suallere cevap vermekten ibarettir. General ile karısı Martha Washington'un mezarı o civarda ve nehre yakın bir yerdedir. Bu vaziyet karşısın da Generalin Vlrginia Hlll'dekl evinden henüz ayrılmış olduğu hissi yer edinmektedir.
Birleşik Amerlkada bundan daha canlı, tarihi bir âbide mevcut değildir. Evin arka tararındaki küçük bahçede sebze yetiştirilmektedir. Ayrıca her sene bir miktar buğday ve yulaf mahsulü alınmaktadır. Mount Vernon araslsi bir usul dahilinde değil, fakat aydan aya bakım görmektedir. Bdylece, âbide liselinde bütün sene devamlı olarak uğraşılmaktadır. Netice itibariyle, bu âbide ve etrafındaki geniş arazi yıllarca ve esaslı bir şekilde korunacaktır.
IVashlngton’un evini ihya etmek İçin gayret sarfedlliıken, arada sırada bazı değişikliklerin yapılması İcap etmektedir. Nitekim. mektuplardan ve diğer vesaikten elde edilen bilgilere İstinaden evde bazı değişikliklerin yapılması lâzım'gelmektedir.
Geçen sene. Madam Washlng tonun oturma odasını teşkil eden birlnçl kattaki küçük odanın yeniden tamimine lüzunı görülmüştür. Yeni keşfedilen bir takım vesaik! eskileriyle mu kayese edince sözü geçen odanın bir yatak odası olduğu hakikatiyle karşılaşılmıştır.
Evin 18 odası vardır. Bunlardan bir çoğu oldukça küçüktür. Hattâ ziyafet salonu bile bugünkü salonlarla mukayese e-dllemlyecelr kadar küçüktür.
General tVashlngtonun varlıklı bir adam olduğu baklandaki bilgi yanlıştır. Büyük bir araziye sahipti; ancak böyle büyük bir araziye sahip olmalarına rağmen zengin olmıyan kimselere dalma Taşlanmıştır. Çiftlik İdareslle İlgili İşleri başaru-bllecek bir şeklide tâlim ve terbiye edilen Washlngton bir çok çiftlik işlerini bizzat öğrenmiştir. Dtger taraftan tYashlngto-nıın bu alanda büyük ölçüde ve esaslı bilgiye sahip olduğu öteden beri izah edilmiştir.
General TOashingtonun Mount Vcmon'da mesut olduğuna hiç şüphe edilemez, Neteklm, General Washlngtonun kalbi dalma Mount Vemona müteveccihti. Bu araziden bahsederken Generalin: «Birleşik Amerlkada bundan daha İyi hiç bir malikâne yoktur.» şeklinde bir cümleyi kaleme alması, bunun en bârla delilidir. Mount Vernon arazisinden bakıldığı vakit sadece ur manlıklarla kaplı tepeler, açık arazi göze çarpmaktadır.
Mount Vernon, halka açılınca 25 sentlik bir duhuliye usulü tatbik ediliyordu Daha İlk günden beri tahsil edilen bu duhuliye ücreti evin ve arazisinin bakımına hasrediliyordu. Bugün de ayni usul dahilinde hareket edilmektedir.
ürfa yağı tenekeleri
Created by free version of 2PDF
Tanzim «atışlarında Memurlar kooperatifilerinden istifade dilebilir — Kooperatif fiatleriyle bakkal fiatleri arasında bir mukayese — Acı bir hakikat — Yağlarda karıştırma hüneri — Zeytin yağlarda pamuk yağı, Urfalada tur!...
i-
Bundan evvelki yazıda, İstanbul Memurlar İstihlâk kooperatifinin Ticaret Bakanlığına müracantlnden bahsetmiş, kooperotif müdürü Kemal Atlı'nın da: «Kâfi sermayemiz olsa, halkın geçimine birinci derecede tesiri olan sade yağlarlyle, zeytinyağı, fasulye ve nohut gibi gıda maddeleri müstahsil bölgelerden vaktinde tedarik e-dkllp stokları yapılsa, bugünkü perakende fiatleri yüzde 2 nispetinde düşürmek pekâl mümkündür» mütalâasında bu lunduğunu belirtmiştim.
Kooperatifin bugünkü serma yesl İle külliyetli miktarda mal stok etmeğe İmkân olamıyaca-ğına göre ne yapmalıdır? istihlâk maddeleri flatlerlnde anormal artış) önlemek İçin müdahale satışları yapmak gayesiyle kurulan Toprak ve Ticaret ofislerini harekete getirerek bunlar vasıtaslle lüzumlu maddeleri vaktinde stok etmeğe, sonra da bu stoklara dayanarak İstihlâk kooperatifleri vasıtaslle piyasada tanzim satışlarına başlamak gerekiyor. Çünkü, bilhassa yağ fiatleri a-lablldlğine yükselmektedir. İki gün evvel kilosu sekiz liraya satılan Urfa yağı, bugün 840 -850 arasında, zeytinyağı 300 -310 kuruştan satılmaktadır. Sebze ve meyvada olduğu gibi, tanzim satışlarına başlanmazsa yağ fiatleri daha da yükselecektir, kanaati kuvvet bulmaktadır
Masrafsız işler
Sebze ve meyvn tanzim satışları İçin şehrin muhtelif yerlerinde bir çok masraflar ihtiyar olunarak yeni binalar yapıldığına İşaret etmiş ve:
— Bir masraf kapısı daha açılıyor! denıltlm, Kooperatif müdürü Kemal Atlı, bu fikirde olmadığını söyllyerek diyor k1:
«— Uzun boylu masraflar e, derek ayrı ayrı yerler açmağa Iü2um yoktur. Toprak ve Tlca-, ret ofislerinin müstahsil böl-, , gelerden sevkedecekleri yağları İstihlâkinin, ve bakliyatı, mls11 1
. mevcut satış yerleri vasıtaslle . halka intikal etttlrmek pek ba-■ si t bir İştir.» . — Fakat
Acı bir hakikat!
Bir yağcı dükkânında zeytinyağı yız. Diğerleri İse 50 - °0 kuruş masına ve hllckâriann cezaya arasında kâr İlâve etmeden sat- çarptırılma malarına hayret e-mıyorlar. Zeytlnyağlarında İse diyoruz.» dediler.
biz 10 kuruşa kanaat ediyoruz. yalnız yağlarda olsa iyi. Tür-Bakkallar ise 50 - 70 kuruşu az kjyet|c hilesiz hiç bir gıda buluyorlar ■ 1 maddesi satılmadığını, bunun
ı da piyasanın pek başı boş bıra-1 kılmış olmasından ileri geldiği-
Resmi kantlara btlnaden an- "• ^abul -tnrek «tamdır, laıuiar, hayrete isinde m-, Tetkik!min neticesi dun. Urfanın senelik yağ ıstın-
şali senede 15 - 20 bin tenekeyi Kooperatif .satış magazala-> rındakl Hallerle bakkallardaki.
yiyecek fiatleri üzerinde yaptığım tetkiklerden vardığım ne-Lice şudur ki. bakkallar, çok ' yüksek kârla ma! satmaktadırlar. Fiatleri kooperatif flati se-vlyeslnde olan mallarda da. ka-Ute düşüklüğü bariz bir şekil-ı de görülmektedir Meselâ kooperatif 260 kuruştan yağlı he-
da yağsızı 260 dan, dermason ( fasulya koop.ro lifte 100 kuruş-■ lan verilirken bakkallarda 130 . kuruştan satılmaktadır. Şayet . Ticaret ve Toprak oflslerL müs-( tahsil bölgelerden yağ vesalr gıda madddeleri sevkeder. kooperatiflerin stoklar vücuda ge-, tlrmelerlnl sağlarsa, rakipsiz ......—... I kalan piyasa perakendecileri,
_ _ ı ‘“72 çok”"gariptir, diyor, mağ-1 kooperatifin bugünkünden enk
llyor? Binaenaleyh her şeyden şuş yağlan satanlar hakkında IICllz olacak malları kar-evvel. buralardan herkesin mal takibat da yapılmıyor. Çünkü Ştsında aynı fiat seviyesine taratın alabileceğini anlatmak her İki yağ da sıhhate muzır de ınelc zorunda kalacaklardır Fa-İçin gazetelere İlânlar vermek.' ğılmış! Fakat ya halkın alda- kat bu arada da hileyi önleye-- . . yüksek kâr temin celc tedbirleri ihmal etmemek
olunmasına ne diyelim?» I '«»mdır. çünkü kooperotif ha-
lis Urfa yağının kilosunu 750. Bakkallarda 700 kuruşa da halts nyylnyagpn 260 kuruştan Urfa yağı şatıldığım gördüğüm-| satarken bakkallar kanştklannı j ı— u . „ « bjle bu flatlerin çok üstünde
satmağa devam edeceklerdir. I Bir taraftan tanzim satışı di______________________________________ Pl-yasayı başı boşluktan kurtarmak lâzımdır, Aksi takdirde yağın karı- (sade yağını on lira da . i. »a versek ajamıyacağız. O fasulyeler. nohutlar ve peynirler flütleri de kimbillr ne olacak?,,
Cemaleddin BIDIK
geçmediği halde yalnız İstan-bulda bir senede 200 - 300 bin teneke arasında Urfa yağı satılırmış! Tıpkı Istanbulun süt jüS.u.. istihsalden yedi
kooperatiflerin «klz ,13İs11 fazla oluS“ ®,W-
Süt. su İle arttırılıyor, bu malûm. ya Ur fa yağlan İçine ne katılıyor? Cevap veriyorlar:
«— Yan yarıya tur yağı! .
Her İki yağı güneşe korlar, y«» peynir »ataı-ken bakkallı güneş sıcaklığı İle eriterek ka- J* ' “ ~
ngtırırlarmış O vakit yağın karışıklığını anlamak imkânsız,
bu kooperatifler yalnız memurlara satış yapmıyor mu?
•— Katiyen... Kooperatifimizin Kadıköy, Üsküdar. Fatih Mısırçarşısı, Taksim, Şişli satış hale gelirmiş! Bir çok yerlerde yerlerinde istisnasız herkese sa- Siverek, Karacadağ ve Dlyar-tış yapılmakladır.» cevabını ve- bakır yağları «Urfa» diye satılır, ren kooperatif müdürüne bir bu suretle yüzde 50 - 60 nlspe-ekslk taraflarım hatırlatmak- tinde kâr temin olunurmuş! tan kendimi alamadım: Halk-' Bundan acı acı şikâyet eden tan kaç kişi, hu satış yerlerin-'muhatabını: de herkese satış yapıldığını bl-
dükkânların levhalarındaki tıkmasına, •memurlar» kelimesini kaldırarak yerine .halk» kelimesi yazdırmak lâzım..

den bahsetmem üzerine bunun neden İleri geldiğini İzah ettiler: u ■________________________,.
Toplan ilan 730 kuruş o- lar^ü" da'"kontrol”', lan bu malı 700 kuruştan sat-
Fiat farkları
Kooperatifin Kadıköy. Üsküdar, Mısırçaı-şısı. Fatih, Taksim ve Şişi! satış yerlerini birer bl- ___ rrr dolşarak yağ. peynir vesalr ma^a imkân olamadığına göre —.ı/ ıa,,|nc)l. eıdn mortrlplrri flntlorlvl» ,1- .. . .. . . . IBZUnCIll
gıda maddeleri fiatleriyle o cl- Urfa dlye satllan o
var bakkalarındakl fiatler ara- şık 0lüUğunu kabul etmek lâ-smda ne farklar olduğunu tes- aım Fakat resml borsa fIat-bite çalıştım; terini takip etmlyen halk, Ur-
| Meselâ, kooperatifin altı sa- fayı 7og kurUîa buldu mu onu ------------- , nınfazaşuıda Urfa yağı 750 ahnaktan geri kalamıyor ve Mount Vernonu ziyaret, eden •(uruşlan satıldığı halde o semt-' kansık yağla aldatıldığının far-150000.000 Amerikalı kahraman ,pr önkkallarında aynı yağ 800- kına varannyoı.» Imnın evine kar,, büyük M. “ y»»naı atalmakU.' Knppei'all, .at„ yerlerinin
. „ . . „ , . salahiyetlileri, piyasada zeytin-
"’ÖS’? "" rLi «■ »M h > n te,,nrta.lt tümüyle hta
Tv, , ,,UL>tl VOr kt ve sapıldıSını misaller vererek
•- Toplan Ban ®|> koru, m ;n,atl‘llar „ .
, , ?. Bunlann tuıullere veriup
Itatay d„n,IM«l,kun4 »Jr Udiyle «lmakla- d slMr,lma- mufllur.
l»r;ııııı evıııe naışı uujun uıı ■ «... un^».-
saygı gösterdiklerini dalma İs- (,lf Bakkallarda 3 liradan satı--I_____________>1- (*_._______l_ .... ' İRn -'l*Vİ nillftumı bil—rı. fl’B İVA '
bat etmişlerdir. Gerek evde, gerekse arazide sigara İçilmemesi hakkındakl İkaz bityiik bir sadakatle nazarı İtibara alınmıştır.
Erzurumda yağmur devam ediyor
Erzurum 11 (AA) — Yağmur dün de fasılalı surette devam etmiştir. İki gündür bulun bölgede devam edeıı bu bol ve bereketli yağmur çok faydalı oj-

12 Temmuz 1949
HER AKŞAM BİR HİKÂYE
Sefaletten sonr^
Mlşelin, kocası Marselin, dünyanın en İyi tiyatro muharriri olduğuna İnanıyordu Fakat maalesef hiç bir rejisör Mar-aelln her hangi bir eserini salı-heye koymağı kabul etmemişti. Delikanlı, hiç «eljniyen zenginlik ve şöhreti bekliye dursun genç ve güzel karisiyle beraber On katlı bir apartımanın tavan arasında küçük bir odada oturuyordu.
Şimdi Marsel ■«Mukadder Dert» adını verdiği bir piyesi yazmakla meşguldü. Eserinin oynanacağından ümitli İdi. Hattâ o günlerde rejisör Morne'iin «Kamçılı Aşk- adlı piyesi İçin kendisini görüşmeğe mektupla
sini istemiyordu. Jan. genç kadına bir pastahnneye beraberce gidip çay içmelerini teklif etti, klişelin, o gün öğle yemeği yememiş olduğu için teklifi memnuniyetle kabul etti. Jan, genç kadının keçesiyle iyi geçinmediğini sezmekle beraber, kendisine bundan bahis açmadı. ertesi günü yemeğe davet etti.
Mlşelln eve döndüğü zaman kocasını hâlâ ya2i masasının başında buldu, Marseie, Jana tesadüf ettiğinden bahsetmek İstedi. Fakat o, gözlerine ehemmiyet vermeyince, kuru hülyalar İle ömür tüketen bu egoist adamı bırakıp giderse kararın -
Berlin ablukası
Rusl&r, dün de Berli’ne gıda maddeleri sevicine mâni oldular
Aaland adalarının stratejik önemi
Mahkeme Koridorlarında
Sevim’in yanına uzandın, uykuya daldım!
($avet etmiş olması Marselin ümitlerini kuvvetlendirmişti.
Reflsör. davetine İcabet eden Marseie:
— Mösyö, eseriniz çok enteresan... Bilhassa ikinci perdesi
dan hiç de müteessir olmıyaca-| ğınt dünşündü.
Genç kadın, asrtesi gün lokantada Jaııla buluştuğu zaman o kadar müteessir ve üz-......... Gündü kİ, eski çocukluk arka-
büyük bir ustatnkia yazılmış. [ daşı, kadının vaziyeti İyi olma-
Fakat son zamanlarda o kadar çok taahhütler altına girdim kİ, eserinizi maalesef sahneye ko-yamıyacağım, demişti.
Delikanlı, mecmualara hikâyeler yazmak suretiyle hayatını zorlukla kazanly. rdıı. Mlşelln-den başka bir kadın, kocasının verdiği bu kadar az para İle evini geçlndlremezdl Fakat Marsel, oralı olmuoyrdu. Onu ilgilendiren mesele yazmakta bulunduğu «Mukadder Dert» ün-vanlı eserini bir an evvel bitirmekti. Bu eser kendisini meşhur ve zengin edecekti.
Piyesini bitirir bitirmez, genç İstidatları teşvik ve himaye eden rejisör Arııuna götürüp verdi. Rejisör, eseri okuduktan sonra:
— Piyeian İkinci perdesi, birine i sL gibi olsaydı memnuniyetle sahneye koyacaktım. Fakat cesaretiniz kırılmasın. Elbet bir gün muvaffak olursunuz. Eminim kİ bir gön şaheserler yazacaksınız, diyerek başından savdı.
Marsel, meyus ve perişan çıkıp gitti. Bu kadar ümitler beslediği bu eserinin de kabul edilmemesi az bir felâket ğildl.
Delikanlı, evine dönünce lına şöyle bir fikir geldi:
«Mademki rejisörlerden «Mukadder Dert» in birinci perdesini, Ötekisi Kamçılı Akşk m İkinci sahnesini ve üçüncüsü de «Boşanmaların Garabetleri* Unvanlı eserimin son kısmını beğeniyor. Bu üç eserimin beğenilen kısımlarını mezçederek mükemmel bir Rus salatası yapar ve kendilerine sunarak sahneye koymalarını temin e-derlm» diye düşündü ve aynı gece kollan sıvayarak İşe koyuldu ve tam bir hafta evinden dışarı çıkmadı. Bu üç eseri, bir. piyeste toplamakla uğraştığı yazdıktan sonra o da bir daha İçin mecmualara hikâye yaza-1 dönmemek üzere çıkıp gitti, mıyor, karısı Mlşelln de yiye- Marsel akşam üzeri eve dönüp, cek satın almak için bir frank karısının mektubunu okuyunca bile bulamıyordu. Karı koca divanın üzerine meyus ve pe-ekmek peynir İle Geçiniyorlardı. Fakat vaziyet günden güne fenalaşıyor, genç kadının sabır ve tahammülü tükeniyor, teselli bulmak içli, sokağa çıkıp bir müddet dolaşıyordu.
Bu gezintilerden birinde kendisini çok sevmiş olan çocukluk arkadaşlarından Jana Tasladı. Mlşelln Jûııı çoktan beri görmemişti. çiin‘:(ı kocası, Janı zengin olduğu İçin kıskanıyor! ve karısının onunla konuşma-1
de-
ak-
blrl
• dığını anladı. Yemekten sonra , parkta gezinirken Jan, şefkatle - sordu:
— Nen var Mlşelln?
— Bugün. İcradan oturduğu-ı muz odayı tahliye için bir tob-liğname aldık. Düşünüyorum: 1 Bizi odadan atarlarsa başımızı nereye sokacağız.
— Gel bir ay için ben seni ebeveyninin yanına götüreyim. Soııra ne yapacağımızı düşünürüz.
— Gidersem ebediyen gldece-' ğim. Çünkü artık Marselin yanma bir daha dönemiyeceğlm. I — Şimdi yanında kalmakla 1 ne kazanıyorsun sanki, sadece ' ömrünü, güzelliğini ve gençllğl-1 ni heder etmiş oluyorsun!
— Düşünüp yarın sana cevap ’ vereceğim Jan-
Jan, genç kadının yan çıplak ’ kolunu okşıyarak:
— Benimle gel dedi. Seni mesut edeceğim Ben zenginim.
Mlşelln kızararak cevap verdi:
— Yarın sana cevap veririmi Genç kadın evine döndüğü I zaman kapıcı kalın yarın öğle-, ye kadar işlemiş aylıkları ödemedikleri takdirde icra marifetiyle kapı dışarı atılacaklarını haber verdi. Mlşelln, soluk so-I luğa tavan katma Çıktı ve kocasına hitap ederek:
[ — Mademki beceriksizin bl-
[ rlsin ve bizi kapı dışarı atacak-, lar. Ben gidlyo:um, artık tahammülüm kalmadı. Senin ya-, nmda çektiğim mahrumiyet-
• lerden sonra bu zillete de uğra-, mak İstemiyorum.
Kocası, genç kadını bir şey . anlamamış gibi dinledi. Yalnız , şapkasını giyerek sokağa çıktı. Marsel gittikten sonra Mlşelln . de kararını verdi Kocasına hl-
• taben soğuk bir veda mektubu . yazdıktan sonra o da bir daha I dönmemek üzere çıkıp gitti. ■ Marsel akşam üzeri eve dönüp,
Irartaıntn matrHıhıınıı nlrııvıınra
Frankfurt 11()(AP) — Rusya,, dün de, Berllnln «küçük ablukası* na devam etmiştir.
Gıda maddesi v? .askeri malzeme dolu olan Batılı kamyonların dün de bir tek nokt-a hariç. Rus bölgesine girmseine mü saade olunmamıştır. Bu tek nokta Hanover - Beıiiıı otoş-trat'mm üzerinde bulunan Hel-mstedt hudut kuıakolunun bulunduğu yerdir.
Helınstedt'de de kamyon nakliyatı her zamankinden çok yavaş oluyordu. Çünkü Ruslar, kamyonların evrakını çok yavaş tetkik etmekteydiler. Akşam üstü, karakoldan geçebilmek için 3û kadar kamyon kavuşak noktasında beklemekteydi. Diğer kavşak noktalarında Berllne giden kamyonların neden geri çevrildiğine dair henüz Ruslar tarafından İzahat verilmemiştir.
Rus bölgesinde bulunan Şerlinden gayri şehirlere giden kamyonların geçmoslne müsaade olunmaktadır.
Berlin demlrvclu İşçilerinin grevi yüzünden muattal kalmış olan Berlin demiryolu nakliyatı yavaş yavaş norn.al haline avdet etmektedir.
Lübek'de de, boş kamyonların müsaade oiıemasma rağmen, dolu olanların geçmesine müsaade olunmamıştır. Bu müsaade, Berllnden Batıya giden kamyonlar içindir.
Birleşmif Milletler tarafından Finlândiya ile birleştirilen bu adalar halkı taveçe İltihak etmek İstiyor
rlşan çöktü. Biraz sonr kapının altında başka bir mektup bulunduğunu da gördü. Yerden aldı, açıp okudu Mektup rejisör Arnondan geliyordu:
«Hararetli tebrikleri Bravo sanal Eseriniz, çok mükemmel ve çok hareketlidir, Bu mektubumu, aramızda aktedllmlş bir mukavele gibi farzedlnlz. Size istediğiniz kadar avans vermek için derhal bana uğrayınız. Acil ihtiyaçlarınızı karşılamak için'
sLze ilişik olarak yüz bin franklık bir çek gönderiyorum.*
Marsel mektuba ve çeke yeisle baktı. Sonra kendi kendine:
— Hayat ne gariptir. Beş on saat evvel bu çek bizi kurtarabilirdi. Fakat mademki Mlşelln beni ebediyen terkedip gitmlş-dlr. Ben de bu dünyadan ebediyen ayrılacağım. Mlşelln, muvaffak olmak İçin uğraşmış İsem bunu sevgisi ve saadet! uğruna yaptığımı maalesef an-lıyamamıştır, diye söylendikten sonra kapı ve penceredeki aralıkları gazete parçalarlyle tıkamağa başladı Bu İşi bitirdikten. sonra karısıntn mek-tublyle rejisörün göndermiş olduğu çeki, İğne Ue Lllşttrerek masanın üzerine koydu ve havagazı musluğunu açarak ölümü beklemek üzere divana uzandı.
Fakat Mlşelln kocasını terk etmek cesaretini kendinde bulamadığı için, geç vakit odasına döndü, rejisörün mekubunıı okuduktan sonra kocasına hitabetti:
— Beni affet kocacığım. 8enl asla terketmlyeceğlm. Seni ne kadar çok sevdiğimi anladım.
Marsel sönük bir sesle:
— Mlşelln, çabuk pencereleri aç. Havagazı musluğunu açtım. Odanın içi gazla dolut
Genç kadın gülümslyerek:
— Telâş etme kocacığım, şirket, Barflyat faturasını ödemediğimiz için ay başından İtibaren gazı kesti, cevabını verdi ve kocasına sarılarak uzun zuun öptü.
Çeviren; A, HİLÂLİ
Londrada çıkan «East Eu-rope* dergisi yazıyor:
Bir dereceye kadar Kremlin zimamdarlarının siyaseti büyük tecrübesizlik alâmetlerini göstermektedir. Komünizmin yayılmasına karşı Batı dünyası tarafından alınan tedbirler Moskovayı epeyce kuşkulandırmışım Geçenlerde Sovyetler Birliği ileri gelenleri tarafından Flnlândlyaya karşı yapılan İthamlar Sovyet endişelerine delâlet teşkil etmektedir. Son zamanlarda, «Sovyet aleyhtarı» hareketlerden dolayı Sovyet protesto notaları Fin hükümetine gönderilmiştir. Sovyet Hariciye Komiserliğinin organı «Yeni Zamanlar» mecmuası, «Flnlândlyayı Sovyet aleyhtarı bir Şimal memleketler blokuna ithal etmek iatlyen bazı tska-dlnavya mahfillerine» ihtarda bulunarak şöyle demiştir:
«Flnlândiyanın Sovyetler Birliğine karşı bir üs olarak kullanılabileceği zaman çoktan geçmiştir.»
Bu makale İskandinavya memelketlerlnde, bilhassa İsve-çe karşı bir ihtar olarak telâkki edilmiştir. Hattâ İsveç Batı memleketler blokuna İltihak ettiği takdirde, Sovyetlerln derhal İhtiyati müdafaa tedbirlerini a-lacakları şayi olmuştur. Bu bakımdan Aaland adalarının sev-kulceyşl önemi göz önüne alınmıştır.
Bilindiği gibi, bu adalar Fln-lândlya İle İsveç arasında tabiî bir köprü rolünü oynamaktadır. Aynı zamanda Botnlya körrezl İle Ballık denizi arasındaki hududu teşkil etmektedir. Bu a-daların (kİ topyekûn sayıâı 80 dlr) en büyüğü Aaland ada.n İsveç kıyısına 45 kilometre mesafededir) Merkezi Marl-ehamm'ın mükemmel bir limanı vardır. Burûda, buz yalnız çok şiddetli kış mevsimlerinde tutabilmektedir. Marlehamnı, aynı zamanda Hango adasında-
ki Sovyet deniz üssüne 150 kilometre mesafededir.
Bir harb çıktığı takdirde, Aaland adaları Batı devletlerinin elinde kıymeti biçilmez hava üsleri haline getirilebilir. Buradan Saltık denizindeki Sovyet deniz cüzütamları kolaylıkla bombalanabllecektlr Buradan da uzun menzilli müttefik topları Sovyet toprakları veya Sovyet İşgali altında bulunan toprakları ateş altında tutabilecektir.
Ajanlar ve silâhlar da gizilce Fin arazisine sevkoiunabllecek-tlr. Aland adalarını kontrol e-debllecek olan devlet hayati e-hemmlyette olan İsveç demirinin nakline müsaade edebilecek, aynı zamanda Ballık denizini de icabında abluka altına alabilecek durumda olacaktır.
Birinci dünya harbinin sonun da Milletler cemiyetinin karan ile Aland adaları Finlandiya ile birleştirilmişlerdir. Bununla beraber adaların otonomisi yeni Birleşmiş Milletler teşkilâtı tarafından garanti edilmiştir. Her şeye rağmen adaların halkı (nü fusu 28.000 olup bunların yüzde doksan altısı İsveç dilini konuşmaktadırlar) tsveçe İltihak etmek arzusundadırlar. Ağustos 1048 de Aaland adalarının Finlandiya Meclisindeki milletvekilleri Cullyus Sundblom adanın tam İstiklâlini talep etmişse de teklif Meclisçe kabul o-lunmamıştır. Bunun üzerine Sundblom, İsveç'e müracaat etmiştir. İsveçliler, kendisine. Bir leşmiş milletler teşkilâtına müracaat etmesini tavsiye etmişlerdir. Mesele Birleşmiş Milletler teşkilâtına İntikal etmiştir. Sovyetlerln bu hususta ne gibi bir hareket hattı takip edecekleri şimdiden kestirilebilir, ancak İskandinavya yarımadasında kendilerini bekllyen tehlikeler aşikâr oldukları İçin Rusların son derece dikkatli davranacakları tabii görünmektedir.»
Delikanlının yüzü* şişmiş, .sağ gözünün etrafı morarmış, burnu ezilmiş Konuştuk:
— Geçmiş otsun, nedir bu halin, ahbap? Otomobil mİ «arptı?
Kımıldanırken yüzünü ekşitmesinden belli kİ ıstırabı var. teini çekerek mırıldandı;
— Bir şey, yok yanlışlık oldu da.
— Anlamadım. Yanlışlıkla mı varanlandın?
— Sevimi gömdükten sonra oradan ayrıldım...
— Vah vahi Başın sağ olsun. Sevim hanım nişanlın mıydı?
— Hayır, henüz nişanlanmadık amma, ne diye başın sağ olsun, diyorsun bana?
— Allah sana ömür versin, Sevim hanım vefat etmiş ya.
— Ne münasebet? Kim söylüyor Sevimin öldüğünü?
— Sevimi gömdüm, dive kendin söyledin.
— Lâfa bak. Mezara gömmedim ya. Diri diri gömülür mü insan?
— Ne bileyim ben? Gömmek deyince insanın hatırına mezar geliyor. Ne İse, Sevim hanım çok yaşıyacak demektir. Su gömmek meselesi nasıl oldu?
— Sen hiç plaja gitmedin mi? Plâjda sıcak kuma gömülmez mİ insan?
— Kusura bakma, delikanlım. O kadar incesini düşünemedim. Sonra ne oldu?
— Sevimle beraber plâja gitmiştik. Denize girip çıktıktan sonra onu kuma gömdüm, ben biraz dolaşmak t-çin ayrıldım, öbür tarafta başka arkadaşlara rasladım, konuştuk, berber denize de girdik. Arkadaşlardan ayrıldıktan sonda tekrar Sevimin yanına döndüm. Yüzükoyun uvkuva dalmış. Ben de vanına bir çukur açıp u-zandırn Uyumuşum.
— Allah rahatlık versin. Hem banyo, hem uyku, hem de yanında sevgili. Oooh, ne âlâ!
— Âlâ olduğunu nereden biliyorsun?
— Sen anlatıyorsun ya.
— Sonunu dlnlesene. Uyku arasında omuzum sızlamağa başladı, Göz!erimi açtım kİ zebellft gibi bir adanı omuzumu tutmuş sıkıyor. Nah, karşıda duruyor. Dev gibi herif. Taşı sıksa suyunu çıkarır.
— Eeyyy?... Sevim hanımla onun da mı alâkası varmış?
— Anlıyamadırn ki. Bir taraftan uyku sersemliği, bir taraftan omuzumun sızısı aklımı başımdan aldı. «Omuzumu niçin sıkıyorsun bayım? Ne istiyorsun benden?» dedim. Bu defa eğilip öbür omuzumu da yakaladı: «Kalk bakalım, ulan! Karşıma cık da öyle konuş4-L diyerek beni kaldırıp denlzQ kenarına götürdü, tokatlan yumrukla dövmeğe baslaıç\| Ben: «Ne oluyorsun, ba-^ Vim?» dedikçe vuruyor. «Ka-O dinin yanına Öyle yatılmaz, q böyle yatılırı, diye küfrede-Q rek tekmeler savuruyor. ?O— kız benim nişanlım. Sen net: karışıyorsun?» dedim. «Vay.Ü) benim nikâhlı karım neden > senin nişanlın oluyormuş? 0 Yoksa aranızda bir şevler 0 mi var? Gel bakalım!» diye^t | rek gene oenl yumru kİ ıva^ yumruklıya götürdü. Sevim o hâlâ uyuyor, gürüitünün_ farkında bile değil. Eğilin us? yandırmak istedim. herif;4ü «Dur, ulan. Karıma elini do- CO kondurursan kafanı ezerim, I leşini buraya sererim» dedl/\ kendisi, eğilip omuzuna do-v-r kundu: »Kalk bakalım, Ner-mln!» diye seslendi. Kadın basını kaldırınca büsbütün şaşırdım. Sevim değil, hiç tanımadığım bir kadın.
— Vayyy! Sevim hanım diye başkasının yanına vattın öyle mi?
— Ne bileyim, kardeşim? Kadının saçları, kollan Sevime o kadar benziyor kİ. Kumun içinde yüzükoyun yattığı için yüzünü görmedim tabiî. Ben de Sevimi aynı vaziyette görmüştüm. Arkadaşlardan ayrılıp dönünce sığam sersemliğiyle Sevim zannederek o kadının yanma uzanmışım. Yanlışlıkla olmuş bir iş. Fakat herif lâf dinlemiyor.
Kavgacı, hakikaten iri varı, Küclil kuvvetli bir adam. Ateş püskürüyor:
— Vay it o*lu it vay! Neredeyse bizim karıyı kucaklayın götürecek.
— Yanlışlık olmuş, bayım. Öfkeli öfkeli baktı;
— Boş ver bu masallara. Numara yutmam ben. Bizim karının yanma uzanmış, elini de buduna atmış, mışıl mışıl uyuyor. Oh. çel keyfim gel! BÖvle yanlışlık mı olur? Gözü kör değil va. İnsan plaja götürdüğü kadını bırakır da başkasının yanma yatar mı?
Mübaşir seslendi, haşin bakışlarla delikanlıyı siize-
24 saatlik otomobil mukavemet yarışı Mans'ta yapılmıştır. Bu heyecanlı yarış 100 rek salona girdi. bin seyirci tarafından merakla takip edilmiştir. Klişemiz, yarışa iştirak edenler ara- l • balarına binmek için koşarken gösteriyor.
,------------------------------------
Kızlara Suikast
ZABITA ROMANI
Vatan: Agalha Ubristle Tercüme eden: Vâ - Nû
Tefrika No. 45 —
Japp. devam etti:
— Diğer meseleye gelince.
— E, o neymiş?
— Lazarus’la oğlunu da tahkik ettim. Bunların fevkalâde İyi şöhretleri var İşlerini İyi yapıyorlar. Bira’ sıkı insanlar ama o cihet başka .. Hissiyatla işi birbirine karıştırmama!!. Haklarında hiç fena bir şey söylenemez. Ancak mail cihetten sıkışık vaziyetteler.
— Vay, bu cihet ehemmiyet -11!
— Evet. Şu anua antika eşyada ve tablolarda bir ticaret krizi var. Onlar da bundan müteessir olmtşlar Modern Ulr takım ıvır zıvır oiyasayı kaplamış, bu ailenin de İşini sarsmış. Geçen sene yen! hlr hamle yapmağa kalktılar şubeler açtılar; zannederim tehlikeye düşmüş
bulunuyorlar.
Polrot;
— Bana bu malûmatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. — dedi. «
— Aman efendim, teşekküre ne hacet? Bu gibi malûmatı vermek benim İhtisasıma taa-lûk eder. Üstelik size yardım etmek niyetindeydlm de... Şu veya bu şekilde bu netameli işin üstesinden geliriz.
— Alı, azizim Japp- Ben, zaten sizsiz, ne yapabilirim kl?
— Haydi haydt alay etmeyin. Eski bir dostuma yardımda bulunmak benim, için elbette bir zevktir. Sizi, vaktiyle de doğru izler üzerine zaten şevket-mlştim. Hatırlarsınız?
Foirot'ya şükıanını bildirmek fırsatı çıkmıştı:
— Ah, o eski güzel gün-
ler! — diye konuşmağa başladı.
Müfettiş dedi kİ:
— Eski hâtıraları yeniden canlandırmağı pek İsterdim. Hülâsa tan şunu söyliyeblilrlm kt, gerçi sizin metotlarınız şöyle böyledlr ama ılımağınızın işlemesindeki harlkulâd eliğe diyecek yoktur,
— Az daha unutuyorduk. Doktor Mac Allister meselesi?
— Ha, şu adam! Efendim bu Mac Allister, kadın hastalıkları mütehassısı. Ama bildiğimiz jinekologlardan değil. Asabileşen kadınları kırmızı yahut da icabına göre turuncu odalara koyuyor. Renklerle ve saire Ue âsap tedlvls! yap:yor. Bana sorarsanız bir nevi şarlatandır. Lâkin kadınlar üzerinde hayli müessir oluyor; ve kadınlar, o-luk oluk ona gidiyorlar.
Şaşımış bir halde sordum:
— Peki doktur Mac Allister buraya ııe demeğe gelmiş? Kendisinden bahsedildiğini hiç duymamıştım. Nereden geliyor.
— Doktor Mac Allister, kaptan Challenger'iü akrabasın-dandır. — diye Poırot, bana İzahat verdi. — Hısım akrabası
İçinde bir çok doktor olduğunu bu kaptan arada sırada telmih eder, hatırlarsın?
— Hiç bir şey de dikkatinden kaçmaz,’ Polrot.' Acaba Slr Matthew*ya ameliyat yapan bu mu?
Japp:
— Doktor Mac Allister operatör değildir. — dedi.
Polrot, mırıldandı:
— Ben bu hadiseyi bütün teferruatına kadar öğrenmek isterim. Sabırdan yana birinci-ylmdlr. Köpekler gibi İzleri ta-klbeder, yürür yürürüm, Ve muvaffakiyete d» bu şekilde varırım.
— Doğrusunu İstersen, Polrot, ikimizin de mesleğimiz heveslenecek mesleklerden değil, resmi memur olmadığınız için, büsbütün güçiük’erle karşılaşıyorsunuz. Umumlvetle gizlenmeniz, saklanmanız İcabedi-diyor.
— Bıın rağmen hiç tebdili kıyafet etmiş değilim.
— Sebebi de var. Tipinizde o kadar hususiyet var ki, sizi bir kere gören bir daha unutamaz.
Polrot, Japp’e şüpheli şüpheli baktı.
Müfettiş, gülerek İlâve etti:
*— Sadece şaka etmek İstedim. Yoksa siz ne isterseniz onu yapabilirsiniz. Hu şeyde muvaffak olursunuz. Bir Porto İçer misiniz?
Toplantımızın geri kalan kısmı gayet hoş bir dostluk havası İçinde geçti. Müştereken çalıştığımız bir çok vaziyetler ak lımıza geldi; gözlerimizin önünde mazinin türlü teferruatı resmi geçit yapt. Mazlperestllk bana hüzün verir. Gene de öyle oldu. Ne zamanlarmış o zamanlar!
Zavallı Polrot - İşlenen bu son cürüm oııu perişan etmişti. Halinden bunu anlıyordum. Eskiden pek çok hassaları vardı. Şimdi, acaba, bu hassalar ondan ârızosız olarak kalmış mıydı?
Yüreğime anuzır. bir hüzün çöktü. Yoksa bu ulaştırmasında muvaffak olaraıyacak mı? Mag-gie Buckley’ln kaatllinl meydana çıkaramıyacak mı?
Polrot, sırtımı okşayarak:
— Metin ol, duştum, dedi
Sanki zihnimden geçenleri okumuştu:
— Henüz fırsatları fevketmlş değiliz. — diye devam etti. — Böyle surat asıp durma.
— Hayır hayır bilâkis çok ümitliyim.
— Elbette ümitli olacaksın Ben de ümitliyim Japp de limitti...
Japp. gülerek:
— öyleyse hepimiz forrnu-muzdayız. - dedi
Işta bunun üzerine birbirimizden ayrıldık.
Ertesi sabah Salnt - Loo'ya döndük. Otele gelir gelmez, Polrot, hastaneye telefon etti. Nlck‘1 telefona İsledi.
Arkadanım, sapsarı kesildiğini ğördiım. Telefon az daha elinden düşecekti
— Nasıl?... Ne diyorsunuz?,.. Tekrar edin, rica ederim!
Bir İki dakika bekledi.
— Pekâlâ, şimdi geliyorum, şimdi...
Bana döndü:
— Ah, niçin buradan gittik?... Niçin buradan ayrıldık?... Niçin? Niçin?
— Ne olmuş, kuzum?
— Mlck Bucklcy kokainle zehirlenmiş. Namussuz keratalar, maksatlarına eriştiler... Aman Allahım, buradan niçin uzaklaştım?
XVII
ÇİKOLATA KUTUSU
Hastaneye gittiğimiz sırada yol boyunca, Polrot. mütemadiyen kendi aleyhine attı tuttu:
— Bunu düşünmeliydim.. Bunu göz önünde tutmalıydım. — diye homurdandı dur du. —Fakat daha da fazla nasıl Ihtiyatkâr olabilirdim? Böyle bir zehirlenme havsalaya sığmıyor. Cidden İmkânsız gibi görünüyor. Bayan Nlck'e hiç kimsenin yaklaşamanı&sı J.ca-bederdi. Verdiğim emirlere kim riayetsizlik etti?
Küçük bir bökletne salonuna alındık. Doktor Graham, çok geçmeden yanımıza geldi. Solgun ve. yorgundu.
— Kızcağız bu darbenin altından kalkar. — dedi. — O berbat uyuşturucu maddeden ne kadar miktar fa aldığı meseleydi,
(Arkası var)
12. Temmuz 19-19
AKŞAM
Mareşal Tifonun Palada bir nutku
Japonyanın kontrolü
Valinin Adnan
Batı memleketleri ile ticaret münasebetlerimiz var ve yeni münasebetler de kuracağız
Belgrat. 11 (AA ı — (Lps) Pota'dan beş yıllık Yugoslav pt&nın'.n ilk yarı devresindeki başarıyı gözden geçiren mareşal Tltö ezcümle demiştir kİ:
•— Plânın İlk yansının ta-mamiie başarıldığı ve mahsulün bn yıl çok İyi olacağı söylenebilir. Bunun bizim için büyük ö-neml vardır, çünkü bir adanı mahsulümüzün çok kötü olacağını ve bir tek hububat tanesi bile elde edemlyeeeginılzi um-moştur.
Mareşal. Yugoslav yanın, kendisiyle her türlü ticaret münasebeti erine nihayet vermiş olan Doğu memleketlerinin yardımını İstemediğini ve bundan böyle mallarını nereye mümkün olarsa oraya satacağını söylemiş, sözlerine şöyle devtun etmiştir:
•— Batı ile ticaret münasebetlerimiz rar ve yeni münasebetler de kuracağız. Bakırımızı ve başka madenlerimizi Batıya ratacağız ve yerine makine satın alacağız.
Mareşal Tito. İstirya’da ve Sloveııya'nın barı bölgelerinde zorluklar mevcut olduğunu söylemiş ve bu çevulerin kalkınması hakkında cazı fikirler Heri sürmüştür.
Trieste’deki Yugoclav bölgesinde tek para olarak Hân edilen dinar meseleme temas eden mareşal TI*o. Trieste'nln henüz İtalyan cini anığını ve Yogoslavyanın b ı çevrenin mukadderatı hakk-ndald. sözünü röylemekte ısrar ellediğini bildirmiş. Yugoslavya ile Yunanistan arasındaki münasebetlere geçerek Yunaais'.ıın’ı iki memleket hududunda hemen hemen her gün vukua gelen hâdiselerden mtsıd tutmuş ve Ytigoslav-
Marcşal Tito
yanın Yunan hükümeti İle müzakere halinde olduğunu bildiren Yunan Asile: 1 radyosunun beyanatını protesto eylemiştir.»
Belgrat 11 (AP) - Resmi Yugoslav haberler ajansı Tan-jug. dön Yunanıstaııu bu ayın başında Yugoslav - Yunan hududunda hâdlse’er çıkarmakla itham etmiştir.
Ajansın bildirdiğine göre. Yugoslav hududu dahilinde, 4 ve 5 temmuz günlerinde, Yunan kuvvetleriyle çetreller arasında müsademelere salın; olan Kay-makçalan dağlatma yakın Bit bölgeye bir kaç top mermisi düşmüştür. Ajans bu hâdiseyi Yugoslnvyaya kaışı ika edilen bir tahrik olarak vasıflandırmışım
Pâ ki s tana bir Yemen heyeti gidiyor
Karaşl 11 l Nal cni — Bir Yemen heyetinin buraya gelmesi beklenmektedir. Sıı heyet İle Pakistan delege‘eri arasında cereyan edecek görüşmeler sonunda iki memleket arasında bir dostluk ve ticaret andlaş-masının imzalanması beklenmekledir.
Bu andUşma gereğince Yemen Paklslana kahve, yag ve tohum gönderceve buna mukabil Pakistan da\ manifatura eşyası alacaktır.
Sağcılarla solcular arasında mücadele oluyor
Tokyo 11 (AA.) (United
Press) — Japonyada, memleketin kontrolü İçin, şimdi başka neviden yeni bir savaş cereyan ediyor. Bu savaş, harbten sonra fasılalarla yapılmış olan mücadelenin devamını teşkil etmektedir. Harbi müteakip, müttefik İşgal kuvvetleri sol cenah partilerini, memleketin faşist unsurlariyle mücadelelerinde teşvik etmişlerdi. Bugün ise, sağ cenah unsurlarını, harb ten sonra general Mac Ar t hur tarfaından bilyük bir nümayişle serbest bırakılan komünistlerle mücadelelerinde teşvik e-dlyorlar. Sag cenah unsurlarının başında bulunan başbakan ŞLgaru Yoşldayı, Japon muhafazakâr gazeteler dahi, diktatörlük usullerine başvurmak ve müttefik muhabirlerinin bu husustaki haberleri serbestçe dünyaya bildirmelerine engel olmakla İtham ediyorlar. General Mac Arthurden cesaret bulan Yoşlda. komünist partisinin gayri kanuni İlân edilmesine çalışmakta ve bu maksatla şimdiki kargaşalıklardan faydalanmaktadır. Keza demiryolları müdürü Şlmoyama'nın esrarengiz ölümünden de faydalanan Başbakan. Japon polis sisteminde müttefikler tarafından tasarlanan ıslahatı bilme-mezllkten gelerek, militaristlerin harbten önce tesirli bir surette kullandıkları polis kuvvetine tekrar hâkim olmağa çalışmaktadır.
RADYO
ANKARA RADYOSU Bu akşamki proçram
s.
nlen orhMtrmı. ib.io
Haberler,
Adıvar'a cevabı
Istanul suyu ve yapılacak
500 yataklı otel meselesi
(Baş tarafı 1 İnci sahlfede)
tstanbulun suyu hakkında gerek aylık basın toplantılarında, gerekse diğer vesilelerle ve bilhassa 7 Mayıs 1948 tarihinde Terkosta yapılan boru döşemeye başlama töreninde, izahat vermiştim. Sayın hocamın bu 1-zahlanmdan haberdar olamadıkları anlaşılıyor. Binaenaleyh kendilerini ve sayın gazeentzin okuyucularını aydınlatmak malt sadlyle tstanbulun suyu hakkında malûmat vermeyi faydalı buluyorum.
İstanbul tarafının suyunu temin eden Terkos Şirketi 1933 de Hükümet tarafından bütün tesisleriyle beraber satın alındığı ve Belediyeye devredildiği zaman. Tcrkostakl terfi İstasyonu, Terkos İle Kâğıtane arasındaki 40 kilometrelik kftrglr lsale galerisi ve şehir dahilindeki su tev zl şebekesi hem harap, hem de ihtiyacı karsılamıyacak kadaT kifayetsizdi. Terkos şirketi günde ortalama 28825 metre küp su terfi ediyordu. Fakat bu suyun bir kısmı yollarda zayi olduğundan şehir halkına verilen su ancak 12455 metre küpten İbarettir.
İstanbul Sular idaresi İşe baş lar başlamaz bir program hazır-lıyarak şehrin suyunu çoğaltmak yolunda çalışmalara başladı. Bu program üç kusma ayrılmıştı. İlk kısmın tatbikine 1933 te başlanarak 1948 senesinde ikmal edildi.
Büyük ikramiye talihlisi parasını aldı
7 temmuz çekilişinde îstan-bulda satılan ve 100 000 liralık büyük ikramiyeyi kazanan 204143 numaralı yarim biletin sahibi Nuh Öcalan bugün Milli Piyango idaresinden İkramiyesini almıştır.
Kendisi Ali Ralf ve şeriki tütün deposunda işçidir Evli ve iki çocuk babasıdır.
Midesinden rahatsız olan Nuh Öcalan İlk İşinin hastalığını tedavi ettirmek olacağını ve artık çok yorulduğu işçiliği bira-kaçağını söylemektedir.
IT.58 Açıta ve p-oKrara. 18 M »yırı ve Radyc Şarkılar. 19 M S. ayan ve 15.13 Geçmişte Bugtûl. 13.20 Yurttan Sesler. 19.50 Şarkılar. 20.15 Radyo Gazrlttl. 20.30 Şerbeti aaat. 30.33 İncesaz rMuhayyee faalli, 21,13 Postıı kurusu, 21.30 Viyolonsel loloları (Pl 1, 11.43 Yeni Bilgiler. 22 Şan loloları: Soprano Merih Tem İşer. 22.20 Dana m atışı ıpı.t. 22,« M, S. ayart ve Haberler. 23 Progrn m ve kapanı;.
T.30 M. S. «yarı. 7.31 Açılış fTl >. 7.43 Haberler, 8 Türküler. fPI.I. «13 Havai müzikleri rPI.7. 8.30 Hafif or-Icealralardan melodiler ıPI.I, 9 Kapanır. 12.28 Açılış ve protram. 12.30 M. S. ayarı ve Saı rcrrlrrl ve sarkılır, lî Haberler. 12.15 Salon orkestralarından melodiler (Pl,|, 13/» öğle Gazeten, 13.43 Salon orkestraları (Pi l. 14 Kapanış.
BULMACA
12 3 4 5 8 7 8
■ -■ İlil i '■ 1 1
1 1 1 1 ur» İlil "1 ■ I ■ lifli
1 I 1 ı 1 ı
1 ■ 1 ilil
■ 1 1 1 Ifll I 1
Soldan aaŞa: 1 — Yaprağı atlas olan bir ağaç. 2 —. Mutfağın bir k&ıeat -bir atı kabı. 3 — T.tbI malûm dcfiıl. 4 — İtaat etine, S — Hama «B» Relime bir Aurnızdır. Kllometrç İbareti, 8 — Terai bir Prvftarnber - nota. 7 — Ynd edilemez. 8 — Sur İyede bir Şehir mflntıılıHından, S - Saha. 10 — Setir - çocuk doğurt an.
Yukarıdan asılıya: t — tatanbu-lun bir »aran. 2 — Ancak kAfl selen. 3 — Ağaçtan n.Amul bir harb aliAhı. 4 — Anndoluda bir kasaba. 5 — Hane - çlfçınin âletlerinden. 8 — Fırlatmak - zıp zıp. 7 — Tersi tok değil - tersi m ovar fak olma. 8 — Sı-caklanrfırır - ^ınakkalenln bir kaza-
Polis Okuluna Öğrenci Alınacaktır
önümüzdeki ders yılı tçlnde polis okullarına polis stajiyerll-ğine İstekli öğrenci alınacaktır. İsteklilerin Orta okul mezunu olması ve polise giriş hakklhtlifkl kanunda yazılı şartları Jı .iz bulunmam ve 20 Ağustos 040 gününe kadar evraklarını İkmal ederek emniyet genel müdürlüğünde bulundurulmalım lâzımdır.
Fazla tafsilât İsteyenler Er.ıniyet Genel müdürlüğü ikinci şubesine ve mahalli emniyet müdürlüklerinden ogrene'ıPlrıer.
M87
Soldan »ağa: 1 — MUmlİM. 2 —
Oreml, Si. 3 — RİUeku. 4 — Enik. Catf, s _ Lekeci, t, - Tilkiler. 7 — EU. Tele, 8 — Bekn-, Em. 9 — Al. Melce. 10 — Tel, Fal».
Yukarıdan nraOıyn: 1 — Mörettebal, i — ürün, h*ie. a - Sefillik. 4 — Eme kek. im. 5 —
Acele, l-a. 1
-4f ÜskUdar İlkokullarında okuyan yoksul çocuklara yardım cemiyetinden: Cetnıyellmzlh 1349 yılı kongresi IS/VH/IMU vumarirsi fllııtl aaat la tr 1 Manıellmala okulunda >apılarakııı.' Sayın Üyeler İmlan l.-nlleıi )>>■ oiu.
2 mHyon liraya yakın bir para sarflle yapılan ıslahat neticesinde şehre verilen su 41521 metreküpe çıkarıldı. Bu, şirketin verdiğinden % 44 fazla İdi. Programın İkinci kısmının tatbikine 1939 da başlanmış; fakat aynı yıl İçinde t kinci dünya harbi de başladığı için dışardan malzeme getirmek son derece güçleşmişti. Bü zorluğa rağmen İstanbula verilen su miktar itibariyle artırıldığı gibi daha temiz ve sıhhi bir hale getirildi 1939 dan 1945 şe kadar yapılan ıslahat neticesinde şehre verilen su günde 59 bin metreküpe çıkarıldı. Bu miktar şirket zamanında verilen sudan yüzde 136 fazla İdi. Tslah işlerine harcanan para da 1.700 000 liraya yakındır. Bu arada şehrin nüfusu artmış: su kullanan büyük küçük sanayi müessesele-rl çoğalmış hattâ daha fazla su sarfetmeye başlamış olduğundan elde edilen yüzde 136 fazlalık dahi ihtiyacı karşılıyamaz olmuşu.
1945 de haıb de bitmiş olduğundan istanoulun su dâvasını esaslı bir şekilde halletmek İçin programının 3 ncü kısmının büyük ve süratli bir hamle He yep yeni bir şekilde tatbikine karar verilmiştir. Bu kararın esası Terkostan Rââıtaneye yen! bir lsale hattı vücuda getirmekti Bu muazzam projenin ikmali en az 4 yıla ihtiyaç gösterdiği İçin, o vakte kadar şehri r. suyunun Çırpıcıda açılacak artezyen kuyularından İstihsal edilecek su ile arttırılmasına eşebbüs edildi 1943 sonuna kadar açılan kuyulardan şehrin suyuna takriben 7.000 metreküp su katıldı Çırpıcıdan 20000 metreküp su a-lıncıya kadar kuyuların kazılmasına devam edilecektir.
Büyük projenin tatbiki, yağmur duasına çıkmakla halledilebilecek neviden kolay bir İş değildi. Evvelâ 20 milyon lira kadar mühim bir paraya ihtiyaç vardı. Daha sonra bir metre kutrunda ve 42 kilometre uzunluğunda boru sipariş etmek lâzım geliyordu Bu boruları haıb sonrasında yapan pek az fabrika kalmıştı. Onun İçin boruları Fransa, İngiltere, Belçllta ve Polonyaya ısmarlamak, yeni 1-sale hattı İçin lüzumlu makineleri de Amerlkaya sipariş etmek lâzım geliyordu.
tşe başladığımız zaman ell-
-ı mlzde kâfi derecede para olsaydı dahi bütün bu siparişlerin teslimi en az 3 - 4 seneye lüzum gösteriyordu. Biz bir taraftan bu 20 milyon lirayı hükümetin yardımile yeni kanunlar çıkartmak suretiyle temin ellik. Fakat bu defa da karşımıza döviz lit - « muııutm
İ temini gibi mühim bir mesele para İle icra ve Hâs KA 112 llâl *ı çıkmıştı. Nihayet bu dövl’l de 122 ( | mnd. hükümlerince satl-|
I sağla mağa muvaffak olduk Ve İnce’i ilân alunuı 947/791 dos-’ | ancak bundan sonradır ki yu- F®- He. 4Bİ.8) |
karıda bahsettiğimiz boruları vg makineleri sipariş etmek kabil olabildi. Borular, gelinceye kadar da mevcut tesisleri ıslaha devam ettik 1948 başından 1947 sonuna kadar yapılan ıslah ve takviyelerle şehre verilen su günde ortalama 69000 metreküpe çıkarıldı. 1946-47 .-»nelerinde yapılan İşlere de 1.830.000 Hra sarfedllmlştlr.
Büyük lsale hattı İçin 4 memleketin fabrikalarına sipariş ettiğimiz boruların bedeli 11.800 000 Hra tutuyordu. Borular 1946 yılı İçinde gel mİ ye başlamış olduğundan 7 Mayış günü Terkostan İtibaren bunların döşenmesine başlandı. 1948 sonuna kadar 10 kilometreye yakın boru döşendi. 1940 da 15-20 kilometrelik boru daha döşenecek ve 40 küsur kilometre tutan bu hat 1950 senesi sonlarına doğru İkmal edilmiş olacaktır. O zaman şehre günde 140.000 metreküp şu verilecektir. Böyle-ce adam başına günde 220 litreden fazla su düşecektir kİ bu da. suyu en bol olan büyült medeni şehirlerde nüfus başına düşen su miktarına müsavidir.
Yeni Isale hattı bittikten sonra İstanbul un. su dâvası 40 yıl için halledilmiş ve şehir bol suya kavuşmuş olacaktır, 10*8 senesinde su İşleri için sarfedllen para 4 048 000 liradır.
tstanbulun her İki yakasının suyu İçin şimdiye kadar harcanan para, 11 milyon lirayı geçmiştir Bu paraya yeni lsale hat tının 11.800 000 Hra tutarındaki borularından henüz döşenmemiş. takat taahhüt edilmiş kısmının tutan olan 0 milyon lirayı da İlâve edersek 20.800 000 lira gibi mühim bir paıa İle karşılaşmış oluruz Görülüyor kl tstanbulun suyu için sarfedllen emek ve para azımsanmayacak kadar büyüktür.
tstanbulun bol su ihtiyacım temin etmek. Cumhuriyet rejiminin büyük ve şerefli eserlerinden biri olarak tarihe geçecektir.
Büyük Turistik otel meselesine gelince, sayın Dr. Adnan A-dıVânn bu işe bilyük ehemmiyet verdiğini görüyorum. Halbuki Istanbulda bir değil, bir kaç turistik otel inşası re İşletilmesi, memlekete her yıl mühim bir seyyah akını ve bol miktarda döviz temin edecek bir İştir. Biz, bu otellerin İnşası İçin lüzumlu parayı bulmağa çalışıyoruz. Buna muvaffak olduğumuz takdirde. yalnız tstanbulun değil, bütün Tflrklycnln kalkınmasına yardım edecek mühim bir döviz kaynağına sahip olacağız. Bu işte bütün mllletveklllerlml-zln. bilhassa İstanbul milletvekillerinin müzaharetlnl beklediğimizi belirtmek isterim.
İstanbul Valisi ve Belediye reisi LÛ iti Kırdar

AV ve DENİZ SPOBLAB1 ıo uncu tartın çıku
Nefis bir seklide fcarllmıl Alan bu şayi, Aİ19 tnUrahnbaların* alt mil-teori dit fotoğrafları vilâyet av komisyonu kararlarını. Ortıtnn Gene! mtlrilhtl llc bir konulmayı. Tekelin yeni «V mrlUeiveM »tpşrl'lerlne, «le-nlrelllfle, balıkçıbjn. »İvil tayyareciliğe nlt bir çok kıymetli yan ve resimleri ihUva etmektedir. Hararetle tavsiye ederi».
İstanbul Birinci tera Memurluğundan: 947 /791
Borcun temini İstifası İçin mahcuz olup açıl: arttırma ile aatujımukarrer ceman 240 lira kıymetinde maden ve demir karyola — gardrop koltuk takımı — kilim — duvar halısı — orta masası hasır iskemle mermerli konsol - kensol aynası ve yemek masası satışa konularak 25 7 '949 pazartesi saat İ3 de Bakırköy Yeni mahalle On temmuz Cad No 13 evde satılacaktır. .Satış tutarı muhammen kıymetlerinin ti 75 ni bulmadığı takdirde 2 cl arttırmaya bırakılarak 27.'7. ? 19 çarşamba gihıil ayrı saat ve mahalde en fa »'a arttırana peşin
_ ;_____________Sahile 7
Bayındırlık Bakanlığından
Eksiltmeye konulan iş
1 — Bursa - Kemalpaşa şeddelerinin Apolyont gölüne doğra temdidi İnşaatı olup tahmin edilen keşif bedeli fiat birimleri Ması üzerinden (390 979) lira (24) kuruştur.
2 — Elulltme 16.7.1040 tarihine raslıyan Cumartesi günü saat (11) de Ankarada Bu taleri RelBİlğl binası İçinde toplanacak olan su eksiltme komisyonu odasında kapak zarf usully-le yapılacaktır.
3 _ İsteklilerin eksiltme şartlaşmasını, sözleşme tasarısını özel teknik şartlaşma flat birimleri ve keşif cetvelini, Bayındırlık işleri genel şartlaşmasını ve su İsleri umumi fenni şartlaşmasını (90) lira karşılığında 8u işleri Reisliğinden alabilirler.
4 — Ekslltmeya girebilmek İçin İsteklilerin (10740) Ura (17) kuruş geçici teminat vermeleri ve bu işin teknik ehemmiyetinde bulunan diğer bir İşi muvaffakiyetle başardığını veya idare ve denetlediğini lsbata yarar belgeleriyle birlikte eksiltmenin ya pılacağı günden en az (tatil günleri hariç) üç gün evvel yazj İle BayındırLık Bakanlığına başvurarak bu işin eksiltmesine girmek İçin yeterlik belgesi d mal an ve bu belgeyi göstermeleri şarttır.
5 — İsteklilerin teklif mektuplarım 2 inci maddede yazın saatten bir aaat öncesine kadar Su İşleri Reisliğine makiruz karşılığında vermeleri lâzımdır.
Postada olan gecikmeler kabul edilmez. (0181)
İst. Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığından
19.VII.1949 salı günü saat 16 da 18080 liralık Cerrahpaşa hastahanesl birinci cerrahi kliniği anfi binası kalörifer tesisatının kapalı rarf usullyle eksiltmesi fakülte dekanlığında toplanacak olan AJTP. komisyonunda yapüacaktır.
İsteklilerin bu İşin teknik öneminde bir İşi İyi bir surette başardığı veya idare ve denetlediğini lsbata yarar belgeleriyle birlikte ihale gününden üç gün evvel (tatil günleri hariç) îıt. Üniversitesi mimarlığından yeterlik belgeleri almaları ve ihale günü usulünce cari sene ticaret odası veslkaslyle 1354 Ura »o kuruşluk geçici teminatı havi mektuplarını saat 15 e kadar alındı karşılığında A.E.Plcomlsyonu başkanlığına verme ierl lâzımdır.
Not: Eksiltme şartnamesi ve buna bağlı kâğıtlar Dekanlıkta görülür. 9097
Şehir Elektrik Tesisatı Şebekesi yaptırılacaktır
Malatya Belediye Başkanlığından :
1. — Malatya şehrinin yüksek, alçak tevettür ve transformatör şebekeleri kapak zarf usullyle yaptırılacaktır.
2. — İşin keşif bedeli 1.524.312 lira 17 kuruş 'Bir milyon beş yüz yirmi dört bin üçyüz on iki lira onyedl kuruştur.)
S. — Geçici teminat 59.479 Ura 37 kuruştur.
4. — Kapalı zarflar makbuz mukabilinde en geç 15 Ağustos 1949 tarihinde pazartesi günü saat 32 ye kadar Malatya belediye muhasebeciliğine teslim edilecektir.
5. — Postada vâki gecikmeler nazarı itlbare alınmıyflcaktır.
6. — Bu İşe alt fenni ve ldarlşartnameler ve Bayındırlık bakanlığınca tasdik edilen proje. Ankara da Sümerbank ve İller Bankası Genel Müdürlüklerinden ve Malatyada Belediye muhasebeciliğinden 50. — lira mukabilinde temin edilebilir.
7. — Bu İşe alt bilcümle devlet ve belediye vergi ve resimleri. noter ve harç masrafları ve bunların zamları İşi müteahhide aittir.
8. — Eksiltmelere girebilmek İçin şimdiye kadar yapmış olduğu işlerin vesaikini göstererek Bayındırlık Bakanlığından alınacak ehliyet vesikasının İbrzsı şarttır.
9. — Belediye Encümeni ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. 9790
Devlet Orman işletmesi Manavgat Müdürlüğünden
j _ işletmemizin Burmahan Bölgesinin lttce Deresi öküz taş» orman Içl İstif yerinde mevcut 2307 aded" denk 255.228 metre küp çam kereste İki parti halinde 1/7/949 tarihinden İtibaren 19 gün müddetle açık arttırma suretlle satışa konmuştur.
2 — Açık arttırma 10/7/949 salı günü saat 12 de Manavgat İşletme Müdürlüğü binasında toplanacak komisyon önünde yapılacaktır
Beher metre küpünün muhommen bedeli 7i Uradır. Her parti için % 7.5 hesabiyle geçici teminat alınır.
3 — Bu İşe alt şartname Ankarada Orman Genel Müdürlüğünde, merkez İşletme Müdürlüğünde, İstanbul Orman baş mühendisliğinde Antalya- Alanya, Mersin, Bej-şehlr İşletme Müdürlükleri He Akseki Bölge şefliğinde ve işletmemizde görülebilir.
4 — İsteklilerin belU gün ve saatte müsblt evrak ve İlk
teminatları İle komisyona müracaatları. (98-15)
İstanbul Tekel Başmüdürlüğünden
Dış memleketlere tua İhracı İmkânlarının arttırılması maksadile Çamaltı Tuzlasından İçel, Seyhan, Halay, Gaziantep. Maraş ve Lrfa Vilâyetleri ihtiyacı için tuz satılmayacak ve bu belgelerin tuz ihtiyacı bundan böyle tamımıen Yavşan Tuzlasından veya sarayönünden temin olunacaktır.
Adlan geçen iller hududu dahilindeki yerlere deniz tuzu için nakliye tezkeresi veya nakliye tezkeresi makamına knlm fatura tanzim cdllmlyeceğlnden keyfiyet tuz tîcareU ile veya tuk nakliyatı ile iştigal eden şahıs ve mliesseselercc malum olmak üzere Hân ulunur. (10066)
25000 cilt Satış Fişi tab’ı için teklif isleme ilânı
Stîrnerbaıık Abın Satım Miless.sesindan
Miıcssesemlz satış mağazalarında kullanılan satış merinden 25,008 cilt labettirllmesi hakkında teklif alınacaktı!
Âzaıııi teslluı müddetlerini gösterir tekliflerin en geç 13 temmuz 949 çarşamba günü kapalı zadlar içinde saat 10 a kadar üzerlerinde «Satış fişi* İ.ileLi yazın olarak miıessesemlz girh kapısındaki teklif kutusuna atılması.
Numuneyi gönrtek 'Ve lüzumlu İzahatı almak 'isteyehltt miıe:;■resemiz muamelât servisin? müracaat etmelidirler,
Rugüne kndnr bu iş için verilmiş olan teklifler nazarı illbaıc alınmıyacakUr. toy&(>
Created by free version of 2PDF
P'Mfe *
AKŞAM
12 Temmuz 1949
■Satılık Halılar ■
200 ve 122 boyunda koyu mavi parlak zemin üzerinde tezyinat ve ıenk ahenk güzelliğiyle mükemmel ıkl balı ile bir oda lakımı sandal bedesteninde teşhir e-dilmektedir. 14,7.949 perşembe günü satılacaktır.
IjUimuhi aiinü. flH^İi/filÜÇiitft ‘fin TARH İilUlİAıUuâtUM f
— Arsa deyip geçmeyiniz, elinde bir arsası olan kimse. î»ir yuvaya kavuşma imkânının yüzde ellisini sağlamış demektir.
Pan American
RmukAmmys SYsmf
Çuval Satılacaktır
Toprak Mahsulleri Ofisi is tanbul Ibölgc müdürlüğünden:
1 — Ofisimiz işinden Iskat edilmiş Fındıklı çuval deposunda mevcut 20,000 adet hububat
. çuvalı adetle, 18.060 adet hububat çuvalı kUo ile ve 10,000 adet kanavlçe kepek çuvalı adetle açık arttırma »uretlle satılacaktır.
2 — Arttırma 1 8/7/949 pazartesi gjiııü saat 15 de Ofis binasında toplanacak olan husus! komisyon önünde yapılacaktır.
TARR kullönmakla erteaf günün ne kadar kolaylıkta iraş olaDileceginizin rar. kına varacaksınız.
Sivilceler, Usturanın atası ve cild çekintileri tamamen zail olur. Tanrlş ecıııen cıid aernai tabii rtaıınl alarak yumuşak ve düz oiur.
FARR t tecrüoe ediniz,. Fevkalâde memnun kalacaksınız.
Dünyanın en lecrüball Havayollarının hususî servislerinden istifade ediniz.
New Yorka
Londra veya Lizbon yolu ile uçunuz.
Lizbon a
Roma yolu ile şef'i .servisler-
şcueRr
3 — Teminat 20,000 adetlik çuval İçin 2730 - 18,000 kHoluk çuval için 1830 - 10.000 adet kepek çuvalı İçin 750 liradır.
4 — isteklilerin teminatlarlle birlikle belirli gün va saattıe komisyona baş vurmaları lâzımdır.
5 — Bu işe alt şartlaşma tasarısı malzeme servisinde görülebilir.
ö _ Ofis ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir (9838»
İstanbul Liseler Alım satım komisyonu Başkanlığından
Bahar kilosu tahmin Fİ Miktarı Kilo tik teminatı Lira Şartname bedeli Kuruş
emsi Kuruş
Sadeyağ 890 5000 2587,50 173
Beyaz peynir 2f0 11450 2146,88 143
Kaşar . 420 5750 1811,25 —
Odun (kesil- 1350 2800 (çeki) 2832,50 178
Rom a ya
MUNT AZAM SEFERLER Bu servislerin çoğu ila Panair do Brozil servisleri arasında irtibat vardır. Bunlardan başka Uzak Şarka. Hindislona, Amerikaya kadar ve dünyayı çepeçevre do-Ipşan »»ferlerimi» mevculiyr- Yer ağrımak ve fiatlar hakkında moiOmal edinmek için bir seyoha» bürosuna veya ?an Amerikan Dünya Havayollarına telefon ediniz ve malûma» Imeylnlz.
ISTANSUt Golotaurov.
T«t, PX.10»4
AHKAkAı Ankoro f.le»O«H r.l.lon. 1308»
ZAYİ — Teknik üniversitesi İnşaat fakültesinden almış olduğum şebekeyi kaybettim. Yenisini alacopıından eskisinin hükmü yoktur
2305 No. iı Ahmet Şarap
ZAYİ — Beyoğlu nüfus dairesinden almış olduğum ve içinde askerlik muamelelerim yazılı kimlik cüzdanımı kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur
1325 doğumlu
memlş)
Komisyonumuza bağlı beş yatılı lisenin 1949 yılı ihtiyacı olan yukarıda yazılı maddeler (14/Temmuz/1949) Perşembe günü s aat 15,30 da ayrı ayrı kapalı zart usullle Beyoğlu İstiklâl caddesi No. 349/2 de toplanacak komisyonda eksiltmesi yapılacaktır. (2490) sayılı kanunun tarifatına uygun olarak hazırlanacak teklif mektuplarının ihaleden bir saat evvel komisyona makbuz mukabili vermeleri. Postada olacak, gecikmeler kabul edilmez. Şartnameler Galatasaray llsesindedir. (9224)
Gölcük Deniz Fabrikaları Genel Müdürlüğünden
T. GARANTİ BANKASI* nm
. 26 Temmuz 1949 keşidesi İçin İstanbul’da GÜZEL BİR ARSA ve Zengin PARA ikramiyeleri ayrılmış- i tır. Açacağınız 100 liralık bir hesapla bu ARSA’yı ve PARA1 lan kazanabilirsiniz Acele ediniz.
Satılık Emlâk
İstanbul Defterdarlığında n
Dosya No.
511—658
Kıymeti teminatı Hra 00
imrai'
yeni 3
Lira 1200
Osman oğlu Nuri Ateş
ZAYİ — Samatya nüfus memurluğundan aldığım ve içinde askerlik muamelelerim yazılı kimlik cüzdanımı kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur.
1S40 doğumlu Kostantln oğlu Vasi! Niicolco
1 — Fabrikalarımıza 40 birinci sınıf tesviyeci alınacaktır.
2 — Askerllğtnl yapmış sanat okulu mezunu birinci smıt İşçilerden sınavda muvaffakiyet derecelerine göre saatte 70-140 kuruşa kadar ücret verilecektir.
3 — İsteklilerin 13~temmuz 949 tarihine kadar bütün mas-
raflar kendilerine alt olmak üzere müdürlüğümüze müracaatları. (10200»
İstanbul Sular idaresinden
ANKARADA
Konfor Potas Oteli
ZAYİ — Fatih nüfus dairesinden aldığını ve içinde askerlik mu ameleler im yazılı kimlik cüzdanımı kaybettim. Yenisini alacağımdan eskisinin hükmü yoktur. 1340 doğumlu
Emin oğlu Rıza Dölçel
Sllâhtarağa elektrik fabrikası 1le Çobançeşme arasındaki 1700 M3 lilk hendek hafriyatı kapalı mektupla eksiltmeye kon muştur.
Bu İşe alt şartname Lsala servisinden alınabilir.
İsteklilerin teklif bedellnn % 7.5 ğu nispetinde teminat makbuzlarıyla birlikte şartnamesi dairesinde hazırlıyaçateları kapalı teklif mektuplarını 20-7-949 çarşamba günü saat 12 ye kadar İdare muamelât dairesin vermeleri. (10199)
Bulunmuş kumaş paketi — 6421 numaralı otomobilimle üç seferde yapmış olduğum seyrüsefer sırasında otomobilimde gazetede sarılı bir kumaş bulunmuştur. Sahibinin Taksim Sıraservldc 153 numaralı garajda kâtip bay Nlloya müracaat etmesi.
DEVLET DEMİRYOLLARI İLÂNLARI
Kömür Naklettirilecek
Devlet Demiryolları Haydarpaşa Satmalına Komisyonundan
Şoför: İsmail Tekin
İstanbul 1 ci İcra Memurluğundan : 919/18#
Bir borcun temini IstLfası içirt mahcuz olup açık arttırma ile satışı mukarrer olan 1500ı lira kıymetLnde 1500 metre murab-batnda cevizden yaprak hafinde birinci mal kaplama kontraplâk satışa konularak 26/7/949 salı günü saat 13 de Galata Hoca Tahsin, sokak No. 40/44 de kaplama imalâthanesinde alenen »atılacaktır. Satış bedeli tahmin olunan kıymetlerinin %75 ini bulmadığı takdirde 2 cl satışa bırakılarak 28/7/949 perşembe günü ayni saat ve mahalde en fazla arttırana peşin para ile tera ve İflâs kanununun 112 İlâ1 122 nel maddeleri hükümlerince »atılacağı İlân olunur.
949/780 dosya İle. 4890
1 — 400-500 ton mdaen kömürünün Zonguldaktan Edremitln Akçay iskelesine nakli pazralıga konmuştur.
2 — Muhammen bedeli 8S00 lira olup kati teminatı 1275 liradır.
3 — Buna ait şartname komisyondan parasız alarak dağıtılmaktadır.
4 — PazarüLk 18.temm.uz. 1949 pazartesi günü saat 10.45 de
Haydarpaşa Gar binası dahilindeki Haydarpaşa satın alma komisyonunda yapılacağından arzu edenlerin vaktnlde komisyonda hazır bulunmaları. 10197
Klasör mekanizması, Dosya raptiyesi, Sırt halkası alınacak
Maliye Bakanlığından:
Heybeliada, Eski Karakol ve aralık So. 23 ada, 11 parsel kapı sayılı 3.9.50 M2 arsa. Beşiktaş. Arnavutköy Malı. Eski Bulaş yeni Palacı So. eski 9 yeni 32 kapı sayılı evin 5/30 payı. Beykoz (Karlı tepe» inelrköy Mah Gümüşsüyü Karlı tepe So. tapu kaydına göre 401, vergi kaydına g ete 1/1 kapı sayılı 8225 M2 müfrez tarla Beyoğ.’u, Pangaltı Mah. Dolapderc Cad 632 ada. 12 ve 13 parsel eski 270 ?7€ Mük. yeni 278.28 taj 152.154
kapı laydı 49 M2 ahşap ev ve 45 M2 arsa.
Eminönü, Çarşı Mah, Cevahir Bedes-tarıı Şerif ağa (efendi) So. 2764 ada. 4 parsel eski yeni ve taj 38,39 kapı sayılı 5.50 M2 ahşap dolap. Emlnöpij, (Beyazıt* Mercanağa Wh. Uzun Çarşı Cad. 270 ada, 1 parsel eski 312 yeni ve fcoj 117 kapı sayılı 10 M2 kârglr dükkânın 4680/18380 payı Fathi, (Samatya) Hacı Hüseyin ağa Mah Curcuna Sa. 1240 ada. 38 parsel taj 24/2 kapı sayılı 47.50 M2 arsa Fatih, (Samatya) Sancaktar Hayrettin Mah. Sancaktar Tekkesi Sn 482 oda. 2 parsel en eski 8 eski ye»*l ve taj 10 kapı sayılı 540 M2 bahçeli ahşan evin 3456/46080 payı. Fatih, ı Şehremini» Uzun Yusuf Mah. Meclt bey ve Devlrhan So. 1422 ada. 1 parsel on eski 26, 28 eski ve yenl62 64 taj 38 kapı sayılı 130 M2 arsa.
Fatih. Samatyaı Sancaktar Hayrettin Mah. Marmara Cad. 954 ada. 14 parsel en eski 37 eski yeni v e taj 43 kı.pı sayıh 72 M2 kârğir evin 2/V2 çıplak mülkiyeti lntlfaı başkasına aittir Fatih, (Yedikule) Hacı Evhadetlın Mah. Samancı odaları So. 1074 ada. 38’ parsel en eski 91 yeni 67 kapı sayılı 26 M2 arsa.
Yukarıda yazılı gayrlmenkuller 3,8 949 Çarşamba
saat 15 de Millî Emlâk Müdürlüğündeki komisyonda ayrı ayrı açık arttırma İle satılacaktır. İsteklilerin nihayei saat 15 e kadar yatıracakları teminat makbuzları ve. nüfus cüzdanlarlle satış günü komisyona, fazla bilgi için sözü geçen müdürlüğe başvurmaları. (Teminatlar önceden de yatırılabilir ı (101391
513—3242
514—1911
515—3751
515—3752
510—17369
518—2997
5İB—14092
518—11403
?00
4150
1143
312
günü
10 temmuzdan İtibaren en modern ve e n titiz servisle sayın müşterilerin emrine amadedir. İŞ yerlerinin tam merkezinde olan
KONFOR PALAS OTELİ’nin
Banyolu ve banyosu/ odalarında daimi sıcak ve soğuk su ve telefon vardır,
Sükûneti, rahatı ve temizliği seven müşterilerin artyacağı yegâne oteldir. Dilimizi bllmlyen yabancılara ve bütüı müşterilere her türlü kolaylıklar, işlerinde yardım ve parasız hukukî istişareler sağlanır
hr/avOK. ?
"İ I lif-1 —
I
S 1 M 1
1 LI2S
Şose esaslı onarımı
Samsun Valiliğinden:
Samsun - Kavak yolunun 5 -r 250 - 13 4- 500 kilometreleri arası şose esaslı onarımına talip çıkmadığından yeniden eksiltmeye konulmuştur.
2 — Keşif bedeli 90873 lira 75 kuruş ve geçici 5793 Ura 69 kuruştur.
3 — İl daimî komisyonunda kapak zarf usullyle ihalesi
26/temmuz/1949 tarihine rastiiyan salı günü saat 18 da yapılacaktır. .. ■
4 — Bu işe ait keşif vesair evrak 11 daimi komisyonu ve bayındırlık müdürlüğü kalemlerinde olup istekliler tatil günlerinden mâada günlerde bedelsiz olarak görebilirler.
5 — İsteklilerin bir kalemde altmış bin llraLık yol. köprü veya bina yapım ve onanınım iyi bir surette ikmal ederek kesin kabulünün yapıldığını gösterir belge İbraz etmeleri ve ihale gününden en az a tatU günleri hariç* iiç gün evvel ii makamına dilekçe İle müracaat ederek bu İşin eksiltmesine girmek İçin yeterlik belgesi almaları gerektir.
6 — Eksiltmeye gireceklerin İkinci maddede yazılı geçici te-
minata alt makbuz ve beşinci maddede yazılı belge 1le 1949 yılma alt ticaret odası vesikasını havi olarak 2490 sayılı kanunun tarifleri dairesinde hazırlıyacaklan kapalı zarflarıhı ihale gûnii saat 15 e kadar makbuz mukabilinde daimi komisyon başkanlığına vermeleri veya İadeli taahhütlü olarak posta ile göndermiş olmaları lâzımdır. Postada olacak gecikmeler kabul edilmez. 1019i
VAPURLAR
İstanbul 1 ci icra memurluğundan: 948/32
Borcun temini için mahcuz a-Çık arttırma İle satışı mukarrer 200 lira kıymetinde erlâ marka işler durumda 5 lâmbalı radyo •atışa konularak 20-7-949 çarşamba günü saat 13 de Beşiktaş Şair Nedim cd. haremağası sokak No. 8 da satılacaktır. Satış tutan tahmin olunan değerin % de 75 ini bulmadığı takdirde 2 cl satışa bırakılarak E2-7-949 cuma aynı saat ve mahalde en fazla attırana peşin parayla İcra iflâs ka. 112 İlâ 122 cl md hükümlerince satılapagı ilân olunur. 948/32 dosya İle.
(4900) I
İstanbulda Beşiktaş Devlet Kâğıt Deposunda mevcut örneğine ve şartnamesine göre aşağıda yazılı miktarda klâsör mekanizması, dosya raptiyesi ve sırt halkası alınacaktır.
Eksiltme 19 temmuz 1949 salı günü saat 10 da adı geçen de-
poda yapılacaktır. Adet Geçici teminat Lr. Kr.
Klâsör mekanizması 10.000 037. 50
Dosya raptiyesi 1.000.009 1875. —
Sırt halkası 30.000 36. —
10175
Laboratuar Malzemesi için teklif isteme ilânı
Sümerbank Alım ve Satım Müessesesinden
43 kalem laboratuar malzemesi ve lâboratuar eczası için teklif alınacaktır. Liste muamelât servisinde görülebilir.
Kapak zarflar İçindeki tekliflerin, üzerlerinde «Alım - Satım 5« işraretl yazılı olarak m-iessesemiz giriş kapısında bulunan teklif kutusuna en geç 18'7/049 Pazartesi saat 10 a kadar atılması. 19988»
Maden kömürü taşıttırılacak
1. E. T. T. İşletmelerinden :
1 — Muhamnı'*n bedeli 14-500 Hra olan 10.009 ton 0/10 maden kömürünün Unkapanından Yedikule gazhanesine kamyonlarla parti parti nakil 14'7'949 Perşembe günü saat 10 da pazarlıkla İhale edilecektir.
2 — Muvakkat teminat 1087,50 1 Iradır.
3 — Şartnameler Metro - Han Levazımından parasız tedarik edilebilir. ( 0756»
Silindir Torna Tezgâhı Alınacak
Ziraî Kombinalar Dairesi Reisliğinden î
Teşkilâtımız İhtiyacı İçin 19.000 lira muhammen flatll ve 1425 lira teminatlı bLr adet silindir torna tezgâhı 10/8/049 Cuma günü saat 1 İde AnkaradaAtatürk Bulvarı 263 numaralı Merkez binasında eksiltme yolHe satın alınacaktır.
Muvakkat teminatı. Ziraat bankası Merkez müdürlüğündeki 64 '4358 sayılı idare hesabına yatırılıp komisyona makbuzunun verilmesi mecburidir.
Teknik şartnamesi İstanbulda Ziraat müdürlüğünden. Reislikte muamelât şubesinden verilir, idari şartnamesi de buralarda görülür. (10161)
Created by free version of 2PDF
Hellenic Lines Limited "
Türkiye - İngiltere - Belçika arasında muntazam posta 13 Temmuza doğru limanımızda beklenen
VorioB Helias vapuru
eşyayı ticariye alarak 14 temmuza doğru İstanbuldan kalkarak
Londra - Rotterdam ve Anver»
limanlarına hareket edecektir, Umumi AcentaJarı:
S. TOPER VE Şsı.. Galata Ve» Alemdar han Telefon! 41929
I Beyoğlu Vakıfları Müdürlüğü ilânları |
Satılık arsa
Muhammen kıymeti Geçici teminatı
Lira Kr.___________________Lira____________
758 91 - 57
Bebek mahallesinin Yeni sokağında »Küçük Bebek karşı»* Eski 1 mükerrer yeni 12- 56 sayılı 375 metre murabbaı arsanın 1 4 hissesi açık arttırma suretile satılacaktır.
ihalesi 25'7. H49 Pazartesi günü, saat 15 de yapılacağından isteklilerin belli gün v§ saatte nüfus ve ikamet vesikaları ile birlikte idaremize tnüracaatlarL. l

Comments (0)