30 Haziran 1950 tarihinde yürürlüğe girecek olan değişiklikleri de ihtiva eden GÜMRÜK TARİFESİ KANUNU
ve
İTHALÂT UMUMÎ TARİFESİ Satışa arzedildi.
Tevzi Yeri:
Galata, eski Kredi Llyong arkası Melek Han J.____________No. 10. — Telefon: «721_____________t
AKŞAM
Sene 32 — No. 11362 — Fiati: her perde 10 kuruştur.
PAZARTESİ 29 Mayıs 1950
âLbl: Necmeddln Sadak — Yazı işlerini fiilen İdare eden C. Bildik — Aksam Matbaası.
Hükümet programını bugün okuyor
İktisadî sahada liberal sisteme doğru gidilecek
İnhisarcı devletçiliğin ve yüksek gümrük tarifelerinin iktisadiyatımız ve pahalılık üzerinde fena tesirleri belirtiliyor
Dışişleri Bakanı
Yarın uçakla Paris’e hareket ediyor
Ankara 29 (Akşam) — Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü bu akşam ekspresle İsatnbula gidecek ve yarın uçakla Parlse hareket edecektir. Köprülü, Avrupa İktisadî İşbirliği konferansına iştirak edecektir. Köprülünün seyahati lû gün kadar devam edecektir.
Devlet borçlarının 2,5 milyarı bulduğu, altın stokumuzun da 214 tondan 130 tona indiği ilâve ediliyor
Ankara 29 (Akşam) — Dün saat 19 da, Abidln Potoğlımun başkanlığında toplanan Demokrat Parti Meclis Grupunda, Başbakan Adnan Menderes hükümet programını okudu.
Parti Grupunun toplantısı bu sabaiı saat altıya kadar devam etmiş. 70 milletvekili söz alarak program üzerinde no-nuşnıuşlardır. Söz alanlar arasında profesör Sadrl Maksudi. doktor Talât Vasfl Ö3, Biirha-neddin Onat, Şevki Yazman da bulunmaktadır.
Hatiplerden çoğu, alınacağı programda yazılı tedbirleri kâfi bulmamışlardır. Bu arada memleket işlerindeki bariz yolsuzlukların müsamaha ile geçiştirilmemesini, hesap so-ruhnasııu İsteyenler de olmuştur. Bu toplantı sonunda hükümet Gruptan itimat oyu İstemiş ve kendisine ittifakla güven oyu verilmiştir.
Program. Büyük Millet Meclisinin bugün saat 15 te yapacağı toplantıda Adnan Menderes tarafından okunacak, mü-zakeresl çarşambaya bırakılacaktır.
Programda işaret edilen hatalı isler
Hükümet programında Devlet gelirlerinde gerileme olduğu. pahalılığın arttığı, bütçede 74 milyon açık bulunduğu oi-reı birer ele alınıyor ve bü mevzulardaki ihmal tebarüz ettiriliyor.
Bölümlere ayrılan programın bir yerinde de kapitalist, bürokratik ve inhisarcı devletçilik yüzünden Devlet masraflarının arttığı, yüksek gümrük tarifelerinin iktisadi hayata fena aksettiği, Devlet tarafından kurulan iktisadi teşekküllerin çok pahalıya mal olduğu, bilhassa Devlet inhisarcılığının milli ticaret ve iktisadımızı baltaladığı ve bu hatalı gidiş yüzünden yerli sermayenin terakümüne imkân verilmediği arlaiılıyordu.
(Arkası sahile 2 sütun 1 de)
Kudüs şehri için İsrail plânı
İsrail hükümeti, beynelmilel kontrolün yalnız dinî yerlere inhisarını istiyor
Yeni Kudüs şehrinden bir görünüş
Londra 29 (Radyo) — İsrail hükümeti,, Kudüs şehrinin beynelmilelleştirilmesi hakkındakl Birleşmiş Milletler kararını reddederek yalnız Kudüs şehrindeki mukaddes yerlerin kontrolünü hedef tutan bir plân teklif etmiştir. Kontrol, yalnız dini yerlere inhisar edecek, sivil idare Kudüs halkına alt olacaktır. Bu teklif, Kudüsün milletlerarası hale getirilmesini derpiş eden ve İsrail Re Ürdün tarafından reddedilen plânın yerine ileri sürülmüştür.
Yeni İsrail teklifi, Birleşmiş Milletler vesayet konseyine bir muhtıra halinde tevdi edilmiştir.
Tekittin, son genel kurul toplantılarında Hollanda. İsveç, Küba ve Bolivya tarafından ve-
rilen uzlaşma tasarısının İhtiva ettiği prensiplere dayandığı belirtilmektedir. Yeni plân şu noktalan derpiş etmektedir:
1 — Birleşmiş Milletleri temsil eden bir teşekkülün ihdası. Bu teşekkül müstakil olacak ve şu veya bu devlete tâbi olmadan yetkilerini genel kuruldan alacaktır.
2 — Bu teşekkülün başlıca vazifesi mukaddes yerlerin kontrol ve muhafazası, bunların herkese serbestçe açık olmasını temin ve dinî cemaatler arasında çıkabilecek her türlü ihtilâfı halletmek olacaktır.
3 — Birleşmiş Milletler Kudüs şehri haricinde mukaddes noktaları ilgilendiren anlaşmalarda İİsrail ve Ürdün ile müzakerelerde bulunmak hakkına sahip olacaktır.
Kabataş lisesi mezunlarının toplantısı
Başbakan
yardımcılığı
Ve Devlet Bakanlığı lâğvedilmîyecekler
Ankara 29 (Akşam) — Adnan Menderes kabinesinde henüz tâyini yaplmıyan Başbakan yardımcılığı ile Devlet Bakanlığı hakkında muhtelif mütalâalar ileri sürülmekte İdi. Katiyetle ifade edildiğine göre, bu İki makamın lâğvedilmiyeceği, ancak gerektiği zaman tâyinlerin yapılacağı söylenmektedir. Evvelce Ekonomi ve Ticaret Bakanlığını kabul etmediği söylenen -profesör Fethi Çelikbaşm Başbakan Yardımcılığına getirilmesi ihti-m a ünden b alısedllmekte dir.
Devlet Bakanlığının başlıca itştigal mevzuu olan Marshall yardımı İşleri şlmdiük Dışişleri Bakanlığı tanrfihda.T Mare edileceği için bu Bakanlığa daha bir müddet tâyin yapılmıyacak-fcır .
Hüseyin CahitYalçın
Filistin uzlaştırma komisyonunda vazifesine devam edecek
Celâl iBayar, mukaddes sınır toprağını alıyor
Doğu Berlinde yapılan komünist nümayişleri
Ve Batı Berlini ele geçirmek teşebbüsü tam muvaffakiyet sizlikle neticelendi
Sovyet işgalinde bulunan Doğu Berlinde yapılan komünist nümayişlerinden bir görünüş
Londra 29 (Radyo) — Türkl-yede hükümette vâki olan değişiklik üzerine Filistin Uzlaştırma komisyonundaki Türk delegesi Hüseyin Cahit Yalçın İstifasını vermişti. Yeni Türkiye Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü, İstilayı kabul etmiyerek Hüseyin Cahillen vazifesine devam etmesini rica etmiştir.
Bu karar Türkiyenln dış siyasetinde hiçbir değişiklik olnııya-cağına ve yeril hükümetin tâyinlerde particilik zihniyeti île hareket etmlyeceğLne delil addedilmektedir.
İşportacılara kolaylık
Londra 29 (Radyo) — Doğu Berlinde Sovyetlerin himayesi altında komünist gençük teşkilâtının dün yaptığı nümayişler, bugünkü spor müsabakalarından sonra sona erecektir. Nümayişler esnasında ciddî bir hâdise olmamıştır. Müttefik as-ı kerler, bütün gün müteyakkız | davranmışlar ve helikopter u-çaklarJyle kontrollerde bulunmuşlardır.
Komünist nümayişleri neticesiz kaldı
Berlin 28 (A.A.) — (AFP>: Balı Berlin belediye başkam Reuter belediye binasında yapılan bir resmi kabul esnasında eHür Alman gençliği toplantısı tam bir bozgunla neticelenmiştir* demiştir.
Profesör beyanatına şu sözleri ilâve etmiştir;
cBiatılılann bir emniyet mesaj! olan bu başarı Alman federal cumhuriyetinin birliği sayesinde tahakkuk etmiştir.
Batı Almanya heyetinin mevcudiyeti, şehrimizin, bir gün birleşmiş bir Almanyanın merkezi olacağı ümidini kuvvetlendirmiştir.
(Arkası sahife 2; sütün 7 de)

Beşiktaşın galibiyeti
Üçüncü maçtan da 5-2 galip çıktı
Chicago 29 (AP) — İstanbu
lun Beşiktaş futbol takımı dün, Amerikadaki üçüncü maçında 40 dakika gol çıkaramadıktan sonra. Hanson Park stadyo-munda, Chicago All-Stars takımını 5.000 kişilik bir kalabalık önünde mağlûp etmiştir.
Türk takımı Amerikadaki üç maçından ikisini kazanmış ve birinde berabere kalmıştır.
Magm on beşinci dakikasında ilk golü Chicago yapmıştır. Beşiktaş 41 inci dakikada 20 yarda mesafeden çektiği bir şûtle beraberliği temin etmiş, bundan bir dakika sonra da Recep üç yarda mesafeden bir şütle takımım 2-1 galip duruma yükseltmiştir.
Maçın ikinci devresinin 14 üncü dakikasında Şükrü bir sayı kaydetmiş ve bundan sonra Recep 25 inci ve 38 inci dakikalarda İki gol daha atarak. Be-şiktaşın sahadan 5-2 galip aynl-masınt temin etmiştir.
Ara seçimleri 17 eylülde yapılacak
Ankara 29 (Akşam) — Bazı milletvekillerinin iki yerden a-day gösterilmeler! dolayısiyle açılan 14 milletvekilliği için ara seçimlerinin 17 eylülde yapılacağı alâkalılar tarafından bildirilmekledir.
IYenî tefrikamız bugün başladı |
SARI DİVAN
AŞK ve MACERA ROMANI
(Vâ-Nû) nun Valentin Williams*tan tercüme etti- | ği bu eser 7 nci sahif em izdedir.
Kabataş lisesini bitiren ga. çler hep birlikte okulda geçirdikleri iyi günleri anmak mak-aadılc dün Kabataş lisesinde tc planmışlar ve öğle yemeğini hep birlikte yemişlerdir. Yuka-nki klişemiz, bu toplantıda bulunanlardan bir kısmını gösteriyor.
Mahmutpaşa'da dükkâncılarla işportacılar arasında ihtilâf çıkmış. Birbirlerinin menfaatlerine zarar veriyor-1 arınış. İşportacılar da 30 kişilik bir heyetle valiye baş vurmuşlar, ekmek paralarına mâni olunmamasını istemişler.
İki bakımdan işportacılara hak vermeli. Birincisi, u-cıızluk unsurudrular. İkincisi. amelelik dalıi bulunmayan bu buhranlı devirde, işsiz vatandasın tek geçim vasıtası, şehirliyse işportacılık, köylü ise seyyar satıcılık.
Eğer dükkânları çok sokaklarda seyyar satıcılar esnafa »arar veriyorlarsa, belediye, diikkânsız giriş caddelerinden bazılarını, işportacıların serbest çalışabileceği ticaret merkezleri haline getirmelidir.
Herhalde bugünkü durumda şehrimizin pazar ve panayır yerleri kifayetsizdir. Bunları çoğaltmak. Belediye kontrolü de bu şekilde mümkün olabilir.
Iran takımını 6-1 yendik
Bahlfe 1 ____________
Hükümet programını bugün okuyor
AKŞAM
29 May» 1950
Sabah Gazeteleri Ne Diyor ?
(Baş tarafı 1 İnci «hilede)
Bundan sonra, hatalı gidişlerin maliyet yüksekliğine, bayat pahalılığına, yaptığı tesirler üzerinde duruluyor, dünya fi.t Harına nazaran yüksek olan maliyet Batlarımızın Hıracı t İmkanlarını nasıl baltaladığı İzan olunuyor, bütün bu imliler yüzünden bugün borçlarımızın 2.5 milyara yükseldiği ve altın mevcudumuzun 214 tondan 130 tona düştüğü belirtiliyordu.
Adnan Menderes hükümetinin yapacağı işler
Programın bir bölümünü de Adnan Menderes hükümetinin yapacağı işler teşkil etmektedir. 155 milyonluk Marshall yardımının tahakkuk ettirilmeli için bugünden lüzumlu çalınmalara geçildiği. 4 ton al t m istikrazı İçin ecnebi bankalarla münasebete girlşildiğl anlatıldıktan sonra şu ana meseleler üzerinde ehemmiyetle durulmaktadır:
Hazırlanacak bir plânla bugünkü hayat standardının yükseltileceği ve İçtimai sefaletin önleneceği, bu prensiplerin ta-bakkakuku İçin devlet müdahalelerinin asgari hadde indirileceği. iktisadi sahada devlet müdahalesinin tahdit olunacağı. buna mukabil Uberal sisteme doğru gidileceği, hususi teşebbüse imkân verecek tedbirlerin alınacağı, bu sahanın genlştlye-bileceğl. devlet işletmelerinin nıübrem olmıyanlannın yani âmme hizmeti sayıl nuyanlan-nın bir program dahilinde ve tedrici bir surette hususi teşebbüse devredileceği belirtilmektedir .
Bu teşekküller ve teşebbüsler arasında lüzumsuz olanlarının lâğvolunacakları da ilâve olunuyor.
Tasarruf
Programın mühim fasalarından biri de üst hizmetlerinin rasyonel bir hale konman, âzami tasarruf yapılması hakkında İdi. Bunun etrafında geniş izahat veriliyordu.
Programda, İktisadi clhazlan-mamızın kuvvetlendirilmesi üzerinde de ehemmiyetle duruyor. istihsale mûtut bütün faaliyetlerin genişletilmesi, arttırılması, bilhassa istihsali kırta-si devlet müdahalelerinden ve çeşitli formalitelerden kurtarmak lüzumu da anlatılmaktadır.
Yeni hükümetin titizlikle üzerinde durduğu başlıca mevzulardan biri de denk bütçedir. Hükümet bu kararını bildiriyor, fakat bunun kolay olmıyacağı-₺l çünkü eskldenberi gelecek
yıllara sarf bir takım taahhütlere girişlldiğl, gelir kaynaklarımızın kısıldığı İzah ediliyor.
Yeniden tetkik edilecek vergiler, yol, muamele ve hayvan vergileridir. Bazı İnhisar maddelerinde indirme yapılması düşünülmektedir.
Af kanunu, teminatlı adalet ve grev hakkı
Programda teminatlı bir adalet tesisi vâdolunuyor. Hâkimlere gerekil teminatın verileceği, af kanununun yakında Meclise geleceği anlatılıyor; Matbuat kanunu, ceza kanunu, memurin muhakemat kanunu ve diğer kanunlara serpiştirilen antidemokratik hükümlerin tetkik e-dllip demokrasi esaslarına göre tâdil edileceği vâdolunuyor.
Bilhassa demokratik esastan mahfuz bulundurmak İçin Anayasada tâdiller hazırlandığı anlatılıyor.
Programda, garb demokrasilerindeki hükümetlere uygun şekilde İç nizamı ve içtimai adaleti bozmıyacak esaslar dairesinde. ğrev mevzuunun tetkik edilip kanunlaşacağı, İşçilere ücretli tatil verme İmkânlarının temin edileceği anlatılıyor.
Köy yollarının inşası için umumi bütçede yardım yapılacağı, yapı İşlerinde lüks yerine mütevazl İnşa sisteminin kaim olacağı belirtiliyor.
I İdare âmirlerinin yalnız ve kanun hizmetinde oldukları ve idare cihazımızın tam bir tarafsızlıkla İşler hale sokulacağı tebarüz ettiriliyor.
Aşırı »ağ ve sol cereyanlar
Program, inkılâp esaslarının mahfuz tutulacağı hakkında çok sarih bükümleri İhtiva etmektedir. Aşın sağ ve »olcu ce-reyonlarla mücadele edileceği, ^bunların kökünden temizime-’ceği. bilhassa irtica kisvesine bürünen sol cereyanlara asla müsamaha olunmıyacağı, bunların fikir ve vicdan hürriyeti çerçevesi dahilinde dahi mütalâa edilmlyeceği kaydediliyor.
Dış politikada bugüne kadar takip olunan esaslara riayet e-dlleceğl. Şarki Akdeniz memleketleriyle dostça münasebetler tesis edileceği izah ediliyor, milli müdafaanın kuvvetlendirileceği, rasyonel bir ha)e konacağı. sağlık işlerinde köylünün birinci plânda ele alınacağı kaydedilmektedir.
Bilhassa devlet inhisarcılığının asgari hadde ineceği, zlraa-te fevkalâde ehemmiyet verileceği. bilhassa Ziraat Bankası sermayesinin arttırılacağının kararlaştığı anlatılıyor, bugün-küorman sistemine eon verileceği İlâve olunuyor.
Türk deniz ticareti
Abidin Baver CÜMHÜRtYET-te yazdığı başmakalede diyor Mt
•Yeni İktidarın İlk kabineni Nenüa programını okumadığı için. Türk deniz ticareti hokkandaki düşüncelerini bilmiyoruz. Eğer yeni iktidar. Devlet Denizyolları ve Limanlan İdarecini İpka etmek istiyorsa, Lu müeaseseyl Dcnizbank gibi geniş sal&hi yetil bir teşekkül haline koymalıdır.
Diğer taraftan armatörlerin de. Devlet Denizyolları îdaresl-le eşli haklara sahip olmak İstedikleri haber veriliyor. Bu da, ayrıca tetkike muhtaç bir mevzudur. Yeni kabine, bu dileği de elbette tetkik edecektir,
Türk deniz ticareti bir küldür. Bunun İçinde devlet denizciliği, armatörler, denizcilere kredi verecek banka, gemi İnşa sanayii, denizcilerin sosyal baklan gibi bir çok mevzular vardır. Bütün bunların esaslı surette hallini sağbyacak yeni kanunların yapılmasını yeni İktidarın müstacel vazifelerinden biri telâkki ediyoruz. Çünkü Türk deniz ticaretinin İnkişafı. memlekete her yıl milyonlarca liralık döviz temin edecek bir kaynaktır.»
W
Zihinlerdeki suallere cevap
Ahmet Emin Yatman VATAN’ (laU başmakalesinde Menderes kabinesinin bugün beyannamesini okuyacağından '.«iklslc diyor M:
«Şurasını da hatırdan çıkar-mamak İcap eder İd İş başına getirdiğimiz İnsanların yaratma verimini kendi içlerinden gelen İyi niyet tâyin etmez Mü motoru ve tahrik edici enerjiyi.
mllJelln şuurlu ıslahat İhtiyacı teşkil edecektir.
Milletimizdeki nefis tenkidi ve her şeyi İyileştirmek emeli anferber haldedir. Eğer bu mo-türlc işletme çarkları arasındaki bağlamalar İyi İşlerse, muhalefet iyi ölçülerle vazife görürse, gazeteler kendilerine düşeni yerine getirirlerse, umumi efkâr mürakabe vazifesini, seçimlerde «terlerini gösterdiği olgunluk ve İnsafla yaparsa; Türk milletinin lâyık olduğu terakki seviyesine tasa zamanda yükselmesine hiç Wr engel mâni olamaz.»

Yeni hükümetin programı ve tatbikatı
Habib Edib Tûrehan YENİ İSTANBUL'A* yazdığı başmakalede diyor İd:
«Şimdi bizim yeni Hükümetten beklediğimiz, mevzuat denilen mühim engellerin kaldırılması yollarını aramaktır, çünkü muhtelif memleketlerden aldığımız ve zorla bir çok değişikliklere uğrattığımız ve bir türlü İyi İşlemesi imkânım bulamadığımız İdare makinesi, bizde, İşlerin düzelme,»! yolunu plân, lâyiha, rapor gibi şeylerde aramış ,bu kâğıt tufanı İçinde hakiki ve müspet neticeler elde edememiştir. Hükümet programını tatbik edecek yerlere salâhiyet, kudret vermek aynı samanda bunu mesuliyete bağlamak zaruretindedir ve bu hususta çok tuutsas olması İcap eder.
Yeni Hükümet. programını tatbik etmek İçin idare makinemizin çok lüzumlu olan ıslahatım yapar, memuriyet hayatında İltimas ve tarafgirlik denilen şeye nihayet verir ve bürokrasiyi kaldırmaya muvaffak olursa o zaman onun programına tatbik İmkân ve kudretleri daha
fazla olacak ve herkesin dört gözle beklediği İlerlemek adımlan daha sağlam atılacaktır.»

Yeni Meclis ve hükümet
YENİ SABAH yu konta başlıkla yazdığı başmakalede şöyle diyor:
«Demokrat Partinin İlk İcraatı ve yeni Cumhurbaşkanı 11c Bakanların yaşayış tarzj birdenbire değişmiştir. Bu tahav-vülün Türk hazînesine menfaat sağladığı muhakkaktır. Bu henüz bir başlangıç, İyi bir giriştir. Harici İtibarımızın, Halk Partisi zlrnamdarlannın yıllanmış, fersudeleşmiş iddialarına rağmen, bozulmak şöyle dursun. İyileşmiş olması da bütün kalblerdc ferahlık uyandırmıştır. Hele büyük dost Birleşik Amerika Devletinin muhterem Reisi tarafından sayın Bayann tebrikinde gösterilen İhtimam ve nezaket ve Türk milleti hakkında İzhar olunan İyi dilekler, bu yurt sakinlerini çok memnun etmiştir.
ötedenberi belli İdi ama şimdi güneş gibi açık oldu kJ. A-merlkalılar olsun, tngillzler olsun, Halk Partisinin dost veya müttefiki değillerdi., onlar civanmert, metin, sözüne sadık Türk milletinin dostlarıdır. Bu halkın dilediği simalar ve partileri İş başına getirmesi Va-şlngtoıı veya Londranın muhabbetini niye azaltsın?- Bilâkis Türk İyedeki demokrtlk tebeddül dûyada demokrasiyi yaymak isteyen bu ülkelerde, ancak sempati uyandırmıştır.
Yeni İktidarın, medeniyet dünyasının bu iyi havasında faydalanacağına İnanıyoruz ve hükümete içeri ve dışarıdaki cereyanlar hususunda gayet uyanık olmayı tavsiye ediyoruz.»
Sunderhnd maçları
160 bin lira gibi bir hasılat rekoru yaptı
------- —I Ş --------
İran takımını 6-1 yendik
Düğünden dönerken
Remzi Parlar adında bîri arkadaşı Osmanı öldürdü
Ankara 29 f Akşamı — Dön sabaha karşı Doğanbey mahallesinde feci bir cinayet işlenmiş Osman Uçar adında bir genç, eski bir kin yüzünden bıçakla vurularak öldürülmüştür. Osman Uçar. Doğanbey mahallesinde akrabalarından, birinin düğününden sabaha kar* dönerken eski arkadaşlarındım Remzi Parlar, yanında üç arka-
zabıtaca yakalanarak tealim edümlştir.
Ingiliz-Yunan manevraları
Ege denizinde iki filonun iştir akile yapılacak
Atin* 29 (AA.) — (APP): Ak den İzde ki tnglllz filosu 12/8 tarihine doğru Yunan sularında Yunan pemBeri İle müşterek manevralar yapacaktır.
Bu manevralar üç safhadan İbaret olacaktır.
Birinci safha tyonlyen denizinde, İkinci safha Girit denirinde, üçüncü safha Ue Ege de-I Dizinde cereyan edecek ve 15 gün sürecektir. Amiral Grant-hsnn ve yüzbaşı Durlaeher ma-idnre edeceklerdir. Tunan um i rab constas bir İngiliz birliğinden man*» İralara bfttraJt edecektir.
TÜRKİYE KREDİ BANKASI A. 0.
( YerApoatane karşısında)
İKRAMİYELİ TASARRUF HESAPLARI HER 2 AYDA BİR KEŞİDE
Gelecek çekiliş
15 Haziran 1950 dedir . En E«ç 5 Haziran 1950 ye kadar
yatırılan her 100 lira çekilişe İştirak eder.
Dün İnönü stadında İran — Türk milli futbol maçı on beş bin seyirci önünde yapıldı.
İranlIlar sahaya ellerinde büyük bir Türk bayrağı olduğu halde çıkarak seyircilerin haklı ■1 kışlarına mlirhftr Oldular. AT-ksunndan Türk mlUl takımı göründü.
İran kafile başkanı Hüseyin Sadak yani ile futbol federasyona başkam Ulvi Ziya Yen al birbirlerine buket Terdikten sonra İran milli takımı kaptanı Hatem Türk milli takını kaptanına bir gümüş kupa, Muzaffer de hâtıra olarak İranlı futbolculara bir bayrak vermişlerdir. Bu arada Adnan, Akın da Türk hakemleri namına bu milli karşılaşmanın hakemi Mısırlı Muhammet Salde bir buket takdim etmiştir.
Bu tas* merasimden sonra şehir bandosu evvelâ İran milli marşını, mûtaakıben de istiklâl marşını çalmış ve milli marşlar çalınırken de şeref direklerine sırasiyle İran, Mısır ▼e Türk bayrakları çekilmiştir.
fid takım sahada dirildikleri zaman tran milli takımının düz mavi göğüslerinde kalb şeklinde beyaz ve beyazın ortasına, kırmızı aralan bulunan forma, beyaz don 11e. Türk milli takımının düz beyaz ve göğüslerinde çepeçevre bayrak »anlı forma, beyaz don İle oynuyorlardı
Mısırlı hakem Muhammet Sa-İdln İdaresinde İki takım şu kadrolarla sahada yer aldılar:
İran M. T. : Tart — Nuri. Haclyan — Hallll, Kordlsd.ınl, Rahlmyan — Hallll. Hatam, Mübaşir, Vazgen, Brument
Türk takımı: Turgay (Galatasaray) — Naci (Galatasaray), İsmet (Demi rapor) — Kamil (Fenerbahçe). Galip (Vefa), Muzaffer (Galatasaray) — ts-fendlyar (Galatasaray). Erol (Fenarbehçe), Reha (Galatasaray). Lefter (Fenerbahçe), Hant (Fenerbahçe) .
Oyuna îranlılar başladılar. Havanın çok sıcak oluşu yüzünden her İki takım da çok yavaş bir tempo Ue oynuyorlardı.
Karşılıklı hücumlarla geçen İlk dakikaları mütaatap 4 üncü dakikada geriden bir pas a-l*n Iran Baftnçığı Hallll Türk *o) beld İsmetin bir anlık duraklamasından İstifade ederek sürüp çektiği şütle İran milli takımının yegâne şeref sayısını yapmağa muvaffak oldu.
Türk milli takımı oyunun başında mnğlûp duruma düşünce, bütün hatlarlyle birlikte İran
on sekizi İçinde oynamağa başladılar.
Dört golümüzü kimler yaptı
Nihayet 10 uncu dakikada Kâmilin çektiği frikikten gelen topu Hallt gürel btT kafa vuruşu İle İran kalesine atarak beraberliği, 16 ncı dakikada Letter-den müsait bir pas alan Reha sürüp penaltı noktasından çektiği çok sıkı bir şütle topu İran kalesinin üst direğine çarptırarak galibiyet! temin ettiler, t-ranltlar mağlûp duruma düşünce sağ haflan Ensariyl çıkararak yerine Hayatiyi aldılar.
21 inci dakikada İranlIlar korner yaptılar. Haildin soldan çektiği kornerden gelen topu Kâmil kafa İle tsfendlyarm önüne düşürdü. Isfendlyann geriye verdiği topu Lefter sıkı bir şütle üçüncü defa tran ağlarına takmağa muvaffak oldu.
33 üncü dakikada temadi edip giden Türk baskısı semeresini verdi. İsfendlyardan yerinde bir pas alan Reha köşeden dördüncü Türk golünü de yaptı.
tik devre, böylece Türk milli takımının üstünlüğünü tam mâ nariyle gösteren 4-1 netice ile bitti.
İknici devre
İkinci devrede Türk millî takımında Galip oynamıyor. Kâmil santhaf, Melih (Vefa) de sağhaf oynuyorlardı.
İran milli takımında da sollç Vazgen çıkmış, yerine solaçık Brument geçmiş, solaçığa da Şeklbi girmişti.
İkinci devrede Türk milli takımı çok durgun bir oyun çıkardı. Bundan İstifade etmesini bilen İranlIlar bir aralık Türk takımını baskısı altına almağa bile muvaffak oldular. 14 ve 20 ncl dakikada Îranlılar muhakkak iki gol fırsatı kaçırdılar.
38 İnci dakikada Hallt sakatlanarak çıkta, yerine Bülend (Vefai girdikten sonra Türk takımı tekrar hücuma geçti.
Beşinci ve altıncı gollerimiz
42 ncl dakikada sağdan verilen bir pasla Lefter beşinci. 43 üncü dakikada Reha kafa ile allıncı golleri de yaparak Türk milli futbol takımı 37 ncl maçını 6-1 galibiyetle sona erdirmiştir.
Türk milli takımı İran milli takımını açık farkla yenmesine rağmen hiç de güzel bir oyun çıkaramamıştır. Âdeta bütün •oyuncular sürantrene olmuş gibi oynadılar.
tran müh takımı ise Suriye milli takımına nazaran daha düzgün, fakat çok sert oynuyorlardı. İçlerinde Mintrhaf, sağiç ve birinci devrede «Jloçık, İkinci devrede sollç oynayan Vazgen İyi birer oyuncudur.
Hakem Mısırlı Muhatnmed Salt avantaj kaidelerine hiç riayet etmeyerek yalnızca bol bol düdük çaldı.
Maç hakkında ne diyorlar?
Oyundan sonra tran milli takımının antrenörü, Türkiyede uzun seneler bulunmuş ve Galatasaray kulübünde futbol, basketbol, voleybol, tenis oynamış ve atletizm yapmış olan Feridun Şerif zad e aynen şunları söylemiştir:
«— İranlılar futbolda ük karşılaşmalarını bugün kardeş addettiğimiz sizinle yapmışlardır. İçlerinde bugüne kadar enternasyonal olmuş kimse yoktur, İlk milli maçınızın heyecanı yüzünden oy uncularımız hakikî kıymetlerini gösterememişlerdir. Takımıma galibiyeti hak ettiler.»
Mısırlı hakem Muhammet] Salt ise:
«— Türk milli takımını geçen sene Atlnada Doğu Akdeniz taı-pasırftlla görmüş ve hattâ Türk-Yunan mim maçını İdare etmiştim. O zamanki takımınız bugünden çok kuvvetli idi. Mamafih bazı milli oyuncularınızın yurd dışında olduğunu haber aldım. Bir kısmı İtalyada, bir kısmı da Âmerikada imiş. Tabii kİ Türk takımı İran takımından daha üstün. Netice de bunu gösteriyor.»
Haluk SAN
Demir»por 6 —
Gençlerbirliği 1
Ankara 28 — Milli Eğitim kupası maçlarının son karşılaşması bugün şehrimizde Gençlerbirliği ile Demlrspor takımları ırasında yapılmıştır, Gençlerbirliği altı oyuncusundan mahrum olarak sahaya çıkmış bulunuyordu.
Demlrsporlular 15 İnci dakikadan İtibaren rakip kaleyi devamlı olarak baskı altına aldılar. Abdullah, Niyazi, Naci ve Zekerlyanın ayağlyle 20 dakika İçinde 5 gol attılar. 41 İnci dakikada Gençlerblrllğlnden Mustafa. Aliden aldığı topu rakip kaleye soktu, Birinci devre 5-1 Demlrspor lehine sona erdi.
İkinci devrede Demlrspordan Abdullah bir gol duba atarak takımını 8-1 galip vaziyete getirdi ve oyun böylece sona erdi.
İngiliz Bunderland takımının şehrimizde yaptığı dört maç 180.000 Ura gibi şimdiye kadar yurdumuzda görülmemiş bir hasılat rekoru yapmıştır.
Bu maçlar İçin en büyük hasılatı Fenerbahçe maçı sağlamış tır. Fenerbahçe — Sunderland maçında elde edilen 51.500 lira memleketimizde kulüpler arasındaki futbol maçları İçin bir rekor teşkil etmektedir. Bundan evvelki rekor 41 bin Ura İle 3 yıl önce yapılmış olan Fenerbahçe — A. İ. K. maçına alt İdi.
Sunderlandın yaptığı 4 maçın ayrı ayrı hasılatı şudur:
Beşiktaş maçı 39.558 lira, milli takım maçı 30.650 Ura, Gala-tasara ymaçı 32.877 Ura, Fenerbahçe maçı 5i .500 lira.
Bu organizasyonda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine 21 er bin lira sâfl kâr kalmıştır. Bu kâr miktarı da yabancı maçlar organizasyonları için bir rekordur.
Türkiye - Suriye millî maçı eylülde yapılacak
28 mayısta Şamda yapılması mukarrer Türkiye — Suriye Genç Milli takımları maçı Suriyelilerin hazırlıklı olmadıklarını Uerl sürmeleri üzerine Eylül ayına kalmıştır .
Kaleci Erdal Koca-çimene muvaffakiyetli bir ameliyat
Fenerbahçe ve Mili! takım kalecilerinden Erdal Kocaçl-men, bir maç esnasında yediği tekmeden burnundan ağır surette yaralanmıştı. Tedavi için Londray* gönderilen Erdal Kocaçimene, muvaffakiyetli bir estetik ameliyatı yapılmıştır, Genç kaleci, yakında memleketimize dönecektir.
Doğu Berlin
(Baş tarafı 1 inci şahlfede)
Nümayişlerin tafsilâtı
Berlin 28 (AJ*) — Doğu Berlin d e harbden sonra yapılan gösterilen en muazzamı pazar günü yapılmıştır. Gayri resmi tahminlere göre, gösteriye 400 bin kişiden f*2la genç iştirak etmiştir.
Berlin saati Ue saat 14 e kadar (Türkiye saati İle 15) Balı Ue Doğu arasında hiç bir vaka kaydedilmemiştir. Batı Berllnde askeri birlikler hazır bir vaziyette beklemişler ve helikopterler şehrin üzerinde devriye gezmiştir.
Geçit resminde 10.000 kişilik Doğu Berlin polisi en çok alta-lanmstır. Bu birlik Sovyetlcrin, yeni bir Alman ordusu kurduğunu bildiren Ve Batıkların protestosunda ismi geçen ordudur.
Batı BerUnden gösterileri takip etmek İsteyenlere mâni olunmam ıştır. Gösteriler 6.5 saat devam ettikten sonra Almanya saati Ue saat 15.45 te (Türkiye saati Ue 18.45) nihayet bulmuştur. Gösteri sahasnı terk eden son birliklerin arkasından halk yürüyüşe geçmiştir. Yürüyüşü takip edenlerin 50.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir.
Valimiz, İçişleri Bakanı ve Reisicumhurla görüştü
Ankara 29 (Akşam) — Buraya gelen İstanbul Vali ve belediye başkanı doktor Fahredd'.n Kerim dün İçişleri Bakanı Rük-neddin Nasuhoğlu ile uzun müddet görüşmüştür. Kendisi akşam üzeri Cumhurbaşkanlığı köşküne davet edilmiştir. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, o saatlerde hasta bulunan Fev21 Lût-11 Karaosmanoğlunu ziyarette bulunduğundan Fahreddln Kerimin randevusunu bu sabaha tâlik etmiştir. Fahreddln Kerim bu sabah Celâl Bayarla konuşmuştur.
Dün gece gazetecilerle bir hasbıhalde bulunan Fahreıldin Kerim. İstanbul valiliğinden ayrılacağı hakkındaki haberlerin doğru olmadığını söylemiştir.
Fevzi Lûtfi Karaos-manoğlu böbreklerinden rahatsız
Ankara 28 — D. P. genel idare kurulundan Manisa milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosman-oğlıı bir kaç gündür böbreklerindin rahatsız bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve Dışişleri Bakanı kendisini evinde ziyaret etmişlerdir.
Ankaraya gelen İstanbul Valisi Dr. Fahreddln Kerim Gök-ay da Karaosmanlğlunu ziyaretle şifalar temenni etti.
Kadıköy kız enstitüsünün defilesi
Kadıköy kız enstitüsünün 950 yılı defilesi saat 17 de 800 kadar davetli huzurunda Modadaki mektep binasında yapılmıştır.
Bir öğrencinin ilk sözü Ue törene baştanmış, bunu müteakip öğrenciler spor ve ritmik danslarla gösteriler yapmışlardır.
Enstitü ve akşam öğrencilerinin hazırladıkları 1950 modeli elbise ve tayyörler öğrenciler tarafından davetlilere teşhir e-dUdlkten sonra tertiplenmiş olan sergi gezilmiş ve törene son verilmiştir.
Sergi bir hafta müddetle balkın ziyaretine açık bulundurulacaktır.
Asabı buhran esnasında karısını yaraladı
Üsküdarda 8ellmiyede Cami sokağında oturan ve Tahtakale-de Nilüfer hanında odabaşılık yapan İsmail Güngör, dün e-vtnde otururken birdenbire bir buhran geçirmiş, ve yastığının altında bulunan tabancasını alarak karısı Makbulenln üzerine bir el ateş etmiştir. Çıkan kurşun kadının vücuduna saplandığından Numune hastanesine kaldırılmış, İsmail Güngör hakkında da takibata geçilmiştir.
— TA K VtM__________________
Şaban İt — Hnır 2«
tmıalt gfl Ğşi» ikindi Ak Vnlaı
B. B.51 SN «10 IHO 12 00 1.5» V. Ş.22 S31 13.11 17 11 20 32 23Ö
Telefonlarımı» Başmuharrir Î9SRS Yatı ı»lcrl ÎÛ7IB - tdnr» 80681 Müdür Arifti

İbrahim pehlivanın marifeti
Kocam ustaf a paşada kahvehane işleten İbrahim Pehlivan isminde biri, evvelki Sece, o civarda bir meyhanede bir hayli İçtikten sonra Cumhurbaşkanı Ue hükümetin manevi şahsiyetini tahkir edici bazı sözler sar-fetmiş, kendisini karakola çağıran polislere karşı silâh kullanmış ve ayağından yaralanarak yakalanabllmlştlr. İbrahim Cerrahpaşa hastanesinde tedavi altına alınmış. İşlediği suçlardan dolayı da hakkında takibata glrişllmişllr.
Tren kazası
Dün akşam saat on sekizi yirmi geçe Sirkeciden Çekmeceye hareket eden makinist Recebin İdaresindeki 46 numaralı banliyö katan Yenimahalle İstasyonuna yaklaştığı sırada birdenbire raylar üzerine çıkan bir şahsa çarparak parçalanıp ölmesine sebebolınuş-tur.
Cesedin elbiselerinde hüviyetini İspat edecek bir vesikaya ya rastianamamıştır.
Deniz banyosunun ilk kurbanı
Dün akşam Sarayburnund* denize giren meçhul bir şahuı, suların cereyanına kapılarak boğulmuştur. Sahilde bıraktığı elbiselerinin üzerinde hüviyetini tesblt edecek bir vesika bulunamamıştır. Bu şahsın kim olduğunun tâyinine çalışılmaktadır.
Bir tren bekçisi tren altında parçalandı
Ankara 29 (Akşam) — Evvelki gün Elmadağı istasyonu yakınlarında bLr tren kazası olmuş ve bir demiryolu bekçisi yol verdiği trenin altında kalarak feci şekilde ölmüştür.
Ankaradan Kayseri istikametine gitmekte olan kataT Elmadağı istasyonunu geçtikten sonra yol bekçisinin işareti iueri-nc makasa geçmiş, fakat bu sırada bekçi Osman trenin önüne geçerek karşı tarafa allamak isterken ayağı raya takılmış ve düşmü=’.ür. Osnnn kalkıncaya kadar trenin alımda parçalanmıştır.
Sahlfe 3
[A,K'ŞÂMafo,AKŞAMg|
Halk Partili bir vatandaşın şikâyet mektubuna cevap
Eski şehir de. Mihalıççık’ta, K a y ı köyünde Kemal Metin imzasiyle bana şöyle bir mektup gönderildi:

Sayın efendim,
Eskişehirin şirince bir köyünde okuyueularınızdanım. Sizin yazılarınızdan partisiz olduğunuzu anladığımdan köyde, bir köylü olarak duyduklarımı dilimin döndüğü kadar size yazmağa karar verdim. Böylelikle belki biraz teselli olmuş, üzüntüden kurtulmuş olurum.
Köyümüzden Eskişchire giden C.H.P. li arkadaşlardan yakalarında altı ok olup da şehirde Demokratlardan tecavüze uğramadan dönen bir arkadaş göremedim.
Altı oku yakasına takarak şehre girdin mi, muhakkak bir kaç yerde, yakalarında D.P. rozeti olan kimseler:
— Onu oradan çıkar! diyorlar.
Bunları bize söyleyen, gelişi güzel insanlar değil. Yeni iktidar partisinin hatırı sayılır şahsiyetleri. İşte ben, böylelerine Demokrat denilmesine üzülüyorum. Radyoda: «Cumhurbaşkanı ilânı memleketin her yerinde yüz bir pare topla selâmlanarak!» denince, kahvede kovboy gibi tabancasını çekerek saçakları dokuz el kurşunla delenlere üzülüyorum.
Daha buna benzer türlü türlü taşkınlıklarla her gün karşılaşıyoruz. Biitün bunlara karşı acı bir tebessümle mukabele ediyoruz.
Şu mektubu yazmağa karar verişimin sebebi, dün şehirde tamdık bir dükkâncı • nın şöyle demesidir:
—■. Onu yakandan çıkar. Benden sana, ağabey nasihati. Yoksa bir tarafta temiz bir dayak yersin.
Bu ne demektir, sayın efendim? Bu demokrat görünüşlü, diktatör ruhlu kimseleri gördükçe üzülürsem haklı değil miyim? Cumhuriyet Halk Partisinden oldu isek günah işlemedik ya. Öyle ise, bize yapılan zulüm nedir? Beş dakikanızı işgal ettiğimden özür dilerim. Akşamdan akşama sütununuzda bundan bahsederseniz benim gibi bir çok vatandaşın yarasına merhem sürersiniz ,

Partisiz bir muharrir olarak bu şikâyetinizi aksettirmek için beni seçtiğinize teşekkür ederim. İntihabatı kaybeden partinizin rozetini yakanızda taşımakta ısrar etmeniz, seciyenizin sağlamlığına delâlet eder. Şampiyonluğu kaybeden kulüplerden yeni şampiyon kulübe geçenleri umumi efkâr sevimli bulmaz. Muhitinizdeki halk da. muhakkak, sizin vefakârlığınızı ergeç sempatik bulacaktır. Binaenaleyh, şimdiki geçici - ve bereket versin - pek az kimsenin iştirak ettiği taşkınlığı mazur görünüz. Bir taraftan da, — bazılarının kanuni ihtilâl diye vasıflandırdıkları — bu iktidar değişikliğini Türk milletinin soğukkkanbhkla, vakarla1 geçiştirişine sevinmelisiniz. Eski muhalif partide de, kendilerinin — şimdi sizin hissettiğiniz şekilde — mağdur olduğunu düşünenler vardı. Onlar da, gazetelere, bu kabil mektuplar yollarlardı. İşler daha normalleşince, sizin üzerinizdeki tazyik de azalır.
Bence ölçü. Halk Partisinin iktidardan ayrıldığı sırada sağlı sollu her türlü mizaç ve meşrepteki vatandaşlara verebildiği söz, yazı ve hareket hürriyetidir. Bakalım Demokrat Parti o rekorları müspet şekilde mi, menfi şekilde mi kıracak?
Asıl o cihete dikkat edelim: ondan sonra lehte veya aleyhte, tarafsızca hükmümüzü veririz.
Merakla bekliyoruz.
Bakanlıklar kadroları
önümüzdeki hafta yeni tâyinler yapılacak
Ankara 28 (Akşam) — Önümüzdeki hafta içerisinde Bakanlıklar kadrolarında yeni bir çok tâyinler yapılacağı ve bu I münasebetle teşkilât mensupları arasında nakiller olacağı anlaşılmaktadır. Bazı Devlet memurlarının millet vekili seçilmesi dolayısile muhtelit Bakanlıklarda esaslı memuriyetler münhal bulunduğu için en evvel bunlara tâyinler yapılacaktır.
Bu memuriyetler arasında Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı müsteşarlığı ve baş müşavirliği. Maliye Bakanlığı gelirler ve emekli işleri genel müdürlükleri, Sağık ve Sosyal Yardım Bakanlığı muamelât ve sicil genel müdürlüğü, iç ticaret genci müdür muavinliği, çalışma Bakanlığı çalışma genel müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığında bir genel müdürlük, Emniyet sandığı genel müdürlüğü, Ankara, Edirne. Bitlis valiiilî-leri. Adana Cumhuriyet savcılığı, İzmir. Çorum, Tokat ağır ceza başkanlıkları, İstanbul ticaret mahkemesi başkanlığı vardır.
Milletlerarası tütüncülük kongresi
Ankara 27 (Akşam) — Eylül ayı içinde Romada toplanması kararlaştırılan Milletlerarası Tütüncülük Kongresine memleketimiz de iştirak edecektir. Evvelce hükümeti temsil etmek üzere Gümrük ve Tekel Bakanlığından bir mütehassısın da kongreye iştirak ettirilmesi düşünülmekle İdi. Ancak yeni hükümetin bazı tekel maddeleri arasında sigara İmalâtını da şa-hışlara devretmesi keyfiyeti takarrür ederse bakanlık bu kongreye bir delege göndermekten vazgeçecektir.
Kongreye iştirak edecek heyeti. tesblt için Ticaret ve Ekonomi Bakanlığı İstanbul Ticaret Odasına gerekli talimatı vermiştir. Gidecek olan heyete İzmir. Samsun. Bursa tütün tüccarlarından birer temsilcinin iştirak ettirilmesi İçin temaslara başlanmıştır.
Anıt - Kabir inşaatı
Ankara 27 — Kuvvetli tahminlere göre, yeni iktidar Anıt Kabir İnşaatını en geç 1951 de tamamlamağa karar vermiştir. Hatırlarda olduğu üzere, inşaatın tamamlanması İçin daha 14 milyon liraya İhtiyaç vardır. Fakat projenin aksak taraflarının rötuşu ve estetik noksan teşkil etmlyecek bazı tâdillerle İnşaatın 3-4 milyon Hra sarflyie ikmal edileceği kuvvetle tahmin olunmaktadır. Bu takdirde on milyon lira tasarruf edilecektir.
Sivas çimento fabrikası tevsi ediliyor
Sümerbank umum müdürlüğü. son seneler içinde yurdumuzun her tarafında artmış olan İmar işlerinde kullanılmakta olan çimento İhtiyacını karşılayabilmek için Sivastakl büyük çimento fabrikasını yeniden genişletmeye karar vermiştir.
Bugünkü durumu İle senede 100 ‘bin ton çimento İstihsal eden fabrikaya getirtilecek olan yeni makineler, fabrlk-ıyı kurmuş olan Alman firmasına sipariş edilmiş ve bir kısmı memleketimize getirilmiştir. Fabrikanın yeni tesisatının montajına iki aya kadar başlanacaktır, Yeni tesisat İkmal edildikten sonra İstihsal edeceği çimentonun beher tonunda yedi İle sekiz lira arasında bir ucuzluk temin edileceği bildirilmektedir.
Fabrikanın yeni tesisatı bir milyon 375 bin liraya çıkacaktır.
(Vâ-Nû)
Konser
Demokrat Parti İnönü - Eakl;ehlr ocafiındun- İnönü - Eaklsehir ocağı. 30 mayı» »ah gecesi saat 21 M) de Pan-(faltt inci sinemasında bir konser tertip etml» bulunmaktadır- Müfit inilir yaylı sazlar orkestrası tarafından verilecek bu konserde Mozart'ın. Çaykovsky-nln. Schubert'ln. BlzcCnin en tanınmış eserleri çalınacaktır.
Davetiyeler İnci sinemacından tedarik edilebilir.
497 yıl evvel bugün İstanbulu nasıi aldık?
Cihan tarihine yeni bir çığır açan biiyiik Türk Hakanı Fatih Sultan Mehmedin şanlı menkıbesi
Tarihin dönüm noktası olan istanbulu dört taraftan muha-İstanbullin zaptı. Türk askerlik tarihinin bir iftihar levhası olduğu kadar cesaret ve kahramanlığın da bir şah eseridir. Bu levha, İkinci Sultan Melı-med‘1 dünya durdukça hürmet ve tazimle anılacak «Fatlh> unvanlle yadedecek bLr İsim bırakmıştır. Yıldırım Beyazıt, ve İkinci Murat zamanlarında müteaddit defa muhasara edl-1 len İstanbulun fethi bir türlü müyesser olmamış bir çok engeller bu güzel beldenin zaptına mâni olmuştu. Yirmi İki yaşında tahta geçen Fatih Sultan Mehmet, şehzadeliğinden-berl tasavvurunda bulundurduğu Bizansın, artık Tiirk toprakları dahiline girmesinin zamanı geldiğini düşündü.
Fatih, İstanbulu muhasara etmeden evvel, Boğazın en dar noktası olan Anadoluhişarının karşısına bir hisar yaptırdı. Maksadı Karatenizden Bizan-sa gelecek yardımı önlemek Boğazın kontrolünü temin etmekti. Bu maksatla inşa ettirdiği Rıımelihisannın bir an evvel tamamlanması için ümera ve zabıtan demeyip taş toprak taşıttı. Fatih’in bu hareketinden İmparator Kostantin. ne yapacağım şaşırmış, heyecan içindeydi. Fatih'in nezdine elçiler gönderip İnşaatın sebebini sordurdu. Fatih, askerin Kümeliye geçmesi İçin bu inşaatın elzem olduğunu bildirdi. Elçiler, itiraz etmek istedilerse de Türk hükümdarının huzurundan kovulmaktan başka bir şey yapamadılar.
Felâketin pek yakın olduğunu anlayan Kostantin, Papa Beşinci Nikolaya müracaat ederek katolik kllisesile birleşmeğe razı oldu. îki kilisenin birleşme merasimi Ayasofyada büyük bir tantana İle İcra edildi. Fatih Sultan Mehmet, gece gündüz İstanbulun muhasarası plânlarım hazırlamakla meşgul oluyordu. Bizans, muhteşem, saraylan, mektepleri kiliselerde devrin en güzel beldesi idi. Genç padişah, bu muazzam ve ehemmiyetli şehri katiyen almağa karar vermişti.
Hattâ bir gece bu düşünce He uykusu kaçmış sabaha karşı Sadrâzam Halil paşayı ça-ğırtnuştı. Paşa, böyle vakitsiz davetten fena halde korktuğundan yanına bLr miktar altın alıp Padişahın yanına öyle gitmişti. Fatih, vezirinin caıı kayguslle telâşlandığım görünce:
Yazan: Yakup ÖZDEMİR
sabahının alaca karanlığında şehrin surlarına tırmanan binlerce kahraman Türk askeri düşmanla boğaz boğaza döğü-şüyordu. Her dakika yüzlerce yiğit şehit düşüyor surlar adım adım ele geçirlliyordü. Bir ara Üluâbatb Haşan isminde bir kahramanla kırk elli yiğit. Eğ-rikapıdan içeri girmişlerdi. Bu haber, şehirde bir anda yayıldı. Surların üzerine çekilen
sara etmek için muhakkak Hailce hâkim olmak lâzımdı.
Halice giren gemiler
Fatih, bunun da çaresini süratle buldu.
Galata surlarının. arkasından Kasımpaşaya kadar kalaslar döşetip yağlattı. 80 parça
[. gemiyi bir gecede bu yağlı ka-_____________________ T________
,u'laslar üzerinden kaydırarak [ şanlı Türk bayraklarını gören Halice İndirdi. M Mayıs sabahı BizanslIlar dehşet İçinde kala-gözlerini açan BizanslIlar, Türk rak şaşırmışlardı. Ağızdan ağı-ı donanmasının Halice girmiş olduğunu görünce dehşet içln-de kaldılar. Fatih bununla da
, kalmadı. Tekneleri demirlerle birbirine raptederek Kasımpaşa ile Ciball arasında bLr de köprü inşa etti. Artık İstanbul dört taraftan ateş altına alınmıştı.
Bu vaziyetten fena halde şaşıran İmparator Kostnatla, Fatih Sultan Mehmed'e müracaat ederek: »Her türlü şeraite razı olduğunu muhasaranın ref'inl» istedi. Fakat, Fatihten aldığı cevap şöyle oldu:
— Ya ben İstanbul'u alırım yahut ta İstanbul beni!
Bu kahramanca cevaptan Kostantlnin vücudu ürperraiş-ti. 29 mayıs 1453 salı gününe bağlayan gece, Koca «Fatih* sabaha kadar uyku uyumadı. Yapılacak katı son hücumu
za:
a—. Şehir elden gitti!..» sesleri ortalığı müthiş heyecana vermişti. Bir çok kimseler Aya-sofya kilisesine İltica etmişler her an gökte bir meleğin zu-hurile halâs olacaklarını zannediyorlardı. Halbuki Tanrının melekleri birer aslan kesilmişler, Bizarısın etrafında cihan tarihine kahramanlık destanları yazıyorlardı.
Kostantlnin sağ kolu olan İtalyalı kumandan «Jüstlnya-niu yaralanmış muharebeyi terkediyordu. Jüstlnyani, Kiralın ricasını kale almayınca Kostantin nereden (çıkabileceğini sordu. İtalyalı kumandan şöyle cevap verdi:
— Allahın Türkiere açtığı yoldan!
Zafer şahikaları Türkiere a-ov... ..uvuhjm çılınıştı. 29 mayıs sabahı giineş kumandanlarına bildirdi. Aynı1 Çamlıca tepelerinden nurlu ged» sabaha kadar ulemadan | pembe ışıklarlle ortalığı tenvir «Ak Şemseddln» ve «Molla Gü- ederken Türk milletinin şanlı rani» gibi zevat, askerin ara- ; sancağı da Topkapı surlarının sırırla renhenln hir hasından i*.----a., ... .
sında cephenin bir öbür başına kadar dinlenmeden âyatı He cihadın fazileti yaptıkları telkinat askerinin maneviyatını kertunel takviye etmişler. İşte o mukaddes gece sabaha karşı Ulu Tanrıya secde eden Fardı Sultan Mehmet, göz yaşlarıle şöyle dua ediyordu:
— Yarabbi! Sen lütfü amikma lâyık olanı'bilirsin. Beni kütlara karşı mahcup etme!..
Kat’i hücum
Büyük adını saygı İle andığımız yüce Fatih bir çocuk gl-
Disiplin cezalari
Kulakları çınlasın!
Millî Eğitim Bakanlığı cezalarda değiştirme yaptı
Ankara 28 (Akşam) — Lise ve orta okullarla meslek ve teknik okullarına mahsus disiplin cezaları Milli Eğitim Bakanlığınca değiştirilmiştir. Yeni şekle göre tevbih, ihtar ve tekdir cezalan ertelenmlyecek, okuldan uzkalaştırma cezası ancak okul disiplin kurulu karan İle ertelenebilecektir. Tasdikname İle uzaklaştırma ve alâka kesme cezalarının ertelenmesi veya affı başka bir ceza İle değiştirilmesi okul disiplin kurulunun tasdiki 11e mümkün olacaktır. Kovma cezalarının ertelenmesi veya affı okııl vc üst disiplin kurullarının teklifi üzerine Bakanlığın tasdl-kına bağlı olacaktır.
Bakanlık, tevbih, İhtar ve tekdir cezalan dışında kalan cezalan resen affedebilecek ve d eğ iştire bilec ektir.
Adalet sarayı
Sultanahmette inşa edilecek olan Adalet Sarayı sahası düzeltilmektedir. Sarayın temel hafriyatına da başlanmıştır. Bu İşler eylüle kadar tamamlanacaktır. Eylülün başında sarayın temeli törenle atılacaktır.
Adalet Sarayının temel hafriyatı ve arsa sahasındaki binaların yıktırılması işi 110 bin liraya bir mutaahhide İhale e-d itmiştir. Yakında inşaatın birinci kısmı eksiltmeye çıkarıla-
| çaktır.
başından üzerinde dalgalanıyordu. Kah-durmadaıı raman askerlerinin önüne ge-Kuranivö çcn tarllıin büyük kumandanı atını harap surların üzerine sürerek bağırıyordu:
— Gaziler; ayrılmayın şlmden!..
Koca Fatih’in peşinden lerce kahraman, bir sel halinde İstanbul’a girdi. Bizansm son İmparatoru olan Kostantin de meçhul ölüler mey anına karışmıştı.
Fatih'in zaferi Türk'ün mukadderatını sağladığı gibi dünyanın cenneti olan İstanbulun fethi cihan tarihinin bir do-
Kuran iye hakkında İle Türk mâ-
pe-
bin-
bi göz yaşları dökerek secde- nüm noktası olmuştur. Güzel den kalkmış nihai zaferin hü-j İstanbullunuz ebediyete kadar
cum
emrini vermişti. 29 May 13 Türk kalacaktır...
manifatura
Otomobil
soygunculuğu
Haliç’te bir ev yandı
Dün akşam saat 18,39 da Halıcıoğlunda Piripaşa mahallesinde Harman sokağında Nesimin sahip olduğu 3 katlı ahşap evde yangın çıkmıştır. İtfaiye. ateşi etrafa sirayet etmeden söndürmüştür. Yangın esnasında Nesimin 65 yaşındaki karısı Luûa el Ve ayaklarından yandığı İçin tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırılmıştır. Ev tamamen yanmıştır.
RADYO
İSTANBUL RADYOSU
— Lala, emin ol ne senin hazîneni isterim ne de hayatına kastım vardır; muradım yalnız İstanbulun fethine muavenetindir. Gece gündüz hayal ettiğim İstanbul fethi hâsıl olmadıkça rahat etmek ihtimalim yoktur! demişti.
Muhasara başlıyor
Fatihin bu kati kararı üzerine Edim ede hummalı bir faaliyet başlayarak Bizansın en mühim müdafii olan «sur» la-rını yıkmak İçin toplar döküldü. Bu toplar, İki bin kiloluk mermi atıyordu. Bu muazzam topları İstanbul surlarının ö-nıine getirmek İçin yetmiş çift manda koşulu arabalar kullanıldı. Nihayet bütün hazırlıklarını tamamlayan Tüık ordusu. 1453 nisanının İkinci günü İstanbulu muhasara ve tazyıka başladı. Nisanın altıncı güllü Bizansa ateş yağdırılmağa başlandı. Topçu ateşini bizzat Padişah idare ediyordu. Surların önündeki hendekler doldurulmuş müteharrik hücum kuleleri surların dibine kadar sokuluyor, Türk askeri ok, taş, ateş yağmuru altında Bizansın duvarlarına tırmanıyorlardı.
Hücumlar birbirini takip ediyordu. İstanbul. Rumlarla Lf. tinler tarafından şiddetle müdafaa ediliyor, gündüzden açılan gedikler, sabaha kadar süratle tamir ediliyordu. Bi-zansın en zayıf noktası Haliçti. Burası da Sarayburnundaıı gerilmiş zincirle kapatılmıştı.
Yerli fabrikatörler bir toplantı yapacaklar
Batı Almanya ve Çekoslovakya maniratura LlatlerLnde yüzde 30 - 38 nispetinde tenzilât yapmıştır. Bu sebeple gerek Batı Almanyava, gerevse Çekoslovakya’ya mühim siparişler verilmektedir. Bu malların İstanbul piyasasında metresi 80 kuruştan satılabileceği hesaplanmıştır.
Dışarıdan ucuz manifatura flati, başta Sümerbank olmak üzere, yerli fabrikalarımızı düşündürmeye ve yeni tedbirler almaya sevketmlştir. Sümerbank İstanbul şubesinde bu maksatla yapılan toplantıya bugün de devam edilecektir.
Toplantıda. sipariş edilen manifatura çeşltlerlle, Sümer-bank’ın çeşitleri araısndaki kalite ve flat farkı gözden geçirilecektir.
Öğrenildiğine göre, yerli dokuma fabrikatörleri de. hafta içinde Bölge Sanayi Birliğinde bir toplantı yaparak, ucuz manifatura ithalâtı karşısında, yeril sanayiin durumunu tetkik edeceklerdir. Fabrikatörlerin bu toplantıda, dışardan gelecek emtiaya rekabet etmek için, her şeyden evvel Muamele vergisinde ıslahat yapılmasını ileri sürecekleri anlaşılmaktadır.
İzmir - Manisa yolunda bir haydutluk
Manisa — İzmir’den Akhlsa-ra gitmekte olan Akhisar belediyesine kayıtlı şoför Niyazi şalak idaresindeki 23 numaralı taksi saat 20.30 da Sabuncii-bellnin kanlıköprü mevkiine geldiği zaman yol üzerine taşlar yığıldığını görmüş ve durmuştur.
Ootomobilden İnen bir yoelu faşlan kaldırırken yol kenarında fundalık içinde kendisini sipere almış, elinde mavzer bulunan başı kırmızı mendille sanlı lâcivert elbiseli bir şahıs, taksi İçindekilere seslenmiş:
— Paralan çıkarınız!
Demiştir. Şoförle müşterilerden Akhlsarlı Mustafa Boncuk ve Hüseyin şakrak üzerlerindeki 42 lirayı vermişler ve meçhul haydudun müsaadesiyle ayrılmışlardır.
Hadise emniyete ve oradan da Jandarmaya aksettirilmiştir. Alay komutanı muavini yarbay Ahmet Akın komutasında bir müfreze Jiple hareket etmiştir. İzmir ve Kemalpaşadan da müfrezeler tahrik edilmiştir.
Kırkağacın Bakır köyünden Mehmet Onbln adiyle anılan sabıkalı bir şahıs, şakiye benzerliği dolayısile yakalanmış ve savcılığa verilmiştir. Mağd’ir-Iar Akhlsardan çağrılmıştır Muvaceheleri yapılacaktır.
öğle ve akşam programlan
1151 Açılış ve programlar.
13.00 Haberler.
13.15 Dans müziği (Pl.) 1330 Hafif öğle müziği.
11.00 Şarkı ve türküler (Pl.) 1430 Serbest saat
11-10 İki uvertür.
15.00 Programlar ve kapanış.
17.57 Açılış ve programlar
18 00 Fasıl heyeti konseri «Hicazklr»
1 !B 44 Dans müziği (Pl.)
19 00 Haberler
19 15 tstanbnl haberleri.
19 30 Sadi Yaver Ataman memleket havaları te» Ve saz birliğinden Serhat ve Kahramanlık türküleri.
19 40 Clft mandolin kuarteti konseri. 20,00 Türkiye Turizm kurumu adına konuşma.
20.15 Küçük orkestradan melodiler 2030 Şarkı ve türküler. Okuyan Nec-
mi Bira Alı ıskan
21.00 İstanbulun fetih yıldönümü mü-sebetlyle Fatihin ve ülger büyük ja lıslye ilerimizin şiirlerinden mürekkep özel program.
21.40 Dinleyici istekleri (Türk müziği)
22 00 Senfonik müzik (Pl.)
2235 Piyano ile car. parçaları (PL)
22.45 Haberler
I 23,00 Dans milzigi (Pl.)
23.30 Programlar vc kapanış.
ANKARA RADYOSU
öğle vc akşam programlan
12.38 Açılış Vc program.
12 30 Karışık şarkılar.
1300 Haberler
1345 Salon orkestrası çalıyor (Pl.)
13.30 Öğle gazetesi.
13.4$ Salon orkestrasının devamı (Pl.) 1+00 Hava raporu. Akşam prrogramı vc kııpanıY.
17,50 Açılış Ve program.
ıaoo M S, ayarı ve Dans müziği (Pl.)
18 30 Kitap saati: Adnan ötllken.
18 45 Operet şarkıları (Pl.)
19 00 M. S. ayarı ve Haberler.
19.15 Geçmişte bugün.
1920 Şarkılar.
19.45 Tarihi Türk müziği .
20.15 Radyo gazetesi.
20.30 Radyo senfoni orkestrası. Sel-Ferit Alnar.
21.10 Konuşma: Serbest saat.
2130 Dans müziği (Pl.)
2200 Konuşma.
22.15 Şarkılar.
22.45 M. S. ayarı ve Haberler. 2300 Program ve kafpnış.
Yırın sabahki program
730 M. S. ayarı.
7 31 Neşeli parçalar (Pl.)
7A5 Haberler.
800 Saz eserleri (PL)
8 15 On dakika gitar tPI.)
D25 Günün programı ve Hava raporu.
8 30 Sabah müzikleri (PL 9.00 Kapanış.
Şehirde gürültü ile mücadele ve bu ıneyanda sinemaların oparlörlerle reklâm yapmalarının önlenmesi için tedbirler alınıyormuş.
İstanbulun gürültüsü uzun zamandanberi üzerinde | durulan bir mücadele mev-ı zuudur. htanbuı gibi medeni ve çok kalabalık bir şehrin harabe sükûneti içinde yaşamasına imkân yoktur. Şehirde gürültünün tama-tniyle kesilmesi, hayatın durması demektir. Karada çeşitli nakil vasıtalarının gürültüleri, denizde vapur düdükleri, motor patırdılan şehir hayatının tabiî icapla-rındandır.
Ancak gürültünün de normal bir haddi vardır. Şehir halkının kulakları o normal gürültüye alışır, rahatsızlık duymaz, şikâyet etmez. Fakat İstanbulun gürültüsü normalin kat kat üstünde bir şangırtı, gümbürtü, velvele kaynağı halindedir. Vatman çan düğmesini var kuvvetiyle tekmeler, şoför klâksönu fasılasız öttürür, otobüs sürücüsü egzost patlatmaktan zevk alır, motosiklet binicisi patırdı île caka satar, kaptan gemiye hâkimiyetinin fiyakasını uzun uzun düdük öttürmekle göstermeğe kalkışır, yük arabacısı çivileri gevşemiş, vidaları laçka olmuş boş arabanın üstünde ayağa kalkıp beygirleri şahlandırarak kaldırım taşlarında tekerleklerden kıvılcım saçtırmanın keyfine doyamaz. işportacı rakibinin sesini boğmak için gırtlağını yırtarak haykırır, sabahın çok erken saatlerinde seyyar sebzeci, simitçi, kalaycı, eskici, sütçü, bilmem neci sıraya dizilip birbirlerini bastırmak gayretiyle hep bir ağızdan narayı basarlar.
Ya oparlörler?.. Oparlör gürültüsü yalnız sinema reklâmlarından mı çıkıyor? Radyo, gramofon, plâk satan bazı dükkânların en işlek caddeleri velveleye boğan oparlör çığlıkları sinemalara rahmet okutuyor.
Yaz geldi, kırlarda ve şehir içinde mahalle aralarında gazinolar, tenteneli arsa kahveleri açılmağa başladı. Bundan sonra seyreyleyin oparlör yaygaralarını. Allah yardım eylesin İstanbul halkına!
Pazar günü şehir civarında bir gezinti yaptım, İstanbulun deniz kenarında an güzel mesirelerinden birine de uğradım. Gazino yeni açılmış. Büfenin köşesine o-tıırtulan pikapın üstünde bozuk plâklar fırıl fırıl dönüyor ve mütemadiyen değiştiriliyor. Ağaçlara yerleştirilen ayarsız oparlörler o hrıltılı sesleri bir kaç yü« defa büyüterek etrafa yayıyorlar. koskoca bahçe çın çın çınlıyor. Gürültüye tahammül edip oturmak ne mümkün. Civardaki evlerde oturanların vay haline!
Garsonu ikaz etmek istedim. ellerini oğuşturarak cevap verdi:
— Müşteri gelsin diye reklâm yapıyoruz.
— İyi anıma, gelen müşteri buna tahammül edemez ki.
— Ne yapalım? Bizim iş reklamsız yürümez.
Gürültü ile mücadele edenlerin kulaktan çınlasın!
Cemal Refik

İşçi haklarını koruma cemiyetinin dilekler
Bundan bir müddet önce kurulmuş olan «İŞÇİ haklarını koruma cemiyeti» tarafından Büyük Millet Meclisine bir dilek listesi sunulmuştur Bu listede yeni bir İş kanununun çıkartılması, grev hakkının tanınması, İşçi bareminin tesbltl ve müteharrik gündelik usulünün kabulü, azami İş gününün tes-bitl, çalışma şeklinin ıslahı, İşçilerin yarınlarının güven altına alınması, İş borsasının kurulması, ücretli hafta tatilinin ve senelik istirahat hakkının tanınması, iş müfettişlerinin fabrikalar ve işletmeler idare meclisi üyelerinin iş verenlerle müsavi adet ve yetkide işçiler arasından da seçilmesi esaslarının kabul edilmesi ta-leb edilmektedir.
A K
a m
Sahile 4
öııiine geleni katolik yapan bir papaz
Katolik olanlar içinde kapitalistler, artistler hattâ komünistler var
Am erik ayı ziyaret eden her yabancının behemehal tavaf etliği Dctroit şehrine ben de gittiğim zaman muhtelif parçaların bir araya gelmesi İle arka arkaya şerit gibi otomobiller meydana getiren Ford ailesi fabrikaları üzerimde büyük tesir yapmıştı. Çünkü bunlara ait yasılmış çok şeyler okumuştum. Fakat İhtiyar (Fort) un bu Lasisat civarında satın ■ümış olduğu arazide dolaşırken buralara asılı gördüğüm «Bu a-razl peygamberimiz Hazretı iso-ya aittir.». «Bu mahal S t. John kilisesi yapılmak üzere tefrik edilmiştir.», «Buraya St Mary hastanesi İnşa edilecektir.», «Burası katolik çocuklar yurdudur.» gibi levhalar nazarı dikkatimi çekmişti, — farkına varan «Genç Henri Ford'Un Bheen tarafından katolik yapıldığım bilmiyorsunuz galiba?» 1 diyerek vaziyeti izah ctanlştl. 1
Bu katolik rahibin İsmini ge- ( çen ilkbaharda New-York‘ta ko- * monistlerin, yaptığı bir barış 1 toplantısında da işltmişUm. Bu 1 konferansta kürsüye çıkan bir 1 genç, komünizmin de dünyaya 1 bir sulh getiremiyereğini söyle- 1 iliği zaman yanımda bulunan 1 arkadaş kulağıma eğilerek: «Bu 1 genç de Budenz grupundan ya- * nl monsenyör Sheen'ln katolik- 1 lık mezhebini kabul ettirdiği komünistlerden biri...» demişti. 1 Genç konferansçı: «Monsenyör > Sheen'ln dediği gibi...» diye ' başlayarak nutkuna devam et- ' m ek isterken salondakller sö- 1 ûnü kesmiş ve daha fazla soy- 1 ietm-mlşlerdl. O toplantıda 1 Sheen’ln başta Amerikan ko- 1 münistlpri şeflerinden Louis 1 Budenz olmak üzere büyük bir komünist grupunu katolik yap- ' mı$ olduğunu öğrenmiştim, 1 Memleketin m büyük «enginle- necUcut eyaleti dahilinde bulu-n Us komünteUcrlnl prototan- 1 lıktan katolik mezhebine geçir- *J"
meğe muvaffak olan bu mon-aenyariin yazdığı kitap ve makaleler! okuyanlar veya onu bizzat dinleyenler kendisinin zamanımızın bir azizi olduğunu İddia e(
Hayır timin lnInvnOTim: monsenyör
Papaı Sbecn
Fransada bir altın geçen sene 6000 frank iken şimdi 3,200 franktır
Altın istihsal eden memleketler
Altının
fiatinin düşmesi neden ileri geliyor?
Bir müddette nberi dünyanın her tarafında altın rintlerinde bir düşüklük vardır. Fransada bir Fransız altım geçen sene «000 frank İken şimdi 3200 fran ga düşmüştür. Bu düşüş neden İleri geliyor? Acaba soğuk harb gibi bir dç allan harbi mi var?.. Bu ihtimali kabul edenler çoktur. Bunlar Sovyetler Birliğinin dünya msül nizamım alt üst etmek İçin her tarafa ucuz fiat-le altın sattıklarını iddia ediyor
nazarlarla bakmıştı. Mlsls C Luce hcrştyi bildiklerini ve her şeyi temsil kudretine sahip olduklarım «anneden Ne w-York münevverleri muhitine mensup bir kadındı. Sahne haynlında ve gazetecilikte büyük muvaffakiyetler kazanmış olan Clara. mecmu acılık kıralı Henry Luce ile evlenince Ctara’nm kuvvetli nüfuzu mecmualar üzerinde de kendini hlssetttirmeğe başlamıştı.
Monsenyör Sheen haftalarca karşılıklı münakaşalardan sonra Clara Luce'e katoilklerin mezhebini kabul ettirmeğe mu-vaffak olmuştur. Amerikan u-mumi efkârı üzerine her hangi bir neşir vasıtasından daha fazla tesir yapan mecmualar sahibinin karısının katolik mezhebine geçişi Amerikada Katoliklik hesabına büyük bir kazançtır. Bir proteston misyonerinin oğlu olan Henry Luceün Con-
Bir Fransız gazetesi altın flütlerinin düşmesinin başlıca şu sebeplerden İleri geldiğini söylüyor:
1 — Çin artık altın satın almıyor, bilâkis elindeki altınları salıyor, Çindeki milliyetçi hü kûmet büyük altın alıcısı idi. Piyasaya çıkonlan hesapsız paranın kıymetsizliğini bildiğinden mütemadiyen altuı salın alırdı. Şimdi yeni komünist Çin hükümeti altın satın almağa son vermiş ve altın alış verişini yasak etmiştir. Hattâ bununla kalmamış, elindeki altınlardan bir kısmını piyasaya çıkarmıştır. Bu vaziyet karşısında Şanghay karaborsasında altının (ons> u 80 dolardan 28 do-lora düşmüştür, Daha da düş-ması muhtemeldir.
2 — En büyük altın İstihsal eden güney Afrika hükümeti İstihsal ettiği altınlardan bir kısmım «sanayide kullanılacak altını adj altında serbest plya-
Inşa edilmek üzere vakfetmiş saya çıkarmağa başlamıştır, olması mecmualar kiralının da Altın Halinin her tarafta düş-kalollk mezhebine geçtiği veya geçmek üzere olduğunu göstermektedir.
w.. .... Ruhan bir artist olan nıon-
_____ ediyorlardı Şahsı etra- «nyör Sheen'ln musikinin gü-fında çok münakaşalar yapıl- «W hakkında Fritz Krelsler makta olduğunu bücn monsen- U® husuSİ^Jlklr jnüdavelelftri yur Sheen: L—
vermek Cenabı Hakka alddir.
Mesaîmde muvaffak oluşumdan Allahın arzusuna tevfikan hareket etmekte olduğum anlaşılıyor» demektedir.
Güzel misis Clara
Luce’ün Katolik oluşu
Haddizatında protestan mezhebinde bir memleket olan Birleşik Amerikada katoliklik büyümektedir. Bugün yirmi yedi milyon mensubu vardır. Monsenyör Sheen'ln zaman zaman bazılarını Protestanlıktan Katolikliğe çevirmesi burada heyecanlar yaratmaktadır, Luce ailesinin katolik olması da büyük bir heyecan uyandırdı. Life, Time. Fortuna. gibi büyük mevkutelerin sahibi bir gazetecinin kansı olan mlsls C. Luce bir Mevlûdû mecliste tanıştığı monsenyör ğından arzu eden dlndaşlarımı-Sheen'e bidayette çok şüpheli sın teşrifleri rica olunur
Güney Afrika’da Crown Mlnes «Ilın cevherini yıkama tesisatı
ı: «Hakkımda hüküm yapması büyük keman üstadı-
nm da Katolik mezhebine geçmesi neticesini doğurmuştur.
Washington Üniversite »e radyosunda konferanslar vermek ve haftalık ve günlük gazetelerde müteaddit makaleler yazmak suretiyle milyonlarca (Arkası S tnci sahtfedc)
MEVLOD
Aziz ve sevgili aile Reisimiz Emekli Temyiz Reisi. Avukat Profesör
CEVAT ABDÜRRAHİM GtlCtlN'ün
vefatının üçüncü senesi müna-sebetlle mübarek Berat Kandiline müsadif 31 Mayıs 1950 çarşamba günü öğle namazını müteakip Beyazıt camiinde Şerif okutturulMa-
AJlın Külçeleri
lüğü bir sırada bu satış altın kıymetinin düşmesini hizlaştır-mıştır.
3 — Sovyİtlerin de altın sattıkları muhakkaktır. Piyasalardaki altının mühim bir kısmı Rusyadan gelmiştir. Sovyetler! altın satmağa sevkeden sebepler nedir? Bu ticari bir İş midir, yoksa siyasi bir manevra mı?
Rusya iptidaî maddeye (kauçuk, yün vesaire), makineye muhtaçtır. Buna kendisinden başka peyklerinin de ihtiyacı vardır. Satın alınacak bu maddelerin bedeli nasıl ödenecektir?... Sovyetler Marshail plânından istifade etmiyorlar. Ken dilerine açılmış kredi de yoktur. Ellerindeki sterlin, bilhassa dolar tükenmiş gibidir. Bu vaziyet karşısında aldıkları mal lana bedelini ödemek İçin altın salmaları tabiidir.
«Sovyetler! altın satmağa sev Reden bundan başka sebepler dg bulunabilir. Kapitalist eko- ( nomlslnin esasını sarsmak için at düşmekte devam ederse Bir- dlr. bu işe teşebbüs etmeleri miim- [leşlk Amerikanın altın almak is' — Irıinrli.r * Hivpnlor rlı* unrrlıı- A— ıprvt ■ l mFımkiinrliir l’.rrra T?1ı«.
rına da altın satabilir. Fakat altın enflâksiyonu piyasayı altüst edemez. Amerika keşfedildiği zaman oradaki bütiia altın Avrupaya akmıştı. Fakat bu altın bolluğu eski dünya piyasasını sarsamaunşü.
Altın İçinde dikkate şayan bir nokta varsa o da Sovyeilerin ellerindeki altının mikdan-m ilân etmemeleridir. Amerika her hafta bir bülten yayınladığı halde Sovyetler bu hususta bir şey söylemiyorlar. Bilinenler hep tahminden İbarettir.
Altın stokları
Yapılan istatistiklerine göre altını en çok olan memleket A-merlka Birleşik hükümetleridir. Amerika, yer yilzündeld altının üçte İkisine maliktir. Amerikanın altın stoku 23 milyar dolar kıymetindedir.
Amerikadan sonra Rusya gelir. Rusyanın altın stoku 2 milyar 575 milyon dolar kıymetindedir, Rus stoku her sene artmaktadır. Geçen sene artış mlk tan 175 milyon dolardır.
Altını çok olan üçüncü memleket İngilteredlr. îngll terenin altın stoku 2 milyar 25 milyon dolar kıymetindedir. Fakat bu stok her sene azalıyor, 1947 senesinde azalış miktarı 319 milyon dolardır.
Altını fazla olan dördüncü memleket tsviçredlr. Küçük İs-vlçrenln altın stoku 1 milyar 356 milyon dolar taymetinde-
Evvel zaman içinde..
Ufak felek hâtıralar
Mektebe giderken — Padişahın hiddeti ve yüz çevirenler — Eski dostlar — Saksonya tabağı cebine atan!
Her hakin mahfuzdur.
Semim Mümtaz S.
Tefrika No.: ,S7 ,
Yüksek sesle, âdeta bağırarak:
-- Hello sevgilim. Çok sevdiğin kestane turtasını hazırlıyorum.
Hı; bir cevap alamadı. Dona tel lanın yatak odasına girdiğini İşitti. O da oraya koştu. DonaU-İla, arkası kapıya doğru dönük, yatağın önünde yavaşça eldivenleri çıkarıyordu. Halinde ve tavrında garip bir şey Facianın gözüne çarptı.
— Ne oluyorsun güzelim? Hiç de neşen yok.
— Sorma Paoia, üzerimde bir fenalık var.
Sesi zayıf, âdeta sönüktü.
— Fenalık mı? Neden? Neyin var?
— Çok üzerime düşme Paoia. Rica ederim beni rahat bırak. Bilmlyorum. Hep yatmak istiyorum.
— Pekâlâ yatağını, hazırlayayım, Sıcak bir çay hazırlayayım nıı? Canım ne gibi fenalık hissediyorsun? Hiç bu halini görmemişten. Doktor çağırayım mı. İster misin’
Don a tel la kızdı:
Ç ocuktum. Evimize devam
edenlerden bazılarını pek severdim. Bana pek sevdiğim kestane «ekeri getirirlerdi. O-yuncaklar taşırlardı. LAiamı da beraber alarak beni tatillerde, gezdi rlrierdL «Şummülhevaya>ı bava tüıdırmağa çıkarırlardı; I hülâsa şımartır dururlardı. Bazdan da sonra lan hocalığımı yaparlardı. Derslerime çalıştırırlardı, ayrıca ders verirlerdi. Ve kendilerine hoca boca diye hitap etmezsem llab ederlerdi, kızarlardı, mahzun olurlardı. Bir kısmının aileleri de hareme dadan m ışlordı. Büyük midemi sık sık ziyaret ederlerdi. Onu yalnız bırakmazlardı. Hele «bânegiler» aylarca evde yatıp kalkanlar bize yatacak yer bırakmamacasına ev işlerini evdekilere vakit bırakıp yaptır-maınacastna yakınlık İbzal e-derlerdl.
Yine bugünlerin birinde mektepten eve avdet ettiğim zaman evde bir sükûnet belirmişti. Misafir odalannda o tarihlerde babamın mühürdarlığııu yapan Leml beyden başkası yoktu. (Üstad bestekâr Lem’i Atlı). Mutad beşaşetlyle selâmını çaktı, beni lâkırdıya tuttu. Hareni kapısına kadar götürdü. Çünkü mektepten gelir gelmez büyük vaîdemi görmekliğim şarttı. Harem nispeten daha az silkindi. Gece misafirleri henüz ortada İdiler. Gitmemişlerdi.
Bir gün sonra
Lâlam İzzet efendi beni Saffet paşa konağındaki mektebe götürürken yolumuzun icabı Şehzadebaşından Aeemoğlu hamamının köşesine doğru yürüyorduk. Tam köşede şimdi helvacı dükkânının bulunduğu yerde bir tütüncü vardı. Mektebimiz de bu hamamın biraz arkasındaki sokakta İdi. O tütüncü dükkânının önünde sık sık evimize gelenlerden ve beni kestane şekerleriyle şımartanlardan birine rastgeldlk. Ben telâşla ona doğru koştum ve kim bilir ne söyliyecektlm? Adamcağız beni elinin tersiyle bir İtti yürüdü gitti. Lâlamın bir lâ-havle çektiği hâlâ knlğımdadır.
Meğerse babamı o günün bir evvelki gecesinde azletmişler.
memuriyetten çıkarmışlar ve Padişah ona kızmışmış! Çocuklukta tattığım o acı hâlâ içimdedir, Evimize döndüğümüz zaman lâlamın hâdiseyi babama anlatış tarzı dp hâlâ gözümün önünde durur.
Padişah kızmıştı
Pederimi Jurnal etmişlerdi, Padişah onu azletmlşti ve kızmıştı şayiaları elbette evi dolduran misafirlerden bir kısmını korkutmuştu. Ozoman korkulu bir zamandı. Buna rağmen bazı fedakâr dostlan da görmemiş değildik, Evimize yine gelirlerdi. Hal ve hatır sorarlardı, ve bundan dolayı da onlara hiç fenalık yapılmamıştı.
Meselâ Leml bey gibi. Babamın mühürdarlığmdan sonra devrin zaptiye nâzın Nâzını paşa maiyetine intikal ettiği halde bizi bırakmamıştı: bilâhare beyllkçi olan Nâzır beyin kılına halel gelmemişti. Divanı muhasebat reislerinden Mîicip beye kimse bir şey dememişti. Haremeyn! muhteremeyn kapı kethüdası baba dostumuz Hacı Kâmil efendiye blı şey sorulmamıştı. — (Haremeyn! muhteremeyn) Mekke ve Medine demektir — Baban zade Mustafa Zihni paşa kendisi de o aralık mâzûl olduğu ve bir memuriyete muhtaç olduğu halde «Acaba bana bir fenalık olur mu?» dememişti vesaire. Fakat bir çoğu artık kapımızı çalmam işti. Tâ kl hünkârın bir gün Gazi Osman Paşaya «Acele ettik. Reşit beye gadrolclu» demesinin şüyûuna kadar!
Ehîbluı şive! yağmada mehburl
eyler âdâyı
Hûda göstermesin âsâr-ı
İzmihlal bir yerde
söfracımız, hem e-Dimltrlden öğreiı-
Bunu da mektarımız inişti!:.
Gece gündüz evimizden çıkma yanlardan biri babamın azli haberi geldiği gece şaşkınlıkla konaktan çıkıp giderken bu da bana yadigar olsun, gece gündüz beyefendiyi eğlendirdik, diyerek sofada bir masa üzerinde duran ufacık bir saksonya tabağı dercep etmemiş mİ? Türkçesl cebine atmamış mı?? S. M. S.
lyma altın madenlerinin işletilmesi sayesindedir. Bu havali çok soğuktur. Nehirler senede 8-9 ay tamamen buz tutmuş haldedir. Bu yüzden 1927 senesine kadar 7,580 nufusu vardı, şimdi nufusun miktarı yarım milyonu bulmuştur. 66 altın sahasında binlerce İşçi çalışıyor.
Güney Afrikada
Mamafih en fazla altın istihsal eden memleket el'an güney Afrikadır. Transval’de 1886 dan evvel İnek sürülerinin otladıkları yerlerde altın bulunduğu *•*> ........ ..w............. ....... . .._„j—...... .— anlaşılınca bıı madenlere hü-
kündür.» diyenler de vardır. A- temori mümkündür. Gerçe Rus- senesine nlsbetle 4-6 defa art-[cum edilmiştir. Kısa bir zaman merika. şimdiye kadar Rus al-[yada altın İstihsali daha ucu-[iniştir. Bu artış doğu Sibirya- zarfında o kadar çok altın çıtım satın almamıştır. Fakat fl- za maloiuyor ve hükümet zara- da kutup havalisine yakın Ko- kanim ıştır kİ çok derinlere ln-
Rusyada aJtın istihsali 1930
mek lâzım gelmiştir.
Transval altın madenlerinde şimdi 300 bin zenci. 35 bin beyaz işçi çalışıyor. Altın madeni sayesinde küçük şehirler büyük birer merkez halini almış, yeni yeni şehirler teşekkül etmiştir.
Amerikada da altın istihsali oldukça mühimdir. Bir zamanlar Kallforniyada altın bulunduğu duyulması üzerine bu havaliye akın edilmişti. Bazı yerlerde altın elde edilmekle beraber gidenlerin büyük bir kısım sefalet çekmiş, geri dönmeğe mecbur olmuştu. İstihsal şimdi azalmıştır. Mamafih Amerika dünyanın en çok altın stoku olan memlekettir.
— Ben! rahat bırak, dedim ya. Sen de doktor da ikiniz birden cehenneme gidin. Uyumak İstiyorum anladın mı? Işığı söndür, beni rahatsız ediyor. Başım ağrıyor,
— Pekâlâ, kızma şekerim. Bir şey lâzım olursa beni ç ağımsın.
Odadan çıktı, blj müddet kulağını içeri vererek dinledi. Soyunduğunu, yatağa girdiğini hissetti, «thtimai o heriften bir haber aldı. Halbuki İşler ne de güzel yoluna giriyordu. Allah kahretsin, o mendeburu.»
Donatella, başını yastıklar a-rasına sokmuş ağlıyor, durmadan «Kaattl.. Kaatll.. Kaattl...» diye bağırıyordu. Kanı nabızlarında, damarlarında vuruyor, korkudan vücudu titriyordu.
Paoia mutfağa çekilmiş, yalnız başına yemeğini yiyor ve keder İçinde' kendi kendine soruyordu: «Nene Donotellaya
bu kadar bağlıyım? Neden onsuz yaşa yamıyorum 7 Hem fena huylu, hem de hodbin.»
Telefon çaldı. Zil sesinden Donatella uyanmasın diye telefona doğru koştu. Birisi sordu:
— Donatella nasılsın? Bugünkü telefonundan sonra hep merak İçindeyim.
— Kimslnl-z ?
I — Ben, Lea.
— Ben de Paoia. Ne İsliyordun Lea?
— Ya sen misin Paoia? Dona-teliaya tavsiyede bulunan sen misin? O kadına gitti mi?
Paoia bir şeyden şüphelendi. Fakat belli etmemek için siyaset kullandı:
— Galiba gitmiş. Han! senin bir kaç ay evvel gittiğin kadın değil mİ?
— Evet. Allaha şükür. Benim işim İyi gitti- Halbuki zavallı Minuecl hâlâ yalakla, atşeler İçinde kıvranıyor. Donatellaya söyle Ilım al etmesin.
— Merak etme. Tavsiyene de teşekkür ederim.
Telefonu kapadı, asabi bir
hareketle dudağını ısırıyordu. İçinde, her şeyi kırmak, altüst etmek arzusu vardı. Çünkii her şeye rağmen o da bir kadındı, annelik hissi, o ulvi şefkati kabardı. «Nasıl oldu da bunu yapabildi? Her halde İşin İçinde mühim bir şey var. Marzio haber alsa öldürür.»
Yatak odasına girdi Donatel-lanın yatağı ucundaki maskeli ışık hâlâ yanıyordu, fakat kendisi ,yüzü yastıklara gömülmüş uyuyor gibi ıdJ. Paoia onu uyandırmaktan korktu. Ellerini ensesinin arkasına kavuşturarak I Donatellaya baktı, düşünceye daldı. «Belki daha bir şey yapmamıştır. Mutlaka buna mâni olmalıyım. Çabuk dönmesi İçin Marzioya telgraf çekeceğim,»
Paoia da uykuya daldı. Dona-teUanın titrek sesiyle uyandığı zaman sabah olmuştu.
— Paoia. rica ederim. Bana biraz sirke veya kuvvetli bir şey ver, koklayayım. Bayılır gibi oluyorum.
Paoia yataktan kalktı. Hiddetten yanan gözlerini oğdu.
— Sen bir şeyler yaptın değil mİ?
— Hayır... Hiç bir şey... Zannederim bir kaza oldu. Çocuk... İlk aylarda insana emoraji gelir mi?
— Tabii. Kaatillerin yanma gidersen tabii gelir. Hem de İnsan ölebilir, bunu bilmiyor musun?
Donatella donakaldı. Tabii böyle genç yaşında ölmek hoş bir şey değildi. Bunu İstemezdi.
Palon hiddetinden kabına sı-ğanuyordu.
— Neden yaptın? Böyle bakalım, neden yaptın?
— Paoia rica ederim, bana o
kadını çeğınver. ölecek gibi o-luyorum.
Paoia telefona koştu. Kadın evde değildi. Günlerden pazardı, akrabasını ziyaret etmek üzere bir tarafa gittiğini söylediler. Fakat telefona gelenin sesinden verdiği mütereddit cevaptan Paoia kuşkulandı. Kadının evde olduğunu, fakat korkusundan uydurma bir cevap verdirdiğine hükmetü.
Yatak odasına döndü. Dona-teil anın yüzünü görünce halinden korktu.
— Bu kadar çok mu sancın rar? Her halde bir şey yapmalıyız, dedi.
— Üşüyorum Donatella. Bütün vücudum buz kesiliyor. Canımın çıkmak üzere olduğunu hissediyorum. Boşun da çok ağır.
— Her halde birini çağırmak lâzım. Sen! bu halde bırakamam Donatella.
— Kimi çağırmak İstiyorsun? Tehlikeli bir şey olabilir. Başımızı derde sokmuş oluruz.
— O holde Marzloya telefon edeyim, çabuk gelmesini söyleyeyim. Donatella mâkul ol, beni anlamağa çalış. Böyle bir mesu-
liyeti üzerime alamam .şeriki cürmün olamam. •
Donatella heyecanlandı:
— Hayır, hayır Marzioyu çağırma. Onu böyle büyük bir kedere sokmak İstemiyorum. Yalnız beni dinle Paoia. Şayet ölecek olursam ona bir şey söyleme. Bir yalan uydur, merdivenden yuvarladı. Öldü deyiver. Fakat hakikati söyleme.
Paoia ümltsLz bir vaziyette odanın içinde bir aşağı bir yukarı dolaşıyor. Ne yapacağını bir türlü tâyin edemiyordu.
— Kendi kendime soruyorum, neden bu deliliği yaptım? Neden, neden?
Donatella ağzını açıp lâkırdı söyliyecek halde değildi. Vaziyeti anbean fenalaşıyordu. İri İri göz yaşlan durmadan akıyordu. Bütün gayretini toplayarak:
— Sevgilim dönüyor Paoia. Ondan bu vaziyetimi gizlemek mecburiyetinde .idim, hakikati söyjlyemeadlm. Bu çocuk aramızda aşılmaz bir mânla teşkil edecekti. Anlıyor musun? Mar-zio kaçmama müsaade etmiye-cek, öteki isç belki beni istemeyecekti. Kalbini parçalamış olacaktım. (Arkası var)
Gazeteler, Gazeteciler
Filip efendi
Eski gazeteci, köprO üstünde boğaz vapurunu beklerken kalb sektesinden öldü
— 4 —
Amerika ve peyk devletler
Çekoslovakya ve Romanya de münasebet gerginleşti
*
İsrail röportajları
FIUp efendinin ffltoûırö CMeşli ur Adamlar Antdklopedi-Mt) Çil suretle kaydediyor:
(1000 senesi şubatında. bir g-fi-n Köprüden kal kacak vapur* yetişmek üzere koçmuş ve J«-ttşemlyerek arada bir kıraathanede oturmuş, şişman vücudunun bu aorlanışı yüzÇnd&n kalb sektesiyle ölmüştür.»
Ansiklopedi deki bu malûmat bir kaç noktadan yanlıştır. Evvelâ Filip efendi 1M0 senesi şubatında değil, o senenin martının birinci perşemb günü ölmüştür. Saniyen Filip elendi vapura yetişmek üzere koşmamış, vapur iskelesine kadar *-raba ile gitmiştir. Vapurun hareketine epeyce zaman olduğundan iskeledeki kıraathanede oturmuş, bu esnada kalb sektesinden ölmüştür.
2 mart 1900 tanhU (İkdam) gazetesi bu hususta şu malûmatı veriyor: «Tarik gazetesi sahibi İmtiyazı Filip efendi, dünkü perşembe günü Büyük-deredekl evinden İstanbula inerek matbaaya gelir. Orada bir kaç saat kaldıktan sonra bir araba getirtir, arabaya biner, Köprüye gider, FUlp efendi on buçuk (ezani saat) vapuruna binecekti. Köprüye geldiği zaman saat onu yirmi geçiyordu, vapur henüz gelmemişti. Filip efendi, Boğaziçi vapurlarının yanaştığı yerde Mehmet efendinin tahta İsticarında bulunan Rumeli gazinosuna girerek şemsiyesini masanın üzerine bırakır. Fakat bu •ırarir. kendisinde bir fenalık duyar, istifrağ edeceğini anh-yarak dışarıya çıkar. îstlfrağ-dan sonra tekrar İçeriye girer. Bir dakika oturur oturmaz gene dışarıya fırlar, ikinci defa fertlfrag eder. Bir kaç dakika gazino" İttisalindeki tütüncü dükkânında oturur.
Bu sırada vapur yanaşır ve yolcularını alarak hareket eder, Filip efendi diğer vapuru beklemek için gene gazinoya girer. Bir çeyrek kadar oturduktan sonra gazino direktörü Aristldl «fendi yanına gelip nasıl olduğunu sorar. Yüreğindeki lena-hgı elân defedemediğlnl ve mustarip bulunduğunu söyler. Aristldl efendi bir araba getirterek, bir eczaneye naklini teklif eder, fakat Filip efendi kabul etmez,
Aristldl efendi, hastanın vahim haline bakarak. Köprü ba-«■ıdaki kimyager doktor Zannf •fendinin eczanesine haber gönderir, burada bulunan doktor Ayvazyan efendiyi getirtir. Fahat doktor kendisini muayene ederken Filip efnedl sandalye üzerinde kalb sektesin-
den vefat eder. Ccnared aoS-ye ile Gocükpaşada oturan ■₺-rubasından papas Harma «fendinin evine müd edilir.» îkdamm mütalâası Filip efendinin vefatı hakkında bu tafsilâtı veren rtnmi gazeteni şu satırları DA-ve etmiştir: «Bir çok «cneler Türkçe gazete neşretmiş olduğu halde gazetelerin bir harfini bile okuyamazdı. Maneviyatı bu mertebede olduğu halde vaktiyle memleketin en büyük vasıtai neşriyata olabilmesi gayreti şahsiyerinln derecesine büyük bir delildir. Eski bir gazeteci olduğundan siyama blharebürrefaka teessüf olunur.»
Dikkate şayan olan bir nokta şudur: Filip efendinin vefatım yalnıuı (İkdam) gazetesi haber vermiş ve bu eski gazeteci hakkında bir kaç satır yasmıştır. O zamanlar çıkan (Tercümanı Hakikat) ve (Sabah) gazeteleri bu hâdiseden bahis bile etmemişlerdir. O devrin gazetecileri htrhirlerinin adlarını ağızlarına bile almazlardı. Hattâ ölüm olsa bile!...
Tasviri hümayun
Filip efendinin ölümü hakkında saym Adnan Ad-ivafidan şu malûmatı aldım:
Bir gün gazetede çakşırken Mithat, Boluk soluğa geldi:
— Efendi ®dü!
Diye bahar verdi. Bu beklenmedik haber karşısında hepimiz şaşırdık. Mithat, bütün heyecanına rağmen yapılacak mühim bir iş olduğunu hatırladı :
— Zatı şahane efendiye res-minl hediye etmişti. Resim odasında asılıdır. Kimsenin el sürmemesi için odayı kül tüyelim ve saraya haber verelim.
Mlthatın dediği yapıldı. Bundan sonra o koşarak saray* gitti: cFUlp efendi vefat ettL Odasında tasviri hümayun vardır, gelip alın» dedi. Ertesi gün saraydan memurlar gedüer «tasviri hümayun» u alıp götürdüler!
Filip efendi katollk olduğu için cenaze merasimi Beyoğ-lunda katollk kilisesinde yapıldı. Merasimde bulunanlar İncilin Arapça olarak okunduğunu hatırlıyorlar.
____________Enis Tahsin TİL
İstanbul - Bursa uçak seferleri
İstanbul - Bursa uçak seferlerinin yolcu ücreti yeniden tesblt edilmiştir. Gidiş 10 liradır. Gidiş dönüş biletleri de, dönüş müddeti 15 gün muteber olarak, on beş liradır.
Kevyork M (Hafen) — Bir-teçlk Amerikanın. Romanya ile Çekoslovakya hükümetleri ara-amdairi münasebetleri son haftalar zarfında ciddi bir şekilde gerginleşmiştir. Amerikan Dışişleri Bakanlığının Am^rika-dakl Rumen diplomatlarına karşı aldığı misi İleme tedbirleri bu komünist diplomatların İstedikleri jiM dolaşmalarına | taıkân vermlyecrktlr. Bilindiği gibi Bükreş’teki diplomatlar ilerdeyse evlerinden bile dışarı çıkamıyacak hale geleceklerdir, Rumen, hükümetinin, devarnh tehditleri bunların dolaşmalarına İmkân vermemektedir.
İlgili çevrelerde kaydedildiğinse göre, peyklerin bu yoldaki hareketleri yatan Moskovanın baskısı altında yepılmış hareketlerden ibarettir. Rusya, peykler İle Batı memleketleri arasında her türlü münasebetin kesilmesini arzu etmekte ve bu gayesine erişmeye çalışmak tadır.
Amerikan Dışişleri Bakanlığının «Romanya ve Çekoslovakya fle diplomatik münasebetleri idame ettirmesi gayet güç bir hale gelmektedir» demesi manidardır. Bilindiği gibi Amerika Bulgarstan He siyasi münıse-betlernl kesmiş bulunmaktadır.
Amerikada casusluk
Kimyager Gold şiddetle inkâr ediyor
FUâdelfiya M (AA.) — FUâ-delfiyada çıkan «Bulletln.' gazetesine göre, Sovyetlerln hesabına casusluk yapmaktan sanık kimyager Harry Gold Sov-yetlere memleketinin sırlarını vermek lçtn deh olması lâzım geldiğini bildirmiştir.
Gazete Goldü her gün İsticvap eden federal tahkikat bürosu ajanlarının, diğer buç ortaklanma araştırmalarında kendisinden lâzım gelen yardanı gördüklerini İlâve etmektedir. Mamafih temasta bulunduğu şahısların isimlerini vermesine İmkân yoktur. Zira bu şahıslar ya sahte bir isim veya gizil kottan bir şifre İle tanınmak tadır. Bununla beraber, «Bulletlm gazetesine göre, Gold temas ettiği şahıslardan büyük bir kısmını şeklen yeter derecede tarif etmeğe muvaffak olmuştur. Bilindiği gibi Gold, serbes bırakılması için lâzım olan 100 bin dolar kefaleti ödeyemediğinden şimdi hapiste bulunmaktadır.
Plâstik akciğer
Amerikada Mayo kliniğinde çalışan mütehassıslar plâstikten ak ciğer yapmağa muvaffak olmuşlardır. Verem yahut kanser neticesi, ameliyat geçirmek suretlle alınan ak ciğerlerin yerine bundan böyle plâstik ciğerler takmak mümkün olacaktır. Tıpta ak ciğer biçiminde yapılan plâstik ciğerlerin İçi cam elyafı doldurulmuştur.
Fakat plâstik ciğerlerle nefes alıp vermek, şimdilik mümkün değildir. Bir ameliyat neticesi ak ciğerlerden biri alındığı «unun vücut, ciğerin boş kalan yerini doldurmak ister, Genç vücutlarda göğsün daralması gibi hareketlerle, bu boşluk nispeten dolmakladır. Fakat yaşlı vücutlarda bu boşluğun dolması epey güçtür. İşte plâstik ciğerlerin, ameliyat neticesi boşalan göğüsleri doldurmak için kullanılacağı ü-mlt edilmektedir.
Ot yeyici hayvanlar daha çok yaşıyorlar
Üzün yaşamanın sırlan üzerinde tetkikler yapan müte-hasssılann bulduğuna göre, ot yiyici hayvanlar et yiyici hayvanlardan daha uzun ömre maliktir. Salapagos’ta yaşayan dev kaplumbağalar gibi, insanlardan çok yaşayan hayvanlar taze ot yiyici cinsten hayvanlardır. İnsan cinsinden başka en çok yaşayan memeli hayvan fildir. Fil ise ot yiyici bir hayvandır.
Kuşlar arasına en udzun 5-mürlü olan papağanlar da ot yiyici bir mahlûktur.
Deri deyip geçmeyin!
Muhtelif Azalar arasında en basit görünen deri, hakikaten zannedildiği kadar basit değildir
Bir posta pulu büyüklüğünde bir deri parçası mlkroskopun altında tetkik edildiği zaman, şu miktar ve büyüklükte tasımlar İhtiva eder:
3,000,000 höcre, dört ayak u-zunluğunda damar; 16 ayak uzunluğunda sinir; 100 ter gud-declğl: takriben 15 yağ guddesi, 10 kıl; dokunma hissini temin eden 25 sinir ucu; soğuğu hissetmek İçin. 2, sıcağı hissetmek İçin de 12 sinir.
Hitler İsrailde
Lak Baomer nedir — Hitlerin başı — Birbirine kavuşan sevgililer — Polis ve itfaiyenin başedemediği çocuklar
Telâvlvde devamlı çalışmayla geçen bir günün akşamı. Dışişleri Bakanlığının Türk masası şefi kıymetli dostumuz M. Dinarla buluştuk ve Ha Tarkan otelinin gazinosunda oturduk. Burası İşlek bir caddeye bakıyordu. Günlerden 4 mayıstı. Birer portakal suyu söyllyerek lâkırdıya daldık.
Bir aralık karşı arsadaki faaliyet gözüme çarptı: 7-8 yaşlarında otuz kadar çocuk, ellerine geçirdikleri eski, püskü eşya ile büyük bir yığın yapıyordu. Bu eşyalar arasında tahta parçalan, İskemleler, masalar ve her türlü tahta eşya vardı. Yığın bir yandan da çalı çırpı ile besleniyordu. Merak edip
sordum. Dostumuz anlattı:
«— Bugün «Lak Baomer» adı verilen bayram kutlanıyor. Bu, Hamursuz ve Çiçek bayramları arasında ayrı bir bayram olup Hamursuzdan 33 gün sonra kutlanır. «Lak Baomer» bayramının sembolü ateştir. Bu sebeple bugün bütün İsrailde küçük çocuklar, kendi mahallelerinde, ellerine geçirdikleri eski tahta eşya ile birer yığın yapıp bunu ateşe verirler ve yığın yanarken onlar da şarkı söyleyip danse-d erler.
M. Dinar bunlan anlatırken küçük çocuklar da ellerindeki yuvarlak bir nesneyi yığının tepesine koymağa çalışıyorlardı. Dostuma bunun ne olduğunu sordum:
— Bu, dedi, bayramın âdetlerinden biridir. Buna göre her yığının tepesine Yahudi ırkının düşmanı olarak tanınan bir kimsenin başı yerleştirilir. Böy-iece yanan yığınla beraber o baş da kül olur.
— Umumiyetle kimin veya kimlerin başı kullanılır?
— Şüphesiz ki Hitler bu iş 1-çta biçilmiş kaftandır. İsrailde şu anda yakılmak üzere hazırlanan binlerce yığının hemen
hepsinde Hltlerl bulabilirsiniz.
— Araplardan kimsenin başı sembol olarak kullanılır mı?
— Hayır. Çünkü, biz, Arab-lan ve onların şeflerini ırklınızın düşmanlan olarak tanımıyoruz. Bugün fllvfikl Arablarla aramızda anlaşmazlık var amma bunun da halledileceğine I-nanıyoruz.
Hitlerin başı
Biz bunlan konuşurken çocuklar da enerindeki yuvarlağı yığının tepesine yerleştirdiler. Hakikaten bu Hitlerin başıydı. Saçının alnına düşen perçemi ve tipik bıyığıyle Hitler... Yahudi ırkının tarihte en büyük düşmanı sayhan bu adam şimdi Yahudi çocuklarının ellerinde basit bir eğlence vasıtasından ibaretti. Bu manzarayı gören bir kimse, kaderin cilvesinin ne demek olduğunu çok iyi anlıyor.
O sırada Önümüzden arka arkaya bir kaç otomobil geçti. Ra öndektaln İçinde, duvağına bürünmüş bir gelin vardı.
— Batan, dedim, gelin arabası geçiyor.
M, Dinar güldü:
— Az daha unutuyordum, dedi. «Lak Baomer» günü aynı
Iran Şehlnşahının hemşiresinin Paris’te nikâhı: Yukarıda prenses, kocası ve Rlta Haywur(,h, aşağıda, Ağa Han dini nikâhtan sonra yüzüğü Prensesin parmağına takıyor.
Acheson Amerika’ya döndü
Londra 28 (R) — Avrırpadan Vaştaglon’a dönen Am,erlkan Dışişleri Bakam Acheson dün Tınmanla görüşmüştür. Yarın daha esaslı bir şekilde görüşecek, çarşamba günü de Ayan ve mebusların birlikte yapacakları toplantıda bulunacaktır.
Schuman plânı
Londra 28 (R) — İngiltere hükümeti. Schuman plânı hakkında Fransa'ya yeni bir nota vermiştir. Notada Fransa’nın tekliflerinin daha ziyade açıklanmasını İstemiştir.
Ingiiterede benzin tahdidatı kalktı
Londra 28 (AA.) — Hemen hemen on bir senedenberi hüküm süren benzin tahdidatının kaldırılması dolayısüe dün, hafta sonu olması haseblle de meydana çıkan yıllanmış ve kırık dökük arabaların sayısı âzami haddini bulmuştur. Harbden önce imal edilen çeşit çeşit model arabalar İngiltere yollarına dökülmüş bulunmaktadır. Eski arabalar dün en razla deniz sahiline giden yollarda görülmüştür. Muhtelif yerlerde benzin depolan önünde arabalar kuyruk yapmışlardır.
Hong Kong’un durumu
Hong Konç 28 (AA) — Hong Kongdakl İngiliz topraklan memleketin diğer kısmından tamamlle tecrit edilmek tehlikesine maruzdur. Filhakika çin komünistleri her gün İngiliz tasmı İle Çin arasındald huduttan geçen yüzlerce kaçakçıya karşı tedbir almağa karar vermişlerdir.
Komünistler bir kaç defa bu kaçakçılara ateş açmışlardır. Bunlardan son günlerde İkisi kadın olmak üzere 0 kişi ölmüştür. ölenlerin cesetleri İbret dersi İçin meydanda bırakılmıştır. öte yandan İngiliz makamları da hudutta iki metre yüksekliğinde bir duvar inşa edeceklerdir. Bu duvar Hong Kong polisi tarafından muhafaza edilecektir. Bu suretle müsaade almayan Çinliler bu bölgeye giremlyeceklerdlr,
önüne geleni katolik yapan bir papaz
(Baştarafı 4 ünen sahifede)
İnsana tapa eden monsenyâr Sheen bir sene içinde 742.227 mektup almıştır. Komünizm hakkında fikirleri sorulan mon-uenyör şu sözleri söylemiştir: «Komünizm harb He mağlûp edilemez. Harb komünizmi daha fazla kuvvetlendlreecektir. Bls unlan doğru yola getirmeğe, o-nıın İçin dua etmeğe mecburuz.»
Monsenyor Sheen bugün İçinde bulunmakta olduğumuz buhran hakkında da: «Buhrandan bizi çıkaracak olan yol mânevi bir yoldu. Biz sadece maddiyata, İktisadi kudretimize ve silâhlarımıza güvenirsek he lâk oluruz. Allaha karşı olan lâkaydl-nln son zamanlarda azalmakta olduğunu görerek dünyanın kurtanlablleceğl hakkmdakl tini İt ve güvenim artoıaktetar.» demiştir.
Çeviren: İL AKS EL
İkiye ayrılan bir kasaba
zamanda dügütflerin de başladığı gündür. Çünkü Hamursuzdan L-ak Baomer bayramına kadar geçen 33 gün İçinde evlenmek dta bakımından yasaktır. Bu sebeple Lak Baomer günü .aynı zamanda sabırsız çiftlerin oe bayram ettikleri gündür.
Bir yandan çocuklara bakıyorum: Şimdi de bir teneke benzinle tahta yığınını güzelce kıvama getiriyorlar. Demek kİ, şenlik başlıyor.
Tahtalar yanıyor
Hakikaten bu İş de bitince hepsi bir kenara çekildiler. Yalnız İçlerinden biri yığının yanında kaldı .Bir kibrit parladı. Koca küme ân ide tutuştu. Alevlere bürünen eser, batan günün loşluğu içinde parıl pa-nl yanıyor, elele vermiş çocuklar şarkı söyleyip dansederek etrafında dönüyorlardı.
Tahta parçaları yandıkça a-levler ve kıvılcımlar arttı, ilk başka sevimli görünen bu manzara, İş ilerledikçe etraftaki binaları tehdit etmeye başladı. Bunun üzerine polis geldi ve çocuklarla aralarında şiddetli bir münakaşa başladı. Tercüme ettiler de anladım. Meğerse polisler ateşi söndüreceklerini söylemişler. Çocuklar da açmışlar ağızlarını:
— Vay efendim, senede bir gün. eğlenceyi de bize çok mu görüyorsunuz? Koca yıl sizler eğlenirken bîzler evde oturup ders çalışıyoruz. Bizim de canımız yok mu? Ateş yaklıysak ııe olmuş? Kimin evini yaktık? V. S... V. S...
İtfaiye geliyor
Polisler, bunlara lâf yelljtire-miyeceklerini anlayınca gittiler. Meğerse itfaiyeye telefon etmişler. İta dakika sonra % canavar düdüklerini öttüre öt türe kocaman iki araba gelip dayandı. Adamlar atladılar, hortumları uzattılar ve işe başladılar.
Başladılar anıma çoculkar durur mu? Onlar da gruplara ayrılıp hortumlara saldırdılar. Böylece suyun istikameti değişti ve alevlere bir damlası bile değmedi.
İtfaiyeciler de bu küçük yaramazlarla başa çıkamıyacaklan-nı anlayınca söndürme teşebbüsünden vaz geçtiler ve kenara çekilip seyre daldılar. Böylece ateş sönünceye kadar çocuklar gülüp oynadılar.
Oradan ayrüıp pansiyonuma dönerken Telâvlvin her yanında ateşe verilen yığınlar gök yüzünü kızda boyamıştı.
Bir saat İçinde İsrailde Hitler tamblLlr kaç kere yakıldı?...
Şahap BALCİOGLU
Londrada bir hastanede yangın
Londra 28 (AA.) — Röntgen kısmında husule gelen ve henüz sebebi İzah eclllenılyeıı bir İnfilâk dolayıslie dün Broınp-ton hastanesinde büyük bir yangın çıkmış ve bir doktorla bir hastabakıcı yanarak ölmüşlerdir.
Yüzü bulan hastalar hastaneden sağ salim çıkarılarak başka yere nakledilmişlerdir.
Alman - Hollanda hududunda Llmbourg adında bir kasabanın yansı Almanya'ya yansı da Hollanda'ya aittir. İki kısım dikenli tel Örgülerle birbirinden ayrılmıştır. Bunlara yaklaşmak yasaktır. Bir çok ailelerin bir kısmı bir tarafta, diğer kısmı karşı tarafta bulunmaktadır. Yapılan teşebbüsler üzerine bunların günde beş dakika blrlblrlerlne yaklaşarak görüşmelerine müsaade edilmiştir. Yukarıda bir annenin km ve torunlarile karşılaşarak öpüşmesi ve onlara ufak hediyeler vermesi görülüyor.
Beyoğlu Halkevinden: Halkevımis 1 hazirandan İtibaren Uç ay devam etmek Ötere İncili tceııiu A. 0 C. D. yat kurlarını açacaktır. Dr. ,ın etmekte elan bole, «emin, piyano ve biçki - dikiş derslerine de Şğrenel kaydedilmektedir. Her gün Her saat Ev bürosuna vatandaşlar müracaat edebiliı lar.

îmam!
StgMPE
•İUJtMN PBTAVIARI. KÖMPO ■ z/svoamv »ever/ umumîye-sıwent çok paha mî/hîm)
SAftrbzvu evuvpe
-HAM VA Boii-AZIHPA BrH
SiAver var p,vofteıM(JZ !..
—spoa aşmam s'tzı &ons öiRENMe/e sev/terri ?
— mmr. rahimih taihad
!£M!..
daktilo ve fransizcayi iyi BtLEN — İngilizceyi anlıvan ve yük-■ck tahsilini yapmakta olun bir genç yarım günlük veya gecelik ıs aramaktadır. Akşam'da -iktisatçı rumuzuna W* — *
MAHMUT ATA BAYATA - Hastanesi İçin 3 bayan hastabakıcı alınacaktır. Her gün saat 12 ye kadar Kadıköy Şifa mezkûr hastaneye müra-•aıat edilmesi. 595 — 1
TAKSİM HUDSON CARAJİNDA — Az kullanılmış ve Osmobıl markalı sıcak soğuk hava tertibatı var ehven Halle satılıktır. Telefon No. 58 - 431.
496
SAT1LIK MOTORLÜ KAYIK — Arkadan takma 4 beygir Penta nıotör ve kayık. Görmek için Kadıköy Kur-baüalıdcrede Osman Eryıldırım. Telefon 25145____________________589 — 2
TECRÜBELİ PLASİER - Birinci Binit plütı-er lUıallt, ihracat, mümes-«ıllık iğlerinde plasyerlik işi. Is aramaktadır. Müracaat 210 P. K 11tan-
YENİ TEŞEKKÜL ETMİŞ — Bir müessesenin muhtelif münhal vazifelerinde çalışacak İlse tahzilli bayan memur alınacaktır. Durumlarının bildirir belgetarile Cafiatofilu Nuruosma-nlye caddesi No. 9 Kredili Yapıya müracaatları. 595 — 2
SATILIK DEH1Z MOTORU — T.ıın teçhizattı - Mükemmel vazıyette te-nezzün. balık avına elverişli. Boy 8,5 metre. Sürat 8 - 4 mil. 23569 tş günlerinde. 551 — I
4- KİR Al.lkSAlILIK
YAZIHANENİN İDARE. TELEFON İŞLERİNE BAKACAK BAYAN ALINACAKTIR — Orta, lise, meıunu olacağı gibi Üniversiteye gidenler de o-labılır Bııbı/ılı. Ankara caddesi Ut Emlâklşlcrl. Tel: 20310. 491
TESVİYECİ — Ustası ile aranıyor. Küçüksu ka-yerll sanayi sergisinde ıjmıık üzere bayanların w yaı arasındakiler tercih e-dlllr. MUracaat Anadoluhisarı Küçük-su mesiresinde LUna parkçı Abdür-rahıın, . 586 — 3
SATILIK SANTRİFÜJ TULUM-
BA — Az kullanılmış 8 x 10 l'taük büyük bir tulumba bütün teferrua-tlylc satılıktır. Galata. Balıkpazarı, (Kurla) anonim şirketi demir mağarasına müracaat. 535 - *
DİKKAT — ipotek latcycıılere tavassut eder, Emlâk, arazi alım satımı He vekâlet işlerini kabul eden her kesin Ilımadım karlınmış olan SunÜ-let Emlâk Zarif Özalp Beyoğlu BÜ-yükparmakkapı köşebaşı No 4 Telefon: 42396 883 — W
RUMELİHİSARINDA — Satılık ve yaz için kiralık ev. Robcrt Koliej civarında, tepede. Kışlak sokak No. 10 Fevkalâde manzaralı, -on bir odalı, üç daireye ayrılmış ev. otuz bin liraya satılıktır Yaz için kiraya verilerek dairesi: Dürt oda, bir salon vö mutfak Yazlıtr: Beş yüz liradır, Cörmek için üst knttakliere. görüşmek İçin Kadıköy. Sakız sokak Erkan gpartımanı 1 numaralı daireye müracaat
378 - S
KİRALIK VİLLÂ — Caddebosta-nında kiralık telefonlu villâ. Müra-raraat telefon 60326 sabahlan 12 ye
BOŞ TESLİM SATILIK KÂGIR EV — Amavutköy Abdüzhak Molla sokak M. Altı oda. bahçe. İskele ve tramvaya iki dakika Görmek İçin avnı sokakta 20 numaralı eve müracaat Görüşmek için Tl. 83514 Tavassut kabul edilmez. 4ffl -
KELEPİR APARTIMAN — tki daireli biri boş arkasında müstakil bir odalı eviyle İ7500. Ayrıca 100 lira do geliri. Feriköy Avukat caddesi Şahmerdan sokak 23 533 -7
UCUZ ACELE BOŞ SATILIK EV — Safi yüzde on bej gel iril 2600 ipotekli caddede 100 kiralı iki daire Eminönü İa Bankası karşısı oyuncakçı Masan. 524 —
DADI ARANIYOR — Üç yaşında bir kız çocuğuna dadılık edcuck iyi Fransızca bilen orta yaşlı bir bayatta ihtiyaç vardır, isteyenler 52- 353 numaraya gece san
MUREBBIYE ARANIYOH ailenin çocuğu İçin İngilizce Fransızca bilen mürebbiye Telefon 231».
YAŞLI BAY VE BAYANIN — Ev hizmetlerini görmek üzere kimsesiz bir kadın lâzımdır. Yemek yapmayacak. Kendi hakkındAki malûmatın, kimlerden sorulabllccetmin ve «rallini Akşam gazetesi «Akduraıı» rümıı-rüna yazılması. iti — 1
SATILIK OTOMOBİL - Yeni model «Morla* marka radyolu «1800. kilometre çalışmış hususi oto acele satılıktır. Saat 10 - 12 arasında Sisli, Operatör Rollbey sokak. No. «10*. kat (3. e müracaat.___________________536 - I
AİLE MUTFAĞI - OTOMOBİL — Her işe elverişli, mazot tesisattı, ruhsatı yeli mutfak ortaklık, kiralık veya satılıktır. Şevrole Servis otomobili satılıktır. Telefon: 29057.
507 — 1
SATILIK APARTIMAN — Boyaci-köy Hekim Ala sokağında 50 numaralı kârgir. yağlı boyalı vc muşamba-Lı deniz görür asfalta yakuı 3 katlı apartunan boş teslim satılıktır. Apar-tımann her gün 11 den sonra müracaat_______ -194 - 1
*İ-s(ti%i«;vai]
EV VE YEMEK İSLERİ
nın ev ve yemek islerini yapabilecek orta yaşlı bir bayan aranıyor. Telefon 23105. 505
elvlnallir marka ha-tcslsatı İle beraber temiz kullanılmış vaziyette satılıktır Müracaat: Nişantaşı tramvay durağı yanındaki tütüncüye. *40 — 1
DENİZ MOTORU - Boy 8. en 3 yelken, tente tekmil takım temiz ve yeni fisi müsait. Boatancı mendlre-eınde kayıkçı Murada 558 — 1
DEVREN SATILIK BAKKALİYE — içki ve pazar ruhsatiyesi mevcut. Dört yol ağzı her İşe elverişli tam pazar yerinde. Müracaat her gün Ortabahçe Cad. 80 No. Beşiktaş.
503
ITRİYT MAĞAZAMIZ İÇtN - Genç veznedar bayan aranıyor. Müracaat: Zaman Keza Deposu Anan yadı han — İstanbul. 521 - I
İNGİLİZ MARKA — Gamtay ve Leg 7 ayaklı bur. dolapları müsait tart ucuz flitle satılıyor. Sirkeci Kafkas Geçidi 3/1- Hamidiye caddesi 38. 410
SATILIK KAMYONET — 94T model Pejo markı molör. dört silindir Fordson temiz faal vaziyette sahibi dışarı gideceğinden çok uygun Halle acele satılıktır. Görmek, görüşmek için Kurtuluş Değirmen sokak No. 11 Kâmil Onata müracaat. ŞU) — l
BEBEKTE — DCnlS götür; Ukdeye 2 dakika; * kat; dörder oda) 7800 lira irat: kat kat veya tamamı acele satılıktır. Telefon: 33801. Saat II - 13, Fatma Suat Bostancı Koca Yol No. » 508 - I
TELEFONLU YAZIHANE — Gala-tada 2 oda koltuklan ve masaslle kiralıktır. Müracaat: Şişhane bkender caddesi (İtfaiye karşısı) No. 36.
511
BEYAZIT — Soganag» mahallesinde 185 M2 İlk arsa acele satılıktır it» M2 sine projeli ve ruhsatlı inşaata hazır vaziyettedir Müracaat: Hdzım Arıman Kürkçüler Paran sokağı No. 25 - Çember 11 taş.
KİRALIK DEPO — Galamda Pcı* şcmbcpazarmda 3 katlı yeni yapı depo kiralıktır. Galata Mahmudiye caddesinde 46 No. ya müracaat
ARSA SAHİPLERİNE — Her türlü İnşaat yapılır, peşin para alınmaz, tadilâtta kolaylık, arsa da temin edilir. Alemdar caddesi Gülhane Park kapısı karşısı 1371. 548 — S
YAZLIK MÖBLELİ KİRALIK
KÖŞKLER — Çam ağaçları arasında Bogbaşı 7. Erenköy telefon 52-297.
416 8
BOŞ TESLİM SATILIK. KİRALIK — Boğarın yakın Rumeli sahilinde, denize yakın kârgir depo. Galata. Nur han No- IS- Her gün saat 11 - 13. Tel: 43265. 5*7—4
BÛYÛKDERE ASFALTINDA — Sarıyer Piyasa caddesinde satılık 4 daireli apartıman geniş odalar, banyo ve mutfakları mükemmel ve yepyeni vaziyette. dört daire ayrı ayrı da salın alınabilir. Telefon 84163.
5*8 — 1
BOSTANCIDA SATILIK EV - Dört odalı su. elektrik ve banyolu. Değirmen yolu Cevahirci sokak No, 17 Çarşıya 3 dakika mesafededir, lçln-dckilere müracaat 47ı)
FIRSAT — Elektriği, «uyu, helası mevcut Su udiye plâjına yüz adım, tramvay caddesinde mezeciye, bakkala. gazoz İmalâthanesine elverişli büyük dükkan devren satılıktır. Te-kfOlM 4*251. «M
İyi yemek pişirmesini bİlen— Ev işlerini yapacak bir kadın lâzımdır Dolgun maaş verilecektir, ts-tanbuida. Balıçekapıda, Cermanya hanında 5 numaraya müracaat.
343
- I
KELEPİR SATILIK DOKUMA TEZGÂHI — Çok az kullanılmış. Tafsilât için Yeni Postane arkası Bayker han No. 39/1 e müracaat. 329
MOTOSİKLET - 3.5 beygir. J»v» marka, az kullanılmış motosiklet acele satılıktır. Müracaat: Her gün. Çnrşı-knpı, Slncklımcdrcac sokak 1/1 radyo atelyeal. 581 — I
MUHASEBE SERVİSİNDE ÇALIŞACAK BİR BAYANA İHTİYAÇ VARDIR — Daktilo bilen tercih edilir. Beyoğlu lstlkltil caddesi No. 4* Orman Güzel Radyo Mağazası.
537
1
MEMUR ARANIYOR — RuhMt |ş-terinin takibinde çalışacak arkadaş lâzım, Tahsllâtla % 10. ruhsat başına 10 hra prim, aylık ISO. Kroki yapabilenlere ayrı ücretten rnarıda 175 hra aylık. (2090i lira nakdi teminat şarttır IKclalrt kabul edilmez) saat 9-1* atası Sirken Antalya Ambarı • ıranı No. 76 han. kal ve No 2 ye müraı.ıut. 507 __
II KİŞİLİK KAPTIKAÇTI — M7 model. 6 silindirli COMER Ayrıca Saytkarlı MOTOSİKLET HARLEY DAVİDSON (biten supap. Saklıktır. Taksim BHlürcu sokak Lük* garaj.
502
UCUZ SATILIK — 37 Pleymut argo saatli temiz vaziyette, ortak da kabul edilir. Aksaray Haseki caddesi Başçı Mahmut Cami çıkmazı No. 10 Muştala.
575 —
KİRALIK APARTtMAN VE MUAYENEHANE — Fatih tramvay durağına iki dakika mesafede Feyzullsh Ef. sok. No. 6 da 4 oda. bir hol, banyo ve saire, ayrıca telefonlu muayenehane için İki oda kiralıktır. Pazardan başka her gün görülebilir.
SATILIK KÖŞK — Kısıklı tramvaya üç dakika Alemdag caddesinde 29/1 numaralı üç dönüm çamlık ve meyvelik bahçeli suyu ve clcktrlfil mevcut İki kısım kullanılır sekiz odalı köşk boş olarak satılıktır. Aynı yerde 1032 metre bahçeli bodrum katı mevcut 3 oda her gün Öğleye kadar İçindeki sahibine. 534 —-
KİRALIK VEYA SATILIK DÜKKÂN — Galata Necatlbey tramvay caddesinde köşe başında Üstünde od ası bulunan bos dükkan kiralık veya satılıktır. İsteklilerin Belediye dni-ml Komisyon kaleminde İbrahim Supçun’a müracaatları. 446
SATILIK TAKSİ — 918 model az kullanılmış Vanguard markalı. Müracaat Sirkeci Viyana kıraathanesinde garson Süleyman. Telefon 83385
507
İŞ ARAYANLARA FIRSAT — (3500) )lra ile senede net 6000 lira kir temin eder kurulmuş çalışır vaziyetle çizgi makinesi satılıktır 26176 ya telefon. 490
CAYET GÜZEL - Bir Dtlârdo satılık ve kiralık 22123. .595 — j
ACELE SATILIK — S tonluk kamyon marka C. M. S. 47 model, az kullanılmış Motör ve lâstikleri yenidir. MevUnokapı Balıklı cad. No. a çarık lmalâUıanesine. 07* — 2
SATILIK — Ucuz hususi Mercedes Benr. otomobdl işler İyi vaziyette. Rıhtım caddesi No. 41 Galata.
887 — I
SATILIK OTOMOBİL — Hususide m ve İyi kullanılmıg Pcugot marka oto büyük oto alındığından 3000 liraya acele satılık. Tatil hariç Tel 31847.
973 - 2
BOSTANCI — Tepe mahalle numara 49 da Nezihe Ertan'a alt fevkalâde manzaralı bahçesi su ve elektriği havi (Gülen Villâ) hemen kiralık ve satılık. Taliplerin adrese müracaatları.
510
BEBEKTE ACELE SATILIK EV — Rahatını ve sıhhatini ariyan bir aileyi memnun edecek konforlu, bahçeli bir er bos tealim satılıktır. Finli 23 bin Uradır. İçindekilere müracaat. Adres: Küçllkbebck, Dcrcboyu, İbriktar No. 1. 527 — 1
SATILIK APARTtMAN — Ayazpa-şa Park Oteli arkasında Kutlu sokakta S numaralı fevkalâde manzaralı yağlı boya ve muşambalı k&rglr havagazı su ve elektriği havi 2 daireli üst dairesi boş teslim «M bin» liraya satılıktır. Apartunana müTaesot.
*95 — 1
ARSA — Küçükyalıda takriben MM M2 denize nazır ve temiz yolu olan nraarnı 5000 liraya satıyorum. Telefon 42527. *49-1
SATILIK EV VE YANINDA MÜSTAKİL ARSA — 2 oda bir hol banyolu caddeye nazır bir dükkân. Fatih Macar Kardeşler Caddesi 33, Müracaat adresi Rırapnşa yokuşu 29 E-mcl ithalât ve tlu«ata t.A.S- Telefon 24571. 5J1 - 1
A TAS PAŞA - Park Öleli civarı Ülker sokak 44 No. da tam konforlu 8 odalı yeni bina boş olarak satılıktır. «21000» lira «4000» lira ipoteklidir. Her gün i İle 7 arasında yerinde gö-r(İlebilir. Görüşmek İçin telefon 83628
çim: HAVUZLARDA DENİZ KENARI KİRALIK KATLAR — Mevsimlik veya senelik, manzara, piaı. yeni yapı- Telefon 69190 her gün öfi-Eedcn sonra. 532 —4
437
SATILIK ARSA — Topkapı Maile-Resinde ilk okula yakın 13.000 metri kare ant* »alılıktır. Taliplerin »316 telefonla veya Sultnnsellm Cabl Ali No. U «ve müracaatları. 443 — 1
BAKIRKÖYUNDE SATILIK PARSELLENMİŞ VE RUHSATLI ARSALAR — Bakırköy tren istasyonundan 520 metre mesafede İncirli asfaltı U-Krlnde 400 - SOO m2 iıazır arsalar ucuz flatle verilir. Yerine göre m2 son fiatlcr 8-10 Tl. Arzu edenlere 25U0 mZ ye kadar parçalar verilebilir. Tel: 60975 a ıa - M arası, ve 20 deu som A t»32 — î

SATILIK EV - Fatih Şeyh Resmi mahallesi Salih Zeki sokak No. 9 ev boş olarak satılıktır. Büyük bahçe, kuyu ve iki havuzu vardır- Ev 7 oda 3 büyük salon vasi bir çatıyı havi bulunmakta hamam bodrum ve bina haricinde geniş bir mutfaj!ı ihtiva etmektedir. Müracaat yeri: Telefon 44274. M5 - »
ACELE SATILIK KÖŞK - Erenköy Santral duracına beş dakika İkine! Orta sokak No. 10. Çamlık, bajlık ıkl müstakil katlı yan kârgır. Bitişiğe müracaat 488
SATILIK APARTIMAN va ARSA-Ayııalıçeşme hastanesi arkasında Tunnure sokağında yeni inşa edilmiş iki daireli manzaralı yajlı boya ve muşambalı kârçkr apartzman boş olarak ve yanındaki — 195 metre — ruhsatı alınmış arsa satılıktır. Apar» limana müracaat. *93 - 1
ÇUBUKLUDA - Rıfat Paşa sokağında 14 No. 8 ods. hamam, mutfak, çamaşırlık, maa bahçe köşk ehven fi-atle satılıktır, Müraraat: Kanlıca Hisar caddesinde bay İbrahim.
520
- 3
DENİZ DERYA — Hâkimi üniversite karşısında kaloriferli bir daire kiralıktır Latan Koearagıp Cad. No. 26. kapıcı Abdullah. 550 — 7
ÜNİVERSİTE — Karşısında denli deryaya hâkim katorlferll bir daire kiralıktır. Lâleli Kocaragıp Cad. No. 26. kapıcı Abdullah. 5*9 — ş
ÇAMLI CAD A KİRALIK KÖŞK — Vasi t>ahçc nezareti fevkalâdeyi havi elektrik su tesisatı mevcut gayet ehven flatle yazlı kışlı da verilebilir. Ayrıca birer buçuk dönümlük parsellenmiş arazi de satılıktır. Müracaat: Bulgurlu Bodrumlu Cami sokak NO. 12. 562 —
Arkası 7 nci sahifede

29 Mayıs 1950
AKSAM
Sahlfe 7
M a hkeme Koridor! arı rida
— Ne diyorsun Suzi? Bu iş olarak mı?
— Tabii olacak- Şüphe mİ ediyorsun?
— Amerikalı otomobili satan alacak mı ?
— Her halde alacak?
— Bunu nasıl anladın ?
— Bu da sormağa değer mi? Kadın karışınca o iş yüzde yüz olmuş sayılır.
Bu muhavere milyoner Grlngfr'in oturduğu muhterem ve lüks otelin dışarısında cereyan ediyordu.
Otomobili salmak isteyen Jorj İle metresi Sual idi. Jo«j, hususî otomobili sayesinde gürel Suziyl elde etmişti. Gelge-lelim: Genç ve gürel metreslerin bir suru mııraflan olduğu İçin Jorj, otomobilini satmak mecburiyeti kraşısuada kalmıştı.
Fakat bu hal, bir aydanberi »yogini yere basmamış olan Suzi'niıı hoşuna gitmedi amma ne yapsın? Yeni tuvaletlere. İskarpinlere, yazlık şapkalara ve daha bir sürü süse İhtiyacı vardı.
Jorj, müşteri bulmak için gazetelere İlân verdi. Bir Amerikalı. görmek İçin otomobili oturduğu büyük otele götürmesini bildiren bir mektup gönderdi. Sual. mektubu okur okumaz:
— Ben de seninle beraber geleceğim dedi.
Jorj:
— Kadınlar ticaret işlerine karışmazlar cevabin] verdi.
— Bilâkis Jorj! Göreceksin hen bu işi senden daha iyi becer ceğim.
Hakikaten genç kadın bu işi mükemmel surette becerdi.
Direksiyonun başına geçen Amerikalı Suzlyi yanında oturtmuş. Jorj da arkadaki sırada yer almıştı.
Bir milyonerin yanında otomobille gezmek ne güzel şeydir yarabbi! Suzi, yıllardan beri böyle zengin bir âşık tehayyû» edip duruyordu. Nihayet pazarlığa girişildi. Jorj bin dolar istedi. Amerikalı düşüneceği ve ertesi günü karanm mektupla bildireceği cevabını verdi.
Filhakika Jorj. ertesi günü Amerikalıdan şu mektubu aldı:
«Otomobilinizi iyi. fakat oldukça pahalı buldum. Bununla beraber direksiyonu kullandığım sırada yanmıda oturan madamı da alır,ak şarttle İstediğiniz flate Otomobili salın almağa hazırım Bu şartı kabul ediyorsanız, otomobili madam ile beraber bana gönderebilirsiniz. Namınıza bin dolarlık bir çek göndermek İçin cevabınızı beklerim.»
Jorj, bu tekliften küplere binerek:
— Utanmaz, hayasız herif diye haykırdı. Suzi de:
— Terbiyesiz moruğa bak hele! Beni satılık mı zannediyor diyerek âşık mm hiddetine iştirak etti.
Jorj, odanın İçinde mekik dokuyarak:
— Çok gülünç ve rezil adam doğrusu diye yeni bir küfür savurduktan sonra meyus ve bitap koltuğa çöktü. Şimdi gırtlagı-' na kadar boğulmuş olduğu borçlannı düşünüyordu. Suzi,
otomobilin satış parasfle kendisine yeni tuvaletler satın alacağım zannediyorsa aldanıyordu. Jorj, kumar borcunu ödemek İçin otomobili elden çıkarmak İstiyordu.
Genç kadın, ansızın hıçkırmağa başladı. Şimdi ne yapacaktı?
— Jorj, katl karanm vermiş bir adam tvalrle yerinden fırladı ve metresine dönerek:
— B11 hayasız ve küstah na-rife müstahak olduğu cevabını vermek İçin şimdi oturduğu otele telef öne edeceğim dedi
Delikanlı, derhal telefona sarıldı. Fakat Amerikalı o esnada otelde bulunmadığı İçin otelciden geldiği zaman milyonere «hakikaten utanmaz ve rezil bir adam» olduğunu söylemesini rica. etti.
Ertesi gün Jorj, evine geldiği zaman mektup kutusu içinde Amerikalının gönderdiği ikinci mektubu buldu:
«Aziz dostum1 Otelciden benim İçin söylediklerinizi öğrendim. Fakat kızmakta haksızsınız, Ben izzeti nefsinizi kırmamak İçin size «otomobil iyidir* demiştim. Halbuki otomobiliniz eski tip ve modası geçmiştir. Bizim memleketimizde böyle arabaları hurda diye kilo ile satarlar. Otomobile bin dolar teklif edişim a İzi borçlarınızdan kurtarmak İçindi. Bunu nasıl öğrendiğimi soracaksınız cevabını vereyim: Bunu anlamak İçin hiç de kehanete lüzum yoktu, insanın mail vaziyeti düzgün İse, güzel metresini gezdirdiği otomobilini satmaz. Fakat sizin gibi borca boğulmuş bir adamın otomobile vo metrese ihtiyacı yoktur. Metresini usulcacık başından savar ve mali vaziyeti düzelince yenisini bulur. Borçlarınızı ödemek ve otomobil İle güzel metresinizi başınızdan defetmek İçin size bin dolarlık 1 çek gönderiyorum. Teklifimi kabul etmezseniz çeki bana İade e-dersinlz. HürmteJerlmle.»
Jorj bu mektubu okuyunca İçinden:
— Kim bilir Suzi, ne kıyametler koparacak. Bu kadar hayasızlığı beklemezdim doğrusu! diye söylendi ve derhal odasına koşarak;
— Suzi, Suzi gelsene buraya t diye metresini çağırdı. Fakat bu davetine hiç bir cevap alamadı. Genç kadın, odasında yoktu.
— Garip şey! Suzi, bana sokağa çıkacağını «öylememlş+L diye şaşaladı, metresini, bütün gün re bütün gere bekledi. Fakat genç kadın görünmedi.
Aç ve uykusuz kalan Jorj, ne diyeceğini bilemiyordu. Çeki de Amerikalıya iade etmemişti. Ne yapacaktı, nereye başvuracaktı? Kelimenin tam mânas!-le şaşkına dönmüştü. Jorj. bu perişan vaziyetse İken Amerikalı milyonerden gelen şu telgraf, muammayı halletti:
»Otomobilde yanımda oturan madamı aldım. Göndermiş olduğum çeki bankaya götürüp bin dolan alabilirsiniz.»
Kendinize tedarik edeceğiniz metresi gezdirmek için otomobili size hediye olarak bıraka-yorum. Benimle beraber Suzi de gözlerinizden öper ve saygılarını sunar>
Çeviren: A. HİLÂLİ
CERRAHPAŞANTN İTİ BİR MEVKİİNDE — Bej oda. bir bol. mutlak, banyo, «u »« eldrtrtjl »evcut bahçen jçj. dip yağlı boya ev boj teslim satılıktır. Her gün 10 ■ II ve M - 11 arannela 222M numaraya telefon edilmesi. 542 — 1
BAKIRKÖY — Reyhan sokak 34/M JSs. b evler «arılıktır 131Z3.
SSt - 1
BATİLIK UCUZ EV _ Sultanahmet Alemdar mahalle® UdU Çavuş a&kafıntU 35 N». B •» besinci Icra-aan M7/3379 Na siyle tJt/MO tarihinde «atılacaktır. tHr.nl ««U, 16/6/950 Ot. »U - J
»m.r SATILIK — Mahir, u ip aja caddesi » No. lı dükkânın l/> hissesi Müracaat TeL 246*4. »18 - ı
DOKTOR vs AVTTKATLAHA — Her nevi yazıhaneye elverişli ve Irat İçin kaçın İmar fırsat. Dİ vany olunda Yeni Adliye sarayı kargısında iki dükkînlı ayda d*rt yüz lir» Iradlı kâfir «parlanan M000 liraya «anlıktır. Divan-yolu İM Telefon: 29663. 468
YEŞİLKÖY — Teşvikiye mahallesi Zümrüt sokak 3 No. b 556 metre havuz kulübe de var Demir parmak-likit (ayet füzei ıru azimet dola-yariyle «altlıktır. Telefon 22123.
BBS — 1
caCaloİlunuh en merkez! TERİNDE — a odalı alimde dükkânı bulunan bir mülk satılıktı- Cajal-oglu Nuru Osmaniye caddesi No 9 Kredili Yapı Bürosuna müracaat.
M8 - 1
LALELİ CADDESİNDE — M No. lı T Odalı «V «eele «anlıktır Gaz, ru. elektrik, banyo. Apartmana tahvili kolay. Her gün 11-13 ailece toplu CÖrülür 566
KİRALIK KAT — D*rt büyült Oda. kaloriferden bajka her konforu mevcut, tramvayı lkl dakika Osman-bey Kırağı sokak (201 No. ya müracaat 565 -2
(Baş tarafı 6 neı sahifede)
batilik ARSA — Kadıkdydt Cv-vl»Jikle Tevflkbey «okafında 13 numaralı arva «atıitklır. İT metre fenls-llk 22 metre derinlik. Etrafı muntazam duvarla çevrili, İçinde terkoa r« mtyv* ağaçlan vardır. MOraeaM O-vttUkte Bakkal Osman Türk-kul. 570 — 1 ACELE SATILIK APAHTTMAH — Tarabya İstanbul raddesinde asfal Özerinde köje babında 1 katlı £«r«jlı ve bahçeli apartı m an nrde satılıktır Müracaat: Tarabya caddesi Berber Haclye 338 —
BATİLIK HANE — Çapa Dcnlzap-lal mahallesi KAtkırll Mahmut aokak No 8. Üç *yn bölük bre r> da kâgır elektrik, bahçe tavassut kabul edilmez. Müracaat: Sirkeci Yeni Trakya oteli telefon S143 Mİ — 3
KİRALIK VE SATILIK KÖŞK — Kızıltoprakta hat bçyv 34 numarada irtasyona. tramvay. otobO» durajma dört beî dakika mesaleda kaJortlerU. bahçen çiçekli, meyyali kAjk cyyası Qe birlikte kiralık raya «atılıkUr. Alt katta oturanlara mOraeut 571 —
BATİLIK YEKİ EV — Mecidiye kö-yünrlc Llkdr fabrikası arkasında denize nazır bahçeli ev bos tealim «anlıktır. İctndekllere müracaat. Telefon 80416. 598 — 1
SATILIK KELEP İH AHSA — Harbiye Emlâk caddesinde 11 metre cepheli 475 metrekare denire nazır, diğer tarafı tramvay caddesine nazır. Posta kutu 04 İstanbul. 578 — 1 SATILIK OCU ZARSA _ Ltanbul-da. Sultanahmet civarında. nOzIde merkez mevkide dokuz metre cepheli
FLCRYADA — Şenlik mahallesinde deniz görür derhal inşaata müsait İçinde yetişmiş baj ve meyva anaçlan bulunan arsa satılıktır. Voyvoda caddemde Ankar» Hm kapıcısına müracaat. S92 —
200 metrekare «ahali. Posta kutu 484 İstanbul. 579 — 1
BATİLIK HANE — Kocamustafa pasa Alıfakld camlUcrU aokak 11 13 ahpsp 3 bfiltlk 9 oda büyük bahçe tavassut kabul edilmez. M0raca.it sirkeci Yeni Trakya oteli. Telefon 2S14S. 590 — 2 SAYTİYEYE GİDECEKLERE MÜJ DE — Gayet emniyetli ve itinalı olarak kamyonlarımızla eşya ve saire naklini ehven flatle deruhde ederiz Müracaat Telefon 80493. 533 — 1
KİRALIK TAZLrKVİLLA — Maltepe Bağdat caddesi otobüs duracında istasyona 3 dakika Adalara kargı COzel manzara Ve konforu bavi mobilyalı olarak kiralıktır. Telefon 21059 585 -2 K/.RTAI. MALTEPESİNDE — Yeni açılan şekerleme ve pastahaneye ortak. tezgâhtar, buz dolatn. tezgah n-ranıyor. İsteklilerin kendileri veya mektupla benzin »tıs deposuna mü-
KİRALIK TAZrHANE — Adllyeye yakın LjJek bırcaddenln Noter bulunan kaloriferli hanında telefonlu hazır yazıhane avukat, rümrükçü ve&a-ireye kiraya »ertlecektls. 25452 ye telefonla 588 — S SERMAYE SAHİBİ — Ticaretini veya mağazasını tevsi etmek arzu eden ti »hlbl ile ti hlrllfl yapmak istiyor. Yalnn: elddl müracaatların Aklımda B. O rtimuzuna. 583 —
MEKTUPLARINIZI ALDlHlNUı ■Jnzetema idaresini «arca alarak «Ostermis ilin tarilertmlzdes» C. M — R- 8 — A- B Namlarına gelen aıekrapın» ıd« rvnoncmlrdm aidırmalsn rica
HASTALI VE YALNIZLIK — do-laylsiyle devren «anlıktı. Kırtasiye ve sigara pul bayisi olan dükkanımı hastalı »e yalnızlık dolayıslyle acele satılıktır. Adres: KadıkAy Altıyolagzı 163 numaralı. İçlndekine müracaat. 5S3 — 3
Bu ablan dünyanın kaç kulaç olduğunu bilir!
MÜSTAKİL vtLLÂ KATI — Sua-diye tren istasyonuna İki dakika, fevkalâde manzara, konforlu üc büyük odalı. senelik ktralıktır Tren İstasyonunda bay lsmalle müracaat.
ŞATLIK — Psngalb Hamam dura-fma pek yakın biri X İkisi 4 der o-dab konforlu bahçeli apartıman sahibi eliyle satılıktır. On sene ver Biden muaf dört odalı bir dairesi bos tealim. Her gün Öğleden sonra Tel: 29064. 561 — 8
CAĞALOĞLUNUN IYt YERİNDE ACELE SATILIK ARSALAR — 145 m. m. her ikisi birden veya tek olarak matbaa. depo, garaj, apartı-mana elverişlidir. Müracaat Dlvan-yolu 148 Kâmil Yeti». Telefon 22292 U den 11 ye kadar 559 — 1
GENİŞ CEPHELİ SATILIK AHSA— Cfhanfprde deniz g&rür. Metre murabba: seksen Hra. Tel: 43590 saat 3D den sonra. M7 — 1
ACELE SATILIK — Beyoğlu Ycal-pehir, Bülbül mahalleri Kavuncu Ussan sokak No. S kârgtr bina. Büyük dükkân cereyanla mevcut Mazeret dolayı® ile satılık, yahut kiralıktır. Mttrcaat Beyoğlu Tarlabagı Turan caddesi Kapan sokak No. M - 28 marangoza. 556 — t
BATİLIK VE KİRALIK APAJ4TL >4AN — Modabumu FuJıpasa Sok Manopslas kargısında 5 No. lı 285 m2 içinde 3 kat. 3 daire, her daire (5 oda. 2 hol. şömine, banyo, mutfak), betonarme, bos yeni apartman mutavassıtsın Telefon 60910.
BOŞ TESLtM — Bahçeli 6 oda. ter-koa, elektrik ve kuyulu hane satılıktır. Ccrmhpn» fırın karsısında Kargı sokak No 20 aynı eve mftrarnaı.
572 — 1
ŞtŞLTDE — 3 katı da boa tealim aparttmâA 3-4 odalı, banyolu, bahçeli. : Kocamansur aokak 58 Telefon: 42696 '
KADIKÖY — SdğOtlOçegme tramvay caddesinde 233 numaralı yeni yapı betonarme beç kaUı. dörder odalı ■rpartıman satılıktır. Müracaat Moda cadderi No 260/1. Ziya Tonguç'a 584—2
(Kapalı zarf usulile eşya satışı)
İstanbul Defterdarlığından:
Muhammen bedeli Teminatı
Lira Ura
27000 2025 Sirkeci Jandarma Eşya ve Le-
vazım ambarında bulunan tahminen 60 ton yünlü ve pamuklu köhne eşya. (Beher kilosu 45 kuruş hesablle)
Yukarıda yazılı köhne eşya 19/6/950 pazartesi günü saat 15,30 da Milli Emlâk Müdürlüğündeki komisyonda kapalı zarf usulile satılacaktır. İsteklilerin teminat makbuzları ve nüfus cüzdanlarını havi 2490 sayılı kanunun tarifatı dairesinde hazırlanmış teklif mektuplarını satış günü saat 14,30 a kadar komisyon Başkanlığına vermeleri, fazla bilgi için de sözü geçen Müdürlüğe başvurmaları,______________(70761_____
150 ton karpit alınacak
Devlet Demiryolları Merkez 9 uncu Satın alma Komsyonu Başkanlığından
1 — 150 ton karpitin satınalmması kapalı zarf usulü 11e eksiltmeye konulmuştur.
2 — Malzemenin muhammen bedeli 60000 (aitmiş bin) re muvakkat teminatı 4250 (dört bin İki yüz elli) liradır.
3 — Şartnameler 250 kuruş mukabilinde Ankara ve Haydarpaşa veznelerinde satılmaktadır.
4 — Eksiltme Ankaradn İdare binasında Malzeme Dairesinde toplanan Merkez S uncu Satınalma Komisyonunca 15/ 6/950 Perşembe günü saat 15,30 da yapılacağından İsteklilerin tekliflerde kanunun tâyin ettiği vesikalarını aynı günde nihayet saat 14.30 a kadar makbuz mukabilinde adı geçen komisyon Başkanlığına vermeleri veya muayyen vakitten önce ete geçecek tarzda İadeli teahhüllü olarak pasta ile gönder-
SATILIK EV
Sultanahmette Ticaret Mektebi arkasında. Marmarayı hâkim manzaralı, büyük meyva bahçesi, su ve elektriği olan ve iki daire halinde kullanılmaya elverişli iki katli kârgir bina satılıktır. Görüşmek İçin Sirkeci Mlthatpaşa hanı 2 nel katta Dr. Feridun Frik'e müracaat edilmelidir.
Yeşil baş örtülü, gri mantolu, kara kaşlı, kara gözlü, çengel burunlu, yayvan ağızlı, kara kuru, kırkına yakın bir kadın. Jandarmanın yanında pek çalımlı oturuyor. Yanına yaklaştık. Altın suyuna batmış bileziklerini şıngırdatarak çantasını açtı, uzun uzun didikledikten sonra buruşuk bir sigara çıkardı, parmaklarının arasında sıkıştırarak düzeltti ve kart, cırlak bir sesle sordu:
— Kibrit var mı ?İki saattir cigara içmedim, kafam fini fml dönüyor. Mahkemeler açılmadan şunu tüttüreyim bari .
Bizim kasketli delikanlı kibriti çakıp sigarasını yaktı. Dumanı derin derin çekip dipleri küflü dişlerini sırıtarak memnuniyet beyan etti:
— Ooooh, dünya varmış be! -
— Cigaranm tiryakisisin demek?
—Küskün bir tavırla homurdandı:
— Bunu içmeyen adam da adam mıdır sanki? Dumanı çekince insanın aklı basma geliyor, gözleri açılıyor. Geceleri bile uykudan uyanır da cigara tellendiririm ben. Olsaydı sana da verirdim amma cigaram tükenmiş, çantanın dibinde bir tanecik kalmış.
— Teşekkür ederim. Ben çok seyrek içerim.
— Belli zaten. Yüzüne karşı söylemek gibi olmasın amma, enayilik yüzünden akıyor senin. Salozluğu bırak da aklını başına al, oğlum. Bu dünyaya bir daha gelmez insan. Gelmişken her şeyin keyfîni, sefasını sür de yarın mortoyu cekince gözlerin arkada kalmasın. Cigaranm, bilmem nenin zararından korkan enayilere kulak asma. Böyle şeyler ağzının tadım bilen keyif sahibi insanların harcıdır. Yaşadığın kadar ye, iç, zevkine bak. Radyoda türküsünü dinlemiyor musun? «Bir gelir insan cihana, durma çak» demiş herif.
— Sen cigaradan başka şeyler de içiyor musun?
Sigaranın zevkinden gaşyolmuş bîr edâ ile dumanları savurarak sırıttı :
— Kevfim için her şeyi I-çerim. Akşam üstü bir şişe imam suyu getir, başıma di-kivereyim.
— Yaa, rakının da tırya-kisisin demek?
— Ne zannettin ya? Bu ablan dünyanın kaç kulaç olduğunu bilir, zevkinden, sefasından ayrılmaz.
— Mahkemeye niçin getirdiler seni? Rakı içtin de sarhoş mu oldun yoksa?
Sol elinin şahedet parmağım gözünün alt kapağına bastırdı:
— Baksana şu gözüme! Tongaya basacak enayiye benziyor muyum ben? Sarhoş olayım da vali bey yakalasın, belime iğne saplasın öyle mi? Bir oturuşta şişeyi
deviririm de sarhoşluğumu kimse farkedemez. Her ne içsem erkân dairesinde içerim, meclisin zevkim bozmam.
—Mahkemeye neden geldin bakalım?
Müstehziyane dudak büktü;
— Hiç, canım. Hava cıva işler bunlar. Enselediler, getirdiler buraya.
— Ne diye enselediler? Suçu olmıvan insanı mahkemeye getirmezler ki.
— Amaaan, sen de! Suç dediğin de ne oluyormuş yani? Polisler koynumu koltuğumu karıştırdılar. kâğı-LL din, içinde bir toz buldular. Q Orayin miymiş, ne imiş, bil- H mem ki... ç\|
— Ilımmm... Sen tam ke-q_ yîf ehli imissin. Eroin de ;e- O kiyorsun öyle nü?
— Sus, enayi. Öyle şeyler- q den anlamam ben. ”
— Anlamazsın da koy- “ nunda eroin paketi ne an- 0 yordu ? >
— Ben onu sokakta bul- Q) dum da belki bir şeye lâzım 0 olur diyerek koynuma koy-»t dum. Orain olduğunu ne bi-Jecekmişim? _Q
— Peki, polisler senin koy- _ nunda öyle bir şey bu! n:-duğunu nereden bildiler yakalayıp aradılar? W
— Bırak Allasen! Onların S başka işleri güçleri yok. bizimle uğraşıyorlar. Nereve gitsem karşıma bîr polis dikiliyor. Hani, künyemin kaydında sözüm ona sabıka var ya. işte bunu akıllarına koymuşlar, gidip gelip sataşıyorlar. Bîr cahillik ettim, iki defa mahpushaneye girdim. Daha ne istiyorlar benden?
— Neden girdin mahpushaneye? Eroin çekerken mi yakalandın?
— Hâydiii, pis pis numaralar yapma karşımda. Ben öyle şeylerden çakmam diyorum, anlamıyor musun? (Şunu sat. kânnı paylaşalım» diyerek biri verdi, ben de sattım. Paketi açıp da içinde ne var, diye bakmadım bile. Zaten baksam da orayi-ni tanımam ki. Beş on kuruş ekmek parası çıkarayım diyerek satıyordum.
— Demek bir defa hapishaneye girip çıktıktan sonra tekrar o işi yaptın?
—Cahillik diyorum, oğlum. Orayin olduğunu bilsem satar mıydım?
Mahkeme açıldı, sigarasının ucunu iki parmağiyle sıkıp ateşi düşürdükten sonra İzmariti çantasına yerleştirerek kalk 11.
Ce. Re.
SATILIK HaBMa|
ÇOK GÜZEL ARSALAR
Kadıköy Acıbadem Otobüs durağında havadar, denize hâkim birer dönümlük mûfrez arsala» Kadıköy İcra dairesinden 31 Mayıs günü saat 10 ilâ 12 müzayede ile satılacaktır. Fırsattan İstifade etmek istiyenler Dosya 9â0/ 86 dan tafsilât, alabilirler.
SARI DİVAN
Aşk ve macera romanı
Yazan: Valentin VVilIiams Tercihne eden: Vâ-Nû
Tefrika No. 1 _______ .
KÖTÜ SOKAKTA VÜRVI.AN
ŞIK KADIN
Br ;u akşamıydı. Bu saatte yeşil vadiler üzerinde ışıklar, »arif bir takım renk oyunları oynarlar, sahiller kim bilir ne kadar güzeldir, nasıl meltemlidir
Fakat şu an, Londra şehrinin üzerinde en ufak bir hava kıpırtısı yok. Gök kurşuni ve gürültülü yollara sanki abanıyor
Hele o gün sabahtanberi güneş, şehrin bu sefil kısmına insafsızca oklarını yağdırdı durdu şimdi artık hava büsbütün dayanılmaz bir hal aldı. İnsanlar güçlükte soluyorlar.
Mev«imln fecaati, mütevazı İnzantann ot
don sokağında kendini büsbütün hissettirmektedir. Aid on. sokağı bir lâbirentin ortağındadır. Güney Kenstngtonüa,
Bati Kenstbgton ve Barls Coıırt ve Foul Ham arasına sıkışmış durumdadır. Burası bir nevi yıkmaz Senelerdenberi değişmemiştir. Civarda bulunan ve eski, şöhretli caddeler dahi itibarlarını kaybettiklerine göre, burası haydi haydi söndü. Gerçi, o uzun sûren kıraUçe Vlctorya devrindıcnberi. İngiliz başkentinin bu kısmındaki içtimai seviyeyi yükseltmek üzere bir çok teşebbüslere miştlr; fakat hiç biri vermedi.
Sokağın bir ucunda, teri cüzzamlı gibi parça dökülmüş, merdivenlerinin ba-amklbn zıngır zıngır sallanan,
(Jlrtjll-f&yda
cephe-parça
trabzanlan paslanmış bir sıra ev vardır. Onlar biter, i halinde yarım düzüne pavyon başlar. Her önünde, tozlu ve her solmuş bahçeçlkler göze par kİ, buraları ev kedilerinin randevu yerleridir. Gerçi, sokakta, ucuz malzeme lie yapılmış, fakat mağrur görünüşlü ve eskiden tuğlaları kırmızı kırmızı parlayan bir kaç da villâ mevcuttur ama, bunlar da zamanla, Aldon sokağının gun renklerine temessül vermişlerdir.
Hülâsası şu M. biçare Aldon sokağının bir tek kurtuluş çaresi vardır, o da dinamitle atıl -mat BurasL Kenslngton'la Walhan Greenln sefaletini birbirine bağlayan uzun bir zincirin, paslı bir halkasından İbarettir. Doğrusu aranırsa, biraz daha ötelerde, Broke meydanında, o «akln çıkmazda itibarlı şahsiyetler de bulunmaz değildir. Burada, yalnız ariiBt-ter tarafından işgal edilen atölyeler vardır. Garip huylu artistler, |imrd ışığını öbür ışıklarına tercih ettiklerinden atölyelerim burada kurmuşlar.
barabe kadar birinin nebatı çar-
301-edl-
Ve bu semte gelmekte, yakın komşularından uzağa kaçmak kaprisine düşmüşler.
Aldon caddesi, garip mesleklerin toplandığı bir yerdir. Cilâcılar burada, Fransız vernikçiler burada, ütücüler burada; firmalarını boyalı yazmışlar.
Bir düzüne kadar da dükkân var. Başlıca! arı manav, mekçi, zerzavatçı, koltukça eczahane... Yolun hemen köşesinde, birer meyhane, mekânın zinetlnl teşkil ediyor. Mcyhanedekitere bak, saatini ayarla. Tam öğle vakti tezgâhların önüne, ispirtoya susamış müşteriler dizilir. Akşamlan da muayyen saatte. «Kapanma zamanı geldi, baylar!» diye bir haykırma duyulur. Ve müşteriler, topuklarını kaldırımlarda sürüyerek dağılırlar.
lardaki ekser yahudl kadınlar gibi, haklkattekinden daha yaşlı görünüyordu.
Kırlının pek yakınında, dük-
kendi lardan ve yol kenarlarında akan çirkef sularından sıcak bir buhar yükselmekteydi; ve ortalığa kötü kokular yayılı-yordu. Bunlar yağ, ' * “ sebze, kokmuş balık nydı ki. Londranın köşelerine has kerahetlerdi Ortalık sessiz sedasız. O derece kİ. insan kulak verince, tâ ötede. Londra’nın başlıca can damarlarından akseden s« leri duyabilir, Gelen giden yok! Bayan Rosa, ancak yolun epey ötesinde çirkef deresiyle oynayan paçavralar içindeki bazı çocukları farke-diyordu. Bosa, şişman bir yahudl kadınıdır. Orta yaşlıdır; ve k ızarmış gözkapaklanyla,
iri, gaga burnuyla, geniş ağzıyla ırkının dikkate çarpan bir nümuncsidlr.
Sıcaklık yüzünü pırıl pırd pırıldatıyordu. Siyah. seyrek saçlan. cılız bir topuz halinde nemli ve İntizamsız, kara tasında toplnnmıştL Çizgili pamukludan pis gömleğinin içinde. iri memeleri rahat rahat salınmaktaydı. Kırkında, ellisinde olacaktı. Fakat, bu şart-
usulü mekanik hepsi de tabelâlara
ek-
her bu
Bu durgun Haziran akşamında, Aldon sokağında eski elbiseler satıcısı bayan Rwa Amschel, dükkânın önünde eşiti bir mutfak iskemlesine oturmuştu; etrafına tenbel tenbel bakınıyordu. Tuzlu kaldırım-
çûrûmüş kânın uzun ve dar camekânın-kokula-
muayyen
üente.
da renkleri atmış, eski elbiseler garip bir alaca halita teşkil et-mekteydL Bayan Rosa. bunlarda her birine iliştirdiği soluk kâğıtlar ûzfcrine muhtekirce fiyatlar yazmıştı. Daha İçerde neler yo kİ Üniformalar, ucuı mücevherler, eski takma dişler-Bayan Rosa, arzu eden bay ve bayanların evlerine giderek eskiler alacağım da müşterilerine kolaylık diye İlân ediyordu.
Bu kadın, komşuları için muammaydı, Yalnız başına yaşar, ancak iş İcabı şehrin merkezine gider. O zaman da. kapıya «Bir saat sonra geleceğimi diye levha asar.
Dükkânına uğrayanların miktarı göz önünde tutulursa, işlerinin parlak olmadığına hükmetmek lâzım gelir. Bitişikteki eczacı bay Ruddlck, bu byan Rosa'mn hayatını nasıl kazandığına şaşar durur.
Yahudl kadın, düşen saçların; elinin tersiyle tepesine itti; derin derin iç geçirdi:
en-
dikkatini ınah alıç-
— Ah. aman Allahım! Amma da sıcak ha!
Derken gözleri birdenbire sabitleşti. İleriye doğru baktı. Aldon sokağının bu tarafında, BranEcombe sokağı vardL Bi-raa daha ilerde, bu sokak. Brüte meydaıu halini alır; bahsettiğimiz atölyeler de buradadır.
Eskici kadın, köşeyi dönen ve Aldon sokağına doğru hışla gelen bir zarif kadına dikkat etmeğe başlamıştı. Gütel
damlı, genç bir kadındı bıı... Kılık Jnyafeti modaya uygundu. Fakat, eskicinin çeken, kendi berbat
sinde böyle müstesna bir mahlûkun. bulunuşu değildi. İnsan-lann güçlükle kımıldadıkları bu durgun havada, zaıjf kadının koşarcasına yürümesine şaşmıştı.
Genç ve güzel kadın, dehçet içinde gibi, bütün hızıyla Aldon sokağına geliyor. Başım önüne eğmişti. Kollarıyla mantosunu göğsüne doğru sıkıyordu. Spor yapmaya alışmamış kadınların intizamsız adımlarıyla, perişan bir halde, etrafına bakmaksızın koşuyor, koşuyordu.
Sablfe" B
AKŞAM
29 Mayıs 1950
ALMANCA '
KORRESPONDAN ARANIYOR Almanca muhaberata tam ehliyetli olanlar. Sirkecide Mithatpaşa hanı 2 ncl katta Dr. Feridun Frlk Firmasına müracaat etmelidir.
KATRAN HAKKI EKREM
İstanbul ve Beyoğlu Askerlik dairelerinden
1 — 950 senesi yedek subay ve yedek askeri memur yoklamaları 1 Haziran 950 den 31 Temmuz 950 ye kadar devam edecektir.
2 — Yukarıdaki iki ay içinde yoklamasını yaptırmıyanlar 250 lira ile cezalandırılacaklar.
î — Yoklamaya gelenler, sivil ve askeri hizmetleri esnafındaki İşini ve İhtisaslarını, değiştirdiler İse İkametgâhlarını şubeye bildireceklerdir.
4 — Yoklamasını bizzat yaptunıyanlar taahhütlü mektupla üçüncü maddedeki hususları bildirmelidirler.
5 — Yurt dışında bulunanlar Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerine müracaatları Hân olunur. (7004 — 2387)
Başbakanlık istatistik genel müdürlüğü arttırma ve eksiltme komisyonundan
1 — Açık pazarlıkla eksiltme ve ihalesi yapılacak olan 18 İnci cilt yıllığm baskısıdır.
, 2 — 30 forma talimin edilen 18 inci cilt yıllıktan 3000 nüsha bastırılacaktır.
3 — Bu eserin l*i sahlfellk beher forması için 210 (İki yüz on) lira Hat tahmin edilmiştir.
4 — İhaleye İştirak edebilmek İçin tutan üzerinden %7.5 hesabiyle muvakkat teminat vesikası verilmek lâzımdır.
5 — Eksiltme 1950 haziran ayının 13 nücü salı günü saat 15 te İstatistik Genel Müdürlüğü binasında toplanacak olan komisyonda yapılacaktır.
6 — B uiş İçin verilecek teminatlar 24 saat evvelinden Hazine veyahut Merkez Saymanlığına yatırılarak makbuzları komisyona verilir.
7 — Bu babtaki şartname bedelsiz olarak komisyon kâtipliğinden İstenebilir. 65B8
Evet, bir bu2 dolabı alacaksanız, ne yapıp yapıp mutlaka bir General Electric alınız. Çünkü, otomobil memleketi ve en mükemmel buz dolaplarının vatanı olan Amerikada bile, en kıymetli otomobilin Cadillac olduğu nasıl münakaşa edilmiyorsa, en mükemmel buz [dolabının da General Electric olduğu herkesçe kabul edilmektedir. Bu G-E buz dolabına sahip olmak İçin 'vereceğiniz para, diğer Amerikan buz dolapları için 'istenilenden pek farklı olmadığına göre, kocasına : '•(Alacaksak ...? bunu alalım...^ diyen bir ev kadını en isabetli kararı vermiştir.,
general ©electriç
Çamaşırlarınızı SARARMAKTAN koruyunuz; Onların
BEMBEYAZ olmasını
İsterseniz, son çamaşır suyunda 1
COLMAN “Öküz Baş' Çlvltlnt mutlaKa kullanınız.
Deniz Gedikli Erbaş orta okulu Komutanlığından
1 — Türk Donanmasının gedikli erbaş kaynağı olan «Deniz Gedikli Erbaş Ortaokulu» ve aDenlz Gd. Erbaş Sınıf Okuluna» öğrenci yazımına 1 Haziran 950 den 1 Eylül 950 gününe kadar devam edecektir.
2 — Birinci sınıfa bu yıl ilkokulu bitirenler □. sınıfa ortaokullarda ikinci sınıfa geçenler, üçüpeü sınıfa da ortaokulda Ol. cü sınıfa geçmiş bulunanlar ve gedikli erliğe de ortaokulu bitirerek diploma alanlar kabul edilirler.
3 — Birinci sınıfa 13 - 16, ikinci sınıfa 14 - 17 ve üçüncü sınıfa 15 - 18 yaşları İçinde olanlar kabul edlUrler.
4 — Gedikli er olacakların 16 yaşından küçük olmamaları şarttır,
5 — İsteklilerden İstanbulda bulunanlar Kasımpaşadaki
oknt müdürlüğüne başka yerlerde bulunanların bulunduklar yerin askerlik şubesi başkanlığına aşağıdaki yazılı vesikalarla müracaatları. (6310)
A _ Dilekçe,
B — Nüfus cüzdanı - Fotoğraflı -
C — Bir seneyi geçmemiş aşı kâğıdı.
D — Ailesinin ve kendisinin İyi ahlâk sahibi olduğuna dair İyi hal kâğıdı.
E — Okul tastiknamesl veya diploma,
F — 12 adet vesikalık fotoğraf.
SULFADERME
YARA MERHEMİ
HERICLS ÎÇİNHE.R ZAMAN ti ZUMLU I BİR ■LÂÇDIR
' SATILIK KUYUMCU DÜKKANI
M. S. B. îst. Sa. Al. Ko. Bşk. 1. Numaralı Komisyon İlânları
İl 200 ton linyit kömürü Harbiye M, S. B, 1. No. Sat. Al. Ko. da 31.5 1 950 günü saat 11 de pazarlıkla satın alınacaktır.
2> Muhammen tutan 7200 lira olup kesin teminatı 1080 liradır.
3ı Kömürlerin kalorisi Gutal formülüne göre 4000 den az olmiyacaktır. Şartname ve evsafı her gün komisyonda görülür. (8932 - 2378)

11 100 ton fırın odunu Harbiye M. S. B. 1 No.lu SaLın Alma Ko. da 31/5/1950 günü .saat 11.30 da pazarlıkla satın alınacaktır.
2ı Muhammen tutarı 5000 Hra, kesin teminatı 750 Hra olup şartnamesi her gün komisyonda görülür. (0931-2377)

1 — Pazarlıkla 100 ton fınn odunu satın alınacaktır. Tahmin edilen bedeli 5000 Ura. kesin teminatı 750 liradır.
2 — Pazarlığa 2/Haziran 950 günü saat 11 de Harbiye
M. S. B. İst. 1 Nö. Sat. Al. Kom.da. yapılacaktır Şartnamesi hergün komisyonda görülür. (7039 — 2397)

ŞOKOLAKSİN I
ADEDİ TABİİ MÜSHİLDİR. ÇOCUKLARA YARIM VERİLİRİ Tesirli, lezzetli, lâtif müshil ve nıüleyyin çikolatadır. Ço-1 cuklar seve seve yerler. 8 tanellk kutusu 3Q kuruştur. Top- I tan satış yeri: Yafet Ecza Deposu - Kadıköy. „|
ŞOKOLAKSİN
Ankaranuı Maruf Terzisi I Bayan Mehlika Hetman
Arı karadan İstanbul a nakle im iştir. Parlsten getirdiği en son modellerini Beyoğlu, İstiklâl Cad Rumeli Hun No. 1 (Abdullah Lokantası üstü) atölyesinde teşhir ■M etmektedir. mh
VOrhlye Üım
KOÇ TİCARET T. A. Ş. ANKARA • İSTANBUl ■ ESKİJfHİR
Kapahçarşınm en mümtaz caddesi olan Kuyumcular caddesinde 20-22 numaralı kuyumcu dükkânının tam hls-sesl satılıktır. Oörüşmek için Sirkeci Mlthhatpaşa hanı 2 ncl katta Dr, Feridun Frik'e müracaat edilmelidir.
GC©LEJ)D
KIZ KISMI: "û*m*im Ltkrcı.Mtî 1ERKEK KISMI
Okulumuz KIZ ve ERKEK Kısımları
ORTA HAZIRLIK BİRİNCİ SINIFLARINA
1950 — 1951 öğretim yılı için namzet kayıtlan yapılmış bulunan İlkokul mezunlarının
GiEiŞ İMTİHANLARI
20 - 27 - 28 Haziran günlerinde olmak üzere yalnız BİR DEFADA yapılacaktır.
Ankara Nümune Hastanesi Baştabipliğinden:

Cinsi Miktarı Fiatı Lira Kş. Muhammen Tutarı Lira Kş Muvakkat Teminatı Lira Kş. thale tarihi
Gaz İdrofil 40,000 metre .64 25600,00 1920,00 31/5/950 çarşamba günü saat 14.30 da
1 — Ankara Nümune hastanesinin 950 ydı ihtiyacı İçin kırk bin metre Gaz Idroill kapalı zarf usultyle eksiltmeye konulmuştur.
2 — Taliplerin kanun tarlfutı dairesinde hazırlayacakları teklif mektuplarını belli güa ve saatten bir saat evveline kadar hastanede müteşekkil komisyona vermeleri.
3 —■ Şartnameler her gün hastanede ve İstanbul Sağlık Müdürlüğünde görülebilir. (SİSİ)
Sayın ihracatçı, ithalatçı, nakliyeci, komisyoncu ve alelumum yük sahiplerine Devlet Denizyolları ve Limanları İşletme Genel Müdürlü günden t
İdaremiz, İstanbul - İzmir - Pire - Haver - Anvers -Roterdam - Hamburg Umanları arasında muntazam bit-yük hattı tesis etmiştir. Her üç haftada bir yapılacak olan bu seferlere toplu yük temin edildiği takdirde vapurlarımızın yol üzerinde bulunan diğer limanlara da uğratılması mümkündür.
Bu postalara yük temin edecek nakliyeci ve komisyoncu firmalara yük sahiplerine büyük faydalar sağlanmış bulunmaktadır.
Yeni hattın ilk seferine 10/8/950 tarihinde İstanbul-dan Rize şilebi hareket edecektir. Seferler hakkında mütemmim malumat ve navlun hakkında bilgi alınmak için İdaremiz hareket aervlslne acentelerimize müracaat edilmesi rica olunur. (7111)
Piyasanın, muteber yerinde n/0 12 getiren emlâk
Sahibi olmak isterseniz Eminönü mıntakasında büyük arsalı han ve ayrıca çok tanınmış büyük bir mağazanın mecburi satışından İstifade ediniz.
Tafsilât İçin gündüzleri: Telefon 21233, akşamları: CM Telefon 80423 mm
Göz Mütehassısı
□r.Cemil Görür
Cağaloğlu Nuruosmanlye caddesi Alay Apnrtımam Pazardan başka her gün suM 14 ten 18 e kadar.
Telefon: 29058
SATILIK DÜKKÂN
Sultanhamamı Çakmakçılar yokuşunun tam köşe başına rastlıyan ve en işlek yerindeki manifaturacı dükkânının tam hissesi satılıktır. Görüşmek için Sirkeci Mithatpaşa hanı 2 ncl katla Dr. Feridun Fri t’e müracaat edli-
Deniz Kolejine öğlenci alınacaktır
Deniz Harp Okulu ve Koleji Komutanlığından
1 — Deniz Kolejinin yalnız birinci sınılma öğrenci alınacaktır.
2 — Knyıtlar 1 Haziran 950den 10 Ağustos 950 ye kadar devam edecektir.
3 — Alınacak Öğrencilerin 14 yaşından küçük ve 11 yaşından gün almamış olmaları lâzımdır.
4 — İsteklilerin Ortaokulu bitirme ve Devlet Sınavında muvaffak olmuş bulunmaları şarttır.
5 __ Kayıt ve bakul için İstanbulda olanlar Heybelladada
Deniz Harp Okulu ve Koleji Komutanlığına, taşrada bulunanlar ise askerlik şubelerine birer dilekçe İle baş vurmakla beraber, dilekçelerinin bir eşini de Okul Komutanlığına göndereceklerdir.
6 — Fazla bilgi edinmek lstiyenlerln Heybelladada Deniz Harp Okulu ve Koleji komutanlığua başvurmaları, (6511)
DİLEKÇELER:
A — Diploma veya okulu bitirdiğine dair belge,
B —Nüfus kâğıdı aslı veya Noterlikçe musaddak örneği,
C — Bir yılı geçmemiş aşı kâğıdı,
D — 12 adet vesikalık fotoğraf,
E — İyi hal kâğıdı. Bağlanacaktır.
Seçme sınavları 15 - 20 Ağus tos 950 arasında yapılacaktır.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığından
I — Fakültemizin iiçiincü İç ve İkinci Kadın - Doğum kliniklerindeki —17525— lira, 20 kuruş keşlfll kalorifer kazanları işinin kapalı zarf eksHtmesl 9/VI/950 cuma günü saat 15 t* Fakültemiz Dekanlığında yapılacaktır.
II — Eksiltmeye girebilmek İçin İstekliler, eksiltme tarihinden üç gün önceye kadar Fakülteye müracaatla bir kalemde —17000— liralık benzer bir İş yaptıklarına dair belgelerini almalıdırlar.
IH — İstekliler 1314 lira, 39 kuruşluk geçici teminat makbuzlarını, alacağı belge He 950 yılı Ticaret Odası kâğıtlarını ve teklif zarflarını ihale günü saat 14 e kadar komLsyona vermiş olmalıdırlar.
rv — Bu îş.e alt keşif, şartname ve gerekil evrak F&kûlta kaleminde görülür. 6745)

Comments (0)