AKŞAM 1 ŞAM
Hergün 8 nahife ' 31
TE E
KUVVET ŞURUBU
Oenel zafiyette nekahet hallerinde, dermanrizlık re «İnh zafiyetlerinde kullanılan bir kuvvet şuruiradttt.
T 1 O I markasın Dikkat
3ene 30 — No. 10B44 — Hail har yards 10 kuruştur.
PAZARTESİ M Şubat 1M4
Sahibi: Necmeddlû Bad*k — Tas işlerin! fiilen İdare eden: C. Bildik
Aksam Matbaan
Cumhurbaşkanının seylâp mmtakasında tetkikleri
İnönü bugün uçakla Çukurova üzerinde tetkiklerde bulunacak
Merkezden istenecek her yardımın yapılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Adanadan Maraşa gidecektir. Setlerin inşasına derhal başlanacak
Adan* 23 — Cumh'irbaşkAni tsaıet tnönll. beraberinde Bayan Mevhibe İnönü, Bayındırlık Bakanı Kasım Oulek, M ille t vekillerinden Nihat Erini. Haşan Reşit Tankut, Demokrat Partiden Nuri Özsan olduğu ha İd» dün sabah Pozantiye gelml? ve orada Adana valisi İle generaller tarafından karşılanmıştır.
Hususi tren bir dakika sonra Yenic» İstikametinde yoluna devam etmiştir. Cumhurbaşkanı Yense istasyonunda da Mersin valisi, belediye başkanı, parti mümessilleri, çlfçller vb halk tarafından hararetle karşılanmıştır.
Cumhurbaşkanı, Yenice istasyonunda otomobile binerek, refakatindeki zevatla birlikte Tarsus'a hareket etmiş. yollarda köylüler tarafından hararetle karşılan t niş ve Uğurlanmıştır.
Tarsusta
Tarsus 23 — Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Belediye meydanını dolduran halkın alkışları arasında Belediye binasına gelmiş, burada İçel valisinden Çukurova'nın uğradığı seylip felft-keti ve sulama işleri üzerindeki faaliyetler hakkında izahat almıştır. Bü (Arfcosr sahife 2; sütun 1 de)
Halkevleri yıldönümü
Yurdun her tarafında büyük törenlerle kutlandı
Çekoslovakyada buhran devam ediyor
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü yvrt gezilerinden birinde köylülerle görüşürken
Ankara 23 — H*lkavl«rüıln kuruluşunun 18 ncu yıldönümü bugün bütün yurtta büyük t ör «İn» kutlanmışta1.
Saat 19 ta Ankara Halkavtade r*-pil an törende Başbakan yardimouı ve Devlet Bakanı Faik Ahmet Barutçu, İçişleri Bakam Münir Hüsrev Göle, c-ümrfik ve Tekel Bakanı Şevk»! Adalanla Cumhuriyet Halk Partisi Gene] başkan vekili Hilmi Uran, milletvekilleri, ve çok kalabalık bir halk hazır bulunmuştur. Törene İstiklâl marşlyl» başlanmış ve müteakiben Cumhuriyet Halk Partili Genel sekreter yardımpı.«u krsurum milletvekili Cevak Dura un oğlu bir nutukla Halkevlerinin 18 ncı yıldünümünü açmış-
Başbakan Gotvald’ın nutku vaziyeti daha fazla gerginleştirdi
Yurtta açılan yeni Halkevi odalan
Ankara IS — Bugün, Çoruh'un Fındıklı, Karna Arpaçayı, Kastamonu'nun Kür*, Kır şehrin Hacıbektaş, Trabzonun Çaykara vs Zonguldağın Kilimli Halkodaları Halkevln» çevrilmiş ve ayrıca. Amasyada 0. Ank&rada 4, AnUlyada 10, Aydında 1, Bilecik i e 1, Çarkında 1, Çorumda I, Erzurum-da 1. karata 21, Kooaslid» 3, Konyada 14, Kütahyada I, Nlğdeds 8, Orduda 13, Seyhan d* l. Tokatta 1, Yozgatta 7, Zonguldakta 1 Halteri odan silmiştir.
Bu .suretle 22 şubat 1948 da bütün yurttaki Halkevlerinin «ayısı «fi u. Halkodalannın sayın da 4281 1 bulmuştur.
Londra 23 (R) — Oekoslovak-y a dâkl siyasî buhran nenfla halledilmiş değildir. Komünist olan Başbakan Ootvald tarafından dün akşam söylenilmiş olan nutuk vaziyetin büsbütün gerginleşmesine sebebolm uştur.
Cumhurbaşkanı Ben es de hafta tatilini geçirmeye gittiği şatodan başkente dönmüş bulunmaktadır,
Britİş United Presa muhabiri bu mesele hakkında şöyle demektedir; «Uzun siyasi hayatı boyunca vermiş olduğu kararların belki de en mühim mini Keres bu sefer verccektrl.»
Prag 22 (A.A) — Komünist Çekoslovak Başbakanı Kabine buhranının, memleketinfn, Av-rupanın Batısına mı, yoksa Do-
Irak meclisi feshedildi
Bağdat 12 (AA) — Irak Kıral naibi AbdülUâh, parlâmentonun feshin! bugün tasrih etmiştir.
Naibin, aynı ramanda polis Te propaganda İdarelerinde yapılacak geniş mikyasta değişiklikleri dahi tasvlb edeceği sanılmaktadır.
Bulgarlar üstteğmen Küçükpazarda genç
Talâtı teslim ettiler
Şehit üstçavuş Kemal Menderes’in na’şı üzerinde yapılan ulopsi neticesi
bir kadını kablo teli ile boğarak öldürdüler
Şehtt üstçavuş Kemal'in dünkü cenaze merasimindi bulunan binlerce halktan bir görünüş
Bir genç de, Boğaziçinde Yenikögpa lasta karısını tabanca ile yaraladı
Bul^arürtanda düşürülen 2 tayyars-mlzden birinin pilotu üstteğmen Ta-I4t Ülkü, Bulgar hükümeti tarafından Türk makamlarına teslim edilmiştir. Tşiat Ülkü, dua gece otomobille şehrimi» gelmiştir. Pilotumuzun nhhhâtl yerin dedir
Talât'a tazyik yapıldı?
Edime 23 — Yetkili mahfillerden öğrendiğim» göre, Bulgaristand* n günden fazla esir olarak tutulan teğmen Talât*. sorgusu sırasında Bulgar makamları tarafından tazyik yapılmış vb:
(— Diğer arkadaşlarınız nereye indiler? Kaç uşakla topraklarımıza Kirdiniz?# gibi sualler sormuşlar, söyle', met için günlerce tasylk etmişlerdir
Ivemal Menderesin otopsi raporu
Edirne 23 - Şehit tayyarecimiz Kemal Menderes için burada memle-, ket hastanesinde bir otopsi raporu tatitlm edlImLşîlr. Bu raporu tanzim 1
edenlerden bir doktor diyor kİ:
«— Cesette her hangi bir kurşun tılne rasttinmamıştir. Fakat şehidin alnında mühim bir yara mevcuttur. Kafatası açılmak suretiyle beyninin Bulgar doktorları tarafından çıkarılmış olması şüphe uyandırmıştır. Bul-garlar, otopsi raporlarında, alındaki yaranın düşme neticesinde hasıl olduğunu belirtmektedirler. Eğer beyin çıkarılmamış oLsnydı, bu ölüm, nezfl dimağlden müteveüld olarak kabul edilebilirdi. Kemal Menderes'in ciğerleri de dökülmüştür. D.z kapaklarm-vs yanaklarında İki mühim yara tesblt edilmiştir. Bütün bunlar, genç tayyarecimizin, Bulgar rırm! tîbll-ğlnde bildirildiği gib' düşme neticesinde Ölmediği kanaatini hasıl etmiştir.
Diğer bLr doktor da şunları söylemektedir:
(— Şehit tayyarecinizin, düştükten sonra yaralı bir vaziyette bulunmuş olmorı muhtemeldir. Alnındaki yara, bize, başına sert bLr cisimle vurulduğu kanaatini vermektedir »
Dün gece, Küçükpazarda, U2un za-mandanberl mislin» tesadüf edilml-yen bir cinayet İşlenmiş ve İhsan namında genç bir kadın, kalın bir kablo teliyle boğaza sıkılmak sureliyi» öldürülmüştür. Cinayet, bu sabah meydana çıkmıştır.
Küçükpazarda Atlama!aşı civarında bir evde yalnız başına oturan 35 yaşlarında ve oldukça güzel ve paralı olarak tanınmış bir kadının evinden gece bazı gürültüler lşltfldlği zabıtaya haber verilmiş ve ev» gidilince, kapının aralık bırakıldığı görülerek İçeri girilmiş ve az sonra da İhsanın cesediyle karşılaşılmıştır. Kadının boğasına sarılı olarak bırakılmış bir kablo teli görülmüş ve bununla bozulduğu anlatmıştır.
Zabıta, derhal keyfiyeti nöbetçi savcı Hilmi Davaslıglle bildirmiş: bir taraftan B. Hilmi Davaslıgil, bir taraftan da diğer savcı Süreyya Soysal ve Emniyet müdürlüğü cinayet kumı memurları soruşturmalara el koymuş fardır.
Kadının parasın* tamaan mı, yoksa her hangi bLr münasebete mİ kurban gittiği, yapılacak tahkikatla kastilin veya ksatlBerln meydana çıka-rûmasından sonra anlaşabilecektir.
Yeniköy Palastaki yaralama hâdisesinin tafsilâtı
Dün öğle üzeri, Boğarijlnd» Ycnl-kâyla Klreçburnıı arısında bulunan Yenlkuy Palas otelinde, genç bir kadının, kocası tarafından tabanca llo paralanıne.tlyla neticelenen kanlı bir vaka olmuştur.
Sarıyer asvcılığuun. nruılıu'mals-
ğusuna mı iltihak etmesi masr LL leşinden çıktığını MldinnUtij. LJ Bugün Prag’da yapılan b!ı Çek - û_ Sovyet dostluk toplan! tamda aös CX| söyleyen Başbakan Gottvald, »*-komünlst olmayan 12 Bakanm O İstifalarına temas ederek bunun C «nürtecllerin Çekoslovakya'yı .O politika bakamından geriletmeyi yj ve yavaş yavaş İttifak bağların bozmaya matuf bir teşebbüsleri» olduğunu söylemiştir. Gotw?1d şunları ilâve etmiştir:
Kudüs Yahudi mahal
leşi havaya uçuruldu
ölü adedi 40, yaralı mikdarı da 100 kişi tahmin ediliyor
Londra 23 (Radyo) — Kudüs'ün ana caddesi ve ticaret merkezi olan Ben Yehuda Yahudi mahallesi dün sabah 3,30 da patlayıcı maddelerle dolu üç kamkonun lnflllklyle havaya uçurulmuştur. Cadde acınacak bir enkaz yığını manzarası arzetmektedlr. 500 metre karelik bir saha İçinde bulunan bütün evler az çok hasara uğramışlardır.
Yıkılan binaların enkazı altında kalanların kurtanlmsına dün bütün gece devam edilmiştir. İnfilâkta 40 kişi ölmüştür. Yaralı adedi de 100 ü geçecektir. Mamafih kurtarma arne-llyesl neticesinde ölü ve yaralıların adedi artması kuvvetle muhtemeldir.
Yahudller, dün 7 İngiliz askerli# 3 polisi öldürmüşlerdir. Yahudi tethlş-
çileri Yahudi mahallelerine girecek İngiliz asker polislerini İdam edecekleri tehditleri karlısında çok sıkı tedbirler alınmıştır.
Yahudilerin Güvenlik Konseyine şikâyetleri Londra 23 (Radyo) — New-York’-takl Yahudi komitesi Güvenlik Konseyine İnğilterentn siyasetine şiddetle hücum eden bir nota vermiştir. Notada İn g üter enin tarafsız davranmadığını. Arapların Flllstine kuvvet sokmalarına müsaade ettiği halde Yahudi muhacirlerin Flllstine girmelerini mâni olduğunu ve Filistin Arapların* yardım edecklerinl resmen beyan eden Arap devletlerine sllSh vermeğe dvem ettiğini İddia etmektedir.
Günler Geçerken.
rina el koymuş bulunduğu bu yakanın hakikî iç jrûzfl bugün anlaşılacak bulunmakla beraber, şimdiki halde mesele, anormal bir gencin, pek fazla sevdiği karısının kendisinden ayrılmak üzere bulunduğuna rahlb olarak (Arkası sahife 2; sütun 5 te)
Hamsi değil, “anşuva,,
DİKKATLER
Kıyıya köşeye sıkışmış israflar
Sütunlar arasına sıkışan minimini bir haber: Tekel şimdiye kadar şu ve bu makamdakiLere yılda elin bin lira kıymetinde sigara hediye edermiş. Artık tasarruf l.aydile etmiyecekmiş.
Ancak teşekkür edebiliyoruz. Niçin şimdiye kadar verilirmiş, demiyoruz. Acaba bu 50 bin lira o sigaraların maliyetini mi, yoksa satış flütlerini mi ifade etmekledir, diye de sormuyoruz.
Yalnız akla şu geliyor:
Savruk bir ailenin çekmeceleri, dolapları araştırılsa; kim bilir neler, neler keşfedilebileceği kabilinden hovardaca kurulmuş bir Devletçiliğin de fasılları, şubeleri teftişe tâbi tutulsa; bu hediye tütünler gibi, bütçeden silinen otomobiller gibi, lâğvedilen basın ataşelikleri gibi ve tiirlıi çeşit tasarruf imkânlarına yaslanır.
«Allahını seven tmdada gelsin.'» vezninden: »Memleketini seven bu milletin sırtındaki butça yükünü haf 'Jetsin!»
Bir gün gelecek, torunlarımız eski vesikaları karıştırırlarken meselâ bilmem hangi tarihte İstanbulda 500,000 kilo hamsi balığı tutulduğunu, satılamayıp bir çoğunun tekrar denize atıldığını öğrenecekler, şaşacaklar, dedelerine acıyacaklar ve diyecekler kİ: «O devirde ekonomi ve ticaret bakımından pek geri kalmışız; verimli İşler yapamamışız. Koca koca binalar kurmuş, hükümet dairelerine mahsus mahalleler vücuda getirmiş, Ankarada Opera va Millet Meclisi İçin milyonlar sarfetmlş, biraz da fabrikalar işletmişiz amma ehemmiyetli kaynakları bir yana bırakmışız. Halbuki meselâ İstanbulda muhteşem stadyumlardan, fakültelerden, hattâ lüzumsuzca süslü bir takım inşaattan önce bütün mânastle modem bir balıkçılık sınaatl, bir konserve fabrikası kurulmuş olsaydı alıcısı dalma hazır bulunan bu ihracat maddesi yüzünden memlekete ne kadar para girer, hattâ Belediye tarafından işletil-seydl şehir bütçesi ne derece ferahlardı! Her yıl milyonlar boşuna akıp gitmiş de o Belediye yol vergisi gibi gayet iptida! bir gelirden medet ummak zorunda kalmış!»
Hamsi diye bizim bolluğundan ve istifade şekil bilmediğimizden dolayı küçümsediğimiz balık malum olduğu üzere «anşuva» dır; yani azıcık terbiye gördükten sonra pek pahalıya satılan v« kibar sofralarda bile aranan şöhretli gıdalardandır. Bunlan Avru-panın Amleur gibi maruf müesseselerl teneke kutulara bile koymazlar; anber-1- sarâ lmlşceslne sekiz, on tanesini minimini kavanozlara, süslü şişelere dizerler. Sardalyeden bir kaç misli yüksek fiate, hâttâ (trüf», (kapr>, zeytin veya herhangi bir garnitürle terbiye görmüşlerinin hemen hemen havyar bedeline satılması da âdettir. Uzağa gitmlyellm: Memleketimizde de hamsi ezmesi çok pahalıdır; diş macunu ve tuvalet kremi gibi tüplerde gramla satılmaz mı? Harbdcn önce o tüpler 17.5 kuruşa idi; harbde 120 ye çıktı; şimdi de 60 - 80 kuruş arasındadır! Buna bakınca hamsi ezmesinin Tiirklveye Japonyadan,'Seylân veya Tibet'ten getirildiğine hükmedebilirsiniz. Oysa kİ bir günde yarım milyon kilo kadar avladığımız yerli bahkianmızdandır; Karadeniz kıyılarında gübre olarak tarlalara dökeriz!
Sadece îzmil kâğıt fabrikası İçin müstakbel plân İcabı acele acele kurddğumuz ikinci ve lüzumsuz İskelenin bedelini konserveciliğe sarfetseydik şimdi yarım milyon ldlo hama! denize atılacağına kutulara yerleşmiş bulunurdu. Vah vahi
Refik Halld KARAY
Sahile 2
AKŞAM
23 Şubat 1948
SÜZÜN GELİŞİ
GÜNÜN MESELELERİ
Karaborsaya sebeb olan nizamname!
Konser biletleri ara ara karaborsaya dürüyor; stadyum biletleri karaborsaya düşüyor; gaz fişleri karaborsaya düşüyor. Sası! düşüyor bilmem..ama Denizyolları İdaresinden, «atılan vapur letlerbıln neden karaborsaya düştüğünü geçen gün bir dostum anlattı. Denizyolları idaresinin nizamnamesi yüzünden biletler karaborsaya düşüyormuş!
Nasıl? Meselâ İzmir’e gitmek için İdareden bir kaç gün evvel biletinizi diyorsunuz. Tam gideceğiniz «ırada başka bir İşiniz çı-fcvor, gidemiyorsunuz. Dürüst bir vatandaş «fatile idareye başvurup biletinizi geri verirken nizamname gereğince paranızın yüzde ellisin! kesiyor, üst tarafını size veriyorlarmış. Hem de yalnız vapur ücretinin yansını kesmekle kalmıyorlar, yemek İçin verdiğiniz paranın, da yansını alıyorlarmış. Yemediğiniz ve henüz tencereye konup pişirilmemi? y^neğln yan parasmı çatır çatır ödüyorsunuz I
Bu kesintiler yüzünden vatandaş için dürüst hareket etmenin cazibesi hayli azalmaktadır. Çünkü nhtunda dolaşıp biletinizi havaya kaldırarak «isteklisi var mı?» diye seslenirseniz hanen etrafınızı sararlar, biletinizi yan fi ati e değil değerinden fazlasına almaya hazır bir çok yolcu bulursunuz. Ama bu karaborsacılıktır, bilet! İdareye vermek gerekirken rıhtımda başkasına satmak dürüst vatandaşa yakışmaz bir harekettir.
Ne çare İd böyle hareket etmeye vatandaşı zorlayan da muhakkak ki Denizyolları İdaresinin, nizamnamesidir. Geri verilen biletin yüzde ellisini kesmek fazladu. Yüzde on, yüzde yirmi bunun tabiî ölçüsüdür. Neteklm yataklı vagonlar idaresi ancak bu kadar keser. Hele yenmeyen yemeğin yan parasını almak ne hakkaniyete, ne insafa sığar. Sığmadığı içindir kİ karaborsa vatandaşa şirin gözüküyor.
Nizamname. gereğince... Peki ama bu nizamname değişmez, hayat şartlarına uymaı bir halde ebediyete götürülecek soydan bir nizamname midir?
Şevket Roda
Cumhurbaşkanının selâp mıntakasında tetkikleri
(Baş tarafı 1 ind sahifede)
Birada orada bulunan Demokrat Milletvekillerinden doktor Azla Köksel, İnönü’ne, felâketin pek büyük oklu-funu söylemiş: »Çukurova'da zarar görmeyen köylü yok gibidir» deniştir. Bayındırlık Bakanı Kasım Gölek de B er d.in suyunun feyezanı hakkında Isahnt vermiş, su işleri altına şube müdüm Hikmet Fırat sa sedlerin kifayetsiz olduğunu söylemiştir.
Sedler yapılacak
İnönü Her d an suyu üzerinde Önleyici tedbirlerin alınmasının mümkün olabileceğine kani bulunduğunu söyleyince Demokrat Partinin İçel Milletvekili, bu tesislerin ne saman biteceğini ve Çukurova’nın bu büyük felâketten ne zaman kurtulabfleceğirü Cumhurbaşkanından sormuştur. Bu soruya Bayındırlık Bakanı Kasım Gölek cevap vererek İnşaata geçljmçk üzere olduğunu, yakında Amerika dan İnşaat malzemesi geleceğini ve gelir gelmez, hava müsait olduğu takdirde İşe başlanacağını söylemiştir.
Su işleri müdürü, Çukurova'nın emniyetini korumak için etütler yapıldığını ve 1 — Berdan, 2 — Seyhan, 8 — Ceyhan bölgeleri olmak üzere Oy kısma ayrıldığını, ovanın dalma bu Oç «uyun tehdidi altında bulunduğunu uöyliyerek: »Berdan setleri İçin hazırlıklara başlanmıştır. Bu «etler tamamlandıkları takdirde her türlü kötü ihtimal bertaraf edilmiş ölçektir» dedi.
Tecrübeli çîfçiler de dinlenmeli
Kemal Sungur adında İhtiyar bir çtfçl, bir aralık. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün yanma gelerek bir maruzatı olduğunu söylemiş ve demiştir kir
•— Ovada kuşaklama kanalının yapılmamış olması büyük felaketler doğuruyor ve Bardan şeddine karışan 11 dere, bu rupi fazlaslle kabartıyor. Bu sebeple yan sedler tahammül edeme» btr hale gelerek, suların etrafı tatil# etmesine sebep oluyor. Mühendisler. gerçi ilim ve fen adamlarıdır fak.-’ bizim gibi tecrübeli çlfçllerl de din’ eleri .yapacaktan İşi kolaylaştın' krindeylm. Biz ra ran, dfevletle bir’ e çeklyrm». Bizim tarazım» devletin, devletin »ran da bizimdir. •ns-rsusU 1000 - 1800 dönüm arazi ru altında, kalmıştır. Çlfçlyl mahveden Jfadrrfı şeddinin patlamasıdır. thtl-ynrbğıma rağmen felâketi müteakip ölümü göze alarak bîr «andaHa felaket yerine gittim. Oradaki acıklı durumu gözlerimle gördüm. Sla izahat verenler, bn felaketin acısını birim kadar duymamışlardır. Şet ye baraj İnşaatı kâfi değildir. Yardıma kanallar açılmalıdır.»
Trsus Demokrat Parti ilçe başkanı, işlerin yarım bırakıldığını söyl’yerek: •Bunların tamamlanmasını yüksek alRkanızd’.n bekliyoruz» demiştir.
ardım işleri
Cumhur baştanın acele yardımın
neler olabileceğini sorması üzerine İçel valisi şu cevabı verdi:
«— Meydana gelen saran, başka yollardan telâfi etmek mümkündür. Bunun İçin de 700 ton pamuk tohumuna ve 300 ton yemliğe, 200 ton akdarıya ihtiyaç vardır.»
Tarsus kaymakamı Adnan Aksel, mezruatı ranır gören çifçlnin, âcil bir makineli «lraate geçmek suretlle kalkınmasına imkân hasıl olabileceğini bildirdi. Bunun İçin de 200 - 25û adet mibzerle 50 - 60 traktörün maksadı temine kâfi geleceğini anlattı. Bundan başka Hıdırlı sedlerlnln hemen yapılması, kuşaklama kanallarından yıkılan kısımların kapatılması, yıkılan evlerin yeniden inşası için devlet orman idaresinden kereste temini gibi noktalara temas etti.
İnönü, merkezden istenecek yardımın derhal yapılacağını söylemiştir. Cumhurbaşkanı, Tarsusluların coşkun tezahüratı arasında Mersin’e gitmiş, yeni Halkevi binasında bir müddet istirahat ettikten1 sonra Adana'ya hareket etmiştir.
Adana’da
Adana 23 — Cumhurbaşkanı İsmet İnönü dün saat 16,20 de Mersin’den Adana'ya gelmiş, İstasyonda binlerce Adanalı tarafından karşılanmıştır, frıönü, Seyhan üzerindeki sulama kanallarını tetkik ettikten sonra felâketin başlıca âmili olan Hıdırlı şeddini görmeğe gitti; etrflı İzahat aldı. Hadırlı muhtarı, felâketin belUbaşlı sebeplerini ve korkunç safhalarını an lattı. Cumhurbaşkanının bu havalideki tetkikleri saat 20 ye kadar sürdü vo Adana'ya dönerek bir saat kadar Bayındırlık Bakanının kökçünde istirahat etti ve orada mllletvelcfllerlle belediye baştanlarından mürekkep 10 kişilik bir heyetle görüştükten sonra belediye tarafından verilen ziyafette butundu, Adana D. P. başkanı da ziyafete iştirak etti.
Bugünkü tetkikler
Adana 23 — Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bugün hususi bir uçakla Çukurova üzerinde bir uçuş yaparak ru baskınına uğrayan yerleri havadan görecektir. İnönü bu tetkiklerini müteakip Çukurova Çlfçller birliği İleri gelenlerlle bir görüşme yaparak seylâp felâketine uğrayan bölgenin zira! bakımdan durumu hakkında İzahat alacaktır.
İsmet İnönü, öğleden sonra Ceyhan'a giderek felâket bölgesini gezecektir. Bu tetkikler, akşama kadar sürecek ve geceyi Adna'da geçirdikten sonra «alı günü Maraş'a gidecektir,
Ankaradald dünkü lig maçları
Ankara 33 (AA) — Ug maçlarım! dün ve bugün 19 Mayu «radyumunda devam edilmiştir. Alınan netloeler şunlardır:
Demlrspor 3 - Kalespor 1 Emniyet B - Çankaya 1 Ankaragücü 1 - Maltepe 1 Teknisyenler S - Atıfbey 1
Üniversiteler Arası kurul, İstanbul üniverıiteri delegelerinin oyile tart kararının refine karar verdi, Ankara üniversitesi temsilcileri karara muhalif kaldılar
Ankara 13— üniversitelerarası kurul Ankara üniversitesi senatosunun k&-rariyls DU, Tarih vs Coğrafya fakültelerinden çıkarılmış olan solcu profesör Y« doçentlerden Naili Borata?, Beblc* Boran vs Niyazi Barkeı hakkında bir hafta süren müzakerelerden sonra kararını vermiştir.
Bon İçtimaa Milli Eğitim Bakanı Reşat Şcmseddln Birer do lştlrâk etmiştir.
Evvelki gün üniversitelerarası kurulun İstanbul delegeleri solcu profesörler vo doçentler hakkında Ankara senatosu tarafından verilen kararın reddedilmesine ve bu profesör ve doçentlerin üniversiteye iadelerine karar vermiştir. Bunun üzerine Üniversiteler aram kurula dahil bulunan ve sayıları « dan ibaret olan AnkaralI profesörlerin hepsi toplantıyı terket-m İşler ve bu karara lştlrâk etmemişlerdir. Karar yalnız İstanbullu profesörler tarafından alınmıştır. Fakat İstanbullu profesörler arasında da her şahıs üzerinde tam ltlfak hasıl olmamıştır. Adı geçen profesör ve doçentler hakkmdakl bu kararlar 13, 11 ve İö reyle alınmıştır, Bu kararla evvelce Ankara üniversitesi senatosu-
nun aldığı ihraç karan keenlcmyo-kûn addedilmiştir.
Üniversiteler arası kurulun bu kararından soıua şimdi ortada garip bir vaziyet hftdla olmuş bulunmaktadır. Ankara üniversitesi aenatosu, adı geçen profesör ve doçentleri lhraa »t-tlgl İçin mesele B. M. Mocllainda hiçbir münakaşa mevzuu olmamıştı. Fakat Üniversitelerarası kurulun, son karı Mili! Eğitim komisyonu vs Millet Meclisi temayülü hilâfına bulunduğu İçin şimdi yeni btr vasiyet hâdls olmuştur.
Umumi tahminlere göre, meselenin tatil devresini müteakip Meclise aksedeceği, Ankara üniversitesi muhtar bulunduğu İçin, adı geçen solcu profesörlerin üniversiteden uzaklaş-tuılnıalan, ancak üniversitenin bir kanun maddesiyle lâğvodümeri vs yeniden teşkili suretiyle kabil olacak ve solcu profesörler bu suretle tasfiye o-lunablleceklerdlr.
Çünkü evvelce verilen İhraç kararından sonra adı geçen profesörlerin tekrar üniversiteye dönmeleri de ga-rlb olacaktır. Bu İtibarla yegâne hal tarzının üniversitenin, lâğvedilerek, yeniden, tesisinden İbaret bulunduğu, söylenmektedir.
Amerika, Çine yardımını arttırıyor
Çin'de dahil] harb, sona ermek şöyle dursun gün geçtikçe şiddetlen* maktedir. Komünist kuvvetleri İle Mareşal Çankayşek askerleri, Mançu* Finin erir! başşehri Mukden kapılarında iki haltadanberl kanlı savaşlara devam ♦diyorlar. Çin hükümeti, Reayadan yardım gören komünist kuvvelerine galebe çalmak ve memleketin biriiğlnl.aağlamak İçin hem az kert, hem do iktisadi yardıma şiddetle muhtaçtır. Hürriyet ve İstiklâli er İni. taramak için çarpışan milletlere yardım eden Amerika Birleşik devit ileri, bu ağır yükü de üzerine almıştır.
Voşlngtonden bildirildiğine güre Amerika Dışişleri Bakanlığı, Amerikan or'usundan arta talan fazla harb malsemerinln çok mühim bir miktarım vermek İçin 30 «akta Çin hükümeti ile bir anlaşma imzalanmış olduğuna açığa vurmuştur.
Gene Amerika Dışişleri Bakanlığı tarafından bildirildiğine göre (ıi-baün 18 İnde Çin'e 18 Amerikan harb gem İri verildiği gibi geçen aralık ayında her tipten 99 gemi mecc&nen devredilmiş, 15Ü uçak da maliyet İletinden aşağı bir fl&tie satılmıştır.
Dışişleri Bakanlığına göra 1937 seneslndenberl Çin’e yapılan yardım j mflyar dolara yaklaşmaktadır. Bunun yansı Japonya harbinden sonra* verilmiştir. Ayrıca Çin’e-İktisadi yardımda bulunmak üzere Baştan Tm-mfin’m Kongreden 870.000.000 dolar İstemek niyetinde bulunduğu da bü-dlrilmektedir. Amerlkada, bu yardımlar sayesinde, Çin hükümetinin kendini tophyacağı Ve komünistlere karşı durabileceği ümld ediliyor. Marsı a-fili vaziyetin olddl olduğımn söylemek lâzımdır, Komünistler Anşan sına! rnıntakasmı ele geçirmişlerdir. Şanghay’daki müesseseler paralarını haçta yarler* nakletmeğe başlamışlardır. Kuzey Çindeki İngiliz tebaa.ma da, İcabında hemen nakledilmeleri için, kendilerini kaydettirmeleri bildirilmiştir. Harekâtın gelişmesi merakla bekleniyor.
Küçükpazar cinayeti
Fenerbahçe
eşya piyangosu
Dünkü çekilişte hediye kazanan numaralar
Fenerbahçe kulübünün eşya piyanosu dün sabah, Beyoğlu altıncı no-•rl huzurunda' kulübün Kadıköyün-ekl merkezinde çekilmiştir. Büyük edlyeler taranan numaraları yazı-
114849
288389
133900
024896
095050
248583
Ö27917
183707 045445 082371, 069155 123691, 268987 277416, 203539
264359 128182 086898
264359
132859. 2L1007 039317, 013249
044161 201236
044161;
092840 094851 189310. 230380
153726, 230428. 264710, 119720 topu
otomobili
otomobili
ek odası takımı Şraf makinesi ı makinesi makinesi plyad seyahati
dolabı
ıüş ayna ( itiş ayna afiş ayna ( ıüş ayna ( düş vazo fur lâmba tümlük İngiliz kumaşı
(Telkari)
(Beyzi) (Telkâri)
Merlnos- kumaşı
083742,
kadın kumaşı
raketi
tabak
eşarpı
I, 015011,
Türkiye basketbol şampiyonluğu
Galatasaray geçen «ene kazandığı şampiyonluğu bu sene de muhafaza etti

084649, 254023, 198501 047071 108179, 112108, 148770
252395 180802, 037343, 132423 100198, 149855, 197088 134612, 230019, 210759 296291, 025363 058503, 242230 176415, ---------------
215887,
197040,
Erkek ayakkabısı 184560, 057700, 030550.
157378, 152900, Kadın ayakkabısı 118514. 038123. 087254, 244911, 24S578,
153690, 016529, 034405 Blöblan tabak: 223754, 117954, 238524 203840, 193763 , 287309, 283079, 002969 097916, 136614 -------------------- 153923, 040088 142050. 065774, 166064 138838, 088237. 23-1862 246001, 278008 152298, 291521, 063872 143533, 104848. 226949 117901
a duvar tabağı
5, 177133,
5, 243214,
1, 189941,
I. 039349,
242BC7 220313
168353 005279
032441
Cuma günü Eminönü Halicevlnde başlıysa karşılaşmalarda şimdiye kadar rakipsiz sayılan îstanbulsporlu-ların karşılarına hakikaten kuvvetli olan Ankaranın Mülkiyeliler Birliği çıktı.
Cuma, günü aalatasaray, Altınor-duyu 47J4 (20 - 9) İle yendi.
•Mülkiyeliler da Beyoğlusporu 32 -27 yenerek İstanbul İkincisinin şampiyonluk ümitlerini ortadan kaldırdılar.
Cumartesi günkü maçlar daha enteresan oldu.
Mülkiyeliler, Altınordunnn nispeten kuvvetsiz takımına oyununu kabul ettirerek 34 - 18 is (18 - 11) maçı bitirdiler. Galatasaray - Beyoğluspor maçında Beyoğlusporlular şampiyonun favorisini 18 - fi geçerek birinci devreyi bitirdiler. Fakat Sarıkırmızılı | basket bolcu! ar 2 nci devrede açılarak oyunu 34 - 13 kazandılar.
Pazar günü sabahı yapılan maçlBT şampiyonu belli edeceğinden, çok mü himdl,
tik maçta Altınordu 11 - 8 Ue Beyoğlu üzerindeki avansını İkinci devrenin bitmesine 5 saniye kalana kadar 32 - 31 le devam ettirdi, tstanbul İkincisinin son saniyede yaptığı btr panye vaziyeti tamamen değiştirerek İzmirlileri şampiyonanın sonunculu-ğunn düşürmüştür.
Final maçlarında GalatasaraylI Mülkiyeliler Birliği karşılaştı. Oyunu her İki takım 23 - 23 bitirince, nizami olan B dakika oynandı ve sonunda Galatasaray 30 - 25 maçı ve şampiyonluğu kazandı.

014815, 202598 -147334, 211289 205469, 275223 275900, 160400 181031, 140457
’aylon tadın çorabı
20642, 204808, 193482
31.131, 077231. 050333,
25460,, ia?991, 190135, 118154. 220071 183783 Daha btr çok numaralar da muh->!!f hediyeler kazanmışlardır.
Hüseyin Avni Ulaş sekteden vefat etti
Birinci Büyük Millet Meclis! âzasından ve hâlen İstanbul Beşinci noteri Hüseyin Avni Ulaş dün akşam kalb sektesinden vefat etmiştir
8 bin metrelik koşu
Ankara 22 (AA) — Bugün muhtelif kategoriler üzerine yapılan Beden terbiyesi kır koşusunda 8 bin metreyi Demtrspordan Recep Hed 27.44.5/10 da koşarak birinci olmuştur.
(Baş tarafı 1 inci sahtfede) odu öldürmek İstemesinden İbaret hnl-ıyriTâk LâdlT.
Karısının carlhl olmak üzere lıâlen savcılığın sorgusu altında bulunan Hüseyin Uslu adındaki gencin, anlatışına göre, hâdisenin tafsilâtı şöyle-dlr:
Hüseyin; aslen İzmirli olup bundan bir sena kadar evvel, îatanbulda Hasnâ Aykut ailesiyle' tanışmış ve HasnA’nın tan Perranla evlenmek teklifinde bulunmuştur.
İşlerin in iyi olduğu ve bazı Irsdı da bulunduğu mevzuubahla olan Hüseyin Uslunun bu evlenme teklin, kıs tarafı «.İlerince kabul edilmiş ve bundan 8 buçuk ay evvel evlenme muamelesi İkmal edilmiştir.
Kan koca, btr müddet burada otur duttan sonra Hüreyin Uslunun variyetinin evvelce tahmin edildiği gibi, pek de iyi olmadığı görülmüş ve Hö-seylnln evlenme işinden sonra yapj mayı va dettiği bazı işleri yapmamış olması dolayıslylo iki taraf aranma soğukluk girmiştir. Bu arada ban tâ -rlzlere tahammül edemlyen Hüseyin, geçenlerde karısını alarak izmlre gitmiş vs orada Göztepede bulunan akrabasının yanında bir müddet oturduktan sonra Perran, Hüseyin! İkna ederek îstabııla gelmek üzere Wn almağa muvaffak olmuştur.
Bir taraftan kendi ailesinin, bir taraftan da kocasının muhtelif şekillerde tazyikleri altında kalan Perran, ne yapacağını şaşırmış bir halde İken bundan bir hafta evvel, Hüseyin Uslu, tekrar tstanbul a çıkagel mlştif.
Hüseyin: karısının yanında bulunduğu annesine giderek, onu İstemiş; Fakat, Hüseylne, ayrı bir ev tutuneJ-ya kadar kalarmın bllmecburlye yan lavında katacağı söylenmiştir.
Hüseyin, sağda solda oturacak btr ev aramış, bulamamış; nihayet, karısından bu şekilde ayrılığa da tahammül edemlyen Hüseyin: İşi bi’sa da tehdide dökerek:
— Karım değil mi? Onu alır götürürüm. Handa, külhanda, nerede o-lursa, benimle beraber bulunmağa mecburdurl
Beklinde «özlerle nihayet Perran’ı beraberine almış ve ev buluneıya kadar muvakkaten oturmak üzere Bo-gazlçlnde Ycniköy Palasta btr od* tutmuşlardır.
Hüseyinle karısı, burada İki gece kalmışlar ve dün öğle üzeri yemek yemek üzere bulundukları bir sırada. Perran'm kız kardeşinin geldiğin! görmüşlerdir,
Perranln kardeşi, eniştesine ve kardeşine tekrar eve dönmelerini rica etmiş: fakta işte bu sırada Hüseyin; kârisiyle kendi aralarına artık
bir bir
Kimsenin girmesini İstemediğini Haykırmış ve ân! bir kararla beraberinde taşıdığı küçük bir topla tabancaya çekerek Perranın üzelne gellrisüzel ateş etmiştir.
Hüseyin; tabancasındaki beş kurşunu. da ateşlemiş* bunlardan İkisi •karısının kollarına, İkisi kamına, biri de boğasının yan taraflına isabet etmiştir.
Tabancasındaki bütün kurşunları bu şeklide kullanan Hüseyin; müddet ne yapacağını şaşırmış
halde dolaşmış: bu sırada otel Mar.-sJ tarafından telefonla haberdar edilen zabıta memurları hâdise yerine gelerek Hüseyin! yakalamak İstemişlerse de, bu sefer de Hüseyin otelden çıkmış; vo kaçmak için hemen karşı tarafta bulunan rıhtımdan kendisin! denize atmıştır. Memurlar, bu vaziyeti görünce, denizde ’.âzım gelen tertibatı almışlar ve Hüseyinl bir müddet sonra yakalamışlardır.
Bu sırada Perran da Baltnllnıanı hastanesine kaldırılmış ve lâzım gelen amellyeler yapılarak kurşunlar çıkarılmıştır. Peran'ın Bihhl dunınıu İyidir. Sarıyer savcısı,* bugün soruşturmalara devam edecektir.
Polis kaatili Şükrü yakalandı
Cuma gecesi, Üskiidarda Top-hanelloğlunda Rauf paşa köşkünün enkaz halinde bulunan selâmlık dairesine gizlenerek kendisini yakalamağa gelen polis Celâl Cingoz’ü öldüren ve hâdiseyi müteakip kaçan Sürtlj Şükrü özdemlr. zabıtaca yapılan sıkı takibat sonunda, Kadıköy d e İbrahîmağa semtinde bir berber dükkânında traş olurken yakalanmıştır.
Şükrü, cinayet aleti olan silâhı, Valdebağı civarında bir yere, kurşunlan da. Karacaahmet mezarlığına sakladığım anlatmış ve bunlar, bulundukları yerden çıkarılmıştır. Üsküdar savcılığı İcabetten soruşturmalara bugün devam edecektir._____
Sayın halkımıza
P. T. T. işletme Genel Müdürlüğünden:
1 — Yeni Ankara telefon santralı alılren işletmeye açılmış vb Bahçe-lievler santralı da otomatiğe Çevrilmiş olduğundan şimdlya kadar telefon almak için yapılmış ve bundan sonra yapılacak müracaatlar şebeke durumunun müsaadesine ve talep sırasına göre doğrudan doğruya Ankara telefon müdürlüğünce yerine getirilecektir.
3 — İstanbul telefon satrallannm takviye ve tevsi edilmekte olduğu malûmdur. Bu İşlerin ilk safhası olmak üzere Beyoğlu, Şişil ve küçük santraller sahalarındaki telefon İsteklerinden fllmdlllk mahdut btr miktarının karşılanmasına İmkân hasıl olmuştur. Bu sahalarda şimdiye kadar vuku bulan telefon İstekleri şebeke durumunun müsaadesine ve talep Birasına göre doğrudan doğruya tstanbul telefon başmüdürlüğünce peyderpey yerine getirilecektir.
Şimdilik yalnız İstanbul santralı sahasında bir kimsenin başkasına bir telefon verilmesini İsteyerek abonelikten çekilmesi kabildir.
3 — Bundan sonra Ankara veya İstanbul'da telefon almak İçin Ulaştırma Bakanlığına veya P. T. T. genel müdürlüsüne müracaat ed'lme-yerek doğruca Ankara veya tstanbul telefon müdflriüklelme başvurulması sayın halktan rica olunur. (21531
Fenerbahçe stadının temeli atıldı
Dtin saat 13 te tstanbul Vallri Dr. Lûtfl Kırdann hozuriyle Fenerbahçe «tadının beton tribünlerinin temel atma merasimi çok samimi bir hava İçinde yapılmıştır.
Vah, kısa bir hitabe İle temele İlk barçı koymuş ve arkasından tıal Şehremini Prof. Cemil Topuzlu stadın bugüne kadar geçirdiği istihaleleri belirten vecla bir nutuk «öylemi ş-tir.
Bu arada Fenerbahçe Eşya Piyangosu da çekildikten sonra misafirler hazırlanan büfede İzaz edilerek bu mesut güne son verilmiştir.
İsviçre dağlarında ve Fransada fecî iki kaza Londra 23 (R) — İsvlçrede bir da* treninin frenleri bozulmuş ve tren, uçuruma yuvarlanmıştır. Hafta tatilinden denmekte olan ski Topraklıları arasından 16 kişi ölmüştür. Bir çok kimseler de yaralanmışlar d ır.
Londra 23 (R) — Frangdan, gelen bir habere göre, Savoie bölgesinde Elgberg yakınlarında gençlerle dolu bir otobüsün lâstikleri buz üzerinde kavmış ve araba uçuruma yuvarlanmıştır. 10 kişinin öldüğü ve 20 kişinin de yaralandığı bildiriliyor.

23 Şubat 1948
JLKÇAM
Sahi f e S
AKŞAMDAN AKŞAMA
Terbiye havzaları
Anadoluda gezip dururken «çok iyi ahlâklı köy», «ahlâkı ıslaha muhtaç köy» — «çok uyanık kasaba >, «uy an darılmağa muhtaç kasaba» diye farkların mevcudiyetin® dikkat etmiştim.
(— Zahir, - diye düşünmüş-tüm - türlü askl medeniyetlere beşik? k eden küçük Asyammu bazı yellerinde parlak siteler olduğu için onların inceliği kimine miras kalmış. Türlü istilâlar, iskânlar dolayınla de bazı yerlere kim bilir kimler geUp oturmuş da henüz gereğince bir hal, bir biçim alamamışlar; temsil! edilip, hazmolunaınamışlar...»
Onun gibi; Şimdi bakıyorum; tst&nbulun terbiyesi ae pek ya-maJı bohça olup çıktı. Hoş, umumiyet itibarile «İstanbul terbiyesinde sukut var» iddiası defalarca tekrarlanmış ve herkesçe kabul edilmiştir, o başka mevzu. Benim söylemek istediğim, bazı semtler, ötekilerden, geri kalmıştır.
Kadıköy havalisini nispeten «cici çocuk» numunesi diye gösterebilirim. Sıkı yönetimin tedip sillesini yemeden önce, o bölgede de. gece vapurlarında sarhoş re-Eâletleri ayyuka çıkmıyor değildi. Fakat böyle vakalar oldukça, umum yolcular, tasvibetmez gibi duruyorlardı. Buz kesildiklerini her hareketlerde belli ediyorlardı. Neticede, sırnaşıkların yanındaki az sarhoş arkadaşları, mütecavizleri çekip çevirmeğe, bir tarafa sürüklemeğe mecbur kalıyorlardı. Keza, Kadıköy havalisinin tramvaylarında. otobüslerinde bLr «başka halk» vardır. Konuşma ona göredir, görüşme cna göredir. Yerlere tükürmeylşl; genzini defalarla tistüste temi demeyip; şu kadına bu kıza gözlerini daldı rmayışı hep ona göredir.
Gelgeldim...
Bizde bir «semt vatanperverliği» de yok değildir. Aman, kimsenin bam tüne dokunnuyavım. Fakat herhangi semt veya bölge olursa olsun, oraların da kendini bilen halkı, kendini bilmeyenlerden şikâyetçidirler, Binaenaleyh Öylelerinin, yani hakikî Türk, Müslüman ve İstanbul terbiyesinin hâmillerine, sığınarak, diğerlerini, — herhalde bir çok hemfikirlerimle birlikte — hicvedeyim.
Evvelâ o sevgili eski Üsküdarı-miza ne kadar münasebetsiz mu-sallıt olmuş. Tramvaylarına ne saman binsem bir İki uygunsuzlukla karşılaşırım, Bürhan Felek arkadaşım gibi ananeden ve gönülden Üsküdarlılar, «Saygısızlarla Savaş Demeği» nln ruhani-yetinden medet umarak bu müstevlileri bir kendilerine getirseler... Artık tiryakice homurdanmak mı, kudemaca Lâhavle ve lnnallahamaassablıin çekmek mİ. yoksa Halkevlerinde konferans verip civar mektepler vasıtası le tesir bırakmak mı? Bir şeyler lâzım
Göçenlerde Boğaziçi vapuruna binip yaz kıs o semti* oturan bit ahbabı ziyarete gittini. Sanki Kadıköy vapurundaki usul ve muaşeretle buranın ilgisi yoktu. Sanki her İki taraf, başka başka şehirlerin ortasında.. Çamurlu kundurasile ayağını altına alıp oturanlar mı istersiniz, sağa sola mikrop saçacak neuziiblUâh İşler yapanlar mı, bağıra bağıra şakalaşıp salonun ta öte yanındakileri rahatsız edenler mİ?
Bütün bu gördüklerimi, misafir gittiğim evde anlattım, Bo-ğazlçinin eski sakinlerinden olan bu temiz Tiirk ailesi-
- Bizim de dikkatimizi çekiyor ve fenamıza gidiyor. Çok rica ederiz, yaz, İbret olsun t * dediler
Her halde, vukanda tasvir ettiğim metotlarla küstahlan püskürtmek bir medeniyet ve millî kültür vazifesi halini aldı. İftihar vesilemiz oıan pu âbideler, hâtıralar şehrinde böyle düşük-«iklı*re cevaz veremeyiz.
— Fıkaralık... Ne etsinler?... JCadıkoy taraflarında, Maçka taraflarında terbiye gradosu daha yüksekse oraların serveti de fazla-! (lır! - denecekse, bu izahı kabul edemem.
Terbiye parayla değildir. Olmadıkı hakkında da nice misaller gösterilebilir. Ben yalnız bir tanesini söyliyeyim: Göztepe, Kı-zıltoprafe içlerinde çok mütevazı aileler otururdu ve oturur, Yoksul hıklarını belli etmezlerdi, etmezler Fakat çok terbiyelidirler, evlâtlarını da öyle yetiştirirler.
Nihayet, umumiyet itibarile şu
şehlrda alddetl» hüküm «üran »v buhranını bnlom*k l»aı» umumi m acili ûsosmUan M. Taldnalpla verdiği takrir üaerlna bâfodly» hamlıkların: ikmal etmiştir. Belediyenin hamlıkları bu hafta umumi mocli»-te görüşülerek kati bir netteey* bağlanacaktı/.
Belediye meseleyi evvelâ fakir halka ınahııue ucu> ev İnşa etmak, riL d» İ3tanbuldaki er aıkıntıaım bertaraf etmek şeklinde ve iki cepheli olarak mütalâa etmektedir.
Unun ev İnşası lşlnd» İlk halledilecek mesele arsa işidir. Şehrimi! belediyesi bu hususta muhtelif çareleî ileri sürmektedir. Belediyeye alt Katinin ucuz er inşasına tahsisi umumî meclisin elindedir. Evvelemirde belediyeye alt arsa va erazlnln listeleri hazırla nacaktır.
Hazîneye ve evkafa alt arsalardan da İstifade edilecektir.
Bunlardan başka tstanbulda binlerce ucuz ev İnşasına elverişli yangın yerleri de vardır.
Belediye fakir halka asgari llatle arsa veya bina satmak vaslfaslnl ifa ederken orta halli kimselere de mutedil Hallerle arsa veya bina satmak cihetini düşünmektedir.
İnşa malzemesinin de ucuzluğunu temin için gümrük rüsumu ve muamele vergisi muafiyeti temin edilecektir.
Para İşi İçin hükümetin kefaleti altında 10 milyon liralık tahvilât çıkarılması düşünülmektedir.
Belediye tarafından kurulması uygun görülen mesken İdaresinin ya Elektrik. Tramvay idaresi gibi iktisadi mahiyette bir teşekkül olması yahut da belediyeden büsbütün ayn ve âmme hukukuna tabi bir müessese olması düşünülüyor.
Ehliyetsiz şoförler
Belediye, kazaları önliyecek tedbirler düşünüyor
Şehirde sık sık vukua gelen seyrüsefer kazalarının asgari hadde İndirilmesi İçin Belediye çalışmalarına devam etmektedir. Kazaların daha ziyade acemi şoförlerin ehliyetsizlikleri yüzünden İler! geldiği kabul edl-leerk şofrierln mesleklerine hakklyle vâkıf kimseler elmalarını temin hususunda bazı tedbirlerin alınması düşünülmektedir. Bugün şoförlük edenlerden mühim bir kısmının ellerinde mevcut ehliyetnamelerine rağmen. İstanbul gribi büyük, yolsuz vs kalabalık bir şehirde bu mesleği İcra edecek durumda olmadıkları ileri sürülüyor.
Belediyenin tesblt ettiği esastılar® göre bütün şoförlerin yeniden imtihana tâbi tutulmalarının pek yerinde olacağı düşünülmekle beraber böyle bir kontrolün şimdilik mümkün ola-nnyâcağı söyleniyor. Bununla berabsr seyrüsefer suçundan müteaddit defalar ecza gören şoförlerin ellerinden ehliyetnamelerinin alınması uygun görülmektedir. Seyrüsefer komisyonu tarafından hazırlanan bu husustaki teklifler yakında Beledly» başkaultğı-na verilecek ve karara bağlanacaktır.
ç-şslz menedsiz İstanbul şehrinin bir terbiye mayası vardır; Yeni gelenlere o aşılanıp yeni gelenler eskilere benzemeli. Yeniler, eskileri öp kendilerine benzetememe-11. İşte mesele onda)
Ucuz evler
inşası
Belediye, 10 milyon liralık tahvilât çıkarmağı düşünüyor
iki sergi
Tiirk Süsleme Sanalları sergisi ile Tahirzadenin sergisi
İlk matbaanın haruluşile sarsılan hattatlık yeni harflerin kabulünden sonra tamamen sönmüştür. Bizde yolma hatta arkadaşlık eden tezhip çini ve halı istikametinde yürürse önünde yeni ufuklar açılabilir
2 G üzel çocuk kitabı:
Altın Heybe
Üç Keloğlan masalı Eflâtun Cem Güney Fiatl: 65 kuruş
Fener Bekçisi
H. Slenkieviç’in meşhur bir hikâyesi Çeviren: Adem Şakar Fiatl: 50 kuruş
Bu 2 kitap ta Doğan Kardeş yaymlarmdandır
P. K. 2217 - Beyoğlu
Bu hafta, sonıastr tatilinden istifade edilerek ailzel Sonatlar Akademisinde İki şayanı dikkat sergi açılmıştır. Bunlardan biri, yaş haddini doldurup emekliye ayrılan yazı üstadı Necmeddln Oky&y şerefine akademinin Türk süsleme şubesi profesörleri tarafından hazırlanan yazı, tezhip, ebru, elit, hâk, minyatür ve İlke gibi sanat eserlerinden mürekkeptir. İkincisi de, son yıllarda Kâmil Akdlk, Baha Tokatlıoğlu, İsmail Hakkı Altın-bezer gibi büyük kıymetlerin zıyaı Q-zerine akadamtdeki Türk süsleme şubesinin mesaisini aksatmamak İçin getirilen İranlI sanatkâr Hüseyin Ta-hlrzadamn gen» minyatürlerden halı desenlerin den, lâke işlerinden mürekkep 130 parçalık sergisidir.
Sergilerden bahsetmeden evvel, bilhassa hattatlığın memleketimizde son günlerini yaşaması mevzuu etrafında, Düzel Sanatlar Akademisinin, kıymetli müdürü Bürhan Toprakla yaptığım ve ufak bir tarihçe değerini taşıyan kısa konuşmayı buraya nakledeceğim:
Hattatlığa ilk darbe
— Hattatlık blzd» yeni harflerin kabuliyle değil, daha çok evvel, matbaacılığın kurulmasıyla sarsılmaya başlamıştır.
Matbaacılığın kuruluşuna kadar hattatlığın memlekette hayati va İktisadi bir rolil vardı. Eski vesikalara göre, İstanbulda 30 bin kadar hattat yazı il» geçiniyor, matbaanın ve şimdiki daktiloların yerini bunlar tutuyordu, Tüıklyed» matbaanın kuruluşu hattatlığa İktisadi bakımdan* en büyilk darbeyi İndirmiştir. Hattatlar istikballerinin karardığını d alı a o zaman hissetmişler; rivayete göre, protesto m&kanunda divitle kalemi bLr tabuta koyarak Babıâliden geçirmişler,
«Diğer taraftan, o zamana kadar aşağı yukarı yasak olan resim de mat baa ile beraber Tiirklyeye girmeye başlıyor, bu da tezhibi baltalıyordu. Zaten hattın İktisadi değerini kaybetmesi tezhibe ayrıca tesir etmiştir. Çünkü tezhip güzel yazıya arkadaşlık eden bir sanattır. Buna rağmen, arkasında yüzlerce senelik bir anana olan tezhip sanatı kolay kolay ölmüyor. Fakat hattın kaybolması endişesinden Medresetül Hatta tin doğuyor. İstanbulda bütün okuyup yazanlar a-rasından yetişen hattatlar yerine daha dar bir muhitten kuvvetli şahsiyetler çıkıyor. Son devrin Sami Efendisi Tuğrakeş İsmatl Hakkıyı, Hulûs! Efendiyi, Necmeddln Okyay vo Kâmil Akdlk’i yetiştiriyor. Bunların arasında, on sene evvel 90 yaşında olduğu halde vefat eden Kâmil Akdlk belil-başîı hattatlarla boy ölçüşecek değerde bir sanatkârdır.
Harf inkılâbından sonra
Harf İnkılâbı üzerine 1028 de Medreselin Hattatın kapatılınca bu sanatkârlar kendi evlerinde, kendileri İçin yazmışlar, 1930 da Maarif Vekâletinin tensibiyle Güze) Sanatlar A-kademlslnde bir Şark Tezyini Sanatlar şubesi açılmış; merhum Saffet Arıkan’ın Vekilliği sırasında bu şube Türk tezyini sanatları ismi ile yeniden canlandırılmış, Tuğrakeş İsmail Hakki, Hattat Necmeddln Okyay, Kâmil Akdlk, son devrin en büyük mü-cellldl BahacddLn Tokatlıoğlu, Sedef-kâr Vasıf, Yusuf burada hocalık'etmeğe başlamışlar, bir iki senede talebelerinin miktarı artmıştır. Bugün akademide Türk süsleme şubesinde hocalık eden Muinin Demlronat, Sa-clt Okyay, Feyzullah Dayıgll, Rikkat Kunt, Mlhrlban onların yetiştirdikleri kaymem sanatkârlardır. Acılan sergi Uâtalannınkllerie beraber kendi eserlerinden mürekkeptir.»
En genç hattat 53 yaşında
Sayın Buran Toprakla yaptığımız bu konuşmadan sonra sergileri gezdim. Türü süsleme sanalları sergisinde cidden nefir eserler teşhir edU-mektödlr. Aynı zamanda yaman bir ok atma üstadı olan Necmeddln hocanın ruha ferahlık veren eserlerini seyrederken yeni yetişen hattatlar hakkında malûmat almak İstedim. Bugünün en genç hattatı 53 yaşında imiş. Yazı yazmakla tanınmış olanların sayım da beş kişiyi geçnılyormuş. Bu serginin son yazı sergisi olduğunu soyliyenler ekseriyeti teşkil ediyor, I
Kâmil Afcdik’in bir şaheserli Celi kelimel tevhid
Giizel yazı yazmak kolay elde edilen bir ustalLk değildir. Kâmil Akdlk «Zor bir istifi yapmak İçin, bozan bin müsvedd» yaptığım olur» dermiş. Tür İnlerin yazı sanatında bütün Şarka hocalık ettikleri şundan da bellidir: Türkiyeda birkaç hattat henüt bulunduğu halde İranda, Mısırda, Irakta, bütün diğer Arap ülkelerinde hattat kalmamıştır. Prenı Mehmet Ali mezar taşım yazdırmak İçin bundan 12 sene evvel Kâmil Akdlk'i Mısıra çağırmış; o da celi hatla sandukasına yukarıda resmini gördüğûnflz kelimel tevhidi yazmış. Bu yeni istif hattan, anbyanlarca hârlkulâdedir.
Geçenlerde şehrimize gelen prenses Nesli şah da kartvizitini İstanbulda yaptırmıştır. Bu sergideki tezhlpldrde blriblrlnden güzel, blrlblrlnden incedir. Fakat hattat kalmayınca tezhibin de sarsılacağı muhakkak addediliyor. Çünkü bizde tezhip yalnız hatla beraber yürüyebilmektedir. Çok eski bLr anane olmasına rogmen yaşamak İçin tezhibe başka bir İstikamet vermek zaruridir.
Tahir Zadenin sergisi
Neteklm akademide Tahirzadenin açtığı sergi bilhassa bu İstikameti göstermek bakımından şayanı dikkattir. Mcdresetül Hattatlndo yirmi «en» evvel hocalık etmiş alan Tahirzadenin sergisinde minyatür, halı deseni ve lâke olarak 130 eser teşhir edildiği halde ancak bir yazı vardır. O d* tâ-İlk üstadı Hulftst efendinin yazısıdır. Anlaşılan İranlIlar, belki de bizzat Tahirzade. sanatın iktisadi fonksiyonunu daha İçi kavrayarak İslâm sanatlarının hah ve çini istikametinde İnkişafını tercih etmiştir. İran halt motiflerini tesblt eden kitabı cidden mühim bir eserdir. Her halda Güzel Sanatlar akademisi Tahirzadenin bu temayülünden faydalanarak Türk hail motiflerinin aynı şekilde tesbitl yoluna gidecektir.
Şevket Rado
Darülaceze gelirini arttırmağa çalışıyor
Darülâceaa, faaliyetini gittikçe arttırmaktadır. Müesses# müdürlüğü, gelirini çoğaltarak faaliyet sahasını genişletmek İçin yeniden bazı teşebbüslere girişmiştir. Müdürlük, müeaa* senin faaliyetine dair broşürler bastırarak hayırseverler» göndermeğe başlamış, aynı zamanda hatırlanan takvimler (3» yılbaşından itibaren Batışa çıkarılmıştır.
Mücssesenln İyi bir şekilde tanzim edilerek bastrrdığ broşürde Darl&ce-zenln kuruluşundan 1947 y» kadar devam eden 62 senelik faaliyeti hülâsa edilmektedir.
Müesses» 1895 t» kurulmuştur. O tarihten 10-17 ya kazlar burada barınan ve bakılan çocuk, genç ve ihtiyarların sayısı 63.789 dur. Bunun 7123 ünü sokaklara bırakılmış süt çocuklun teşkil otnrıektadlr, 3 yaşından 4 yaşına kadar müeasesentn baktığı çocukların sayısı 82 dlr. Dört yaşından 15 yaşma kadar mliessesey» verilen erkek çocukların sayısı 9410, aynı durumdaki kıs çocuktan ls« C5Û5 dlr, Erkek acezenin sayısı 18'989, [kadın acezenin İst 11710 dur.
VAPI ne KREDİ BANKASI
Bu yılın
İkinci kurası
30 Ekim 1948 - de
Çekilecek.
Büyük İkramiye:
25 bin liralık
« EV
ve
10 bin liralık
çeşitli para İkramiyeleri
tJu ayın sonuna kadar
siz de bir
ÎKRAMİYELt AİLE CÜZDANI
alınız.
Cüzdanınız varsa hesabıma arttırınız.
Çünkü
her 1OO Hra İçin ay Tl
bir kura numarası alırsınız.
YAPI ye KREDİ BANKASI .
Bilecikte feci bir cinayet
Bir köylüyü iple boğanlar yakayı ele verdiler
Balıkesir — Bilecik bucağında İşlenen feci bir» cinayetin failleri az zamanda bulunmuştur.
Bileclğln Bayır köyünden tsmalkHa-nı İsmindeki bir vatandaşın tren yolu üzerinde paraç parça vb tüyler ürpertici bir halda bulunan cesedi bütün muhitte büyük bir merak ve hayret uyandırmıştı. Fakat hadisenin gece cerçyan etmesi dolayuiyi# örteri günü bulunan cesodin üzerinde araştırmalar yapan savcı Cezml bunun bir kaza olmadığını, bir kasıt olduğunu dellllerlyl# tesblt etmeğe muvaffak olmuştur.
Yapılan araştırmalar neticesi, îa-mall Hanın aynı köyden Mustafa GQ-
Yalova ortaokulu
Yalovalılar' okulu inşa ettirmek için bir dernek kurdular
İSTANBUL HAYATI
Bu şartlarla istihsal, artmaz
Yalova'lılar, ilçelerinde bir ortaokul açmağa karar vererek faaliyete başlamışlardır. Bu maksatla Yalova’da ortaokul açmak v» yaşatmak İçin bU dernek kurulmuştur. Dernek müaa-m er eler va güreş müsabakaları tertip ederek geltr teminine karar vermiştir.
Yalova’lılar İnşa edil ocak ortaokulun taş ve toprağını arsaya taşımışlardır. Binanın 59 - flO bin liraya çıkacağı tahmin edilmektedir.
Mini Eğitim Bakanlığı, ortaokul binaları İçin iki tip tesblt etmiştir. Birinci tip 200, ikinci tip bina da 100 bin liraya malolmaktadır. Bakanlık, ilçelerde ortaokul açmak için binaların halk tarafından yapılmasını uygun gördüğü ciheti» her üçe bu derece pahalı binaları yapacak durumda değildir.
Diğer taraftan Yalova’da mevcut tek ilkokul artık ihtiyaca kâfi gelmediği için ikinci bir İlkokul yapılmasına karar verilerek 30 61n liralık malzeme d» satın alınmıştı. Bu okul 4C0 bin Liraya çıkacağı İçin husus! idare bu parayı kolaylıkla temin edememektedir.
Yalova'da ortaokul açmak İçin teşekkül eden dernek, hususî İdareye, 150 bin Hra verdiği takdirde müştereken büyük bir okul İnşa edilebilecektir. Milli Eğitim Bakanlığı, İlkokulları sekiz sınıfa çıkarmak İçin şimdiden teşebbüse geçtiği için müştereken yapılacak okulun hem İlk ve hem de ortaokul vazifesini göreceği söyleniyor. Yalova Belediye reisi şehrimi» gelerek bu hususta alâkalılarla görüf-m üştür.
Esklşehlrde orta hain bir çlfçi ile konuşan Cumhuriyet refikimizin muharririnin yazısını dikkatle okudum. Bugünkü şartlarla ziraat İşlerinde çekilen sıkıntıları uzun uzun ve can alacak noktalan belirterek anlatan çifçâ vatandaş, İstihsal azlığının sebeplerine temas ederek diyor kİ:
(— Büyük mikyasta çlfçilik yapmak her müstahsilin arzusudur. E3kişehirde toprak bakımından zürraın hiç bir sıkıntısı yoktur. Fakat derdin ki büyüğü, ekimin hâlâ Nuh Nebiden kalma kara sapanla yapılmasıdır.»
İstihsâli arttırmak İçin çareler arandığını mütemadiyen tekrarladığımız şu raotör devrinde, hudut boylarında müstehlik vari-11 yette bulunan elemanlarımı znı q boşluğunu İstihsalde sürat tcml-r» nile doldurmamız İcabederken, pj çlfçinin hâlâ kara sapanın kolu- f na çöküp Öküz, manda dürterek O tarla sürmesi acı bir haklkattif j-ve Anayolunun bLr çok yerlerinde q riı aat maalesef bu İptidaî peklin! ■— muhafaza etmektedir. u.
EskiSehirli çlfçl, pullukla ziraat > yapabilmek için yurdun ancak Sark mıntakalannda yetişen kuv- ® vetll atlara İhtiyaç olduğunu, fa- S kat her biri beş, altı vür. liraya M“ malolan bu hayvanların, iklim değiştirince kısa zamanda kuv-vetten düştüklerini, öldüklerini "O söyliyerek her ziraat bölgesinde^) oranın iklimine uyar evsafta kuv- qj vetll hayvan nesillerinin üretil- (D mesl lüzumuna işaret ediyor ve?T pek haklı olarak, köylünün bunu'*-' kendi kendine başaramayacağını, bu işin, hayvan nesillerin! ıslah ile meşgul teşekküllere düşen bir vazife olduğunu belirtiyor.
Köylüyü toprak sahibi yapmağa çalışırken, o toprağın lâvıkll» İşlenmesi imkânlarını da sağlamak şarttır. Aksi takdirde bu gayretlerden beklenen netice elde edilemez ve neteklm elde edemiyoruz.
Bir zamanlar bu işi, eldeki İmkânların fevkinde bir hamle II» başarmak yoluna sapıldı, ziraat! motörleşHrmek üzere bazr mmta-kalara traktörler gönderildi. Fakat tarlanın ortasına traktörü koymakla işin halledllemlyeceğl tabii idi; o motörlerl İşletecek mütehassıs elemanlarla akar yakıt ve tamir malzemesinin de temini lâzımdı. Bunlar yapılamadığı içindir kİ. etekler dolusu para dökülen traktörlerden İstifade edilemedi, bunlar şurada burada çürütüldü.
Eskişehirli vatandaş çok mühim bir noktaya daha temasla, biri Ankarada, diğeri Adapaza-rmda bulunan ziraî donatım fabrikalarında İmal olunan pullukların köylünün işine yaramadı ğmı, zira bu pulluklar yapılırken blı- kısım ziraat bölgelerindeki toprak vaziyeti hesaba katılmamış, toprağın mukavemet derecesine göre İmal edilmedikleri için kısa bir zamanda kırılmış, işe yaramaz hale gelmiş olduklarını, köylerde ve ekseri kasabalarda tamirhaneler mevcut olmadığından çlfçlnln bu pullukları bir yana atarak çannâçar yine kara, sapana sarılmak zorunda kaldığını yana yakıla anlatıyor.
işte bu da hesapsızca girişilen işlerin kötü örneklerinden biridir. Ziraatin inkişafına çalışırken onunla ilgili sanayiin de kurulması elbette lâzımdı. Fakat İş yalnız fabrika kurmaktan İbaret değil, mamûlâtın ihtiyaca cevap vermesini temin etmek şarttır.
Bazı depolarda ziraat aletlerinin paslanıp çtlrümekte olduğunu, bunların köylüye dağıtılmadığını, ziraî kombinalarda köylüye ve orta halli çlfçlye pek İltifat edilmediğini yine Eskişehirli çifçinin sözlerinden teessürle öğreniyoruz. Bu şartlar altında toprak lstihsalâtımıan arttırılması elbette İmkânsız olur.
Cemal Refik
İstanbul muhteliti Cezai re gidecek Vaki olan davet Özerine İstanbul muhtelitinin 29 mnrtta Ce^aytre gitmesi takarrür etmiştir. Kafilenin 20 kişili!: olacağı ve İstanbul muhteliti namı altında oynıyacağı bildirilmiştir.
ler v» Osman Yıldırım adlarındaki {ahıslar tarafından bir İple boğularak demir yoluna bırakıldığı anlaşılmış v» yakalanan suçlular derhal adalet» teslim edilmiştir.
WMf«* “*
AKŞAM
23 Şubat 1948
KEÇİ ETİ
Yaran: Profesör CAFER FAHRİ DİKMEN
Evvel zaman içinde

Buğun mâtineterden Itıbarenl
Kesilen keçi ve mandalar ne oluyor serlevhasile gazetelerde bir Belediye havadisi görülmüştür; «Mezbahada her gün yüzlerce keçi ve manda kesildiği halde kala p dükkânlarında bu namla et »atıldığı görülmemektedir. Belediye $elılr Meclisine yaptığı bir teklifte keçi ve manda eti »atacak kasap dükkânı arının ayrılmasını İstemiştir. Doğrudan doğruya ayrı kasap dükkânlarında »atılacak bu etleri bir çok kimselerin ainuyacakları ve esasen bu etlerin satışı İçin kasap dükkânı açmak üzere müracaat edll-nıiyeceği şüphesiz olduğundan keyfiyetin Mecliste münakaşayı davet edeceği anlaşılmaktadır.»
Keçi eti, koyun eti gibi çok besleyici İyi bir gıdadır. Terkibi koyun etinden farklı değildir. Yalnız keçilerde hususi bir koku ▼ardır kİ bu yüzden İstanbulda makbul sayılmıyor. Halbuki bu koku keçi etinin terkibinde yoktur ve kokan keçi eti değildir. Kokan keçinin derisi ve kılları arasında İfraz olunan yağlı bir maddenin İçinde bulunan asit hirsik (aclde hlrdçue) bulunmasından ileri gelmektedir,
tyl yüzülmüş ve kılları hiç etlere sürülmeden temizlenen keçi etlerinde hiç koku yoktur. Bu sebepledir ki bîr çok vilâyetlerimizde (Ergiç) ve (Çepiç) Islmlerile pek çok keçi ve oğlak etleri yenmektedir. Hattâ bir çok yerlerde koyun etine tercih ederek hep keçi eti yerler. Bizde kasaplık İçin kullanılan keçiler Asya irfandan tiftik ve karakıl keçileri ve bir de süt lfiîn beslenilen Malta keçileri vardır.
Tiftik; Ankara keçilerinin derileri (Aclde hlrclque) ifraz etmediklerinden etleri kokusuzdur. Etlerinin lifleri ince olduğundan güzel ve lezzetlidirler ve (Filik) namile diğer keçi etlerinden daha makbuldür ve tiftik keçilerinin vücutları kıvırcık koy unlan kadar büyük ve etleri de kıvırcık etlerine benzediği için hiç kıvırcık etinden ayırt edilemez. Nete-kim İstanbulda her gün kesilen keçi etleri herkes tarafından koyun eti olarak alınmakta ve zararsız yenmektedir.
İyi bir keçi etinin koyun etinden farklı olmadığını dinlediğim bir misal He izah edeyim,
Ankara valisi merhum Hulûsi bey teftiş için Beypazanna gider ve eşraftan Çayırlıoğlu Hilmi beye misafir olur. Yemekte fırında kızartılmış bir tiftik keçisi oğlağı gelir. Vali kıvırcık etinden başka et yerse dokunacağını söyler ve ne eti olduğunu sorar. Merhum Hilmi bey de kıvırcık kuzusu olduğunu söyler ve temin eder. Beğendiği için bir hafta her gün kuzu niyetine yer ve iılç de dokunmadığından bu kıvırcıklardan Ankaraya bir kaç tane gönderilmesin! söyler ve vait aldığı halde Ankaraya gönderilmeyince keyfiyeti anlar.
Bununla da anlaşılıyor ki keçi eti korkulduğu gibi İshal verecek fena bir et değildir, Eğer öyle olsaydı İstanbul halkı her gün Is hale tutulmuş olurlardı. Hİç kimse İshal olmadan ve farkına varmadan pek âlâ kıvırcık eü diye yemektedirler.
Karakıl veya dağ keçileri İsmini verdiğimiz keçilerin etleri tiftik keçileri etlerine nazaran az
daha serttir. Fakat gıda hulusunda dağlıç vc karaman koyun lan etlerinden hiç bir farta yoktur. Hattâ karakıl keçilerinin etleri karaman koyunu eti kadar sert değil ve kokusu da azdır.
Bir hafta evvel (Hürriyeti Ebediye) teperinde büyük bir sürü karakıl keçilerinin geçtiği ve nereye gittiği «orulunca muhterem bir arkadaşım «koyun olmağa gidiyorlar» cevabmı verdi,
îşte kesilen keçi etleri ne oluyor seıievfıasila verilen havadisin cevabı (koyun oluyorlar) dır.
Hakikaten kasap dükkânlarında keçi etleri but, kürek ve pirzolalık gibi parçalara ayrıldıklar! sonra koyun eti diye satılmaktadır. Hiç bir alıcı bunun farkına varamaz. İş böyle olunca Belediye tarafından Avrupada olduğu gibi beygir etleri satan dükkânlar gibi yalnız keçi eti satan dükkân her çeşit kesilen koyanlara ayrı ayn vurulan damgalar gibi hiç bir faydası olamaz zannederim. Bir kere keçi «tl İstanbul hal tanca o kadar lena tanınmış kİ kimse bilerek gidip bu dükkânlardan keçi eti almazlar. Sonra diğer kasap dükkânları yine keçi etini bildikleri gibi ..oyun eti diye satacaklardır.
Avrupada bu yapılıyor. Fakat bir kere beygir etini sığır eti diye satan yakalanınca en ağır bir para cezasına mahkûm oluyor, ikinci defa hapis cezası ve dükkân bir müddet kapanır. Üçüncü defa dükkânı kapandığı gibi artık bir dalıa kasaplık sanatı yapamaz. Bizde beş lira para cezasına çarpılır. Tekerrürünün hiç ehemmiyeti yoktur. Esasen Belediye bütçesine varidat olsun diye her sene bir kaç defa ceza vermeğe alışmış olan kasap esnafına bu gibi para cezası vız gelir. Oğlak eti ve Maltız keçisi etleri hakkında gelecek yazımızda arzederiz,
HnımmıınııuıııiKnııiHnıııınıııunıuııı.ınrııuBannnava
MEVLÜD
Sevgili Annemiz
FERZANE TÜMAY’ın ölümünün kırkıncı gününe tesadüf eden U şubat sah günü Öğle namazını müteakip, Akzarsyda Valde camiinde mevlûd okunacağından akraba. dost re arzu edenlerin gelmeleri rica olunur.
Tümay ve Etlngn «ileri
Bazı hâtıralar
SÜMER Sinemasında
ROBERT HlCHENS'ln meşhur «BhllJl DONNA» romanından sinemaya alınan ve
MERLB OBERON — CEOROES BRENT — CHARLES CORVİN taraıfodan calibi dikkat bir tarzda yaratılan
İstanbul Belediyesi şehir Tiyatrosu
Saat 20 de
Komedi Kısmı
BÜYÜK CEMAAT
MAKSİM’de
Muammer Karaca
Opereti
kAHbin karisi
Revü operet: Saat. 20.30 d»
Telefon: 42833
Çarşamba halk matinesi 18 te
Mahkeme, tapu, icra ve noter ilânlart
Bedelleri husus! şahıslaı tarafından ödenen mahkeme İcra, tapu ve noter Hânları gibi resmi ilânlar eskiden olduğu gibi doğrudan doğruya cAKŞAMn tdaresı tarafından kabul edilmektedir
Kleptoman harlınlar — Nice'de Galeri Lâfayet’te bir vaka — Poker partileri ve garip oyuncular
.lktibM hakkı mahfuzdur, SEMlH MÜMTAZ S.
Em şâiriz
Ulufe geçen müthiş bir dram... Meş'um bir kadın... Blnri bir macera-kcaKavansKMHi peresi.
filim başlıyor. Mısırın büyük 101u otellerinin yafam muhl-
Bir hanım vardı. Neşeli, ş e tareti!, zamana göre menkıbeler anlatmakta maharetli; gel zaman git zaman (bir hanımefendi) oldu. Emsali misti! û bayram v« seyranlarda Sarayı Hümayuna davet olundu. Padişahın huzuruna çıktı. İltifatlar gördü. Bundan dolayı da diğer saraylara gittikçe hürmet ve nezaketle karşılanırdı, (Sarayı Hümayun Padişahın ikametgâhına derlerdi ve resmi saraylara mahsus bir cümleydi. Saray: Hanedanın oturduğu saraylardır; yani hanedanın İkamet ettiği dairelerdir). Ben pek çocuktum. Kendim görmedim, fakat duyardım. Bu Nevzühur hanım efendi biraz şımarıktı. Gittiği yerlerde evin işine karışır, bazı gûna tenlrid-lerde bulunurdu. Şu kadar ki bilmediği vâdllerde yürümek hevesinde olduğu için hareketi kllü kail mucip olurdu.
Hep ondan bahsederlerdi ve acayipliklerini anlatmakla bitiremezlerdi. Bu hikâyelere şöyle bir garabet de ilâve edilir oldu. Ha-nlm-ı müşarünlleyhanın bir de hü nerl ke$f olunmuştu. O da şu İdi: Ne yapar yapar hoşuna giden herhangi btr şeyi apanrdı Çünkü — kleptoman — idi. Bunu öğrenen evler Teya saraylar adam 1arina ve nöbetçi kızlara tenblh etmişlerdi, misafiri müşarünlley-haya fazla dikkat ederler, yanındım ayrılmazlardı. Sigara ta plağına varıncaya kadar çantasına sokuşturduğu âleme malflm olmuştu. Ne tuhaf değil rol? Halbuki buna hiç de İhtiyacı yoktu. Yalnız onda bu hastalık vardı.
Galeri Lafayet •
Parisle meşhur-u âlem olan büyük* mağazalardan (Galeri Lâfa-yet) adlı mükemmel bir müessese vardır. Sokağını Lâfayet ve (Boulvard Haussman) ı süsler durur. Ve binlerce müşteriye açık kapılarile yüz binlerce iş görür. Trans anın diğer büyük şehirlerinde şubeleri vardır. Hattâ lld tanesi de Bükreşte ve tsken-dcrlytdedir. Bu mağazanın mavi İklimin en büyük şehri olan Nişte de bir şubesi bulunur ve şehrin en işlek mahallindedir. Yüzlerce müstafi d İmini vardır. Sonra da içinde neler vardır, hemenelk tarif olunamaz. Bunu da hatırlıyorum, Nlse bir dostumuz gel-mşltl ve ikamet edecekti. Galeri LAfayete uğradık, bir saat sürmedi bir eve ne lâzımsa hepsini bulduk aldık, ertesi gün de dostum evine taşındı. Kamyonlarına kodular, eşyayı yolladılar, eve yerleştirdiler. Tedai bu yal Bu da ak lıma geldi. Yazıvereyim: Bir gün hattâ bir sabahtı. Galeri Lâfaye-te uğramıştım. Epeyce dolaştım ve bir kapısından çıtayordum. Koridorun birinde bir İzdiham ■ gördüm, bir kadın sesi İşittim. [ ■ Ses bana yabancı gelmedi, tlerle-
dlm. Ne göreyim? Tanıdığım genç bir kız rafların önünden geçerken hoşuna gitmiş bîr çift çorap aparmış, çantasına atıvcr-mişî O anda yakalamışlar. Lisan bilmediği için sen-ben diye çekişmeğe başlamış. Beni görünce üzerime hücum etti, derdini anlattı. Ben dc onu azarladım ve kontrol memurlarına kızı tanıdığımı, maksadının gişeye giderek çorabı gösterip parayı vermek ldüğünü söyledim (I) Bereket versin bu mağazada t anılmışlardan olmaklığım sayesinde sp.ri-kal meczubeyi hapishaneden, kurtardım. Kontrol hiddetli hiddetli kıza şunları söylüyordu. (Ellmi-yorum nerelisiniz? Fakat biliniz kİ bizim memlekette hürriyet vardır. Değil müesseselerln fertlerin bile göz göre malını kaptır!-mazlar filân...). Sonra tahkik ettim, bu zavallıda da kleptomaniık varmış. Hoşuna giden şeyi cebine atıverîrmlşl!
Bir başka türlüsü
Cenevrede idik. Bazı evlerde İçtima günleri vardı. Gidilir sohbet edilirdi. Yaşlılar da elli santimi yirmi frank itibar ederek önlerine fişler doldurur «poker» oynarlardı. Pokerin ne olduğunu tarife lüzum görmüyorum. Çünkü şehrimizde revaçtadır. Hattâ yirmi frangı elli santim farzederek (partiler) kabarmaktadır maşallah...). Demek İstiyorum, pek ehemmiyetsiz bir fark yaparak o-!an bir meblâğla poker oynarlardı. Oyuncuların İçinde çok merak lısı, sinirlisi ve hiddetlisi de vardı. Hiç yoktan münakaşalar edilir, mesele uzatılırdı. Meselâ. Bunlardan biri kâğıtlar tevzi olunurken bir kâğıt isterdi. Aldı kâğıdın muvafık olmadığım görünce derhal atar, hani benim kâğıdım. Bir kâğıt İstedim vermediniz diye telâş gösterirdi. Bir başkası da kâğıtları kendi tevzi ederken altına bakar; kendi de oyuna girmişse bir çaresini bulup alttaki kâğıtla bir kombinezon yapıverirdi
Bu tuhaflıkların en tuhafı matmazel Köçogluntın hail pür-melâli İdi. Zira hep bu şamatalı masaya onu yollarlardı. Evde gürültü başladı mı sahihten korkardı. eli ayağı titrerdi. Biçare zaten alü doğmuştu. Yarım yamalak Iğri büğrü yaıadılmıştı. Nahif ve bimecaldh Böyle gürültülere göğüs geçemezdi. Oyun bittikten sonra tazallüm ederdi; «Bana fay mak istiyorsunuz bir gün çıp diye masanın kenarında öleceğim» derdi. Derdi amma oyuna kendisi de fazla meraklı olduğundan yine kendisine tahsis (I) olunan karelere gider ve korkularile müteradif şaşkınlıklarla ekseriya kaybederek İşin İçinden çıkardı. Soranlar olursa «ne yapayım camını verecek değilim a paramı verir [kurtulurum» derdi. Şunu da derhal arzedeylm. matmazel Köçoğ-


Bu Çarşamba akşamından itibaren
YILDIZ SİNEMASINDA
Vatan sevgisi aşkına galip gelecek ALFRED HİTCHCOCK’un yarattığı senenin en büyük filmi
AŞKTAN DA ÜSTÜN
I NOTORlOUS) CARY GRANT - ÎNGRİD BERGMAN CLAUDE RAtNS


İstanbul Defterdarlığından
Dosya No. Cinsi
82301/3505
Heybellada, Yeni İskele ve Seyran so. 03 ada, H parsel eski 4 kapı sayılı 272 M2 arsa.
Kartal (Dalyan burnu mevkii) Küçükyalı mah. Demiryolu güzergâhında 70 ada, T parsel ta) 2 kapı sayılı 359 M2 arsa. Beyoğlu Bostan mah. Fesleğen 80. 789 ada, 8 parsel eski 88 venl ve ta) 50 kapa sayılı 18 M2 arsa. Beyoğlu. (Kasımpaşa) Yabyakâhya Mah. Ka-ranlıkçcşme so. (869 ada 21 parsel) eski 48 taj 42 kapı sayılı M2 arsa.
51217-1114/115 Beyoğlu, Mecidlyeköy, A. 10 palto. 67 »da,
55 parsel 5175 M2 arsa.
Beyoğlu. İnönO mah. Dolapdere cad. 604 ada, 27 parsel eski 114, yeni 102, taj 48 kapı sayılı 57.25 M2 ar^a.
Fatih. (Samatyal Hacıev had ettin mah. Tayyareci Rıdvan ve İkiyüzlü çeşme «o. 1076 ada, 31 parsel eski 41 kapı «ayılı (»ergi kaydına göre Tayyaercl Rıdvan «okağmdan 2/1 NoJu) 1.50 M2 arsa, Sarıyer. eakf Alltoilak yeni Rumelihisarı mah. çeşme so. eski 50, 48 yeni 30, 28 kapı »ayılı (Mimar krokisine göre 82 58 M21 arşının 4 '24 p&yt
Kadıköy. Bostancı mah. eski Çatal çeşme yeni Taşlıçeşme mevkiinde «46 ada, 35 parsel' eski 80, 11. 34 mûk. kapı sayılı ve 55 harita No.lu 12928 M2 arsanın 1/2 payı. Bçykoz Kanlıca mah. eski Yenimahalle yeni Hacım uhlttin so. eski 56 m Ok. yeni 76 taj 94 kapı sayılı evin V16 payı-Üsküdar, Kuzguncuk mah. eski İstrlatikalta yeni Tomrukağası «o. esti 43 yeni 81 ta] 41 kapı sayılı 84-95 M2 arsa.
Yutanda yazılı gayri menkuller 10/3 848 çarşamba günü
Mlllt Emlâk Müdürlüğündeki komisyonda ayn ayrı açık arttırma İle satılacaktır.
İsteklilerin nihayet saat 15 e kadar yatıracaktan teminat makbuzla n »e nüfus cflsdanlartfe satış gflnfl komisyona, fazla bilgi İrin sözü jreçen müdürlüğe başvurmaları. (Teminatlar önceden de yatırılabilir.) 3224
52301/784»
82301/3184
52301/4088
F- 3/8472
52301/7500
82158/1120
52301/0177
51150/391
B5100/8S23
2500
1705
520
8175
800
25
85
100
800
34
naat
lfi
135
1!
39
60
2
5
15
80
3
15 te
)u çok terbiyeli bir İstanbul hanımıydı. ölmüş zavallı.
3. M. S.
NOT: 14 şubat tarihli yarımda aziz dostum (Refik Halld K.) de-
miştlm. Belki bir dostumun soyadını bilmiyorum diye mİ nedir anlamadım K yerine Karay yani tamamı yazılmışI Eu notla o sık-kayı tekrar ediyorum.
KUMRULAR
Aşk ve macera romanı
Yazan: CEMAL REFİK Tefrika No 81
t---------------J
FRkat kalbim; (SabretI Bir gün sen df saadete ereceksin l) diyordu. Nihayet, İstanbulda Matmazel Elen! üe karşılaşınca kalbimin yanılmadığını anladım, talihin bana bu saadeti ba-tıriıyacagma ranaat getirdim.
Heyecan içinde karaladığım şu satırları ve takdim ettiğim fotoğrafı, aşkınızla çarpan kalbımla «uniml itiraflarına bir tercüman olarak kabul buyurmakla beni bahtiyarlığın şahikalarına çıkaracaksınız, Bundan sonra penim için hayat ancak sizin aşta-■Bia kaimdir, saadete ’-sk sizinle beraber ulaşabileceğim.
Bugünkü hayatmış hakkında Matmazel Eleniden aldığım mal fi mat be-Bi bara tadil. hem sevindirdL Bize bütün samimiyetimle takdim ettiğim kalbime karşı alâkanızı eslrgamedlgl-als takdirde saadstimijdn tahakkuku gacltaniy* çektir, Fahri y» hanım.
Ne yanlı ki. Matmazel Elenl ile tesadüfümüz pek geç oldu. İşlerimi bitirdiğim halde, İki hafta dasitleri tekrar sizi görmek ümidiyle istanbulda kalıyordum. Aldığım bir telgraf üzerine yarın îzmlre hareket etmek mecburiyeti hani oldu. Matmazel E-leni bn hususta sîze tafStIM rerecek. Oene Matmazel ?lenl vasıtaslyle îz-mlrdgn göndereceğim mektubu beklemenizi rica ederek müsaadenizle o sihirli gözlerinizden öperim, sevgilim.
Bizi bütün kalbiyle seven Nihat»
Fahrîye mektuptan gözlerin! kaldırırken. o uçak buselerin göz kapaklarında dolaştığını hissediyor, garip bir zevk içinde vücudu gıdıklanıyordu. Mektuba tekrar tekrar göz atıyor, bas cümleler üzerinde düşünceye dalıyor: «Demek ki onun da ilk aşkı ve
onu ilk defa benden tatmış. Daha sonra Adaya gelip beni göremeyince ıstiTap çekmiş. İşte hakiki aşk. Badi, aradığım aşta vermedi bana. Şimdi Nihat seriyor ve sevilmek tatlyor. Ya ben?
Sesi yükseliyor:
— Ben de aşkı arıyorumT
— Evet efendim, İste böyle oluyor amur. Nihat bey çok güzel çucuk. Em da size çok çnt seviyor.
— öyle mİ, Eıeni? Hakikaten seviyor mu beni?
Elen! bermûtat litavru» çıkararak heyecanla başını sallıyor:
— Ma parola d’lıonneur, 11 voua adorel
— Oene saptttın. Elenl! Doğru konuşkanaI Beni sevdiğin! neden anladın?
— Biliyorum efendim, ma naasin ağnattiracayim? Ne zaman, slz'n için konuslyor. sanklm ağliyor.
Elenl İstanbulda Nlhatla nasıl buluştuklarım anlattı. Adaya gelmeden İki gün evvel Beyoğlu pasajından geçerken çiçekçi dükkânlarının önünde karşılaşmışlar. Delikanlı kendisini ta-klb etmiş ve caddeye çıkınca yanına sokulmuş, konuşmak istediğini söylemiş. Bu konuşmada ilk suali; «ArKa-
ri aşınız nerede? > diye Fahriyeyl sormak olmuş. Bir mahalleblcl dükkanına girip uzun uzun görüşmüşler. Elen! eski tecrübelerinden edindiği ustalıkla işi İdare etmiş.
Fahriye telâşla sordu:
— Benim de ona karşı sevgi duyduğumdan bahsettin mİ yoksa, Elenl?
— Yok efendim. Bir adam kİ birinci tef a konusiyorum, d asin soyleeeylm böyle selytr? Soruyor bana; «Arkadasınız tizdir, yekstan evll?> Ben vermiyorum cevap. Fzkat ne zaman çok çok konuşuyoruz, aŞntyorum İri bir buyuk sevgi yapiyor sizin için, o zaman ben soyuyorum; «Fahriye hanem evlidir. Kocasi bir sengid tOc-cardlr. Ma deyil bir genç adara. Çok ehtiyardlr FehrLye hamımdan.»
Erteri gün tekrar buluştukları ss-mnn Nihat fotoğrafla mektubu vermiş, Fahriyeye götürmesi için rica etmiş. Kendi rivayetine nazaran Elen!, bu teklif! şiddetle reddetmiş, Fahrl-yenin bunlan kabul etmlyeceğlnl söylemiş: fakat dellkanlmm ısrarları, yalvarmaları karşısında alıp getirmeğe mecbur kalmış.
Nihat, İsmlrde ticaret yapıyormuş. Zeng.nmiş, bekârmış. Baran İş İçin,
bazan gezmek İçin sık sık tstanbula geliyormuş. Yarın îrmin döneceği için bu akşam Eteninin Fahriye hakkında götüreceği havadisi merakla bekllyormuş.
Bu İr ah atı dinledikten sonra Fahriye talimat verdi:
— Bugünkü variyeti olduğu şlb! antetmiyaaın ulun. Borunca; «Ben fotoğrafla msfctubu büyük bir tarfa koyup kendirine götürdüm. Benim yanımda açmadı, bir şey d« söylemedi» dersin,
_ Evet efendim, böyle scoylece-ytm. Ma ne zaman tamirden mektup gönderecek, narin veTeceylm size? Gelecek aya kadar narin bende kalacak mektup?
Bunun İçin, de bir program çizdiler. Bundan sonra Fahriye her hafta salı ve perşembe günler! İskeleye İnecek. Köprüden saat 12.15 te kalkan vapuru bekliyecek. tzmlrden mektup gelirse Elenl getirecek.
Rum tan aylığını ve bahşişini aldı, sarılıp öpüşerek ayrıldılar.
Fahriye köşke döndü. Bahçeye girerken ürkek bakışlarla etrafı gözetliyordu. Bankı annesi onu bekllvor, girer girmez elinden çan t asını alıp
açacak, fotoğğrafla mektubu çıkaracak...
Bir müddet bahçede dolariı, annesiyle hizmetçi kadının mutfakta zş-çıbaşının yanında meşgul olduklarını pencereden görünce, «ve girip odasına çekildi
Fotoğrafla mektubu nereye sakla-mahT RaLf bey karısının çantasını karıştırmaz, fakat böyle tehlikeli btv şeyin çantada saklanmasına imkân yok-
Çanta elinde, pencerenin önünce düşünürken. bUden yüzü güldü: «Buldum- Eteninin odası bo? duruyor. Kapı ardındaki dolabın tçlnd« sürme kapaklı bir göz var. Fileni yüzüğünü, küpelerini orada «altlıyordu. B iraları kimse karıştırmaz.»
Fotoğrafla mektubu bir gazeli' Parçasına aanp göze koydu dolabı kepa-yıp rahat bir nefes aldı
Cumartesi akşamı yemekten sonra hep beraber köşkün balkonunda oturuyorlardı. Öteden beriden konuşulurken Badi;
— tnsan ekseriya ilk kanaatlerinde yanılıyor, dedi. Şu Bayan Noylon tak kında fena bir kanaat besliyordum.
(Arkası »trl

"Adalet doktorları,, nasıl çalışırlar?
Yalnız İstanbul veBevoglunda avda 1500 vaka inceleniyor
Adalet doktorlarının tetkikinden geçen vakalar nelerdir? — Doktorların kapın önünde bir müşahede — Altı aylık istatistik rakamlar ve 108 basamak merdiveni nrtta çıkan yaralılar

Tehlikeli nikbinlik
Çeviren: Nazım Dersan
Nema*. HecIAya:
— Bayan N«Jİ, deril. Bizden, psikolojik deklAroay onlarda, bulun ma-manısı İstemek «M&reünda buiıma-MUr miyinır Saten mcaeray* atılacak yafnn gvyö
Nesli:
Hollywood’da boşanma salgını
Hemen can n«mea M aüntte aldı-ıtımı gazetede titaninilun iki «dalat doktorundan «rtnln »mîn« yasını»: tnet İ*“n ’• KlmU Ün“‘ lan...
Aşağı yutan on seneye yatan bir ısınandır, postane binasının en üst katında, birinci ağırcera mahkeme-«Inc bitişik küçücük, mOtevafl odada, aabphm erken saatinden akvamın ecıj vakitlerine kadar çırpınıp didinin bu İta doktorun mesaili, sadece gündüzün saatleri değildir. Bir gün biri, ertesi gün diğer! olmak üzere Bstlerlne ald ıklan nöbetleri sırasında da recenln hangi saatinde olursa olsun vukua gelen ve savcılığı alâkadar edecek mahiyette görülen her vakaya gidip onu yerinde görmek mecburiyetindedirler.
Bir riayet ml işlenmiş? Bir erkek veya bir kadın mı öldttrOlmtM^-- Blr otomboH veya bir tramvay birisinin ölümüne mİ sebebolmuş?- Karada ve ya denizde her hangi bir ceset ml butunmuş?.. Evinde ölen bir adamı muayene eden belediye doktoru ölüm teklini şüpheli mİ görmüş?.. Evinde çocuk düşürmeğe uğraşan bir tadan başı tıkışınca koşa koşa gittiği hastane de mİ ölmüş?.. Minimini bir çocuk, devirdiği kaynar ru kabından dökülen su fle haşlanarak mı ölmüş?-Bir adam elektrik cereyanın* mı çarpılmış?.. Genç veya yaştı Mr şahın yolda giderken birdenbire düşerek can mı vermiş}... îşte adalet doktorlarının vataitll vakitsb, geca göndür demeden koşup yetiştikleri rakılardan akla gelenleri...
Onlar, adil tıbbın verdiği bilgiler» dayanarak muayenelerde katiyet!» teşhis koyabildikleri takdirde Itannı gelen rapor! arrru verirler, en ufak bir şüpheye vardıkları saman da işin mahiyetinin otopsi İle aydınlanması İçin tıbbızdll umum müdürlüğüne bağlı morg müesseseriıne göndermekte tereddüt etmezler.
İstanbul vilâyeti hu Aitleri içinde. Üsküdar - Kadıköy havalisi. Beyfcoı ve elvan hariç adli tıbbı İlgilendiren müstacel vakalar hep bu İki adalet doktorunun tocelemerinden geçmektedir.
Üsküdar - Kadıköy havalisinde İstanbul adllyesinln çok eski doktoru olan Salih HAşîm Sönmea çalışmakta. Beykoz ve Sarıyer mmtakasmda da bu 1?1 hükümet doktorları görmektedir.
Adalet doktorlarının, acele gitmek mecburiyetinde olduklar, yukarıda yazdığımla vakalar dışında, adliye binasındaki odalarında sabahtan akşama kadar nğrştıklan daha bir çok ister vardır. Bunlara şöyle bir göz gezdirmek için doktorlam oda kapısının az İlerisinde. bekleşenlerin oturdukları tahta bir tümseğe Illşl-vermek k Afidir.
tşte yüzü gözü çürük içinde bir kadın... Ev sahibiyle kira parası yüzünden kavga etmiş, yediği dayağın izlerini tesblt ettirmek için gelmiş.
iste yüzünde ve kollarında bıçak yaralan taşıyan bir adam...
İşle ayağı «arplar İçinde «eke «eke ve bir adamın koltuğunda gelen birisi...
tşte kendi kendine bir tatam sözler mırıldanan bir tnsan...
tşte başı «arplar İçinde, uçlan dimdik gözüken bir genç...
İşte elinde bir kaç fotoğrafım ha-■ttlamış ve bîr genç tarafından nasıl iğfal edildiğini kadın odacıya yana yakıla anlatan on altı, on yedi yaşlarında bir tazcağış...
madiğinin teablU için gönderilen karnı burnunda bir kadın,,.
Hıran! ık suçundun dolayı polis no-■are tinde getirilmiş ve yaptıkları İşi bilip bilmediklerinin tasbltl için adliye doktoru taralından muayeneler! Icabeden on üç, on dört yaşlannd" ita çocuk...
Artık yaşaıaamay* karar vermişken kurtarılmış bulunan ve 'yeni kabul edilen bir usulle muayene edildikten sonra şahsı hatanda btr fiş doldurulmam lcabeden bir sinir hastası,..
Va bir kanarda. har nasılsa, ölü do-1 ğan yavrusunu «ita uta. örterek genç kocasının kollan arasın* veren ve gömülmesi için dokotran İznini bekleyen gözleri nemli bir taze...
Yalnıı İstanbul ve Beyoğlu tarafındaki hâdiselere ol koyan İta adalet doktorunun meşgul oldukları İşlerin ne kadar çok olduğunu anlamak İçin. 04? senesinde vakaların fazla okluğu mevzuu bahsedilen altı ay «arlındaki umumi İstatistik rak&mlannt gözden geçirelim:
Adalet doktorları 947 senesinin haziran. ayında 1182 vakaya el koymuşlar. bu miktar temmuz ayında birden bire 1378 e fırlamış, ağustosta 1258 yi İndikten sonra eylûlda tekrar 1440 • çıkmıştır. Vakalar, ekim ayında yeniden 1152 ye inmiş, kasımda da 1292 olarak tesblt edilmiştir.
Adalet doktorları, bu tip adil hâdiselerden başka ehil vukuf olarak hukuk mahkemelerince de davet edilmekte, ayrıca ev sahipleri İle kiracılar arasında sıhhi sebeplerden doğan ve mahkemeye İntikal eden ihtilâflarda d* lcabeden raporlar vererek tftklı ile haksızın ayrılmasında âmil ol-maktadurlar.
Adalet doktorlarına alt olan yazımıza «on verirken, ciddiyetle göte önüne alınması lcabeden bir noktadan da bahsetmeden geçemlyeceğiz.
Doktorların oturdukları oda: tamam. «yüı »ekiz* basamak taş merdivenler çıkıldıktan sonra vanlabllen bir yerdedir. Zaman olmuştur kİ buraya kadar sırtta taşınan yaralılar, adım atmağa muktedir olamayan kazazedeler, başındaki ıstıraptan adım attıkça gözleri kararan ve dizlerinin bağı çözülen insanlar görülmüştür.
Yeni «adalet «arayı» yapılıncaya kadar, adalet doktorlarının odasını İlk katta, bir yere İndirmek mflbrem ve zaruri bir iştir kanaatlnıksyla.
Remzi TOZANOÖLU
radyo]
ANKARA RADYOSU
Bv. aJcfouM jrroffrçm
18 M. S. ayan ra Dan» müziği (Pl.), 1840 Film müzikleri (Pl,), 1845 Şarkılar, 18 M. S. ayan ve Haberler, 19.18 Geçmişte bugün, 19.20 Fasıl ■ şanoları, 20 Hatif melodiler (Pl), 20.14 Radyo gazetesi. 2040 Serbea saat, 20.39 Çeşitli sololar (PI ), 2l Kamışına, 21.18 Beste ve şarkılar, 21.45 Opera aryaları (Pl.), 33 Konuşma 22.15 Dana müziği (Pl,). 22.45 M. B. «yan ve Haberler.
Yarın tabak »« öğle programı
— Peki, peki «tedl. Fakat «iz; o kadar da korkaksın ıs ta, (Hem deklâre etmekten âdeta ürküyorsımua. «ize şunu itiraf edeyim ta bu, benim hiç de hoşuma gitmiyor. Ne Ih bunu bir tarafa bırakalım. Ben şimdi, kâğıdı verdim bir trefll diyorum,
♦ AR
V B 4 3
♦ A R D 10 B
♦ D V 4
♦ V 10 ® B 4 3 v s e
♦ v 4 s 2
♦ 3
Nevzat
Az; soma gelen ve komşusile yaptığı kavgada bir sakatlığa. uğrayıp uğra-
"AÇiK KONUjAJ.fMu 8la BENZERİ YA21LMA.
MI/ V£ YAİUMIVACAK ara tscc/blo.
ÇlVÎdEN
AIMÎU YA Ut!ûA rİATt >00 ifuaui
* ♦ ♦
D 0 8 7 2
R D 7 2
8
8 8 2
V A V 10 8
♦ 887
♦ AR 10 87 8 Neclü biraz düşündü, (zira mülfl-
Şu
iyi
Tyrono Poıver ile Annabella neden ayrıldılar?— Tyrone kiminle evlenecek?
740 M. 8. ayan va Hafif mürik (P1.)
7.45 Haberler, « Hafif sololar (P1), 8.1B Şarkılar (PİJ. 8.30 Çeşitli hafif müzik (P1.)
12 30 M. &. ayan re Karışık şarkılar,
13 Haberler, 13.15 Müzik: (Pl.)
Açık Konusalım.
ts*l ' oTcr/Tir-j- ^r/ı^s
ikinci oülnifa hcxr böıuı en müthlf ve me.\fuci tetr. cttlom hockkıncrLa. yoifn, lan bittik İFŞAAT/
İNKİLÂP KİTABEYİ
Nevzat
bazali hareket edenlerden biridir) ve İta karo dedi. Neclâ:
— ita karo dediniz değil ml? halde ben de ÜÇ trefll diyorum.
— Üç karo.
— üç kör.
Elinde İyi kâğıt olduğu «aman,
dekâlre yapan Necla, biri rttıiı ve biri dörtlü ita rengini bu suretle göstermiş oktu.
Nevzat’bu gayri kabili mukavemet dinamizme kapılarak:
— Dört trefll dedi,
Nedâ:
— Dürt sanzatu ile mukabele etti.
— Of Beş aanzatu. (N«*mt konvan-slyonlBTa riayet eder).
Neclâ muzafterane:
— Yedi trefll I diye haykırdı.
Ben kör nıasile hücuma geçtim. Mor «linl açtı.
Neclü:
— çok 1 evelerimiz var dedi.
Ortağı:
— Pekâlâ, pekâlâ, diye mırıldandı. Neclâ, kör masını elinden asiyle aldı. Üç defa atu çek», pik azı, ruam üzelme İta kör kaçtı ve müteakiben karoları çekmeğe başladı.
İkfcıcl elde benim verdiğimi görünce, oyununu çıkaramıyacağını anladı. Ben, mamusane bir tavırla:
— Ban* bir kör vereceksiniz dedim. Şimdiden haber vereyim ta damı «onuna kadar elimde tutacağım.
Nevzat bir şey söylemiyordu. Fakat [çeri, girmek mnhakkkatı. NecTâ içini çekerek:
— Bu müşkül variyetler hep bana çatıyor. dedi. Karolar taksim değil, kozlar d* öyte. Fakat deklârasyonumu mübalâğalı bulmuyorum.
— Evet, olabilir, dedim. Fakat oyunu çıkarmak müşkül. Deklârasyonlarda bir emniyet marjı bırakmak lhÖytaJı bir hareket olurdu.
Neclft. bana tehdltkâr bir betaş fırlattı. Ben «özüme devamla:
— Evet, evet, dedim. Fazla nikbinliğiniz. «ize kaybettiriyor. Niçin karoların İyi taksim düşmesini letlyor-sunuz? Fena br taksime karşı kendinizi koruyunuz.
Neclft:
: — Nasıl koruyayım? Elimde öç tane karo var. yerde de hiç bir rantrem yok.
— Ganim, pikin asi. ruam üzerine ita karo kaçınız, koro asını çekiniz ve elden büyük bir kozla Mr karo kesiniz. Bonn. üçüne üs ünü yere vermek üzere üç el trefll çekiniz. Çimdi bütün karolarınız sağ. Bunlar üzerine üç tane kör kaçnrvtnıs. Nasıl, oyun çıkar m imiş?
Vasfl:
— Çok doğru, fakat errelden bunu düşünmek 1 Azimdi!, dedi.
kvdrf.t
POBLEM No. 7
A A D V 10 8
V 2
♦ A D 4 3 2
* A 2
Lana Tumer Jennijer Jönci
Boşanma salgını Hollywood‘da yeniden hüküm sürmeğe başlamıştır. John Loder ile Hedy La-marr, Orson Welles İle Rita Hay-worth'tan sonra Tyron Power ile AnnabeLlâ'nın mahkemeden boşanma karan aldıklan bildiriliyor, Bu son talâk ile on sene evvel başhyan bir aşk macerası hazin bir tarzda sona ermiş oluyor.
Annabellâ Fransızdır. Sözlü filim çıktıktan sonra Amerika’da Fransızca filimler çevrilmesine karar verildiği zaman Fransadan Hollyvooû’a bir artist kafilesi gitmişti. Annabellâ bu kafilenin İçindeydi. Giden artistler bir kaç filim çevirdiler, fakat bu sırada dublâj usulü mükenun eli eştirildi-ğinden Amerika'da çok kalmıya-rak memleketlerine döndüler. Yalnız Annabellâ Hollyvood'dan hemen ayrılmadı, sinema şehrinde daha bir müddet kaldı. İptidaları buna biç bir mâna verilmedi, fakat çok geçmeden, mesele anlaşıldı. Annabellâ ile Tyrone Poıver'in seviştikleri ve evlenmeğe karar verdikleri haber alındı,
TjTone Power Amerika’da en çok serilen •iönprömlvedir. Sinema artistlerinden başka Amerikalı genç kızların çoğu artiste âşıktır. Bunların hepsi- artistle evlenmek hususunda, küçük de olsa, bir ümit beslerdi. Bu sebeple «artistin, hem de yabancı bir kızla evlenmeğe karar vermesi canlarını sıktı. Fakat bir teselli tarafları vardı: Yeni evlilerin uzun müddet bir arada yaşıyamı-yarak çabuk ayrılacakları, bu suretle Tyrone'nîn yeniden serbes kalacağı ümit edİUvordu.
.Bu ümit tahakkuk etmedi, yeni evliler on sene bir arada yaşadılar. Hattâ bunlar numune kan koca dive gösteriliyordu. Ne zaman kendilerinden bahsfdilse (Gary Cooper İle Sandra Shaw
♦ 8 7
V -
e V 10 8 8 (♦ RDV 10 8 8 7
♦ R
» A D V 10 B 4 1
♦ R B
4 8 4 3
K03 kör. Garp trefll ruası İle hücuma geçiyor. Cenup petlşllem yapacak. _________
Irak’ta çiçek «algını
Bafidad !2 — Irak’ın 7 eyaletinde (Bejîded dahil) çiçek »al|?tnı vardır. Buralarda aşı tatbik ediliyor. Son günlerde 155 vaka görülmüştür. Hartalardan ön dördü ölmüştür.
Gene Tierney
(14 senelik evli), Robert Taylor İle Barbara Stanvyck (9 senelik evli) gibi sevişiyorlar» denirdi.
On sene süren evlilik hayatından sonra ayrılmağa neden karar verdiler? Tyrone Power se bebolaıak şunu gösteriyor: Kan koca çalışmak mecburiyetinde olduğundan evlilik hayatı müşterek melsek çalışması ile telif edilemiyor... Yani Annabellâ filim çevirmek yüzünden ev işlerini ihmal ediyor, bu sebeple aile hayatı yolunda gitmiyor. Halbuki Annabellâ evlendiği tarihten, yani 1938 senesinden beri hiç bir filim çevirmemiş, mütemadiyen ev lşlerile meşgul olmuştur. Yalnız geçende filim çevirmek hasretini gidermek İçin James Cag-ney İle birlikte «Madelelne sokağı 13 numara* adlı bir filim çevirmişti. Tyrone’nîn buna mı kızdığı ve boşanma dâvası açtığı henüz bilinmiyor. Yalnız muhakkak o-lan bir şey varsa Tyrone, karısının yeniden filim çevirmesi üzerine hemen ayrılmak teklifinde bulunmuştur. Bunun üzerine Annabellâ bir avukat tutmuş ve Fransa’ya hareketle Paris’te «Ebedî Kavga» adlı bir filim, çevirmiştir. Tyrone de Meksika'ya gitmiştir.
Annabellâ çok sevimli, çok zekî bir kadındır. Holiyvrood'da bir çok dostlar edinmiştir. 'Ayrılma kararı üzerine bu dostlar derhal tavassut etmişler, bir uzlaşma yolu bulmağa çalışmışlardır. Fakat bütün bu çalışmalar neticesiz kalmıştır.
Aynlma kararından sonra en çok merakı çeken Tyrone'nin kiminle evleneceğidir. Şimdiden ortada şu isimler dolaşıyor: Jen-nlfer Jones. Gene Ti em ey. Lana Turncr Bunların ücii df> Tyrone İle birlikte filim çevirmiştir. Mamafih MeksikalI nrtist Llnda
Christiandan da bahsedilmektedir.
Annabellâ'ya gelince, şimdi evlenmeği düşünmediğini ve ı/im çevireceğini söylemiştir.
Amerika {ilimciliği
Pasifik kıyılarında nasıl teessüs etti ve ne suretle gelişti?
Tyrone Poıcer ve Annabellâ
FlSlmclUk Amerika'da en mühim endüstri gubelerinden biridir ve tark «enedeu beri durmadan genişlemiş, gelişmiştir. Amerika fülmclliğintn merkezi Pasifik kıyılarında. Lds Angeles civarında Holljnvood'dur. Burada muazzam stüdyolar vardır. Bu yüzden HoUywood‘a sinema şehri diyenler çoktur.
Amerika'da filim faaliyeti başladığı iman iptida stüdyolar Nevyork civarında İdi. Burada, birkaç teşebbüsten sonra, 1903 te bir boblnllk küçük filimler yapılmasına başlanmıştır.
Bir müddet sonra Şikago civarında da birkaç stüdyo açılmıştır. Filimler daha ziyade gündüzleri ve acık havada çevrilirdi. Bundan dolayı ç •’« defa Nevyorkhm yüksele binalarının damlarından İstifade edilirdi. Fakat kış gelince işler dururdu. Kaliforniya’nın güzel İklimi kısın da çalışmak İmkânları filim kumpanyaların! buraya çekti. İlk stüdyö 1909 senesinde Los Angeles’te kuruldu Rumi diğer stüdyolar taklbettl.
Aradan İki sene geçince, 19H de Hollywod’d3 stüdyolar kurulmasına başlandı. Fakat burada çevrilen filimler Nevyork'a gönderilir, orada yıkanarak hazırlanırda. O zam.ıniar Hollyvood pek tenha idi. stüdyolar portakal bahçeleri arasında kurulmuştu. Hava İyi gidince filim çevrilir, yağmurlu havalarda İş dururdu.
Stüdyolar arttıkça Hoiiywood da genişledi. 1910 da beş bin olan nüfus 1920 de 30, 1930 da 235 bini buldu.
Erari rintleri çok arttı. Bu yüzden daha uzaklarda stüdyolar kurulmasına başlandı
1928 de sesli filim başlayınca stüdyolarda büyük değişiklikler yapılmasına İhtiyaç hasıl oldu mimler artık açıkta çevrilemiyordu. 6tüdyolaf« dn mühim tertibat yapılmıştı. Bunun masrafı küçük şirketlerin büyükler tarafından yutulmasına td-bep oldu
1932 de renkli filim baş zösterlncf yeni teknisyenler kullanılmasına başi landi. Bir renkli fflim İçin yüzlere! teknisyene ihtiyaç vardır.
Hollywood, aynı zamanda Amert-ka’nm belit başlı radyo yayın merkezlerinden biri oldu. Amerlka’nıH memleket «vasi radyo yayınlan ekseriya Hollyvrood radyo merkezlnd-ri yapılmaktadır. Holiyvmod’un yakmehj mühim bir televizyon merkezi olacağı dit anlaşılmaktadır
Los Angeles - Hollywoöd mmlaka-smda çok cazip sahiller, dağlar, yaylalar, adalar vardır. Yakınında Marti dağlar, çöller de mevcuttur Bu «S-beple bu mmtaka. bazılarının; İddlafi^ hilâfına olarak hlc bir zaman kıymetini kaybetmlyecektlr.
.Sahlfe K
[bjKSl Ptğânğâ MM J
ELzel, başını Jan'ua onlusuna «ğ*-Mk yalvaMll
— Beni memnun etuıek istiyorsan bana bir piyango bl]»tll al.
Delikanlı, bu taieb» derhal cevap yermedi. Kendisi gibi aylıkla bir ma-|aza(hı çalman bir adım İçin piyango Eletme yüs frank vermek *■ bir paf* değildi. Zizol'ln bu talebi, onu hayret» düşürdü. Çünkü aynı mağazada «Atıcı Biatiyle çalışan genç kıt, böyle talep-Mrde bulunmamalı idi.
Zlzel tözüne devamla:
— Şüphe yok kİ. dodi, bu piyango biletini kendim d» alabilirdim. Fakat biletin bir dost tarafından hedly» fcadllmealnin mânası başkadır v» hediye biletin büyük ikramiyeyi kezûn-tnası şansı da fasladır.
Genç kıs konuştukça, dili dolaşıyor, yüzü kızardıkça kızarıyordu, şimdi bir pot kırdığının farkına varmıştı. Acaba Jan, kendisi İçin ne fikir hasıl edecekti?
Jan rn.uk t ası t düşünceli bir delikanlı İdi. t yi düşünüp hesap etmeden tılç bir şey yapmazdı. Günde yirmi defa Zizel’e bakarak onu güzel buluyor, fakat aynı zamanda «Bu lu», bana münasip bir zevce olabilir mİ?» diye düşünüyordu.
□özleri öyla kirli şeyler görmüştü kİ kendi başına da gelir korkuslyle evlenmekten çeklntyordu. Şimdilik Zileli tetkik ediyor, huyunu, ahlâkını anlamağa çalışıyordu. Genç kıza İzdivaç teklif etmeği tasarlıyordu. Me-■ele, cidden düşünmeğe değerdi, Zlzel, hoppa ve dalgın görünüyorsa da za-Bârla bu kusurları düzelebilirdi.
Senelik İzin zamanları çeldiği zaman delikanlı İle genç kız, ayn ayn yerlerde dinlemeğe gittiler, fakat ayrılmazdan evvel muntazam mektuplaşmağı vâdettller. J an, genç kıza gönderdiği ilk mektupta, ona bir sürpriz yapmak için kendisinden İstemiş Olduğu piyango biletini koyup göndermişti. Zlzel, piyango biletini alın- ı ça, sevincinden zıpzıp sıçramağa başladı. Büyük İkramiye kendisine dü- ı ferse ııelar yapacağını dünjündü. Şüphesiz derhal Jan'la evlenecekti. Çünkü kendisi d» delikanlıyı çok, pek 'jok seviyordu. BLlell derin bir heyecan içinde, çantasına koyup sakladı.
;■ Jan da ikramiyeyi kazandığı tak-jdlrde, Zlzelin kendisine karşı nasıl 'davranacağını düşünüyordu. Her ihtimal» karşı biletin numarasını not defterine kayedttl. İnsan, kadınlarla başa çıkamaz ki... Belki Zlzel, İkramiyeyi kazanır da kendisinden saklayabilirdi. Hayır, hayır böyl» bir şey olamazdı. Genç kıs, böyle Adi ve çirkin bir harekete tenezzül etmezdi. Fa kat şayet böyle bir şey yaparsa, o zaman Ztzel'ln kendisi için münasip bir zevce olamıyacağtna katiyetle hüküm ' verebilirdi.
Delikanlı, Zlzel'» sokularak şortta:
— Piyangodan n» haber?
— Hiç bir haber yok.
— Kazanaıî numaralar Hrtteln» baktın mı Zlzel?
— Bir değil, İki def» baktım. Fakat ı benim numarama isabet vnkl olmadı.
Zlzel, bu sözleri töyl«ri»«, şaşkınlığını da sakla yamıyordu.
Jan, derhal genç ku hakkında hükmünü verdi. Hayat arkadaşı yapmak İstediği kı» İğrenilecek derecede men-f&atperet v» Adi bir mahlûk Ldl Onunla İzdivacı aklından geçirmiş olduğundan dolayı nefsinden utandı. Zlsel’ln münasip bir hayat arkadaşı olamı ya cağ ını vaktinde unladığından dolayı da kendi kendini tebrik ettL
Zlzel*» gelince, Jah’ın o günden beri kendisi!» konuşmaktan çekinmesinin ve taşradaki şubelerden birine nakledilmesini istemesinin sebeplerini bir türlü anlayamyıordu. Demek aralarında her şey bitmişti. Genç kız. acı acı ağladı. Jan da kalbinden vurulmuş* döndü. Fakat ikisi da birbirinin halini bilmiyordu.
Aradan uzun seneler geçti. Bir gün Zlzel İle Jan karşılaştılar. Jan, sordu:
— Evlenmedin mİ ZlzeİT
Genç taa acı acı gülümseyerek:
— Benim gibi çeyizsin bir kızla Mm evlenir.
Cevabını verince delikanlı, kendisini zaptedemiyerek hiddetle »ordu;
— Sen mİ çeylzslzsin ha?... Ya piyangodan kazandığın beş milyonu ne yaptın ?
Zlzel, muhatabına hayretle bakıyordu. Fakat yavaş yavaş İş! çaktı.
— Beş milyon frank mı kazanmıştım? Aman Allahım, bunu bilmiyordum. çünkü bana gönderdiğin biiatl kaybetmiş, fakat beni azarlıyaeaksın korkusuyla da sana söylememiştim.
ikisi de gözlerini fal taşı gibi açarak bakıştılar, Kendilerine pahalıya mal olan mİ tefehhümün sebebini ancak şimdi anladılar. Delikanlı birdenbire genç tazın «İlerlen sarıldı:
— Zlzel, dodl. seni bir an bile sevmekten vas geçmedim. Hatamın tamir etmek zamanıdır. Zevcem olmak ister misin?
— Evet Janl
Delikanlı, Zlzel’l kucaklayarak:
— Asıl büyük ikramiyeyi şimdi kazandık. Saadet v» bahtiyarlık şimdi birim İçin başlıyor, sözlerini tatlı bir ninni gibi müstakbel zevcesinin kulağına fısıldadı.
Çeviren: A. Hilâli
Kİ AKŞAM IS
Abone bedeli
Türkiye Ecnebi
Zizel, mezuniyeti bitince Paris'e döndü. O zaman piyango biletini hatırladı. Aman Allahım, bileti ne yapmıştı? Boş yere çantasını aradığı halde bulamadı. Bunu Jana söylemeğe de cesaret edemiyordu, çünkü delikanlı kendisini bir çok defalar pasaklılığından ve unutkanlığından dolayı azarlamıştı.
Çekiliş günü yaklaşıyordu. Nihayet | piyangonun keşidesi yapıldı. Jan, Zl-zei’e hediye ettiği bilet numarasının, bej milyon frank kazandığını gazetelerde okuduğu zaman sonsuz bir sevince kapıldı. O gece sevincinden uyu, yamadı. Ertesi sabah herkesten evvel v. 5,06 8,45 12,28 15,59 17,62 19.22 mağazaya gitti ve Zizel'ln gelmesini sabırsızlıkla beklemeğe başladı. Nihayet genç kız, sakin ve lâkayı». çıkaj geldi
2800 kurul 6400 kuruş 1500 > 2900 »
800 » 1600 »
300 > -
tebdili için elli kuruşluk
Senelik
8 aylık
3 aylık
1 aylık
Adres
pul gönderilmelidir. Aksi takdir d» adres değiştirilmez.
Telefonlarımız: Başmuharrir 20586 Yazı lşlej-1 20765 - İdare 20681 Müdür: 20497
Rebiül'Ahır 12 — Kasım 10#
İmsak Dik Öğle İkLndi Ak. Yatsı
E. 11.14 12.54 «.38 9,37 12,00 1,31
İdarehane: Babı Ali civan
Cemal Nadir sokağı No. 13
VİRAN KVLE
Aşk ve macera romanı
Yazan: John D. Carr
11 Tefrika
Akabinde, bir otomobil, kendi yollarında görünüp freni gıcırdayaraktan durdu. -İki adam yere atladı. Birinci, elektrik lâmbasıyla etra«a bekti. İri yarı, dev vücutlu biriydi Heybetinden bir vahşi hükümdarına benzetilebilirdi. Öksürünce, sesinin perdesi, bir harp nidası gibi aksetti.
İkinci adanı, ufak ve toparlak. Devin peşi sıra yürüyüp ona yetişmek İstiyor, çarpık bacakları hafif tertip lâdes kemiğini hatırlatıyor.
Mües Hammond, bu gelenler! tanıyarak yüksek sesle:
— Doktor Gedeon Fell ve proresör Rigaud! — dedi.
Gelenler, lalmlenal hjltlnce hayretle du -*ıılar. Gölgedeki delikanlıyı farke-d(- işlerdi Doktor Fell, lâmbasını
- Kaldırdı, »şık, kendi yüzüne
i: Mües. doktorun, ablak ve kır-çehresini memnuniyetle gördü, :.et katmer üç çeneli bu suratla.
1 I | 1 M
MAHKEME KORİDORLARINDA:
Nadide razı olursa annesini kandırmak kolay!
Mustafa yirmi yaşlaruıda., soluk benizli, zayıf bir delikanlı. On dürt yaşında Nadide adındaki kızı kandırıp kaçırmak suçundan yakalanmış. Jandarmanın yanında pek çalımlı oturuyor. Yanına yaklaştığımın görünce omuzlarını kaldırarak büsbütün horozlandı.
— Hayırola, delikanlı I Suçun nedir?
Boynunu çarpıtıp dudak büktü:
— Evvelce suçum yoktu amma sonradan oldu,
— Tabii İliç kimse anasının kanımdan suçlu olarak doğmaz, sonradan suç işlerse yakasına yapışırlar.
— Benimki öyle değil be kardeşim. Aşk meselesi.
— Haaa, âşık oldun Öyle mi? Demek bileklerindeki aşk kelepçesi? Nasıl oldu bu iş? Zemana âşıkları gibi sen de sevgiline bıçak filân mı çektin yoksa?
— Bıçakla İşim yok benim.
■— Niçin yakaladâlar ya?
— Sözde ben Nadideyi kaçıra-siymişim.
— Nadide sevgilin mi? Kaç yaşında?
— On dört yaşında bir kız.
— Pek do küçükmüş. Ne za-mandanberl sevişiyorsunuz?
— Ben altı aydanberl onu seviyorum, arkasında dolaşıyorum.
— O seni sevmiyor mu yoksa?
— Kız bir şey söylemiyor amma anası razı olmuyor evlenmemize.
— Neden razı olmuyor? Seni beğenmiyor mu?
— Aslına bakarsan bizim kocakarı da bu İşe yanaşmıyor amma nasıl olsa onu yola getiririm.
— Demek Nadide 11e evlenmenize senin annen de razı değil.
— Yanlış anlaşılmasın, bey kardeşimi Annem Nadidenin adını karıştırmıyor. Yalnız; «Bu za-! manda evlenip kan geçindirmek kolay mı? Elin ekmek tutmadan nasıl evlenirsin?» diye kafa tutuyor.
— Sen ne lş yapıyorsun, kaç para kazanıyorsun?
— Bunlar ayn mesele. Şimdilik bir İşte değilim. Bir kaç işe girdim amma açmadı beni, bırakıp savuştum.
— Neyle geçiniyorsun ya?
— Evimizin İki katı kirada, bir katında da biz oturuyoruz.
Tercüme eden: Vd - Nû No. 24 ■ —■■■ * ■
ajağt doğru gözlüğün siyah şeridi sarkıyor... Kır saçlar kırpık.
Miles:
— Bu tarafa, dokty F*lll — diye bağırdı. — Köprüye doğru gelin.
Adam, İftmbasLl» etrafı tarıyor, fakat Mlles'i bulamıyor.
— Kimdir oradaki kimdir oradaki? — dlya söylenerekten İlerledi; tahta köprüye vardı; tahtalar, ağırlığı altında esnediler.
— Bonsuvar, delikanlı, bonsuvar! Sakın korkma hail Bizim gibi yaşı İlerlemiş profesörler, maceraya kalkıştılar İşte. Çıkageldik.
Köprünün tahtaları yeniden gıcırdadı. Rlgaud da Fell'ln yanına sokulmuş, Mlles'i görmeğe uğraşıyordu.
MU es:
— Ah, profesör! — dedi. — Size karşı cidden pek mahçubum. Yarın sabah telefon etmek İstiyordum, hattâ dün sabah etmeliydim ama. Lon-
M 8ub»t 18411
Ayda yüa lir* kira alıyoruz, bunun yirmi beşini kocakarıdan tırtıklayıp kendim harcıyorum,
— Evlenince karını da yirmi beş lira ila mİ idare edeceksin?
— idare dediğin nedir kİ, bay-abl? Nasıl olsa evde yemek pişiyor. Bizimle beraber o da yer. Ayda yirmi beş kâğıt da ikimizin, sinema, gezme harçlığına elvermez mi?
— Sen evliliği çocuk oyuncağı zannediyorsun galiba. Annenden aldığın ayda yirmi beş lira İle karı geçindirilir mİ?
— Öyle değil, beyabi. Gelin, kısmetli® beraber gelir, derler. Evlenince elbet benim de kısmetim açılır, İyi bir İş bulurum.
— Sen evvelâ kısmetini açtır-san da ondan sonra evlensen daha iyi edersin. Neyse, bunları bırakalım şimdi. Nadide hanımı nasıl kaçırdın?
— Valla billâ yalan, efendi abl. Kaçırmadım ben onu. Kendi n-zaslle geldi eve.
— Annen kabul etti mi ya?
— Kocakarı evde yoktu ki. Üs-kiidardakl teyzeme gece yatısına gitmişti. Ben de bu fırsatı kıçır-mıyayım, dedim. Nadide bir fabrikada çalışıyor. Cumartesi günü öğleden sonra çalışmadığım biliyordum. Yolunu bekledim, fabrikadan çıkınca; «Nadide! Annen bizde oturuyor, seni orada bekliyor. Hadi bize git, benim İşim var, başka yer» gideceğim» dedim. Uzaktan taklbettim, birim kapının önüne yaklaştığı sırada ben koşarak gittim; e Ev do bir şey unutmuşum, onu alacağım. Hadi, sana» da kapıyı açayım» diyerek içeriye aldım.
— Vayyyl. Kızı tuzağa düşürdün öyle mİ?
— Tuzak rnuzak yok, beyabi. tik evvelâ evde- kimseyi göremeyince kız şaşırdı. «Merak etme, herhalde komşuya gitmişlerdir, şimdi gelirler» dedim. Ondan sonra yavaş yavaş evlenme lâfını açtım. Gûya iyilikle kandırayım, diyordum. Kız razı olursa anasını kandırmak kolay. Velâkln ben konuşmağa başlayınca Nadide birdenbire pencereye dirseğin! vurup camlan tardı; «Can kurtaran yok mu?» diye bağırmağa başladı. Yapma, etme, derken...
Mahkeme açıldı, Mustaf asözü-nü tamamlıyamadı.
Ce. Re.
Buldog köpeği aranıyor
Hail* kan bir buldog köpeği aranıyor. Yavru tercih edilir. Salmak İsteyenler (Bul(2og) rt>muzu 11» tat. 176 Post* kutusu adresine yarılması rica olunur.
Tablet Sulphathiazole alınacak
Ankara Numune Hastanesi Baştabipliğinden:
Muhammen Muvakkat
Mlktan Flatı Teminatı
Ol tisi_____________Kilo Ura. Kr. Lira Kr. İhale günü
Tablet Splphathlazole 75 3375 00 253 15 4.3/948 per-
şembe günü saat 11 de.
1 — Ankara Nümün» hastanesinin 1948 yılı ihtiyacı için 7» kilo Tablet Sulfothyazol açık ekslltmeke konulmuştur.
2 — Taliplerin belli gün ve saatte hasnanede müteşekkil komisyona müracaatları.
3 — Şartnameler her gün Ankara Nümün» hastanesinde ve İstanbul
Sağlık Müdürlüğünde görülebilir. (2041)
dra’daki adresinizi bilmiyordum. Ve...
Profesör:
— Mahçup olmanız İçin hiç bir sebep yok. — dly* cevap verdi. — Bilâkis ben sizden, özür dilemeliyim.
— Nedenmiş?
Rlgaud, canlı oanlı başını sallayarak:
— Dün akşam sizinle v» bayan Morell’le şaka ettim. — dedi. — Fazlaya vardım, değil mi?
— Galiba?
— Bir kütüphaneci aradığınızı söylemeni» üzerine, o kadının tngüterede bulunabileceğini aklım* bile getirmemiştim vallahi.
— Fay Seton'dan mı bahsediyorsunuz?
— Öyle ya. Fay Seton’dan,,, Kimden hahsetseydlm? Bu sabah, bayan Moreli, bana telefon etti; Fay Seton' un İngilterede olduğunu vo acentanın onu size göndermesi muhtemel bulunduğunu söyledi. Ben de derhal
Profesör, bu sözleri, gayet ciddi bir korktuğumuz başımıza gelmiş. (Ote-mablll gösterdi.) Bu arabayı görüyor musunuz? Bunu bir dostumdan rica
He aldım. Kullanmak salâhiyetini hai>
damdan düşer gibi gece yarısı ziyaretimizin sebebi: Siz azizim, İmkân derecesinde bir sürati», bu kadını evinizden uzaklaştırmanın çaresine bakın.
Profesör, bu sözleri, ayet ciddi bir İfad» He söylemişti. Elinde olmaksızın, Miles, tesir altında kaldı.
Bir adım gerileyerek:
— Siz d» mi? — deril.
Rlgaud, cinayet âleti olan mahut, bastonunu, şiddetle yer» vurdu:
— Ne demek İstediğinle! anlayamıyorum,
— Doğrusunu İsterseniz, bay profesör, her önüm» çıkanın Fay Seton’a karşı bana ihtiyat tavsiye etmesinin sebebini bir türlü kavrıyamıyorunı.
— Ay, domek kİ doğru? Onu sahiden angaje etmişsiniz?
— Elbette doğru... Niçin etmiyeoek-tfm kİ?
Rlgaud, bu suale derhal cevap vermedi. Başını sessizliğe gömülen eve doğru kaldaTdı; sonra, gözlerini çayırın öte tarafında gezdirdi.
— Bu malikânede »izden ve bayan Seton’dan başka Mm var?
— Hemşirem Marion.
değilim ama nizama riayet etmlyerek1 — Hizmetçi, uşak filân yok mu? buraya kadar geldim. İmdi, böyle Dâveüller yok mu?
/) .4 l’ £ 7 5 .4 W İ -
Hail Tasfiyede Bulunan
Şark Demiryolları işletici Kumpanyası
Türk Anonim Şirketi
Hail tajflyeda bulunan şark Demiryolları işletici Kumpanya* Türk Anotim Şirketi hissedarları, İstanbulda SlrkMİdeld Şirketin m»flteFİT14t 27 mart H)48 tarihinde aaat 11.30 da yap’lacak alalAd» Umumi içtlou* da-vat olunur,
MÜZAKERAT RUZANMtr
10 — 1047 «enesin» alt Llkldatörler kolejinin rıporıl
2o — Mürakip rapora.
3o — 31 aralık 1947 tarihinde kesilen bllânçonun tasdiki V» Lltd*-tirler zlmmel terinin tebriyesi.
4o — 1948 senesi için ralliaklp tâyini V» bunlara verilacek tahriratın tesbltL
Esas mukavelenamesinin 23 inal maddoal muclbino», gerek Miatça ve gerek vekaleten, hiç almazsa on hisseye malik olan hor hissedar, Lşbf içtimaa iştlrâk edebilecek ve gerek asaieten ve gerek vekâleten malik oU dtıju her on hisse İçin, bir reye malik olacaklar; fakat Ticaret kanununun 303 İnci mıddesl mucibinde nefsinde on reyden fosla (eznedemlyeöakUr Reyi vermb» haklı olup ve Umumi beyte iştlrâk edere* olan her hlstedıtf hisselerini en geç 20 mart 1048 tarihine kadar, aşağıdaki mileuaseler* tevdi etmeleri lazımdır:
TÜRKİYE DE: İstanbul'la, Sirkecide Şirketin merkezinde,
AVUSTURYA!) A: CREDİTANSTALT BANKVEREİN, HİUptanstalt, Viyana da.
BEI.ÇLKADA: Brüksel'le. 48 Rue de Namur. BANQUE DE LA BOOİ-LL ETE GENRAL DE BELGİQUE Müesse sesinde. Q
FRANSADA: Parlsto, 15 Boulevard des ttaUena, BANQUB NATIONAL! Q_ POUR LE COMMEBCE ET L’İNDUSTRİE Müesses esin de. Ç\J
HOLANDADA: Amsterdamda, MM. TEİKEİRA DE MATTOB
Seat n da. O
İSVİÇREDE: Bâle’d», BANÇUE COMMERCtALE DE BALE Müessese-1 C slndo. Bâle’d», MM. E. OUTZVÎLLER et Cle MOe^seserinde. ZÜRİOH, Bil*, .O Oenûve ve St-Oall’da, CREDİT SUİ8SE Müesseslerinde. "(O
Hali tasfiyede bulunan 5g
ŞARK DEMİRYOLLARI İŞLETİCİ KUMPANYA31 T. A. *■ > r.İKİDTÜR’.ERt MÜMESSÜLf q
p
Türk Krom Anonim Şirketi
Hissedarlarına İlân
Ticaret kanununun 361 inci maddesine ve şirket Esas mukavelesinin^ hükümlerine tevfikan, şirketin yıllık umumi heyet toplantısı 13 mart 1(i4|-q pazartesi günü saat 18 da Beyoğlu, İstiklâl caddesi, Yeniçeri Ajanı sokak. Q) Yeni Han, 4 üncü kat, 48 ve 52 No. iu odalarda bulunan Şirket merkezinde "ti âdi surette akdedileceği hissedarların malûmu olma* üzere ve Esas muka- q yelenin 57 nci maddesine göre, İçtima gününden en aı bir hafta evvel Şir- *— ket merkezine müracaat eyllyerek hisse senetlerini tevdi edip duhuliye va-O yakalarını almaları lüzumu ilân olunur.
R U Z N A M E:
1 — İdare Meclisi ve mü ra kip raporlarının okunmam^
2 — 1947 senesi bllâ.nço ve kir ve zarar hesaplarının tetkik ve kabul I İle İdare Meclisi Azalan v* mürakibin İbrası;
I — 1948 senesi için İdare Meclisi Azalanna verilecek huzur haklarının tas biti ;
• 4 — 1948 yılı İçin mürakip tayini ve ücretinin tesblü;
5 — Ticaret kanununun 323 üncü vo 324 üncü maddelerine tevfikan İdare Meclisi Asaların* salahiyet verilmesi. İDARE MECLİSİ
İstanbul bölgesi sanayi birliği
Umumî Kâtipliğinden:
Statümüzün 11 inci maddesi gereğince 20/2/1948 cuma günü »aal 14,30 da toplantıya çağırılan Adi genel kurulda ekseriyet olmadığından, Et» tünün 14 üncü maddesin» uyularak toplantı, 1/3/1948 pazartesi günü saat 14,30 a bırakılmıştır.
Sayın üyelerin yukarıda bildirilen gün ve .saatte toplantıda bulunmaları rica olunur.
GÜNDEM:
1 — 1947 yılı çalışma raporu;
2 — 1947 yılı kesin hesap raporu.
3 — Murakıpların raporu;
4 — Yeni yıl bütçesi;
5 — Yönetim kurulu seçimi;
6 — Murakıp seçimi.
NOT: Çalışma ve hesap raporlariyle yen! yıl bütçeri, birlikte «ayın üyelerin tetkikine Amadedir.
...................................................
I Devlet Denizyolları ve Limanları Igletmo Genel Müdürlüğü İlânları
iiiıııii*ııtıım»tııstım(iti(tııııaınııııiiiiıııııı«ııııımııı»ıııııııiH«iM
1 — Açık eksiltme yollle 75 ton karpit satın alınacaktır.
2 — İhale 2.3.1948 salı günü saat 11 de genel müdürlük aiun «atım komisyonunda yapılacaktır.
S — Tasarlanmış değeri (-5401)0 - elli dört bin» lira geçici güvenmek «3950 - üç bin dokuz yüz elli» liradır,
4 — Şartname 770 kuruş bedel mukabilinde genel müdürlük vaTierin-den alınabilir.
8 — İsteklilerin eksiltmeden önce komisyondan alacakları bir yaza Ut güvenme paralarını vezneye yatırmaları ve belirli gün vt saatte ıırten»-de yazılı belgeler ve makbuzla rlle birlikte komlsyond* hazır bulunmaları.
2147
— Hayır. Bu akşam üçümüzden başka, kimse yok... Fakat bu suallerin mânası ne?... Ben, bayan Seten'u İstediğim kadar angaje etmek ve evimde İstediğim kadaı alıkoymak hakkını haiz değil miyim?
— Hayır, evlâdım!
— Nlçinmiş bakayım?
Profesör, bir saniye tereddüt etti; sonra, her kelimenin mânasını belirterek şu sözleri ağır ağır söyledi:
— Çünkü, gerek hemşirenizi, gerek kendiniz! bir ölüm tehlikesine maruz bırakıyorsunuz.
JX
Ay, yükselmişti. Esrarlı ışığı profesörün yüzünü aydınlatıyordu.
Miles:
— Benimle beraber gelir inisiniz? — diye kısaca teklif etti.
Ü9 erkek e?e vardılar. Müteveffa amoa Sİr Charles Hammondfun silâh koleksiyonunun bulunduğu holden geçtiler.
Miles, misafirleri salona ajdı. Burası, möbllyelert gayet rahat ve güzel olan bir odaydı. Küçük bir lâmba, geca kandili gibi duruyordu. Alevinin kımıltısından duvarlara, müteharrik gölgeler aksediyordu.
Miles, profesör», kafa tutmak kara-
rını verdiği İçin serini dikleştirdi:
— Size şunu söylemek mecbur i yetini hissediyorum. Ben, bayan Seton* la uzun uzadıya görüştüm.
Rlgaud. kaskatı kesildi:
— Size meseleyi anlattı mı? — dJy» sordu.
— Viran Kule mevzuun* dair n* biliyorsa hepsini anlattı: TıhtakaB yapanlar, İntihar diye kestirip atmışlar. Çünkü, cürüm âletinin lahzasında, ancak ölünün parmak izleri varmış. Bu nokta doğru mu?
— Doğru.
— şu da anlaşılıyor: ihtiyar Brook» öldürüldüğü sırada, genç kız, Vlna Kule’nln biraz ötesinde, derede yıka-nıyormuş. Bu noktanın d* böyle olduğu kabul edildi mi?
Proresör, başını eğerek:
— Evet. — diye tasdik etti. — Ft-kat, öyle tahmin ederim kİ, rize. bahçıvan Jules Fresnac’ın oğlu gonf Plerre Fresnac’dan pek bahsetm»-iniştir?
Miles. âdeta bağırmaya başladı;
— Kuzum, efendim, kuzuml Tama-mlvle hususi mahiyetteki meselelerden dolayı, bilhassa yaşadığımı» b4 şerhe» terbiye günlerinde bir kadml
(Arkası var)
23 Şubat 1548
AKSAM
Slhlfö 7
1 — İŞ ARAYANLAR
BİR CERRAHÎ PROFESÖRÜ YANINDA — Aid tene hemşirelik ve kâtlbcllk etmiş bir bayan iş aramaktadır. Akşamda (Bonservisi!) rflmu-çına müracaat B-a ~
_ Kiralık — Şahlık
MODERN SİSTEMLERE VÂKIF — Diş tabibi yartunosı Is aramaktadır. Akşamda (Rön«ec> rümuzuna mektupla mtlrcaat________927 ~
FRANSIZCA, İNOİLİZCE — Amerikan ve Fransız mekteplerinden dlp-lomslı bir kimse hususi müessese-lerde te aramaktadır. Bu lisanlarda hususi ders de verir. Akşam gazetesinde (F. E. D) rümuzuna.
»46 -2
4
DİKKAT — Emlâk almak re satmak, ipotek yapmak isrtyenlere-; ttl-nıadu şayan. Euhület Emlâk Zarif Özalp tavassut eder. Beyoğlu Büyük Parmakkapı No. 4/2 L. 42393
90
PİYASANIN EN İŞLEK SEMTİNDE — Uygun şeraitle bir kunduracı dükkânı devrolunacaktır. Taliplerin (Kundura! rümuzunn yazmaları.
929 - I
İŞLEK OTEL DEVRETMEK İSTEYENLER — İstanbul Posta kutusu 145 adresine mektupla yazsınlar.
064 —1
KIZILAY DERNEĞİ
Eşya Piyangosu
Milli Piyango bayilerinde va piyangonun büyük İkramiyelerinden otomobil îerlinlsds «atılmakta olan Kızılay Derneği
eşya piyangosunun zenginliğine dikkatinizi çekeriz;
Lira Adet
? İŞÇİARAYANLAR
KİTAP HALİNDEKİ — Albümümüzle mecmuamızın muhtelif İşlerinde İslanbulda, vilâyetlerimizde çalışacak memurlara çok. acele ihtiyaç vardır. İdaremizde Batılan 2 numaralı mecmuamızdaki şartlaruuıa okuyunuz. Sirkeci Filibe oteli Güzel Yurt Mecmuası; İstanbul P. K. 489.
959 —
BİR KASİYER KIZA İHTİYAÇ VAR — Müracaat Bahçekapı Hütte-(tat Lokantası. 913
İKİ NÜFUSLU BİR AİLENİN — Bir yaşındaki çocuğunu İdare edecek temizliği sever bir bayan aranıyor. Yemiş Çardak iskelesi 8 numaraya müracaat. 119
DİŞ TABİBİ ARANIYOR — Muayenehanemde yardımcı olarak çalışın alt üzere yeni mezunlardan bayan veya bay meslektaşa lüzum vardır. Galata Necatibey caddesi No. 160 Diş Bakım Evi sahibi Zeki Harmana müracaat Tel: 42812 923
BAY VE BAYAN MEMUR ALINACAK Tatmin edecek ücret verilecektir, Türkiye Okutma Demeği Eyüp Halkevi binasına müracaat.
922
DAKTİLO ARANIYOR — Haftalık gamete İçin seri yazar ve dosya tutabilecek bir daktilo aranıyor. Vilâyet karsısında İzzettin han 18 numaraya müracaat. 941 —
BAYAN — Müstahzarat ambalâj İslerinde çalışacak» bayan aranıyor. Ziya Boyer Eczanesi - Tünel yanj, Karakoy. »M — 1
YÜKSEK MAAŞ — Diplomalı Ebe ve bonservisi! Hastabakıcı ıranıyor. Cağanlğu Sıhhat Yurduna müracaat.
DâO —
UMUMÎ MENFAATLERE HADİM — Bir cemiyetin aldat ve teberrfllerlnl toplamak ve tahsilat nispetinde ücret verilmek şartlyle birkaç memura lh-t:yaç vardır. Taliplerin Galata rıhtımında Kefeli Hüseyin Han 2 numaralı yazıhaneye müracaatları. Telefon: 34840. ■ 969 — 2
1 ALIM-SATIM (Eşya)
KULLANILMIŞ — Veya bozuk gramofonlar iyi flatle alınır. (Galata. P.K 1096 - VB.) adresine yazılması 762 — 22
YENİ KASTORçT MANTO - Pirisin en son modeli; memlekette eşi o/ktur. Acele satılıktır. 12 - 17 ye kadar Taksim BeledJye Garajı Yeni Nalbant E. özbftltac: Apart. 8/3 ____________________________808
İNŞAAT VEYA RIHTIM YAPACAKLARA FIRAat _ BOyflu ebatta mun_ tazam kesme taşa ihtiyacı olanların Beyazıt fManapj, maba'lesi Tulumbacı ÇıkmavmdaH mahalle müraea-*Llarl-____________________J45 - 4
SATILIK ALMAN PİYANO — Yeni •■•ariyette, çaprazını demL-kl Galatasaray, Yeniçağ oazhanfl vtt. kuşu: Erden Ap. 51/5. Pazardan maada her gün w t 13 - 14; ıo . »j.
910 •
SATILIK PİYANO — F. Rîtener mark» demir İskelet çapraz Alman Piyanosu. Nişantaşı Güzelbhçe sokağı No 27/2 de görülebilir. 918-1
SATH.rK TAKSİ — 1030 Hudson marka t»!©,, vaziyette bir taksi satı-üklır. İsteyenler Lâleli garajtnda gö-feblUrter.__________Bıo _ a
— 2
TAKSİM — Fcrldlye caddesinde 57 No. lı müskirat, attar dükkânı taşraya gidileceğinden ehven ttetle acele devren satılıktır. Taliplerin Mahmutpaş* Suhulet hande kasketçi Kâzım'a müracaat. 823
ACELE DEVREN BATİLIK TUHAFİYE DÜKKÂNI — Aksarayda, çeşid! müşterisi bol, muhitin yegâne tanınmış, Azimet dolayıslyle. Tafsilât: Ab-dflrrahman Mısırlı, İstanbul Marpuç-çutar. Tel: 23064 88*
BATİLIK tKÎ DÜKKÂN — Mercan yokuşu 35 ve Çarşıkapı Kılıççılar 33. Müracaat: 4 üncü Vakıf ban Umumi Mapnzalar Suat Keskin 920
ERENKÖYDE — Aı fal t (işerinde Tunuslunun bağı namlyle maruf mahalde ikişer dönümlük müfrez nezaretli arsalar satılıktır. Telefon 23847 • 918 — 6
FATİH — Malta durağına yakın İki daireli 2 oda bir bol. 3 odâ bir hol şeklinde iki dairesi boş »ağlam ve bahçeli bir apartunan satılıktır. Müracaat: MHH Emlâk Alım Batım tuşa A t Bürosu Fahri Baraç Fatih tramvay caddesi No. 28: Telefon: 21607 921
BATİLIK APARTMAN — Galatasaray Suterazi sokağında on İki daireli beş dükkânlı yedi kat yeni kirası fazlaca kaloriferli Çalış apartı-
maninin tamamı yahut dolu ve boş birer katı ştılıktır. Kapıcıya. 917 — 7
BOŞ TESLİM BATİLIK BETON EV — Taşkaaap Darüşşafaka sokak No. 33/1 İki kat, beş oda iki mutfak 2 helâ 1 banyo 30 metre kare bahçe. 3600 lira, ipotekli 13,000 liraya pazarlan 12 ye kadar İçindekilere. Dİ 4
SATILIK KÂGİR DÜKKAN — Fatihte MaTtada Karaman caddesinde 68 numaralı kunduracı dükkânın mülkü satılıktır. Müracaat her gün saat 13 - 14 arasında Telefon 49382 912
SATILIK EV — Vesaite yakın dört kat 12 oda üç katı boş teellm, elektrikli koyulu ramıçl), bahçeli. Beşiktaş Şehit Asım caddesi 102 numaraya. 911
FATİHTE — Tramvaya yakın, merkez! yerde 7 oda, bir dükkan tam konfor köşe başı deniz ma-nvaraTı ahşap ev acele satılıktır. Telefon: 43858 Galata Rıhtım caddesi Yolcu Salonu karşunnda İktisat han No. 6 Enver Gürman gış
PARASI NOKSAN OLANLARA — Her nevi İnşaat, tamirat, tadilât yapılır şerait t» parada çok kolaylık gösterilir. Galata Bermet hen ikinci kat 8. 9 telefon 42296 983 - 1
BATİLIK SİNEMA — Kışlık kapalı yer 500 kişilik, yazlık 1000 kişilik. Müracaat, PangaJtı tnel rtneması yanındaki pasajda No. 3 Neşet Kaya. 943 —
BATİLIK KÖŞK — 4 dönüm çamlı bahçeli Od kat özerine 7 odalı Kuzguncuk Paşallmanmda. Pangaltı înd sineması yanındaki pasajda Neşet Kaya. M4
SATILIK BOŞ TESLİM — Evler, arsalar ve apartimanlar şişil. Nişan taş, Maçka mevkii erinde var. Pangaltı tnci sineması yanındık! pasajda Neşet Kaya. M2 — i
DENİZE NAZIR — Aflansörltl, kaloriferli (10O> ni (800) metre kare konforlu Balonlarla muhtelif adette İç İçe ve tek odalı yazıhaneler kiralıkta. Galata Rıhtım cad deri Veli Alemdar ban. 936 - 14
BAKKALİYE — Güzel bir bakkaliye devren satılıktır. Galata B111 Orhan 14; Telefon; 41733 o müracaat. 947 - I
SATILIK EV — Arnavut köyünde; Ayazmada Palaci sokak 4 numarada a parti man tertibi yarım kâglr beş oda nezareti mükemmel; yağlı boyalı: muşambail elektrik; terkoeu var b-te teslim. Çıkış Gümrüğünde Kadri Emre ye müracaat. 930 — 1
ACELE BATİLIK ARSA — Göztepe Tütüncü Mehmet ef. asfalt üzerinde 1309 m2 dört yol ağzı. Müracaat: Aynı caddede No. 27 Sabrl Söyler.
926 - 1
SULTANAHMET — Dlzdarlye yokuşunda köşe başında 5 numara, 6 odalı, dahilen ahşap, haricen kâglr, bahçeli ev satılıktır. Müracaat: Sıra-serriler 50. Telefon: 43070.
963—2
KİRALIK APA.RTT.fAN DAİRESİ— Konforlu mükemmel üç odalı bir daire. çarşıkapı Yeni Okul sok. No, 14 kat 1 e müracaat kapı UT
924 —
KADIKÖYDE — Şatlık kâglr ev: Boş teslim; üç oda: terkoa, havagazı, elektrik, banyo. Müracaat: Tel: 22279. Sirkeci Mimar Vedat caddesi No. 34.
962 - 2
AİLE YANINDA — Kiralık mobü-yell ve banyolu oda. Adres: Matbaacı Osman Bey sokak Beypazar Apt. No, 1 Şişil 935 _
SATILIK GÜZİDE MEVKİDE ARSA— Nişantaşı civarında, dokuz metre cephe, otuz metre derinlik, 18,000 lira. Mektupla müracaat': Posto kutu 484 İstanbul. 961 —
BATİLIK KÖŞK — OrtokOyde müstesna manzaralı ve her türlü konforu havi bir köşk, büyük bahçesi İla sa-tıhkta. Her gün 17-19 arası 41483 No. ya telefon. »5fl — 2
SATTI .TK KELEPİR APARTMAN— Talimhanede konforlu bir apar tim an •ede satılıktır. Her gün öğleden sonra 41483 • telefon. »57 — 2
SATILIK — Lüks apar t iman kata: Nlşantaşınm Vali konağı caddesinde Kcnl» salonlu, 7 odalı, parke, kalorifer ve asansörlü lüks bir kat. Telefon: 41871. »73 — 1
CİHANOIRDE8 — Denize nazır ayda 600 lira gelirli, bir katı boş, 4 katlı a-partunan satılıktır. Müracaat: Beyoğlu Balo S. Balo Ap. 3/1 Ünala.
971—2
ARSA BAHİRLERİNE — 2. 3. 4 oda, geniş hol. mutfak, bamım; bahçe. 4500. 8500, 8000 liraya evlere sahJb olmak Ulıyorsanız: Halk Tipi Evler İnşaatı Kolektif Şirketi. Merkezi: Beyoğlu Balo sokak No. 34/1.
967 — 4
BEYLERBEYİNDE — tıköley», (tenise yakm bahçeli, 7 oda: İki katta 3 er oda, dükkânlı, elektrik, «u, boş teslim 12000. Müracaat: İskele gazinosunda Süreyya'ya, »M —
KİRALIK — Pansiyon oda aranıyor: Kiralık odası olanlar İstanbul Posta kutusu 145 adresine mektupla yazsınlar. 065 — 1
BATİLIK KÖŞK — Bir dönüm bahçe içinde meyva ağaçlı. İki kat üzerine 6 odalı. Floryanın güzel yerinde. Pangaltı tnel sineması yanındaki pasajda Neşet. 954 — 1
Ş -MÜTEFERRİK
İNGİLİZCE DERS — Londralı İngiliz bayan tarafından yen! metot (konuşma). Adres: Mrs. Vinnl 939, İstiklâl caddesi Yardım apartıman No. I iRus sefareti yanında) 749 — 3
PİYASANIN İYİ BİR YERİNDE — Mağazası olanla Parfümöri üzerine ortak İş yapmak İstiyorum. Müracaat: Yeşil direk Tarakçı Cafer No. il parfümöri l&bâratuarı İstanbul. 925 —
İŞLER HALDE BULUNAN — Bir ticarethane küçük hırdavat, cam eşya işlerinden iyi anlar bir ortak aramaktadır. İsteklilerin bir miktar sermayeye iştlrûk lâzımdır. Milliyet aranmamaktadır. Tahtakale Tomruk sokak 64/1 numarada Kâmil Briçe. 955 — 2
EĞER HAKKIYLE ÇABUK İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ — Tecrübeli İngiliz bayı, en »ou, kolay, pratik metodla ders verir. Ak-şam’da «E. L.» rumıizuna mektupla müracaat. 968 — 2
MEKTUPLARINIZI ALDIRINIZ Gazetem» idarehanesini adrea olarak göstermiş oıun tarh en (nlzden
D. R. K. —. — Atelye — Bahçeli Ev — Teknik tercüme — ANİ. — H. O. — Orhan Güler — Fabrika namlarına gelen mektupları idarehanemizden aldırmalar) rica olunur
İŞÇİ KIZLAR ARAMIYOR]
AmbalâJ içlerinde çalışmak üzere işçi kızlar aranmaktadır. İstlyetılerln ] her gün YenlpostAhone caddesi Ata Atabek yanında Temel han 9 No. yal müracaatlar).
Muh. Cins ampul ve tablet halinde vitamin alınacak
Ankara Nümune Hastanesi Baştabipliğinden
Muhammen Muvakkat
Miktan Fiatı Teminatı
Adet Lira Kr. Lira İhale günü
Cinsi
Ampul Vitamin B. Kalbi®
13000
00
»
v
»
T»N«4
>
*
2000 13000
600
3000
12000
1B000
»700
732 4/3/848 perşembe
günü saat 11 de.
00
00
00
00
00
EMSALSİZ VE YEPYENİ - Bir Mar/nut İnciliz kürkü acele satılıkta Görmek tetörenlerin vakit kaybetmeden ınüracaatlnn. Telefim 21263.
932 -
DEVREN SATILIK — îçerlalnde taç fırını üzerinde 120 sandalye «tabile-cek biiyûk salonu iki odası llo tuvaleti bulu nan Beşik taşta tramvay durağında 25 numaralı keşli Bursa Muhallebicisi bütün teferruatıyla bern ber devrolunncaktff. lölndekUcrt-1 mııracaat. Mi »~1]
Tutan
1 — Hastane İçin 1848 yılı ihtiyacı olan yed! kalem Ampul ve Tablet Vitaminler kapalı zarfla eksiltmeye konulmuştur.
1 — Talipler kanun tarifatı dairesinde hazırhyataklan mühürlü tek-!Ö mektupalraı belli olan saatten bir saat evveline kadar hastanede müteşekkil komisyona vermeler!.
3 — şartnameler her gün hastanede ve İstanbul Sağlık Müdürlüğünde görülebilir. (2043)
Millî Eğitim Bakanlığından:
1 — 17T489.42 Ura keşif bedaül Ankara Teknik üniversitesi fizik ve kimya blnalanndk yaptırılacak otomatik telefon, •’ektrlkll saat ve yangın İhbar aantrolian ve bunların montajı işi kapalı zarf nsullyle eksiltmeye konulmuştu».
1 — hk-te 22. Mart,1948 pazartesi günü saat 15 te Ankara Evkaf apartmanı dördüncü katta toplanacak Meslek! Te Teknik öğretim Merkez Sa-taabua Komisyonunda yapılacaktır. ,
3 — İhaleye iştirak edenlerin 10124,47 liradan İbaret geçici teminat mektup Ttya makbuzları 0« 1148 yılına ?Jt Ticaret ve Sanayi Odasından alınmış belgelerini teklif mektuplar) De birlikte vermeleri lâzımdır.
4 — Bahsi geçen tesisatı meydana getirmek için kullanılacak malzeme ithal malı olduğu takdirde 6 "X'1947 tarih ve 6600 sayılı Bakanlar Kurulu karannea kambiyo Maral erinden ahnacak belgeler aynca komisyona gösterilecektir.
6 — Bu İşe ait sözleşme ve şartlaşma projeleriyle resimler Bakanlık Meslek! re Teknik öğretim Yapı tşleıl Müdürlüğünden 887 kuruş mukabl Hn(te sahıı alınabilir,
fl — Teklif mektunkınnin İhaleden bir saat evvel komisyon başkanlığına makbuz mukabilinde verilmesi veya gelmiş olması Marnıdır, postada
11 olacak geolkmeteı aaiml odûmUccckUr. 3170
25000 1 Köşk, yapı ve Kredi yaptırdığı binalardan îtfaiye karşısında Bankasının Göztepe'de
13500 1 F A R A Z ER marka otomobil
10000 1 Pontiac marka otomobil
1500 1 Pırlanta yüzük
500 1 Çamaşır makinesi
600 1 Oda takımı
250 1 Elektrik süpürgesi
2000 2 Buz dolabı
3000 10 Dikiş makinesi
300 3 Altın bilezik
6600 15 Kol, cep, masa saati
1500 8 Halı seccade
300 2 Erkek ve kadın kostümlüğü
Ve bunlardan başka daha
3000 parça muhtelif kıymette eşya
Bir lira İle bir köşk, bir otomobil, bir buz dolabı sahibi olmanız pek mümkündür. Keşide 11 Nisan 1048 tedlr, daha vakit vardır diye düşünmeyiniz. Şimdiden biletlerimizin yansına yakın miktarının satılmış olduğunu sdvllvebllli’lz.
DAVETNAME
Hali Tasfyede Bulur an
SARK DEMİRYOLLARI
TÜRK ANONİM ŞİRKETTİ
îstanbulda halt tasfiyede bulunan Şark Demiryolları Türk Anonim Şirketi hissedarları, îstanbulda, Sirkecideki Şirketin merkezinde 27 mart 1948 tarihinde zsat II de yapılacak alelâde Umumi İçtimaa davet olunur. MÜZAKERAT RÜZANESÎ:
lo — 1947 «ertesine alt Llkldatörler kolejin İh raporu
2o — Mürakip raporu.
8o — 31 aralık 1947 tarihinde kesilen bilançonun tasdiki ve Llkldatörler zimmetlerinin tebriyesi.
4o — 1948 aenesl için mürakip tlylnl ve bunlara verilecek tahsisatın teabltt.
Esas mukavelenamenin 49 uncu maddesi ahkâmına tevfLkan Heyeti umumiye, gerek asaleten ve gerek vekâleten, a««r! 20 hisseye malik olan hissedarlardan mürekkeptir.
Heyeti umumleynin beher âzası, asaleten, gerekse vekâleten, asg.ırl 20 hisse İçin, bir reye malik bulunmaktadır. Mamafih, 10 reyden fazla reyl-nefstnde cemedemez. ’
Reye hakkı olan hlssea dil ardan, İşbu alelâde İçtimaa Iştlrâk etmesini arzu eden kimselerin, Esas mukavelenamenin M üncü maddesine tevfikan nihayet gelecek 20 mart 1948 tarihine kadar, hisselerini aşağıda gösterilen, yerlere tevdi etmeleri lâzımdır. ’
TÜRKÎYEDE: îstanbulda. Sirkecide şirketin merkezinde. AVU9TURYADA: Vlyana’da, CREDÎTANSTALT BANKVEREtN Hapu-tanstalt Milesseseslnde.
BELÇÎKADA: Brüksel'de, 48 Rue de Nnmur’de, 60CİETE GENERAL DE BELGİQÜE Bankasında.
FTLANSADA: Paris’te, Boulvard des İtallens 16, BANQUE HATİO-HALE POUR LE COMMERCE ET LİNDUSTRİE Müessescslndc, Ve Paris’te, fi Boulvard Malherbes'de. R. de LUBESAC Müesseseslnde.
ÎSVÎÇREDE: Bâle'de, MM. E. OüTZVİLLER et Cle müesseseslnde. Bâle'de, BANQÜE COMMERCÎALE DE BALE Müesses esinde. Zürich, BâJe, Genöve ve St-Gall'da, CREDİT SUİ3SE Müesseselerlnde.
Hali tasfiyede bulunan ÇARK DEMİRYOLLARI Türk Anonim Şlrkcl Llkldatorlcrl mümessili n
[
lıtanbul Belediyesi İlânları
Tahmin bedeli Lira K.
İlk te raintı Lira K.
Şartname bedeli L. K.
0 M Kadıköyde Osmanağa mahallesinin Haydarpaşa caddesinde kadastronun 26 ada, (1) parselinde 477AO metre murabba) sahalı belediye malt arsa.
— Kadıköyde Osman a ğa mahallesinin Haydarpaşa caddesinde 26 ncı kadastro adasının 2 parselinde 438.50 metre murabba) sahalı belediye malı arsa.
— Kadıköyde Osmanağa mahallesinin eöğütlüçeşme caddesinde kadastro nun 26 ada 7— parselinde 432 murabbaı sah ah belediye malı arsa.
— Kadıköyde Osmanağa mahallesinin Söğütlü çeşme caddesinde kadastronun 26 ada 6— parselinde 427 metre murabbaı sahalı belediye malı arsa.
Tahmin bedellerlle lllt teminat mlkatrlan mevkileri ve yüz ölçüleri yukarıda yazılı belediye malı arsalar satılmak üzere ayn ayrı kapalı zarf usu İlle arttırmaya konmuştur.
Harita ve şartnameleri İstanbul belediyesi Merkea binasındaki Zabıt ve Muamelât Müdürlüğü kaleminde görülecektir.
Satış; ll/Mart/1948 Perşembe günü saat 16 te Belediye merkes binalında müteşekkil Daim! Komisyonda yapılacaktır.
İsteklilerin İlk teminat makbuz veya mektuplunu ve bfrlnol kalemdeki arsa İçin İmzalı şartnameyi havi olarak hazırlayacakları kapalı sarfların! ihale günü saat 14 e kadar DalmlKomisyona. vermeleri 1 âsim dır.
36262 50
23925 00
19440 00
İD2JB 00
1644 38
1458 00
Et alınacak
Yüksek öğretmen Okulu Satmalma Komisyonundan:
Miktarı Tutan İlk teminatı Kilo Lr. Krş. Lira Krş.
Cinsi
Dağlıç eti 4000 8800. 00 «60. 00 . Kapalı zarf usulûl
Karaman eti 1000 2150. 00 181. 25 94/2/948 eaat 15 tş

V
1
253. 12 262. 60
3375. 00
v- —. 3500. 00 ____ ,
1 — Okulumuzun 1948 yılı sonuna kadar İhtiyacı olan etler kapalı iad usulllo eksiltmeye konulmuştur.
2 — Eksiltme Yüksek Okullar Saymanlığında toplanan okullar komla» yon unda yapılacakta.
3 —- isteklilerin eksiltme kanununa göre gereken vesikalarla bl'.llkta teklif mektuplarını eksiltme açma saatinden bir saat evvel komisyon hoş-kanhfkjna vermeleri.
Şartnameyi görmek isteyeni.. ıu o?-:ut ■:
Kuzu eli Sığır eti
1500
3000
Salıife 8
TABLET
HER ECZANEDE BULUNUR
uçuş müddeti 7.1/2 saat durmadan
ROMA ve LİSBON
l’ayet- lâtif ve son derece süslü
MASA LAMBALARI’nm
BAŞ - DİŞ ve ROMATİZMA
AĞRILARINA KARSI
Idrofil Pamuk alınacak
Ankara Nümün* Hastanesi Baştabipliğinden t Tutan Mvakka* tem lan fa
Lira Ura Kuruş
144M İÖM M
Muhammen fitti
Mİ klan Kuru»
3000 kilo 481 kilosu
Pamuk IdrofU
1 — Ankara Nümuu» hutaneat 1948 yılı İhtiyacı olan 2000 kilo pamuk nulmuştur.
2 — Talipler kanun tarif atı dairesinde haarhyacakltn mOhUrlt teklif saat evvelin» kadar hastanede müteşekkil komlaoyna vermeleri.
3 — Şartnameler her gtln hastanede vo İstanbul Sağlık Müdürlüğünde görülebilir.
Bütiin miıhım sınai ve ılral müesseseler, en İyi kalitedeki mamulât ve mllstalısclâtının zengin çeşitleriyle hazır bulunacaklardır.
İthalât ve ihracat ticari İşleri akıt ve enternasyonal ticari mOna-sebatın inkişafını temin İçin en büyük fırsattır.
ZAGREB Enternasyonal fuarına iştirak ve mallarını teşhir İçin İcap eden vesikanın temini hususunda mal teşhir edecekler İle ziyaretçilerin 1 mart 1948 tarihine kadar pazardan maada her giin Yugoslavya Haik Federatif Cumhuriyeti ticaret ataşesi bürolarına müracaatla kayıt o-lunabLUrler.
Fuarda mal teşhir edeceklerle Fuarı ziyaret edeeekler, tren ve diğer nakliye vasıtalarındaki tenzilâttan istifade edeceklerdir.
Turizm seyahati biletlerindeki tenzilât ile turistik tenezzühlerln muntazam teşkilâtı sayesinde Yugoslavyanın btitün tabii güzelliklerini ziyaret etmek kolay olacaktır.
Her nevi izahat ve tafsilât için Taksimde Mete caddesinde Mlramar apartmanı 10/1 numarasında Yugoslavya Halk Federatif Cumhuriyeti ticaret ataşesine müracaat ed dilmesi rica olunur. Telefon: 84016.
zengin çeşitlerini, her keseye uygun ftatlarla
ŞİMŞEK Elektrik Mağazasında
bulacaksınız. Pek yakında: Dünyaca meşhur
F A R e A S Marka
GâZ OcâkldTinin güzel ve muhtelif modelleri gelecektir. Galata, Voyvoda caddesi (OsmanlI Bankası karşısında)
Fırın işlettirilecek
Türkiye Demir ve Çelik Fabrikaları Müessesesi Müdürlüğünden:
Müe&sesemiz fırınının bir sene müddetle işletilme İşi açık eksiltme suretlle İhale edilecektir.
Eksiltme 28 Şubat 1948 Cumartesi günü saat 11 de Karabük’te Müessesemiz SatınaLma komisyonunda yapılacaktır.
Şartnamesi İstanbul'da Sümerbank satınalma Müdürlüğünde Ankara ve Zonguldak İrtibat Memurluklarımızda Karabük'te Müe&sesemlz Ticaret Şefliğinde görülebilir.
Taliplerin belirli gün ve saatte Müessesemlz Satınalma komisyonuna 5000 liralık temlnatlarile birlikte müracaatları İlân olunur.
MOessesemlz ihaleyi yapıp yapmamakta veya dilediğini yapmağa serbesttir ve Artırma ve eksiltme kanuna tabi değildir. (2321)
Kömür nakil ve istifi yaptırılacak SÜMERBANK iplik ve Dokuma Fabrikaları Müessesesi Herek® Fabrikası Müdürlüğünden:
îşln mahiyeti: 1948 - 1949 senelerinde fabrikamıza gelecek tahminen 8000 ton maden kömürünün kara veya deniz vesaitinden tahliye, fabrikaya nakil ve istifi tçl açık eksiltme İle İhale edilecektir.
1 — Muhammen bedel ton başına 2.50 liradır.
2 — Açık eksiltme 2 mart 1943 çarşamba günü saat 15 de llcrekede fabrika müdüriyet binasında yapılacaktır.
3 — Bu İşe alt şartname her gün İstanbulda Sümerbank satın alma ve nakliyat müdürlüğü 11e Hereke fabrika ticaret servisinde görülebilir-
4 — Açık eksiltmeye gireceklerin:
a — Bu gibi İşlerle meşgul olduklarını tevsik edecek vesika ibraz etmeleri,
b — tik teminat olarak % 7,5 hesabiyle 1500 lirayı eksiltmeden evvel fabrika veznesine yatırmaları lâzımdır.
5 — Fabrika müdürlüğü İhaleyi yapmakta serbesttir. 11704)
! ■- M4» «,» ■ ,1-R
DERMAN BÖYLE BİR FORMÜLLE İMAL IDİIMEKTEDİR ilil kavi iu ur*. A
ihale tarihi
24 1'948 sah günü saat 1430 kapalı zarf uaullylt eksiltmeyi ko-
mektuplarını belli olan saatten bir
SATILIK
Çlftehavuzlarda denizin en güzel yerinde çamlık ve meyvalık bahçe içerisindeki Köşk ve Evler satılıktır. Taliplerin 40656 numaraya telefon etmeleri rica ■■■■■■ olunur. ■**»■■■■
SATILIK ECZANE
Edlrnenln Keşan kazasında İşi çok İyi, Cumhuriyet Eczanesi, sahibi tarafından satılıktır. İsteyenlerin merttir Eczaneye müracaatı.
Miihim miktarda
ÇEŞiTLi ELEKTRİK MALZEMESİ
satın alınacaktır
Ankara Elektrik ve Havagazı
İŞLETME MÜESSESESİNDEN:
1 — Aşağıda yazılı çeşitli malzeme, teklif verme usulü ile satın alınacaktır.
7610 Adet Muhtelif lzolâtor
7060 adet muhtelif lzolâtor demiri
3885 adet muhtelif Hat raptiyesi
244 adet Kablo başlığı ve manşonu
178 adet Muhtelif sigortalı ev kotrası
127 adet Şebeke transformatörü ve açağı
8200 metre muhtelif kuturda İzoleli nakil
11300 adet 220 volt ve muhtelif Wat’da ampul
41 adet muhtelif amperajda Ampermetre
1 — Yukarıda yazılı malaemeye ait şartname, listeler ve bunların İngilizce ve Almanca tercemelerl İle bazı malzemeye alt resimler, 5. lira mukabilinde müessese alım satım ve tesisat şubesinden alınacaktır.
3 — İlgililerin, tekliflerini 3. 5. 948 tarihine kadar müessese umum ■SMRsaHn müdürlüğüne vermeleri İlân olunur. oaBSHBKl
Soma elektrik santralı için
İşletme personeli alınacaktır
GARP LiNYiTLERi iŞLETMESi
Müessesesi Müdürlüğünden:
1 — Somada tesis halinde bulunan 2X1000 Kw. ]fk elektrik santralı İçin bir santral şen 11» üç türbin makinisti ve üç baş ateşçiden İbaret olan santral İşletme personeli alınacaktır.
3 — Bu personelin aşağıdaki şartları halt olması lâzımdır:
* — Santral şefi en az üç sene bilfiil mesul santral şefliği yapmış olacaktır.
b — Türbin makinistleri en az üç sene bilfiil vardiya almış ve bu vardiyalarda mesul olarak çalışmış bulunacaktır.
a — Baş ateşçiler en az üç sene fiilen vardiya mesuliyetini deruhte etmiş bulunacaklardır.
3 — Taliplerin mufassal hal tercümeleri ve tahsil dereceleri 11c şimdiye kadar çalıştıkları yerlere alt vesika asıl veya suretleri ve talep edecekleri asgari ücreti bildirir bir yazı İle Tavşanlıda garp Linyitleri İşletmesi müessesesi müdürlüğüne 10 mart 1948 tarihin» kadar müracaatları.
Elekirik tesisatı yaptırılacak
İller Bankasından: .
1 — Yozgat belediyesinin belediyesinin elektrik tesisatı şehir şebekesi yaptırılacaktır.
2 — Tekmil tesisatın kaslt bedeli 104.121.94 liradır.
3 — Teklifler «ı geç 2SI3/94S Perşembe gtinll saat 11 ye k»-dar iller Banukasından makbuz mukabilinde teslim edilmiş olmalıdır. Postada vaki olacak gecikmeler kabul edilmez.
4 — Banka her türlü tetklkaUm gelen teklifler üzerine yapacak ve ona göre vereceği karan, kendisine İhale yapılacak olan teklif sahibine bildirecektir.
5 — Banka ihaleyi yapıp yapmamakta serbes olduğu gibi tekliflerin İçinden dilediğini İntihapta tamamen muhtardır.
fl — Keşif ve şar t nam eler, beş lira mukabilinde Ticaret İşleri Müdürlüğünden alınabilir. (1562)
ISTAN BU L’dan
NEW YORK
uçuş müddeti 22 saat
uçuş müddeti 28.1/4 saat

Pu Aaerik&n Orta Şirk ile Loodra. N#w York. Potsa. Lubou. Rio-de-J«nelro. Şam. Karajı vo Kalkuta'jrı bıglıyaa? •• Şark a doğru Saa Frauuko'y» e3 awi b*v» «elerlerini «emıo örmekledir
4 motorlu, aeuıı. Conıtellıtioo uçaklarile yûkeeiderde uçmalctBB büyük b|r sevk duyecâksıoıı
Fazla malumat almak va verlerlakd ayırtmak İÇİ» Seyek** Aceoıamıu müracaat edînlt-
Pan American Womo Amw/iYS Srsrr/u
Beyoğlu - Galatasaray - Ventçar»4 No. 20
Taiafon . 4-1210-40523
KİNİNLİ DERMAN . KASELERİ
î
DERMAM

Comments (0)